Hava Durumu

#Sosyal Harcamalar

giresunsonhaber - Sosyal Harcamalar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Harcamalar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Milyarder Serveti Rekor Kırdı Haber

Milyarder Serveti Rekor Kırdı

Oxfam’ın Eşitsizlik Raporu’na göre küresel milyarder serveti 2025’te tarihin en yüksek seviyesine çıktı. Oxfam Konfederasyonu üyesi olan Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), Oxfam’ın Eşitsizlik Raporu’ndan hareketle Türkiye’de yalnızca yüzde 5 oranında uygulanacak bir servet vergisinin, kamu bütçesinin nasıl daha demokratik dağılabileceğine dair etkisini ortaya koydu. Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu başlarken, Oxfam’ın yayımladığı yeni Eşitsizlik Raporu, küresel ölçekte servet eşitsizliğinin ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne serdi. Rapora göre milyarderlerin toplam serveti, son beş yılın ortalamasının üç katı hızla artarak 2025 yılında 18,3 trilyon dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Raporda, bu artışın; dünya genelinde her dört kişiden birinin düzenli olarak yeterli gıdaya erişemediği, dünya nüfusunun neredeyse yarısının yoksulluk içinde yaşadığı bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çekildi. Milyarder serveti beş yılda yüzde 81 arttı Oxfam’ın “Servet İktidarı: Milyarderlerin Gücüne Karşı Eşitliği Savunuyoruz” başlıklı raporu, süper zenginlerin artan ekonomik güçlerini siyasi etki alanına dönüştürerek, toplumların hak ve özgürlüklerini kendi çıkarları doğrultusunda nasıl şekillendirebildiğini ortaya koyuyor. Raporda, milyarderlerin servetlerindeki hızlı artışın, ABD’de Trump yönetiminin izlediği milyarder yanlısı politikalarla da örtüştüğü vurgulanıyor. Bu dönemde süper zenginlere yönelik vergi indirimleri yapılırken, büyük şirketlerin vergilendirilmesine yönelik küresel girişimlerin zayıflatıldığı ve tekel karşıtı politikaların geri çekildiği ifade ediliyor. Geçen yıl dünyada milyarder sayısı ilk kez 3.000’i aşarken, Elon Musk yarım trilyon doları geçen servetiyle bu eşiği aşan ilk kişi oldu. Türkiye’de bir milyarder, ortalama ücretli bir çalışanın bir yıllık gelirini 19 dakikada kazanıyor Oxfam’ın Eşitsizlik Raporu’na dayanan Türkiye verileri de dikkat çekici tabloyu gözler önüne seriyor. Türkiye’deki 30 milyarderin toplam serveti, 30 Kasım 2025 itibarıyla 73,8 milyar dolar (3,07 trilyon TL) seviyesine ulaştı. Bu servet, ülke nüfusunun yüzde 44’ünün — yaklaşık 38,5 milyon kişinin — toplam varlığından daha fazla. Hem 2024 hem de 2025 listesinde yer alan milyarderlerin kişisel serveti, kişi başına ortalama 496,3 milyon dolar arttı. Bu artış hızıyla bir milyarderin, ortalama ücretli bir çalışanın bir yıllık kazancını elde etmesi yalnızca 19 dakika sürüyor. Türkiye’de en zengin yüzde 1’lik kesimde bulunan bir kişinin serveti, en yoksul yüzde 50’lik kesimde yer alan bir kişiden 1.271 kat daha fazla. Nüfusun en yoksul yarısı toplam servetin yalnızca yüzde 2,8’ine sahipken, en zengin yüzde 1’lik kesim toplam servetin yüzde 38,1’ini elinde tutuyor. Kadınların iş gücü geliri ise erkeklerin kazancının yalnızca yüzde 41’i düzeyinde kalıyor. KEDV: Yüzde 5’lik servet vergisiyle 153 milyar TL kaynak yaratılabilir Oxfam’ın Eşitsizlik Raporu’ndan hareketle, Oxfam Konfederasyonu üyesi olan Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), yalnızca yüzde 5 oranında uygulanacak bir servet vergisinin yaratabileceği toplumsal etkiyi ortaya koydu. Bu oranda uygulanacak bir servet vergisiyle 153 milyar TL gelir elde edilebileceği belirtilirken, söz konusu kaynakla sağlık, eğitim ve sosyal harcamalarda önemli artışlar sağlanabileceği ifade edildi. Buna göre sağlık bütçesi yüzde 10, eğitim bütçesi yüzde 8, sosyal harcamalar bütçesi ise yüzde 145 oranında artırılabilir. Elde edilecek kamu kaynağıyla; 5,6 milyon çocuğa eğitim yılı boyunca günlük beslenme öğünü sağlanabileceği, 85.000 uzman doktor ve atama bekleyen 174.000 öğretmenin istihdam edilebileceği, kadın çiftçiler ve kadın girişimciler için doğrudan destek programlarının hayata geçirilebileceği, iklim krizi ve afetlere karşı dirençliliği artırmak için yatırımlar yapılabileceği vurgulandı. “Gelir adaleti öncelik olmalı” KEDV Direktörü Şengül Akçar, gelir eşitsizliğinin özellikle kadınları derinden etkilediğine dikkat çekerek, “Zenginlerin daha çok zenginleştiği, yoksulların ise giderek daha fazla yoksullaştığı bir süreçle karşı karşıyayız. Gelir adaletini önceliklendirmezsek yoksulluğun yarattığı sosyal ve ekonomik krizler başa çıkılamayacak bir noktaya gelecek. Servet vergisi, eşitlik açısından kritik bir araçtır” değerlendirmesinde bulundu. Oxfam İcra Direktörü Amitabh Behar ise, zenginlerle toplumun geri kalanı arasındaki büyüyen uçurumun ciddi ve sürdürülemez bir siyasi krizi de beraberinde getirdiğini vurguladı. Oxfam’dan hükümetlere eşitsizlik çağrısı Oxfam, hükümetlere; ulusal eşitsizliği azaltma planlarının hayata geçirilmesi, aşırı zenginlerin gelir ve servet üzerinden etkin biçimde vergilendirilmesi ve servet ile siyaset arasındaki ilişkinin sınırlandırılmasına yönelik adımlar atılması çağrısında bulunuyor. Ayrıca, vatandaşların siyasi katılım ve ifade özgürlüklerinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

GİRESUN SMMM ODASI’NDAN 586 SAYILI VUK GENEL TEBLİĞİ’NE TEPKİ Haber

GİRESUN SMMM ODASI’NDAN 586 SAYILI VUK GENEL TEBLİĞİ’NE TEPKİ

GİRESUN SMMM ODASI’NDAN 586 SAYILI VUK GENEL TEBLİĞİ’NE TEPKİ Giresun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Mehmet TUNCER, 13 Aralık 2025 tarihli ve 586 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’ne ilişkin olarak düzenlenen toplantı sonrası yazılı bir basın açıklaması yaptı. Başkan TUNCER, açıklamasında Türkiye vergi sisteminin temel amaçlarından birinin adil, şeffaf, izlenebilir ve sürdürülebilir bir mali yapının tesis edilmesi olduğunu vurgulayarak, bu hedef doğrultusunda basit usule tabi mükelleflerin gerçek usule geçirilmesine yönelik uzun süredir dile getirilen çalışmaların meslek camiası tarafından desteklendiğini ifade etti. 8 Eylül 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde bulunan ve nüfusu 30 bini aşan ilçelerde faaliyet gösteren bazı mükelleflerin 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecek olmasının, belge düzeni, defter tutma ve beyan sisteminin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olduğuna dikkat çekildi. Ancak 13 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan 586 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile, gerçek usule geçecek mükelleflerin işletme hesabı esasına göre vergilendirildikleri süre boyunca defterlerinin meslek odaları veya birlikler tarafından tutulabilmesine ve beyannamelerinin bu kuruluşlar aracılığıyla gönderilebilmesine imkân tanınmasının, atılan olumlu adımların gerisine düşülmesine neden olduğu belirtildi. Açıklamada, söz konusu düzenlemenin her ne kadar mevcut aşamada ilimizdeki esnafları ve meslek mensuplarını doğrudan etkilemese de, ileride daha olumsuz uygulamaların önünü açabilecek nitelikte olduğu vurgulandı. Hukuki ve teknik açıdan ciddi belirsizlikler barındıran bu yetkilendirmenin amacının anlaşılamadığı ifade edilerek, meslek camiasının bu düzenlemeye sessiz kalmayacağı kaydedildi. Kayıtdışılıkla mücadele ve bütçe disiplininin ülke gündeminde olduğu bir dönemde, vergi sisteminde zaaf oluşturabilecek uygulamaların yeterli istişare yapılmadan yürürlüğe konulmasının, kamu maliyesine yönelik çabaları zayıflattığına dikkat çekildi. Muhasebe, finansal raporlama ve beyan süreçlerinin ayrılmaz bir bütün olduğu belirtilen açıklamada, muhasebe tutma, mali tabloları hazırlama, denetleme, raporlama ve beyanname verme faaliyetlerinin Türkiye’de ve dünyada mali müşavirlik mesleğinin temel alanı olduğu vurgulandı. Teknik yeterliliği ve hukuki sorumluluğu bulunmayan yapıların bu alanda yetkilendirilmesinin, mükellefleri mali idare karşısında denetimsiz bırakacağı ifade edildi. Bu düzenlemenin vergide eşitlik ve adalet ilkesine aykırı olduğu belirtilerek, kayıtdışılığın artması, vergiye gönüllü uyumun azalması ve kamu gelirlerinde düşüş yaşanması riskine dikkat çekildi. Açıklamada, eğitim, sağlık ve sosyal harcamalar için gerekli bütçe kaynaklarının temininde bu tür uygulamaların olumsuz etkiler doğurabileceği vurgulandı. 586 sayılı Tebliğ kapsamında şu soruların kamuoyu nezdinde cevaplanması gerektiği ifade edildi: Yanlış tutulan muhasebe kayıtları ve gerçeğe aykırı beyannamelerden kimlerin sorumlu olacağı, Sahte belge düzenleme ve kullanma fiillerinde sorumluluğun nasıl belirleneceği, Teknik altyapı ve denetim mekanizmasının hangi esaslara göre işleyeceği, Muhasebe ücretlerinin odalar tarafından toplanması halinde vergisel yükümlülüklerin nasıl yerine getirileceği, Liyakat ve uzmanlık ilkesinin bu düzenleme içinde nasıl korunacağı. Giresun SMMM Odası Başkanı Mehmet TUNCER, açıklamasının sonunda TÜRMOB, odalar ve 135 bin kişilik muhasebe meslek camiası adına, vergi sisteminde onarılması güç sonuçlar doğurabilecek bu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasını talep ettiklerini belirtti. Düzenlemenin geri çekilmemesi halinde ise hukuki tüm yolların kullanılacağını kamuoyuna duyurdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.