Hava Durumu

#Sosyal Güvenlik

giresunsonhaber - Sosyal Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA 93 KİŞİLİK İŞGÜCÜ UYUM PROGRAMI BAŞLIYOR Haber

GİRESUN’DA 93 KİŞİLİK İŞGÜCÜ UYUM PROGRAMI BAŞLIYOR

GİRESUN’DA 93 KİŞİLİK İŞGÜCÜ UYUM PROGRAMI BAŞLIYOR Başvurular 26-30 Haziran tarihleri arasında alınacak; program Milli Eğitim Müdürlükleri bünyesinde temizlik, bakım ve onarım alanlarında uygulanacak Giresun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, kent genelinde Milli Eğitim Müdürlükleri bünyesinde uygulanacak İşgücü Uyum Programı için duyuru yayımladı. 13 Temmuz-30 Eylül 2026 tarihleri arasında yürütülecek program kapsamında Giresun merkez ve 8 ilçede toplam 93 kişi programa dahil edilecek. Başvurular 26-30 Haziran tarihleri arasında e-Devlet, İŞKUR e-Şube, ALO 170 ve İŞKUR İl Müdürlüğü üzerinden yapılabilecek. Giresun’da iş arayan vatandaşlara yönelik yeni bir İşgücü Uyum Programı başlatılıyor. Giresun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruya göre program, Giresun İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile merkez ve ilçe milli eğitim müdürlükleri bünyesinde uygulanacak. Program kapsamında kamusal alanların temizlik, bakım ve onarım faaliyetlerinin desteklenmesi amaçlanıyor. Toplam 3 ay süreli olarak planlanan uygulama, 13 Temmuz 2026’da başlayacak ve 30 Eylül 2026’da sona erecek. Başvurular için beş günlük süre Programa başvurular, 26 Haziran 2026 ile 30 Haziran 2026 tarihleri arasında alınacak. Vatandaşlar başvurularını e-Devlet üzerinden, İŞKUR e-Şube sistemi aracılığıyla, ALO 170 iletişim hattı üzerinden veya Giresun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’ne bizzat giderek yapabilecek. Duyuruda, İŞKUR birimine şahsen başvuru yapılması halinde vatandaşların programa müracaatlarına yardımcı olunacağı da belirtildi. Programa alınacak asil katılımcı adayları, başvuru süresi içinde müracaat edenler arasından “liste yöntemi” ile belirlenecek. En fazla kontenjan Giresun merkezde Duyuruda yer alan kontenjan dağılımına göre en yüksek pay Giresun İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ayrıldı. Merkez kontenjanı 52 kişi olarak açıklanırken, ilçeler arasında en yüksek kontenjan 10 kişiyle Bulancak’a verildi. Kontenjan dağılımı Sıra Programın Düzenleneceği Kurum Katılımcı Sayısı 1 Giresun İl Milli Eğitim Müdürlüğü 52 2 Bulancak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 10 3 Tirebolu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 6 4 Espiye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 6 5 Eynesil İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 5 6 Keşap İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 2 7 Piraziz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 3 8 Şebinkarahisar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 5 9 Görele İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 4 Toplam 93 Başvuru şartları açıklandı İşgücü Uyum Programı’na katılmak isteyenlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması, İŞKUR’a kayıtlı bulunması ve 18 yaşını tamamlamış olması gerekiyor. Ayrıca başvuru sahiplerinin yaşlılık veya malullük aylığı almaması, program talep tarihinden önceki bir yıl içinde ve programın fiilen başlayacağı tarihe kadar ilgili kurumun veya bağlı kuruluşlarının çalışanı olmaması şartı aranıyor. Duyuruda ayrıca başvuru tarihinden önceki son bir aylık sürede sigortalı olarak bildirilmemiş olmak, başvuru tarihi itibarıyla ilgili kanun kapsamında sigortalı sayılmamak, hane gelir şartını sağlamak ve İŞKUR tarafından sunulan aktif işgücü ya da işsizlik sigortası programlarının yararlanıcısı olmamak da şartlar arasında yer aldı. Program geçici gelir desteği ve iş disiplini kazandırmayı hedefliyor İşgücü Uyum Programı, işsizlerin işgücü piyasasına geçişini kolaylaştırmak, çalışma alışkanlığı kazandırmak ve kamu kurumlarıyla iş birliği içinde belirli hizmet alanlarında geçici süreli destek sağlamak amacıyla uygulanıyor. Türkiye genelinde İŞKUR tarafından yürütülen programlar; kamusal alanların temizlik, bakım ve onarımı, park ve yeşil alanların korunması, geri dönüşüm ve atık imha faaliyetleri, yaşlı, engelli ve hasta bakımına yönelik destek çalışmaları, tarımsal üretim ve kültür-sanat faaliyetleri gibi farklı alanlarda kamu kurumlarıyla iş birliği içinde düzenlenebiliyor. Giresun’daki yeni program ise Milli Eğitim Müdürlükleri bünyesinde özellikle kamusal alanların temizlik, bakım ve onarım faaliyetlerine destek sağlamak amacıyla uygulanacak. Katılımcılara günlük ödeme yapılacak İŞKUR’un Türkiye genelindeki İşgücü Uyum Programı uygulamasında katılımcılara, programa fiilen katıldıkları günler için günlük cep harçlığı ödeniyor. 2026 yılı itibarıyla bu ödeme günlük 1.375 TL olarak uygulanıyor. Programlarda katılımcılar için ayrıca ilgili mevzuat kapsamında sosyal güvenlik primi giderleri de karşılanıyor. İUP uygulamalarında süre en fazla 10 ay olabiliyor. Programın ilk dört haftasında haftalık 5 gün ve 37,5 saat; devam eden haftalarda ise haftalık 3 gün ve 22,5 saat uygulama yapılabiliyor. Kadınlar, engelliler ve özel politika grupları öncelikli İŞKUR’un uygulama esaslarına göre İşgücü Uyum Programı’nda kadınlar, engelliler, eski hükümlüler, terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralananlar ve Hane Bazlı İzleme Sistemi kapsamında olanlar özel politika gerektiren gruplar arasında değerlendiriliyor. Katılımcı seçiminde özel politika gerektiren gruplara öncelik veriliyor. Bu yönüyle program, yalnızca geçici istihdam desteği değil; işgücü piyasasına erişimde dezavantaj yaşayan grupların çalışma hayatına katılımını destekleyen bir araç olarak da öne çıkıyor. Başvuru süresi kısa, adayların dikkatli olması gerekiyor Giresun’da açıklanan 93 kişilik kontenjan için başvuru süresi yalnızca 5 gün olarak belirlendi. Bu nedenle programa katılmak isteyen vatandaşların 30 Haziran 2026 tarihine kadar başvurularını tamamlaması gerekiyor. Başvuru süresinin sona ermesinin ardından adaylar, duyuruda belirtilen liste yöntemiyle değerlendirilecek. Programa alınacak asil katılımcıların belirlenmesiyle birlikte uygulama 13 Temmuz’da başlayacak. Giresun’da özellikle okullar ve Milli Eğitim’e bağlı kamusal alanlarda temizlik, bakım ve onarım hizmetlerine destek sağlayacak programın, hem kamu hizmetlerinin güçlendirilmesine hem de iş arayan vatandaşlara geçici gelir desteği sunmasına katkı sağlaması bekleniyor.

GİRESUN’DA MESLEKİ EĞİTİM PROTOKOLÜ:  Haber

GİRESUN’DA MESLEKİ EĞİTİM PROTOKOLÜ: 

GİRESUN’DA MESLEKİ EĞİTİM PROTOKOLÜ: Giresun Ticaret ve Sanayi Odası ile Giresun İl Milli Eğitim Müdürlüğü, kentte mesleki eğitimin geliştirilmesi ve meslek liseleri ile iş dünyası arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla protokol imzaladı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası hizmet binasında düzenlenen imza törenine Giresun İl Milli Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, Giresun’daki meslek liselerinin müdürleri, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu ve oda yönetim kurulu üyeleri katıldı. MESLEK LİSELERİ İÇİN YENİ İŞ BİRLİĞİ Törende, Giresun’da eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüren meslek liselerinin mevcut durumu ele alındı. Öğrencilerin mesleki gelişimlerini destekleyecek projeler, iş dünyasıyla kurulacak temaslar, uygulamalı eğitim olanakları ve ortak etkinlikler konusunda değerlendirmeler yapıldı. Protokolün, meslek liselerinde eğitim gören öğrencilerin iş dünyasıyla daha yakın temas kurmasını, uygulamalı eğitim imkanlarının geliştirilmesini ve okul-işletme iş birliğinin daha düzenli hale getirilmesini hedeflediği belirtildi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, mesleki eğitimin iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Çakırmelikoğlu, gençlerin kariyer hedeflerine katkı sağlayacak projelerde İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte çalışmaya hazır olduklarını belirterek, “Gençlerimizin hedeflerine katkı sağlayacak projelerde birlikte yol yürümekten mutluluk duyarız. Mesleki eğitim, günümüzde iş dünyası için elzem bir konumdadır” dedi. UYGULAMA TAKVİMİ VE KAPSAM NETLEŞMELİ İmzalanan protokol kapsamında meslek liseleri öğrencilerinin iş dünyasıyla daha yakın temas kurması, uygulamalı eğitim imkanlarının artırılması ve çeşitli ortak faaliyetlerin hayata geçirilmesi planlanıyor. Ancak protokolün sahadaki karşılığını belirleyecek asıl başlıklar henüz kamuoyuna ayrıntılı biçimde açıklanmadı. Protokolün hangi meslek liselerini ve hangi bölümleri kapsayacağı, programa kaç öğrencinin dahil edileceği, öğrencilerin işletmelerde haftanın hangi günleri bulunacağı, SGK bildirimlerinin okul tarafından mı yoksa işletme tarafından mı yapılacağı netlik kazanmalı. Öğrencilerin sosyal güvenlik kayıtlarının emeklilik başlangıcı sayılıp sayılmayacağı ya da yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı kapsamıyla mı sınırlı olacağı da aileler açısından açık biçimde duyurulması gereken konular arasında yer alıyor. İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin kim tarafından verileceği, işletmelerin hangi kriterlere göre seçileceği, denetimin hangi kurumlar tarafından yürütüleceği, öğrencilere ücret, yol veya yemek desteği sağlanıp sağlanmayacağı da protokolün güvenilir ve sürdürülebilir biçimde uygulanması açısından yanıt bekleyen başlıklar arasında bulunuyor. MEVZUAT AÇISINDAN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN BAŞLIKLAR Giresun’da meslek liseleri ile iş dünyası arasında kurulacak iş birliğinin sağlıklı yürütülebilmesi için protokolün yalnızca eğitim hedefleriyle sınırlı kalmaması gerekiyor. Öğrencilerin sosyal güvenlik, iş sağlığı ve güvenliği, çalışma düzeni, denetim ve hukuki sorumluluk bakımından açık hükümlerle korunması gerekiyor. Bu kapsamda uygulamada dikkat edilmesi gereken başlıklar şöyle sıralanıyor: Öğrencilerin statüsü açık yazılmalı: Programa katılacak öğrencilerin “stajyer”, “işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenci”, “çırak” veya “aday çırak” statülerinden hangisi kapsamında değerlendirileceği netleştirilmeli. Öğrencinin statüsü belirsiz bırakılırsa SGK, ücret, sorumluluk, denetim ve iş kazası süreçlerinde sorun yaşanabilir. SGK bildirimleri belirsiz bırakılmamalı: Öğrencilerin sosyal güvenlik kayıtlarının kim tarafından yapılacağı, prim bildirimlerinin hangi kurum üzerinden yürütüleceği ve hangi sigorta kollarının uygulanacağı protokolde açıkça gösterilmeli. Okul, işletme ve ilgili kurumlar arasında sorumluluk paylaşımı yazılı hale getirilmeli. Emeklilik başlangıcı konusu doğru anlatılmalı: Mesleki eğitim veya staj kapsamında yapılan sigorta kayıtlarının emeklilik başlangıcı sayılıp sayılmadığı öğrenciler ve aileleri açısından en kritik başlıklardan biri. Bu konuda yanlış beklenti oluşturulmamalı; öğrencilerin hangi sigorta kolları kapsamında güvenceye alındığı açık biçimde duyurulmalı. İş sağlığı ve güvenliği eğitimi zorunlu başlık olmalı: Öğrenciler işletmeye başlamadan önce işyerinin riskleri, kullanılacak ekipmanlar, acil durum kuralları, kişisel koruyucu donanım, iş kazası bildirimi ve güvenli çalışma yöntemleri konusunda eğitim almalı. Eğitim yalnızca imza formuyla sınırlı kalmamalı; öğrencinin fiilen bilgilendirildiği ve uygulamayı anladığı takip edilmeli. İşletmelerin uygunluğu önceden denetlenmeli: Öğrencilerin yönlendirileceği işletmeler yalnızca sektör ihtiyacına göre seçilmemeli. İşletmenin iş güvenliği altyapısı, çalışma ortamı, risk sınıfı, ekipman güvenliği, öğrenciye rehberlik edecek personel durumu ve eğitim verebilecek kapasitesi önceden incelenmeli. Çalışma günleri ve saatleri eğitim takvimine uygun belirlenmeli: Öğrencilerin hangi dönemlerde, haftanın hangi günlerinde ve kaç saat işletmede bulunacağı açık takvime bağlanmalı. İşletmelerde geçirilen süre, öğrencinin örgün eğitimini aksatmamalı; çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel, ahlaki ve sosyal gelişimini olumsuz etkilememeli. Çocuk ve genç işçi hükümleri dikkate alınmalı: Öğrencilerin yaş durumu, çalıştırılabilecekleri işler, çalışma süreleri, ara dinlenmeleri ve yasaklı işler bakımından çocuk ve genç işçilerin korunmasına ilişkin hükümler dikkate alınmalı. Mesleki eğitim adı altında öğrencilerin üretim baskısı altına alınması, eğitim dışı işlerde çalıştırılması veya ucuz iş gücü gibi görülmesi kabul edilemez. Eğitim takibi kayıt altına alınmalı: Öğrencinin işletmede hangi işi öğrendiği, hangi eğitimleri aldığı, hangi becerileri kazandığı ve hangi günlerde işletmede bulunduğu düzenli formlarla takip edilmeli. Okul, işletme ve oda arasında yalnızca protokol değil, izleme ve raporlama sistemi de kurulmalı. Koordinatör öğretmen takibi güçlendirilmeli: Meslek lisesi öğrencilerinin işletmelerde geçirdiği süre, okuldan kopuk bir uygulama gibi yürütülmemeli. Koordinatör öğretmenlerin düzenli kontrol yapması, öğrencinin eğitim sürecini izlemesi, işletmedeki görevlerin müfredatla uyumlu olup olmadığını değerlendirmesi gerekiyor. İş kazası ve meslek hastalığı süreçleri netleştirilmeli: Öğrencinin işletmede bulunduğu sırada yaşayabileceği iş kazası veya meslek hastalığı şüphesinde bildirim, sağlık hizmetine erişim, tutanak, veli bilgilendirmesi, okulun sorumluluğu ve işletmenin yükümlülüğü önceden belirlenmeli. İş Kanunu ve çalışma ilişkileri yönünden sınırlar korunmalı: Öğrencilerin işletmedeki varlığı eğitim amacı taşımalı. Öğrenci, işyerinin normal personel açığını kapatan, sürekli üretim yükü verilen veya denetimsiz çalıştırılan kişi konumuna düşürülmemeli. Eğitim ile fiili çalışma arasındaki sınır açık biçimde korunmalı. Borçlar Kanunu bakımından gözetme borcu unutulmamalı: İşverenin işyerinde kişiliği, sağlığı ve güvenliği koruma yükümlülüğü, mesleki eğitim gören öğrenciler açısından da önem taşıyor. Öğrenciler güvenli, saygılı, denetlenebilir ve koruyucu bir işyeri ortamında bulunmalı; psikolojik baskı, kötü muamele, ayrımcılık, taciz ve benzeri risklere karşı açık koruma mekanizması kurulmalı. Ücret, yemek, yol ve sosyal destekler açıklanmalı: Öğrencilere ödeme yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa bunun hangi mevzuat kapsamında hesaplanacağı, yemek ve ulaşım desteğinin sağlanıp sağlanmayacağı, devamsızlık ve izin süreçlerinin nasıl işleyeceği önceden duyurulmalı. Veliler bilgilendirilmeli ve yazılı süreçler tamamlanmalı: Öğrencilerin hangi işletmede, hangi saatlerde, hangi işlerde ve hangi güvenlik koşulları altında eğitim alacağı velilere açık biçimde bildirilmeli. Özellikle yaşı küçük öğrencilerde veli bilgilendirmesi, onay ve takip süreçleri eksiksiz yürütülmeli. Denetim mekanizması kurulmalı: İl Milli Eğitim Müdürlüğü, okul yönetimleri, koordinatör öğretmenler, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası ve ilgili işletmeler arasında düzenli denetim sistemi oluşturulmalı. Denetim yalnızca imza ve yoklama kontrolüyle sınırlı kalmamalı; öğrencinin gerçekten mesleki eğitim alıp almadığı, güvenli ortamda bulunup bulunmadığı ve işletmenin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği sahada izlenmeli. Şikayet ve bildirim kanalı oluşturulmalı: Öğrenciler, veliler ve öğretmenler için ulaşılabilir bir başvuru ve bildirim mekanizması kurulmalı. Öğrencinin işyerinde güvenlik riski, eğitim dışı çalıştırılma, kötü muamele veya hak kaybı yaşaması halinde kime, nasıl ve hangi sürede başvuracağı önceden belirlenmeli. Protokol kamuoyuna açık ve ölçülebilir hale getirilmeli: Kaç öğrencinin programa alınacağı, hangi sektörlerin dahil edileceği, hangi meslek liselerinin kapsama gireceği, uygulamanın hangi tarihte başlayacağı, başarı ölçütünün ne olacağı ve yıl sonunda nasıl raporlanacağı açıklanmalı. Mesleki eğitim protokolü, yalnızca iyi niyet beyanı değil; öğrencinin hakkını, güvenliğini ve mesleki kazanımını koruyan somut bir uygulama planı olarak yürütülmeli. Giresun’da imzalanan protokol, mesleki eğitimin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak görülüyor Meslek liseleri ile iş dünyası arasında kurulacak bağ, öğrenciyi üretim baskısına değil, güvenli ve nitelikli mesleki gelişime taşımalı. SGK kayıtları, iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, çalışma takvimi, işletme denetimleri, veli bilgilendirmesi ve eğitim takibi açık biçimde planlandığında protokol, Giresun’da mesleki eğitim için güçlü ve örnek bir modele dönüşebilir.

“ECZACININ SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ ROLÜNÜN GÜÇLENDİRİLMESİ ARTIK ZORUNLULUKTUR” Haber

“ECZACININ SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ ROLÜNÜN GÜÇLENDİRİLMESİ ARTIK ZORUNLULUKTUR”

“ECZACININ SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ ROLÜNÜN GÜÇLENDİRİLMESİ ARTIK ZORUNLULUKTUR” Türk Eczacıları Birliği, 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında toplum eczanelerinin birinci basamak sağlık hizmetlerindeki stratejik rolüne dikkat çekti. Açıklamada, ilaç yoklukları, eczacılık eğitimi, genç eczacı istihdamı, kamu eczacılarının sorunları ve ilaca erişimde yaşanan yapısal sıkıntılar öne çıkarıldı. “TOPLUM ECZANELERİ BİRİNCİ BASAMAĞIN EN GÜÇLÜ PAYDAŞLARINDAN BİRİ OLMALIDIR” Türk Eczacıları Birliği, 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü kapsamında “Sağlıklı Yaşamda Toplum Eczaneleri – Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin Gücü: Eczacı” temasıyla basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Türkiye’de bilimsel eczacılığın temellerini oluşturan ilk eczacılık sınıfının kurulduğu ve ilk eczacılık dersinin verildiği 14 Mayıs 1839’dan bu yana 187 yıl geçtiği vurgulandı. Türk Eczacıları Birliği, Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren 30 bini aşkın toplum eczanesi ile kamuda, akademide ve sanayide görev yapan 55 bin eczacının sağlık sisteminin en yaygın ve erişilebilir sağlık noktaları arasında yer aldığını belirtti. Birlik açıklamasında şu ifadeler kullanıldı: “Eczanelerimiz; kolay erişilebilir yapısıyla, yaygın hizmet ağıyla, bilimsel danışmanlık kapasitesiyle koruyucu sağlık hizmetlerinin en güçlü paydaşlarından biri olmalıdır.” “YILDA 508 MİLYON REÇETE ECZANELERDE İŞLEM GÖRÜYOR” Açıklamada, eczanelerin yalnızca ilaç temin noktası olmadığı, aynı zamanda koruyucu sağlık hizmetleri, kronik hastalık yönetimi, danışmanlık, erken risk tespiti ve güvenli ilaç kullanımı açısından stratejik bir rol üstlendiği bildirildi. Türk Eczacıları Birliği, sadece Sosyal Güvenlik Kurumu’na sunulan reçeteler kapsamında eczanelerde yılda yaklaşık 508 milyon reçetenin işlem gördüğünü açıkladı. Birlik, yaşlanan nüfus ve artan kronik hastalık yükü karşısında toplum eczanelerinin daha etkin kullanılması gerektiğini vurguladı: “Daha güçlü bir birinci basamak sağlık sistemine, daha yaygın koruyucu sağlık hizmetlerine ve sahadaki sağlık profesyonellerinin daha etkin kullanılmasına ihtiyaç vardır.” “KAMU ECZACILIĞI GÜÇLENDİRİLMEDEN SAĞLIK SİSTEMİNİN KALİTESİ ARTIRILAMAZ” Basın açıklamasında kamu eczacılarının yaşadığı yapısal sorunlara da dikkat çekildi. Kadro yetersizliği, özlük hakları, ekonomik talepler, çalışma ortamları ve eczacının personel tanımındaki konumu, çözüm bekleyen başlıklar arasında sıralandı. Türk Eczacıları Birliği, kamu eczacılığı ve klinik eczacılık uygulamalarının sağlık sisteminin etkinliği açısından vazgeçilmez olduğunu belirtti: “Kamu eczacılığı güçlendirilmeden ve klinik eczacılık uygulamaları yaygınlaştırılmadan sağlık sistemimizin etkinliğini, verimliliğini ve kalitesini kalıcı olarak artırmak mümkün değildir.” “ECZACILIKTA İSTİHDAM KRİZİ YAŞANIYOR” Açıklamada, genç eczacıların karşı karşıya kaldığı istihdam darboğazı da mesleğin en önemli sorunları arasında gösterildi. Türk Eczacıları Birliği, 2001 yılında 8 olan eczacılık fakültesi sayısının bugün 64’e ulaştığını, buna karşın fakültelerin yalnızca 19’unun tam akredite eğitim verebildiğini bildirdi. Yıllık mezun sayısının 2017’de 1.448 iken 2025’te 3.868’e yükseldiği, halen eczacılık fakültelerinde 25 binden fazla öğrencinin öğrenim gördüğü açıklandı. Birlik, yeni eczacılık fakültesi açılışlarının durdurulması, kontenjanların ülke ihtiyaçlarına göre yeniden belirlenmesi ve eğitimde kalite ile akreditasyonun esas alınması çağrısında bulundu. “Sağlık alanındaki bir mesleğin mensuplarının işsiz bırakılması, ülkenin en büyük gücü olan genç insan sermayesinin heba edilmesidir.” “ECZACILIĞI BASİT BİR TİCARET FAALİYETİ HALİNE GETİREN ANLAYIŞLARA KARŞIYIZ” Türk Eczacıları Birliği, 6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun’a ilişkin yapılacak düzenlemelerde meslek örgütünün görüşünün alınması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, eczacılık mevzuatındaki düzenlemelerin kamu yararı ve toplum sağlığı odağında hazırlanması gerektiği belirtildi. Birlik açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi: “Eczacılık mesleğinin geleceğini, özgür ve bağımsız eczane modelini ve toplum sağlığını riske atacak hiçbir yaklaşımı kabul etmiyoruz.” “İLACA ERİŞİM SORUNU YAPISAL BİR HAL ALDI” Açıklamada, ilaç tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, ham maddeye erişim sorunları, artan üretim maliyetleri, jeopolitik gelişmeler, yaşlanan nüfus ve kronik hastalık yükündeki artışın sağlık sistemlerini doğrudan etkilediği ifade edildi. Türk Eczacıları Birliği, Türkiye’de sağlık harcamalarının OECD ortalamasının altında kaldığını belirterek, bu tablonun ilaç politikalarına da yansıdığını bildirdi. Açıklamada, yenilikçi ve yüksek maliyetli ilaçlara erişimde yaşanan sorunların hastaları doğrudan etkilediği vurgulandı. Birlik, ilaç yokluklarının eczacıların iradesiyle ortaya çıkmadığını belirtti: “Eczacılar olarak amacımız, bütün hastaların güvenli, etkili ve erişilebilir biçimde ilaçlara ulaşmasını sağlamaktır.” “YERLİ İLAÇ ÜRETİMİ STRATEJİK ULUSAL HEDEF OLMALIDIR” Türk Eczacıları Birliği, yerli ilaç üretiminin stratejik bir ulusal hedef olarak önceliklendirilmesi gerektiğini açıkladı. Açıklamada, Türkiye’nin akademik birikimi, yetişmiş insan kaynağı ve Ar-Ge kapasitesiyle bu üretimi gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğu; ancak bunun için güçlü, istikrarlı ve uzun soluklu bir devlet politikasına ihtiyaç bulunduğu ifade edildi. “Kendi ilaçlarımızı ülkemizde üretmediğimiz ve dışa bağımlılığı kırmadığımız sürece, ilaç yoklukları kronik ve yapısal bir sorun olarak varlığını sürdürecektir.” “GÜVENLİ İLACA ERİŞİM HAKKINI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Türk Eczacıları Birliği, 70 yılı aşkın geçmişi ve 55 bin üyesiyle güvenli ilaca erişimin en önemli teminatlarından biri olduğunu vurguladı. Birlik, eczacılık mesleğinin artan işletme maliyetleri, ilaç yoklukları, istihdam baskısı ve ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirterek, sorunların geçici yaklaşımlarla değil, kalıcı ve sürdürülebilir politikalarla çözülmesi gerektiğini açıkladı. Basın açıklaması şu mesajla tamamlandı: “Halk sağlığını, mesleğimizin bilimsel niteliğini, eczacının mesleki bağımsızlığını, sürdürülebilirliğini ve vatandaşlarımızın güvenli ilaca erişim hakkını kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.”

GİRESUN SGK’DAN KAYIT DIŞI İSTİHDAM UYARISI Haber

GİRESUN SGK’DAN KAYIT DIŞI İSTİHDAM UYARISI

GİRESUN SGK’DAN KAYIT DIŞI İSTİHDAM UYARISI Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, her yıl 16 Mayıs’ı içine alan haftada kutlanan Sosyal Güvenlik Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, kayıt dışı istihdamın çalışanların sosyal güvenlik haklarını ortadan kaldırdığını, işverenler için ise ağır idari ve mali sonuçlar doğurduğunu bildirdi. Açıklamada, “Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende” mesajı öne çıkarıldı. KAYIT DIŞI İSTİHDAMIN KAPSAMI HATIRLATILDI Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, kayıt dışı istihdamın yalnızca sigortasız işçi çalıştırmak anlamına gelmediğini vurguladı. Çalışanların Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmemesi, çalışma günlerinin eksik gösterilmesi veya ücretlerinin gerçek tutarın altında bildirilmesi de kayıt dışı istihdam kapsamında değerlendiriliyor. Açıklamada, sigortalı çalışmanın anayasal bir hak olduğu belirtilirken, işverenlerin sigortasız işçi çalıştırma hakkının bulunmadığı, çalışanların da kendi rızalarıyla sigortasız çalışmayı talep etmelerinin hukuken mümkün olmadığı ifade edildi. ÇALIŞANLAR HAK KAYBINA UĞRUYOR Kayıt dışı çalışan kişiler, emeklilik hakkı başta olmak üzere sosyal güvenlik sisteminin sağladığı birçok temel güvenceden mahrum kalıyor. Sigortasız çalışanlar, iş göremezlik durumunda malullük aylığından yararlanamıyor; vefatları hâlinde eş ve çocukları ölüm aylığı güvencesinden yoksun kalıyor. İşsizlik sigortası, sağlık hizmetleri, iş kazası ve meslek hastalığı güvenceleri de kayıt dışı çalışmada ciddi şekilde riske giriyor. Bu durumdaki çalışanlar, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve analık izni gibi temel özlük haklarından da mahrum kalabiliyor. İŞVERENLERE “TAVİZ VERMEYİN” UYARISI Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, özellikle emekli, dul ve yetim aylığı alanlar, sosyal yardım yararlanıcıları veya bakmakla yükümlü olunan kişi statüsündekilerin hak kaybı yaşamamak amacıyla kayıt dışı çalışmaya yönelebildiğine dikkat çekti. İşverenlerin bu tür talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi gerektiği vurgulandı. Sigortasız çalışmanın kısa vadede esneklik gibi görünse de işveren açısından yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali, geçmişe dönük prim yükleri ve iş kazalarında ağır hukuki sorumluluklar doğurabileceği bildirildi. EKONOMİYE VE SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNE ZARAR VERİYOR Kayıt dışı istihdamın yalnızca çalışan ve işveren açısından değil, toplum ve ekonomi açısından da ciddi sonuçlar oluşturduğu belirtildi. Kayıt dışı çalışma; haksız rekabete, piyasa dengesinin bozulmasına, vergi ve prim kaybına, işyerinde verimlilik ve motivasyonun düşmesine neden oluyor. Sosyal güvenlik sisteminin gelir-gider dengesini de olumsuz etkileyen kayıt dışı istihdam, çalışan-emekli dengesini bozuyor, bütçe üzerindeki yükü artırıyor ve ekonomik verilerin güvenilirliğini zedeliyor. ÇALIŞANLAR SGK BİLDİRİMLERİNİ KONTROL EDEBİLİR Çalışanlar, işverenleri tarafından SGK’ya bildirilip bildirilmediklerini ve hangi kazanç düzeyinden bildirildiklerini e-Devlet üzerinden kontrol edebiliyor. Ayrıca ALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi 7 gün 24 saat hizmet veriyor. Sigortasız çalıştırıldığını, ücretinin eksik bildirildiğini veya çalışma günlerinin eksik gösterildiğini düşünen çalışanlar; ALO 170, Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri, Sosyal Güvenlik Merkezleri ve CİMER üzerinden ihbar ve şikâyette bulunabiliyor. ÜCRET ÖDEMELERİNDE BANKA KANALI ZORUNLU Açıklamada, çalışma hayatında şeffaflığın sağlanması ve çalışan haklarının korunması için ücret ödemelerinin banka aracılığıyla yapılmasının önemine de dikkat çekildi. Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi çalıştıran işletmelerde, işçilere yapılan ücret dâhil her türlü ödemenin kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarının banka kanalıyla ödenmesi gerekiyor. Bu yükümlülüğe uyulmaması, işverenler için her çalışan ve ihlalin sürdüğü her ay bakımından ayrı idari para cezası riski doğuruyor. KAYITLI İSTİHDAM GELECEĞİN GÜVENCESİ Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında kayıtlı istihdamın önemine dikkat çekerek çalışanlara ve işverenlere ortak sorumluluk çağrısı yaptı. Kayıtlı istihdam, çalışanların sosyal haklarını güvence altına alırken, işletmelerin sürdürülebilirliğini ve ülke ekonomisinin sağlıklı işleyişini de güçlendiriyor. Açıklamada, kayıtlı çalışmanın yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda geleceğe yapılan en önemli yatırımlardan biri olduğu vurgulandı.

EV KADINLARINA EMEKLİLİK VAADİ TBMM GÜNDEMİNDE Haber

EV KADINLARINA EMEKLİLİK VAADİ TBMM GÜNDEMİNDE

EV KADINLARINA EMEKLİLİK VAADİ TBMM GÜNDEMİNDE CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, ev kadınlarına emeklilik düzenlemesinin hayata geçirilmemesini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a sordu. Kaya, 2023 seçimleri öncesinde verilen vaadin üzerinden 3 yıl geçtiğini belirterek düzenleme için somut takvim istedi. KAYA, BAKAN IŞIKHAN’A SORU ÖNERGESİ VERDİ CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, “ev kadınlarına emeklilik” vaadini TBMM gündemine taşıdı. Kaya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, düzenlemenin neden Meclis gündemine getirilmediğini sordu. Kaya, 2023 seçimleri öncesinde “Aile Koruma Kalkanı Programı” kapsamında dile getirilen ev kadınlarına emeklilik vaadinin aradan geçen süreye rağmen belirsizlik içinde bırakıldığını belirtti. Kaya, “Vaadin üzerinden 3 yıl geçti, somut adım nerede?” sözleriyle Bakanlıktan açıklama istedi. PRİM DESTEĞİ VE BAŞVURU TAKVİMİ SORULDU Asu Kaya, ev kadınlarının prim ödemelerine devlet desteği sağlanmasını içeren düzenleme için başvuru takviminin açıklanmamasını gündeme getirdi. Kaya, seçim döneminde ifade edilen “primlerin üçte birini devlet karşılayacak” vaadinin uygulanmadığını belirterek bunun milyonlarca kadını etkilediğini söyledi. Kaya, ekonomik kriz ve yüksek enflasyonun kadınlar üzerindeki etkisine dikkat çekti. En düşük isteğe bağlı sigorta priminin 10 bin TL’yi aştığını belirten Kaya, prim yükünün ev kadınları açısından sosyal güvenceye erişimi zorlaştırdığını ifade etti. FİNANSMAN VE YARARLANMA ŞARTLARI AÇIKLANSIN TALEBİ Kaya, soru önergesinde düzenlemenin finansmanına ilişkin belirsizlikleri de gündeme aldı. Aile ve Gençlik Fonu’ndan ev kadınlarının sosyal güvenliği için ne kadar kaynak ayrıldığını soran Kaya, düzenlemeden yararlanma kriterlerinin kamuoyuna açıklanmasını istedi. Kaya, yaş sınırı, çocuk sayısı ve evlilik süresi gibi şartların getirilip getirilmeyeceğini de Bakan Işıkhan’a yöneltti. Çocuk sayısına bağlı erken emeklilik modeli üzerinde çalışma yapılıp yapılmadığı da soru önergesinde yer aldı. BORÇLANMA, İHYA HAKKI VE ETKİ ANALİZİ GÜNDEMDE Asu Kaya, prim ödemekte zorlanan ev kadınları için geçmişe dönük borçlanma ya da ihya hakkı tanınıp tanınmayacağını sordu. Kaya, Bakanlığın düzenleme için etki analizi yapıp yapmadığını ve kaç kadının bu haktan yararlanmasının öngörüldüğünü de açıklamasını istedi. Ev kadınlarının sosyal güvenlik sistemi dışında kalması, kayıt dışı ev içi emeğin emeklilik hakkına dönüşmemesi ve prim yükünün artması tartışmayı büyütüyor. CHP, Bakanlığın düzenleme takvimini, finansman modelini ve yararlanma şartlarını kamuoyuna açıklamasını istiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.