Hava Durumu

#Sorumluluk

giresunsonhaber - Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OGM'den orman yangını uyarısı! Yangınlara sebebiyet ciddi suçtur Haber

OGM'den orman yangını uyarısı! Yangınlara sebebiyet ciddi suçtur

Orman Genel Müdürlüğü, orman yangınlarına yol açmanın ağır bir suç olduğunu vurgulayarak, İzmir'in Buca ilçesinde meydana gelen yangınla ilgili bir şüphelinin tutuklandığını duyurdu. ANKARA (İGFA) - Orman Genel Müdürlüğü (OGM), orman yangınlarının önüne geçilmesi için uyarılarını sürdürürken, yangına sebebiyet veren şahıslar hakkında yasal süreçlerin işletildiğini belirterek kritik bir hatırlatmada bulundu. OGM tarafından sosyal medya üzerinden paylaşılan açıklamada, orman yangınına sebebiyet vermenin ciddi bir suç teşkil ettiği ifade edildi. İzmir'in Buca ilçesinde 7 Temmuz saat 12.00 sularında çıkan yangına dair yürütülen çalışmalar neticesinde, yangının sorumlusunun belirlendiği kaydedildi. Müdürlüğün bildirdiğine göre, gözaltına alınan Ö.B., "tapulu arazisinde çalışırken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak orman yangınına sebebiyet vermek" suçlamasıyla 8 Temmuz'da sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı. Özellikle sıcaklıkların arttığı ve yangın riskinin yükseldiği günlerde vatandaşları daha tedbirli olmaya davet eden OGM, "Bir anlık dikkatsizlik hem ormanları hem de geleceğinizi yakabilir" uyarısını yaptı. ⚠️???? Dikkat! Orman yangınına sebep olmak, cezası olan ciddi bir suçtur. pic.twitter.com/gA5D6HqcQW — Orman Genel Müdürlüğü (@OGMgovtr) July 16, 2026 Orman yangınlarına yol açan ihmallerin ağır hukuki yaptırımları olduğunu hatırlatan OGM, yangınların önlenmesi noktasında tüm toplumun sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

1926 BULANCAKSPOR’DA FATİH ALPARSLAN HAREKETE GEÇTİ Haber

1926 BULANCAKSPOR’DA FATİH ALPARSLAN HAREKETE GEÇTİ

1926 BULANCAKSPOR’DA FATİH ALPARSLAN HAREKETE GEÇTİ 1926 Bulancakspor’da kongre sonrası yaşanan yönetim belirsizliği devam ederken, iş insanı ve önceki dönem yönetim kurulu üyesi Fatih Alparslan, kulübün sahipsiz kalmaması için sorumluluk almaya hazırlandığını açıkladı. Alparslan’ın, başkanlık için liste hazırlıklarına başladığı öğrenildi. Kongrede yeni yönetimin oluşmaması üzerine divan heyetine kalan 1926 Bulancakspor’da gözler kulübün geleceğine çevrildi. Sürecin ardından kulübe sahip çıkacak isimler merak edilirken, iş insanı Fatih Alparslan’ın divan heyeti üyeleriyle yaptığı değerlendirmelerin ardından başkanlık için çalışma başlattığı belirtildi. “KULÜBÜ SAHİPSİZ BIRAKMAYACAĞIZ” Edinilen bilgilere göre Fatih Alparslan, divan heyeti üyeleri Hakan Alparslan, Ahmet Nejat Karaibrahim ve Emre Aktay ile yaptığı görüşmelerin ardından Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç ile bir araya geldi. Görüşmede Belediye Başkanı Sıbıç’ın, 1926 Bulancakspor’un sahipsiz bırakılmaması gerektiğini belirterek destek mesajı verdiği ifade edildi. Başkan Sıbıç’ın, “Bulancakspor’u sahipsiz bırakmayalım, her türlü yanındayım” sözleriyle sürece destek verdiği kaydedildi. ALPARSLAN: “SORUMLULUK ALMAKTAN KAÇINMAYACAĞIZ” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fatih Alparslan, 1926 Bulancakspor’un geleceği için sorumluluk almaktan kaçınmayacaklarını söyledi. Alparslan, divan heyetiyle yapılan görüşmelerin ardından göreve talip olduklarını Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç’a ilettiklerini belirterek şunları kaydetti: “Sayın Belediye Başkanımız Necmi Sıbıç, ‘Bulancakspor sahipsiz kalmamalı. Biz de elimizden ne geliyorsa sonuna kadar arkandayız’ diyerek desteğini ifade etti. Kendisine teşekkür ediyorum. Geçmiş yıllarda da kulübümüze önemli katkılar sundu.” HEDEF GÜÇLÜ VE KURUMSAL BİR BULANCAKSPOR Geçen sezondan devralınan mali ve sportif yükün farkında olduklarını vurgulayan Alparslan, yeni sezonda güçlü rakiplerle mücadele edeceklerini belirtti. Kulübün geleceği için kaliteli bir kadro oluşturmayı hedeflediklerini dile getiren Alparslan, sadece günü kurtaran değil, daha güçlü ve kurumsal bir yapı oluşturmak istediklerini ifade etti. Fatih Alparslan, 1926 Bulancakspor’un Bulancak için yalnızca bir futbol kulübü olmadığını, ilçenin en önemli markalarından biri olduğunu söyledi. BULANCAK’IN TÜM DİNAMİKLERİNE DESTEK ÇAĞRISI Alparslan, açıklamasında iş insanlarına, esnafa, sivil toplum kuruluşlarına ve tüm Bulancaklılara destek çağrısında bulundu. “Bulancakspor ilçemizin en önemli markalarından biridir. İş insanlarımıza, esnafımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza ve tüm Bulancaklı hemşehrilerimize destek çağrısında bulunuyorum. Hep birlikte hareket edersek sadece güçlü bir futbol takımı değil, altyapısıyla, branşlarıyla ve kurumsal yapısıyla örnek gösterilen bir 1926 Bulancakspor inşa edebiliriz.” GÖZLER YENİ LİSTEDE Kongre sonrası yönetim boşluğunun yaşandığı 1926 Bulancakspor’da Fatih Alparslan’ın başkanlık için liste hazırlıklarına başlaması, camiada yeni bir hareketlilik oluşturdu. Önümüzdeki süreçte Alparslan’ın hazırlayacağı yönetim listesi ve kulübün yeni sezon planlaması merakla bekleniyor. 1926 Bulancakspor’un içinde bulunduğu süreçte, belediye, iş dünyası, taraftar ve ilçe dinamiklerinin nasıl bir destek ortaya koyacağı kulübün geleceği açısından belirleyici olacak.

ÇİFTÇİ’DEN:  “BİRLİĞİMİZİ VE KARDEŞLİĞİMİZİ GÜÇLENDİREN HER ÇALIŞMANIN YANINDAYIZ” Haber

ÇİFTÇİ’DEN: “BİRLİĞİMİZİ VE KARDEŞLİĞİMİZİ GÜÇLENDİREN HER ÇALIŞMANIN YANINDAYIZ”

EYÜP ÇİFTÇİ’DEN AŞURE PROGRAMINA DESTEK: “BİRLİĞİMİZİ VE KARDEŞLİĞİMİZİ GÜÇLENDİREN HER ÇALIŞMANIN YANINDAYIZ” Giresun İl Genel Meclis Üyesi ve CHP Grup Başkanı Eyüp Çiftçi, Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği’nin 4 Temmuz 2026 Cumartesi günü Giresun Atatürk Meydanı’nda düzenleyeceği aşure ikramı programına destek verdi. Çiftçi, aşure geleneğinin paylaşma, dayanışma, birlik ve kardeşlik duygularını güçlendiren önemli bir toplumsal değer olduğunu vurguladı. “BU TÜR BULUŞMALAR TOPLUMSAL DAYANIŞMAYI GÜÇLENDİRİYOR” Giresun İl Genel Meclis Üyesi ve CHP Grup Başkanı Eyüp Çiftçi, Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından Giresun’da düzenlenecek aşure ikramı programına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çiftçi, 4 Temmuz 2026 Cumartesi günü Giresun Atatürk Meydanı’nda gerçekleştirilecek programın yalnızca bir ikram etkinliği olmadığını, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı, kardeşlik hukukunu ve kültürel bağlılığı güçlendiren anlamlı bir buluşma olduğunu belirtti. “MEMLEKET BAĞINI KORUMAK BÜYÜK BİR SORUMLULUKTUR” İstanbul’da yaşayan Giresunluların memleketleriyle bağlarını koparmadan sürdürmelerinin önemli olduğunu ifade eden Çiftçi, kültürel değerlerin yaşatılması ve yeni nesillere aktarılması bakımından bu tür organizasyonların özel bir değer taşıdığını söyledi. Çiftçi, Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği’nin düzenlediği programın hem Giresunlular arasındaki dayanışmayı artıracağını hem de Muharrem ayının manevi atmosferine uygun güçlü bir birlik mesajı vereceğini kaydetti. “AŞURE PAYLAŞMANIN VE KARDEŞLİĞİN SEMBOLÜDÜR” Muharrem ayının paylaşma, dayanışma, kardeşlik ve manevi değerlerin daha güçlü hissedildiği özel bir dönem olduğunu vurgulayan Eyüp Çiftçi, aşure geleneğinin toplumun ortak hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Çiftçi, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneğimiz tarafından düzenlenen bu anlamlı etkinliği son derece kıymetli buluyorum. İstanbul’da yaşayan hemşehrilerimizin doğdukları topraklarla bağlarını korumaları, kültürel değerlerimizi yaşatmaları ve bu değerleri yeni nesillere aktarmaya çalışmaları büyük bir sorumluluk örneğidir. Bu tür organizasyonlar yalnızca bir aşure ikramı değil; birlik, beraberlik, kardeşlik ve aidiyet duygularının güçlendiği önemli buluşmalardır.” DERNEK YÖNETİMİNE TEŞEKKÜR ETTİ Eyüp Çiftçi, toplumsal dayanışmayı büyüten ve kültürel değerlerin yaşatılmasına katkı sunan her çalışmanın yanında olmaya devam edeceklerini belirtti. Programın hazırlanmasında emeği geçen Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Kenan Gülnihar’a, dernek yönetim kurulu üyelerine ve katkı sunan herkese teşekkür eden Çiftçi, vatandaşları 4 Temmuz Cumartesi günü Giresun Atatürk Meydanı’nda düzenlenecek aşure ikramı programına katılmaya davet etti. PROGRAM 4 TEMMUZ CUMARTESİ GÜNÜ ATATÜRK MEYDANI’NDA Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği’nin aşure ikramı programı, 4 Temmuz 2026 Cumartesi günü Giresun Atatürk Meydanı’nda gerçekleştirilecek. Programda vatandaşlara aşure ikram edilecek, birlik ve dayanışma mesajları öne çıkarılacak. MUHARREM AYI, AŞURE VE KERBELÂ HAFIZASI Muharrem ayı, Hicri takvimin ilk ayı olması bakımından İslam dünyasında yeni bir zaman diliminin başlangıcını ifade ederken; taşıdığı tarihî ve manevi hafıza nedeniyle de ayrı bir yere sahiptir. Bu ay, Müslüman toplumlarda sabır, tefekkür, paylaşma, dayanışma ve kardeşlik duygularının öne çıktığı özel bir dönem olarak kabul ediliyor. Muharrem ayının 10’uncu günü ise Aşure Günü olarak anılıyor. Aşure Günü, İslam kültüründe derin hatıralar taşıyan bir gün olmasının yanında, Kerbelâ hadisesiyle de Müslümanların ortak hafızasında acı, hüzün ve adalet arayışının sembol günlerinden biri olarak yer alıyor. Hz. Hüseyin ve beraberindekilerin Kerbelâ’da şehit edilmesi, yalnızca tarihî bir olay olarak değil; zulme karşı duruşun, hak ve adalet mücadelesinin, vicdan ve insanlık sorumluluğunun güçlü bir hatırlatıcısı olarak kabul ediliyor. Aşure geleneği de bu manevi iklim içinde toplum hayatında özel bir anlam kazanıyor. Farklı malzemelerin aynı kazanda birleşerek ortak bir tada dönüşmesi, toplum içinde farklılıkların bir arada yaşayabilmesini, ortak değerler etrafında buluşmayı ve paylaşmanın insanları birbirine yaklaştıran gücünü simgeliyor. Anadolu’da aşure, yüzyıllardır yalnızca bir yiyecek olarak değil; komşuya, akrabaya, yoksula, yolcuya ve bütün topluma uzanan bir paylaşma geleneği olarak yaşatılıyor. Kazanlarda pişirilen aşurenin ev ev, sokak sokak ve meydan meydan dağıtılması, toplumsal dayanışmanın en sade ama en güçlü örneklerinden biri olarak görülüyor. Bu yönüyle Giresun Atatürk Meydanı’nda düzenlenecek aşure ikramı programı da yalnızca bir geleneksel ikram etkinliği değil; Muharrem ayının manevi atmosferini, Kerbelâ’nın tarihî hafızasını, paylaşma kültürünü ve toplumsal kardeşlik duygusunu bir araya getiren anlamlı bir buluşma niteliği taşıyor. Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği’nin düzenleyeceği program, hem Giresun’da yaşayan vatandaşları hem de memleket bağı güçlü olan hemşehrileri ortak bir değer etrafında buluşturacak. Aşure kazanında birleşen farklı tatlar gibi, bu etkinlik de toplumun farklı kesimlerini aynı sofrada, aynı duada ve aynı dayanışma duygusunda bir araya getirecek.

MİLLET BAHÇESİ’NDE ANIT AĞACA ZARAR Haber

MİLLET BAHÇESİ’NDE ANIT AĞACA ZARAR

MİLLET BAHÇESİ’NDE ANIT AĞACA ZARAR Giresun’un kent hafızasında önemli yeri bulunan Tarihi Millet Bahçesi’nde yaklaşık 200 yıllık at kestanesi ağacının gövdesinde derin yaralar oluştu. Anıt ağaç statüsündeki ağaca verilen zarar, tarihi alanların korunması, denetlenmesi ve doğal mirasa sahip çıkılması konusunda ciddi soru işaretleri oluşturdu. GİRESUN’UN TARİHİ PARKINDA ENDİŞE VEREN GÖRÜNTÜ Giresun’da eski adliye binasının karşısında, eski valilik binasının bitişiğinde yer alan Tarihi Millet Bahçesi’nde bulunan yaklaşık 200 yıllık at kestanesi ağacı zarar gördü. Anıt ağaç statüsündeki ağacın gövdesinin dip bölümünde kabuk kaybı, kazıma izleri ve canlı dokuyu açığa çıkaran derin tahribat oluştu. Hasarın görüntüsü, doğal yaşlanma ya da yüzeysel çizik izlerinden çok dış müdahale ihtimalini öne çıkardı. Gövdesindeki açık yaralar nedeniyle ağacın mantar, böceklenme, çürüme ve kuruma riskiyle karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor. MİLLET BAHÇESİ, GİRESUN’UN KENT HAFIZASINDA ÖZEL YERE SAHİP Tarihi Millet Bahçesi, Giresun’un en eski kamusal yeşil alanlarından biri olarak kentin merkezinde yer alıyor. Bugünkü adıyla Millet Bahçesi olarak bilinen park, tarihsel kayıtlarda “Memleket Bahçesi” adıyla geçiyor. Parkın geçmişi 1900’lü yılların başına uzanıyor. Dönemin kaymakamı Münir Ziya ile Belediye Başkanı Kaptan Yorgi Paşa’nın öncülüğünde yaptırılan bahçe, eski valilerden Kadri Bey ve Sırrı Paşa’nın anısına inşa edilen giriş yapısı ve çeşmeleriyle Giresun’un şehir belleğinde önemli bir yer tutuyor. Tarihi Millet Bahçesi, yalnızca bir dinlenme alanı değil; eski yönetim yapıları, tarihi sokaklar, kale dokusu, anıt ağaçlar ve kamusal yaşamla birlikte Giresun’un geçmişini bugüne taşıyan önemli bir kültür alanı niteliği taşıyor. TARİHİ GİRİŞ KAPISI KENTİN SİMGELERİ ARASINDA Millet Bahçesi’nin en dikkat çekici unsurlarından biri, yontma ve kesme taştan inşa edilen kemerli tarihi giriş kapısıdır. Kapının üzerinde ve yan bölümlerinde yer alan kitabeler, bahçenin “Memleket Bahçesi” adıyla yaptırıldığını gösteriyor. Giriş yapısının iki yanında kitabeli çeşmeler bulunuyor. Doğudaki çeşme eski valilerden Kadri Bey, batıdaki çeşme ise eski valilerden Sırrı Paşa adına inşa edildi. Kesme taş işçiliği, mermer kitabeler, yuvarlak kemerli giriş açıklığı, sütun başlıkları ve çeşme düzeni, yapının yalnızca park girişi değil, aynı zamanda korunması gereken tarihi bir mimari unsur olduğunu ortaya koyuyor. Parkın kuzey bölümünde teraslı alan, çay salonu ve kale suru kalıntılarıyla ilişkilenen cephe dokusu bulunuyor. Bu özellikleriyle Millet Bahçesi, Giresun’da yeşil alan, tarih, mimari ve kent belleğinin aynı noktada buluştuğu özel alanlardan biri olarak öne çıkıyor. TESCİLLİ ALANDAKİ ZARAR SORU İŞARETLERİ OLUŞTURDU Sultan Selim Mahallesi’nde, Eşref Dizdar Caddesi üzerinde yer alan Millet Bahçesi’nin korunması gereken kültürel varlık olarak tescilli olması, alandaki her türlü müdahaleyi daha hassas hale getiriyor. Böyle bir alanda bulunan anıt ağacın zarar görmesi, bakım, denetim ve güvenlik sorumluluğunu yeniden gündeme taşıdı. Tarihi giriş kapısı, kitabeli çeşmeleri, sur kalıntıları ve anıt ağaçlarıyla birlikte korunması gereken bir bütün oluşturan Millet Bahçesi’nde yaşanan bu tahribat, yalnızca bir ağaca verilen zarar olarak görülemez. Bu zarar, Giresun’un tarihi ve doğal mirasına yönelmiş ciddi bir ihmal ve saldırı ihtimalini de gündeme getiriyor. BU ZARAR NASIL VERİLDİ? Anıt ağacın gövdesindeki tahribat şu soruları öne çıkardı: Bu ağaca kim ya da kimler zarar verdi? Tarihi Millet Bahçesi gibi kamusal ve tescilli bir alanda bu müdahale nasıl fark edilmedi? Alanı gören güvenlik kameraları var mı? Varsa kamera kayıtları incelendi mi? Ağacın bakım, denetim ve koruma sorumluluğu hangi kurumda? Anıt ağaç statüsündeki bir doğal miras unsurunun gövdesinde bu ölçüde tahribat oluşurken düzenli kontrol yapılmadı mı? Bu sorular, yalnızca bir ağacın zarar görmesiyle sınırlı değil; Giresun’un tarihi alanlarının, yeşil dokusunun ve ortak hafızasının nasıl korunduğuna ilişkin daha geniş bir sorumluluk alanını gündeme getiriyor. KENT HAFIZASINA VERİLEN ZARAR Tarihi Millet Bahçesi’ndeki at kestanesi, yalnızca park içindeki bir ağaç değildir. Yaklaşık iki asırlık geçmişe sahip olduğu belirtilen bu anıt ağaç, Giresun’un eski merkezinde yıllardır vatandaşlara gölge oldu, kentin sosyal yaşamına sessizce eşlik etti. Bir şehir yalnızca binalarıyla, sokaklarıyla ve meydanlarıyla yaşamaz. Asırlık ağaçlar da o şehrin hafızasını taşır. Bu nedenle gövdede oluşan derin tahribat, çevresel bir zarar olmanın ötesinde, şehir hafızasına, tarihi dokuya ve kamusal ortak değere verilmiş ciddi bir zarar olarak ele alınmalıdır. AĞACIN SAĞLIĞI RİSK ALTINDA Gövde kabuğunda oluşan geniş yaralar, ağacın dış etkilere karşı en önemli koruma tabakasını zayıflatıyor. Kabuk kaybı ve açık doku, zamanla mantar hastalıkları, böceklenme, çürüme ve kuruma riskini artırabiliyor. Ağacın gövdesindeki açık yaraların uzman ekipler tarafından incelenmesi, hasarın boyutunun belirlenmesi ve ağacın sağlığını koruyacak müdahalenin gecikmeden yapılması gerekiyor. Gövdeye temas eden kablo, aparat, metal parça, baskı unsuru ya da benzeri etkenler varsa bunların ağaca zarar vermeyecek şekilde kaldırılması önem taşıyor. YETKİLİLERDEN AÇIKLAMA BEKLENİYOR Giresun’da tarihi ve doğal değeri bulunan bir alandaki anıt ağacın zarar görmesi, yetkili kurumların denetim ve koruma sorumluluğunu yeniden gündeme taşıdı. Kamuoyu, ağaca verilen zararın ne zaman ve nasıl oluştuğunun açıklığa kavuşturulmasını, kamera kayıtlarının incelenmesini, sorumluların tespit edilmesini ve ağacın sağlığı için uzman müdahalesi başlatılmasını bekliyor. Tarihi Millet Bahçesi’nin korunması, yalnızca park bakımı ya da çevre düzenlemesi başlığı altında ele alınacak bir konu değildir. Bu alan; tarihi giriş kapısı, kitabeli çeşmeleri, sur kalıntıları, anıt ağaçları ve kent hafızasındaki yeriyle Giresun’un kültürel mirasının parçasıdır. NE YAPILABİLİR? Öncelikle ağacın bulunduğu alandaki güvenlik kamera kayıtları incelenmeli, zararın hangi tarihte ve kim tarafından verildiği belirlenmelidir. Ağacın gövdesindeki açık yaralar, belediyenin ilgili birimleri ile ziraat mühendisi, orman mühendisi veya ağaç sağlığı konusunda uzman ekipler tarafından yerinde kontrol edilmelidir. Gövdeye temas eden kablo, aparat, metal parça, baskı unsuru veya ağaca zarar verebilecek her türlü dış etken kaldırılmalıdır. Anıt ağacın çevresinde ziyaretçi baskısını azaltacak koruyucu düzenleme yapılmalı, bilgilendirici levha yenilenmeli ve ağacın düzenli sağlık takibi başlatılmalıdır. Tarihi Millet Bahçesi’ndeki anıt ağaçlar, tarihi giriş kapısı, kitabeli çeşmeler ve park dokusu için periyodik kontrol sistemi kurulmalı; bakım ve koruma çalışmaları kamuoyuna açık biçimde yürütülmelidir. Giresun’un tarihi ve doğal mirası yalnızca geçmişi anlatan sözlerle değil; denetim, bakım, koruma ve sorumlulukla yaşatılabilir. Bu nedenle anıt ağaca verilen zarar kayıt altına alınmalı, sorumlular hakkında işlem yapılmalı ve ağacın sağlığı için gecikmeden uzman müdahalesi başlatılmalıdır.

GRÜ SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİNDE MEZUNİYET COŞKUSU Haber

GRÜ SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİNDE MEZUNİYET COŞKUSU

GRÜ SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİNDE MEZUNİYET COŞKUSU Giresun Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi 2025-2026 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni, Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Antrenörlük Eğitimi ile Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümlerinden mezun olan öğrenciler, tören sonunda keplerini havaya attı. MEZUNLAR SALONDAKİ YERLERİNİ ALDI Giresun Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi 2025-2026 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni, üniversitenin Kapalı Spor Salonu’nda yapıldı. Tören, Antrenörlük Eğitimi Bölümü ile Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümünden mezun olan öğrencilerin salondaki yerlerini almasıyla başladı. Programa akademisyenler, öğrenciler, aileler ve davetliler katıldı. ŞAHİN: MEZUNİYET YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR Spor Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Hüseyin Şahin, törende yaptığı konuşmada Rektör Prof. Dr. Yılmaz Can’ın tebrik ve iyi dileklerini mezunlara iletti. Prof. Dr. Şahin, mezuniyetin yalnızca bir eğitim sürecinin tamamlanması değil, öğrencilerin bilgi, emek, disiplin ve sorumluluk bilinciyle meslek hayatına adım attığı yeni bir başlangıç olduğunu belirtti. Mezun öğrencilerin spor, sağlık, eğitim ve toplumsal yaşam alanlarında görev üstlenecek bireyler olarak yetiştiğini ifade eden Şahin, fakültenin kuruluşundan bugüne katkı sunan akademik ve idari personele teşekkür etti. “ÜNİVERSİTE İLE BAĞINIZ DEVAM EDECEK” Mezun öğrencilere seslenen Prof. Dr. Şahin, üniversite ile mezunlar arasındaki bağın törenle sona ermeyeceğini vurguladı. Şahin, öğrencilerin hayatları boyunca öğrenmeye, çalışmaya ve üretmeye devam etmeleri gerektiğini söyledi. Şahin ayrıca Spor Bilimleri Fakültesinin kalite odaklı çalışmalarına değindi. Beden Eğitimi ve Spor Bölümünün birim akreditasyonu için başvuru sürecinin tamamlandığını, değerlendirici heyetin olumlu geri bildirimleri doğrultusunda sürecin bir üst aşamaya taşındığını bildirdi. ÖZDEM: SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİ ÜNİVERSİTENİN TANINIRLIĞINA KATKI SUNUYOR Törende konuşan Rektör Vekili Prof. Dr. Güven Özdem de Rektör Prof. Dr. Yılmaz Can’ın selam ve tebriklerini katılımcılara iletti. Prof. Dr. Özdem, Spor Bilimleri Fakültesinin Giresun Üniversitesinin tanınırlığına önemli katkılar sunduğunu belirterek fakülte yönetimine, akademik ve idari personele özverili çalışmaları nedeniyle teşekkür etti. Fakültenin kalite süreçlerinde önemli mesafe aldığını ifade eden Özdem, akademik ve sportif başarılarından dolayı fakülte yönetimini, personeli ve öğrencileri kutladı. Mezun öğrencilere gelecek yaşamlarında başarı dileyen Özdem, öğrencilerin eğitim sürecinde büyük fedakârlık gösteren ailelere de teşekkür etti. HALK OYUNLARI VE MÜZİK DİNLETİSİ TÖRENE RENK KATTI Konuşmaların ardından Giresun Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Halk Oyunları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Arda Eravcı yönetimindeki Türk Halk Oyunları Bölümü Kız Horon Ekibi sahne aldı. Karadeniz kültürünün coşkusunu yansıtan gösteri salonda ilgiyle izlendi. Gösterinin ardından Giresun Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğretim elemanlarından Dr. Öğr. Üyesi Bilal Dizdar sahne aldı. Dizdar, seslendirdiği şarkılarla mezuniyet coşkusuna ortak oldu. EMEKLİ ÖĞRETİM ÜYESİNE PLAKET, BAŞARILI ÖĞRENCİLERE BELGE Programda Spor Bilimleri Fakültesinden emekli olan Dr. Öğr. Üyesi Beytullah Dönmez’e teşekkür plaketi takdim edildi. Ardından çeşitli spor branşlarında elde ettikleri başarılarla Giresun Üniversitesini temsil eden öğrencilere teşekkür belgeleri verildi. DERECEYE GİREN ÖĞRENCİLER ÖDÜLLENDİRİLDİ 2025-2026 Akademik Yılı mezunları arasında dereceye giren öğrenciler de törende belgelerini aldı. Antrenörlük Eğitimi Bölümünde Birsen Perçin birinci, Mete Özkan ikinci, Abdülkadir Günden üçüncü oldu. Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümünde ise fakülte birinciliğini Macide Uzun Sönmez, fakülte ikinciliğini Ömer Durucu, fakülte üçüncülüğünü Önder Yiğit elde etti. Dereceye giren öğrencilere başarı belgeleri Rektör Vekili Prof. Dr. Güven Özdem ve Spor Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Hüseyin Şahin tarafından verildi. KEPLER HAVAYA ATILDI Fakülte birincisi Macide Uzun Sönmez’in yaş kütüğüne plaket çakmasının ardından mezun öğrenciler mezuniyet andını okudu. Tören, öğrencilerin keplerini hep birlikte havaya atmasıyla sona erdi.

DR. ALBAYRAK: ZİRVE AZİM VE KARARLILIKLA YÜRÜYENLERİNDİR Haber

DR. ALBAYRAK: ZİRVE AZİM VE KARARLILIKLA YÜRÜYENLERİNDİR

DR. ALBAYRAK: ZİRVE AZİM VE KARARLILIKLA YÜRÜYENLERİNDİR Giresun İl Müftülüğü tarafından düzenlenen “Hafızlık Eğitimi Kariyer Günleri” etkinliğinde hafızlık eğitimi alan öğrencilere akademik ve mesleki gelecek konusunda rehberlik edildi. Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Hafız Kamil Ruhi Albayrak, öğrencilere azim, disiplin ve kararlılıkla hedeflerine yürümeleri gerektiğini söyledi. HAFIZLIK ÖĞRENCİLERİNE KARİYER REHBERLİĞİ Giresun İl Müftülüğü, Kur’an kurslarında hafızlık eğitimi alan öğrencilerin motivasyonunu artırmak ve gelecek planlamalarına katkı sunmak amacıyla “Hafızlık Eğitimi Kariyer Günleri” etkinliği düzenledi. Etkinlikte, hafızlık eğitimini sürdüren öğrencilere akademik yol haritası, mesleki imkânlar ve eğitim hayatında dikkat edilmesi gereken temel başlıklar anlatıldı. Programın ilk bölümü İl Müftülüğü Konferans Salonu’nda Merkez Kur’an kurslarında eğitim gören erkek öğrencilerle gerçekleştirildi. İkinci bölümde ise Merkez Kız Yatılı Kur’an Kursu’nda hafızlık eğitimi alan kız öğrencilerle bir araya gelindi. “BÜYÜK HEDEFLER, BÜYÜK BEDELLER İSTER” Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Hafız Kamil Ruhi Albayrak, hafızlık payesinin büyük bir sorumluluk taşıdığını belirterek öğrencilerin bu kazanımı hayatın her alanında güçlü bir donanıma dönüştürmesi gerektiğini ifade etti. Albayrak, başarıya ulaşmanın yalnızca hedef koymakla değil, o hedefe kararlılıkla yürümekle mümkün olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Başarı, başladığı işi bitirme iradesi gösterenlerin ödülüdür. Güçlü bir imana sahip olmanın gereğince azim ve kararlılık gösterenler hedeflerine ulaşırlar. Ancak ulaşılan noktada ‘nasıl olsa başardım’ diyerek duraksamak, aşağı doğru inişin başladığı andır.” Öğrencilik yıllarının verimli değerlendirilmesi gereken önemli bir dönem olduğunu dile getiren Albayrak, gençlerin içinde bulundukları zamanı doğru kullanmalarının geleceklerini doğrudan etkileyeceğini belirtti. Albayrak, “Mevsim şu an sizin için ilkbahar, yani en verimli öğrenme dönemi. Eğer bu dönemde rahatlık konforuna kapılıp hasat zamanını kaçırırsanız, yaşadığınız zorluklar başarı için birer bedel olmaktan çıkar, kaçırılmış fırsatların pişmanlığına dönüşür” dedi. “SİZ DURDUĞUNUZDA DÜNYA DURMAZ” Dr. Albayrak, öğrencilerin hafızlık eğitimi sonrasında da okumayı, araştırmayı ve çalışmayı hayatlarının merkezinde tutmaları gerektiğini söyledi. Eğitimin süreklilik isteyen bir süreç olduğunu vurgulayan Albayrak, disiplinin terk edilmesinin kişiyi fark ettirmeden geriye taşıyacağını ifade etti. Albayrak, “Okumak ve çalışmak, elde ettiğiniz seviyeyi korumak ve daha ileriye taşımak için yaşam biçiminiz haline gelmelidir. Disiplinden vazgeçmek ve eğitimi ciddiye almamak sizi fark etmeden geriye taşır. Çünkü siz durduğunuzda dünya durmaz, sizden daha azimli olanlar yükselmeye devam ederken, çalışmayı bırakırsanız yerinizi başkaları alır” ifadelerini kullandı. AKADEMİK VE MESLEKİ FIRSATLAR ANLATILDI Seminerlerde hafızlık eğitimini tamamlayan öğrencilerin yönelmesi mümkün olan akademik alanlar ve mesleki fırsatlar hakkında bilgi verildi. Öğrencilerin hafızlık birikimini eğitim hayatı, meslek seçimi ve kişisel gelişim alanlarında güçlü bir avantaja dönüştürmeleri gerektiği vurgulandı. Programa Eğitim Hizmetleri Şube Müdürü Mehmet Aktaş ile Kur’an kursu öğreticileri de katıldı.

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ? Haber

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ?

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ? 2,5 MİLYON TL CEZA TOPRAĞI TEMİZLEYECEK Mİ? ÜÇÜNCÜ İHLAL, AYNI DERE, AYNI SORU: TEHLİKE BİTTİ Mİ? Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyünde bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüten Alagöz Madencilik’e, Çatalağaç Deresi’ne atık su deşarjı nedeniyle 2 milyon 517 bin TL idari para cezası kesildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, aynı ihlalin daha önce iki kez yaşandığını, üçüncü tespitte cezanın 3 kat artırımlı uygulandığını açıkladı. Kirliliğe neden olan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri gerekli tedbirler alınıncaya kadar durduruldu. Ancak ihlalin tamamen önlenip önlenmediği, dereye, toprağa, yeraltı sularına ve tarım alanlarına ne karıştığı, bölgenin hangi takvimle ıslah edileceği kamuoyuna açıklanmadı. AYNI İHLAL ÜÇÜNCÜ KEZ TESPİT EDİLDİ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekipleri, Alagöz Madencilik’e ait maden sahasında yaptığı incelemede atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğini belirledi. Bakanlık, işletmeye daha önce de aynı ihlal nedeniyle iki kez para cezası uygulandığını açıkladı. Üçüncü tespitte yaptırım 3 kat artırımlı kesildi ve şirkete 2 milyon 517 bin TL idari para cezası uygulandı. Bu tablo, Çatalağaç Deresi’ndeki sorunun tek seferlik bir çevre ihlali olmadığını gösteriyor. Aynı ihlalin üçüncü kez tespit edilmesi, önceki cezaların kirliliği önlemeye yetip yetmediği sorusunu büyütüyor. CEZA KESİLDİ AMA İHLAL TAMAMEN ÖNLENDİ Mİ? Bakanlık, kirliliğe neden olan yeraltı galerisinin gerekli tedbirler alınıncaya kadar kapatıldığını duyurdu. Resmi açıklamada, yeraltı galerisinden kaynaklanan taban suyunun kontrol altına alınması, çökeltim sağlanarak deşarj edilmesi ve bu amaçla havuz yapılması gerektiği belirtildi. Bu düzenleme yapılıncaya kadar taban suyu deşarjı yapılan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri durduruldu. Ancak açıklamalarda dereye ulaşan kirletici akışın tamamen kesildiği, dere yatağındaki kirliliğin temizlendiği, yeraltı suyu riskinin ortadan kaldırıldığı, tarım alanları için analiz yapıldığı veya ıslah takviminin başlatıldığı yönünde açık bir bilgi yer almadı. Bu nedenle dosyada asıl soru cezanın kesilip kesilmediği değil; ihlalin tamamen önlenip önlenmediği, kirletici kaynağın kalıcı biçimde durdurulup durdurulmadığı ve Çatalağaç Deresi’nde geçmiş kirliliğin etkisinin giderilip giderilmediğidir. MADENİN TAMAMI DEĞİL, YERALTI GALERİSİ DURDURULDU Resmi açıklama, sahadaki tüm faaliyetin durdurulduğunu değil, taban suyu deşarjı yapılan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetlerinin durdurulduğunu gösteriyor. Bu ayrım, çevresel riskin devam edip etmediği açısından kritik önem taşıyor. Kısmi kapatma kararı, kirletici akışın kontrol altına alınması için atılmış bir idari adımdır. Ancak bu karar, geçmişte dereye ulaşan atık suyun dere yatağında, sedimentte, çevre toprağında veya yeraltı suyunda bıraktığı etkiyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. DEREYE, TOPRAĞA VE YERALTI SUYUNA NE KARIŞTI? Bakanlık açıklamasında, Alagöz Madencilik’e ait madenden çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiği bilgisi yer aldı. Ancak kamuoyuna açık açıklamalarda su, çamur, sediment, toprak veya yeraltı suyu numunelerinde hangi maddelerin tespit edildiğine ilişkin analiz sonucu paylaşılmadı. Bu nedenle “toprağa şu madde karıştı”, “yeraltı suyu şu ağır metalle kirlendi” veya “tarım alanları şu maddeyle etkilendi” şeklinde kesin hüküm kurulamaz. Fakat işletmenin bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüttüğü resmi açıklamada yer aldığı için bölgede ağır metal, asidik maden drenajı, sediment ve yeraltı suyu analizlerinin açıklanması çevre güvenliği açısından zorunlu hale geliyor. ANALİZİ AÇIKLANMASI GEREKEN BAŞLIKLAR Çatalağaç Deresi’nde çevresel riskin bittiğinin söylenebilmesi için yalnızca ceza kararı yeterli değildir. Kamuoyuna en az şu analiz başlıklarının açıklanması gerekir: Analiz alanı Açıklanması gereken değerler Dere suyu pH, iletkenlik, askıda katı madde, sülfat, ağır metal değerleri Dere çamuru ve sediment Bakır, kurşun, çinko, kadmiyum, arsenik, demir, mangan birikimi Tarım toprağı Ağır metal düzeyi, ürün güvenliği, sulama etkisi Yeraltı suyu İzleme kuyusu sonuçları, kirletici taşınımı, içme-kullanma suyu riski Ekosistem Dere canlılığı, bitki örtüsü, biyolojik çeşitlilik etkisi MADEN DRENAJI NEDEN RİSKLİ? Maden sahalarında suyun sülfürlü minerallerle temas etmesi, asidik maden drenajı riskini doğurabilir. Bilimsel kaynaklar, maden drenajının su ile sülfür içeren kayaçlar arasındaki kimyasal reaksiyonla oluşabildiğini; asidik akışın bakır ve kurşun gibi ağır metalleri yeraltı veya yüzey sularına taşıyabildiğini ortaya koyuyor. Asidik maden drenajı, ağır metallerce zengin ve yüksek asitli suyun oluşumu ile hareketi anlamına gelir. Bu tür akışlar yüzey suyu, yeraltı suyu, toprak ve ekosistem açısından risk oluşturabilir. Bu bilimsel çerçeve, Çatalağaç Deresi’nde hangi kirleticinin kesin olarak bulunduğunu göstermez. Ancak bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürütülen bir sahada su, sediment, toprak ve yeraltı suyu analizlerinin neden zorunlu olduğunu açık biçimde ortaya koyar. PARA CEZASI DEREYİ TEMİZLEMEZ 2 milyon 517 bin TL’lik idari para cezası, ihlale verilen yaptırımdır. Ancak para cezası dere yatağındaki çamuru, sedimentte biriken olası ağır metalleri, toprağa taşınmış kirleticileri veya yeraltı suyuna ulaşmış riski kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için yapılan harcamaların kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanacağı düzenlenir. Bu ilke, kamuoyunda “kirleten öder” ilkesi olarak bilinir. Bu nedenle Alagöz Madencilik’e kesilen ceza, dosyanın kapanması anlamına gelmez. Kirlenmenin kaynağının durdurulması, kirli suyun arıtılması, dere yatağının temizlenmesi, toprak ve su analizlerinin düzenli yapılması, sonuçların kamuoyuna açıklanması ve ekolojik zararın giderilmesi gerekir. BU BÖLGE NE KADAR SÜREDE ISLAH EDİLİR? Çatalağaç Deresi ve çevresindeki alanların ne kadar sürede ıslah edileceği, açıklanmayan analiz sonuçlarına bağlıdır. Kirlenme yalnızca yüzey suyuyla sınırlı kaldıysa iyileşme daha kısa sürede izlenebilir. Ancak kirleticiler dere çamuruna, sediment tabakasına, tarım toprağına veya yeraltı suyuna karıştıysa süreç aylar değil, yıllar alabilir. Etkilenen alan Olası süre Gereken işlem Yüzey suyu Günler-haftalar Deşarjın kesilmesi, arıtma, düzenli su analizi Dere yatağı ve sediment Aylar-yıllar Çamur ve sediment analizi, kontrollü temizlik, güvenli bertaraf Tarım toprağı Yıllar Ağır metal analizi, ürün güvenliği testi, toprak iyileştirme Yeraltı suyu Yıllar-on yıllar İzleme kuyuları, hidrojeolojik takip, uzun süreli arıtma Dere ekosistemi Yıllar Canlı yaşamı, bitki örtüsü ve biyoçeşitlilik izlemesi Islah süresi; kirletici yüküne, atık suyun içeriğine, dere debisine, sediment birikimine, toprağın etkilenme düzeyine, yeraltı suyu hareketine ve uygulanacak arıtma-temizlik yöntemine göre değişir. Bu nedenle bölgede çevresel riskin bittiği ancak resmi analizler, izleme raporları ve ıslah planı açıklandıktan sonra söylenebilir. ÇED OLUMLU KARARI SONRASI DENETİM SORUSU Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan maden ocakları ve maden atık depolama tesisi kapasite artışı projesi için ÇED sürecini yürüttü. İl Müdürlüğü, proje için nihai ÇED raporunun görüşe açıldığını duyurdu; daha sonra proje için “ÇED Olumlu” kararı verildiğini ilan etti. Aynı il müdürlüğünün denetim ekipleri, Doğankent Çatalağaç’ta Alagöz Madencilik’e ait sahadan atık suyun dereye deşarj edildiğini belirledi. Bu nedenle ÇED süreciyle birlikte yanıt bekleyen soru büyüyor: Çevre güvenliği ve denetim vurgusu yapılırken aynı ihlal üçüncü kez nasıl yaşandı? GİRESUN’UN MADEN HAFIZASINDA ŞEBİNKARAHİSAR VAR Giresun’da madencilik kaynaklı çevre riski daha önce Şebinkarahisar’da yaşanan atık barajı çökmesiyle gündeme gelmişti. TEMA Vakfı, Şebinkarahisar’daki maden atık barajı çökmesiyle oluşan kirliliğe ilişkin çalışmasını kamuoyuyla paylaştı. Vakıf, Şebinkarahisar örneği üzerinden maden atıklarının uzun vadeli etkilerine dikkat çekti. Bu örnek, Çatalağaç Deresi dosyası açısından kritik bir gerçeği hatırlatıyor: Madencilik kaynaklı kirlilikte ceza ve kapatma kararı tek başına yeterli değildir. Çevresel etkinin gerçek boyutu ancak uzun süreli numune takibi, şeffaf analiz süreci ve kamuoyuna açık ıslah programıyla ortaya çıkar. CEZA VAR, ANALİZ YOK; KAPATMA VAR, ISLAH TAKVİMİ YOK Bakanlık ceza kararını ve kısmi kapatmayı açıkladı. Ancak kamuoyuna açıklanan bilgilerde kirliliğin tamamen giderildiği, dere yatağının temizlendiği, tarım alanlarının güvenli olduğu, yeraltı suyunda risk kalmadığı veya bağımsız izleme süreci başlatıldığı yönünde bilgi bulunmuyor. Bu nedenle Çatalağaç Deresi dosyasında en kritik başlık, cezanın miktarı değil; kirliliğin kaynağı, yayılımı, etkisi, temizliği ve sorumluluğudur. YANIT BEKLEYEN SORULAR Çatalağaç Deresi dosyasında kamuoyunun yanıt beklediği sorular şunlardır: Ceza kesildikten sonra atık su deşarjı tamamen durduruldu mu? Kapatılan yeraltı galerisi dışında sahadaki üretim devam ediyor mu? Taban suyunu kontrol altına alacak havuz tamamlandı mı? Çatalağaç Deresi’nden su, çamur ve sediment numunesi alındı mı? Yeraltı suyu için izleme kuyusu açıldı mı? Tarım alanlarından toprak numunesi alındı mı? Bakır, kurşun, çinko, kadmiyum, arsenik ve sülfat değerleri kaç çıktı? Kirleticiler içme-kullanma suyu kaynaklarına veya tarım alanlarına ulaştı mı? Kirlenen dere yatağı için temizlik ve rehabilitasyon programı başlatıldı mı? Islah süreci için takvim, sorumlu kurum ve şirket yükümlülüğü belirlendi mi? ÇED olumlu kararı verilen kapasite artışı dosyası, üçüncü ihlal sonrası yeniden değerlendirilecek mi? GİRESUN’DA MADEN DOSYASI ARTIK DENETİM VE ONARIM DOSYASIDIR Alagöz Madencilik’e kesilen 2 milyon 517 bin TL ceza, Çatalağaç Deresi’nde yaşanan çevre kirliliğinin yalnızca idari yaptırım boyutunu gösteriyor. Asıl mesele, aynı ihlalin üçüncü kez yaşanması ve önceki cezaların kirliliği önlemeye yetmemesidir. Bölgede çevresel riskin bittiğinin söylenebilmesi için yalnızca ceza kararı yeterli değildir. Su, sediment, toprak ve yeraltı suyu analizleri, temizlik planı, ıslah takvimi, bağımsız denetim sonuçları ve şirketin üstlendiği çevresel sorumluluk kamuoyuna açıklanmalıdır. Çatalağaç Deresi için yanıt bekleyen soru artık yalnızca “ceza kesildi mi?” değildir. Asıl sorular şunlardır: İhlal tamamen önlendi mi, dereye ve toprağa ne karıştı, yeraltı suları etkilendi mi, tarım alanları güvenli mi, bu bölge kim tarafından ve hangi takvimle ıslah edilecek? KAYNAKÇA Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı: Giresun’da çevreyi kirleten madene kısmi kapatma ve 3 katı para cezası. ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü: Giresun’da çevreyi kirleten madene kısmi kapatma ve 3 katı para cezası. Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü: Alagöz Maden kapasite artışı ve ÇED süreci duyuruları. 2872 Sayılı Çevre Kanunu: Kirletenin çevresel zararın giderilmesine ilişkin sorumluluğu. USGS: Mine drainage ve asidik maden drenajı açıklamaları. EPA: Abandoned mine drainage ve ağır metal kirliliği açıklamaları. TEMA Vakfı: Şebinkarahisar maden atık barajı çökmesi ve uzun vadeli kirlilik değerlendirmesi.

BULANCAK’TA 103 HAFIZ İCAZET ALDI Haber

BULANCAK’TA 103 HAFIZ İCAZET ALDI

BULANCAK’TA 103 HAFIZ İCAZET ALDI Bulancak İlçe Müftülüğüne bağlı Kur’an kurslarında hafızlık eğitimlerini tamamlayan 103 öğrenci, düzenlenen merasimle icazet aldı. Nuri Genç Erkek Yatılı Kur’an Kursu ile Hiranur Kız Yatılı Kur’an Kursu öğrencileri için gerçekleştirilen program, Bulancak’ta geniş katılımla yapıldı. Hafızlık merasimi, yalnızca öğrencilerin eğitim sürecini tamamladığı bir tören olmadı; aynı zamanda ilçede din eğitimi alanında yürütülen çalışmanın ulaştığı seviyeyi de ortaya koydu. Törene dinî ve mülkî idare temsilcileri, il ve ilçe müftülüğü yöneticileri, öğreticiler, aileler ve vatandaşlar katıldı. Program boyunca yapılan konuşmalarda, hafızlığın anlamı, öğrencilerin üstlendiği sorumluluk ve Kur’an eğitiminin toplumsal etkisi öne çıktı. 103 ÖĞRENCİ HAFIZLIK İCAZETİ ALDI Bulancak İlçe Müftülüğüne bağlı iki önemli eğitim kurumu olan Nuri Genç Erkek Yatılı Kur’an Kursu ile Hiranur Kız Yatılı Kur’an Kursu’nda hafızlıklarını tamamlayan 103 öğrenci, düzenlenen merasimle icazet belgesine kavuştu. Tören, öğrencilerin uzun ve yoğun bir eğitim sürecinin ardından ulaştıkları önemli başarıyı kayıt altına aldı. Bulancak’ta gerçekleştirilen bu büyük merasim, hem öğrenci sayısı hem de katılımcı profili bakımından dikkat çekti. Hafızlık eğitimini tamamlayan öğrenciler, aileleri ve hocalarıyla birlikte törende yer alırken, program il genelinden yoğun ilgi gördü. İLÇE MÜFTÜSÜ ERİŞTİ: HAFIZLIK SABIR VE SEBAT İSTER Programın açış konuşmasını Bulancak İlçe Müftüsü Cevat Erişti yaptı. Erişti, hafızlığın emek, sabır ve kararlılık isteyen özel bir eğitim süreci olduğunu vurguladı. Hafızlığın yalnızca Kur’an-ı Kerim’i ezberlemekten ibaret olmadığını belirten Erişti, asıl sorumluluğun bu emaneti hayat boyunca korumak ve yaşatmak olduğunu söyledi. Cevat Erişti, hafız öğrencilerin gelecekte topluma yön verecek bir sorumluluk taşıdığını ifade ederek, bu gençlerin Kur’an’ın hayat veren ilkelerini çevrelerine aktarması gerektiğini dile getirdi. Hafızlığın muhafazasının, hafızlığı tamamlamaktan daha güçlü bir irade gerektirdiğini vurgulayan Erişti, öğrencilerin örnek şahsiyetler olarak yetişmesinin önemine dikkat çekti. İL MÜFTÜSÜ KILIÇBAY: HAFIZLAR ÜÇ NURLA AYDINLANDI Programda kürsüye çıkan Giresun İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay da Kur’an-ı Kerim’in insan hayatını aydınlatan ilahi bir nur olduğunu söyledi. Kılıçbay, Müslümanın sahip olduğu üç temel nurdan söz ederek, bunların iman nuru, Kur’an nuru ve Hz. Muhammed’in rehberlik nuru olduğunu ifade etti. Selçuk Kılıçbay, kalpteki iman nurunun Allah’ın ayetleriyle ve Peygamber ahlakıyla güçlendiğini belirtti. Kur’an nurunun hem dünyayı hem ahireti aydınlattığını, Peygamber nurunun ise hayatın her safhasında istikamet verdiğini söyleyen Kılıçbay, hafız öğrencilerin bu üç nurla yetiştiğini vurguladı. İl Müftüsü Kılıçbay, Bulancak’ta hafızlık hizmetine önemli katkılar sunan Nuri Genç Hoca’yı da anarak, onun bıraktığı hizmet bayrağının daha ileriye taşınması temennisinde bulundu. Hafız öğrenciler için başarı duasında bulunan Kılıçbay, Giresun ve Bulancak’ta hafızlık geleneğinin güçlü biçimde sürdüğünü ortaya koydu. KAYMAKAM TUNCER: HAFIZLIK TOPLUMUN MANEVİ İKLİMİNİ GÜÇLENDİRİYOR Bulancak Kaymakamı Ömer Faruk Tuncer de törende yaptığı konuşmada, hafız öğrencilerin sevincini paylaştıklarını söyledi. Tuncer, hafızlığın sabrın, emeğin, disiplinin ve manevi bağlılığın bir sonucu olduğunu vurguladı. Ömer Faruk Tuncer, hafızlığa yönelen öğrencilerin yalnızca kendi hayatlarını değil, ailelerini ve toplumun manevi iklimini de zenginleştirdiğini ifade etti. Hafızlığın, öğrencilerin gayreti, öğreticilerin emeği ve ailelerin duasıyla yükseldiğini belirten Kaymakam Tuncer, bu unvanın aynı zamanda önemli bir sorumluluk taşıdığını söyledi. Tuncer, öğrencilerin bundan sonraki süreçte Kur’an’ın anlamını hayatlarına taşımalarının, onun ahlakıyla yaşamalarının ve çevrelerine örnek bireyler olarak yol göstermelerinin beklendiğini dile getirdi. DİYANET’TEN HAFIZLIK EĞİTİMİNE GÜÇLÜ MESAJ Merasimde konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı Hafızlık Eğitimi Daire Başkanı İbrahim Yılmaz, Türkiye’nin her bölgesinde hafızlık eğitiminin kesintisiz devam ettiğini söyledi. Yılmaz, Kur’an-ı Kerim’in korunmuşluğunun insan eliyle, hafızlar vasıtasıyla sürdürüldüğünü belirterek hafızlığın İslam geleneği içindeki yerine dikkat çekti. İbrahim Yılmaz, hafızların Kur’an lafzını ezberleyerek ilahi kelamı hafızalarında koruma altına aldığını, bununla da çok özel bir vazifeyi üstlendiklerini ifade etti. Hafızlığın sadece lafzı taşımakla sınırlı olmadığını vurgulayan Yılmaz, ayetlerin anlamını öğrenmenin, onu hayata tatbik etmenin ve Kur’an ahlakıyla yaşamanın da hafızlık kimliğinin asli unsuru olduğunu söyledi. Törende yapılan bu konuşma, Diyanet’in hafızlık eğitimini yalnızca ezbere dayalı bir süreç olarak değil, anlam, ahlak ve hikmet boyutuyla ele aldığını da gösterdi. DUA VE HEDİYE TAKDİMİYLE SONA ERDİ Bulancak’taki hafızlık merasimi, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Üyesi Hamza Gökçe’nin yaptığı duayla tamamlandı. Duanın ardından hafızlık eğitimini başarıyla bitiren öğrencilere hediyeleri takdim edildi. Tören, öğrenciler, aileler ve davetliler açısından duygusal anlara sahne oldu. Programın sonunda protokol üyeleri ve katılımcılar, hafız öğrencileri tek tek tebrik etti. Ailelerin gururu ve öğrencilerin heyecanı, merasimin en dikkat çekici yönlerinden biri oldu. YOĞUN KATILIM DİKKAT ÇEKTİ Merasime İl Müftü Yardımcıları Adem Orhan ile Sibel Gül Ülker, emekli İl Müftüleri Necati Akkuş ve Muhittin Oral, ilçe müftüleri, il ve ilçe protokolü, vaizler, Kur’an kursu öğreticileri, din görevlileri, öğrenciler, aileleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Bu yoğun katılım, Bulancak’ta hafızlık eğitimine verilen önemi bir kez daha ortaya koydu. BULANCAK’TA MANEVİ GURUR GÜNÜ Bulancak’ta düzenlenen merasim, 103 öğrencinin hafızlık icazeti almasıyla ilçede önemli bir manevi tablo ortaya çıkardı. Program, din eğitimi alanında yürütülen çalışmaların somut sonucunu yansıtırken, hafızlık geleneğinin yeni nesiller üzerinden güçlenerek sürdüğünü gösterdi. Nuri Genç Erkek Yatılı Kur’an Kursu ile Hiranur Kız Yatılı Kur’an Kursu’ndan mezun olan öğrenciler, aldıkları icazetle hem ailelerine hem de Bulancak’a gurur yaşattı.

DOĞA GÖZ GÖRE GÖRE TALAN EDİLİYOR, MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ Haber

DOĞA GÖZ GÖRE GÖRE TALAN EDİLİYOR, MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ

DOĞA GÖZ GÖRE GÖRE TALAN EDİLİYOR, MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Giresun’un birçok ilçesinde art arda verilen madencilik izinlerine sert tepki gösterdi. Taşgöz, kentte madencilik baskısının büyüdüğünü söyledi, milletvekillerini sessizlikle suçladı. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Giresun’da son dönemde genişleyen madencilik faaliyetlerine karşı sert bir açıklama yaptı. Taşgöz, kent genelinde verilen izinlerin doğal yapıyı, tarım alanlarını ve meraları tehdit ettiğini belirterek sürecin artık “vahşi madencilik” boyutuna ulaştığını savundu. Taşgöz, Giresun’da yalnızca belli birkaç bölgenin değil, çok daha geniş bir coğrafyanın madencilik baskısıyla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Piraziz’den Doğankent’e uzanan hatta ciddi bir baskı oluştuğunu söyleyen Taşgöz, Tirebolu, Doğankent ve Dereli’de başlayan faaliyetlerin Giresun merkez, Görele, Şebinkarahisar, Bulancak ve Piraziz hattına doğru yayıldığını ifade etti. “TARIM ARAZİLERİ VE MERALAR TEHDİT ALTINDA” Giresun’un doğal dokusunun geri dönüşü zor bir tahribat riskiyle karşı karşıya kaldığını belirten Taşgöz, tarım arazileri, meralar ve doğal kaynakların ciddi tehdit altında bulunduğunu söyledi. Taşgöz, bu alanların Giresunluların elinden alınarak özel şirketlere devredildiğini ileri sürdü. Taşgöz, madencilik projelerinin kısa vadeli ekonomik gerekçelerle savunulduğunu ancak uzun vadede bölgeye büyük zarar vereceğini savundu. “Bu süreç Giresun için bir felaket tablosudur” diyen Taşgöz, doğa, üretim ve kırsal yaşamın aynı anda baskı altına girdiğini söyledi. “MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ KALIYOR” Açıklamasında Giresun milletvekillerini de hedef alan Taşgöz, kentte yaşanan gelişmeler karşısında siyasi temsilcilerin sessiz kaldığını öne sürdü. Milletvekillerinin kentin hakkını savunmak yerine suskun kaldığını söyleyen Taşgöz, bu tavrın kabul edilemez olduğunu ifade etti. Taşgöz, “görmedim, duymadım, bilmiyorum” anlayışıyla hareket edildiğini savunarak, milletvekillerinin Giresun’un yaşadığı çevresel tehdit karşısında etkili bir duruş sergilemediğini dile getirdi. Bu sessizliğin kamu vicdanında ciddi bir rahatsızlık yarattığını belirtti. “BU MESELE SİYASET ÜSTÜDÜR” Giresun’un doğal zenginliklerinin korunmasının yalnızca bir siyasi tartışma başlığı olmadığını vurgulayan Taşgöz, bunun kentin geleceğini ilgilendiren temel bir mesele olduğunu söyledi. Doğanın, su kaynaklarının, meraların ve tarım alanlarının korunmasının herkes için ortak sorumluluk olduğunu ifade etti. Taşgöz, tüm yetkililere sürece karşı daha duyarlı davranma çağrısı yaptı. Giresun’un geleceğinin kısa vadeli ekonomik hesaplara feda edilmemesi gerektiğini söyleyen Taşgöz, kamuoyunun da bu süreçte daha bilinçli ve takipçi olması gerektiğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.