Hava Durumu

#Sorumluluk

giresunsonhaber - Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DR. ALBAYRAK: ZİRVE AZİM VE KARARLILIKLA YÜRÜYENLERİNDİR Haber

DR. ALBAYRAK: ZİRVE AZİM VE KARARLILIKLA YÜRÜYENLERİNDİR

DR. ALBAYRAK: ZİRVE AZİM VE KARARLILIKLA YÜRÜYENLERİNDİR Giresun İl Müftülüğü tarafından düzenlenen “Hafızlık Eğitimi Kariyer Günleri” etkinliğinde hafızlık eğitimi alan öğrencilere akademik ve mesleki gelecek konusunda rehberlik edildi. Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Hafız Kamil Ruhi Albayrak, öğrencilere azim, disiplin ve kararlılıkla hedeflerine yürümeleri gerektiğini söyledi. HAFIZLIK ÖĞRENCİLERİNE KARİYER REHBERLİĞİ Giresun İl Müftülüğü, Kur’an kurslarında hafızlık eğitimi alan öğrencilerin motivasyonunu artırmak ve gelecek planlamalarına katkı sunmak amacıyla “Hafızlık Eğitimi Kariyer Günleri” etkinliği düzenledi. Etkinlikte, hafızlık eğitimini sürdüren öğrencilere akademik yol haritası, mesleki imkânlar ve eğitim hayatında dikkat edilmesi gereken temel başlıklar anlatıldı. Programın ilk bölümü İl Müftülüğü Konferans Salonu’nda Merkez Kur’an kurslarında eğitim gören erkek öğrencilerle gerçekleştirildi. İkinci bölümde ise Merkez Kız Yatılı Kur’an Kursu’nda hafızlık eğitimi alan kız öğrencilerle bir araya gelindi. “BÜYÜK HEDEFLER, BÜYÜK BEDELLER İSTER” Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Hafız Kamil Ruhi Albayrak, hafızlık payesinin büyük bir sorumluluk taşıdığını belirterek öğrencilerin bu kazanımı hayatın her alanında güçlü bir donanıma dönüştürmesi gerektiğini ifade etti. Albayrak, başarıya ulaşmanın yalnızca hedef koymakla değil, o hedefe kararlılıkla yürümekle mümkün olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Başarı, başladığı işi bitirme iradesi gösterenlerin ödülüdür. Güçlü bir imana sahip olmanın gereğince azim ve kararlılık gösterenler hedeflerine ulaşırlar. Ancak ulaşılan noktada ‘nasıl olsa başardım’ diyerek duraksamak, aşağı doğru inişin başladığı andır.” Öğrencilik yıllarının verimli değerlendirilmesi gereken önemli bir dönem olduğunu dile getiren Albayrak, gençlerin içinde bulundukları zamanı doğru kullanmalarının geleceklerini doğrudan etkileyeceğini belirtti. Albayrak, “Mevsim şu an sizin için ilkbahar, yani en verimli öğrenme dönemi. Eğer bu dönemde rahatlık konforuna kapılıp hasat zamanını kaçırırsanız, yaşadığınız zorluklar başarı için birer bedel olmaktan çıkar, kaçırılmış fırsatların pişmanlığına dönüşür” dedi. “SİZ DURDUĞUNUZDA DÜNYA DURMAZ” Dr. Albayrak, öğrencilerin hafızlık eğitimi sonrasında da okumayı, araştırmayı ve çalışmayı hayatlarının merkezinde tutmaları gerektiğini söyledi. Eğitimin süreklilik isteyen bir süreç olduğunu vurgulayan Albayrak, disiplinin terk edilmesinin kişiyi fark ettirmeden geriye taşıyacağını ifade etti. Albayrak, “Okumak ve çalışmak, elde ettiğiniz seviyeyi korumak ve daha ileriye taşımak için yaşam biçiminiz haline gelmelidir. Disiplinden vazgeçmek ve eğitimi ciddiye almamak sizi fark etmeden geriye taşır. Çünkü siz durduğunuzda dünya durmaz, sizden daha azimli olanlar yükselmeye devam ederken, çalışmayı bırakırsanız yerinizi başkaları alır” ifadelerini kullandı. AKADEMİK VE MESLEKİ FIRSATLAR ANLATILDI Seminerlerde hafızlık eğitimini tamamlayan öğrencilerin yönelmesi mümkün olan akademik alanlar ve mesleki fırsatlar hakkında bilgi verildi. Öğrencilerin hafızlık birikimini eğitim hayatı, meslek seçimi ve kişisel gelişim alanlarında güçlü bir avantaja dönüştürmeleri gerektiği vurgulandı. Programa Eğitim Hizmetleri Şube Müdürü Mehmet Aktaş ile Kur’an kursu öğreticileri de katıldı.

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ? Haber

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ?

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ? 2,5 MİLYON TL CEZA TOPRAĞI TEMİZLEYECEK Mİ? ÜÇÜNCÜ İHLAL, AYNI DERE, AYNI SORU: TEHLİKE BİTTİ Mİ? Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyünde bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüten Alagöz Madencilik’e, Çatalağaç Deresi’ne atık su deşarjı nedeniyle 2 milyon 517 bin TL idari para cezası kesildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, aynı ihlalin daha önce iki kez yaşandığını, üçüncü tespitte cezanın 3 kat artırımlı uygulandığını açıkladı. Kirliliğe neden olan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri gerekli tedbirler alınıncaya kadar durduruldu. Ancak ihlalin tamamen önlenip önlenmediği, dereye, toprağa, yeraltı sularına ve tarım alanlarına ne karıştığı, bölgenin hangi takvimle ıslah edileceği kamuoyuna açıklanmadı. AYNI İHLAL ÜÇÜNCÜ KEZ TESPİT EDİLDİ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekipleri, Alagöz Madencilik’e ait maden sahasında yaptığı incelemede atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğini belirledi. Bakanlık, işletmeye daha önce de aynı ihlal nedeniyle iki kez para cezası uygulandığını açıkladı. Üçüncü tespitte yaptırım 3 kat artırımlı kesildi ve şirkete 2 milyon 517 bin TL idari para cezası uygulandı. Bu tablo, Çatalağaç Deresi’ndeki sorunun tek seferlik bir çevre ihlali olmadığını gösteriyor. Aynı ihlalin üçüncü kez tespit edilmesi, önceki cezaların kirliliği önlemeye yetip yetmediği sorusunu büyütüyor. CEZA KESİLDİ AMA İHLAL TAMAMEN ÖNLENDİ Mİ? Bakanlık, kirliliğe neden olan yeraltı galerisinin gerekli tedbirler alınıncaya kadar kapatıldığını duyurdu. Resmi açıklamada, yeraltı galerisinden kaynaklanan taban suyunun kontrol altına alınması, çökeltim sağlanarak deşarj edilmesi ve bu amaçla havuz yapılması gerektiği belirtildi. Bu düzenleme yapılıncaya kadar taban suyu deşarjı yapılan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri durduruldu. Ancak açıklamalarda dereye ulaşan kirletici akışın tamamen kesildiği, dere yatağındaki kirliliğin temizlendiği, yeraltı suyu riskinin ortadan kaldırıldığı, tarım alanları için analiz yapıldığı veya ıslah takviminin başlatıldığı yönünde açık bir bilgi yer almadı. Bu nedenle dosyada asıl soru cezanın kesilip kesilmediği değil; ihlalin tamamen önlenip önlenmediği, kirletici kaynağın kalıcı biçimde durdurulup durdurulmadığı ve Çatalağaç Deresi’nde geçmiş kirliliğin etkisinin giderilip giderilmediğidir. MADENİN TAMAMI DEĞİL, YERALTI GALERİSİ DURDURULDU Resmi açıklama, sahadaki tüm faaliyetin durdurulduğunu değil, taban suyu deşarjı yapılan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetlerinin durdurulduğunu gösteriyor. Bu ayrım, çevresel riskin devam edip etmediği açısından kritik önem taşıyor. Kısmi kapatma kararı, kirletici akışın kontrol altına alınması için atılmış bir idari adımdır. Ancak bu karar, geçmişte dereye ulaşan atık suyun dere yatağında, sedimentte, çevre toprağında veya yeraltı suyunda bıraktığı etkiyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. DEREYE, TOPRAĞA VE YERALTI SUYUNA NE KARIŞTI? Bakanlık açıklamasında, Alagöz Madencilik’e ait madenden çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiği bilgisi yer aldı. Ancak kamuoyuna açık açıklamalarda su, çamur, sediment, toprak veya yeraltı suyu numunelerinde hangi maddelerin tespit edildiğine ilişkin analiz sonucu paylaşılmadı. Bu nedenle “toprağa şu madde karıştı”, “yeraltı suyu şu ağır metalle kirlendi” veya “tarım alanları şu maddeyle etkilendi” şeklinde kesin hüküm kurulamaz. Fakat işletmenin bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüttüğü resmi açıklamada yer aldığı için bölgede ağır metal, asidik maden drenajı, sediment ve yeraltı suyu analizlerinin açıklanması çevre güvenliği açısından zorunlu hale geliyor. ANALİZİ AÇIKLANMASI GEREKEN BAŞLIKLAR Çatalağaç Deresi’nde çevresel riskin bittiğinin söylenebilmesi için yalnızca ceza kararı yeterli değildir. Kamuoyuna en az şu analiz başlıklarının açıklanması gerekir: Analiz alanı Açıklanması gereken değerler Dere suyu pH, iletkenlik, askıda katı madde, sülfat, ağır metal değerleri Dere çamuru ve sediment Bakır, kurşun, çinko, kadmiyum, arsenik, demir, mangan birikimi Tarım toprağı Ağır metal düzeyi, ürün güvenliği, sulama etkisi Yeraltı suyu İzleme kuyusu sonuçları, kirletici taşınımı, içme-kullanma suyu riski Ekosistem Dere canlılığı, bitki örtüsü, biyolojik çeşitlilik etkisi MADEN DRENAJI NEDEN RİSKLİ? Maden sahalarında suyun sülfürlü minerallerle temas etmesi, asidik maden drenajı riskini doğurabilir. Bilimsel kaynaklar, maden drenajının su ile sülfür içeren kayaçlar arasındaki kimyasal reaksiyonla oluşabildiğini; asidik akışın bakır ve kurşun gibi ağır metalleri yeraltı veya yüzey sularına taşıyabildiğini ortaya koyuyor. Asidik maden drenajı, ağır metallerce zengin ve yüksek asitli suyun oluşumu ile hareketi anlamına gelir. Bu tür akışlar yüzey suyu, yeraltı suyu, toprak ve ekosistem açısından risk oluşturabilir. Bu bilimsel çerçeve, Çatalağaç Deresi’nde hangi kirleticinin kesin olarak bulunduğunu göstermez. Ancak bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürütülen bir sahada su, sediment, toprak ve yeraltı suyu analizlerinin neden zorunlu olduğunu açık biçimde ortaya koyar. PARA CEZASI DEREYİ TEMİZLEMEZ 2 milyon 517 bin TL’lik idari para cezası, ihlale verilen yaptırımdır. Ancak para cezası dere yatağındaki çamuru, sedimentte biriken olası ağır metalleri, toprağa taşınmış kirleticileri veya yeraltı suyuna ulaşmış riski kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için yapılan harcamaların kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanacağı düzenlenir. Bu ilke, kamuoyunda “kirleten öder” ilkesi olarak bilinir. Bu nedenle Alagöz Madencilik’e kesilen ceza, dosyanın kapanması anlamına gelmez. Kirlenmenin kaynağının durdurulması, kirli suyun arıtılması, dere yatağının temizlenmesi, toprak ve su analizlerinin düzenli yapılması, sonuçların kamuoyuna açıklanması ve ekolojik zararın giderilmesi gerekir. BU BÖLGE NE KADAR SÜREDE ISLAH EDİLİR? Çatalağaç Deresi ve çevresindeki alanların ne kadar sürede ıslah edileceği, açıklanmayan analiz sonuçlarına bağlıdır. Kirlenme yalnızca yüzey suyuyla sınırlı kaldıysa iyileşme daha kısa sürede izlenebilir. Ancak kirleticiler dere çamuruna, sediment tabakasına, tarım toprağına veya yeraltı suyuna karıştıysa süreç aylar değil, yıllar alabilir. Etkilenen alan Olası süre Gereken işlem Yüzey suyu Günler-haftalar Deşarjın kesilmesi, arıtma, düzenli su analizi Dere yatağı ve sediment Aylar-yıllar Çamur ve sediment analizi, kontrollü temizlik, güvenli bertaraf Tarım toprağı Yıllar Ağır metal analizi, ürün güvenliği testi, toprak iyileştirme Yeraltı suyu Yıllar-on yıllar İzleme kuyuları, hidrojeolojik takip, uzun süreli arıtma Dere ekosistemi Yıllar Canlı yaşamı, bitki örtüsü ve biyoçeşitlilik izlemesi Islah süresi; kirletici yüküne, atık suyun içeriğine, dere debisine, sediment birikimine, toprağın etkilenme düzeyine, yeraltı suyu hareketine ve uygulanacak arıtma-temizlik yöntemine göre değişir. Bu nedenle bölgede çevresel riskin bittiği ancak resmi analizler, izleme raporları ve ıslah planı açıklandıktan sonra söylenebilir. ÇED OLUMLU KARARI SONRASI DENETİM SORUSU Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan maden ocakları ve maden atık depolama tesisi kapasite artışı projesi için ÇED sürecini yürüttü. İl Müdürlüğü, proje için nihai ÇED raporunun görüşe açıldığını duyurdu; daha sonra proje için “ÇED Olumlu” kararı verildiğini ilan etti. Aynı il müdürlüğünün denetim ekipleri, Doğankent Çatalağaç’ta Alagöz Madencilik’e ait sahadan atık suyun dereye deşarj edildiğini belirledi. Bu nedenle ÇED süreciyle birlikte yanıt bekleyen soru büyüyor: Çevre güvenliği ve denetim vurgusu yapılırken aynı ihlal üçüncü kez nasıl yaşandı? GİRESUN’UN MADEN HAFIZASINDA ŞEBİNKARAHİSAR VAR Giresun’da madencilik kaynaklı çevre riski daha önce Şebinkarahisar’da yaşanan atık barajı çökmesiyle gündeme gelmişti. TEMA Vakfı, Şebinkarahisar’daki maden atık barajı çökmesiyle oluşan kirliliğe ilişkin çalışmasını kamuoyuyla paylaştı. Vakıf, Şebinkarahisar örneği üzerinden maden atıklarının uzun vadeli etkilerine dikkat çekti. Bu örnek, Çatalağaç Deresi dosyası açısından kritik bir gerçeği hatırlatıyor: Madencilik kaynaklı kirlilikte ceza ve kapatma kararı tek başına yeterli değildir. Çevresel etkinin gerçek boyutu ancak uzun süreli numune takibi, şeffaf analiz süreci ve kamuoyuna açık ıslah programıyla ortaya çıkar. CEZA VAR, ANALİZ YOK; KAPATMA VAR, ISLAH TAKVİMİ YOK Bakanlık ceza kararını ve kısmi kapatmayı açıkladı. Ancak kamuoyuna açıklanan bilgilerde kirliliğin tamamen giderildiği, dere yatağının temizlendiği, tarım alanlarının güvenli olduğu, yeraltı suyunda risk kalmadığı veya bağımsız izleme süreci başlatıldığı yönünde bilgi bulunmuyor. Bu nedenle Çatalağaç Deresi dosyasında en kritik başlık, cezanın miktarı değil; kirliliğin kaynağı, yayılımı, etkisi, temizliği ve sorumluluğudur. YANIT BEKLEYEN SORULAR Çatalağaç Deresi dosyasında kamuoyunun yanıt beklediği sorular şunlardır: Ceza kesildikten sonra atık su deşarjı tamamen durduruldu mu? Kapatılan yeraltı galerisi dışında sahadaki üretim devam ediyor mu? Taban suyunu kontrol altına alacak havuz tamamlandı mı? Çatalağaç Deresi’nden su, çamur ve sediment numunesi alındı mı? Yeraltı suyu için izleme kuyusu açıldı mı? Tarım alanlarından toprak numunesi alındı mı? Bakır, kurşun, çinko, kadmiyum, arsenik ve sülfat değerleri kaç çıktı? Kirleticiler içme-kullanma suyu kaynaklarına veya tarım alanlarına ulaştı mı? Kirlenen dere yatağı için temizlik ve rehabilitasyon programı başlatıldı mı? Islah süreci için takvim, sorumlu kurum ve şirket yükümlülüğü belirlendi mi? ÇED olumlu kararı verilen kapasite artışı dosyası, üçüncü ihlal sonrası yeniden değerlendirilecek mi? GİRESUN’DA MADEN DOSYASI ARTIK DENETİM VE ONARIM DOSYASIDIR Alagöz Madencilik’e kesilen 2 milyon 517 bin TL ceza, Çatalağaç Deresi’nde yaşanan çevre kirliliğinin yalnızca idari yaptırım boyutunu gösteriyor. Asıl mesele, aynı ihlalin üçüncü kez yaşanması ve önceki cezaların kirliliği önlemeye yetmemesidir. Bölgede çevresel riskin bittiğinin söylenebilmesi için yalnızca ceza kararı yeterli değildir. Su, sediment, toprak ve yeraltı suyu analizleri, temizlik planı, ıslah takvimi, bağımsız denetim sonuçları ve şirketin üstlendiği çevresel sorumluluk kamuoyuna açıklanmalıdır. Çatalağaç Deresi için yanıt bekleyen soru artık yalnızca “ceza kesildi mi?” değildir. Asıl sorular şunlardır: İhlal tamamen önlendi mi, dereye ve toprağa ne karıştı, yeraltı suları etkilendi mi, tarım alanları güvenli mi, bu bölge kim tarafından ve hangi takvimle ıslah edilecek? KAYNAKÇA Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı: Giresun’da çevreyi kirleten madene kısmi kapatma ve 3 katı para cezası. ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü: Giresun’da çevreyi kirleten madene kısmi kapatma ve 3 katı para cezası. Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü: Alagöz Maden kapasite artışı ve ÇED süreci duyuruları. 2872 Sayılı Çevre Kanunu: Kirletenin çevresel zararın giderilmesine ilişkin sorumluluğu. USGS: Mine drainage ve asidik maden drenajı açıklamaları. EPA: Abandoned mine drainage ve ağır metal kirliliği açıklamaları. TEMA Vakfı: Şebinkarahisar maden atık barajı çökmesi ve uzun vadeli kirlilik değerlendirmesi.

BULANCAK’TA 103 HAFIZ İCAZET ALDI Haber

BULANCAK’TA 103 HAFIZ İCAZET ALDI

BULANCAK’TA 103 HAFIZ İCAZET ALDI Bulancak İlçe Müftülüğüne bağlı Kur’an kurslarında hafızlık eğitimlerini tamamlayan 103 öğrenci, düzenlenen merasimle icazet aldı. Nuri Genç Erkek Yatılı Kur’an Kursu ile Hiranur Kız Yatılı Kur’an Kursu öğrencileri için gerçekleştirilen program, Bulancak’ta geniş katılımla yapıldı. Hafızlık merasimi, yalnızca öğrencilerin eğitim sürecini tamamladığı bir tören olmadı; aynı zamanda ilçede din eğitimi alanında yürütülen çalışmanın ulaştığı seviyeyi de ortaya koydu. Törene dinî ve mülkî idare temsilcileri, il ve ilçe müftülüğü yöneticileri, öğreticiler, aileler ve vatandaşlar katıldı. Program boyunca yapılan konuşmalarda, hafızlığın anlamı, öğrencilerin üstlendiği sorumluluk ve Kur’an eğitiminin toplumsal etkisi öne çıktı. 103 ÖĞRENCİ HAFIZLIK İCAZETİ ALDI Bulancak İlçe Müftülüğüne bağlı iki önemli eğitim kurumu olan Nuri Genç Erkek Yatılı Kur’an Kursu ile Hiranur Kız Yatılı Kur’an Kursu’nda hafızlıklarını tamamlayan 103 öğrenci, düzenlenen merasimle icazet belgesine kavuştu. Tören, öğrencilerin uzun ve yoğun bir eğitim sürecinin ardından ulaştıkları önemli başarıyı kayıt altına aldı. Bulancak’ta gerçekleştirilen bu büyük merasim, hem öğrenci sayısı hem de katılımcı profili bakımından dikkat çekti. Hafızlık eğitimini tamamlayan öğrenciler, aileleri ve hocalarıyla birlikte törende yer alırken, program il genelinden yoğun ilgi gördü. İLÇE MÜFTÜSÜ ERİŞTİ: HAFIZLIK SABIR VE SEBAT İSTER Programın açış konuşmasını Bulancak İlçe Müftüsü Cevat Erişti yaptı. Erişti, hafızlığın emek, sabır ve kararlılık isteyen özel bir eğitim süreci olduğunu vurguladı. Hafızlığın yalnızca Kur’an-ı Kerim’i ezberlemekten ibaret olmadığını belirten Erişti, asıl sorumluluğun bu emaneti hayat boyunca korumak ve yaşatmak olduğunu söyledi. Cevat Erişti, hafız öğrencilerin gelecekte topluma yön verecek bir sorumluluk taşıdığını ifade ederek, bu gençlerin Kur’an’ın hayat veren ilkelerini çevrelerine aktarması gerektiğini dile getirdi. Hafızlığın muhafazasının, hafızlığı tamamlamaktan daha güçlü bir irade gerektirdiğini vurgulayan Erişti, öğrencilerin örnek şahsiyetler olarak yetişmesinin önemine dikkat çekti. İL MÜFTÜSÜ KILIÇBAY: HAFIZLAR ÜÇ NURLA AYDINLANDI Programda kürsüye çıkan Giresun İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay da Kur’an-ı Kerim’in insan hayatını aydınlatan ilahi bir nur olduğunu söyledi. Kılıçbay, Müslümanın sahip olduğu üç temel nurdan söz ederek, bunların iman nuru, Kur’an nuru ve Hz. Muhammed’in rehberlik nuru olduğunu ifade etti. Selçuk Kılıçbay, kalpteki iman nurunun Allah’ın ayetleriyle ve Peygamber ahlakıyla güçlendiğini belirtti. Kur’an nurunun hem dünyayı hem ahireti aydınlattığını, Peygamber nurunun ise hayatın her safhasında istikamet verdiğini söyleyen Kılıçbay, hafız öğrencilerin bu üç nurla yetiştiğini vurguladı. İl Müftüsü Kılıçbay, Bulancak’ta hafızlık hizmetine önemli katkılar sunan Nuri Genç Hoca’yı da anarak, onun bıraktığı hizmet bayrağının daha ileriye taşınması temennisinde bulundu. Hafız öğrenciler için başarı duasında bulunan Kılıçbay, Giresun ve Bulancak’ta hafızlık geleneğinin güçlü biçimde sürdüğünü ortaya koydu. KAYMAKAM TUNCER: HAFIZLIK TOPLUMUN MANEVİ İKLİMİNİ GÜÇLENDİRİYOR Bulancak Kaymakamı Ömer Faruk Tuncer de törende yaptığı konuşmada, hafız öğrencilerin sevincini paylaştıklarını söyledi. Tuncer, hafızlığın sabrın, emeğin, disiplinin ve manevi bağlılığın bir sonucu olduğunu vurguladı. Ömer Faruk Tuncer, hafızlığa yönelen öğrencilerin yalnızca kendi hayatlarını değil, ailelerini ve toplumun manevi iklimini de zenginleştirdiğini ifade etti. Hafızlığın, öğrencilerin gayreti, öğreticilerin emeği ve ailelerin duasıyla yükseldiğini belirten Kaymakam Tuncer, bu unvanın aynı zamanda önemli bir sorumluluk taşıdığını söyledi. Tuncer, öğrencilerin bundan sonraki süreçte Kur’an’ın anlamını hayatlarına taşımalarının, onun ahlakıyla yaşamalarının ve çevrelerine örnek bireyler olarak yol göstermelerinin beklendiğini dile getirdi. DİYANET’TEN HAFIZLIK EĞİTİMİNE GÜÇLÜ MESAJ Merasimde konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı Hafızlık Eğitimi Daire Başkanı İbrahim Yılmaz, Türkiye’nin her bölgesinde hafızlık eğitiminin kesintisiz devam ettiğini söyledi. Yılmaz, Kur’an-ı Kerim’in korunmuşluğunun insan eliyle, hafızlar vasıtasıyla sürdürüldüğünü belirterek hafızlığın İslam geleneği içindeki yerine dikkat çekti. İbrahim Yılmaz, hafızların Kur’an lafzını ezberleyerek ilahi kelamı hafızalarında koruma altına aldığını, bununla da çok özel bir vazifeyi üstlendiklerini ifade etti. Hafızlığın sadece lafzı taşımakla sınırlı olmadığını vurgulayan Yılmaz, ayetlerin anlamını öğrenmenin, onu hayata tatbik etmenin ve Kur’an ahlakıyla yaşamanın da hafızlık kimliğinin asli unsuru olduğunu söyledi. Törende yapılan bu konuşma, Diyanet’in hafızlık eğitimini yalnızca ezbere dayalı bir süreç olarak değil, anlam, ahlak ve hikmet boyutuyla ele aldığını da gösterdi. DUA VE HEDİYE TAKDİMİYLE SONA ERDİ Bulancak’taki hafızlık merasimi, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Üyesi Hamza Gökçe’nin yaptığı duayla tamamlandı. Duanın ardından hafızlık eğitimini başarıyla bitiren öğrencilere hediyeleri takdim edildi. Tören, öğrenciler, aileler ve davetliler açısından duygusal anlara sahne oldu. Programın sonunda protokol üyeleri ve katılımcılar, hafız öğrencileri tek tek tebrik etti. Ailelerin gururu ve öğrencilerin heyecanı, merasimin en dikkat çekici yönlerinden biri oldu. YOĞUN KATILIM DİKKAT ÇEKTİ Merasime İl Müftü Yardımcıları Adem Orhan ile Sibel Gül Ülker, emekli İl Müftüleri Necati Akkuş ve Muhittin Oral, ilçe müftüleri, il ve ilçe protokolü, vaizler, Kur’an kursu öğreticileri, din görevlileri, öğrenciler, aileleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Bu yoğun katılım, Bulancak’ta hafızlık eğitimine verilen önemi bir kez daha ortaya koydu. BULANCAK’TA MANEVİ GURUR GÜNÜ Bulancak’ta düzenlenen merasim, 103 öğrencinin hafızlık icazeti almasıyla ilçede önemli bir manevi tablo ortaya çıkardı. Program, din eğitimi alanında yürütülen çalışmaların somut sonucunu yansıtırken, hafızlık geleneğinin yeni nesiller üzerinden güçlenerek sürdüğünü gösterdi. Nuri Genç Erkek Yatılı Kur’an Kursu ile Hiranur Kız Yatılı Kur’an Kursu’ndan mezun olan öğrenciler, aldıkları icazetle hem ailelerine hem de Bulancak’a gurur yaşattı.

DOĞA GÖZ GÖRE GÖRE TALAN EDİLİYOR, MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ Haber

DOĞA GÖZ GÖRE GÖRE TALAN EDİLİYOR, MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ

DOĞA GÖZ GÖRE GÖRE TALAN EDİLİYOR, MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Giresun’un birçok ilçesinde art arda verilen madencilik izinlerine sert tepki gösterdi. Taşgöz, kentte madencilik baskısının büyüdüğünü söyledi, milletvekillerini sessizlikle suçladı. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Giresun’da son dönemde genişleyen madencilik faaliyetlerine karşı sert bir açıklama yaptı. Taşgöz, kent genelinde verilen izinlerin doğal yapıyı, tarım alanlarını ve meraları tehdit ettiğini belirterek sürecin artık “vahşi madencilik” boyutuna ulaştığını savundu. Taşgöz, Giresun’da yalnızca belli birkaç bölgenin değil, çok daha geniş bir coğrafyanın madencilik baskısıyla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Piraziz’den Doğankent’e uzanan hatta ciddi bir baskı oluştuğunu söyleyen Taşgöz, Tirebolu, Doğankent ve Dereli’de başlayan faaliyetlerin Giresun merkez, Görele, Şebinkarahisar, Bulancak ve Piraziz hattına doğru yayıldığını ifade etti. “TARIM ARAZİLERİ VE MERALAR TEHDİT ALTINDA” Giresun’un doğal dokusunun geri dönüşü zor bir tahribat riskiyle karşı karşıya kaldığını belirten Taşgöz, tarım arazileri, meralar ve doğal kaynakların ciddi tehdit altında bulunduğunu söyledi. Taşgöz, bu alanların Giresunluların elinden alınarak özel şirketlere devredildiğini ileri sürdü. Taşgöz, madencilik projelerinin kısa vadeli ekonomik gerekçelerle savunulduğunu ancak uzun vadede bölgeye büyük zarar vereceğini savundu. “Bu süreç Giresun için bir felaket tablosudur” diyen Taşgöz, doğa, üretim ve kırsal yaşamın aynı anda baskı altına girdiğini söyledi. “MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ KALIYOR” Açıklamasında Giresun milletvekillerini de hedef alan Taşgöz, kentte yaşanan gelişmeler karşısında siyasi temsilcilerin sessiz kaldığını öne sürdü. Milletvekillerinin kentin hakkını savunmak yerine suskun kaldığını söyleyen Taşgöz, bu tavrın kabul edilemez olduğunu ifade etti. Taşgöz, “görmedim, duymadım, bilmiyorum” anlayışıyla hareket edildiğini savunarak, milletvekillerinin Giresun’un yaşadığı çevresel tehdit karşısında etkili bir duruş sergilemediğini dile getirdi. Bu sessizliğin kamu vicdanında ciddi bir rahatsızlık yarattığını belirtti. “BU MESELE SİYASET ÜSTÜDÜR” Giresun’un doğal zenginliklerinin korunmasının yalnızca bir siyasi tartışma başlığı olmadığını vurgulayan Taşgöz, bunun kentin geleceğini ilgilendiren temel bir mesele olduğunu söyledi. Doğanın, su kaynaklarının, meraların ve tarım alanlarının korunmasının herkes için ortak sorumluluk olduğunu ifade etti. Taşgöz, tüm yetkililere sürece karşı daha duyarlı davranma çağrısı yaptı. Giresun’un geleceğinin kısa vadeli ekonomik hesaplara feda edilmemesi gerektiğini söyleyen Taşgöz, kamuoyunun da bu süreçte daha bilinçli ve takipçi olması gerektiğini belirtti.

BAŞKAN KÖSE: ÇANAKKALE, MİLLETİN BİRLİK RUHUNUN EN BÜYÜK DESTANIDIR Haber

BAŞKAN KÖSE: ÇANAKKALE, MİLLETİN BİRLİK RUHUNUN EN BÜYÜK DESTANIDIR

BAŞKAN KÖSE: ÇANAKKALE, MİLLETİN BİRLİK RUHUNUN EN BÜYÜK DESTANIDIR Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Çanakkale’nin Türk milletinin bağımsızlık iradesini ve vatan sevgisini bütün dünyaya gösteren tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Köse, mesajında Çanakkale Zaferi’nin, milletin birlik ve beraberlik içinde neleri başarabileceğinin en güçlü örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Başkan Köse, 18 Mart’ın yalnızca bir askeri zafer değil, aynı zamanda milletin bağımsızlık kararlılığının ve vatan uğruna ortaya koyduğu fedakârlığın simgesi olduğunu belirtti. Çanakkale’de yazılan destanın, Türk milletinin tarih sahnesindeki en büyük onur vesikalarından biri olduğunu kaydeden Köse, aziz şehitlerin bıraktığı emanetin korunmasının ortak sorumluluk olduğunu dile getirdi. Mesajında şehitlerin fedakârlığına dikkat çeken Köse, bugün hür ve bağımsız bir ülkede yaşanmasının, vatan uğruna can veren kahramanların mücadelesi sayesinde mümkün olduğunu vurguladı. Birlik ve beraberliğin korunmasının, şehitlerin hatırasına sahip çıkmanın en temel şartı olduğunu ifade etti. Köse, Giresunlu kahramanların da milli mücadele ruhunun en güçlü temsilcileri arasında yer aldığını belirterek, kentin tarih boyunca vatan savunmasında önemli bir sorumluluk üstlendiğini söyledi. Giresun’un, verdiği mücadele ve yetiştirdiği kahramanlarla hafızalarda özel bir yere sahip olduğunu kaydeden Köse, Giresunlu gönüllü alayların cephelerde gösterdiği direnişin tarihe geçen bir fedakârlık örneği olduğunu ifade etti. Başkan Fuat Köse, mesajının sonunda başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Çanakkale’de destan yazan tüm kahramanları ve aziz şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla andığını belirtti.

BAŞKAN SIBIÇ: ÇANAKKALE, MİLLETİN DİRİLİŞ RUHUDUR Haber

BAŞKAN SIBIÇ: ÇANAKKALE, MİLLETİN DİRİLİŞ RUHUDUR

BAŞKAN SIBIÇ: ÇANAKKALE, MİLLETİN DİRİLİŞ RUHUDUR Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nün 111. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Çanakkale’nin Türk milletinin birlik, inanç ve bağımsızlık iradesinin en güçlü simgelerinden biri olduğunu vurguladı. Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Sıbıç, Çanakkale Zaferi’nin yalnızca askeri bir başarı değil, milletin vatan sevgisi ve bağımsızlık kararlılığının tarihi bir ifadesi olduğunu belirtti. Mesajında Çanakkale’de yazılan destanın, imkânsızlıklar içinde gösterilen azim, inanç ve fedakârlığın eseri olduğunu kaydeden Sıbıç, bu büyük zaferin tarihin akışını değiştirdiğini söyledi. Çanakkale’nin, milletin birlik ve beraberlik ruhunu en güçlü biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Sıbıç, zaferin aynı zamanda ortak hafızanın en önemli dönüm noktalarından biri olduğuna dikkat çekti. Başkan Sıbıç, vatan uğruna canını feda eden şehitlerin, bağımsız bir ülke bırakmanın onurunu yaşadığını vurgulayarak, bu topraklara sahip çıkmanın herkes için ortak sorumluluk olduğunu dile getirdi. Mesajında başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanları rahmet ve minnetle andığını belirten Sıbıç, 18 Mart’ın sadece bir zaferin yıl dönümü olmadığını, aynı zamanda milletin diriliş ruhunun, kararlılığının ve vatan sevgisinin simgesi olduğunu ifade etti. Sıbıç, açıklamasının sonunda tüm şehitleri rahmetle, gazileri ise minnetle andığını belirterek, Çanakkale ruhunun gelecek kuşaklara taşınmasının önemine işaret etti.

ATATÜRK ANITI’NDA 14 MART MESAJI: “HEKİMLİK VİCDAN VE SORUMLULUK İŞİDİR” Haber

ATATÜRK ANITI’NDA 14 MART MESAJI: “HEKİMLİK VİCDAN VE SORUMLULUK İŞİDİR”

ATATÜRK ANITI’NDA 14 MART MESAJI: “HEKİMLİK VİCDAN VE SORUMLULUK İŞİDİR” 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı ile Giresun Tabipler Odası tarafından düzenlenen çelenk sunma töreninde, sağlık emekçilerinin fedakârlığı ve hekimlik mesleğinin taşıdığı toplumsal sorumluluk bir kez daha vurgulandı. Törene katılan CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, hekimliğin yalnızca bir meslek değil, insan hayatına doğrudan dokunan büyük bir vicdan görevi olduğunu söyledi. Giresun’da 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında Atatürk Anıtı önünde düzenlenen çelenk sunma töreni, sağlık alanının taşıdığı tarihsel yükü ve bugünkü sorunlarını aynı zeminde buluşturdu. Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı ile Giresun Tabipler Odası’nın birlikte organize ettiği programda, hekimlik mesleğinin yalnızca teknik bilgiyle değil, sabır, özveri ve ağır sorumlulukla yürütülen bir kamu görevi olduğu mesajı öne çıktı. Törene katılan CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, 14 Mart’ın sadece bir kutlama günü olarak değil, sağlık sisteminin yükünü omuzlayan hekimler ile tüm sağlık çalışanlarının emeğini görünür kılan önemli bir tarih olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Şenyürek, yaptığı açıklamada hekimliğin insan hayatına dokunan, vicdanla taşınan ve her koşulda toplumsal faydayı önceleyen bir meslek olduğunu vurguladı. Şenyürek açıklamasında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz” sözünü hatırlatarak, bu ifadenin yalnızca tarihi bir cümle değil, hekimlere duyulan güvenin ve Cumhuriyet’in sağlık anlayışının güçlü bir özeti olduğunu belirtti. Sağlık çalışanlarının zorlu çalışma koşullarına rağmen gece gündüz demeden görev yaptığını kaydeden Şenyürek, insan sağlığını her şeyin üzerinde tutan tüm emekçilerin 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı. Giresun’daki tören, son günlerde kentte farklı kurumlar tarafından yürütülen 14 Mart temasının da devamı niteliğinde oldu. Kent genelinde okulların, kamu kurumlarının ve çeşitli sivil yapılarının sağlık çalışanlarına yönelik ziyaretleri dikkat çekerken, Atatürk Anıtı’ndaki çelenk programı ise günün daha kurumsal ve simgesel yönünü öne çıkardı. Böylece 14 Mart, yalnızca tebrik mesajlarının verildiği bir gün değil; sağlık hizmetinin değeri, hekimlerin yaşadığı zorluklar ve toplumun sağlık emekçilerine duyduğu ihtiyaç üzerinden yeniden düşünülmesi gereken bir tarih olarak öne çıktı. Törende verilen mesajlar, özellikle sağlık hizmetinin yalnızca hastane duvarları içinde yürüyen bir faaliyet olmadığını; doğrudan toplumun yaşam kalitesi, sosyal güvenliği ve kamusal huzuruyla bağlantılı olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının taşıdığı yükün her geçen gün arttığı bir dönemde, 14 Mart’ın anlamı da kutlamanın ötesine geçerek saygı, farkındalık ve sahiplenme çağrısına dönüştü. Giresun’daki çelenk sunma töreniyle birlikte, 14 Mart Tıp Bayramı’nın kentte yalnızca sembolik bir gün olarak değil, sağlık emekçilerinin mücadelesine dikkat çeken güçlü bir toplumsal hatırlatma olarak karşılık bulduğu görüldü.

GÖRELE'DE  İKİ MECLİS ÜYESİ CHP’DEN İSTİFA ETTİ Haber

GÖRELE'DE İKİ MECLİS ÜYESİ CHP’DEN İSTİFA ETTİ

GÖRELE’DE SİYASİ HAREKETLİLİK: TUTUKLAMA SÜRECİ SONRASI İKİ MECLİS ÜYESİ CHP’DEN İSTİFA ETTİ Hasbi Dede’nin yürütülen adli soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından Görele’de siyasi dengeleri etkileyebilecek önemli bir gelişme yaşandı. Cumhuriyet Halk Partisi listesinden belediye meclisine seçilen iki isim, yaptıkları yazılı açıklamalarla partilerinden istifa ettiklerini kamuoyuna duyurdu. Görele Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Gürel ile Meclis Üyesi ve Bağımsız Belediye Başkan Vekili Adayı Av. Fırat İmat, istifa metinlerinde ortak bir çerçeve ortaya koyarak kararlarının “vicdani ve ahlaki sorumluluk” kapsamında alındığını belirtti. Her iki isim de, devam eden adli sürecin toplum vicdanında rahatsızlık oluşturduğunu, İçişleri Bakanlığı’nın görevden uzaklaştırma kararına rağmen mensubu oldukları parti tarafından kamu vicdanını rahatlatacak açık ve net bir siyasi duruş sergilenmediğini düşündüklerini ifade etti. Açıklamalarda, siyasi sorumluluğun yalnızca hukuki sürecin sonucunu beklemekle sınırlı olmadığı, aynı zamanda kamu vicdanını gözetme yükümlülüğünü de içerdiği vurgulandı. Gürel ve İmat, Görele halkının onuru, aile yapısı ve gençlerin güvenliğinin her türlü siyasi bağlılığın üzerinde olduğunu belirterek CHP üyeliğinden istifa ettiklerini, ancak belediye meclisindeki görevlerini bağımsız olarak sürdüreceklerini açıkladı. İki meclis üyesinin bağımsız statüye geçmesi, belediye meclisindeki çoğunluk aritmetiğini ve olası oylamalardaki blok dengelerini doğrudan etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde alınacak kararların hangi dağılımla şekilleneceği ve yerel siyasette oluşabilecek yeni ittifak zeminleri, Görele’de siyasi sürecin yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında görülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.