Hava Durumu

#Siber Güvenlik

giresunsonhaber - Siber Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siber Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Her 6 girişimden biri e-satışta... Girişimlerin yüzde 57,7’si sosyal medyada Haber

Her 6 girişimden biri e-satışta... Girişimlerin yüzde 57,7’si sosyal medyada

TÜİK’in Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre, girişimlerin yüzde 92,7’si internete sabit hat bağlantısıyla erişiyor. Sosyal medya kullanan girişimlerin oranı yüzde 57,7’ye yükselirken, e-satış yapanların oranı yüzde 17,1 oldu. Girişimlerin yüzde 83’ü bilişim teknolojileri güvenliği için önlem alırken, yüzde 9,4’ü güvenlik ihlali yaşadı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarını açıkladı. Veriler, işletmelerin internet, sosyal medya, e-ticaret, bulut bilişim ve siber güvenlik kullanımındaki gelişimi ortaya koydu. SABİT İNTERNET KULLANIMI YÜZDE 92,7 En az 10 çalışanı bulunan girişimlerin yüzde 92,7’si 2026 yılında internete erişimde sabit hat internet bağlantısı kullandı. Sabit internet kullanan girişimlerin yüzde 47,1’inin en yüksek bağlantı hızı 100 Mbit/s’nin altında kalırken, yüzde 43,7’si 100-999 Mbit/s, yüzde 9,2’si ise 1 Gbit/s ve üzeri bağlantı hızına sahip oldu. Böylece 100 Mbit/s ve üzeri hız kullanan girişimlerin oranı yüzde 52,9 olarak kaydedildi. SOSYAL MEDYA KULLANIMI ARTTI Sosyal medya uygulamalarını kullanan girişimlerin oranı 2025’te yüzde 55,2 iken, 2026’da yüzde 57,7’ye yükseldi. Sosyal medya kullanımı işletmelerin büyüklüğüne göre önemli farklılık gösterdi. 10-49 çalışanı bulunan girişimlerde oran yüzde 55,0 olurken, 50-249 çalışanlı işletmelerde yüzde 68,4, 250 ve üzeri çalışanı bulunan girişimlerde ise yüzde 86,6 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyetlere göre sosyal medya kullanımının en yüksek olduğu alan yüzde 93,9 ile yayımcılık, radyo-TV ve içerik faaliyetleri oldu. Bu alanı yüzde 83,1 ile finans ve sigorta, yüzde 81,1 ile bilgisayarların ve iletişim araçlarının onarımı takip etti. HER 6 GİRİŞİMDEN BİRİ E-SATIŞ YAPTI İnternet veya Elektronik Veri Alışverişi (EDI) yoluyla satış yapan girişimlerin oranı yüzde 17,1 oldu. E-satış oranı 10-49 çalışanlı girişimlerde yüzde 16,4, 50-249 çalışanlı girişimlerde yüzde 18,3, 250 ve üzeri çalışanı bulunan girişimlerde ise yüzde 29,7 olarak ölçüldü. Ekonomik faaliyetler arasında e-satışın en yaygın olduğu sektör ise yüzde 43,3 ile konaklama ve yiyecek hizmetleri oldu. Bunu yüzde 25,4 ile yayımcılık, radyo-TV ve içerik faaliyetleri ve yüzde 23,7 ile toptan ve perakende ticaret izledi. BİLİŞİM UZMANI İSTİHDAMI YÜZDE 15,2 Bilişim sistemleri ve uygulamalarının kurulması, işletilmesi ve geliştirilmesi süreçlerinde görev alan bilgi ve iletişim teknolojileri uzmanı istihdam eden girişimlerin oranı yüzde 15,2’ye çıktı. Bu oran 2024’te yüzde 13,4 seviyesindeydi. 250 ve üzeri çalışanı bulunan girişimlerin yüzde 73,3’ü bilişim uzmanı istihdam ederken, bu oran 50-249 çalışanlı işletmelerde yüzde 29,8, 10-49 çalışanlı işletmelerde yüzde 10,8 oldu. Öte yandan girişimlerin yüzde 6,4’ü 2025 yılında bilişim uzmanı işe aldı veya işe almaya çalıştı. Bu girişimlerin yüzde 31,7’si işe alım sürecinde güçlük yaşadığını bildirdi. En önemli sorunlar arasında adayların yüksek ücret beklentisi yüzde 82,6 ile ilk sırada yer aldı. BULUT BİLİŞİM KULLANIMI YÜZDE 20,2 Ücretli bulut bilişim hizmeti kullanan girişimlerin oranı yüzde 20,2 oldu. Çalışan sayısı arttıkça bulut kullanımının da yükseldiği görüldü. 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerin yüzde 57,0’si ücretli bulut bilişim hizmeti kullanırken, bu oran 50-249 çalışanlı işletmelerde yüzde 33,3, 10-49 çalışanlı işletmelerde yüzde 16,7 olarak gerçekleşti. Bilişim teknolojileri sistemlerinde en az bir güvenlik önlemi alan girişimlerin oranı 2024’te yüzde 76,0 iken 2026’da yüzde 83,0’a yükseldi. Buna karşın girişimlerin yüzde 9,4’ü 2025 yılında en az bir bilişim teknolojileri güvenliği ihlali yaşadığını bildirdi. Güvenlik ihlallerinde ilk sırada, yüzde 6,4 ile dışarıdan gelen saldırılar nedeniyle bilişim teknolojileri hizmetlerine erişememe yer aldı. Bunu yüzde 5,6 ile kötü amaçlı yazılım veya yetkisiz erişim nedeniyle veri kaybı ya da bozulması ve yüzde 5,3 ile veri gizliliğinin ihlal edilmesi izledi. Araştırma sonuçları, Türkiye’de girişimlerin dijital teknolojileri kullanımının giderek yaygınlaştığını ortaya koyarken, işletmelerin özellikle yüksek hızlı internet, sosyal medya, e-satış, bulut bilişim ve siber güvenlik alanlarında dijital dönüşüm sürecini sürdürdüğünü gösterdi.

Son Sınıfların Yüzde 45’i Tercih Yapmadı!  Haber

Son Sınıfların Yüzde 45’i Tercih Yapmadı! 

2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçları, adayların üniversite ve bölüm tercihlerinde değişen önceliklerini bir kez daha ortaya koydu. 2026 YKS yerleştirme sonuçlarını değerlendiren Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, gençlerin üniversite tercihlerinde önemli bir zihniyet değişimi yaşandığını söyledi. Özgür Akoğlan, “2026 YKS yerleştirme sonuçları, adayların istihdam olanaklarını ve rasyonel tercih stratejilerini merkeze aldığı, devlet üniversitelerinde ise rekor doluluk oranlarının kaydedildiği güçlü bir tablo ortaya koymaktadır.” dedi. Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun grubundan oluştuğunu ifade eden Özgür Akoğlan, “Tercih hakkı kazanan son sınıf öğrencilerinin yüzde 45’ten fazlasının hedeflerini sonraki yıla erteleyerek tercih yapmaması dönemin en belirgin dinamiklerinden birini oluşturmuştur.” diye konuştu. Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarını değerlendirdi. Adaylar artık mezun olduklarında ne yapacaklarını da düşünüyor Sınava yaklaşık 2 milyon 255 bin adayın girdiğini hatırlatan Özgür Akoğlan, “2026 YKS yerleştirme sonuçları, adayların istihdam olanaklarını ve rasyonel tercih stratejilerini merkeze aldığı, devlet üniversitelerinde ise rekor doluluk oranlarının kaydedildiği güçlü bir tablo ortaya koymaktadır. Sınava katılan yaklaşık 2 milyon 255 bin adaydan 1 milyon 279 bin 439’u tercihte bulunmuş; açık ve uzaktan öğretim dahil olmak üzere toplam 730 bin 854 öğrenci yükseköğretim kurumlarına yerleşmiştir.” dedi. Tercih hakkı olduğu halde tercih yapmayan adaylar dikkat çekti Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun grubundan oluştuğunu ifade eden Özgür Akoğlan, şunları söyledi: “Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun gruptan oluşması ve tercih hakkı kazanan son sınıf öğrencilerinin yüzde 45’ten fazlasının hedeflerini sonraki yıla erteleyerek tercih yapmaması dönemin en belirgin dinamiklerinden birini oluşturmuştur. Adayların yüzde 40’ının ilk üç, yüzde 55’inin ise ilk beş tercihine yerleşmesi, hazırlanan listelerin oldukça stratejik ve isabetli olduğunu göstermektedir.” İki yıllık teknik eğitime olan ilgi arttı Devlet üniversitelerinin örgün programlarında doluluk oranının yüzde 99,52’ye ulaştığını belirten Akoğlan, “Üniversite ve program türlerine göre doluluk oranları değerlendirildiğinde, devlet üniversitelerine yönelik talebin zirveye ulaştığı görülmektedir. Devlet üniversitelerinin örgün programlarında doluluk oranı yüzde 99,52 olarak gerçekleşirken, devlet meslek yüksekokullarında açılan 481 bin kontenjandan yalnızca 37’sinin boş kalması iki yıllık teknik eğitime olan ilginin somut bir kanıtı olmuştur. Artan eğitim maliyetlerinin etkisiyle vakıf üniversitelerinde doluluk oranı yüzde 79,70 seviyesinde kalmış, ülke genelinde boş kalan yaklaşık 35 bin kontenjanın ağırlıklı bölümünü vakıf kurumlarının ücretli ve kısmi burslu programları oluşturmuştur.” diye konuştu. Tıp ve sağlık alanlarına ilgi sürüyor Başarı sırası barajı uygulanan Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği ve Eczacılık gibi geleneksel meslek alanlarının devlet üniversitelerindeki kontenjanlarının tamamen dolduğunu belirten Akoğlan, şöyle devam etti: “Bölüm bazındaki yönelimlerde başarı sırası barajı bulunan Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği ve Eczacılık gibi geleneksel kariyer alanları devlet üniversitelerindeki kontenjanlarının tamamını eksiksiz doldurmuştur. Mühendislik fakültelerinde doluluk yüzde 98’in üzerine çıkarken; Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji gibi temel bilimler ile temel eğitim ve öğretmenlik programları fire vermemiştir. Ön lisans düzeyinde ise İlaç Üretim Teknolojisi, Paramedik, Bilişim Güvenliği ve Mekatronik gibi doğrudan iş gücü piyasasına ve saha uygulamalarına yönelik branşlar en çok talep gören alanlar arasında yer almıştır.” Yapay zekâ programlarına ilgi yüksek 2026 YKS’nin en çarpıcı sonuçlarından birinin yapay zekâ ve dijital teknolojiler alanındaki programlarda görüldüğünü ifade eden Özgür Akoğlan, “Gençlerin tercihlerinde mesleki gelecek güvencesi ve dijital dönüşüm birincil karar mekanizması haline gelmiştir. Bu doğrultuda Yapay Zekâ Mühendisliği, Makine Öğrenmesi, Veri Mühendisliği, Robotik Sistemler, Yapay Zekâ Destekli Kodlama ve Yapay Zekâ Operatörlüğü programlarının tamamında yüzde yüz doluluk sağlanmıştır. Adaylar istihdam piyasasında karşılığı belirsiz kalan alanlardan uzaklaşarak doğrudan teknik uzmanlık, veri analitiği ve siber güvenlik odaklı disiplinlere yönelmiş; ilk kez öğrenci kabul eden İşletme ve Yapay Zekâ gibi hibrit programların üst sıralardan dolması da iş dünyası ile teknolojiyi birleştiren profillere olan ilginin somut bir yansıması olmuştur.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TBMM’YE AK PARTİ'DEN DEV TEKLİF... EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI 23 BİN 552 TL'YE YÜKSELİYOR Haber

TBMM’YE AK PARTİ'DEN DEV TEKLİF... EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI 23 BİN 552 TL'YE YÜKSELİYOR

AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan ve TBMM Başkanlığı’na sunulan kanun teklifiyle en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkarılması öngörülüyor. Teklifte aday sürücülükten PTT personeline, siber güvenlikten turizm ve sinema sektörüne kadar birçok alanda önemli düzenlemeler yer alıyor. ANKARA (İGFA) - AK Parti milletvekillerinin hazırladığı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunuldu. Çok sayıda kanunda değişiklik öngören teklifin en dikkat çeken maddesi, en düşük emekli aylığının artırılması oldu. Teklife göre, en düşük emekli aylığı Temmuz 2026 ödeme döneminden itibaren 23 bin 552 liraya yükseltilecek. Düzenlemenin yasalaşması halinde artış, temmuz ayı maaşlarına yansıtılacak. ADAY SÜRÜCÜLERE DAHA SIKI KURALLAR Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılacak değişiklikle ilk kez ehliyet alanlar ile ehliyeti iptal edilerek yeniden alanlar 2 yıl süreyle aday sürücü sayılacak. Bu süre içinde; 75 ceza puanını aşan, 0,20 promilin üzerinde alkollü araç kullanan, sürücü belgesinin geri alınmasını gerektiren ihlaller yapan, belirli trafik kurallarını üç kez ihlal edenlerin aday sürücü belgeleri iptal edilecek. Ehliyetini yeniden alabilmek için sürücü kursuna yeniden katılmaları, psikoteknik değerlendirme ve psikiyatri muayenesinden geçmeleri gerekecek. TURİZM VE İSTİHDAMA DESTEK Teklifte turizm sektörüne yönelik SGK prim desteği de yer aldı. Turizm işletme belgeli konaklama tesislerinde çalışan sigortalılar için Mayıs-Aralık 2026 dönemine ilişkin prim desteği İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanacak. İmalat sanayinde istihdamı korumaya yönelik teşviklerin süresi de 31 Aralık 2028'e kadar uzatılacak. SİNEMA SEKTÖRÜNE YENİ KAYNAK Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sinema desteklerinin güçlendirilmesi amacıyla yeni bir finansman modeli oluşturuluyor. İnternet platformları ile koşullu erişim sağlayan medya kuruluşları, yıllık net satışlarının yüzde 2'sini sinema desteklerinde kullanılmak üzere Bakanlık döner sermayesine aktaracak. PTT PERSONELİNE YENİ İSTİHDAM MODELİ Teklifle PTT'de çalışan personelin istihdam yapısında değişikliğe gidiliyor. İş Kanunu kapsamındakiler hariç personel, idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilecek. Mevcut personelin yeni sisteme geçişine ilişkin hükümler de teklif kapsamında düzenleniyor. Teklif, Siber Güvenlik Başkanlığı'nın görev alanını da genişletiyor. İnternet alan adlarına ilişkin politika belirleme yetkisi Başkanlığa verilirken, acil durumlarda erişim sağlayıcılara ve ilgili platformlara doğrudan tedbir uygulanmasına yönelik düzenlemeler getiriliyor. Bu arada TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan teklifin detaylarına göre ayrıca; üst kademe kamu yöneticisi olmayan bazı kadrolara atanmak için gereken hizmet süresi 5 yıldan 10 yıla çıkarılması, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın verdiği ruhsat, lisans ve çeşitli belgeler için alınacak ücretlerin döner sermaye hesabına yatırılması hüküm altına alınması ve elektrik piyasasında genel aydınlatma giderlerinin paylaşımına ilişkin uygulamanın süresi 2030 yılı sonuna kadar uzatılması da planlandı. TBMM komisyonlarında görüşülecek kanun teklifinin kabul edilmesi halinde çok sayıda düzenleme farklı tarihlerde yürürlüğe girmesi beklenirken, en düşük emekli aylığına ilişkin artışın Temmuz 2026 ödeme döneminden itibaren uygulanması bekleniyor.

GRÜ, YÖK’ÜN “GELECEĞİN MESLEKLERİ BULUŞMASI” Haber

GRÜ, YÖK’ÜN “GELECEĞİN MESLEKLERİ BULUŞMASI”

GRÜ, YÖK’ÜN “GELECEĞİN MESLEKLERİ BULUŞMASI” Giresun Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı koordinasyonunda Ankara’da düzenlenen “Geleceğin Meslekleri Buluşması” programına katıldı. YÖK Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda yükseköğretimin 2030 vizyonu, yapay zekâ destekli eğitim modelleri, dijital dönüşüm, bilim iletişimi ve yeni nesil meslek alanları ele alındı. YÜKSEKÖĞRETİMİN 2030 VİZYONU MASAYA YATIRILDI Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen “Geleceğin Meslekleri Buluşması” programı, 16 Haziran Salı günü Ankara’daki YÖK Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programda yükseköğretimin gelecek dönem yol haritası, üniversitelerin dijital dönüşüm sürecine uyumu, yapay zekâ destekli eğitim modelleri, bilim iletişimi faaliyetleri ve yeni nesil meslek alanlarına yönelik stratejik adımlar değerlendirildi. Yükseköğretimde 2030 vizyonunun merkezde olduğu toplantı, üniversitelerin yalnızca mevcut eğitim programlarını sürdürmesinin değil, aynı zamanda değişen iş gücü ihtiyaçlarına göre akademik yapısını güncellemesinin de önemini ortaya koydu. GRÜ’YÜ REKTÖR YARDIMCISI ŞAHİN VE KAHraman TEMSİL ETTİ Toplantıya Giresun Üniversitesi’ni temsilen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Şahin ile Bilim İletişimi Ofisi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Uğur Kahraman katıldı. GRÜ’nün programda yer alması, üniversitenin yükseköğretimde dijital dönüşüm, bilim iletişimi ve geleceğin mesleklerine yönelik ulusal çalışmalara katılımı açısından önemli bir adım oldu. Toplantıda akademik dünyanın teknolojiyle değişen yapısı, öğrencilerin yeni meslek alanlarına hazırlanması, üniversitelerde bilimsel bilginin topluma daha etkin aktarılması ve eğitim programlarının geleceğin ihtiyaçlarına göre yeniden ele alınması başlıkları öne çıktı. YAPAY ZEKÂ VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM EĞİTİMİN MERKEZİNE YERLEŞİYOR Yapay zekâ, veri bilimi, dijitalleşme, robotik sistemler, otomasyon ve biyoteknoloji alanlarındaki gelişmeler, yükseköğretimin önceliklerini doğrudan etkiliyor. YÖK’ün “Geleceğin Meslekleri Çalışmaları” başlıklı dokümanında robotik sistemler, otomasyon, yapay zekâ ve biyoteknoloji alanlarındaki gelişmelerin çalışma hayatı ve meslekler üzerinde dönüştürücü etki oluşturduğu vurgulanıyor. (yok.gov.tr) Bu dönüşüm, üniversitelerin bölüm ve program yapılarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, önümüzdeki yılların iş gücü taleplerine göre planlamasını zorunlu hale getiriyor. Mobil internet, bulut teknolojileri, insansız araçlar, nanoteknoloji ve 3D yazıcılar gibi alanların yaygınlaşması, bazı meslekleri dönüştürürken yeni meslek alanlarının da ortaya çıkmasına neden oluyor. (yok.gov.tr) GELECEĞİN MESLEKLERİNDE ÖNE ÇIKAN ALANLAR Dünya Ekonomik Forumu’nun “Future of Jobs Report 2025” çalışması, 2025-2030 döneminde iş gücü piyasasını teknoloji, yeşil dönüşüm, demografik değişim, ekonomik belirsizlikler ve jeoekonomik gelişmelerin şekillendireceğini ortaya koyuyor. Rapor, 55 ekonomiden ve 22 sektör kümesinden 14 milyondan fazla çalışanı temsil eden 1000’i aşkın işverenin değerlendirmelerine dayanıyor. (World Economic Forum) Raporda 2030’a kadar en hızlı büyümesi beklenen meslek alanları arasında büyük veri uzmanlığı, fintech mühendisliği, yapay zekâ ve makine öğrenmesi uzmanlığı öne çıkıyor. Dijital erişimin genişlemesi, iş yapma biçimlerini değiştirirken veri, yapay zekâ, siber güvenlik, yazılım, finans teknolojileri ve yeşil dönüşüm odaklı alanlar yeni istihdam başlıkları olarak güç kazanıyor. (World Economic Forum) Dünya Ekonomik Forumu, 2030’a kadar küresel iş gücü piyasasında ciddi bir dönüşüm bekliyor. Raporda 170 milyon yeni rolün oluşabileceği, 92 milyon mevcut rolün ise ortadan kalkabileceği; net istihdam artışının 78 milyon iş fırsatına ulaşabileceği belirtiliyor. (Eco-Business) ÜNİVERSİTELERİN ROLÜ DAHA KRİTİK HALE GELİYOR Geleceğin mesleklerine yönelik bu tablo, üniversitelerin klasik bölüm yapısının ötesine geçmesini gerektiriyor. Yapay zekâ okuryazarlığı, veri analitiği, dijital beceriler, sürdürülebilirlik, çevresel farkındalık, bilim iletişimi, etik teknoloji kullanımı ve disiplinler arası çalışma becerileri artık yükseköğretimin temel gündemleri arasında yer alıyor. Eğitim alanında yapay zekâ kullanımı da bu dönüşümün önemli parçalarından biri haline geldi. Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2025-2029 dönemini kapsayan “Eğitimde Yapay Zekâ Politika Belgesi ve Eylem Planı”nda uyarlanabilir ve bireyselleştirilmiş öğrenme sistemleri, öğrenme analitiği, doğal dil işleme, sanal öğrenme asistanları ve yapay zekâ destekli kariyer rehberliği başlıkları öne çıkıyor. (Yegitek) Bu gelişmeler, yükseköğretimde öğrencilere yalnızca diploma kazandıran değil, onları dijitalleşen, otomasyonla dönüşen ve yapay zekâ destekli çalışma hayatına hazırlayan bir eğitim modelinin önemini artırıyor. GRÜ İÇİN STRATEJİK BAŞLIK Giresun Üniversitesi’nin YÖK koordinasyonundaki programa katılımı, üniversitenin gelecek dönem akademik planlamasında dijitalleşme, bilim iletişimi ve yeni meslek alanlarına yönelik çalışmaları daha güçlü biçimde gündemine alması açısından dikkat çekti. Yükseköğretimde 2030 vizyonu, artık yalnızca büyük şehirlerdeki üniversitelerin değil, bölgesel üniversitelerin de akademik yönünü belirleyen ana başlıklardan biri haline geliyor. Giresun Üniversitesi’nin bu sürecin içinde yer alması, kentin yükseköğretim kapasitesi, öğrenci profili, akademik üretimi ve bölgesel kalkınma hedefleri açısından önemli bir zemin oluşturuyor. Program, üniversitelerin geleceğin mesleklerine hazırlık sürecinde daha esnek, daha teknoloji odaklı, daha disiplinler arası ve toplumsal ihtiyaçlarla daha bağlantılı bir eğitim anlayışına yönelmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.

Sahte FIFA Web Siteleri Futbolseverleri Hedef Alıyor! Haber

Sahte FIFA Web Siteleri Futbolseverleri Hedef Alıyor!

Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika'da düzenlenecek 2026 FIFA Dünya Kupası yaklaşırken heyecan doruk noktasına ulaşıyor. Futbolseverler hâlâ bilet, ürün, seyahat ve konaklama paketleri peşinde ve dolandırıcılar bu talebi nasıl kullanacaklarını çok iyi biliyor. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, para ve kişisel verileri çalmak için resmî bilet ve ürün satışlarını taklit eden sahte FIFA Dünya Kupası temalı web sitelerine dikkat edilmesi konusunda taraftarları uyardı. Latin Amerika'daki ESET araştırmacıları, kısa süre önce dolandırıcılık amacıyla oluşturulmuş bir dizi web sitesi tespit etti. FIFA federasyonu veya resmî Dünya Kupası web sitesi gibi görünen bu siteler, bilet ve ürün arayan kişileri hedef alıyor, kurbanların parasını ve kişisel verilerini çalan sahte kayıt ve ödeme süreçlerine yönlendiriyor. Bu adımlar genellikle gerçek Dünya Kupası web sitesindekilerle aynıdır: Kayıt olun, bir maçın biletlerini, formaları veya diğer ürünleri sepete ekleyin ve ödeme yapın. Bazı mağdurlar bu web sitelerine sponsorlu arama sonuçları yoluyla ulaşırken diğerleri sosyal medyadaki reklamlara tıklıyor ya da adresi doğru bir şekilde kontrol etmeyen birinin ilettiği e-posta mesajlarındaki bağlantılara tıklıyor. Bilet ararken güvenliği elden bırakmayın FIFA, Dünya Kupası biletlerinin yalnızca üç resmî kanal üzerinden satın alınabileceğini açıkladı: fifa.com/tickets, fifa.com/hospitality ve özel Qatar Airways seyahat paketleri. Bu nedenle çeşitli üçüncü taraf satıcılardan veya sosyal medya ilanlarından uzak durulması gerekiyor. Doğrudan FIFA'nın resmî web sitesine gidin. Adresi kendiniz yazın, güvenilir bir yer imi kullanın veya bir reklamdan, sosyal medya gönderisinden veya birinin size gönderdiği bir bağlantıdan değil, FIFA.com veya FIFA'nın bilet satış portalından başlayın.Herhangi bir bilgi girmeden önce alan adını dikkatlice inceleyin. Fazladan karakterler, kelimeler, garip son ekler ve benzer isimler, sitenin iddia ettiği gibi olmadığına dair tek görünür ipucu olabilir."Sınırlı bilet", "VIP erişim", "indirimler", "son şans" gibi baskı yaratan tekliflere veya sizi aceleye getirip kontrol etmeyi göze alamayacağınız bir gecikme gibi hissettiren her şeye karşı dikkatli olun.Parolaları tekrar kullanmaktan kaçının. Sahte bir kayıt sayfası, e-postanız, sosyal medya veya banka hesabınız için de kullandığınız bir parolayı çalarsa sorun sahte sitenin çok ötesine uzanabilir.Ödeme sürecinin kolaylığı sizi yanıltmasın. Bu, satıcının meşru olduğunu kanıtlamaz. Tüm hesaplarınızı güçlü, benzersiz parolalar ve iki faktörlü kimlik doğrulama ile koruyun ve tüm cihazlarınızda güvenlik yazılımı kullanın. Dünya Kupası'na geri sayım, suçlular için hazır bir hedef kitle oluşturuyor: Bilet, ürün ve çeşitli son dakika fırsatları peşinde koşan sayısız insan. Sahte FIFA siteleri, bu talebin her bir tanıdık tıklamayla nasıl bir kimlik hırsızlığı akışına dönüştürüldüğünü gösteriyor. Dikkatli olun! Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Veri Mühendisliği, Gelecek 10 Yılın En Yüksek Gelirli Meslekleri Arasında İlk Sıralarda Yer Alacak Haber

Veri Mühendisliği, Gelecek 10 Yılın En Yüksek Gelirli Meslekleri Arasında İlk Sıralarda Yer Alacak

Veri, dijital dünyanın pusulasına dönüşürken veri mühendisliği de şirketlerin karar alma süreçlerinin merkezine yerleşiyor. İstinye Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Alper Tunga, veri mühendisliğinin önümüzdeki 10 yılın en gözde ve en yüksek gelirli meslekleri arasında olacağını vurguluyor. Yapay zekâyı besleyen bu alan, gençler için sınırsız bir kariyer ve istihdam fırsatı sunuyor. Veri biliminin giderek artan önemi veri mühendisliğini de popüler ve çok kazandıran bir meslek haline dönüştürüyor. İstinye Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Alper Tunga, veri mühendisliğinin gelecek 10 yılın en gözde ve en yüksek gelirli meslekleri arasında ilk sıralarda yer alacağını söyledi. Tunga, günümüzde verinin neden şirketlerin en kritik stratejik varlığı hâline geldiğini, ise “Veri, dijital dünyanın ‘yeni pusulasıdır’. Eskiden şirketler kararlarını tecrübelere dayanarak alırken, bugün milyonlarca veriyi analiz ederek en doğru adımı atıyorlar. Bu sayede şirketler, hangi ürünün sevileceğini veya gelecekte neye ihtiyaç duyulacağını önceden bilerek rakiplerinin önüne geçiyor” diyerek açıkladı. “Kişiye özel hizmet sunma gibi dev fırsatlar kapısı aralanıyor” Veri miktarındaki hızlı artışın işletmeler için yarattığı riskler ve fırsatlarla ilgili de konuşan Prof. Dr. Tunga, şunları söyledi: “Elimizdeki veri miktarının katlanarak artışını doğru değerlendirdiğimizde kişiye özel hizmet sunma gibi dev fırsatlar kapısı aralanıyor. Ancak bu devasa yığını yönetemeyen şirketler, bilgi kirliliği içinde boğulma ve yanlış kararlar alma riskiyle karşı karşıya kalabilir. Genç mühendis adaylarımız için bu durum, çözülmeyi bekleyen dev bir bulmaca ve uçsuz bucaksız bir istihdam alanı anlamına geliyor.” Yapay zekayı besleyen devasa sistemlerin mimarlığı Veri mühendisliğinin basit bir "veri depolama" işinden, yapay zekayı besleyen devasa sistemlerin mimarlığına dönüştüğünün altını çizen Tunga, “Artık veri sadece bir yerden bir yere taşınmıyor; verinin bulut sistemlerde anlık olarak işlendiği, kendi kendine öğrenen akıllı altyapılar kuruluyor. Bu disiplin, yazılım ve bilgisayar mühendisliğinin en hızlı büyüyen ve en çok aranan uzmanlık alanlarından biri haline geldi” dedi. Bir veri mühendisinin en kritik sorumluluklarına dair ise “Bir veri mühendisi, dijital dünyanın ‘altyapı mimarıdır’. En büyük sorumluluğu; milyarlarca verinin akacağı güvenli, hızlı ve temiz boru hatlarını inşa etmektir. Veri bilimcilerin analiz yapabilmesi için ham veriyi işlenebilir ve anlamlı bir hale getirmek, sistemlerin verimli çalışmasını sağlamak modern bir veri mühendisinin temel görevidir” yorumunu yaptı. “Size anında öneri sunulması bu teknoloji sayesindedir” Gerçek zamanlı veri işlemenin hangi sektörlerde kritik hale geldiğini de belirten Tunga, şöyle konuştu: “Bankacılıkta bir kredi kartı işleminin saniyeler içinde onaylanması, sahtekarlık işlemlerinin hızlıca tespit edilerek önlenmesi veya e-ticaret sitelerinde size anında öneri sunulması bu teknoloji sayesindedir. Sürücüsüz araçların anlık yol analizleri yapması veya fabrikalardaki robotların hata payını sıfıra indirmesi için verinin "ışık hızında" işlenmesi gerekir. Bu nedenle finans, sağlık, oyun ve otomotiv gibi pek çok sektörde veri mühendisliği vazgeçilmezdir. Çalışanların siber güvenlik bilincinin düşük olması sızıntılara davetiye çıkarıyor Veri mahremiyeti ve güvenliğiyle ilgili de konuşan Prof. Dr. Tunga, şunları söyledi: “Şirketlerin en büyük hatası, veri güvenliğini sadece teknik bir kilit olarak görüp işin insani boyutunu ihmal etmeleridir. Verilere kimlerin erişebileceği konusunda sıkı politikalar uygulanmaması ve çalışanların siber güvenlik bilincinin düşük olması sızıntılara davetiye çıkarıyor. Güvenlik, sadece bir yazılım değil, bir kurum kültürü olarak benimsenmelidir. Dijital dünyada yüzde 100 ‘Hiçbir şey olmaz’ demek zordur, ancak modern koruma yöntemleriyle hırsızlığı neredeyse imkânsız hale getirmek mümkündür. Veriyi en başından şifrelemek, en gelişmiş yapay zekâ koruma kalkanlarını kullanmak ve sistemleri sürekli test etmek savunmayı güçlendirir. Mühendislik fakültelerimizde yetiştirdiğimiz uzmanlar, bu saldırıları daha gerçekleşmeden fark edecek donanıma sahip olmaktadır.” “Veri okuryazarlığı çalışanlar için temel yetenek hâline gelecek” Veri okuryazarlığının çalışanlar için zorunlu temel yetenek hâline geleceğine dikkat çeken Profesör, “Gelecekte veri okuryazarı olmayan bir çalışan, okuma yazma bilmeyen biri kadar zorlanacaktır. Sadece mühendislerin değil; doktorların, avukatların, pazarlamacıların, öğretmenlerin, tüm meslek kollarının verileri doğru yorumlayabilmesi gerekecek. Veriyi okuyabilen bireyler, iş hayatında daha doğru tahminlerde bulunacak ve daha başarılı olacaktır” dedi. Şirketlerin karar alma mekanizmalarının tam merkezinde Veri mühendisliğinin geleceğiyle ilgili öngörüleri de paylaşan Prof. Dr. Tunga, “Veri mühendisliği, önümüzdeki 10 yılın en gözde ve en yüksek gelirli meslekleri arasında ilk sıralarda yer alacaktır. Şirketlerin karar alma mekanizmalarının tam merkezinde yer alacakları için bu uzmanlar, sadece teknik eleman değil, aynı zamanda yönetici adayı olarak görülecektir. Üniversite adayı gençlerimize, bu heyecan verici ve geleceği parlak alana yönelmelerini gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum” diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Gelecekte veri mühendisliği, yapay zekayı sadece kullanan değil, onu ‘eğiten ve yöneten’ bir konuma gelecek. Rutin ve sıkıcı işlerin birçoğunu yapay zekâ üstlenirken, mühendisler sistemin etik tasarımı ve yaratıcı çözümler ile karmaşık mimariler üzerine kafa yoracak. Bu meslek, statik bir işten ziyade, sürekli yenilenen ve dijital dünyanın kalbinde yer alan bir ‘strateji merkezine’ dönüşecek.” Veri bilimci ile veri mühendisi arasındaki fark Prof. Dr. Mehmet Alper Tunga, veri mühendisliği ile veri bilimi arasındaki farkı ise şöyle açıklıyor: “Bu iki alanı bir restoranın işleyişine benzetebiliriz: Veri mühendisi, mutfağın altyapısını kuran, malzemelerin taze ve kesintisiz bir şekilde depodan tezgâha gelmesini sağlayan kişidir; yani sistemin mimarıdır. Veri bilimci ise o malzemeleri kullanarak harika yemekler yapan, veriden geleceğe dair tahminler ve anlamlı sonuçlar çıkaran şeftir. Kısacası; veri mühendisi verinin güvenli ve ulaşılabilir ‘yolculuğunu’ tasarlarken, veri bilimci o yolculuğun sonunda elde edilen veriden ‘stratejik anlamlar’ çıkarır. Biri olmadan diğerinin başarılı olması mümkün değildir; bu yüzden her iki alan da dijital dönüşümün ayrılmaz iki parçasıdır.” “Öğrencilerimizi yarının teknolojilerine de hazırlıyoruz” Adaylara ve ailelerine seslenen Tunga, şöyle devam etti: “Veri mühendisliği, ‘inşa etmeyi, sistem kurmayı ve kodlamayı’ sevenlere; Veri bilimi ise, ‘istatistiği, modelleme yapmayı ve analiz etmeyi’ sevenlere hitap eder. Buradan hem adaylarımıza hem de kıymetli ailelerine seslenmek isterim: Mühendislik sadece teknoloji üretmek değil, dünyayı daha iyi ve güvenli bir yer haline getirmektir. Fakültemizde öğrencilerimizi sadece bugünün değil, yarının teknolojilerine de hazırlıyoruz. Veri mühendisliği gibi vizyoner alanları seçen gençlerimiz, sadece bir meslek sahibi olmayacak, geleceğin mimarları arasına isimlerini yazdıracaklardır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dijital Kasanız Yüzünden Tuzağa Düşmeyin! Haber

Dijital Kasanız Yüzünden Tuzağa Düşmeyin!

Parola yöneticisi LastPass, dünya çapında 33 milyonun üzerinde kullanıcısıyla siber saldırganların yeni hedefi haline geldi. Kullanıcılara "Hemen Bir Yedekleme Yapın" isimli sahte e-postalar ileten dolandırıcılar, hesapların ana şifrelerini ele geçirmeyi amaçlıyorlar. Laykon Bilişim Operasyon Direktörü ve Bitdefender Türkiye Distribütörü Alev Akkoyunlu, parola yöneticilerinin siber güvenlik için hayati olduğunu, ancak bu güvenliğin anahtarının bir e-posta bağlantısına asla bırakılmaması gerektiğini ifade ediyor. Türkiye’de de birçok bireysel ve kurumsal kullanıcıya sahip olan LastPass, son dönemde oldukça gelişmiş bir oltalama saldırısıyla karşı karşıya. Bitdefender, siber suçluların geçmişteki güvenlik ihlallerini bir tehdit unsuru olarak kullandığına dikkat çekiyor. Bitdefender laboratuvarlarının analizlerine göre, saldırganlar "spoofing" yöntemini kullanarak, e-postalarını spam filtrelerine takılmadan kullanıcının gelen kutusuna gönderebiliyorlar ve resmi bir destek mesajı izlenimi yaratıyorlar. Mesajların içeriğinde "Altyapı güncellemesi var, 24 saat içinde yedekleme yapmazsanız verileriniz kaybolacak!" gibi korku yaratıcı bir senaryo sunulmakta. Kullanıcılar bu baskı altında bağlantıya tıkladığında, orijinaline çok benzeyen sahte bir giriş ekranına yönlendiriliyorlar ve bilmeden dijital kasalarının anahtarlarını teslim ediyorlar. “Ana Parolanız Giderse, Dijital Hayatınız Biter” Bu saldırının teknik bir güvenlik açığı değil, insan hatasını hedef alan bir sosyal mühendislik saldırısı olduğunu belirten Alev Akkoyunlu, "Parola yönetim sistemleri, dijital varlıklarımızı koruyan kasalardır. Saldırganlar bu kasayı zorla açmak yerine, size kapıyı kendi ellerinizle açtırmaya çalışıyorlar. E-posta ne kadar resmi görünse de, LastPass veya başka bir güvenilir parola yöneticisi, sizden bir bağlantıya tıklayıp ana parolanızı girmenizi istemeyecektir. Bankanızın sizi arayıp 'Kasadaki anahtarınızı verin' demesi kadar absürttür. Eğer bu tuzağa düşerseniz, sadece LastPass hesabınız değil, oraya kaydettiğiniz banka, e-devlet ve şirket giriş bilgilerinize de ulaşacaklar." uyarısında bulunuyor. Sahte "Yedekleme" Tuzağına Düşmemek için 4 Kritik Kural Alev Akkoyunlu, parola yöneticileri kullanan herkesin bu tip saldırılardan korunmak için dikkat etmesi gereken hususları şöyle sıralıyor: 1. E-postadaki bağlantılara asla tıklamayın. Eğer "Bakım", "Güvenlik Sorunu" veya "Yedekleme" konulu bir e-posta alırsanız, içeriğindeki butona tıklamak yerine tarayıcınız üzerinden servisin kendi sitesine gidin. Eğer gerçek bir duyuru söz konusuysa, hesabınıza giriş yaptığınızda bildirim olarak görebilirsiniz. 2. URL adresini harf harf kontrol edin. Saldırganlar çok inandırıcı alan adları kullanabilirler. Adres çubuğunda orijinal alan adını görmediğiniz takdirde şifre girmeyin. 3. Aciliyet duygusuna yenilmeyin. Dolandırıcıların en etkili silahı "24 saatiniz kaldı" gibi zaman baskısıdır. Bir hizmet sağlayıcı, verilerinizi silmekle tehdit eden bir acil durumu asla e-posta ile bildirmez. Sakin kalın ve doğruluğunu analiz edin. 4. Oltalama koruması olan bir güvenlik yazılımı kullanın. İnsan gözü bazen sahte bir siteyi ayırt edemeyebilir. Ancak Bitdefender Total Security gibi kapsayıcı güvenlik çözümleri, tıkladığınız bağlantının sahte bir kopya olduğunu anında algılar ve siz şifrenizi girmeden önce erişimi engeller.

Çocukların Yeni Dijital Arkadaşı Yapay Zekâ mı? Haber

Çocukların Yeni Dijital Arkadaşı Yapay Zekâ mı?

Çocukların duygusal dünyasının merkezinde insanlara ihtiyaçları olduğu açıktır. Yapay zekâ birçok alanda faydalı bir araç olabilir. Ancak çocuklar yapay zekâ ile sağlıklı bir bağ kurana dek, kullanım dikkatle gözlenmeli ve kesinlikle insan ilişkilerinin yerine geçmemelidir. Çocuklar, araştırma ya da arkadaşlık amacıyla yapay zekâ sohbet botlarını kullanmaya yöneldikçe, bunların güvenlik ve gizliliği konusunda soru işaretleri oluşuyor. Siber güvenlik firması ESET, ebeveynlerin bu konuda daha uyanık olması gerektiğini belirterek, çocukların sohbet botlarını kullanırken dikkat etmeleri gereken hususlar hakkında bilgi paylaştı. Yapay zekâ sohbet botları, çıktıkları ilk günden bu yana hayatımızda önemli bir yer edindi. ChatGPT, haftada yaklaşık 700 milyon aktif kullanıcıya sahip olduğunu belirtirken, bunların çoğunluğunu gençlerin oluşturduğunu ifade ediyor. Temmuz 2025'te İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre, çocukların yaklaşık üçte ikisinin bu araçları kullandığı ortaya çıktı. Benzer oranlarda ebeveyn, çocuklarının yapay zekâ botlarını gerçek insanlar gibi algılamasından endişe duyuyor. Gençlerin bu teknolojiyi sıkça kullanmasıyla birlikte, önemli güvenlik, gizlilik ve psikolojik kaygılar ortaya çıkmaktadır. Ebeveyn olarak, tüm platformların çocuklar için yeterli güvenlik önlemleri aldığını varsayamıyoruz. Mevcut önlemler olsa bile, bunların uygulanması tutarlı olmayabilir ve teknoloji, politikaların önünde bir hızla gelişmektedir. Çocuklar, üretken yapay zekâyı (GenAI) çeşitli amaçlarla kullanıyor. Kimileri ödevlerini yaparken bu teknolojiden yararlanırken, kimileri ise sohbet botunu dijital bir dost olarak görüp ondan tavsiyeler alıyor ve yanıtlarına güveniyor. Çocuklarınızın yaşadığı bölgeye ve kullandıkları sohbet botuna göre, yaş doğrulama ya da içerik denetimi hakkında çok az şey yapılmış olabilir. Bu yüzden, herhangi bir tehdidin önüne geçebilmek için proaktif bir izleme ve eğitimi sağlamak ebeveynlere düşüyor. Çocukların yapay zekâ ile sağlıksız bir ilişki yaşadığını gösteren bazı belirtiler Arkadaşları ve ailesi ile geçirdiği zamandan feragat etmesi,Sohbet botlarına erişim olmadığında endişe duyup aşırı kullanım işaretlerini gizlemeye çalışması,Sohbet botunu gerçek bir kişilik olarak nitelendirmeye başlaması,Açıkça yanlış olan bilgileri "doğru" olarak size tekrar etmeleri,Zihinsel sağlık gibi önemli konular hakkında yapay zekâ botlarına sorular yöneltmesi,Yetişkin ya da uygunsuz içeriklere yapay zekâ üzerinden ulaşmaları. Çocuklarınızla sohbet botları hakkında konuşmanın vaktidir Birçok ülkede, yapay zekâ sohbet botları 13 yaş üstü kullanıcılar için sınırlandırılmış durumda. Ancak kısıtlamaların düzensizliği nedeniyle konuya kendiniz el atmak durumunda kalabilirsiniz. Kontrollerden daha önemli olan şey bu konudaki diyaloglardır. En iyi sonuçlar için teknik kontrolleri açık ve çatışmacı olmayan bir eğitim ve rehberlikle birleştirmeyi düşünmelisiniz. Çocuklarınız okulda, evde veya okul sonrası etkinliklerdeyken uyarıda bulunan yetişkinlerle dolu bir ortamda olabilirler. Bu yüzden yapay zekâ ile ilgili konuşmalarınızı, çocuklarınızın ceza korkusu olmadan deneyimlerini rahatça paylaşabileceği bir diyalog olarak şekillendirmeye çalışın. Aşırı kullanımın, yanılsamaların, veri paylaşım tehlikelerini ve önemli meselelerde aşırı güvenin neden olabileceği zararları anlatın. Yapay zekâ botlarının düşünen insanlar olmadığını, etkileşim yaratmak için tasarlanmış cihazlar olduklarını anlamalarına yardımcı olun. Çocuklarınıza eleştirel düşünmeyi öğreterek, her daim yapay zekâ çıktısını sorgulamayı ve ebeveynleriyle sohbet etmenin bir makineyle konuşmakla değiştirilmemesinin önemini vurgulayın. Gerekirse bu eğitimi yapay zekâ kullanımını sınırlayan (sosyal medya veya ekran süreleri gibi) ve yaşa uygun platformlar kullanımı ile kısıtlayan bir politika ile destekleyin. Kullanımlarını izlemek ve riski asgariye indirmek amacıyla, kullandıkları uygulamalardaki ebeveyn kontrol özelliklerini etkinleştirin. Çocuklarınıza, yapay zekâ ile kişisel tanımlanabilir bilgileri (PII) asla paylaşmamalarını hatırlatın ve istemsiz veri sızdırmalarını önlemek için gizlilik ayarlarını değiştirin.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.