Hava Durumu

#Sezon

giresunsonhaber - Sezon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sezon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HAMZA BÖLÜK: YALNIZCA FİYAT DEĞİL, PAZAR PAYI DA KAYBEDİLİYOR Haber

HAMZA BÖLÜK: YALNIZCA FİYAT DEĞİL, PAZAR PAYI DA KAYBEDİLİYOR

HAMZA BÖLÜK: FINDIKTA YALNIZCA FİYAT DEĞİL, PAZAR PAYI DA KAYBEDİLİYOR Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük, Altaş TV’de yayımlanan Karadeniz Ekonomi programında gazeteci Murat Gürsoy’un sorularını yanıtladı. Bölük, bu sezon fındıkta rekolte düşüşünün fiyatı hızla yukarı taşıdığını, ancak aynı dönemde Türkiye’nin ihracatta sert daralma yaşadığını söyledi; Şili başta olmak üzere yeni üretici ülkelerin büyümesinin Türk fındığı için doğrudan rekabet baskısı oluşturduğunu vurguladı. Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük, programın başında fındık camiasının önemli isimlerinden eski Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Sebahattin Aslantürk’ü andı. Bölük, Aslantürk’ün üretici, ticaret ve sektör üzerine yoğun çalışan bir isim olduğunu söyledi; yerine kolay doldurulamayacak bir kayıp yaşandığını ifade etti. “BU SEZON ÖZEL VE ZOR BİR SEZON OLDU” Hamza Bölük, 2025-2026 sezonunu “özel bir sezon” olarak tanımladı. Rekolte düşünce fiyatın doğal olarak yükseldiğini, ancak bu kez artışın çok kısa sürede ve çok sert yaşandığını belirten Bölük, hasat başladıktan 15 gün sonra fındığın yüzde 100 prim yaptığını, bu tabloyu yönetmenin de çok zor hale geldiğini söyledi. Bölük, ticaret grubu açısından da sezonun son derece zor geçtiğini anlattı. Programda Murat Gürsoy, sezonun TMO’nun 200 liralık fiyat açıklamasıyla başladığını, eylül ayında fiyatların zirve gördüğünü ve kimi piyasalarda 350 liraya kadar yükseldiğini, ardından da sert düşüş yaşandığını hatırlattı. Bölük, bu çerçevede yaşananları rekolte daralması, ani fiyat yükselişi ve ihracat kaybı ekseninde değerlendirdi. İHRACATTA YÜZDE 45 DARALMA VURGUSU Bölük, dünya genelinde bu yıl fındık tüketiminde yüzde 25’lik daralma beklendiğini, ancak Türkiye’nin bunun da ötesinde kayıp yaşadığını söyledi. Kendi değerlendirmesine göre Türkiye’nin ihracatı geçen yıla göre yüzde 45 düştü. Bölük, bu farkın yalnızca tüketim azalmasıyla açıklanamayacağını, ani fiyat yükselişi nedeniyle alıcı firmaların Türkiye dışındaki üretici ülkelere yöneldiğini ifade etti. Bölük, Eylül-Aralık döneminde beklenen ihracat düzeyine ulaşılamadığını, sezonun ilk dört ayında 100 bin ton bandının görülemediğini, devrin yaklaşık 65-68 bin ton seviyesinde kaldığını söyledi. “Bir ürünün azlığı fiyatını artırabilir ama satamazsanız az olması da bir şey ifade etmez” diyen Bölük, bu sezonun tam da bunu gösterdiğini belirtti. “DÜNYA TÜRKİYE DIŞINDA YENİ FINDIK ALANLARI KURDU” Hamza Bölük, Türkiye’nin onlarca yıl boyunca dünya fındık pazarını büyüttüğünü, Türk ihracatçısının fındığı 130 ülkeye taşıdığını ve dünya pazarında güçlü bir alan oluşturduğunu söyledi. Ancak aynı süreçte büyük alıcıların ve küresel şirketlerin Türkiye’ye bağımlılığı azaltmak için başka ülkelerde üretim alanları geliştirdiğini anlattı. Bölük, 1980’lerden sonra 14 ülkede fındık dikiminin denendiğini, bunların 7’sinde üretimin başarıya ulaştığını ifade etti. Bölük’ün programdaki değerlendirmesine göre Gürcistan ve Azerbaycan’da üretim 50-60 bin ton seviyelerine ulaştı. Balkanlarda yeni üretim denemeleri sürüyor. Şili’de ise 2008’de 2 bin ton olan üretim 2014’te 8 bin tona, geçen yıl ise 125 bin tona çıktı. Bölük, bu büyümenin Türkiye’nin dünya üretimindeki ağırlığını aşağı çektiğini, Türkiye’nin payının yüzde 60’ın altına indiğini ve mevcut yapının sürmesi halinde 5-10 yıl içinde yüzde 50’lere gerileyebileceğini söyledi. ŞİLİ DOSYASI: “GÖRÜNTÜLERİ YERİNDE GÖRDÜK” Programın ana başlıklarından biri Giresun Ticaret Borsası yönetiminin Şili ziyareti oldu. Bölük, ziyaretin UR-GE projesi kapsamında yapıldığını, programın ticaret ataşeliği ve büyükelçilik koordinasyonuyla yürütüldüğünü söyledi. Amaçlarının, Türkiye dışındaki üretici ülkelerde ne tür planlama yapıldığını, nasıl yatırım geliştirildiğini ve rekabetin nereye gittiğini yerinde görmek olduğunu belirtti. Bölük, Şili’de fındık üretimine ilişkin görüntülerin sahadan alındığını, burada üretim tesisleri, yeni dikim alanları ve fidan üretim merkezlerini gördüklerini anlattı. Programda dile getirdiği bilgiye göre Şili’de geçen yıl 125 bin ton fındık üretildi, bu yıl ise yaklaşık 107 bin tonluk üretim bekleniyor. Hasadın şubat, mart ve nisan aylarına yayıldığını; üretimin üç periyot halinde yapıldığını söyledi. BÜYÜK ÖLÇEKLİ, SULAMALI, MAKİNELEŞMİŞ TARIM MODELİ Hamza Bölük, Şili’de gördüğü tabloyu Türkiye’deki küçük üretici yapısından tamamen farklı bir model olarak anlattı. Şili’de üretimin büyük şirketler eliyle yapıldığını, 1000 dönümün altında üretim yapan neredeyse bulunmadığını, sulama altyapısının güçlü olduğunu ve makineleşmenin çok ileri düzeye ulaştığını söyledi. Bölük, Ant Dağları’ndan taşınan suyla geniş sulama sistemleri kurulduğunu, bilimsel veriye dayalı tarım uygulandığını belirtti. Bölük, burada şirketlerin kârlı ürüne geçtiğini, kâr düştüğünde ise ürünü söküp başka üretime yöneldiğini söyledi. Şili’de önce yaban mersini, ardından kiraz, son dönemde ise fındığın öne çıktığını aktaran Bölük, Türkiye’de ise bahçenin aile mirası olması nedeniyle üreticinin toprağı kolay terk edemediğini vurguladı. ŞİLİ’DE FİDAN ATAĞI, TÜRKİYE İÇİN YENİ RİSK Bölük, Şili’de hızlı bir dikim alanı genişlemesi gördüklerini söyledi. Doku kültürüyle fidan üreten tesislerin bulunduğunu, yıllık 1,5 ila 2 milyon fidan üretildiğini, 2026 ve 2027 için üretimin büyük ölçüde dolu olduğunu anlattı. Bölük, oradaki aktörlerin kendi ifadelerine dayanarak, Şili’nin 5 yıl içinde 150 bin tona, 10 yıl içinde ise 200 bin tonun üzerine çıkabileceğini söyledi. Bu tabloyu “abartı değil, gerçek bir rekabet baskısı” olarak değerlendiren Bölük, özellikle Şili’yi ciddi rakip olarak gördüğünü belirtti. Amerika’nın da rakip olduğunu, ancak kendi iç tüketim gücü nedeniyle Şili kadar baskı oluşturmadığını söyledi. Yine programda anlattığına göre Amerika’da dikili alan 45 bin hektar seviyesinde ve bunun 80 bin hektara kadar çıkma potansiyeli bulunuyor. Bölük, Amerika’nın bu yıl ilk kez Avrupa’ya iç fındık sattığını da dile getirdi. MALİYET FARKI DOĞU KARADENİZ’İ ZORLUYOR Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri maliyet hesabı oldu. Bölük, Şili’de üretim maliyetinin 1,60 dolar seviyesinde olduğunu, Amerika için de daha düşük rakamların konuşulduğunu, Doğu Karadeniz’de ise maliyetin 3 doların üzerinde seyrettiğini söyledi. Bu farkın Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflattığını belirten Bölük, özellikle Ordu-Giresun hattında maliyet baskısının daha belirgin olduğunu ifade etti. Bölük, Şili’de gezdikleri bir firmada 6 bin dönüm alanda üretim yapıldığını, burada 2 bin ton fındık üretildiğinin ve maliyetin 1,60 dolar seviyesinde olduğunun aktarıldığını anlattı. Bu tabloyu Türkiye’deki parçalı arazi yapısı ve yüksek işçilik maliyetiyle kıyaslayan Bölük, “Bizim tarımımızla Şili tarımı arasında bağ kuramadım” dedi. ÇÖZÜM: YENİ PAZAR, KATMA DEĞER VE DOĞRUDAN DESTEK Hamza Bölük, çözüm için önce yeni tüketim alanları bulunması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin küresel alıcılara bağımlılığını azaltması gerektiğini belirten Bölük, Hindistan, Pakistan, Afrika ve Brezilya gibi büyük nüfuslu pazarlara yönelmenin önemine dikkat çekti. Katma değerli ürün satışının artırılması gerektiğini de vurgulayan Bölük, fındığın yalnızca ham ürün olarak değil, daha kârlı ürün zinciriyle ihraç edilmesini savundu. Bölük, üretim tarafında ise fiyat desteklerinden çok üretim desteklerinin öne çıkarılması gerektiğini söyledi. Kendi önerisini açık biçimde dile getiren Bölük, dünya üretim maliyeti ile Doğu Karadeniz’deki maliyet arasındaki farkın doğrudan gelir desteğiyle kapatılmasını savundu. Böylece Ordu, Giresun ve kısmen Trabzon’daki üreticinin dünya ile aynı maliyet seviyesinde rekabet edebileceğini ifade etti. “GENÇ NÜFUS KÂRLI TARIMA DÖNER” Programda genç nüfusun tarımdan uzaklaşması da gündeme geldi. Bölük, bunun temel nedeninin kârsızlık olduğunu söyledi. “Bir şey kârlıysa herkes yapar” diyen Bölük, devlet desteği ve verimlilik artışı sağlanırsa genç nüfusun da yeniden üretime dönebileceğini belirtti. Bunun için budama, bahçe yenileme ve verimlilik odaklı yeniden yapılanmanın şart olduğunu kaydetti. LİSANSLI DEPO VE SPOT BORSA ÇAĞRISI Hamza Bölük, fındıkta fiyat oluşumunun söylentiyle değil, şeffaf piyasa düzeniyle belirlenmesi gerektiğini de söyledi. Ticaret borsalarının tescil görevi yaptığını, ihracatçı birliklerinin de kaydı tuttuğunu belirten Bölük, mevcut yapının söylenti ve sosyal medya etkisini kırmaya yetmediğini anlattı. Çözüm olarak lisanslı depo ağının yaygınlaştırılmasını ve kapısında spot borsa işleyen bir sistem kurulmasını önerdi. Bölük’ün tarif ettiği modele göre üretici fındığını lisanslı depoya getirecek, analiz yapılacak, ürün niteliği anlık görülecek ve alıcılar fiyat teklifini açık biçimde verecek. Bölük, 150 bin tonluk lisanslı depo kapasitesinin Türkiye için önemli bir rahatlama sağlayacağını, emanet fındığın bu sistem içinde işlem görmesi halinde fiyat oluşumunun da daha şeffaf hale geleceğini savundu. “BİR DÖNEM DAHA ADAY OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM” Programın sonunda Murat Gürsoy, Hamza Bölük’e yeni dönemde aday olup olmayacağını da sordu. Bölük, iki dönemdir başkanlık yaptığını belirtti ve arkadaşlarının ısrarıyla bir dönem daha aday olmayı düşündüğünü söyledi. Bölük, kapanış bölümünde üreticilere “vazgeçmesinler, üretsinler” çağrısı yaptı. Üretimin en kıymetli iş olduğunu belirten Bölük, fındığın doğru yönetilmemesi halinde stok baskısının yeni sezona da taşınacağını, buna karşılık üretimden kopulmaması gerektiğini söyledi. Kaynak: Altaş TV. Murat Gürsoy- Karadeniz Ekonomi https://www.youtube.com/watch?v=606zlt7YDyA

KERASUSSPOR, ÇEYREK FİNALDE KUPAYA VEDA ETTİ Haber

KERASUSSPOR, ÇEYREK FİNALDE KUPAYA VEDA ETTİ

KERASUSSPOR, ÇEYREK FİNALDE KUPAYA VEDA ETTİ Bu akşam olmadı. Ama bu şehirde basketbola yeniden umut oldunuz. Yaşattığınız heyecan için teşekkürler. Önümüzdeki sezon daha güçlü döneceğiz. ÜZÜLME GİRESUN, BU HİKÂYE BURADA BİTMEDİ YAŞATTIĞIN HEYECAN İÇİN TEŞEKKÜRLER KERASUSSPOR Kerasusspor, TB2L çeyrek final serisinin üçüncü ve son maçında sahasında Kütahya Belediyespor’a 71-62 mağlup oldu. Giresun temsilcisi bu sonuçla sezona çeyrek finalde veda etti. 19 Eylül Spor Salonu’nda oynanan serinin son maçında Kerasusspor ile Kütahya Belediyespor yarı final bileti için parkeye çıktı. Büyük çekişmeye sahne olan karşılaşmayı 71-62 kazanan konuk ekip, adını yarı finale yazdırdı. Seride ilk maçta sahasında kaybeden, ikinci maçta ise deplasmanda kazanarak eşitliği sağlayan Kerasusspor, son randevuda taraftarı önünde istediği sonucu alamadı. Giresun ekibi böylece TB2L’de sezonu çeyrek final aşamasında tamamladı. Skor tabelası Kerasusspor adına üzüntü yarattı, ancak bu sezon sahaya konulan mücadele, şehirde basketbola yeniden güçlü bir heyecan kazandırdı. İlk kez mücadele edilen ligde son maça kadar taşınan çeyrek final serisi, Kerasusspor’un verdiği emeği ve ortaya koyduğu direnci ortaya koydu. Kupaya bu turda veda edilmiş olabilir. Ancak Kerasusspor, sezon boyunca yaşattığı heyecan, tribünlere taşıdığı coşku ve Giresun’da oluşturduğu birlik duygusuyla alkışı hak etti. Bu takım bugün üzse de, geride unutulmayacak bir mücadele bıraktı. Kerasusspor’a teşekkür etmek gerekiyor. Bu şehir, bu sezon basketbolda yeniden umutlandı. Önümüzdeki sezonlarda daha güçlü, daha tecrübeli ve daha ileri bir Kerasusspor görmek en büyük beklenti olarak öne çıkıyor.

GİRESUNSPOR DOSYASI: SÜPER LİG’DEN BAL’A UZANAN ÇÖKÜŞ Haber

GİRESUNSPOR DOSYASI: SÜPER LİG’DEN BAL’A UZANAN ÇÖKÜŞ

GİRESUNSPOR DOSYASI: SÜPER LİG’DEN BAL’A UZANAN ÇÖKÜŞ Giresunspor, 9 Mayıs 2021’de Tuzlaspor’u 2-1 yenerek 44 yıl sonra Süper Lig’e çıktı. Kulübün resmi tarihçesi, 1967’de kurulan profesyonel yapının 1970-71’de ilk kez Türkiye’nin en üst ligine yükseldiğini, 1977’de düşen kulübün 2021’de yeniden aynı seviyeye döndüğünü kayda geçiriyor. Yani 2021 yükselişi, sıradan bir terfi değil, yarım asra yaklaşan bir bekleyişin sonuydu. 2020-2021: YÜKSELİŞİN DÖNÜM NOKTASI 8 Ağustos 2020’de başkan seçilen Hakan Karaahmet, kulübün kısa sürede Süper Lig’e çıkan yönetiminin başına geçti. Bir sezon sonra Giresunspor, Hakan Keleş yönetiminde TFF 1. Lig’i ikinci sırada tamamladı ve doğrudan Süper Lig vizesi aldı. Resmi kulüp kaydı, bu çıkışı “44 yıl aradan sonra yeniden Süper Lig” ifadesiyle duyurdu. Bu başarı, şehirde büyük bir sevinç yarattı ama mali alarm aynı günlerde çalmaya başlamıştı. Hakan Karaahmet, 17 Temmuz 2021’de yeniden başkan seçildiği genel kurulda Giresunspor’un borcunun 64 milyon lira olduğunu açıkladı. Karaahmet’in aynı konuşmada “65 milyon lira borçla kulübü devraldık” demesi, Süper Lig biletinin borçsuz bir zemin üzerinde alınmadığını ortaya koydu. 2021-2022: SÜPER LİG’DE İLK YIL KURTARILDI Giresunspor, Süper Lig’deki ilk dönüş sezonunda ayakta kalmayı başardı. TFF kayıtlarına göre yeşil-beyazlı ekip 2021-2022 sezonunu 45 puanla 16. sırada tamamladı ve ligde kaldı. Bu tablo, kulübün sadece yükselmediğini, ilk büyük darbeyi de savuşturduğunu gösterdi. Ancak saha içindeki bu denge, kulübün mali yapısına yansımadı. Süper Lig geliri kulübü kalıcı biçimde rahatlatmadı; yönetim, borç yükü ve nakit baskısı altında kaldı. Sonraki iki sezonda görülecek sert düşüşün temeli de aslında bu dönemde atıldı. 2022-2023: İKİNCİ SÜPER LİG SEZONU VE KIRILMA Hakan Karaahmet, Haziran 2022’de bir kez daha başkan seçildi. Ancak ikinci Süper Lig sezonu ilk yıl kadar dirençli geçmedi. Teknik ve sportif çözülme büyüdü; 2 Mayıs 2023’te kulüp, teknik direktör Hakan Keleş ile yollarını ayırdı. Takım o aşamada son 15 maçta yalnızca 1 galibiyet alabilmişti. 25 Şubat 2023’te yapılan olağanüstü seçimli genel kurulda Nahid Ramazan Yamak başkan seçildi. Kulübün resmi sayfasına göre Yamak, 232 oyun 156’sını aldı. Başkan değişikliği, kulübün düşme hattında can havliyle çırpındığı dönemde geldi. Yönetim değişti ama çöküş durmadı. 7 Haziran 2023’te Giresunspor sahasında Antalyaspor’u 2-0 yendi ama yine de Süper Lig’e veda etti. Anadolu Ajansı’nın aktardığı final tablosuna göre Giresunspor sezonu 40 puanla 16. sırada kapattı ve ligden düştü. Bu, 2021’deki büyük çıkıştan sadece iki sezon sonra gelen ilk sert yıkımdı. 2023: YAMAK DÖNEMİ VE BORÇ PATLAMASI Nahid Ramazan Yamak döneminde kulübün mali tablosu daha da ağırlaştı. Kulübün resmi açıklamasına göre 10 Eylül 2023’te yapılan genel kurulda toplam borç 364 milyon 152 bin 840 lira olarak açıklandı. Aynı resmi metin, SGK ve vergi başlığında 93 milyon 826 bin 914 liralık yükten söz etti. Bu rakamlar, Giresunspor’un artık yalnız kötü yönetilen bir kulüp değil, ağır borç baskısı altındaki bir kurum haline geldiğini gösterdi. Aralık 2023’te kamuoyuna yansıyan açıklamalarda transfer tahtasını açmak için yaklaşık 60 milyon liraya ihtiyaç bulunduğu belirtildi. Tahtanın kapalı kalması, borcun saha içi performansa doğrudan etki ettiği aşamaya geçildiğini gösterdi. Giresunspor artık yalnız puan için değil, kadro kurabilmek için de mücadele ediyordu. 2023-2024: 1. LİG’DE TAM DAĞILMA Giresunspor, 2023-2024 Trendyol 1. Lig sezonunda dibe çöktü. TFF puan cetveli, yeşil-beyazlı ekibin 34 maçta 2 galibiyet, 4 beraberlik, 28 yenilgi aldığını; 16 gol atıp 71 gol yediğini ve sezonu sadece 7 puanla son sırada tamamladığını gösteriyor. Kulübün 1. Lig macerası, rekabet edemeyen bir kadro ve dağılmış bir organizasyon görüntüsüyle kapandı. Bu tablo artık geçici düşüş değil, yapısal çöküş anlamına geliyordu. Süper Lig’den düşen takım bir yıl sonra 1. Lig’de de tutunamamış, puan tablosunda rakiplerinden kopmuştu. 7 puanlık sezon, Giresunspor’un son yıllardaki en ağır sportif kayıtlarından biri olarak dosyaya girdi. 2024 MAYIS: ELTUĞRAL DÖNEMİ VE 403 MİLYON LİRALIK TABLO 18 Mayıs 2024’te yapılan olağanüstü seçimli genel kurulda Emin Eltuğral başkan seçildi. Kulübün resmi sayfası, 421 delegeden 89’unun oy kullandığını ve Eltuğral’ın 83 oyla göreve geldiğini yazdı. Bu seçim, Giresunspor’un 2. Lig’e düştüğü ve kulübün yeni bir çıkış aradığı aşamada yapıldı. Aynı kongrede yerel basına yansıyan bilgiye göre kulübün toplam borcu 403 milyon 92 bin 752 liraya ulaştı. Bu rakam, 2021’de 64 milyon lira olarak telaffuz edilen borcun birkaç yıl içinde nasıl katlandığını gösteren en sert eşiklerden biri oldu. Giresunspor artık sadece lig kaybeden değil, borcu kontrolden çıkan bir kulüptü. PUAN SİLME DOSYASI: GİRESUNSPOR’U MASA DA VURDU Giresunspor’un çöküşü yalnız saha sonuçlarından ibaret değildi. İlk büyük masa darbesi kulüp lisans sürecinde geldi. TFF Kulüp Lisans sistemi; mali kriterler, hukuki yükümlülükler, idari-personel yapısı, sportif organizasyon ve altyapı başlıklarından oluşuyor. Talimatın mali bölümünde özellikle personele, SGK’ye, vergi dairelerine ve futbol paydaşlarına vadesi geçmiş borç bulunmaması açık yükümlülük olarak yazılıyor. Giresunspor, bu lisans sürecindeki eksiklerini gideremediği için önce 2023-2024 döneminde puan kaybetti. Ardından 2024-2025 sezonunda aynı başlık yeniden kulübün önüne geldi. Kulübün resmi “Basın Açıklaması” metni, geçmiş dönemlerden gelen yabancı futbolcu, SGK ve vergi borçları nedeniyle TFF ulusal kulüp lisans mali kriterlerinin karşılanamadığını ve bu yüzden 3 puan silme cezası verildiğini açıkça duyurdu. Bu ifade, puan cezasının soyut bir usul eksikliğinden değil, doğrudan ödenemeyen borçlardan kaynaklandığını net biçimde ortaya koydu. Asıl yıkıcı ceza ise FIFA dosyasından geldi. Aynı resmi kulüp açıklamasına göre eski profesyonel futbolcu Marko Milinkovic’in Ağustos 2020 döneminden başlayan alacakları için oyuncu avukatlarının FIFA nezdinde açtığı dava sonucunda Giresunspor’a 6 puan silme cezası verildi. TFF de 9 Aralık 2024’te FIFA Disiplin Komitesi kararını duyurdu ve Giresunspor’a bir dosyadan 6 puan tenzili uygulandığını resmen açıkladı. Böylece tablo netleşti: Giresunspor, son dönemde en az 9 puanını masada kaybetti. Kulübün kendi açıklaması bu cezaların kaynağını açık biçimde saydı: eski yabancı futbolcu borçları, SGK ve vergi yükümlülükleri, lisans kriterlerinin karşılanamaması ve FIFA’daki Milinkovic dosyası. Saha içinde zayıflayan takım, masa başında da sürekli eksildi. Bu, sıradan bir sportif düşüş değil, ceza puanlarıyla hızlanan kurumsal çöküştü. 2024-2025: 2. LİG’DEN DE KOPUŞ 23 Mart 2025’te Giresunspor’un 2. Lig’den düşmesi kesinleşti. İHA kaynaklı haber akışına göre Giresunspor, Arnavutköy Belediyespor’a 4-1 yenildi ve bitime 7 hafta kala matematiksel olarak küme düştü. Aynı haberlerde takımın 27 maçta 1 galibiyet, 6 beraberlik ve 20 yenilgi aldığı; TFF’den 3, FIFA’dan 6 puan silme cezası sonrası 0 puanla son sıraya kadar indiği belirtildi. Bu sonuçla Giresunspor, 2022-2023’te Süper Lig’den, 2023-2024’te 1. Lig’den, 2024-2025’te de 2. Lig’den düşmüş oldu. Üç sezonda üç lig kaybı, Türkiye futbolunda ağır örnekler arasında sayılacak bir çözülme hikâyesine dönüştü. 2025 HAZİRAN: 380 MİLYON LİRALIK BORÇ VE AYNI YÖNETİMLE DEVAM 28 Haziran 2025’te yapılan genel kurulda Emin Eltuğral yeniden başkan seçildi. Yerel basına yansıyan kongre bilgilerinde 454 delegeden 240’ının katıldığı, 152 oyun kullanıldığı ve Eltuğral’ın yeniden göreve geldiği belirtildi. Aynı kongrede açıklanan toplam borç 380 milyon 241 bin 509 lira oldu. Borç kalemleri içinde 225 milyon lirayı aşan futbolcu alacakları ile 124 milyon lira seviyesindeki vergi-SGK yükü özellikle dikkat çekti. Bu tablo, kulübün borcunun 403 milyon lira seviyesinden bir miktar gerilediğini gösterse de yapısal sorunun çözülmediğini ortaya koydu. Çünkü kulübün asıl baskısı hâlâ futbolcu borçları, kamu borçları ve kapalı tahta başlıklarında toplanıyordu. Giresunspor’un mali nefes alamadığı gerçeği değişmedi. BAŞKANLAR KRONOLOJİSİ: DEĞİŞEN İSİMLER, DEĞİŞMEYEN KRİZ Yakın dönemin başkanlık zinciri de çöküşün idari omurgasını gösteriyor. Hakan Karaahmet 2020’de göreve geldi, 2021 ve 2022’de yeniden seçildi. Nahid Ramazan Yamak 25 Şubat 2023’te başkan oldu ve Eylül 2023’te yeniden seçildi. Emin Eltuğral ise 18 Mayıs 2024’te göreve geldi ve Haziran 2025’te yeniden güven tazeledi. Resmi kulüp kayıtları, son birkaç yılda yönetimin sık değiştiğini ama krizin değişmediğini gösteriyor. Başkanlar değişti; ama kulübün temel başlıkları aynı kaldı: borç, tahta, cezalar, küçülen kadro, azalan rekabet gücü. Yönetimlerde isimler yenilendi fakat Giresunspor’un dosyası her kongrede biraz daha ağırlaştı. Kulübün sportif düşüşü de tam bu yüzden bir “teknik ekip sorunu” ya da “kadro hatası” ile açıklanamayacak kadar derinleşti. SONUÇ: ÇÖKÜŞÜN ASIL ADI Giresunspor dosyasının özeti nettir: 2021’de 44 yıl sonra Süper Lig’e çıkan kulüp, birkaç sezon içinde borç yükü, kapalı transfer tahtası, lisans eksikleri, FIFA dosyaları ve puan silme cezaları altında ezildi. 64 milyon lira seviyesinde konuşulan borç birkaç yıl içinde 364 milyon, sonra 403 milyon, ardından 380 milyon lira bandına taşındı. Aynı süreçte takım önce Süper Lig’i, sonra 1. Lig’i, sonra da 2. Lig’i kaybetti. Bu yüzden Giresunspor’un yaşadığı süreç, yalnız kötü sonuçların hikâyesi değildir. Bu, mali disiplini çöken, borçları sportif yapıyı felç eden, masa başında puan kaybeden ve rekabet gücünü her sezon biraz daha yitiren bir kulübün dosyasıdır. Giresunspor’u aşağı çeken şey sadece rakipleri değil; ödenemeyen borçlar, açılamayan tahta ve zamanında çözülemeyen krizler oldu. KALAN MAÇLAR PUAN DURUMU

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.