Hava Durumu

#Sera Gazı

giresunsonhaber - Sera Gazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sera Gazı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

​​​​​​​FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI Haber

​​​​​​​FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI

FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI Ferrero Grubu’nun 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre şirketin kullandığı fındığın yüzde 97’si üreticiye kadar izlenebilir hale geldi. Raporda kakao, kahve ve palm yağında ulaşılan takip oranlarının yanı sıra karbon salımının azaltılması, yenilenebilir enerji kullanımı ve ambalajların dönüştürülmesine ilişkin veriler de paylaşıldı. Ferrero Grubu, 2024-2025 mali dönemindeki çevresel, sosyal ve tedarik zinciri çalışmalarını kapsayan 17’nci Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Şirketin kuruluşunun 80’inci yılında açıklanan raporda sürdürülebilirlik çalışmaları; iklim ve çevre, sorumlu ham madde tedariki, tüketim yaklaşımı ile çalışanlar ve toplum başlıkları altında değerlendirildi. Ferrero, özellikle tarımsal ham maddelerin kaynağının takip edilmesine, çiftçilerle yürütülen çalışmalara ve tedarik zincirindeki çevresel risklerin azaltılmasına ağırlık verdiğini bildirdi. (Ferrero) FINDIKTA ÜRETİCİYE KADAR TAKİP ORANI YÜZDE 97 Raporda, Ferrero’nun üretim süreçlerinde kullandığı fındığın yüzde 97’sinin doğrudan üreticiye kadar izlenebildiği belirtildi. Kakao tedarikinde çiftliklerin sınırlarını gösteren tarımsal haritalara kadar izlenebilirlik oranının yüzde 98’e, palm yağında plantasyona kadar izlenebilirliğin yüzde 98,6’ya ve kahvede tarımsal parsel haritalarına kadar takip oranının yüzde 100’e ulaştığı açıklandı. (planetnuts.cl) Ferrero’nun açıkladığı veriler, küresel gıda sektöründe artık yalnızca ham maddenin hangi ülkeden geldiğinin değil, hangi üretim alanında ve hangi üretici tarafından yetiştirildiğinin de giderek daha fazla önem kazandığını ortaya koydu. 230 BİN TARIMSAL ÜRETİM ALANI İNCELENDİ Şirket; kakao, kahve ve palm yağı tedarikçilerine ait yaklaşık 230 bin tarımsal alanın, Avrupa Birliği’nin Ormansızlaşmanın Önlenmesi Tüzüğü’ne uyum amacıyla geliştirilen takip sistemi üzerinden incelendiğini açıkladı. Söz konusu sistemle ham maddelerin ormansızlaşmaya yol açan veya mevzuata uygun olmayan üretim alanlarından temin edilmesi riskinin azaltılması amaçlanıyor. (planetnuts.cl) Rapora göre kakao alımlarının yüzde 99’u Rainforest Alliance, Cocoa Horizons ve Fairtrade gibi bağımsız sertifika veya standartlar kapsamında gerçekleştirildi. Kullanılan palm yağının tamamının RSPO sertifikalı, kahvenin tamamının ise Rainforest Alliance sertifikasına sahip olduğu bildirildi. TEDARİK STRATEJİSİNİN MERKEZİNDE TARIMSAL ÜRETİM VAR Ferrero, temel ham maddelerin tedarik sürecini “Ferrero Farming Values” adı verilen yaklaşım üzerinden yürüttüğünü duyurdu. Bu sistem; tedarikçilerin denetlenmesi, ürünün kaynağının izlenmesi, bağımsız sertifikasyon, iyi tarım uygulamalarının geliştirilmesi, üretici topluluklarının desteklenmesi ve sektör genelinde iş birliği kurulması olmak üzere beş temel unsur üzerine oluşturuldu. Ferrero Grubu Üst Yöneticisi Lapo Civiletti, söz konusu yaklaşımın tedarikçi sorumluluğunu güçlendirmeyi, çiftçileri desteklemeyi ve farklı tarımsal ürünlerin kendine özgü üretim koşullarına göre çalışma modelleri geliştirmeyi amaçladığını belirtti. (Ferrero) KARBON SALIMINDA YÜZDE 7,2’LİK AZALMA Raporda şirketin doğrudan faaliyetlerinden ve satın aldığı enerjiden kaynaklanan Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı salımlarının, önceki mali döneme göre yüzde 7,2 azaltıldığı açıklandı. Ferrero’ya ait 24 üretim tesisinin şebekeden temin edilen yüzde 100 yenilenebilir elektrikle çalıştığı, üretim tesislerine özel karbon azaltma yol haritaları hazırlanabilmesi amacıyla da “Karbonsuzlaşma Merkezi” kurulduğu bildirildi. (planetnuts.cl) Şirket ayrıca ilk kez grup genelindeki su ayak izini hesapladığını ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini hedefleyen Alliance for Water Stewardship oluşumuna katıldığını duyurdu. AMBALAJLARIN YÜZDE 92,9’U DÖNÜŞÜME UYGUN TASARLANDI Ferrero’nun kullandığı ambalajların yüzde 92,9’unun geri dönüştürülebilir, yeniden kullanılabilir veya kompostlanabilir olacak şekilde tasarlandığı kaydedildi. Ambalajların yüzde 86,8’inin ise mevcut toplama ve geri dönüşüm sistemleri içerisinde uygulamada da dönüştürülebilir durumda olduğu belirtildi. Ferrero Rocher kutularında yapılan tasarım değişikliğiyle ürün başına kullanılan plastik oranının 2019-2020 dönemine göre yüzde 14,7 azaltıldığı, Eylül 2021’den bu yana yaklaşık 16 bin ton plastik kullanımının önüne geçildiği bildirildi. (planetnuts.cl) TARIMSAL TEDARİKTE YENİ DÖNEM Ferrero’nun açıkladığı rapor, büyük gıda şirketlerinin tedarik politikalarında izlenebilirlik, çevresel uygunluk, üretici kayıtları, sertifikasyon ve karbon ayak izinin giderek daha belirleyici hale geldiğini gösterdi. Dünya fındık üretimi ve ihracatında önemli bir konuma sahip Türkiye açısından da üreticinin kayıt altına alınması, bahçelerin dijital olarak haritalandırılması, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve ürünün bahçeden fabrikaya kadar izlenebilmesi, önümüzdeki dönemde uluslararası ticaretin temel şartları arasında yer almaya devam edecek. Son paragrafta, raporun Türkiye ve Giresun fındık sektörü bakımından taşıdığı muhtemel sonuçlar gazetecilik değerlendirmesi olarak ayrıca işlendi. Kaynak: Camila Muñoz Silva/PlanetNuts için gazeteci https://planetnuts.cl/informe-de-sostenibilidad-2025-de-ferrero-destaca-avances-en-trazabilidad-descarbonizacion-y-abastecimiento-responsable/

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU:  DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE Haber

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU: DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU: DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE Ferrero Group, 2024/25 mali yılına ilişkin 17. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Rapor, şirketin sürdürülebilirlik taahhütlerini somut aksiyonlara ve ölçülebilir ilerlemeye dönüştürme hedefini ortaya koyarken, Ferrero’nun içerik tedarikinde benimsediği Değerli Tarım yaklaşımını stratejisinin merkezine yerleştirdi. LÜKSEMBURG — Ferrero Group, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını, tedarik zincirinden üretime, çevresel sorumluluktan toplumsal etkiye kadar geniş bir çerçevede değerlendirdiği 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Ferrero’nun 80. yıl dönümünü kutladığı dönemde yayımlanan raporda; şirketin sürdürülebilirlik girişimlerini tüm faaliyetlerine entegre etme hedefi vurgulandı. Raporda, içeriklerin tedarik edildiği çiftliklerden ve yerel topluluklardan fabrikalara, ürünlere ve çalışanlara uzanan süreçte sürdürülebilir gıda sistemlerinin desteklenmesinin amaçlandığı belirtildi. Şirket, sürdürülebilirlik çerçevesini dört temel başlık altında ele aldı: iklim ve çevre, tedarik, sorumlu tüketim, insanlar ve topluluklar. DEĞERLİ TARIM YAKLAŞIMI TEDARİK STRATEJİSİNİN ODAĞINDA Ferrero’nun uzun yıllara dayanan sacco conosciuto felsefesinden, yani “çantanın içinde ne olduğunu bilmek” anlayışından ilham alan Ferrero Değerli Tarım yaklaşımı, şirketin temel içerik tedarikindeki dayanıklılık politikasının ana unsurlarından biri olarak öne çıktı. Bu yaklaşım; tedarikçi durum tespiti, tedarik zinciri izlenebilirliği ve görünürlüğü, sertifikasyon ve standartlar, tarım uygulamaları, toplulukların desteklenmesi ve sektör dönüşümü başlıkları etrafında şekilleniyor. Ferrero Group Başkanı Giovanni Ferrero, şirketin uzun vadeli başarısının tedarik zincirinde yer alan insanlar ve ekosistemlerin refahıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Ferrero, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: “Tüketiciler giderek daha fazla güvenebilecekleri markalar arıyor. Kalite, iyi tedarik uygulamaları, özenli üretim süreçleri ve insanlara ve gezegene yönelik gerçek bir bağlılık üzerine inşa edilmiş markalar önem kazanıyor.” Giovanni Ferrero, doğal kaynakların korunması, çalışanların, toplulukların ve iş ortaklarının desteklenmesi ile gelecek nesillere hitap eden ürünlerin geliştirilmesine yönelik girişimlerin sürdürüleceğini ifade etti. İZLENEBİLİRLİKTE YÜKSEK ORANLARA ULAŞILDI Raporun en dikkat çeken başlıklarından biri, temel hammaddelerde ulaşılan izlenebilirlik oranları oldu. Ferrero, kakao tedarikinde çiftlik poligon haritalarına kadar yüzde 98, palm yağında plantasyon seviyesine kadar yüzde 98,6, fındıkta çiftçiye kadar yüzde 97 ve kahve çekirdeklerinde plantasyon poligon haritalarına kadar yüzde 100 izlenebilirlik sağlandığını açıkladı. Kahve, palm yağı ve kakao tedarikçilerinden yaklaşık 230 bin tedarik zinciri poligonu, Avrupa Birliği Ormansızlaşma Yönetmeliği’ne uyumlu izleme süreci kapsamında analiz edildi. Bu çalışma ile tedarik zincirindeki görünürlüğün artırılması ve ormansızlaşmadan arındırılmış tedarikin desteklenmesi hedeflendi. SERTİFİKALI TEDARİKTE DİKKAT ÇEKEN VERİLER Ferrero’nun 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre kakao hacimlerinin yüzde 99’u Rainforest Alliance, Cocoa Horizons, Fairtrade gibi sertifikasyonlar ya da bağımsız yönetilen standartlar aracılığıyla tedarik edildi. Palm yağı hacimlerinin yüzde 100’ünün RSPO sertifikalı olduğu, kahve çekirdeklerinin yüzde 100’ünün ise ayrıştırılmış tedarik zinciri modeli kapsamında Rainforest Alliance sertifikalı olarak temin edildiği belirtildi. Ferrero Group İcra Kurulu Başkanı Lapo Civiletti, Ferrero Değerli Tarım yaklaşımının şirketin sürdürülebilirlik hedeflerini temel içerik tedarikinde somut aksiyonlara dönüştürdüğünü kaydetti. Civiletti, yaklaşımın tedarikçilerin hesap verebilirliğini güçlendirdiğini, izlenebilirlik ve sertifikasyonu geliştirdiğini, çiftçileri desteklediğini ve sektör genelinde iş birliğini teşvik ettiğini ifade etti. İKLİM VE ÇEVRE BAŞLIĞINDA YENİ ADIMLAR Ferrero, raporda iklim ve çevresel sorumluluk başlığında da önemli ilerlemeler kaydedildiğini duyurdu. Şirketin İklim Geçiş Planı’nın geliştirilmesine devam edildiği, bu kapsamda üretim tesislerinin karbonsuzlaşma yol haritaları oluşturmasını sağlayan Decarbonization Hub adlı yeni aracın devreye alındığı belirtildi. Rapora göre, hammadde hacimlerinin yaklaşık yüzde 60’ını kapsayan Kapsam 3 tedarikçi veri kampanyası başlatıldı. Bu kampanyada tedarikçi veri gönderim oranı yüzde 93 olarak gerçekleşti. Kapsam 1 ve 2 sera gazı emisyonları ise yıllık bazda yüzde 7,2 azaltıldı. Bu düşüşte, 24 tesisin şebekeden yüzde 100 yenilenebilir elektrikle faaliyet göstermesinin de etkili olduğu kaydedildi. AMBALAJDA DÖNGÜSELLİK HEDEFİ GÜÇLENİYOR Ferrero, ambalaj döngüselliği konusunda da önemli veriler paylaştı. Raporda, genel ambalajların yüzde 92,9’unun geri dönüştürülebilirlik, yeniden kullanılabilirlik veya kompostlanabilirlik için tasarlandığı bildirildi. Uygulamada ve ölçekli olarak geri dönüştürülebilir, yeniden kullanılabilir veya kompostlanabilir ambalaj oranı ise yüzde 86,8 olarak açıklandı. Ferrero Rocher kutularının yeniden tasarımıyla, 2019/20 baz yılına kıyasla plastik-ürün oranında yüzde 14,7 azalma sağlandı. Şirket, Eylül 2021’den bu yana kümülatif olarak yaklaşık 16 bin ton plastiğin kullanımının önüne geçildiğini duyurdu. SORUMLU TÜKETİM VE BESLENME KRİTERLERİ Ferrero, sorumlu tüketim başlığında ürün inovasyonuna yön vermek ve portföy gelişimini desteklemek amacıyla bilim temelli Ferrero Beslenme Kriterleri’nin geliştirildiğini açıkladı. Şirket ayrıca reklamcılık ve pazarlama ilkelerinin de güncellendiğini belirterek, sorumlu iletişim uygulamalarını güçlendirmeyi hedeflediğini bildirdi. İNSAN, TOPLULUK VE ÇALIŞAN GELİŞİMİ ÖNE ÇIKTI Raporda, çalışan gelişimi, insan hakları, kapsayıcılık ve saygı temelli çalışma ortamı başlıkları da geniş yer buldu. Ferrero, 61 ülkede uygulanan Dahil Etme ve Saygı eğitim programı kapsamında 500’den fazla oturum düzenlendiğini açıkladı. Çalışan bağlılığının güçlü seyrini sürdürdüğü, yıllık YOU Anketi’nde katılım oranının yüzde 86’ya ulaştığı belirtildi. Bağlılık ve Yetkinleştirme Endeksi puanlarının sırasıyla 3 ve 7 puan arttığı ifade edildi. JOY OF MOVING 20. YILINDA 60 MİLYONDAN FAZLA ÇOCUĞA ULAŞTI Ferrero’nun toplumsal etki programlarından Joy of Moving, 2025 yılında 20. yılını kutladı. Programın 35 ülkede 4,9 milyondan fazla çocuğa ulaştığı, 2005 yılından bu yana ise dünya genelinde 60 milyondan fazla çocuğa eriştiği açıklandı. Programın, 130’dan fazla kamu ve özel sektör uzman ortağının desteğiyle yürütüldüğü belirtildi. FERRERO’DAN UÇTAN UCA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU Ferrero Group’un 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, şirketin sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir hedef olarak değil; tedarik zinciri, üretim süreçleri, ürün geliştirme, çalışan politikaları ve toplumsal sorumluluk alanlarını kapsayan bütüncül bir strateji olarak ele aldığını ortaya koydu. Raporda öne çıkan veriler, Ferrero’nun özellikle izlenebilirlik, sertifikalı tedarik, yenilenebilir enerji kullanımı, ambalaj döngüselliği ve topluluk destek programlarında ölçülebilir ilerleme kaydettiğini gösterdi. https://www.ferrero.com/int/en/people-planet/sustainability-reporting?utm_source=chatgpt.com

O BİNALARDA ARTIK ZORUNLU OLACAK Haber

O BİNALARDA ARTIK ZORUNLU OLACAK

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi kapsamında yeşil bina uygulamalarını yaygınlaştıracak yeni düzenlemeleri yürürlüğe koydu. Resmi Gazete’de yayımlanan kararlara dair sosyal medya üzerinden açıklama yapan Bakan Kurum, “Çevre dostu yapılaşmayı yaygınlaştıracak düzenlememiz yayımlandı. ANKARA (İGFA) - 1 Ocak 2027’den itibaren 10 bin metrekare ve üzeri yeni binalarda; Enerji Kimlik Belgesi, Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesini devreye alıyoruz. Sera gazı emisyonu düşük olan binalar için ‘Düşük Karbonlu Bina Belgesi’ uygulaması getiriyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefiyle paralel olarak sürdürülebilir ve doğa dostu yapılaşma süreçlerini hızlandırmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği” ile “Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlarının Eğitim ve Denetimlerine Dair Tebliğ” güncellendi. Yeni düzenlemeler hakkında sosyal medya hesabından bilgi paylaşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Çevre dostu yapılaşmayı yaygınlaştıracak düzenlememiz yayımlandı. 1 Ocak 2027’den itibaren 10 bin metrekare ve üzeri yeni binalarda; Enerji Kimlik Belgesi, Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesini devreye alıyoruz. Sera gazı emisyonu düşük olan binalar için ‘Düşük Karbonlu Bina Belgesi’ uygulaması getiriyoruz” mesajını verdi. 10 BİN METREKARE VE ÜZERİ OLAN BİNALARI KAPSAYACAK Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle, 10 bin metrekare ve üzerindeki yapılar için ‘Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi’ zorunlu kılınırken, bu belgeleri hazırlayacak Enerji Kimlik Belgesi Uzmanları’nın eğitim ve yetkilendirme şartları yeniden düzenlendi. Yapılan değişiklikle, 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren yapı ruhsatı alacak ve inşaat alanı 10 bin metrekare ve üzeri olan binalarda, yapı kullanma izin belgesi aşamasında ‘Enerji Kimlik Belgesi’ ile birlikte ‘Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi’nin ilgili idareye sunulması şart koşulacak. BİNANIN TÜM SÜREÇLERİNDEKİ EMİSYONLARI HESAPLANACAK ‘Bina Yaşam Döngüsü Analizi’ kapsamında, binaların kullanım aşamasındaki enerji tüketiminden kaynaklanan karbon salımlarının yanı sıra; ham madde tedariğinden başlayarak nakliye, inşaat, kullanım, işletme, bakım, onarım, yenileme, yıkım, atık yönetimi ve bertaraf ile varsa geri kazanım ve enerji ihracı gibi tüm yaşam döngüsü süreçlerindeki sera gazı emisyonları hesaplanacak. Söz konusu analizler BEP-TR sistemi üzerinden yürütülecek ve belgeler yetkili Enerji Kimlik Belgesi Uzmanları tarafından tanzim edilecek. DÜŞÜK KARBONLU BİNA BELGESİ Yönetmelik ile beraber, işletme kaynaklı sera gazı emisyonu düşük seviyede olan yapılar için ‘Düşük Karbonlu Bina Belgesi’ uygulaması başlatıldı. Buna göre, Enerji Kimlik Belgesinde sera gazı emisyon sınıfı en az “B”, enerji performans sınıfı ise en az “C” olan binalar bu belgeyi almaya hak kazanacak. UZMANLARA YENİ EĞİTİM VE YETKİ ŞARTI “Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlarının Eğitim ve Denetimlerine Dair Tebliğ”deki güncelleme ile uzmanların görev tanımları, “Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi” ve “Düşük Karbonlu Bina Belgesi”ni kapsayacak şekilde genişletildi. Uzmanların eğitim süreleri artırılırken, mevcut yetkili uzmanların haklarının süreleri dolana kadar korunacağı belirtildi. Yetki süresi dolan uzmanlar ise Bakanlıkça belirlenecek yeni eğitim programlarını tamamlayıp sınava girerek yetkilerini yenileyebilecekler.

Köpeklerin beslenme alışkanlığını değiştirmek, insanlarınkine göre daha büyük etki oluşturabilir Haber

Köpeklerin beslenme alışkanlığını değiştirmek, insanlarınkine göre daha büyük etki oluşturabilir

Et, yumurta ve süt ürünleri açısından zengin beslenme şekilleri önemli çevresel maliyetler doğurmaktadır. Ancak yeni bir çalışma, birçok durumda köpeğinizi daha sürdürülebilir bir diyete geçirmenin, gezegen ve çiftlik hayvanları üzerinde kendi diyetinizi değiştirmekten daha büyük bir etkiye sahip olabileceğini ortaya koymuştur. ACCESS Newswire / LONDRA, BİRLEŞİK KRALLIK (İGFA) - Veteriner Profesör Andrew Knight tarafından Animals dergisinde yayımlanan araştırma, ortalama bir köpeğin beslenmesi dahilinde yılda yaklaşık 13 çiftlik kara hayvanı tükettiğini, buna karşılık ortalama bir insan için bu sayının dokuz olduğunu ve aradaki farkın yaklaşık yüzde 40 olduğunu ortaya koydu. Bu fark büyük ölçüde, tipik bir köpeğin diyet enerjisinin daha büyük bir kısmının (yüzde 34) hayvansal kaynaklı içeriklerden gelmesinden kaynaklanmaktadır; bu oran insanlarda yaklaşık yüzde 19'dur. Bu rakamlar küresel ortalamaları temsil etmekte ve ülkeye göre değişmektedir. Amerika Birleşik Devletleri gibi yüksek gelirli ülkelerde tüketim genel olarak daha yüksektir. Burada ortalama bir insan yılda 24 çiftlik kara hayvanı tüketirken, bir köpek için bu sayı 20'dir; yani fark yaklaşık yüzde 20 ile daha azdır. Bu nedenle geleneksel et bazlı evcil hayvan mamalarının önemli çevresel ve hayvan refahı etkileri vardır. Ancak bitkilere, mikrobiyal proteine ve kültür etine dayalı alternatifler giderek daha yaygın hale gelmektedir. Tamamen bitki bazlı veya vegan evcil hayvan mamaları artık birçok ülkede çevrimiçi perakendecilerden kolayca satın alınabilmektedir. 2026'nın başlarında,14 çalışma ve bir sistematik inceleme, bu tür diyetlerle beslenen köpekler veya kediler için iyi sağlık sonuçları bildirmiştir. Ancak, evcil hayvan diyetleri sorumlu üreticiler tarafından üretilmeli ve gerekli tüm besin maddelerinin dahil edildiğinden emin olmak için tam olarak takviye edilmelidir. Potansiyel faydalar büyüktür. Tüm evcil köpekler besinsel olarak sağlam vegan diyetlere geçseydi, her yıl altı milyar kara hayvanı kesimden kurtarılabilirdi. Sera gazı tasarrufu Birleşik Krallık'ın yıllık emisyonlarının 1,5 katı olurdu ve korunan gıda enerjisi 450 milyon insanı, yani Avrupa Birliği nüfusunu besleyebilirdi. Bu hesaplamalar 2018 verilerine dayanmaktadır ve köpek popülasyonlarının insan popülasyonlarından daha hızlı artmasıyla potansiyel faydalar bugün daha da büyüktür. Binlerce evcil hayvan bakıcısından gelen anket yanıtlarını analiz ettikten sonra Knight, en az 150 milyon köpek ve kedinin gerçekçi bir şekilde besinsel olarak sağlam vegan diyetlere geçirilebileceğini tahmin etti. Ancak analiz hane başına yalnızca bir köpek veya kedi varsaydığından, gerçek sayıların muhtemelen birkaç kat daha yüksek olduğunu belirtti. Çalışma, faydaları en üst düzeye çıkarmak için sorunları ölçek, ihmal ve çözülebilirlik temelinde önceliklendiren bir felsefe olan "etkili diğerkâmlık" (effective altruism) ilkelerini kullanarak sürdürülebilir evcil hayvan diyetlerini değerlendirdi. Çalışma, sürdürülebilir evcil hayvan diyetlerinin oldukça ihmal edildiğini, dünya çapında evcil hayvan maması şirketleri dışında sadece iki tam zamanlı araştırmacının bulunduğunu ve çiftlik hayvanları savunuculuğu hareketinin yıllık bütçesinin yüzde birinden azının buna ayrıldığını ortaya koydu. Knight, bitki bazlı evcil hayvan diyetlerinin çiftlik hayvanı kullanımını azaltmak, gıda güvenliğini iyileştirmek ve iklim ve biyolojik çeşitlilik zorluklarını ele almak için güçlü ancak gözden kaçırılan bir yolu temsil ettiği sonucuna vardı. Hayvan ve çevre savunucularını, daha sürdürülebilir diyetlere yönelik yalnızca insan odaklı bir yaklaşımın ötesine bakmaya çağırdı. Knight, "Hayvan savunuculuğu hareketinin kendi evcil hayvanlarının diyetlerini büyük ölçüde göz ardı etmesi ironik" dedi. Prof. Andrew Knight a.knight@griffith.edu.au KAYNAK: Sustainable Pet Food Foundation ( Sürdürülebilir Evcil Hayvan Gıdası Vakfı )

Büyükşehir Çöpten 851 Milyon TL’lik Elektrik Üretti Haber

Büyükşehir Çöpten 851 Milyon TL’lik Elektrik Üretti

Muğla Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Düzenli Depolama Tesisleri’ne kurduğu biyokütle enerji santralleri ile bugüne kadar piyasa değeri 851 Milyon TL olan elektrik üreterek çevreyi ve bütçesini korudu. Muğla il genelinde Menteşe, Fethiye, Ortaca, Marmaris ve Milas’ta hizmet veren Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Düzenli Depolama Tesislerinde kurulu biyokütle enerji santralleri bugüne kadar 309 Milyon 901 Bin 273 KW elektrik üreterek 851 milyon TL tasarruf sağladı. Ayrıca atıkların doğal olarak parçalanmasıyla açığa çıkan 153 milyon 790 bin 341 metreküp metan gazı, elektrik üretiminde değerlendirilerek hem enerji ekonomisine katkı sağladı hem de çevreyi tehdit eden sera gazı salınımının önüne geçildi. 1 Milyon 239 Bin 605 Hanenin 1 Aylık Elektrik Üretimi Çöpten Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin biyokütle tesisleri sayesinde hem yenilenebilir enerji üretimi destekleniyor hem de vahşi depolama alanlarında atmosfere karışabilecek metan gazı kontrollü şekilde bertaraf ediliyor. Uzmanlara göre karbondioksite göre 25 kat daha fazla ısınma etkisine sahip olan metan gazının enerjiye dönüştürülmesi, iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Bugüne kadar biyokütle enerji tesislerinden toplam 309 Milyon 901 bin 273 kW elektrik üretimi gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Düzenli Depolama Tesisleri’nin bu üretimi yaklaşık 1 Milyon 239 bin 605 hanenin 1 aylık elektrik üretimine karşılık geliyor. Menteşe, Fethiye, Ortaca, Marmaris ve Milas’ta hizmet veren Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Düzenli Depolama Tesisleri’nde 4 Milyon 395 bin 105 ton atık bertaraf edilmesi sonucu oluşan metan gazından elektrik üretimi gerçekleştirilmeye devam ediliyor. Tesisler üretilen elektrik enerjisini elektrik alt yapısına vererek vatandaşın evlerinde ve işyerlerinde kullanıldığı elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunuyor. Başkan Aras: “Muğlamızın Atıklarını Enerjiye Dönüştürerek Çevremizi Ve Bütçemizi Koruyoruz” Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras çevreye yapılan her yatırımın geleceğe yapılan önemli bir yatırım olduğunu söyledi ve modern katı atık tesisleri sayesinde hem çevrenin korunduğunu hem de çöpten elektrik üretilerek ülke ekonomisine büyük katkı sağlandığını belirtti. Başkan Aras; “Her gün vatandaşlarımız düzenli olarak belirli saatlerde çöplerini dışarı çıkarıyor ve ilçe belediyelerimizin ekipleri bu çöpleri Katı Atık Düzenli depolama tesislerimize getiriyor. Burada geri dönüşüm olarak ayrıştırılan çöplerden tesislerimize kurduğumuz biyokütle enerji santrallerinde elektrik enerjisi üretiliyor. Muğla’mızın atıklarını enerjiye dönüştürerek hem çevremizi koruyor hem de bütçemize ciddi bir katkı sağlıyoruz. Metan gazının atmosfere karışmasını engellemek, iklim değişikliğiyle mücadelede hayati bir adımdır. Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürülebilir enerji yatırımlarını artırmaya, doğamızı korurken aynı zamanda katma değer üretmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Endeksi Yayınlandı:  Dünya İlerleme Kaydediyor, Türkiye Yerinde Sayıyor Haber

İklim Endeksi Yayınlandı: Dünya İlerleme Kaydediyor, Türkiye Yerinde Sayıyor

Germanwatch, NewClimate Institute ve Uluslararası İklim Eylem Ağı (CAN International), İklim Değişikliği Performans Endeksi'nin (Climate Change Performance Index - CCPI 2026) 21. sayısını yayımladı. Paris İklim Anlaşması’nın üzerinden on yıl geçti; ilerleme net bir şekilde gözlemleniyor. Küresel kişi başına emisyonlar düşüş eğiliminde, yenilenebilir enerji hızla yaygınlaşıyor ve 100'den fazla ülkenin net sıfır emisyon hedefi bulunmakta ancak Paris İklim Anlaşması'nın hedeflerine erişmek için dönüşüm hızı halen yetersiz. CAN International, Germanwatch ve NewClimate Enstitüsü'nün bugün paylaştığı İklim Değişikliği Performans Endeksi (Climate Change Performance Index - CCPI), bu çelişkili manzarayı yansıtıyor. Geçmiş yıllarda olduğu gibi, endeksin en üst üç basamağı boş bırakıldı. Ülkelerin, 1,5 derece sıcaklık sınırını aşmamak için iklim çabalarını hızlandırmaları gerekiyor. Danimarka, 4. sıradaki yeriyle listenin başında yer almaya devam ediyor. İklim politikalarında lider olan Danimarka, yenilenebilir enerji kategorisinde yüksek puan alan üç ülke arasında ve deniz aşırı enerji yatırımlarında öncü konumda. Danimarka'yı, geçmiş yıla kıyasla bir sıra yükselerek 5. sıraya yerleşen Birleşik Krallık takip etmekte. Geçen yıl kömür kullanımını tamamen sonlandıran Birleşik Krallık, yıllardır sürdürülen iklim politikası çabalarının sonuçlarını almayı başardı. Ancak, yenilenebilir enerji konusundaki "düşük" performansı göz önüne alındığında hala eksiklikler bulunmaktadır. Fas (6. sırada), yenilenebilir enerjinin haricinde tüm kategorilerde "iyi" performans gösteriyor. Ülkede kişi başına düşen emisyonlar düşük seviyede. Kolektif taşımaya büyük yatırımlar yapan ülke, 2035 için açıkladığı yeni iklim hedefiyle dikkat çekiyor. CCPI raporunun derleyicilerinden Niklas Höhne (NewClimate Institute) şunları belirtti: "Genel anlamda iklim değişikliğiyle mücadelede çok iyi performans sergileyen bir ülke henüz yok, ancak bazı alanlarda iddialı performans gösteren öncüler mevcut. Örneğin Pakistan, kişi başına çok düşük emisyon rakamları sayesinde dikkat çeken bir oyuncu. Daha önceki yıllarda olduğu gibi, Norveç, Danimarka ve İsveç yenilenebilir enerji konusunda standartları belirlemeye devam ediyor." Öte yandan, sıralamada zayıf performans sergileyen ülkeler de mevcut. Endekste son üçte yer alan ülkeler Suudi Arabistan (67. sırada), İran (66. sırada) ve ABD (65. sırada). Germanwatch’tan Thea Uhlich, "ABD özellikle kayda değer bir düşüş yaşadı ve genel sıralamada Rusya’nın hemen arkasında sondan üçüncü sıraya geriledi. En büyük petrol ve gaz üreticisi olan bu ülkeler adeta birbirleriyle yarışmakta; fosil yakıtları iş modeli olarak sürdürüyorlar. Bu da geleceğin ekonomisinde fırsatları kaçırdıkları anlamına geliyor" dedi. AB'si Yetersiz AB bakımından endeks değerlendirmesi yapan Avrupa İklim Eylem Ağı’nın İklim Politikaları Direktörü Sven Hareling ise şöyle dedi: "Avrupa Birliği'nin bu yılki İklim Değişikliği Performans Endeksi'nde 3 sıra birden gerilemesi açık bir uyarı. Avrupa'daki bazı siyasi grupların, AB'nin 2030 emisyon azaltım hedeflerine nasıl ulaşılacağına dair net bir strateji ortaya koymadan mevcut iklim ve çevre düzenlemelerini zayıflatmaya yönelik ideolojik ve yanlış yönlendirilmiş çabaları, insanların iklim krizine karşı dayanıklılığını tehdit ediyor. Bu tutum, toplumsal açıdan adaletli bir iklim aksiyonunun geciktiği bir dönemde belirsizliğe ve yatırım ortamının zarar görmesine neden oluyor. AB'nin kararını geç onaylaması nedeniyle, CCPI analizi 2040 için belirlenen yüzde 90 net emisyon azaltım hedefine ilişkin anlaşmaları dikkate almıyor; ancak bu hedefteki önemli eksiklikler sebebiyle, bunun gelecekteki sıralamalarda ne ifade edeceği halen belirsizliğini koruyor" dedi. Türkiye'nn Durumu Değişmiyor Türkiye'nin performansını değerlendiren Avrupa İklim Eylem Ağı Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz: "Türkiye, CCPI'da bir değişiklik göstermiyor. On yıldır endeksteki yeri "düşük" veya "çok düşük" performans gösteren ülke grupları içinde yer alıyor. Bu yıl 52. sıradaki Türkiye, sera gazı emisyonları ve enerji kullanımı kategorilerinde "düşük", iklim politikası kategorisinde "çok düşük" performans gösteriyor. Potansiyeline rağmen yenilenebilir enerji kategorisinde bile "orta" düzeyde performans sergiliyor. Bu sıralama şaşırtıcı değil çünkü 2035'e kadar emisyonlarını artırmayı öngördüğü bir iklim hedefi sundu ve kömürlü termik santrallere devlet teşviği sağlamayı planlıyor" dedi. G20 Ülkeleri: Sadece 1 Ülke 'İyi', 10 Ülke 'Çok Zayıf' "Dünya genelinde yenilenebilir enerji ve elektrifikasyon konusunda olumlu bir eğilim mevcut. Ancak büyük emisyon kaynağı olan G20 ülkeleri arasında kaygı verici bir tablo görünüyor: yalnızca 1 ülke "yüksek" performans gösteren grupta yer alıyor, 10 ülke ise "çok düşük" kategorisinde." dedi Germanwatch'tan Thea Uhlich. G20 ülkeleri, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 75'inden sorumlu olmalarına karşın, sıralamada sadece bir G20 ülkesi, Birleşik Krallık, "yüksek" puan alıyor. Endişe verici olan ise, on G20 ülkesinin hala "çok düşük" (Türkiye, Çin, Avustralya, Japonya, Arjantin, Kanada, Kore, Rusya, ABD, Suudi Arabistan) kategorisinde yer alması; Güney Afrika, Endonezya ve İtalya ise düşük kategoride sınıflandırılıyor. En büyük emisyon kaynaklarından biri olan Çin (54. sırada), bir basamak yükseldi. İlk "elektro-devlet" olma yolundaki gelişmelere rağmen, hala çok düşük puan alıyor. Çin, yalnızca iklim politikası alanında "yüksek" performans sergiliyor. 2025'in ilk çeyreğinde Çin'in emisyonlarının düşüş göstermesi, emisyonlarının zirveye ulaştığına dair bir işaret olabilir. Ülkede elektrikli araç, batarya ve yenilenebilir enerji konularında önemli bir büyüme gerçekleşmesine ve nispeten iddialı bir iklim hedefi açıklamasına rağmen fosil yakıt üretimini de artırıyor. Çin için belirleyici faktör, yenilenebilir enerji ve e-mobilitenin fosil yakıtlardan çıkış ile birlikte ilerlemesi. En büyük emisyon kaynaklarından biri olan Hindistan (23. sırada), bu yılki sıralamada en fazla gerileyen ülkelerden biri olarak "orta" düzeyde performans kategorisine girdi. CCPI raporunun yazarı Jan Burck (Germanwatch): "Sıralamadaki düşüş, çeşitli faktörlerin kombinasyonundan kaynaklanıyor. Hindistan, son yıllarda emisyonların sürekli artması nedeniyle emisyon eğilimleri açısından alt sıralarda bulunuyor. Aynı zamanda, enerji tüketimi de yükseliyor. Hindistan, kömür kullanımını aşamalı olarak sonlandırma planı veya somut bir sonlandırma tarihi olmadığı için iklim politikasında da düşüşte. Yeni kömür santrallerinin inşasını durdurur ve yenilenebilir enerji yatırımlarında olumlu görünümü sürdürürse, Hindistan gelecek yıl daha iyi bir sıralama elde edebilir" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.