Hava Durumu

#Sera Gazı

giresunsonhaber - Sera Gazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sera Gazı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

197 Ülkede Gıdanın Geleceği Mercek Altına Alındı Haber

197 Ülkede Gıdanın Geleceği Mercek Altına Alındı

Dünya genelinde gıdanın ekonomik, çevresel ve toplumsal boyutlarını inceleyen Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi’nin yeni araştırması, mevcut ilerleme hızıyla küresel 2030 hedefleri arasındaki ciddi farkı ortaya koydu. Araştırmaya göre pestisit kullanımından sera gazı emisyonlarına kadar pek çok alanda kapsamlı adımlar atılması gerekiyor. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, ilerlemenin hızlanması halinde 2050’ye kadar hedeflere ulaşılabileceğini belirtti. Küresel hedeflere en çok yaklaşan ülkeler arasında ise Japonya ve Kanada yer aldı. İklim krizi, artan maliyetler ve doğal kaynakların tahribi; güvenilir, besleyici ve erişilebilir gıdaya ulaşmayı dünyanın en kritik sorunlarından biri haline getiriyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Johns Hopkins Üniversitesi, Cornell Üniversitesi ve Küresel Beslenmeyi İyileştirme İttifakı (GAIN) tarafından ortaklaşa yürütülen Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi (FSCI) araştırması, dünya genelinde gıdanın üretimden tüketime uzanan yapısının 2030 hedeflerinin önemli ölçüde gerisinde kaldığını gösterdi. Gıda kaynaklı emisyonlar “sıfır” hedefine çok uzak Nature Food dergisinde yayınlanan araştırmada 197 ülke, beslenme ve sağlık, çevre ve doğal kaynaklar, geçim kaynakları, yoksulluk ve eşitlik, yönetim ve dayanıklılık olmak üzere beş ana alanda ve 44 gösterge üzerinden değerlendirildi. Bu kapsamda 22 göstergede küresel ortalama bakımından ilerleme kaydedildiği, 15 göstergede belirgin bir değişiklik yaşanmadığı, 7 göstergede ise tablonun kötüleştiği tespit edildi. Suya güvenli erişim, bilgiye erişim, kamu yönetiminin etkinliği ve tarımsal verimlilik olumlu gelişme kaydedilen alanlar arasında yer aldı. Sivil toplumun karar süreçlerine katılımı, kamu yönetiminde hesap verebilirlik, sağlıklı beslenmenin maliyeti, gıda güvencesizliği, pestisit kullanımı, ultra işlenmiş gıda satışları ve sera gazı emisyonları ise olumsuz yönde ilerledi. Araştırmada özellikle gıda kaynaklı sera gazı emisyonlarında bugünkü eğilimlerin devam etmesi durumunda hiçbir ülkenin ‘sıfır emisyon’ hedefine ulaşamayacağına dikkat çekildi. Japonya, İzlanda ve Kanada küresel gıda hedeflerinde öne çıktı Ülkelerin küresel hedeflere ne ölçüde yaklaştığı dünyanın farklı coğrafyaları açısından da değerlendirildi. Yeni Zelanda 14 göstergede Okyanusya’da, Tunus 16 göstergede Afrika’da, İzlanda 21 göstergede Avrupa’da, Kanada 17 göstergede Kuzey ve Güney Amerika’da, Japonya ise 16 kriterde Asya kıtasında hedeflenene en yakın sonuçları kaydetti. Hedeflere ulaşmak için gereken ilerleme hızı da coğrafyalara göre belirgin biçimde değişiyor. Afrika’nın gıda güvencesizliği, tarımsal su kullanımı, kamu idaresi ve çocuk işçiliğinin de aralarında bulunduğu 16 kriterde küresel ölçütleri yakalayabilmesi için her yıl yüzde 20’nin üzerinde iyileşme sağlaması gerekiyor. Avrupa’da ihtiyaç duyulan iyileşme oranları ise diğer bölgelere kıyasla daha düşük seviyede. “Hedeflere 2050’ye kadar ulaşmak mümkün” Araştırmayı değerlendiren TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, artan nüfusun, iklim değişikliğinin ve doğal kaynaklardaki tahribatın gıda ekosistemi üzerindeki yükü her geçen gün artırdığını belirterek şunları söyledi: “Gıda alanındaki başarıyı üretim miktarı tek başına belirlemiyor. Üretilen gıdanın güvenilir ve besleyici olması, tüketicinin bu gıdaya erişebilmesi, üretimde kullanılan suyun, enerjinin ve hammaddenin verimli yönetilmesi de büyük önem taşıyor. Araştırma, bütün bu konuların bir arada ele alınması gerektiğini ve bugüne kadar kaydedilen ilerlemenin 2030 hedefleri için yeterli olmadığını gösteriyor. Bugünden itibaren daha hızlı hareket edilirse hedeflerin büyük bölümüne 2050’ye kadar ulaşmak mümkün. Bunun için üretim ve tüketimi geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda vakit kaybetmeden yeniden şekillendirmeliyiz.” Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi ve gıda sanayisindeki uzmanlığının önemli bir avantaj sağladığını belirten Sidar, “Güçlü bir üretim altyapısına ve uzun yıllara dayanan sektör deneyimine sahibiz. Bu potansiyeli uzun vadeli politikalarla desteklediğimizde Türk gıda sanayisini iklim, tedarik ve fiyat dalgalanmalarına karşı daha dayanıklı hâle getirebiliriz” dedi. Gıda sektörünün paydaşları 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde buluşuyor Sidar, araştırmanın gündeme taşıdığı konuların TÜGİS ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle düzenlenecek 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde sektörün farklı paydaşlarıyla birlikte değerlendirileceğini söyledi. “Gıdanın Geleceği için Dönüşüm” temasıyla 24 Aralık’ta Swissôtel The Bosphorus’ta gerçekleştirilecek zirvenin programında iklim krizi, gıda israfı, sürdürülebilir üretim, gıda ekonomisi, rejeneratif tarım ve tedarik zincirindeki dönüşüm gibi başlıklar yer alıyor. İş dünyası, kamu, akademi ve sivil toplum temsilcilerini buluşturacak zirvede, gıdanın geleceğine ilişkin çözüm önerileri ve yeni iş birliği imkanları paylaşılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trabzon iklim ve enerji ağında Haber

Trabzon iklim ve enerji ağında

Trabzon Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir şehircilik ve iklim değişikliğiyle mücadele hedefleri kapsamında uluslararası düzeyde kritik bir adım attı. Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'in imzasıyla Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi'ne katılım sağlayan belediye, başvurunun onaylanmasıyla birlikte 27 ülkeyi kapsayan ve 10 bin 780'den fazla yerel yönetimin bulunduğu küresel iklim ve enerji ağına katıldı. TRABZON (İGFA) - Enerji verimliliği, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kentleşme konularındaki faaliyetlerini kararlılıkla sürdüren Trabzon Büyükşehir Belediyesi, bu alandaki çalışmalarına hız verdi. Daha önce hayata geçirilen Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) çerçevesinde hareket eden belediye, mevcut planın güncellenmesi sürecini de yürütüyor. Bu süreçte Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç tarafından Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi (CoM) imzalanarak resmi üyelik başvurusu yapıldı. Başvurunun kabul edilmesiyle beraber Trabzon Büyükşehir Belediyesi, enerji ve iklimle ilgili çalışmalar yürüten dünyanın en prestijli yerel yönetim ağlarından birine dahil oldu. İKLİM HEDEFLERİNE ULUSLARARASI TAAHHÜT CoM üyeliği ile birlikte Trabzon Büyükşehir Belediyesi, küresel ısınmanın 1,5 derece ile sınırlandırılması yönündeki ortak hedefe destek vererek iklim eylemlerini uluslararası boyutta güçlendirme sözü verdi. Bu doğrultuda; sera gazı salımlarının düşürülmesi, enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması ve iklim değişikliğine karşı uyum kapasitesinin yükseltilmesi planlanıyor. Büyükşehir Belediyesi; planlama, uygulama, izleme ve raporlama aşamalarını uluslararası standartlara taşıyarak daha etkin hale getirecek. Ayrıca karbon emisyonlarının azaltılması, kentin iklim krizine karşı direncinin artırılması, doğal kaynakların korunması ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması için yeni projeler ve politikalar geliştirilecek. DAHA DİRENÇLİ VE YAŞANABİLİR BİR TRABZON Trabzon Büyükşehir Belediyesi, CoM üyeliğinin sağladığı avantajlarla uluslararası bilgi paylaşımından, iş birliklerinden ve başarılı yerel örneklere erişimden maksimum düzeyde faydalanmayı amaçlıyor. Sürdürülebilir kalkınma prensipleriyle yürütülecek çalışmalar sayesinde, enerji kaynaklarının optimizasyonu sağlanarak çevresel etkiler minimize edilecek ve Trabzon'un iklim krizine karşı çok daha dayanıklı bir şehir olması hedeflenecek. Sürdürülebilir kentleşme ve iklim değişikliğiyle mücadele odaklı çalışmalarını önümüzdeki süreçte de artırmayı planlayan Büyükşehir Belediyesi, hayata geçireceği projelerle çevre dostu, sağlıklı ve dirençli bir Trabzon inşa ederek, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir şehir miras bırakmayı hedefliyor.

Her il için İklim Eylem Planı zorunlu! Yeni yönetmelik 'Resmi'leşti Haber

Her il için İklim Eylem Planı zorunlu! Yeni yönetmelik 'Resmi'leşti

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, iklim kriziyle mücadele kapsamında yerel yönetimlere yeni görevler tanımladı. Resmi Gazete'de yayımlanan yeni yönetmelikle beraber tüm illerde "Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı" oluşturulacak ve vali koordinasyonunda İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları kurulacak. ANKARA (İGFA) - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kaleme alınan "Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları ile İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları Hakkında Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme ile Türkiye'nin net sıfır emisyon gayesi doğrultusunda, her ilin iklim değişikliğine uyum sağlaması ve sera gazı salınımlarını düşürmesi amacıyla Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı (YİDEP) hazırlaması zorunlu kılındı. YİDEP çalışmaları; illerin iklimle ilgili risklerini, sera gazı envanterlerini, emisyon azaltma hedeflerini, uyum stratejilerini, gerçekleştirilecek eylemleri, sorumlu birimleri, bütçeyi ve finansman yöntemlerini kapsayacak. Bu planlar, valinin yönetiminde; büyükşehirlerde büyükşehir belediyeleri, diğer illerde ise il belediyesi ve il özel idaresi tarafından ilgili kurumların desteğiyle hazırlanacak. Yönetmelik kapsamında ayrıca her ilde bir İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu oluşturulacak. Vali başkanlığındaki bu kurulda kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler, meslek örgütleri, ticaret ve sanayi odaları ile ihtiyaç halinde sivil toplum kuruluşları görev alacak. Kurul, hazırlanan eylem planlarının onaylanması, yıllık izleme ve değerlendirme süreçlerini yönetecek. Eylem planlarının yürütülme süreci dijital ortamda takip edilecek. Belediyeler; iklim risk analizlerini, güncel sera gazı envanterlerini ve faaliyetlerin ilerleme durumunu E-YİDEP sistemine girecek. Hazırlanan stratejik planlar ise kamuoyunun bilgi edinmesi amacıyla İklim Portalı üzerinden paylaşılacak. KURULLAR 31 ARALIK 2026'YA KADAR OLUŞTURULACAK Yönetmelik hükümlerine göre, tüm illerdeki İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurullarının kurulması için son tarih 31 Aralık 2026 olarak belirlendi. İlk Yerel İklim Değişikliği Eylem Planlarının ise 2028-2032 yıllarını kapsayacak biçimde, 31 Aralık 2027 tarihine kadar tamamlanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor. Söz konusu yönetmeliğin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

25 KURUŞLA BAŞLADI, 1 LİRAYA ÇIKTI: ÜCRETLİ POŞETTE 7 YILLIK BİLANÇO Haber

25 KURUŞLA BAŞLADI, 1 LİRAYA ÇIKTI: ÜCRETLİ POŞETTE 7 YILLIK BİLANÇO

25 KURUŞLA BAŞLADI, 1 LİRAYA ÇIKTI: ÜCRETLİ POŞETTE 7 YILLIK BİLANÇO Türkiye’de plastik poşetlerin ücretsiz verilmesine 1 Ocak 2019’da son verildi. Yıllık 30-35 milyar adedi bulan tüketimi azaltmayı hedefleyen uygulama, ilk yıllarda poşet kullanımında sert düşüş sağladı. Ancak aradan geçen yedi yılın ardından tüketicinin ödediği bedel ile marketlerin devlete yatırdığı geri kazanım katılım payı arasındaki fark ve 2025 tüketim hedefinin gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmaya devam ediyor. Türkiye’de alışveriş poşetlerinin ücretli hale getirilmesinin yasal altyapısı, 10 Aralık 2018’de yayımlanan 7153 sayılı Kanun ile oluşturuldu. Düzenlemeyle 2872 sayılı Çevre Kanunu’na eklenen madde kapsamında, kaynakların verimli kullanılması ve plastik poşetlerden kaynaklanan çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla poşetlerin tüketiciye ücret karşılığında verilmesi zorunlu hale getirildi. (Resmi Gazete) Uygulama 1 Ocak 2019’da başladı. Marketlerden tekstil mağazalarına, elektronik satış noktalarından çevrim içi alışverişlere kadar kapsam içindeki işletmelerin plastik poşetleri ücretsiz vermesi yasaklandı. Poşetin kampanya ya da promosyon yoluyla bedelsiz sunulmasının da önüne geçildi. (Çevre Bakanlığı) TÜRKİYE YILDA 30-35 MİLYAR POŞET TÜKETİYORDU Düzenleme öncesinde Türkiye’de yılda yaklaşık 30-35 milyar plastik poşet kullanıldığı, kişi başına düşen yıllık tüketimin ise 440 adet seviyesinde bulunduğu açıklanmıştı. Bu rakam, bir kişinin yıl boyunca neredeyse her gün birden fazla plastik poşet kullandığını ortaya koyuyordu. (Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe) Plastik poşetlerin büyük bölümünün yalnızca birkaç dakika kullanıldıktan sonra çöpe atılması, petrol bazlı ham madde tüketimini artırmasının yanı sıra kara ve deniz ekosistemleri üzerinde uzun yıllar devam eden bir kirlilik oluşturuyordu. Yasanın temel amacı tüketiciden gelir elde etmek değil; poşetin ücretsiz ve sınırsız tüketilen bir ürün olmaktan çıkarılması, bez çanta, file ve yeniden kullanılabilir taşıma araçlarına geçişin teşvik edilmesiydi. Bakanlığın yayımladığı usul ve esaslarda amaç; çevrenin korunması, kaynak verimliliğinin sağlanması ve plastik poşet kullanımının azaltılması olarak tanımlandı. (Web Dosya) HEDEF: KİŞİ BAŞINA 440 POŞETTEN 40 POŞETE İNMEK Düzenlemeyle Türkiye için iki aşamalı tüketim hedefi konuldu. Buna göre kişi başına yıllık plastik poşet kullanımının: 2019 yılı sonuna kadar 90 adedin, 2025 yılı sonuna kadar ise 40 adedin altına indirilmesi hedeflendi. Bu hedef, uygulama öncesindeki 440 adetlik tüketimin yaklaşık yüzde 91 oranında azaltılması anlamına geliyordu. (Web Dosya) İLK YILLARDA TÜKETİM SERT BİÇİMDE DÜŞTÜ Uygulamanın başlamasıyla birlikte tüketicilerin alışverişe kendi çantalarıyla gitme, aynı poşeti yeniden kullanma ve ihtiyaçtan fazla poşet almama eğilimi arttı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Eylül 2021’de yaptığı açıklamada ücretli poşet uygulamasıyla tüketimin yüzde 75 azaldığını, 354 bin ton plastik atığın oluşmasının önlendiğini bildirdi. Aynı açıklamada plastik ham madde ithalatındaki azalma sayesinde yaklaşık 2,44 milyar liralık tasarruf sağlandığı ve 14 bin 640 ton sera gazı salımının önüne geçildiği belirtildi. (Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe) Bakanlığın 2022’de yayımladığı başka bir değerlendirmede ise uygulamanın ilk dört yılı sonunda kullanımın yaklaşık yüzde 65 azaldığı, 550 bin ton plastik atığın oluşmasının engellendiği ve yaklaşık 3,8 milyar lira tasarruf sağlandığı açıklandı. (Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe) Resmî açıklamalardaki yüzde 75 ve yüzde 65’lik oranların farklı tarihlerde ve farklı hesaplama dönemlerinde açıklanması, verilerin doğrudan karşılaştırılmasını zorlaştırıyor. Bununla birlikte her iki açıklama da uygulamanın ilk yıllarında plastik poşet tüketiminde belirgin bir gerileme sağladığını ortaya koyuyor. 25 KURUŞLUK DÖNEM 6 YIL SÜRDÜ Plastik poşetler 2019’da vergiler dâhil 25 kuruştan satılmaya başlandı. Bu fiyat 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında değişmedi. Poşet bedeli 1 Ocak 2025’ten itibaren 50 kuruşa, 1 Ocak 2026’dan itibaren ise 1 liraya yükseltildi. 2026 yılı boyunca kapsama giren plastik poşetlerin 1 liradan daha düşük veya daha yüksek bir bedelle satılması mümkün değil. (ÇYGMCSB) Dönem Tüketicinin ödediği poşet bedeli 2019-2024 0,25 TL 2025 0,50 TL 2026 1,00 TL DEVLETE ÖDENEN TUTAR VERGİ DEĞİL, GEKAP Plastik poşet üzerinden devlete yapılan ödeme kamuoyunda zaman zaman “poşet vergisi” olarak adlandırılsa da mevzuattaki karşılığı Geri Kazanım Katılım Payı, kısa adıyla GEKAP. Satış noktaları, sattıkları her poşet için belirlenen GEKAP tutarını beyan ederek vergi dairesine yatırıyor. Bu tutar, tüketiciden alınan satış bedelinden ayrı olarak her yıl yeniden belirleniyor. (Resmi Gazete) Uygulamanın başladığı 2019’da tüketiciden 25 kuruş alınırken poşet başına GEKAP 15 kuruştu. Sonraki yıllarda GEKAP tutarı artmaya devam etti. 2023’te tüketici poşete 25 kuruş öderken satış noktasının devlete ödeyeceği katılım payı 38,5 kuruşa çıktı. (Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe) GEKAP, 2024’te 60 kuruşa, 2025’te 86 kuruşa ve 2026’da 1 lira 7 kuruşa yükseldi. Böylece 2023 yılından itibaren satış noktalarının yalnızca GEKAP yükü, tüketiciden tahsil edilen poşet bedelini aşmaya başladı. (TMMMD) Yıl Tüketiciden alınan Poşet başına GEKAP 2019 0,25 TL 0,15 TL 2023 0,25 TL 0,385 TL 2024 0,25 TL 0,60 TL 2025 0,50 TL 0,86 TL 2026 1,00 TL 1,07 TL Bu tablo, poşet satışından elde edilen tutarın doğrudan marketlere kalan bir kazanç olmadığını gösteriyor. İşletmeler GEKAP’ın yanı sıra poşetin satın alma maliyetini ve satış bedeli içindeki KDV’yi de karşılıyor. 2026 itibarıyla tüketiciden bir poşet için 1 lira alınırken yalnızca GEKAP yükümlülüğü 1 lira 7 kuruş oldu. Poşetin tedarik maliyeti ve vergiler de hesaba katıldığında plastik poşet, satış noktaları açısından zarar oluşturan bir kaleme dönüştü. YASA AMACINA ULAŞTI MI? Ücretli poşet uygulaması, tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesi bakımından önemli sonuçlar ortaya çıkardı. Kasalarda kontrolsüz biçimde verilen poşet sayısı azaldı; bez çanta, file ve yeniden kullanılabilir taşıma araçları daha görünür hale geldi. Bakanlığın açıkladığı verilere göre yüz binlerce ton plastik atığın oluşması önlendi ve plastik ham madde ihtiyacında tasarruf sağlandı. (Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe) Ancak yasanın temel ölçütlerinden biri olan 2025 yılı sonunda kişi başına 40 poşet hedefinin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin kapsamlı ve güncel bir resmî sonuç tablosu kamuoyuyla paylaşılmış değil. Temmuz 2026 itibarıyla erişilebilen resmî belgelerde 40 adetlik hedef korunurken, 2025 yılı gerçekleşmesini açık biçimde gösteren kişi başına tüketim verisi yer almıyor. (Web Dosya) Bu nedenle uygulamanın plastik poşet kullanımını ciddi ölçüde azalttığı söylenebilse de yasal hedefe tam olarak ulaşılıp ulaşılmadığını kesin biçimde değerlendirebilmek için yıllara göre toplam satış miktarlarının ve kişi başına tüketim rakamlarının kamuoyuyla düzenli olarak paylaşılması gerekiyor. SIRADAKİ ADIM TEK KULLANIMLIK PLASTİKLER Türkiye’nin plastik kirliliğiyle mücadelesi artık yalnızca alışveriş poşetleriyle sınırlı değil. Bakanlık 2025’te tek kullanımlık plastikler, deniz çöpleri ve mikroplastiklerle mücadele yol haritasını yayımladı; 2026’da ise Avrupa Birliği mevzuatına uyum amacıyla hazırlanan Tek Kullanımlık Plastiklere İlişkin Yönetmelik Taslağı’nı görüşe açtı. (ÇYGMCSB) Ücretli poşet uygulamasının yedi yıllık bilançosu, ekonomik bir yaptırımın tüketim davranışını değiştirebildiğini gösterdi. Bundan sonraki aşamada ise yalnızca poşetin fiyatının artırılması değil; alternatif taşıma araçlarının yaygınlaştırılması, poşet tüketim verilerinin şeffaf biçimde açıklanması ve tek kullanımlık plastiklerin tamamını kapsayan daha bütüncül politikaların uygulanması önem taşıyor.

​​​​​​​FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI Haber

​​​​​​​FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI

FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI Ferrero Grubu’nun 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre şirketin kullandığı fındığın yüzde 97’si üreticiye kadar izlenebilir hale geldi. Raporda kakao, kahve ve palm yağında ulaşılan takip oranlarının yanı sıra karbon salımının azaltılması, yenilenebilir enerji kullanımı ve ambalajların dönüştürülmesine ilişkin veriler de paylaşıldı. Ferrero Grubu, 2024-2025 mali dönemindeki çevresel, sosyal ve tedarik zinciri çalışmalarını kapsayan 17’nci Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Şirketin kuruluşunun 80’inci yılında açıklanan raporda sürdürülebilirlik çalışmaları; iklim ve çevre, sorumlu ham madde tedariki, tüketim yaklaşımı ile çalışanlar ve toplum başlıkları altında değerlendirildi. Ferrero, özellikle tarımsal ham maddelerin kaynağının takip edilmesine, çiftçilerle yürütülen çalışmalara ve tedarik zincirindeki çevresel risklerin azaltılmasına ağırlık verdiğini bildirdi. (Ferrero) FINDIKTA ÜRETİCİYE KADAR TAKİP ORANI YÜZDE 97 Raporda, Ferrero’nun üretim süreçlerinde kullandığı fındığın yüzde 97’sinin doğrudan üreticiye kadar izlenebildiği belirtildi. Kakao tedarikinde çiftliklerin sınırlarını gösteren tarımsal haritalara kadar izlenebilirlik oranının yüzde 98’e, palm yağında plantasyona kadar izlenebilirliğin yüzde 98,6’ya ve kahvede tarımsal parsel haritalarına kadar takip oranının yüzde 100’e ulaştığı açıklandı. (planetnuts.cl) Ferrero’nun açıkladığı veriler, küresel gıda sektöründe artık yalnızca ham maddenin hangi ülkeden geldiğinin değil, hangi üretim alanında ve hangi üretici tarafından yetiştirildiğinin de giderek daha fazla önem kazandığını ortaya koydu. 230 BİN TARIMSAL ÜRETİM ALANI İNCELENDİ Şirket; kakao, kahve ve palm yağı tedarikçilerine ait yaklaşık 230 bin tarımsal alanın, Avrupa Birliği’nin Ormansızlaşmanın Önlenmesi Tüzüğü’ne uyum amacıyla geliştirilen takip sistemi üzerinden incelendiğini açıkladı. Söz konusu sistemle ham maddelerin ormansızlaşmaya yol açan veya mevzuata uygun olmayan üretim alanlarından temin edilmesi riskinin azaltılması amaçlanıyor. (planetnuts.cl) Rapora göre kakao alımlarının yüzde 99’u Rainforest Alliance, Cocoa Horizons ve Fairtrade gibi bağımsız sertifika veya standartlar kapsamında gerçekleştirildi. Kullanılan palm yağının tamamının RSPO sertifikalı, kahvenin tamamının ise Rainforest Alliance sertifikasına sahip olduğu bildirildi. TEDARİK STRATEJİSİNİN MERKEZİNDE TARIMSAL ÜRETİM VAR Ferrero, temel ham maddelerin tedarik sürecini “Ferrero Farming Values” adı verilen yaklaşım üzerinden yürüttüğünü duyurdu. Bu sistem; tedarikçilerin denetlenmesi, ürünün kaynağının izlenmesi, bağımsız sertifikasyon, iyi tarım uygulamalarının geliştirilmesi, üretici topluluklarının desteklenmesi ve sektör genelinde iş birliği kurulması olmak üzere beş temel unsur üzerine oluşturuldu. Ferrero Grubu Üst Yöneticisi Lapo Civiletti, söz konusu yaklaşımın tedarikçi sorumluluğunu güçlendirmeyi, çiftçileri desteklemeyi ve farklı tarımsal ürünlerin kendine özgü üretim koşullarına göre çalışma modelleri geliştirmeyi amaçladığını belirtti. (Ferrero) KARBON SALIMINDA YÜZDE 7,2’LİK AZALMA Raporda şirketin doğrudan faaliyetlerinden ve satın aldığı enerjiden kaynaklanan Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı salımlarının, önceki mali döneme göre yüzde 7,2 azaltıldığı açıklandı. Ferrero’ya ait 24 üretim tesisinin şebekeden temin edilen yüzde 100 yenilenebilir elektrikle çalıştığı, üretim tesislerine özel karbon azaltma yol haritaları hazırlanabilmesi amacıyla da “Karbonsuzlaşma Merkezi” kurulduğu bildirildi. (planetnuts.cl) Şirket ayrıca ilk kez grup genelindeki su ayak izini hesapladığını ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini hedefleyen Alliance for Water Stewardship oluşumuna katıldığını duyurdu. AMBALAJLARIN YÜZDE 92,9’U DÖNÜŞÜME UYGUN TASARLANDI Ferrero’nun kullandığı ambalajların yüzde 92,9’unun geri dönüştürülebilir, yeniden kullanılabilir veya kompostlanabilir olacak şekilde tasarlandığı kaydedildi. Ambalajların yüzde 86,8’inin ise mevcut toplama ve geri dönüşüm sistemleri içerisinde uygulamada da dönüştürülebilir durumda olduğu belirtildi. Ferrero Rocher kutularında yapılan tasarım değişikliğiyle ürün başına kullanılan plastik oranının 2019-2020 dönemine göre yüzde 14,7 azaltıldığı, Eylül 2021’den bu yana yaklaşık 16 bin ton plastik kullanımının önüne geçildiği bildirildi. (planetnuts.cl) TARIMSAL TEDARİKTE YENİ DÖNEM Ferrero’nun açıkladığı rapor, büyük gıda şirketlerinin tedarik politikalarında izlenebilirlik, çevresel uygunluk, üretici kayıtları, sertifikasyon ve karbon ayak izinin giderek daha belirleyici hale geldiğini gösterdi. Dünya fındık üretimi ve ihracatında önemli bir konuma sahip Türkiye açısından da üreticinin kayıt altına alınması, bahçelerin dijital olarak haritalandırılması, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve ürünün bahçeden fabrikaya kadar izlenebilmesi, önümüzdeki dönemde uluslararası ticaretin temel şartları arasında yer almaya devam edecek. Son paragrafta, raporun Türkiye ve Giresun fındık sektörü bakımından taşıdığı muhtemel sonuçlar gazetecilik değerlendirmesi olarak ayrıca işlendi. Kaynak: Camila Muñoz Silva/PlanetNuts için gazeteci https://planetnuts.cl/informe-de-sostenibilidad-2025-de-ferrero-destaca-avances-en-trazabilidad-descarbonizacion-y-abastecimiento-responsable/

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU:  DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE Haber

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU: DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU: DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE Ferrero Group, 2024/25 mali yılına ilişkin 17. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Rapor, şirketin sürdürülebilirlik taahhütlerini somut aksiyonlara ve ölçülebilir ilerlemeye dönüştürme hedefini ortaya koyarken, Ferrero’nun içerik tedarikinde benimsediği Değerli Tarım yaklaşımını stratejisinin merkezine yerleştirdi. LÜKSEMBURG — Ferrero Group, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını, tedarik zincirinden üretime, çevresel sorumluluktan toplumsal etkiye kadar geniş bir çerçevede değerlendirdiği 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Ferrero’nun 80. yıl dönümünü kutladığı dönemde yayımlanan raporda; şirketin sürdürülebilirlik girişimlerini tüm faaliyetlerine entegre etme hedefi vurgulandı. Raporda, içeriklerin tedarik edildiği çiftliklerden ve yerel topluluklardan fabrikalara, ürünlere ve çalışanlara uzanan süreçte sürdürülebilir gıda sistemlerinin desteklenmesinin amaçlandığı belirtildi. Şirket, sürdürülebilirlik çerçevesini dört temel başlık altında ele aldı: iklim ve çevre, tedarik, sorumlu tüketim, insanlar ve topluluklar. DEĞERLİ TARIM YAKLAŞIMI TEDARİK STRATEJİSİNİN ODAĞINDA Ferrero’nun uzun yıllara dayanan sacco conosciuto felsefesinden, yani “çantanın içinde ne olduğunu bilmek” anlayışından ilham alan Ferrero Değerli Tarım yaklaşımı, şirketin temel içerik tedarikindeki dayanıklılık politikasının ana unsurlarından biri olarak öne çıktı. Bu yaklaşım; tedarikçi durum tespiti, tedarik zinciri izlenebilirliği ve görünürlüğü, sertifikasyon ve standartlar, tarım uygulamaları, toplulukların desteklenmesi ve sektör dönüşümü başlıkları etrafında şekilleniyor. Ferrero Group Başkanı Giovanni Ferrero, şirketin uzun vadeli başarısının tedarik zincirinde yer alan insanlar ve ekosistemlerin refahıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Ferrero, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: “Tüketiciler giderek daha fazla güvenebilecekleri markalar arıyor. Kalite, iyi tedarik uygulamaları, özenli üretim süreçleri ve insanlara ve gezegene yönelik gerçek bir bağlılık üzerine inşa edilmiş markalar önem kazanıyor.” Giovanni Ferrero, doğal kaynakların korunması, çalışanların, toplulukların ve iş ortaklarının desteklenmesi ile gelecek nesillere hitap eden ürünlerin geliştirilmesine yönelik girişimlerin sürdürüleceğini ifade etti. İZLENEBİLİRLİKTE YÜKSEK ORANLARA ULAŞILDI Raporun en dikkat çeken başlıklarından biri, temel hammaddelerde ulaşılan izlenebilirlik oranları oldu. Ferrero, kakao tedarikinde çiftlik poligon haritalarına kadar yüzde 98, palm yağında plantasyon seviyesine kadar yüzde 98,6, fındıkta çiftçiye kadar yüzde 97 ve kahve çekirdeklerinde plantasyon poligon haritalarına kadar yüzde 100 izlenebilirlik sağlandığını açıkladı. Kahve, palm yağı ve kakao tedarikçilerinden yaklaşık 230 bin tedarik zinciri poligonu, Avrupa Birliği Ormansızlaşma Yönetmeliği’ne uyumlu izleme süreci kapsamında analiz edildi. Bu çalışma ile tedarik zincirindeki görünürlüğün artırılması ve ormansızlaşmadan arındırılmış tedarikin desteklenmesi hedeflendi. SERTİFİKALI TEDARİKTE DİKKAT ÇEKEN VERİLER Ferrero’nun 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre kakao hacimlerinin yüzde 99’u Rainforest Alliance, Cocoa Horizons, Fairtrade gibi sertifikasyonlar ya da bağımsız yönetilen standartlar aracılığıyla tedarik edildi. Palm yağı hacimlerinin yüzde 100’ünün RSPO sertifikalı olduğu, kahve çekirdeklerinin yüzde 100’ünün ise ayrıştırılmış tedarik zinciri modeli kapsamında Rainforest Alliance sertifikalı olarak temin edildiği belirtildi. Ferrero Group İcra Kurulu Başkanı Lapo Civiletti, Ferrero Değerli Tarım yaklaşımının şirketin sürdürülebilirlik hedeflerini temel içerik tedarikinde somut aksiyonlara dönüştürdüğünü kaydetti. Civiletti, yaklaşımın tedarikçilerin hesap verebilirliğini güçlendirdiğini, izlenebilirlik ve sertifikasyonu geliştirdiğini, çiftçileri desteklediğini ve sektör genelinde iş birliğini teşvik ettiğini ifade etti. İKLİM VE ÇEVRE BAŞLIĞINDA YENİ ADIMLAR Ferrero, raporda iklim ve çevresel sorumluluk başlığında da önemli ilerlemeler kaydedildiğini duyurdu. Şirketin İklim Geçiş Planı’nın geliştirilmesine devam edildiği, bu kapsamda üretim tesislerinin karbonsuzlaşma yol haritaları oluşturmasını sağlayan Decarbonization Hub adlı yeni aracın devreye alındığı belirtildi. Rapora göre, hammadde hacimlerinin yaklaşık yüzde 60’ını kapsayan Kapsam 3 tedarikçi veri kampanyası başlatıldı. Bu kampanyada tedarikçi veri gönderim oranı yüzde 93 olarak gerçekleşti. Kapsam 1 ve 2 sera gazı emisyonları ise yıllık bazda yüzde 7,2 azaltıldı. Bu düşüşte, 24 tesisin şebekeden yüzde 100 yenilenebilir elektrikle faaliyet göstermesinin de etkili olduğu kaydedildi. AMBALAJDA DÖNGÜSELLİK HEDEFİ GÜÇLENİYOR Ferrero, ambalaj döngüselliği konusunda da önemli veriler paylaştı. Raporda, genel ambalajların yüzde 92,9’unun geri dönüştürülebilirlik, yeniden kullanılabilirlik veya kompostlanabilirlik için tasarlandığı bildirildi. Uygulamada ve ölçekli olarak geri dönüştürülebilir, yeniden kullanılabilir veya kompostlanabilir ambalaj oranı ise yüzde 86,8 olarak açıklandı. Ferrero Rocher kutularının yeniden tasarımıyla, 2019/20 baz yılına kıyasla plastik-ürün oranında yüzde 14,7 azalma sağlandı. Şirket, Eylül 2021’den bu yana kümülatif olarak yaklaşık 16 bin ton plastiğin kullanımının önüne geçildiğini duyurdu. SORUMLU TÜKETİM VE BESLENME KRİTERLERİ Ferrero, sorumlu tüketim başlığında ürün inovasyonuna yön vermek ve portföy gelişimini desteklemek amacıyla bilim temelli Ferrero Beslenme Kriterleri’nin geliştirildiğini açıkladı. Şirket ayrıca reklamcılık ve pazarlama ilkelerinin de güncellendiğini belirterek, sorumlu iletişim uygulamalarını güçlendirmeyi hedeflediğini bildirdi. İNSAN, TOPLULUK VE ÇALIŞAN GELİŞİMİ ÖNE ÇIKTI Raporda, çalışan gelişimi, insan hakları, kapsayıcılık ve saygı temelli çalışma ortamı başlıkları da geniş yer buldu. Ferrero, 61 ülkede uygulanan Dahil Etme ve Saygı eğitim programı kapsamında 500’den fazla oturum düzenlendiğini açıkladı. Çalışan bağlılığının güçlü seyrini sürdürdüğü, yıllık YOU Anketi’nde katılım oranının yüzde 86’ya ulaştığı belirtildi. Bağlılık ve Yetkinleştirme Endeksi puanlarının sırasıyla 3 ve 7 puan arttığı ifade edildi. JOY OF MOVING 20. YILINDA 60 MİLYONDAN FAZLA ÇOCUĞA ULAŞTI Ferrero’nun toplumsal etki programlarından Joy of Moving, 2025 yılında 20. yılını kutladı. Programın 35 ülkede 4,9 milyondan fazla çocuğa ulaştığı, 2005 yılından bu yana ise dünya genelinde 60 milyondan fazla çocuğa eriştiği açıklandı. Programın, 130’dan fazla kamu ve özel sektör uzman ortağının desteğiyle yürütüldüğü belirtildi. FERRERO’DAN UÇTAN UCA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU Ferrero Group’un 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, şirketin sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir hedef olarak değil; tedarik zinciri, üretim süreçleri, ürün geliştirme, çalışan politikaları ve toplumsal sorumluluk alanlarını kapsayan bütüncül bir strateji olarak ele aldığını ortaya koydu. Raporda öne çıkan veriler, Ferrero’nun özellikle izlenebilirlik, sertifikalı tedarik, yenilenebilir enerji kullanımı, ambalaj döngüselliği ve topluluk destek programlarında ölçülebilir ilerleme kaydettiğini gösterdi. https://www.ferrero.com/int/en/people-planet/sustainability-reporting?utm_source=chatgpt.com

O BİNALARDA ARTIK ZORUNLU OLACAK Haber

O BİNALARDA ARTIK ZORUNLU OLACAK

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi kapsamında yeşil bina uygulamalarını yaygınlaştıracak yeni düzenlemeleri yürürlüğe koydu. Resmi Gazete’de yayımlanan kararlara dair sosyal medya üzerinden açıklama yapan Bakan Kurum, “Çevre dostu yapılaşmayı yaygınlaştıracak düzenlememiz yayımlandı. ANKARA (İGFA) - 1 Ocak 2027’den itibaren 10 bin metrekare ve üzeri yeni binalarda; Enerji Kimlik Belgesi, Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesini devreye alıyoruz. Sera gazı emisyonu düşük olan binalar için ‘Düşük Karbonlu Bina Belgesi’ uygulaması getiriyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefiyle paralel olarak sürdürülebilir ve doğa dostu yapılaşma süreçlerini hızlandırmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği” ile “Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlarının Eğitim ve Denetimlerine Dair Tebliğ” güncellendi. Yeni düzenlemeler hakkında sosyal medya hesabından bilgi paylaşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Çevre dostu yapılaşmayı yaygınlaştıracak düzenlememiz yayımlandı. 1 Ocak 2027’den itibaren 10 bin metrekare ve üzeri yeni binalarda; Enerji Kimlik Belgesi, Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesini devreye alıyoruz. Sera gazı emisyonu düşük olan binalar için ‘Düşük Karbonlu Bina Belgesi’ uygulaması getiriyoruz” mesajını verdi. 10 BİN METREKARE VE ÜZERİ OLAN BİNALARI KAPSAYACAK Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle, 10 bin metrekare ve üzerindeki yapılar için ‘Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi’ zorunlu kılınırken, bu belgeleri hazırlayacak Enerji Kimlik Belgesi Uzmanları’nın eğitim ve yetkilendirme şartları yeniden düzenlendi. Yapılan değişiklikle, 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren yapı ruhsatı alacak ve inşaat alanı 10 bin metrekare ve üzeri olan binalarda, yapı kullanma izin belgesi aşamasında ‘Enerji Kimlik Belgesi’ ile birlikte ‘Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi’nin ilgili idareye sunulması şart koşulacak. BİNANIN TÜM SÜREÇLERİNDEKİ EMİSYONLARI HESAPLANACAK ‘Bina Yaşam Döngüsü Analizi’ kapsamında, binaların kullanım aşamasındaki enerji tüketiminden kaynaklanan karbon salımlarının yanı sıra; ham madde tedariğinden başlayarak nakliye, inşaat, kullanım, işletme, bakım, onarım, yenileme, yıkım, atık yönetimi ve bertaraf ile varsa geri kazanım ve enerji ihracı gibi tüm yaşam döngüsü süreçlerindeki sera gazı emisyonları hesaplanacak. Söz konusu analizler BEP-TR sistemi üzerinden yürütülecek ve belgeler yetkili Enerji Kimlik Belgesi Uzmanları tarafından tanzim edilecek. DÜŞÜK KARBONLU BİNA BELGESİ Yönetmelik ile beraber, işletme kaynaklı sera gazı emisyonu düşük seviyede olan yapılar için ‘Düşük Karbonlu Bina Belgesi’ uygulaması başlatıldı. Buna göre, Enerji Kimlik Belgesinde sera gazı emisyon sınıfı en az “B”, enerji performans sınıfı ise en az “C” olan binalar bu belgeyi almaya hak kazanacak. UZMANLARA YENİ EĞİTİM VE YETKİ ŞARTI “Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlarının Eğitim ve Denetimlerine Dair Tebliğ”deki güncelleme ile uzmanların görev tanımları, “Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi” ve “Düşük Karbonlu Bina Belgesi”ni kapsayacak şekilde genişletildi. Uzmanların eğitim süreleri artırılırken, mevcut yetkili uzmanların haklarının süreleri dolana kadar korunacağı belirtildi. Yetki süresi dolan uzmanlar ise Bakanlıkça belirlenecek yeni eğitim programlarını tamamlayıp sınava girerek yetkilerini yenileyebilecekler.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.