Hava Durumu

#Şeffaflık

giresunsonhaber - Şeffaflık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeffaflık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YAĞLIDERE BELEDİYE BAŞKANI YAŞAR İBAŞ’TAN TRAFİK CEZASI TEPKİSİ Haber

YAĞLIDERE BELEDİYE BAŞKANI YAŞAR İBAŞ’TAN TRAFİK CEZASI TEPKİSİ

YAĞLIDERE BELEDİYE BAŞKANI YAŞAR İBAŞ’TAN TRAFİK CEZASI TEPKİSİ Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş, ilçede ve Yağlıdere-Alucra güzergâhında yapılan trafik ve asayiş uygulamalarına sosyal medya hesabından tepki gösterdi. İbaş, denetimlerin Yağlıdere hattında yoğunlaştığını savunurken, açıklama denetimlerde eşitlik ve trafik kurallarına uyum sorumluluğu başlıklarını birlikte gündeme taşıdı. Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş, Giresun’da trafik ve asayiş uygulamalarının ilçeler arasında dengeli yürütülmediğini belirterek sosyal medya hesabından açıklama yaptı. İbaş, Yağlıdere’den Alucra yönüne uzanan güzergahta sık sık denetim yapıldığını, bu durumun vatandaşta rahatsızlık oluşturduğunu ve özellikle yayla yollarını kullanan Yağlıderelilerin uygulamalardan olumsuz etkilendiğini ifade etti. İbaş’ın açıklaması, bir yandan trafik ve asayiş denetimlerinde ilçe bazlı yoğunluk iddiasını gündeme taşırken, diğer yandan yüksek tutarlı cezaların vatandaş üzerindeki ekonomik etkisi ve trafik güvenliğinin kamu yararı boyutunu tartışmaya açtı. “ARTIK BIÇAK KEMİĞE DAYANDI” İbaş, sosyal medya hesabındaki açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Yıllarca Devletimize olan sevgimizden, saygımızdan hep sustuk, sineye çektik, vardır bir bildikleri dedik ama artık bıçak kemiğe dayandı. Bu Giresun’da Yağlıdere’den başka çevirme, asayiş uygulaması yapılacak başka ilçe yok mu? Turizm ile adı geçen ilçelerde ve yayla yollarında hiçbir uygulama yokken, bizim Yağlıdere’den Alucra’ya her 10 km’de bir saat başı uygulama var, artık insanlara nefes alıyorsun, kaşın üstünde gözün var diye ceza kesiliyor, asgari ücret 28 bin ama gencecik çocuklara peynir ekmek gibi 100 bin 200 bin ceza, yazıktır, günahtır. Artık Yağlıdereliler kendi yaylalarına değil illallah ettikleri için başka ilçelerin yaylalarına gider oldular. Adaletse her yere herkese adalet, o zaman amenna... Köydeyse, yayla yollarına, köy ve yayla elektriğine gelirken bize yok, ceza uygulamasına gelirken hay maşallah bize hamuduyla... Alınan, gönül koyan olacaktır, yanlışıyla doğrusuyla, siyasi bedeli şahsen ödenmek üzere, benim görevim Yağlıderelilerin hakkını savunmaktır.” DENETİMLERDE EŞİTLİK VE ŞEFFAFLIK TALEBİ Başkan İbaş’ın açıklamasındaki ilk eleştiri, trafik ve asayiş uygulamalarının Yağlıdere-Alucra hattında yoğunlaştığı iddiasına dayanıyor. İbaş, Giresun’un farklı turizm bölgeleri, yayla yolları ve ilçe güzergâhlarında aynı yoğunlukta denetim yapılmadığını savunarak uygulamaların tüm ilçelere dengeli biçimde yayılması gerektiğini dile getirdi. Bu çıkış, yalnızca ceza tutarlarına yönelik bir tepki olarak değil; kamu hizmetinin ilçeler arasında dengeli yürütülmesi, denetimlerin vatandaş nezdinde adil algılanması ve uygulama politikasının şeffaf biçimde açıklanması yönünde kurumsal bir eleştiri olarak öne çıktı. Trafik ve asayiş denetimlerinin amacı kamu düzenini, yol güvenliğini ve can güvenliğini sağlamak olmalıdır. Ancak denetimlerin belirli bir ilçe veya güzergâhta yoğunlaştığı algısı güçlenirse, vatandaşta uygulamaların güvenlik amacıyla değil, cezalandırma baskısıyla yürütüldüğü düşüncesi oluşabilir. YÜKSEK CEZALAR SOSYAL VE EKONOMİK YÜK OLUŞTURUYOR İbaş, açıklamasında yüksek tutarlı trafik cezalarının özellikle genç sürücüler ve aileler üzerinde oluşturduğu ekonomik yüke dikkat çekti. Asgari ücretle geçinen hanelerde 100 bin lirayı, 200 bin lirayı bulan cezalar yalnızca bireysel yaptırım olarak kalmıyor; aile bütçesini, çalışma hayatını ve sosyal yaşamı da doğrudan etkiliyor. Trafik cezalarının caydırıcı olması kamu güvenliği açısından önem taşır. Buna karşılık ceza uygulamalarında ölçülülük, ihlalin niteliği, tekrar durumu, sürücü davranışı ve kamu güvenliğine yönelik risk birlikte değerlendirilmelidir. Denetim politikası, vatandaşın günlük yaşamını zorlaştıran bir baskı aracına dönüşmeden, yol güvenliğini güçlendiren bir kamu hizmeti olarak yürütülmelidir. TRAFİK KURALLARINA UYUM ÇAĞRISI DA BEKLENİRDİ İbaş’ın açıklamasında ikinci tartışma başlığı, trafik kurallarına uyum sorumluluğu üzerinden şekillendi. Denetimlerin yoğunluğu ve ceza tutarları eleştirilirken, genç sürücüler başta olmak üzere tüm vatandaşların trafik kurallarına uymaya davet edilmesi de aynı metin içinde yer alması beklenen kamusal bir sorumluluk olarak öne çıktı. Hız yapmak, hatalı sollama yapmak, alkollü ya da ehliyetsiz araç kullanmak, emniyet kemeri takmamak, motosiklette kask kullanmamak ve tehlikeli sürüş davranışlarında bulunmak yalnızca idari para cezasıyla sınırlı ihlaller değildir. Bu davranışlar sürücünün, yolcuların ve aynı yolu kullanan diğer vatandaşların hayatını doğrudan tehlikeye atar. Özellikle genç sürücülerin hız ve sürüş kurallarına uymaması, sadece kendi can güvenliklerini değil; ailelerin, çocukların, yayla yoluna çıkan sürücülerin ve yol çevresindeki insanların güvenliğini de riske sokar. Bu nedenle trafik cezalarına yönelik eleştiri, kuralsız sürüşü haklı gösteren bir dile dönüşmemelidir. KAMU GÖREVİ SORUMLULUK ÇAĞRISINI DA GEREKTİRİR Yerel yöneticilerin denetimlerde eşitlik, ölçülülük ve şeffaflık istemesi demokratik temsil görevinin parçasıdır. Belediye başkanlarının vatandaşın yaşadığı ekonomik yükü, uygulama yoğunluğunu ve ilçeler arası denge sorununu gündeme taşıması doğal bir kamu görevidir. Bununla birlikte kamu görevi yürüten kişilerin, ceza uygulamalarını eleştirirken trafik kurallarına uyum çağrısını da açık biçimde yapması beklenir. Çünkü trafik denetimleri yalnızca ceza politikası değil, can güvenliği meselesidir. Vatandaşın hakkını savunan bir açıklamanın, aynı zamanda sürücüleri hızdan, tehlikeli sürüşten ve kural ihlallerinden uzak durmaya çağırması, tartışmayı daha güçlü ve dengeli bir zemine taşır. İLÇE BAZLI VERİLER AÇIKLANMALI Giresun’da 2026 yılına ilişkin ilçe bazlı trafik cezası sayıları, ceza tutarları, ihlal türleri ve uygulama noktaları kamuoyuyla paylaşılmadığı sürece Yağlıdere’de dile getirilen denetim yoğunluğu iddiası eksik bilgiyle tartışılacaktır. Yağlıdere’nin il nüfusu içindeki payı, ilçedeki araç yoğunluğu, yayla sezonunda artan trafik hareketliliği, uygulama noktalarının sayısı, kesilen cezaların toplam tutarı ve ihlal türleri birlikte değerlendirilmeden sağlıklı bir sonuca varılamaz. İl genelinde hangi ilçede kaç denetim yapıldığı, kaç sürücüye ceza kesildiği, toplam ceza miktarının ne olduğu ve cezaların hangi ihlallerde yoğunlaştığı açıklanırsa, Yağlıdere’deki tepkinin dayandığı zemin somut biçimde değerlendirilebilir. Bu açıklık hem vatandaşın denetime güvenini artırır hem de kamu kurumlarının uygulama politikasını daha anlaşılır hale getirir. DENETİM ADALETİ VE CAN GÜVENLİĞİ AYNI ZEMİNDE ELE ALINMALI Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş’ın açıklaması, ilçede trafik ve asayiş uygulamalarına ilişkin biriken rahatsızlığı görünür hale getirdi. Bu rahatsızlık yalnızca ceza kesilmesine karşı bir tepki olarak değil; denetimlerin hangi ölçütlerle, hangi yoğunlukta ve hangi ilçelerde uygulandığına ilişkin şeffaflık talebi olarak da değerlendirilmelidir. Yağlıdere-Alucra hattı ve yayla yolları özellikle yaz aylarında yoğun kullanılan güzergâhlar arasında yer alıyor. Bu yollarda denetim yapılması kamu güvenliği açısından gereklidir. Ancak denetimlerin adil, ölçülü, açıklanabilir ve tüm ilçeler arasında dengeli biçimde yürütülmesi, vatandaşın devlete ve kamu uygulamalarına duyduğu güven açısından önem taşır. Trafik güvenliği ile denetim adaleti birbirinin karşısına konulmadan ele alınmalıdır. Kurallara uymayan sürücülere yönelik yaptırım uygulanmalı; bununla birlikte uygulamaların ilçeler arasında dengesizlik algısı oluşturmayacak biçimde planlanması, Giresun genelinde trafik denetimlerine duyulan güveni güçlendirecektir.

DAL-ÇIK TARTIŞMASI BÜYÜYOR: Haber

DAL-ÇIK TARTIŞMASI BÜYÜYOR:

DAL-ÇIK TARTIŞMASI BÜYÜYOR: GİRESUN TRAFİĞİ Mİ RAHATLAYACAK, KENT DENİZDEN Mİ KOPACAK? Giresun Mimarlar Odası ile Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı Projesi üzerinden kentte büyüyen ulaşım, şehircilik ve kamu kaynağı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Ortak bildiride, yeniden ihale edildiği belirtilen Dal-Çık Projesi’nin zemin, altyapı, trafik, kent silueti ve yatırım önceliği bakımından kamuoyuna açık biçimde anlatılması istendi. ORTAK BİLDİRİDE DAL-ÇIK İÇİN ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI Giresun Mimarlar Odası Başkanı Merve Türk ve yönetim kurulu üyeleri, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu’nu ziyaret etti. Görüşmede Giresun Güney Çevre Yolu ile Giresun Şehiriçi Geçişi Dal-Çık Projesi ele alındı. Toplantının ardından iki kurum ortak bildiri yayımladı. Ortak bildiride şu ifadeler yer aldı: “Yeniden ihale edildiği duyurulan Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı (Dal-Çık) Projesi hakkında kamuoyunda ciddi soru işaretleri ve kaygılar bulunmaktadır. Projenin uygulama aşamasında altyapı ve zemin koşulları nedeniyle mevcut tasarımının değişerek köprülü kavşağa dönüşüp dönüşmeyeceği, yol kotlarının ne ölçüde yükseleceği ve çalışmaların kent siluetine etkilerinin ne olacağı konularında açıklık sağlanmalıdır. Günlük yaklaşık 40 bin aracın kullandığı güzergâhta yapım sürecinde trafik akışının nasıl yönetileceği, 400 iş günü olarak belirtilen sürenin gerçekçi olup olmadığı ve olası gecikmelerin kent yaşamına etkileri kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Yaklaşık 1,35 milyar TL tutarındaki yatırımın Giresun’un trafik sorununa ne ölçüde kalıcı çözüm üreteceği en önemli sorudur. Kentin geçici düzenlemeler yerine uzun vadeli ve bütüncül ulaşım çözümlerine ihtiyacı vardır. Bu kapsamda, söz konusu ödeneğin Giresun Çevre Yolu Aksu–Batlama Hattı’na aktarılması değerlendirilmelidir. Giresun halkının merak ettiği konularda ilgili kurumların şeffaf ve detaylı bilgilendirme yapması beklenmektedir.” Bu açıklama, Giresun’da uzun süredir devam eden ulaşım tartışmasını yalnızca bir kavşak düzenlemesinin dışına taşıdı. Dal-Çık Projesi artık şehir içi trafik kadar, kentin denizle ilişkisi, zemin güvenliği, yağmur suyu yönetimi, yatırım önceliği ve Güney Çevre Yolu’nun geleceği üzerinden de tartışılıyor. KAVŞAK PROJESİ NEDEN TARTIŞILIYOR? Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı, sahil yolu üzerindeki trafik yoğunluğunu azaltmak, şehir merkezi ve liman bağlantısını düzenlemek amacıyla gündeme alınan bir ulaşım yatırımı olarak öne çıkıyor. Kamu tarafı, mevcut kavşakta araç kuyruklarının ve trafik sıkışıklığının arttığını, bu nedenle farklı seviyeli kavşak düzenlemesinin şehir içi geçişi rahatlatacağını savunuyor. Ancak Mimarlar Odası ve GTSO’nun ortak çıkışı, projenin yalnızca araç trafiği üzerinden değerlendirilmesini eksik buluyor. İki kurum, kavşağın kent dokusu, kıyı kullanımı, yaya erişimi, zemin yapısı ve uzun vadeli ulaşım planıyla birlikte ele alınmasını istiyor. Bu noktada tartışmanın ana ekseni değişiyor. Mesele sadece “kavşak yapılsın mı, yapılmasın mı?” sorusuna sıkışmıyor. Giresun’un sınırlı sahil bandında yeni bir betonarme ulaşım yapısının kente ne kazandıracağı ve ne kaybettireceği daha geniş bir şehircilik meselesi haline geliyor. MİMARLAR ODASI NEDEN DAL-ÇIK PROJESİNE MESAFELİ? Mimarlar Odası’nın projeye yönelik itirazlarında birkaç temel başlık öne çıkıyor. İlk başlık, Giresun’un denizle ilişkisinin daha da zayıflaması. Sahil yolu nedeniyle kent ile kıyı arasındaki bağ zaten büyük ölçüde kesilmiş durumda. Farklı seviyeli yeni bir kavşak yapısının, özellikle yol kotlarının yükselmesi halinde, şehir merkezi ile deniz arasında yeni bir görsel ve fiziksel bariyer oluşturabileceği değerlendiriliyor. İkinci başlık, zemin ve altyapı koşulları. Projenin uygulama aşamasında mevcut tasarımının değişip değişmeyeceği, dal-çık olarak planlanan yapının zemin veya altyapı sorunları nedeniyle köprülü kavşağa dönüşüp dönüşmeyeceği açıklık bekleyen konular arasında yer alıyor. Yol kotlarının yükselmesi durumunda kent siluetinin, sahil algısının ve çevredeki yapı düzeninin nasıl etkileneceği de kamuoyunun yanıt aradığı başlıklardan biri. Üçüncü başlık, yapım sürecindeki trafik yönetimi. Günlük yaklaşık 40 bin aracın kullandığı bir hatta 400 iş günü sürecek inşaatın nasıl yürütüleceği, alternatif güzergâhların nasıl belirleneceği, ağır vasıta trafiğinin nereden verileceği ve gecikme halinde kent merkezinde nasıl bir tablo oluşacağı netleşmiş değil. Dördüncü başlık ise yatırım önceliği. Mimarlar Odası ve GTSO, yaklaşık 1,35 milyar TL’lik kaynağın noktasal bir kavşak yerine Giresun Çevre Yolu Aksu–Batlama Hattı için değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. GTSO’NUN ÇİZGİSİ: KALICI ÇÖZÜM GÜNEY ÇEVRE YOLU Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın bu dosyadaki temel yaklaşımı, kentin trafik sorununun kalıcı biçimde çözülmesi için Güney Çevre Yolu’nun öncelikli yatırım haline getirilmesi gerektiği yönünde. GTSO, daha önce de Giresun’un sahil yoluna sıkışan ulaşım düzeninin şehir içi trafiği, transit geçişi, liman bağlantısını ve kent merkezine girişleri aynı hat üzerinde topladığını vurgulamıştı. Bu tablo, özellikle yaz aylarında artan araç yoğunluğu ve ağır vasıta trafiğiyle daha da belirginleşiyor. Odanın yaklaşımına göre dal-çık projesi, mevcut sıkışıklığın bir bölümünü azaltabilir; ancak transit yük şehir dışına alınmadığı sürece Giresun’un ana trafik problemi çözülemez. Bu nedenle Güney Çevre Yolu’nun, özellikle Aksu–Batlama hattından başlayacak şekilde etaplandırılması ve yatırım programına alınması isteniyor. BU PROJEYİ NEDEN YAPIYOR? Kamu otoritesinin dal-çık projesindeki gerekçesi, mevcut trafik yoğunluğuna hızlı ve uygulanabilir bir çözüm üretmek. Giresun Limanı, sahil yolu, şehir merkezi girişleri ve transit geçiş aynı noktada birleştiği için Liman Kavşağı uzun süredir trafik baskısı altında bulunuyor. Devlet açısından bakıldığında farklı seviyeli kavşak, sinyalizasyon kaynaklı beklemeleri azaltacak, araç akışını hızlandıracak, liman bağlantısını daha düzenli hale getirecek ve şehir içi geçişte rahatlama sağlayacak bir mühendislik çözümü olarak görülüyor. Bu yaklaşım, kısa ve orta vadeli trafik ihtiyacına cevap veriyor. Ancak kamuoyundaki soru, projenin yalnızca bugünkü sıkışıklığı mı azaltacağı, yoksa Giresun’un uzun vadeli ulaşım sorununu da çözüp çözemeyeceği üzerinde yoğunlaşıyor. BİLİMSEL TARTIŞMA NASIL YAPILMALI? Dal-çık projesi üzerinden yürüyen tartışmanın sağlıklı zemine oturması için kurum açıklamaları tek başına yeterli değil. Projenin bilimsel olarak tartışılabilmesi için teknik raporların, trafik analizlerinin ve alternatif çözüm karşılaştırmalarının kamuoyuna açık biçimde paylaşılması gerekiyor. Bu kapsamda öncelikle trafik etütleri ortaya konulmalı. Günlük araç sayısı, pik saat yoğunluğu, yaz-kış farkı, ağır vasıta oranı, liman kaynaklı trafik yükü ve projenin tamamlanmasından sonra araç akışının hangi noktalara yöneleceği net biçimde açıklanmalı. İkinci olarak mikro trafik simülasyonu yapılmalı. Dal-çık kavşağı Liman bölgesini rahatlatırken, trafiğin bir sonraki kavşakta, şehir merkezi girişlerinde veya sahil hattının başka bir noktasında yeni bir sıkışmaya neden olup olmayacağı gösterilmeli. Üçüncü olarak zemin ve su yönetimi raporları paylaşılmalı. Yeraltı suyu, dolgu alanı, oturma riski, yağmur suyu tahliyesi, dere bağlantıları ve taşkın kapasitesi yalnızca inşaat mühendisliği açısından değil, kent güvenliği bakımından da değerlendirilmelidir. Dördüncü olarak alternatifler karşılaştırılmalı. Dal-çık, köprülü kavşak, hemzemin düzenleme, trafik sinyalizasyonu iyileştirmesi, sahil yolu bağlantı revizyonu ve Güney Çevre Yolu’nun Aksu–Batlama etabı maliyet, süre, trafik etkisi, çevresel sonuç ve kent estetiği bakımından aynı tabloda değerlendirilmelidir. Bilimsel olan, projeyi peşinen reddetmek ya da peşinen savunmak değil; verileri, riskleri, maliyetleri ve alternatifleri kamuoyunun denetimine açmaktır. MİMARLARIN KENTLEŞME SORUMLULUĞU DA MASADA Dal-çık projesine kent estetiği, sahil bütünlüğü ve şehircilik ilkeleri üzerinden itiraz eden Mimarlar Odası’nın bugünkü tavrı mesleki bir pozisyon olarak görülebilir. Ancak Giresun’un bugünkü yapılaşma tablosu da bu tartışmanın dışında bırakılamaz. Giresun, tarihsel dokusu, kıyı kenti kimliği ve eski yerleşim hafızasıyla farklı bir mimari karaktere sahipken, yıllar içinde betonarme apartmanlaşma, yüksek yoğunluklu yapı düzeni, cephe estetiğinden uzak bina blokları, daralan sokaklar ve zayıflayan kamusal alanlarla başka bir çehreye büründü. Bu dönüşümün sorumluluğu yalnızca mimarlara yüklenemez. Belediyeler, imar planları, siyasi kararlar, arsa sahipleri, müteahhitler, ruhsat süreçleri, denetim mekanizmaları ve rant baskısı bu tablonun ortak parçalarıdır. Ancak proje üreten, kent estetiği konusunda söz söyleyen, yapılaşma kalitesinde mesleki sorumluluk taşıyan mimarlık çevrelerinin de Giresun’un geçmişten kopan yapılaşma sürecindeki payını ve etkisiz kaldığı dönemleri tartışması gerekir. Bugün dal-çık projesine “kent denizden koparılmasın” diyerek karşı çıkan bir meslek örgütünün, geçmiş yıllarda Giresun’un mahalle dokusu, sokak ölçeği, tarihi yapıları ve mimari kimliği korunurken ne kadar etkili olduğunu da kamuoyu sorgulama hakkına sahiptir. Bu sorgulama, dal-çık itirazını geçersiz kılmaz; ancak şehircilik tartışmasını daha tutarlı, daha kapsamlı ve daha samimi bir zemine taşır. GİRESUN’UN İHTİYACI AÇIK BİR ULAŞIM VE KENTLEŞME KARARI Giresun’da dal-çık tartışması artık bir kavşak projesinin sınırlarını aştı. Bu dosya, kentin ulaşım geleceği, sahil bandı kullanımı, kamu kaynağının önceliği, Güney Çevre Yolu beklentisi ve geçmişten bugüne biriken şehircilik sorunlarıyla birlikte ele alınmak zorunda. Kamu otoritesi mevcut trafik sıkışıklığını azaltmak için dal-çık projesini savunuyor. Mimarlar Odası ve GTSO ise bu yatırımın kalıcı çözüm üretip üretmeyeceğinin, kent siluetine nasıl etki edeceğinin ve aynı kaynağın Güney Çevre Yolu’na yönlendirilmesinin daha doğru olup olmayacağının açıklanmasını istiyor. Giresun halkının beklediği cevap, kurumlar arası polemik değil; teknik verilerle, açık raporlarla ve uygulanabilir takvimle ortaya konulmuş net bir ulaşım kararıdır. Dal-çık yapılacaksa, projenin zemin, su, trafik, siluet ve şantiye yönetimi açısından nasıl güvence altına alındığı açıklanmalıdır. Kaynak Güney Çevre Yolu’na aktarılacaksa, bunun etapları, maliyeti ve takvimi kamuoyuna duyurulmalıdır. Giresun’un önünde duran tercih, yalnızca bugünkü kavşağın değil, kentin gelecek 50 yılını belirleyecek ulaşım ve şehircilik tercihidir.

FİSKOBİRLİK 207 TL’YE İNDİ, ÜRETİCİDE YENİ MAHSUL ÖNCESİ FİYAT BASKISI Haber

FİSKOBİRLİK 207 TL’YE İNDİ, ÜRETİCİDE YENİ MAHSUL ÖNCESİ FİYAT BASKISI

FİSKOBİRLİK 207 TL’YE İNDİ, ÜRETİCİDE YENİ MAHSUL ÖNCESİ FİYAT BASKISI FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi, Giresun kalite 50 randıman fındık fiyatını 207 TL olarak açıkladı. G eçen hafta 215 TL üzerinden tartışma yaratan fiyatın bugün 8 TL daha aşağı çekilmesi, yeni mahsul öncesinde piyasada düşük fiyat zemini oluşturulduğu yönündeki endişeleri artırdı. YENİ LİSTEDE 50 RANDIMAN GİRESUN KALİTE 207 TL OLDU FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi’nin bugün yayımladığı yeni fiyat tablosunda 50 randıman Giresun kalite fındık 207 TL, coğrafi işaretli Giresun tombul fındığı 210 TL, sivri/kara kalite fındık ise 160 TL olarak yer aldı. Tabloda coğrafi işaretli Giresun tombul fındığı üretici belgesine sahip üreticilere kilogram başına 3 TL ek ödeme yapılacağı belirtildi. Bu ek ödeme, 50 randıman Giresun kalite fındıkta fiyatı 210 TL’ye taşıdı. FİSKOBİRLİK fiyatların net olduğunu, herhangi bir kesinti uygulanmadığını açıkladı. Ancak üretici cephesindeki tartışma kesinti başlığında değil, fiyatın seviyesi, düşüşün hızı ve yeni mahsul öncesindeki piyasa etkisi üzerinde yoğunlaştı. BUGÜNKÜ FİYAT TABLOSU Randıman Giresun Kalite Coğrafi İşaretli Sivri/Kara 50 randıman 207,00 TL 210,00 TL 160,00 TL 51 randıman 211,14 TL 214,14 TL 163,20 TL 52 randıman 215,28 TL 218,28 TL 166,40 TL 53 randıman 219,42 TL 222,42 TL 169,60 TL 54 randıman 223,56 TL 226,56 TL 172,80 TL 55 randıman 227,70 TL 230,70 TL 176,00 TL 56 randıman 231,84 TL 234,84 TL 179,20 TL Yeni tablo, FİSKOBİRLİK’in önceki fiyat açıklamalarına kıyasla düşüş eğilimini sürdürdüğünü gösterdi. 50 randıman Giresun kalite fındıkta geçen hafta 215 TL olan fiyat bugün 207 TL’ye indi. BİR HAFTADA 8 TL DAHA DÜŞTÜ Giresun Sonhaber’in geçen hafta yayımladığı değerlendirme haberinde FİSKOBİRLİK’in 50 randıman Giresun kalite fındık fiyatını 215 TL’ye çekmesinin üreticide şaşkınlık ve endişe yarattığı vurgulanmıştı. Haberde, Eylül 2025’te 347 TL’ye kadar çıkan fiyatın yeni mahsul öncesinde 215 TL’ye gerilemesinin piyasa baskısı tartışmasını büyüttüğü ifade edilmişti. Bugünkü yeni listeyle birlikte fiyat 215 TL’den 207 TL’ye düştü. Böylece bir hafta içinde kilogram başına 8 TL’lik yeni bir gerileme yaşandı. 7 Mayıs 2026’da 227 TL seviyesinde bulunan 50 randıman Giresun kalite fındık fiyatı, bugünkü tabloyla birlikte 20 TL aşağı indi. Bu düşüş yaklaşık yüzde 8,8’lik kayba karşılık geldi. 347 TL’DEN 207 TL’YE: ÜRETİCİNİN BEKLENTİSİ ZAYIFLATILIYOR FİSKOBİRLİK’in 2025 mahsulü Giresun kalite fındık fiyatı sezon içinde 347 TL’ye kadar yükselmişti. Bugünkü 207 TL’lik fiyat, zirve seviyeye göre kilogram başına 140 TL’lik düşüş anlamına geliyor. Bu tablo, yalnızca eski mahsul fiyatındaki gerilemeyi göstermiyor. Yeni mahsulün hasadına kısa süre kala açıklanan her düşük fiyat, serbest piyasada beklenti oluşturan bir referans haline geliyor. Üretici açısından risk burada başlıyor. FİSKOBİRLİK’in fiyatı teknik olarak eski mahsule dönük görünse de açıklamanın zamanı yeni sezon pazarlığını doğrudan etkiliyor. Hasat öncesi dönemde 207 TL seviyesinin ortaya konulması, yeni mahsul için daha düşük fiyat beklentisinin güçlenmesine yol açabilecek bir zemin oluşturuyor. FİSKOBİRLİK’İN FİYATI ALIM GÜCÜYLE DESTEKLENMİYORSA PİYASADA BASKI UNSURUNA DÖNÜŞÜR FİSKOBİRLİK geçmişte üretici adına piyasada denge kuran bir kurum olarak görülüyordu. Bugün ise kurumun fiyat açıklamalarının arkasındaki fiili alım gücü, stok miktarı ve piyasa ağırlığı tartışma konusu olmayı sürdürüyor. FİSKOBİRLİK’in 2025/2026 sezonunda üreticiden kaç ton kabuklu fındık aldığı, bu fiyatlarla ne kadar ürün alacağı ve elindeki stokun hangi seviyede bulunduğu kamuoyuna açık biçimde paylaşılmıyor. Bu belirsizlik devam ederken yayımlanan düşük fiyat listeleri, üretici lehine güven veren bir alım politikası olarak değil, piyasaya aşağı yönlü fiyat sinyali veren bir açıklama olarak okunuyor. Fiyat açıklayan kurumun piyasada güçlü alıcı olup olmadığı kritik önem taşıyor. Çünkü yüksek tonajlı alım yapılmayan bir fiyat listesi, üreticinin elindeki ürüne gerçek talep oluşturmaz; buna karşılık sanayici ve tüccar tarafında düşük referans fiyat algısı yaratabilir. GİRESUN KALİTE FINDIK ORTALAMA FİYAT MANTIĞINA SIKIŞTIRILAMAZ Giresun kalite fındık, üretim koşulları bakımından Türkiye’deki birçok bölgeden farklı bir maliyet yapısına sahip bulunuyor. Giresun’da fındık büyük ölçüde yamaçlarda, parçalı ve eğimli arazilerde, yoğun insan emeğiyle üretiliyor. Ova bölgelerinde makineleşmeye daha uygun koşullar varken Giresun’da üretici daha düşük verim, daha yüksek işçilik maliyeti ve daha zor arazi koşullarıyla karşı karşıya kalıyor. Buna rağmen Giresun kalite fındığın aroma ve kalite değeri piyasa fiyatına yeterince yansımıyor. Bugün açıklanan 207 TL’lik fiyat, bu üretim gerçekliğini karşılamaktan uzak bir tablo ortaya koyuyor. Giresun kalite fındık, yalnızca randıman üzerinden ve ortalama piyasa mantığıyla fiyatlandırıldığında üreticinin maliyeti, emeği ve ürünün kalite farkı görünmez hale geliyor. YENİ MAHSUL ÖNCESİ DÜŞÜK REFERANS RİSKİ BÜYÜYOR Fındık piyasasında hasat öncesi açıklanan fiyatlar, yalnızca mevcut ürünün değil, yeni sezonun pazarlık sınırlarının da şekillenmesine neden oluyor. Bu nedenle FİSKOBİRLİK’in 207 TL’lik fiyatı üretici açısından kritik bir eşik haline geldi. Üretici, artan bahçe bakım maliyetleri, gübre, ilaç, patoz, taşıma ve işçilik giderleriyle yeni sezona hazırlanırken fiyatın aşağı çekilmesi beklentiyi zayıflatıyor. Üstelik bu fiyatı açıklayan kurumun piyasadan ne kadar ürün alacağı da bilinmiyor. Bu şartlarda 207 TL’lik fiyat, üreticinin yeni mahsul için güçlü pazarlık yapmasını zorlaştırabilecek bir referans olarak öne çıkıyor. Sanayici ve ihracatçı tarafının bu seviyeyi yeni sezon öncesi dayanak fiyat gibi kullanması üretici aleyhine sonuç doğurabilir. YANIT BEKLEYEN BAŞLIKLAR ARTTI FİSKOBİRLİK’in bugün açıkladığı yeni fiyat tablosu, kurumun kamuoyuna açıklaması gereken başlıkları daha da önemli hale getirdi. Yanıt Bekleyen Başlık Üretici Açısından Önemi 2025/2026 sezonunda kaç ton fındık alındı? Fiyat açıklamasının gerçek piyasa ağırlığını gösterir. 207 TL fiyatıyla ne kadar alım yapılacak? Listenin fiili alım mı, piyasa sinyali mi olduğunu ortaya koyar. Mevcut stok miktarı nedir? Kurumun piyasaya müdahale kapasitesini belirler. Fiyat neden 215 TL’den 207 TL’ye çekildi? Düşüşün gerekçesini ve yeni mahsule etkisini açıklar. Ödeme takvimi nasıl işleyecek? Üreticinin ürünü teslim etme kararını etkiler. Yeni sezon beklentisine etkisi hesaplandı mı? 2026 mahsulü pazarlığı açısından belirleyici olur. FİSKOBİRLİK bu başlıklarda açık, belgeli ve ölçülebilir bilgi vermediği sürece üretici güveni güçlenmez. Fiyat listesi yayımlamak tek başına piyasa düzenleyici bir adım değildir. Üretici lehine sonuç doğurması için açıklanan fiyatın alım tonajı, ödeme gücü ve şeffaf stok bilgisiyle desteklenmesi gerekir. ÜRETİCİ 207 TL’Yİ ALIM FİYATI DEĞİL, YENİ SEZON MESAJI OLARAK OKUYOR Bugünkü tablo, FİSKOBİRLİK’in fiyat politikasına yönelik tartışmayı daha sert bir noktaya taşıdı. Geçen hafta 215 TL üzerinden başlayan tepki, bugün 207 TL ile daha da büyüdü. Fındık üreticisi açısından bu rakam yalnızca elde kalan eski mahsulün fiyatı değildir. Hasat öncesi dönemde açıklanan 207 TL, yeni mahsul pazarlığında üreticinin karşısına çıkabilecek düşük bir eşik anlamı taşıyor. FİSKOBİRLİK üretici lehine hareket ettiğini göstermek istiyorsa fiyat listesi yayımlamakla yetinmemeli; kaç ton alım yaptığını, hangi fiyatla ne kadar ürün alacağını, stok durumunu, ödeme planını ve fiyat düşüşünün gerekçesini kamuoyuna açıklamalıdır. Şeffaflık sağlanmadığı sürece 207 TL’lik fiyat, üretici tarafından güven veren bir alım politikası olarak değil, yeni mahsul öncesi düşük fiyat beklentisini güçlendiren bir hamle olarak değerlendirilecektir. KAYNAKÇA FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi bugün yayımlanan fiyat tablosu: 50 randıman Giresun kalite 207 TL, coğrafi işaretli Giresun tombul 210 TL, sivri/kara 160 TL. Giresun Sonhaber, “FİSKOBİRLİK ÜRETİCİDE ŞAŞKINLIK VE ENDİŞE YARATTI”, 02.06.2026, güncelleme: 03.06.2026. https://www.giresunsonhaber.com/ekonomi/fiskobirlik-ureticide-saskinlik-ve-endise-yaratti-14450

FİSKOBİRLİK ÜRETİCİDE ŞAŞKINLIK VE ENDİŞE YARATTI Haber

FİSKOBİRLİK ÜRETİCİDE ŞAŞKINLIK VE ENDİŞE YARATTI

FİSKOBİRLİK’İN 215 TL’LİK FINDIK FİYATI YENİ MAHSUL ÖNCESİ ÜRETİCİDE ŞAŞKINLIK VE ENDİŞE YARATTI FINDIKTA 347 TL’DEN 215 TL’YE: FİSKOBİRLİK’İN FİYATI PİYASA BASKISI TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ YENİ MAHSUL ÖNCESİ 215 TL GERİLİMİ: FİSKOBİRLİK FİYAT MI AÇIKLADI, PİYASAYA ÇIPA MI ATTI? FİSKOBİRLİK’İN 215 TL’LİK FINDIK FİYATI YENİ MAHSUL ÖNCESİ ÜRETİCİDE ŞAŞKINLIK VE ENDİŞE YARATTI FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi’nin yeni fiyat listesinde 2025 mahsulü Giresun kalite 50 randıman fındık için alım fiyatı 215 TL/kg olarak açıklandı. Eylül 2025’te 347 TL’ye kadar çıkan fiyatın, 2026 mahsulünün toplanmasına yaklaşık iki ay kala 215 TL’ye kadar gerilemesi üretici cephesinde şaşkınlık ve endişe yarattı. Alım gücü, stok miktarı ve fiili piyasa ağırlığı belirsiz olan bir kurumun fiyat açıklamalarıyla yeni sezon beklentisini aşağı çekip çekmediği sorusu yeniden gündemin merkezine yerleşti. YENİ LİSTEDE 50 RANDIMAN FINDIK 215 TL OLDU Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’ne bağlı Giresun Kooperatifi yeni fiyat tablosunu yayımladı. Açıklanan tablo, fındık piyasasında yeni mahsul öncesi sert bir tartışma başlattı. FİSKOBİRLİK, 2025 mahsulü Giresun kalite fındıkta 50 randıman için alım fiyatını 215 TL/kg olarak duyurdu. Coğrafi işaretli Giresun tombul fındığı üretici belgesine sahip üreticilere kilogram başına 3 TL ek ödeme yapılacağı belirtildi. Bu farkla 50 randıman coğrafi işaretli Giresun tombul fındığı fiyatı 218 TL/kg oldu. Sivri/kara kalite fındıkta 50 randıman fiyatı ise 160 TL/kg seviyesinde kaldı. FİSKOBİRLİK, tabloda yer alan fiyatların net olduğunu ve herhangi bir kesinti uygulanmadığını bildirdi. Ancak üretici açısından tartışma kesinti başlığında değil, fiyatın seviyesi, zamanlaması ve piyasa etkisi üzerinde yoğunlaştı. BUGÜNKÜ FİSKOBİRLİK FİYAT TABLOSU Randıman Giresun Kalite Coğrafi İşaretli Giresun Tombul Sivri/Kara 50 randıman 215,00 TL 218,00 TL 160,00 TL 53 randıman 227,90 TL 230,90 TL 169,60 TL 54 randıman 232,20 TL 235,20 TL 172,80 TL 56 randıman 240,80 TL 243,80 TL 179,20 TL Kaynak: FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi’nin bugün yayımlanan fiyat tablosu. Bu tablo eski mahsule dönük teknik bir liste olarak okunamaz. Fındıkta fiyat açıklaması, özellikle yeni mahsul öncesinde, serbest piyasanın beklentisini doğrudan etkiler. FİSKOBİRLİK’in 215 TL’lik fiyatı bu nedenle yalnızca alım fiyatı değil, aynı zamanda yeni sezon öncesi piyasa mesajıdır. 7 MAYIS’A GÖRE 12 TL’LİK DÜŞÜŞ VAR FİSKOBİRLİK’in 7 Mayıs 2026’da yayımlanan önceki fiyat tablosunda 50 randıman Giresun kalite fındık fiyatı 227 TL/kg seviyesindeydi. Bugünkü listede aynı kalite ve randımanda fiyat 215 TL/kg olarak açıklandı. Bu tablo, yaklaşık bir ay içinde 12 TL’lik düşüş anlamına geliyor. Gerileme, 7 Mayıs fiyatına göre yaklaşık yüzde 5,3 seviyesinde. Karşılaştırma 50 Randıman Giresun Kalite Fiyatı Değişim 7 Mayıs 2026 227 TL/kg - Bugünkü tablo 215 TL/kg -12 TL Oransal değişim - Yaklaşık -%5,3 Düşüşün zamanlaması üretici cephesindeki tepkinin ana nedenidir. 2026 mahsulünün toplanmasına yaklaşık iki ay kala yapılan bu açıklama, yalnızca 2025 mahsulü için cari bir alım fiyatı değildir. Bu fiyat, yeni sezon beklentisini aşağı çekebilecek doğrudan bir piyasa sinyalidir. EYLÜL 2025’TE 347 TL’YE ÇIKAN FİYAT 215 TL’YE GERİLEDİ FİSKOBİRLİK’in 2025 mahsulü için açıkladığı fiyatlar sezon içinde sert yükseldi, ardından kademeli biçimde geri çekildi. Giresun kalite 50 randıman fındıkta fiyat, Ağustos 2025’te 190 TL seviyesinden başladı. Eylül ayında 347 TL’ye kadar çıktı. 2026 yılına girildikten sonra fiyatlarda belirgin düşüş yaşandı. Bugünkü 215 TL’lik fiyat, Eylül 2025’teki 347 TL seviyesinden 132 TL daha düşük bir noktaya işaret ediyor. Bu gerileme üretici açısından ağırdır. Yeni mahsul öncesinde böyle bir fiyat seviyesi üreticinin beklentisini güçlendirmez, zayıflatır. FİYAT KRONOLOJİSİ: 50 RANDIMAN GİRESUN KALİTE Tarih Açıklanan Fiyat 5 Ağustos 2025 190 TL 18 Ağustos 2025 220 TL 22 Ağustos 2025 230 TL 26 Ağustos 2025 245 TL 30 Ağustos 2025 260 TL 1 Eylül 2025 272 TL 10 Eylül 2025 310 TL 23 Eylül 2025 347 TL 27 Eylül 2025 337 TL 9 Ekim 2025 325 TL 13 Ekim 2025 335 TL 4 Kasım 2025 302 TL 14 Kasım 2025 290 TL 9 Aralık 2025 270 TL 8 Ocak 2026 307 TL 3 Şubat 2026 272 TL 23 Mart 2026 257 TL 25 Mart 2026 242 TL 7 Mayıs 2026 227 TL Bugünkü tablo 215 TL Not: Kronoloji, FİSKOBİRLİK’in kamuya yansıyan fiyat paylaşımları ve yerel haber kaynaklarında yayımlanan fiyat listeleri esas alınarak hazırlanmıştır. Fiyat kronolojisi açık bir tablo ortaya koyuyor. FİSKOBİRLİK’in 50 randıman Giresun kalite fındık fiyatı, Eylül 2025’te zirveye çıktıktan sonra 2026 mahsulü öncesinde 215 TL’ye kadar çekildi. Üreticinin tepkisi bu gerilemeye ve bu gerilemenin zamanlamasına yöneliyor. ASIL SORU: FİSKOBİRLİK GERÇEKTEN NE KADAR FINDIK ALIYOR? Bugünkü fiyat açıklamasının tartışma yaratmasının nedeni yalnızca fiyatın düşmesi değildir. Daha kritik sorun, FİSKOBİRLİK’in bu fiyatların arkasında ne kadar fiili alım yaptığıdır. Kurumun 2025/2026 sezonunda üreticiden kaç ton kabuklu fındık aldığı bilinmiyor. Elindeki stok miktarı düzenli biçimde açıklanmıyor. Açıklanan fiyatlarla piyasadan ne kadar ürün çekildiği kamuoyuna açık, düzenli ve denetlenebilir biçimde paylaşılmıyor. Bu nedenle üretici çevrelerinde şu soru öne çıkıyor: FİSKOBİRLİK yüksek tonajlı alım yapan güçlü bir piyasa oyuncusu gibi fiyat açıklıyor; ancak bu açıklamaların arkasında gerçekten ne kadar fiili alım var? Bu soru yanıtlanmadan açıklanan fiyatın piyasa etkisi sağlıklı biçimde değerlendirilemez. Fiyat açıklamak tek başına yeterli değildir. Fiyatın arkasında tonaj, stok, ödeme takvimi ve gerçek alım gücü olmalıdır. PİYASA HAKİMİYETİ Mİ, ALGI ETKİSİ Mİ? FİSKOBİRLİK geçmişte üretici adına piyasada denge unsuru olarak görülen bir kurumdu. Ancak son yıllarda kurumun piyasadaki fiili ağırlığını kaybettiği yönündeki eleştiriler arttı. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, daha önce yaptığı açıklamalarda FİSKOBİRLİK’in artık fındık üretilen ilçelerde dahi belirleyici bir piyasa gücü kalmadığını savundu. Karan, kurumun üretici lehine fiyat oluşturma kabiliyetini kaybettiğini ileri sürdü. Bu eleştiriler, 215 TL’lik fiyat açıklamasıyla yeniden gündeme geldi. Piyasa hakimiyeti olmayan ya da alım tonajı bilinmeyen bir kurumun fiyat açıklaması, fiili alım gücünden çok piyasa beklentisi üzerinde etkili olur. Bu noktada tartışma dört soruda düğümleniyor: Soru Önemi FİSKOBİRLİK kaç ton fındık aldı? Açıklanan fiyatın gerçek piyasa ağırlığını gösterir. Elindeki stok ne kadar? Kurumun piyasaya müdahale kapasitesini gösterir. Fiyat açıklanan günlerde fiili alım yapılıyor mu? Fiyatın gerçek alım fiyatı mı, referans sinyali mi olduğunu gösterir. Yeni mahsul öncesi fiyat düşüşü neden yapıldı? 2026 mahsulü fiyat beklentisine etkisini gösterir. Bu soruların yanıtı verilmeden 215 TL’lik fiyatın üretici lehine çalıştığı söylenemez. YENİ MAHSUL ÖNCESİ FİYAT ÇIPASI TARTIŞMASI BÜYÜDÜ Ekonomi çevrelerinde fiyat çıpası, piyasadaki aktörlerin beklentilerini belirleyen referans fiyat anlamına gelir. FİSKOBİRLİK’in 215 TL’lik fiyat açıklaması da bu açıdan tartışılıyor. Açıklanan fiyat teknik olarak 2025 mahsulüne ilişkin olsa da zamanlama açısından 2026 mahsulü öncesine denk geliyor. Yeni sezon fındığının toplanmasına yaklaşık iki ay kala eski mahsul fiyatının aşağı çekilmesi, üreticinin yeni sezon pazarlık gücünü zayıflatabilecek bir beklenti oluşturabilir. Üretici açısından risk açıktır: Olası Etki Üretici Açısından Sonuç Eski mahsul fiyatı aşağı çekilir Yeni mahsul için düşük beklenti oluşabilir. Alım tonajı açıklanmaz Fiyatın gerçek piyasa ağırlığı bilinmez. Kurum güçlü alıcı gibi görünür Piyasada düşük referans fiyat oluşabilir. Sanayici/ihracatçı bu fiyatı baz alır Üreticinin pazarlık alanı daralabilir. Bu nedenle bugünkü fiyat listesi yalnızca 2025 mahsulü alım fiyatı olarak görülemez. Liste, 2026 sezonu öncesinde piyasanın psikolojik eşiğini belirleyebilecek bir açıklama niteliği taşıyor. Piyasa, FİSKOBİRLİK’in kaç ton fındık aldığını bilmek istiyor. Hangi fiyattan ne kadar alım yapıldığını görmek istiyor. Stok miktarının açıklanmasını istiyor. Yeni mahsul öncesi fiyat düşüşünün gerekçesini öğrenmek istiyor. Bu bilgiler verilmediği sürece fiyat açıklamaları üretici lehine güven verici bir mekanizma olmaktan çıkar. Piyasa beklentisini aşağı çeken bir araca dönüşür. Fındık üreticisi için 215 TL yalnızca bir kilogram fiyatı değildir. Bu rakam, yeni sezon pazarlığının nereden başlayacağını belirleyebilecek bir eşiktir. YANIT BEKLEYEN SORULAR FİSKOBİRLİK yönetiminin bugünkü fiyat tablosunun ardından kamuoyuna açık yanıt vermesi gereken sorular şunlardır: Soru Beklenen Açıklama 2025/2026 sezonunda kaç ton fındık alındı? İl/kooperatif bazında toplam alım miktarı 215 TL fiyatıyla fiilen ne kadar alım yapılacak? Tonaj ve süre bilgisi Elinizdeki mevcut stok nedir? Kabuklu, iç ve mamul ürün kırılımı Fiyat neden 347 TL’den 215 TL’ye kadar indi? Piyasa, stok, finansman ve satış gerekçesi Yeni mahsul öncesi bu fiyatın etkisi hesaplandı mı? 2026 mahsulü beklentisine etkisi Gayrimenkul satışlarından elde edilen gelir nereye harcandı? Borç, faiz, yatırım veya işletme gideri kırılımı Kurumun fiyat açıklama yeteneği fiili alım gücüyle uyumlu mu? Alım kapasitesi ve piyasa payı Bu sorulara açık, belgeli ve ölçülebilir yanıt verilmeden üretici güveni kurulamaz. FİSKOBİRLİK’in bugün açıkladığı 215 TL’lik fiyat, teknik olarak 2025 mahsulü için geçerli bir alım fiyatıdır. Ancak açıklamanın zamanlaması ve kurumun alım tonajındaki belirsizlik, bu listeyi sıradan bir fiyat duyurusu olmaktan çıkardı. Yeni mahsule kısa süre kala yapılan aşağı yönlü fiyat açıklaması, piyasada üretici aleyhine beklenti oluşturma riski taşıyor. Bu fiyatı açıklayan kurumun ne kadar ürün aldığı, piyasada ne kadar ağırlığı bulunduğu ve stok gücünün ne seviyede olduğu bilinmiyorsa, açıklamanın piyasa üzerindeki etkisi daha da tartışmalı hale gelir. Bugünkü tablo, FİSKOBİRLİK’in artık yalnızca kaç lira fiyat açıkladığı üzerinden değil, bu fiyatı hangi güçle, hangi amaçla ve kimin çıkarına açıkladığı üzerinden tartışılması gerektiğini gösteriyor. Fındık piyasasında üreticinin korunması için fiyat listelerinden önce şeffaflık gerekir. FİSKOBİRLİK’in alım tonajını, stokunu, finansal durumunu ve fiyat politikası gerekçesini açıklaması üretici güveni ve piyasa sağlığı açısından zorunlu hale gelmiştir. 215 TL’LİK FİYAT LİSTESİ KAPANMIŞ BİR KONU DEĞİL Bugün açıklanan 215 TL’lik FİSKOBİRLİK fiyatı, 2025 mahsulü için bir alım listesi olmanın ötesine geçti. Bu fiyat, 2026 mahsulü öncesinde piyasa beklentisini etkileyebilecek kritik bir gelişmeye dönüştü. Eylül 2025’te 347 TL’ye kadar çıkan 50 randıman Giresun kalite fındık fiyatının yeni sezon öncesinde 215 TL’ye kadar çekilmesi üretici cephesinde haklı sorular doğurdu. FİSKOBİRLİK bu sorulara açık ve belgeli yanıt vermediği sürece bugünkü fiyat listesi üretici tarafından alım duyurusu olarak değil, yeni mahsul öncesi fiyat baskısı olarak okunmaya devam edecektir. KAYNAKÇA FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi bugün yayımlanan fiyat tablosu 50 randıman Giresun kalite 215 TL, coğrafi işaretli 218 TL, sivri/kara 160 TL. FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi 7 Mayıs 2026 fiyat tablosu 50 randıman Giresun kalite 227 TL, coğrafi işaretli 230 TL. Kelkit Vadisi, 7 Mayıs 2026 “FİSKOBİRLİK’ten fındık fiyatlarında revize: Güncel alım listesi açıklandı.” https://kelkitvadisi.com.tr/haber/631-fi-skobi-rli-k-ten-findik-fiyatlarinda-revize-guncel-alim-listesi-aciklandi Giresun Sonhaber fiyat kronolojisi FİSKOBİRLİK’in 2025 mahsulü için Ağustos 2025’ten itibaren açıkladığı fiyatlara ilişkin haber arşivi. https://www.giresunsonhaber.com/haberleri/giresun-kalite Yeni Şebinkarahisar, Ağustos 2025 fiyat artışları FİSKOBİRLİK’in Ağustos 2025’te bir hafta içinde yaptığı fiyat güncellemeleri. https://yenisebinkarahisar.net/haber/26020719/fiskobirlikten-bir-haftada-3-kez-findik-fiyati-artisi-iste-guncel-giresun-kalite-findik-fiyatlari TBMM Lütfi Bayraktar özgeçmişi Lütfi Bayraktar’ın siyasi geçmişi, FİSKOBİRLİK yönetim kurulu görevi ve milletvekilliği bilgileri. https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/milletvekilidetay?DonemId=134155f0-c3d6-4d24-893b-f3a2ef695ae7&Id=4d804eac-0ad4-4397-b33d-01886762726e TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyeleri Lütfi Bayraktar’ın komisyon üyeliği. https://tbmm.gov.tr/ihtisas-komisyonlari/KomisyonUyeleri/tarim-orman-ve-koyisleri-komisyonu/f72877d1-b476-037b-e050-007f01005610 FİSKOBİRLİK açıklaması, 27 Mayıs 2025 Kurumun borç, yatırım ve gayrimenkul iddialarına ilişkin yanıtı. https://www.fiskobirlik.com.tr/tr/fiskobirlikten-medyada-cikan-iddialara-iliskin-yalanlama/bdetay/155 Haberler / ANKA, 4 Aralık 2025 Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’ın FİSKOBİRLİK ve Lütfi Bayraktar’a yönelik eleştirileri. https://www.haberler.com/yerel/giresun-ziraat-odasi-baskani-karan-dan-fiskobirlik-19323762-haberi/ Haberler / ANKA, 21 Nisan 2025 FİSKOBİRLİK’in gayrimenkul satışları ve üretici çevrelerinde oluşan tartışmalar. https://www.haberler.com/ekonomi/fiskobirlik-in-gayrimenkul-satisi-tartisma-yaratti-18534725-haberi/

Yemek sipariş platformlarına yeni düzenleme... Gizli ücretler son! Haber

Yemek sipariş platformlarına yeni düzenleme... Gizli ücretler son!

Ticaret Bakanlığı’nın yeni düzenlemesiyle yemek sipariş platformlarının restoranlardan aldığı tüm hizmet bedelleri şeffaf hale getirildi. Zorunlu ek ücretler kaldırılırken, kampanyalara katılım gönüllü oldu. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, elektronik ticaret kapsamında faaliyet gösteren yemek sipariş platformlarına yönelik önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdi. Son dönemde artan şikayetler üzerine yapılan düzenlemeyle, restoranlarla platformlar arasındaki ticari ilişkilerde şeffaflık ve adaletin artırılması hedefleniyor. Yeni düzenlemeye göre, yemek sipariş platformlarının restoranlardan tahsil ettiği tüm hizmet bedelleri artık ayrıntılı şekilde gösterilecek. Restoranlar, komisyon, taşıma ve görünürlük gibi tüm maliyet kalemlerini açık ve karşılaştırılabilir biçimde görebilecek. Ayrıca, platformların sunduğu temel aracılık hizmetleri için ek ücret talep etmesinin önüne geçildi. Kampanyalara katılımın zorunlu tutulması uygulaması kaldırılırken, bu süreç tamamen gönüllülük esasına bağlandı. İndirimli satışlarda uygulanan komisyon sistemi de sadeleştirildi. Buna göre komisyon hesaplamaları daha açık ve anlaşılır hale getirilerek hem restoranlar hem de platformlar açısından dengeli bir yapı oluşturuldu. Düzenleme kapsamında ayrıca restoranların kampanya, reklam ve indirim uygulamalarına katılımı tamamen kendi tercihine bırakıldı. Katılım sağlamayan işletmelere herhangi bir yaptırım uygulanamayacak. Ticaret Bakanlığı, atılan bu adımlarla elektronik ticaret ekosisteminde güveni artırmayı, işletmeler üzerindeki mali yükleri azaltmayı ve daha sürdürülebilir bir piyasa yapısı oluşturmayı amaçladı.

GİRESUN’DA ORTAK BİLDİRİ: DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM Haber

GİRESUN’DA ORTAK BİLDİRİ: DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM

GİRESUN’DA ORTAK BİLDİRİ: DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM Giresun’da iş dünyası, esnaf ve üretici kesimini temsil eden kurumlar, madencilik faaliyetlerine karşı ortak basın bildirisi yayımladı. Metin, su kaynakları, orman varlığı, tarım alanları ve insan sağlığı için açık uyarı yaptı; kontrolsüz madenciliğe karşı ortak tutum ortaya koydu. GİRESUN – Giresun’da iş dünyası, esnaf ve üretici kesimini temsil eden kurumlar, “Doğamızı ve Suyumuzu Koruyalım” başlıklı ortak basın bildirisi yayımladı. Ortak açıklama, bölgede artan madencilik faaliyetlerinin doğal yaşam, su kaynakları ve tarımsal üretim üzerindeki risklerine dikkat çekti. Ortak bildiride, Giresun ile Karadeniz Bölgesi’nin orman varlığı, su kaynakları ve tarımsal üretim gücüyle ülkenin en önemli doğal ve ekonomik değerleri arasında yer aldığı vurgulandı. Metin, son dönemde bölgede artan madencilik faaliyetlerinin, özellikle Giresun genelinde geniş alanları kapsayan ruhsatlandırmaların, doğal yaşamı, tarım alanlarını ve su kaynaklarını ciddi biçimde tehdit ettiğini ortaya koydu. ORTAK MESAJ: KONTROLSÜZ MADENCİLİĞE HAYIR Ortak görselde “DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM” başlığı ile “KONTROLSÜZ MADENCİLİĞE HAYIR!” mesajı öne çıkarıldı. Görselde Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Ticaret Borsası, Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile TZOB logosu yer aldı. Açıklama, madenciliğin ülke ekonomisine katkısını bütünüyle reddetmedi. Buna karşın, bu faaliyetlerin insan sağlığı, çevre ve bölgenin geleceği göz ardı edilerek yürütülmesine karşı net bir duruş aldı. DÖRT BAŞLIKTA RİSK UYARISI Bildiride, kontrolsüz ve yeterli denetimden uzak madencilik faaliyetlerinin doğurabileceği başlıca riskler tek tek sıralandı. Metne göre bu süreç, orman alanlarının azalmasına, yer altı ve içme suyu kaynaklarının zarar görmesine, tarım arazilerinin verimsizleşmesine ve heyelanla birlikte çevresel risklerin artmasına yol açabilecek nitelik taşıyor. Açıklamada ayrıca ağır metaller, toz ve olası kimyasal kullanımına bağlı kirliliğin uzun vadede hem insan sağlığını hem de bölge ekonomisinin temel dayanakları arasında yer alan tarım ve üretimi tehdit edeceği vurgulandı. ŞEFFAFLIK VE BAĞIMSIZ DENETİM VURGUSU Ortak metin, çevresel etkileri yeterince değerlendirilmemiş, şeffaflığı sağlanmamış ve bağımsız denetimden geçmemiş hiçbir madencilik faaliyetinin bölgede uygulanmasını doğru bulmadığını açık biçimde ilan etti. Bildiride, ekonomik kalkınma ile çevresel sürdürülebilirliğin birlikte yürütülmesi gerektiği ifade edildi. Giresun iş dünyası, üreticileri ve esnafını temsil eden kurumlar, kalkınma hedefi ile doğanın korunmasını karşı karşıya getiren anlayışa karşı ortak tavır aldı. SU, FINDIK VE YAŞAM ALANLARI İÇİN ÇAĞRI Metin, yetkili kurumları doğal dengeyi bozmayan, su kaynaklarını güvence altına alan, fındık tarımı ve üretimini koruyan, bölge halkının sağlığını önceleyen politikaları hayata geçirmeye davet etti. Ortak açıklama, “Giresun’un doğası, tarımı ve yaşam alanları geri dönülemez risklerle karşı karşıyadır” uyarısıyla dikkat çekti. Bildiri, tüm paydaşlara duyarlılık ve ortak akılla hareket etme çağrısıyla sona erdi. ORTAK GÖRSELDE ÖNE ÇIKAN CÜMLELER Doğal dengeyi bozmayan, su kaynaklarını güvence altına alan, fındık tarımı ve üretimini koruyan, bölge halkının sağlığını önceliklendiren politikaların hayata geçirilmesi istendi. Giresun’un doğası, tarımı ve yaşam alanları için geri dönülmez risk uyarısı yapıldı. Tüm paydaşlara ortak akıl ve duyarlılık çağrısı yöneltildi. https://giresuntso.org.tr/dogamizi-ve-suyumuzu-koruyalim/

İMAR DOSYASI MASADA, GİRESUN EKONOMİSİ NEFESİNİ TUTTU Haber

İMAR DOSYASI MASADA, GİRESUN EKONOMİSİ NEFESİNİ TUTTU

Giresun Belediyesi, revizyon ilave imar planı dosyasını 26 Mart 2026 Perşembe günü saat 10.00’da olağanüstü gündemle meclise taşıyor. Belediye kayıtlarında 9 Ocak 2026’daki plan onayı, 16 Ocak 2026’daki ilan süreci, 4 Mart 2026 gündem ve karar özetlerinde yeniden açılan “kazanılmış haklar” ve “teknik hatalar” başlıkları ile 23 Mart 2026 tarihli toplantı çağrısı birlikte okunduğunda, dosyanın ilk onayla kapanmadığı açık biçimde görülüyor. İMAR DOSYASI MASADA, GİRESUN EKONOMİSİ NEFESİNİ TUTTU Giresun’daki revizyon ilave imar planı artık yalnız pafta ve plan notu tartışmasının ötesine geçmiş durumda... Dosya, mülkiyet beklentisini, yatırım güvenini, küçük esnaf dengesini ve belediyenin yönetim kapasitesini aynı anda sınayan ekonomik ve idari bir eşik haline geldi. Belediye meclisinin 9 Ocak 2026 tarih ve 19 sayılı kararıyla onaylanan planın 16 Ocak’ta ilan edilmesine rağmen, mart ayında aynı dosyada eski plandan gelen hakların korunup korunamayacağı ve teknik hataların düzeltilip düzeltilemeyeceği başlıklarının yeniden meclis kayıtlarına girmesi, tartışmanın kapanmadığını gösterdi. 26 Mart toplantısı da bu nedenle sıradan bir gündem değil, doğrudan kriz yönetimi sınavı niteliği taşıyor. ONAY ÇIKTI, DOSYA KAPANMADI Belediye, 1/5000 ölçekli ilave ve revizyon nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon uygulama imar planının 9 Ocak 2026 tarihli meclis kararıyla onaylandığını 16 Ocak 2026 tarihli ilan metninde yayımladı. Ancak 4 Mart 2026 tarihli gündem ve karar özeti, dosyanın sahada ve uygulamada kapanmadığını ortaya koydu; meclis kayıtlarında eski plandan gelen kazanılmış hakların korunup korunamayacağı ve teknik hataların düzeltilip düzeltilemeyeceği başlıkları açıkça yer aldı. 23 Mart 2026’da yayımlanan yeni çağrı ise aynı dosyanın 26 Mart’ta yeniden meclis önüne geleceğini duyurdu. Bu tablo, planın hukuken onaylanmış olsa bile fiilen tartışmalı kaldığını gösteriyor. İmar planlarında asıl kırılma çoğu zaman çizimin kendisinde değil, yeni kuralların sahada nasıl uygulanacağında yaşanır. Giresun dosyasında da gerilim tam bu noktada düğümlendi. “Kazanılmış hak” başlığının yeniden açılması, meseleye yalnız şehircilik tekniği olarak bakılamayacağını gösteriyor. Çünkü hangi ruhsatın korunacağı, hangi proje safhasının yeni rejim içinde nasıl değerlendirileceği ve hangi plan notlarının düzeltileceği netleşmedikçe, piyasa da mülk sahibi de belediyenin kendi uygulama birimleri de aynı belirsizlik içinde kalıyor. NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ? KÜÇÜK İŞLETME KENTİ, BÜYÜK BELİRSİZLİK DOKA’nın Giresun il profiline göre kentte 60 bin 128 zorunlu sigortalı 10 bin 804 işyerinde çalışıyor; işyerlerinin yüzde 89,60’ı 1 ila 9 çalışanlı küçük işletmelerden oluşuyor. Böyle bir yapıda imar planı kaynaklı belirsizlik yalnız büyük yatırımcıyı değil, yapı malzemecisini, nakliyeciyi, taşeronu, küçük müteahhidi ve mahalle esnafını birlikte etkiler. Giresun gibi küçük işletme ağırlıklı kentlerde güven kaybı daha hızlı fiyatlanır; çünkü piyasanın darbe emme kapasitesi sınırlıdır. Ulusal veriler de baskının arttığını gösteriyor. TÜİK, Ocak 2026’da inşaat maliyet endeksinin yıllık yüzde 25,38, aylık yüzde 9,87 arttığını açıkladı. Aynı veri akışı içinde inşaat üretim endeksinde yıllık yüzde 8 artış yer aldı. Başka bir deyişle sektör zaten pahalı bir zeminde üretmeye çalışıyor. Giresun’daki plan belirsizliği bu tabloya eklendiğinde, maliyet baskısı ile karar belirsizliği üst üste biniyor. Bu nedenle dosya yalnız belediye tartışması değil, doğrudan piyasa güveni başlığına dönüşüyor. Talep tarafı da sınırsız değil. TÜİK verilerinde Giresun’da 2025 yılı boyunca 9 bin 564 konut satışı görünüyor. Bu rakam, ilin emlak ve inşaat piyasasının büyükşehir ölçeğinde çok derin bir yapıya sahip olmadığını ortaya koyuyor. Piyasa derinliği sınırlıysa, idari belirsizlik daha sert hissedilir; karar ertelenir, satış yavaşlar, finansman iştahı düşer. Giresun’daki imar düğümünün ekonomi cephesinde büyümesinin bir nedeni de bu dar piyasa tabanıdır. KATILIMCILIK VAADİ, SAHADA GERİLİM Giresun Belediyesi’nin 2025-2029 Stratejik Planı’nda iç ve dış paydaş anketi yapıldığı, planın katılımcı ve hesap verebilir bir anlayışla hazırlandığı belirtiliyor. Belediyenin iç kontrol dokümanında da temel değerler arasında şeffaflık, hesap verebilirlik ve katılımcılık açık biçimde yazılıyor. Buna karşılık birkaç hafta içinde aynı plan dosyasının “teknik hata” ve “kazanılmış hak” başlıklarıyla yeniden meclise dönmesi, kurumsal hedef ile uygulama pratiği arasında belirgin bir boşluk oluştuğunu düşündürüyor. Bu nedenle dosyanın siyasi faturası teknik komisyonlarla sınırlı kalmıyor. Teknik olarak savunulabilir görülen bir plan bile yeterince anlatılmamış, müzakere edilmemiş ve itirazlara açık, ölçülebilir cevaplar üretilmelidir. İTİRAZ SAYISI TARTIŞMASI AYRI, İTİRAZ YOĞUNLUĞU GERÇEK Kamuoyunda en çok konuşulan başlıklardan biri itiraz sayısı oldu. Yerel haber akışında 1.114 itirazdan söz edildi. Ancak bu sayı belediyenin yayımladığı imzalı nihai toplam cetvel olarak değil, haber ve siyasi açıklama düzeyinde dolaşıma girdi. Bu nedenle en sağlam ifade, Giresun’da olağan dışı yoğunlukta itiraz atmosferi oluştuğudur. Sayının kesinliği ayrıca resmi kayıtla sabitlenmelidir; fakat itiraz yoğunluğunun dosyayı ekonomik ve siyasi baskı alanına çevirdiği artık açıktır. ÇIKIŞ YOLU DAYATMA DEĞİL, GEÇİŞ REJİMİ Giresun’un önündeki yol “ya plan aynen uygulanır ya da şehir tamamen durur” ikilemi değildir. Belediyenin 26 Mart toplantısından revizyonu savunma cümleleriyle çıkması, gerilimi düşürmeye yetmeyebilir. Asıl ihtiyaç, itirazların başlık başlık ayrıldığı, teknik hata görülen alanların netleştirildiği, eski plandan doğan hakların objektif geçiş hükümleriyle yazıldığı ve gerekiyorsa etaplı düzeltme modelinin işletildiği açık bir geçiş rejimidir. Ama aynı toplantı yalnız sertleşen savunma çizgisi üretirse, bugün imar başlığında görülen gerilim yarın yatırım güveni, ruhsat davranışı ve küçük esnaf tahsilatı üzerinden daha ağır ekonomik sonuçlar doğurabilir.

CHP’li Karasu Kırıkkale'deki usulsüzlük iddialarını TBMM'ye taşıdı Haber

CHP’li Karasu Kırıkkale'deki usulsüzlük iddialarını TBMM'ye taşıdı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu, Kırıkkale’nin Delice ilçesine bağlı köylerde, AKP’li bir meclis üyesinin ve ailesinin Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) üzerinden ciddi usulsüzlükler yaptığına yönelik iddiaları Meclis gündemine taşıdı. ANKARA (İGFA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Kırıkkale’nin Delice ilçesine bağlı köylerde tarımsal desteklerin bazı kişiler tarafından siyasi nüfuz kullanılarak suistimal edildiğine dair iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’ne taşıdı. Karasu, asıl hedefin dürüst çiftçiler değil, kamu kaynaklarını kendi siyasi nüfuzlarıyla haksız kazanca dönüştüren kişiler olduğunu vurguladı. Karasu’nun Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesinde, bazı çiftçilere ait bilgilerin rızaları dışında kullanıldığı ve köy muhtarlarına ait sahte imza ve mühürlerle ÇKS belgeleri düzenlendiği iddialarına dikkat çekildi. Önergeye göre, AK Partili İl Genel Meclisi üyesi Onur Şencan ve birinci derece yakınları, başkalarına ait araziler üzerinden ÇKS kaydı yaptırarak 2022–2025 yıllarında mazot, gübre ve hububat desteklerinden yüksek tutarlarda yararlandı. Karasu, söz konusu ailenin siyasi ve idari nüfuzunun, olayın sıradan bir usulsüzlükten öte kamu gücünün kötüye kullanılması ihtimalini artırdığını belirtti. CHP'li Karasu, soru önergesinde Delice ilçesindeki usulsüzlük iddialarının Bakanlığa ulaşıp ulaşmadığını, müfettiş soruşturmasının olup olmadığını, Şencan ailesi adına kayıtlı arazilerin büyüklüğünü ve bu kayıtlar üzerinden alınan desteklerin tutarlarını sordu. Ayrıca vefat etmiş kişiler adına sahte evrak ve imzalarla destek ödemesi yapılması iddialarının da araştırılmasını talep etti. CHP’li Karasu, ÇKS’nin siyasi nüfuzla bir yolsuzluk aracı hâline gelmesine göz yumulamayacağını vurgularken, haksız yere alınan desteklerin faiziyle geri alınması ve sorumlular hakkında derhal idari ve adli işlemler başlatılması çağrısında bulundu. Karasu, Tarım Bakanlığı’nın benzer usulsüzlükleri önlemek için almayı planladığı denetim, şeffaflık ve dijital doğrulama önlemlerini de kamuoyuna açıklaması gerektiğini kaydetti

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.