Hava Durumu

#Şeffaflık

giresunsonhaber - Şeffaflık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeffaflık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

E-ticarette Yeni Dönem 1 Ağustos’ta Başlıyor! Haber

E-ticarette Yeni Dönem 1 Ağustos’ta Başlıyor!

E-ticarette yeni dönem 1 Ağustos'ta başlıyor. Yapay zekâ reklamları ve indirim kampanyalarına yeni kurallar geliyor. Yeni düzenlemeyle sahteciliklerin önüne geçilmesinin hedeflendiğini belirten TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Yeni düzenle e-ticarette uzun süredir tartışılan sahte indirim uygulamalarını önemli ölçüde sınırlandıracak. Dijital altyapıya yatırım yapan şirketler öne çıkacak. Yeni düzenleme sadece tüketiciyi korumakla kalmayacak, e-ticarette yeni bir rekabet anlayışı oluşturacak” dedi. E-ticarette tüketiciyi aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalara karşı korumayı amaçlayan yeni düzenlemeler, 1 Ağustos itibarıyla yürürlüğe giriyor. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan değişikliklerle, yapay zekâ destekli reklamlar, hedefli reklamcılık, influencer paylaşımları, indirim kampanyaları ve tüketici değerlendirmelerine ilişkin daha sıkı kurallar uygulanacak. 1 Temmuz'da Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle dijital ticarette şeffaflığın artırılması ve tüketicilerin yanıltıcı uygulamalara karşı daha etkin korunması hedefleniyor. Düzenlemeler, özellikle e-ticaret platformları ile çevrim içi satış yapan işletmelerin reklam ve pazarlama süreçlerinde önemli değişiklikler yapmasını gerektirecek. Yapay zekâ içeriklerinde açıklama zorunlu Yeni düzenleme kapsamında, reklamlarda yapay zekâ kullanılarak oluşturulan ve gerçek kişiden ayırt edilmesi güç dijital karakterlere yer verilmesi halinde bunun tüketiciye açık, anlaşılır ve fark edilebilir şekilde belirtilmesi zorunlu olacak. Ayrıca yapay zekâ ile oluşturulan dijital kopyaların, gerçek bir kişinin ürünü deneyimlediği veya tavsiye ettiği izlenimini veren reklamlarda kullanılması yasaklandı. İndirim kampanyalarında "10 gün" kriteri Düzenlemeyle birlikte indirimli satış reklamlarında da yeni bir dönem başlayacak. Buna göre, indirimin başlangıcından önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat, indirim öncesi fiyat olarak gösterilebilecek. Böylece gerçeği yansıtmayan yüksek indirim algısı oluşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Şarta bağlı kampanyalar da aynı kurallara tabi olacak. Şikâyetler daha hızlı yayınlanacak Tüketici değerlendirmelerine ilişkin süreç de değişiyor. Satıcı ve sağlayıcılara tüketici şikâyetlerine yanıt vermeleri için tanınan süre 72 saatten 48 saate indirildi. Süre içinde yanıt verilmemesi halinde değerlendirmeler yayımlanabilecek. Ayrıca yalnızca satın alma süreci doğrulanabilen tüketici yorumlarının yayımlanmasına izin verilecek. Sahte indirimlerin önüne geçilecek Yeni düzenlemenin e-ticarette uzun süredir tartışılan sahte indirim uygulamalarını önemli ölçüde sınırlandıracağını belirten TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Artık bir ürünün fiyatı önce yapay olarak yükseltilip sonra ‘yüzde 50 indirim’ denilmesi daha zor olacak. İndirimli satışlarda referans fiyat olarak son 10 günün en düşük fiyatının esas alınması, kampanyaların daha şeffaf hale gelmesini sağlayacak. Yapay zekâ kaynaklı yanıltıcı reklamlara karşı da koruma sağlanacak. Gerçek olmayan kişilerin veya yapay zekâ ile oluşturulan görüntülerin gerçek kullanıcı ya da uzman gibi sunulması sınırlandırılıyor. Böylece tüketicinin reklam ile gerçeği ayırt etmesi kolaylaşacak. Ürünü gerçekten satın alan kişilerin değerlendirmeleri öne çıkarılacak. Bu sayede sahte veya manipülatif yorumların azaltılması hedefleniyor. İşletmelerin tüketici yorumlarına ve itirazlarına daha kısa sürede yanıt vermesi gerekecek. Bu da sorunların daha hızlı çözüme kavuşmasına katkı sağlayacaktır” dedi. Dijital altyapıya yatırım yapan şirketleri öne çıkaracak Yeni düzenlemelerin sadece tüketiciyi korumayacağını söyleyen Çiğdemli, bunun e-ticarette yeni bir rekabet anlayışı oluşturacağını belirtti. Özellikle fiyat şeffaflığı ve doğrulanabilir müşteri deneyiminin öne çıkacağını ifade eden Çiğdemli, güven inşa eden markaların uzun vadede daha fazla tercih edileceğini söyledi. Yeni düzenlemeyle birlikte, dijital altyapıya yatırım yapan şirketlerin ön plana çıkacağı bilgisini veren Çiğdemli, “Fiyat geçmişini takip etmek, tüketici yorumlarını doğrulamak ve reklam içeriklerini mevzuata uygun hale getirmek güçlü yazılım altyapısı gerektiriyor. Bu nedenle e-ticaret altyapı sağlayıcıları ve dijital dönüşüme yatırım yapan işletmeler daha hızlı uyum sağlayabilecek. Artık yalnızca düşük fiyat değil, güvenilirlik de rekabet unsuru olacak. Şeffaf çalışan markalar tüketicinin gözünde daha fazla tercih edilir konuma ulaşacak. Fiyat manipülasyonu ve yanıltıcı pazarlama yerine şeffaflık, doğrulanabilir bilgi ve tüketici güveni öne çıkarken, dijital altyapısını güçlendiren işletmeler yeni dönemin avantajlı oyuncuları arasında yer alacaktır” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BANKA KOMİSYONLARI İŞLETMELERİN BELİNİ BÜKÜYOR Haber

BANKA KOMİSYONLARI İŞLETMELERİN BELİNİ BÜKÜYOR

BANKA KOMİSYONLARI İŞLETMELERİN BELİNİ BÜKÜYOR Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, kredi kartı komisyonları, POS kesintileri ve yüksek finansman maliyetlerinin işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, üretim ve istihdamın korunması için yetkili kurumlara düzenleme çağrısında bulundu. Giresun Son Haber’in Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki uygulamaları karşılaştırdığı araştırma ise kartlı ödeme maliyetlerinde dikkat çekici bir fark bulunduğunu ortaya koydu. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, kredi kartı komisyonları ile banka kaynaklı finansman giderlerinin ticari hayat üzerinde giderek daha ağır bir yük oluşturduğunu söyledi. Kredi kartı kullanımında uygulanan yüksek komisyon oranlarının ve ödeme maliyetlerinin büyük ölçüde işletmeler tarafından karşılandığını belirten Çakırmelikoğlu, bu durumun özellikle esnaf ve KOBİ’lerin nakit akışını olumsuz etkilediğini ifade etti. SATIŞ YAPAN İŞLETME, KOMİSYONA ÇALIŞIYOR Kredi kartıyla yapılan satışlarda bankalara ödenen komisyonların işletmelerin kazancını önemli ölçüde azalttığını vurgulayan Çakırmelikoğlu, yüksek ciroya rağmen gerçek kârlılığın gerilediğine dikkat çekti. Satış hacmi büyüse bile POS komisyonu, faiz, erken ödeme ve diğer banka giderleri nedeniyle cironun önemli bir bölümü finansman maliyetine dönüşüyor. FİNANSMAN GİDERLERİ ANA MALİYET KALEMİNE DÖNÜŞTÜ Banka komisyonları, finansman giderleri ve faiz maliyetlerinin işletmelerin en önemli gider kalemleri arasında yer aldığını belirten Çakırmelikoğlu, mevcut tablonun firmaların rekabet gücünü zayıflattığını söyledi. Çakırmelikoğlu, “Artan finansman maliyetleri firmalarımızın kârlılığını azaltmakta, rekabet gücünü zayıflatmakta ve sürdürülebilir üretim ile ticaret yapmalarını zorlaştırmaktadır” dedi. KOBİ’LERİN HAREKET ALANI DARALIYOR Yüksek banka maliyetlerinin özellikle sınırlı sermayeyle faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmeleri daha fazla etkilediğini dile getiren Çakırmelikoğlu, işletmelerin yatırım yapma, stok oluşturma ve istihdamı koruma kapasitesinin giderek azaldığını kaydetti. Finansmana erişimin pahalılaşması yalnızca işletme bilançolarını değil, üretimden istihdama ve tüketici fiyatlarına kadar ekonomik hayatın bütününü etkiliyor. “DÜZENLEME GECİKMEDEN YAPILMALI” İş dünyasının üzerindeki mali yükün hafifletilmesi gerektiğini belirten Çakırmelikoğlu, kredi kartı komisyonları ve banka kaynaklı giderler konusunda ilgili kurumların gecikmeden harekete geçmesi gerektiğini ifade etti. İşletmelerin ayakta kalabilmesi, üretimin sürdürülebilmesi ve mevcut istihdamın korunabilmesi için komisyon oranlarının makul seviyelere çekilmesini isteyen Çakırmelikoğlu, banka kaynaklı finansman maliyetlerinin de yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu. ARAŞTIRMA NOTU: AVRUPA’DA KOMİSYONLAR NASIL UYGULANIYOR? Avrupa Birliği’nde tüketici kartlarına ilişkin bankalar arası takas komisyonları banka kartında yüzde 0,20, kredi kartında yüzde 0,30 ile sınırlandırılırken, Türkiye’de Temmuz 2026 itibarıyla üye işyerlerine uygulanabilen azami komisyon peşin kredi kartı işlemlerinde yüzde 3,56’ya, banka kartlarında ise yüzde 1,04’e kadar çıkıyor. İki sistemdeki ücretlerin kapsamı bire bir aynı olmasa da işletmenin taşıdığı mali yük bakımından Türkiye’deki oranlar çok daha yüksek bir tablo ortaya koyuyor. AB’DE BANKALAR ARASI KOMİSYONA YASAL SINIR Avrupa Birliği’nin 2015/751 sayılı düzenlemesine göre tüketici banka kartlarında bankalar arası takas komisyonu işlem tutarının en fazla yüzde 0,20’si, tüketici kredi kartlarında ise en fazla yüzde 0,30’u olabiliyor. Üye ülkeler kredi kartlarında yüzde 0,30’un altında daha düşük bir tavan belirleyebilirken, düzenleme aynı zamanda perakendecilerin ödedikleri ücretleri daha açık biçimde görebilmelerini ve farklı ödeme kuruluşları arasında karşılaştırma yapabilmelerini amaçlıyor. (EUR-Lex) AVRUPA’DAKİ ORAN TOPLAM POS ÜCRETİ DEĞİL Avrupa’daki yüzde 0,20 ve yüzde 0,30’luk oranların doğrudan işletmenin ödediği toplam POS komisyonu olmadığına dikkat etmek gerekiyor. Bu oranlar, kartı çıkaran banka ile ödemeyi kabul eden banka arasındaki takas komisyonunu ifade ediyor. İşletmenin ödediği toplam ücretin içerisinde kart kuruluşu bedeli, ödeme altyapısı ve hizmet marjı gibi başka kalemler de bulunabiliyor. Buna karşın Avrupa Komisyonunun değerlendirmeleri, takas komisyonlarına getirilen tavanın daha önce yüksek olan ücretleri düşürdüğünü, kartlı ödeme piyasasında rekabeti ve ücret şeffaflığını artırdığını gösteriyor. (Competition Policy) TÜRKİYE’DE PEŞİN KREDİ KARTINDA TAVAN YÜZDE 3,56 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının Temmuz 2026 için yayımladığı tabloda, bankalarca ticari müşterilere uygulanabilecek azami üye işyeri komisyonu peşin kredi kartı işlemlerinde yüzde 3,56 olarak yer alıyor. Her ilave taksit için uygulanabilecek azami artış yüzde 1,78 olurken, banka kartı işlemlerinde azami oran yüzde 1,04 düzeyinde bulunuyor. Bu oranlar tavan niteliği taşıyor; bankalar işyerinin cirosu, sektörü, bloke süresi ve ticari anlaşmasına göre daha düşük oran uygulayabiliyor. (TCMB) 10 BİN LİRALIK SATIŞTA 356 LİRALIK KOMİSYON Türkiye’de 10 bin liralık peşin kredi kartı satışında yüzde 3,56’lık azami oran üzerinden hesaplanan komisyon 356 liraya ulaşıyor. Aynı tutarın Avrupa Birliği’ndeki kredi kartı takas tavanı üzerinden hesaplanan kısmı 30 lira, banka kartı takas tavanı üzerinden hesaplanan kısmı ise 20 lira karşılığına denk geliyor. Ancak bu karşılaştırmada Avrupa’daki tutarın toplam POS maliyeti değil, yalnızca bankalar arası takas komisyonu olduğu unutulmamalı. TAKSİT SAYISI ARTTIKÇA MALİYET KATLANIYOR Türkiye’de uzun vadeli taksit uygulaması, işletmeler üzerindeki maliyet farkını daha da artırıyor. TCMB’nin yüzde 3,56’lık peşin işlem tavanına her ilave taksit için yüzde 1,78 eklenmesi halinde teorik azami oran: İki taksitte yüzde 5,34’e, Üç taksitte yüzde 7,12’ye, Altı taksitte yüzde 12,46’ya, Dokuz taksitte yüzde 17,80’e, On iki taksitte yüzde 23,14’e kadar yükselebiliyor. Bu oranlar TCMB tavan formülü üzerinden yapılan hesaplamayı gösteriyor. Bankaların fiilen uyguladığı oranlar, ödeme vadesi ve işyeri anlaşmasına göre değişebiliyor. (TCMB) TÜRKİYE İLE AVRUPA ARASINDAKİ TEMEL FARK Avrupa Birliği’nde sistem, tüketici kartlarında bankalar arası komisyonu düşük bir üst sınırla kontrol altında tutarken, Türkiye’de işletmelere yansıyan toplam POS ve finansman maliyetleri daha yüksek oranlarda şekilleniyor. Türkiye’deki yüzde 3,56’lık peşin kredi kartı tavanı ile Avrupa’daki yüzde 0,30’luk kredi kartı takas tavanı aynı ücret kalemini ifade etmese de aradaki fark, kartlı satışların işletmeler üzerinde oluşturduğu baskının boyutunu göstermesi bakımından önem taşıyor. ÇAĞRININ MERKEZİNDE ŞEFFAFLIK VE DÜŞÜK MALİYET VAR Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu’nun çağrısı, Avrupa’daki uygulamayla birlikte değerlendirildiğinde POS maliyetlerinin yalnızca tek bir komisyon oranı üzerinden değil; takas komisyonu, kart kuruluşu bedeli, banka hizmet marjı, taksit finansmanı ve vergiler ayrı ayrı gösterilecek şekilde ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. İşletmeler açısından daha düşük oran, açık maliyet tablosu ve pazarlık gücünü artıracak rekabetçi bir ödeme sistemi; üretimin, ticaretin ve istihdamın sürdürülebilmesi bakımından giderek daha fazla önem kazanıyor.

GİRESUN’DA GIDA GÜVENLİĞİ ÇALIŞMALARI MASAYA YATIRILDI Haber

GİRESUN’DA GIDA GÜVENLİĞİ ÇALIŞMALARI MASAYA YATIRILDI

GİRESUN’DA GIDA GÜVENLİĞİ ÇALIŞMALARI MASAYA YATIRILDI Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber’in başkanlığında Giresun’da düzenlenen toplantıda, kent genelinde yürütülen gıda güvenliği, kontrol ve denetim çalışmaları değerlendirildi. Toplantıda güvenilir gıdaya erişim, şeffaflık, izlenebilirlik ve vatandaş bildirimlerinin önemi vurgulandı. Giresun’da gıda güvenliği çalışmaları kapsamında değerlendirme ve istişare toplantısı gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber başkanlığında yapılan toplantıya, Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, Giresun Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü Fatih Yıldırım, Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Yusuf Bilgen, il müdür yardımcıları, şube müdürleri, ilçe müdürleri ve teknik personel katıldı. DENETİM VE KONTROL SÜREÇLERİ DEĞERLENDİRİLDİ Toplantıda, Giresun genelinde yürütülen gıda güvenliği çalışmaları, sahadaki kontrol faaliyetleri, denetim süreçleri ve kurumlar arası koordinasyon ele alındı. Gıda üretiminden satış noktalarına, toplu tüketim alanlarından laboratuvar analizlerine kadar uzanan süreçte, güvenilir gıdaya erişimin sağlanması için yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Genel Müdür Dr. Ersin Dilber, vatandaşların güvenilir gıdaya ulaşmasının Bakanlığın öncelikli çalışma alanları arasında yer aldığını belirterek, “Halkımızın güvenilir gıdaya ulaşmasına yönelik olarak 5996 sayılı Kanun kapsamında yürütülen kontrol ve denetim çalışmaları Bakanlığımızın öncelikleri arasındadır” dedi. ŞEFFAFLIK, İZLENEBİLİRLİK VE VATANDAŞ KATILIMI VURGUSU Gıda güvenliği çalışmalarında yalnızca denetimlerin değil, ürünlerin üretimden tüketime kadar izlenebilir olmasının da büyük önem taşıdığı ifade edildi. Toplantıda, tüketici sağlığının korunması için kayıtlı üretim, hijyen şartları, saklama koşulları, etiket bilgileri, son tüketim tarihi ve uygunsuzluk bildirimlerinin dikkatle takip edilmesi gerektiği vurgulandı. Dr. Dilber, gıda güvenilirliğinde şeffaflık, izlenebilirlik ve vatandaş katılımının temel öncelikler arasında bulunduğunu belirterek, vatandaşların karşılaştıkları olumsuzlukları ilgili kanallar üzerinden bildirebileceğini söyledi. ALO GIDA 174 VE MOBİL UYGULAMA HATIRLATMASI Toplantıda, vatandaşların gıda güvenliğiyle ilgili ihbar ve şikayetlerini Alo Gıda 174 hattı üzerinden ya da Bakanlık tarafından uygulamaya alınan Güvenilir Gıda Mobil Uygulaması aracılığıyla iletebileceği hatırlatıldı. Bu kanallar aracılığıyla, bozulmuş ürün, hijyen eksikliği, etiketsiz veya tarihi geçmiş gıda, uygun olmayan saklama koşulları, taklit ve tağşiş şüphesi gibi konularda bildirim yapılabileceği belirtildi. GIDA GÜVENLİĞİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Gıda güvenliğinin yalnızca kamu denetimleriyle değil, üretici, satıcı ve tüketicinin ortak dikkatiyle sağlanabileceğine dikkat çekildi. Uzmanlara göre vatandaşların alışveriş ve tüketim sürecinde özellikle şu noktalara özen göstermesi gerekiyor: Ambalajı bozulmuş, şişmiş, yırtılmış veya sızıntı yapan ürünler satın alınmamalı. Ürünlerin son tüketim tarihi, tavsiye edilen tüketim tarihi, saklama koşulu ve etiket bilgileri mutlaka kontrol edilmeli. Et, süt, balık, tavuk, yumurta ve dondurulmuş ürünlerde soğuk zincirin korunup korunmadığına dikkat edilmeli. Soğukta muhafaza edilmesi gereken ürünlerin açıkta, güneş altında ya da uygun olmayan sıcaklıkta bekletilmesi gıda güvenliği açısından risk oluşturabilir. Açıkta satılan, kaynağı belli olmayan, etiketsiz ve izlenebilirliği bulunmayan ürünlerden kaçınılmalı. Özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve kronik rahatsızlığı bulunan kişiler için hijyen ve saklama koşulları daha da önemli hale geliyor. DENETİMLERİN KARARLILIKLA SÜRECEĞİ BELİRTİLDİ Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan bilgilendirmede, halk sağlığının korunması ve güvenilir gıdaya erişimin sağlanması amacıyla denetim ve kontrol çalışmalarının sürdürüleceği ifade edildi. Toplantının, il genelinde yürütülen gıda güvenliği çalışmalarının değerlendirilmesi, sahadaki uygulamaların güçlendirilmesi ve vatandaşların sürece daha etkin katılımının sağlanması açısından önem taşıdığı belirtildi.

ÇOTANAK’TA KRİZ BÜYÜYOR: GİRESUNSPOR’DAN MÜFETTİŞ ÇAĞRISI Haber

ÇOTANAK’TA KRİZ BÜYÜYOR: GİRESUNSPOR’DAN MÜFETTİŞ ÇAĞRISI

ÇOTANAK’TA KRİZ BÜYÜYOR: GİRESUNSPOR’DAN MÜFETTİŞ ÇAĞRISI Giresunspor Yönetim Kurulu, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün “eksik ve hatalı bilgilendirme” açıklamasına sert bir metinle yanıt verdi. Kulüp, stadyum dükkânları, konser organizasyonları, hentbol takımı, tesislerin durumu, doğrudan teminler, yüzme havuzu süreci, Azerbaycan gezisi ve EKAP kayıtları üzerinden dikkat çeken iddiaları kamuoyuna taşıdı. Giresunspor’dan yapılan açıklamada, Başkan Emin Eltuğral’ın 29 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirdiği basın toplantısının ardından İl Müdürlüğü’nün resmi hesaplarından yapılan açıklamaya yanıt verildi. Kulüp yönetimi, kendilerine yöneltilen “eksik ve hatalı bilgilendirme” iddiasını reddederek, yaşanan süreci kamuoyuyla “ilk ağızdan ve tüm şeffaflığıyla” paylaştıklarını savundu. Açıklamada, “Giresun’un en büyük sivil toplum kuruluşu olarak kamuoyunu eksik veya hatalı bilgilendirmemiz söz konusu dahi olamaz” ifadelerine yer verildi. “STADYUM DÜKKÂNLARI KALICI GELİR KAYNAĞI OLACAKTI” Giresunspor açıklamasında ilk olarak Çotanak Stadyumu altında bulunan dükkânların kiralanması sürecine değindi. Kulüp, kalıcı gelir yaratmak amacıyla stadyum altında atıl durumda bulunduğu belirtilen dükkânları kiralamak istediğini açıkladı. Kulüp yönetimi, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yaklaşık bir yıl önce yayımlanan yönetmelikte bu tür mekânların kulüplere kiralanmasına ilişkin hükümlerin düzenlendiğini belirtti. Açıklamada, mevzuatta “yıllık kiralama bedeli 1 peşin + 3 taksit şeklinde alınır” hükmünün yer aldığı ifade edilerek, buna rağmen Giresunspor söz konusu olduğunda bazı dükkânların ihaleye dahil edilmediği ve dükkânların yalnızca 1 yıllığına ihaleye çıkarıldığı iddia edildi. Giresunspor, kiralama ücretinin tamamının peşin talep edilmesi nedeniyle kulübün kalıcı gelir kaynağı oluşturmasının engellendiğini savundu. “BAZI FİRMALARA İHALEYE GİRİN TELKİNİ YAPILDI” İDDİASI Açıklamada ihale sürecine ilişkin dikkat çeken bir başka iddia da yer aldı. Giresunspor Yönetim Kurulu, bazı şube müdürlerinin kulübün “borcu yoktur” yazısı alamayarak ihaleye giremeyeceğini söylediğini öne sürdü. Kulüp açıklamasında, bazı firmalara söz konusu ihaleye girmeleri yönünde telkinlerde bulunulduğu da iddia edildi. Bu bölümde Giresunspor, İl Müdürlüğü’nün “eksik ve hatalı bilgilendirme” açıklamasına karşılık olarak, “Bu mu eksik ya da hatalı bilgidir?” sorusunu yöneltti. STADYUM KONSERLERİ İÇİN “ENGELLENDİ” ÇIKIŞI Giresunspor, açıklamasında stadyum konser organizasyonları konusunu da gündeme taşıdı. Kulüp, hem Giresunspor’a maddi katkı sağlamak hem de şehirde sosyal bir aktivite oluşturmak amacıyla stadyum konser organizasyonları planlandığını belirtti. Açıklamada, Başkan Emin Eltuğral tarafından dönemin AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz ve eski Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti ile görüşüldüğü, gerekli onayların ve olurların alındığı, prodüksiyon firmasıyla sözleşme imzalanarak sürecin resmi olarak başlatıldığı ifade edildi. Ancak Giresunspor, eski Vali Mehmet Fatih Serdengeçti’nin görev yeri değişikliğinin ardından söz konusu organizasyonun İl Müdürlüğü tarafından engellendiğini iddia etti. Kulüp, benzer konserlerin Türkiye’nin birçok şehrinde defalarca yapıldığını belirterek, “Bunlar mı hatalı veya eksik bilgilendirmedir?” ifadeleriyle İl Müdürlüğü’nün açıklamasına karşılık verdi. “FORMALİTEDEN YAZDIM” SÖZÜ AÇIKLAMAYA GİRDİ Giresunspor Yönetim Kurulu, konser süreciyle ilgili olarak Milletvekili Ali Temür ile 13 Mayıs 2026 tarihinde TBMM’de görüşüldüğünü, Temür’ün gerekli temasları kurarak konserlerin yapılabileceğini belirttiğini aktardı. Kulüp açıklamasında, 14 Mayıs 2026 tarihinde İl Müdürlüğü yetkililerinin hem kulübe hem de organizasyon firmasına resmi yazı göndererek stadyumda konser yapılamayacağını bildirdiği ifade edildi. Giresunspor, bu süreçte kendilerine “Sayın Vekil ile görüşüldüğü ve konserin yapılacağına dair söz alındığı” iletildiğinde, yetkilinin “Ben bu yazıyı formaliteden yazdım” dediğini iddia etti. Kulüp, bu yanıtı “ciddiyetten uzak” olarak nitelendirdi. HENTBOL TAKIMI İÇİN “TESİSTEN ÇIKARILMAK İSTENDİ” İDDİASI Açıklamada, Giresunspor Hentbol Takımı’nın konaklama süreci de geniş yer buldu. Kulüp, ilimizi Hentbol Erkekler Süper Ligi’nde başarıyla temsil eden, sezonu 5. sırada tamamlayarak Avrupa EHF Eurocup bileti alan takımın, Çotanak Spor Kompleksi bünyesindeki Sporcu Eğitim Merkezi’nde ücreti karşılığında ve geçici olarak konakladığını belirtti. Giresunspor, sezon başında gerekli izinlerin alındığını, dönemin valisine bu konuda ricada bulunulduğunu ve takımın söz konusu tesiste konaklamaya devam ettiğini ifade etti. Kulüp yönetimi, eski valinin tayininin çıktığı günün sabahında İl Müdürlüğü yetkilisinin, personelin de duyabileceği şekilde “Atın bunları, pılını pırtısını toplayıp gitsinler” dediğini iddia etti. Açıklamada, sorunun milletvekiline iletilmesinin ardından çözüme kavuştuğu belirtildi. Giresunspor, bu başlıkta da “Eğer mevzuata aykırı bir durum varsa, konu milletvekiline iletildikten sonra takımımızı orada mevzuata aykırı olarak mı tuttunuz?” sorusunu yöneltti. “RESMİ YAZIŞMA YERİNE ÖZEL GÜVENLİK GÖNDERİLDİ” SAVI Kulüp açıklamasında, hentbol takımının tesisten çıkarılmak istendiği iddiasına ilişkin bir başka ifade daha yer aldı. Giresunspor, mevzuata aykırılık iddiası varsa bunun resmi yazışmayla bildirilmesi gerektiğini savundu. Açıklamada, “Sıkışınca mevzuata sığınan müdür bey, neden resmi yazışma yapmak yerine özel güvenlik göndererek sporcularımızı sokağa atmaya çalışmıştır?” denilerek, yaşananların gerçek dışı olup olmadığı soruldu. ÇOTANAK SPOR KOMPLEKSİ İÇİN BAKIMSIZLIK İDDİASI Giresunspor, Çotanak Spor Kompleksi’ndeki ekipman ve demirbaşların bakımsız bırakıldığını, çöp ve moloz yığınlarının oluştuğunu, tesisin adeta çürümeye terk edildiğini gösteren fotoğrafların basın organlarında yayımlandığını belirtti. Kulüp yönetimi, kamu yararını koruduğunu belirten İl Müdürlüğü’nün, devlet tarafından milyarlarca liralık yatırımla hizmete sunulan stadyumu ve spor kompleksini bakımsız bırakarak kamu yararını nasıl koruduğunu açıklaması gerektiğini savundu. DOĞRUDAN TEMİN İDDİALARI: “REKABET, ŞEFFAFLIK VE KAMU YARARI NEREDE?” Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri Kamu İhale Kurumu’nun EKAP açık kaynakları üzerinden yapıldığı belirtilen incelemeye ayrıldı. Giresunspor, kulübün her talebinde önüne “mevzuat duvarı” örüldüğünü savunarak, EKAP üzerinden yapılan incelemelerde çarpıcı tablolara ulaştıklarını ileri sürdü. Kulüp açıklamasında, inşaat, bakım ve onarım işleri kapsamında; 15 doğrudan teminle tek bir firmaya 3 milyon TL, 43 doğrudan teminle bir firmaya 9 milyon TL, 12 doğrudan teminle başka bir firmaya 2 milyon 400 bin TL’lik iş verildiği iddia edildi. Giresunspor Yönetim Kurulu, bu işlemlerin yasalara veya prosedürlere uygun hale getirilmiş olabileceğini belirtmekle birlikte, aynı firmalara tekrar tekrar iş verilmesinin kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ilkesiyle bağdaşıp bağdaşmadığını sorguladı. Açıklamada, “Giresun’da sadece bu birkaç firma mı faaliyet göstermektedir?” sorusu yöneltilirken, “Burada rekabet, şeffaflık ve kamu yararı nerededir?” ifadelerine yer verildi. STADYUM DÜKKÂNLARI İHALESİYLE BAĞLANTI KURULDU Giresunspor, doğrudan temin iddialarını stadyum dükkânları ihalesiyle de ilişkilendirdi. Açıklamada, söz konusu ihaleleri alan firmalardan birinin, Giresunspor’un kiralamak istediği stadyum dükkânlarının ihalesine girerek fiyat artırdığı öne sürüldü. Kulüp, bu durumu da kamuoyunun takdirine bırakarak, “Bu mu eksik ya da hatalı bilgidir?” sorusunu tekrarladı. YÜZME HAVUZU SÜRECİ DE GÜNDEME TAŞINDI Giresunspor açıklamasında, geçmişte yaşanan kapalı yüzme havuzu olayı da gündeme getirildi. Kulüp, Giresunspor yüzme takımı sporcularının da aralarında bulunduğu yaklaşık 100 çocuğun kapalı yüzme havuzunda zehirlendiğini hatırlattı. Açıklamada, bu olayın ardından Merkez Olimpik Yüzme Havuzu’nun 12 milyon TL bedelle yenileneceğinin kamuoyuna duyurulduğu belirtildi. Kulüp yönetimi, sonrasında 12 milyon TL’lik yenileme ihalesi yapıldığını; ihaleyi alan firmaya bu bedelin dışında aynı konuyla ilgili toplamı 4 milyon TL’ye ulaşan doğrudan teminler verildiğini iddia etti. Giresunspor ayrıca, aynı firmaya 8 milyon TL’lik başka bir ihale ve ardından 2 milyon TL’lik bir ihale daha verildiğini öne sürdü. Tüm bu süreçlere rağmen Merkez Kapalı Yüzme Havuzu’nun hâlâ tam anlamıyla sağlıklı şekilde işletilemediği savunuldu. AZERBAYCAN GEZİSİ İÇİN ŞEFFAFLIK SORUSU Kulüp açıklamasında Uluslararası Hareketlilik Programı kapsamında gerçekleştirilen Azerbaycan gezisi de yer aldı. Giresunspor, söz konusu gezinin gençlik merkezlerinin uzman personeli önderliğinde yapılması gerektiğini savunarak, ilgili birim müdürlerinin dışlandığını iddia etti. Açıklamada, geziye yalnızca müdür ve muhasebe müdürünün katılımıyla gidildiği öne sürüldü. Kulüp yönetimi, harcanan rakamlara ilişkin şeffaflığın ortaya konulup konulmadığını sordu. EKAP KAYITLARI İÇİN CİDDİ İDDİA Giresunspor Yönetim Kurulu, açıklamanın son bölümünde basın toplantısı sonrasında yaşananların, kulübün yaptığı tespitlerin haklılığını bir kez daha ortaya koyduğunu savundu. Kulüp, aldıkları duyumlara göre İl Müdürlüğü’nün EKAP sistemi üzerinde bahsi geçen konularla ilgili bazı bilgileri sildiğini veya değiştirdiğini iddia etti. Açıklamada, “Yapılan işin ödemeleri gerçekleştikten sonra, bir kamu kurumunun sisteme daha önce girdiği bilgileri güncelleme, silme ve değiştirme işlemi yapması ne kadar doğrudur?” ifadeleriyle bu işlemlerin denetlenmesi gerektiği belirtildi. GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI’NA MÜFETTİŞ ÇAĞRISI Giresunspor, açıklamasında Gençlik ve Spor Bakanlığı’na açık çağrıda bulundu. Kulüp yönetimi, EKAP sistemi üzerinde yapıldığı ileri sürülen silme, değiştirme ve güncelleme işlemlerinin yetkili kurumlar ve müfettişlerce acilen denetlenmesini istedi. Açıklamada, “Biz Giresun’un en büyük sivil toplum kuruluşu olarak, panik içerisinde sistem üzerinde yapılan bu silme, değiştirme ve güncelleme işlemlerinin yetkili kurumlar ve müfettişlerce acilen denetlenmesini Gençlik ve Spor Bakanlığından talep ediyoruz” denildi. Kulüp, müfettişleri ve yetkilileri, açıklamada yer alan iddialarla ilgili gerekli incelemeleri yapmak üzere göreve davet etti. ATATÜRK’ÜN SÖZÜYLE MESAJ VERİLDİ Giresunspor Yönetim Kurulu, açıklamasının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” sözünü hatırlattı. Kulüp yönetimi, spor adamları ve yöneticilerin de en az sporcular kadar zeki, çevik ve ahlaklı olmaları gerektiğini vurguladı. Açıklama, “Kamuoyuna saygıyla duyurulur” ifadesi ve Giresunspor Yönetim Kurulu imzasıyla tamamlandı. İDDİALARIN TAKİBİ KAMUOYUNDA Giresunspor’un açıklamasıyla birlikte, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile kulüp arasındaki tartışma yeni bir boyut kazandı. Kulübün stadyum gelirleri, tesis kullanımı, ihale süreçleri, EKAP kayıtları ve kamu kaynaklarının kullanımı üzerinden gündeme getirdiği iddiaların ardından gözler Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ve ilgili denetim mekanizmalarına çevrildi. Giresunspor cephesi, açıklamada yer alan iddiaların incelenmesini isterken, İl Müdürlüğü tarafından yapılacak yeni bir açıklama olup olmayacağı merak konusu oldu.

İL MÜDÜRLÜĞÜ SOSYAL MEDYADAN YANIT VERDİ, KAMUOYU BELGELİ AÇIKLAMA BEKLİYOR Haber

İL MÜDÜRLÜĞÜ SOSYAL MEDYADAN YANIT VERDİ, KAMUOYU BELGELİ AÇIKLAMA BEKLİYOR

GİRESUNSPOR BAŞKANI ELTUĞRAL’DAN DİKKAT ÇEKEN İDDİALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ SOSYAL MEDYADAN YANIT VERDİ, KAMUOYU BELGELİ AÇIKLAMA BEKLİYOR Giresunspor Başkanı Emin Eltuğral’ın basın toplantısında dile getirdiği açıklamalar, Giresun spor kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Çotanak Stadyumu’nun ticari alanları, konser organizasyonu, Sporcu Eğitim Merkezi’nin kullanımı, bakım-onarım süreçleri, doğrudan teminler ve uluslararası hareketlilik programlarına ilişkin iddialar sonrası Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü sosyal medya hesabından yazılı açıklama yaptı. Müdürlük, işlemlerin mevzuata uygun yürütüldüğünü savunurken, kamuoyunda iddiaların başlık başlık yanıtlanması beklentisi oluştu. Giresunspor Başkanı Emin Eltuğral’ın düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamalar, kentte yalnızca sportif bir tartışma olarak değil; kamu tesislerinin kullanımı, kulübün gelir kaynakları, kiralama süreçleri ve idari uygulamalar bakımından da dikkatle izlenen bir gündem oluşturdu. Eltuğral, konuşmasında Giresunspor’un son iki yıllık mali ve sportif tablosunu değerlendirirken, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün bazı uygulamalarına ilişkin çeşitli iddialar ortaya koydu. Başkanın açıklamalarında özellikle Çotanak Stadyumu’nun altındaki ticari alanlar, stat konseri, Sporcu Eğitim Merkezi, olimpik yüzme havuzu tadilatları, doğrudan teminler ve Azerbaycan programı başlıkları öne çıktı. “GİRESUNSPOR’U YAŞATMAK İÇİN BU YOLA GİRDİK” Başkan Emin Eltuğral, basın toplantısında öncelikle Giresunspor’un göreve geldikleri dönemde çok ağır bir mali tabloyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Eltuğral, kulübün FIFA dosyaları, transfer yasağı, haciz ve icra süreçleriyle mücadele ettiğini ifade ederek, Giresunspor’un mevcut sicil numarasıyla yaşamaya devam etmesini sağlamak amacıyla göreve talip olduklarını söyledi. Başkan, kulübün iki sezonda iki lig düşmesinden dolayı camiadan özür dilerken, bu sonucun yalnızca mevcut yönetimin tercihlerinden kaynaklanmadığını savundu. Eltuğral’ın bu bölümdeki sözleri şöyle yansıdı: “Tek gayemiz, Giresunspor’un kurulduğu sicil numarasıyla devam etmesiydi.” “STADYUM ALTINDAKİ DÜKKÂNLAR GELİR KAYNAĞI OLABİLİRDİ” Eltuğral’ın açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri, Çotanak Stadyumu’nun altındaki ticari alanlar oldu. Başkan, bu alanların Giresunspor’a gelir sağlamak amacıyla değerlendirilebileceğini, bunun için çeşitli kurum ve firmalarla görüşmeler yaptıklarını belirtti. Eltuğral, özellikle kargo firmalarının stadyum altındaki alanlara taşınmasıyla hem şehir içi işleyişe katkı sağlanabileceğini hem de Giresunspor’a düzenli gelir oluşturulabileceğini ileri sürdü. Başkan, dönemin Valisi ile bu konuda görüştüğünü, ancak sonraki süreçte Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından alanların doğrudan kullandırılması yerine ihale yoluna gidilmesi gerektiğinin ifade edildiğini söyledi. Eltuğral’ın iddiası şu noktada toplandı: “Stadın altındaki dükkânları değerlendirelim, Giresunspor’a kaynak oluşturalım dedik.” Bu iddia, Çotanak Stadyumu’nun ticari alanlarının hangi şartlarda, hangi süreyle ve hangi yöntemle değerlendirildiği sorusunu gündeme taşıdı. “İHALE BİR YILLIK VE PEŞİN ŞARTLA YAPILDI” İDDİASI Başkan Eltuğral, stadyum altındaki ticari alanların kiralama sürecinde Giresunspor’un mali durumuna uygun kolaylık sağlanmadığını ileri sürdü. Eltuğral, ihale sürecinin bir yıllık süreyle ve peşin ödeme şartıyla yapıldığını, bunun Giresunspor’un içinde bulunduğu ekonomik koşullar dikkate alındığında kulübü zorlayan bir uygulama olduğunu savundu. Başkanın bu konudaki iddiası şu şekilde öne çıktı: “Bir yıllık ihaleye çıkardılar, bir yılı peşin istediler.” Eltuğral ayrıca, başka örneklerde uzun süreli kiralama ve taksitlendirme uygulamalarının mümkün olduğunu savunarak, Giresunspor’a benzer bir kolaylığın sağlanmadığını iddia etti. Bu başlıkta kamuoyunun yanıt beklediği temel soru şudur: Stadyum altındaki ticari alanlar neden Giresunspor’a uzun vadeli ve sürdürülebilir gelir sağlayacak bir modelle kullandırılmadı? “BORCU YOKTUR YAZISI ALAMAZLAR” İDDİASI Eltuğral, stadyum altındaki alanların ihale sürecinde Giresunspor’un ihaleye giremeyeceği yönünde bir algı oluşturulduğunu da ileri sürdü. Başkan, bazı kişilerin, Giresunspor’un “borcu yoktur” yazısı alamayacağını söyleyerek başka isteklileri ihaleye yönlendirdiğini iddia etti. Buna karşılık Giresunspor Sportif A.Ş.’nin vergi borcunun ödendiğini ve “borcu yoktur” yazısının alınarak ihaleye girildiğini ifade etti. Bu başlıktaki iddia şu ifadeyle öne çıktı: “Giresunspor borcu yoktur yazısı veremeyecek, gelin ihaleye girin denildi.” Bu iddia, ihale sürecinin tüm aşamalarının kamuoyu önünde açıklanması gerekliliğini gündeme getirdi. “11 MİLYON TL + KDV GELİR SAĞLANACAKTI” Basın toplantısında öne çıkan en önemli başlıklardan biri de Çotanak Stadyumu’nda yapılması planlanan konser organizasyonu oldu. Başkan Eltuğral, İstanbul merkezli bir organizasyon firmasıyla görüşüldüğünü, stat konseri için prensipte anlaşmaya varıldığını ve bu organizasyondan Giresunspor’a 11 milyon TL + KDV gelir sağlanmasının öngörüldüğünü açıkladı. Eltuğral, organizasyonun yüksek katılımla gerçekleşmesi halinde kulübe ek gelir sağlanabileceğini de ifade etti. Başkanın bu konudaki sözleri şöyle oldu: “11 milyon lira artı KDV’ye anlaştık.” Eltuğral, bu gelirin kulübün FIFA dosyaları ve transfer yasağı sürecinde önemli bir kaynak olabileceğini savundu. “KONSER İÇİN YAZI GÖNDERİLDİ” İDDİASI Eltuğral’ın iddiasına göre, konser organizasyonu için sözleşme yapıldıktan, duyuru ve bilet satış süreci başladıktan sonra Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından Giresunspor’a yazı gönderildi. Başkan, söz konusu yazıda stadyumun üçüncü kişilere kullandırılamayacağı ve konser düzenlenemeyeceği yönünde ifadeler yer aldığını ileri sürdü. Bu iddia şu şekilde haberleştirilebilir: “Stadyumun üçüncü şahıslara kullandırılamayacağı yönünde yazı gönderildi.” Başkan ayrıca, organizasyon firmasına da stadyumda konser yapılamayacağı yönünde yazı gönderildiğini iddia etti. Bu başlıkta kamuoyunun yanıt beklediği sorular şunlardır: Konser organizasyonuna hangi gerekçeyle izin verilmedi? Bu karar hangi mevzuat hükmüne dayandırıldı? Organizasyon firmasına yazı gönderildi mi? Gönderildiyse içeriği nedir? “HANDBOL TAKIMI SPORCU EĞİTİM MERKEZİ’NDEN ÇIKARILMAK İSTENDİ” Başkan Eltuğral, Giresunspor’un handbol takımının Süper Lig’e yükselmesinin ardından konaklama ihtiyacı doğduğunu, bu kapsamda stadyum içerisindeki Sporcu Eğitim Merkezi’nin kullanıldığını anlattı. Eltuğral’ın iddiasına göre, daha sonra takımın bu merkezden çıkarılmak istendiği ve bu girişimin güvenlik görevlileri aracılığıyla yapılmaya çalışıldığı öne sürüldü. Başkanın bu konudaki iddiası şu cümleyle öne çıktı: “Güvenlik görevlisiyle Giresunspor’un Süper Lig’de olan handbol takımını sokağa atmaya kalktılar.” Bu ifade, iddia düzeyinde aktarılmalı; ilgili kurumun bu konuda ayrıca açıklama yapması gerektiği belirtilmelidir. “AZERBAYCAN PROGRAMI İÇİN 650 BİN TL + KDV FATURA” İDDİASI Eltuğral, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün Azerbaycan’a yönelik bir dostluk programına ilişkin de iddialarda bulundu. Başkan, programa öğrencilerle birlikte il müdürü ve muhasebe müdürünün katıldığını, bu tür programlarda ilgili şube müdürlerinin bulunmasının daha uygun olacağını savundu. Ayrıca bu programla ilgili 650 bin TL + KDV tutarında fatura kesildiğini ileri sürdü. Bu başlıktaki iddia şöyle öne çıktı: “650 bin artı KDV bir faturanın kesildiği ifade edildi.” Bu iddia, kamu harcamasının niteliği, programın kapsamı, katılımcı listesi ve ödeme kalemleri bakımından açıklama ihtiyacını gündeme getirdi. Burada haber dili açısından kesin hüküm kurulmamalı; iddia şu şekilde sunulmalıdır: Başkan Eltuğral, Azerbaycan programının katılımcı yapısı ve harcama tutarının kamuoyuna açıklanması gerektiğini savundu. “OLİMPİK YÜZME HAVUZU TADİLATLARI AÇIKLANSIN” Eltuğral, Giresun’daki olimpik yüzme havuzunda geçmişte yaşandığı belirtilen zehirlenme olayına da değinerek, sonrasında yapılan bakım-onarım ve tadilat süreçlerinin kamuoyu önünde açıklanması gerektiğini savundu. Başkan, havuzla ilgili önce yüksek tutarlı bir tadilat süreci gündeme geldiğini, ardından farklı tutarlarda yeni iş ve işlemler yapıldığını ileri sürdü. Bu başlıkta iddia şu şekilde aktarılmalıdır: “Havuz tadilatları ve bakım-onarım süreçleri kamuoyuna açıklanmalı.” Bu bölümde doğrudan “usulsüzlük” ya da “kamu zararı” hükmü kurmak yerine, iddianın araştırılması gereken bir kamu harcaması başlığı olduğu vurgulanmalıdır. “DOĞRUDAN TEMİN VE İHALE SÜREÇLERİ İNCELENSİN” Başkan Eltuğral, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün bazı doğrudan temin ve ihale süreçlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Bazı firmaların sık sık iş aldığı yönünde iddialar ortaya koyan Eltuğral, bu süreçlerin EKAP ve ilgili ihale kayıtları üzerinden incelenebileceğini savundu. Bu başlıktaki dikkatli haber dili şöyle olmalıdır: “Bazı doğrudan temin ve ihale süreçlerinin kayıtlar üzerinden incelenebileceği belirtildi.” Bu ifade, kimse hakkında kesin suçlama içermeden, kamu denetimi ve açıklık ihtiyacını ortaya koyar. “GİRESUNSPOR’UN GELİR KAYNAKLARI KULLANILAMADI” Başkan Eltuğral’ın açıklamalarında öne çıkan ana tema, Giresunspor’un ekonomik olarak yalnız bırakıldığı ve gelir oluşturabilecek imkânların kullanılamadığı iddiası oldu. Eltuğral, stadyum altındaki ticari alanlardan ve konser organizasyonundan elde edilebilecek gelirlerin, kulübün kritik mali dosyaları için kullanılabileceğini savundu. Başkan, bu kaynakların devreye alınamamasının Giresunspor’un sportif geleceğini doğrudan etkilediğini ileri sürdü. Bu nedenle haberin ana sorusu şu şekilde öne çıkıyor: GİRESUNSPOR’UN GELİR KAYNAKLARI NEDEN KULLANILAMADI?İL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN AÇIKLAMA Başkan Emin Eltuğral’ın açıklamalarının ardından Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, sosyal medya hesabından “Kamuoyuna Duyuru” başlıklı yazılı bir açıklama yayımladı. Müdürlük açıklamasında, iddiaların önemli bir kısmının eksik veya hatalı bilgiye dayandığı savunuldu. Açıklama, Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün Facebook hesabı kaynak gösterilerek kamuoyuna şu şekilde yansıdı: “Son günlerde Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüzü hedef alan bazı iddia ve değerlendirmeler üzerine kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. İlimizdeki tüm tesislerin işletilmesi, kiralama süreçleri, bakım-onarım çalışmaları ve diğer idari işlemler ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, şeffaflık ve kamu yararı esas alınarak yürütülmektedir. Kamuoyunda gündeme getirilen; Çotanak Stadyumu’nun kiralama süreçleri, Stadyum içerisindeki ticari alanlara ilişkin işlemler, Konser organizasyonları, Bakım-onarım ihaleleri, Sporcu Eğitim Merkezi’nin kullanımı, Uluslararası hareketlilik programları ile ilgili tüm uygulamalar yürürlükteki mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmiş olup, iddiaların önemli bir kısmı eksik veya hatalı bilgiye dayanmaktadır. Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması anlayışıyla çalışmalarımızı aynı hassasiyetle sürdüreceğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.” AÇIKLAMA İDDİALARA BAŞLIK BAŞLIK YANIT VERDİ Mİ? Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün açıklaması, kurumun işlemlerin mevzuata uygun yürütüldüğü yönündeki savunmasını ortaya koydu. Ancak açıklamada, Başkan Eltuğral’ın basın toplantısında dile getirdiği iddiaların her biri ayrı ayrı ele alınmadı. Hangi iddianın eksik bilgiye, hangisinin hatalı değerlendirmeye dayandığına ilişkin ayrıntılı belge veya başlık bazlı yanıt paylaşılmadı. Bu nedenle kamuoyunda şu soru öne çıktı: Bu kadar kapsamlı iddialar, sadece sosyal medya hesabından yapılan genel bir açıklamayla karşılanabilir mi? SOSYAL MEDYA AÇIKLAMASI YAPILABİLİR; AMA TARTIŞMA BURADA BİTMEZ Kamu kurumlarının sosyal medya hesapları üzerinden açıklama yapması tek başına hukuka aykırı bir durum olarak değerlendirilemez. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da kamu kurumlarının sosyal medyayı bilinçli, etkili ve sorumlu şekilde kullanmaları için kurumsal sosyal medya rehberi hazırladığını duyurmuştur. (İletişim Başkanlığı) Ancak bu dosyada tartışılan konu sıradan bir etkinlik duyurusu veya rutin bilgilendirme değildir. İddialar; stadyum kiralama süreçleri, kamuya ait ticari alanlar, konser organizasyonu, bakım-onarım ihaleleri, Sporcu Eğitim Merkezi’nin kullanımı ve uluslararası hareketlilik programları gibi kamu kaynağı ve kamu tesisi boyutu bulunan başlıkları kapsamaktadır. Bu nedenle açıklamanın yalnızca “tüm işlemler mevzuata uygundur” çerçevesinde kalması, kamuoyundaki soru işaretlerini tamamen gidermemiştir. MÜLKİ İDARE BOYUTU TARTIŞILIYOR İddiaların kapsamı nedeniyle konu yalnızca Giresunspor ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü arasında yaşanan bir görüş ayrılığı olarak değerlendirilmiyor. 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’na göre vali, ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır; valiler ilin genel idaresinden Cumhurbaşkanına karşı sorumludur. Aynı düzenlemede bakanlıklar ve tüzel kişiliğe sahip genel müdürlüklerin il genel idare teşkilatına ait işleri doğrudan valiliklere yazacağı hükme bağlanmıştır. (Mevzuat) Bu çerçevede kamuoyunda, iddiaların yalnızca ilgili kurumun sosyal medya açıklamasıyla bırakılmaması; idari süreçlerin, yazışmaların, ihale ve kiralama belgelerinin yetkili makamlarca değerlendirilmesi gerektiği yönünde beklenti oluşmuştur. KAMUOYUNUN YANIT BEKLEDİĞİ SORULAR Gelinen noktada Giresun kamuoyu ve Giresunspor camiası şu başlıklarda daha açık yanıt bekliyor: Çotanak Stadyumu altındaki ticari alanlar hangi şartlarla ihaleye çıkarıldı? Giresunspor’un bu alanlardan gelir elde etmesine yönelik talepleri nasıl değerlendirildi? Kira bedeli için taksit veya uzun vadeli ödeme imkânı neden sağlanmadı? Stadyum konseri hangi gerekçeyle uygun görülmedi? Organizasyon firmasına yazı gönderildi mi? Sporcu Eğitim Merkezi’nin kullanım kriterleri nelerdir? Giresunspor Handbol Takımı’nın merkezden çıkarılmak istendiği iddiası doğru mudur? Azerbaycan programının toplam maliyeti ve katılımcı listesi nedir? Olimpik yüzme havuzu tadilatlarının toplam maliyeti ne kadardır? Doğrudan temin ve ihale süreçleri hangi yöntemlerle yürütülmüştür? SONUÇ: İDDİALAR CİDDİ, YANIT GENEL Başkan Emin Eltuğral’ın basın toplantısında dile getirdiği iddialar, kentte ciddi bir kamuoyu tartışması başlattı. Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla işlemlerin mevzuata uygun yürütüldüğünü savundu. Ancak açıklamanın genel nitelikte kalması, iddiaların tamamen açıklığa kavuştuğu anlamına gelmedi. Bu dosyada en sağlıklı yol; iddiaların kişisel polemik seviyesinde değil, resmi kayıtlar, yazışmalar, ihale belgeleri ve kamu yararı çerçevesinde başlık başlık değerlendirilmesidir. Çünkü konu yalnızca bir spor kulübünün ekonomik krizi değil; kamu tesislerinin nasıl kullanıldığı, kamu kaynaklarının nasıl değerlendirildiği ve Giresunspor’un gelir kaynaklarının neden devreye alınamadığı sorusudur.

GİRESUNSPOR BAŞKANI ELTUĞRAL’DAN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE Haber

GİRESUNSPOR BAŞKANI ELTUĞRAL’DAN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE

GİRESUNSPOR BAŞKANI ELTUĞRAL’DAN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE YÖNELİK DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR Giresunspor Başkanı Emin Eltuğral, düzenlediği basın toplantısında kulübün son iki yıllık mali ve sportif sürecini değerlendirirken, Çotanak Stadyumu’nun kullanımı, stadyum altındaki ticari alanlar, konser organizasyonu, Sporcu Eğitim Merkezi ve bazı ihale süreçlerine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, tüm işlemlerin mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü duyurdu. Giresunspor Başkanı Emin Eltuğral’ın basın toplantısında yaptığı açıklamalar, kent kamuoyunda yeni bir tartışmanın kapısını araladı. Kulübün içinde bulunduğu ekonomik tabloyu, transfer yasağı sürecini ve sportif başarısızlığın nedenlerini anlatan Eltuğral, konuşmasının önemli bir bölümünde Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün bazı uygulamalarına yönelik eleştirilerde bulundu. Başkan Eltuğral, Giresunspor’un gelir oluşturma çabalarında çeşitli idari sorunlarla karşılaştığını ileri sürerken; özellikle Çotanak Stadyumu’nun altındaki ticari alanlar, stat konseri organizasyonu, Sporcu Eğitim Merkezi’nin kullanımı ve bazı bakım-onarım ile ihale süreçleri konusunda kamuoyunun aydınlatılması gerektiğini savundu. Konuşma metninde yer alan ifadeler ve kamuoyuna yansıyan açıklamalar dikkate alındığında, tartışmanın yalnızca bir spor kulübü ile bir il müdürlüğü arasındaki görüş ayrılığından ibaret olmadığı; kamu tesislerinin kullanımı, kamu kaynaklarının değerlendirilmesi, kiralama süreçleri ve idari denetim boyutu taşıdığı görülüyor. ELTUĞRAL: “GİRESUNSPOR’U YAŞATMA MÜCADELESİ VERİYORUZ” Basın toplantısında öncelikle Giresunspor’un mali tablosuna değinen Başkan Emin Eltuğral, göreve geldikleri dönemde kulübün çok sayıda FIFA dosyası, transfer yasağı, icra ve haciz süreçleriyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Eltuğral, kulübün mevcut sicil numarasıyla yaşamasını sağlamak için göreve talip olduklarını belirterek, Giresunspor’un geçmişte bazı kulüplerin yaşadığı yok oluş sürecine sürüklenmemesi için mücadele ettiklerini ifade etti. Başkan, konuşmasında kulübün son iki yılda iki lig düşmesinden dolayı camiadan özür dilediğini de belirtti. Ancak bu sonucu doğuran nedenlerin yalnızca mevcut yönetimin performansıyla açıklanamayacağını savundu. STADYUM ALTINDAKİ DÜKKÂNLAR TARTIŞMASI Eltuğral’ın açıklamalarında en çok dikkat çeken başlıklardan biri Çotanak Stadyumu’nun altındaki ticari alanlar oldu. Başkan Eltuğral, stadyum altındaki dükkânların Giresunspor’a gelir sağlamak amacıyla değerlendirilebileceğini, bu kapsamda çeşitli kurum ve firmalarla görüşmeler yaptıklarını anlattı. Bu alanların özellikle kargo firmaları tarafından kullanılmasının hem şehir trafiği hem de Giresunspor’un mali yapısı açısından katkı sağlayabileceğini dile getirdi. Eltuğral’ın iddiasına göre, bu konuda dönemin valisiyle de görüşüldü ve söz konusu alanların kulüp lehine değerlendirilmesine olumlu yaklaşıldı. Ancak daha sonra Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü sürecinde, alanların doğrudan kullandırılması yerine ihaleye çıkarılması gerektiği ifade edildi. Başkan, yapılan ihalenin bir yıllık süreyle ve peşin ödeme şartıyla düzenlendiğini, bunun Giresunspor’un mevcut mali şartları bakımından uygulanabilir olmadığını savundu. Bu bölümde Eltuğral’ın temel iddiası; stadyum altındaki ticari alanların Giresunspor’a düzenli gelir sağlayacak biçimde kullanılamadığı ve kiralama sürecinin kulüp lehine kolaylaştırılmadığı yönünde oldu. “KİRA SÜRECİNDE KOLAYLIK SAĞLANMADI” İDDİASI Başkan Eltuğral, Giresunspor’un mali durumunu gerekçe göstererek kira bedelinin taksitlendirilmesini talep ettiklerini, ancak bu talebin kabul görmediğini ileri sürdü. Konuşmasında, başka örneklerde uzun süreli kiralama ve taksit uygulamalarının yapılabildiğini savunan Eltuğral, Giresunspor söz konusu olduğunda benzer kolaylıkların sağlanmadığını iddia etti. Başkan, kiralama ve ödeme süreçlerinde Giresunspor’a yeterli kolaylığın sağlanmadığını ileri sürdü. Bu noktada ilgili idarenin yanıtı ve resmi belgeler kamuoyu açısından belirleyici olacaktır. KONSER ORGANİZASYONU: 11 MİLYON TL + KDV GELİR İDDİASI Basın toplantısında öne çıkan bir diğer başlık ise Çotanak Stadyumu’nda yapılması planlanan konser organizasyonu oldu. Eltuğral, İstanbul merkezli bir organizasyon firmasıyla görüşüldüğünü ve stat konseri için prensipte anlaşma sağlandığını söyledi. Başkan, bu organizasyondan Giresunspor’a 11 milyon TL + KDV gelir sağlanmasının öngörüldüğünü, konserin yüksek dolulukla gerçekleşmesi halinde ek gelir ihtimalinin de bulunduğunu ifade etti. Başkanın anlatımına göre, konu siyasi yetkililer ve Valilik makamıyla da görüşüldü. Eltuğral, gerekli görüşmelerden sonra sözleşme yapıldığını, firmanın kendi mecralarından duyurulara ve bilet satışına başladığını aktardı. Ancak daha sonra Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından Giresunspor’a, stadyumun üçüncü şahıslara kullandırılamayacağı ve konser organizasyonu yapılamayacağı yönünde yazı gönderildiğini iddia etti. Bu başlıkta Eltuğral’ın temel iddiası; Giresunspor’a önemli miktarda gelir sağlayabilecek konser organizasyonunun idari yazışmalar nedeniyle gerçekleşemediği yönünde oldu. ORGANİZASYON FİRMASINA YAZI GÖNDERİLDİĞİ İDDİASI Eltuğral, konuşmasında yalnızca Giresunspor’a değil, organizasyon tarafına da stadyumda konser yapılamayacağı yönünde yazı gönderildiğini ileri sürdü. Başkan, bu yazıların resmi nitelikte olduğunu ve istenmesi halinde belgelerin paylaşılabileceğini ifade etti. Bu iddia doğruysa, konu yalnızca bir organizasyonun iptali değil; Giresunspor’un gelir elde etme imkânının hangi idari gerekçeyle sınırlandırıldığı sorusunu da gündeme getirmektedir. SPORCU EĞİTİM MERKEZİ VE HANDBOL TAKIMI İDDİASI Başkan Eltuğral, Giresunspor’un handbol takımının Süper Lig’e yükselmesi sonrasında konaklama ihtiyacı doğduğunu, bu kapsamda stadyum içerisindeki Sporcu Eğitim Merkezi’nin kullanıldığını anlattı. Eltuğral’ın iddiasına göre, dönemin valisi takımın bu merkezde kalmasına olumlu yaklaştı. Ancak valinin tayininin ardından takımın buradan çıkarılmak istendiği, hatta güvenlik görevlileri aracılığıyla çıkarılma girişiminde bulunulduğu ileri sürüldü. Başkan, daha sonra konunun milletvekili düzeyinde yapılan görüşmeyle geçici olarak çözüldüğünü söyledi. Bu açıklama Giresunspor’un yalnızca futbol değil, diğer branşlardaki faaliyetlerinin de idari süreçlerden etkilendiği yönündeki iddiaları güçlendiren bir unsur olarak dikkat çekti. AZERBAYCAN PROGRAMIYLA İLGİLİ HARCAMA İDDİASI Eltuğral, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün Azerbaycan’a yönelik bir dostluk programına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Başkan, programa öğrencilerle birlikte il müdürü ve muhasebe müdürünün katıldığını, bu tür programlarda ilgili şube müdürlerinin yer almasının daha uygun olacağını savundu. Ayrıca bu programla ilgili 650 bin TL + KDV tutarında fatura kesildiğini ileri sürdü. Bu iddia, kamu harcamalarının niteliği ve gerekliliği açısından açıklığa kavuşturulması gereken bir başlık olarak öne çıktı. Başkan Eltuğral, Azerbaycan programının katılımcı yapısı ve harcama tutarı konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini savundu. OLİMPİK YÜZME HAVUZU VE TADİLAT SÜREÇLERİ GÜNDEME GELDİ Eltuğral, kentteki olimpik yüzme havuzunda geçmişte yaşanan zehirlenme olayına da değindi. Konuşmasında, çok sayıda çocuğun etkilendiğini ileri süren Başkan, daha sonra havuzla ilgili yürütülen tadilat ve ihale süreçlerinin de sorgulanması gerektiğini söyledi. Başkanın iddiasına göre, havuzla ilgili önce yüksek tutarlı bir tadilat süreci gündeme geldi, ardından farklı tutarlarda ek işler ve yeni süreçler ortaya çıktı Eltuğral, olimpik yüzme havuzunda yaşanan olay sonrası yapılan bakım-onarım ve tadilat süreçlerinin kamuoyu önünde ayrıntılı biçimde açıklanması gerektiğini ifade etti. DOĞRUDAN TEMİN VE İHALE SÜREÇLERİNE İLİŞKİN ELEŞTİRİ Başkan Eltuğral, konuşmasının bazı bölümlerinde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün bazı doğrudan temin ve ihale süreçlerini de eleştirdi. Bazı firmaların sık sık iş aldığını ileri süren Eltuğral, bu süreçlerin EKAP ve ihale kayıtları üzerinden incelenebileceğini savundu. Eltuğral, bazı doğrudan temin ve ihale süreçlerinde kamuoyunun aydınlatılması gerektiğini belirterek, bu işlemlerin ilgili kayıtlar üzerinden incelenebileceğini ifade etti. GİRESUNSPOR’UN GELİR KAYNAKLARI KESİLDİ Mİ? Eltuğral’ın açıklamalarının merkezinde, Giresunspor’un ekonomik olarak yalnız bırakıldığı ve gelir oluşturabilecek imkânların değerlendirilemediği iddiası yer aldı. Başkan, özellikle stadyum altındaki dükkânlardan ve konser organizasyonundan elde edilebilecek gelirlerin Giresunspor’un transfer yasağı ve FIFA dosyalarıyla ilgili kritik süreçte kullanılabileceğini savundu. Eltuğral’a göre, söz konusu kaynaklar hayata geçirilebilseydi kulübün bazı dosyaları kapatma ve sportif süreçte daha güçlü kalma ihtimali doğacaktı. Başkan bu durumu, “Giresunspor’un önünün açılması gerekirken, gelir kaynaklarının kullanılamadığı” şeklinde değerlendirdi. GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN SOSYAL MEDYA AÇIKLAMASI Başkan Eltuğral’ın açıklamalarının ardından Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, sosyal medya hesabı üzerinden “Kamuoyuna Duyuru” başlıklı yazılı bir açıklama yayımladı. Müdürlük açıklamasında, ildeki tüm tesislerin işletilmesi, kiralama süreçleri, bakım-onarım çalışmaları ve diğer idari işlemlerin ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, şeffaflık ve kamu yararı esas alınarak yürütüldüğü belirtildi. Açıklamada; Çotanak Stadyumu’nun kiralama süreçleri, stadyum içerisindeki ticari alanlar, konser organizasyonları, bakım-onarım ihaleleri, Sporcu Eğitim Merkezi’nin kullanımı ve uluslararası hareketlilik programlarıyla ilgili tüm uygulamaların mevzuata uygun gerçekleştirildiği savunuldu. İl Müdürlüğü, iddiaların önemli bir kısmının eksik veya hatalı bilgiye dayandığını belirterek, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması anlayışıyla çalışmaların sürdürüleceğini duyurdu.

GİRESUN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN İDDİALARA SOSYAL MEDYADAN YANIT Haber

GİRESUN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN İDDİALARA SOSYAL MEDYADAN YANIT

GİRESUN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN İDDİALARA SOSYAL MEDYADAN YANIT Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, son günlerde kurum ve müdürlük yönetimi hakkında kamuoyuna yansıyan iddia ve değerlendirmelere ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden yazılı bir açıklama yayımladı. Müdürlük, Facebook hesabından yaptığı “Kamuoyuna Duyuru” başlıklı açıklamada, Giresun’daki tesislerin işletilmesi, kiralama süreçleri, bakım-onarım çalışmaları ve diğer idari işlemlerin ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü savundu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Son günlerde Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüzü hedef alan bazı iddia ve değerlendirmeler üzerine kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. İlimizdeki tüm tesislerin işletilmesi, kiralama süreçleri, bakım-onarım çalışmaları ve diğer idari işlemler ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, şeffaflık ve kamu yararı esas alınarak yürütülmektedir. Kamuoyunda gündeme getirilen; Çotanak Stadyumu’nun kiralama süreçleri, Stadyum içerisindeki ticari alanlara ilişkin işlemler, Konser organizasyonları, Bakım-onarım ihaleleri, Sporcu Eğitim Merkezi’nin kullanımı, Uluslararası hareketlilik programları ile ilgili tüm uygulamalar yürürlükteki mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmiş olup, iddiaların önemli bir kısmı eksik veya hatalı bilgiye dayanmaktadır. Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması anlayışıyla çalışmalarımızı aynı hassasiyetle sürdüreceğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.” Müdürlüğün açıklaması, iddiaların reddi niteliği taşırken; kamuoyunda tartışılan başlıkların kapsamı, açıklamanın hangi kurumsal düzeyde yapılması gerektiği sorusunu da beraberinde getirdi. BÖYLE AÇIKLAMA İLE OLUR MU? Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün kendi görev alanına ilişkin bir konuda kamuoyunu bilgilendirme yapması elbette mümkündür. Kamu kurumları, faaliyetleriyle ilgili duyuruları resmi internet siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinden paylaşabilmektedir. Nitekim Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da kamu kurumlarının sosyal medya kullanımına ilişkin rehber hazırlayarak, kurumların dijital mecralarda bilinçli, etkili ve sorumlu iletişim yürütmesini hedeflediğini açıklamıştır. (İletişim Başkanlığı) Ancak burada tartışılan konu sıradan bir etkinlik duyurusu ya da rutin bilgilendirme değildir. Açıklamada bizzat müdürlüğün de sıraladığı üzere konu; Çotanak Stadyumu’nun kiralama süreçleri, stadyum içerisindeki ticari alanlar, konser organizasyonları, bakım-onarım ihaleleri, Sporcu Eğitim Merkezi’nin kullanımı ve uluslararası hareketlilik programları gibi kamu kaynağı, kamu tesisi ve idari denetim boyutu bulunan başlıklardır. Bu nedenle mesele yalnızca “İl Müdürlüğü açıklama yapabilir mi?” sorusuyla sınırlı değildir. Asıl soru şudur: Bu kadar ciddi iddia, sadece kurumun sosyal medya hesabından yapılan genel ifadeli bir açıklamayla geçiştirilebilir mi? VALİLİK SÜRECİ SAHİPLENMELİ Mİ? Devlet geleneği açısından bakıldığında, iddiaların kapsamı dikkate alındığında Giresun Valiliği’nin konuya açıklık getirmesi daha doğru ve daha güçlü bir kurumsal yaklaşım olurdu. Çünkü 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’na göre vali, ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır. Kanunda valilerin ilin genel idaresinden sorumlu olduğu, bakanlıklar ve tüzel kişiliğe sahip genel müdürlüklerin il genel idare teşkilatına ait işleri doğrudan valiliklere yazacağı düzenlenmiştir. (Mevzuat) Bu çerçevede Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün görev alanındaki iddialar, kamuoyunda bu kadar geniş başlıklarla tartışılıyorsa; Valilik makamının süreci koordine etmesi, gerekirse inceleme başlatıldığını duyurması ve kamuoyuna daha ayrıntılı, belgeli bir açıklama yapılmasını sağlaması beklenirdi. İDDİALAR BELGEYLE YANITLANMALI Müdürlüğün açıklamasında “iddiaların önemli bir kısmı eksik veya hatalı bilgiye dayanmaktadır” deniliyor. Ancak kamuoyunun ikna edilmesi için bu cümlenin tek başına yeterli olması beklenemez. Kamuoyu doğal olarak şu soruların yanıtını bekler: Çotanak Stadyumu’nun kiralama süreçleri hangi tarihlerde, hangi usulle yürütüldü? Stadyum içindeki ticari alanlar kimlere, hangi şartlarda ve hangi süreyle tahsis edildi? Konser organizasyonlarında kamu zararı oluştu mu, gelir-gider dengesi nedir? Bakım-onarım ihaleleri hangi yöntemle yapıldı, hangi firmalar iş aldı? Sporcu Eğitim Merkezi kimler tarafından, hangi kriterlerle kullanıldı? Uluslararası hareketlilik programlarından kimler, hangi ölçütlere göre yararlandı? Bu sorulara yanıt verilmeden yapılan genel bir “mevzuata uygundur” açıklaması, tartışmaları bitirmekten çok yeni sorular doğurabilir. DEVLET KURUMU SOSYAL MEDYADA SAVUNMA MAKAMI GİBİ GÖRÜNMEMELİ Kamu kurumlarının sosyal medya kullanması çağın gereğidir. Ancak kamu kurumlarının sosyal medya hesapları, kişisel savunma alanı gibi kullanılmamalıdır. Özellikle bir il müdürü veya kurum yönetimi hakkında iddialar gündeme geldiğinde, açıklamanın dili ve yöntemi daha dikkatli belirlenmelidir. Devlet geleneğinde beklenen tavır; iddialara sosyal medya üzerinden genel ifadelerle karşılık vermek değil, iddiaları somut başlıklar halinde ele almak, gerekiyorsa idari inceleme başlatmak ve kamuoyuna belgeli bilgi sunmaktır. Bu nedenle Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün açıklaması hukuken bir bilgilendirme olarak değerlendirilebilse de, iddiaların ağırlığı karşısında kurumsal olarak yetersiz kalmıştır. GÖZLER GİRESUN VALİLİĞİ’NDE Gelinen noktada kamuoyunun beklentisi, iddiaların sosyal medya açıklamasıyla kapatılması değil; Giresun Valiliği’nin konuya açıklık getirmesidir. Eğer iddialar asılsızsa, bunun belgeleriyle ortaya konulması gerekir. Eğer eksik, hatalı ya da tartışmalı işlemler varsa, bunun da idari denetim mekanizmaları içinde incelenmesi kamu yararının gereğidir. Çünkü söz konusu olan yalnızca bir kurumun itibarı değil; kamu kaynaklarının kullanımı, kamu tesislerinin işletilmesi ve vatandaşın devlete duyduğu güvendir. Bu metin, kaynak açıklamayı doğrudan verirken ikinci bölümde eleştirel ama hukuken daha güvenli bir çizgide ilerliyor.

YAĞLIDERE BELEDİYE BAŞKANI YAŞAR İBAŞ’TAN TRAFİK CEZASI TEPKİSİ Haber

YAĞLIDERE BELEDİYE BAŞKANI YAŞAR İBAŞ’TAN TRAFİK CEZASI TEPKİSİ

YAĞLIDERE BELEDİYE BAŞKANI YAŞAR İBAŞ’TAN TRAFİK CEZASI TEPKİSİ Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş, ilçede ve Yağlıdere-Alucra güzergâhında yapılan trafik ve asayiş uygulamalarına sosyal medya hesabından tepki gösterdi. İbaş, denetimlerin Yağlıdere hattında yoğunlaştığını savunurken, açıklama denetimlerde eşitlik ve trafik kurallarına uyum sorumluluğu başlıklarını birlikte gündeme taşıdı. Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş, Giresun’da trafik ve asayiş uygulamalarının ilçeler arasında dengeli yürütülmediğini belirterek sosyal medya hesabından açıklama yaptı. İbaş, Yağlıdere’den Alucra yönüne uzanan güzergahta sık sık denetim yapıldığını, bu durumun vatandaşta rahatsızlık oluşturduğunu ve özellikle yayla yollarını kullanan Yağlıderelilerin uygulamalardan olumsuz etkilendiğini ifade etti. İbaş’ın açıklaması, bir yandan trafik ve asayiş denetimlerinde ilçe bazlı yoğunluk iddiasını gündeme taşırken, diğer yandan yüksek tutarlı cezaların vatandaş üzerindeki ekonomik etkisi ve trafik güvenliğinin kamu yararı boyutunu tartışmaya açtı. “ARTIK BIÇAK KEMİĞE DAYANDI” İbaş, sosyal medya hesabındaki açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Yıllarca Devletimize olan sevgimizden, saygımızdan hep sustuk, sineye çektik, vardır bir bildikleri dedik ama artık bıçak kemiğe dayandı. Bu Giresun’da Yağlıdere’den başka çevirme, asayiş uygulaması yapılacak başka ilçe yok mu? Turizm ile adı geçen ilçelerde ve yayla yollarında hiçbir uygulama yokken, bizim Yağlıdere’den Alucra’ya her 10 km’de bir saat başı uygulama var, artık insanlara nefes alıyorsun, kaşın üstünde gözün var diye ceza kesiliyor, asgari ücret 28 bin ama gencecik çocuklara peynir ekmek gibi 100 bin 200 bin ceza, yazıktır, günahtır. Artık Yağlıdereliler kendi yaylalarına değil illallah ettikleri için başka ilçelerin yaylalarına gider oldular. Adaletse her yere herkese adalet, o zaman amenna... Köydeyse, yayla yollarına, köy ve yayla elektriğine gelirken bize yok, ceza uygulamasına gelirken hay maşallah bize hamuduyla... Alınan, gönül koyan olacaktır, yanlışıyla doğrusuyla, siyasi bedeli şahsen ödenmek üzere, benim görevim Yağlıderelilerin hakkını savunmaktır.” DENETİMLERDE EŞİTLİK VE ŞEFFAFLIK TALEBİ Başkan İbaş’ın açıklamasındaki ilk eleştiri, trafik ve asayiş uygulamalarının Yağlıdere-Alucra hattında yoğunlaştığı iddiasına dayanıyor. İbaş, Giresun’un farklı turizm bölgeleri, yayla yolları ve ilçe güzergâhlarında aynı yoğunlukta denetim yapılmadığını savunarak uygulamaların tüm ilçelere dengeli biçimde yayılması gerektiğini dile getirdi. Bu çıkış, yalnızca ceza tutarlarına yönelik bir tepki olarak değil; kamu hizmetinin ilçeler arasında dengeli yürütülmesi, denetimlerin vatandaş nezdinde adil algılanması ve uygulama politikasının şeffaf biçimde açıklanması yönünde kurumsal bir eleştiri olarak öne çıktı. Trafik ve asayiş denetimlerinin amacı kamu düzenini, yol güvenliğini ve can güvenliğini sağlamak olmalıdır. Ancak denetimlerin belirli bir ilçe veya güzergâhta yoğunlaştığı algısı güçlenirse, vatandaşta uygulamaların güvenlik amacıyla değil, cezalandırma baskısıyla yürütüldüğü düşüncesi oluşabilir. YÜKSEK CEZALAR SOSYAL VE EKONOMİK YÜK OLUŞTURUYOR İbaş, açıklamasında yüksek tutarlı trafik cezalarının özellikle genç sürücüler ve aileler üzerinde oluşturduğu ekonomik yüke dikkat çekti. Asgari ücretle geçinen hanelerde 100 bin lirayı, 200 bin lirayı bulan cezalar yalnızca bireysel yaptırım olarak kalmıyor; aile bütçesini, çalışma hayatını ve sosyal yaşamı da doğrudan etkiliyor. Trafik cezalarının caydırıcı olması kamu güvenliği açısından önem taşır. Buna karşılık ceza uygulamalarında ölçülülük, ihlalin niteliği, tekrar durumu, sürücü davranışı ve kamu güvenliğine yönelik risk birlikte değerlendirilmelidir. Denetim politikası, vatandaşın günlük yaşamını zorlaştıran bir baskı aracına dönüşmeden, yol güvenliğini güçlendiren bir kamu hizmeti olarak yürütülmelidir. TRAFİK KURALLARINA UYUM ÇAĞRISI DA BEKLENİRDİ İbaş’ın açıklamasında ikinci tartışma başlığı, trafik kurallarına uyum sorumluluğu üzerinden şekillendi. Denetimlerin yoğunluğu ve ceza tutarları eleştirilirken, genç sürücüler başta olmak üzere tüm vatandaşların trafik kurallarına uymaya davet edilmesi de aynı metin içinde yer alması beklenen kamusal bir sorumluluk olarak öne çıktı. Hız yapmak, hatalı sollama yapmak, alkollü ya da ehliyetsiz araç kullanmak, emniyet kemeri takmamak, motosiklette kask kullanmamak ve tehlikeli sürüş davranışlarında bulunmak yalnızca idari para cezasıyla sınırlı ihlaller değildir. Bu davranışlar sürücünün, yolcuların ve aynı yolu kullanan diğer vatandaşların hayatını doğrudan tehlikeye atar. Özellikle genç sürücülerin hız ve sürüş kurallarına uymaması, sadece kendi can güvenliklerini değil; ailelerin, çocukların, yayla yoluna çıkan sürücülerin ve yol çevresindeki insanların güvenliğini de riske sokar. Bu nedenle trafik cezalarına yönelik eleştiri, kuralsız sürüşü haklı gösteren bir dile dönüşmemelidir. KAMU GÖREVİ SORUMLULUK ÇAĞRISINI DA GEREKTİRİR Yerel yöneticilerin denetimlerde eşitlik, ölçülülük ve şeffaflık istemesi demokratik temsil görevinin parçasıdır. Belediye başkanlarının vatandaşın yaşadığı ekonomik yükü, uygulama yoğunluğunu ve ilçeler arası denge sorununu gündeme taşıması doğal bir kamu görevidir. Bununla birlikte kamu görevi yürüten kişilerin, ceza uygulamalarını eleştirirken trafik kurallarına uyum çağrısını da açık biçimde yapması beklenir. Çünkü trafik denetimleri yalnızca ceza politikası değil, can güvenliği meselesidir. Vatandaşın hakkını savunan bir açıklamanın, aynı zamanda sürücüleri hızdan, tehlikeli sürüşten ve kural ihlallerinden uzak durmaya çağırması, tartışmayı daha güçlü ve dengeli bir zemine taşır. İLÇE BAZLI VERİLER AÇIKLANMALI Giresun’da 2026 yılına ilişkin ilçe bazlı trafik cezası sayıları, ceza tutarları, ihlal türleri ve uygulama noktaları kamuoyuyla paylaşılmadığı sürece Yağlıdere’de dile getirilen denetim yoğunluğu iddiası eksik bilgiyle tartışılacaktır. Yağlıdere’nin il nüfusu içindeki payı, ilçedeki araç yoğunluğu, yayla sezonunda artan trafik hareketliliği, uygulama noktalarının sayısı, kesilen cezaların toplam tutarı ve ihlal türleri birlikte değerlendirilmeden sağlıklı bir sonuca varılamaz. İl genelinde hangi ilçede kaç denetim yapıldığı, kaç sürücüye ceza kesildiği, toplam ceza miktarının ne olduğu ve cezaların hangi ihlallerde yoğunlaştığı açıklanırsa, Yağlıdere’deki tepkinin dayandığı zemin somut biçimde değerlendirilebilir. Bu açıklık hem vatandaşın denetime güvenini artırır hem de kamu kurumlarının uygulama politikasını daha anlaşılır hale getirir. DENETİM ADALETİ VE CAN GÜVENLİĞİ AYNI ZEMİNDE ELE ALINMALI Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş’ın açıklaması, ilçede trafik ve asayiş uygulamalarına ilişkin biriken rahatsızlığı görünür hale getirdi. Bu rahatsızlık yalnızca ceza kesilmesine karşı bir tepki olarak değil; denetimlerin hangi ölçütlerle, hangi yoğunlukta ve hangi ilçelerde uygulandığına ilişkin şeffaflık talebi olarak da değerlendirilmelidir. Yağlıdere-Alucra hattı ve yayla yolları özellikle yaz aylarında yoğun kullanılan güzergâhlar arasında yer alıyor. Bu yollarda denetim yapılması kamu güvenliği açısından gereklidir. Ancak denetimlerin adil, ölçülü, açıklanabilir ve tüm ilçeler arasında dengeli biçimde yürütülmesi, vatandaşın devlete ve kamu uygulamalarına duyduğu güven açısından önem taşır. Trafik güvenliği ile denetim adaleti birbirinin karşısına konulmadan ele alınmalıdır. Kurallara uymayan sürücülere yönelik yaptırım uygulanmalı; bununla birlikte uygulamaların ilçeler arasında dengesizlik algısı oluşturmayacak biçimde planlanması, Giresun genelinde trafik denetimlerine duyulan güveni güçlendirecektir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.