Hava Durumu

#Şeffaflık

giresunsonhaber - Şeffaflık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeffaflık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’li Karasu Kırıkkale'deki usulsüzlük iddialarını TBMM'ye taşıdı Haber

CHP’li Karasu Kırıkkale'deki usulsüzlük iddialarını TBMM'ye taşıdı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu, Kırıkkale’nin Delice ilçesine bağlı köylerde, AKP’li bir meclis üyesinin ve ailesinin Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) üzerinden ciddi usulsüzlükler yaptığına yönelik iddiaları Meclis gündemine taşıdı. ANKARA (İGFA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Kırıkkale’nin Delice ilçesine bağlı köylerde tarımsal desteklerin bazı kişiler tarafından siyasi nüfuz kullanılarak suistimal edildiğine dair iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’ne taşıdı. Karasu, asıl hedefin dürüst çiftçiler değil, kamu kaynaklarını kendi siyasi nüfuzlarıyla haksız kazanca dönüştüren kişiler olduğunu vurguladı. Karasu’nun Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesinde, bazı çiftçilere ait bilgilerin rızaları dışında kullanıldığı ve köy muhtarlarına ait sahte imza ve mühürlerle ÇKS belgeleri düzenlendiği iddialarına dikkat çekildi. Önergeye göre, AK Partili İl Genel Meclisi üyesi Onur Şencan ve birinci derece yakınları, başkalarına ait araziler üzerinden ÇKS kaydı yaptırarak 2022–2025 yıllarında mazot, gübre ve hububat desteklerinden yüksek tutarlarda yararlandı. Karasu, söz konusu ailenin siyasi ve idari nüfuzunun, olayın sıradan bir usulsüzlükten öte kamu gücünün kötüye kullanılması ihtimalini artırdığını belirtti. CHP'li Karasu, soru önergesinde Delice ilçesindeki usulsüzlük iddialarının Bakanlığa ulaşıp ulaşmadığını, müfettiş soruşturmasının olup olmadığını, Şencan ailesi adına kayıtlı arazilerin büyüklüğünü ve bu kayıtlar üzerinden alınan desteklerin tutarlarını sordu. Ayrıca vefat etmiş kişiler adına sahte evrak ve imzalarla destek ödemesi yapılması iddialarının da araştırılmasını talep etti. CHP’li Karasu, ÇKS’nin siyasi nüfuzla bir yolsuzluk aracı hâline gelmesine göz yumulamayacağını vurgularken, haksız yere alınan desteklerin faiziyle geri alınması ve sorumlular hakkında derhal idari ve adli işlemler başlatılması çağrısında bulundu. Karasu, Tarım Bakanlığı’nın benzer usulsüzlükleri önlemek için almayı planladığı denetim, şeffaflık ve dijital doğrulama önlemlerini de kamuoyuna açıklaması gerektiğini kaydetti

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR: Haber

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR:

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR: “800 MİLYON FAİZ BAŞARI MI, BU KURUM KİMİN?” FİSKOBİRLİK’in hafta sonu gerçekleştirilen Mali Genel Kurulu, Giresun kamuoyunda derin bir kırılmaya yol açtı. Genel kurul sonrası yapılan açıklamalar, kurumun yönetim anlayışına, mali tablosuna ve kullanılan dile yönelik sert eleştirileri beraberinde getirdi. Eleştirilerin merkezinde ise FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar’ın kürsüdeki üslubu ve “kurum benim” algısı yaratan söylemleri yer aldı. ZİRAAT ODASI BAŞKANI KARAN: “800 MİLYON FAİZ ÖDEMEK BAŞARI MI?” Tepkilerin en serti Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’dan geldi. Karan, genel kurulu “Dağ fare doğurdu” sözleriyle özetlerken, yapılan sunumların üreticiye dair somut hiçbir çözüm içermediğini söyledi. Karan, kürsüde anlatılanları şu sözlerle eleştirdi: “Birliğin başkanı kürsüye çıkıp adeta Rapunzel masalı anlatarak delegeyi ve protokolü oyaladı. Üreticinin yarını, kurumun kurtuluşu hakkında tek bir cümle kuramadı.” Kurumun mali tablosuna dikkat çeken Karan, en çok tartışma yaratan faiz rakamına sert çıktı: “Borç değil, sadece faiz… Tam 800 milyon lira! Bunu başarı gibi pazarlamaya kalkıyor, asıl garabet ise buna inanıp alkış tutanlarda.” FİSKOBİRLİK mülklerinin satışına ilişkin kullanılan dili “arsızlık” olarak nitelendiren Karan, Giresun protokolüne açık çağrıda bulundu: “Mal benim malım, satarım” anlayışının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Karan, FİSKOBİRLİK hesaplarının mutlaka incelenmesi gerektiğini ifade etti. MHP’DEN İMAR VE RANT SORGUSU: “İMARA KAPALI ARSA NASIL MİLYONLARCA LİRA ETTİ?” Genel kurul sonrası eleştiriler yalnızca mali tabloyla sınırlı kalmadı. Milliyetçi Hareket Partisi Giresun İl Başkanı Salih Akgün, FİSKOBİRLİK arazisinin satış süreci ve imar revizyonu planları üzerinden çok sert sorular yöneltti. Akgün, yaklaşık 7 dönümlük imara kapalı bir arazinin yüksek bedellerle el değiştirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek şunları sordu: “İmara kapalı bir araziye milyonlarca lirayı kim, hangi güvenceyle verdi?” İmar planı sürecinde bazı parseller lehine ayrıcalıklar yaratıldığını savunan Akgün, “emsal kaybı” yaşandığını ve bunun hukuk ile eşitlik ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi. Akgün, MHP olarak imara değil, “kişiye özel” düzenlemelere karşı olduklarını vurguladı. İYİ PARTİ: “FİSKOBİRLİK DEĞİL, ‘LÜTFİBİRLİK’ OLMUŞ!” Tepki gösteren bir diğer siyasi parti ise İYİ Parti oldu. İl Başkanı İnan Taşgöz, FİSKOBİRLİK’in kamuoyunda artık “Lütfibirlik” olarak anıldığını söyledi. Taşgöz, Bayraktar’ın “Benim malıma ortak mısın?” sözlerine sert yanıt verdi: “Hayırdır Lütfi Bayraktar, kuruma çöktün de bizim mi haberimiz yok? Bu kurumu sen kurmadın, tapusunu üstüne geçirmedin. Herkes haddini bilecek!” Giresun Üniversitesi’ne yönelik sözlere sessiz kalındığını belirten Taşgöz, iktidar milletvekillerini eleştirerek, yapılan saygısızlığın şahıslara değil, Giresun’un kurumsal kimliğine yönelik olduğunu vurguladı. Taşgöz, 800 milyon lira faiz açıklamasını ise açık bir “itiraf” olarak değerlendirdi. ANAHTAR PARTİ: “FİSKOBİRLİK KİMSENİN ŞAHSİ MÜLKÜ DEĞİLDİR” Eleştirilerin son halkası Anahtar Parti Giresun İl Başkanı Aslan Tatar’dan geldi. Tatar, kullanılan dilin ne milletvekilliği sıfatıyla ne de devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını söyledi. Tatar, FİSKOBİRLİK’in Karadenizli üreticinin ortak değeri olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “FİSKOBİRLİK; herhangi bir şahsın, grubun ya da siyasi gücün malı değildir.” Kurumun ekonomik gerçeklerinin alkış ve hamasetle örtülmeye çalışıldığını belirten Tatar, duruşlarını üç net başlıkla özetledi: Mülkiyet, Üslup ve Yönetim. ORTAK NOKTA: ŞEFFAFLIK, HESAP VERİLEBİLİRLİK VE KURUMSAL SAYGI Ziraat Odası’ndan başlayıp MHP, İYİ Parti ve Anahtar Parti’ye uzanan açıklamalar, farklı siyasi çizgilerden gelse de ortak bir noktada buluşuyor: FİSKOBİRLİK’in şahıs diliyle değil, şeffaflık, liyakat ve ortak akılla yönetilmesi gerektiği vurgulanıyor. Giresun kamuoyu açısından artık tartışma şu soruda düğümleniyor: 800 milyon lira faiz ödemek başarı mı, yoksa bu tablonun hesabı kimden sorulacak?

KENT KONSEYLERİ BİRLİĞİ GENEL KURULU YAPILDI Haber

KENT KONSEYLERİ BİRLİĞİ GENEL KURULU YAPILDI

KENT KONSEYLERİ BİRLİĞİ GENEL KURULU YAPILDI BAŞKAN DR. FERİDUNOĞLU’NA ÖNEMLİ GÖREV Türkiye Kent Konseyleri Birliği’nin 16. Genel Kurulu, İstanbul’da geniş katılımla gerçekleştirildi. Genel kurulda yapılan seçimler sonucunda, Giresun Kent Konseyi Başkanı İsmail Cem Feridunoğlu, Birliğin en önemli tematik organlarından biri olan “Demokrasi ve Katılım Çalışma Grubu” üyeliğine seçildi. DEMOKRASİ VE KATILIM ÇALIŞMA GRUBU NEDİR? Türkiye Kent Konseyleri Birliği bünyesinde faaliyet gösteren Demokrasi ve Katılım Çalışma Grubu, yerel yönetimlerde katılımcı demokrasi kültürünün güçlendirilmesi, yurttaşların karar alma süreçlerine etkin katılımının sağlanması ve kent konseylerinin işlevselliğinin artırılması amacıyla oluşturulmuş tematik bir çalışma grubudur. Bu çalışma grubu; Yerel yönetimlerde şeffaflık, hesap verebilirlik ve katılım mekanizmalarını geliştirmeye yönelik politika önerileri üretir, Kent konseylerinin meclis, çalışma grubu ve platformlarının daha etkin çalışmasına ilişkin rehberler ve iyi uygulama örnekleri hazırlar, Kadınlar, gençler, engelliler, çocuklar ve dezavantajlı grupların yerel karar süreçlerine katılımını artıracak modeller üzerinde çalışmalar yürütür, Yerel demokrasiye ilişkin çalıştaylar, raporlar ve eğitim programları düzenler. YERELDEN ULUSALA KATKI Dr. İsmail Cem Feridunoğlu’nun bu çalışma grubuna seçilmesi, Giresun’da yürütülen katılımcı ve kapsayıcı kent konseyi çalışmalarının ulusal ölçekte karşılık bulduğunun göstergesi olarak değerlendiriliyor. Feridunoğlu’nun, Giresun Kent Konseyi çatısı altında hayata geçirilen katılım odaklı uygulamaları ve sivil toplum–yerel yönetim iş birliğini önceleyen yaklaşımının, Birliğin çalışmalarına önemli katkı sunması bekleniyor. Giresun’da Memnuniyetle Karşılandı Başarılı çalışmalarıyla dikkat çeken Feridunoğlu’nun bu önemli göreve seçilmesi, Kent Konseyi üyeleri arasında ve Giresun kamuoyunda memnuniyetle karşılandı. Söz konusu görevin, Giresun’un yerel demokrasi, katılım ve sivil toplum alanındaki görünürlüğünü artıracağı ifade ediliyor.

ESPİYE’DE ÇÖP TESİSİ ALARMI Haber

ESPİYE’DE ÇÖP TESİSİ ALARMI

ESPİYE’DE ÇÖP TESİSİ ALARMI Kızıldere–Neel mevkiinde yapılması planlanan katı atık bertaraf tesisi Espiye’de tepkilere yol açtı. Kent Konseyi ve sivil toplum kuruluşları, tesisin su kaynakları, tarım alanları ve halk sağlığı açısından ciddi riskler barındırdığını belirterek eylem kararı aldı. Espiye ilçesi Kızıldere–Neel mevkiinde (Yırtaklı Bükü) yapılması gündeme gelen katı atık bertaraf tesisi, ilçe genelinde çevre ve yaşam hakkı tartışmasını beraberinde getirdi. Espiye Kent Konseyi ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu, tesisin planlandığı alanın doğal ve tarımsal özellikleri nedeniyle kalıcı çevresel sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Proje, Giresun Katı-Sıvı Atık ve İçme Suları Birliği gündemine taşınırken, nihai kararın Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci sonunda verileceği ifade ediliyor. Ancak yerel aktörler, sürecin yalnızca teknik bir prosedür olarak ele alınmasının yeterli olmayacağını savunuyor. BİLİMSEL VERİLER NEYE İŞARET EDİYOR? Uzman çalışmaları ve bilimsel literatüre göre katı atık bertaraf tesislerinin başlıca risk alanları şöyle özetleniyor: Sızıntı suları (leachate): Atıklardan süzülen kirli suların yeterli önlem alınmadığı durumlarda yeraltı ve yüzey sularına karışarak içme suyu kaynaklarını tehdit edebildiği belirtiliyor. Hava ve koku kirliliği: Organik atıkların ayrışması sırasında oluşan gazların yerleşim alanlarına taşınarak yaşam kalitesini düşürebileceği vurgulanıyor. Tarım ve ekosistem etkisi: Su ve toprak kirliliği riskinin tarımsal üretim ve hayvancılık üzerinde doğrudan olumsuz etki yaratabileceği ifade ediliyor. Ulaşım ve gürültü: Günlük kamyon trafiğinin, özellikle dar vadi yollarında çevresel baskıyı ve güvenlik risklerini artırdığına dikkat çekiliyor. Bilimsel çalışmalarda, bu tür tesislerin dere yataklarına ve tarım alanlarına yakın bölgelerde planlanmasının riskleri daha da büyüttüğü belirtiliyor. Kent Konseyi ve STK’lar, Kızıldere–Neel hattının su varlığı ve tarımsal karakteri nedeniyle özel olarak korunması gereken bir alan olduğunu vurguluyor. Yapılan açıklamalarda, “Bu tesis yalnızca bugünü değil, bölgenin geleceğini etkileyecek. ÇED raporu, kağıt üzerinde değil, bilimsel ve tarafsız biçimde hazırlanmalıdır” ifadelerine yer verildi. Vatandaşların en büyük kaygısı ise olası bir sızıntı ya da kirlilik durumunda Gelevera Havzası’nın zarar görmesi ve bunun telafisinin mümkün olmaması. Bölge halkı, geçmişte farklı ilçelerde yaşanan benzer tesis deneyimlerini hatırlatarak denetim ve şeffaflık çağrısı yaptı. Çevre mevzuatına göre katı atık bertaraf tesisleri; kapasite, yer seçimi, sızıntı suyu yönetimi, gaz kontrolü ve çevresel etkiler açısından ayrıntılı biçimde incelenmek zorunda. ÇED raporu olmadan tesisin kurulması mümkün değil. Önümüzdeki günlerde yapılması beklenen Halkın Katılımı Toplantısı, projenin geleceği açısından kritik görülüyor. Espiye Kent Konseyi ve sivil toplum kuruluşları, bu toplantıda bilimsel veriler ışığında görüş ve itirazlarını kamuoyuna ve yetkililere sunacaklarını açıkladı.

Merkez'in 2026 yılı 'Para Politikası' netleşti... Enflasyon hedefi yüzde 5’te sabit Haber

Merkez'in 2026 yılı 'Para Politikası' netleşti... Enflasyon hedefi yüzde 5’te sabit

TCMB, 2026 için Para Politikası metnini yayımladı. Raporda temel hedef olarak fiyat istikrarı vurgulanırken, enflasyon hedefi yüzde 5 düzeyinde sabit tutuldu. Para politikasında sıkı duruş, makroihtiyati tedbirler ve güçlü iletişim ön plana çıktı. ANKARA (İGFA) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılına ilişkin Para Politikası çerçevesini kamuoyuna sundu. Raporda, fiyat istikrarının sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah için ön koşul olduğu belirtilerek, TCMB’nin temel amacının fiyat istikrarını sağlama ve sürdürme olduğu açıklandı. Bu doğrultuda tüm politika araçlarının kararlılıkla kullanılmaya devam edileceği ifade edildi. Enflasyon hedefi 2026 yılında da yüzde 5 olarak aynı kalırken, hedef etrafındaki belirsizlik aralığı ±2 puan olarak belirlendi. Yıl sonu enflasyonunun bu belirsizlik aralığının dışında kalması halinde Hükümet’e “Açık Mektup” iletileceği kaydedildi. Raporda, kısa vadede yıl sonunu hedefleyen ara hedeflerin, orta vadede ise enflasyon hedefinin ekonomik birimler için temel referans noktası olacağı belirtildi. PARA POLİTİKASI DURUŞU VE FAİZ SÜRECİ Merkez Bankası’nın temel politika aracı olarak bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının kullanılmaya devam edeceğinin altı çizildiği raporda; 2025 yılı boyunca uygulanan faiz indirimleri, ara PPK kararları ve finansal oynaklıklara karşı alınan önlemler hatırlatıldı. 2026’da para politikasının enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal ortamı sağlayacak şekilde oluşturulacağı vurgulandı. Makroihtiyati politikaların 2026’da da parasal aktarım mekanizmasının güçlendirilmesine yönelik sürdürüleceği belirtilirken, Kur Korumalı Mevduat’ın (KKM) büyük ölçüde sonlandırıldığı, Türk lirasının toplam mevduattaki payının yüzde 61’e ulaştığı kaydedildi. 2026 yılında likidite yönetiminde geniş araç setinin kullanılacağı, döviz kuru seviyesine yönelik bir hedef belirlenmediği ve mevcut kur rejiminin sürdürüleceği açıklandı. Para politikasında şeffaflık ve öngörülebilirliğin öncelikli olacağı belirtilen raporda, PPK toplantılarının 2026 yılında 8 kez yapılacağı, Enflasyon Raporu’nun yılda 4 kez yayımlanacağı ve TCMB’nin çok kanallı iletişim politikasını sürdüreceği vurgulandı. Söz konusu raporun ayrıntılarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN AK PARTİLİ YILMAZ’A YANIT Haber

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN AK PARTİLİ YILMAZ’A YANIT

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN AK PARTİLİ YILMAZ’A YANIT: “CHP’Lİ BELEDİYELER POLEMİK DEĞİL; ŞEFFAFLIK, HESAP VEREBİLİRLİK VE HALKÇI HİZMET ÜRETİR” Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz’ın Giresun Belediyesi’ne yönelik eleştirilerine yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Şenyürek, açıklamasında AK Partili Yılmaz’ın değerlendirmelerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin göreve geldiği günden bu yana tüm zorluklara rağmen halkçı, şeffaf ve kamu yararını önceleyen bir anlayışla çalıştığını vurguladı. “Algı siyaseti, yıllardır yapılamayanların bugün anlatılmasıdır” Yılmaz’ın belediyeyi “algı siyaseti” yapmakla suçlamasının gündem değiştirme çabası olduğunu ifade eden Şenyürek, şu değerlendirmede bulundu: “Giresun halkı algı siyasetinin ne olduğunu çok iyi bilmektedir. Ülkenin dört bir yanında derin yoksulluğun büyüdüğü, gelir adaletsizliğinin her geçen gün daha da derinleştiği, hukukun üstünlüğüne dair kaygıların arttığı bir tabloda; vatandaş geçim derdiyle boğuşurken yıllardır çözülemeyen sorunları bugün ‘proje’ başlığı altında anlatmak inandırıcı değildir. Henüz ihalesi bile yapılmamış işleri yapılmış gibi sunmak algı siyasetinin ta kendisidir. Üstelik merkezi idare tarafından Giresun’a defalarca sözü verilip bir türlü hayata geçirilmeyen yatırımlar ortadayken, sorumluluğu başkalarına yüklemeye çalışmak kamuoyunu yanıltma ve gündem değiştirme çabasından başka bir anlam taşımamaktadır.” “Hazır olmayan alanı proje diye sunmak kamuoyunu yanıltmaktır” Otopark projeleri üzerinden yapılan eleştirilerin gerçeklikten uzak olduğunu belirten Şenyürek, somut bir örnek üzerinden şu ifadeleri kullandı: “Mülkiyet sorunu çözülmemiş, hukuki ve teknik süreçleri tamamlanmamış bir alanı ‘hazır otopark projesi’ olarak anlatmak, kamuoyunu yanıltmaktır. Belediyecilik, kâğıt üzerindeki taslakları değil; mülkiyeti, finansmanı ve uygulanabilirliği netleşmiş projeleri hayata geçirmeyi gerektirir. Nitekim önceki AK Partili belediye başkanlığı dönemlerinde kamuoyuna 3 bin 600 araçlık otopark sözü verilmiş olmasına rağmen, bu vaatler bırakın hayata geçirilmesini, bir araçlık dahi yeni otopark alanı üretilmeden geride bırakılmıştır. Bugün bu eleştiriler, yıllarca yerine getirilmeyen sözlerin oluşturduğu sorumluluğun üzerini örtme çabasından ibarettir.” “Belediyemiz borçla, enkazla ve kısıtlı imkânlarla devralındı” Giresun Belediyesi’nin önceki AK Partili yönetimden ciddi bir borç yükü, plansızlık ve yapısal sorunlarla devralındığını hatırlatan Şenyürek, buna rağmen bahane üretmeden temel hizmetlerin aksatılmadan sürdürüldüğünü vurguladı: “Belediyemiz, ekonomik krizin, yüksek enflasyonun ve merkezi idarenin belediyeler üzerindeki mali baskısının ortasında hizmet üretmektedir. Belediyemiz, tüm çalışanlarının emeğini korumayı temel ilke olarak görmektedir.” “İmar revizyonu gizli değil, kentin geleceği içindir” İmar revizyonu sürecine yönelik eleştirilerin de gerçek dışı olduğunu belirten Şenyürek, sürecin teknik, hukuki ve bilimsel esaslara göre yürütüldüğünü ifade ederek, “İmar revizyonu kişiye özel değil; Giresun’un geleceğini planlamak için yapılmaktadır. Amaç, nefes alan, yeşil alanları artan, sosyal donatıları güçlenen bir kent oluşturmaktır. Süreç paydaşlarla istişare içinde yürütülmekte, kamuoyundan hiçbir şey gizlenmemektedir” dedi. “Usulsüzlük iddialarında yargı neden harekete geçmiyor?” AK Parti İl Başkanı Yılmaz’ın geçmişe dönük bazı iddiaları gündeme getirmesine de dikkat çeken Şenyürek, şu ifadeleri kullandı: “Sayın Yılmaz’ın atıf yaptığı ve ‘yargıya taşınsın’ şeklinde ifade ettiği usulsüzlüklerle ilgili hukuki işlemler belediyemiz tarafından başlatıldı. Ancak aradan geçen yaklaşık 1,5 yıla rağmen yargı tek adım atmadı. Biz de merak ediyoruz, yargı neden harekete geçmiyor? Bu usulsüzlüklerin aydınlatılması için Keşap örneğinde olduğu gibi, önceki dönem belediye başkanlarının bir gün partilerinden ayrılmasının mı beklendiğini merak ediyoruz.” “CHP’li belediyeler polemik değil, şeffaflık üretir” Şenyürek açıklamasını, “CHP’li belediyeler polemik değil; şeffaflık, hesap verebilirlik ve halkçı hizmet üretir. Giresun halkı kimlerin laf, kimlerin iş ürettiğini çok iyi bilmektedir. Biz geçmişe takılı kalmadan, Giresun’un geleceğini inşa etmeye devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.

CHP GİRESUN İL YÖNETİMİ’NDEN EMEK ÖRGÜTLERİNE GENİŞ ÇAPLI ÇIKARMA Haber

CHP GİRESUN İL YÖNETİMİ’NDEN EMEK ÖRGÜTLERİNE GENİŞ ÇAPLI ÇIKARMA

CHP GİRESUN İL YÖNETİMİ’NDEN EMEK ÖRGÜTLERİNE GENİŞ ÇAPLI ÇIKARMA ŞENYÜREK: “EMEK VARSA BİZ VARIZ, BU DAYANIŞMA BÜYÜYECEK” CHP Giresun İl Yönetimi, kentteki emek örgütlerine yönelik kapsamlı bir ziyaret programı gerçekleştirerek DİSK, KESK ve BELEDİYE-İŞ yöneticileriyle bir araya geldi. İl Başkanı Gökhan Şenyürek’in başkanlığında yapılan üç ayrı buluşmada, kamu ve belediye çalışanlarının ekonomik, sosyal ve örgütsel sorunları ile yaklaşan toplu sözleşme ve asgari ücret süreci detaylı biçimde değerlendirildi. İlk durak DİSK: “Adil bölüşüm ve güvenceli çalışma siyasal çizgimizin temelidir” CHP heyetinin gün içindeki ilk ziyareti DİSK Giresun Şubesi oldu. Görüşmede yaklaşan asgari ücret belirleme süreci, 2026 bütçesinin emekçilere yansıması, belediye çalışanlarının ücret ve güvenceli çalışma talepleri ele alındı. Şenyürek, CHP’nin güncellenen programına atıf yaparak şu değerlendirmeyi yaptı: “Adil bölüşüm, güvenceli çalışma, insanca yaşayacak ücret ve sendikal hakların güçlendirilmesi yalnızca bir siyasi hedef değil; sosyal adaletin taşıyıcı kolonudur. Emekçiyi yok sayan bir bütçeye, açlık sınırının altında belirlenmek istenen bir asgari ücrete ve belediyelerde yaygınlaşan güvencesiz uygulamalara itirazımız nettir. Bu kentte de, bu ülkede de emeğin onurunu savunmaya devam edeceğiz.” KESK buluşması: “Kamu emekçilerinin yaşadığı ağır tablo artık sürdürülemez” CHP heyetinin ikinci durağı KESK Giresun Şubeler Platformu oldu. Kamu emekçilerinin ücret kayıpları, vergi yükü, güvencesizlik ve demokratik sendikal haklara erişimde karşılaştıkları sorunlar başlık başlık değerlendirildi. Şenyürek, “İnsanca yaşayacak ücret, güvenceli çalışma koşulları, adil vergi sistemi ve sendikal özgürlük toplumun ortak meselesidir. Emek varsa biz varız” dedi. KESK’in 30. kuruluş yıl dönümünü de kutlayan Şenyürek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in mesajını hatırlattı: “Mücadele edenler, direnenler ve birleşenler kazanır. Çoklu krizleri sonlandıracak yarınları birlikte kuracağız.” BELEDİYE-İŞ ziyaretinde toplu sözleşme süreci gündemin merkezindeydi Günün üçüncü ziyareti BELEDİYE-İŞ Sendikası Giresun Şubesi’ne yapıldı. Buluşmaya TÜRK-İŞ’e bağlı SAĞLIK-İŞ Şube Temsilcisi Yılmaz Gökçen ve TEZKOOP-İŞ İl Temsilcisi Kaan Çöcen de katıldı. Görüşmede belediye çalışanlarının ücret adaleti, örgütlenme süreçleri ve yaklaşan toplu sözleşme takvimi ele alındı. Şenyürek, partisinin emek politikalarına vurgu yaparak, “Yerel yönetimlerde şeffaflık, liyakat, güvenceli istihdam ve adil gelir dağılımı temel ilkemizdir. Belediye çalışanlarımızın yoksulluk sınırının altında kalan ücretlerle yaşam mücadelesine seyirci olmayacağız. Emekçilerin hak arayışında yanlarındayız” dedi. Eynesil Belediyesi’ndeki sendika baskısı iddiaları gündemde BELEDİYE-İŞ buluşmasında Eynesil Belediyesi’nde bazı çalışanların sendika değişikliğine zorlandığı yönündeki iddialar da gündeme geldi. Şenyürek, “Sendikal tercih özgür iradeyle yapılır. Baskı yaratan tüm uygulamalardan uzak durulması gerektiğini hatırlatıyoruz” ifadelerini kullandı. CHP’nin kamu çalışanlarına yönelik politika çerçevesi Şenyürek, CHP’nin emek ve kamu çalışanlarına yönelik temel program başlıklarını şöyle sıraladı: • Gerçek enflasyona göre güncellenmiş ücret sistemi • Tüm kamu çalışanları için güvenceli istihdam • Sendikal özgürlüğün güçlendirilmesi ve toplu sözleşme süreçlerinin demokratikleştirilmesi • Mülakatın tamamen kaldırıldığı liyakat esaslı kamu düzeni • Vergide adaletin sağlandığı ekonomik yapı Bu ilkelerin “güçlü bir kamu hizmeti ve sosyal adaletin vazgeçilmez parçaları” olduğunu vurgulayan Şenyürek, “Birlik varsa umut vardır” dedi. “Emek örgütlerini paydaş değil, demokratik geleceğin kurucu gücü olarak görüyoruz” Üç örgütün yöneticileri ile yapılan görüşmelerde talepleri dikkatle dinlediklerini söyleyen Şenyürek, “Giresun’da emek örgütlerinin daha güçlü, daha özgür ve daha görünür bir rol üstlenmesi için CHP sorumluluk almaya devam edecek” ifadelerini kullandı. DİSK, KESK ve BELEDİYE-İŞ yöneticileri, ziyaretlerin dayanışmayı büyüttüğünü belirterek CHP heyetine teşekkür etti.

FINDIKTA  DÜŞÜŞ DURDURULAMIYOR! Haber

FINDIKTA DÜŞÜŞ DURDURULAMIYOR!

FİSKOBİRLİK 280 TL’YE ÇEKTİ- TMO HÂLÂ 200 TL’DE DİRENİYOR SERBEST PİYASA 260 TL/KG Karadeniz’de fındık fiyatlarında yeni bir düşüş furyası patladı. FİSKOBİRLİK’in bugün (05.12.2025) Giresun kalite tombul fındıkta alım fiyatını 280 TL/kg olarak açıkladı. Fiskobirlik ekonomik durumu nedeniyle büyük alıcı olmamasına rağmen üretici adına direnmeye çalışması sonuçsuz kalıyor. Son 48 saatte ikinci kez yapılan indirim, piyasayı altüst etti. Serbest piyasa 260 TL’de çakılı kalırken, TMO’nun aylar önce belirlediği 200 TL/kg fiyatı güncellememesi büyük tepki çekiyor. Bölgede tepkiler çığ gibi. Üretici artık TMO’nun düşük fiyat politikasının “siyasi bir tercih” olduğu gerçeği ile yüzleşti. “TMO fiyatı güncellemiyor, hükümet sessiz.” “Üretici değil, büyük alıcılar korunuyor.” “400 bin aile geçimini fındıktan sağlıyor; bu politika bölgeyi ekonomik olarak yaralar.” Üreticinin durumu her geçen gün ağırlaşıyor. Gübre, ilaç, işçilik, mazot ve kur artışıyla maliyetler yüzde 60’a yakın yükselirken, fındık fiyatı geri gidiyor. Tarım ekonomistleri, TMO’nun düşük fiyatının piyasada “taban referans” oluşturduğunu belirterek: “TMO artırmadan kimse artırmaz. Piyasa bilinçli şekilde baskılanıyor.” açıklamasında birleştiler. ÜRETİCİDE YÜZLER ASIK Fiyatların düşmesi Karadeniz köylerinde büyük moral bozukluğuna neden oldu. Üreticiler borçlarını ödeyebilmek için fındığı düşük fiyata satmaya zorlanıyor. Spot borsa yine gündemde: ŞEFFAFLIK YOK, PİYASA ÜÇ ALICININ ELİNDE Fındıkta yıllardır tartışılan spot borsa sistemi hâlâ hayata geçirilmedi. Bu nedenle fiyat oluşumu birkaç büyük alıcının yönlendirmesine bırakılmış durumda. Uzmanlara göre çözüm çok açık: Güncel maliyetlere göre gerçekçi taban fiyat, Fındık spot borsasının kurulması, TMO’nun üreticiyi koruyan aktif fiyat politikası, FİSKOBİRLİK’in güçlendirilmesi, Bahçelerde Verimlilik artışı sağlanması Ürünün hammadde olarak satışından daha çok son mamul olarak satılmasına yönelik çalışmalar. Bölgede bugün en çok konuşulan söz: “Bu milletin alın teriyle oynanıyor.” Karadeniz’de üretici, siyaset ve ekonomi çevreleri tek bir cümlede birleşiyor: “Fındıkta bu çöküş kader değil, siyasi tercih.”

Rekabet'ten Coca-Cola'ya 282 milyon TL ceza! Veri silme tespit edildi Haber

Rekabet'ten Coca-Cola'ya 282 milyon TL ceza! Veri silme tespit edildi

Rekabet Kurumu, Coca-Cola Satış ve Dağıtım AŞ'ye, yerinde inceleme sırasında veri silindiğinin saptanması üzerine 4054 sayılı Kanun çerçevesinde 282,4 milyon TL idari para cezası verdi. ANKARA (İGFA) - Rekabet Kurumu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde sürdürülen soruşturmalarda yerinde inceleme yetkisinin hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Kuruma göre bu yetki, olası rekabet ihlallerinin ortaya çıkarılmasında en etkin denetim araçlarından biri olarak öne çıkıyor. Kurum uzmanları, yerinde incelemelerde işletmelerin defterlerini, fiziksel ve dijital ortamlarda tuttukları bilgileri inceleyebiliyor; belgelerin kopyalarını alabiliyor ve çalışanlardan yazılı veya sözlü açıklama isteyebiliyor. Kurumdan yapılan yazılı duyuruda, incelemelerin ileri teknoloji cihazlarla hassasiyetle sürdürüldüğü, yalnızca işle ilgili verilerin incelendiği ve kişisel/özel verilere kesinlikle dokunulmadığı ifade edildi. COCA-COLA İNCELEMESİNDE VERİ SİLME SAPTANDI Rekabet Kurumu, 7 Ekim 2025'te Coca-Cola Satış ve Dağıtım AŞ'de gerçekleştirilen yerinde incelemede önemli bir tespitte bulundu. İnceleme başladıktan sonra şirket yöneticilerinden birinin veri silme davranışında bulunduğu Kurum uzmanları tarafından saptandı. Bu bulgunun ardından Rekabet Kurulu, 20 Kasım 2025 tarihli kararıyla Coca-Cola'nın yerinde incelemeyi engellediğine ve/veya zorlaştırdığına karar verdi. Bu karar doğrultusunda şirkete, 2024 yılı brüt gelirinin binde beşi oranında olmak üzere 282.416.376,34 TL idari para cezası verilmesine karar kılındı. Açıklamada, tüm teşebbüslerin yerinde inceleme süreçlerinde tam bir şeffaflık ve iş birliği içerisinde olması gerektiği vurgulanarak, veri silme gibi girişimlerin kolayca tespit edilebildiği ve bunun ağır yaptırımlara neden olduğu hatırlatıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.