Hava Durumu

#Saygı

giresunsonhaber - Saygı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Saygı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FATİH CADDESİ’NDE KORNA, YÜKSEK SESLİ MÜZİK VE GELİŞİGÜZEL PARK TEPKİSİ Haber

FATİH CADDESİ’NDE KORNA, YÜKSEK SESLİ MÜZİK VE GELİŞİGÜZEL PARK TEPKİSİ

FATİH CADDESİ’NDE KORNA, YÜKSEK SESLİ MÜZİK VE GELİŞİGÜZEL PARK TEPKİSİ Giresun’da Fatih Caddesi’nin Sazbeyi Petrol Ofisi ile Fiskobirlik Genel Müdürlüğü arasında kalan bölümünde yaşanan trafik yoğunluğu, korna sesi, yüksek sesli müzik ve gelişigüzel park sorunu bölge sakinlerinin tepkisini artırıyor. Mahalle içinde ortak yaşam kurallarını zorlayan davranışlar, özellikle gece saatlerinde ciddi rahatsızlık oluşturuyor. CADDEDE TRAFİK DEĞİL, ORTAK YAŞAM SORUNU YAŞANIYOR Fatih Caddesi’nde yıllardır süren trafik düzensizliği, yalnızca araç geçişini değil, bölgede yaşayan vatandaşların günlük yaşamını da olumsuz etkiliyor. Sazbeyi Petrol Ofisi ile Fiskobirlik Genel Müdürlüğü arasında kalan bölümde özellikle yoğun saatlerde araç akışı yavaşlıyor, kısa süreli beklemeler ise bazı sürücülerin sabırsız ve rahatsız edici davranışlarıyla daha büyük bir soruna dönüşüyor. Cadde içinde ilerleyen bazı araçlardan yüksek sesle müzik açılması, bölgeden geçildikten sonra sesin yeniden kapatılması, mahalle sakinleri tarafından bilinçli bir rahatsızlık olarak değerlendiriliyor. Bu durum, caddenin yalnızca bir geçiş güzergâhı değil, aynı zamanda insanların yaşadığı bir mahalle alanı olduğu gerçeğini göz ardı ediyor. GECE YARISI BİLE KORNA SESİ SUSMUYOR Bölgede en fazla tepki çeken konuların başında gereksiz korna kullanımı geliyor. Saat fark etmeksizin cadde içinden geçen bazı sürücüler, kısa süreli beklemelere tahammül göstermeden dakikalarca kornaya basıyor. Gece yarısı bile mahalle içinde korna sesi duyulması, özellikle çocuklu aileleri, yaşlıları, hastaları ve erken saatte işe gitmek zorunda olan vatandaşları rahatsız ediyor. Korna, trafikte uyarı amacıyla kullanılması gereken bir güvenlik aracıyken, Fatih Caddesi’nin bu bölümünde çoğu zaman sabırsızlığın ve saygısızlığın göstergesine dönüşüyor. YÜKSEK SESLİ MÜZİK MAHALLE HUZURUNU BOZUYOR Cadde üzerinde yaşanan bir diğer sorun ise araçlardan açılan yüksek sesli müzik. Araç içi eğlence, çevrede yaşayan insanların huzurunu bozacak seviyeye ulaştığında kişisel tercih olmaktan çıkıyor, ortak yaşam hakkını ihlal eden bir davranışa dönüşüyor. Özellikle gece saatlerinde yüksek sesli müzikle cadde içinden geçilmesi, yalnızca trafik düzenini değil, mahalle kültürünü ve şehir görgüsünü de zedeliyor. Kent yaşamı, herkesin istediği gibi değil, herkesin birbirinin hakkını gözettiği ölçüde yaşanabilir hale gelir. GELİŞİGÜZEL PARKLAR TRAFİĞİ KİLİTLİYOR Fatih Caddesi’nin söz konusu bölümünde gelişigüzel park edilen araçlar da trafik akışını zorlaştırıyor. Yol kenarına kontrolsüz bırakılan araçlar, daralan güzergâhta beklemeleri artırıyor; bekleme süresi uzadıkça korna, gürültü ve tartışma riski de büyüyor. Kaldırımları, geçiş alanlarını ve yol kenarlarını dikkatsizce işgal eden araçlar hem yayaların güvenliğini hem de sürücülerin düzenli ilerlemesini engelliyor. Bu tablo, basit bir park sorununun ötesinde şehir disiplini ve kamusal alan kullanımına ilişkin ciddi bir problem oluşturuyor. BAYRAM VE TATİL DÖNEMLERİNDE SORUN DAHA DA BÜYÜYOR Bayram ve tatil dönemlerinde farklı şehirlerden gelen araçların yoğunluğu caddedeki baskıyı daha da artırıyor. Trafiğin sıkıştığı anlarda bazı sürücülerin sabırsız davranması, gereksiz korna çalması, yüksek sesle müzik açması ve gelişi güzel park etmesi bölgedeki rahatsızlığı katlıyor. Tatil ya da ziyaret amacıyla şehre gelen herkesin, bulunduğu yerin bir yaşam alanı olduğunu dikkate alması gerekiyor. Bir caddeden geçmek, o caddede yaşayan insanların huzurunu bozma hakkı vermez. YOL ÜSTÜNLÜĞÜ SAYGIYLA BAŞLAR Şehir içinde yol kullanımı yalnızca trafik kurallarından ibaret değildir. Yol üstünlüğü; yayaya saygı, komşuya saygı, hastaya saygı, yaşlıya saygı ve gece dinlenen insana saygıyla birlikte düşünülmelidir. Korna çalmak, yüksek sesle müzik açmak, kaldırımı veya yolu kapatmak, başkalarının yaşam alanını dikkate almadan hareket etmek kent kültürüyle bağdaşmaz. Trafikte birkaç saniye beklemek, bir mahalleyi dakikalarca rahatsız etmekten daha ağır bir yük değildir. FATİH CADDESİ’NDE DENETİM VE DUYARLILIK BEKLENTİSİ Bölge sakinleri, Fatih Caddesi’nde yaşanan bu sorunun artık yalnızca bireysel rahatsızlık değil, kamusal düzen meselesi haline geldiğini belirtiyor. Gereksiz korna kullanımı, yüksek sesli müzik, gelişigüzel park ve kaldırım işgali konusunda daha etkili denetim yapılması bekleniyor. Bu caddede çözüm yalnızca trafik akışını düzenlemekle sınırlı kalmamalı. Aynı zamanda ortak yaşam kurallarını ihlal eden davranışlara karşı net bir şehir disiplini oluşturulmalı. Fatih Caddesi’nde yaşayan vatandaşların beklentisi açık: Araç kullanan herkesin mahalle içinden geçtiğini unutmadan hareket etmesi, gereksiz korna çalmaması, yüksek sesle müzik açmaması, gelişi güzel park yapmaması ve ortak yaşam hakkına saygı göstermesi gerekiyor.

Öğretmen-Öğrenci İlişkisi Güvene Dayalı Olmalı! Haber

Öğretmen-Öğrenci İlişkisi Güvene Dayalı Olmalı!

Uzmanlar, sağlıklı bir öğretmen-öğrenci ilişkisinin karşılıklı anlayış üzerine kurulu iletişimle gerçekleştiğini ifade ediyorlar. Ayrıca, güven, saygı, empati ve açık iletişimin bu ilişkinin temel özelliklerinden olduğunu belirtiyorlar. Her öğrencinin farklı ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Her öğrencinin becerileri ve zorlukları değişiklik gösterir, psikolojik dayanıklılıkları farklı olabilir. Öğretmenlerin buna dikkat etmemesi ve iletişimlerine özen göstermemesi; yalnızca sınıf düzeyinde değil, bireysel olarak da öğrencilerin duygusal, fiziksel ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkiler.” dedi. Olumlu bir ilişkinin öğrencilerde sorumluluk duygusunu güçlendirdiğini, problem çözme yeteneklerini geliştirdiğini ve akademik başarılarına katkıda bulunduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, sınırların öğrencilerin yaş ve gelişim seviyesine uygun olarak belirlenip, net bir şekilde ifade edilmesi gerektiğine işaret etti. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, eğitimde sağlıklı öğretmen-öğrenci ilişkilerinin önemi, sınırların belirlenmesi ve bireysel ihtiyaçların dikkate alınmasının öğrencilerin gelişimi üzerindeki rolü hakkında bilgiler aktardı. Öğretmen-öğrenci ilişkisi güven, saygı, empati ve açık iletişimle şekillenmelidir! Öğretmen-öğrenci ilişkisinin, öğretmen ile öğrenciler arasında onları teşvik eden, büyümelerine katkı sağlayan, öğretmenlerin rol model olarak kabul gördüğü bir anlayış ve güven iletişimi tanımladığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Bu ilişki hem öğrenme ortamını olumlu yönde etkilemeli, hem de öğrencilere güven sağlamalı. Güven, saygı, empati ve açık iletişim bu ilişkinin en belirgin unsurlarıdır.” dedi. Öğretmenlerin, öğrencilerin ahlaki, etik ve sosyal gelişimlerine katkıda bulunduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Bu katkı, öğrencilerde sorumluluk bilincini artırarak daha olumlu akademik gelişime imkan tanır. Öğrenciler için uygun bir sınıf ortamı oluşturularak akademik zorluk yaşayan öğrencilerin bu sorunlarını ifade etmeleri için olanaklar yaratılır, onları daha aktif ve katılımcı hale getirir. Aynı zamanda, öğrencilerin başarılı olma hissiyle motive olmasını sağlar ve bu da doğal olarak akademik başarılarını artırır.” şeklinde konuştu. Öğretmenlerin bireysel ihtiyaçları göz ardı etmesi, öğrencilerin gelişimini olumsuz etkileyebilir! Her öğrencinin farklı gereksinimleri olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Becerileri ve sıkıntıları farklı olan öğrencilerin psikolojik dayanıklılıkları değişiklik gösterir. Öğretmenlerin bu farklılıklara dikkat etmemesi ve iletişime özen göstermemesi, sadece sınıf ortamında değil, bireysel olarak da öğrencilerin duygusal, fiziksel ve sosyal gelişimlerinde gerilemelere sebep olabilir.” dedi. Olumsuz öğretmen-öğrenci ilişkisinin, öğrencilerin davranışlarını ve akademik performanslarını geliştirmek için gerekli geri bildirimlerden mahrum kalabileceklerine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Luş, şöyle devam etti: “Çocuğun davranışını anlamaya çalışmadan aceleci davranan bir öğretmen, öğrencide kaygı bozukluklarına yol açabilir; ya da öğrencinin yetenekli olduğu konuları keşfedemeyebilir. Kendine güvenli bir yetişkin olmaları güçleşebilir. Öğrencileri etkili bir şekilde yönlendirmeyen öğretmen, disiplin sağlamakta da başarı gösteremeyebilir. Bu durum, özellikle davranış sorunları olan öğrencilerin bu sorunlarını sürdürmelerine neden olabilir.” Öğretmen ve öğrenci arasındaki sınır, öğrencilerin yaş ve gelişim seviyesine göre belirlenmelidir! Sağlıklı bir ilişki için öğrenci ve öğretmen arasındaki sınırların nasıl oluşturulması gerektiğini ele alan Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Sınırlar öğrencilerin yaş ve gelişim seviyelerine uygun olarak, onlarla iletişim kurarak, düşünce ve duygularını ifade etmelerine fırsat tanıyarak belirlenmelidir.” dedi. Ön yargısız ve düzenli bir iletişimin önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Luş, açıklamalarını şöyle tamamladı: “Öğrencilerin düşünce ve endişelerini dile getirebilecekleri interaktif faaliyetler, tartışmalar organize etmek bu konuda iyi bir örnek olabilir. Öğrencilere sorumluluk duygusu ve takım çalışmasını öğreten işbirlikçi yaklaşımlar oldukça faydalıdır. Böylelikle öğrenciler sorumluluklarını üstlenirler; bu da onların problem çözme becerilerini geliştirir. Sınırlar, dikkatli bir şekilde ifade edilebilir ve ardından ceza vermek yerine farklı bir davranış modeli önerilebilir. İstenilen davranışı sergileyebileceği uygun ortamlar sunularak öğrencinin çabası takdir edilebilir. Buna rağmen öğrenci olumsuz davranışlarına devam ederse, yaptığı eylemin sonuçlarını üstlenmesi sağlanabilir.”

09:05'TE TÜRKİYE'NİN KALBİ DURDU Haber

09:05'TE TÜRKİYE'NİN KALBİ DURDU

09:05'TE TÜRKİYE'NİN KALBİ DURDU Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve baş mimarı Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 87. yıl dönümünde anıldı. Ülke genelinde, siren sesleriyle birlikte saatler 09:05'i vurduğunda, binlerce kişi Atatürk için saygı duruşunda bulundu. Ülkenin dört bir yanındaki milyonlar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla ve minnetle anarak duygusal anlar yaşadı. Trafikte bulunan bazı sürücüler kornalarını çalarak siren seslerine eşlik etti. Saygı duruşunda derin duygulara kapılan yurttaşlar, anlam dolu anlar yaşadılar. Giresun’da, anma töreni Valilik binasının önünde yapıldı. Anma programının ilk bölümü, saat 08.55'te Giresun Valiliği önündeki Atatürk Anıtına çelenk sunum töreni ile başladı. Saat 09.05'te sirenler eşliğinde gerçekleştirilen iki dakikalık saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu. Valilik önündeki törene; Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, Giresun Milletvekilleri Prof.Dr.Nazım Elmas ve Elvan Işık Gezmiş, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, il protokolü, öğrenciler, veliler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Anma programının ikinci bölümü, saat 10.00'da Çotanak Konferans Salonu'nda icra edildi. Salon programı Saygı Duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başladı. Günün anlam ve önemini belirten açılış konuşması ile devam eden programda; Atatürk Konulu Sunum, Şiirlerin Okunması ve Ödül Töreni ile devam etti. Anma günü kapsamında TOBB Abacıbükü İlkokulu’nda fidan dikim etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliğe Vali Serdengeçti ile birlikte öğrenciler ve öğretmenler katıldı. Etkinlikte “Doğayı korumak, vatanı korumaktır” anlayışıyla fidanlar toprakla buluşturuldu. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, etkinlik sonrası yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Bugün, ebediyete irtihalinin yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı ve rahmetle anarken; doğayı korumak vatanı korumaktır şiarından aldığımız ilhamla, geleceğimizin teminatı sevgili öğrencilerimizle birlikte fidanları toprakla buluşturduk.” Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin de katıldığı törende, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk büyük bir saygıyla anıldı. Belediye Başkanı Fuat Köse: “Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kere daha derinlemesine hissettik. Saygıyla, özlemle ve minnetle açtığı yolda ve gösterdiği hedefe doğru yürümeye devam edeceğiz” dedi. Atatürk Meydanı’nda, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) tarafından da anma etkinlikleri düzenlendi. Toplanan kalabalık, sirenlerin çalması ile birlikte saygı duruşunda bulundu. ADD Giresun Şubesi’nin organize ettiği özel platformda, insanlar fotoğraf çektirerek Atatürk’e olan bağlılıklarını sergiledi.

Bülent Ecevit vefatının 19. yılında İzmir Güzelbahçe’de anıldı Haber

Bülent Ecevit vefatının 19. yılında İzmir Güzelbahçe’de anıldı

Merhum Başbakan Bülent Ecevit, ölümünün 19. yılında Güzelbahçe’de kendi adını taşıyan parkta düzenlenen törenle hatırlandı. İZMİR (İGFA) - Güzelbahçe Belediyesi tarafından organize edilen anma etkinliği, Bülent Ecevit Parkı’ndaki heykel önünde yapıldı. Programa Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek, ilçenin yönetimi, eski belediye başkanı Mustafa İnce, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu başkanları, muhtarlar ve vatandaşlar katılım gösterdi. ‘BÜYÜK BİR DEVLET ADAMI’ Belediye Başkanı Mustafa Günay, Ecevit’in halkla bütünleşen siyasi anlayışını vurgulayarak şu açıklamalarda bulundu: “Bülent Ecevit; barışın, adaletin, emeğe değer vermenin ve hoşgörünün savunucusu oldu. Siyasette nezaketin önemini hatırlattı. Gücü olanlara karşı zayıfların, susturulmuşların, hakları ellerinden alınanların yanında yer aldı. Türkiye’ye, siyasetin sadece güç mücadelesi olmadığını; erdem, ahlak ve vicdan meselesi olduğunu gösterdi. Bugün onun adını taşıyan bu parkta, aynı inançla birlikteyiz. Cumhuriyetin değerlerine, demokrasiye, özgürlük ve sosyal adalete olan inancımızı yeniliyoruz. Güzelbahçe olarak, ülkesine büyük hizmetlerde bulunmuş bu değerli devlet adamını unutmuyoruz, unutturmuyoruz. Kendisine bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Burada bulunduğunuz için hepinize teşekkür ederim” ifadelerini kullandı. ‘Vatanına aşıktı’ Ecevit’in ne yapmaya çalıştığını daha olgun yaşlarda daha iyi anladıklarını belirten CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek; “Ecevit’in siyasi mücadelesinin yanında şair kimliğini ve topluma olan sevgisini öne çıkardı: Bülent Ecevit öncelikle şairdi ve dinlediğimiz birçok şarkının sözlerinin yazarıydı. Bunun ötesinde Ecevit, sadece Rahşan’a değil, yurduna ve milletine de aşıktı. Bülent Ecevit Cumhuriyet’e, Atatürk’e ve milletine sevdalıydı; şimdi burada heykelde olduğu gibi yan yanadırlar, ruhları huzur içinde olsun, saygı ve sevgiyle anıyoruz” dedi. Konuşmaların ardından, Ecevit’in anıtına karanfiller bırakıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.