Hava Durumu

#Sansür

giresunsonhaber - Sansür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sansür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇGD’DEN SERT MESAJ: “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR” Haber

ÇGD’DEN SERT MESAJ: “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

ÇGD’DEN SERT MESAJ: “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR” Çağdaş Gazeteciler Derneği, 2025 Yılın Başarılı Gazetecileri Ödülleri dolayısıyla yaptığı açıklamada, gazeteciliğin ağır baskı altında olduğunu vurguladı. Dernek, soruşturma, gözaltı, tutuklama, sansür ve güvencesiz çalışma koşullarına dikkat çekerek, “Halkın haber alma hakkı için mücadele eden gazeteciler yalnız değildir” mesajı verdi. Çağdaş Gazeteciler Derneği, gazetecilere yönelik baskılara dikkat çeken sert bir açıklama yayımladı. Dernek, ülkede birçok meslek grubunun zor koşullar altında çalıştığını ancak iktidarın en yoğun biçimde hedef aldığı alanların başında gazeteciliğin geldiğini belirtti. Açıklamada, gazeteciliği yalnızca resmi açıklama ve bülten aktarmaktan ibaret gören anlayışın, sorgulayan, araştıran ve haberin peşine düşen gazetecileri doğrudan hedef haline getirdiği ifade edildi. Bu baskının sosyal linç, yargı süreçleri, kurumlara yönelik cezalar ve ekonomik yaptırımlarla kendini gösterdiği vurgulandı. ÇGD, gazetecilerin soruşturmalar, gözaltılar, adli kontroller, ev hapisleri ve tutuklamalar yoluyla yıldırılmak istendiğini kaydederek, bu tablo karşısında sansür ve oto sansürün giderek sıradanlaştığına işaret etti. Dernek açıklamasında, halkın haber alma hakkına vurulan darbenin yalnızca basın ve ifade özgürlüğünü değil, doğrudan demokratik düzeni de zedelediği belirtildi. Açıklamada, baskıların yanı sıra gazetecilerin bir yandan da güvencesiz çalışma koşullarıyla mücadele etmek zorunda kaldığına dikkat çekildi. Mesleki ilkeleri savunan gazetecilerle dayanışmanın önemli yollarından birinin de yıllardır sürdürülen “Yılın Başarılı Gazetecileri Ödülleri” olduğu ifade edildi. ÇGD, 2025 yılı ödüllerinin Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve şube temsilcilerinin değerlendirmeleri sonucunda belirlendiğini duyurdu. Ülkenin gidişatını ortaya koyan, tarihe not düşen haberlere imza atan gazetecilerin ödüle layık görüldüğü belirtilirken, açıklamada dikkat çeken bir vurgu da yer aldı: Gazeteciliğin soruşturma ve tutuklamalarla cezalandırıldığı, ekonomik koşulların giderek ağırlaştığı bir dönemde mesleğini yapmayı sürdüren tüm gazeteciler bir ödülü hak ediyor. Dernek, başta özgürlüklerinden mahrum bırakılan gazeteciler olmak üzere, mesleklerini yaptıkları için bedel ödeyen tüm basın emekçilerine dayanışma mesajı gönderdi. Açıklama, “Haberlerin yargılanmadığı, gazeteciliğin suç sayılmadığı, gazetecilerin cezaevlerine atılmadığı günleri getirene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” vurgusuyla sona erdi. ÇGD’nin açıklamasında öne çıkan son mesaj ise şu oldu: “Gazetecilik suç değildir.” HABER ÖDÜLÜ Mine Şenocaklı – Oksijen Fotoğraflar: Efekan Akyüz, Abdullah Tepeli Her bir vatandaşımız, giderek ağırlaşan ekonomik şartlar altında adeta bir yaşam savaşı veriyor. Bu mücadelenin en ön safında ise ne yazık ki emekliler yer alıyor. Ankara’da günlüğü 300-400 TL olan otel odalarında yaşamak zorunda kalan emekliler, bu ülkeye verdikleri 25-30 yıllık emeğin ardından neden bu halde olduklarını sorguluyor. Emeklilerin hazin tablosunu “Emeklilerin evi artık ucuz otel odaları!” haberiyle bizlere aktaran Mine Şenocaklı ve bu dramı fotoğraflayan Efekan Akyüz, vicdanlarda derin bir yara açan bu sorunu gözler önüne seren çalışmalarıyla Yılın Haberi Ödülü’ne layık görüldü. UĞUR MUMCU ARAŞTIRMACI GAZETECİLİK ÖDÜLÜ Burcu Karakaş, Anna Babinets, Yanina Korniienko- AGOS Her savaşın en büyük mağduru çocuklardır. Bu vahşi gerçek, ne yazık ki hiç değişmiyor. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sırasında 510 yetim çocuk, “Savaşsız Çocukluk Projesi” kapsamında Antalya’ya getirildi. Resmi raporlar, bu çocukların psikolojik ve cinsel istismara maruz bırakıldığını ortaya koydu. Bu sarsıcı uluslararası araştırmaya imza atan meslektaşlarımız Burcu Karakaş, Anna Babinets ve Yanina Korniienko; “Türkiye’ye getirilen Ukraynalı yetimlere yönelik ihmal ve istismar zinciri” haberiyle Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü’nü almaya hak kazandı. MUSTAFA EKMEKÇİ HABER ÖDÜLÜ: Can Öztürk -T24 Bir dekan, hem de bir eğitim bilimleri dekanı… Meslektaşımız Can Öztürk, “terapi” adı altında çocukların istismara ve tacize maruz bırakıldığı skandalı gün yüzüne çıkardı. Öztürk’ün titiz takibi sayesinde önce Prof. Dr. Ahmet Akın’ın görevden alınması ve sonra da yargı sürecinin başlaması sağlandı. Can Öztürk, sürecin her aşamasını kamuoyuna aktardığı “Dönüştürme seansında taciz ve istismar iddiası; çocuklar suçladı” haberiyle; Fundanur Öztürk, BBC Türkçe Yardıma muhtaç Suriyeli kadınların “mültecilerin dedesi” olarak tanıdığı Sadettin Karagöz’ün, kadınları yardım bahanesiyle taciz ettiği gerçeği Fundanur Öztürk’ün haberiyle açığa çıktı. Bir yıllık kapsamlı bir araştırmanın ürünü olan bu haberin ardından söz konusu şahıs tutuklandı. Fundanur Öztürk de “Ankara’da seks karşılığında yardım: Hayır mağazasında cinsel taciz iddiası” haberiyle Mustafa Ekmekçi Haber Ödülü’ne layık görüldü. RAFET GENÇ HABER ÖDÜLÜ: Oğulcan Özgenç, kaosgl.org Bazen tek bir resmi belge, devletin yurttaşlarına bakışını ve ülkenin siyasal iklimini tüm çıplaklığıyla özetler. Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün, “toplumsal cinsiyet”, “cinsiyet kimliği” ve “cinsel yönelim” gibi kavramların kullanımını yasaklayan talimatını ortaya çıkaran Oğulcan Özgenç, bürokrasinin kapalı kapıları ardındaki ayrımcı yaklaşımını belgeleyerek resmi yazışmalarla LGBTİ+’ların hedef gösterildiğini açığa çıkardı. Kamu politikalarının insan hakları ve eşitlik zemininden nasıl uzaklaştırıldığını gözler önüne seren bu haberiyle meslektaşımız, KaosGL.org çalışanı Oğulcan Özgenç, Rafet Genç Haber Ödülü’nün sahibi oldu. BEHZAT MİSER HABER ÖDÜLÜ: Melis Yıldırım, Batuhan Dükel Kamera: Eylem Ladin Değer, Cemal Berk Aytekin, ANKA Haber Ajansı Resmi bayram kutlamalarında Anıtkabir’deki resmi törenleri “özel seçilen konuklar” izleyebiliyor. O, özel konukların sloganlarına ve konuyla ilgili tartışmalara her bayram şahit oluyoruz. Bu yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarında, tıpkı o özel konuklar gibi askerler isim listesinden de tek tek kontrol edilerek ve aranarak içeri alındı, hatta bazı askerlerin tören alanına alınmadığı görüldü. O anları, ANKA Haber Ajansı muhabir ve kameramanları belgeledi. Uzun süren tartışmaların fitilini ateşleyen bu habere ve görüntülere imza atan meslektaşlarımız, Behzat Miser Haber Ödülü’nün sahibi oldu. TV HABER ÖDÜLÜ: Cengiz Karagöz, HALK TV Günümüzde kamu görevlilerini eleştirmek adeta bir suç haline gelmişken, artık bu kişilerin akrabalarıyla tartışmak dahi cezalandırılma sebebi sayılıyor. Mersin’in Mezitli ilçesi kaymakamının oğlu ile tartışan 12-13 yaşlarındaki beş çocuk gözaltına alındı ve şiddet gördü. Tüm bu hukuksuzluğu; “Kaymakam oğluyla tartışan 5 çocuğa karakolda darp!”, “Kavga ettikleri çocuğun babası kaymakam çıkınca hayatları karardı” ve “Mezitli karakolunda yaşananlar kan dondurdu: Önce yanlış çocukları dövmüşler!” başlıklı haberleriyle gündeme taşıyan meslektaşımız Cengiz Karagöz, TV Haber Ödülü’nü almaya hak kazandı. RÖPORTAJ ÖDÜLÜ: Furkan Karabay, BirGün Beş defa gözaltına alınan, üç defa tutuklanarak cezaevine gönderilen Furkan Karabay’ın son tutukluluğu 201 gün sürdü. Karabay, birçok meslektaşımız gibi mesleğini cezaevinde de çok zor şartlar altında sürdürdü. Koğuşundan yazdığı insan hikâyeleri ve röportajları “Vicdan da askıya alındı” başlığıyla BirGün’de yayımlanan;,sosyal medya hesapları erişime engellense de pes etmeyerek topluma ulaşmaya devam eden Karabay, Röportaj Ödülü’nün sahibi oldu. YEREL HABER ÖDÜLÜ: Hülya Çetinkaya, Burak Necip Başar, gundemfethiye.com Gazetecilik mesleğinin en zor icra edildiği alanların başında, yerel basın gelmektedir. Baskıların öngörülemeyen boyutuna rağmen haberin peşini bırakmayan ve özveriyle çalışan meslektaşlarımızdan biri de Burak Necip Başar oldu. Muğla’nın Fethiye ilçesinde, AKP’li eski bir milletvekilinin oteli için imar planına aykırı şekilde derenin yönünün değiştirilmesini haberleştiren Başar, halkın haber alma hakkı adına bu rantın peşine düştü. Başar, “Fethiye’de eski AK Parti Milletvekili Özyer’in otelinin önündeki tepe imar planına aykırı olarak yok edildi ve kanalın yönü değiştirildi” haberiyle Yerel Haber Ödülü’nü kazandı. İNCELEME ARAŞTIRMA ÖDÜLÜ Sadık Güleç-Osman Çaklı, Tekin Yayınevi Son dönemde sıkça gündeme gelen, çoğunluğu çocuk ve gençlerden oluşan çetelerin nasıl doğup büyüdüğüne ve hatta geleneksel mafyayı bile tehdit eder hale nasıl geldiğine ışık tutan meslektaşlarımız Sadık Güleç ve Osman Çaklı’nın Tekin Yayınevi’nden çıkan “Yeni Nesil Çeteler” kitabı birçok gazeteci kitabıyla ayrışıyor. Çalışmada bir yandan bu çetelerin doğduğu mahallelerin tarihi, dönüşümü anlatılırken diğer yandan doğrudan sahada yapılan çalışmalarla bu yapıların üyelerinin düşünceleri aktarılıyor. Kitap, çetelerin eylemleri, bu çetelerle neden mücadele edilemediği, ilgililer hakkında yürütülen adli işlemler, çete üyelerinin düşünceleri ve yeni nesil çetelerin faaliyet yöntemleri gibi ayrıntılı başlıklarla konuyu derinlemesine incelemiş olması nedeniyle Araştırma-İnceleme dalında ödüle layık görüldü. MAHMUT TALİ ÖNGÖREN BELGESEL ÖDÜLÜ: Tunca Öğreten, Murat Baykara, VOYS Medya Vatan Emniyet Müdürlüğü ne yazık ki birçok meslektaşımızın da son dönem uğrak yerlerinden… Saraçhane protestolarında gözaltına alınanlar da burada kötü muamele ve işkenceye maruz kaldığını söylüyordu. Elbette kamu otoritesi de bunu yalanlıyordu. Meslektaşlarımız Tunca Öğreten ve Murat Baykara da bunun peşine düştü. Meslektaşlarımız, darp raporlarının gizlendiğini, sahte raporlar üretildiğini belgeledikleri “Vatanda İşkence – Gizlenen Darp Raporlarının İzinde” belgeseli ile Mahmut Tali Öngören Belgesel Ödülü’nü kazanmayı hak etti. İZZET KEZER HABER FOTOĞRAF ÖDÜLÜ: Ümit Bektaş, Reuters 19 Mart İBB operasyonları ve sonrasında yaşanan gelişmeler Türkiye’nin siyasi tarihinde iz bırakan günleri olarak kayda geçti. Bu süreçte polisin eylemcilere yönelik şiddeti de ciddi tartışmalara sebep oldu. Deneyimli foto muhabir Ümit Bektaş’ın bu eylemlerde çektiği kare, bu günlerin en çarpıcı anlarından birini görünür kıldı. Protestolar sırasında ortaya çıkan sıra dışı bir görüntüyü yakalayan fotoğraf; geleneksel bir sembol ile polis müdahalesinin yarattığı atmosferi aynı kadrajda buluşturarak Türkiye’deki toplumsal gerilimi güçlü bir görsel anlatıya dönüştürdü. Kısa sürede geniş kitlelere ulaşan bu kare, 19 Mart sonrasında yaşanan protestoların simge görüntülerinden biri haline geldi ve İzzet Kezer Haber Fotoğraf Ödülü’ne layık görüldü. SAYFA TASARIMI ÖDÜLÜ Kardelen Tatar Sinecan, BirGün Erkek şiddeti ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği de buna karşı kadınların mücadelesi de sürüyor. Kardelen Tatar Sinecan da “Bugün sayfa hazırlamaya vakit yok, hep birlikte mücadeleye” çağrısıyla hazırladığı sayfayla kadınların öfkesini, dayanışmasını ve ortak mücadelesini, etkili bir tasarıma dönüştürerek bir kez daha görünür kıldı ve Sayfa Tasarımı Ödülü’nü almaya hak kazandı. KARİKATÜR ÖDÜLÜ Muzır Neşriyat , muzir.org Karikatür, yalnızca bir mizah türü değil, aynı zamanda haberciliğin, eleştirinin ve düşünsel itirazın en güçlü ifade biçimlerinden biridir. Ancak günümüz medya ortamında karikatüre ayrılan alan giderek daraldığı ve çizimlerin giderek görünmez hale geldiği de bir gerçek. muzir.org adresinde yayın yapan Muzır Neşriyat, gazeteciler ve çizerlerin ortak üretimiyle ortaya çıkan çalışmalarla bu alanda önemli bir boşluğu doldurarak çizerlerin kalemini özgürce kullanabildiği kolektif bir alan yaratması bakımından da dikkat çekiyor. Alana yeni bir soluk kazandıran Muzır Neşriyat, Karikatür Ödülü’ne layık görüldü. DAYANIŞMA ÖDÜLÜ Tele1 ve Tele1 çalışanları Geçtiğimiz yıl, tarihe kara bir gün olarak geçecek bir gelişme yaşandı. Yaptığı neredeyse her yayın nedeniyle soruşturmalara maruz kalan ve RTÜK tarafından hukuki dayanaktan yoksun cezalara çarptırılan TELE1’in Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ tutuklandı. Ardından anayasal haklar göz ardı edilerek TELE1’e kayyum atandı. İfade ve basın özgürlüğüne vurulan bu ağır darbenin ardından birçok meslektaşımız işsiz bırakıldı, bazıları ise çalıştıkları kurumdan ayrılmak zorunda kaldı. Susturulmak istenen yalnızca TELE1; hedef alınan yalnızca emekçiler de değildi. Asıl hedef, toplumun ve milyonların haber alma hakkıydı. ÇGD olarak susturulmak istenen TELE1’in ve emekçilerinin yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyor; dayanışmamızı ifade etmek amacıyla Dayanışma Ödülü’müzü kendilerine vermekten onur duyuyoruz.

YAYLA: “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Haber

YAYLA: “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

ÇGD GİRESUN İL TEMSİLCİSİ YAYLA: “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Çağdaş Gazeteciler Derneği Giresun İl Temsilcisi Saliha Yayla, derneğin 48. kuruluş yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, basın özgürlüğü ve örgütlü mücadele vurgusu yaptı. Yayla, tüm baskılara rağmen gazetecilerin halkın haber alma hakkını savunmayı sürdüreceğini belirterek, “Daha yüksek sesle ‘Gazetecilik Suç Değildir’ demeye devam edeceğiz” dedi. Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin (ÇGD) Giresun’da 13 yıldır il temsilciliğini yürüten gazeteci Yayla, 48 yıllık mücadele mirasının önemine dikkat çekti. Yayla, yaptığı açıklamada tüm gazetecileri, genç meslektaşları ve basın özgürlüğünü savunan kesimleri ÇGD çatısı altında birleşmeye çağırdı. “Onurlu Mirası Hep Birlikte Büyütüyoruz” Yayla, ÇGD Genel Merkezi’nin 48. kuruluş yılına ilişkin açıklamasını da kamuoyuyla paylaştı. Açıklamada, derneğin 23 Şubat 1978’de gazetecilerin örgütlenme ihtiyacına yanıt vermek amacıyla kurulduğu hatırlatıldı. ÇGD’nin, patron baskılarına ve genç gazetecileri dışlayan anlayışlara karşı ortaya çıktığı vurgulandı. Genel merkez açıklamasında, ÇGD’nin 48 yıllık tarihi boyunca basın özgürlüğünü, meslek onurunu ve dayanışmayı esas alan çizgisini kararlılıkla sürdürdüğü ifade edildi. Gazetecilik mesleğinin yıllar içinde farklı baskı ve saldırı biçimleriyle karşı karşıya kaldığı belirtilerek, buna rağmen meslektaşların onurlu mücadelesinin devam ettiği kaydedildi. “Haber Alma Hakkı Gasp Ediliyor” Açıklamada, günümüzde gazetecilerin soruşturmalar, gözaltılar, ev hapisleri, adli kontroller ve tutuklamalarla ciddi baskı altında olduğuna dikkat çekildi. Gazetecilerin yalnızca görevlerini yaptıkları için hukuki ve fiili yaptırımlarla karşı karşıya kaldıkları vurgulandı. Sansür, otosansür ve güvencesizliğin ancak örgütlü mücadeleyle aşılabileceği belirtilirken, gazetecilerin haber yapma hakkının engellenmesinin toplumun haber alma hakkının gasp edilmesi anlamına geldiği ifade edildi. Bu durumun yalnızca bir basın özgürlüğü meselesi değil, aynı zamanda temel bir demokrasi sorunu olduğunun altı çizildi. “Mücadeleyi Ortaklaştırmaya Çağırıyoruz” ÇGD Genel Merkezi’nin açıklamasında, 48 yıllık mirası büyütmek ve örgütlü gücü artırmak amacıyla tüm gazeteciler, genç meslektaşlar ve basın özgürlüğünü savunan kesimler Çağdaş Gazeteciler Derneği çatısı altında buluşmaya davet edildi. Açıklama, şu ifadelerle sona erdi: “Tüm meslektaşlarımızın ve toplumun desteğiyle, omuz omuza ve dayanışma içinde, daha da yüksek sesle ‘Gazetecilik Suç Değildir’ demeye devam edeceğiz. Yaşasın basın özgürlüğü, yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın ÇGD.”

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ: KUTLAMIYOR, MÜCADELE EDİYORUZ Haber

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ: KUTLAMIYOR, MÜCADELE EDİYORUZ

ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ: KUTLAMIYOR, MÜCADELE EDİYORUZ Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, mevcut koşullar altında bu günü kutlamanın mümkün olmadığını belirterek, gazetecilerin hak mücadelesine dikkat çekti. Açıklamada, 10 Ocak 1961 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 212 Sayılı Basın İş Kanunu’nun, gazetecilere çalışma güvencesi, sendikal haklar ve mesleki koruma sağlayan tarihsel bir kazanım olduğu hatırlatıldı. Ancak aradan geçen 64 yılda gazetecilik mesleğinin, bu yasa ile elde edilen hakların çok gerisine düştüğü vurgulandı. ÇGD, teknolojinin ilerlediği ve ekonominin büyüdüğünün iddia edildiği bir dönemde gazeteciliğin sistematik biçimde hedef alınmasının, çalışma koşullarının kötüleştirilmesinin ve hakların gasp edilmesinin tesadüf olmadığını, bunun bilinçli ve hedefli bir tercih olduğunu ifade etti. Açıklamada, gazeteciliğin bugün sendikal hakların zayıflatıldığı, güvencesizliğin yaygınlaştığı ve işsizliğin kronikleştiği bir meslek alanına dönüştüğü belirtilirken, bu koşullar altında sansür ve otosansürün istisna olmaktan çıkıp rutin hâle geldiğine dikkat çekildi. Emek yoğun bir meslek olan gazeteciliğin, aynı zamanda sömürünün en ağır yaşandığı alanlardan biri hâline geldiği vurgulandı. Patron baskısı altında güvencesiz çalışan gazetecilerin soruşturmalar, gözaltılar, tutuklamalar, ev hapsi uygulamaları ve erişim engelleriyle sürekli baskı altında tutulduğu ifade edilen açıklamada, internet sansürü ve erişim engellerinin de günlük hayatın sıradan bir parçası hâline geldiği kaydedildi. Anayasa’da yer alan “Basın hürdür, sansür edilemez” ilkesinin fiilen kâğıt üzerinde kaldığı belirtilen açıklamada, tüm olumsuz tabloya rağmen gazetecilerin 1961’de ortaya koyduğu mücadele iradesini hâlâ taşıdığı vurgulandı. Basın meslek örgütlerinin ortak ve kararlı mücadelesinin geçmişte kazanımlar yarattığı hatırlatılarak, bugün yapılması gerekenin bu mücadeleyi büyütmek ve süreklileştirmek olduğu ifade edildi. ÇGD açıklamasında, sendikasız, güvencesiz, yoksulluk hatta açlık sınırının altında ücretlerle ve belirsiz çalışma saatleriyle çalışan yüzlerce gazeteci için, bir sonraki 10 Ocak’ın daha kötü koşullarla gelmemesi adına mücadelenin süreceği belirtildi. Dernek, mesleğine sahip çıkan gazetecilerle birlikte halkın haber alma hakkını savunmaya, dayanışmayı büyütmeye ve basın ile ifade özgürlüğü mücadelesini her alanda kararlılıkla sürdürmeye devam edeceklerini kamuoyuna duyurdu. Açıklamanın sonunda, mevcut koşullar altında 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün kutlanamayacağı vurgulanarak, meslek onuru için mücadele eden tüm gazeteciler saygıyla selamlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.