Hava Durumu

#Samet Serttaş

giresunsonhaber - Samet Serttaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Samet Serttaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Takviye Edici Gıdada Güven Artışı Dikkat Çekiyor Haber

Takviye Edici Gıdada Güven Artışı Dikkat Çekiyor

Türkiye’deki takviye edici gıda pazarında son iki yıllık süreçte tüketici alışkanlıklarında dikkat çekici bir değişim gözlemlendi. Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği’nin (GTBD) XSights ile gerçekleştirdiği araştırmaya göre, son üç ay içerisinde en az bir kez takviye edici gıda kullandığını ifade edenlerin oranı yüzde 49,2’den yüzde 74,8’e yükseldi. Aynı zaman diliminde kategoriye yönelik genel güven oranı yüzde 60’tan yüzde 77’ye çıkarken, “yeterli denetim yapıldığına” dair algı ise yüzde 23’ten yüzde 52’ye ulaştı. Elde edilen sonuçlar, takviye edici gıdaların daha geniş kitlelere yayılırken güven ve denetim algısı açısından da kuvvetlendiğini kanıtladı. TÜKETİCİLER DAHA BİLİNÇLİ, İÇERİKLERİ DETAYLI ŞEKİLDE İNCELİYORLAR Araştırmanın sunduğu veriler, takviye edici gıdaların sadece hacim olarak büyümediğini; aynı zamanda tüketici nezdinde daha kurumsal, güvenilir ve görünür bir yapıya kavuştuğunu ortaya koyuyor. Kullanım oranlarındaki artış ve denetim algısındaki güçlenme, sektörün bilimsel ve öngörülebilir bir rotada ilerlediğine işaret ediyor. GTBD raporuna göre bu dönüşümde, son yıllarda etkinleşen denetim mekanizmaları ile kurumlar arası koordinasyona dayalı mevcut işleyiş belirleyici oldu. Türkiye’de takviye edici gıdaların; ürün onayı, üretim, ithalat, ihracat ve piyasa denetimleri Tarım ve Orman Bakanlığı’nın; sağlık beyanları Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (TİTCK); reklam ve tanıtım faaliyetleri ise Ticaret Bakanlığı’nın yetki alanında bulunuyor. Kurumlar arası bu görev paylaşımı, gıda güvenliği ve tüketici sağlığını eş zamanlı koruyan tamamlayıcı bir denetim modeli sunuyor. TÜKETİCİ GÜVENİNDEKİ ARTIŞ, SİSTEMİN SAHADA KARŞILIK BULDUĞUNU KANITLIYOR Güvendeki artışın, sektörün son yıllarda oluşturduğu yapının sahada karşılık bulduğunun bir göstergesi olduğunu ifade eden GTBD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Samet Serttaş, “Günümüzde takviye edici gıdalar, çok daha geniş bir kitlenin düzenli olarak tükettiği bir kategori haline geldi. Daha da önemlisi, güven seviyesindeki artış ve denetim algısının yükselmesi, mevcut sistemin tüketici tarafından benimsendiğini gösteriyor. Kullanım oranlarındaki artış kategorinin görünürlüğünü artırırken; güven düzeyindeki yükseliş ise tüketicinin ürün içeriği, denetim süreçleri ve satın alma kanalları konusunda daha bilinçli olduğunu kanıtlıyor. Tüketici güvenindeki bu yükselişi sadece bir pazar verisi olarak değil, sistemin sağlıklı işlediğine dair temel bir çıktı olarak değerlendirmek gerekir” dedi. GÜVENİ BESLEYEN İSTİKRARLI YAPININ KORUNMASI KRİTİK ÖNEMDE Mevzuata ilişkin güncel tartışmaları değerlendiren Serttaş, sektörün asıl önceliğinin yeni bir yapı tartışması yürütmek değil, tüketici güvenini destekleyen istikrarlı zeminin muhafaza edilmesi olduğunu vurguladı. Serttaş: “Tüketici güveninde yakaladığımız bu yükselişin temelinde, kuralların şeffaf olduğu ve denetimlerin işlediği bir sistem yatıyor. Kullanımın yaygınlaştığı ve denetim algısının güçlendiği bu tabloda, öncelik yeni belirsizlikler yaratmak değil; güveni inşa eden bu istikrarlı yapıyı korumak olmalıdır” dedi. Gelecek dönemde odak noktasının tüketici güvenini artıracak uygulamaları güçlendirmek olacağını belirten Dr. Samet Serttaş, “Ürün takip sistemlerinin geliştirilmesi, yerli hammadde yatırımları, şeffaf etiketleme politikası ve bilimsel temelli denetim altyapısı, sektörün gelecek ajandasında öncelikli maddelerdir. Takviye edici gıda sektöründeki mevcut durumu sadece pazar büyüklüğüyle değil, tüketici güveniyle analiz etmek gerekir. Kullanımın artması, güvenin yükselmesi ve denetim algısının güçlenmesi; sektörün istikrarlı ve bilimsel bir zeminde ilerlediğini kanıtlıyor. Bundan sonraki temel sorumluluğumuz, bu zemini korumak ve daha da geliştirmektir” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sıfır Atık ve Gıda İsrafını Azaltmaya Yönelik Stratejik Adımlar Masaya Yatırıldı Haber

Sıfır Atık ve Gıda İsrafını Azaltmaya Yönelik Stratejik Adımlar Masaya Yatırıldı

Gıda İçecek ve Tarım Politikaları Araştırmaları Merkezi (GİFT) ve Tetra Pak iş birliğiyle düzenlenen “Karbon Nötr Yolunda Sıfır Atık ve Gıda İsrafını Önleme” konferansında, gıda değer zincirinde israfı azaltmaya yönelik çözüm yolları ve öncelikli adımlar kapsamlı şekilde ele alındı. Uzmanlar, Türkiye’nin 2030 yılına kadar gıda israfını yarıya indirme hedeflerine ulaşabilmesi için politika, teknoloji ve iş birliği alanlarında hayata geçirilmesi gereken kritik uygulamaları değerlendirdi. GİFT ve Tetra Pak iş birliğiyle düzenlenen “Karbon Nötr Yolunda Sıfır Atık ve Gıda İsrafını Önleme” konferansı, 27 Kasım’da, Ankara’da kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinlik, gıda değer zincirinin her aşamasında israfın azaltılması ve karbon nötr hedeflerine ulaşmak için uygulanabilir çözüm önerilerinin tartışılması açısından önemli bir platform oluşturdu. Sıfır atık hedefleri kapsamında gıda değer zincirinde israfı azaltmak için somut çözüm önerilerinin ele alındığı konferansın açılış konuşmalarını Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Fatih Kaya, GİFT Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Samet Serttaş ve Tetra Pak Kamu İlişkileri Direktörü Ferruh Gürtaş gerçekleştirdi. Ayrıca, konferansta örnek projeler incelenirken Türkiye’nin 2030 yılına kadar gıda israfını yarıya indirme hedefleri de değerlendirildi. Fatih Kaya, açılış konuşmasında Bakanlığın gıda kaybı ve israfını önlemeye yönelik yürüttüğü çalışmaları anlattı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliğiyle yürütülen “Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık” kampanyası kapsamında strateji belgeleri, sektörel kılavuzlar, farkındalık projeleri ve israfı azaltmaya yönelik rehberlerin hazırlandığını belirtti. Kaya, yumurtanın raf ömrüne ilişkin düzenlemeler, tam buğday ekmeği pilot uygulaması, güncellenen ulusal eylem planı ve gıda okuryazarlığı stratejisi gibi adımların israfın azaltılmasına önemli katkı sağladığını vurguladı. Ayrıca tüketiciyi doğru bilgilendirmek için “Güvenilir Gıda” internet sitesinin hayata geçirildiğini ifade etti. Dr. Samet Serttaş ise gıda atığı ve israfını önleme konusunun GİFT’in en önemli gündem maddesi olduğunu açıkladı. Serttaş, bu alanda çok sayıda proje geliştirileceğini belirterek, "Bu büyük sorun ancak çok katmanlı ve çok paydaşlı stratejilerle çözümlenebilir. Gıda atığının yüzde elli azaltılması halinde büyük bir karbon emisyonu önlenebilir ve dünyada 1,26 milyar insanın beslenme ihtiyacı karşılanabilir" dedi. Serttaş, ayrıca atıkların ölçülmesi, izlenmesi ve bu alanda faaliyet gösteren start-up'ların desteklenmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Ferruh Gürtaş da gıda değer zincirinde işleme, paketleme, lojistik ve dağıtım gibi aşamaları kapsayan ve tarım ile perakende arasında konumlanan orta segmentin, gıda sistemlerinin ekonomik değerinin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğunu söyledi. Bu segmente odaklanmanın hem gıda güvenliğini güçlendireceğini hem de karbon ayak izinin azaltılmasına önemli katkı sağlayacağını vurguladı. Türkiye’nin Sıfır Atık Projesi küresel bir model haline geldi Konferansta, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Eğitim ve Farkındalık Şube Müdürü Hülya Çakır tarafından “Türkiye’nin Sıfır Atık Vizyonu ve Gıda Atıklarını Azaltma Stratejisi” başlıklı sunum gerçekleştirildi. Sunumda TÜİK’in 2024 verilerine göre Türkiye’de en fazla israf edilen gıda grupları incelendi. Yüzde 40,1 ile taze meyve ve sebze ilk sırada yer alırken bunu yüzde 32 ile ekmek ve yüzde 14,3 ile süt ve süt ürünlerinin takip ettiğine değinildi. Ayrıca, Türkiye’de 2017 yılında başlatılan Sıfır Atık Projesi’nin küresel ölçekte iyi uygulama örneği haline geldiğinin altı çizildi. Sunumda karbon nötr hedefleri doğrultusunda gıda israfının önlenmesi için paydaşlar arası iş birliklerinin güçlendirilmesinin kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Konferans kapsamında ayrıca iki kapsamlı sunum daha gerçekleştirildi. Tetra Pak Kamu İlişkileri Direktörü Ferruh Gürtaş tarafından yapılan “Küresel Gıda Sistemleri 2040 Yılına Kadar Gezegenimiz ve İnsanlar İçin Nasıl İyileştirilebilir?” başlıklı sunumda gıda sistemlerinin küresel sera gazı emisyonlarının üçte birinden sorumlu olduğu ve 2040 yılına kadar gıda sistemlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak için modern teknolojiler ve döngüsel ekonomi modellerinin gıda israfını önlemede kritik bir rol oynayacağı vurgulandı. KPMG Türkiye Gıda ve İçecek Sektör Lideri Erdem Erdem tarafından yapılan “Küresel Gıda Sistemlerinin Geleceği” sunumunda ise pandemi sonrası artan çevresel ve jeopolitik riskler, enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar ve su kıtlığı gibi faktörlerin küresel gıda sistemlerini her zamankinden daha hassas bir noktaya taşıdığı vurgulandı. Sunumda küresel gıda sistemlerinin sürdürülebilir hale gelmesi için Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre 2030 yılına kadar her yıl 300–350 milyar dolar yatırım yapılması gerektiğinin de altı çizildi. Konferans kapsamında gerçekleştirilen “Türkiye’de Gıda Tedarik Zincirinde İsrafı Azaltmaya Yönelik Somut Çözüm Önerileri ve Başarı Hikayeleri” ve “Perakende, Lojistik ve İnovasyon: Gıda Atığını Azaltmada Yenilikçi Yaklaşımlar” başlıklı iki ayrı panelde ise başarı hikayeleri paylaşıldı. Bu bağlamda, örnek projeler ele alınarak gıda israfını önleme yöntemleri masaya yatırıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.