Hava Durumu

#Sahil Hattı

giresunsonhaber - Sahil Hattı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sahil Hattı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SAHİL HATTI KONTROLSÜZ KONAKLAMA ALANINA DÖNÜŞÜYOR Haber

SAHİL HATTI KONTROLSÜZ KONAKLAMA ALANINA DÖNÜŞÜYOR

ERİKLİMAN’DA KARAVAN TEHLİKESİ: SAHİL HATTI KONTROLSÜZ KONAKLAMA ALANINA DÖNÜŞÜYOR Giresun’un şehir içinde kalan Erikliman sahil hattında uzun süreli bekleyen karavanlar; atık su, tuvalet atığı, gri su boşaltımı, çöp birikimi, kötü koku, haşere, görüntü kirliliği, yangın riski ve kamu alanı işgali açısından ciddi bir çevre ve toplum sağlığı sorunu oluşturuyor. Şehir içinde, deniz kıyısında ve yoğun kullanılan bir ulaşım hattı üzerinde bulunan Erikliman’da karavanların kontrolsüz şekilde konaklaması, artık yalnızca park düzeniyle açıklanamayacak bir risk alanı üretmektedir. Altyapısı olmayan sahil noktalarında uzun süreli karavan bekleyişi, kıyı kullanımını daraltırken çevre hijyeni ve halk sağlığı açısından da acil müdahale gerektiren bir tablo ortaya çıkarmaktadır. TEHLİKE SADECE GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ DEĞİL Erikliman’daki karavan yoğunluğu, dışarıdan bakıldığında yalnızca sahil hattında bekleyen araçlar gibi görülebilir. Ancak karavanlar, geçici yaşam alanı olarak kullanıldığında su tüketimi, tuvalet ihtiyacı, atık su, evsel çöp, yemek artığı, deterjanlı gri su ve kötü koku üretir. Bu atıkların kanalizasyon bağlantısı, lisanslı atık su toplama sistemi, kimyasal tuvalet bertaraf ünitesi ve düzenli temizlik altyapısı olmadan güvenli şekilde yönetilmesi mümkün değildir. Karavanların altyapısız şehir içi alanlarda uzun süreli beklemesi, doğrudan çevre sağlığı riski oluşturmaktadır. ATIK SU, TUVALET VE GRİ SU RİSKİ BÜYÜYOR Karavanlarda oluşan siyah su, insan dışkısı ve idrar kaynaklı mikrobiyolojik risk taşır. Gri su ise lavabo, duş, mutfak ve temizlik sularından kaynaklanır; deterjan, yağ, organik madde ve mikroorganizma içerebilir. Bu atıkların toprağa, yağmur suyu kanallarına, dere yatağına veya deniz kıyısına karışması; bakteri, virüs, parazit, kötü koku ve çevre kirliliği açısından ciddi risk oluşturur. Erikliman gibi denizle temas eden sahil bölgelerinde bu risk daha da ağırlaşır. Çünkü kıyı alanları hem ekolojik açıdan hassas hem de yurttaşların ortak kullanımına açık kamusal alanlardır. KAMU ALANI ÖZEL KONAKLAMA SAHASINA DÖNÜŞÜYOR Karavanların uzun süre aynı bölgede beklemesiyle birlikte sahil hattı, yol kenarları ve yeşil alanlar fiilen özel konaklama alanı gibi kullanılmaktadır. Masa-sandalye açılması, kamp düzeni kurulması, çamaşır asılması, atık bırakılması ve geceleme yapılması, kamu alanının ortak kullanım niteliğini zayıflatmaktadır. Erikliman sahili, belirli araç kullanıcılarının uzun süreli kullanımına bırakılacak bir konaklama sahası değildir. Bu alan, Giresun halkının ortak kıyı kullanım hakkı içinde değerlendirilmelidir. KÖTÜ KOKU, HAŞERE VE ÇÖP BİRİKİMİ YAŞAM KALİTESİNİ ETKİLER Altyapısız karavan yoğunluğu; evsel çöp, yemek artığı, açıkta bırakılan atık, deterjanlı su ve düzensiz temizlik nedeniyle kötü koku ve haşere riskini artırır. Sinek, böcek, kemirgen ve koku oluşumu yalnızca karavan kullanıcılarını değil; çevrede yaşayan yurttaşları, sahil hattını kullananları ve bölgeden geçenleri de etkiler. Şehir içinde bu tür risklerin görmezden gelinmesi, temizlik hizmetlerinin yükünü artırır ve çevre sağlığı denetimini zorlaştırır. YANGIN VE GÜVENLİK RİSKİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ Karavanlarda tüp, elektrik bağlantısı, ısıtıcı, pişirme ekipmanı ve yanıcı malzemeler bulunabilir. Görevlisi olmayan, güvenlik önlemi alınmayan, yangın mesafesi belirlenmeyen ve acil müdahale altyapısı bulunmayan alanlarda bu risk büyür. Resmi karavan parklarında aydınlatma, kamera, görevli personel, yangın söndürme ekipmanı, araçlar arası güvenli mesafe ve acil müdahale düzeni bulunmasının nedeni budur. Erikliman gibi kontrolsüz sahil alanlarında bu riskler yönetilemez. KARAVAN TURİZMİ ŞEHİR İÇİ SAHİL HATTINDA BAŞIBOŞ BIRAKILAMAZ Giresun’un doğal güzellikleri ve sahil hattı karavan kullanıcıları için cazip olabilir. Ancak turizm faaliyeti, çevre sağlığı kurallarının yerine geçemez. Karavan turizmi desteklenecekse bu destek; şehir içi sahil alanlarının kontrolsüz konaklama alanına dönüşmesine izin verilerek değil, altyapılı ve denetimli resmi karavan parklarıyla sağlanmalıdır. Giresun’da karavan turizmini sürdürülebilir hale getirecek model, Erikliman gibi şehir içinde kalan kıyı bölgelerinde uzun süreli bekleyişe izin vermek değil; bu faaliyeti şehir dışına yakın, altyapılı, kayıtlı ve denetimli alanlara taşımaktır. GİRESUN İÇİN 10 MADDELİK KARAVAN PARK ÖNERİSİ Giresun’da karavan turizminin çevreye, halk sağlığına ve kent düzenine zarar vermeden yönetilebilmesi için uygulanması gereken öneriler şöyledir: 1. Erikliman’da uzun süreli karavan konaklaması yasaklanmalı Erikliman ve benzeri şehir içi sahil bölgelerinde uzun süreli karavan konaklamasına izin verilmemelidir. Bu alanlarda kısa süreli park düzenlemesi yapılabilir; ancak geceleme, kamp kurma, masa-sandalye açma, çamaşır asma, atık bırakma, tuvalet boşaltımı ve gri su dökümü kesin şekilde engellenmelidir. 2. Giresun’a resmi karavan park alanı kurulmalı Şehir dışına yakın, yerleşim alanlarını rahatsız etmeyecek, ulaşımı kolay ve çevresel etkisi yönetilebilir resmi karavan park alanı oluşturulmalıdır. Bu alan turizme hizmet etmeli; ancak çevre ve toplum sağlığı kurallarını merkeze almalıdır. 3. Kanalizasyon veya lisanslı atık su toplama sistemi kurulmalı Resmi karavan parkında kanalizasyon bağlantısı ya da lisanslı atık su toplama sistemi bulunmalıdır. Karavanlardan çıkan siyah su ve gri su, özel boşaltım noktalarından alınmalı; çevreye, toprağa, yağmur suyu kanallarına veya denize karışmasına izin verilmemelidir. 4. Kimyasal tuvalet bertaraf ünitesi zorunlu olmalı Karavan kullanıcıları tuvalet atıklarını yalnızca özel bertaraf ünitesine boşaltmalıdır. Gelişigüzel tuvalet boşaltımı ağır idari yaptırıma bağlanmalıdır. Kimyasal tuvalet atıkları sıradan evsel çöp gibi değerlendirilemez. 5. Temiz su, elektrik, WC, duş ve güvenlik altyapısı sağlanmalı Karavan park alanlarında temiz su, elektrik, WC, duş, lavabo, çöp toplama, geri dönüşüm, aydınlatma, kamera, yangın tedbiri ve görevli personel zorunlu olmalıdır. Altyapısı olmayan hiçbir alan karavan konaklamasına açılmamalıdır. 6. Plaka ve kullanıcı kaydı tutulmalı Resmi alana giren her karavanın plakası, giriş-çıkış saati ve kullanıcı bilgisi kayıt altına alınmalıdır. Bu kayıt sistemi hem güvenlik hem temizlik hem de çevre denetimi açısından gereklidir. 7. Süre sınırı getirilmeli Karavan parkları kalıcı yerleşim alanına dönüşmemelidir. Aynı karavanın haftalarca veya aylarca aynı noktada kalmasına izin verilmemeli; günlük, haftalık ve sezonluk kullanım sınırları açık şekilde belirlenmelidir. 8. Erikliman’da düzenli zabıta, çevre ve sağlık denetimi yapılmalı Denetim yalnızca araç parkına göre değil; çöp, atık su, kötü koku, çevreye zarar, kamu alanı işgali, hijyen, geceleme ve kamp ekipmanı kullanımı başlıklarına göre yapılmalıdır. Zabıta, çevre koruma, temizlik işleri, sağlık ve güvenlik birimleri ortak denetim yürütmelidir. 9. Sahil hattında uyarı levhaları ve yasak alan haritası oluşturulmalı Karavanların nerede durabileceği, nerede konaklayamayacağı, hangi fiillerin yasak olduğu ve yaptırımlar açık biçimde ilan edilmelidir. Erikliman ve şehir içi sahil hattında uyarı levhaları yerleştirilmeli, yasak alan haritası hazırlanmalıdır. 10. Karavan turizmi plansız değil, yönetilebilir bir turizm başlığı olarak ele alınmalı Karavan kullanıcıları Giresun’a ekonomik katkı sağlayabilir. Ancak bu katkı şehir içi sahil alanlarının çevre ve hijyen yükü altına sokulmasıyla değil, doğru yerde kurulmuş resmi alanlarla sağlanmalıdır. Karavan turizmi, kent düzenine ve çevre sağlığına uygun biçimde yönetilmelidir. YEREL YÖNETİMİN KARAR ALMASI GEREKİYOR Giresun Belediyesi, ilgili kamu kurumları, çevre sağlığı birimleri, zabıta ve temizlik ekipleri Erikliman’daki tabloyu yerinde değerlendirmelidir. Bölge yalnızca araçların durduğu bir alan olarak değil; atık üreten, kamu alanını kullanan, kıyı hattını etkileyen ve halk sağlığı riski doğurabilecek kontrolsüz konaklama noktası olarak ele alınmalıdır. İlk adım Erikliman ve şehir içi sahil hattında uzun süreli karavan konaklamasına ilişkin açık karar alınmasıdır. Ardından resmi karavan park alanı belirlenmeli, atık su ve kimyasal tuvalet altyapısı kurulmalı, plaka-kullanıcı kaydı ve süre sınırı uygulanmalı, denetim ve yaptırım sürekli hale getirilmelidir. ERİKLİMAN BU İŞ İÇİN UYGUN ALAN DEĞİLDİR Karavan turizmi doğru planlandığında Giresun için değer oluşturabilir. Ancak plansız bırakıldığında çevre sorunu, hijyen sorunu, kıyı kullanımı sorunu ve kamu alanı işgali üretir. Erikliman’da yapılması gereken, karavanları görmezden gelmek değil; şehir içi sahil hattında kontrolsüz konaklamayı bitiren, karavanları resmi ve altyapılı alanlara taşıyan, çevre sağlığını ve toplum sağlığını koruyan kalıcı bir düzen kurmaktır. Giresun’da karavan turizmi desteklenecekse bu destek altyapısız sahil işgaliyle değil; resmi karavan parkı, atık su yönetimi, kimyasal tuvalet bertarafı, güvenlik, kayıt, süre sınırı ve düzenli denetimle sağlanmalıdır. Erikliman gibi şehir içinde kalan kıyı bölgeleri, kontrolsüz karavan konaklaması için uygun değildir.

GİRESUN’UN GÜZELLİĞİ TEMİZLİKLE TAMAMLANMALI Haber

GİRESUN’UN GÜZELLİĞİ TEMİZLİKLE TAMAMLANMALI

GİRESUN’UN GÜZELLİĞİ TEMİZLİKLE TAMAMLANMALI Giresun Belediyesi, yaz mevsimiyle birlikte kent genelinde peyzaj çalışmalarına hız verdi. Bulancak durağı bölgesindeki dönel kavşak, orta refüjler, parklar, yeşil alanlar ve sahil güzergâhları çiçeklerle yenilenirken, şehrin genel temizliği, çöp toplama düzeni, taşan konteynerler, uzayan otlar, sahiller, yürüyüş yolları ve ortak kullanım alanlarındaki bakım eksikleri de aynı ciddiyetle ele alınmayı bekliyor. KAVŞAKLAR VE REFÜJLER ÇİÇEKLERLE YENİLENİYOR Giresun Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, yaz sezonunun başlamasıyla birlikte kent genelinde peyzaj çalışmalarını artırdı. Bulancak durağı bölgesindeki dönel kavşak ile orta refüjlerde gül ve çeşitli mevsimlik çiçeklerin dikimi yapılıyor. Şehrin estetik görünümünü güçlendirmek, ortak kullanım alanlarını daha canlı hale getirmek ve vatandaşlara daha ferah yaşam alanları sunmak amacıyla yürütülen çalışmalar; parklar, yeşil alanlar, kavşaklar ve sahil güzergâhlarında yoğunlaştırıldı. SAHİL HATTI VE YEŞİL ALANLAR YAZA HAZIRLANIYOR Ekiplerin sahada sürdürdüğü çiçeklendirme ve çevre düzenleme çalışmalarıyla birlikte Giresun’un sahil kesimi başta olmak üzere birçok noktası yaz aylarına daha renkli ve düzenli bir görünümle hazırlanıyor. Kent merkezinde yapılan peyzaj uygulamaları, özellikle yoğun kullanılan güzergâhlarda görsel bütünlüğü güçlendiriyor. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerinin yaz sezonu boyunca peyzaj çalışmalarını sürdüreceği belirtilirken, yeşil alanların bakımı, kavşak düzenlemeleri ve refüjlerde yapılan çalışmalarla şehir genelinde daha estetik bir görünüm hedefleniyor. ŞEHRİN GÜZELLİĞİ YALNIZCA ÇİÇEKLERLE SAĞLANAMAZ Peyzaj çalışmaları Giresun’un görünümüne katkı sağlıyor; ancak şehrin gerçek anlamda daha yaşanabilir hale gelmesi yalnızca kavşaklara dikilen çiçeklerle, refüjlerde yapılan düzenlemelerle ve sahil hattındaki görsel iyileştirmelerle sınırlı kalamaz. Kentin genel temizliği, çöp toplama düzeni, taşan konteynerler, yol kenarlarında ve yürüyüş güzergâhlarında uzayan otlar, sahillerde oluşan kirlilik ve ortak kullanım alanlarındaki bakım eksikleri de aynı titizlikle çözülmelidir. Giresun’da bazı noktalarda çöp konteynerlerinin dolup taştığı, konteyner çevrelerinde atık biriktiği ve bu görüntünün hem şehir estetiğine hem de halk sağlığına zarar verdiği görülüyor. Çöplerin daha düzenli toplanması, konteyner çevrelerinin sık sık temizlenmesi ve özellikle yoğun kullanılan mahallelerde denetimin artırılması ertelenmeyecek bir ihtiyaç haline geldi. TAŞAN KONTEYNERLER ŞEHİR ESTETİĞİNİ GÖLGELİYOR Bir yanda kavşaklarda çiçeklendirme yapılırken, diğer yanda çöp konteynerlerinin taşması, çevresinde atık birikmesi ve kötü koku oluşması şehirde bütünlüklü bir temizlik algısının oluşmasını engelliyor. Belediye hizmetinin vatandaş nezdindeki karşılığı yalnızca yapılan peyzaj düzenlemeleriyle değil, her gün kullanılan sokakların, kaldırımların, konteyner çevrelerinin ve ortak alanların temizliğiyle ölçülüyor. Çöp toplama saatlerinin daha düzenli planlanması, doluluk oranı yüksek konteynerlerin daha sık boşaltılması, özellikle yaz aylarında kötü koku ve görüntü kirliliği oluşturan alanlara hızlı müdahale edilmesi gerekiyor. Giresun’un merkezinde ve mahallelerinde temizlik hizmeti görünür, sürekli ve denetlenebilir hale gelmelidir. OTLAR, YÜRÜYÜŞ YOLLARI VE ÜST GEÇİT ALTLARI BAKIM BEKLİYOR Şehir içindeki yollar, sahil hattı, yürüyüş yolları, üst geçit altları ve park çevrelerinde uzayan otlar bakımsızlık görüntüsünü büyütüyor. Yaz aylarında vatandaşların en fazla kullandığı sahil güzergâhlarında temizlik, ot biçme ve çevre düzeni daha sık yapılmalıdır. Sahile çiçek dikmek kadar sahili temiz tutmak, yürüyüş yolunu düzenlemek kadar çevresindeki otları ve atıkları temizlemek de belediye hizmetinin doğrudan parçasıdır. Park ve bahçelerde yapılan peyzaj çalışmaları, çevresindeki temizlik ve bakım eksikleri giderilmediğinde beklenen etkiyi tam olarak gösteremez. Bir yanda çiçeklendirilmiş kavşaklar, diğer yanda taşan çöpler, kirli zeminler, uzayan otlar ve bakımsız geçiş alanları varsa şehirde güçlü bir estetik görünümden söz etmek mümkün olmaz. Giresun’un kent kimliği, yalnızca yeni dikilen çiçeklerle değil, düzenli temizlenen sokaklarla, bakımlı yürüyüş yollarıyla, temiz sahillerle ve kontrol edilen ortak alanlarla güçlenir. TEYYAREDÜZÜ GENÇLİK MERKEZİ ÇEVRESİ DAHA SIK TEMİZLENMELİ Son günlerde sık sık gündeme gelen Teyyaredüzü Gençlik Merkezi çevresindeki temizlik ihtiyacı da bu başlıkların en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Gençlerin, ailelerin ve vatandaşların kullandığı bu alanın çevresinde düzenli temizlik, ot biçme, atık toplama ve bakım çalışması yapılması gerekiyor. Kentin görünür noktalarındaki temizlik eksikleri, belediye hizmetlerinin algısını doğrudan etkiliyor. Teyyaredüzü Gençlik Merkezi çevresi gibi yoğun kullanılan alanlarda bakımın aksaması, yalnızca bölgesel bir görüntü sorunu değil, şehir genelindeki temizlik planlamasının daha sıkı yürütülmesi gerektiğini de gösteriyor. TUVALETLERDE HİJYEN VE KONTROL ARTIRILMALI Şehir içinde belediye tarafından temizlendiği belirtilen tuvaletlerde de kontrol aralıkları artırılmalıdır. Ortak kullanım alanlarında hijyen yalnızca günlük temizlikle değil, gün içinde düzenli denetimle sağlanabilir. Tuvaletlerin sık sık kontrol edilmesi, eksiklerin hızlı giderilmesi, kötü koku ve hijyen sorunlarının önlenmesi vatandaşın doğrudan hissettiği hizmet kalitesini yükseltir. Temiz, güvenli ve kullanılabilir tuvaletler, şehir merkezinde, sahil hattında ve yoğun kullanılan alanlarda belediye hizmetinin temel göstergelerinden biridir. PEYZAJ, TEMİZLİK VE BAKIM BİRLİKTE YÜRÜMELİ Giresun’un yaz aylarında daha güzel görünmesi için yapılan peyzaj çalışmaları önemlidir; ancak bu güzellik düzenli çöp toplama, temiz konteyner çevreleri, bakımlı sahiller, biçilmiş otlar, temiz yürüyüş yolları, düzenli parklar ve hijyenik tuvaletlerle tamamlanmadığı sürece eksik kalır. Şehrin güzelliği yalnızca çiçeklerle değil, temizliği ve düzeniyle de ölçülür. Giresun’da peyzaj çalışmaları kadar genel temizlik, çöp yönetimi, ot biçme, sahil bakımı, park-bahçe temizliği, üst geçit altları ve ortak kullanım alanlarının düzenli kontrolü de aynı planlama içinde yürütülmelidir.

KARAVAN SORUNU: KONTROLSÜZ KONAKLAMA ÇEVRE VE TOPLUM SAĞLIĞI RİSKİ Haber

KARAVAN SORUNU: KONTROLSÜZ KONAKLAMA ÇEVRE VE TOPLUM SAĞLIĞI RİSKİ

KARAVAN SORUNU: ŞEHİR İÇİNDE KONTROLSÜZ KONAKLAMA ÇEVRE VE TOPLUM SAĞLIĞI RİSKİ Giresun şehir içinde kalan Erikliman sahil hattında karavanların uzun süreli beklemesi; çevre kirliliği, atık su, tuvalet, kanalizasyon, hijyen, kötü koku, görüntü kirliliği ve kamu alanının kullanımı açısından yeni bir yerel yönetim sorunu olarak öne çıkıyor. Dünyadaki uygulamalar, karavan turizmini yasaklamak yerine bu faaliyeti şehir içinden çıkaran, altyapısı tamamlanmış, denetimli ve kayıtlı karavan park alanlarına yönlendiren bir modeli esas alıyor. Giresun’un Erikliman bölgesinde sahil hattına ve yol kenarına çekilen karavanlar, kent yaşamı içinde giderek daha görünür hale gelen bir çevre sağlığı sorununu gündeme taşıyor. Bölgenin şehir içinde, deniz kıyısında ve yoğun kullanılan ulaşım hattı üzerinde bulunması; karavanların yalnızca park düzeniyle değil, halk sağlığı, çevre hijyeni, kıyı kullanımı ve atık yönetimiyle birlikte değerlendirilmesini zorunlu kılıyor. Karavanların uzun süreli şekilde altyapısız alanlarda beklemesi, özellikle gri su, siyah su, kimyasal tuvalet atıkları, evsel çöp, kötü koku, haşere oluşumu ve zemine yayılan kirleticiler bakımından risk oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü, atık su, dışkı ve gri suyun güvenli yönetimini bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve halk sağlığının korunması bakımından temel başlıklar arasında ele alıyor. Bu yaklaşım, karavanların şehir içindeki kontrolsüz konaklamasının basit bir görüntü veya park sorunu olmadığını; doğrudan çevre sağlığı ve toplum sağlığı meselesi olduğunu ortaya koyuyor. ŞEHİR İÇİNDE ALTYAPISIZ KARAVAN KONAKLAMASI RİSK ÜRETİYOR Erikliman gibi şehir içinde kalan sahil bölgelerinde karavanların uzun süreli beklemesi, ilk bakışta turizm veya konaklama özgürlüğü gibi görülebilir. Ancak altyapısı bulunmayan noktalarda oluşan tablo farklıdır. Karavanlar, kendi içinde geçici yaşam alanı oluşturduğu için su kullanımı, tuvalet ihtiyacı, atık su üretimi, çöp birikimi ve çevreye temas eden evsel atıklar üretir. Bu atıkların kanalizasyon bağlantısı, özel boşaltım noktası, kimyasal tuvalet bertaraf sistemi ve düzenli temizlik altyapısı olmadan yönetilmesi mümkün değildir. ABD Çevre Koruma Ajansı, karavan, tekne ve mobil yaşam alanı kullanıcıları için yayımladığı atık su rehberinde bu araçlardan kaynaklanan atık suyun güvenli şekilde bertaraf edilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu yaklaşım, karavanların altyapısız şehir içi alanlarda uzun süreli bekletilmesinin çevre ve halk sağlığı bakımından kabul edilebilir bir model olmadığını gösteriyor. Karavan kaynaklı risk yalnızca görünür çöpten ibaret değildir. Tuvalet atıkları, kimyasal içerikler, deterjanlı gri su, yemek artıkları, yağlı atıklar ve kontrolsüz boşaltımlar; toprak, yağmur suyu kanalları, deniz kıyısı ve yeraltı suyu üzerinde kirletici baskı oluşturabilir. Sahil hattında bu risk daha da büyür. Çünkü kıyı alanları hem ekolojik açıdan hassas hem de kamusal kullanım bakımından ortak alan niteliği taşır. ERİKLİMAN’DA SORUN PARK SORUNUNU AŞMIŞ DURUMDA Erikliman’da karavanların bulunduğu alan, şehir dışı bir kamp bölgesi değil; Giresun’un şehir içi ulaşım aksı, sahil bandı ve kamusal görünürlüğü yüksek bölgelerinden biridir. Bu nedenle burada oluşan karavan yoğunluğu, çevrede yaşayan yurttaşların günlük yaşamını, sahil kullanımını, temizlik düzenini ve kent estetiğini doğrudan etkiliyor. Karavanların uzun süre aynı bölgede beklemesiyle birlikte kamu alanı fiilen özel konaklama alanına dönüşmektedir. Şehir içinde kıyı hattının daralması, yol kenarı ve yeşil alanların uzun süreli işgal edilmesi, görüntü kirliliği, çöp birikimi, tuvalet ve atık su ihtimali, bölgenin halk sağlığı açısından denetlenmesini zorunlu hale getiriyor. Bu tablo karşısında mesele “karavanlar burada dursun mu, durmasın mı?” sorusuna indirgenemez. Esas değerlendirme; şehir içinde, altyapısız, kontrolsüz ve denetimsiz karavan konaklamasının çevre sağlığı bakımından uygun olup olmadığıdır. Bilimsel çevre sağlığı yaklaşımı, bu tür alanlarda atık üretimi varsa mutlaka toplama, arıtma, bertaraf, temizlik, kayıt ve denetim sisteminin kurulmasını gerektirir. DÜNYA NE YAPIYOR? Dünyadaki uygulamalar, karavan turizmini tümden yasaklayan değil; onu kurallı, altyapılı ve denetlenebilir alanlara taşıyan bir anlayışla şekilleniyor. Avrupa Birliği’nin kentsel atık su politikasında insan sağlığı ve çevrenin arıtılmamış atık sudan korunması temel hedef olarak tanımlanıyor. 1 Ocak 2025’te yürürlüğe giren güncellenmiş Kentsel Atık Su Arıtma Direktifi de insan sağlığını, nehirleri, gölleri, yeraltı sularını ve kıyıları zararlı deşarjlardan korumayı amaçlıyor. Yeni Zelanda modeli, şehir içi ve doğal alanlarda gelişigüzel kampçılığı sınırlayan önemli örneklerden biridir. Ülkede “freedom camping” uygulaması kurallara bağlanmış, kamp yapanların insan atığı dahil atıklarından sorumlu olduğu açıkça belirtilmiş, bazı alanlar yalnızca kendi kendine yeterli araçlara açılmış ve kurallara uymayanlara para cezası sistemi getirilmiştir. 2023’te yapılan düzenlemeyle kendi kendine yeterli araçlar için zorunlu standartlar güçlendirilmiş; geçiş sürecinin 7 Haziran 2026’da tamamlanacağı açıklanmıştır. Yeni Zelanda’daki yerel uygulama örneklerinde, kendi kendine yeterli kabul edilecek araçlarda sabit tuvalet, su sistemi ve havalandırma gibi koşullar aranması, çevresel etkilerin azaltılması ve belediyelerin kampçılığı daha etkili yönetmesi bakımından önemli görülmektedir. Bu model, Giresun gibi kıyı kentlerinde karavanların tamamen başıboş bırakılmaması gerektiğini gösteren güçlü bir örnektir. ABD’de karavan, tekne ve mobil yaşam alanları için güvenli atık su bertarafı ayrı bir çevre sağlığı başlığı olarak ele alınmaktadır. EPA’nın rehberleri, bu tür araçlardan kaynaklanan atıkların rastgele çevreye bırakılmaması, uygun septik veya atık su sistemleriyle yönetilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. BİLİMSEL ÇEVRE SAĞLIĞI AÇISINDAN TEMEL RİSKLER Karavanların şehir içinde altyapısız alanlarda uzun süre beklemesi, çevre sağlığı bakımından birden fazla risk üretir. Birinci risk, atık su ve tuvalet atığıdır. Karavanlarda oluşan siyah su, insan dışkısı ve idrar kaynaklı mikrobiyolojik risk taşır. Bu atıkların uygun şekilde toplanmaması; bakteri, virüs, parazit ve kötü koku açısından halk sağlığı tehdidi oluşturabilir. Gri su ise duş, lavabo, mutfak ve temizlik sularından kaynaklanır; deterjan, yağ, organik madde ve mikroorganizma içerebilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün atık su, dışkı ve gri suya ilişkin güvenli kullanım rehberleri, bu alanın doğrudan hastalık önleme ve risk yönetimiyle bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. İkinci risk, kıyı ve deniz kirliliğidir. Erikliman sahil hattı denizle temas eden bir bölgedir. Yağmurla taşınan kirleticiler, zemine bırakılan atıklar veya kontrolsüz boşaltımlar kıyı ekosistemini etkileyebilir. Avrupa Birliği’nin atık su düzenlemelerinde kıyıların, yeraltı sularının, göllerin ve nehirlerin zararlı deşarjlardan korunmasının özellikle vurgulanması, sahil kentlerinde bu konunun neden daha hassas ele alınması gerektiğini göstermektedir. Üçüncü risk, haşere ve kötü koku oluşumudur. Evsel çöp, yemek artığı, açıkta bırakılan atık ve düzensiz temizlik; sinek, böcek, kemirgen ve kötü koku sorununu büyütebilir. Şehir içindeki karavan yoğunluğu, çevrede yaşayanların yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Dördüncü risk, kamu alanının özel kullanım alanına dönüşmesidir. Sahil şeridi, park alanı, yol kenarı ve yeşil alanlar herkesin ortak kullanımına açık kamusal alanlardır. Karavanların uzun süreli beklemesi, bu alanların bir grup kullanıcı tarafından fiilen konaklama alanı gibi kullanılmasına yol açar. Bu durum hem kent estetiğini hem de yurttaşların sahil erişimini zayıflatır. Beşinci risk, yangın, güvenlik ve acil müdahale sorunudur. Karavanlarda tüp, elektrik bağlantısı, ısıtıcı, pişirme ekipmanı ve yanıcı malzemeler bulunabilir. Altyapısız, görevlisiz ve denetimsiz alanlarda bu riskler büyür. Resmi karavan parklarında aydınlatma, yangın tedbiri, kamera, görevli personel ve acil müdahale imkânı bulunmasının nedeni budur. KARAVAN TURİZMİ ŞEHİR İÇİNDEN ÇIKARILMALI, ALTYAPILI ALANA TAŞINMALI Giresun’da karavan turizmi desteklenecekse bu destek, Erikliman gibi şehir içi sahil bölgelerinin kontrolsüz konaklama alanına dönüşmesine izin verilerek yapılamaz. Karavan turizmi, ancak altyapısı tamamlanmış, çevre sağlığı kurallarına uygun, kayıtlı ve denetimli alanlarla sürdürülebilir hale getirilebilir. Birinci önerimiz, Erikliman ve benzeri şehir içi sahil bölgelerinde uzun süreli karavan konaklamasının yasaklanmasıdır. Bu alanlarda kısa süreli park düzenlemesi yapılabilir; ancak geceleme, kamp kurma, masa-sandalye açma, çamaşır asma, atık bırakma, tuvalet ve gri su boşaltımı kesin şekilde engellenmelidir. İkinci önerimiz, Giresun’da şehir dışına yakın, yerleşim alanlarını rahatsız etmeyecek, ulaşımı kolay ve çevresel etkisi yönetilebilir resmi karavan park alanı kurulmasıdır. Bu alan turizme hizmet etmeli; ancak çevre ve toplum sağlığı kurallarını merkeze almalıdır. Üçüncü önerimiz, resmi karavan parkında kanalizasyon bağlantısı veya lisanslı atık su toplama sistemi kurulmasıdır. Karavanlardan çıkan siyah su ve gri su, özel boşaltım noktalarından alınmalı; çevreye, toprağa, yağmur suyu kanallarına veya denize karışmasına izin verilmemelidir. Dördüncü önerimiz, kimyasal tuvalet bertaraf ünitesinin zorunlu hale getirilmesidir. Karavan kullanıcıları tuvalet atıklarını yalnızca bu noktaya boşaltmalı; gelişigüzel boşaltım ağır idari yaptırıma bağlanmalıdır. İngiltere ve benzeri ülkelerde kimyasal tuvalet atıklarının depolanması ve işlenmesi çevre izinleriyle ilişkilendirilmekte, bu atıklar sıradan evsel çöp gibi görülmemektedir. Beşinci önerimiz, karavan park alanlarında temiz su, elektrik, WC, duş, lavabo, çöp toplama, geri dönüşüm, aydınlatma, kamera, yangın tedbiri ve görevli personel zorunluluğudur. Altyapısı olmayan hiçbir alan karavan konaklamasına açılmamalıdır. Altıncı önerimiz, plaka ve kullanıcı kaydı sistemidir. Resmi alana giren her karavanın plakası, giriş-çıkış saati ve kullanıcı bilgisi kayıt altına alınmalıdır. Bu kayıt hem güvenlik hem temizlik hem de çevre denetimi açısından gereklidir. Yedinci önerimiz, süre sınırıdır. Karavan parkları kalıcı yerleşim alanına dönüşmemelidir. Karavanların aynı noktada haftalarca veya aylarca kalmasına izin verilmemeli; günlük, haftalık ve sezonluk kullanım sınırı açık şekilde belirlenmelidir. Sekizinci önerimiz, Erikliman’da düzenli zabıta, çevre koruma ve sağlık denetimi yapılmasıdır. Denetim yalnızca araç parkına değil; çöp, atık su, kötü koku, çevreye zarar, kamu alanı işgali ve hijyen başlıklarına göre yapılmalıdır. Dokuzuncu önerimiz, sahil hattında uyarı levhaları ve açık yasak alan haritası oluşturulmasıdır. Karavanların nerede durabileceği, nerede konaklayamayacağı, hangi fiillerin yasak olduğu ve yaptırımlar açık biçimde ilan edilmelidir. Onuncu önerimiz, karavan turizminin Giresun için plansız değil, yönetilebilir bir turizm başlığı olarak ele alınmasıdır. Karavan kullanıcıları kente ekonomik katkı sağlayabilir; ancak bu katkı şehir içi sahil alanlarının çevre ve hijyen yükü altına sokulmasıyla değil, doğru yerde kurulmuş resmi alanlarla sağlanmalıdır. YEREL YÖNETİMİN ATMASI GEREKEN ADIMLAR Giresun Belediyesi, ilgili kamu kurumları ve çevre sağlığı birimleri Erikliman’daki tabloyu yerinde incelemeli, bölgeyi yalnızca trafik veya park düzeni açısından değil; çevre sağlığı açısından da değerlendirmelidir. İlk aşamada Erikliman ve şehir içi sahil hattı için karavan konaklamasına ilişkin açık bir karar alınmalıdır. Bu kararda; uzun süreli bekleme, geceleme, atık bırakma, tuvalet boşaltımı, gri su boşaltımı, kamp ekipmanı açma ve kamu alanını işgal etme fiilleri net biçimde tanımlanmalıdır. İkinci aşamada resmi karavan parkı için alternatif alan belirlenmelidir. Bu alan şehir merkezinin içinde olmamalı; ancak ulaşımı mümkün, güvenliği sağlanabilir, kanalizasyon veya atık su sistemi kurulabilir, çevreye etkisi kontrol edilebilir bir noktada planlanmalıdır. Üçüncü aşamada denetim takvimi oluşturulmalıdır. Zabıta, temizlik işleri, çevre koruma, sağlık ve güvenlik birimleri ortak çalışma yapmalı; yalnızca şikâyet geldikçe değil, düzenli periyotlarla kontrol sağlamalıdır. Dördüncü aşamada yaptırım uygulanmalıdır. Uyarı levhaları ve süre tanındıktan sonra, kurallara uymayan karavanlara idari işlem yapılmalı; tekrar eden ihlallerde çekme ve men kararı uygulanmalıdır. KARAVAN TURİZMİNE KARŞI DEĞİL, KONTROLSÜZLÜĞE KARŞI BİR DÜZENLEME GEREKİYOR Giresun’un doğal güzellikleri, sahil hattı ve Karadeniz turizmi açısından karavan kullanıcıları için cazip olduğu açıktır. Ancak turizm, çevre sağlığı kurallarının yerine geçemez. Kentin sahil alanları, tuvalet ve atık su altyapısı olmayan mobil konaklama noktalarına dönüştürülemez. Dünyadaki örnekler, karavan turizminin ancak kurallı olduğunda sürdürülebilir hale geldiğini gösteriyor. Yeni Zelanda’da kendi kendine yeterli araç standardı, Avrupa Birliği’nde atık suyun insan sağlığı ve çevre üzerindeki etkilerine karşı güçlendirilen düzenlemeler, ABD’de mobil yaşam alanları için güvenli atık su bertaraf rehberleri aynı noktada birleşiyor: Atık üreten hiçbir konaklama faaliyeti denetimsiz ve altyapısız bırakılamaz. Erikliman’da yapılması gereken, karavanları görmezden gelmek değil; şehir içi sahil hattında kontrolsüz konaklamayı bitiren, karavanları resmi ve altyapılı alanlara taşıyan, halk sağlığını ve çevreyi koruyan kalıcı bir düzen kurmaktır. Erikliman’daki karavan yoğunluğu, Giresun’da kent yönetimi, çevre sağlığı ve kıyı kullanımı açısından acil düzenleme gerektiren bir başlıktır. Şehir içinde, sahil hattında ve altyapısız bölgelerde karavanların uzun süreli beklemesi; temizlik, tuvalet, kanalizasyon, atık su, kötü koku, haşere, görüntü kirliliği ve kamu alanı işgali risklerini birlikte büyütmektedir. Giresun için en doğru model; şehir içi sahil alanlarında kontrolsüz karavan konaklamasını sonlandırmak, resmi karavan park alanı oluşturmak, bu alanı kanalizasyon, atık su, kimyasal tuvalet, çöp toplama, temiz su, elektrik, WC, duş, güvenlik ve denetim altyapısıyla donatmak, kurallara uymayanlara yaptırım uygulamaktır. Karavan turizmi plansız bırakıldığında çevre sorunu üretir; doğru yerde, doğru altyapıyla ve sıkı denetimle yönetildiğinde ise kente zarar vermeden turizm değerine dönüşebilir. Erikliman gibi şehir içinde kalan kıyı bölgeleri ise bu iş için uygun değildir.

YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIRLAR KURULDU Haber

YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIRLAR KURULDU

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIRLAR KURULDU Giresun Plajlar Bölgesi’nde “çadır kurmak, alkol almak ve ateş yakmak yasaktır” tabelasının hemen arkasında çadırların yer alması, sahil hattındaki denetim ve bakım eksikliğini yeniden gündeme taşıdı. Aynı bölgede alkol şişeleri, çamur birikintileri ve insan boyuna yaklaşan otlar dikkat çekti. Giresun’un en yoğun kullanılan sahil alanlarından biri olan Plajlar Bölgesi, bakımsızlık ve denetimsizlik görüntüsüyle tepki çekiyor. Gençlik merkezi yakınındaki alanda yer alan belediye tabelasında “Plajlar Bölgesi’nde çadır kurmak, alkol almak ve ateş yakmak yasaktır” uyarısı bulunmasına rağmen, tabelanın hemen arkasında çok sayıda çadırın kurulu olması dikkat çekti. Yasak tabelasının bulunduğu alanda çadırların yer alması, sahil hattında kararların nasıl uygulandığı ve denetimin ne ölçüde yapıldığı sorularını gündeme getirdi. Kamuya açık sahil alanında çadırların hangi izinle kurulduğu, bu kullanımın kimler tarafından yapıldığı ve ne kadar süreyle devam edeceği açıklama bekleyen başlıklar arasında yer aldı. TABELA YASAK DİYOR, ALANDA ÇADIRLAR DURUYOR Plajlar Bölgesi’nde yer alan uyarı tabelası, bölgede çadır kurmanın, alkol almanın ve ateş yakmanın yasak olduğunu açık biçimde bildiriyor. Ancak tabelanın hemen arkasında çadırların bulunması, yasak kararının sahada uygulanmadığını gösteren çarpıcı bir görüntü oluşturuyor. Sahil hattında kamu düzenini sağlamakla görevli kurumların, bu çadırların neden kaldırılmadığını ve alanın nasıl denetlendiğini açıklaması gerekiyor. Çünkü tabelanın bulunduğu noktada yasağa aykırı görüntünün devam etmesi, yalnızca çevre düzeni açısından değil, kamu otoritesinin görünürlüğü açısından da ciddi bir sorun yaratıyor. ALKOL ŞİŞELERİ VE KİRLİLİK SAHİL GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR Bölgede alkol şişelerinin bulunması da ayrı bir güvenlik ve temizlik sorunu oluşturuyor. Cam şişeler, sahili kullanan çocuklar, aileler, yürüyüş yapan vatandaşlar ve denize girmek için bölgeye gelenler açısından doğrudan risk taşıyor. Plajlar Bölgesi gibi kamusal alanlarda temizlik yalnızca görüntü meselesi değildir. Cam atıkların toplanmaması, çamur birikintilerinin giderilmemesi ve çevre kirliliğinin devam etmesi, kent sağlığı ve yaya güvenliği açısından da sorun üretir. Giresun’un sahil hattı çöp, şişe ve bakımsızlık görüntüsüne bırakılamaz. Belediye ve ilgili kurumlar, sahildeki atıkları düzenli biçimde toplamak, cam şişe riskini önlemek ve alanı güvenli hale getirmek zorundadır. OTLAR İNSAN BOYUNA YAKLAŞTI Sahildeki en dikkat çekici sorunlardan biri de uzayan otlar oldu. Yasak tabelasının çevresinde ve yürüyüş güzergâhına yakın bölümlerde otların ciddi biçimde uzadığı görülüyor. Bu görüntü, sahil hattında düzenli bakım yapılmadığını ortaya koyuyor. Ot biçme çalışması belediyeciliğin en temel hizmetlerinden biridir. Bu hizmetin aksaması yalnızca kötü bir görüntü oluşturmaz; haşere riskini artırır, güvenlik zafiyeti yaratır, kamusal alan kullanımını zorlaştırır ve kentin sahil vitrininin değerini düşürür. Giresun’un sahilleri yaz aylarında en çok kullanılan ortak yaşam alanları arasında yer alıyor. Buna rağmen sahil bandının ot, çamur, şişe ve düzensizlik içinde kalması kabul edilemez. ÇADIRLARIN ARKA BÖLÜMÜ ÇAMUR GÖRÜNTÜSÜNE TERK EDİLDİ Çadırların arka bölümünde oluşan çamur birikintileri, sahil alanındaki altyapı ve drenaj sorununu da gündeme taşıdı. Yağmur suyu tahliyesi, zemin düzeni ve temizlik çalışmaları birlikte yürütülmediğinde sahil kısa sürede kullanılabilir alan olmaktan çıkıyor. Çamur birikintileri geçici müdahalelerle kapatılacak bir sorun değildir. Bu alanlarda zemin eğimi, drenaj hattı, yüzey kaplaması ve düzenli bakım birlikte ele alınmalıdır. Sahil hattı, çadırların arkasında çamur biriken, otların yükseldiği ve atıkların toplandığı bir alana dönüştürülemez. SAHİL YÖNETİMİ ŞEFFAF OLMALI Plajlar Bölgesi’nde kurulan çadırların hukuki durumu açıklanmalıdır. Çadırlar geçici bir etkinlik kapsamında kurulduysa bunun süresi, amacı ve sorumlusu kamuoyuna duyurulmalıdır. Alan izinsiz kullanılıyorsa gerekli işlem yapılmalıdır. Sahil halkındır. Kamuya açık kıyı alanları belirsiz kullanımlara, denetimsiz çadırlara, kirli görüntülere ve bakımsız yeşil alanlara bırakılamaz. Giresun Belediyesi ve ilgili kurumlar, Plajlar Bölgesi için açık bir sahil yönetim planı hazırlamalıdır. Bu planda temizlik saatleri, ot biçme takvimi, zemin bakım çalışmaları, atık toplama noktaları, güvenlik denetimleri ve geçici kullanım izinleri net biçimde yer almalıdır. AVRUPA’DA SAHİL YÖNETİMİ PLANLA YÜRÜTÜLÜYOR Avrupa’daki kıyı kentlerinde sahiller yalnızca yazlık kullanım alanı olarak görülmüyor. Sahil temizliği, atık yönetimi, su kalitesi, güvenlik, erişilebilirlik, yeşil alan bakımı ve zemin güvenliği birlikte planlanıyor. Giresun da bu anlayışı kendi ölçeğine uyarlamalıdır. Plajlar Bölgesi’nde deniz suyu durumu, temizlik saatleri, bakım yapılan alanlar, riskli zemin noktaları ve geçici kullanım izinleri halkın görebileceği şekilde duyurulmalıdır. Kopenhag’daki kıyı kullanım bilgilendirmesi, Paris’teki drenaj ve altyapı yaklaşımı, Barcelona’daki düzenli sahil temizliği ve Mavi Bayrak standartlarında yer alan temizlik, güvenlik, atık yönetimi ve erişilebilirlik kriterleri Giresun için uygulanabilir örnekler sunmaktadır. GİRESUN SAHİLİ İÇİN ACİL ADIMLAR ATILMALI Plajlar Bölgesi’ndeki çadırların hangi izinle kurulduğu açıklanmalıdır. Yasak tabelasının bulunduğu alandaki çadırlar denetlenmelidir. Sahildeki alkol şişeleri ve cam atıklar toplanmalıdır. Çadırların arka bölümündeki çamur birikintileri giderilmelidir. Uzayan otlar acilen biçilmelidir. Bölge için düzenli temizlik ve bakım takvimi oluşturulmalıdır. Yürüyüş güzergâhları, zemin güvenliği ve sahil erişimi kontrol edilmelidir. Giresun’un sahili, yasak tabelasının arkasında çadırların kurulduğu, yerde alkol şişelerinin bulunduğu, otların insan boyuna yaklaştığı ve çamur birikintilerinin oluştuğu bir görüntüyle anılamaz. Bu şehir denizle yaşayan bir şehirdir. Denizle yaşayan bir şehir, sahiline sahip çıkmak zorundadır.

ORDU CAZ FESTİVALİ KENTİ MÜZİKLE BULUŞTURDU Haber

ORDU CAZ FESTİVALİ KENTİ MÜZİKLE BULUŞTURDU

ORDU CAZ FESTİVALİ KENTİ MÜZİKLE BULUŞTURDU Karadeniz’in ilk caz festivali olma özelliğini taşıyan Ordu Caz Festivali, 15-18 Mayıs tarihleri arasında kentin farklı noktalarında düzenlenen etkinliklerle müzikseverleri bir araya getirdi. Sokaklar, meydanlar, sahil hattı ve iskelede yankılanan caz ezgileri, Ordu’yu festival boyunca açık hava sahnesine dönüştürdü. CAZ EZGİLERİ ŞEHRİN FARKLI NOKTALARINDA YANKILANDI Ordu Caz Festivali, kent merkezinde düzenlenen dinletiler ve açık hava konserleriyle devam ediyor. Festival kapsamında Sırrı Paşa Caddesi’nde sahne alan Grup Kando ile Nurgül Cımbırtoğlu, müzikseverlere keyifli anlar yaşattı. Vatandaşlar, cadde üzerinde gerçekleşen performansları ilgiyle takip etti. Festivalin şehir merkezine yayılan etkinlikleri, Ordu’da müzik dolu görüntüler oluşturdu. İSKELEDE CAZ RÜZGÂRI Festivalin dikkat çeken etkinliklerinden biri de kentin denizle iç içe simgelerinden iskelede gerçekleştirildi. Jumpın Cats grubu, iskelede verdiği performansla caz ezgilerini Karadeniz kıyısına taşıdı. Kuzey Yıldızı Teknesi’ndeki misafirler de programı takip etti. Sahil hattında gerçekleşen etkinlik, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. FESTİVALİN FİNALİNDE USTA İSİMLER SAHNE ALACAK Hafta sonu boyunca ücretsiz açık hava konserleriyle devam eden Ordu Caz Festivali, 18 Mayıs Pazartesi akşamı düzenlenecek kapanış konseriyle sona erecek. Festivalin finalinde Türk caz müziğinin usta isimlerinden Fatih Erkoç ile cazın güçlü kadın vokalleri Sibel Köse ve Yeşim Pekiner sahne alacak. Kapanış konseri, müzikseverlere unutulmaz bir festival finali yaşatacak. Kaynak: KAHA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.