Hava Durumu

#Saha Çalışması

giresunsonhaber - Saha Çalışması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Saha Çalışması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’UN 16 İLÇESİNDE “TÜRKİYE YÜZYILI” BULUŞMASI: TALEPLER RAPORLANACAK Haber

GİRESUN’UN 16 İLÇESİNDE “TÜRKİYE YÜZYILI” BULUŞMASI: TALEPLER RAPORLANACAK

GİRESUN’UN 16 İLÇESİNDE “TÜRKİYE YÜZYILI” BULUŞMASI: TALEPLER RAPORLANACAK Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, AK Parti MKYK üyeleri ve farklı illerden milletvekilleri Giresun’da bir araya geldi. Program çerçevesinde Giresun’un 16 ilçesinde eş zamanlı saha çalışması gerçekleştirildi. İlçelere dağılan parti heyetleri esnaf ve vatandaşlarla görüşerek sorun, talep ve beklentileri dinledi. AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan, ilçelerden toplanan değerlendirmelerin rapor hâline getirilerek ilgili mercilere ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a iletileceğini açıkladı. AK Parti’nin “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” programının Giresun ayağı geniş katılımla gerçekleştirildi. Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’in de katıldığı program kapsamında AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeleri ile farklı illerden milletvekilleri Giresun’un 16 ilçesinde sahaya çıktı. (Giresun İleri Gazetesi) İlçelerde gerçekleştirilen ziyaretlerde esnaf, vatandaşlar ve yerel aktörlerle görüşmeler yapıldı. Sahada dile getirilen sorunların, beklentilerin ve çözüm taleplerinin derlenerek parti yönetimine ve ilgili kamu kurumlarına aktarılması amaçlandı. 16 İLÇEDE EŞ ZAMANLI SAHA ÇALIŞMASI Program için Giresun’un her ilçesine ayrı görevlendirmeler yapıldı. Milletvekilleri, MKYK ve MKYK yedek üyeleri ilçelerde esnaf ziyaretleri ve vatandaş buluşmaları gerçekleştirerek yerel gündeme ilişkin değerlendirmeleri dinledi. (Yeni Şebinkarahisar Gazetesi) AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan, Giresun’daki 16 ilçenin tamamında eş zamanlı çalışma yapıldığını belirterek, ziyaretlerin temel amacının sorunları yerinde tespit etmek olduğunu söyledi. Alkan, “İlimize gelen milletvekillerimiz ve MKYK üyelerimizin her biri bir ilçeye gitti ve burada gözlemler yapıp vatandaşı dinledi. Vatandaşların istek ve sorunları birinci ağızdan dinlenerek en yetkili birim olan Cumhurbaşkanımıza rapor edilecektir.” ifadelerini kullandı. Alkan, böylece Giresun’un ilçe bazındaki ihtiyaçlarının doğrudan parti genel merkezine ve karar mekanizmalarına ulaştırılacağını belirtti. (Yıldız Haber) ALKAN: “TBMM TATİLİNDE MİLLETVEKİLLERİ SAHADA” Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’nın yalnızca Giresun’a özgü bir çalışma olmadığını belirten Alkan, TBMM’nin tatil döneminde milletvekillerinin farklı illerde görevlendirilerek vatandaşların talep ve beklentilerini doğrudan dinlediğini söyledi. Alkan, programın AK Parti’nin saha siyasetinin önemli unsurlarından biri olduğunu savunarak, “AK Parti, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tatil kararı almasını müteakip milletvekillerini yıl içerisinde yaşanan gelişmeleri kamuoyuyla paylaşmak, toplumun taleplerini derleyip toparlayarak icra mercilerine ulaştırmak üzere bir seferberlik hali ilan etmiş durumda.” dedi. BAKAN TEKİN’DEN VALİLİK VE ESNAF ZİYARETİ Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de Giresun programı kapsamında Valiliği ziyaret etti. Bakan Tekin, Valilik şeref defterini imzaladıktan sonra Giresun Valisi Mustafa Koç’tan kentte devam eden ve planlanan eğitim yatırımları hakkında bilgi aldı. Ziyarette Giresun’daki eğitim ve öğretim faaliyetleri, yürütülen projeler ve yeni dönem yatırımları değerlendirildi. (Millî Eğitim Bakanlığı) Bakan Tekin’e program boyunca Giresun milletvekilleri Prof. Dr. Nazım Elmas ve Ali Temür, MEB Strateji Geliştirme Başkanı Ercan Türk ve İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz eşlik etti. (Giresun MEB) Tekin, Valilik ziyaretinin ardından kent merkezinde esnafla bir araya gelerek vatandaşlarla sohbet etti. (Millî Eğitim Bakanlığı) YENİYOL’DAKİ OKUL İNŞAATI İNCELENDİ Bakan Tekin’in Giresun programındaki önemli duraklardan biri de Yeniyol mevkisinde yapımı devam eden eğitim yatırımı oldu. Tekin, Yeniyol’daki imam hatip ortaokulu inşaat alanında incelemelerde bulunarak çalışmalar hakkında bilgi aldı. İl Millî Eğitim Müdürlüğü de ziyaretin ardından Giresun’daki eğitim yatırımlarına verilen destek nedeniyle Bakan Tekin’e teşekkür etti. (Millî Eğitim Bakanlığı) PROGRAMIN GÜNDEMİNDE “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” DE VARDI Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Giresun’da yaptığı değerlendirmelerde bu yılki programın ana gündemlerinden birinin “Terörsüz Türkiye” süreci olduğunu söyledi. Tekin, sürecin Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve demokratik gelişimi açısından önemli olduğunu belirterek birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. (DHA) İLÇELERDEN GELEN TALEPLER RAPORA DÖNÜŞECEK Giresun’daki programın ardından ilçelerde yapılan görüşmeler sırasında iletilen sorun, öneri ve beklentilerin ayrı ayrı raporlanması planlanıyor. AK Parti İl Başkanı Hüseyin Alkan’ın açıklamasına göre hazırlanacak raporlar hem parti genel merkezine hem ilgili bakanlık ve kurumlara ulaştırılacak; Giresun’un 16 ilçesinden gelen talepler ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulacak. (Yıldız Haber) Böylece Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’nın Giresun ayağında yalnızca siyasi ziyaretler değil, 16 ilçeden toplanan yerel sorunların merkezi karar mekanizmalarına aktarılmasına yönelik saha çalışması öne çıkmış oldu.

GİRESUN’DA TARIM EKİPLERİ ÜRETİCİYLE SAHADA BULUŞTU Haber

GİRESUN’DA TARIM EKİPLERİ ÜRETİCİYLE SAHADA BULUŞTU

GİRESUN’DA TARIM EKİPLERİ ÜRETİCİYLE SAHADA BULUŞTU Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, “Cuma Buluşmaları” kapsamında üreticilere tarımsal üretim planlamasından desteklemelere, TARSİM’den hastalık ve zararlılarla mücadeleye kadar güncel konularda bilgi aktarıyor. Ülke genelindeki 88’inci buluşmanın öncelikli gündemini ise artan orman yangını riski oluşturdu. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün koordinasyonunda yürütülen “Cuma Buluşmaları” kapsamında üreticilerle sahada bir araya gelmeye devam ediyor. “Bilinçli Çiftçi, Bereketli Gelecek” sloganıyla gerçekleştirilen çalışmalarda, üreticilerin tarımsal uygulamalar konusunda doğrudan bilgilendirilmesi, karşılaştıkları sorunların yerinde belirlenmesi ve güncel destekleme programlarının anlatılması amaçlanıyor. İl Müdürlüğünün 28 Ağustos 2026 tarihli açıklamasında, teknik ekiplerin üreticilerle sahada görüştüğü ve tarımsal üretime ilişkin güncel konularda bilgi verdiği bildirildi. Çalışmalar, Bakanlığın “Tarım Sahada” programı kapsamında yürütülüyor. BİTKİSEL VE HAYVANSAL ÜRETİM BİRLİKTE İNCELENİYOR Cuma Buluşmaları yalnızca toplantı salonlarında yapılan bilgilendirmelerle sınırlı kalmıyor. Teknik personel; tarım arazilerini, bahçeleri, hayvancılık işletmelerini, hasat alanlarını ve ürün hazırlama ile sevkiyat noktalarını ziyaret ederek üretim süreçlerini yerinde değerlendiriyor. Saha çalışmalarında genel olarak şu başlıklar ele alınıyor: Tarımsal üretim planlaması,Güncel tarımsal destekler ve hibeler,Kırsal kalkınma programları,TARSİM ve tarım sigortaları,Bitki hastalıkları ve zararlılarla mücadele,Hayvan sağlığı ve işletme koşulları,Hasat döneminde ürün kayıplarının azaltılması,Tarım makinelerinin güvenli kullanılması,Çiftçi Kayıt Sistemi işlemleri,İklim değişikliğinin tarımsal üretime etkileri,Orman ve tarım alanlarında yangın güvenliği. Üreticilerin görüş ve talepleri de saha ziyaretleri sırasında teknik personel tarafından dinlenerek değerlendiriliyor. BU HAFTANIN ÖNCELİKLİ KONUSU YANGIN RİSKİ Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün 28 Ağustos 2026 tarihli açıklamasına göre, ülke genelindeki 88’inci Cuma Buluşması’nın öncelikli gündemini orman yangınlarına karşı alınması gereken tedbirler oluşturdu. Rüzgâr, yüksek sıcaklık ve düşük nem nedeniyle kritik bir dönemden geçildiğine dikkat çekilerek, üreticilere yangına yol açabilecek faaliyetlerden kaçınılması konusunda uyarılarda bulunuldu. Bilgilendirmelerde özellikle; Anız ve bahçe atıklarının yakılmaması,Tarım makinelerinin bakım ve kontrollerinin yapılması,Makine ve ekipmanlardan çıkabilecek kıvılcımlara karşı tedbir alınması,Tarla ve bahçelerde ilk müdahale ekipmanının bulundurulması,Yangın veya şüpheli duman görülmesi durumunda 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bilgi verilmesi başlıkları öne çıktı. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, üretim alanlarının korunması kadar ormanlık alanların ve kırsal yerleşimlerin güvenliğinin de tarımsal sürdürülebilirliğin bir parçası olduğunu vurguladı. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü – 88’inci Cuma Buluşması GİRESUN’DA FINDIK ÜRETİMİNE YÖNELİK BİLGİLENDİRMELER Giresun’daki önceki Cuma Buluşmaları programlarında ilin temel tarımsal ürünü olan fındığa ilişkin konular da kapsamlı şekilde ele alındı. Üreticilere; Fındık hastalık ve zararlılarının tanınması,Kahverengi kokarcayla mücadele,Biyolojik mücadelede samuray arısının önemi,Bitki koruma ürünlerinin doğru ve kayıtlı kullanılması,B-Reçete sisteminin uygulanması,Hasat zamanının doğru belirlenmesi,Ürün kayıplarının azaltılması,Tarımsal üretim planlaması ve destekleme modelleri hakkında bilgi verildi. Özellikle kahverengi kokarcanın fındıkta verim ve kalite kaybına yol açması nedeniyle üreticilerin bahçe kontrollerini düzenli yapması, zararlının görülmesi durumunda teknik ekiplerle iletişime geçmesi ve mücadelede Bakanlık tarafından belirlenen yöntemlere uyması gerektiği belirtildi. 55 BİNE YAKIN KÖY VE MAHALLE ZİYARET EDİLDİ Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün verilerine göre, 2024 yılından bu yana devam eden Cuma Buluşmaları kapsamında 81 il ve 922 ilçede saha çalışması gerçekleştirildi. Program kapsamında bugüne kadar: 55 bine yakın köy ve mahalle ziyaret edildi.Bir milyondan fazla üreticiye ulaşıldı.Ağustos 2026’da düzenlenen dört buluşmada yaklaşık 2 bin köy ve mahalleye gidildi.Aynı dönemde yaklaşık 30 bin üreticiyle görüşüldü. Programla, tarım politikalarının sahadaki üreticiye doğrudan anlatılması ve çiftçinin talep, öneri ve üretim sorunlarının yerinde tespit edilmesi hedefleniyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, üreticilerin bilgiye erişimini güçlendirmek ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini desteklemek amacıyla saha çalışmalarının devam edeceğini bildirdi.

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” Haber

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ”

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” GİRESUN’UN YILLARDIR ÇÖZÜLEMEYEN ÇÖP SORUNUNDA YENİ TARTIŞMA: BU KEZ TİREBOLU GÜNDEMDE Giresun’un uzun yıllardır Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi üzerinden yaşadığı çevre, kapasite, ÇED ve yargı tartışmaları, tesisin Ağustos 2026’da faaliyetinin durdurulmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Yeni tesis için alternatif alan arayışları sürerken Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki olası yerlerin gündeme gelmesi tartışmaları beraberinde getirdi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak Tirebolu’nun geleceğinin “oldu bitti” anlayışıyla belirlenemeyeceğini söyledi. Giresun’un yıllardır kalıcı çözüm bekleyen katı atık sorunu yeniden kentin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Görele’nin Çavuşlu beldesinde kullanılan Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin Ağustos ayında faaliyetinin durdurulmasının ardından, Giresun genelinde toplanan evsel atıkların nerede ve hangi yöntemle bertaraf edileceği sorusu daha da önem kazandı. Yeni tesis için alternatif bölgeler üzerinde çalışmalar ve tartışmalar sürerken, Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki bazı alanların gündeme gelmesi bölgedeki yerel yöneticilerin ve siyasi isimlerin tepkisine neden oldu. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Giresun’un çöp sorununa çözüm bulunmasına karşı olmadıklarını ancak alınacak kararların bilimsel verilere, ortak akla ve şeffaflığa dayanması gerektiğini belirtti. “HİZMETE DEĞİL, YANLIŞ YERE VE YANLIŞ YÖNTEME KARŞIYIZ” Modern, çağdaş ve çevreye duyarlı bir çöp tesisine kimsenin karşı çıkmayacağını belirten Taşgöz, tartışmanın tesis yapılmasına karşı çıkmak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Taşgöz şöyle konuştu: “Biz hizmete değil, yanlış yere, yanlış yöntemle ve oldu bitti anlayışıyla yapılmak istenen her türlü projeye karşıyız.” Taşgöz’ün açıklamasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri ise yeni tesis için yürütüldüğü belirtilen yer seçimi süreci oldu. “TİREBOLU BELEDİYE BAŞKANININ GÖRÜŞÜ ALINDI MI?” Taşgöz, Tirebolu’yu doğrudan ilgilendirecek böylesine önemli bir yatırım konusunda yerel yönetimin ve vatandaşların görüşlerinin alınıp alınmadığının açıklanması gerektiğini belirtti. Yetkililere peş peşe sorular yönelten Taşgöz: “Tirebolu Belediye Başkanımızın görüşü alındı mı? Tirebolu halkına soruldu mu? Kaç toplantı yapıldı? Ne kadar saha çalışması gerçekleştirildi? Hangi bilimsel veriler toplandı? Alternatif bölgeler değerlendirildi mi? Su kaynakları, tarım alanları, yerleşim yerleri ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı?” diye sordu. Taşgöz, bu soruların cevaplarının kamuoyuyla açık şekilde paylaşılması gerektiğini belirterek: “Bunların cevabı kamuoyuna açıkça verilmeden, ‘yapacağız, olacak’ anlayışıyla bu şehrin geleceği hakkında karar verilemez.” ifadelerini kullandı. TARTIŞMANIN ARKASINDA YILLARA YAYILAN ÇAVUŞLU SÜRECİ VAR Bugün Tirebolu üzerinden yürütülen tartışma, Giresun’un katı atık konusunda yaşadığı ilk yer seçimi ve çevre tartışması değil. Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin geçmişinde ÇED kararları, kapasite artışları, mahkeme süreçleri, çevresel etkiler konusunda yapılan itirazlar ve dönem dönem faaliyet durdurma kararları bulunuyor. Tesisin kurulmasına ilişkin süreç 2010’lu yılların başına kadar uzanıyor. Çavuşlu’da planlanan tesis için 2010 yılında “ÇED Olumlu” kararı verildi. Ancak proje daha kuruluş aşamasındayken bölgede yaşayan vatandaşların itirazları yargıya taşındı ve ilerleyen yıllarda çeşitli mahkeme kararları gündeme geldi. Tesis daha sonra faaliyete geçti ancak hukuki ve çevresel tartışmalar sona ermedi. TESİS AÇILDI, FAALİYETİ DURDU, YENİDEN DEVREYE ALINDI Çavuşlu’daki tesis 2015 yılında evsel atık kabul etmeye başladı. Ancak tesisin faaliyetleri aynı yıl içerisinde mahkeme kararı nedeniyle durduruldu. Daha sonraki süreçte proje yeniden düzenlendi ve 10 Nisan 2017 tarihinde 98 ton/gün kapasite için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmesinin ardından tesis yeniden faaliyete geçti. Giresun’un birçok ilçesinden gelen evsel atıkların Çavuşlu’da toplanmaya başlamasıyla tesis zaman içerisinde ilin katı atık sisteminin ana merkezlerinden biri haline geldi. Ancak artan atık miktarı beraberinde kapasite tartışmasını da getirdi. 2020’DE KAPASİTE ARTIŞI GÜNDEME GELDİ 2020 yılında tesisin kapasitesinin artırılması amacıyla yeni bir süreç başlatıldı. 17 Eylül 2020 tarihinde kapasite artışı için “ÇED Olumlu” kararı verildi. Aynı dönemlerde tesisin işletilmesi ve katı atıktan oluşan gazın enerji üretiminde değerlendirilmesine yönelik işletme modeli de gündeme geldi. Ancak kapasite artışına ilişkin karar yeniden yargıya taşındı. Ordu 2. İdare Mahkemesi 2021 yılında kapasite artışına ilişkin ÇED kararını iptal etti. Böylece Çavuşlu’daki tesis bir kez daha çevre mevzuatı ve yargı kararları üzerinden Giresun gündeminin merkezine yerleşti. 2022’DE ÇEVRE KİRLİLİĞİ İDDİALARI GÜNDEM OLDU 2022 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki tartışmalar bu kez çevresel etkiler üzerinden yoğunlaştı. Tesis sahasından kaynaklandığı ileri sürülen sızıntı sularının çevreye, toprağa ve su kaynaklarına zarar verdiği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı buldu. Tesisle ilgili yeni hukuki süreçler yaşanırken, faaliyetlerin durdurulması ihtimali Giresun açısından başka bir soruyu da beraberinde getirdi: Çavuşlu kapanırsa Giresun’un çöpü nereye gidecek? Çünkü o tarihlerde Çavuşlu’nun yerine aynı ölçekte devreye alınabilecek kalıcı bir alternatif tesis bulunmuyordu. ÇED SÜRECİ YENİDEN YÜRÜTÜLDÜ Çavuşlu tesisine ilişkin hukuki süreçlerin ardından proje üzerinde yeni düzenlemelere gidildi. 2022 ve 2023 yıllarında ÇED süreçleri yeniden gündeme geldi. 31 Temmuz 2023 tarihinde tesis için yeni bir ÇED olumlu kararının ardından Çavuşlu tekrar atık kabul etmeye başladı. Böylece yıllardır devam eden süreç, zaman zaman yeni ÇED kararları ve yeni yargı değerlendirmeleriyle devam etti. Çavuşlu örneği, Giresun’da katı atık tesisinin yalnızca teknik bir yatırım olmadığını; yer seçimi, çevresel etkiler, su kaynakları, yerleşim alanları ve hukuki süreçlerin de en az tesis teknolojisi kadar önemli olduğunu ortaya koydu. 2025’TE YENİ TESİS TALEBİ DAHA YÜKSEK SESLE DİLE GETİRİLDİ 2025 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki mevcut alanın geleceği ve yeni bir katı atık tesisinin kurulması konusu yeniden gündeme taşındı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, Kasım 2025’te Ankara’da yaptığı görüşmelerde mevcut tesisin faaliyetinin sonlandırılması ve Giresun için yeni bir katı atık tesisinin yerinin belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Böylece uzun zamandır tartışılan ancak sonuçlandırılamayan yeni tesis arayışı yeniden hız kazandı. 2026’NIN İLK AYLARINDA GELEVERA TARTIŞMASI Yeni tesis için 2026 yılının ilk aylarında bu kez Espiye ve Gelevera Vadisi çevresindeki alanlar gündeme geldi. Gelevera Deresi ve çevresindeki olası tesis yerlerine bölgeden itirazlar yükseldi. Tepkilerin merkezinde özellikle su kaynakları, dere havzası, yerleşim alanları ve bölgenin doğal yapısı bulunuyordu. Bölgede yapılan açıklamalarda yeni ve modern bir katı atık tesisine ihtiyaç olduğu kabul edilirken, tesisin yanlış bir alana kurulmasına karşı çıkıldığı ifade edildi. Bu süreç de Giresun’un yeni tesis için hangi bilimsel kriterlere göre yer seçtiği sorusunu gündeme taşıdı. AĞUSTOS 2026: ÇAVUŞLU’DA FAALİYET DURDU Giresun’un katı atık sorununu yeniden acil hale getiren gelişme ise Ağustos 2026’da yaşandı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu tarafından yapılan açıklamalara göre 3 Ağustos tarihinde tesiste gerçekleştirilen denetimler sonrasında işletmeye yaklaşık 8 milyon TL idari para cezası uygulandı. Takip eden günlerde tesisin faaliyetinin durdurulduğu ve mühürlendiği kamuoyuna yansıdı. Bu gelişmenin ardından Çavuşlu’ya atık gönderen belediyeler için alternatif bertaraf alanı bulunması zorunlu hale geldi. Sorun kısa süre içerisinde yalnızca Çavuşlu’nun değil, Giresun genelindeki yerel yönetimlerin ortak problemi haline dönüştü. ÇÖPLERİN ÇEVRE İLLERE GÖNDERİLMESİ DE GÜNDEME GELDİ Çavuşlu’nun devre dışı kalmasının ardından atıkların geçici olarak çevre illerde bulunan lisanslı tesislere taşınması seçenekler arasında değerlendirildi. Ancak atıkların uzun mesafelere taşınması; nakliye, yakıt, araç, personel ve bertaraf giderleri nedeniyle belediyeler açısından ciddi bir maliyet oluşturabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle Giresun için kalıcı, çevre mevzuatına uygun ve uzun yıllar kullanılabilecek yeni bir katı atık sistemi kurulması zorunluluğu daha görünür hale geldi. YENİ TARTIŞMANIN ADRESİ TİREBOLU Alternatif tesis yeri arayışlarında Tirebolu çevresindeki alanların gündeme gelmesi yeni bir tartışmanın başlamasına neden oldu. Özellikle Harşit Vadisi, içme suyu kaynakları, fındık bahçeleri, yerleşim alanları ve bölgenin taşkın geçmişi üzerinden çeşitli itirazlar dile getirildi. Tirebolu Belediye Başkanı Bülent Kara da kamuoyuna yaptığı açıklamada yatırıma karşı olmadıklarını ancak yanlış yer seçimine karşı olduklarını belirterek su kaynakları ve Harşit Vadisi konusundaki hassasiyetlerini dile getirdi. Tartışmanın büyümesinin ardından İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. TAŞGÖZ: “ÖNCE BİLİM, SONRA ORTAK AKIL, SONRA KARAR” Taşgöz, Giresun’un çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak çözüm aranırken yeni çevre ve yaşam sorunlarının ortaya çıkarılmaması gerektiğini vurguladı. Taşgöz: “Çözüm üretirken başka bir sorun yaratmak, bugünün problemini yarının felaketine dönüştürmek olur. Bizim tavrımız nettir: Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.” ifadelerini kullandı. “TİREBOLU’NUN DOĞASI, SUYU VE YAŞAM ALANLARI KORUNMALI” Taşgöz, Tirebolu’nun doğasının, su kaynaklarının ve yaşam alanlarının korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Taşgöz: “Tirebolu’nun doğası, suyu, yaşam alanları ve geleceği birkaç kişinin masasındaki karara bırakılamaz. Devletin kurumları da, siyasiler de bu konuda bir değil, on kez düşünmek zorundadır.” diye konuştu. “TİREBOLU HALKI YALNIZ DEĞİLDİR” Taşgöz açıklamasının sonunda Tirebolu halkına da mesaj verdi. “Tirebolu halkı yalnız değildir. İYİ Parti olarak Tirebolu’nun ve Tirebolu halkının sonuna kadar yanındayız.” ifadelerini kullandı. ASIL TARTIŞMA: TESİS DEĞİL, YER SEÇİMİ VE YÖNTEM Gelinen noktada Giresun’un yeni ve sürdürülebilir bir katı atık sistemine ihtiyaç duyduğu konusunda geniş bir görüş birliği bulunuyor. Ancak yaşanan tartışmaların merkezinde yeni tesisin yapılıp yapılmamasından çok, nereye yapılacağı ve o bölgenin hangi kriterlere göre seçileceği bulunuyor. Çavuşlu’da yıllara yayılan çevre ve hukuk tartışmaları da yeni tesis için daha kapsamlı bir yer seçimi yapılmasının önemini ortaya koyuyor. Yeni bir katı atık tesisi için karar verilmeden önce; içme ve kullanma suyu kaynaklarının, yeraltı sularının, dere ve havzaların, taşkın ve heyelan risklerinin, jeolojik ve hidrojeolojik yapının, tarım ve fındık üretim alanlarının, yerleşim yerlerine mesafenin, ulaşım güzergâhlarının, atık taşıma maliyetlerinin, turizm ve doğal yaşam alanlarının, bölgenin uzun vadeli gelişme planlarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Aynı zamanda bir alanın yalnız başına uygun bulunması yerine farklı alternatiflerin aynı bilimsel kriterlerle karşılaştırılması ve tercih edilen alanın neden seçildiğinin kamuoyuyla paylaşılması, sürecin şeffaflığı açısından önem taşıyor. TAŞGÖZ’ÜN SORDUĞU SORULAR ŞİMDİ CEVAP BEKLİYOR İnan Taşgöz’ün açıklamasıyla birlikte kamuoyunun önündeki temel sorular da daha belirgin hale geldi: Tirebolu Belediye Başkanının görüşü alındı mı? Tirebolu halkına bilgi verildi mi? Kaç alternatif tesis alanı incelendi? Bu alanlar hangi kriterlere göre elendi? Su kaynakları açısından bilimsel inceleme gerçekleştirildi mi? Tarım alanlarına ve fındık bahçelerine etkisi değerlendirildi mi? Taşkın ve diğer doğal afet riskleri araştırıldı mı? Yerleşim alanları ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı? Bu soruların cevapları, yalnızca Tirebolu açısından değil, Giresun’un önümüzdeki onlarca yıl kullanacağı katı atık sisteminin geleceği açısından da önem taşıyor. GİRESUN ÇÖP SORUNUNU ÇÖZMEK ZORUNDA; ANCAK YENİ BİR SORUN YARATMADAN Giresun açısından artık iki temel gerçek bulunuyor. Birincisi, mevcut çöp sorununun ertelenemeyecek noktaya ulaşmış olması. İkincisi ise yeni tesisin yerinin yanlış seçilmesi durumunda bugünkü çöp sorununun ilerleyen yıllarda çevre, su, tarım, hukuk ve toplum açısından başka sorunlara dönüşebilme ihtimali. Bu nedenle yeni tesis konusunda kamuoyunun önündeki temel beklenti; bilimsel verilerin açıklandığı, alternatif alanların karşılaştırıldığı, ilgili belediyelerin ve bölge halkının sürece dahil edildiği, çevresel risklerin ortaya konulduğu şeffaf bir karar mekanizmasının işletilmesi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz’ün açıklaması da tartışmanın bu noktasında özet bir mesaj ortaya koyuyor: “Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.”

İHRACATÇILAR MART AYINDAN BERİ 800 BİN TONUN ÜZERİNDE REKOLTE BEKLİYOR Haber

İHRACATÇILAR MART AYINDAN BERİ 800 BİN TONUN ÜZERİNDE REKOLTE BEKLİYOR

İHRACATÇILAR MART AYINDAN BERİ 800 BİN TONUN ÜZERİNDE REKOLTE BEKLİYOR Fındık ihracatçılarının 2026-2027 sezonu için mart ayında 829 bin 239 ton olarak açıkladığı ilk rekolte tahmini, mayıs ayında 809 bin 940 ton olarak güncellendi. İki çalışma arasında 19 bin 299 tonluk düşüş bulunmasına rağmen ihracatçıların yüksek rekolte beklentisinin ana çerçevesi değişmedi. (Ekonomim) Türkiye’nin 2026-2027 sezonu fındık rekoltesine ilişkin ihracatçı birlikleri tarafından yapılan iki ayrı saha çalışması, üretimin 800 bin tonun üzerinde gerçekleşeceği yönündeki beklentinin mart ayından mayıs ayına kadar korunduğunu gösterdi. İlk çalışma çiçek sayımına, ikinci çalışma ise karanfilden çotanağa dönüşüm sürecinde yapılan yeni saha incelemelerine dayandırıldı. (Ekonomim) 7 MART: İLK TAHMİN 829 BİN 239 TON 7 Mart 2026, saat 11.57 — Ekonomim — Veysel Ağdar: “2026-2027 tahmini fındık rekoltesi açıklandı” başlığıyla yayımlanan haberde, ihracatçı birliklerinin çiçek sayımına dayalı ilk çalışması aktarıldı. Haberde 12 ilde, 79 ilçede, 446 bahçede ve 1.483 dal üzerinde yapılan sayımlar sonucunda Türkiye’nin 2026-2027 sezonu ilk tahmini fındık rekoltesinin 829 bin 239 ton olarak belirlendiği bildirildi. Haber aynı gün saat 12.26’da güncellendi. (Ekonomim) İlk değerlendirmede, yeni sezon ürünüyle mevcut stokların birlikte hesaplanması hâlinde Türkiye’nin toplam fındık arzının 800-900 bin ton aralığında olabileceği belirtildi. Bu rakam, ihracatçıların sezonun daha başlangıcında güçlü bir üretim ve arz beklentisi taşıdığını ortaya koydu. (Ekonomim) 10 MART: AYNI TAHMİN AYRINTILARIYLA YAYIMLANDI 10 Mart 2026, saat 00.00 — Ekonomim — Veysel Ağdar: “İhracatçı birliklerinin fındık rekolte tahmini 829 bin ton” başlıklı ikinci haberde, aynı çalışmanın ayrıntıları yeniden yayımlandı. Bu yayında çalışma alanı 17 il, 79 ilçe, 446 bahçe ve 1.483 dal olarak verilirken rekolte tahmini yine 829 bin 239 ton olarak korundu. (Ekonomim) 7 Mart tarihli ilk haberde il sayısı 12, 10 Mart tarihli ayrıntılı haberde ise 17 olarak yer aldı. Buna karşılık ilçe, bahçe ve dal sayıları ile açıklanan toplam rekolte tahmini değişmedi. (Ekonomim) 14 MAYIS: İKİNCİ SAHA ÇALIŞMASI 809 BİN 940 TON DEDİ 14 Mayıs 2026, saat 13.55 — Ekonomim — Veysel Ağdar: “INC’de açıklandı: Türkiye’nin fındık üretimi 810 bin ton” başlıklı haberde, 12-14 Mayıs 2026 tarihlerinde Makao’da düzenlenen 43. Dünya Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi’nde açıklanan yeni tahminler aktarıldı. Türkiye’nin 2026-2027 sezonu fındık rekoltesi 809 bin 940 ton olarak duyuruldu. Haber aynı gün saat 15.04’te güncellendi. (Ekonomim) Mayıs ayında açıklanan rakamın, Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin ikinci saha çalışmasına dayandığı belirtildi. Çalışma kapsamında Batı ve Doğu Karadeniz’de 7 il, 64 ilçe ve 409 bahçede inceleme yapıldı; 1.342 dal üzerinden karanfilden çotanağa dönüşüm süreci değerlendirildi. Bahçelerdeki kayıp oranlarının bölge ve çeşitlere göre yüzde 5 ile yüzde 40 arasında değiştiği; uç kuruması, fındık filiz güvesi ve kahverengi kokarca gibi etkenlerin bazı bölgelerde verimi etkilediği kaydedildi. (Ekonomim) 19 BİN 299 TONLUK REVİZYON, YÜKSEK BEKLENTİYİ DEĞİŞTİRMEDİ Mart ayında açıklanan 829 bin 239 tonluk ilk tahmin ile mayıs ayında açıklanan 809 bin 940 tonluk ikinci tahmin arasında 19 bin 299 tonluk düşüş oluştu. Ancak ikinci saha çalışmasında kayıp ve zararlı etkileri hesaba katılmasına rağmen tahminin 800 bin tonun üzerinde kalması, ihracatçıların mart ayında ortaya koyduğu yüksek rekolte beklentisini sürdürdüğünü gösterdi. (Ekonomim) Açıklanan rakamlar kesin hasat sonucu değil, sezonun farklı aşamalarındaki saha gözlemlerine dayalı tahminlerden oluşuyor. Nihai ürün miktarı; hava koşulları, döllenme ve çotanak gelişimi, hastalık ve zararlılar, ürün dökümü, randıman ve hasat dönemindeki gelişmelerin ardından ortaya çıkacak. (Ekonomim) GEÇEN SEZON TAHMİNLER AŞAĞI YÖNLÜ REVİZE EDİLMİŞTİ 10 Mart tarihli haberde aktarılan verilere göre ihracatçı birliklerinin 2025-2026 sezonu için açıkladığı tahminler yıl içinde önemli ölçüde değişmişti. Şubat ayında 768 bin 715 ton olarak açıklanan tahmin, mayısta 609 bin 384 tona, temmuzda 601 bin 206 tona ve kasım ayındaki revizyonla 528 bin 808 tona gerilemişti. Geçen sezon yaşanan zirai don ve olumsuz hava koşulları, ilk tahminlerle sonraki değerlendirmeler arasında ciddi fark oluşmasına neden olmuştu. (Ekonomim) Bu geçmiş tablo, 2026-2027 sezonu için mart ve mayıs aylarında açıklanan 829 bin 239 ton ve 805 bin 246 tonluk rakamların sezon içindeki gelişmelere göre yeniden değerlendirilebileceğini gösteriyor. Bununla birlikte ihracatçılar, iki ayrı saha çalışmasında da Türkiye için 800 bin tonun üzerinde rekolte beklentisini koruyor. (Ekonomim)

SAYIM İÇİN VERİLEN SÜRE DOLDU: FINDIK REKOLTESİ NEDEN HÂLÂ AÇIKLANMADI? Haber

SAYIM İÇİN VERİLEN SÜRE DOLDU: FINDIK REKOLTESİ NEDEN HÂLÂ AÇIKLANMADI?

SAYIM İÇİN VERİLEN SÜRE DOLDU: FINDIK REKOLTESİ NEDEN HÂLÂ AÇIKLANMADI? Giresun’da 13 ilçede, 130 örnek bahçede yürütülen 2026 yılı fındık rekolte tespit çalışmasının yaklaşık 15 günde tamamlanacağı açıklanmıştı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 14 Temmuz’da 11 ilçedeki sayımın bittiğini, kalan iki ilçenin de aynı hafta içinde tamamlanacağını duyurdu. Ancak açıklamada, Giresun rekoltesinin ve Türkiye toplamının hangi gün ilan edileceğine ilişkin kesin bir takvim paylaşılmadı. Hasada sayılı günler kala üretici, yine birbirinden farklı tahminlerin arasında bırakıldı. Türkiye’nin en önemli fındık üretim merkezlerinden Giresun’da 2026 yılı rekoltesini belirlemek amacıyla başlatılan saha çalışmalarının, açıklanan takvime göre tamamlanmış olması gerekiyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 14 Temmuz tarihli açıklamasına göre 12 kişilik komisyon, o gün itibarıyla 13 ilçenin 11’indeki çalışmalarını bitirmişti. Kalan iki ilçedeki tespitlerin de aynı hafta içinde tamamlanacağı bildirilmişti. İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, yaklaşık 15 gün sürecek çalışmaların ardından Giresun’un 2026 yılı tahmini fındık üretim miktarının belirleneceğini ve Tarım ve Orman Bakanlığına bildirileceğini açıkladı. Ancak sayımın ne zaman tamamlanacağının anlatıldığı açıklamada, sonucun hangi tarihte üreticiyle paylaşılacağı belirtilmedi. 25 Temmuz’a gelinmesine rağmen üreticinin önünde hâlâ açıklanmış bir sonuç takvimi bulunmuyor. Hasat yaklaşırken farklı kurumların, birliklerin ve sektör temsilcilerinin birbirinden farklı tahminleri konuşulmaya devam ediyor. 130 BAHÇEDE SAYIM YAPILDI, SONUÇ İÇİN GÜN VERİLMEDİ Rekolte çalışma ekibinde Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Toprak Mahsulleri Ofisi Giresun Başmüdürlüğü, Giresun Üniversitesi, Giresun Ticaret Borsası, Karadeniz İhracatçılar Birliği ve FİSKOBİRLİK temsilcileri yer aldı. Komisyonun sahil, orta ve yüksek rakımlı bölgelerden seçilen 130 örnek bahçede inceleme yaptığı açıklandı. Dal üzerindeki çotanak sayıları, sağlam dane oranı ve farklı rakımlardaki ürün gelişimi değerlendirmeye alındı. Bazı sayım noktalarında rastgele seçilen 100 fındık kırılarak iç doluluk ve sağlam dane oranı tespit edilmeye çalışıldı. İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, çalışmanın farklı fındık çeşitleri ile sahil, orta ve yüksek kesimlerdeki üretim alanlarını temsil edecek bahçelerde yürütüldüğünü belirterek şu açıklamayı yaptı: “Bugün 11’inci ilçemizde rekolte çalışmalarını gerçekleştiriyoruz. Kalan iki ilçemizde de bu hafta içinde tespitleri tamamlayacağız. Ardından yapılacak hesaplamalarla birlikte Giresun ilimizin 2026 yılı fındık rekoltesini belirleyerek Bakanlığımıza bildireceğiz.” Bu açıklamadaki takvime göre Giresun’daki saha sayımının temmuz ayının üçüncü haftasında tamamlanmış olması gerekiyor. Bundan sonra yapılacak iş; bahçelerden alınan verilerin hesaplanması, il toplamına dönüştürülmesi, komisyon tarafından değerlendirilmesi, tutanak altına alınması ve Bakanlığa gönderilmesi. Ancak bu işlemlerin ne kadar süreceği ve sonucun hangi gün açıklanacağı belirtilmedi. HER İL KENDİ SINIRLARINDA SAYIM YAPIYOR Rekolte tespit sistemi, tek bir ekibin bütün Karadeniz’i dolaşarak sayım yapmasına dayanmıyor. Her üretici il, kendi sınırları içindeki örnek bahçelerde çalışma yürütüyor. Giresun komisyonu Giresun’daki, Ordu komisyonu Ordu’daki, Trabzon komisyonu Trabzon’daki üretim alanlarını inceliyor. Diğer fındık üreticisi illerde de aynı yöntemle il rekolte tahmin komisyonları oluşturuluyor. İl komisyonlarının belirlediği tahmini rakamlar Tarım ve Orman Bakanlığına gönderiliyor. Türkiye toplamının ise illerden gelen sonuçların bir araya getirilmesiyle oluşturulması gerekiyor. Bu nedenle Giresun’daki sayımın tamamlanması, Türkiye rekoltesinin aynı gün açıklanacağı anlamına gelmiyor. Ancak Bakanlığın bütün illeri kapsayan ortak bir açıklama takvimi ilan etmemesi, süreci gereksiz biçimde belirsiz hâle getiriyor. İl bazlı çalışmaların başlangıç ve bitiş tarihleri açıklanırken, sonuçların hangi gün Bakanlığa ulaştırılacağı ve Türkiye toplamının ne zaman duyurulacağı da aynı açıklıkla belirtilmeliydi. KARANFİL KAÇ KEZ SAYILIYOR? Rekolte tartışmalarında kafa karıştıran başlıklardan biri, yıl içerisinde birden fazla sayım yapılması. Ancak aynı karanfilin defalarca sayılması söz konusu değil. Fındığın farklı gelişim aşamaları, farklı tarihlerde takip ediliyor. İlk aşamada kış sonu ve ilkbahar başında karanfil, yani dişi çiçek yoğunluğu inceleniyor. Bu çalışma bahçedeki ilk üretim potansiyelini gösteriyor. Karanfil sayısının fazla olması, aynı miktarda fındığın hasat edileceği anlamına gelmiyor. Çünkü karanfillerin bir bölümü döllenmiyor, dökülüyor veya iklim koşullarından zarar görüyor. İkinci aşamada karanfillerin ne kadarının çotanağa dönüştüğü kontrol ediliyor. Bu dönemde ilk tahmin ile çotanak oluşumu arasındaki kayıp ortaya çıkıyor. Hasada yakın dönemde ise dal üzerindeki çotanak sayıları, çotanak içindeki dane miktarı, boş veya zarar görmüş taneler ve sağlam dane oranı değerlendiriliyor. Temmuz ayında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda yapılan çalışma bu nedenle karanfil sayımı değil, çotanak ve sağlam dane tespitidir. Yıl içindeki çalışmalar aynı işlemin tekrarı değil; fındığın çiçekten çotanağa, çotanaktan sağlam ürüne dönüşürken yaşadığı kaybın aşama aşama ölçülmesidir. HER SAYIM AYNI DEĞERDE DEĞİL Karanfil döneminde yapılan ilk tahmin, üretim potansiyelini gösterir. Ancak hasada daha aylar olduğu için bu rakamın değişme ihtimali yüksektir. Çotanak dönemindeki çalışma, ürünü daha görünür hâle getirir. Temmuz ayında yapılan sağlam dane kontrolü ise hasada en yakın tahminin oluşturulmasını sağlar. Bu nedenle şubat veya mart ayında karanfil sayımına dayanarak açıklanan bir rakam ile temmuz ayında çotanak ve sağlam dane üzerinden hesaplanan rakam aynı ağırlıkta değerlendirilemez. Erken tahminlerde henüz görülmeyen dökülme, boş dane, hastalık, zararlı etkisi ve iklim kayıpları, hasada yakın sayımlarda daha açık biçimde ortaya çıkar. Buna rağmen kamuoyuna açıklanan rakamların hangi gelişim dönemine ait olduğu çoğu zaman yeterince anlatılmıyor. Yüksek bir rekolte tahmini piyasada hızla dolaşıma sokulurken, bu rakamın karanfil üzerinden mi, çotanak üzerinden mi, yoksa sağlam dane kontrolüyle mi hazırlandığı ikinci planda kalıyor. “TAHMİNİ VERİ KESİNLEŞECEK” İFADESİ YANILTICI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasında, çalışmaların tamamlanmasının ardından “Giresun’un 2026 yılı fındık üretim miktarının tahmini verilerinin kesinleşeceği” ifade edildi. Ancak bu ifade teknik açıdan yanlış anlaşılmaya açık. Rekolte, hasat öncesinde yapılan bir tahmindir. Tahmini rakamın gerçek üretim miktarı gibi “kesinleştiğinin” söylenmesi doğru değildir. Komisyon çalışması tamamlandığında kesinleşen şey, Giresun için Bakanlığa gönderilecek resmî tahmin olacaktır. Bahçeden gerçekten toplanan, kurutulan, depolanan ve piyasaya giren ürün miktarı ise ancak hasat sonrasında ortaya çıkar. Temmuz sayımından hasada kadar aşırı sıcaklık, kuraklık, dolu, hastalık, fındık kurdu, kahverengi kokarca, erken dökülme ve randıman kaybı gibi birçok unsur üretimi etkileyebilir. Bu nedenle açıklanacak rakam, hasada en yakın resmî tahmin olarak değerlendirilmelidir; gerçekleşmiş üretim miktarı olarak değil. Kurumların kullandığı dil bu ayrımı açık biçimde kurmalıdır. “Tahmini rekolte çalışması tamamlandı” denilebilir; ancak hasat yapılmadan “üretim miktarı kesinleşti” denilemez. 130 BAHÇE GİRESUN’UN TAMAMINI NASIL TEMSİL EDİYOR? Giresun’da yaklaşık 120 bin hektarlık alanda fındık üretimi yapılıyor. Bu kadar geniş bir alandaki bütün ocakların ve dalların tek tek sayılması mümkün değil. Bu nedenle örnekleme yöntemi kullanılıyor. Sahil, orta ve yüksek rakımlı bölgeleri, farklı ilçeleri ve fındık çeşitlerini temsil ettiği belirtilen bahçeler seçiliyor. Bu bahçelerde belirlenen ocak ve dallar üzerinden sayım yapılarak il geneline ilişkin tahmin oluşturuluyor. Ancak açıklanan toplam rakamın güvenilirliğinin değerlendirilebilmesi için yalnızca “130 bahçede çalışma yapıldı” denilmesi yeterli değil. Hangi ilçede kaç bahçenin incelendiği, bu bahçelerin hangi rakım kuşağında bulunduğu, kaç ocakta ve kaç dalda sayım yapıldığı, sağlam dane oranının ne çıktığı ve zararlı etkisinin hesaplamaya nasıl yansıtıldığı da açıklanmalı. Örnek bahçelerin dağılımı ve hesaplama yöntemi paylaşılmadan yalnızca nihai tonajın duyurulması, üreticinin açıklanan rakamı denetlemesini zorlaştırıyor. FINDIKTA REKOLTE SADECE TEKNİK BİR RAKAM DEĞİL Fındık rekoltesi yalnızca tarımsal üretim miktarını gösteren teknik bir veri değil. Açıklanan her yüksek veya düşük tahmin; üreticinin satış kararını, tüccarın alım politikasını, sanayicinin stok planını, ihracatçının bağlantılarını ve serbest piyasa fiyatını doğrudan etkileyebilir. Yüksek rekolte beklentisi, hasat öncesinde fiyatların aşağı yönlü baskılanmasına neden olabilir. Düşük rekolte beklentisi ise sanayici ve ihracatçının alım planlarını değiştirebilir. Bu nedenle rekolte tahmininin hangi kurum tarafından, hangi yöntemle ve hangi tarihte hazırlandığı büyük önem taşıyor. Hasat öncesinde farklı kurumların birbirinden farklı rakamlar açıklaması, özellikle üretici açısından güven sorunu oluşturuyor. Tarım ve Orman Bakanlığının resmî açıklamasının gecikmesi de bu bilgi boşluğunu büyütüyor. Resmî rakam açıklanmadıkça piyasa, sektör kuruluşlarının tahminlerine ve kaynağı belirsiz rakamlara daha açık hâle geliyor. GİRESUN’DA 80 BİNE YAKIN ÜRETİCİ SONUCU BEKLİYOR Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasına göre kentte yaklaşık 120 bin hektar alanda 80 bine yakın üretici fındık tarımı yapıyor. Giresun’daki tarım alanlarının yaklaşık yüzde 76’sı fındık bahçelerinden oluşuyor. Bu büyüklük, rekolte açıklamasını sıradan bir istatistik olmaktan çıkarıyor. Fındık; üreticinin yıllık gelirini, esnafın cirosunu, borçların ödeme takvimini, düğün ve eğitim harcamalarını ve kent ekonomisinin genel hareketliliğini doğrudan etkiliyor. Üretici, bir yıllık emeğinin karşılığını hangi koşullarda pazara sunacağını belirlemeye çalışırken rekolte rakamı da fiyat beklentisinin önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Bu nedenle açıklamanın gecikmesi yalnızca teknik bir işlem gecikmesi olarak görülemez. REKOLTE AÇIKLAMASI DAHA NE KADAR SÜRECEK? Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün kendi açıklamasındaki takvim dikkate alındığında saha çalışmaları için verilen süre sona erdi. 14 Temmuz’da yalnızca iki ilçenin kaldığı ve bu ilçelerin aynı hafta içinde tamamlanacağı duyurulduğuna göre, 25 Temmuz itibarıyla Giresun’a ait saha verilerinin toplanmış olması beklenir. Bu aşamadan sonra yapılması gereken; bahçe verilerinin il toplamına dönüştürülmesi, komisyon üyeleri tarafından değerlendirilmesi, tutanakların hazırlanması ve sonucun Bakanlığa gönderilmesidir. Türkiye toplamının açıklanması için diğer üretici illerden gelen sonuçların da birleştirilmesi gerekebilir. Ancak bu işlem, açıklama tarihinin belirsiz bırakılmasını haklı çıkarmaz. Mevcut takvime göre sonuç için artık haftalardan değil, günlerden söz edilmesi gerekir. Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026 yılı fındık rekoltesinin hangi tarihte açıklanacağını duyurmalı; gecikme varsa bunun nedenini açıklamalıdır. Sonuç temmuz ayı sonuna kadar paylaşılmayacaksa, gecikmenin gerekçesi ve yeni açıklama takvimi üreticiye açık biçimde bildirilmelidir. BAKANLIK SADECE TÜRKİYE TOPLAMINI AÇIKLAMAMALI Açıklanacak rekolte rakamı yalnızca Türkiye toplamından ibaret kalmamalı. Giresun, Ordu, Trabzon, Samsun, Düzce ve diğer üretici illerin tahminleri ayrı ayrı yayımlanmalı. Her il için üretim alanı, örnek bahçe sayısı, rakım kuşakları, ortalama çotanak sayısı, sağlam dane oranı, hastalık ve zararlı etkisi ile önceki yıla göre değişim de açıklanmalıdır. İl bazlı ayrıntılı tablo, hem üreticinin açıklanan rakamı değerlendirmesini sağlar hem de rekoltenin fiyat baskısı oluşturmak amacıyla kullanıldığı yönündeki tartışmaları azaltır. Fındık üreticisinin ihtiyacı, kaynağı ve yöntemi belirsiz yeni bir rakam değil; il bazında denetlenebilen, hesaplama yöntemi açıklanan ve zamanında yayımlanan resmî veridir. Saha çalışması için verilen süre doldu. Tarım ve Orman Bakanlığının artık rakamı, yöntemi ve açıklama tarihini ortaya koyması gerekiyor.

BAŞARIR GİRESUN’DAN SESLENDİ: “İL BAŞKANLARIMIZIN VE ÖRGÜTLERİMİZİN YANINDAYIZ” Haber

BAŞARIR GİRESUN’DAN SESLENDİ: “İL BAŞKANLARIMIZIN VE ÖRGÜTLERİMİZİN YANINDAYIZ”

BAŞARIR GİRESUN’DAN SESLENDİ: “İL BAŞKANLARIMIZIN VE ÖRGÜTLERİMİZİN YANINDAYIZ” CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Giresun’da örgütle buluştu, pazarda esnafı dinledi, Millet Bahçesi’nde yurttaşlara seslendi. Ekonomi, hukuk, CHP’deki mutlak butlan tartışmaları ve örgüt iradesi üzerinden iktidara ve parti içi sürece sert mesajlar verdi. CHP Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Giresun programı kapsamında partililer, esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek’in koordinasyonunda gerçekleştirilen programda Başarır, hem Giresun’un yerel sorunlarına hem de Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başarır, Giresun Tarihi Millet Bahçesi’nde düzenlenen halk buluşmasında yaptığı konuşmada, iktidarın ekonomi politikalarını, hukuk uygulamalarını ve CHP’de yaşanan mutlak butlan sürecini eleştirdi. CHP örgütlerinin iradesine müdahale edildiğini savunan Başarır, “Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı tebligatla olunmaz, mahkeme salonlarından çıkmaz; Ankara Atatürk Spor Salonu’ndan çıkar” dedi. Program kapsamında Başarır’a; CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Giresun Belediye Başkanvekili Erkan Hacak, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri, İl Genel Meclisi üyeleri, kadın ve gençlik kolları yöneticileri ile partililer eşlik etti. İLK DURAK CHP İL BAŞKANLIĞI OLDU Ali Mahir Başarır’ın Giresun’daki ilk durağı CHP Giresun İl Başkanlığı oldu. Parti binasında gerçekleştirilen örgüt buluşmasında Başarır, CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, ilçe başkanları ve partililerle bir araya geldi. Toplantıda Giresun’daki saha çalışmaları, yerel gündem, ülke siyaseti ve gün boyu sürdürülecek programın kapsamı değerlendirildi. CHP örgütünün geniş katılım gösterdiği buluşmada, partinin Giresun’da sahadaki temaslarını daha güçlü biçimde sürdüreceği mesajı verildi. Program öncesinde CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek tarafından yapılan çağrıda, buluşmanın yalnızca parti içi bir ziyaret olmadığı, aynı zamanda vatandaşlarla doğrudan temas kurulacak kapsamlı bir saha çalışması olduğu vurgulanmıştı. Şenyürek’in davetinde şu ifadeler yer almıştı: “CHP Mersin Milletvekilimiz Ali Mahir Başarır’ın katılımıyla Giresun’da hem örgütümüzle hem esnafımızla hem de halkımızla bir araya geleceğiz. Giresun merkezde ve Tirebolu’da gerçekleştireceğimiz programlarımıza tüm hemşehrilerimizi davet ediyoruz. Halkın sesini dinlemek, sorunları yerinde konuşmak ve dayanışmayı büyütmek için tüm vatandaşlarımızı buluşmalarımıza bekliyoruz.” CUMARTESİ PAZARI’NDA ESNAF VE VATANDAŞLARI DİNLEDİ İl Başkanlığı’ndaki örgüt buluşmasının ardından CHP heyeti, Yeniyol mevkiindeki Cumartesi Pazarı’na geçti. Başarır, Şenyürek, Gezmiş, ilçe başkanları ve partililer, pazar esnafını ziyaret ederek vatandaşlarla görüştü. Pazar ziyaretinde ekonomik koşullar, alım gücündeki düşüş, pazar fiyatları, esnafın artan maliyetleri ve yurttaşların günlük yaşamda karşılaştığı sıkıntılar gündeme geldi. CHP heyeti, esnaf ve vatandaşların taleplerini dinleyerek not aldı. Görüşmelerde özellikle girdi maliyetleri, ürün fiyatları, satışlardaki düşüş ve vatandaşın pazardaki alım gücü üzerinde duruldu. CHP heyeti, sahada alınan notların hem yerel hem de genel siyaset gündeminde değerlendirileceğini ifade etti. ATAPARK VE MİLLET BAHÇESİ’NDE HALKLA BULUŞTU Cumartesi Pazarı ziyaretinin ardından CHP heyeti Atapark’ta vatandaşlarla bir araya geldi. Burada da halkla doğrudan temas kuran Başarır ve beraberindeki heyet, yurttaşların talep, öneri ve beklentilerini dinledi. Giresun merkezdeki programın en geniş katılımlı bölümü ise Giresun Tarihi Millet Bahçesi’nde gerçekleştirildi. CHP Giresun İl Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, ilçe başkanları ve partililerin Millet Bahçesi’nde vatandaşlarla bir araya geldiği bildirildi. Millet Bahçesi buluşmasında ekonomik koşullar, hayat pahalılığı, emeklilerin geçim sorunu, esnafın maliyet baskısı, yerel sorunlar, hukuk ve demokrasi başlıkları öne çıktı. “GİRESUN’A GELDİĞİMDE KENDİMİ EVİMDE GİBİ HİSSEDİYORUM” Millet Bahçesi’nde vatandaşlara seslenen Ali Mahir Başarır, Giresun’la aile bağları bulunduğunu belirterek Tirebolu ve Giresun’un damadı olmaktan gurur duyduğunu söyledi. Başarır, Karadeniz programının kendisi açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade ederek, “İki kızımın yarısı Giresunlu. Buraya geldiğimde kendimi evimde gibi hissediyorum” dedi. Türkiye’nin zor bir süreçten geçtiğini ancak mücadele ve umut duygusunu koruduklarını belirten Başarır, CHP’deki değişim sürecinin örgütün iradesiyle gerçekleştiğini savundu. Başarır, CHP’nin 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Türkiye’nin birinci partisi olmasının ardından hedef alındığını ileri sürerek, “Bizim suçumuz 31 Mart’ta 24 yıl sonra birinci parti olmamız, AKP’yi yenmemizdir. Bunun hazmedilemediğini görüyoruz” ifadelerini kullandı. “EMEKLİ MAAŞIYLA 20 GÜN GEÇİNEMİYOR” Konuşmasında ekonomiye geniş yer ayıran Başarır, milyonlarca yurttaşın geçim sıkıntısı yaşadığını belirtti. İktidarın temel sorunlara çözüm üretmek yerine muhalefeti hedef aldığını savunan Başarır, açlık sınırı ve emekli maaşları üzerinden iktidara tepki gösterdi. Başarır, “Açlık sınırı 36 bin liraya ulaştı, en düşük emekli aylığı ise 23 bin 550 lira. Bundan utanmayan, sıkılmayan bir iktidar var. Utanın bir parça, utanın. Sanki bu ülkenin sorunu muhalefetmiş gibi, muhalefet partisine darbe yapıyorsunuz. Bir sokağa çıkın, insanlarla, emeklilerle konuşun. Emekli maaşıyla 20 gün geçinemiyor. Pazara gidemiyor, evladına el açmak zorunda kalıyor” dedi. Milyonlarca yurttaşın icra dosyaları, barınma sorunu ve tahliye davalarıyla mücadele ettiğini ifade eden Başarır, iktidarın bu sorunlara çözüm üretmediğini ileri sürdü. Başarır, “Barınma sorununu çözemiyorlar ama Türkiye’nin birinci partisine darbe yapmayı biliyorlar. Hiçbir darbeye, hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz. Millet ve yurttaşlarımız arkamızda olduğu sürece yolumuzda yürümeye devam edeceğiz” diye konuştu. “MECLİS YOKSA SOKAK VAR” TBMM’de disipline sevk edilmesi nedeniyle bir süredir kürsüde konuşamadığını belirten Başarır, siyasi mücadelesini meydanlarda ve halkın içinde sürdüreceğini söyledi. Başarır, “Meclis yoksa sokak var. Ben meydanlarda, sokakta, milletle konuşurum. Emekliyi, işçiyi, haksızlığı, adaleti konuşmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı. CHP’nin yeni dönemde daha fazla halkın içinde olacağını belirten Başarır, büyük mitinglerin yanı sıra mahalle mahalle, belde belde ve köy köy çalışmalar yürütüleceğini kaydetti. Başarır, “Bir bank, bir sandalye, bir tabure ve bir mikrofon bize yeter. Ama en önemlisi yürektir. O yürek de bu örgütte vardır” dedi. MUTLAK BUTLAN TARTIŞMASINA SERT TEPKİ Başarır, konuşmasında CHP’de yaşanan mutlak butlan sürecine de değindi. Sürecin parti örgütlerinin iradesine yönelik bir müdahale olduğunu savunan Başarır, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da seslendi. Başarır, “Maalesef bir butlan kararı çıktı. 13 yıl gönül verdiğimiz birisi ve birkaç arkadaşı, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olduğunu sanıyor. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı tebligatla olunmaz. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı mahkeme salonlarından çıkmaz; Ankara Atatürk Spor Salonu’ndan çıkar. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı saraydan medet ummaz, milletten medet umar” dedi. Kılıçdaroğlu’nun yaşananların zamanla unutulacağını düşündüğünü öne süren Başarır, şöyle devam etti: “Kemal Bey, 13 yıl unutulur mu? Son seçimlerde partiyi birinci yapan Sayın Özgür Özel’in emeği unutulur mu? Bize gönül veren milyonların gözyaşları unutulur mu? Unutulmaz Kemal Bey. Yol yakınken evine dön. Bu millete, bu partiye ve yol arkadaşlarına daha fazla kötülük yapma.” “İL BAŞKANLARIMIZIN VE ÖRGÜTLERİMİZİN YANINDAYIZ” CHP’de görevden alınan il başkanlarıyla ilgili de konuşan Başarır, Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek ve görevden uzaklaştırılan diğer il başkanlarının yanında olduklarını söyledi. Başarır, “Benim il başkanlarımı değil, bizim il başkanlarımızı görevden alıyorlar. Ancak bu örgütler seçimi kazanmak için yeniden illerine, sokaklarına ve halkın arasına çıkacaktır” ifadelerini kullandı. CHP’nin seçilmiş genel başkanı, parti meclisi, kurultay delegeleri, üyeleri ve örgütleriyle bir bütün olduğunu belirten Başarır, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceğini örgüt belirler, üyeler belirler, delegeler belirler” dedi. “BURADA TEK GÜÇ VAR, ÖRGÜT VAR” Partinin ikiye bölüneceği yönündeki tartışmalara da yanıt veren Başarır, CHP içinde belirleyici gücün örgüt iradesi olduğunu savundu. Başarır, “Parti ikiye nasıl bölünür? İki ayrı güç olduğunda bölünür. Burada tek güç var; biz varız. Bölünecek hiçbir şey yok. Muradımız; partimizle, evimizle, yuvamızla, altı okla ve örgütlerimizle birlikte seçime girmektir” diye konuştu. “Devleti ve sarayı arkama aldım, partiyi size vermem” anlayışının kabul edilemeyeceğini belirten Başarır, yaşanan sürecin bir bölünme değil, birleşme ve bütünleşme mücadelesi olduğunu savundu. Başarır, “Bu bir kaçış değil, bu bir bölünme değil. Bu; ezilenleri, adalet arayanları, tutuklanan sanatçıları, siyasetçileri, belediye başkanlarını ve gençleri kurtarmak için bir birleşme, bütünleşmedir” dedi. DENİZ GÖKTAŞ’IN TUTUKLANMASINA TEPKİ Başarır, konuşmasında komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına da değindi. İfade özgürlüğü ve adalet vurgusu yapan Başarır, hukukun siyasi iktidarın tercihlerine göre işletildiğini ileri sürdü. Sanatçıların, gençlerin, siyasetçilerin ve belediye başkanlarının baskı altında tutulduğunu savunan Başarır, adalet talebinin herkes için geçerli olması gerektiğini belirtti. “AÇLIĞA VE SEFALETE MAHKUM DEĞİLİZ” Konuşmasının sonunda yurttaşlara mücadele çağrısı yapan Başarır, Türkiye’nin yoksulluğa ve adaletsizliğe mahkum olmadığını söyledi. Başarır, “Biz açlığa, sefalete, 23 bin 550 liraya, kiramızı ödeyemeyecek hale gelmeye, icra mahkemelerine ve salonlarına mahkum değiliz. Atanmış Kemal Kılıçdaroğlu’na da Tayyip Erdoğan’a da mahkum değiliz. Bize inanın, bize güvenin, bizimle beraber yürümeye devam edin. Her şey çok güzel olacak” ifadelerini kullandı. TİREBOLU’DA ÖRGÜT VE HALK BULUŞMASI Giresun merkezdeki programların ardından Başarır ve beraberindeki CHP heyeti Tirebolu’ya geçti. CHP Tirebolu İlçe Başkanlığı önünde partililerle buluşan Başarır, burada da kısa bir konuşma yaptı. Tirebolu programı kapsamında ilçe örgütüyle bir araya gelen heyet, daha sonra ilçe merkezinde esnafı ve vatandaşları ziyaret ederek sorunlarını dinledi. CHP heyetinin Giresun programı; İl Başkanlığı’ndaki örgüt buluşması, Cumartesi Pazarı ziyareti, Atapark ve Millet Bahçesi halk buluşmaları ile Tirebolu’daki temasları kapsayan geniş bir saha çalışması olarak tamamlandı. GİRESUN’DA HEM YEREL HEM ULUSAL GÜNDEM KONUŞULDU Ali Mahir Başarır’ın Giresun ziyareti, yalnızca yerel saha programı olarak değil, CHP’de son dönemde yaşanan hukuki ve siyasi tartışmaların gölgesinde yapılan dikkat çekici bir siyasi temas olarak da öne çıktı. Giresun’daki temaslarda bir yandan hayat pahalılığı, pazar fiyatları, esnafın maliyetleri, emeklilerin geçim sıkıntısı ve vatandaşın alım gücü konuşulurken; diğer yandan CHP’deki mutlak butlan süreci, il başkanlıkları tartışması, hukuk, demokrasi ve örgüt iradesi başlıkları gündeme geldi. CHP Giresun İl Başkanlığı’nın çağrısı ve gün içindeki saha çalışmaları, programın örgüt toplantısıyla sınırlı kalmadığını; esnaf, vatandaş ve halk buluşmalarını kapsayan geniş bir temas programı olarak yürütüldüğünü gösterdi. Program boyunca verilen mesajlarda, halkın sorunlarını yerinde dinleme, talepleri sahadan alma, örgüt iradesini savunma ve CHP’nin siyasetini doğrudan vatandaşla temas üzerinden güçlendirme vurgusu öne çıktı.

GEZMİŞ, ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MERA TAHSİSLERİNİ MECLİS’E TAŞIDI Haber

GEZMİŞ, ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MERA TAHSİSLERİNİ MECLİS’E TAŞIDI

GEZMİŞ, ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MERA TAHSİSLERİNİ MECLİS’E TAŞIDI CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Şebinkarahisar’da meraların Güneş Enerji Santrali projelerine tahsis edilmesine tepki gösterdi. Bölgede üreticilerle bir araya gelen Gezmiş, hayvancılığın temel dayanağı olan meraların korunması gerektiğini belirterek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi verdi. KÖYLÜNÜN ASIRLIK OTLAKLARI MECLİS GÜNDEMİNDE Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde meraların Güneş Enerji Santrali projelerine tahsis edilmesi, bölgede hayvancılıkla geçinen üreticilerin tepkisine neden oldu. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Çiftlik Mahallesi ve çevre köylerde yaşayan üreticilerin itirazlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı. Gezmiş, Şebinkarahisar’daki mera alanlarının enerji proje sahasına dahil edilmesinin, bölgede küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkla geçinen vatandaşların üretim düzenini doğrudan tehdit ettiğini söyledi. “KÖYLÜNÜN OTLAĞINA DOKUNMAYIN” Bölgedeki üreticiler, yüzyıllardır hayvanlarını otlattıkları kadastral mera alanlarının GES projelerine açılmasına karşı çıkıyor. Yem maliyetlerinin ağırlaştığı bir dönemde meraların köylünün elindeki en önemli doğal kaynak olduğunu belirten üreticiler, otlakların kaybedilmesi halinde hayvancılığın daha da zorlaşacağını ifade ediyor. Meraların enerji projeleri için gündeme gelmesi, Şebinkarahisar’da yalnızca arazi kullanımı tartışması olarak değil; kırsal üretim, hayvancılık, geçim kaynakları ve köy yaşamının geleceği açısından da kritik görülüyor. GEZMİŞ SAHADA ÜRETİCİLERLE GÖRÜŞTÜ CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Şebinkarahisar’da saha çalışması yaparak muhtarlar, üreticiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Bölgede yapılan incelemelerin ardından açıklama yapan Gezmiş, yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadıklarını ancak bu yatırımların tarımsal değeri bulunan alanlarda ve hayvancılığın dayandığı meralarda yapılmaması gerektiğini söyledi. Gezmiş, “Bizler elbette yenilenebilir enerjiye, temiz enerji yatırımlarına karşı değiliz. Ancak bu yatırımlar, köylünün yüzyıllardır hayvancılık yaptığı, hayvanını otlattığı asırlık meralarda, tarımsal değeri olan topraklarda yapılmamalıdır” dedi. “HALKI YOK SAYAN PROJELERİN KARŞISINDAYIZ” Gezmiş, Şebinkarahisar’da yaşayan vatandaşların meralarından edilmek istendiğini belirterek, projelerin halkın görüşü alınmadan yürütülmesine tepki gösterdi. Köylülerin hayvanlarını nerede otlatacaklarını düşünmek zorunda bırakıldığını söyleyen Gezmiş, “Halkımız meralarından ediliyor, hayvanlarını nerede otlatacaklarını kara kara düşünüyor. Kimseye sormadan, halkı yok sayarak yapılan bu projelerin karşısındayız” ifadelerini kullandı. SORU ÖNERGESİ TBMM’YE SUNULDU Şebinkarahisar’daki incelemelerinin ardından TBMM’ye dönen CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle soru önergesi sundu. Gezmiş, önergesinde 4342 sayılı Mera Kanunu’na dikkat çekerek meraların devlet güvencesi altında olduğunu hatırlattı. Vatandaşın sorunlarını Meclis gündemine taşımaya devam edeceklerini belirten Gezmiş, “Vatandaşımızın Meclis’teki sesi olduk, Bakanlığa önergemizi verdik. Bu haklı mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi. BAKANLIĞA MERA TAHSİSİ SORULARI Gezmiş’in TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, Şebinkarahisar’daki mera tahsisleriyle ilgili Bakanlıktan yanıt istendi. Önergede şu başlıklar öne çıktı: Şebinkarahisar ilçesinde son 5 yılda enerji yatırımları için tahsis edilen toplam mera alanı miktarının ne kadar olduğu, bu tahsis işlemleri yapılırken bölge halkının, muhtarların ve üreticilerin görüşünün alınıp alınmadığı soruldu. Gezmiş ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı ile İl Mera Komisyonu’ndan söz konusu enerji yatırımı için tahsis amacı değişikliği onayı alınıp alınmadığının, onay alındıysa bunun hukuki gerekçesinin açıklanmasını istedi. Önergede, hayvancılıkla geçinen Çiftlik Mahallesi ve bölge halkının uğradığı ekonomik zararların tazmin edilip edilmeyeceği ve köylüye eşdeğer nitelikte alternatif otlak alanı sağlanması için bir çalışma yapılıp yapılmayacağı da Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı. HAYVANCILIK VE KIRSAL YAŞAM RİSK ALTINDA Şebinkarahisar’da yaşanan mera tartışması, kırsal bölgelerde enerji yatırımları ile tarımsal üretim alanları arasındaki dengeyi yeniden gündeme taşıdı. Meraların hayvancılıkla geçinen köylüler için yalnızca otlak değil, üretim zincirinin temel unsuru olduğunu belirten Gezmiş, bu alanların kaybının yem maliyetlerini artıracağını, küçük üreticiyi daha da zor durumda bırakacağını ve kırsal göçü hızlandıracağını söyledi. ŞEBİNKARAHİSAR’DA HAYVANCILIK MERAYA DAYANIYOR Şebinkarahisar, Giresun’un hayvancılık açısından en güçlü ilçeleri arasında yer alıyor. Eldeki verilere göre ilçede büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık birlikte yürütülürken, üretimin ana dayanağını geniş mera ve yayla alanları oluşturuyor. İlçede 27 bin 437 büyükbaş, 21 bin 322 küçükbaş olmak üzere toplam 48 bin 759 baş hayvan varlığı bulunuyor. Bu tablo, Şebinkarahisar’daki meraların yalnızca boş arazi olarak değerlendirilemeyeceğini; süt üretimi, besicilik, küçükbaş hayvancılık, yem maliyeti ve kırsal geçim kaynakları açısından doğrudan üretim alanı olduğunu gösteriyor. Yem maliyetlerinin arttığı bir dönemde üreticiler için meralar, hayvan besleme sürecinde en önemli doğal kaynaklardan biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Çiftlik Mahallesi ve çevresindeki mera alanlarının GES projeleri için gündeme gelmesi, bölgede hayvancılığın geleceği ve kırsal yaşamın sürdürülebilirliği açısından da değerlendiriliyor. Şebinkarahisar’daki tartışmanın merkezinde, enerji yatırımlarının hangi alanlarda yapılacağı kadar, bu yatırımların köylünün üretim düzenini, hayvan varlığını, otlatma imkânlarını ve geçim kaynaklarını nasıl etkileyeceği de yer alıyor. Etkilenecek aile sayısı, proje sahasını kullanan üretici sayısı, merada otlayan hayvan varlığı ve alternatif otlak alanı sağlanıp sağlanmayacağı ise Bakanlık yanıtı ve yerel kurumların yapacağı açıklamalarla netleşecek. “MERA TALANINA HAYIR” CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, enerji yatırımlarında kamu yararı, üretici hakkı ve çevresel denge ilkesinin birlikte gözetilmesi gerektiğini belirtti. Gezmiş, Şebinkarahisar’daki meraların korunması için konunun takipçisi olacaklarını vurgulayarak, köylünün asırlık otlaklarının enerji projelerine feda edilmemesi gerektiğini söyledi. Şebinkarahisar’daki üreticilerin itirazı, TBMM’ye taşınan soru önergesiyle birlikte hem yerel hem ulusal düzeyde siyasi gündeme girdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.