Hava Durumu

#Sağlıklı Yaşam

giresunsonhaber - Sağlıklı Yaşam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlıklı Yaşam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni kesilen et hemen tüketilmemeli Haber

Yeni kesilen et hemen tüketilmemeli

Kurban Bayramı öncesinde sağlıklı tüketim alışkanlıkları, porsiyon kontrolü ve dengeli beslenmeye dair kritik uyarılarda bulunan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi diyetisyeni Buse Haldız, "Yeni kesilen etin vakit kaybetmeden tüketilmesi sindirim sorunlarına sebebiyet verebilir. Bu nedenle etin buzdolabında 12 ile 24 saat arasında dinlendirilmesi önem arz ediyor" şeklinde konuştu. KOCAELİ (İGFA) - Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, sağlıklı yaşam bilincini yaygınlaştırmak amacıyla Anne Şehir Merkezleri vasıtasıyla vatandaşlara destek vermeyi sürdürüyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi çatısı altında faaliyet gösteren Anne Şehir Merkezleri’nde görevli diyetisyen Buse Haldız, Kurban Bayramı süresince artış gösteren et ve tatlı tüketimi karşısında, tüketim miktarları ve öğünlerin dengelenmesi konusunda vatandaşlara tavsiyelerde bulundu. Diyetisyen Haldız, “Yeni kesilen etin hemen yenilmesi sindirim sisteminde problemlere yol açabilir. Kesimden sonraki kas sertliği nedeniyle oluşabilecek bu durum; mide rahatsızlıkları, şişkinlik ve hazımsızlığa neden olabilir. En sağlıklı yaklaşım, etin buzdolabında 12 ila 24 saat boyunca dinlendirilmesidir. Bu sayede et hem yumuşar hem de daha kolay sindirilir” dedi. KAVURMA TÜKETİMİNE DİKKAT Bayram sabahlarının klasiği olan kavurmanın ölçülü tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Haldız, küçük porsiyonların seçilmesini tavsiye etti. Kavurmanın yanına roka, maydanoz, salatalık ve domates gibi sebzelerin eklenmesinin sindirimi kolaylaştırdığını belirten Haldız, gün içindeki diğer öğünlerin daha hafif geçirilmesinin önemine dikkat çekti. Kalp-damar hastalığı, hipertansiyon ve diyabet hastalarının bayram sürecinde beslenmelerine daha çok özen göstermeleri gerektiğini hatırlatan Haldız; özellikle şerbetli tatlılar, aşırı tuz ve et tüketiminden uzak durulması gerektiğini belirtti. Şeker hastalarının öğünlerini aksatmaması gerektiğini ifade eden Haldız, tansiyon hastaları için ise az tuzlu pişirme tekniklerinin uygulanmasını önerdi. Bayram boyunca yaşlıların ve çocukların beslenme konusunda daha hassas olduğunu kaydeden Haldız, çocuklarda aşırı şeker kullanımının kısıtlanması gerektiğini dile getirdi. Yaşlılarda ise kan şekeri dalgalanmaları, tansiyon yükselmesi ve hazımsızlığın sık yaşandığını belirterek, ağır ve yağlı gıdalardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. EN SAĞLIKLI PİŞİRME YÖNTEMLERİNİ AÇIKLADI Et pişirme teknikleri üzerine de bilgi paylaşan Haldız, “En sağlıklı yöntem haşlamadır. Etin kendi suyunda pişmesi sağlanır, ek yağ gerektirmez ve sindirimi oldukça kolaydır. Bunu fırınlama ve ızgara yöntemleri takip eder. Kızartma ve yüksek ısıda yağda pişirme ise kaçınılması gereken yöntemlerdir” diyerek vatandaşlara sindirim dostu öneriler sundu. Kurban Bayramı ile birlikte kırmızı et tüketiminin yoğunlaştığını anımsatan Haldız, “Etin yanında lifli gıdaların ve sebzelerin tüketilmesi genel sağlık ve sindirim sistemi için büyük önem taşır. Özellikle kırmızı etin arttığı bu dönemlerde öğünlerin mutlaka sebzelerle desteklenmesi gerekir. Lifli besinler kolesterol dengesine yardımcı olur, midenin boşalma süresini yavaşlatır ve daha uzun süre tokluk hissi sağlar” dedi.

KAYADİBİ İLKOKULU’NDA “SAĞLIKLI ÇOCUK, SAĞLIKLI GELECEK” EĞİTİMİ Haber

KAYADİBİ İLKOKULU’NDA “SAĞLIKLI ÇOCUK, SAĞLIKLI GELECEK” EĞİTİMİ

KAYADİBİ İLKOKULU’NDA “SAĞLIKLI ÇOCUK, SAĞLIKLI GELECEK” EĞİTİMİ Sağlık Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğinde yürütülen “Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek Eğitim Programı”, Giresun Kayadibi İlkokulu’nda öğrencilerle buluştu. Programda çocuklara sağlıklı beslenme, ağız ve diş sağlığı, ilk yardım ve afet-sağlık hizmetleri konularında uygulamalı bilgilendirme yapıldı. ÖĞRENCİLERE SAĞLIKLI YAŞAM EĞİTİMİ VERİLDİ “Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek Eğitim Programı”, 21 Mayıs 2026 Perşembe günü Giresun Kayadibi İlkokulu’nda gerçekleştirildi. Giresun İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinliğe Vali Mehmet Fatih Serdengeçti’nin eşi Neslihan Gül Koç, Seçil Özkök, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Ünal Özek ve Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Bekir Bulut katıldı. Program kapsamında okulda sağlıklı beslenme, ağız ve diş sağlığı, UMKE ve ilk yardım istasyonları kuruldu. Öğrencilere istasyonlarda sağlık personelleri tarafından uygulamalı bilgilendirmeler yapıldı. BAKANLIK PROGRAMI 81 İLDE UYGULANIYOR Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek Programı, Sağlık Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında 18 Nisan 2025’te imzalanan Okul Sağlığı Hizmetleri İş Birliği Protokolü kapsamında yürütülüyor. Program, Türkiye genelinde ilkokul çağındaki çocuklara sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırmayı, çocukların sağlık konularındaki bilgi ve farkındalık düzeyini artırmayı hedefliyor. Bakanlık düzeyinde hazırlanan uygulama, 81 ilde okul öncesi ile 1, 2, 3 ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik teorik ve uygulamalı eğitimleri kapsıyor. Programda öğrencilerin yalnızca bilgi alan değil, öğrendiklerini ailesi ve çevresiyle paylaşan birer “Sağlık Elçisi” olarak yetişmesi amaçlanıyor. SAĞLIK İSTASYONLARINDA UYGULAMALI ANLATIM Kayadibi İlkokulu’ndaki etkinlikte öğrenciler, farklı sağlık başlıklarında oluşturulan istasyonlarda bilgilendirildi. Sağlıklı beslenme istasyonunda çocuklara doğru beslenme alışkanlıkları anlatıldı. Ağız ve diş sağlığı istasyonunda diş fırçalama alışkanlığı ve ağız sağlığının önemi aktarıldı. İlk yardım istasyonunda temel ilk yardım farkındalığı oluşturuldu. UMKE istasyonunda ise çocuklara afet ve acil durumlarda sağlık ekiplerinin görevleri tanıtıldı. Programın genel çerçevesi; sağlıklı beslenme, hijyen, fiziksel aktivite, ağız ve diş sağlığı, ilk yardım, bağışıklama hizmetleri ve sağlık okuryazarlığı gibi çok yönlü başlıkları içeriyor. ÇOCUKLARA “SAĞLIK ELÇİSİ” BELGESİ VERİLDİ Etkinlikte çocuklara yüz boyama, el baskısı, sağlıklı atıştırmalık dağıtımı, diş fırçası dağıtımı ile boy ve kilo ölçümü de yapıldı. Program sonunda öğrenciler, sağlıklı yaşam bilincinin yaygınlaştırılmasına katkı sunmaları amacıyla “Sağlık Elçisi” belgesi aldı. OKULLARDA SAĞLIK BİLİNCİ GÜÇLENDİRİLİYOR Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek Programı, okulları sağlıklı yaşam bilincinin güçlendirildiği merkezler haline getirmeyi amaçlıyor. İş birliği protokolüyle öğrencilerin bedensel, ruhsal ve sosyal sağlıklarını destekleyen eğitimlerin okul ortamında yaygınlaştırılması, koruyucu sağlık hizmetleriyle çocukların erken yaşta bilinçlendirilmesi hedefleniyor. Giresun’da gerçekleştirilen etkinlik, çocuklara sağlıklı yaşam alışkanlıklarını erken yaşta kazandırmayı ve okul-aile-toplum hattında sağlık farkındalığını artırmayı amaçlayan programın il düzeyindeki uygulamalarından biri oldu.

9. RUNKERASUS GİRESUN YARI MARATONU KOŞULDU Haber

9. RUNKERASUS GİRESUN YARI MARATONU KOŞULDU

GİRESUN YARI MARATONU 700’Ü AŞKIN KATILIMLA KOŞULDU Giresun’da 9’uncu kez düzenlenen Runkerasus Giresun Yarı Maratonu ve 10K Koşusu, 17 Mayıs 2026 Pazar günü geniş katılımla gerçekleştirildi. 49. Uluslararası Giresun Aksu Festivali etkinlikleri kapsamında yapılan organizasyonda sporcular 21 kilometre ve 10 kilometrelik parkurlarda mücadele etti. Yarı maratonda Ümran Bulut, 10K koşusunda ise Mehmet Kalyoncu genel klasmanda birinci oldu. 9. RUNKERASUS GİRESUN YARI MARATONU TAMAMLANDI Giresun’un geleneksel spor organizasyonları arasında yer alan 9. Runkerasus Giresun Yarı Maratonu ve 10K Koşusu, kentin sahil güzergâhında koşuldu. Sporcuları, vatandaşları ve protokol üyelerini aynı heyecanda buluşturan organizasyon, Giresun’un spor takviminde önemli bir etkinlik olarak tamamlandı. Uluslararası Giresun Aksu Festivali etkinlikleri kapsamında düzenlenen yarış, 17 Mayıs 2026 Pazar günü saat 09.00’da başladı. Organizasyon; Giresun Valiliği, Giresun Belediyesi, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Bulancak Belediyesi, Giresun Emniyet Müdürlüğü, Giresun İl Sağlık Müdürlüğü, Liman Başkanlığı, Karayolları 104. Şube Şefliği ve Giresun Maraton Kulübü iş birliğiyle gerçekleştirildi. Yarışların startı Giresun Port Liman girişinden verildi. Sporcular, sabah saatlerinden itibaren başlangıç noktasında toplandı ve hazırlıkların ardından parkura çıktı. STARTI VALİ KOÇ VE PROTOKOL ÜYELERİ VERDİ Yarı maraton ve 10K koşusunun startını Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun Milletvekilleri Prof. Dr. Nazım Elmas ve Ertuğrul Gazi Konal ile protokol üyeleri verdi. Programa Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun Milletvekilleri Prof. Dr. Nazım Elmas ve Ertuğrul Gazi Konal, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürü Muzaffer Ergün, kurum temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, sporcular ve çok sayıda vatandaş katıldı. SPORCULAR 21 KİLOMETRE VE 10 KİLOMETREDE MÜCADELE ETTİ Organizasyon iki ayrı kategoride yapıldı. Sporcular, 21 kilometrelik yarı maraton ve 10 kilometrelik koşu parkurlarında yarıştı. 21 kilometrelik yarı maraton parkuru, Giresun Port Liman girişinden başladı ve Ofran Plajı dönüşlü olarak tamamlandı. 10 kilometrelik koşu parkuru da yine liman girişinden başladı ve Belediye Plajı dönüşlü güzergâhta koşuldu. Sahil hattında gerçekleştirilen yarış, Giresun’un doğal güzelliklerini sporla buluşturdu. Sporcular, deniz kıyısındaki parkurda hem derece hem de kişisel performans için mücadele etti. YARI MARATONDA ÜMRAN BULUT BİRİNCİ OLDU 21 kilometrelik yarı maraton genel klasmanında Ümran Bulut birinci oldu. Ferdi olarak yarışan Bulut, parkuru 1 saat 13 dakika 38 saniyelik derecesiyle tamamladı. Yarı maratonda ikinci sırayı Osman Yakut aldı. Yakut, 1 saat 15 dakika 31 saniyelik derecesiyle finişe ulaştı. Jandarma Gücü Spor Kulübü sporcusu Kenan Sarı ise 1 saat 20 dakika 45 saniyelik derecesiyle üçüncü oldu. Yarı maraton genel klasmanında ilk 5 sıra şöyle oluştu: Sıra Sporcu Kulüp Derece 1 Ümran Bulut Ferdi 1:13:38 2 Osman Yakut — 1:15:31 3 Kenan Sarı Jandarma Gücü SK 1:20:45 4 Ömer Mürsel Aytop Ferdi 1:22:26 5 Şakir Atmaca RUN61 1:23:57 Yarı maratonda erkekler 16-34 yaş kategorisinde Ümran Bulut birinci, Osman Yakut ikinci, Kenan Sarı üçüncü oldu. M45-49 kategorisinde Şakir Atmaca birinci, Abdurrahman Ayazoğlu ikinci sırada yer aldı. M40-44 kategorisinde Mehmet Uzunalioğlu kendi kategorisinde birinci oldu. 10K KOŞUSUNDA MEHMET KALYONCU ZİRVEDE YER ALDI 10 kilometrelik koşuda genel klasmanın birincisi Mehmet Kalyoncu oldu. Ankara EGO Spor adına yarışan Kalyoncu, parkuru 32 dakika 14 saniyede tamamladı. Jandarma Gücü Spor Kulübü sporcusu Rıdvan Taş, 34 dakika 12 saniyelik derecesiyle ikinci sırayı aldı. Ferdi olarak yarışan Çağan Efran Yetim ise 34 dakika 27 saniyelik derecesiyle üçüncü oldu. 10K genel klasmanında ilk 5 sıra şöyle oluştu: Sıra Sporcu Kulüp Derece 1 Mehmet Kalyoncu Ankara EGO Spor 0:32:14 2 Rıdvan Taş Jandarma Gücü Spor Kulübü 0:34:12 3 Çağan Efran Yetim Ferdi 0:34:27 4 Kerem Kaya Ferdi 0:35:32 5 Erkan Çiftçi Jandarma Gücü Spor Kulübü 0:35:37 10K yarışında erkekler 16-34 yaş kategorisinde Mehmet Kalyoncu birinci, Rıdvan Taş ikinci, Çağan Efran Yetim üçüncü oldu. M35-39 kategorisinde Erkan Çiftçi, M45-49 kategorisinde Halil Özsoy, M50-54 kategorisinde ise Engin Aydın kendi yaş gruplarında ilk sırada yer aldı. 500 KAYITLI SPORCU YARIŞTI, TOPLAM KATILIM 700’Ü AŞTI Organizasyona Türkiye’nin farklı şehirlerinden yaklaşık 500 kayıtlı sporcu katıldı. Sporcuların yanı sıra vatandaşlar, gönüllüler, kulüp temsilcileri, görevliler ve protokol üyeleriyle birlikte etkinlikteki toplam katılım 700’ün üzerine çıktı. Yarı maraton ve 10K koşusu, Giresun’da hem sportif rekabeti hem de festival atmosferini aynı alanda buluşturdu. Kent dışından gelen sporcular, Aksu Festivali programı kapsamında düzenlenen yarışla Giresun’un sahil parkurunda mücadele etti. PROTOKOL VE VATANDAŞLAR ETKİNLİKTE YERİNİ ALDI Giresunlular, yarış güzergâhında sporculara destek verdi. Protokol üyeleri, kurum temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların katılımıyla organizasyon kent merkezinde hareketlilik oluşturdu. Yarış boyunca güvenlik, sağlık, ulaşım ve parkur düzeni için ilgili kurumlar sahada görev yaptı. Giresun Emniyet Müdürlüğü, Giresun İl Sağlık Müdürlüğü, Liman Başkanlığı, Karayolları 104. Şube Şefliği ve görevli ekipler, organizasyonun güvenli şekilde tamamlanmasına katkı sundu. DERECEYE GİRENLERE MADALYA VE ÖDÜLLERİ VERİLDİ Yarışların tamamlanmasının ardından dereceye giren sporcular için ödül töreni düzenlendi. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, törende başarılı sporculara madalya ve ödüllerini takdim etti. Köse, organizasyona imza atan Giresun Maraton Kulübü Başkanı Mehmet Fatih Kitapçı ve ekip arkadaşlarına teşekkür etti. Aksu Festivali’ne renk katan yarı maratonun Giresun’da sporun, birlik ve beraberliğin güçlenmesine katkı sunduğunu belirtti. AKSU FESTİVALİ’NE SPORTİF RENK KATTI 49.Uluslararası Giresun Aksu Festivali etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen Runkerasus Giresun Yarı Maratonu, festival programına sportif canlılık kazandırdı. Yarış, Giresun’un sosyal yaşamına hareketlilik katarken şehir dışından gelen sporcular ve misafirlerle kentin tanıtımına da hizmet etti. Sahil güzergâhında koşulan parkur, Giresun’un doğal güzelliklerini öne çıkaran etkinliklerden biri oldu. SPOR TURİZMİNE KATKI SAĞLADI Runkerasus Giresun Yarı Maratonu ve 10K Koşusu, Giresun’un spor turizmine katkı sağlamak, sağlıklı yaşam bilincini artırmak ve kentin sosyal, kültürel ve doğal değerlerini tanıtmak amacıyla düzenlendi. Organizasyon, sporculara rekabet heyecanı yaşatırken Giresun’un festival atmosferini de güçlendirdi. Giresun Maraton Kulübü Başkanı Mehmet Fatih Kitapçı ve görevli ekipler, yarışın planlanması, parkur düzeni, sporcu yönlendirmeleri ve ödül sürecinde aktif rol aldı. ULUSLARARASI ÖĞRENCİLERLE HATIRA FOTOĞRAFI ÇEKİLDİ Etkinlik kapsamında Giresun’da eğitim hayatına devam eden uluslararası öğrencilerle de bir araya gelindi. Katılımcılar, öğrencilerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi. Bu buluşma, organizasyonun yalnızca sportif yönüyle değil, sosyal etkileşim boyutuyla da öne çıkmasını sağladı. Sporcular, vatandaşlar, öğrenciler ve protokol üyeleri aynı etkinlik alanında buluştu. ORGANİZASYON ÖDÜL TÖRENİYLE SONA ERDİ Runkerasus Giresun Yarı Maratonu ve 10K Koşusu, parkurlardaki mücadelelerin ardından düzenlenen ödül töreniyle tamamlandı. Yarı maratonda Ümran Bulut’un, 10K koşusunda Mehmet Kalyoncu’nun genel klasman birinciliğiyle öne çıktığı organizasyon; sporcuların azmi, vatandaşların ilgisi, kurumların desteği ve protokolün katılımıyla Giresun’un spor takvimindeki önemli etkinliklerden biri olarak kayıtlara geçti. https://merbespor.com/results/giresunmaratonu-2026/

4 ŞUBAT DÜNYA KANSER GÜNÜ: ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR Haber

4 ŞUBAT DÜNYA KANSER GÜNÜ: ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR

4 ŞUBAT DÜNYA KANSER GÜNÜ: ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR Farkındalık, tarama ve sağlıklı yaşam vurgusu: “Kanser erken yakalanabilir, durdurulabilir ve iyileştirilebilir.” Her yıl 4 Şubat’ta anılan Dünya Kanser Günü, kanser konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı ve önlenebilir ölümlerin azaltılmasını hedefleyen küresel bir dayanışma çağrısı olarak öne çıkıyor. Uluslararası kampanyanın 2025–2027 dönemi teması olan “Benzersiz Birlik”, kanserle mücadelede her bireyin farklılığıyla güçlü bir bütünün parçası olduğunu vurguluyor. Amaç, yalnızca bir gün süren bir hatırlatma değil; kalıcı bilinç, davranış değişikliği ve düzenli sağlık kontrolleriyle sürdürülen bir mücadele kültürü oluşturmak. Uzmanlar, vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkan şikâyetlerin her zaman kanser anlamına gelmeyebileceğini ancak belirtilerin asla hafife alınmaması gerektiğini belirtiyor. Erken evrede teşhis edilen kanserlerde tedavi başarısının belirgin şekilde arttığına dikkat çekiliyor. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de kanser, ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alıyor. En sık görülen kanser türleri ise akciğer, meme, kolorektal, prostat ve mide kanserleri olarak sıralanıyor. Risk Faktörlerine Dikkat Uzmanlar, kanser gelişiminde yaşam tarzının belirleyici rol oynadığını vurguluyor. Kaçınılması gereken başlıca risk faktörleri şöyle sıralanıyor: Sigara ve diğer tütün ürünleri kullanımı Obezite Aşırı alkol tüketimi Yetersiz meyve ve sebze tüketimi HPV başta olmak üzere cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar Hepatit ve diğer kanserojen enfeksiyonlara maruziyet Hava kirliliği İyonize radyasyona maruz kalma Bu faktörlerin kontrol altına alınmasının, birçok kanser türünün önlenmesinde kritik rol oynadığı ifade ediliyor. Ücretsiz Tarama Programları Hayat Kurtarıyor Kanserin erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken sağlık otoriteleri, vatandaşları düzenli tarama programlarına katılmaya davet ediyor. Türkiye’de yürütülen Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında: Meme Kanseri Tarama Programı Ayda bir kendi kendine meme muayenesi konusunda danışmanlık Yılda bir klinik meme muayenesi 40–69 yaş arası kadınlara iki yılda bir mamografi Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Tarama Programı 30–65 yaş arası kadınlara beş yılda bir HPV-DNA testi Kolorektal Kanser Tarama Programı 50–70 yaş arası kadın ve erkeklere iki yılda bir gaitada gizli kan testi 50–70 yaş arasında on yılda bir kolonoskopi Bu taramalar; KETEM’ler, İlçe Sağlık Müdürlükleri, Toplum Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak yapılıyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Melek Çağlayan, kanserle mücadelede en güçlü silahın erken tanı olduğunun altını çizerek, bireylerin düzenli kontrolleri ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor. Toplum genelinde bilinç düzeyinin artmasıyla birlikte, kanser kaynaklı kayıpların azaltılabileceği belirtiliyor.

RİZE, YEŞİLAY DÜNYA KAR MOTOSİKLETİ ŞAMPİYONASI’NA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK Haber

RİZE, YEŞİLAY DÜNYA KAR MOTOSİKLETİ ŞAMPİYONASI’NA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK

RİZE, YEŞİLAY DÜNYA KAR MOTOSİKLETİ ŞAMPİYONASI’NA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK Kar üstünde hız, sahada farkındalık: Sporla bağımlılıkla mücadele mesajı dünyaya yayılacak Rize, 2026 yılında bağımlılıkla mücadele temalı önemli bir uluslararası spor organizasyonuna ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. İhsan Selim Baydaş’ın 2026 yılını il genelinde “Bağımsızlık ve Yeşilay Yılı” ilan etmesinin ardından, farkındalık çalışmalarını güçlendirecek büyük bir etkinlik takvime alındı. Bu kapsamda Gençlik ve Spor Bakanlığı, Rize Valiliği, Yeşilay ve Türkiye Motosiklet Federasyonu iş birliğinde düzenlenecek “Yeşilay Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası”, 3–4 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Organizasyona ev sahipliği yapacak adres ise Rize’nin kış turizmi açısından öne çıkan noktalarından biri olan Handüzü Yaylası olacak. “Spor, Bağımlılıklardan Korur” sloganıyla düzenlenecek şampiyona, yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesinde toplumsal bir mesaj da taşıyor. Etkinlik ile özellikle gençlerin spora yönlendirilmesi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının teşvik edilmesi ve bağımlılıkla mücadele konusunda güçlü bir kamuoyu bilinci oluşturulması hedefleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Vali Baydaş, bağımlılıkla mücadelenin sadece idari bir sorumluluk değil, aynı zamanda toplumsal bir görev olduğuna dikkat çekti. Gençlerin spor, sanat ve sosyal faaliyetlerle buluşturulmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Baydaş, bu alanlardaki projelerin artarak süreceğini ifade etti. Yaklaşık 1.800 metre rakıma sahip Handüzü Yaylası’nda düzenlenecek şampiyonanın, Rize’nin doğal güzelliklerini uluslararası spor kamuoyuna tanıtması ve kentin spor turizmi potansiyeline katkı sağlaması da bekleniyor. Kar üstünde gerçekleştirilecek yarışlar ve etkinliklerle hem adrenalin hem de sosyal sorumluluk mesajı bir arada verilecek. Organizatörler, 3–4 Şubat tarihlerinde düzenlenecek şampiyonaya tüm sporseverleri davet ederken, etkinliğin sporun birleştirici gücüyle sağlıklı ve bağımsız bir yaşam bilincini yaygınlaştırmayı amaçladığını vurguluyor. Sporun sadece fiziksel değil, sosyal ve ruhsal açıdan da koruyucu bir kalkan olduğu gerçeği, bu kez kar üstünde dünya sahnesine taşınacak.

Ordu Büyükşehir’den Ünye’ye yeni bisiklet yolu Haber

Ordu Büyükşehir’den Ünye’ye yeni bisiklet yolu

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in sağlıklı yaşam ve çevreci ulaşım vizyonu doğrultusunda Ordu genelinde hayata geçirilen bisiklet yollarına bir yenisi daha ekleniyor. Ünye ilçesinde hayata geçirilecek olan bisiklet yolu çalışması ile Ünye’deki bisiklet yolu uzunluğu 10 km’ye çıkıyor. ORDU(İGFA) - Ordu Ünye ilçesinde 2021 yılında tamamlanan 4,5 km’lik bisiklet yolunun ardından yeni bir çalışma gerçekleştirecek olan Büyükşehir Belediyesi bu çalışmanın devamı niteliğindeki Ünye Bisiklet Yolu 2.Etap çalışmasına başladı. BİSİKLET YOLU 10 KM’YE ÇIKACAK Ünye Bisiklet Yolu 2. Etap çalışması, Ünye Çamlık’tan başlayarak Gölevi Mahallesi (Hasan Bey Otele) kadar devam etmekte olan 3 km’lik mesafeyi kapsıyor. Mevcut yaya kaldırımı yanında yapılması planlanan çalışma ile birlikte toplamda bisiklet yolu 10 km’ye ulaşacak. Zemininde mevcut asfalt kaplama üzerine boya ve baskı beton yürüyüş yolu yapılacak. Hayata geçecek olan bisiklet yoluna aydınlatma elemanları ve kentsel donatı elemanları da yerleştirilecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yayınladığı Bisiklet yolu yönetmeliğine uygun olarak hayata geçecek çalışma ile yol 2,4 metre genişliğinde olacak. Yapılacak çalışma ile birlikte vatandaşların bisiklet kullanımını artırmak için koşulların uygun hale getirilmesi sağlanacak ve ilçe merkezinde ana ulaşım güzergahlarından biri olan Devlet Sahil Yolu üzerinde bulunan araç yoğunluğu azaltılacak. Bu sayede de çevre kirliliğinin de önüne geçilmesi sağlanacak. ÜNYE ÇAMLIK’A YENİ YÜRÜYÜŞ YOLLARI Öte yandan Ünye’nin ve Ordu’nun göz bebeği mekanlarından olan Çamlık’a da özel önem veren Büyükşehir Belediyesi, Ünye Çamlık’ta bulunan mevcut yürüyüş yoluna ek 1 km daha yürüyüş yolu yapacak. Proje kapsamında yapılacak bisiklet ve yürüyüş yolu güzergahı aydınlatma elemanları ve kentsel donatı elemanlarıyla zenginleştirilerek daha konforlu ve kullanılabilir hale getirilecek.

GİRESUN ÇOCUK TRAFİK EĞİTİM PARKI AÇILDI Haber

GİRESUN ÇOCUK TRAFİK EĞİTİM PARKI AÇILDI

GİRESUN ÇOCUK TRAFİK EĞİTİM PARKI AÇILDI Giresun'da çocukların küçük yaşlarda trafik bilincine kavuşmalarını ve trafik kültüründe güvenli bireyler olarak yetişmelerini sağlamak amacıyla Aksu Mahallesi'nde kurulan "Giresun Çocuk Trafik Eğitim Parkı" törenle açıldı. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen, Giresun Valiliği'nin koordinasyonunda ve Kuzey Yıldızı Derneği tarafından yürütülen parkın açılışı, 12 Aralık Cuma günü saat 14.00'te Sevinç-Mehmet Ekizoğlu Anaokulu bahçesinde düzenlendi. Törende Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, İl Milli Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, Kuzey Yıldızı Derneği Başkanı Ali Yılmaz, il protokolü, öğretmenler, veliler ve birçok öğrenci hazır bulundu. "Minik Trafik Elçileri Yetişecek" Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını Proje Yürütücüsü ve Kuzey Yıldızı Derneği Başkanı Ali Yılmaz gerçekleştirdi. Yılmaz, projenin sadece trafik kurallarını öğretmekle kalmayıp, çocukların öğrendiklerini ailelerine taşıyarak "Trafik Elçisi" olmalarını sağlama hedefinde olduklarını vurguladı. "İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi işbirliğiyle yürütülen bu proje, okul öncesi ve ilkokul seviyesindeki çocuklarımızın teorik bilgileri pratiğe dökmelerine imkan tanıyacak." dedi. Ardından kürsüye çıkan İl Milli Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, "Trafik eğitiminde erken yaş büyük fark yaratır" ilkesini benimseyerek projenin eğitim camiasına fayda sağlamasını temenni etti. Vali Serdengeçti: "1 Milyon 250 Bin TL’lik Eğitim Ekosistemi" Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, açılan parkın Giresun'un çocukları için önemli bir yatırım olduğunu belirtti. Trafik kazalarının büyük kısmının insan hatalarından kaynaklandığını, bu hataların da eğitimle giderilebileceğine dikkat çeken Vali Serdengeçti, şöyle konuştu: "Bu değerli proje, çocuklarımızın erken yaşlardan itibaren güvenli ve sorumluluk sahibi bir trafik kültürüyle yetişmelerine olanak sağlama hedefimizin somut bir ürünü. Projemiz, 1 milyon 250 bin Türk Lirası bütçesi ile sadece fiziksel bir park düzenlemesi değil, aynı zamanda çocuklarımızın trafik bilinci, güvenlik kültürü ve uygulamalı öğrenme yeteneklerini geliştirecek çok boyutlu bir eğitim ekosistemi sunmaktadır." Tüm Okullar İçin Açık Vali Serdengeçti, parkın sadece Sevinç-Mehmet Ekizoğlu Anaokulu'na değil, Giresun Merkez ve çevresindeki tüm okullara hizmet edeceğini açıkladı. "Çocuklarımız burada trafik kurallarının yanı sıra 112 Acil Çağrı eğitimi, sağlıklı yaşam, afet bilinci ve çevre-sıfır atık gibi yaşam becerilerini de kazanacaklar." dedi. Donanımlı Eğitim Proje kapsamında okula kazandırılan parkta, 150 metrekare yol şeridi ve geçit uygulaması yapılırken, eğitimlerde kullanılmak üzere 10 akülü araç, 10 pedallı araç, bisikletler, trafik levhaları ve işaret lambaları ile ilk yardım ekipmanları sağlandı. Konuşmalardan sonra Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, projeye katkıda bulunan Kuzey Yıldızı Derneği Başkanı Ali Yılmaz'a plaket verdi. Tören, protokol üyelerinin minik öğrencilerle birlikte açılış kurdelesini kesmesi ve parkurda yapılan ilk sürüş denemeleriyle sona erdi.

Uzun Yaşam Genetik mi, Seçim mi? Haber

Uzun Yaşam Genetik mi, Seçim mi?

Kimileri 100 yaşına dek sağlıklı bir yaşam sürebilirken, bazıları genç yaşlarda ciddi sağlık problemleriyle karşılaşabiliyor. Peki, uzun yaşamın sırrı nerede gizli? Genetik mi, yoksa yaşam tarzı mı daha etkili? "İnsan ömrünün yaklaşık %25-40'ı genetikle belirlenirken, geri kalan ise yaşam tarzı, çevresel faktörler ve tesadüflerle şekilleniyor" diyen Acıbadem Life Longevity’den İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, genetiğin yaşlanma üzerindeki etkilerini ve epigenetikle birlikte sağlıklı yaşam alışkanlıklarının bu süreci nasıl değiştirdiğini anlattı. Genetik, Piyanonun Tuşlarıysa; Epigenetik, O Tuşlara Basan Piyanisttir Kimler uzun yaşar? Uzun yaşam, aileden miras alınan bir özellik mi yoksa daha fazlası mı? Bilimsel çalışmaların son yıllarda en fazla yoğunlaştığı konuların başında uzun ve sağlıklı yaşam geliyor. Yapılan araştırmalara göre, insan ömrünün yaklaşık yüzde 25 ila 40’ının genetik faktörlere bağlı olduğu belirlenmiş durumda. Peki kalan yüzde 60’lık kısımda etkili olan nedir? Acıbadem Bodrum Hastanesi’nde bulunan Acıbadem Life Longevity’de görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, bu yüzde 60’lık kısmın çevresel faktörlerle, yaşam tarzı seçimleriyle ve rastlantıların etkisiyle şekillendiğini söylüyor ve "İyi bir genetik altyapıya sahipseniz bu büyük bir avantajdır; fakat bu şansı en iyi şekilde değerlendirmek için epigenetik etkileri anlamak gereklidir. Genetik, piyanonun tuşları gibidir ve o tuşlara hangi sıra ve nasıl basılacağını belirleyen epigenetik mekanizmalardır. Besinler, toksinler, gazlar, radyasyon, egzersiz, uyku, stres ve enfeksiyonlar gibi çevresel faktörler bütününü işaret eden ekspozom, bu "piyanist"in notalarını oluşturur. DNA üzerindeki belirli bölgelerde gerçekleşen metilasyon veya histon modifikasyonu gibi epigenetik düzenlemeler, genlerin aktif mi pasif mi olacağını belirler." dedi. UZUN YAŞAM “OLAĞANÜSTÜ GENLER”E BAĞLI! YA SİZDE YOKSA? Guinness rekorlarına göre dünyanın en uzun süre yaşayan insanı olarak bilinen ve 122 yaşında hayatını kaybeden Jeanne Louise Calment örneğinden bahseden Acıbadem Life Longevity İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, “Bu kişi 117 yaşına kadar sigara içiyordu. Alkol ve çikolataya da bir hayli düşkündü. Bazı bireyler olağanüstü genetik profile sahip olabilir” diye konuştu. Uzun ömürlü aileler üzerinde yapılan incelemelerde yaşlanmaya karşı koruyucu genetik profillerin, sağlıklı metabolizma ve düşük hastalık riskiyle öne çıktığını belirten Uzm.Dr. Halil Ertürk, “Bu özellikler, uzun ve sağlıklı yaşamın aile içerisinde genetik olarak aktarılabildiğini gösteriyor. Uzun ömürlü ailelerin üyeleri, daha düşük kan şekeri, insülin ve trigliserid seviyeleriyle daha sağlıklı bir metabolik profile sahip. Bu özellikler, yaşlanmaya bağlı hastalıkların gecikmesini ve daha uzun sağlıklı yaşam süresini destekliyor. Bu ailelerde Alzheimer, diyabet, kalp yetmezliği gibi yaşa bağlı hastalıkların daha az görüldüğü belirtiliyor. Ayrıca, kanser gibi hastalıklara karşıda daha dirençli oldukları ve hastalık sonrası daha dayanıklı oldukları gözlemleniyor. Bu ailelerde, sağlıklı yaşam süresini uzatan, bir kısmı büyük oranda doğrulanmış, bir kısmı kısmen doğrulanmış bazı genler öne çıkıyor” dedi. İŞTE UZUN YAŞAM GENLERİ APOE2: Bu varyant, Alzheimer ve kalp hastalığı riskini azaltıyor. FOXO3a: Hücrelerin strese karşı dayanıklılığını artıran ve DNA onarımını destekleyen bir "hücre bekçisi" olarak işlev görür. CETP ve APOC3: Bu genlerin belirli varyantları, iyi kolesterol (HDL) seviyelerini artırıp trigliseritleri düşürerek kardiyovasküler sağlığı korur. IGF-1R ve d3GHR: Büyüme sinyallerini düzenleyen bu genlerin düşük aktiviteli varyantları, metabolizmanın yavaşlamasına ve yaşam süresine katkıda bulunur. Sirt6: Yaşlanma karşıtı bir "Sirtuin" geni olan Sirt6, DNA hasarlarını onararak genomun sağlıklı kalmasını sağlar. NE ZAMAN YAŞLANACAĞINIZI SAĞLIK YÖNETİMİNİZ BELİRLİYOR! Genetik yatkınlığın kronolojik yaştan farklı olan biyolojik yaşı doğrudan etkilediğini belirten Uzm. Dr. Halil Ertürk, “Özellikle DNA onarımı ve genom stabilitesi ile ilişkili genler, yaşlanma hızımızda kritik rol oynar. Yaşlandıkça, genetik etkiler çevresel faktörlerle daha fazla etkileşime girer. Özellikle uyku kalitesi ve beslenme gibi faktörler, genetik riskin yüksek olduğu kişilerde bile yaşlanma hızını yavaşlatabilir. Genetik yatkınlık yaşlanma sürecini şekillendiriyor olsa da, sağlıklı yaşam tarzı seçimleri genetik riskleri yönetmenin, uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmenin en etkili yoludur” dedi. 8 HAFTADA 4,6 YIL GENÇLEŞMEK MÜMKÜN MÜ? Yaşam tarzına odaklanan yalnızca 8 haftalık bir müdahale programı kapsamında, DNA metilasyon saati kullanılarak ölçülen biyolojik yaşın ortalama 4,6 yıl geriye çekilebildiğinin gösterildiğini belirten Uzm. Dr. Halil Ertürk, “Bu da genetik kodumuzu değiştiremesek bile, genlerin nasıl işlev göreceğini etkileyen epigenetik düzenlemeleri yönetebileceğimizi ortaya koyuyor. Sağlıklı beslenme, egzersiz, kaliteli uyku, stres yönetimi gibi alışkanlıklar, genetik riskiniz ne olursa olsun yaşam süresini uzatabilir ve yaşam kalitesini artırabilir” diye konuştu. Genetik müdahalelerin gelecekte yaşlanma sürecini yavaşlatmak hatta tersine çevirmek için önemli bir araç haline gelebileceğine dikkat çeken Acıbadem Life İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, “Bu fikir artık bilim kurgu olmaktan çıktı. Bugün laboratuvar ortamında deneysel olarak uygulanabilen genetik tedaviler, yaşlanmanın kök sebeplerini hedef alarak biyolojik yaşı geri çekme potansiyeline sahip” dedi. YAŞLANMAYI GECİKTİRMEYİ HEDEFLEYEN GENLER Telomeraz: Hücre bölünmesiyle kısalan telomerleri (kromozom uçları) uzatarak hücresel yaşlanmayı yavaşlatır. Özellikle kök hücre ve bağışıklık sistemi hücrelerindeki yaşlanmanın tersine çevrilmesi tüm vücutta gençleşme etkisini oluşturur. Follistatin: Kas büyümesini engelleyen Myostatin proteinini bloke ederek yaşa bağlı kas kaybını (sarkopeni) önler. Klotho: Özellikle beyin sağlığını korur ve Alzheimer ile ilişkili Amiloid-β plaklarını azaltmaya yardımcı olabilir. PGC-1a: Hücrelerimizin enerji merkezi olan mitokondrilerin fonksiyonunu iyileştirerek yaşlanmaya bağlı enerji kaybını hedefler.

Nefes Al, Farkında Ol, Harekete Geç! Haber

Nefes Al, Farkında Ol, Harekete Geç!

Akciğer Kanseri Farkındalığına Dikkat! Kasım ayı, tüm dünyada dikkatleri akciğer kanserine çekmek amacıyla "Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı" olarak anılmakta, 17 Kasım ise "Akciğer Kanseri Farkındalık Günü" olarak belirlenmiştir. Akciğer kanseri, her yıl 1,69 milyon kişinin yaşamını yitirmesiyle kanser kaynaklı ölümler arasında başı çekmektedir. Bu ölümler, kolon, meme ve prostat kanserleri gibi hastalıkların toplamından daha fazladır. Tütün ve sigara kullanımı, akciğer kanseri ölümlerinin en büyük sebebidir ve dünya çapında kanser ölümlerinin yüzde 22'si ile akciğer kanseri ölümlerinin yüzde 71'ine neden olmaktadır. Akciğer kanserlerinin yüzde 70'i sigarayla doğrudan bağlantılıdır. Çevresel toksik maddeler (radon, asbest, arsenik vb.), genetik faktörler ve bazı hastalıklar da risk faktörleri arasındadır. Semptomlar genelde; geçmeyen öksürük, nefes darlığı, kanlı balgam, göğüs ağrısı, halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, ses kısıklığı ve sık tekrarlayan bronşit ya da zatürredir. Erken tanı, akciğer kanseri tedavisinde büyük önem taşır. Erken evre tanısı konulan hastalarda ortalama sağ kalım oranı yüzde 70 civarındadır. Multidisipliner yaklaşımlar ve ülkeye özgü risk faktörlerinin incelenmesi, erken teşhis süreçlerini güçlendirebilir. Her hastanın tedavi süreci, kanserin konumu, evresi, hastanın yaşı ve sağlık durumu gibi faktörlere göre kişiselleştirilir. Cerrahi, hedefe yönelik tedaviler, radyoterapi ve kemoterapi gibi multidisipliner yaklaşımlar mevcuttur. Etkin bir tarama yöntemi olmamakla birlikte, en etkili savunma mekanizması tütün kontrolüdür. Akciğer, vücudun oksijen ihtiyacını karşılayan başlıca solunum organıdır. Hücrelerden oluşan bu organ, gerektiğinde hücrelerin çoğalmasını sağlar. Ancak kontrolsüz hücre artışı, akciğerde kitleye ve sonuçta kansere dönüşebilir. Başlangıçta kitle büyümeye devam eder ve ileri aşamalarda diğer organlara yayılabilir. Akciğer kanseri iki ana gruba ayrılır: • Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanseri (KHDAK): Bu grup, akciğer kanseri vakalarının yaklaşık %85'ini kapsar ve diğer türe göre daha yavaş ilerler. • Küçük Hücreli Akciğer Kanseri (KHAK): Bu tür, daha az yaygın olup, hızlı bir şekilde diğer organlara yayılabilir. Akciğer kanseri erkeklerde en sık, kadınlarda ise ikinci sıklıkla görülen bir kanserdir ve kanser kaynaklı ölümler arasında birinci sıradadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (IARC) GLOBOCAN 2022 raporlarına göre, dünya genelinde her yıl yaklaşık 2,5 milyon yeni vaka ve 1,8 milyon ölüm görülmektedir. Akciğer kanseri risk faktörleri ise şu şekildedir: · Sigara, pipo, nargile gibi tütün ürünleri tüketimi, · Pasif içicilik, · Çeşitli kimyasal maddelere mesleki ya da çevresel maruziyet, · Yüksek radyasyon, · Yoğun hava kirliliği olan bölgelerde yaşam, · Ailede kanser geçmişi. Tütün dumanında kansere neden olabilecek 70’ten fazla kimyasal içeren 7000'in üzerinde madde vardır. Sigara, pipo, puro gibi modern ürünler de akciğer kanseri riskini artırabilir. İçindeki toksik maddeler, bronş epitelinde DNA hasarına yol açarak tümör oluşumunu tetikleyebilir. DSÖ'nün raporuna göre her sene 1,3 milyon insan pasif içicilik nedeniyle ölmektedir. Pasif içicilik akciğer kanserine yol açabilir ve "güvenli" bir düzeyi yoktur. Dumansız hava sahası politikaları ve ev ortamında maruziyeti azaltmak, tütün kullanımını ve dolayısıyla kanser yükünü hafifletebilir. Türkiye’de erkeklerde en yaygın görülen kanser türü trakea, bronş ve akciğer kanseri olup 49,3/100.000 oranında teşhis edilmektedir. Kadınlarda sıklık dördüncü sırada olup oran 10,8/100.000'dir. Her yıl yaklaşık 30 bin kişiye akciğer kanseri tanısı konulmakta ve 23 bin kişi bu nedenle ölmektedir. Vakaların sadece %17'si erken evrede belirlenebilirken, %24,3'ü bölgesel, %58,6'sı uzak organlara yayıldıktan sonra teşhis edilmektedir. Tanı yaşı ortalama 65'tir. Akciğer kanserinin sık görülen belirtileri: · Geçmeyen veya kötüleşen öksürük, · Kanlı balgam veya kanla karışık öksürük, · Nefes alırken artan göğüs ağrısı, · İştahsızlık, halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, · Ses kısılması, · Nefes darlığı, · Tekrarlayan bronşit ve/veya zatürre atakları. Erken teşhis tedavi başarısını artırır ancak semptomlar genellikle ileri evreye kadar fark edilmez. Akciğer kanseri belirtileri enfeksiyonlar veya sigara kullanımıyla karıştırılabildiği için teşhis gecikebilir. Akciğer kanseri tanısı; fizik muayene, akciğer grafisi, BT, MR, bronkoskopi ve biyopsi ile konur. Genetik mutasyon ve biyobelirteçlerin analizi için yapılan testler, kesin teşhis koymak ve kişiye uygun tedavi planı yapmak adına önem taşır. Tedavi yöntemleri hastalığın evresine, yerine, hastanın yaşına ve diğer sağlık durumlarına göre belirlenir. Cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik terapiler ve immünoterapiler multidisipliner bir bakış açısıyla uygulanabilir. Erkeklerde yüzde 89,9, kadınlarda yüzde 43 oranında akciğer kanseri vakaları tütün kullanımı kaynaklıdır. Türkiye'de tespit edilen yıllık yaklaşık 25 bin akciğer kanseri vakası önlenebilir durumdadır. Tütünü bırakmak, her yaşta ve sağlık durumunda yararlıdır. Sigara bırakıldıktan 10 yıl sonra, akciğer kanseri riski içmeye devam edenlere göre %50 düşmektedir. Tütün alışkanlığından kurtulmak isteyen bireyler, Sağlık Bakanlığı'nın sunduğu şu hizmetlerden yararlanabilir: · ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı · Sigara Bırakma Poliklinikleri · Mobil Sigara Bırakma Poliklinikleri Bu merkezlerde kanıta dayalı ilaç tedavilerine ücretsiz erişim imkânı sağlanmaktadır. Akciğer kanseri çoğunlukla belirgin semptomlar göstermediği için geç teşhis edilir, bu da tedaviyi zorlaştırır. Farkındalık yaratma, erken tanı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle akciğer kanseri önlenebilir ve erken evrede yakalanabilir. Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında herkesi; · Tütün kullanmaktan kaçınmaya, · Dumansız hava sahası politikalarına destek vermeye, · Sağlıklı yaşam tarzını benimsemeye davet ediyoruz. "Kanserle Erken Mücadele Hayat Kurtarır" "Farkında Ol, Erken Tespit Hayat Kurtarır!" "Nefes Al, Farkında Ol, Harekete Geç!" "Dumansız Nefes Sağlıklı Hayat Demektir"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.