Hava Durumu

#Sağlık Turizmi

giresunsonhaber - Sağlık Turizmi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Turizmi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlık Turizminde Komplikasyon Sigortası Karı, Kimleri Nasıl Etkileyecek? Haber

Sağlık Turizminde Komplikasyon Sigortası Karı, Kimleri Nasıl Etkileyecek?

Sağlık turizmi alanında çalışanlar açısından önemli bir gelişme yaşandı. Bilindiği üzere son yönetmelikle birlikte komplikasyon sigortası zorunluluğu getirilmişti. Ancak düzenlemeye karşı açılan davada, komplikasyon sigortasına ilişkin madde hakkında yürütmenin durdurulması kararı verildi. Peki, yürütmenin durdurulması kararı bu alanda faaliyet gösteren klinikleri, hastaneleri ya da aracı kuruluşları sorumluluktan kurtardı mı? Hayır. Yürütmenin durdurulması kararı yalnızca komplikasyon sigortası zorunluluğuna yönelik. İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, komplikasyon sigortasında, bundan sonraki süreç hakkında şu bilgileri verdi: ARTIK KOMPLİKASYON SİGORTASI ZORUNLU DEĞİL AMA… “Komplikasyon sigortası zorunluluğunun getirilmesiyle birlikte, aslında amaca çok da hizmet etmeyen ve yalnızca yönetmelikteki yükümlülüğü yerine getirmek amacıyla çok düşük teminatlı, yetersiz sigortaların yapılmaya başlandığını görmüştük. Dolayısıyla yürütmenin durdurulması kararının bu anlamda olumlu bir gelişme olduğunu söyleyebiliriz. Artık komplikasyon sigortasını zorunlu olarak yaptırmak durumunda değilsiniz. Ancak elbette isteğe bağlı olarak yaptırabilirsiniz. Komplikasyon sigortasının getirilme amacına baktığımızda, hastaların yaşayabilecekleri istenmeyen durumlar karşısında korunması, en azından ortaya çıkabilecek zararların bir sigortayla karşılanması ve hastaların gerektiğinde daha kolay bir şekilde Türkiye'ye gelebilmelerinin sağlanması hedeflenmişti. AMACA HİZMET ETMEDİ Peki, düzenleme bu amaca hizmet etti mi? Bence etmedi. Düzenlemenin yeterince netleştirilmemesi nedeniyle sigorta şirketleri açısından da hangi sigortanın yapılacağı, sigortanın nasıl düzenleneceği ve kapsamının nasıl belirleneceği gibi birçok konuda belirsizlik ortaya çıktı. Dolayısıyla uygulamada amacına tam olarak ulaşamayan bir düzenlemeyle karşı karşıya kaldık. Peki, yürütmenin durdurulması kararı sağlık turizmi alanındaki diğer sorumlulukların da ortadan kalktığı anlamına mı geliyor? Hayır. Burada yalnızca komplikasyon sigortasından bahsediyoruz. Bunun dışında kliniklerin, hastanelerin ve aracı kuruluşların yerine getirmesi gereken sorumluluklar ve yükümlülükler devam ediyor. Komplikasyon sigortası ilk getirildiğinde önemli bir hukuki tartışma da yaşandı. Komplikasyon, hukuken her durumda sorumluluk doğuran bir alan olarak değerlendirilmez. Bu nedenle, sorumluluk atfedilemeyen bir durum için neden zorunlu sigorta yaptırılması gerektiği sorgulandı. Komplikasyon dediğimiz şey, tıbbi müdahale sırasında gerekli özen gösterilmesine rağmen ortaya çıkabilen istenmeyen sonuçları ifade ediyor. Dolayısıyla, hukuki sorumluluğun bulunmadığı durumlarda neden ayrıca bir sigorta yükümlülüğü getirildiği ve bunun için neden ücret ödenmesi gerektiği tartışıldı. Hastaneler, hekimler, klinikler ve aracı kuruluşlar açısından bu yönde eleştiriler vardı. Nitekim açılan davada da bu hususlar dile getirildi ve yürütmenin durdurulması kararı verildi. KOMPLİKASYON DIŞINDAKİ ZORUNLULUKLAR Peki, sağlık turizmi dediğimizde bütün mesele komplikasyon sigortasından mı ibaret? Elbette değil. Sağlık turizmi oldukça kompleks bir yapı. Bu alanda faaliyet gösteren klinikler, hastaneler ve aracı kuruluşlar birçok farklı yükümlülüğü yerine getirmek durumunda. Bunların başında kişisel verilerin korunmasına ilişkin süreçler geliyor. Sağlık turizminde hastalara ait fotoğraf ve görüntülerin kullanılması sık karşılaşılan bir durum. Bu nedenle KVKK kapsamında kişisel verilerin korunmasına ilişkin süreçlerin doğru şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor. Bunun dışında aracı kuruluşlarla yapılan sözleşmeler ve alınan her bir hizmete ilişkin sözleşmelerin doğru şekilde hazırlanması gerekiyor. Bir diğer önemli konu ise tercüme hizmetleri. Hastalara yönelik tercümelerin doğru ve eksiksiz yapılması, alanında yetkin tercümanlarla çalışılması gerekiyor. Özellikle hizmet verilen ülkenin diline hâkim, mümkünse o dili ana dili düzeyinde konuşabilen kişilerin tercüman olarak görevlendirilmesi, ortaya çıkabilecek hukuki risklerin azaltılmasına katkı sağlayacaktır. Aynı şekilde hastaların olası ve öngörülebilir komplikasyonlar konusunda çok iyi aydınlatılması gerekiyor. Türk hukuku ve sağlık hukuku açısından yerine getirilmesi gereken birtakım işlemler bulunuyor. Aydınlatılmış onam formunun hazırlanması, hastanın yeterli ve anlaşılır biçimde bilgilendirilmesi ve gerekli süreçlerin eksiksiz yürütülmesi bunların başında geliyor. Bunların aynı zamanda hastaya kendi dilinde, doğru ve anlaşılır bir şekilde aktarılması gerekiyor. Hukuki danışmanlık açısından baktığımızda, mevzuatta açıkça zorunlu tutulmayan bazı tedbirlerin dahi hukuki riskleri azaltmak amacıyla alınmasını gerekli görüyoruz. Sonuç olarak komplikasyon sigortasına ilişkin yürütmenin durdurulması kararı, sağlık turizmi alanında faaliyet gösterenlerin üzerindeki gereksiz sayılabilecek bir yükü kaldırmış olabilir. Ancak bu karar, sağlık kuruluşlarının ve diğer ilgililerin komplikasyonlar veya sağlık turizmi kapsamındaki diğer süreçler açısından bütün sorumluluklarının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Hasta, yaşadığı bir sorunla ilgili olarak her zaman dava açabilir ve hukuki yollara başvurabilir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÖNER HEKİM’DEN 5’Lİ YATIRIM ATAĞI Haber

ÖNER HEKİM’DEN 5’Lİ YATIRIM ATAĞI

ÖNER HEKİM’DEN 5’Lİ YATIRIM ATAĞI ÜNİVERSİTE İÇİN BAĞIŞLANAN ARSA HEKİM MARİN PROJESİNDE Hekim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Öner Hekim, 41 yıllık sanayi birikimini Giresun, Bulancak ve Gülyalı’yı kapsayan beş projelik yatırım programına taşıdı. Tamamlanan Hekimoğlu Konağı ve temeli atılan Hekim Tower’ın ardından Ömer Hekim Tıp Merkezi, Hekim Marin ve Hekim Süt için hazırlıklar sürüyor. 41 YILLIK SANAYİ YOLCULUĞU Dr. Öner Hekim’in iki makineyle başlayan iş hayatı, bugün ürünlerini dünyanın 150’den fazla ülkesine ulaştıran büyük bir sanayi yapılanmasına dönüştü. İlk firmasını 1985 yılında kuran Hekim, 1989’da Prefabrik Yapı AŞ’yi faaliyete geçirdi. Grup şirketleri ise 2006 yılında Hekim Holding çatısı altında toplandı. Holdingin açıkladığı kurumsal bilgilere göre grup bünyesinde 8 şirket ve 8 işletme faaliyet gösteriyor. Yaklaşık bin kişiye istihdam sağlayan Hekim Holding; hazır yapı, yapı malzemeleri, madencilik, boya ve plastik, dış ticaret, gıda, makine ve ekipman alanlarında üretim yapıyor. 191 bin metrekarelik üretim ve tanıtım alanına sahip grup, ürünlerini altı kıtada 150’den fazla ülkeye ulaştırıyor ve 50 binin üzerinde proje referansı bulunuyor. 2026 yılında kuruluşunun 20’nci yılını kutlayan Hekim Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Öner Hekim, uzun bir aranın ardından memleketine dönerek yeni projelerini kamuoyuyla paylaştı. MEMLEKETE BEŞ PROJE Öner Hekim’in Giresun ve Ordu hattı için açıkladığı yatırım programı şu beş projeden oluşuyor: Tamamlanan Hekimoğlu Konağı, Temeli atılan Hekim Tower, Yapılması planlanan Ömer Hekim Tıp Merkezi, Bulancak Pazarsuyu’nda geliştirilecek Hekim Marin, Gerekli arazinin sağlanması hâlinde Gülyalı’da kurulması planlanan Hekim Süt tesisi. Projeler; konut, ticaret, sağlık, turizm ve üretim alanlarını kapsıyor. Yatırımların toplam bedeli ve sağlayacağı kesin istihdam sayısı ise henüz açıklanmadı. HEKİM TOWER’IN TEMELİ ATILDI Beş proje arasında uygulama aşamasına geçen en büyük yatırım Hekim Tower oldu. Teyyaredüzü Mahallesi’nde, eski Hekim Süt tesisinin bulunduğu alanda yapılacak projenin temeli 5 Ağustos 2026’da atıldı. Yatay bir ana yapı üzerinde yükselecek ikiz kulelerden oluşan projede konutlar, ofisler, alışveriş alanları, mağazalar, sinema ve konferans salonları, kütüphane, spor alanları, restoranlar ve kafeler bulunacak. Dr. Öner Hekim’in öz sermayesiyle gerçekleştirileceği açıklanan Hekim Tower’ın yaklaşık 18 ayda tamamlanması hedefleniyor. Hekimoğlu Konağı ise tamamlanarak kullanıma hazır hâle getirildi. Konağın, Öner Hekim’in Giresun’daki ikamet ve çalışma alanı olarak değerlendirilmesi planlanıyor. ÖMER HEKİM TIP MERKEZİ İÇİN AYRI PARSEL Hekim Tower’ın ana proje alanı dışında kalan 8 bin 175 metrekarelik bağımsız bölümde, Dr. Öner Hekim’in genç yaşta hayatını kaybeden oğlu Ömer Hekim’in adını taşıyacak bir tıp merkezi kurulması planlanıyor. Ömer Hekim Tıp Merkezi’nin bölgenin sağlık hizmeti kapasitesine katkı sunması hedefleniyor. Merkezin hizmet vereceği branşlar, hasta veya yatak kapasitesi, yatırım bedeli ve inşaat takvimi henüz açıklanmadı. ÜNİVERSİTENİN DEĞERLENDİREMEDİĞİ 50 DÖNÜM Bulancak Pazarsuyu’nda kurulması planlanan Hekim Marin’in yatırım alanı, geçmişte Giresun Üniversitesi için gündeme gelen ancak hayata geçirilemeyen sağlık yerleşkesi projesiyle de dikkat çekiyor. Dr. Öner Hekim, Pazarsuyu’ndaki arazisinin 50 bin metrekarelik bölümünü, merhum oğlu Ömer Hekim’in adının yaşatılması ve sağlık yerleşkesi kurulması amacıyla 2012 yılında Giresun Üniversitesine bağışladı. Bağış protokolü 27 Temmuz 2012’de imzalandı. Dönemin üniversite yönetimi, alanda tıp fakültesi, hastane, sağlık bilimleri fakültesi, sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu ve öğrenci yurtlarının yer alacağı bir kampüs kurmayı hedeflediğini açıkladı. Ancak proje gerçekleştirilemedi ve arazi daha sonra Dr. Öner Hekim’e geri verildi. Taşınmazın geri verildiği kesin tarih ve bu işlemin hangi idari kararla yapıldığı konusunda kamuoyuna ayrıntılı bir resmî açıklama sunulmadı. Geri verilen 50 dönümlük bölüm, bugün yaklaşık 75 dönümlük Hekim Marin proje alanı içerisinde yer alıyor. PAZARSUYU’NA HEKİM MARİN Hekim Yapı Endüstrisi Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından geliştirilecek Hekim Marin’in, Bulancak Büyük Limanı karşısındaki yaklaşık 75 dönümlük arazide kurulması planlanıyor. Açıklanan taslağa göre projede alışveriş merkezi, beş yıldızlı otel, uluslararası kongre merkezi, sağlık turizmi tesisleri ile ticaret ve sosyal yaşam alanları bulunacak. Karadeniz Sahil Yolu, Bulancak Limanı, Pazarsuyu Deresi, Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi ve Ordu-Giresun Havalimanı bağlantısına yakın konumdaki yatırımın inşaatına yaklaşık bir yıl içinde başlanması hedefleniyor. Projenin kesin inşaat alanı, maliyeti, ruhsat takvimi ve sağlayacağı istihdam sayısı henüz açıklanmadı. HEKİM SÜT İÇİN GÜLYALI PLANI 1999 yılında faaliyete geçen ve 2016’da üretimini durduran Hekim Süt’ün yeniden üretime kazandırılması da yatırım programında yer alıyor. Dr. Öner Hekim, gerekli arazinin temin edilmesi hâlinde yeni tesisi Ordu’nun Gülyalı ilçesinde kurmayı planladıklarını açıkladı. İleri üretim teknolojilerine sahip butik bir tesis olarak tasarlanan yatırım için Gülyalı Belediyesiyle görüşmeler gerçekleştirildi. Hekim Süt’ün kurulacağı kesin yer, üretim kapasitesi, yatırım bedeli, istihdam sayısı ve yapım takvimi henüz netleşmedi. TAKVİM VE RAKAMLAR BEKLENİYOR Öner Hekim’in açıkladığı beş proje, Giresun, Bulancak ve Gülyalı hattında konuttan sağlığa, turizmden üretime uzanan geniş bir yatırım programı ortaya koyuyor. Hekimoğlu Konağı tamamlanırken Hekim Tower’da inşaat başladı. Ömer Hekim Tıp Merkezi, Hekim Marin ve Hekim Süt ise planlama ve hazırlık aşamasında bulunuyor. Yatırım hamlesinin ekonomik büyüklüğü ve bölgeye sağlayacağı istihdam; projelerin kesin bütçeleri, ruhsat süreçleri ve uygulama takvimleri açıklandığında netleşecek.

Sağlık Turizmi 2025’te 3 Milyar Dolar Eşiğini Aştı Haber

Sağlık Turizmi 2025’te 3 Milyar Dolar Eşiğini Aştı

Türkiye, sağlık turizmi sektöründe dünya genelinde en hızlı büyüyen ülkeler arasında yer alırken medikal turizm alanında ise, uluslararası hastaların tedavi için tercih ettiği ülkeler arasında ilk beşte yer alıyor. Medikal Estetik Hekimi Dr. Asel Seda Bal: “Sağlık turizmi yalnızca bir sağlık hizmeti değil, aynı zamanda Türkiye için güçlü bir hizmet ihracatı ve döviz girdisi alanı” dedi. Türkiye, sağlık turizminde büyümesini sürdürürken, sektör 2025’te hem ziyaretçi sayısı hem de gelir tarafında 3 milyar dolar bandına yerleşti. Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ’nin (USHAŞ) yayımladığı verilere göre, 2025 yılında sağlık hizmeti almak amacıyla Türkiye’yi ziyaret eden kişi sayısı 1 milyon 398 bin 580’e ulaşırken, sağlık turizmi geliri 3 milyar 22 milyon 452 bin dolar olarak gerçekleşti. Medikal Estetik Hekimi Dr. Asel Seda Bal, söz konusu performansın klasik turizme kıyasla daha yüksek katma değer üreten bir ihracat kalemi olduğunu belirterek, “Sağlık turizmi, doğrudan sağlık harcamasının yanı sıra konaklama, ulaşım ve şehir içi tüketimle çarpan etkisi yaratıyor. Bu nedenle ekonomi yönetimi açısından ‘nitelikli döviz geliri’ üreten stratejik bir alan” dedi. Dr. Bal, sektörde rekabetin sürdürülebilirliği için fiyatlamanın disiplinli ve şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kur hareketleriyle fırsatçı fiyatlama kısa vadede gelir gibi görünse de, orta vadede talebi başka destinasyonlara kaydırabilir. Türkiye’nin rekabet zemini uygun fiyattan çok; klinik kalite, hasta güveni ve sonuç başarısıdır” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin genel turizm gelirindeki yükselişin, sağlık turizmine de zemin oluşturduğuna işaret eden Dr. Bal, TÜİK’in açıkladığı verilere göre 2025’te turizm gelirinin 65,2 milyar dolara yükseldiğini hatırlatarak, “Bu ölçek içinde sağlık turizmi, kişi başı harcaması yüksek bir segment olarak öne çıkıyor. Ürün çeşitliliği (medikal, estetik, diş, göz, saç ekimi, rehabilitasyon) ve hizmet standardı korunursa payın büyümesi mümkün” diye konuştu. Dr. Bal, uluslararası hastaların en çok talep gösterdiği alanlar arasında burun estetiği, yüz gençleştirme uygulamaları, vücut şekillendirme işlemleri ve saç ekiminin yer aldığını belirterek, “Planlı süreç, kısa bekleme süresi, deneyimli ekip ve sonuç odaklı yaklaşım Türkiye’nin tercih edilirliğini artırıyor” ifadelerini kullandı. Sektörün ekonomiye katkısı artıyor Türkiye, son yıllarda hızla büyüyen sağlık turizmi sektörüyle hizmet ihracatında önemli bir gelir kalemi oluştururken, özellikle estetik ve medikal uygulamalardaki uluslararası talep sektörün ekonomik katkısını artırıyor. Küresel ölçekte sağlık hizmetlerine erişim maliyetlerinin yükselmesi ve bekleme sürelerinin uzaması, hastaları alternatif ülkelere yönlendirirken; Türkiye, güçlü sağlık altyapısı, deneyimli hekim kadrosu ve hızlı hizmet kapasitesiyle öne çıkıyor. Uzmanlara göre sektör, önümüzdeki dönemde hem hasta sayısı hem de kişi başı harcama açısından büyüme potansiyelini koruyor. Hizmet ihracatında güçlü artış Medikal Estetik Hekimi Dr. Asel Seda Bal, Türkiye’nin sağlık turizminde dünyanın en hızlı büyüyen ülkeleri arasında yer aldığını belirterek, sektörün ekonomik boyutuna dikkat çekti. Bal, “Sağlık turizmi, Türkiye açısından klasik turizmden farklı olarak yüksek katma değer üreten bir alan. Tedavi için gelen hastalar hem sağlık hizmeti alıyor hem konaklama, ulaşım ve turizm harcamalarıyla ekonomiye çok yönlü katkı sağlıyor” dedi. Türkiye’nin sağlık hizmeti ihracat gelirlerinin son yıllarda önemli ölçüde arttığını ifade eden Bal, özellikle estetik ve medikal uygulamaların sektörün büyümesinde belirleyici rol oynadığını kaydetti. Estetik ve medikal uygulamalar öne çıkıyor Uluslararası hastaların en çok tercih ettiği alanlar arasında burun estetiği, yüz gençleştirme uygulamaları, vücut şekillendirme işlemleri ve saç ekiminin bulunduğunu belirten Bal, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Amerika’dan yoğun talep geldiğini söyledi. Bal, “Hastalar Türkiye’yi yalnızca fiyat avantajı için değil, yüksek kalite, deneyimli hekimler ve kısa sürede planlanabilen tedavi süreçleri nedeniyle tercih ediyor. Bu durum Türkiye’yi estetik ve medikal uygulamalarda küresel bir merkez haline getiriyor” diye konuştu. Fiyat rekabeti ve sürdürülebilir büyüme Sektörde sürdürülebilir büyüme için fiyat dengesinin korunması gerektiğini vurgulayan Bal, döviz kurundaki dalgalanmalar ve bazı merkezlerde uygulanan yüksek fiyat politikalarının rekabet gücünü zayıflatabileceğini ifade etti. Bal, “Avrupa’daki bazı ülkelerde fiyatların Türkiye’ye yaklaşması, maliyet avantajının tek başına yeterli olmayacağını gösteriyor. Türkiye’nin rekabet gücü uygun fiyatın ötesinde kalite, güven ve hasta memnuniyetine dayanmalı” değerlendirmesinde bulundu. Yüksek katma değerli turizm modeli Sağlık turizminin kişi başı harcama açısından klasik turizmin üzerinde gelir sağladığını belirten Bal, tedavi süreci ile turizm deneyiminin birlikte sunulmasının Türkiye’ye önemli bir avantaj kazandırdığını söyledi. Bal, “Sağlık turizmi, yüksek katma değer üreten yapısıyla Türkiye’nin hizmet ihracatında stratejik alanlardan biri haline geldi. Doğru fiyat politikası, kalite standardının korunması ve uluslararası tanıtım faaliyetleriyle sektörün büyümesi hızlanacaktır” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.