Hava Durumu

#Sağlık

giresunsonhaber - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞENYÜREK: “TÜRKİYE BAYRAMA SEVİNÇLE DEĞİL, KAYGIYLA GİRİYOR” Haber

ŞENYÜREK: “TÜRKİYE BAYRAMA SEVİNÇLE DEĞİL, KAYGIYLA GİRİYOR”

ŞENYÜREK: “TÜRKİYE BAYRAMA SEVİNÇLE DEĞİL, KAYGIYLA GİRİYOR” CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Ramazan Bayramı mesajında bayramların dayanışma, kardeşlik ve umut günleri olması gerektiğini vurguladı. Şenyürek, Türkiye’nin ağırlaşan ekonomik kriz, derinleşen adaletsizlik ve büyüyen umutsuzluk ortamında bayrama girdiğini belirterek, 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu ve belediye başkanlarına yönelik süreçlerin birinci yılına da dikkat çekti. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, toplumsal tablonun bayramın taşıdığı anlamla örtüşmediğini savundu. Şenyürek, bayramların paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin güçlendiği özel günler olduğunu belirtirken, Türkiye’nin içine sürüklendiği ekonomik ve siyasal atmosfer nedeniyle milyonlarca vatandaşın bayrama huzurla değil, kaygıyla girdiğini ifade etti. Mesajında doğrudan yurttaşlara seslenen Şenyürek, “Kıymetli hemşehrilerim, değerli yol arkadaşlarım; Ramazan Bayramı’nızı en içten duygularımla kutluyorum. Bayramın; ülkemize huzur, hanelerimize bereket, milletimize sağlık ve umut getirmesini diliyorum” dedi. BAYRAM MESAJINDA EKONOMİK TABLO VURGUSU Şenyürek, açıklamasında ekonomik darboğazın toplumun farklı kesimleri üzerinde oluşturduğu baskıya özel başlık açtı. Emeklilerin, emekçilerin, gençlerin ve ailelerin giderek ağırlaşan geçim şartları altında yaşam mücadelesi verdiğini belirten Şenyürek, milyonlarca insanın bayramı gönül rahatlığıyla karşılayamadığını kaydetti. CHP İl Başkanı, “Ne yazık ki bugün ülkemizde milyonlarca insan bayrama sevinçle değil, kaygıyla giriyor. Emekliler yıllarca verdikleri emeğin karşılığını alamadan yaşam mücadelesi veriyor, emekçiler alın terlerinin karşılığını alamıyor, gençler bu ülkede gelecek kurabileceklerine dair inançlarını her geçen gün biraz daha yitiriyor. Aileler ise sofralarını nasıl büyüteceğini, çocuklarının yarınını nasıl güvence altına alacağını düşünüyor” ifadelerini kullandı. “SADECE EKONOMİK KRİZ DEĞİL, DEVLET KRİZİ DE YAŞANIYOR” Mesajında yalnızca ekonomik sorunlara değil, hukuk ve demokrasi alanındaki gerilemeye de dikkat çeken Şenyürek, Türkiye’nin çok yönlü bir kriz yaşadığını savundu. Ülkedeki mevcut tablonun yalnızca geçim sıkıntısıyla açıklanamayacağını belirten Şenyürek, devlet yönetiminden insan haklarına kadar birçok alanda ciddi bir aşınma yaşandığını ileri sürdü. Şenyürek, “Bugün sadece ekonomik bir kriz yaşamıyoruz. Aynı zamanda hukukta, demokraside, insan haklarında ve devlet yönetiminde çok ciddi bir çöküşle karşı karşıyayız” dedi. 19 MART VURGUSU: “BOYUN EĞMİYORUZ, SUSMUYORUZ, GERİ ADIM ATMIYORUZ” CHP Giresun İl Başkanı Şenyürek, mesajının siyasi bölümünde 19 Mart tarihine özel vurgu yaptı. Ekrem İmamoğlu, belediye başkanları ve çalışma arkadaşlarına yönelik süreçlerin birinci yılını doldurduğunu belirten Şenyürek, bu süreci “millet iradesine karşı siyasi operasyon” olarak tanımladı. Şenyürek, “Bir yıldır millet iradesine karşı siyasi operasyonlar yürütülüyor. Yargı, adalet dağıtan bir kurum olmaktan çıkarılıp baskının ve sindirmenin aracı haline getirilmek isteniyor. Ama biz buradayız. Boyun eğmiyoruz. Susmuyoruz. Geri adım atmıyoruz” ifadelerini kullandı. “Hedef yalnızca kişiler değil, doğrudan demokrasi” Açıklamasında yaşananların yalnızca belli isimlere dönük bir süreç olarak değerlendirilemeyeceğini kaydeden Şenyürek, meselenin doğrudan halk iradesi ve demokratik siyaset zeminine yöneldiğini savundu. Halkçı belediyeciliğin ortaya koyduğu hizmet anlayışından rahatsızlık duyan çevrelerin bu çizgiyi durdurmak istediğini öne süren Şenyürek, bunun başarılamayacağını söyledi. CHP’nin hedefini de tarif eden Şenyürek, emeklinin insanca yaşadığı, emekçinin hakkını alabildiği, gençlerin umutla geleceğe baktığı, çiftçinin ürettiğinin karşılığını bulduğu, kadınların güvende olduğu ve adaletin herkes için işlediği bir Türkiye için mücadele ettiklerini dile getirdi. “DEMOKRATİK TÜRKİYE’Yİ KURMAYA HAZIRIZ” Şenyürek, mesajında CHP’nin siyasal hedefini de açık ifadelerle ortaya koydu. Devletin bir partinin değil milletin devleti olması gerektiğini vurgulayan Şenyürek, hukukun üstünlüğünün sağlandığı, liyakatin esas alındığı ve refahın adil paylaşıldığı bir Türkiye iddiasını yineledi. Şenyürek, “Devletin bir partinin değil milletin devleti olduğu, hukukun üstünlüğünün sağlandığı, liyakatin esas alındığı, refahın adil paylaşıldığı demokratik bir Türkiye’yi kurmaya hazırız” dedi. MESAJINI DAYANIŞMA ÇAĞRISIYLA TAMAMLADI Ramazan Bayramı mesajının sonunda toplumsal dayanışma vurgusunu yeniden öne çıkaran Şenyürek, geçim sıkıntısı yaşayan, adaletsizlik karşısında kendisini yalnız hisseden ve geleceğe kaygıyla bakan yurttaşlara seslendi. Toplumun umudunun ve vicdanının ayakta olduğunu söyleyen Şenyürek, mesajını hem Giresunluların hem de tüm milletin bayramını kutlayarak tamamladı. Şenyürek, “Geçim sıkıntısı yaşayan, adaletsizlik karşısında yalnız hisseden, geleceğe kaygıyla bakan herkese sesleniyorum: Yalnız değilsiniz. Bu ülkenin vicdanı da, umudu da ayaktadır. Bu duygularla zindanlarda tutsak olan yol arkadaşlarımız ve aileleri ile başta Giresunlu hemşehrilerim olmak üzere tüm milletimizin Ramazan Bayramı’nı yürekten kutluyorum” ifadelerine yer verdi.

TIP BAYRAMI’NDA RAKETLER SAĞLIK ÇALIŞANLARI İÇİN SALLANDI Haber

TIP BAYRAMI’NDA RAKETLER SAĞLIK ÇALIŞANLARI İÇİN SALLANDI

TIP BAYRAMI’NDA RAKETLER SAĞLIK ÇALIŞANLARI İÇİN SALLANDI Giresun’da 14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri bu kez sporla öne çıktı. Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşıma göre, sağlık çalışanlarına yönelik düzenlenen “Sağlık Çalışanları Arası Masa Tenisi Turnuvası”, Merkez Olimpik Yüzme Havuzu Spor Kompleksi Masa Tenisi Salonu’nda gerçekleştirildi. Kentte görev yapan sağlık çalışanlarını bir araya getiren organizasyon, 14 Mart Tıp Bayramı kutlamalarına farklı bir boyut kazandırdı. Günlük mesailerinde insan sağlığı için yoğun tempo içinde çalışan doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık personeli, bu kez masa başında rekabet etti. Etkinlikte, Tıp Bayramı’nın yalnızca bir kutlama günü değil; aynı zamanda emek, fedakârlık ve dayanışmanın görünür olduğu bir buluşmaya dönüştüğü mesajı verildi. Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü paylaşımında, sağlık çalışanlarının bilgi, birikim, tecrübe ve emeğiyle insanlığa şifa dağıttığı vurgulanırken, turnuvanın da bu emeğe yönelik anlamlı bir jest olduğu ifade edildi. Paylaşımda, “Sağlığımız için emek veren kahramanlarımız Tıp Bayramı coşkusunu sporla taçlandırdı” denildi. Merkez Olimpik Yüzme Havuzu Spor Kompleksi içindeki masa tenisi salonunda düzenlenen turnuva, sağlık çalışanlarının mesleki yoğunluğun dışında bir araya gelmesine de zemin hazırladı. Sporun birleştirici yönünün öne çıktığı organizasyonda, katılımcılar hem yarıştı hem de Tıp Bayramı’nın ortak sevincini paylaştı. Giresun’da 14 Mart kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler içinde dikkat çeken organizasyonlardan biri olan masa tenisi turnuvası, sağlık çalışanlarının moral ve motivasyonuna katkı sunan bir program olarak öne çıktı.

KAYIHAN PALA’DAN 14 MART’TA SERT ÇIKIŞ: “HEKİMİN İLK TALEBİ CAN GÜVENLİĞİ OLMAMALI” Haber

KAYIHAN PALA’DAN 14 MART’TA SERT ÇIKIŞ: “HEKİMİN İLK TALEBİ CAN GÜVENLİĞİ OLMAMALI”

KAYIHAN PALA’DAN 14 MART’TA SERT ÇIKIŞ: “HEKİMİN İLK TALEBİ CAN GÜVENLİĞİ OLMAMALI” CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı Kayıhan Pala, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada sağlıkta şiddet, tıp eğitimi, çalışma koşulları ve hekim göçü başlıklarında mevcut sağlık sistemini sert sözlerle eleştirdi. Pala, hekimlerin en temel talebinin can güvenliği haline gelmesini, Türkiye’de sağlık düzeninin içine sürüklendiği tablonun en çarpıcı göstergelerinden biri olarak değerlendirdi. Ankara’da yapılan basın toplantısında konuşan Pala, 14 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü değil, aynı zamanda Türkiye’de modern tıp eğitiminin ve sağlık alanındaki tarihsel mücadelenin sembolü olduğunu vurguladı. Ancak Pala’ya göre bugün sağlık çalışanlarının karşı karşıya olduğu tablo, kutlamadan çok alarm verici sorunların büyüdüğü bir döneme işaret ediyor. Şiddet, sağlık sisteminin merkezindeki yaraya dönüştü Pala’nın açıklamasında en güçlü vurgu sağlıkta şiddet başlığında öne çıktı. Hekimlerin “Ne istiyorsunuz?” sorusuna ilk sırada “can güvenliği” yanıtını vermesinin kabul edilemez olduğunu belirten Pala, bunun olağan bir çalışma hayatı değil, ağır bir sistem bozukluğu anlamına geldiğini söyledi. Meclis komisyonlarında ve çeşitli raporlarda sağlıkta şiddeti önlemeye dönük çok sayıda öneri ortaya konmasına rağmen bu adımların büyük ölçüde uygulanmadığını savunan Pala, yaşananların artık münferit değil yapısal bir kriz olduğunu dile getirdi. Tıp eğitiminde sayı büyüdü, nitelik tartışması derinleşti CHP’li Pala, sağlık alanındaki sıkışmanın yalnızca çalışma yaşamıyla sınırlı olmadığını, tıp eğitiminde de ciddi bir kalite sorunu yaşandığını ifade etti. Sayıları hızla artan tıp fakülteleri arasında eğitim standardının korunamadığını belirten Pala, hem temel tıp eğitiminde hem de uzmanlık eğitiminde planlama ve nitelik sorunlarının ağırlaştığını söyledi. Sağlık politikalarında nicelik artışının başarı gibi sunulduğunu, ancak niteliğin geri plana itilmesinin ülkenin gelecekteki hekimlik kapasitesini zayıflattığını kaydetti. Çalışma koşulları ve özlük hakları tartışmanın odağında Basın toplantısında hekimlerin ve sağlık çalışanlarının çalışma düzenine ilişkin eleştiriler de dikkat çekti. Pala, kamu ile özel sektör arasında özlük hakları bakımından büyüyen farklara işaret ederken, tıp fakülteleri ile şehir hastaneleri arasındaki yapısal ayrışmanın da akademik sağlık sistemini yıprattığını savundu. Üniversite hastanelerinin hem insan kaynağı hem de ekonomik kaynak bakımından geriye düştüğünü ifade eden Pala, bunun yalnızca bugünü değil, Türkiye’nin sağlık alanındaki uzun vadeli birikimini de tehdit ettiğini söyledi. Hastaya ayrılan süre azalıyor, memnuniyetsizlik büyüyor Pala’nın değerlendirmesine göre sağlık sistemindeki tıkanmanın bir başka sonucu da hekim ile hasta arasındaki ilişkinin zayıflaması oldu. Tanı ve tedavi süreçlerinde yeterli sürenin ayrılamadığını belirten Pala, zaman baskısı altında çalışan hekimlerin mesleki tatmininin düştüğünü, hastaların da nitelikli sağlık hizmetine erişimde memnuniyetsizlik yaşadığını söyledi. Bazı branşların geçmişte yoğun ilgi görmesine rağmen bugün giderek daha az tercih edilmesini de sistemin içerden verdiği alarm olarak yorumladı. CHP’den sağlık politikalarında değişim iddiası Pala, açıklamasının sonunda CHP’nin sağlık alanında farklı bir model önerdiğini vurgulayarak, iktidar değişiminde 14 Martların gerçek anlamda bayram olarak kutlanabileceğini savundu. Bu ifade, yalnızca sembolik bir temenni değil; sağlıkta şiddetin önlendiği, hekimlerin çalışma güvencesinin sağlandığı, tıp eğitiminin niteliğinin yükseltildiği ve sağlık hizmetinin ticari baskıdan arındırıldığı yeni bir düzen vaadi olarak öne çıktı. 14 Mart mesajı, sağlık alanındaki krizi yeniden gündeme taşıdı 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle yapılan bu açıklama, yıllardır sağlık emekçilerinin dile getirdiği temel sorunları bir kez daha kamuoyunun önüne taşıdı. Kayıhan Pala’nın sözleri, sağlık sisteminde biriken yapısal sorunların yalnızca meslek örgütlerinin değil, siyasetin de daha sert biçimde tartışacağı başlıklardan biri haline geldiğini gösterdi. 14 Mart’ın simgesel ağırlığı bu yıl kutlamadan çok, sağlık sisteminin içinde bulunduğu gerilimi görünür kılan bir siyasal mesajla öne çıktı.

ATATÜRK ANITI’NDA 14 MART MESAJI: “HEKİMLİK VİCDAN VE SORUMLULUK İŞİDİR” Haber

ATATÜRK ANITI’NDA 14 MART MESAJI: “HEKİMLİK VİCDAN VE SORUMLULUK İŞİDİR”

ATATÜRK ANITI’NDA 14 MART MESAJI: “HEKİMLİK VİCDAN VE SORUMLULUK İŞİDİR” 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı ile Giresun Tabipler Odası tarafından düzenlenen çelenk sunma töreninde, sağlık emekçilerinin fedakârlığı ve hekimlik mesleğinin taşıdığı toplumsal sorumluluk bir kez daha vurgulandı. Törene katılan CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, hekimliğin yalnızca bir meslek değil, insan hayatına doğrudan dokunan büyük bir vicdan görevi olduğunu söyledi. Giresun’da 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında Atatürk Anıtı önünde düzenlenen çelenk sunma töreni, sağlık alanının taşıdığı tarihsel yükü ve bugünkü sorunlarını aynı zeminde buluşturdu. Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı ile Giresun Tabipler Odası’nın birlikte organize ettiği programda, hekimlik mesleğinin yalnızca teknik bilgiyle değil, sabır, özveri ve ağır sorumlulukla yürütülen bir kamu görevi olduğu mesajı öne çıktı. Törene katılan CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, 14 Mart’ın sadece bir kutlama günü olarak değil, sağlık sisteminin yükünü omuzlayan hekimler ile tüm sağlık çalışanlarının emeğini görünür kılan önemli bir tarih olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Şenyürek, yaptığı açıklamada hekimliğin insan hayatına dokunan, vicdanla taşınan ve her koşulda toplumsal faydayı önceleyen bir meslek olduğunu vurguladı. Şenyürek açıklamasında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz” sözünü hatırlatarak, bu ifadenin yalnızca tarihi bir cümle değil, hekimlere duyulan güvenin ve Cumhuriyet’in sağlık anlayışının güçlü bir özeti olduğunu belirtti. Sağlık çalışanlarının zorlu çalışma koşullarına rağmen gece gündüz demeden görev yaptığını kaydeden Şenyürek, insan sağlığını her şeyin üzerinde tutan tüm emekçilerin 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı. Giresun’daki tören, son günlerde kentte farklı kurumlar tarafından yürütülen 14 Mart temasının da devamı niteliğinde oldu. Kent genelinde okulların, kamu kurumlarının ve çeşitli sivil yapılarının sağlık çalışanlarına yönelik ziyaretleri dikkat çekerken, Atatürk Anıtı’ndaki çelenk programı ise günün daha kurumsal ve simgesel yönünü öne çıkardı. Böylece 14 Mart, yalnızca tebrik mesajlarının verildiği bir gün değil; sağlık hizmetinin değeri, hekimlerin yaşadığı zorluklar ve toplumun sağlık emekçilerine duyduğu ihtiyaç üzerinden yeniden düşünülmesi gereken bir tarih olarak öne çıktı. Törende verilen mesajlar, özellikle sağlık hizmetinin yalnızca hastane duvarları içinde yürüyen bir faaliyet olmadığını; doğrudan toplumun yaşam kalitesi, sosyal güvenliği ve kamusal huzuruyla bağlantılı olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının taşıdığı yükün her geçen gün arttığı bir dönemde, 14 Mart’ın anlamı da kutlamanın ötesine geçerek saygı, farkındalık ve sahiplenme çağrısına dönüştü. Giresun’daki çelenk sunma töreniyle birlikte, 14 Mart Tıp Bayramı’nın kentte yalnızca sembolik bir gün olarak değil, sağlık emekçilerinin mücadelesine dikkat çeken güçlü bir toplumsal hatırlatma olarak karşılık bulduğu görüldü.

MUSTAFA KEMAL ORTAOKULU’NDAN SAĞLIK ÇALIŞANLARINA 14 MART ZİYARETİ Haber

MUSTAFA KEMAL ORTAOKULU’NDAN SAĞLIK ÇALIŞANLARINA 14 MART ZİYARETİ

MUSTAFA KEMAL ORTAOKULU’NDAN SAĞLIK ÇALIŞANLARINA 14 MART ZİYARETİ Giresun’da Mustafa Kemal Ortaokulu idareci, öğretmen ve öğrencileri, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla iki ayrı hastaneye gerçekleştirdikleri ziyaretlerle sağlık çalışanlarının anlamlı gününü kutladı. Okul heyeti, başhekimlerle bir araya gelerek fedakârca yürütülen sağlık hizmetleri için teşekkürlerini iletti. 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında Giresun’da anlamlı bir ziyaret trafiği yaşandı. Mustafa Kemal Ortaokulu’nun idareci, öğretmen ve öğrencileri, sağlık çalışanlarının özel gününü kutlamak amacıyla hastane ziyaretleri gerçekleştirdi. Program kapsamında okulun Teknoloji Tasarım Öğretmeni Muhittin Esen, Okul Öncesi Öğretmeni Ayşe Kodan ve öğrencileri, Giresun Prof. Dr. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Mehmet Korkmaz’ı ziyaret etti. Ziyarette, sağlık çalışanlarının toplum adına üstlendiği kritik göreve dikkat çekilirken, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla iyi dilekler paylaşıldı. Mustafa Kemal Ortaokulu’nun ikinci ziyaret adresi ise Giresun Aksu Eğitim ve Araştırma Hastanesi oldu. Okulun müdür yardımcıları Hasbi Biber ve Bilge Demirkan, Müzik Öğretmeni Eda Bayraktar ve öğrenciler, Başhekim Prof. Dr. Atilla Çıtlak ile bir araya geldi. Bu buluşmada da sağlık çalışanlarının özverili emeğine vurgu yapıldı, öğrenci ve öğretmenler teşekkürlerini doğrudan iletti. Ziyaretlerin, yalnızca bir kutlama programı olmanın ötesinde; öğrencilere toplumsal vefa, saygı ve mesleklerin toplumsal değeri konusunda da güçlü bir farkındalık kazandırdığı değerlendirildi. Eğitim kurumları ile sağlık camiası arasında kurulan bu temasın, 14 Mart Tıp Bayramı’nın taşıdığı anlamı daha da görünür kıldığı ifade edildi. Mustafa Kemal Ortaokulu’nun gerçekleştirdiği ziyaretler, sağlık çalışanlarına yönelik toplumsal teşekkürün sahaya yansıyan örneklerinden biri olarak öne çıktı. Öğrencilerin sağlık emekçileriyle aynı ortamda buluşması, günün manevi yönünü güçlendiren önemli ayrıntılar arasında yer aldı.

GİRESUN’DA ALTYAPI ÇALIŞMALARI MAHALLE MAHALLE İLERLİYOR Haber

GİRESUN’DA ALTYAPI ÇALIŞMALARI MAHALLE MAHALLE İLERLİYOR

GİRESUN’DA ALTYAPI ÇALIŞMALARI MAHALLE MAHALLE İLERLİYOR Giresun Belediyesi’nin kent genelinde sürdürdüğü altyapı çalışmaları, son haftalarda farklı mahallelerde peş peşe başlayan bağlantı, yenileme ve yeni hat uygulamalarıyla genişledi. Aydınlar’dan Kavaklar’a, Çıtlakkale’den Teyyaredüzü’ne uzanan program, eskiyen hatların etap etap yenilendiğini gösterirken; eski boru hatlarında asbestli malzeme bulunma ihtimali de sağlık ve atık yönetimi açısından ayrı bir başlık olarak öne çıkıyor. Giresun’da altyapıda sahaya yayılan çalışma trafiği son haftalarda daha görünür hale geldi. Belediye ekipleri önce ihtiyaç duyulan bölgelerde yeni hat ve bağlantı çalışmalarını başlattı, ardından eskiyen noktalarda yenileme programını devreye aldı. Son açıklamaya göre Teyyaredüzü Mahallesi Mollaoğlu Sokak ile Aksu Mahallesi Mehmet İzmen Caddesi’nde kanalizasyon bağlantı çalışması, Çınarlar Mahallesi Debboy mevkisinde ise Çınar Sokak ile Gazi Caddesi bağlantısında yağmur suyu hattı çalışması sürüyor. Sürecin kronolojik akışına bakıldığında, önce Aydınlar Mahallesi’nde kanalizasyon hattı çalışması gündeme geldi. Ardından Kavaklar Mahallesi’nde yeni içme suyu hattı ve kanalizasyon hattı uygulamaları başlatıldı. Sonraki aşamada Gedikkaya Mahallesi 102 Nolu Sokak’ta yağmur suyu hattı yenileme, Hacısiyam Mahallesi Kanuni Sokak’ta içme suyu şebeke hattı yenileme ve Çıtlakkale Mahallesi 120 Nolu Sokak’ta kanalizasyon bağlantı çalışmasının sürdüğü açıklandı. Son olarak program Teyyaredüzü, Aksu ve Çınarlar’daki yeni çalışmalarla genişledi. Kentte yürütülen bu müdahaleler, altyapıda yalnızca günü kurtaran işlemler değil; uzun süredir biriken yenileme ihtiyacına verilen etaplı karşılıklar olarak öne çıkıyor. İçme suyu ve atık su hatlarında eskiyen bölümler parça parça elden geçirilirken, yeni yerleşim alanlarına dönük bağlantı ve proje hazırlıkları da sürüyor. Bu tablo, büyüyen kent yükü karşısında altyapının sürekli güçlendirme gerektirdiğini ortaya koyuyor. Burada bir başka kritik başlık da eski boru hatlarının sağlık boyutu. Asbestin geçmiş yıllarda su ve yapı malzemelerinde yaygın kullanıldığı biliniyor. Dünya Sağlık Örgütü, tüm asbest türlerinin insan için kanserojen olduğunu; akciğer kanseri, mezotelyoma, gırtlak ve over kanseri ile asbestozise yol açabildiğini belirtiyor. IARC de asbesti Grup 1, yani insan için kanserojen sınıfta değerlendiriyor. Ancak Giresun’daki belirli bir hatta asbestli malzeme bulunduğunu söylemek için laboratuvar doğrulaması gerekir; bu, ancak envanter ve numune analiziyle netleşebilir. Uzman rehberler ve resmi iş sağlığı mevzuatı, asbest şüphesi bulunan hatların rastgele kırılıp sökülemeyeceğini açıkça ortaya koyuyor. Böyle bir malzeme tespit edilirse sökümün eğitimli ve yetkili ekiplerce yapılması, çalışma öncesinde alanın kontrol altına alınması, toz çıkışını azaltmak için ıslak yöntemlerin tercih edilmesi, kuru süpürme veya kontrolsüz kırma-kesme işlemlerinden kaçınılması gerekiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın uygulama rehberi, asbestli malzemelerle ilgili söküm, yıkım, tamir, bakım ve uzaklaştırma işlerinin yalnızca gerekli eğitimleri almış uzman ve çalışanlarca yapılabileceğini vurguluyor. EPA rehberleri de söküm öncesi ayrıntılı inceleme yapılmasını, atığın havaya lif salmayacak şekilde yönetilmesini şart koşuyor. Asbestli malzeme çıkarıldıktan sonra süreç normal hafriyat gibi yürütülemiyor. Türk çevre rehberleri ve uygulama kılavuzları, sökülen asbestli atığın tehlikeli atık olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Atıkların günlük olarak toplanması, asbest işareti taşıyan dayanıklı poşet ya da sızdırmaz ambalajlara konulması, delme riski varsa çift kat paketlenmesi, uygun biçimde etiketlenmesi ve yetkisiz erişime kapalı kontrollü bir alanda geçici depolanması gerekiyor. Sonraki aşamada bu atıkların, lisanslı taşıma ve bertaraf zinciri içinde, Bakanlık sistemleri üzerinden kayıt altına alınarak lisanslı tesislere gönderilmesi gerekiyor. EPA da benzer biçimde asbest atığının ıslak halde, sızdırmaz kapta, etiketli şekilde ve uygun depolama sahalarında bertaraf edilmesini öngörüyor. Özetle, altyapı yenilemesi yalnızca kazı ve boru değişimi meselesi değil; eski hatlarda asbestli malzeme bulunma ihtimali varsa aynı zamanda ciddi bir iş sağlığı, halk sağlığı ve atık yönetimi meselesi. Bu nedenle kentte süren yenileme programında en kritik eşik, eski hatların malzeme tespitinin doğru yapılması ve riskli malzeme çıkarsa bunun uzman ekiplerce, mevzuata uygun biçimde sökülüp bertaraf edilmesi olacak. Kentin altyapı sorununu çözmeye dönük her adım, ancak bu güvenlik zinciri doğru kurulduğunda tam anlamıyla sağlıklı sonuç verebilir

GİRSEV’DE YENİ DÖNEM: OLAĞAN GENEL KURUL ANKARA’DA YAPILDI Haber

GİRSEV’DE YENİ DÖNEM: OLAĞAN GENEL KURUL ANKARA’DA YAPILDI

GİRSEV’DE YENİ DÖNEM: OLAĞAN GENEL KURUL ANKARA’DA YAPILDI Ankara’da faaliyetlerini sürdüren Giresun Sağlık ve Eğitim Vakfı (GİRSEV)’in Olağan Genel Kurulu, vakfın Ankara Kızılay’da bulunan merkezinde gerçekleştirildi. Genel kurula vakıf üyeleri ve davetliler yoğun ilgi gösterdi. Genel kurulun divan başkanlığını Salih Hacıömeroğlu, katip üyeliğini ise Berna Usta yaptı. Saygı duruşu ve gündem maddelerinin okunmasının ardından, vakfın geçmiş dönem faaliyetleri ve kurumsal çalışmaları değerlendirildi. BAŞKANLIĞA MUSTAFA YARAMAN SEÇİLDİ Konuşmaların tamamlanmasının ardından yapılan seçimlerde, Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Mustafa Yaraman seçildi. Yeni dönemde görev yapacak Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu: Salih Hacıömeroğlu Ercan Türk Kaya Yıldız G. Murat Cebeci H. Cenk Konanç Bilal Doma DENETİM VE DİSİPLİN KURULLARI BELİRLENDİ Genel kurulda yapılan oylama sonucunda Denetim Kurulu ve Disiplin Kurulu üyeleri de belirlendi. Denetim Kurulu: Fatih Ayaz Mehmet Ali Akten Ulaş Kılıçarslan Disiplin Kurulu: Meyse Kademoğlu Hükmü Çömez Selahattin Akın Vakfın uzun yıllar başkanlığını yapan Metin Yaraman, genel kurul kararıyla Onursal Başkan olarak seçildi. EĞİTİM VE SAĞLIK ALANINDA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR Giresun Sağlık ve Eğitim Vakfı, Ankara merkezli bir sivil toplum kuruluşu olarak, özellikle eğitim ve sağlık alanlarında sosyal destek çalışmaları yürütüyor. Vakıf, başta Giresunlu üniversite öğrencileri olmak üzere, ihtiyaç sahibi öğrencilere yönelik burs destekleri ve dayanışma faaliyetleriyle öne çıkıyor. Genel kurulda yapılan değerlendirmelerde, vakfın önümüzdeki dönemde de eğitim odaklı desteklerin artırılması, burs çalışmalarının sürdürülmesi ve kurumsal yapının güçlendirilmesi yönündeki hedeflerin devam edeceği ifade edildi. Olağan Genel Kurul, yeni yönetimin belirlenmesinin ardından üyeler ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirilen hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.

TÜRK-İŞ Şubat 2026 Raporu: Açlık Sınırı 32.365 TL, Yoksulluk Sınırı 105.425 TL Oldu Haber

TÜRK-İŞ Şubat 2026 Raporu: Açlık Sınırı 32.365 TL, Yoksulluk Sınırı 105.425 TL Oldu

TÜRK-İŞ Konfederasyonu’nun her ay düzenli olarak açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının Şubat 2026 sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Rapora göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 32.365 TL’yi aştı. Gıda harcamasına barınma, ulaşım, eğitim, sağlık ve diğer temel ihtiyaçlar eklendiğinde ise yoksulluk sınırı 105.425 TL’ye yükseldi. Açlık Sınırı Şubat 2026’da 32.365 TL’ye Yükseldi TÜRK-İŞ’in verilerine göre, dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda için yapması gereken asgari aylık harcama tutarı (açlık sınırı) 32.365,44 TL olarak hesaplandı. Bu rakam, bir önceki aya göre yüzde 3,65 oranında artış gösterdi. Yoksulluk Sınırı 105.424 TL’yi Aştı Gıda harcamasının yanı sıra; Kira, elektrik, su ve yakıt giderleri Ulaşım Eğitim Sağlık Giyim ve diğer zorunlu ihtiyaçlar dahil edildiğinde dört kişilik bir ailenin hanesine girmesi gereken toplam gelir tutarı (yoksulluk sınırı) 105.424,90 TL oldu. Bu rakam, temel yaşam maliyetlerindeki artışın aile bütçesi üzerindeki baskısını ortaya koyuyor. Bekâr Çalışanın Yaşama Maliyeti 41.900 TL Raporda ayrıca bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de hesaplandı. Buna göre, tek başına yaşayan bir çalışanın aylık yaşam maliyeti 41.899,77 TL’ye yükseldi. Bu veri, asgari ücret ile geçim arasındaki farkın yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Mutfak Enflasyonu Verileri Açıklandı TÜRK-İŞ’in “mutfak enflasyonu” olarak tanımladığı gıda fiyatlarındaki değişim Şubat 2026 itibarıyla şu şekilde gerçekleşti: Aylık artış: %3,65 İki aylık artış: %7,37 On iki aylık artış: %38,76 Yıllık ortalama artış: %39,43 Gıda fiyatlarındaki bu artış, özellikle dar ve sabit gelirli kesimler üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Açlık ve Yoksulluk Sınırı Neden Önemli? TÜRK-İŞ tarafından her ay açıklanan açlık ve yoksulluk sınırı verileri; Çalışanların geçim koşullarını Temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişimini Aile bütçesindeki reel kaybı ortaya koyması açısından önemli bir ekonomik gösterge olarak kabul ediliyor. Şubat 2026 verileri, özellikle enflasyon ve gelir politikaları tartışmalarında referans alınacak kritik rakamlar arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.