Hava Durumu

#Sağlık

giresunsonhaber - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

VALİ KOÇ’TAN 5 GÜNDE YOĞUN GİRESUN MESAİSİ: Haber

VALİ KOÇ’TAN 5 GÜNDE YOĞUN GİRESUN MESAİSİ:

VALİ KOÇ’TAN 5 GÜNDE YOĞUN GİRESUN MESAİSİ: EĞİTİMDEN SAĞLIĞA, YATIRIMDAN İLÇELERE SAHADAYDI Giresun Valisi Mustafa Koç’un 14-18 Eylül haftasındaki programında eğitim, sağlık, kamu yatırımları ve ilçe ziyaretleri öne çıktı. Yeni eğitim yılının açılışından Eynesil ve Espiye’deki sağlık yatırımlarına, İl Özel İdaresi projelerinden Güce’deki saha incelemelerine kadar birçok başlık Valiliğin gündemine girdi. Valiliğin resmî internet sitesi ile erişilebilen resmî kurum paylaşımlarını 14-18 Eylül tarih aralığında taradığımızda haftanın ana gündemini kamu hizmetlerinin sahadaki işleyişi oluşturuyor. 63 BİN 50 ÖĞRENCİYLE YENİ EĞİTİM YILI BAŞLADI Haftanın ilk önemli programı 14 Eylül’de yeni eğitim öğretim yılının açılışı oldu. Giresun genelinde 407 okul, 6 bin 15 öğretmen ve 63 bin 50 öğrenciyle ders zili çaldı. Vali Koç, 19 Eylül Kapalı Spor Salonu’ndaki İlköğretim Haftası programında okul güvenliğine özellikle dikkat çekti; Millî Eğitim Bakanlığının bahçe görevlisi uygulaması kapsamında 246 görevlinin okullarda görev yapacağını açıkladı. Koç, Eynesil programı sırasında Ören İlkokulu ve Ortaokulunu da ziyaret etti. Sınıflarda öğrencilerle buluşurken öğretmenlerin talep ve görüşlerini dinledi. EYNESİL’DE SAĞLIK VE GENÇLİK YATIRIMLARI 14 Eylül programının önemli duraklarından biri Eynesil oldu. Valiliğin resmî kayıtlarına göre Eynesil İlçe Devlet Hastanesi Diyaliz Ünitesi hizmete açıldı. Aynı gün Ören Beldesi’nde yapılacak Gençlik Merkezi için de ilk adım atıldı. Böylece aynı ilçe programında sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, gençlere yönelik sosyal ve sportif altyapının güçlendirilmesi ve eğitim kurumlarının durumu birlikte ele alınmış oldu. ÖĞRENCİLERİ BU KEZ VALİLİKTE AĞIRLADI 15 Eylül’de eğitim gündemi Valilik makamına taşındı. Vali Koç, İlköğretim Haftası kapsamında İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, Gazipaşa İlkokulu yöneticileri, öğretmen ve öğrencileri kabul etti. Koç, öğrencilerle sohbet ederek yeni eğitim öğretim yılının hayırlı olması temennisinde bulundu ve öğretmenlerle öğrencilere başarı diledi. İL ÖZEL İDARESİ YATIRIMLARI TEK TEK MASAYA YATIRILDI Haftanın önemli yönetim başlıklarından biri de Giresun genelindeki yatırımlar oldu. Vali Mustafa Koç başkanlığında gerçekleştirilen İl Özel İdaresi Yatırımları Değerlendirme Toplantısı’nda, il genelinde devam eden yatırımların mevcut durumu ile önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek çalışmalar değerlendirildi. Altyapı ve ulaşım başta olmak üzere yürütülen projeler ele alındı. Bu toplantıyla birlikte Valiliğin haftalık gündeminde yalnız tamamlanan yatırımlar değil, devam eden ve planlama aşamasındaki projeler de yer aldı. ESPİYE’DE TOMOGRAFİ VE YOĞUN BAKIM HAMLESİ 16 Eylül’de sağlık yatırımlarının adresi bu kez Espiye oldu. Espiye Devlet Hastanesinde 16 kesit bilgisayarlı tomografi cihazı hizmete alınırken, yoğun bakım kapasitesi 4 yataktan 7 yatağa yükseltildi. Valilik bu gelişmeyi 16 Eylül tarihli resmî haberleri arasında yayımladı. Yeni cihaz ve artırılan yoğun bakım kapasitesiyle ilçedeki hastaların bazı tetkik ve tedaviler için başka sağlık kuruluşlarına sevk edilme ihtiyacının azaltılması hedefleniyor. BAYRAĞI YERDEN KALDIRAN NEHİR’İ VALİLİKTE AĞIRLADI Haftanın dikkat çeken buluşmalarından biri de Piraziz’de yere düşmüş Türk bayrağını kaldırıp öperek yüksek bir yere yerleştiren öğrenci Nehir Cörüt’ün Valilikte ağırlanması oldu. Vali Koç, öğrencinin davranışından duyduğu memnuniyeti dile getirerek Nehir’i tebrik etti. Olayın ardından gerçekleştirilen kabul, 17 Eylül’de kamuoyuna yansıdı. 18 EYLÜL’DE ROTA GÜCE: KURUMLAR VE YATIRIMLAR YERİNDE İNCELENDİ Haftanın son bölümünde Vali Koç’un çalışma programı Güce’ye uzandı. Koç, ilçedeki kamu kurumlarını ziyaret ederek yürütülen hizmetler ve devam eden çalışmalar hakkında bilgi aldı. İlçedeki yatırımların mevcut durumu ve kamu hizmetlerinin işleyişi de ziyaretin gündemindeydi. Böylece 14 Eylül’de eğitim ve Eynesil programlarıyla başlayan haftalık saha trafiği, 18 Eylül’de Güce’deki incelemelerle devam etti. VALİLİĞİN HAFTALIK GÜNDEMİNDE ÜÇ BAŞLIK ÖNE ÇIKTI 14-18 Eylül dönemine bütün olarak bakıldığında Valiliğin çalışma programında eğitim, sağlık ve kamu yatırımları belirgin biçimde öne çıktı. Eğitimde 63 bin 50 öğrencinin yeni döneme başlaması ve okul güvenliği; sağlıkta Eynesil’de diyaliz, Espiye’de tomografi ve yoğun bakım yatırımları; kamu yatırımlarında ise İl Özel İdaresi projeleri ve ilçe incelemeleri haftanın ana başlıklarını oluşturdu

BU BELİRTİLERİ HAFİFE ALMAYIN Haber

BU BELİRTİLERİ HAFİFE ALMAYIN

BU BELİRTİLERİ HAFİFE ALMAYIN 13 Eylül Dünya Sepsis Günü dolayısıyla sepsise karşı erken tanının önemine dikkat çekiliyor. Ateş, titreme, bilinç değişikliği ve nefes darlığı gibi belirtiler özellikle bir enfeksiyon sırasında ortaya çıkıyorsa gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Sepsis, hızla ilerleyerek organ yetmezliği ve hayati tehlikeye yol açabiliyor. ERKEN FARK ETMEK HAYAT KURTARIYOR Sepsis, vücudun bir enfeksiyona karşı verdiği kontrolsüz yanıtın kendi doku ve organlarına zarar vermesiyle ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunu. Zatürre, idrar yolu, karın içi, cilt ve yumuşak doku enfeksiyonları sepsise yol açabilen enfeksiyon kaynakları arasında bulunuyor. ATEŞ VE NEFES DARLIĞINA DİKKAT Ateş veya titreme, bilinç değişikliği, nefes darlığı, hızlı solunum, çarpıntı, tansiyon düşüklüğü, idrar miktarında azalma ve kişinin genel durumunda hızlı kötüleşme sepsis açısından uyarıcı olabiliyor. Sağlık otoriteleri, özellikle enfeksiyonla birlikte gelişen bu tür belirtilerin “geçer” düşüncesiyle bekletilmemesi gerektiğini vurguluyor. RİSK GRUBUNDAKİLER DAHA DİKKATLİ OLMALI Yenidoğanlar ve küçük çocuklar, ileri yaştakiler, gebeler ve lohusalar, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler ile kronik hastalığı bulunanlarda sepsis riski daha yüksek olabiliyor. Enfeksiyonlardan korunma, el hijyeni, önerilen aşıların yaptırılması ve enfeksiyonların zamanında tedavi edilmesi riski azaltmada önem taşıyor. Sepsis önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum olmakla birlikte, erken fark edilmesi ve hızla tıbbi değerlendirme yapılması hayat kurtarıyor. KAYNAK: T.C. Sağlık Bakanlığı / Giresun İl Sağlık Müdürlüğü

SAĞLIĞIMIZ İÇİN HİJYENE DİKKAT EDELİM Haber

SAĞLIĞIMIZ İÇİN HİJYENE DİKKAT EDELİM

SAĞLIĞIMIZ İÇİN HİJYENE DİKKAT EDELİM Fındık hasadı döneminde bahçe ve harmanlarda geçirilen yoğun çalışma sürecinde kişisel hijyen ile gıda hijyenine dikkat etmek, olası sağlık sorunlarının önlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Günlük yaşamda olduğu gibi fındık hasadı sırasında da yiyecek ve içecek tüketmeden önce eller mutlaka su ve sabunla iyice yıkanmalı. Sebze ve meyveler ise temiz suyla yıkanmadan tüketilmemeli. Özellikle sıcak havalarda tüketilen suyun temiz ve güvenilir kaynaktan temin edilmesine, yiyeceklerin uygun şartlarda hazırlanmasına ve bozulmayı önleyecek koşullarda muhafaza edilmesine özen gösterilmeli. BAHÇE VE HARMANLARDA EL TEMİZLİĞİ ÖNEMLİ Fındık bahçelerinde ve harmanlarda çalışan üreticilerin, çalışma aralarında yemek yemeden veya içecek tüketmeden önce ellerini temizlemeleri gerekiyor. Toprak, bitki artıkları ve çeşitli yüzeylerle yoğun temasın yaşandığı hasat döneminde el hijyeninin ihmal edilmemesi, mikroorganizmaların ağız yoluyla vücuda taşınması riskini azaltıyor. TEMİZ SU VE GÜVENLİ GIDA Sağlığın korunması için; İçme ve kullanma suyunun güvenilir olması, sebze ve meyvelerin temiz suyla iyice yıkanması, yiyeceklerin sıcakta uzun süre bekletilmemesi, hazırlanmış gıdaların uygun koşullarda saklanması, yemek öncesi ve tuvalet sonrası ellerin sabunla yıkanması büyük önem taşıyor. Özellikle hasat döneminin yoğunluğu nedeniyle temel hijyen kurallarının ihmal edilmemesi gerekiyor. Sağlığımız için kişisel hijyen ve gıda hijyenine dikkat edelim, tedbiri elden bırakmayalım.

Türkiye yapay zekâda merkez olacak... Eylem Planı Genelgesi Resmi Gazete'de Haber

Türkiye yapay zekâda merkez olacak... Eylem Planı Genelgesi Resmi Gazete'de

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’na ilişkin değerlendirmede bulundu. Kacır, Türkiye’nin yapay zekâ dönüşümünün “seyircisi değil, öncülerinden” olacağını belirterek, ülkeyi yatırımın, yeteneğin ve yenilikçi teknolojilerin merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi. ANKARA (İGFA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’na ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan genelgenin Resmî Gazete’de yayımlandığını belirten Kacır, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir alan olmadığını, ekonomik refah, rekabet gücü ve egemenlik açısından da belirleyici bir konuma geldiğini ifade etti. “DÖNÜŞÜMÜN SEYİRCİSİ DEĞİL, ÖNCÜLERİNDEN OLACAĞIZ” Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki hedeflerine ilişkin mesaj veren Kacır, “Türkiye olarak bu dönüşümün seyircisi değil, öncülerinden olacağız” dedi. Kacır, Türkiye’nin kendi değerleriyle yapay zekâ teknolojileri geliştiren ve güvenilir ürün ve hizmetler üreten bir ülke olmasını hedeflediklerini belirtti. Bu kapsamda sanayi, sağlık, eğitim ve kamu hizmetleri başta olmak üzere stratejik alanlarda yapay zekâ çözümlerinin ölçeklendirilmesi hedefleniyor. Türkiye’nin nitelikli insan kaynağı, Ar-Ge altyapısı, girişimcilik ekosistemi ve üretim kabiliyetine dikkat çeken Kacır, bu unsurların yapay zekâ alanında rekabet avantajına dönüştürüleceğini vurguladı. Kacır, “Türkiye’yi yapay zekâ alanında yatırımın, yeteneğin ve yenilikçi teknolojilerin merkezi hâline getireceğiz” ifadelerini kullandı. Yapay zekânın Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığı ve ekonomik kalkınması açısından yeni güç alanlarından biri haline getirileceğini belirten Kacır, teknolojinin sunduğu imkanlardan milletin refahı ve insanlığın ortak faydası için en üst düzeyde yararlanmayı amaçladıklarını kaydetti. Bakan Kacır, paylaşımını “2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planımız milletimize hayırlı olsun” sözleriyle tamamladı.

Önümüzdeki 5 Yılda Rekabeti Dijital Güven Belirleyecek Haber

Önümüzdeki 5 Yılda Rekabeti Dijital Güven Belirleyecek

Yapay zekâ teknolojilerinin iş dünyasındaki hızlı yükselişi, kurumların dijital dönüşüm stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) 2026 yılı birinci çeyrek verilerine göre, mart ayı sonu itibarıyla güvenli elektronik imza için kullanılan nitelikli elektronik sertifika sayısı 9,93 milyona, mobil güvenli elektronik imza sertifikası sayısı ise 1,29 milyona ulaştı. Toplam nitelikli elektronik sertifika sayısının 11,22 milyon olarak kaydedildiği bu tablo; kamu hizmetlerinden finans, sağlık ve sigortacılığa kadar pek çok sektörde elektronik imzanın yaygınlaştığını ve kurumların dijital süreçlerini güvenle yönetmek adına yaptıkları yatırımların ivme kazandığını bir kez daha kanıtladı. Yapay zekâ karar alıyor, dijital güven geçerlilik sağlıyor Yapay zekâ artık sadece içerik üretimi veya analiz yapan bir araç olmaktan çıkarak; sözleşme hazırlama, satın alma, insan kaynakları, müşteri hizmetleri ve finans gibi kritik operasyonel süreçlerde aktif rol üstlenmeye başladı. Ancak yapay zekâ tarafından oluşturulan içeriklerin ve desteklenen kararların güvenilir, izlenebilir ve hukuken geçerli kalabilmesi için elektronik imza, dijital kimlik doğrulama ve zaman damgası gibi dijital güven teknolojileri hayati önem taşıyor. Örneğin yapay zekânın kurumlar adına sözleşme taslakları oluşturabildiği ve madde önerileri sunduğu bir yapıda; hangi versiyonun onaylandığının, kim tarafından imzalandığının ve belgenin yürürlüğe giriş tarihinin elektronik imza ve zaman damgasıyla kayıt altına alınması, sürecin hem hukuki geçerliliğini hem de kurumsal güvenilirliğini teminat altına alıyor. Benzer şekilde satın alma süreçlerinde yapay zekâ; tedarikçilerden gelen teklifleri maliyet, teslimat süresi ve teknik kriterler bazında karşılaştırarak en optimal seçeneği belirleyebiliyor. Buna karşın nihai kararın yetkili yöneticilerce elektronik imzayla onaylanması, hem kurumsal yetki hiyerarşisini koruyor hem de işlemin denetlenebilir ve güvenli olmasını sağlıyor. Önümüzdeki 3 ile 5 yılda rekabeti dijital güven belirleyecek E-Güven'e göre önümüzdeki dönemde dijital güven, kurumlar için sadece siber riskleri azaltan bir araç olmanın ötesine geçerek; operasyonel verimliliği, müşteri sadakatini ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir yatırım alanına dönüşecek. Kurumlar için yeni başarı kriteri, yapay zekâ kullanıp kullanmadıkları değil; bu teknolojileri ne derece güvenli, izlenebilir ve mevzuata uygun şekilde yönetebildikleri olacak. Bu noktada elektronik imza, dijital kimlik ve zaman damgası gibi güven teknolojileri, yapay zekâ çağındaki dijital dönüşümün temel altyapısını oluşturmaya devam edecek. E-Güven tarafından yapılan değerlendirmede ayrıca, önümüzdeki süreçte fiziksel imzanın tamamen yok olmayacağı ancak kullanım alanının giderek daralacağı belirtilirken, asıl büyük dönüşümün imza yönteminden ziyade iş süreçlerinde yaşandığına vurgu yapıldı. Açıklamada, "Dijital dönüşümün başarısı, kullanılan teknolojilerin türünden ziyade, o teknolojilere duyulan güvenle ölçülüyor. Bu nedenle elektronik imza ve dijital güven teknolojileri, yapay zekâ çağında sürdürülebilir dijital ekonominin en temel yapı taşları arasında yer alıyor" ifadelerine yer verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şiddetli Karın Ağrısına Dikkat! Haber

Şiddetli Karın Ağrısına Dikkat!

Karnın sağ üst kısmında meydana gelen, sırta veya sağ omuza doğru yayılan ve saatlerce süren şiddetli ağrılar çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak görülse de, bu durumun temel nedeni safra kesesi iltihabı olabilir. Tıpta akut kolesistit olarak tanımlanan bu tabloda, erken teşhis ve zamanında uygulanan cerrahi müdahale ile hastalar genellikle kısa sürede sağlığına kavuşuyor. Ancak hastaneye geç başvurulması; safra kesesinde delinme, yaygın karın zarı enfeksiyonu ve sepsis gibi hayati risk taşıyan ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, “Bu sebeple saatlerce devam eden ve özellikle ateş, bulantı ile kusmanın eşlik ettiği şiddetli karın ağrıları asla ihmal edilmemeli ve vakit kaybetmeden bir genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır” diyor. En yaygın nedeni safra taşları Safra kesesi, karaciğerin ürettiği safrayı depolayan ve özellikle yağlı gıdaların tüketiminden sonra bağırsağa aktararak yağların sindirilmesine yardımcı olan küçük ama kritik bir organ. Safranın içeriğindeki kolesterol, safra tuzları ve pigmentler arasındaki dengenin bozulmasıyla önce safra çamuru, ardından safra taşları meydana gelebiliyor. Bu taşlardan birinin safra kesesi çıkış kanalını tıkaması sonucu safra akışı kesiliyor. İçeride biriken safra ise kese duvarında ödem ve iltihaplanmaya yol açabiliyor. Akut kolesistit vakalarının yaklaşık yüzde 90-95'inden safra taşlarının sorumlu olduğunu belirten Dr. İsmail Çalıkoğlu, “Safra taşı toplumda oldukça sık görülmektedir. Erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 10-20'sinde safra taşı olduğu tahmin edilmektedir. Bu kişilerin büyük bir kısmında herhangi bir belirti görülmezken, bir kısmında safra kesesi iltihabı, safra yolu tıkanıklığı veya pankreatit gibi ağır komplikasyonlar gelişebilir” bilgisini veriyor. Dr. İsmail Çalıkoğlu, taşsız kolesistit gibi durumların özellikle yoğun bakım hastalarında ortaya çıkabildiğini; enfeksiyonların veya nadir görülen bazı hastalıkların da bu tabloda etkili olabileceğini aktarıyor. Kadınlarda yaklaşık 3 kat daha fazla görülüyor Safra kesesi iltihabına kadınlarda, erkeklere oranla yaklaşık 2-3 kat daha sık rastlanıyor. Östrojen hormonunun safra içerisindeki kolesterol düzeyini yükseltmesi ve hamilelik sürecinde safra kesesi hareketlerinin yavaşlaması, kadınlarda görülme sıklığının fazla olmasının temel nedenleri arasında. İleri yaş, ailevi yatkınlık, obezite, diyabet, yüksek kolesterol, uzun süreli açlıklar, hızlı kilo kaybı ve bazı kan hastalıkları da risk faktörlerini artıran diğer unsurlar arasında yer alıyor. Doğru önlemlerle risk minimize edilebiliyor Safra kesesi iltihabını tamamen engellemek her zaman mümkün olmasa da riskler önemli ölçüde azaltılabiliyor. İdeal kilonun korunması, düzenli egzersiz, lif oranı yüksek beslenme, uzun süre aç kalmamak ve çok hızlı kilo vermekten kaçınmak koruyucu önlemler arasında sayılıyor. Dr. İsmail Çalıkoğlu, obezite tedavisi gören veya kısa sürede ciddi miktarda kilo kaybeden hastaların bu süreçte mutlaka hekim kontrolünde olmalarının kritik önem taşıdığını vurguluyor. Yemek sonrası başlayan ağrılara dikkat! Safra kesesi iltihabının en belirgin semptomu, özellikle yağlı öğünlerin ardından başlayan, karnın sağ üst kısmında hissedilen ve giderek artan ağrılardır. Bu ağrı sıklıkla sağ omuza, sağ kürek kemiğinin altına veya sırta vurabiliyor ve birkaç saatten fazla sürüyor. Ağrıya bulantı, kusma, iştah kaybı ve ateş eşlik edebiliyor. Hastalık ilerledikçe titreme, yüksek ateş ve genel durum bozukluğu görülebiliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, basit bir gaz sancısı ya da hazımsızlık sanılarak ağrının evde geçiştirilmesinin teşhis ve tedavide gecikmelere yol açabileceğini anlatırken, “Özellikle saatlerce süren şiddetli karın ağrısı, ateş veya kusmanın görüldüğü durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna müracaat edilmelidir” uyarısında bulunuyor. Ultrasonla yüksek oranda teşhis edilebiliyor Tanı sürecinde öncelikle hastanın şikâyetleri dinleniyor ve fizik muayene yapılıyor, kan tahlilleriyle enfeksiyon bulguları inceleniyor. Görüntüleme yöntemlerinde ilk tercih karın ultrasonografisi oluyor. Ultrason yardımıyla safra taşları, kese duvarındaki kalınlaşma, çevre sıvı birikimi ve iltihap bulguları büyük oranda saptanabiliyor. İhtiyaç duyulduğunda bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme (MR) gibi ileri tetkiklere başvurulabiliyor. Kalıcı çözüm cerrahi müdahale Safra kesesi iltihabı tedavisindeki temel amaç, hem mevcut enfeksiyonu kontrol altına almak hem de hastalığın nüksetmesini önlemektir. İlk aşamada hastaya damar yoluyla sıvı desteği, ağrı kontrolü ve gerekli hallerde antibiyotik tedavisi veriliyor. Ancak ilaç tedavisinin çoğu zaman sorunun kaynağını yok etmediğine dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, “Safra kesesi içinde taşlar olduğu sürece tekrarlayan iltihap atakları riski sürer. Bu nedenle uygun hastalarda kesin çözüm, safra kesesinin cerrahi olarak çıkarılmasıdır” ifadelerini kullanıyor. İlk 72 saat kritik önem taşıyor, çünkü... Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, güncel uluslararası cerrahi kılavuzların, akut safra kesesi iltihabı tanısı konan ve ameliyata engel durumu olmayan hastalarda erken laparoskopik ameliyatı tavsiye ettiğini belirtiyor. Dr. İsmail Çalıkoğlu, “Özellikle belirtilerin ortaya çıkışından sonraki ilk 72 saat içinde yapılan ameliyat, hem operasyonun daha güvenli gerçekleşmesini sağlamakta hem de hastanede yatış süresi ile komplikasyon riskini düşürmektedir. Gereksiz gecikmeler ise iltihabın artmasına, safra kesesinde kangren veya delinme oluşmasına ve daha zorlu cerrahi süreçlere yol açabilmektedir” diyor. Safra kesesi operasyonlarının büyük çoğunluğunun kapalı (laparoskopik) yöntemle yapıldığını belirten Dr. İsmail Çalıkoğlu, “Karın duvarına açılan birkaç küçük delik vasıtasıyla uygulanan bu yöntemde hastalar daha az ağrı çekmekte, enfeksiyon riski azalmakta, günlük yaşama daha hızlı dönülmekte ve kozmetik açıdan daha başarılı sonuçlar alınmaktadır” diye konuşuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HEKİM TOWER İÇİN TEMEL ATMA TÖRENİ 5 AĞUSTOS’TA Haber

HEKİM TOWER İÇİN TEMEL ATMA TÖRENİ 5 AĞUSTOS’TA

HEKİM TOWER İÇİN TEMEL ATMA TÖRENİ 5 AĞUSTOS’TA Giresun’un Teyyaredüzü Mahallesi’nde hayata geçirilmesi planlanan HEKİM TOWER projesinin temel atma töreni, 5 Ağustos Çarşamba günü saat 13.30’da yapılacak. Dr. Öner Hekim’in de törene katılmak üzere Hekim Holding yöneticileriyle birlikte 9 yıl aradan sonra Giresun’a geleceği bildirildi. Giresun’da konut, ticaret, sağlık ve sosyal yaşam alanlarını aynı yapı içerisinde buluşturması hedeflenen HEKİM TOWER projesinde inşaat süreci başlıyor. Projenin temel atma töreni, Teyyaredüzü Mahallesi’ndeki inşaat alanında gerçekleştirilecek. Törene Giresun ve Ordu’dan protokol üyelerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinin, bürokratların, iş insanlarının, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin, basın mensuplarının ve farklı illerden davetlilerin katılması bekleniyor. Proje hakkında yapılan açıklamada, “HEKİM TOWER’ın yalnızca bir yapı yatırımı değil, Giresun’un ekonomik ve sosyal yaşamına katkı sağlaması amaçlanan kapsamlı bir yaşam merkezi olarak planlandığı” belirtildi. DR. ÖNER HEKİM 9 YIL SONRA GİRESUN’A GELİYOR Temel atma törenine Dr. Öner Hekim’in de katılacağı bildirildi. Hekim’in, Hekim Holding yöneticileriyle birlikte 9 yıl aradan sonra Giresun’a geleceği kaydedildi. Yapılan açıklamada, “Dr. Öner Hekim, HEKİM TOWER projesinin temel atma törenine katılmak ve Giresun’da yürütülecek yatırımlarla ilgili görüşmeler gerçekleştirmek üzere kente gelecek” ifadelerine yer verildi. OFİS, KONUT, AVM VE SOSYAL YAŞAM ALANLARI BULUNACAK Yatay bir ana yapı üzerinde yükselen ve ikiz kule görünümüyle tasarlanan HEKİM TOWER projesinde ofislerin, alışveriş alanlarının, yerel, ulusal ve uluslararası markalara ait mağazaların ve lüks konutların bulunması planlanıyor. Projede ayrıca sinema salonu, konferans salonu, kütüphane, spor kompleksleri, restoranlar ve kafeler gibi sosyal yaşam alanlarının yer alacağı bildirildi. Projenin içeriğine ilişkin açıklamada şu bilgilere yer verildi: “HEKİM TOWER; konut, ticaret, çalışma ve sosyal yaşam alanlarını aynı merkezde buluşturacak şekilde tasarlandı. Proje içerisinde ofisler, mağazalar, konutlar, sinema ve konferans salonları, kütüphane, spor alanları, restoranlar ve kafeler bulunacak.” Projenin Giresun’a yatırım ve istihdam açısından katkı sağlamasının hedeflendiği belirtilirken, yeni iş yerleri ve ticari alanların faaliyete geçmesiyle birlikte farklı sektörlerde istihdam imkânlarının oluşmasının beklendiği ifade edildi. ÖMER HEKİM TIP MERKEZİ DE YAPILACAK HEKİM TOWER projesinin yanı sıra, proje alanı dışında bulunan 8 bin 175 metrekarelik bağımsız bölümde Ömer Hekim Tıp Merkezi’nin yapılması planlanıyor. Sağlık yatırımıyla ilgili açıklamada, “HEKİM TOWER’dan bağımsız olarak değerlendirilen 8 bin 175 metrekarelik bölümde Ömer Hekim Tıp Merkezi hayata geçirilecek. Bu yatırımla Giresun’un sağlık hizmetleri kapasitesine yeni bir merkez kazandırılması amaçlanıyor” denildi. Tıp merkezinin kapasitesi, hizmet vereceği branşlar ve inşaat takvimiyle ilgili ayrıntılı bilgi ise paylaşılan metinde yer almadı. 18 AYDA TAMAMLANMASI HEDEFLENİYOR HEKİM TOWER projesinin inşaatının 18 ay içerisinde tamamlanarak hizmete açılması hedefleniyor. Projenin Dr. Öner Hekim’in kişisel öz sermayesiyle gerçekleştirileceği açıklandı. Yatırımın finansmanına ilişkin açıklamada, “HEKİM TOWER projesi tamamen Dr. Öner Hekim’in kişisel öz sermayesiyle hayata geçirilecek. İnşaat çalışmalarının 18 ay içerisinde tamamlanması ve kompleksin hizmete açılması planlanıyor” ifadeleri kullanıldı. Projenin planlanan takvim doğrultusunda tamamlanması halinde HEKİM TOWER’ın konut, ticaret, sağlık ve sosyal yaşam alanlarını bir araya getiren karma kullanımlı bir kompleks olarak faaliyet göstermesi öngörülüyor. ÇALIŞMALARINI HEKİMOĞLU KONAĞI’NDAN YÜRÜTECEK Temel atma töreni öncesinde Giresun’a gelecek olan Dr. Öner Hekim’in, kentte bulunduğu süre içerisinde Hekimoğlu Konağı’nda kalacağı bildirildi. Yapımı tamamlanan konağın teknolojik altyapısı, mimari özellikleri ve çevre düzenlemesiyle oluşturulduğu belirtilirken, Hekim’in görüşmelerini konak içerisindeki çalışma ofisinden sürdüreceği kaydedildi. Açıklamada, “Dr. Öner Hekim, Giresun’da kaldığı süre boyunca görüşmelerini Hekimoğlu Konağı içerisindeki ofisinden gerçekleştirecek. Bu süre içerisinde kentte planlanan yatırımlar ve yeni projelerle ilgili çalışmalarını sürdürecek” denildi. HEKİM MARİN PROJESİ İÇİN DE ÇALIŞMA YAPACAK Dr. Öner Hekim’in Giresun programı kapsamında, Bulancak’ın Pazarsuyu bölgesinde gerçekleştirilmesi planlanan HEKİM MARİN Projesi üzerinde de çalışma yapacağı bildirildi. Paylaşılan bilgiye göre HEKİM MARİN Projesi’nin yapımına yaklaşık bir yıl sonra başlanması planlanıyor. Açıklamada, “Dr. Öner Hekim’in Giresun ziyaretinde HEKİM TOWER’ın yanı sıra Bulancak Pazarsuyu’nda hayata geçirilmesi planlanan HEKİM MARİN Projesi’yle ilgili değerlendirmelerde bulunması ve hazırlık çalışmalarını sürdürmesi bekleniyor” ifadelerine yer verildi.

GİRESUN’DA 271 PROJELİK YATIRIM GÜNDEMİ Haber

GİRESUN’DA 271 PROJELİK YATIRIM GÜNDEMİ

GİRESUN’DA 271 PROJELİK YATIRIM GÜNDEMİ Giresun’da 2026 yılı kamu yatırımlarının son durumu, Vali Mustafa Koç başkanlığında gerçekleştirilen III. İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda ele alındı. Kent genelindeki 271 proje için ayrılan 5 milyar 411 milyon liralık ödeneğin 2 milyar 314 milyon lirasının harcandığı açıklandı. Giresun 2026 Yılı III. İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı, 31 Temmuz Cuma günü Valilik Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya bölge müdürleri, il müdürleri ve yatırımcı kuruluşların yöneticileri katıldı. 20 KURULUŞ, 271 PROJE Toplantının açılış konuşmasını yapan Vali Mustafa Koç, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun kamu yatırımlarının zamanında tamamlanması açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Vali Koç, 2026 yatırım programı kapsamında Giresun’da 20 yatırımcı kuruluş tarafından toplam 271 proje yürütüldüğünü bildirdi. 24 PROJE TAMAMLANDI, 176 PROJE DEVAM EDİYOR Projelerin gerçekleşme durumuna ilişkin verileri paylaşan Vali Koç, 24 projenin tamamlandığını, 176 projenin yapımının sürdüğünü ve 23 projenin ihale aşamasında bulunduğunu açıkladı. Çeşitli nedenlerle henüz başlanamayan proje sayısının ise 48 olduğu belirtildi. Açıklanan rakamlara göre projelerin yaklaşık yüzde 9’u tamamlanırken, yüzde 65’inin yapımı devam ediyor. Projelerin yüzde 8,5’i ihale aşamasında bulunurken, yaklaşık yüzde 17,7’sine henüz başlanamadı. 5,4 MİLYAR LİRALIK ÖDENEĞİN 2,3 MİLYARI HARCANDI Giresun genelinde yürütülen projeler için toplam 5 milyar 411 milyon lira ödenek ayrıldığını belirten Vali Koç, bu kaynağın 2 milyar 314 milyon lirasının harcandığını söyledi. Buna göre toplam ödeneğin yaklaşık yüzde 42,8’i kullanılırken, 3 milyar 97 milyon liralık bölüm henüz harcamaya dönüşmedi. YATIRIMLARDA İLK SIRAYI TARIM ALDI Giresun’daki 271 projenin sektörel dağılımında 72 projeyle tarım ilk sırada yer aldı. Tarımı 66 projeyle enerji ve 29 projeyle ulaştırma izledi. Projelerin sektörlere göre dağılımı şöyle açıklandı: Tarım: 72 Enerji: 66 Ulaştırma: 29 Eğitim ve öğretim: 19 Sağlık: 13 Ormancılık: 13 Spor: 8 Diğer kamu hizmetleri: 51 “AMAÇ, SORUNLARI HIZLA ÇÖZÜME KAVUŞTURMAK” İl Koordinasyon Kurulu toplantılarının yılda dört kez gerçekleştirildiğini hatırlatan Vali Koç, toplantıların temel amacının Giresun halkına en iyi hizmeti sunmak ve kurumlar arasında koordinasyon gerektiren konuları hızla çözüme kavuşturmak olduğunu ifade etti. Toplantı, yatırımcı kuruluş temsilcilerinin sorumluluk alanlarındaki projelere ilişkin bilgi vermesi ve gündemdeki diğer konuların değerlendirilmesiyle sona erdi.

Aşırı terleme hastalık habercisi olabilir Haber

Aşırı terleme hastalık habercisi olabilir

Sıcak hava veya fiziksel aktiviteyle açıklanamayan yoğun terleme; diyabet, tiroit hastalıkları ve hormonal değişimler gibi farklı nedenlere bağlı gelişebiliyor. İSTANBUL (İGFA) - Terleme, vücudun sıcaklık dengesini korumak için gerçekleştirdiği doğal bir mekanizma olarak bilinirken, aşırı terleme bazı kişilerde günlük yaşamı ve sosyal hayatı olumsuz etkileyebilecek boyutlara ulaşabiliyor. Uzmanlara göre aşırı terleme, vücudun ısı düzenlemesi için ihtiyaç duyduğundan daha fazla ter üretmesiyle ortaya çıkıyor. Ter bezlerinin herhangi bir sıcak ortam, egzersiz veya belirgin bir neden olmaksızın aşırı çalışması durumunda kişiler kıyafet değiştirmek zorunda kalabiliyor, günlük aktivitelerinde zorluk yaşayabiliyor. Aşırı terlemenin en sık görüldüğü bölgeler arasında avuç içleri, ayak tabanları, koltuk altları ve yüz bölgesi yer alıyor. PEK ÇOK FARKLI NEDENİ OLABİLİR Aşırı terleme; genetik yatkınlık, enfeksiyonlar, diyabet, tiroit hastalıkları, obezite, kalp yetmezliği gibi sağlık sorunlarının yanı sıra menopoz ve hamilelik gibi hormonal değişimlere bağlı olarak da gelişebiliyor. Hastalıkla ilişkili olmayan primer bölgesel aşırı terleme ise genellikle stres, egzersiz, sıcaklık artışı ve genetik faktörlerle tetiklenebiliyor. Sekonder aşırı terleme olarak adlandırılan ve başka bir sağlık sorununa bağlı gelişen durumlarda ise diyabet, tiroit bozuklukları, sinir sistemi hastalıkları, alkol kullanımı, solunum ve kalp yetmezliği gibi nedenler araştırılıyor. Aşırı terleme belirtileri yaş gruplarına göre farklılık gösterebiliyor. Ciltte sürekli nem hissi, kıyafetlerde ter lekeleri, vücut kokusunda artış, cilt tahrişi ve enfeksiyon eğilimi sık görülen belirtiler arasında bulunuyor. Çocuklarda aşırı terleme; yazı yazarken kâğıdın ıslanması, bilgisayar klavyesi kullanırken zorlanma veya enstrüman çalmada güçlük gibi işlevsel problemlere neden olabilirken, yetişkinlerde daha çok sosyal yaşamı etkiliyor. Bazı kişiler el sıkışmaktan kaçınabiliyor veya sosyal ortamlarda rahatsızlık hissedebiliyor. İleri vakalarda eller silindikten kısa süre sonra yeniden yoğun terleme görülebilirken, nadiren ciltte renk değişikliği ve pullanma gibi dermatolojik bulgular da ortaya çıkabiliyor. TANI VE TEDAVİDE NEDEN ARAŞTIRILIYOR Aşırı terleme şikâyeti olan kişilerin öncelikle dahiliye veya dermatoloji uzmanlarına başvurması öneriliyor. Gerekli durumlarda endokrinoloji, nöroloji veya ilgili diğer branşlardan destek alınabiliyor. Tanı çoğunlukla hastanın öyküsü ve fizik muayene ile konulurken; kan testleri, tiroit fonksiyonları, kan şekeri ölçümleri ve hormonal incelemelerle altta yatan hastalıkların araştırılması sağlanıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Meral Maralcan, aşırı terleme tedavisinin hastalığın tipine, şiddetine, etkilenen bölgeye ve altta yatan nedene göre kişiye özel planlandığını söyledi. Maralcan, aşırı terlemenin yalnızca bir konfor problemi olmadığını, bazı durumlarda farklı sağlık sorunlarının belirtisi olabileceğini belirterek, yaşam kalitesini etkileyen yoğun terleme şikâyetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.