Hava Durumu

#Sağlık

giresunsonhaber - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tansiyonu tetikleyen 14 beklenmedik faktör Haber

Tansiyonu tetikleyen 14 beklenmedik faktör

Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu nedenlerin hiçbiri yoksa ve tansiyon yine de yükseliyorsa altında daha alışılmadık nedenler olabileceğine dikkat çekti. İSTANBUL (İGFA) - Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, hipertansiyonun yalnızca tuz tüketimiyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirterek, günlük yaşamda fark edilmeyen birçok etkenin tansiyonu yükseltebileceğini söyledi. Nevrez Koylan, özellikle tansiyon hastalarına ilk önerilen adımlardan birinin tuz tüketiminin azaltılması olduğunu ancak hipertansiyonun çok daha geniş bir nedenler yelpazesine sahip bulunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Koylan, stres, kaygı ve öfke gibi duygusal durumların yanı sıra günlük yaşam alışkanlıklarının da tansiyon üzerinde doğrudan etkili olabileceğini belirtti. Uzman isim, uzun süre yüksek seyreden tansiyon değerlerinin mutlaka hekim kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. TANSİYONU YÜKSELTEN 14 BEKLENMEDİK FAKTÖR Prof. Dr. Koylan, hipertansiyon üzerinde etkili olabilecek bazı alışılmadık faktörleri şöyle sıraladı: Yalnızlık hissi “Beyaz önlük sendromu” (doktor ortamında tansiyon yükselmesi) Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelemek Duygusal ve stresli konuşmalar Susuzluk Aşırı şeker tüketimi Bitkisel takviyeler (ginkgo, ginseng, guarana vb.) Uyku apnesi Tiroid hastalıkları Doğum kontrol ilaçları Antidepresan kullanımı Ağrı kesici ilaçlar Potasyum eksikliği Ağrı ve ani fiziksel rahatsızlıklar “Sadece tuz değil, bütün yaşam tarzı önemli” Koylan, özellikle işlenmiş şekerlerin, bazı ilaçların ve uyku bozukluklarının da tansiyon üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğini belirterek, “Tansiyon yalnızca tuzla açıklanamaz. Yaşam tarzı, stres yönetimi ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir” dedi.

LÖSEV’den mutlu et projesi Haber

LÖSEV’den mutlu et projesi

LÖSEV, lösemi ve kanserle mücadele eden hasta ve ailelerine 12 ay boyunca taze kırmızı et ve et ürünleri desteği sağlamaya devam ediyor. Mutlu Et Projesi ile bu yıl da on binlerce aileye ulaşılması hedefleniyor. BURSA (İGFA) - Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı LÖSEV, Kurban Bayramı döneminde toplanan vekâleten kurban bağışları vasıtasıyla, Türkiye’nin 81 ilindeki kanser hastalarına ve ihtiyaç sahibi ailelerine yıl boyunca düzenli et ve et ürünleri yardımı gerçekleştiriyor. “Mutlu Et Projesi” ile sağlıklı beslenmenin temel taşı olan protein ihtiyacının karşılanması amaçlanıyor. Uzmanlar, lösemi ve kanser tedavilerinde protein tüketiminin hayati bir öneme sahip olduğunu vurguluyor. Yapılan araştırmalar, iyileşme sürecindeki pek çok kritik fonksiyon için proteinin vazgeçilmez olduğunu gösterirken; yetersiz protein alımının hastalığın seyrini olumsuz etkilediği ve enfeksiyon riskini artırdığı belirtiliyor. Bu sebeple, kanser tedavisi gören kişilerin sağlıklı bireylere göre yüzde 50 daha fazla proteine ihtiyaç duyduğu ifade ediliyor. Mutlu Et Paketleri Ailelere Teslim Edildi Her yıl on binlerce hasta ve ailesi LÖSEV’in et desteğinden faydalanıyor. Yardımlar, vakumlu ambalajlarda taze et şeklinde veya LÖSEV Et Kart aracılığıyla, büyük marketlerden hijyenik ve kaliteli et ürünleri temin edilerek ulaştırılıyor. Bu çerçevede Bursa ve Balıkesir’de gerçekleştirilen dağıtımlarla, LÖSEV’e kayıtlı hasta ve ailelerine et ürünleri teslim edildi. Dağıtım öncesinde LÖSEV gönüllüsü Dr. Ayhan Çelik tarafından, kanser tedavisi sürecindeki beslenme ve ilaç kullanımı hakkında bilgilendirici bir sunum yapıldı. Destek alan aileler, LÖSEV’in kendilerine sadece maddi değil, aynı zamanda manevi anlamda da büyük destek olduğunu dile getirdi. Çocuk ve Yetişkin Tüm Kanser Hastalarına Destek LÖSEV’e kayıtlı 118 binden fazla lösemi ve kanser hastası ailenin yüzde 87’sinin asgari ücret ve altında gelire sahip olduğu saptandı. Özellikle kırmızı et gibi temel besinlere erişmekte güçlük çeken bu aileler için LÖSEV, yardımlarını kesintisiz sürdürüyor. Yetişkin kanser hastalarında da ekonomik zorlukların kritik seviyelerde olduğunu belirten LÖSEV; Kurban Bayramı’nda alınan vekâleten kurban bağışları ile yıl boyu yapılan adak bağışlarını, hem çocuk hem de yetişkin tüm kayıtlı hastalarına ulaştırmaya kararlılıkla devam ediyor. Kanser hastalığının getirdiği maddi yükle mücadele eden aileler, www.losev.org.tr adresi üzerinden veya 0312 447 06 60 numaralı telefondan LÖSEV’e ulaşarak hizmetlerden yararlanabiliyor. LÖSEV’in mücadelesine katkı sağlamak isteyenler ise gönüllü veya bağışçı olarak bu iyilik hareketine katılabiliyor.

ORDU’DA MISIR EKMEĞİ ŞÜPHESİ: 45 BAŞVURU, 2 KİŞİNİN TEDAVİSİ SÜRÜYOR Haber

ORDU’DA MISIR EKMEĞİ ŞÜPHESİ: 45 BAŞVURU, 2 KİŞİNİN TEDAVİSİ SÜRÜYOR

ORDU’DA MISIR EKMEĞİ ŞÜPHESİ: 45 BAŞVURU, 2 KİŞİNİN TEDAVİSİ SÜRÜYOR Ordu’da mısır ekmeği tüketimi sonrası yaşanan gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastanelere başvuranların sayısı 45’e yükseldi. Sağlık birimlerine yansıyan son tabloya göre 43 kişi taburcu edildi, 2 kişinin hastanedeki tedavisi sürüyor. Giresun’da ise resmi vaka kaydı açıklanmadı; kentte mısır unu ve mısır ekmeği ürünlerine yönelik süreç ihtiyati tedbir kapsamında yürütülüyor. ORDU’DA HASTANELERE BAŞVURU SAYISI 45’E ÇIKTI Ordu’nun Ulubey ilçesinde mısır ekmeği tüketimi sonrası ortaya çıkan gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastanelere yapılan başvuru sayısı 45’e ulaştı. Rahatsızlanan vatandaşlar, mide bulantısı, kusma ve benzeri şikâyetlerle sağlık kuruluşlarına başvurdu. Sağlık birimlerine yansıyan son bilgilere göre hastaneye başvuranlardan 43’ü tedavilerinin ardından taburcu edildi. 2 kişinin tedavisi ise hastanede devam ediyor. İLK İNCELEME MISIR EKMEĞİ ÜZERİNDE YOĞUNLAŞTI Olayın ardından sağlık ve gıda güvenliği birimleri, rahatsızlıkların aynı ürün grubuyla bağlantılı olup olmadığını belirlemek için inceleme başlattı. Şikâyetlerin mısır ekmeği tüketimi sonrasında ortaya çıkması nedeniyle soruşturma, mısır unu ve mısır ekmeği hattında yoğunlaştı. Ürünlerden numune alınarak analiz süreci başlatıldı. Zehirlenmenin kesin nedeni, laboratuvar incelemelerinin tamamlanmasıyla netleşecek. GİRESUN’DA RESMİ VAKA KAYDI AÇIKLANMADI Giresun’da mısır ekmeği kaynaklı zehirlenmeye ilişkin resmi vaka kaydı açıklanmadı. Kentte gündeme gelen süreç, Ordu’daki gelişmelerin ardından ürün güvenliği yönünden alınan ihtiyati tedbirler çerçevesinde değerlendiriliyor. Giresun’da mısır unu, mısır ekmeği ve mısır unu içeren ürünlerle ilgili denetim ve kontrol süreci başlatıldı. SATIŞ VE TÜKETİM İÇİN İHTİYATİ TEDBİR Giresun’da ilgili kurumlar, bilimsel inceleme sonuçları tamamlanıncaya kadar mısır unu ve mısır ekmeği ürünleriyle ilgili tedbir sürecini devreye aldı. Fırın, market ve üretim noktalarında yapılacak kontrollerle ürünlerin kaynağı, üretim zinciri ve satış noktaları incelenecek. Numune sonuçları ve resmi değerlendirmeler tamamlanmadan olayın kesin nedeni hakkında hüküm kurulmayacak. VATANDAŞLARA UYARI Uzmanlar, bu tür vakalarda vatandaşların kaynağı belirsiz ürünleri tüketmemesi, şüpheli ürünleri saklayarak yetkililere bildirmesi ve mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, baş dönmesi gibi belirtiler görülmesi halinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini vurguluyor. Ordu’daki olayda tedavisi süren 2 kişinin sağlık durumuna ilişkin süreç takip ediliyor. Giresun’da ise resmi vaka açıklaması bulunmadığı için haber dili, tedbir ve inceleme süreci üzerinden kuruluyor. SORUŞTURMA VE ANALİZ SÜRECİ SÜRÜYOR Ordu’daki mısır ekmeği şüphesinde sağlık ve gıda güvenliği birimlerinin çalışmaları devam ediyor. Laboratuvar sonuçları, ürünlerin üretim ve dağıtım zincirine ilişkin denetimlerle birlikte değerlendirilecek. Analizlerin tamamlanmasının ardından olayın kesin nedeni ve sorumluluk alanları daha net ortaya çıkacak.

Türkiye’de Her Yıl Ortalama 19 Vaka Görülüyor Haber

Türkiye’de Her Yıl Ortalama 19 Vaka Görülüyor

Son günlerde dünya genelinde gündeme gelen hantavirüs vakaları toplumda endişe yaratırken, Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, virüsün yeni ortaya çıkan bir hastalık olmadığını ve şu an için küresel çapta panik yaratacak bir tablo bulunmadığını belirtti. Özellikle kruvaziyer gemisi bağlantılı vakalar sonrası hantavirüsün yeniden dikkat çektiğini söyleyen Prof. Dr. Çetinkaya, “2009-2025 yılları arasındaki verilere baktığımızda ülkemizde yılda ortalama 19 vaka görüldüğünü söyleyebiliriz. Bu yeni karşılaştığımız bir virüs değil ve doğrulanmış yaygın bir salgın söz konusu değil. Ancak küresel hareketlilik nedeniyle sağlık otoriteleri doğal olarak dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor” dedi. Bir gemide ortaya çıkarak dünyayı paniğe sürükleyen hantavirüsün ilk kez Kore Savaşı sırasında dikkat çektiğini hatırlatan Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Virüs ismini Kore’de bulunan Hantan Nehri’nden alıyor. O dönemde nehir çevresindeki kemirgenlerle temas eden askerlerde sık görülmesi nedeniyle tanımlandı. Yani hantavirüs, sanıldığı gibi yeni ortaya çıkan bir virüs değil; yaklaşık 70 yıldır biliniyor” diye konuştu. En sık bulaş yolu kemirgen teması Virüsün çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla bulaştığını vurgulayan Prof. Dr. Çetinkaya, “Fare ve benzeri kemirgenlerin idrarı, dışkısı ya da salyasıyla temas sonrası bulaşabiliyor. Özellikle uzun süre kapalı kalmış depo, ahır, kulübe gibi alanların temizliği sırasında risk artıyor” ifadelerini kullandı. Toplumda en çok merak edilen konunun insandan insana bulaşma olduğunu belirten Prof. Dr. Çetinkaya, “Hantavirüs türlerinin büyük bölümünde rutin sosyal temasla bulaşma beklenmez. Ancak Güney Amerika tipi olarak bilinen bazı türlerde insandan insana bulaş görülebiliyor. Son günlerde bir gemide görülen ve ölümlerle sonuçlanan vakalarda da bu tip etkili oldu” dedi. İki farklı tipi bulunuyor Hastalığın iki ana tipi olduğunu paylaşan Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Avrupa ve Doğu Asya tipi daha çok böbrekleri etkiliyor ve böbrek yetmezliğine neden olabiliyor. Amerika tipi ise daha ağır seyrederek akciğer, kalp ve böbrek yetmezliğiyle birlikte kanamalı ateş tablosuna yol açabiliyor” dedi. Böbrek tutulumunun tedavi edilebildiğini de vurgulayan Prof. Dr. Çetinkaya, “Bazı hastalarda gelişen böbrek yetmezliği birkaç diyaliz uygulamasıyla kontrol altına alınabiliyor” şeklinde konuştu. Grip belirtileriyle karışabiliyor Hantavirüs belirtilerinin çoğu zaman grip ile karıştırıldığını ifade eden Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Eklem ağrısı, yüksek ateş, halsizlik, öksürük ve bazı vakalarda ishal görülebiliyor. Ancak hantavirüste peteşiyal döküntüler dediğimiz cilt bulguları dikkat çekebiliyor. Bunun yanı sıra kola renginde idrar görülmesi böbrek tutulumu açısından önemli bir işaret olabiliyor. Özellikle düşmeyen ateş önemli belirtilerden biri” dedi. Türkiye’de her yıl ortalama 19 vaka görülüyor Türkiye’de de hantavirüs vakalarının görüldüğünü belirten Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “2009-2025 yılları arasındaki verilere baktığımızda ülkemizde yılda ortalama 19 vaka görüldüğünü söyleyebiliriz. Son 17 yılda toplam 336 vaka bildirildi ve 16 kişi yaşamını kaybetti” bilgisini paylaştı. Panik yaratacak bir durum yok Hastalığın tedavisinde kullanılan etkili seçenekler bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Hepatit C tedavisinde kullandığımız bazı antiviral ilaçların hantavirüs kaynaklı ölüm oranlarını ciddi şekilde azalttığını biliyoruz. Şu anda dünya genelinde panik yaratacak bir durum söz konusu değil. Hastalığın yayılmasıyla ilgili aşırı endişe duymaya gerek yok” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HANTAVİRÜS BİR SALGINA DÖNÜŞÜR MÜ? Haber

HANTAVİRÜS BİR SALGINA DÖNÜŞÜR MÜ?

Genellikle enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ya da tükürüğü aracılığıyla insanlara bulaşan hantavirüs; bazı vakalarda ciddi solunum, kalp ve böbrek yetmezliklerine yol açarak can kayıplarına neden olabilen bir enfeksiyona sebebiyet veriyor. Bilhassa uzun süre kapalı tutulan ve yetersiz havalandırılan mekanlarda yapılan temizlik esnasında, virüs yüklü partiküllerin havaya karışması bulaşma riskini artırabiliyor. Depolar, ahırlar, kilerler, bağ evleri ve uzun süre kullanılmayan yazlıklar bu açıdan riskli bölgeler arasında yer alıyor. Sadece Bir Türü İnsandan İnsana Geçiyor Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre Andes virüsü, insandan insana bulaşabildiği bilinen tek hantavirüs türüdür. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, hantavirüsün toplum içerisinde kolayca yayılan bir enfeksiyon olmadığını vurgulayarak şunları ekliyor: “Bugüne dek insandan insana bulaşma durumu, temel olarak Güney Amerika’da görülen Andes virüsü ile ilişkilendirilmiştir. Özellikle Şili ve Arjantin’de rapor edilen Andes virüsü vakalarında, uzun süreli ve yakın temas sonrası sınırlı bir bulaş gözlemlenmiştir. Asya ve Avrupa’da rastlanan hantavirüs türlerinde ise insandan insana bulaşma kanıtlanmamıştır.” Belirtileri Grip Benzeri Şikayetlerle Karışabilir Hantavirüsün belirtileri, genellikle virüsle temas edildikten 1 ila 8 hafta sonra ortaya çıkabiliyor. Başlangıç aşamasındaki semptomlar sıklıkla grip benzeri şikayetlerle karıştırılabiliyor. Erken evrede; yüksek ateş, baş ağrısı, yaygın kas ağrıları, halsizlik, karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi belirtiler görülüyor. Bazı hastalarda ise tablo ağırlaşarak öksürük, nefes darlığı, akciğerlerde sıvı toplanması, tansiyon düşüklüğü, kanama bozuklukları ve böbrek yetmezliği gibi kritik klinik durumlara yol açabiliyor. Bilhassa kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerde, nedeni açıklanamayan ateş, kas ağrısı veya solunum güçlüğü geliştiğinde hantavirüs ihtimali üzerinde durulmalıdır. Hantavirüs Enfeksiyonunda Tedavi Süreci Hantavirüs enfeksiyonuna yakalanan tüm hastalar için kesin etkinliği kanıtlanmış antiviral bir ilaç mevcut değildir. Bu süreçte temel yaklaşım, hastanın yakın takibi ve destekleyici tedavilerin uygulanmasıdır. Hastalığın ağır seyrettiği vakalarda yoğun bakım ünitesinde takip gerekebilmektedir. Ayrıca günümüzde hantavirüslere karşı geliştirilmiş bir aşı henüz bulunmamaktadır. Hantavirüsten Nasıl Korunabiliriz? Hantavirüsten korunmada çevre hijyeni kritik bir rol oynamaktadır. Evlere ve depolara kemirgen girişini önleyecek tedbirler alınmalı, riskli alanlar iyice havalandırılmalı, kemirgen dışkısının olduğu bölgeler kesinlikle süpürülmemeli, bunun yerine nemlendirilerek temizlenmelidir. Kemirgenlerle temas olasılığı yüksek olan kişiler ciddi risk altındadır. Özellikle depo çalışanları, hayvancılık ve tarımla uğraşanlar ile ahır ve kiler temizliği yapanlar daha dikkatli olmalıdır. Riskli alanların süpürülmesi, virüs partiküllerinin havaya yayılmasına neden olacağı için önerilmez. Temizlik esnasında mutlaka maske ve eldiven kullanılmalı, işlem sonrası eller vakit kaybetmeden yıkanmalıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ACİL SERVİSE ULAŞIM KOLAYLAŞTI Haber

ACİL SERVİSE ULAŞIM KOLAYLAŞTI

GİRESUN’DA ACİL SERVİSE ULAŞIMI KOLAYLAŞTIRAN DÜZENLEME Giresun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi önünde yapılan orta refüj düzenlemesiyle ambulansların ve özel araçların hastaneye giriş-çıkış trafiği rahatlatıldı. Yeni bağlantı noktası, özellikle acil vakalarda hastaneye ulaşım süresini kısaltmayı hedefliyor. Giresun’da sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak ve acil servis trafiğini daha etkin hale getirmek amacıyla önemli bir ulaşım düzenlemesi gerçekleştirildi. Giresun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi önünde, 112 ambulansları ile özel araçların giriş ve çıkışlarında yaşanan trafik yoğunluğunu azaltmak için orta refüjde çalışma yapıldı. Düzenleme kapsamında, acil servise ulaşımı hızlandıracak şekilde refüjde araç geçişine imkan tanıyan yeni bir bağlantı noktası oluşturuldu. ACİL VAKALARDA ZAMAN KAYBININ ÖNÜNE GEÇİLECEK Hastane yönetiminin ve vatandaşların talepleri doğrultusunda hayata geçirilen çalışma, özellikle acil müdahale gerektiren vakalarda zaman kaybını azaltmayı amaçlıyor. Yeni bağlantı sayesinde ambulansların hastane acil servisine daha kısa sürede ulaşması, hasta yakınlarının da özel araçlarıyla acil servis girişine daha hızlı erişmesi hedefleniyor. Acil servis çevresindeki trafik akışının düzenlenmesiyle birlikte hem ambulans güzergahının rahatlatılması hem de hastane önünde oluşabilecek araç yoğunluğunun önüne geçilmesi bekleniyor. AMBULANS VE ÖZEL ARAÇ TRAFİĞİ RAHATLAYACAK Yapılan düzenleme, yalnızca ambulans geçişleri açısından değil, acil servise gelen özel araçlar için de kolaylık sağlayacak. Orta refüjde oluşturulan bağlantı noktasıyla araçların daha kontrollü ve kısa güzergah üzerinden acil servis alanına yönlendirilmesi sağlanacak. Bu değişiklikle birlikte hastane çevresindeki ulaşım akışının daha güvenli hale gelmesi, giriş ve çıkışlarda yaşanabilecek yoğunluğun azaltılması ve acil servis önündeki araç hareketliliğinin daha düzenli yönetilmesi amaçlanıyor. VATANDAŞLARDAN OLUMLU TEPKİ Bölge halkı ve hastaneye gelen vatandaşlar, acil servis ulaşımını kolaylaştıran yeni uygulamadan memnuniyet duydu. Düzenlemenin özellikle çocuk hastalar, hamileler, acil müdahale gerektiren vakalar ve hasta yakınları için önemli bir kolaylık sağlayacağı ifade edildi. Giresun’da sağlık hizmetlerine erişimi hızlandıran bu çalışma, acil durumlarda dakikaların hayati önem taşıdığı hastane ulaşımında pratik ve ihtiyaç odaklı bir adım olarak değerlendiriliyor.

VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN KAYMAKAMLIK, BELEDİYE VE ESNAF ZİYARETİ Haber

VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN KAYMAKAMLIK, BELEDİYE VE ESNAF ZİYARETİ

ÇAMOLUK’TA YOĞUN MESAİ: VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN KAYMAKAMLIK, BELEDİYE, HASTANE VE ESNAF ZİYARETİ Giresun Valisi Mustafa Koç, Çamoluk’ta kaymakamlık, belediye, devlet hastanesi inşaatı ve ilçe merkezinde bir dizi temas gerçekleştirdi. İlçenin genel durumu, yatırımlar, belediye projeleri, sağlık altyapısı ile esnafın talep ve beklentileri aynı program içinde değerlendirildi. Giresun Valisi Mustafa Koç, Çamoluk ilçesinde gün boyu süren ziyaret programında kamu yatırımları, yerel yönetim hizmetleri ve vatandaş taleplerini sahada inceledi. Koç, Çamoluk Kaymakamlığı, Çamoluk Belediye Başkanlığı, yapımı süren devlet hastanesi inşaatı ile ilçe merkezindeki esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. KAYMAKAMLIKTA İLÇENİN GENEL DURUMU DEĞERLENDİRİLDİ Vali Mustafa Koç, Çamoluk Kaymakamlığı’nı ziyaret ederek Kaymakam Vekili Abdul Aziz Demirtaş’tan ilçenin genel durumu, devam eden yatırımlar ve yürütülen çalışmalar hakkında brifing aldı. Ziyaret kapsamında daire amirleriyle de toplantı yapan Koç, ilçenin sosyo-ekonomik yapısı, eğitim, sağlık ve altyapı hizmetlerini masaya yatırdı. BELEDİYEDE PROJELER GÜNDEME GELDİ Koç, daha sonra Çamoluk Belediye Başkanlığı’nı ziyaret ederek Belediye Başkanı Ergün Bakırhan ve Belediye Meclis Üyeleri ile görüştü. Görüşmede ilçenin altyapı, ulaşım, turizm ve sosyal belediyecilik çalışmaları ele alındı. Belediyede yürütülen projeler ile planlanan yatırımlar hakkında bilgi verildi. DEVLET HASTANESİ İNŞAATINDA İNCELEME Vali Koç, Çamoluk ilçesinde yapımı devam eden 10 yataklı Entegre İlçe Devlet Hastanesi inşaat alanında da incelemelerde bulundu. 2024 yılı Mayıs ayında yapımına başlanan ve büyük ölçüde tamamlanan projenin 2026 yılında bitirilmesi planlanıyor. Koç, sahada yetkililerden çalışmaların son durumu hakkında bilgi aldı. ESNAF VE VATANDAŞLARLA BULUŞTU Vali Koç’un ilçe programındaki bir diğer durağı ilçe merkezi oldu. Çamoluk’ta faaliyet gösteren esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelen Koç, talep ve beklentileri dinledi. Koç, ziyaret sırasında esnafa hayırlı işler ve bereketli kazançlar diledi. KAMU HİZMETLERİ VE YATIRIMLAR SAHADA TAKİP EDİLDİ Çamoluk’taki temaslarda idari yapı, yerel yönetim hizmetleri, sağlık yatırımları ve vatandaş talepleri aynı gün içinde değerlendirildi. Kaymakamlıkta ilçenin genel durumu, belediyede yerel projeler, hastane inşaatında sağlık altyapısı, ilçe merkezinde ise esnafın gündemi öne çıktı.

VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN ŞEBİNKARAHİSAR VE ALUCRA’DA YOĞUN TEMAS TRAFİĞİ Haber

VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN ŞEBİNKARAHİSAR VE ALUCRA’DA YOĞUN TEMAS TRAFİĞİ

VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN ŞEBİNKARAHİSAR VE ALUCRA’DA YOĞUN TEMAS TRAFİĞİ Giresun Valisi Mustafa Koç, Şebinkarahisar ve Alucra’da kamu yönetimi, yerel yönetim, tarihi miras, kadın emeği, esnaf ve şehit ailelerine yönelik ziyaretler gerçekleştirdi. Program boyunca yatırımlar, altyapı, ulaşım, eğitim, sağlık, turizm ve sosyal çalışmalar başlıkları öne çıktı. ŞEBİNKARAHİSAR’DA İLK DURAK KAYMAKAMLIK OLDU Vali Mustafa Koç, Şebinkarahisar programına Kaymakamlık ziyaretiyle başladı. Kaymakam Dr. Yasin Ardıç ile bir araya gelen Koç, ilçenin genel durumu, kamu hizmetlerinin seyri, devam eden yatırımlar ve sahadaki ihtiyaç başlıklarında kapsamlı bilgi aldı. Ziyaret kapsamında daire amirleriyle yapılan toplantıda Şebinkarahisar’ın sosyo-ekonomik yapısı masaya yatırıldı; eğitim, sağlık ve altyapı hizmetlerinin mevcut durumu ile önümüzdeki süreçte izlenecek yol değerlendirildi. BELEDİYEDE ALTYAPI, ULAŞIM VE TURİZM GÜNDEMİ Koç, daha sonra Şebinkarahisar Belediye Başkanlığı’nı ziyaret etti. Belediye Başkanı Ömer Şentürk ve belediye meclis üyeleriyle yapılan görüşmede ilçenin altyapı ihtiyaçları, ulaşım başlıkları, turizm potansiyeli ve sosyal belediyecilik çalışmaları ele alındı. İlçede yürütülen projelerin mevcut aşaması gözden geçirilirken, planlama sürecindeki çalışmalar hakkında da bilgi alışverişi yapıldı. TARİHİ TAŞHANLAR VE FATİH CAMİİ’NDE İNCELEME Şebinkarahisar temaslarının bir diğer ayağını tarihi mekân ziyaretleri oluşturdu. Vali Koç, Osmanlı dönemine ait mimari özellikler taşıyan Tarihi Taşhanlar’da incelemelerde bulundu. XVII. yüzyılda inşa edilen ve günümüze kalıntıları ulaşan yapının restorasyon çalışmalarıyla koruma altına alınmış olması, ziyaretin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Koç, Taşhanlar’da sergilenen eserler hakkında da yetkililerden bilgi aldı. Koç, daha sonra Fatih Camii’ni ziyaret etti. Otlukbeli Zaferi’nin ardından yapımına başlandığı belirtilen ve farklı dönemlerde yenilenerek bugüne ulaşan camide incelemelerde bulunan Koç, öğle namazını da burada eda etti. Ziyaret, ilçenin tarihi ve kültürel mirasının korunmasına yönelik duyarlılığın altını çizen bir temas olarak öne çıktı. TAMZARA’DA KADIN EMEĞİNE YAKIN TAKİP Vali Mustafa Koç, Şebinkarahisar’a bağlı Tamzara Mahallesi’nde yürütülen “Kadınlar Dokuyor” projesini de yerinde inceledi. Geçmişi 19. yüzyıla uzanan Tamzara dokumasının yeniden üretime kazandırıldığı projede, unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının yaşatılması ile kadın istihdamının desteklenmesi aynı çerçevede ele alındı. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescili alan Tamzara dokuması üzerinden yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Koç, üretilen el emeği ürünleri inceledi ve projede görev alan kadınlara başarı dileklerini iletti. ESNAF VE VATANDAŞLA SAHADA BULUŞTU Şebinkarahisar ilçe merkezindeki esnaf ve vatandaş ziyaretinde de sahadaki beklentiler dinlendi. Koç, ilçe merkezinde faaliyet gösteren esnafla tek tek görüşerek talepleri not aldı. Vatandaşlarla yapılan sohbetlerde günlük hayatı doğrudan etkileyen başlıklar öne çıkarken, ziyaret hayırlı işler ve bereketli kazanç temennileriyle tamamlandı. ŞEHİT AİLESİNE ANLAMLI ZİYARET Vali Koç’un Şebinkarahisar programındaki en dikkat çeken duraklardan biri de şehit ailesi ziyareti oldu. Koç, 3 Şubat 2018’de Afrin’de düzenlenen saldırıda şehit olan Tankçı Uzman Çavuş Ufuk Aktağ’ın ailesini evlerinde ziyaret etti. Şehidin babası Mehmet Aktağ ve annesi Tülay Aktağ ile bir araya gelen Koç, aile bireyleriyle yakından ilgilendi. Ziyarette devletin şehit ailelerinin yanında olduğu vurgulanırken, şehit Ufuk Aktağ rahmet ve minnetle anıldı. ALUCRA’DA KAYMAKAMLIK ZİYARETİYLE BAŞLAYAN PROGRAM Vali Mustafa Koç, Alucra’daki temaslarına Kaymakamlık ziyaretiyle başladı. Kaymakam Emrah Azman’dan ilçenin genel görünümü, devam eden kamu yatırımları ve yürütülen hizmetler hakkında bilgi alan Koç, ilçenin mevcut ihtiyaçlarını değerlendirdi. Daire amirleriyle yapılan toplantıda Alucra’nın sosyo-ekonomik yapısı, eğitim ve sağlık hizmetlerinin işleyişi ile altyapı başlıkları ayrıntılı biçimde ele alındı. BELEDİYE ZİYARETİNDE PLANLANAN PROJELER GÖRÜŞÜLDÜ Koç, Alucra Belediye Başkanlığı’nda Belediye Başkanı Faruk Demirağ ve belediye meclis üyeleriyle görüştü. Toplantıda altyapı, ulaşım, turizm ve sosyal belediyecilik ekseninde yürütülen çalışmalar değerlendirildi. İlçede devam eden projelerin seyri ile planlanan yatırımların niteliği üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. ALUCRA’DA ESNAFIN NABZI TUTULDU Alucra ilçe merkezinde gerçekleştirilen esnaf ve vatandaş ziyaretinde de doğrudan saha temasına ağırlık verildi. Koç, iş yerlerini ziyaret ederek esnafın talep ve beklentilerini dinledi. Vatandaşlarla yapılan görüşmelerde ilçe gündemine ilişkin konular öne çıkarken, ziyaret bereketli kazanç ve hayırlı işler dilekleriyle tamamlandı. ŞEHİT EMRE DORUK’UN AİLESİYLE BİR ARAYA GELDİ Vali Koç, Alucra programında şehit ailesini de ziyaret etti. Koç, 20 Ocak 2017’de El-Bab bölgesinde Fırat Kalkanı Harekâtı sırasında düzenlenen bombalı araç saldırısında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Emre Doruk’un ailesiyle bir araya geldi. Şehidin annesi Hava Doruk ve aile bireyleriyle görüşen Koç, aileyle yakından ilgilendi. Ziyarette devletin şehit yakınlarına verdiği destek vurgulanırken, şehit Emre Doruk rahmet ve minnetle anıldı; program dualarla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.