Hava Durumu

#Sağlık

Giresun Sonhaber - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN'DA UMRE YOLCULARINA EĞİTİM: İBADET, SAĞLIK VE ÇEVRE BİLİNCİ ANLATILDI Haber

GİRESUN'DA UMRE YOLCULARINA EĞİTİM: İBADET, SAĞLIK VE ÇEVRE BİLİNCİ ANLATILDI

GİRESUN'DA UMRE YOLCULARINA EĞİTİM: İBADET, SAĞLIK VE ÇEVRE BİLİNCİ ANLATILDI Giresun İl Müftülüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonuyla umreye gidecek vatandaşlara yönelik eğitim semineri düzenledi. Programda umre ibadetinin uygulanışı, kutsal mekânlar, sağlık, çevre bilinci ve yolculuk sırasında dikkat edilmesi gereken konular ele alındı. Giresun İl Müftülüğü tarafından umre yolculuğuna hazırlanan vatandaşların bilgilendirilmesi amacıyla Müftülük Konferans Salonu'nda eğitim semineri gerçekleştirildi. Seminerde İl Müftüsü Hüseyin Okuş, umre ibadetinin manevi boyutunu anlatarak yolculuk boyunca sabır, hoşgörü, yardımlaşma ve kardeşlik hukukuna dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. OKUŞ: KARDEŞLİK HUKUKU GÖZETİLMELİ Umre yolculuğu sırasında farklılıkların hoşgörüyle karşılanmasının önemine değinen Okuş, küçük anlaşmazlıkların büyütülmemesi ve yolcuların dayanışma içerisinde hareket etmesi gerektiğini belirtti. Okuş, ibadet süresince karşılıklı anlayışın, sabrın ve yardımlaşmanın önemine dikkat çekti. UMRE İBADETİ VE KUTSAL MEKÂNLAR ANLATILDI Seminer kapsamında İl Müftü Yardımcısı Avni Bolat, umrenin hikmeti ve sembolleri hakkında bilgi verdi. Şube Müdürü Hayrullah Küçük, Mekke ve Medine'deki ziyaret yerlerini anlattı. İl Müftü Yardımcısı Adem Orhan ise umre ibadetinin uygulanışı ile Peygamberimiz ve aile hayatı konularında katılımcıları bilgilendirdi. ÇEVRE BİLİNCİ VE SAĞLIK KONULARI DA ELE ALINDI Programda Şube Müdürü Osman Kılıç, umre sırasında çevre bilincinin önemini ele aldı. Uzman Vaiz Gülay Ayar, kadınlara özgü konular hakkında sunum yaptı. Seminerde ayrıca temel sağlık bilimleri konusunda bilgilendirme gerçekleştirildi.

Karın ağrısı ve sarılığa dikkat! O hastalıkların habercisi olabilir Haber

Karın ağrısı ve sarılığa dikkat! O hastalıkların habercisi olabilir

Karın ağrısı, bulantı, iştahsızlık ve hazımsızlık gibi şikâyetler, safra yolları ve pankreas hastalıklarının belirtisi olabiliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Koray Acarlı, özellikle sarılık, açıklanamayan kilo kaybı ve sırta yayılan ağrı gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. İSTANBUL (İGFA) - Karın ağrısı ve sindirim sorunları, bazen ciddi safra yolları ve pankreas hastalıklarının işareti olabiliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Koray Acarlı, safra yolu daralmaları, safra yolu kanserleri, pankreas kanseri ve akut pankreatitin belirtileri ile tedavi süreçlerine ilişkin uyarılarda bulundu. Safra yollarındaki daralmaların ameliyatlar, iltihabi hastalıklar, taşlar veya tümörler nedeniyle gelişebileceğini belirten Acarlı, safra akışının engellenmesi durumunda sarılık, kaşıntı, koyu renkli idrar ve açık renkli dışkı görülebileceğini ifade etti. ATEŞ, KARIN AĞRISI VE SARILIK BİRLİKTEYSE DİKKAT! Safra yolu taşlarının safra akışını engelleyerek ciddi enfeksiyonlara yol açabileceğini kaydeden Acarlı, karın ağrısına ateş, titreme ve sarılığın eşlik etmesi durumunda acil tıbbi değerlendirme gerektiğini belirtti. Tedavide gecikmenin enfeksiyonun kana yayılması gibi ciddi sonuçlara neden olabileceği uyarısında bulundu. Safra yolu kanserlerinde ise tümörün bulunduğu bölgenin ve yayılımının tedavi seçeneklerini belirlediğini aktaran Acarlı, uygun hastalarda cerrahi müdahalenin değerlendirilebildiğini, diğer durumlarda ilaç tedavileri ve safra akışını sağlamaya yönelik girişimlerin uygulanabildiğini bildirdi. PANKREAS KANSERİ ERKEN DÖNEMDE BELİRTİ VERMEYEBİLİR Pankreas kanserinin erken evrelerde belirgin şikâyetlere yol açmayabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Koray Acarlı; açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık, üst karın bölgesinden sırta yayılan ağrı, sarılık ve yeni ortaya çıkan diyabetin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Akut pankreatitin ise aniden başlayan, sırta yayılabilen şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kusmayla kendini gösterebildiğini belirten Acarlı, safra taşlarının hastalığın önemli nedenleri arasında bulunduğunu ifade etti. Safra yolları ve pankreas hastalıklarında belirtilerin birbirine benzeyebildiğini vurgulayan Prof. Dr. Acarlı, tanı sürecinde muayene, kan testleri ve uygun görüntüleme yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Acarlı, özellikle açıklanamayan sarılık, ateşle birlikte görülen karın ağrısı, şiddetli ve geçmeyen ağrı ile istemsiz kilo kaybı yaşayan kişilerin sağlık kuruluşuna başvurmasının önem taşıdığını belirtti.

GEZMİŞ YENİ YASAMA YILINA GİRESUN DOSYALARIYLA BAŞLADI Haber

GEZMİŞ YENİ YASAMA YILINA GİRESUN DOSYALARIYLA BAŞLADI

GEZMİŞ YENİ YASAMA YILINA GİRESUN DOSYALARIYLA BAŞLADI SPOT: Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM’nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nın başlangıcında orman köylüleri, orman arazileri, fındık üreticileri ve kahverengi kokarcayla mücadeleyi Meclis gündemine taşıdı. Gezmiş, yeni dönemde ekonomik sorunlar, işsizlik, eğitim ve sağlık alanlarında da çalışmalarını sürdüreceğini açıkladı. Gezmiş, yeni yasama döneminin ilk gününde orman köylülerinin desteklenmesi ve orman arazilerinin korunmasına yönelik kanun teklifi sunduğunu; fındık üreticilerinin sorunlarının tespiti ve çözümü için araştırma önergesi, kahverengi kokarcayla mücadelede etkili önlemler alınması amacıyla da soru önergeleri verdiğini bildirdi. Çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde, “Üreticilerimizin emeğini, doğamızı ve hemşehrilerimizin haklarını savunmaya devam edeceğiz” diyen Gezmiş, Giresun’un temel sorunlarını yeni yasama döneminde de TBMM gündeminde tutacağını belirtti. Gezmiş, yeni dönemde işsizlik ve ekonomik sorunların yanı sıra eğitim ve sağlık alanındaki sorunların çözümü için çalışacaklarını belirterek, “Ülkemiz ve ilimiz için yeni yasama yılında da sorunların çözümü için var gücümle çalışacağım. Hak, hukuk, adalet yolunda mücadelemiz sürecek” ifadelerini kullandı. TARİH: 2 Ekim 2026 KAYNAK: Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in TBMM uzantılı resmî e-posta adresinden 2 Ekim 2026’da gönderilen açıklama.

Kanser Hastalarına Canlı Virüs İçermeyen Grip Aşısı Uygulanabiliyor Haber

Kanser Hastalarına Canlı Virüs İçermeyen Grip Aşısı Uygulanabiliyor

Kanser hastalığı ve uygulanan bazı tedavi yöntemleri bağışıklık sistemini zayıflatabilmektedir. Grip, kanser hastalarında daha şiddetli seyredebildiği için ‘Kemoterapi alırken grip aşısı yaptırabilir miyim?’ sorusu kritik bir önem taşıyor. Birçok hasta için bu sorunun cevabının evet olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Kemoterapi süresince grip aşısı olmanın riskli olabileceği düşünülmektedir. Ancak pek çok hasta için enjeksiyonla uygulanan ve canlı virüs içermeyen grip aşısı uygun bir seçenektir. Buradaki temel nokta, aşının türünün ve uygulama zamanının onkoloji ekibiyle koordineli olarak belirlenmesidir” dedi. Burun spreyi formundaki canlı grip aşıları, bağışıklığı baskılanmış hastalar için uygun olmayabilmektedir. Enjeksiyon yoluyla yapılan, canlı virüs içermeyen grip aşısının ise kemoterapinin yanı sıra immünoterapi, radyoterapi veya hormon tedavisi gören hastalara da uygulanabileceğini ifade eden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, “Aşının mümkünse sistemik tedaviden 2–4 hafta önce yapılmasını öneriyoruz. Bu mümkün olmazsa tedavi sürecinde de uygulanabilmektedir. En ideal zamanı; hastanın tedavisine, kan değerlerine ve genel sağlık durumuna göre planlıyoruz. Kök hücre nakli, CAR-T veya bağışıklığı baskılayan özel tedaviler söz konusu olduğunda ise aşı takvimini kişiye özel olarak düzenliyoruz” dedi. Aşının zamanlamasına onkoloji ekibiyle birlikte karar verilmeli Gribin kanser hastalarında daha ağır sonuçlar doğurabileceğine işaret eden Yıldırım, “Zatürreye, hastaneye yatış sürecine ve hatta kanser tedavisinin aksamasına yol açabilir. Bu sebeple aşının olası yan etkilerine dair endişeler, korunma gerekliliğinin göz ardı edilmesine neden olmamalıdır. Hangi aşının ne zaman uygulanacağına, hastanın tedavi süreci ve genel durumu analiz edilerek onkoloji ekibiyle birlikte karar verilmelidir” dedi. Aşı sonrası kolda ağrı, halsizlik veya hafif ateş görülebileceğini hatırlatan Yıldırım, “Ancak kemoterapi alan bir hastada 38°C ve üzerindeki ateşi sadece aşıya dayandırmak doğru değildir. Aşı sonrası gelişmiş olsa dahi, böyle bir durumda vakit kaybetmeden tedavi ekibiyle iletişime geçilmelidir” uyarısında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUN SAĞLIK CAMİASININ ACI KAYBI: OP. DR. YAVUZ ÜYE HAYATINI KAYBETTİ Haber

GİRESUN SAĞLIK CAMİASININ ACI KAYBI: OP. DR. YAVUZ ÜYE HAYATINI KAYBETTİ

GİRESUN SAĞLIK CAMİASININ ACI KAYBI: OP. DR. YAVUZ ÜYE HAYATINI KAYBETTİ Giresun’da uzun yıllar genel cerrahi alanında hizmet veren, çok sayıda hastanın tedavisini üstlenen Özel Giresun Kent Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yavuz Üye hayatını kaybetti. 26 Eylül Cumartesi sabahı geçirdiği kalp krizinin ardından yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayan Üye, bugün düzenlenecek tören ve cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlanacak. 37 YILLIK HEKİMLİK HAYATI Op. Dr. Yavuz Üye, tıp eğitimini Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlayarak 1989 yılında mezun oldu. Genel cerrahi alanında uzmanlaşan Üye, uzmanlık eğitimini Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tamamlayarak 1995 yılında Genel Cerrahi Uzmanı oldu. Meslek hayatını Giresun’da sürdüren Üye, uzun yıllar boyunca kentte sağlık hizmeti verdi ve son olarak Özel Giresun Kent Hastanesi’nde Genel Cerrahi Uzmanı olarak görev yaptı. 1989 yılında başlayan hekimlik yaşamı dikkate alındığında Üye, yaklaşık 37 yıllık meslek hayatının önemli bölümünü hastalarının tedavisine ve cerrahi hizmetlere ayırdı. KALP KRİZİ SONRASI KURTARILAMADI Edinilen bilgilere göre Op. Dr. Yavuz Üye, 26 Eylül 2026 Cumartesi sabahı geçirdiği kalp krizinin ardından hastaneye kaldırıldı. Sağlık ekiplerinin müdahalelerine rağmen kurtarılamayan deneyimli hekim hayatını kaybetti. Yıllardır Giresun’da görev yapan Üye’nin ani vefatı başta ailesi olmak üzere meslektaşları, birlikte görev yaptığı sağlık çalışanları, hastaları ve sevenleri arasında büyük üzüntüye neden oldu. BUGÜN HASTANE ÖNÜNDE TÖREN DÜZENLENECEK Op. Dr. Yavuz Üye için 27 Eylül 2026 Pazar günü (bugün) saat 11.00’de, son olarak görev yaptığı Özel Giresun Kent Hastanesi önünde tören düzenlenecek. Meslektaşları ve çalışma arkadaşlarının katılımıyla gerçekleştirilecek törenin ardından Üye’nin cenazesi Giresun Merkez Hacı Miktat Camii’ne getirilecek. Öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Op. Dr. Yavuz Üye son yolculuğuna uğurlanacak.

Bir kız çocuğu babanın ömrünü uzatabilir mi? Haber

Bir kız çocuğu babanın ömrünü uzatabilir mi?

Her kız çocuğu için babanın yaşam süresi ortalama 74 hafta uzuyor. İSTANBUL (İGFA) - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nil Sarıçiçek, 2006 yılında yayımlanan dikkat çekici bir araştırmada, Polonya’daki bir kırsal popülasyonda kız çocuklarının sayısı ile babaların yaşam süresi arasında pozitif bir ilişki bulunduğunu belirtti. Araştırmacılar, her kız çocuğu için babanın yaşam süresinin ortalama 74 hafta daha uzun olduğunu bildirdi. Annelerde ise hem kız hem erkek çocuk sayısındaki artış yaşam süresiyle ters yönde ilişkiliydi. Bu sonuç elbette “Kız çocuğu babasının ömrünü uzatır” demek için yeterli değil. Nitekim daha sonraki, çok daha büyük nüfus çalışmalarında bu ilişkinin aynı şekilde doğrulanmadığını görüyoruz. PEKİ O ZAMAN NEDEN BU ARAŞTIRMAYI KONUŞUYORUZ? Çocuklarımız yalnızca kendi geleceklerini mi şekillendiriyor, yoksa ailelerinin ve hatta gelecek nesillerin sağlıklarını da etkiliyor olabilir mi? Fonksiyonel tıp uygulaması yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nil Sarıçiçek; Uzun ve sağlıklı yaşamın temellerinin çocuklukta atıldığını ve pek çok farklı parametrenin bunda etken olduğunu belirtiyor. Uyku… Beslenme… Fiziksel aktivite… Bağırsak mikrobiyotası… Metabolik sağlık… Stres yanıtı… Duygusal regülasyon… Sosyal ilişkiler… Çevresel maruziyetler… Hatta bazı araştırmalar, ebeveynlerin yaşam süresi ile çocukların ileri yaşlara ulaşma olasılığı arasında kuşaklar arası bir ilişki olduğunu ve psikolojik dayanıklılığın da nesiller boyunca aktarılabilen özelliklerden biri olabileceğini düşündürüyor. Yani çocuğun geleceği yalnızca genetik bir miras değil. Bir yaşam mirası. Peki kız çocukları neden babalarla ilişkilendiriliyor? Kız çocuklarının erişkinlikte ebeveynleriyle daha fazla duygusal ve kişilerarası destek ilişkisi kurabileceğini öne süren araştırmalar var. Çin ve Tayvan’da yapılan çalışmalarda, erkek çocukların geleneksel olarak yaşlı ebeveynlere daha fazla destek vermesi beklenmesine rağmen bu durumun ebeveyn mortalitesinde belirgin bir koruyucu etki yaratmadığı; bazı bağlamlarda kız çocuklarının duygusal ve kişilerarası desteklerinin daha faydalı olabileceği tartışılmıştır. BİR BAŞKA ÇARPICI BULGU: ERKEK ÇOCUK VE MATERNAL SAĞLIK 2017 yılında Norveç’te yüz binlerce anne ve baba üzerinde yapılan büyük bir kayıt çalışmasında, erkek çocuk sayısındaki artışın annelerde özellikle kardiyovasküler mortalite ile ilişkili olduğu bildirildi. Aynı çalışmada babalarda çocukların cinsiyeti ile kardiyovasküler mortalite arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı. Dr. Nil Sarıçiçek bu verilerin “erkek çocuk annesinin ömrünü kısaltır” gibi basit bir sonuç çıkarmak için değil; çocuk cinsiyeti, gebelik, maternal fizyoloji ve uzun dönem sağlık arasındaki karmaşık ilişkiyi araştırmaya devam etmemiz gerektiğini gösterdiğini belirtti.

VALİ KOÇ’TAN 5 GÜNDE YOĞUN GİRESUN MESAİSİ: Haber

VALİ KOÇ’TAN 5 GÜNDE YOĞUN GİRESUN MESAİSİ:

VALİ KOÇ’TAN 5 GÜNDE YOĞUN GİRESUN MESAİSİ: EĞİTİMDEN SAĞLIĞA, YATIRIMDAN İLÇELERE SAHADAYDI Giresun Valisi Mustafa Koç’un 14-18 Eylül haftasındaki programında eğitim, sağlık, kamu yatırımları ve ilçe ziyaretleri öne çıktı. Yeni eğitim yılının açılışından Eynesil ve Espiye’deki sağlık yatırımlarına, İl Özel İdaresi projelerinden Güce’deki saha incelemelerine kadar birçok başlık Valiliğin gündemine girdi. Valiliğin resmî internet sitesi ile erişilebilen resmî kurum paylaşımlarını 14-18 Eylül tarih aralığında taradığımızda haftanın ana gündemini kamu hizmetlerinin sahadaki işleyişi oluşturuyor. 63 BİN 50 ÖĞRENCİYLE YENİ EĞİTİM YILI BAŞLADI Haftanın ilk önemli programı 14 Eylül’de yeni eğitim öğretim yılının açılışı oldu. Giresun genelinde 407 okul, 6 bin 15 öğretmen ve 63 bin 50 öğrenciyle ders zili çaldı. Vali Koç, 19 Eylül Kapalı Spor Salonu’ndaki İlköğretim Haftası programında okul güvenliğine özellikle dikkat çekti; Millî Eğitim Bakanlığının bahçe görevlisi uygulaması kapsamında 246 görevlinin okullarda görev yapacağını açıkladı. Koç, Eynesil programı sırasında Ören İlkokulu ve Ortaokulunu da ziyaret etti. Sınıflarda öğrencilerle buluşurken öğretmenlerin talep ve görüşlerini dinledi. EYNESİL’DE SAĞLIK VE GENÇLİK YATIRIMLARI 14 Eylül programının önemli duraklarından biri Eynesil oldu. Valiliğin resmî kayıtlarına göre Eynesil İlçe Devlet Hastanesi Diyaliz Ünitesi hizmete açıldı. Aynı gün Ören Beldesi’nde yapılacak Gençlik Merkezi için de ilk adım atıldı. Böylece aynı ilçe programında sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, gençlere yönelik sosyal ve sportif altyapının güçlendirilmesi ve eğitim kurumlarının durumu birlikte ele alınmış oldu. ÖĞRENCİLERİ BU KEZ VALİLİKTE AĞIRLADI 15 Eylül’de eğitim gündemi Valilik makamına taşındı. Vali Koç, İlköğretim Haftası kapsamında İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, Gazipaşa İlkokulu yöneticileri, öğretmen ve öğrencileri kabul etti. Koç, öğrencilerle sohbet ederek yeni eğitim öğretim yılının hayırlı olması temennisinde bulundu ve öğretmenlerle öğrencilere başarı diledi. İL ÖZEL İDARESİ YATIRIMLARI TEK TEK MASAYA YATIRILDI Haftanın önemli yönetim başlıklarından biri de Giresun genelindeki yatırımlar oldu. Vali Mustafa Koç başkanlığında gerçekleştirilen İl Özel İdaresi Yatırımları Değerlendirme Toplantısı’nda, il genelinde devam eden yatırımların mevcut durumu ile önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek çalışmalar değerlendirildi. Altyapı ve ulaşım başta olmak üzere yürütülen projeler ele alındı. Bu toplantıyla birlikte Valiliğin haftalık gündeminde yalnız tamamlanan yatırımlar değil, devam eden ve planlama aşamasındaki projeler de yer aldı. ESPİYE’DE TOMOGRAFİ VE YOĞUN BAKIM HAMLESİ 16 Eylül’de sağlık yatırımlarının adresi bu kez Espiye oldu. Espiye Devlet Hastanesinde 16 kesit bilgisayarlı tomografi cihazı hizmete alınırken, yoğun bakım kapasitesi 4 yataktan 7 yatağa yükseltildi. Valilik bu gelişmeyi 16 Eylül tarihli resmî haberleri arasında yayımladı. Yeni cihaz ve artırılan yoğun bakım kapasitesiyle ilçedeki hastaların bazı tetkik ve tedaviler için başka sağlık kuruluşlarına sevk edilme ihtiyacının azaltılması hedefleniyor. BAYRAĞI YERDEN KALDIRAN NEHİR’İ VALİLİKTE AĞIRLADI Haftanın dikkat çeken buluşmalarından biri de Piraziz’de yere düşmüş Türk bayrağını kaldırıp öperek yüksek bir yere yerleştiren öğrenci Nehir Cörüt’ün Valilikte ağırlanması oldu. Vali Koç, öğrencinin davranışından duyduğu memnuniyeti dile getirerek Nehir’i tebrik etti. Olayın ardından gerçekleştirilen kabul, 17 Eylül’de kamuoyuna yansıdı. 18 EYLÜL’DE ROTA GÜCE: KURUMLAR VE YATIRIMLAR YERİNDE İNCELENDİ Haftanın son bölümünde Vali Koç’un çalışma programı Güce’ye uzandı. Koç, ilçedeki kamu kurumlarını ziyaret ederek yürütülen hizmetler ve devam eden çalışmalar hakkında bilgi aldı. İlçedeki yatırımların mevcut durumu ve kamu hizmetlerinin işleyişi de ziyaretin gündemindeydi. Böylece 14 Eylül’de eğitim ve Eynesil programlarıyla başlayan haftalık saha trafiği, 18 Eylül’de Güce’deki incelemelerle devam etti. VALİLİĞİN HAFTALIK GÜNDEMİNDE ÜÇ BAŞLIK ÖNE ÇIKTI 14-18 Eylül dönemine bütün olarak bakıldığında Valiliğin çalışma programında eğitim, sağlık ve kamu yatırımları belirgin biçimde öne çıktı. Eğitimde 63 bin 50 öğrencinin yeni döneme başlaması ve okul güvenliği; sağlıkta Eynesil’de diyaliz, Espiye’de tomografi ve yoğun bakım yatırımları; kamu yatırımlarında ise İl Özel İdaresi projeleri ve ilçe incelemeleri haftanın ana başlıklarını oluşturdu

BU BELİRTİLERİ HAFİFE ALMAYIN Haber

BU BELİRTİLERİ HAFİFE ALMAYIN

BU BELİRTİLERİ HAFİFE ALMAYIN 13 Eylül Dünya Sepsis Günü dolayısıyla sepsise karşı erken tanının önemine dikkat çekiliyor. Ateş, titreme, bilinç değişikliği ve nefes darlığı gibi belirtiler özellikle bir enfeksiyon sırasında ortaya çıkıyorsa gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Sepsis, hızla ilerleyerek organ yetmezliği ve hayati tehlikeye yol açabiliyor. ERKEN FARK ETMEK HAYAT KURTARIYOR Sepsis, vücudun bir enfeksiyona karşı verdiği kontrolsüz yanıtın kendi doku ve organlarına zarar vermesiyle ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunu. Zatürre, idrar yolu, karın içi, cilt ve yumuşak doku enfeksiyonları sepsise yol açabilen enfeksiyon kaynakları arasında bulunuyor. ATEŞ VE NEFES DARLIĞINA DİKKAT Ateş veya titreme, bilinç değişikliği, nefes darlığı, hızlı solunum, çarpıntı, tansiyon düşüklüğü, idrar miktarında azalma ve kişinin genel durumunda hızlı kötüleşme sepsis açısından uyarıcı olabiliyor. Sağlık otoriteleri, özellikle enfeksiyonla birlikte gelişen bu tür belirtilerin “geçer” düşüncesiyle bekletilmemesi gerektiğini vurguluyor. RİSK GRUBUNDAKİLER DAHA DİKKATLİ OLMALI Yenidoğanlar ve küçük çocuklar, ileri yaştakiler, gebeler ve lohusalar, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler ile kronik hastalığı bulunanlarda sepsis riski daha yüksek olabiliyor. Enfeksiyonlardan korunma, el hijyeni, önerilen aşıların yaptırılması ve enfeksiyonların zamanında tedavi edilmesi riski azaltmada önem taşıyor. Sepsis önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum olmakla birlikte, erken fark edilmesi ve hızla tıbbi değerlendirme yapılması hayat kurtarıyor. KAYNAK: T.C. Sağlık Bakanlığı / Giresun İl Sağlık Müdürlüğü

SAĞLIĞIMIZ İÇİN HİJYENE DİKKAT EDELİM Haber

SAĞLIĞIMIZ İÇİN HİJYENE DİKKAT EDELİM

SAĞLIĞIMIZ İÇİN HİJYENE DİKKAT EDELİM Fındık hasadı döneminde bahçe ve harmanlarda geçirilen yoğun çalışma sürecinde kişisel hijyen ile gıda hijyenine dikkat etmek, olası sağlık sorunlarının önlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Günlük yaşamda olduğu gibi fındık hasadı sırasında da yiyecek ve içecek tüketmeden önce eller mutlaka su ve sabunla iyice yıkanmalı. Sebze ve meyveler ise temiz suyla yıkanmadan tüketilmemeli. Özellikle sıcak havalarda tüketilen suyun temiz ve güvenilir kaynaktan temin edilmesine, yiyeceklerin uygun şartlarda hazırlanmasına ve bozulmayı önleyecek koşullarda muhafaza edilmesine özen gösterilmeli. BAHÇE VE HARMANLARDA EL TEMİZLİĞİ ÖNEMLİ Fındık bahçelerinde ve harmanlarda çalışan üreticilerin, çalışma aralarında yemek yemeden veya içecek tüketmeden önce ellerini temizlemeleri gerekiyor. Toprak, bitki artıkları ve çeşitli yüzeylerle yoğun temasın yaşandığı hasat döneminde el hijyeninin ihmal edilmemesi, mikroorganizmaların ağız yoluyla vücuda taşınması riskini azaltıyor. TEMİZ SU VE GÜVENLİ GIDA Sağlığın korunması için; İçme ve kullanma suyunun güvenilir olması, sebze ve meyvelerin temiz suyla iyice yıkanması, yiyeceklerin sıcakta uzun süre bekletilmemesi, hazırlanmış gıdaların uygun koşullarda saklanması, yemek öncesi ve tuvalet sonrası ellerin sabunla yıkanması büyük önem taşıyor. Özellikle hasat döneminin yoğunluğu nedeniyle temel hijyen kurallarının ihmal edilmemesi gerekiyor. Sağlığımız için kişisel hijyen ve gıda hijyenine dikkat edelim, tedbiri elden bırakmayalım.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.