Hava Durumu

#Riskler

giresunsonhaber - Riskler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Riskler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TEK SAĞLIKTA ALARM: TÜRKİYE İÇİN KRİTİK EŞİK Haber

TEK SAĞLIKTA ALARM: TÜRKİYE İÇİN KRİTİK EŞİK

TEK SAĞLIKTA ALARM: TÜRKİYE İÇİN KRİTİK EŞİK FAO, “Tek Sağlık” yaklaşımında küresel yatırım açığının büyüdüğünü ortaya koydu. Veteriner Halk Sağlığı Derneği Başkanı Azmi YÜKSEL, Türkiye’nin biyolojik risklerin kavşağında bulunduğunu söyledi ve uyardı: “Önlemek, tedavi etmekten 11 kat daha ucuz. Türkiye için bu bir tercih değil, ulusal güvenlik meselesidir.” ÖZEL HABER – Pandemiler, antimikrobiyal direnç ve iklim şokları aynı küresel tehdidin parçaları haline geldi. FAO, 30 Mart 2026 tarihli raporunda insan, hayvan ve çevre sağlığını tek çerçevede ele alan “Tek Sağlık” yaklaşımının artık ertelenemeyecek bir yatırım alanına dönüştüğünü ortaya koydu. Veteriner Halk Sağlığı Derneği (VHSD) Başkanı Azmi YÜKSEL, bu tablonun Türkiye açısından yalnızca sağlık başlığıyla sınırlı olmadığını, doğrudan ekonomi, gıda güvenliği ve ulusal dayanıklılık meselesi olduğunu vurguladı. 3 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM, 37 MİLYAR DOLARLIK KORUMA VHSD Başkanı Azmi YÜKSEL, FAO raporunda yer alan verilerin çarpıcı bir ekonomik gerçeği ortaya koyduğunu belirtti: “Tek Sağlık yaklaşımlarına yıllık 3 milyar dolar yatırım yapılması, salgınların önlenmesiyle küresel ekonomide 37 milyar dolar tasarruf sağlayabilir. Bu, %1100’lük bir getiri demektir. Reaktif yani kriz kapıya dayandıktan sonra müdahale etmek yerine, koruyucu hekimliği ve veteriner halk sağlığını önceleyen bir model, Türkiye ekonomisinin sırtındaki tedavi yükünü de hafifletecektir.” Bu tablo, geç müdahalenin maliyetini bir kez daha açığa çıkardı. Salgın kapıya dayandıktan sonra yapılan harcamalar hem kamu bütçelerini büyütüyor hem de sağlık sistemleri, üretim zinciri ve gıda arzı üzerinde ağır baskı oluşturuyor. Koruyucu sistemlere yapılacak erken yatırım ise çok daha düşük maliyetle çok daha büyük kaybı önlüyor. TÜRKİYE, BİYOLOJİK RİSKLERİN TAM ORTASINDA Azmi YÜKSEL, Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle biyolojik tehditlere karşı daha kırılgan bir hatta bulunduğunu söyledi. İklim değişikliği, hayvan hareketliliği, göç yolları ve ekolojik kırılmaların aynı anda yeni riskler ürettiğini belirten YÜKSEL, şu uyarılarda bulundu: “İklim değişikliği sadece bir çevre sorunu değildir; bir hastalık çarpanıdır. Değişen yağış rejimleri ve sıcaklık artışları, vektörle bulaşan hastalıkların ekolojisini değiştiriyor. Yaban hayatı ile evcil hayvan etkileşiminin artması, yeni zoonotik (hayvandan insana geçen) hastalıklar için ciddi bir risk alanıdır. Türkiye, göç yolları ve sınır ötesi hayvan hareketliliği nedeniyle 'Tek Sağlık' kalkanını en güçlü tutması gereken ülkelerin başında gelmektedir.” Uzmanlara göre bu başlık, yalnızca veterinerlik ya da halk sağlığı sınırlarında değerlendirilemez. Hayvan hastalıklarından gıda arzına, çevresel bozulmadan insan sağlığına kadar uzanan zincir, tek merkezden ve entegre bir sistemle yönetilmediği sürece kırılganlık artıyor. TÜRKİYE İÇİN 4 MADDELİK ACİL EYLEM ÇAĞRISI Azmi YÜKSEL, Türkiye’nin bu küresel darboğazdan çıkması için dört başlıkta acil adım atılması gerektiğini söyledi. Kurumsal Entegrasyon: “Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasındaki iş birliği kâğıt üzerinde kalmamalı; 'Tek Sağlık' bütçesiyle yönetilen ortak sürveyans ve veri paylaşım sistemleri kurulmalıdır.”Aile İşletmeciliği ve Gıda Güvenliği: “Türkiye hayvancılığının temel direği olan aile işletmeleri, biyogüvenlik standartları açısından desteklenmelidir. Güvenilir gıda arzı, ahırdaki hayvan sağlığından başlar.”Antimikrobiyal Dirençle Mücadele: “Geleceğin 'sessiz pandemisi' olan antibiyotik direncine karşı, hayvancılıkta bilinçsiz ilaç kullanımı durdurulmalıdır. Bu, sadece hayvanları değil, tıp dünyasının geleceğini korumaktır.”Sektörler Arası İş Gücü: “Veteriner hekimler, tabipler ve çevre uzmanları aynı masa etrafında, ortak bir yönetim şemasıyla çalışmalıdır.” Bu dört madde, yalnızca teknik öneri değil; sahada uygulanabilir bir ulusal savunma hattı olarak öne çıkıyor. Kurumlar arası parçalı yapı sürdükçe, Türkiye’nin salgınlar, dirençli enfeksiyonlar ve gıda güvenliği krizleri karşısında savunma gücü zayıflıyor. LYON ZİRVESİ, ANKARA İÇİN YOL HARİTASI OLABİLİR 7 Nisan 2026’da Fransa’nın Lyon kentinde düzenlenecek olan Tek Sağlık Zirvesi, bu alandaki küresel yönelim açısından kritik bir eşik olarak görülüyor. Finansman modelleri, yönetişim reformları ve saha uygulamaları bu zirvede yeniden tartışmaya açılacak. Azmi YÜKSEL, zirvenin Türkiye açısından da dikkatle izlenmesi gerektiğini belirterek sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Lyon’da konuşulacak olan finansman modelleri ve yönetim reformları, Türkiye’nin hayvancılık ve sağlık vizyonu için bir yol haritasıdır. Hükümetler artık 'sessiz kahramanlar' olan veteriner hekimlerin saha gücüne yatırım yapmalıdır. Unutmayalım; önlem almak manşetlere çıkmaz ama milyonlarca hayatı kurtarır.”

GİRESUN’DA 31 MART’TA İKİ KRİTİK MADEN DAVASI GÖRÜLECEK Haber

GİRESUN’DA 31 MART’TA İKİ KRİTİK MADEN DAVASI GÖRÜLECEK

GİRESUN’DA 31 MART’TA İKİ KRİTİK MADEN DAVASI GÖRÜLECEK Giresun’da doğa, su kaynakları ve yaşam alanlarını ilgilendiren iki ayrı maden davası 31 Mart günü art arda görülecek. Bulancak’taki 4. Grup madencilik projesi ile Tirebolu-Görele hattındaki maden arama girişimi yargıya taşındı. Her iki dosyada da verilen yürütmeyi durdurma kararları, kentte çevresel tahribat tartışmasını yeni bir aşamaya taşıdı. Giresun’da maden faaliyetlerine karşı açılan iki ayrı dava aynı gün Giresun Adliyesi’nde görülecek. Duruşmalar, hem bölge halkının hem de çevre örgütlerinin dikkatini Bulancak, Tirebolu ve Görele hattına çevirdi. Su kaynakları, tarım alanları, yerleşim bölgeleri ve doğal yaşam üzerindeki riskler, iki dosyanın da merkezinde yer alıyor. İKİ DAVA, İKİ DOSYA Bulancak dosyası: 4. Grup maden projesi yargıda İlk dava, Bulancak ilçesine bağlı Tandır köyü ile Kovanlık beldesi Ahurlu Mahallesi sınırlarında planlanan 4. Grup madencilik faaliyetiyle ilgili açıldı. Davayı Bulancak Piraziz Çevre ve Doğa Derneği açtı. Dosyada, Akan Madencilik’in bölgede yürütmek istediği faaliyetin iptali isteniyor. Bu dosyanın ilk duruşması 31 Mart günü saat 10.00’da Giresun Adliyesi’nde yapılacak. Mahkemenin duruşma öncesinde yürütmeyi durdurma kararı vermesi, davanın ağırlığını artırdı. Dava dosyasında, planlanan madencilik faaliyetinin su kaynakları, tarım arazileri ve yerleşim alanları üzerinde ciddi risk oluşturduğu vurgulanıyor. Bölgedeki çevresel dengenin bozulacağı, yaşam alanlarının zarar göreceği ve doğa tahribatının büyüyeceği belirtiliyor. Tirebolu-Görele dosyası: maden arama projesine karşı iptal davası Aynı gün görülecek ikinci dava ise Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği tarafından açıldı. Bu dosya, Görele ilçesi Karlıbel mevkii ile Tirebolu ilçesi Sekü mevkiinde planlanan maden arama projesini kapsıyor. Bu davanın duruşması da 31 Mart günü saat 10.15’te Giresun Adliyesi’nde görülecek. Bu dosyada da yürütmeyi durdurma kararı verildi. Dava içeriğinde, maden arama faaliyetinin bölgenin doğal yapısına, su havzalarına ve yaşam alanlarına geri dönüşü olmayan zararlar verebileceği belirtiliyor. Dernek, projeye karşı çıkarken bölgedeki ekolojik dengenin bozulacağına ve vahşi madencilik anlayışının yeni bir tahribat yaratacağına dikkat çekiyor. ORTAK BAŞLIK: SU, TARIM VE YAŞAM ALANLARI İki dava farklı bölgeleri kapsasa da itiraz başlıkları aynı noktada birleşiyor. Her iki dosyada da su kaynaklarının kirlenmesi, tarım alanlarının zarar görmesi, doğal yapının bozulması ve yerleşim alanlarının baskı altına girmesi temel risk alanları olarak öne çıkıyor. 31 Mart’ta görülecek bu iki dava, yalnızca iki ayrı proje dosyası olarak değil, Giresun’da doğa ile madencilik arasındaki gerilimin yargıdaki en önemli başlıklarından biri olarak görülüyor. ORTAK RİSK BAŞLIKLARI Bulancak ile Tirebolu-Görele davalarında su kaynakları, tarım alanları, orman varlığı ve yaşam alanları üzerindeki tehdit öne çıkıyor. İtirazlar; sondaj, yol açımı ve kazı çalışmalarının su düzenini bozacağı, erozyonu artıracağı, toz, gürültü ve titreşimle bölge yaşamını olumsuz etkileyeceği noktasında birleşiyor. DERELİ DOSYASI NEDEN AYRI DEĞERLENDİRİLİYOR? Dereli dosyası, çinko-bakır projesi olması nedeniyle teknik olarak ayrı duruyor. Bu sahada yalnız genel çevre riski değil, madenin niteliğine bağlı özel teknik başlıklar da tartışılıyor. Bu yüzden Dereli’deki dosya, Bulancak ile Tirebolu-Görele’deki ortak risklerden ayrı bir başlık olarak ele alınıyor.

GİRESUN SUDA YENİ TEDBİRLERİ DEVREYE ALIYOR Haber

GİRESUN SUDA YENİ TEDBİRLERİ DEVREYE ALIYOR

GİRESUN SUDA YENİ TEDBİRLERİ DEVREYE ALIYOR Başkan Fuat Köse: “Su ihtiyaçtır ve bizim önceliğimizdir” Küresel iklim değişikliği, azalan yağışlar ve yaz aylarında artan tüketim baskısı karşısında Giresun Belediyesi, içme suyu altyapısında yeni adımları devreye aldı. Belediye, Aksu Havzası Çavuşoğlu Köyü’nde projelendirilen 4. yeni içme suyu kuyusunu hizmete almak için çalışmalarını sürdürürken, kentte olası su sıkıntılarına karşı hazırlıklarını da genişletiyor. Belediye Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışma kapsamında, yaklaşık 1 ay içinde devreye alınması beklenen yeni kuyunun kentin su arz güvenliğine katkı sağlaması hedefleniyor. Sahadaki çalışmaları yerinde inceleyen Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, su meselesinin belediyenin temel öncelikleri arasında bulunduğunu vurguladı. Köse, yürütülen yatırımların günlük ihtiyaçları karşılamanın ötesinde, kentin geleceğini korumaya dönük bir hazırlık niteliği taşıdığını belirterek, “Su ihtiyaçtır ve bizim önceliğimizdir. Şehrimizin geleceğini düşünerek yaşanabilecek su sıkıntılarına karşı tedbirlerimizi bugünden alıyoruz” dedi. İLK YILDA DEPO VE SONDAJ HAMLESİ Başkan Köse, belediyenin ilk yılında içme suyu altyapısına dönük somut yatırımların devreye alındığını da açıkladı. Buna göre ilk etapta 3 su deposu ile 2 sondaj kuyusu hizmete alınırken, alınan bu önlemlerin geçen yaz döneminde kentte su kesintisinin yaşanmamasında etkili olduğu ifade edildi. Köse, açıklamasında, “Biz ilk yılımızda 3 tane su deposu ve 2 sondaj kuyusunu hizmete aldık. Aldığımız bu tedbirler sonucu geçtiğimiz yaz ayında şehrimizde su kesintisi olmadı. Önümüzdeki süreçlerde de su kesintisi yaşanmaması için şu anda bir kuyu daha hizmete alıyoruz” sözleriyle yeni yatırımın gerekçesini ortaya koydu. İKİSU PROJESİ DEVREYE GİRENE KADAR ÇALIŞMALAR SÜRECEK Kentte içme suyu konusunda uzun vadeli çözüm hedeflerinden birinin de İkisu Projesi olduğu belirtilirken, belediye yönetimi bu proje devreye girene kadar mevcut kaynakları güçlendirmeye dönük adımların sürdürüleceğini açıkladı. Başkan Köse, geçiş sürecinde herhangi bir aksama yaşanmaması için belediyenin içme suyu yatırımlarını aralıksız sürdüreceğini kaydetti. SADECE KUYU DEĞİL, SAHADA GENİŞ ALTYAPI TAKİBİ Başkan Fuat Köse’nin saha programı yalnızca yeni içme suyu kuyusuyla sınırlı kalmadı. Köse, Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü tarafından Aksu Mahallesi Mehmet İzmen Caddesi’nde, araç muayene istasyonu önünde sürdürülen altyapı çalışmasını da yerinde inceledi. Aynı mahallede Memur-Sen konutları mevkiinde devam eden kanal çalışmaları hakkında da yetkililerden bilgi aldı. Bu temaslar, belediyenin su yönetimini yalnızca yeni kaynak oluşturma başlığıyla değil, iletim, kanalizasyon ve altyapı bütünlüğü içinde ele aldığını ortaya koydu. Kentte artan nüfus, iklim baskısı ve mevsimsel riskler dikkate alındığında, belediyenin su ve altyapı yatırımlarını eş zamanlı yürütmesinin önümüzdeki dönem açısından kritik önem taşıdığı değerlendiriliyor.

4. DOĞA SPORLARI PANELİ DÜZENLENİYOR Haber

4. DOĞA SPORLARI PANELİ DÜZENLENİYOR

GİRESUN’DA DOĞA SPORLARI İÇİN GÜÇ BİRLİĞİ: 4. DOĞA SPORLARI PANELİ DÜZENLENİYOR Giresun’da doğa sporlarının gelişimine katkı sağlamak ve güvenli dağcılık kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla “4. Giresun Doğa Sporları Paneli” düzenlenecek. Zirvelerden gelen tecrübeyi şehirle buluşturmayı hedefleyen panel, doğa sporları alanında ortak bir vizyon oluşturmayı amaçlıyor. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün desteğiyle gerçekleştirilecek program; Dağcılık İl Temsilciliği, Giresun Doğa Sporları Spor Kulübü (GİDOSK), Giresun Deniz ve Dağcılık Kulübü ile Giresun Kent Konseyi Spor Meclisi iş birliğinde hayata geçirilecek. Panel, kurumlar arası dayanışmanın güçlü bir örneği olarak Giresun’da doğa sporlarının daha planlı, güvenli ve sürdürülebilir bir zeminde gelişmesine katkı sunmayı hedefliyor. DENEYİMLİ İSİMLER KATILACAK 7 Mart 2026 Cumartesi günü saat 20.30’da Giresun Halk Akademisi Salonu’nda gerçekleştirilecek panelde alanında deneyimli isimler doğa sporları tutkunlarıyla buluşacak. Türkiye Dağcılık Federasyonu (TDF) Antrenörü ve dağcı Öznur Göksu, “Kadın Dağcı Olmak” başlıklı sunumunda yüksek irtifa deneyimlerini ve bir kadın sporcu olarak dağcılık yolculuğunu katılımcılarla paylaşacak. TDF Antrenörü Ali Şahin ise “Dağ Kazaları ve Güvenlik” konulu sunumunda doğada karşılaşılabilecek riskler, kazaların oluşum nedenleri ve hayati öneme sahip güvenlik teknikleri hakkında bilgiler verecek. ANMA VE FOTOĞRAF SUNUMU Program kapsamında ayrıca doğa sporları camiasının önemli isimlerinden Bodimeli Süleyman anısına özel bir video gösterimi gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra GİDOSK’un faaliyetlerinden oluşan “Doğanın İzinde GİDOSK” adlı fotoğraf sunumu da katılımcılarla paylaşılacak. Yetkililer, panelin Giresun’da doğa sporlarına olan ilgiyi artırmayı, genç sporculara ilham vermeyi ve güvenli dağcılık bilincini güçlendirmeyi amaçladığını belirterek tüm doğa sporları tutkunlarını programa davet etti.

TÜRKİYE HAVA SAHASINDAKİ İHA’YI DÜŞÜRDÜ Haber

TÜRKİYE HAVA SAHASINDAKİ İHA’YI DÜŞÜRDÜ

KARADENİZ’DEKİ GERİLİMİN ARDINDAN TÜRKİYE HAVA SAHASINDAKİ İHA’YI DÜŞÜRDÜ Karadeniz’de son haftalarda art arda yaşanan gemi saldırılarının ardından Türkiye, bu kez hava sahası güvenliğine ilişkin bir gelişmeyle gündeme geldi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Karadeniz üzerinden hava sahasına yaklaşan bir insansız hava aracının (İHA) Türk Hava Kuvvetleri unsurlarınca vurularak düşürüldüğünü açıkladı. MSB tarafından yapılan resmî açıklamada, Karadeniz üzerinden hava sahasına yaklaşan bir hava izinin tespit edildiği ve rutin prosedürler kapsamında takibe alındığı belirtildi. Açıklamada, hava sahası güvenliğinin sağlanması amacıyla NATO ve millî kontroldeki F-16 uçaklarına alarm reaksiyon görevi verildiği ifade edildi. Bakanlık açıklamasında, söz konusu hava izinin kontrolden çıktığı değerlendirilen bir insansız hava aracı olduğunun belirlendiği, herhangi bir olumsuzluğa mahal vermemek amacıyla meskûn mahal dışında, emniyetli bir bölgede vurularak düşürüldüğü kaydedildi. Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, İHA’nın Kastamonu hattını izleyerek ilerlediği ve Çankırı-Elmadağ arasında bir bölgede düştüğü öğrenildi. MSB açıklamasında, düşürülen İHA’nın türü ve hangi ülkeye ait olduğuna dair herhangi bir bilgiye yer verilmedi. Söz konusu gelişme, Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında son dönemde Karadeniz’de yaşanan deniz saldırılarının ardından meydana gelmesi nedeniyle dikkat çekti. Son haftalarda Karadeniz’de farklı ülkelere ait ticari gemiler ve tankerler hedef alınmış, bölgede seyrüsefer güvenliğine yönelik endişeler artmıştı. Uzmanlar, hem denizde hem de havada yaşanan bu tür olayların Karadeniz’in güvenliği açısından hassas bir döneme girildiğine işaret ettiğini, Türkiye’nin ise hava sahası ve seyrüsefer güvenliği konusunda uluslararası hukuk ve kendi güvenlik prosedürleri çerçevesinde hareket ettiğini değerlendiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.