Hava Durumu

#Restorasyon

giresunsonhaber - Restorasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Restorasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

1.500 YILLIK KAYA KİLİSESİNİN KAPISI NEDEN HÂLÂ BELİRSİZ? Haber

1.500 YILLIK KAYA KİLİSESİNİN KAPISI NEDEN HÂLÂ BELİRSİZ?

1.500 YILLIK KAYA KİLİSESİNİN KAPISI NEDEN HÂLÂ BELİRSİZ? 2013’TE RESTORE EDİLDİ, 2016’DA HAFTADA İKİ GÜN AÇILDI: MERYEM ANA KAYA KİLİSESİ İÇİN BUGÜN HÂLÂ AÇIK BİR ZİYARET TAKVİMİ YOK Giresun şehir merkezinde kayaların içine oyularak oluşturulan ve geçmişi Milattan Sonra 4’üncü veya 5’inci yüzyıla dayandırılan Meryem Ana Kaya Kilisesi, restorasyonunun tamamlanmasının üzerinden 13 yıl geçmesine rağmen düzenli bir ziyaret sistemine kavuşamadı. Kültür ve Turizm Bakanlığının bir sayfasında “en çok ziyaret edilen kültür varlıkları” arasında gösterilen yapı, başka bir resmî sayfada çevre düzenlemesine ödenek ayrılamadığı için turizme açılamayan eser olarak tanımlanıyor. Kilisenin bugün hangi gün ve saatlerde gezilebildiğine ilişkin güncel bir resmî açıklama ise bulunmuyor. Giresun’un merkezindeki tarihî yapılar arasında özel bir yere sahip olan Meryem Ana Kaya Kilisesi; mimarisi, doğal mağara yapısı, kutsal kabul edilen su kaynağı, sarnıcı, su kanalı ve kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan mezarlarıyla yaklaşık 1.500 yıllık bir geçmişin izlerini taşıyor. Ancak şehir merkezinde, araçla ve yürüyerek kolaylıkla ulaşılabilecek bir noktada bulunan bu tarihî yapı, restorasyonuna rağmen yıllardır düzenli ve sürekli biçimde ziyaret edilebilen bir kültür alanına dönüştürülemedi. Resmî kaynaklar ise kilisenin bugünkü durumu konusunda aynı bilgiyi vermiyor. ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MANASTIRLA KARIŞTIRILIYOR Meryem Ana Kaya Kilisesi, zaman zaman Şebinkarahisar ilçesine bağlı Kayadibi köyündeki büyük Meryem Ana Manastırı ile karıştırılıyor. Ancak söz konusu yapı, Şebinkarahisar’daki çok bölümlü manastır değil; Giresun şehir merkezinde, Sultanselim Mahallesi’nde, eski Askerlik Şubesi civarında ve Giresun Kalesi’nin batı bölümündeki kayalık alanda bulunan küçük kaya kilisesidir. Yapı, denize ve tarihî liman bölgesine hâkim kayalık alanın içerisine oyulmuş durumda. Giresun İli Sultanselim Mahallesi'nde yer alan kilise Giresun Kalesi'nin batı tarafında, limana bakan kısımda yoldan 2-3 metre yükseklikte kaya içerisine oyulmuş küçük bir mağara şeklindedir. Önceleri küçük bir mağara olan bu yapının genişletilerek M.S 4'üncü veya 5'inci yüzyılda kiliseye dönüştürüldüğü tahmin edilmektedir. Kilise olarak kullanılan bu mağaraya Osmanlı Dönemi'nde yapılmış tek gözlü küçük bir taş kemer köprü ile ulaşılmaktadır. Yapının çevresi bir atriumla çevrelenmiştir. Kilisenin avluya bakan tarafında denizcilerin su aldığı ve kiliseye gelenlerin kullandığı kutsal sayılan ayazma niteliğinde bir çeşme yer almaktadır. Halk arasında Meryem Ana Kilisesi olarak bilinen bu yapı tek nefli, dikdörtgen formlu küçük bir kilisedir. Genel olarak basit malzemelerle yapılan kilisede yer yer düzgün kesme taşlar da kullanılmış, taşların araları beyaz harçla sıvanmıştır. Yapıya kuzey batı köşesine sonradan eklenmiş küçük bir açıklıktan girilmektedir. Kuzeybatı duvarı üzerinde üç adet mazgal şeklindeki dikdörtgen pencereler mekânı aydınlatmaktadır. Kilisenin üzeri mağara içinden beşik tonozla örtülmüş, doğu cephesine yarım yuvarlak bir apsis eklenmiştir. Kilise içerisinde birçok niş mevcut olup bazıları kırılmış vaziyettedir. Kilisenin apsis kısmından ileriye doğru devam eden mağaradan gelen su, kilise altındaki beşik tonozlu bir kanaldan geçirilerek sarnıca taşınmış, buradan da çeşmeye bağlanmıştır. Bazı eski kaynaklarda yapının eskiden “Panaia” ya da "Surp Serkis” adı ile anıldığı, üç katlı olduğu ve Meryem Ana adına izafe edilen kutsal suyun şifa dağıttığı kabul edilir. Giresun Arkeoloji Müzesi tarafından zeminde gerçekleştirilen kurtarma kazısında sarnıca giden su kanalı ve üç adet mezar ortaya çıkarılmıştır. Mağaranın doğal kaya olan yüzeyi kısmen sıvanmıştır. Kilisedeki restorasyon çalışmaları 2013 yılında tamamlanmıştır. Giresun'da en çok ziyaret edilen önemli taşınmaz kültür varlıkları arasındandır. DOĞAL MAĞARA KİLİSEYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı’ndaki bilgilere göre yapı, başlangıçta doğal ve küçük bir mağaraydı. Mağara daha sonra insan eliyle genişletildi ve Milattan Sonra 4’üncü veya 5’inci yüzyılda kiliseye dönüştürüldü. Yapının kesin inşa tarihini gösteren bir kitabe ya da yayımlanmış tarihî belge bulunmuyor. Bu nedenle 4’üncü ve 5’inci yüzyıl tarihlendirmesi, mimari özellikler ve arkeolojik değerlendirmeler üzerinden yapılan bir tahmine dayanıyor. Kilisenin bulunduğu mağaraya, Osmanlı döneminde yapıldığı belirtilen tek gözlü küçük bir taş kemer köprüyle ulaşılıyor. Yapının ön kısmında ise tarihî kiliselerde giriş ve ana ibadet mekânı arasında yer alan avlu niteliğindeki atrium bölümü bulunuyor. KAYA İÇİNDE TEK NEFLİ KÜÇÜK BİR İBADET ALANI Meryem Ana Kaya Kilisesi, doğu-batı doğrultusunda uzanan, dikdörtgen planlı ve tek nefli küçük bir ibadet alanı olarak düzenlendi. Duvarlarda genel olarak basit taş malzeme kullanılırken bazı bölümlerde düzgün kesme taşlara yer verildi. Taşların arasının beyaz harçla kapatıldığı yapının doğu bölümünde yarım daire biçiminde bir apsis bulunuyor. İç mekân, kuzeybatı duvarında açılan üç dikdörtgen pencereyle aydınlatılıyor. Doğal kaya yüzeylerinin bazı bölümleri sıvanmış durumda. Kilisenin duvarlarında ve mağara içerisinde farklı büyüklüklerde çok sayıda niş bulunurken Bakanlık kaydında bu nişlerden bir bölümünün kırıldığı da belirtiliyor. KİLİSENİN ALTINDAN GEÇEN TARİHÎ SU SİSTEMİ Yapıyı diğer tarihî kiliselerden ayıran en önemli unsurlardan biri, mağara içerisindeki su kaynağı ile bu suyun taşınmasını sağlayan tarihî sistem. Kilisenin apsis bölümünden ileri doğru devam eden mağaradan gelen su, yapının altından geçen beşik tonozlu bir kanal aracılığıyla sarnıca ulaştırılıyor. Burada biriken su daha sonra kilisenin avlusundaki çeşmeye aktarılıyor. Tarihî kayıtlarda çeşmenin yalnızca kiliseye gelenler tarafından değil, geçmiş dönemlerde Giresun Limanı’na yanaşan denizciler tarafından da kullanıldığı aktarılıyor. Bazı eski kaynaklarda mağaradan çıkan suyun kutsal kabul edildiği, Meryem Ana’ya atfedildiği ve şifa verdiğine inanıldığı belirtiliyor. Yapının geçmişte “Panaia” veya “Surp Serkis” isimleriyle anıldığına ilişkin bilgiler de Kültür Portalı’nda yer alıyor. Ancak bu iki ismin yapının farklı dönemlerde kullanılan adları mı olduğu, yoksa farklı dinî geleneklerden kaynaklanan iki ayrı isimlendirmeyi mi ifade ettiği konusunda kamuoyuna açıklanmış ayrıntılı bir bilimsel değerlendirme bulunmuyor. ZEMİNDE ÜÇ MEZAR VE SU KANALI BULUNDU Giresun Arkeoloji Müzesi tarafından kilisenin zemininde gerçekleştirilen kurtarma kazılarında tarihî su sistemine ait önemli kalıntılar ortaya çıkarıldı. Kazılarda sarnıca ulaşan su kanalı ile birlikte üç mezar bulundu. Yapının altındaki su sistemine bağlı mimari kalıntılar da kazı sırasında görünür hale getirildi. Buna karşın mezarların hangi döneme ait olduğu, kimler için yapıldığı, kazılar sırasında insan kalıntısı ya da başka arkeolojik eser bulunup bulunmadığı konusunda Kültür Portalı’nda ayrıntılı bilgi yer almıyor. Kazıya ilişkin bilimsel raporların yayımlanıp yayımlanmadığı da kamuoyuna açık kaynaklardan anlaşılamıyor. RESTORASYON 2013 YILINDA TAMAMLANDI Uzun süre bakımsız kalan Meryem Ana Kaya Kilisesi’nde yürütülen restorasyon çalışmaları 2013 yılında tamamlandı. Bakanlığın Kültür Portalı da restorasyonun tamamlanma tarihini 2013 olarak gösteriyor. Dönemin haberlerine göre restorasyon kapsamında kilise zemini araştırıldı, bahçe taşları yenilendi, merdivenler düzenlendi ve çatı bölümü onarıldı. Kayalardan gelen suyun yapıya zarar vermemesi ve tarihî su sisteminin yeniden çalışabilmesi amacıyla su yolu oluşturuldu. Kazılarla ortaya çıkarılan bazı arkeolojik bölümlerin ziyaretçiler tarafından görülebilmesi için şeffaf cam zemin uygulaması yapıldı. Çalışmalar sırasında tavanda ortaya çıkarıldığı belirtilen freskler restore edildi; yapının nişleri ve zarar gören mimari bölümleri de onarıldı. Ancak 2013’te tamamlanan restorasyon esas olarak yapının iç bölümlerini kapsadı. Kilisenin çevre düzenlemesi, ziyaretçi giriş alanı, güvenli yürüyüş güzergâhı ve sürekli işletme sistemi aynı süreç içerisinde tamamlanmadı. RESTORASYON BİTTİ, ÇEVRE DÜZENLEMESİ İÇİN ÖDENEK BULUNAMADI Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün resmî internet sitesinde yer alan açıklama, kilisenin neden restorasyondan hemen sonra sürekli ziyarete açılamadığını açık biçimde ortaya koyuyor. Açıklamaya göre Meryem Ana Kaya Kilisesi için çevre düzenleme projesi hazırlandı. Ancak İl Özel İdaresi tarafından gerekli ödenek ayrılmadığı için proje uygulanamadı ve yapı turizme açılamadı. Böylece iç restorasyonu tamamlanan kilise; güvenli giriş alanı, çevre düzenlemesi, ziyaretçi güzergâhı, yönlendirme levhaları, aydınlatma, bakım ve görevli personel gibi düzenli ziyaretin gerektirdiği unsurlara tam olarak kavuşamadı. Kilisenin kayalık bir alan içerisinde bulunması nedeniyle kaya yüzeylerinin kontrolü, mağaradan gelen suyun tahliyesi, nemle mücadele, elektrik güvenliği ve ziyaretçi hareketinin düzenlenmesi de yapının yalnızca kapısı açılarak çözülemeyecek sorunları arasında yer alıyor. Bununla birlikte resmî açıklamada güvenlik veya teknik eksikliklerin her biri ayrı ayrı sıralanmıyor. Kesin olarak belirtilen neden, çevre düzenleme projesinin ödenek ayrılamadığı için uygulanamaması. 2016’DA HAFTADA İKİ GÜN ZİYARETÇİ KABUL ETMEYE BAŞLADI Restorasyonun tamamlanmasından yaklaşık üç yıl sonra, 18 Mayıs 2016 tarihinde Meryem Ana Kaya Kilisesi’nin kontrollü biçimde ziyarete açıldığı duyuruldu. Anadolu Ajansının haberine göre kilise, çevre düzenleme çalışmaları henüz tamamlanmadan haftada iki gün ziyaretçi kabul etmeye başladı. Dönemin Giresun İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Hulusi Güleç, çevre düzenlemesi tamamlandıktan sonra kilisenin haftanın her günü ziyarete açılmasının hedeflendiğini açıkladı. Ancak haberde kilisenin haftanın hangi iki günü ve hangi saatler arasında açık olacağı belirtilmedi. Bu nedenle yapının ziyaret süreci, mevcut resmî kayıtlar ve dönemin haberlerine göre şöyle gelişti: 2013 öncesinde arkeolojik araştırma ve restorasyon çalışmaları yürütüldü.2013 yılında iç restorasyon tamamlandı.2013-2016 arasında çevre düzenlemesi tamamlanamadığı için sürekli ziyaret sistemi kurulamadı.Mayıs 2016’da kilise haftada iki gün kontrollü olarak ziyaretçi kabul etmeye başladı.Çevre düzenlemesi tamamlandıktan sonra yapının her gün açılması hedeflendi.İl Müdürlüğünün daha sonraki resmî açıklamasında ise ödenek ayrılamadığı için çevre düzenlemesinin yapılamadığı ve kilisenin turizme açılamadığı belirtildi.İKİ RESMÎ SAYFA, İKİ FARKLI DURUM Meryem Ana Kaya Kilisesi hakkındaki en dikkat çekici sorun, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı iki resmî internet sayfasının yapının ziyaret durumu hakkında birbiriyle uyuşmayan bilgiler içermesi. Kültür Portalı, Meryem Ana Kaya Kilisesi’ni Giresun’un “gezilecek yerleri” arasında gösteriyor. Sayfada yapının şehir merkezinde bulunduğu, araçla ve yürüyerek kolaylıkla ulaşılabildiği ve Giresun’un en çok ziyaret edilen önemli taşınmaz kültür varlıklarından biri olduğu belirtiliyor. Buna karşılık Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün resmî sayfasında, çevre düzenleme projesine ödenek ayrılamadığı için çalışmanın yapılamadığı ve kilisenin turizme açılamadığı yazıyor. Bir resmî kayıt yapıyı en çok ziyaret edilen kültür varlıklarından biri olarak tanımlarken diğer resmî kayıt turizme açılamadığını belirtiyor. Kültür Portalı’nda ayrıca kilisenin: Açılış ve kapanış saatleri,Ziyaret günleri,Giriş ücretinin bulunup bulunmadığı,Randevu gerekip gerekmediği,Hangi kurumun sorumluluğunda olduğu,Görevli telefon numarası,Ziyaret için iletişim bilgileri yer almıyor. Bu tablo, yapının güncel işletme ve ziyaret statüsünün resmî internet sayfalarına açık ve tutarlı biçimde yansıtılmadığını gösteriyor. 2016’DA BAŞLAYAN UYGULAMA NE KADAR SÜRDÜ? Kilise 2016 yılında haftada iki gün ziyarete açıldı. Ancak bu uygulamanın ne kadar sürdüğü, daha sonra devam edip etmediği veya hangi tarihte sona erdiği açıklanmadı. Çevre düzenlemesinin tamamlanmasının ardından yapının her gün ziyaretçi kabul etmesi hedeflenmesine rağmen, projenin daha sonraki yıllarda uygulanıp uygulanmadığına ilişkin açık bir sonuç bilgisi yayımlanmadı. Kültür Portalı yapıyı ziyaret edilebilir bir yer olarak tanıtırken İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü sayfası turizme açılamadığını belirtiyor. Bu iki bilgi arasındaki farkın, sayfaların farklı dönemlerde hazırlanmasından mı yoksa yapının dönemsel olarak açılıp kapatılmasından mı kaynaklandığı da açıklanmış değil. BUGÜN AÇIK MI, KAPALI MI? Mevcut kaynaklara dayanarak Meryem Ana Kaya Kilisesi’nin bugün haftanın her günü ve belirli saatler arasında düzenli biçimde açık olduğunu söylemek mümkün değil. Yapının dış bölümüne ve çevresine ulaşılabiliyor olması, kilisenin iç mekânının düzenli olarak ziyaretçi kabul ettiği anlamına gelmiyor. Kültür Portalı’nda ziyaret günleri ve saatleri bulunmazken İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün sayfasında çevre düzenlemesi yapılamadığı için turizme açılamadığı belirtiliyor. Anadolu Ajansının 2016 tarihli haberi ise yapının haftada iki gün ziyarete açıldığını belgeliyor. Bu üç kayıt birlikte değerlendirildiğinde ortaya şu sonuç çıkıyor: Meryem Ana Kaya Kilisesi 2016 yılında sınırlı ve kontrollü biçimde ziyaretçi kabul etmeye başladı; ancak çevre düzenlemesinin tamamlandığını, sürekli işletme modelinin kurulduğunu ve güncel ziyaret programının uygulamaya alındığını gösteren açık bir resmî bilgilendirme yayımlanmadı. RESTORE EDİLEN FRESKLERİN BUGÜNKÜ DURUMU DA BİLİNMİYOR Restorasyon sırasında yapının tavanında ortaya çıkarıldığı ve onarıldığı belirtilen fresklerin bugünkü korunma durumu hakkında da güncel bilgi bulunmuyor. Mağara içerisindeki yoğun nem, kayalardan gelen su, sıcaklık değişimleri ve havalandırma şartları, tarihî boyalı yüzeylerin korunması açısından özel önlemler gerektiriyor. Buna rağmen fresklerin periyodik olarak kontrol edilip edilmediği, nem ölçümü yapılıp yapılmadığı veya yeni bir koruma çalışmasının planlanıp planlanmadığı kamuoyuna açıklanmış değil. Benzer biçimde kurtarma kazılarında bulunan üç mezarın bilimsel inceleme sonuçları ile su kanalı ve sarnıcın günümüzdeki fiziksel durumu da bilinmiyor. ŞEHRİN MERKEZİNDEKİ TARİHÎ DEĞER TURİZM ROTASINA DAHİL EDİLEBİLİR Meryem Ana Kaya Kilisesi; Giresun Kalesi, Zeytinlik Semti, Giresun Müzesi, tarihî liman bölgesi ve şehir merkezindeki diğer kültür varlıklarıyla birlikte değerlendirildiğinde güçlü bir tarih ve kültür rotasının parçası olabilecek konumda. Üstelik yapının şehir merkezinde bulunması ve ulaşımının kolay olması, uzun ve maliyetli bir ulaşım organizasyonu gerektirmeden yerli ve yabancı turistlere sunulabilmesini mümkün kılıyor. Buna rağmen ziyaret saatlerinin açıklanmaması, yönlendirme sisteminin bulunmaması ve resmî sayfalarda farklı bilgiler yer alması, bu tarihî değerin turizm potansiyelinin kullanılmasını engelliyor. Kilisenin ziyarete açılması yalnızca kapısının belirli günlerde açılmasıyla sınırlı tutulmamalı. Yapının tarihini anlatan Türkçe ve yabancı dilde panolar, dijital rehber, güvenli ziyaret güzergâhı, uygun aydınlatma, su ve nem kontrolü, düzenli bakım, güvenlik denetimi ve görevli personel sistemi birlikte oluşturulmalı. 16 SORU HÂLÂ CEVAP BEKLİYOR Meryem Ana Kaya Kilisesi’nin geleceği ve mevcut durumu hakkında Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Giresun Müze Müdürlüğü, Giresun Valiliği ve İl Özel İdaresinin yanıtlaması gereken çok sayıda soru bulunuyor: Kilise bugün resmen ziyarete açık mı? Açık ise haftanın hangi günleri ve hangi saatlerde ziyaretçi kabul ediyor? İç mekâna bireysel olarak girilebiliyor mu, yoksa görevli veya randevu mu gerekiyor? 2016 yılında başlatılan haftada iki günlük ziyaret uygulaması ne kadar sürdü? Yapı daha sonra kapatıldıysa hangi tarihte ve hangi gerekçeyle kapatıldı? 2013 yılında tamamlanan restorasyonun toplam maliyeti ne kadardı? Çalışmayı hangi firma veya kurum yürüttü? Çevre düzenleme projesi ne zaman hazırlandı ve projenin tahmini bedeli neydi? İl Özel İdaresi projeye neden ödenek ayırmadı? Daha sonraki yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığına, Valiliğe veya başka kurumlara yeni bir ödenek talebi sunuldu mu? Yapıda kaya düşmesi, nem, su tahliyesi, elektrik, yangın veya ziyaretçi güvenliği yönünden risk tespit edildi mi? Kurtarma kazılarında bulunan üç mezara ilişkin bilimsel rapor hazırlandı mı? Restorasyon sırasında ortaya çıkarılan fresklerin bugünkü durumu nedir? Kültür Portalı yapıyı “en çok ziyaret edilen kültür varlıkları” arasında gösterirken neden ziyaret günleri, saatleri ve iletişim bilgileri yayımlanmıyor? İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün turizme açılamadığı yönündeki açıklaması neden güncellenmiyor? En önemlisi, Meryem Ana Kaya Kilisesi için 2026 yılı içinde hazırlanmış yeni bir çevre düzenleme, koruma veya turizme kazandırma programı bulunuyor mu? SORUN RESTORASYON DEĞİL, RESTORASYON SONRASININ PLANLANMAMASI Meryem Ana Kaya Kilisesi, yaklaşık 1.500 yıllık geçmişi, kayaya oyulmuş mimarisi, kutsal su inancı, sarnıcı, su kanalı, mezarları ve freskleriyle Giresun’un en önemli tarihî miraslarından biri. Yapının iç restorasyonu 2013 yılında tamamlandı. Kilise 2016 yılında haftada iki gün ziyarete açıldı. Ancak çevre düzenlemesi için kaynak sağlanamadı, sürekli işletme modeli kurulamadı ve güncel ziyaret takvimi kamuoyuyla paylaşılmadı. Meryem Ana Kaya Kilisesi’ndeki temel sorun artık restorasyonun yapılmamış olması değil; restorasyon sonrasında yapının nasıl korunacağının, kim tarafından işletileceğinin ve ziyaretçinin hangi koşullarda kabul edileceğinin kurumsal bir sisteme bağlanmamış olmasıdır. Şehir merkezindeki bu tarihî miras, Kültür ve Turizm Bakanlığının internet sitesinde tanıtılıyor; fakat ziyaret etmek isteyen bir kişi hangi gün, hangi saatte ve hangi koşullarda içeri girebileceğini öğrenemiyor. Giresun’un yaklaşık 1.500 yıllık kaya kilisesi, bugün tarihî değerinden çok, yıllardır çözülemeyen ziyaret ve işletme belirsizliğiyle gündemde bulunuyor.

GİRESUN İL HALK KÜTÜPHANESİ İÇİN İHALE TARİHİ BELLİ OLDU Haber

GİRESUN İL HALK KÜTÜPHANESİ İÇİN İHALE TARİHİ BELLİ OLDU

GİRESUN İL HALK KÜTÜPHANESİ İÇİN İHALE TARİHİ BELLİ OLDU TARİHİ TİCARET LİSESİ BİNASI, MODERN KÜTÜPHANEYE DÖNÜŞECEK Giresun’un kültür ve eğitim altyapısına önemli katkı sunması beklenen İl Halk Kütüphanesi Projesi’nde ihale süreci başlıyor. Merkez Çınarlar Mahallesi’nde uzun yıllar Ticaret Lisesi olarak hizmet veren tarihi binanın restore edilerek modern bir kütüphaneye dönüştürülmesi için ihale 16 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. GİRESUN — Giresun’da uzun süredir gündemde olan İl Halk Kütüphanesi Projesi’nde kritik aşamaya gelindi. Çınarlar Mahallesi’nde bulunan ve kentin eğitim hafızasında önemli bir yere sahip olan tarihi Ticaret Lisesi binası, aslına uygun şekilde restore edilerek İl Halk Kütüphanesi olarak yeniden işlevlendirilecek. Yapılan açıklamada, projenin 2026 Yılı Yatırım Programı’na alınmasının ardından ihale sürecinin tamamlanma aşamasına geldiği belirtilerek, yatırımın hayata geçirilmesi için ilgili kurumlarla yürütülen temasların yakından takip edildiği ifade edildi. İHALE 16 TEMMUZ 2026’DA YAPILACAK Açıklamada, Giresun için kültürel ve eğitim açısından büyük önem taşıyan projenin ihalesinin 16 Temmuz 2026 tarihinde yapılacağı bildirildi. İhale sürecinin tamamlanmasının ardından yüklenici firmanın restorasyon ve dönüşüm çalışmalarına başlaması bekleniyor. Yetkililer, projenin en kısa sürede tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunulması için sürecin yakından takip edileceğini vurguladı. TARİHİ KİMLİK KORUNACAK, BİNA YENİDEN İŞLEV KAZANACAK Proje kapsamında tarihi binanın mimari kimliğinin korunarak restore edilmesi hedefleniyor. Böylece kent hafızasında önemli bir yere sahip olan yapı, yalnızca korunmuş bir tarihî eser olarak değil, aynı zamanda yeni nesillere hizmet edecek modern bir kültür merkezi olarak değerlendirilecek. Restorasyonun tamamlanmasıyla birlikte binanın, öğrenciler, araştırmacılar, akademisyenler ve tüm vatandaşların yararlanabileceği çağdaş bir bilgi merkezi haline getirilmesi planlanıyor. OKUMA SALONLARI, DİJİTAL ERİŞİM VE ETKİNLİK ALANLARI OLACAK Yeni İl Halk Kütüphanesi’nin yalnızca kitap raflarından oluşan klasik bir yapı olmayacağı, farklı yaş gruplarına hitap eden çok yönlü bir yaşam ve bilgi merkezi olarak hizmet vereceği belirtildi. Kütüphane bünyesinde okuma salonları, araştırma alanları, dijital erişim imkânları, çalışma bölümleri ve etkinlik alanlarının yer alması hedefleniyor. Bu yönüyle proje, özellikle gençlerin eğitim hayatına katkı sunacak önemli bir yatırım olarak değerlendiriliyor. GİRESUN’UN KÜLTÜREL HAYATINA DEĞER KATACAK Açıklamada, İl Halk Kütüphanesi Projesi’nin Giresun’un kültürel gelişimine de değer katacağı vurgulandı. Tarihi bir yapının korunarak geleceğe taşınmasının yanı sıra, kente modern ve donanımlı bir kütüphane kazandırılmasının önemine dikkat çekildi. Eğitime, kültüre ve gençlerin geleceğine yapılan yatırımların Giresun için en değerli yatırımlar arasında yer aldığı ifade edilirken, projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ve tüm paydaşlara teşekkür edildi. Giresun İl Halk Kütüphanesi Projesi’nin ihalesinin tamamlanmasının ardından restorasyon çalışmalarının başlatılması ve projenin kısa sürede kente kazandırılması bekleniyor.

GİRESUN İL ÖZEL İDARESİ’NDEN TARİHİ NECATİBEY KONAĞI’NA ANLAMLI DOKUNUŞ Haber

GİRESUN İL ÖZEL İDARESİ’NDEN TARİHİ NECATİBEY KONAĞI’NA ANLAMLI DOKUNUŞ

GİRESUN İL ÖZEL İDARESİ’NDEN TARİHİ NECATİBEY KONAĞI’NA ANLAMLI DOKUNUŞ Giresun’un tarihî yerleşim alanlarından Zeytinlik Semti’nde bulunan Necatibey Konağı, Giresun İl Özel İdaresi tarafından yürütülen restorasyon çalışmasıyla yeniden ayağa kaldırılıyor. 20. yüzyılın başlarında inşa edilen, geçmişte Necatibey İlkokulu olarak da kullanılan yapı, KDV dâhil 20 milyon liralık yatırımla kentin kültür ve turizm hafızasına yeniden kazandırılacak. ZEYTİNLİK’İN KORUMA ALTINDAKİ TARİHİ DOKUSU Giresun’un en eski yerleşim alanlarından biri olan Zeytinlik Semti, kentin tarihî konut dokusunu bugüne taşıyan en önemli bölgeler arasında yer alıyor. Taş duvarları, bahçeli konakları, dar sokakları, geleneksel mimari karakteri ve çok kültürlü geçmişiyle öne çıkan semt, Giresun’un şehir kimliğinde özel bir yer tutuyor. Zeytinlik Semti, 17 Mayıs 1991 tarihli ve 1029 sayılı Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla tescillenen 3. derece kentsel sit alanı niteliğiyle Giresun’un koruma altındaki tarihî bölgeleri arasında bulunuyor. Günümüzde bölgede 80 tescilli ev yer alıyor. Eski adıyla Gogora Mahallesi olarak bilinen Zeytinlik, yaklaşık iki asırlık tarihî konut dokusuyla kentin hafızasını taşıyor. Zeytinlik Evleri, Avrupa’dan getirilen yapı malzemeleri, bahçeli konut düzeni, özgün kapı ve pencere biçimleri, Marsilya kiremitleri, peçi sobaları ve mahalle ölçeğinde korunmuş mimari dokusuyla Giresun’un en özgün tarihî alanlarından birini oluşturuyor. Rumlar ile Türklerin uzun yıllar birlikte yaşadığı bölge, yalnızca mimari bir değer değil, aynı zamanda kentin sosyal ve kültürel hafızasını taşıyan güçlü bir yerleşim alanı olarak öne çıkıyor. NECATİBEY KONAĞI 20. YÜZYIL BAŞI SİVİL MİMARİ ÖRNEĞİ Bu tarihî dokunun dikkat çeken yapılarından biri olan Necatibey Konağı, 20. yüzyılın başlarında inşa edilen sivil mimari örnekleri arasında gösteriliyor. Kültür Envanteri kaydında Osmanlı dönemi kültür varlığı olarak sınıflandırılan yapı, konak/köşk türünde kayıtlı bulunuyor. Zeytinlik’in tarihî konut bütünlüğü içinde yer alan Necatibey Konağı, çevresindeki tescilli evlerle birlikte semtin mimari kimliğini tamamlayan yapılardan biri olarak dikkat çekiyor. Yapının taşıdığı mimari değer, yalnızca cephe ve yapı karakteriyle sınırlı kalmıyor; konak, Giresun’un sosyal yaşamından eğitim hafızasına uzanan çok katmanlı geçmişiyle de öne çıkıyor. KONAKTAN OKULA UZANAN KENT HAFIZASI Necatibey Konağı, geçmişte Necatibey İlkokulu olarak kullanıldı. Bir dönem öğrencilerin eğitim gördüğü bina, bu yönüyle Giresun’da birçok kuşağın hafızasında okul kimliğiyle yer aldı. Yapının adı, yerel hafızada “Necati Bey” ismiyle birlikte anılıyor. Konağın ilk sahibi, yaptıranı ve burada yaşayan ailelere ilişkin bilgiler yerel anlatımlarda farklı biçimlerde aktarılıyor. Ancak bu bilgiler kamuya açık resmî arşiv, tapu kaydı veya koruma kurulu tescil fişi üzerinden kesinleşmiş durumda değil. Bu nedenle yapının sahiplik geçmişi ve “Necati Bey” isminin kaynağı, haber metninde kesin tarihî hüküm olarak değil, yerel rivayet düzeyinde ele alınıyor. Buna rağmen Necatibey adı, yapının hem mahalle hafızasında hem de Giresun’un eğitim geçmişinde güçlü bir karşılık buluyor. RESTORASYON SÜRECİ 2022’DE RESMÎ KAYITLARA GİRDİ Necatibey Konağı’nın restorasyon süreci, Giresun Valiliği’nin 20 Aralık 2022 tarihli açıklamasıyla resmî kayıtlara geçti. Açıklamada, İl Özel İdaresine ait olan tarihî Necatibey İlkokulu binasının restore edilerek turizme kazandırılması amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına devredileceği belirtildi. Valilik açıklamasında, söz konusu devir için 7,5 milyon lira kaynak ayrıldığı bildirildi. Bu kayıt, Necatibey Konağı’nın restorasyon sürecinin kamu eliyle planlanan ve resmî zemine oturtulan bir kültürel miras çalışması olduğunu ortaya koydu. Restorasyon sürecinde yatırım tutarı zaman içinde güncellendi. Giresun İl Özel İdaresi’nin son paylaşımında çalışmanın KDV dâhil 20 milyon liralık bütçeyle tamamlanma aşamasına geldiği ifade edildi. ÇALIŞMA TAMAMLANMA AŞAMASINA GELDİ Necatibey Konağı’nda yürütülen restorasyon çalışması, yapının özgün mimari karakterini korumayı hedefliyor. Cephe düzeni, ahşap öğeler, pencere yapısı, taşıyıcı unsurlar ve iç mekân ayrıntıları aslına uygun biçimde ele alınıyor. Daha önce kamuoyuna yansıyan bilgilerde çalışmanın büyük bölümünün tamamlandığı belirtilmişti. İl Özel İdaresi’nin son paylaşımı ise restorasyonun tamamlanma aşamasına geldiğini ortaya koydu. Bu çalışma, yalnızca bir tarihî binanın onarımı olarak değil, Zeytinlik Semti’nin bütüncül tarihî dokusunu güçlendiren koruma adımı olarak değerlendiriliyor. Konağın yeniden ayağa kaldırılması, semtin kültür ve turizm potansiyelini artıracak önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. ZEYTİNLİK ÜZERİNE AKADEMİK ÇALIŞMALAR DA DİKKAT ÇEKİYOR Zeytinlik Semti, yalnızca yerel hafızada değil, akademik ve kültürel miras çalışmalarında da özel başlıklardan biri olarak ele alınıyor. Gazanfer İltar’ın “Giresun’da Tarihi Bir Yerleşke: Zeytinlik” adlı kitabı, Giresun Valiliği İl Özel İdaresi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü yayını olarak 2020 yılında yayımlandı. Zeytinlik üzerine yapılan akademik ve yerel tarih çalışmalarında bölgenin konut dokusu, göç hafızası, sosyal yaşam izleri ve sivil mimari karakteri Giresun’un korunması gereken kültürel mirası olarak değerlendiriliyor. Bu çerçevede Necatibey Konağı’nın restorasyonu, tekil bir yapı müdahalesinin ötesinde, Giresun’un tarihî yerleşim dokusunu geleceğe taşıyan daha geniş bir koruma anlayışının parçası olarak öne çıkıyor. GEÇMİŞLE GELECEK ARASINDA YENİ BAĞ Necatibey Konağı, restorasyonun tamamlanmasıyla Giresun’un tarihî mirasını görünür kılan yapılardan biri olarak yeniden işlev kazanacak. Geçmişte konak, ardından okul olarak kullanılan yapı, yeni dönemde kültür ve turizm odaklı değerlendirilerek kent yaşamına yeniden katılacak. Zeytinlik’in tarihî evleriyle birlikte Necatibey Konağı da Giresun’un geçmişini bugüne taşıyan güçlü yapılardan biri olmayı sürdürecek. Giresun İl Özel İdaresi’nin çalışması, yalnızca bir tarihî yapıyı onarmakla kalmayacak; kentin hafızasında yer etmiş bir eseri gelecek kuşaklara aktaracak.

Atatürk’ün Selanik’teki Evi yenilenen yüzüyle ziyarete açıldı Haber

Atatürk’ün Selanik’teki Evi yenilenen yüzüyle ziyarete açıldı

Selanik'teki Atatürk Evi Müzesi, tamamlanan geniş kapsamlı yenilemenin ardından yeniden ziyarete açıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılım sağladığı törende, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün doğduğu müze, orijinal kimliği muhafaza edilerek çağdaş müzecilik anlayışına uygun biçimde düzenlendi. ANKARA (İGFA) - Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün doğduğu Selanik'teki tarihi yapı, dikkatle gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarının ardından kültürel mirasımız arasında yeniden yerini aldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla yapılan törenle müze, yenilenmiş görünümüyle kapılarını gezginlere açtı. Restorasyon süresince binanın özgün mimari kimliği korunurken, müze standartları çağımıza uygun hale getirilerek Atatürk'ün hayatını ve dönemi yansıtan objeler, aile eşyaları ve arşiv materyalleri modern sergileme teknikleriyle sunuldu. Atatürk'ün doğduğu Selanik'teki ev, özenli çalışmaların ardından bugün yenilenmiş yüzüyle kültürel mirasımıza yeniden kazandırıldı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün mirasının kapıları Bakanımız @MehmetNuriErsoy'un katıldığı törenle açıldı. Restorasyon sürecinde yapının özgün… pic.twitter.com/k8oMpBIdF6 — T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı (@TCKulturTurizm) November 9, 2025 Yapının hem fiziki yapısı hem de içerik tasarımı, Atatürk'ün yaşamına ve anılarına bütüncül bir perspektif kazandıracak şekilde düzenlendi. Bakanlık yetkilileri, Selanik'teki bu tarihi binanın, geçmiş ile geleceği bağdaştıran bir "hafıza mekânı" olarak yeni bir yaşam bulduğunu belirtti. YENİ MÜZE KONSEPTİ: "BİR TÜRK EVİ" Atatürk Evi, yenilenmiş sergileme düzeniyle ziyaretçilere artık bir "Türk Evi" atmosferi sunuyor. Üç katlı binanın bodrum katı "Evin Tarihçesi", orta katı "Etnografik Sergi", üst katı ise "Atatürk'ün Selanik Yılları" temasıyla hazırlandı. Müzede bulunacak eser ve belgeler arasında 1.878 tarihli tapu belgeleri, Ali Rıza Efendi'nin terekesi, Afet İnan'ın kroki çizimleri, Selanik Askeri Rüştiyesi'nin fotoğrafları ve Ressam Rahmi Pehlivanlı'nın Atatürk Evi tablosu yer alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.