Hava Durumu

#Resmî Gazete

giresunsonhaber - Resmî Gazete haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Resmî Gazete haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Her il için İklim Eylem Planı zorunlu! Yeni yönetmelik 'Resmi'leşti Haber

Her il için İklim Eylem Planı zorunlu! Yeni yönetmelik 'Resmi'leşti

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, iklim kriziyle mücadele kapsamında yerel yönetimlere yeni görevler tanımladı. Resmi Gazete'de yayımlanan yeni yönetmelikle beraber tüm illerde "Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı" oluşturulacak ve vali koordinasyonunda İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları kurulacak. ANKARA (İGFA) - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kaleme alınan "Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları ile İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları Hakkında Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme ile Türkiye'nin net sıfır emisyon gayesi doğrultusunda, her ilin iklim değişikliğine uyum sağlaması ve sera gazı salınımlarını düşürmesi amacıyla Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı (YİDEP) hazırlaması zorunlu kılındı. YİDEP çalışmaları; illerin iklimle ilgili risklerini, sera gazı envanterlerini, emisyon azaltma hedeflerini, uyum stratejilerini, gerçekleştirilecek eylemleri, sorumlu birimleri, bütçeyi ve finansman yöntemlerini kapsayacak. Bu planlar, valinin yönetiminde; büyükşehirlerde büyükşehir belediyeleri, diğer illerde ise il belediyesi ve il özel idaresi tarafından ilgili kurumların desteğiyle hazırlanacak. Yönetmelik kapsamında ayrıca her ilde bir İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu oluşturulacak. Vali başkanlığındaki bu kurulda kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler, meslek örgütleri, ticaret ve sanayi odaları ile ihtiyaç halinde sivil toplum kuruluşları görev alacak. Kurul, hazırlanan eylem planlarının onaylanması, yıllık izleme ve değerlendirme süreçlerini yönetecek. Eylem planlarının yürütülme süreci dijital ortamda takip edilecek. Belediyeler; iklim risk analizlerini, güncel sera gazı envanterlerini ve faaliyetlerin ilerleme durumunu E-YİDEP sistemine girecek. Hazırlanan stratejik planlar ise kamuoyunun bilgi edinmesi amacıyla İklim Portalı üzerinden paylaşılacak. KURULLAR 31 ARALIK 2026'YA KADAR OLUŞTURULACAK Yönetmelik hükümlerine göre, tüm illerdeki İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurullarının kurulması için son tarih 31 Aralık 2026 olarak belirlendi. İlk Yerel İklim Değişikliği Eylem Planlarının ise 2028-2032 yıllarını kapsayacak biçimde, 31 Aralık 2027 tarihine kadar tamamlanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor. Söz konusu yönetmeliğin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

12. Yargı Paketi detayları belli oldu Haber

12. Yargı Paketi detayları belli oldu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi'nin ayrıntılarına dair açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, “Yargı süreçlerini hızlandıran, vatandaşlarımızın adalete erişimini kolaylaştıran ve hukuk sistemimizi tahkim eden düzenlemeleri birer birer hayata geçirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. ANKARA (İGFA) - Yargı hizmetlerinin daha süratli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlayacak düzenlemeleri içeren 12. Yargı Paketi, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kamuoyunda ‘12. Yargı Paketi’ olarak tanımlanan 7589 sayılı ‘Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Gürlek, “Yargının işleyişini hızlandıran, vatandaşlarımızın adalete erişimini kolaylaştıran ve hukuk sistemimizi güçlendiren düzenlemeleri birer birer hayata geçirmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı yapma hedefiyle çalıştıklarını vurgulayan Bakan Gürlek, “Hukukun üstünlüğünü merkez alan, güven telkin eden, erişilebilir ve öngörülebilir bir adalet mekanizması için reform çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. Bakan Gürlek, kanunun hazırlanma ve yasallaşma süreçlerine destek veren AK Parti Grubuna ve Cumhur İttifakı ortağı Milliyetçi Hareket Partisi milletvekillerine teşekkürlerini iletti. Yürürlüğe giren yargı paketinde 13 farklı kanunda değişikliğe gidilirken, paket bir geçici maddeyle birlikte toplam 28 maddeden oluştu. Yargı süreçlerinin daha hızlı ve verimli işlemesi, ihtilafların kısa sürede sonuçlandırılması ve adalete erişimin kolaylaştırılması amacıyla hayata geçirilen temel düzenlemeler şunlardır: YARGININ ETKİN VE VERİMLİ İŞLEMESİNE YÖNELİK YAPILAN DEĞİŞİKLİK DÜZENLEMELERİ 1- Duruşmalar arasındaki süre üç ayı geçemeyecek Yazılı yargılama usulüne tabi olan davalarda, istisnai durumlar dışında iki duruşma arasındaki sürenin en fazla 3 ay olabileceği düzenlenmektedir. 2- Miras kalan taşınmazların satışında mirasçılara öncelik verilecek Tüm maliklere miras yoluyla geçen ve mirasçılar dışında üçüncü şahısların mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarla ilgili ortaklığın satış yoluyla giderilmesindeki açık artırmalarda, malın kıymetinin yüzde yüzü üzerinden yapılacak ilk artırmaya sadece mirasçıların katılması esası getirilmektedir. 3- Pay sahipleri de teminat yatıracak Ortaklığın satış suretiyle giderilmesi işlemlerinde, pay sahipleri için de teminat yatırma zorunluluğu getirilmektedir. 4- İhale bedelini yatırmayanın teminatı iade edilmeyecek İhale alıcısının en yüksek teklifi vermesine rağmen süresi içinde bedeli yatırmaması durumunda, teminatın iade edilmeyeceği, öncelikle satış masraflarının karşılanacağı ve kalan kısmın hak sahiplerine paylaştırılacağı hüküm altına alınmaktadır. 5- İhalenin iptaline neden olana para cezası verilecek İhale alıcısının ödemeyi süresinde yapmayarak ihalenin iptal olmasına yol açması halinde, teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında idari para cezasına çarptırılacağı düzenlenmektedir. 6- Belirsiz alacak davası kaldırılacak Belirsiz alacak davası uygulamasına son verilmektedir. Öte yandan, kısmi davalarda zamanaşımının alacağın tamamı için dava tarihinden itibaren kesildiği kabul edilmektedir. 7- Vesayet altındaki kişilerin malları elektronik ortamda satılacak Vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların satış işlemlerinin UYAP e-satış portalı üzerinden gerçekleştirilmesi sağlanmaktadır. 8- Gereksiz bilirkişi incelemesine disiplin yaptırımı uygulanacak Hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvuran hâkim ve Cumhuriyet savcılarına uyarma cezası verilmesi düzenlenmektedir. 9- İdare mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar artırılacak İdare mahkemelerinde tek hâkim tarafından karara bağlanabilecek dava türlerinin kapsamı genişletilmektedir. 10- IBAN’ını kullandıranlara ceza indirimi uygulanabilecek Yalnızca hesabını kullandırmak (iban kiralamak) suretiyle dolandırıcılık suçuna ortak olan faillere, olayın içeriği dikkate alınarak cezada yarı oranında indirim yapılması öngörülmektedir. ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARINA YÖNELİK DÜZENLEMELER 1- Kanuni faiz oranı reeskont oranına göre belirlenecek Kanuni faiz oranının yüzde 24 yerine Merkez Bankası tarafından belirlenen reeskont oranının yüzde 80’i (2026 yılı için reeskont oranı yüzde 38,75; reeskont oranının %80’i yüzde 31) üzerinden hesaplanmasına dair düzenleme yapılmaktadır. 2- İş gücü kaybı tazminatlarında hesaplama yöntemi değiştirildi Çalışma gücünün azalması ya da kaybından doğan zararlar ile ölenin desteğinden yoksun kalanların uğradığı kayıpların hesaplama yöntemi ve faiz uygulama zaman aralıkları yeniden düzenlenmektedir. Ayrıca, peşin ödemeler toplam alacaktan oransal olarak mahsup edilecektir. 3- İşkence ve kötü muamele suçlarında HAGB uygulanmayacak Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının; işkence, eziyet suçları ile kamu görevlilerinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasanın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılan suçlarda verilemeyeceği hükme bağlanmaktadır. 4- Kaçak sanığa yeniden yargılanma talep etme hakkı tanındı Kaçak sanık hakkında güvenlik tedbirine karar verilmesi durumunda, savunma hakkının tesisi amacıyla sanığa ve müdafiine yargılamanın yenilenmesini isteme hakkı tanınmaktadır. 5- Bazı istinaf kararlarına temyiz yolu açıldı Adli yargıda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabulüyle verilen yeniden esas kararlarının, miktar itibarıyla ilk derece mahkemesi parasal sınırının üzerinde olması durumunda, bu kararlara karşı temyiz yoluna gidilebilmesi sağlanmaktadır.

Mirasçıların yıllardır beklediği o kanun çıktı Haber

Mirasçıların yıllardır beklediği o kanun çıktı

31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun ile ortaklığın giderilmesine ilişkin önemli bir değişiklik yürürlüğe girdi. İSTANBUL (İGFA) - Yeni düzenlemeye göre, miras yoluyla intikal eden ve tamamı mirasçılara ait olan taşınmazlarda satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi hâlinde, ilk açık artırma yalnızca mirasçılar arasında gerçekleştirilecek. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Özge Özmen Korkut, düzenlemenin özellikle aile konutları ve miras kalan taşınmazların korunması bakımından önemli sonuçlar doğuracağını belirtti. AİLE FERTLERİNE ÖNCELİK Bugüne kadar ortaklığın giderilmesi davalarında yapılan ihalelere üçüncü kişiler de katılabiliyor, bu nedenle aileye ait taşınmazlar ilk ihalede dışarıdan alıcılara geçebiliyordu. Yeni düzenleme ile birlikte, mirasçılara taşınmazı kendi aralarında muhafaza edebilmek için öncelik tanınmış oldu. “MİRASÇI OLMAYAN BİR KİŞİNİN PAYI BULUNUYORSA…” Avukat Özge Özmen Korkut, düzenlemeye ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Aile bireyleri arasında yıllarca kullanılan evlerin veya tarım arazilerinin, ilk ihalede üçüncü kişilere geçmesi uygulamada önemli mağduriyetlere neden olabiliyordu. Yeni düzenleme, mirasçılara taşınmazı aile içinde tutabilmeleri için önemli bir fırsat sunuyor. Ancak bu uygulama yalnızca taşınmazın tamamının mirasçılara ait olduğu durumlarda geçerli olacak. Taşınmaz üzerinde mirasçı olmayan bir kişinin payı bulunuyorsa bu usul uygulanmayacaktır." “İLK ARTIRMA YALNIZCA MİRASÇILARDAN” Yeni sistemde ilk artırmada yalnızca mirasçılar teklif verebilecek. İlk artırmada satış gerçekleşmemesi hâlinde ise ikinci artırma mevcut icra satış hükümlerine göre yapılacak ve diğer istekliler de ihaleye katılabilecek. Böylece hem mirasçıların korunması hem de satış sürecinin tamamlanması arasında bir denge kurulması amaçlanıyor.

E-ticarette Yeni Dönem 1 Ağustos’ta Başlıyor! Haber

E-ticarette Yeni Dönem 1 Ağustos’ta Başlıyor!

E-ticarette yeni dönem 1 Ağustos'ta başlıyor. Yapay zekâ reklamları ve indirim kampanyalarına yeni kurallar geliyor. Yeni düzenlemeyle sahteciliklerin önüne geçilmesinin hedeflendiğini belirten TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Yeni düzenle e-ticarette uzun süredir tartışılan sahte indirim uygulamalarını önemli ölçüde sınırlandıracak. Dijital altyapıya yatırım yapan şirketler öne çıkacak. Yeni düzenleme sadece tüketiciyi korumakla kalmayacak, e-ticarette yeni bir rekabet anlayışı oluşturacak” dedi. E-ticarette tüketiciyi aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalara karşı korumayı amaçlayan yeni düzenlemeler, 1 Ağustos itibarıyla yürürlüğe giriyor. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan değişikliklerle, yapay zekâ destekli reklamlar, hedefli reklamcılık, influencer paylaşımları, indirim kampanyaları ve tüketici değerlendirmelerine ilişkin daha sıkı kurallar uygulanacak. 1 Temmuz'da Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle dijital ticarette şeffaflığın artırılması ve tüketicilerin yanıltıcı uygulamalara karşı daha etkin korunması hedefleniyor. Düzenlemeler, özellikle e-ticaret platformları ile çevrim içi satış yapan işletmelerin reklam ve pazarlama süreçlerinde önemli değişiklikler yapmasını gerektirecek. Yapay zekâ içeriklerinde açıklama zorunlu Yeni düzenleme kapsamında, reklamlarda yapay zekâ kullanılarak oluşturulan ve gerçek kişiden ayırt edilmesi güç dijital karakterlere yer verilmesi halinde bunun tüketiciye açık, anlaşılır ve fark edilebilir şekilde belirtilmesi zorunlu olacak. Ayrıca yapay zekâ ile oluşturulan dijital kopyaların, gerçek bir kişinin ürünü deneyimlediği veya tavsiye ettiği izlenimini veren reklamlarda kullanılması yasaklandı. İndirim kampanyalarında "10 gün" kriteri Düzenlemeyle birlikte indirimli satış reklamlarında da yeni bir dönem başlayacak. Buna göre, indirimin başlangıcından önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat, indirim öncesi fiyat olarak gösterilebilecek. Böylece gerçeği yansıtmayan yüksek indirim algısı oluşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Şarta bağlı kampanyalar da aynı kurallara tabi olacak. Şikâyetler daha hızlı yayınlanacak Tüketici değerlendirmelerine ilişkin süreç de değişiyor. Satıcı ve sağlayıcılara tüketici şikâyetlerine yanıt vermeleri için tanınan süre 72 saatten 48 saate indirildi. Süre içinde yanıt verilmemesi halinde değerlendirmeler yayımlanabilecek. Ayrıca yalnızca satın alma süreci doğrulanabilen tüketici yorumlarının yayımlanmasına izin verilecek. Sahte indirimlerin önüne geçilecek Yeni düzenlemenin e-ticarette uzun süredir tartışılan sahte indirim uygulamalarını önemli ölçüde sınırlandıracağını belirten TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Artık bir ürünün fiyatı önce yapay olarak yükseltilip sonra ‘yüzde 50 indirim’ denilmesi daha zor olacak. İndirimli satışlarda referans fiyat olarak son 10 günün en düşük fiyatının esas alınması, kampanyaların daha şeffaf hale gelmesini sağlayacak. Yapay zekâ kaynaklı yanıltıcı reklamlara karşı da koruma sağlanacak. Gerçek olmayan kişilerin veya yapay zekâ ile oluşturulan görüntülerin gerçek kullanıcı ya da uzman gibi sunulması sınırlandırılıyor. Böylece tüketicinin reklam ile gerçeği ayırt etmesi kolaylaşacak. Ürünü gerçekten satın alan kişilerin değerlendirmeleri öne çıkarılacak. Bu sayede sahte veya manipülatif yorumların azaltılması hedefleniyor. İşletmelerin tüketici yorumlarına ve itirazlarına daha kısa sürede yanıt vermesi gerekecek. Bu da sorunların daha hızlı çözüme kavuşmasına katkı sağlayacaktır” dedi. Dijital altyapıya yatırım yapan şirketleri öne çıkaracak Yeni düzenlemelerin sadece tüketiciyi korumayacağını söyleyen Çiğdemli, bunun e-ticarette yeni bir rekabet anlayışı oluşturacağını belirtti. Özellikle fiyat şeffaflığı ve doğrulanabilir müşteri deneyiminin öne çıkacağını ifade eden Çiğdemli, güven inşa eden markaların uzun vadede daha fazla tercih edileceğini söyledi. Yeni düzenlemeyle birlikte, dijital altyapıya yatırım yapan şirketlerin ön plana çıkacağı bilgisini veren Çiğdemli, “Fiyat geçmişini takip etmek, tüketici yorumlarını doğrulamak ve reklam içeriklerini mevzuata uygun hale getirmek güçlü yazılım altyapısı gerektiriyor. Bu nedenle e-ticaret altyapı sağlayıcıları ve dijital dönüşüme yatırım yapan işletmeler daha hızlı uyum sağlayabilecek. Artık yalnızca düşük fiyat değil, güvenilirlik de rekabet unsuru olacak. Şeffaf çalışan markalar tüketicinin gözünde daha fazla tercih edilir konuma ulaşacak. Fiyat manipülasyonu ve yanıltıcı pazarlama yerine şeffaflık, doğrulanabilir bilgi ve tüketici güveni öne çıkarken, dijital altyapısını güçlendiren işletmeler yeni dönemin avantajlı oyuncuları arasında yer alacaktır” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BULANCAK’TA İKİ OTEL MÜHÜRLENDİ Haber

BULANCAK’TA İKİ OTEL MÜHÜRLENDİ

BULANCAK’TA İKİ OTEL MÜHÜRLENDİ YANGIN RAPORUNU SUNAMADILAR Bulancak’ta yangın güvenliği denetimlerinde gerekli uygunluk raporunu ibraz edemeyen ve tanınan süre içinde eksiklerini gidermeyen iki otel mühürlenerek faaliyetten men edildi. Belediye, otel, pansiyon ve diğer konaklama tesislerine yönelik kontrollerin süreceğini açıkladı. Bulancak Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde faaliyet gösteren otel, pansiyon ve benzeri konaklama tesislerinde yangın güvenliği denetimi gerçekleştirdi. Kontrollerde tesislerin yangın güvenliği şartlarına uygunluğu ve bu uygunluğu belgeleyen itfaiye raporları incelendi. RAPORU İBRAZ EDEMEYEN İKİ OTEL MÜHÜRLENDİ Denetimlerde iki otelin yangın güvenliği uygunluk raporunu ibraz edemediği belirlendi. İlgili yönetmelikte öngörülen şartları kendilerine tanınan süre içinde yerine getirmediği tespit edilen iki işletme, ekipler tarafından mühürlenerek faaliyetten men edildi. YÖNETMELİK İTFAİYE RAPORUNU ZORUNLU TUTUYOR 10 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’e “Geçici Madde 9” eklendi. Düzenleme kapsamındaki konaklama tesislerinde, yangın güvenliği şartlarına uygunluğu gösteren itfaiye raporunun yetkili idarelerin denetimlerinde ibraz edilmesi zorunlu hâle getirildi. Yönetmeliğe göre raporunu sunamayan işletmelerin faaliyetleri durduruluyor; eksikliklerin giderilmesi için 31 Mayıs 2026’ya kadar tanınan süre boyunca müşteri kabul edilmesine izin verilmiyor. Bu sürenin sonunda gerekli raporu ibraz edemeyen işletmeler hakkında ruhsat iptali ve kapatma işlemi uygulanıyor. OTEL VE PANSİYON DENETİMLERİ SÜRECEK Bulancak Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, vatandaşların can ve mal güvenliğinin öncelikli olduğunu vurguladı. Açıklamada, otel, pansiyon ve diğer konaklama tesislerine yönelik denetimlerin ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda titizlikle sürdürüleceği belirtildi.

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI:  BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ? Haber

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI:  BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ?

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI: BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ? DEMİR KAPI VAR, TEMİZ SU VAR MI? “YALNIZCA MEVSİMLİK İŞÇİLER ALINACAK” DENİLDİ: PEKİ ÇIKARILANLAR KİMDİ? Aksu Şenlik Sahası’ndaki 30’dan fazla çadır zabıta ve emniyet ekiplerince kaldırıldı. Ardından alana demir kapı yapılacağı ve yalnızca mevsimlik tarım işçilerinin alınacağı açıklandı. Ancak çadırları sökülenlerin kim olduğu, hangi gerekçeyle çıkarıldığı ve nereye yerleştirildiği hâlâ bilinmiyor. Yerel haberlerde operasyon, temizlik ve kontrollü giriş anlatıldı; fakat insanların akıbeti açıklanmadı. Çadırlarda kalanlar mevsimlik işçi miydi, kayıt dışı çalışan mıydı, yabancı mıydı, yoksa düzensiz göçmen miydi? Daha önemlisi, Aksu’da temiz suyu, kanalizasyonu ve güvenli elektriği bulunan insanca bir barınma alanı hazır mıydı? Giresun’da fındık hasadı yaklaşırken Aksu Şenlik Sahası’nda gerçekleştirilen çadır müdahalesi, cevaplandırılması gereken ciddi soruları beraberinde getirdi. Yerel basına yansıyan bilgilere göre sahada kurulan 30’dan fazla çadır, Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ile İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ortak çalışmasıyla kaldırıldı. Alan temizlendi; demir kapı ve kontrollü giriş sistemi kurulacağı duyuruldu. Giresun Öncü’nün haberinde Giresun Belediyesi Zabıta Müdürü Zafer Akgün’ün, bundan sonra alana yalnızca mevsimlik tarım işçilerinin alınacağını söylediği aktarıldı. Bu açıklama, müdahalenin üzerindeki sis perdesini dağıtmak yerine daha da kalınlaştırdı. “YALNIZCA İŞÇİLER ALINACAK” DENİLDİ: ÇIKARILANLAR İŞÇİ DEĞİL MİYDİ? Aksu’daki alan mevsimlik tarım işçilerinin kullanımı için düzenlenecekse, kaldırılan 30’dan fazla çadırda kimler kalıyordu? Bu kişilerin kimlikleri kontrol edildi mi? Fındık işçisi olup olmadıkları araştırıldı mı? İş bağlantıları, tarım aracıları veya çalışacakları bahçeler belirlendi mi? Yoksa henüz kayıt işlemleri yapılmadan doğrudan alandan mı çıkarıldılar? Yeni Giresun’un haberinde bu kişiler için “fındık işçisi adı altında” ifadesi kullanıldı. Ancak haberde bu ağır nitelemeyi destekleyecek kimlik bilgisi, çalışma kaydı, somut olay veya yetkili kurum kararı paylaşılmadı. Bir kişinin mevsimlik işçi olmadığını söylemek için yalnızca çadır kurmuş olması yeterli değildir. Kayıt ve kimlik incelemesinin nasıl yapıldığı, hangi kişilerin hangi gerekçeyle alandan çıkarıldığı açıklanmalıdır. DÜZENSİZ GÖÇMEN MİYDİLER? ORTADA BÖYLE BİR RESMÎ TESPİT YOK Çadırları kaldırılanların “yasa dışı göçmen” olup olmadığı da bilinmiyor. Yerel haberlerde bu kişilerin hangi ülke vatandaşı olduğu, düzensiz göçmen olarak tespit edilip edilmediği, Göç İdaresine teslim edilip edilmediği, gözaltı veya sınır dışı işlemi uygulanıp uygulanmadığı yönünde herhangi bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle mevcut bilgiler üzerinden bu insanları “yasa dışı göçmen” ilan etmek mümkün değil. Üstelik yabancı olmak, düzensiz göçmen olmak anlamına gelmiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının mevsimlik tarım işlerine ilişkin düzenlemesine göre yabancılar, Giresun’un da aralarında bulunduğu illerde çay ve fındık işlerinde altı aya kadar çalışma izni muafiyeti alarak çalışabiliyor. Yetkililer açıklamalıdır: Çadırlarda kalanların kaçı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıydı, kaçı yabancıydı, kaçı mevsimlik işçiydi, kaçı kayıt dışı çalışıyordu ve varsa kaçı hakkında düzensiz göç işlemi yapıldı? ÇADIRLARIN NEREYE GİTTİĞİ BELLİ, İNSANLARIN NEREYE GİTTİĞİ BELLİ DEĞİL Yerel haberlerde çadırların kaldırıldığı, alanın temizlendiği ve görevlilere teşekkür edildiği ayrıntılı biçimde anlatıldı. Ancak çadırlarda yaşayan insanların akıbetine ilişkin tek bir bilgi verilmedi. Kaç kişi alandan çıkarıldı? Aralarında kadınlar, çocuklar, yaşlılar veya hastalar var mıydı? Önceden bildirim yapıldı mı? Kişisel eşyaları koruma altına alındı mı? Geçici konaklama merkezine mi götürüldüler, yoksa kendi imkânlarıyla başka bir yer bulmaları mı istendi? Bir çadırın sökülmesi, içindeki insanın barınma ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Güvenli bir alternatif sunulmadan yapılan müdahale, sorunu çözmez; yalnızca gözden uzaklaştırır. DEMİR KAPI BARINMA POLİTİKASI DEĞİLDİR Kontrollü giriş sistemi, alanın amacı dışında kullanılmasını önlemek için gerekli görülebilir. Kimlik kaydı yapılması, giriş ve çıkışların denetlenmesi de güvenlik açısından anlaşılabilir. Ancak mevsimlik işçiler için hazırlanan bir yerleşim alanının öncelikli ölçüsü kapısının demirden olması değil, insanların temel ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Aksu’daki alanda temiz ve kesintisiz içme suyu var mı? Kanalizasyon bağlantısı yapıldı mı? Elektrik tesisatı güvenli mi? Kadınlar ve erkekler için ayrı tuvalet ve duşlar bulunuyor mu? Yemek hazırlama, bulaşık ve çamaşır yıkama alanları oluşturuldu mu? Çöpler düzenli toplanıyor mu? Yangın ve taşkın riskine karşı önlem alındı mı? Bu sorular cevaplandırılmadan yalnızca “demir kapı” ve “kontrollü giriş” üzerinden yapılan açıklama, mevsimlik işçilerin barınma sorununu karşılamaz. AKSU’DAKİ 160 KİŞİLİK KONAKLAMA MERKEZİ NE DURUMDA? Giresun Valiliği, 1 Ağustos 2024 tarihinde Aksu Mahallesi’nde METİP kapsamında 20 prefabrik yapıdan oluşan, 160 kişi kapasiteli bir mevsimlik işçi konaklama merkezinin hazırlandığını açıklamıştı. Valiliğin açıklamasında merkezde kadınlar ve erkekler için ayrı tuvalet ve banyolar ile mutfak ve çamaşırhane bulunduğu belirtilmişti. Aradan geçen iki yılın ardından merkezin mevcut durumu bilinmiyor. Tesis 2026 fındık sezonu için hazır mı? Kapasitesi hâlâ 160 kişi mi? Şu anda kaç kişi barınıyor? Su, elektrik ve kanalizasyon sistemi çalışıyor mu? Bakım ve onarımı yapıldı mı? Aksu Şenlik Sahası ile Valiliğin açıkladığı METİP merkezi aynı alan mı, yoksa birbirinden ayrı iki yer mi? Ayrı yerlerse çadırları kaldırılan mevsimlik işçiler neden mevcut merkeze yönlendirilmedi? FINDIK İŞÇİSİ HER YIL GELİYOR: BARINMA NEDEN HÂLÂ SON DAKİKAYA KALIYOR? Mevsimlik tarım işçilerinin Giresun’a gelişi beklenmedik bir olay değil. Fındık hasadı her yıl yapılıyor; ihtiyaç duyulan işçi sayısı, hasat takvimi ve işçilerin hangi bölgelerden geleceği önceden biliniyor. Giresun Valiliği 18 Temmuz 2026 tarihinde sezonun işçi ve patoz ücretlerini belirledi. İşçinin yevmiyesi hesaplanırken nerede kalacağı, temiz suya nasıl ulaşacağı, çocuklarının nasıl korunacağı ve atıkların nasıl yönetileceği de planlanmalıydı. Hasat başlayınca çadırları sökmek yerine, sezon başlamadan altyapısı tamamlanmış yeterli kapasitede konaklama alanı hazırlamak kamunun görevidir. CUMHURBAŞKANLIĞI GENELGESİ AÇIK: SU, ELEKTRİK VE KANALİZASYON 27 Nisan 2024 tarihli ve 32529 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2024/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, mevsimlik tarım işçilerinin yoğun olarak çalıştığı yerlerde valiliklerce geçici yerleşim alanları oluşturulmasını öngörüyor. Genelgeye göre bu alanlarda elektrik, su ve kanalizasyon altyapısı ile işçilerin eğitim, sosyal faaliyet ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri ortak kullanım merkezleri bulunmalı. Yerleşim yerleri sel ve su baskını riski taşımayan, sağlık şartlarına uygun, yol ve altyapı hizmetlerinin kolayca ulaştırılabileceği alanlardan seçilmeli. Alanın büyüklüğü de barınacak işçi sayısına göre belirlenmeli. Dolayısıyla kamu görevi yalnızca alana kimin gireceğini kontrol etmek değildir. O alana kabul edilen insanların sağlıklı ve güvenli koşullarda yaşayabilmesini sağlamak da aynı görevin parçasıdır. ILO STANDARDI: HER ALTI KİŞİYE BİR TUVALET, LAVABO VE DUŞ Uluslararası Çalışma Örgütünün işçi konutlarına ilişkin rehberi, işçilere sağlanan barınma alanlarının insan onuruna uygun, sağlıklı ve güvenli olmasını öngörüyor. ILO’nun tavsiye niteliğindeki ölçütlerine göre işçi yerleşimlerinde şu imkânların bulunması gerekiyor: Güvenli ve yeterli miktarda içme suyu,Kanalizasyon ve drenaj sistemi,Yeterli doğal ve yapay aydınlatma,Havalandırma ve iklim koşullarına karşı koruma,Kadın ve erkekler için ayrı tuvalet ve duşlar,Her altı kişi için en az bir tuvalet, bir lavabo ve bir duş veya banyo,Sıcak ve soğuk akan su,Yemek yeme ve çamaşır yıkama alanları,Yangın alarmı, söndürme ekipmanı ve işaretlenmiş kaçış yolları,Düzenli temizlik, haşereyle mücadele ve kayıtlı periyodik denetimler,Kişisel eşyaların güvenle korunabileceği bölümler. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de yeterli barınmanın yalnızca bir çatıdan ibaret olmadığını belirtiyor. Güvenli içme suyu, sanitasyon, enerji, atıkların uzaklaştırılması, fiziksel güvenlik ve sağlık şartları yeterli barınmanın temel unsurları arasında sayılıyor. Birleşmiş Milletlerin zorla tahliyelere ilişkin ilkeleri ise insanların iradeleri dışında yerlerinden çıkarıldığı durumlarda önceden bilgilendirme, hukuki sürece erişim ve güvenli alternatif barınmanın önemine dikkat çekiyor. YEDİ SORUYA CEVAP VERİLMEDEN DOSYA KAPANMAZ Kaldırılan 30’dan fazla çadırda kaç kişi kalıyordu? Bu kişilerin kaçı mevsimlik tarım işçisi olarak kayıtlıydı? Düzensiz göçmen oldukları tespit edilen kişi var mıydı? İnsanlara önceden bildirim yapıldı mı ve eşyaları ne oldu? Çadırları kaldırılanlar hangi güvenli alana yerleştirildi? Aksu’daki 160 kişilik METİP merkezinin güncel kapasitesi ve altyapı durumu nedir? Kontrollü giriş yapılacak alanda temiz su, elektrik, kanalizasyon, tuvalet ve duş hizmetleri eksiksiz biçimde sağlandı mı? ÇADIRI SÖKMEK KOLAY, İNSANI KORUMAK SORUMLULUKTUR Kamu düzeni elbette korunmalıdır. Alanların amacı dışında kullanılmasına, suç işlenmesine veya çevre sağlığının bozulmasına izin verilmemelidir. Ancak kamu düzeni, yoksul ve savunmasız insanları görünmez hâle getirmek anlamına gelemez. Çadırları kaldırılanlar mevsimlik işçi değilse kim oldukları ve haklarında hangi işlemin yapıldığı açıklanmalıdır. Mevsimlik işçilerse neden kayıt altına alınıp güvenli konaklama alanına yerleştirilmedikleri anlatılmalıdır. Düzensiz göçmen oldukları ileri sürülecekse bu konuda yetkili kurumların yaptığı incelemenin sonucu ortaya konulmalıdır. Demir kapı güvenlik tedbiridir; temiz suyun, kanalizasyonun, elektriğin ve insan onuruna uygun barınmanın yerine geçmez. Başarı, çadırları sökmekle değil; hiçbir insanı açıkta bırakmadan güvenli, sağlıklı ve denetlenebilir bir yaşam alanı oluşturmakla ölçülür.

SGK'dan muayene katılım payına ayar Haber

SGK'dan muayene katılım payına ayar

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Sağlık Uygulama Tebliği'nde değişikliğe gitti. Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle aile hekimi sevkiyle yapılan hekim ve diş hekimi muayenelerinde katılım payı yüzde 50 indirimli alınacak. Birinci basamak sağlık kuruluşlarında ise muayenelerden katılım payı alınmaması uygulaması devam edecek. ANKARA (İGFA) - Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) değişiklik yaptı. Bugünkü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren tebliğle, muayene katılım paylarına ilişkin yeni düzenlemeler hayata geçirildi. Yeni düzenlemeye göre, birinci basamak sağlık hizmeti sunucularında gerçekleştirilen hekim ve diş hekimi muayenelerinden katılım payı alınmayacak. Aile sağlığı merkezleri ve birinci basamak sağlık kuruluşlarındaki mevcut uygulama korunurken, diğer sağlık hizmeti sunucularında uygulanacak katılım payı sistemi yeniden düzenlendi. Buna göre uygulanacak katılım payı tutarları 50 ile 100 TL arasında güncellendi. Tebliğin en dikkat çeken değişikliği ise aile hekimi sevkiyle yapılan muayenelere yönelik oldu. Buna göre, Sağlık Bakanlığı tarafından sözleşme imzalanmış, görevlendirilmiş veya yetkilendirilmiş aile hekimlerinin sevkiyle ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında gerçekleştirilecek hekim ve diş hekimi muayenelerinde alınacak katılım payı yüzde 50 indirimli tahsil edilecek. Düzenlemeyle ayrıca, Sağlık Uygulama Tebliği'nin ilgili maddesinde yer alan "5 gün" ibaresi "30 gün" olarak değiştirildi. Böylece uygulamadaki süre 30 güne çıkarılmış oldu. SGK, söz konusu düzenlemeyle aile hekimliği sisteminin etkin kullanımını teşvik etmeyi ve sağlık hizmetlerine erişimde sevk zincirinin güçlendirilmesini hedefliyor.

Hayvan küpeleme sisteminde yeni dönem... Karekod geliyor, il kodlu küpelerin süresi uzatıldı Haber

Hayvan küpeleme sisteminde yeni dönem... Karekod geliyor, il kodlu küpelerin süresi uzatıldı

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Resmî Gazete'de yayımlanan iki farklı yönetmelik ile koyun, keçi ve sığırların tanımlanması ve takibine dair uygulamalarda değişikliğe gidildi. Sığırların kulak küpelerinde karekod sistemine geçilirken, yeni doğan hayvanlarda il kodlu plastik küpelerin kullanım süresi 31 Aralık 2026'ya kadar uzatıldı. ANKARA (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanlığı, sığır, koyun ve keçi türü hayvanların tanımlanması, tescili ve izlenmesiyle ilgili iki ayrı yönetmelikte güncelleme yaptı. Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle, hayvan kayıt sistemindeki teknik altyapı yenilendi ve uygulamaya dair yeni kurallar getirildi. Koyun ve keçilere dair yönetmelikte sadece "Bakanlığın Gıda ve Kontrol" ifadesi "Hayvancılık" şeklinde güncellenirken, sığır cinsi hayvanların yönetmeliğinde ise daha geniş kapsamlı düzenlemeler hayata geçirildi. Yapılan değişikliğe göre, il kodu içeren kulak küpelerinin kaybolması veya düşmesi durumunda, aynı özgün numaraya sahip il kodlu plastik kulak küpesinin yeniden takılmasına imkan tanındı. Yeni düzenleme ile birlikte, sığırların plastik kulak küpelerinde barkodun yanı sıra karekod uygulaması da başlatıldı. Barkod ve karekodların teknik detayları ise Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenecek. Ayrıca, kulak küpeleri için sunulan renk seçenekleri arasına "turkuaz" rengi de dahil edildi. Bununla birlikte, yeni doğan hayvanlarda il kodlu plastik kulak küpelerinin kullanımına 31 Aralık 2026 tarihine kadar izin verilmeye devam edilecek. Yönetmeliklerle birlikte hayvan tanımlama numaralarına dair teknik kriterler güncellenirken, bazı eski hükümler ise yürürlükten kaldırıldı. Yayımlandığı an itibarıyla yürürlüğe giren her iki yönetmeliğin hükümleri, Tarım ve Orman Bakanı tarafından yürütülecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.