Hava Durumu

#Rekabet Kurumu

giresunsonhaber - Rekabet Kurumu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rekabet Kurumu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2026-2027 İLK REKOLTE TAHMİNİ :829 BİN 239 TON Haber

2026-2027 İLK REKOLTE TAHMİNİ :829 BİN 239 TON

2026-2027 tahmini fındık rekoltesi açıklandı Fındıkta Rekolte Savaşı: 829 Bin Tonluk İlk Tahmin Piyasaya Mesaj mı? İhracatçı birliklerinin çiçek sayımına dayanan ilk tahminine göre, 2026-2027 sezonu fındık rekoltesi 829 bin 239 ton olarak öngörüldü. Geçen yıl don nedeniyle düşen üretimin ardından bu sezon için sahadan gelen ilk veriler daha güçlü bir hasada işaret ediyor. İhracatçı birliklerinin 2026-2027 sezonu için açıkladığı 829 BİN 239 TONLUK ilk rekolte tahmini, fındık piyasasında sadece üretim değil fiyat tartışmasını da alevlendirdi. Üretici cephesinde ise, Rekolte rakamı erkenden büyütülürken, maliyet, arazi yapısı, işçilik yükü ve kalite farkı geri plana itiliyor olmasının daha hasat başlamadan pazarlık zemininin aleyhlerine işleyebileceğinden endişesi oluşturdu. Türkiye’de fındık için yeni sezon daha başlamadan, piyasa dilini belirleyecek ilk büyük sayı masaya kondu. İhracatçı birliklerinin çiçek sayımına dayalı çalışmasına göre 2026-2027 sezonunun birinci tahmini 829 bin 239 ton olarak açıklandı. Söz konusu çalışma 12 il, 79 ilçe, 446 bahçe ve 1.483 dal üzerinden yürütüldü. İlk bakışta güçlü üretim sinyali veren bu rakam, piyasada “ürün bol olacak” algısını öne çıkarırken, üretici tarafında bunun erken fiyat baskısı oluşturabileceği yönünde ciddi bir kuşku doğurdu. Ancak tartışmanın özü sadece rakamın büyüklüğü değil. Çünkü fındıkta mesele yalnızca rekolte değil; maliyet, eğim, işçilik, randıman ve kalite birlikte okunmadığında ortaya çıkan tablo eksik kalıyor. Doğu Karadeniz’in parçalı arazi yapısı ve zor bahçe koşulları, aynı tonajın her bölgede aynı ekonomik sonucu üretmediğini gösteriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın rekolte hesaplama yöntemi de zaten bunu dolaylı olarak ortaya koyuyor; çünkü hesaplama yalnızca çiçek veya karanfil sayısından ibaret değil, çotanak dönüşüm oranı, sağlam tane sayısı, ocak ve dal yoğunluğu gibi çok sayıda değişkene dayanıyor. Bu nedenle sezon başındaki ilk sayı, nihai üretim sonucu değil, ancak ilk projeksiyon olarak değerlendirilebiliyor. Geçen yılın rakamları bu yüzden kritik Geçen sezon yaşanan tablo, bu yıl açıklanan ilk tahmine neden ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini açık biçimde gösteriyor. 2025-2026 sezonunda ilk tahmin şubatta 768 bin 715 ton olarak duyuruldu. Aynı sezon için temmuz sayımı 601 bin 206 tona, kasım revizesi ise 528 bin 808 tona kadar geriledi. INC’de Türkiye için 2025/26 sezonu tahmini 609 bin ton olarak aktarılırken, Kasım 2025’te Türkiye-AB iş birliği toplantısında Türkiye Ticaret Bakanlığı’nın 453 bin tonluk kabuklu üretim tahminini sunduğu INC tarafından ayrıca duyuruldu. Aradaki fark, erken dönem rekolte rakamlarının kesin üretim sonucu gibi sunulmasının teknik açıdan sorunlu olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Tam da bu nedenle 829 bin tonluk ilk tahmin, üretici nezdinde yalnızca bir tarımsal veri olarak değil, aynı zamanda piyasa sinyali olarak okunuyor. Buradaki temel siyasi ve ekonomik gerilim de burada başlıyor: Rekolte yüksek gösterildiğinde fiyat beklentisi aşağı çekiliyor mu? Bu soruya bugün için kesin hükümle “evet” demek mümkün değil; ancak bu kuşkunun temelsiz olduğu da söylenemiyor. Rekabet Kurumu’nun fındık sektör araştırmasında, rekolte tahminlerine ilişkin metodoloji farklılıklarının ve beklenti yönetiminin fiyat spekülasyonlarını tetikleyebildiği açıkça belirtiliyor. Kurum, modern ve ortak kurallara dayanmayan rekolte çalışmalarının yanlış fiyat beklentileri yaratabildiğine dikkat çekiyor. Rekolte açıklanıyor, alivre fiyat neden açıklanmıyor? Tartışmanın en sert noktası burada düğümleniyor. Sektörde rekolte tahmini kamuoyuna güçlü biçimde servis edilirken, aynı dönemde kimlerin hangi fiyatlardan ileri teslim bağlantısı yaptığı, başka bir ifadeyle alivre pozisyonların hangi seviyelerde kurulduğu aynı açıklıkla görülmüyor. Oysa lisanslı depoculuk ve ürün ihtisas borsası mevzuatı içinde alivre sözleşmeler ve teslim esaslı ticaret mekanizmaları tanımlı ekonomik araçlar arasında yer alıyor. Yani mesele alivre işlemin varlığı değil; bu işlemin fiyat oluşumuna etkisinin ne ölçüde şeffaf olduğudur. 2025 sezonunda piyasada alivre fiyatların 200 TL ve üzerine çıkmaya başladığı yönünde sektörden kamuya yansıyan açıklamalar oldu. Aynı sezonda TMO da Giresun kalite için 200 TL, levant kalite için 195 TL alım fiyatı açıkladı. Sektör temsilcileri, düşük rekolte beklentisi nedeniyle piyasa fiyatlarının TMO fiyatlarının üzerinde seyredeceğini ifade etti. Bu tablo, alivre ve beklenti yönetimi başlığının artık tali değil, doğrudan fiyat oluşumunun merkezindeki başlıklardan biri haline geldiğini gösteriyor. Bu yüzden üretici cephesinden yükselen talep nettir: 2026 ürünü için alivre bağlantı yapıldıysa, bunun hangi fiyat aralıklarında, hangi vadelerde ve hangi miktarlarda kurulduğu açıklanmalıdır. İhracatçılar, tüccarlar ve büyük alıcılar rekolte projeksiyonunu kamuoyuna sunuyorsa, piyasa tarafında kurdukları erken fiyat pozisyonlarını da aynı şeffaflıkla ortaya koymalıdır. Aksi halde kamuya açık olan yalnızca “ürün çok olacak” mesajı olur; piyasayı fiilen etkileyen fiyatlama davranışı ise kapalı kalır. Bu da üretici ile piyasa aktörleri arasındaki bilgi dengesini bozar. Mesele sadece ekonomi değil, doğrudan güç ilişkisi Fındıkta rekolte tartışması artık yalnızca tarımsal üretim başlığı değil; aynı zamanda ekonomik güç, siyasi temsil ve bölgesel gelir dağılımı başlığıdır. Çünkü Karadeniz’de yüz binlerce üretici için fındık, yalnızca ihracat kalemi değil temel geçim aracıdır. Rekolte rakamı, maliyet tablosundan bağımsız biçimde dolaşıma sokulduğunda, bu sadece piyasa beklentisini değil üreticinin siyasal ve ekonomik konumunu da etkiler. Özellikle eğimli ve küçük ölçekli bahçelerde çalışan üretici için esas mesele “kaç ton ürün var” sorusundan önce “bu ürün hangi maliyetle üretildi ve hangi fiyattan el değiştirecek” sorusudur. Bugün gelinen noktada kamuoyunun önündeki soru şudur: 829 bin 239 tonluk ilk tahmin gerçekten sezonun güçlü seyrine işaret eden teknik bir veri midir, yoksa henüz sahadaki riskler netleşmeden fiyat çıpasını aşağı çekebilecek erken bir piyasa dili mi üretilmektedir? Bu sorunun sağlıklı cevabı, yalnızca ikinci ve üçüncü sayımlarla değil; alivre bağlantılar, stok düzeyi, kalite dağılımı ve bölgesel maliyet farkları da şeffaf biçimde ortaya konduğunda verilebilir. Sonuç olarak, Fındıkta sorun rekolte açıklanması değil; rekoltenin tek başına fiyat hükmüne çevrilmesidir. Geçen yılki sert sapmalar ortadayken, ilk tahmini kesin üretim gibi okumak da bu sayı üzerinden daha hasat gelmeden fiyat iklimi kurmak da ciddi bir sorun alanıdır. Bugün açıklanması gereken yalnızca bahçedeki çiçek sayısı değil; piyasadaki erken fiyat pozisyonlarıdır. Rekolte kadar fiyatlama davranışının da görünür hale gelmesidir. . Kaynakça Ekonomim, “2026-2027 tahmini fındık rekoltesi açıklandı.” https://www.ekonomim.com/sektorler/tarim/2026-2027-tahmini-findik-rekoltesi-aciklandi-haberi-880270 Tarım ve Orman Bakanlığı, “Fındıkta Rekolte Tahmin Yöntemi.” Rekabet Kurumu, “Fındık Sektör Araştırması Raporu.” INC, “INC Attends 2025 Meeting of Türkiye-EU Cooperation Scheme on Hazelnuts.” Bata Food, “Hazelnut Market Update – Highlights from INC Congress 2025.” Tarım ve Orman Bakanlığı / TMO, 2025-2026 sezonu kabuklu fındık alım fiyatları. Ekonomim, “TMO fındığa 200 TL verdi…” ve “Fındıkta piyasa fiyatları, TMO fiyatlarının üzerinde seyredecek.” Memur Postası’na yansıyan sektör değerlendirmesi, alivre fiyatların 200 TL üzeri seyre başladığı beyanı. Ticaret Bakanlığı, lisanslı depoculuk ve sözleşme/taahhütname esasları.

Rekabet'ten Coca-Cola'ya 282 milyon TL ceza! Veri silme tespit edildi Haber

Rekabet'ten Coca-Cola'ya 282 milyon TL ceza! Veri silme tespit edildi

Rekabet Kurumu, Coca-Cola Satış ve Dağıtım AŞ'ye, yerinde inceleme sırasında veri silindiğinin saptanması üzerine 4054 sayılı Kanun çerçevesinde 282,4 milyon TL idari para cezası verdi. ANKARA (İGFA) - Rekabet Kurumu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde sürdürülen soruşturmalarda yerinde inceleme yetkisinin hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Kuruma göre bu yetki, olası rekabet ihlallerinin ortaya çıkarılmasında en etkin denetim araçlarından biri olarak öne çıkıyor. Kurum uzmanları, yerinde incelemelerde işletmelerin defterlerini, fiziksel ve dijital ortamlarda tuttukları bilgileri inceleyebiliyor; belgelerin kopyalarını alabiliyor ve çalışanlardan yazılı veya sözlü açıklama isteyebiliyor. Kurumdan yapılan yazılı duyuruda, incelemelerin ileri teknoloji cihazlarla hassasiyetle sürdürüldüğü, yalnızca işle ilgili verilerin incelendiği ve kişisel/özel verilere kesinlikle dokunulmadığı ifade edildi. COCA-COLA İNCELEMESİNDE VERİ SİLME SAPTANDI Rekabet Kurumu, 7 Ekim 2025'te Coca-Cola Satış ve Dağıtım AŞ'de gerçekleştirilen yerinde incelemede önemli bir tespitte bulundu. İnceleme başladıktan sonra şirket yöneticilerinden birinin veri silme davranışında bulunduğu Kurum uzmanları tarafından saptandı. Bu bulgunun ardından Rekabet Kurulu, 20 Kasım 2025 tarihli kararıyla Coca-Cola'nın yerinde incelemeyi engellediğine ve/veya zorlaştırdığına karar verdi. Bu karar doğrultusunda şirkete, 2024 yılı brüt gelirinin binde beşi oranında olmak üzere 282.416.376,34 TL idari para cezası verilmesine karar kılındı. Açıklamada, tüm teşebbüslerin yerinde inceleme süreçlerinde tam bir şeffaflık ve iş birliği içerisinde olması gerektiği vurgulanarak, veri silme gibi girişimlerin kolayca tespit edilebildiği ve bunun ağır yaptırımlara neden olduğu hatırlatıldı.

Milyonlarca ürün denetlendi... 2,3 milyar TL ceza Haber

Milyonlarca ürün denetlendi... 2,3 milyar TL ceza

Ticaret Bakanlığı'nın Ocak-Ekim aylarına ait piyasa denetim raporu açıklandı. Toplamda yaklaşık 470 bin firma ve 31,6 milyon ürün mercek altına alınırken, 2 milyar 383 milyon TL'lik idari para cezası kesildi. Tüketici koruma kapsamında da 29 bin 92 firmanın denetimini gerçekleştiren bakanlık, 1792 firmaya 549 milyon TL ceza uyguladı. Denetimler devam edecek. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, 2025 yılının ilk 10 ayında iç ticaret ve tüketici koruma denetim faaliyetlerinin sonuçlarını paylaştı. Bakanlık verilerine göre, 1 Ocak–31 Ekim 2025 tarihleri arasında toplam 339.222 firma ve 31.636.141 ürün denetlenirken, kurallara uymayan 73.255 firmaya toplamda 898.423.463 TL idari para cezası kesildi. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü, 2025 yılının ilk 10 ayında otomotiv, stokçuluk, emlak, kuyumculuk, fahiş fiyat, haksız ticari uygulamalar ve ödeme süreleri konularında toplam 101 bin 723 gerçek ve tüzel kişiyi denetledi. Bu incelemeler sonucunda 5 bin 52 kişiye 936 milyon 328 bin 568,14 TL tutarında idari para cezası uygulandı. Sektörel dağılımda; fahiş fiyat uygulamalarından 295.882.345 TL, haksız ticari uygulama ve ödeme sürelerinden 290.172.370,58 TL, otomotiv sektöründen 193.890.838 TL, emlak sektöründen 88.653.870 TL, kuyumculuk sektöründen 19.038.653 TL ve ticari elektronik ileti ile çalışma saatleriyle ilgili 48.690.491,56 TL ceza kesildi. TÜKETİCİNİN KORUNMASI VE PİYASA GÖZETİMİ DENETİMLERİ Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü, 2025 yılı Ocak–Ekim döneminde toplam 29.092 firmanın denetimini yaparak aykırı hareket eden bin 792 firmaya toplam 548.958.395,72 TL idari para cezası verdi. Ceza dağılımı ise şöyle gerçekleşti: Sözleşme ihlalleri (ön ödemeli konut, abonelik, mesafeli satış, taksitli satış, paket tur/de’vre tatil): 292.266.320,72 TL Reklam ve haksız ticari uygulamalar: 216.176.586 TL Ürün güvenliği: 40.515.489 TL 81 ilde yürütülen denetimlerde, özellikle İstanbul’da 8 milyon 910 bin 529 üründe aykırılıklar tespit edilerek 163 bin 760 ürüne 602 milyon 459 bin 698 TL ceza uygulandı. Ankara’da 6 milyon 50 bin 140, Antalya’da ise 4 milyon 514 bin 52 ürün denetlendi. Rekabet Kurumu, 2024 yılında toplam 223 firmaya 7,7 milyar TL idari para cezası verirken, 2025’in ilk 10 ayında 196 firmaya 11,46 milyar TL ceza uyguladı. Ceza uygulanan başlıca sektörler arasında gıda, sigorta, finans, inşaat ve kimyasal ürünler dikkat çekti. Ticaret Bakanlığı, öncelikli hedeflerini enflasyon, fahiş fiyat, stokçuluk ve haksız ticari uygulamalarla mücadele olarak tanımlarken, iç piyasa dengelerini sağlamak ve tüketicilerin refahını korumak amacıyla denetimlerin sıkı bir şekilde devam edeceğini belirtti.

FERRERO FINDIKTA DİJİTAL DÖNEMİ BAŞLATTI Haber

FERRERO FINDIKTA DİJİTAL DÖNEMİ BAŞLATTI

Ferrero Fındıkta Dijital Dönemi Başlattı, Fiyat Dengesi Tartışması Derinleşiyor Karadeniz’de üretici küresel devin sistemine dahil oluyor; piyasa fiyatları büyük alıcının temposuna göre şekilleniyor Dünya fındık pazarının en büyük alıcısı Ferrero, Türkiye’deki tedarik zincirinde dijitalleşme sürecini hızlandırdı. 2014 yılında Oltan Gıda’yı satın alarak Türkiye’ye kalıcı biçimde giren şirket, bugün alımlarını Ferrero Fındık A.Ş. ve Ferrero Hazelnut Company (HCo) çatısı altında yürütüyor. Bu model, üreticiyi doğrudan küresel sisteme dahil ederken, bölgedeki fiyat dengesi üzerindeki etkisi ise yeni tartışmalara yol açıyor. Karadeniz’de yaygın alım ağı Ferrero’nun alım merkezleri Ordu, Giresun, Trabzon, Düzce, Sakarya ve Samsun illerinde bulunuyor. Alımlar hem doğrudan üreticiden hem de tedarikçiler ve kooperatifler üzerinden gerçekleştiriliyor. Her yıl Ağustos–Kasım döneminde yoğunlaşan kampanyada kalite kriterleri ön planda tutuluyor. Kalitesi yüksek fındık, nem oranı, randıman ve bozuk oranı gibi kriterlerle değerlendiriliyor. Sourcemap ile dijital kayıt dönemi Ferrero, tedarik zincirini izlenebilir hale getirmek için Sourcemap adlı dijital platformu Türkiye’de aktif hale getirdi. Bu sistem, üreticilerin bahçelerini, üretim miktarlarını, konum bilgilerini ve kalite verilerini doğrudan kayıt altına alıyor. Kayıt sürecinde ÇKS belgesi, banka hesabı ve kimlik bilgisi gerekiyor. Amaç, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim zinciri oluşturmak. Ferrero Türkiye, dijital sistem sayesinde üreticilere doğrudan bilgi akışı ve saha desteği sağladığını belirtiyor. Şirketin “Değerli Tarım Programı” kapsamında bugüne kadar 6.000’in üzerinde üreticiye tarımsal eğitim verildi. Piyasa fiyatlarında baskı etkisi Ferrero’nun Türkiye’den yılda yaklaşık 120–130 bin ton fındık tedarik ettiği tahmin ediliyor. Bu hacim, serbest piyasa fiyatlarını doğrudan etkileyen bir büyüklük. Özellikle Eylül–Ekim aylarında şirketin alım temposunun yavaşlaması, piyasa fiyatlarını kısa sürede aşağı çekebiliyor. Tüccarlar ve üretici temsilcileri, Ferrero’nun büyük alım kapasitesi nedeniyle serbest piyasada “psikolojik referans fiyat” oluştuğunu ifade ediyor. Bu durum, üreticinin pazarlık gücünü zayıflatırken, fiyatların da çoğu zaman tek alıcının temposuna bağlı hale gelmesine neden oluyor. Rekabet Kurumu süreci Ferrero’nun piyasa ağırlığı, Rekabet Kurumu tarafından yakından izleniyor. Kurum, 2025 yılında şirketin Eylül–Aralık dönemi alım taahhüdünü 45 bin tondan 30 bin tona düşürülmesine onay verdi. Kurul, bu kararı “rekabetçi dengeyi koruma” amacıyla aldığını duyurdu. Ancak bu düzenleme, kısa vadede üretici fiyatlarında geçici düşüşlere yol açtı. Ekonomistler, Türkiye’nin fındıkta uzun vadeli istikrarı sağlayabilmesi için hem yerli sanayicinin güçlendirilmesi hem de kooperatif sisteminin yeniden etkinleştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ferrero: “Amaç fiyat belirlemek değil, sürdürülebilirlik” Ferrero Fındık A.Ş. yetkilileri, kamuya açık açıklamalarında şu görüşü paylaşıyor: “Ferrero olarak amacımız fiyat belirlemek değil, sürdürülebilir, izlenebilir ve kaliteli bir üretim zinciri kurmaktır. Türkiye’deki üreticilerle uzun vadeli iş birliği hedefliyoruz.” Şirket, kalite temelli modelin üretici gelirini artırmayı amaçladığını, bölgesel kalkınmaya katkı sağladığını ifade ediyor. Denge politikası şart Tarım ekonomistleri, Ferrero’nun dijital sisteminin üreticiye küresel pazara erişim fırsatı sunduğunu ancak piyasa istikrarı açısından yerli denge mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Uzmanlara göre çözüm, rekabeti koruyan yerli politikalar ve üretici örgütlerinin yeniden etkinleştirilmesi. Ferrero’nun Türkiye’de başlattığı dijital dönüşüm, fındık üreticisine küresel zincire doğrudan katılım fırsatı sağlıyor. Ancak piyasanın tek bir alıcının temposuna bağımlı hale gelmesi, fiyat dengesini kırılganlaştırıyor. Türkiye’nin fındıkta sürdürülebilir üretici refahını koruyabilmesi için, rekabeti destekleyen ulusal politikaların ve kooperatif temelli denge yapılarının yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Ferrero Türkiye İletişim Bilgileri Ferrero Fındık A.Ş. Web: www.ferrero.com.tr E-posta: info.turkey@ferrero.com

ÖZEL “FINDIK ÜRETİCİSİNİ AYAĞA KALDIRACAĞIZ” Haber

ÖZEL “FINDIK ÜRETİCİSİNİ AYAĞA KALDIRACAĞIZ”

ÖZEL “FINDIK ÜRETİCİSİNİ AYAĞA KALDIRACAĞIZ” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ordu’da gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingine fındıkla ilgili açıklamalarda bulundu.. Ordu'da konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, “FINDIK ÜRETİCİSİNİ AYAĞA KALDIRACAĞIZ” dedi. Özel, şunları söyledi: " ‘Bu yıl rekolte yüksek olacak’ dediler, fındığın fiyatını önce bir aşağıya doğru asıldılar. Fındık bahçelerini don vurdu, güneş yaktı, kokarca bastı. Maalesef bilhassa Ordu’da rekolte çok düşük kaldı. Böyle olunca bir miktar fiyatlar yukarıya doğru gidiyordu ki bu güya adı dünya devi boyu devrilsin. Fındıkta tekel olan firma çıktı açıklama yaptı. Kendi yapmıyor da Avrupa’nın en saygın basın yayın kuruluşlarından bir tanesine yalan haber sızdırıyor. ‘Efendim bu sene Türkiye’den fındık almayacağız.’ Böyle olunca piyasada bir manipülasyon, bir panik. Fındık fiyatları aşağıya doğru gelmeye başladı. Ben bunlara en sert tepkiyi göstereceğimizi söyledim ve Rekabet Kurumu’nu göreve davet ettik. 50 olmalıydı ama arada 30 bin ton alım zorunluluğu getirmişler. En az 50 bin - 75 bin ton olması gerekir ama Rekabet Kurumu duruma baktı, bunlar da alım yapacaklarının taahhüdünü verdiler. Buradan öyle dünya devi tanımam. Bu fındıkta bir tane dünya devi var; Ordu, Giresun, Karadeniz. Öyle bugün fındık üreticisini ezmeye kalkarsan bunu bu sene yaparsın. Belki ömrün vefa ederse seneye de yaparsın. Sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümetinin başına gelecek kişi öyle sonuncusu gibi çiftçiye, fındık üreticisine ‘Al ananı da git’ diyen biri değil, tam tersine ‘Çiftçi milletin efendisidir’ diyen biri olacak." “FINDIK ÜRETİCİSİNİ AYAĞA KALDIRACAĞIZ” AK Parti’nin kara düzeninde bir tekel şirketi, işçisi haline getirmeye çalışıyor bütün fındık üreticilerini. FİSKOBİRLİK’i ayağa kaldırmamız lazım. Toprak Mahsulleri Ofisi ile iş birliği içinde üreticiyi kollayan bir düzen kurmak lazım. Bu fındığı öyle bahçeden satmak değil, ya da iç fındık olarak satmak değil. Bu dünya devir denen ne yapıyorsa onu belli bir noktaya kadar bizim yapmamız, çikolata üreticilerine ara mamul olarak ya da dünya piyasasına son mamul olarak bizim satmamız lazım. Şimdi FİSKOBİRLİK’i ayağa kaldırmadan, Toprak Mahsulleri Ofisi ile birlikte çalışmadan öyle ham ürünü değil, son ürünü satacak planlamaları yapmadan biz 10 dolar kazanıyoruz, öbürü 20 dolar kazanıyor. En sonuncu 50 dolar kazanıyor. Biz bu işten çırak çıkıyoruz. Size söz veriyorum; fındık Ordu’da sadece fındık üreticisinin değil, bütün Ordu’nun ekonomisidir. Size söz veriyoruz, fındık üreticisini de Ordu’yu da ayağa kaldıracağız iktidarımızda.” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ordu’da bir fındık fabrikasını ziyaret ederek kadın çalışanlarla bir araya geldi. Ziyaretin ardından CHP lideri Özel, Fabrika sahibinden de üretime dair bilgi aldı.

Piyasa denetimlerinde rekor ceza! 9 ayda 10,2 milyar TL! Haber

Piyasa denetimlerinde rekor ceza! 9 ayda 10,2 milyar TL!

Ticaret Bakanlığı, 2025’in Ocak–Eylül dönemine ilişkin piyasa denetim bilançosunu açıkladı. 27 milyona yakın ürün denetlenirken, fahiş fiyat, stokçuluk, haksız ticaret ve tüketiciye karşı aykırı uygulamalardan dolayı 10 milyar TL'yi aşan idari para cezası kesildi. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, 2025 yılının ilk 9 ayına (Ocak–Eylül) ilişkin piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerine dair kapsamlı bir rapor yayımladı. Açıklanan verilere göre, iç piyasa istikrarını ve tüketici haklarını korumaya yönelik denetimler tüm hızıyla sürerken, milyonlarca ürün denetlendi, binlerce firmaya rekor seviyede idari para cezası uygulandı. 427 BİN FİRMA, 27 MİLYON ÜRÜN DENETLENDİ 1 Ocak – 30 Eylül 2025 tarihleri arasında, Türkiye genelinde 426.474 firma ve 26.865.521 ürün denetime tabi tutuldu. Bu kapsamda toplam 2 milyar 99 milyon TL tutarında idari para cezası uygulandı. İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen denetimlerde; otomotiv, emlak, kuyumculuk, stokçuluk, fahiş fiyat uygulamaları ve ödeme süreleri gibi pek çok başlıkta 94 bin 256 gerçek ve tüzel kişi incelendi. Yılın ilk 9 ayında 4.101 kişi ve firmaya toplam 773,6 milyon TL ceza kesildi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada detaylı ceza dağılımları; haksız ticari uygulamalar ve ödeme süreleri 290 milyon 172 bin 370 TL, fahiş fiyat uygulamalarından ötürü 254 milyon 574 bin 435 TL, otomotiv sektörüne 88 milyon 694 bin 267 TL, emlak sektörüne 86 milyon 407 bin 917 TL, kuyum sektörüne 19 milyon 38 bin 653 TL, elektronik ileti ve çalışma saatleri denetimleri de 34 milyon 799 bin 513 TL oldu. TÜKETİCİ KORUMADA 492 MİLYON TL’LİK YAPTIRIM Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü de 25.462 gerçek ve tüzel kişiyi denetledi. 1.650 kişi ve firmaya mevzuata aykırı uygulamalardan dolayı toplam 491.839.017 TL ceza kesildi. Ticaret İl Müdürlükleri eliyle yürütülen saha denetimlerinde 306.756 firma kontrol edildi. Aykırılık tespit edilen 66.447 firmaya toplam 833.814.709 TL idari para cezası kesildi. Eylül ayı özelinde ise; 35 bin 126 firma ve 3,6 milyon ürün denetlenirken, 8 bin 158 firmaya 78,4 milyon TL ceza kesildi. En yoğun denetim yapılan iller arasında İstanbul, Ankara ve Antalya öne çıktı. İstanbul’da 7,7 milyon ürün denetlendi, 155 bin ürün için 562 milyon TL ceza uygulandı. REKABET KURUMU’NDAN 7,6 MİLYAR TL CEZA Piyasadaki rekabet ortamını dengelemek adına Rekabet Kurumu da 2025’in ilk 9 ayında aktif bir rol oynadı. Bu dönemde 191 firmaya toplam 7,6 milyar TL ceza verildi. Ticaret Bakanlığı, denetim faaliyetlerinin hız kesmeden süreceğini belirterek "“Enflasyon, fahiş fiyat, stokçuluk ve haksız ticari eylemlerle mücadele kapsamında iç piyasa dengesini korumak, dürüst ticaret erbabını desteklemek ve tüketicilerimizin huzurunu güvence altına almak için denetim faaliyetlerimizi titizlikle ve kararlılıkla sürdürüyoruz" mesajını yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.