Hava Durumu

#Rejeneratif Tarım

giresunsonhaber - Rejeneratif Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rejeneratif Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞİLİ FINDIKTA YENİ EŞİĞİ GEÇTİ: REKOR HASAT, YENİ HEDEF SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA Haber

ŞİLİ FINDIKTA YENİ EŞİĞİ GEÇTİ: REKOR HASAT, YENİ HEDEF SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA

ŞİLİ FINDIKTA YENİ EŞİĞİ GEÇTİ: REKOR HASAT, YENİ HEDEF SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA Şili’de 2025 Avrupa fındığı sezonu rekor üretim ve güçlü fiyatlarla tamamlandı. Üretim alanı 50 bin hektarı aşan ülkede sektör, yeni dönemde bakteriyel hastalık baskısını azaltan, su stresine karşı dayanıklılığı artıran ve kimyasal yükü düşüren biyolojik ve entegre çözümlere yöneldi. Bu tablo, dünya fındık piyasasında rekabetin artık yalnızca miktarla değil, bahçe sağlığı ve sürdürülebilir üretim kapasitesiyle belirlendiğini ortaya koydu. GİRESUN — Dünya fındık üretiminde ağırlığı giderek artan Şili, 2025 sezonunda Avrupa fındığında yeni bir üretim eşiğini geçti. PlanetNuts’ta yayımlanan sektörel değerlendirme yazısında, ülkede son 10 yılda hızlı büyüyen fındık üretiminin 50 bin hektarın üzerine çıktığı, Maule, Ñuble, Biobío, La Araucanía, Los Ríos ve Los Lagos bölgelerinin ana üretim merkezleri haline geldiği belirtildi. Aynı metinde, 2025 hasadının sektör uzmanları tarafından “önemli bir dönüm noktası” olarak tanımlandığı kaydedildi. REKOR HASAT TEK BAŞINA ALAN ARTIŞIYLA AÇIKLANMADI Şili’de elde edilen yüksek verim yalnızca yeni dikim alanlarının devreye girmesiyle oluşmadı. Haberde, bahçe sağlığı yönetimindeki ilerleme, çevresel strese karşı daha dayanıklı üretim yapısı ve verimi destekleyen iklim koşullarının da sezon başarısında belirleyici rol oynadığı vurgulandı. Uzmanlar yeni sezon öncesinde ağaçlarda nişasta ve arginin düzeylerinin izlenmesini, güçlü sürgün ve düzenli verim açısından kritik başlıklardan biri olarak öne çıkardı. HASTALIK BASKISINA KARŞI BİYOLOJİK VE ÖNLEYİCİ MODEL Yeni dönemin merkezine klasik mücadele kadar biyolojik ve önleyici koruma programları yerleşti. Haberde, UPL’nin “Natural Plant Protection” başlığı altında Avrupa fındığında bakteriyel hastalıklar, külleme ve çevresel stres için hem doğal kökenli hem de sentez temelli çözümleri bir arada sunduğu aktarıldı. Özellikle Xanthomonas arboricola pv. corylina baskısına karşı yaprak dökümü öncesi ve ilkbahar sürgün döneminde dengeli bakır kullanımının öne çıktığı, NORDOX SUPER’in organik sertifikalı fungisit-bakterisit olarak uzun koruma süresi ve yağışla yıkanmaya karşı direnciyle dikkat çektiği belirtildi. Metin, ürünün mikronize yapısı nedeniyle uçak ve dron uygulamalarına da uygun olduğunu yazdı. KÜLLEME, BAKTERİ VE STRES YÖNETİMİ AYNI PROGRAMDA TOPLANDI Aynı haberde AMYLO-X’in Bacillus amyloliquefaciens D 747 temelli biyofungisit-bakterisit olarak ilkbaharda bakteriyel baskıya karşı kullanıldığı bilgisi yer aldı. VACCIPLANT’in ise laminarin içeriğiyle bitkinin savunma mekanizmasını hızlandıran bir direnç indükleyici olarak tanımlandığı, Xanthomonas arboricola pv. corylina ile külleme etmeni Phylactinia guttata için önleyici kullanım etiketi taşıdığı ifade edildi. Freire-Villarrica hattındaki ticari bahçede ve Universidad de la Frontera bağlantılı deneme sahasında elde edilen sonuçların, külleme kontrolünde istikrarlı etki gösterdiği kaydedildi. SICAKLIK VE SU STRESİNE KARŞI YENİ ÜRETİM HATTI Şili fındığında asıl mücadele başlıklarından biri de ilkbahar ve yaz dönemindeki sıcaklık ile su stresi oldu. PlanetNuts’taki metin, OPTIMAT adlı bitkisel kökenli biyostimülantın aminoasit ve biyoaktif içerikle güçlü antioksidan yanıt oluşturduğunu, terleme ve su kullanım verimliliği üzerinde etkili olduğunu aktardı. PILATUS’un ise yüzde 100 doğal bitkisel kökenli biyostimülant olarak kök kütlesini, emici kök tüylerini ve rizosfer mikrobiyal yaşamını desteklediği, özellikle hasat sonrası yaz dönemindeki ikinci kök gelişim atağında önem kazandığı belirtildi. Maule Bölgesi’ndeki Camarico ticari bahçesinden paylaşılan sonuçlar da bu yaklaşımın sahadaki etkisine örnek gösterildi. AKAR MÜCADELESİ VE REJENERATİF TARIM VURGUSU Haberde, BIOMITE isimli ürünün fındık akarı Tetranycopsis horridus için geliştirilen insektisit-akarisit çözümü olarak öne çıkarıldığı belirtildi. Dört bitkisel terpen türevi içeren formülasyonun farklı etki mekanizmalarıyla sürdürülebilir ve anti-direnç yaklaşımı sunduğu savunuldu. Metin ayrıca karbon tutulumu, su ayak izinin azaltılması, bitki savunmasının güçlendirilmesi ve biyokontrol mikroorganizmalarının üretim sistemine dahil edilmesini rejeneratif tarım anlayışının temel unsurları arasında sıraladı. GİRESUN İÇİN MESAJ AÇIK Şili’nin attığı bu adım, dünya fındığında yarışın yalnızca tonaj yarışı olmadığını gösterdi. Bahçesini koruyan, suyu verimli kullanan, kök yapısını güçlendiren ve hastalığı erkenden yöneten üretici öne çıkıyor. Giresun ve Karadeniz için asıl başlık da burada duruyor: dünya pazarı büyürken yalnızca geleneksel üretim refleksiyle ayakta kalmak zorlaşıyor; kaliteyi, verimi ve maliyet kontrolünü birlikte taşıyan yeni bir üretim modeli zorunluluk haline geliyor. KAYNAKÇA: Haber, PlanetNuts’ta 10 Nisan 2026 tarihli sayfada yayımlanan “Natural Plant Protection (NPP): Herramientas sustentables para potenciar el cultivo del avellano” başlıklı içerikten Türkçeye uyarlanarak hazırlandı. Sayfada içerik, gazeteci Camila Muñoz Silva künyesiyle yer alırken metin içinde yazının Patricio Cerda, UPL Crop Leader imzası taşıdığı ve ayrıca Mundoagro kaynak notuna dayandığı belirtildi.

Gıdanın Üçte Biri İsraf Ediliyor, 700 Milyon Kişi Yatağa Aç Giriyor! Haber

Gıdanın Üçte Biri İsraf Ediliyor, 700 Milyon Kişi Yatağa Aç Giriyor!

Dünyanın en kritik sorunları arasında yer alan gıda güvenliği ve tarımın dönüşümü, 16'ncı Boğaziçi Zirvesi'nde düzenlenen bir panelde detaylıca tartışıldı. Panelde, tarımda verimliliğin artırılmasının ve dijital dönüşümün zorunluluğu vurgulanarak, Türkiye'nin bu alanda öncülüğe soyunabileceğine dikkat çekildi. 16'ncı Boğaziçi Zirvesi kapsamında, Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Tonbul moderatörlüğünde gerçekleşen 'Bolluğun Ötesinde: Dayanıklı Bir Gelecek için Tarımı, İklimi ve Gıda Güvenliğini Yeniden Düşünmek' paneline, Cargill CEO'su Murat Tarakçıoğlu, Tiryaki Agro CEO'su Süleyman Tiryaki, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden Prof Dr. Ece Turhan, Eskişehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, ANT Systems CEO'su ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Can Yurdakul ve UPL Türkiye Ülke Müdürü, Orta Asya-Ortadoğu-Rusya-Belarus Bölge Başkanı M. Murat Yahyaoğlu katılım sağladı. Panelde tarım ve gıda üretimi ile su kaynaklarının yönetimi konularında sürdürülebilir çözümler ve yenilikler ele alındı. Katılımcılar, iklim değişikliği ve artan nüfusun getirdiği küresel gıda güvenliği ile su kaynaklarının yönetiminde yaşanan önemli zorluklar; acil çözüm arayışları ve tarım ile suyun geleceğine yön verecek stratejiler ve teknolojik yenilikleri değerlendirdi. DÜNYA ÜZERİNDE GIDANIN ÜÇTE BİRİ İSRAFA GİDİYOR, 700 MİLYON İNSAN GECEYİ AÇ GEÇİRİYOR Tarım ve gıda güvenliğinin artık sessiz sektörler olmanın ötesinde, küresel istikrar ve insanlığın geleceği için temel oluşturduğunu belirten Neslihan Tonbul, dünyadaki gıdanın üçte birinin israf edildiğini veya kaybedildiğini, buna rağmen 700 milyon kişinin aç yattığını ifade etti. Bu durumun yalnızca bir istatistik değil, çözüm gerektiren büyük bir kriz olduğunun altını çizen Tonbul, "İklim değişikliği bu tabloyu daha da karışık hale getiriyor. Değişen yağış modelleri, azalan verimlilik, uzun kuraklık dönemleri, ani sel baskınları ve Avrupa'daki rekor sıcaklıklar... Tüm bu unsurlar üretimi, tedariki ve yaşamı tehdit ediyor. Sorun sadece üretim yapmak değil; adil, akıllı ve sürdürülebilir üretim yapabilmek." değerlendirmesinde bulundu. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir olarak su kaynaklarını koruma ve tarımın geleceğini güvence altına alma amacıyla yeni modeller geliştirdiklerini ifade etti. Ünlüce, "Yerel üreticilere birlikte rejeneratif tarım uygulamaları, akıllı sulama sistemleri ve gıda atıklarının enerjiye dönüştürüldüğü döngüsel ekonomi modellerine destek veriyoruz. Gıda sadece toprak değil, bilimin, ekonominin, teknolojinin, diplomasinin ve etığın da bir meselesi." diye belirtti. İZLENEBİLİR TARIM SİSTEMLERİNİN YAYGINLAŞMASI Cargill Türkiye CEO'su Murat Tarakçıoğlu da dünyayı sorumlu, güvenli ve sürdürülebilir şekilde besleme sorumluluğunu üstlendiklerini belirterek, "Tarımda verimliliği artırmak, israfı önlemek ve karbon ayak izini azaltmak için teknoloji, veri ve çiftçiyi bir araya getiriyoruz. Toprak ve teknoloji arasında köprü kurarak, geleceğin tarımını bugünden planlıyoruz." dedi. Tiryaki Agro CEO'su Süleyman Tiryakioğlu ise tarımın geleceğinde sürdürülebilirlik, yenilikçilik ve dijital dönüşümün bir arada yürütülmesi gerektiğine vurgu yaptı. 50'den fazla ülkede üreticilerle çalıştıklarını belirten Tiryakioğlu, "Çiftçi desteklenmediği takdirde, ne inovasyonun ne de teknolojinin anlamı kalıyor. Tedarik zincirinin her aşamasında şeffaflık, izlenebilirlik ve verimlilik esastır. Bu nedenle izlenebilir tarım sistemlerini hızlı bir şekilde yaygınlaştırıyoruz." diye açıkladı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Ziraat Fakültesi'nden Prof. Dr. Ece Turhan, 'akademi ve özel sektörün tarımın geleceğinde nasıl bir rol oynaması gerektiği' sorusunu şu şekilde cevapladı: "Bilim tarımın merkezindedir. Üniversiteler artık yalnızca bilgi üreten değil; bu bilgiyi sahaya ulaştıran, çiftçilere ve sanayiye uygulayan kurumlar olmalıdır. İklim kriziyle mücadelede en büyük kozumuz veri tabanlı tarım ve yerel bilgi birikiminin birleşimi olacaktır. Gençleri tarıma çekmek ve geleceğin çiftçilerini eğitmek zorundayız." TÜRKİYE TARIMSAL YENİLİĞİN MERKEZİ HALİNE GELEBİLİR Tarım teknolojileri konusunda faaliyet gösteren ANT Systems'in CEO'su Can Yurdakul da tarımda dijital dönüşümün bir tercih değil, bir gereklilik olduğunu vurguladı. Yurdakul, teknoloji tarafında yaptıklarını şu sözlerle anlattı: "Sensörlerden toplanan verilerle toprağın nemi, bitkilerin sağlığı, hava durumu gibi durumları anlık olarak izliyoruz. Yapay zekâ destekli sistemlerle çiftçilere 'ne zaman, ne kadar sulama yapılmalı, hangi gübre kullanılmalı' gibi karar destek sistemleri sunuyoruz. Bu sadece verimliliği artırmakla kalmıyor, aynı zamanda doğayı da koruyor." UPL Türkiye Ülke Müdürü, Orta Asya-Ortadoğu-Rusya-Belarus Bölge Başkanı M. Murat Yahyaoğlu ise tarımın artık yerel bir mesele olmanın ötesinde, bölgesel ve küresel bir dayanışma alanına dönüştüğünü belirterek, "UPL olarak Orta Asya, Orta Doğu ve Avrupa arasında köprüler kuruyoruz. Amaç sadece daha fazla üretim yapmak değil; çiftçiyi bilgi ile güçlendirmek, sürdürülebilir üretimi yaygınlaştırmak. Türkiye, bu coğrafyada tarımsal yeniliğin merkezi olabilir." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.