Hava Durumu

#Rejeneratif Tarım

giresunsonhaber - Rejeneratif Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rejeneratif Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA SAHNESİNE ÇIKIYOR Haber

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA SAHNESİNE ÇIKIYOR

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA SAHNESİNE ÇIKIYOR PLANETNUTS DAY AVELLANOS 2026, 13 AĞUSTOS’TA LOS ÁNGELES’TE FINDIK SEKTÖRÜNÜN YENİ YOL HARİTASINI ÇİZECEK Şili’de Avrupa fındığı sektörü; büyüyen dikim alanları, teknik danışmanlık ağı, fidanlık yatırımları, in vitro çoğaltım teknolojileri, bitki besleme çözümleri, biyoçözümler, hasat makineleri, don kontrol sistemleri, işleme hatları, kalite sınıflandırma teknolojileri ve sürdürülebilir üretim arayışıyla küresel fındık pazarında yeni bir eşiğe geldi. PlanetNuts Day Avellanos 2026, üreticileri, danışmanları, sanayi temsilcilerini, akademisyenleri, fidanlıkları, teknoloji firmalarını ve sektör tedarikçilerini 13 Ağustos 2026’da Casa Laura, Los Ángeles’te aynı masada buluşturacak. Şili, Avrupa fındığında artık yalnızca üretim alanlarını genişleten bir ülke değil; bilgi, teknoloji, sanayi, sürdürülebilirlik, mekanizasyon, kaliteli bitki materyali ve küresel pazar bağlantılarıyla yeni bir fındık modeli kurmaya çalışan güçlü bir aktör olarak öne çıkıyor. Bu yükselişin en önemli sektör buluşmalarından biri olan PlanetNuts Day Avellanos 2026, 13 Ağustos 2026 Perşembe günü Şili’nin Biobío Bölgesi’nde yer alan Los Ángeles kentindeki Casa Laura’da düzenlenecek. Etkinlik, üreticileri, danışmanları, şirketleri ve fındık endüstrisinin liderlerini bilgi, inovasyon, saha deneyimi ve teknoloji paylaşımı ekseninde bir araya getirecek. PlanetNuts’un son duyurusunda etkinliğin yalnızca bir seminer olmadığı özellikle vurgulandı. Program, Avrupa fındığında teknik ve ticari eğilimlerin aktarılmasının yanında, sektörün temel sorunlarının üreticiler, danışmanlar, uzmanlar ve tedarikçilerle birlikte tartışılacağı İşbirlikçi Teknik Masa formatıyla genişletildi. YALNIZCA SEMİNER DEĞİL: FINDIKTA AÇIK TEKNİK TARTIŞMA PLATFORMU PlanetNuts’un güncel paylaşımında etkinlik, “Şili’de fındık endüstrisini ileri taşıyanlar arasında teknik bir konuşma” olarak tanımlandı. Bu vurgu, organizasyonun klasik sunum formatının ötesine geçtiğini gösteriyor. Katılımcılar, yalnızca Avrupa fındığında son teknik ve ticari eğilimleri dinlemekle kalmayacak; aynı zamanda deneyimlerin paylaşılacağı, soruların yanıtlanacağı ve sektörün ana zorlukları ile fırsatlarının tartışılacağı Mesa Técnica Colaborativa / İşbirlikçi Teknik Masa bölümüne de katılacak. Bu masa, üreticilerin sahada yaşadığı gerçek sorunları doğrudan uzmanlara ve sektör temsilcilerine taşıyacak. Böylece etkinlik, yalnızca bilgi aktaran değil; sektörün ortak aklını kurmaya çalışan, sahadan gelen deneyimi teknik bilgiyle buluşturan ve üreticinin sorusunu merkeze alan bir platforma dönüşecek. Görsel duyuruda teknik masanın üç temel katılımcı grubuyla yürütüleceği belirtildi: üreticiler, uzmanlar ve sektör danışmanları, ayrıca halkla açık sohbet bölümü. Bu yapı, programın yalnızca kapalı bir uzman toplantısı olmadığını; üreticinin, danışmanın ve sektör ilgililerinin aynı zeminde konuşacağı daha açık ve katılımcı bir model sunduğunu gösteriyor. KONUŞMACI KADROSU GENİŞLEDİ: BEŞ İSİM TEKNİK MASADA PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın ilk açıklanan konuşmacıları Avrupa fındığı danışmanı Gabriel Aguilar, AgriChile Genel Müdürü Camilo Scocco ve fitopatolog-akademisyen Ernesto Moya olmuştu. Güncel görsel duyuruyla teknik masa kadrosuna iki yeni isim daha eklendi: Antonio Gaete ve José Pablo Correa. Böylece İşbirlikçi Teknik Masa’da yer alacak isimler şöyle şekillendi: Gabriel Aguilar, Avrupa fındığı alanında uzman danışman olarak programda yer alacak. Aguilar’ın katılımı; bahçe yönetimi, üretici uygulamaları, verimlilik, sezon içi teknik kararlar ve fındıkta saha deneyimi başlıklarının toplantının merkezinde olacağını gösteriyor. Camilo Scocco, AgriChile Genel Müdürü olarak etkinlikte yer alacak. Scocco’nun katılımı, programın yalnızca üretim tekniğiyle sınırlı kalmayacağını; sanayi bağlantısı, ürün alımı, işleme altyapısı, ihracat, küresel pazar ve üretici-sanayi ilişkileri açısından da değerlendirileceğini ortaya koyuyor. Ernesto Moya, fitopatolog ve akademisyen kimliğiyle teknik masada bulunacak. Moya’nın katılımı; bitki sağlığı, hastalık yönetimi, patojen baskısı, odun hastalıkları, kök ve dal sağlığı ile sürdürülebilir mücadele yöntemlerinin toplantının kritik başlıkları arasında yer alacağını gösteriyor. Antonio Gaete, organik tarım uzmanı olarak görsel duyuruda yer aldı. Bu katılım, etkinliğin sürdürülebilirlik, daha temiz üretim, organik tarım pratikleri, çevresel etki ve girdi yönetimi başlıklarını daha güçlü biçimde gündeme taşıyacağını gösteriyor. José Pablo Correa ise kuru yemiş danışmanı olarak teknik masaya katılacak. Correa’nın katılımı, Avrupa fındığının yalnızca bahçede değil; kuru yemiş sektörü, ticari yapı, üretici danışmanlığı ve pazarla bağlantı içinde ele alınacağını ortaya koyuyor. Bu beş isim birlikte değerlendirildiğinde, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın teknik masası üç ana eksene oturuyor: bahçede verimli üretim, sanayi ve pazar bağlantısı, sürdürülebilir ve bilimsel üretim yönetimi. ÜRETİCİLER SAHADAKİ DENEYİMİ MASAYA TAŞIYACAK Güncel duyuruda, teknik masaya yalnızca konuşmacıların değil, önde gelen Avrupa fındığı üreticilerinin de katkı vereceği belirtildi. Üreticiler, kendi bahçelerinde uyguladıkları yönetim stratejilerini, sezon boyunca edindikleri deneyimleri, karşılaştıkları sorunları ve öğrendikleri dersleri paylaşacak. Bu bölüm, Şili fındık sektöründe bilginin yalnızca akademik ya da kurumsal kanaldan gelmediğini gösteriyor. Üreticinin sahadan getirdiği gerçek deneyim, uzman sunumları ve şirket çözümleriyle aynı düzlemde değerlendirilecek. Fındıkta verim, kalite ve kârlılık; budama, sulama, bitki besleme, soğuklanma takibi, hastalık kontrolü, zararlı yönetimi, hasat zamanı, işçilik planlaması, don riski, depolama ve pazara hazırlık gibi birçok unsurun birlikte yönetilmesine bağlı. Bu nedenle üretici deneyimi, teknik masanın en değerli parçalarından biri olacak. Çünkü fındıkta başarı, yalnızca teorik bilgiyle değil; bahçede doğru zamanda doğru kararı almakla mümkün hale geliyor. ŞİLİ FINDIKTA YENİ GÜÇ MERKEZİ OLMA YOLUNDA Avrupa fındığında dünya pazarındaki ağırlığını artıran Şili, son yıllarda dikkat çeken bir büyüme sürecinden geçiyor. Ülkede Avrupa fındığı dikim alanları genişlerken, sektör yalnızca tarımsal üretim üzerinden değil; teknik danışmanlık, kaliteli fidan, sağlıklı bitki materyali, bitki sağlığı, hasat yönetimi, işleme teknolojisi, kalite sınıflandırması, paketleme, izlenebilirlik ve sanayi entegrasyonu üzerinden yeniden şekilleniyor. PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu dönüşümün en görünür vitrinlerinden biri olacak. Organizasyon; üreticileri, danışmanları, şirketleri, akademisyenleri, fidanlıkları, makine firmalarını, bitki besleme ve ürün koruma şirketlerini aynı zeminde buluşturacak. Bu yönüyle etkinlik, klasik bir tarım seminerinin ötesine geçiyor. Şili fındığının büyüme sonrası dönemde hangi stratejiyle ilerleyeceğini, hangi teknik başlıklara öncelik vereceğini ve küresel rekabette nasıl bir konum almak istediğini gösterecek kapsamlı bir sektör platformu niteliği taşıyor. Fındıkta gelecek artık yalnızca bahçede değil; laboratuvarda, fidanlıkta, hasat makinesinde, meteoroloji verisinde, işleme tesisinde, kalite sınıflandırma hattında ve küresel pazarlama stratejisinde belirleniyor. LOS ÁNGELES’TE ÜRETİCİ, SANAYİ VE BİLİM AYNI MASADA Etkinliğin merkezi, Şili’nin önemli tarımsal bölgelerinden biri olan Los Ángeles olacak. Biobío Bölgesi’nde gerçekleştirilecek buluşma, Avrupa fındığında hem üretim sahasının hem de sektörel büyüme stratejisinin tartışılacağı bir adres haline gelecek. Programda, Şili’de Avrupa fındığı yetiştiriciliğinin karşı karşıya olduğu temel zorluklar ve fırsatlar değerlendirilecek. Üreticiler için verimlilik, hastalık yönetimi, bahçe yenileme, bitki besleme, hasat başarısı, don riski, iklim verisi ve maliyet kontrolü gibi başlıklar öne çıkarken; sanayi tarafında işleme kapasitesi, ürün standardı, kalite, ihracat bağlantıları ve küresel pazar beklentileri masaya yatırılacak. PlanetNuts’un duyurularında etkinliğin, üreticiler, danışmanlar, şirketler ve fındık endüstrisinin liderleri için yenilik, teknoloji, bilgi paylaşımı ve sektör gelişimini hızlandırma amacı taşıdığı vurgulanıyor. SPONSOR GÖRSELİ ŞİLİ FINDIK MODELİNİN TEKNİK HARİTASINI GENİŞLETTİ PlanetNuts’un güncel sponsor görselinde, etkinliği destekleyen firmalar geniş bir tedarikçi ve teknoloji ağı olarak sunuldu. Görselde yer alan ifade, sponsorların yalnızca organizasyona destek veren şirketler olmadığını; Şili’de kuru yemiş ve Avrupa fındığı endüstrisinin teknik yayılımına ve gelişimine katkı sunan aktörler olduğunu ortaya koydu. Görselde sponsorlar için şu mesaj öne çıktı: Şili’de kuru yemiş endüstrisinin teknik yayılımını ve gelişimini destekleyen şirketlere teşekkür edildi. Bu ifade, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın yalnızca bir konferans değil; sektörün bilgi, teknoloji ve tedarik zinciri ağını aynı platformda toplayan bir buluşma olduğunu gösteriyor. Sponsor panelinde şu firmaların logoları yer aldı: Tattersall Agroinsumos, Iansa Nutrición Vegetal, Rovensa Next, Certa, IDM Bioburn Tech, QualityLab, Anagra, Point, Sumitomo Chemical, UNITEC, UPL, Neogreen, Grapro Sur, Vivero Castaño Austral, Aminochem, Agroimec, Fertiamérica / FertiGlobal, TriNuts, Fitotecnología Agricultura Sustentable, Pack-Man, Vitrofarm, Biomasoil, Nitro Brake / Vals AgroSolutions, Netafim ve Gross. Bu geniş sponsor yapısı; bitki beslemeden biyoçözümlere, fidanlıktan in vitro çoğaltıma, hasat makinelerinden don kontrolüne, işleme teknolojilerinden kalite analizine, sulama sistemlerinden rejeneratif tarıma kadar uzanan geniş bir teknik ekosistemi gösteriyor. SPONSOR AĞI ÜRETİMDEN PAZARA TAM ZİNCİRİ GÖSTERİYOR PlanetNuts Day Avellanos 2026 için açıklanan ve görsellerle güncellenen sponsor ağı, Şili fındık sektörünün hangi teknik alanlara öncelik verdiğini açık biçimde ortaya koydu. Sponsor yapısı yalnızca etkinliğe destek veren firma listesinden ibaret değil; aynı zamanda Şili’nin Avrupa fındığında üretimden sanayiye uzanan zinciri nasıl kurduğunu gösteren teknik bir harita niteliği taşıyor. Bu yapı içinde danışmanlık, fidanlık, in vitro mikroçoğaltım, klonal anaç üretimi, genetik homojenlik, güçlü kök gelişimi, bitki besleme, biyostimülasyon, ürün koruma, biyolojik çözümler, sürdürülebilir tarım, rejeneratif tarım, toprak sağlığı, mikrobiyolojik analiz, biyo girdiler, biyolojik çeşitlilik, biyo gübre, toprak yenilenmesi, döngüsel ekonomi, hasat teknolojisi, tarım makineleri, don kontrolü, mekanize budama, toprak hazırlığı, meteoroloji, sulama teknolojileri, kalite analizleri, işleme teknolojisi, otomasyon, kalite sınıflandırması, paketleme ve izlenebilirlik başlıkları aynı bütünün parçaları olarak öne çıkıyor. Bu tablo, Şili fındık sektörünün büyüme sonrası dönemde yalnızca üretim alanını büyütmediğini; üretimin her aşamasını teknoloji, bilgi, veri, analiz, mekanizasyon ve sürdürülebilirlik üzerinden yeniden kurmaya çalıştığını gösteriyor. TRINUTS: BAHÇE YÖNETİMİ VE TEKNİK DANIŞMANLIK Trinuts, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın teknik danışmanlık ve bahçe yönetimi hattını temsil eden önemli sponsorlarından biri olarak öne çıkıyor. Şirket; fındık, ceviz, badem ve kestane gibi sert kabuklu meyvelerde üretim süreçleri, bahçe verimliliği ve teknik saha danışmanlığı alanında çalışıyor. Trinuts’un sponsor ağı içinde yer alması, Şili’de fındık üretiminin yalnızca dikim alanı genişletme anlayışıyla yürütülmediğini gösteriyor. Bahçenin kuruluşundan sezon içi bakım kararlarına, budamadan beslemeye, hastalık takibinden verim planlamasına kadar üreticinin teknik bilgiyle desteklenmesi yeni dönemin temel unsurlarından biri haline geliyor. Bu yönüyle Trinuts, PlanetNuts Day Avellanos 2026’da üreticiye özel teknik çözüm, bahçe yönetimi, verimlilik ve saha danışmanlığı başlıklarını güçlendiren bir aktör olarak konumlanıyor. FITOTECNOLOGÍA: BİYOTEKNOLOJİ, BİYOSTİMÜLASYON VE DOĞAL GİRDİLER Fitotecnología, Şili tarımında doğal kaynaklı girdiler, fitokimyasal bileşikler ve biyoteknoloji temelli çözümler geliştiren yapısıyla sponsorlar arasında yer alıyor. Şirketin çalışma alanı; biyostimülasyon, bitki besleme ve ürün koruma çözümleri etrafında şekilleniyor. Fitotecnología’nın programa dahil edilmesi, Avrupa fındığında verimlilik artışının artık yalnızca klasik gübreleme ve ilaçlama uygulamalarıyla değil; bitkinin fizyolojik dayanıklılığını artıran, stres koşullarına karşı destek sağlayan ve sürdürülebilir üretim anlayışını güçlendiren biyoteknolojik çözümlerle birlikte ele alındığını gösteriyor. Bu başlık, iklim değişikliği, hastalık baskısı, su stresi ve artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin daha kontrollü, daha verimli ve daha bilimsel üretim araçlarına ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. ROVENSA NEXT CHILE: BİYOÇÖZÜMLER VE SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM Rovensa Next Chile, sürdürülebilir tarım için biyoçözümler alanındaki yapısıyla etkinlik sponsorları arasında yer aldı. Şirketin portföyünde biyostimülantlar, biyogübreler, biyo-besleme ürünleri, biyokontrol çözümleri ve adjuvantlar bulunuyor. Rovensa Next Chile’nin katılımı, Şili fındık sektöründe çevresel sürdürülebilirlik ve biyolojik temelli üretim çözümlerinin daha fazla önem kazandığını gösteriyor. Bu başlık, özellikle küresel pazarlarda sürdürülebilirlik, kalıntı yönetimi, izlenebilirlik ve çevre standartlarının giderek daha belirleyici hale gelmesi bakımından önemli. Şirketin sponsorluğu, Avrupa fındığında verim ve kalite hedefinin artık çevresel sorumlulukla birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. FERTIGLOBAL VE FERTIAMÉRICA: BİTKİ BESLEME TEKNOLOJİLERİ FertiGlobal ve Fertiamérica, bitki besleme teknolojileri ve biyostimülant çözümleriyle sponsor ağı içinde yer alıyor. FertiGlobal’in uluslararası bitki besleme teknolojileri, Fertiamérica’nın ise bu teknolojileri Şili üreticisine ulaştıran yapıdaki rolü, modern fındık üretiminde besleme yönetiminin önemini artırıyor. Fındıkta bitki besleme yalnızca gübre vermek anlamına gelmiyor. Besin elementlerinin bitki tarafından ne kadar kullanılabildiği, stres dönemlerinde bitkinin nasıl desteklendiği, kök gelişimi, sürgün dengesi, çiçeklenme, meyve tutumu ve kalite parametreleri doğrudan besleme stratejisiyle ilişkili. Bu başlık, Şili modelinde özel sektör, teknoloji sağlayıcıları ve üretici arasındaki ilişkinin daha sistemli hale geldiğini gösteriyor. ANAGRA, IANSA VE AMINOCHEM: BESLEME VE BİTKİ PERFORMANSI HATTI GÜÇLENİYOR Sponsor görselinde Anagra, Iansa Nutrición Vegetal ve Aminochem logolarının yer alması, etkinliğin bitki besleme ve bitki performansı hattını güçlendirdiğini gösteriyor. Anagra, bitki besleme, ürün koruma, biyostimülasyon ve tarımsal teknolojiler alanındaki kapsamlı çözümleriyle tanıtılan firmalar arasında yer alıyor. Iansa Nutrición Vegetal ve Aminochem’in sponsor panelinde görünmesi ise Şili fındık sektöründe besleme, bitki gelişimi, üretici verimliliği ve kalite hedeflerinin daha güçlü biçimde gündeme geldiğini ortaya koyuyor. Bu çerçeve, yüksek verimli meyvecilikte teknik destek ve doğru girdi yönetiminin önemini ortaya koyuyor. UPL, SUMITOMO CHEMICAL VE POINT: ÜRÜN KORUMA VE SAHA DESTEĞİ UPL, Sumitomo Chemical ve Point, sponsor ağı içinde ürün koruma, bitki sağlığı, biyolojik çözümler, agro kimyasallar ve teknik saha desteği başlıklarını temsil eden firmalar olarak öne çıkıyor. UPL’nin ürün koruma, bitki besleme ve biyoçözümlerden oluşan portföyü; Sumitomo Chemical’ın kimyasal ve biyolojik teknolojileri bir araya getiren yaklaşımı; Point’in agrokimyasallar, biyolojik ürünler ve bitki besleme çözümleriyle sahada üreticiye destek veren yapısı, Şili fındığında bitki sağlığı hattının ne kadar önemli hale geldiğini gösteriyor. Fındıkta hastalık ve zararlı baskısı, verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Bu nedenle ürün koruma çözümleri, yalnızca hastalık görüldüğünde yapılan müdahalelerden ibaret değil; sezon planlaması, erken uyarı, bitki dayanıklılığı ve entegre mücadele anlayışıyla birlikte ele alınmak zorunda. PACK-MAN, IDM BIOBURN TECH VE IDM DESARROLLOS: İŞLEME TEKNOLOJİLERİ VE PROSES HATLARI Pack-Man, meyve ve kuru yemiş işleme teknolojileri alanındaki uzmanlığıyla PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer alıyor. Sponsor görselinde ayrıca IDM Bioburn Tech logosu da yer aldı. Önceki duyurularda işleme teknolojileri hattında IDM Desarrollos da gündeme gelmişti. Bu firmalar, hasat sonrası zincirin Şili fındık sektöründe ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Fındıkta kalite yalnızca bahçede oluşmuyor; hasat sonrası temizleme, kurutma, ayırma, sınıflandırma, işleme ve paketleme süreçlerinde korunuyor veya kaybediliyor. IDM Desarrollos’un kuru yemişler için makine ve proses hatlarının tasarımı, geliştirilmesi ve üretimi alanındaki uzmanlığı; temizleme, kontrol, yıkama, kırma, ayırma, paketleme ve işleme tesislerinin devreye alınmasına kadar uzanan sanayi hattını temsil ediyor. Bu yapı, Şili’nin üretim artışını sanayi kapasitesiyle birlikte düşündüğünü gösteriyor. Ürün miktarı büyüdükçe, işleme hızı, kalite standardı, fire kontrolü ve otomasyon sistemleri daha kritik hale geliyor. UNITEC VE QUALITYLAB: KALİTE, SINIFLANDIRMA, ANALİZ VE STANDART UNITEC, 100 yılı aşkın deneyime sahip yapısıyla PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın işleme ve kalite teknolojileri hattında öne çıkan sponsorlarından biri oldu. Şirket; meyve, kuru yemiş ve sebzelerin işlenmesi, kalite sınıflandırması, kalibrasyonu ve paketlenmesine yönelik yenilikçi teknolojiler geliştiriyor. Güncel sponsor görselinde QualityLab logosunun da yer alması, kalite analizleri ve laboratuvar hizmetlerinin fındık sektöründeki önemini gösteren ayrı bir başlık olarak dikkat çekiyor. Ürün kalitesi, pazara çıkmadan önce ayrıştırma, sınıflandırma, kalibrasyon, analiz ve paketleme süreçleriyle görünür hale geliyor. Bu başlık, Şili’nin Avrupa fındığını yalnızca üretmekle kalmayıp standartlaştırılmış, izlenebilir ve yüksek kalite algısıyla pazara sunma hedefini güçlendirdiğini ortaya koyuyor. Dünya fındık pazarında değer, yalnızca ürün miktarıyla değil; ölçülen, sınıflandırılan, izlenen ve standartlaştırılan kaliteyle oluşuyor. CASTAÑO AUSTRAL VIVERO VE VITROFARM: FİDANLIK, İN VİTRO MİKROÇOĞALTIM VE KALİTELİ BİTKİ MATERYALİ Castaño Austral Vivero, kaliteli bitki üretimi ve fidanlık alanındaki çalışmalarıyla PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer aldı. Şirketin katılımı, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin yalnızca mevcut bahçelerin yönetimiyle değil, yeni bahçe kuruluşu ve uzun vadeli verimlilik planlamasıyla birlikte ele alındığını gösteriyor. Vitrofarm ise klonal anaçların in vitro mikroçoğaltımı konusunda uzmanlaşmış bir fidanlık olarak öne çıkıyor. Şirket; Avrupa fındığı, ceviz, kiraz ve badem gibi türler için yüksek kalite standartlarına sahip bitkiler geliştiriyor. Teknoloji altyapısı, uzman teknik ekibi ve kontrollü üretim modeli; genetik homojenlik, sağlıklı bitki materyali, güçlü kök gelişimi ve yüksek standartlı fidan üretimi başlıklarını merkeze alıyor. Avrupa fındığında verimli bir bahçenin temeli, dikimden yıllar sonra değil; daha fidan üretim aşamasında atılıyor. Genetik homojenlik, güçlü kök yapısı ve sağlıklı bitki materyali, bahçenin gelecekteki verimini doğrudan belirliyor. Bu iki sponsor hattı, Şili fındık sektörünün büyüme sonrası dönemde yalnızca dikim alanını artırmaya değil; dikim materyalinin kalitesini, bahçe kuruluşunun doğruluğunu ve uzun vadeli verimliliği güvence altına almaya yöneldiğini gösteriyor. CERTA CHILE VE AGROIMEC: MAKİNELEŞME, HASAT, DON KONTROLÜ VE METEOROLOJİ CERTA Chile S.A., tarım makinelerinin ithalatı ve dağıtımı alanında uzmanlaşmış bir şirket olarak PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer aldı. 2009 yılında kurulan şirketin portföyünde sebze işleme hatlarına yönelik teknolojiler, hassas ekim makineleri, kuruyemiş hasat makineleri ve tarımsal üretimde verimlilik ile üretkenliği artırmaya dönük farklı makine çözümleri bulunuyor. Agroimec ise tarım makineleri ve meyvecilik çözümleri alanında uzmanlaşmış bir şirket olarak tanıtıldı. Şirketin portföyünde hasat ekipmanları, don kontrol sistemleri, mekanize budama çözümleri, toprak hazırlığı ekipmanları ve meteoroloji teknolojileri yer alıyor. Bu iki sponsor hattı, Şili fındık sektöründe mekanizasyonun ve hasat teknolojisinin stratejik bir başlık haline geldiğini gösteriyor. Avrupa fındığında büyüyen üretim alanları, beraberinde daha büyük operasyonel sorumluluklar getiriyor. Ürünün doğru zamanda hasat edilmesi, işçilik maliyetlerinin kontrol altına alınması, hasat kayıplarının azaltılması, ürün kalitesinin korunması ve hasat sonrası süreçlerin daha hızlı yönetilmesi, üreticinin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Fındıkta yeni rekabet dönemi yalnızca bahçede üretmekle sınırlı değil; ürünü doğru zamanda toplamak, kalite kaybını önlemek, işleme sürecine hızlı almak ve pazara standart ürün sunmakla şekilleniyor. Don kontrolü ve meteoroloji başlıkları ise iklim değişkenliğinin arttığı bir dönemde üreticinin risk yönetimi açısından kritik hale geliyor. Yağış, sıcaklık, nem, don riski ve iklim dalgalanmalarının daha yakından izlenmesi, üreticinin sulama, ilaçlama, besleme, budama ve hasat kararlarını daha doğru almasına katkı sağlıyor. GRAPRO SUR, NEOGREEN VE BIOMASOIL: SÜRDÜRÜLEBİLİR GİRDİ, TOPRAK SAĞLIĞI VE DÖNGÜSEL EKONOMİ Grapro Sur, Los Ángeles merkezli yapısıyla PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer aldı. Şirket, meyve sektörünün gelişimi için sürdürülebilir ürünlerin pazarlanmasına odaklanıyor. Bitki besleme, biyostimülasyon, beslenme düzelticileri, gübreler ve savunma tetikleyicileri alanında çözümler sunuyor. Neogreen ise somon yan ürünlerine dayalı biyo gübre ve biyostimülan üretimi yapan Şili merkezli bir firma olarak öne çıkıyor. ALIMAR Grubu bünyesinde faaliyet gösteren şirket, somondan elde edilen protein ve yağları tarımsal üretimde kullanılabilecek yüksek katma değerli girdilere dönüştürüyor. Bu yaklaşım, toprak yenilenmesi, abiyotik strese karşı direnç, ürün performansı, sürdürülebilir üretim ve döngüsel ekonomi kavramlarını aynı çatı altında topluyor. Biomasoil de güncel sponsor ağına rejeneratif tarım yaklaşımıyla katıldı. Şirket; toprak sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve ürün verimliliği ekseninde çalışıyor. Uzman danışmanlık, mikrobiyolojik analizler, biyo girdiler ve yenileyici tarım stratejilerini bir araya getirerek agroekosistemleri güçlendirmeyi hedefliyor. Bu üç sponsor hattı, Şili fındık sektörünün sürdürülebilir üretim boyutunu güçlendiriyor. Üreticiler artık yalnızca daha fazla ürün almaya değil; toprağın biyolojik canlılığını korumaya, bitkiyi stres koşullarına karşı güçlendirmeye, girdi kullanımını daha akıllı yönetmeye ve üretim sistemini uzun vadeli dayanıklılık üzerine kurmaya yöneliyor. Avrupa fındığında sürdürülebilir verimlilik, yalnızca ağacın üzerindeki ürüne değil; kökün beslendiği toprağın sağlığına, toprağın canlılığına ve bahçenin ekolojik dengesine bağlıdır. NETAFIM, NITRO BRAKE / VALS AGROSOLUTIONS VE GROSS: SULAMA, TEKNİK ÇÖZÜM VE SAHA ALTYAPISI Güncel sponsor görselinde Netafim, Nitro Brake / Vals AgroSolutions ve Gross logolarının da yer alması, etkinliğin teknik altyapı ve saha çözümleri boyutunu genişletiyor. Netafim’in sponsor panelinde yer alması, sulama ve su yönetimi başlıklarının fındık üretimindeki önemine işaret ediyor. İklim değişikliği, su stresi ve verim dalgalanmalarının daha fazla konuşulduğu bir dönemde, suyun doğru yönetimi Avrupa fındığında verim ve kalite için kritik hale geliyor. Nitro Brake / Vals AgroSolutions ve Gross’un sponsor görselinde bulunması ise etkinliğin saha uygulamaları, üretici çözümleri ve tarımsal teknoloji tedarik zinciri açısından daha geniş bir çerçeveye oturduğunu gösteriyor. TATTERSALL AGROINSUMOS: TEDARİK AĞI VE TARIMSAL GİRDİ BOYUTU Sponsor panelinde Tattersall Agroinsumos logosunun da yer alması, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın tarımsal girdi ve tedarik ağı boyutunu güçlendirdiğini gösteriyor. Fındıkta profesyonelleşme yalnızca danışmanlık, fidanlık ya da makineleşmeyle sınırlı değil. Üreticinin ihtiyaç duyduğu girdilere zamanında, doğru kaliteyle ve teknik destekle ulaşması da modern üretim modelinin önemli parçalarından biri haline geliyor. Bu nedenle Tattersall Agroinsumos’un sponsor görselinde yer alması, Şili fındık sektöründe tedarik zincirinin de gelişen modelin parçası olarak konumlandığını ortaya koyuyor. KIŞ DÖNEMİ TEKNİK GÜNDEMİ: BUDAMA, SOĞUKLANMA VE HASTALIK RİSKİ PlanetNuts’un teknik içeriklerinde kış dönemi bahçe yönetimi de öne çıkıyor. Kış budaması, gelecek sezonun sürgün gelişimi ve çiçeklenmesi üzerinde doğrudan etkili görülüyor. Odun hastalıklarına karşı koruma, yağışlı dönemde patojen giriş riskinin azaltılması, budama yaralarının korunması, soğuklanma saatlerinin izlenmesi, çeşitler arasında çiçeklenme senkronizasyonunun takip edilmesi ve düşük soğuklanma alanlarında tamamlayıcı stratejilerin planlanması, üreticiler için kritik başlıklar arasında yer alıyor. Bu teknik gündem, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın yalnızca genel bir sektör buluşması değil, üreticinin günlük bahçe kararlarını doğrudan ilgilendiren bir bilgi platformu olduğunu gösteriyor. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ FINDIKTA RİSK HARİTASINI DEĞİŞTİRİYOR Şili fındık sektörünün önündeki en önemli başlıklardan biri de iklim değişikliği. Çiçeklenme düzeni, soğuklanma ihtiyacı, su yönetimi, hastalık baskısı, zararlı popülasyonu, verim dalgalanması ve hasat kalitesi, iklim değişkenliğinden doğrudan etkileniyor. Bu nedenle Şili’nin fındıkta yeni dönem stratejisi yalnızca alan büyümesine değil, iklim risklerine uyum sağlayan teknik üretim modeline de dayanıyor. İklim değişikliği, fındıkta eski alışkanlıklarla üretim yapılabilecek dönemin kapandığını gösteriyor. Yeni dönemde üretici, bahçesini yalnızca gelenekle değil; veri, gözlem, teknik destek ve iklim bilgisiyle yönetmek zorunda. ŞİLİ MODELİ: BÜYÜME SONRASI PROFESYONELLEŞME DÖNEMİ Şili’de Avrupa fındığı artık büyüme sonrası profesyonelleşme dönemine giriyor. Bu yeni dönemde asıl mesele, kaç hektar bahçe kurulduğu değil; bu bahçelerin nasıl yönetileceği, hangi verim düzeyine ulaşacağı, hangi kalite standardını yakalayacağı ve küresel pazara nasıl entegre olacağıdır. Şili modeli; kaliteli fidan üretimi, in vitro mikroçoğaltım, klonal anaç, teknik danışmanlık, bitki sağlığı, biyolojik çözümler, ürün koruma, modern bitki besleme, hasat teknolojisi, makineleşme, don kontrolü, meteoroloji, sulama teknolojileri, işleme kapasitesi, kalite sınıflandırması, paketleme ve izlenebilirlik üzerine kuruluyor. Bu tablo, dünya fındık piyasasında yeni rekabetin yönünü de gösteriyor. Üretim miktarı hâlâ önemli; ancak artık tek başına yeterli değil. Küresel pazar, daha standart, daha kaliteli, daha izlenebilir ve daha sürdürülebilir ürün talep ediyor. TÜRKİYE VE GİRESUN İÇİN STRATEJİK UYARI Şili’nin Avrupa fındığında planlı büyümesi, Türkiye açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Türkiye dünya fındığında ana üretici ülke konumunu koruyor; ancak küresel rekabetin niteliği değişiyor. Artık soru yalnızca “kim daha çok fındık üretiyor?” değil. Asıl soru, kim daha kaliteli üretiyor, kim daha iyi işliyor, kim üreticisini daha güçlü koruyor, kim pazara daha standart ürün sunuyor ve kim fındığını daha güçlü bir marka değerine dönüştürüyor? Giresun kalite fındığı açısından bu tablo daha özel bir anlam taşıyor. Giresun fındığı; aroması, coğrafi kimliği, eğimli arazilerde emek yoğun üretim yapısı ve kalite farkıyla sıradan bir tarımsal emtia gibi değerlendirilmemelidir. Giresun kalite fındığının en büyük riski, dünya piyasasında ortalama fiyat mantığı içinde eritilmesidir. Şili’nin planlı büyümesi, Türkiye’ye ve özellikle Giresun’a önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Kalite yalnızca sözle korunmaz. Kalite; üretici geliri, bahçe yenileme, teknik danışmanlık, işleme altyapısı, kalite sınıflandırması, coğrafi işaret bilinci, markalaşma, izlenebilirlik ve sürdürülebilir piyasa politikasıyla korunur. FINDIKTA GELECEK BAHÇEDEN PAZARA TAM ZİNCİR YÖNETİMİNDE Dünya fındık piyasasında yeni dönem, bahçeden pazara kadar uzanan tam zincir yönetimiyle şekilleniyor. Bir ülkenin üretim alanını artırması önemli olabilir; ancak asıl değer, ürünün nasıl yetiştirildiği, hangi fidanla kurulduğu, nasıl hasat edildiği, nasıl işlendiği, nasıl sınıflandırıldığı, hangi analizlerden geçtiği ve hangi kimlikle pazara sunulduğuyla ortaya çıkıyor. Şili, Avrupa fındığında bu zinciri kurmaya çalışıyor. Üretici eğitimleri, teknik paneller, sponsor ağları, fidanlık yatırımları, in vitro çoğaltım teknolojileri, makineleşme, hasat teknolojileri, işleme hatları, kalite sınıflandırma sistemleri, biyolojik girdiler, sulama teknolojileri, laboratuvar analizleri ve sanayi temsilcileri aynı ekosistemin parçaları haline geliyor. Bu nedenle PlanetNuts Day Avellanos 2026, yalnızca Şili’de yapılacak bir teknik toplantı olarak okunmamalıdır. Etkinlik, dünya fındık rekabetinde yönün nereye gittiğini gösteren önemli bir işaret fişeğidir. PLANETNUTS DAY AVELLANOS 2026 SEKTÖRÜN YENİ DÖNEMİNİ GÖSTERECEK PlanetNuts Day Avellanos 2026, Şili fındık sektörünün büyüme sonrası dönemde nasıl bir teknik, ticari ve teknolojik model kuracağını gösterecek önemli buluşmalardan biri olacak. Gabriel Aguilar’ın teknik danışmanlık perspektifi, Camilo Scocco’nun sanayi ve pazar bakışı, Ernesto Moya’nın bitki sağlığı uzmanlığı, Antonio Gaete’nin organik tarım yaklaşımı ve José Pablo Correa’nın kuru yemiş danışmanlığı; sponsor firmaların üretimden pazara uzanan geniş teknik kapasitesiyle birleştiğinde etkinlik, Şili fındığında yeni rekabet döneminin ana hatlarını ortaya koyacak. Güncel sponsor panelinde yer alan Tattersall Agroinsumos, Iansa Nutrición Vegetal, Rovensa Next, Certa, IDM Bioburn Tech, QualityLab, Anagra, Point, Sumitomo Chemical, UNITEC, UPL, Neogreen, Grapro Sur, Vivero Castaño Austral, Aminochem, Agroimec, Fertiamérica / FertiGlobal, TriNuts, Fitotecnología, Pack-Man, Vitrofarm, Biomasoil, Nitro Brake / Vals AgroSolutions, Netafim ve Gross, etkinliğin yalnızca bir konuşma programı değil, Şili kuru yemiş ve fındık sektörünün teknik ekosistemini aynı platformda buluşturan kapsamlı bir organizasyon olduğunu gösteriyor. Şili, fındıkta artık yalnızca büyüdüğünü değil; bu büyümeyi bilgi, teknoloji, kalite, makineleşme, sanayi bağlantısı, sağlıklı bitki materyali, sürdürülebilir girdi yönetimi, toprak sağlığı, sulama, veri, kalite analizi ve küresel pazar hedefleriyle yönetmek istediğini gösteriyor. Bu nedenle PlanetNuts Day Avellanos 2026, sadece bir etkinlik takvimi değil; Şili fındığının dünya pazarında daha güçlü, daha görünür, daha organize ve daha teknolojik bir aktör olma iradesinin sahaya yansımasıdır. Türkiye ve Giresun açısından bakıldığında ise bu gelişme açık bir mesaj veriyor: Fındıkta rehavete yer yok. Dünya değişiyor, üretim haritası genişliyor, teknoloji hızlanıyor, kalite standartları yükseliyor. Fındıkta gelecek; yalnızca rekolte açıklayanların değil, kaliteyi yönetenlerin, üreticiyi koruyanların, sanayiyi planlayanların, pazarı okuyanların ve coğrafi değerini markaya dönüştürenlerin olacak. PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu yeni dönemin Şili’deki en güçlü vitrini olarak 13 Ağustos’ta Los Ángeles’te sektörün karşısına çıkacak.

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK: Haber

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK:

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK: “KÜRESEL PAZARIN YENİ DENGESİ ÜRETİCİ ÇEŞİTLİLİĞİYLE KURULACAK” Ferrero’nun Şili’deki iştiraki AgriChile, Avrupa fındığında büyüme hedefinden geri adım atmıyor. RedAgrícola’nın “On The Road Chile” programında konuşan AgriChile yetkilileri; fiyat istikrarı, kalite, depolama, sürdürülebilirlik, rejeneratif tarım ve yeni yatırımlar üzerinden Şili’nin küresel fındık pazarında daha güçlü bir aktör haline geldiğini anlattı. Ferrero ve AgriChile’den Şili Fındığına Güçlü Büyüme Mesajı Dünya fındık ve çikolata sektörünün en büyük aktörlerinden Ferrero’nun Şili’deki iştiraki AgriChile, Avrupa fındığında büyümenin devam edeceğini açıkladı. RedAgrícola’nın “On The Road Chile” programında ele alınan değerlendirmelerde, Şili’nin fındık üretimindeki yükselişi; kalite, iklim avantajı, yatırım kapasitesi, sürdürülebilirlik ve yeni üretici bölgelerin küresel pazara etkisi üzerinden değerlendirildi. Programda verilen mesajlara göre AgriChile, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin yalnızca bugünkü hacimle sınırlı kalmayacağını, ülkenin uygun iklim koşulları, artan işleme kapasitesi ve üretim tecrübesiyle önümüzdeki yıllarda da büyümeyi sürdüreceğini öngörüyor. Küresel Fındıkta Fiyat Dengesi: Tek Ülkeye Bağımlılık Azalıyor AgriChile Genel Müdürü Camilo Socco’nun değerlendirmelerine göre fındık fiyatları artık yalnızca yerel üretim koşullarıyla değil, küresel arz-talep dengesiyle şekilleniyor. Bir ülkedeki üretim düşüşü ya da artışı, dünya genelinde hammadde bulunabilirliğini doğrudan etkiliyor. Programda, fiyatlarda yaşanan sert dalgalanmaların küresel piyasa açısından sağlıklı olmadığı vurgulandı. Bu nedenle Şili, Oregon ve Balkanlar gibi farklı üretim merkezlerinin gelişmesinin, gelecekte fındık fiyatlarının daha dengeli seyretmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi. Şili, Avrupa Fındığında İkinci Güç Olarak Öne Çıkıyor Yayında, Şili’nin Avrupa fındığında önemli bir üretici ülke konumuna geldiği belirtilirken, Oregon’un da Şili’ye yakın hacimlerle büyüdüğü, Balkanlar’da ise üretimin gelişme aşamasında olduğu aktarıldı. Bu tablo, küresel fındık pazarında geleneksel üretici ülkelerin yanında yeni merkezlerin de güç kazandığını gösteriyor. AgriChile’ye göre üretici ülke çeşitliliğinin artması, yalnızca arzı büyütmekle kalmayacak; aynı zamanda fiyat istikrarı açısından da pazara katkı sunacak. Kalite Vurgusu: “Şili Fındığında A ve B Kalite Oranı Güçlü” Programda Şili’deki mevcut sezonun kalite açısından dirençli geçtiği belirtildi. AgriChile yetkilileri, bu sezon ürün kalitesinde önceki yıllara göre ciddi bir fark oluşmadığını, A ve B kalite oranının güçlü şekilde devam ettiğini ifade etti. Yetkililere göre bu kalite düzeyi, Şili fındığını diğer üretim bölgelerinden ayıran başlıca unsurlardan biri. Ancak bazı bölgelerde küf ve zararlı baskısında küçük artışlar gözlendiği, bunun şu an için endişe verici boyutta olmadığı; buna rağmen gelecek sezonlar için dikkatli olunması gerektiği kaydedildi. Hasat Sonrası Kritik Uyarı: Depolama Kaliteyi Belirleyecek AgriChile’nin üzerinde durduğu en önemli başlıklardan biri hasat sonrası depolama oldu. Artan üretim hacminin, tarladan alıcıya kadar geçen süreçte daha güçlü bir ara depolama altyapısını zorunlu hale getirdiği vurgulandı. Yetkililer, ürünün temizlenip kurutulduktan sonra uygun koşullarda muhafaza edilmesi gerektiğini belirtti. Büyük havalandırmalı çuvallar ve silo sistemleri, fındığın nem, küf ve kalite kaybı yaşamadan alıcı tesislere ulaşması için etkili çözümler arasında gösterildi. “İyi Sezon, Yatırım İçin Fırsat” AgriChile temsilcileri, Şili’de bu sezonun hem fiyat hem de ürün hacmi açısından üreticiye önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Bu nedenle üreticilere temizleme, kurutma ve ara depolama yatırımlarını artırma çağrısı yapıldı. Programda, kaliteyi korumanın yalnızca üretim aşamasında değil, hasat sonrasında da başladığı vurgulandı. Fındığın pazara güçlü girebilmesi için üreticinin tarladaki başarısını depolama ve işleme süreçleriyle tamamlaması gerektiği ifade edildi. Bilimsel Araştırma Sahaya İndiriliyor AgriChile’nin Ar-Ge çalışmalarında da dikkat çeken başlıklar yer aldı. Şirketin düzenlediği bilimsel toplantılarda, Şili’de Avrupa fındığı üzerine yürütülen iki-üç yıllık ve daha uzun süreli araştırmaların üreticiye aktarılması hedefleniyor. Araştırmalar; besleme, sulama, zararlı ve hastalık kontrolü, karbon ayak izi, sürdürülebilir üretim, biyolojik mücadele ve iklim değişikliğine uyum gibi alanlara yoğunlaşıyor. AgriChile yetkilileri, bu çalışmaların doğrudan üreticinin agronomik yönetimini geliştirmeye dönük olduğunu belirtti. Zararlılarla Mücadelede Yeni Dönem Programda, Şili’nin güney bölgelerinde sorun oluşturan bazı zararlılar için yeni mücadele yöntemleri üzerinde duruldu. Özellikle tuzak sistemleri, düşük çevresel etkiye sahip uygulamalar, biyolojik mücadele ve entegre zararlı yönetimi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. AgriChile’ye göre gelecek dönemde yalnızca kimyasal gübreleme ve klasik mücadele yöntemleri yeterli olmayacak. Daha düşük toksikolojik etkiye sahip moleküller, biyolojik çözümler ve sürdürülebilir yönetim modelleri Avrupa fındığı üretiminde daha fazla önem kazanacak. İklim Değişikliğine Karşı Yeni Tedbirler Şili’de Avrupa fındığı üretiminde iklim değişikliği de önemli gündemlerden biri olarak öne çıktı. Özellikle ilkbahar ve yaz dönemlerinde artan radyasyon baskısına karşı bio-stimülantlar ve güneş koruyucu uygulamaların gelecekte daha fazla kullanılabileceği belirtildi. Bu değerlendirme, fındık üretiminde yalnızca verim ve kalite değil, değişen iklim koşullarına uyum kabiliyetinin de stratejik öneme sahip olduğunu ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik Sahadan Başlıyor Ferrero ve AgriChile’nin üzerinde durduğu ana başlıklardan biri de sürdürülebilirlik oldu. Programda sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir tercih değil; sosyal, ekonomik ve çevresel boyutları olan temel bir üretim yaklaşımı olduğu ifade edildi. AgriChile temsilcileri, tüketicinin artık sürdürülebilir üretim beklentisinin arttığını, bu nedenle fındık tedarik zincirinde sürdürülebilir uygulamaların doğrudan sahadan başlaması gerektiğini vurguladı. Rejeneratif Tarım: Daha Az Kimyasal, Daha Çok Biyolojik Denge Yayında, AgriChile’nin rejeneratif tarımı sahada uygulamaya çalıştığı belirtildi. Bu kapsamda kimyasal gübre kullanımının azaltılması, biyolojik çeşitliliğin artırılması, faydalı böceklerin korunması ve doğal yaşam alanlarının üretim sahaları içinde desteklenmesi öne çıkarıldı. Tarla kenarlarında oluşturulan çiçekli alanların yalnızca görsel amaç taşımadığı, faydalı böcekler için biyolojik koridor görevi gördüğü anlatıldı. İşlenmeyen alanların doğallaştırılmasıyla flora ve fauna için yaşam alanı oluşturulduğu, bunun da üretim ekosistemine katkı sağladığı ifade edildi. “Farklı Yapmak, Daha Pahalı Yapmak Değildir” AgriChile yetkilileri, sürdürülebilir ve rejeneratif tarım uygulamalarının her zaman daha yüksek maliyet ya da daha düşük üretim anlamına gelmediğini vurguladı. Programda, “bir işi farklı yapmak” ile “daha pahalı yapmak” arasında doğrudan bir bağ kurulamayacağı mesajı verildi. Bu yaklaşım, şirketin sürdürülebilirliği yalnızca çevre duyarlılığı olarak değil, aynı zamanda verimlilik ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından da ele aldığını gösteriyor. Yeni Üreticilere Mesaj: “Doğru Yer, Doğru Planlama, Doğru Dikim” Avrupa fındığını farklı meyve türlerinden ya da geleneksel tarım ürünlerinden geçiş yapmak isteyen üreticiler için de değerlendiren AgriChile, en kritik unsurun doğru ekonomik analiz ve doğru saha seçimi olduğunu belirtti. Yetkililere göre Avrupa fındığı geniş iklim aralıklarına uyum sağlayabilen “esnek” bir ürün. Ancak bu esneklik, plansız dikim yapılabileceği anlamına gelmiyor. Üreticilere, yatırım kararı almadan önce iyi bir fizibilite, uygun arazi seçimi ve doğru dikim planlaması yapılması çağrısı yapıldı. Üçüncü Tesisle Alım ve İşleme Kapasitesi Artacak AgriChile’nin büyüme stratejisinde yeni tesis yatırımları da kritik yer tutuyor. Programda üçüncü tesisin devreye girmesiyle birlikte şirketin meyve kabul ve işleme kapasitesinin önemli ölçüde artacağı ifade edildi. Bu yatırım, Şili’de üretim hacminin artmasına paralel olarak sanayi altyapısının da güçlendirildiğini gösteriyor. AgriChile, yalnızca üretimi değil, hasat sonrası kabul, işleme, depolama ve kalite yönetimini de büyümenin parçası olarak ele alıyor. Şili İçin 100 Bin Tonun Üzeri Konuşuluyor Programda, Şili’nin uzun vadeli üretim potansiyeline ilişkin dikkat çekici rakamlar da gündeme geldi. 80 bin hektar seviyesinde üretimin 100 bin tonun üzerine çıkabileceği, hatta uzun vadede 200 bin ton ve 300 bin ton gibi rakamların da konuşulduğu ifade edildi. AgriChile yönetimi ise bu rakamlardan çekinmediğini belirtti. Şili’nin Avrupa fındığı için elverişli iklim koşullarına sahip olduğu, farklı mikroklimaların üretim alanını genişletebileceği, yeni çeşitler ve araştırmalarla verimin daha da artırılabileceği vurgulandı. “Doğru Yapılırsa Şili Büyümeye Devam Eder” AgriChile’nin verdiği ana mesaj, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin doğru planlama ile büyümeye devam edeceği yönünde oldu. Şirket, ülkenin iklim avantajı, artan üretici ilgisi, sanayi yatırımları ve bilimsel araştırmalarla bu büyümeyi sürdürebileceğini düşünüyor. Programda, tüketicinin aradığı kaliteye cevap verilebildiği sürece Şili’nin küresel pazarda büyümesinin önünde ciddi bir engel görülmediği ifade edildi. Türkiye ve Giresun İçin Dikkat Çeken Tablo Şili’de Ferrero ve AgriChile’nin ortaya koyduğu büyüme vizyonu, Türkiye ve özellikle Giresun fındığı açısından da dikkatle okunması gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Yayında verilen mesajlar, küresel fındık rekabetinin artık yalnızca üretim miktarı üzerinden değil; kalite, sürdürülebilirlik, depolama, izlenebilirlik, Ar-Ge, iklim uyumu ve sanayi entegrasyonu üzerinden şekillendiğini gösteriyor. Bu nedenle Şili’deki büyüme hamlesi, klasik anlamda yalnızca yeni bir üretici ülkenin yükselişi değil; fındıkta yeni rekabet standartlarının da habercisi niteliği taşıyor.

ŞİLİ FINDIKTA YENİ EŞİĞİ GEÇTİ: REKOR HASAT, YENİ HEDEF SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA Haber

ŞİLİ FINDIKTA YENİ EŞİĞİ GEÇTİ: REKOR HASAT, YENİ HEDEF SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA

ŞİLİ FINDIKTA YENİ EŞİĞİ GEÇTİ: REKOR HASAT, YENİ HEDEF SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA Şili’de 2025 Avrupa fındığı sezonu rekor üretim ve güçlü fiyatlarla tamamlandı. Üretim alanı 50 bin hektarı aşan ülkede sektör, yeni dönemde bakteriyel hastalık baskısını azaltan, su stresine karşı dayanıklılığı artıran ve kimyasal yükü düşüren biyolojik ve entegre çözümlere yöneldi. Bu tablo, dünya fındık piyasasında rekabetin artık yalnızca miktarla değil, bahçe sağlığı ve sürdürülebilir üretim kapasitesiyle belirlendiğini ortaya koydu. GİRESUN — Dünya fındık üretiminde ağırlığı giderek artan Şili, 2025 sezonunda Avrupa fındığında yeni bir üretim eşiğini geçti. PlanetNuts’ta yayımlanan sektörel değerlendirme yazısında, ülkede son 10 yılda hızlı büyüyen fındık üretiminin 50 bin hektarın üzerine çıktığı, Maule, Ñuble, Biobío, La Araucanía, Los Ríos ve Los Lagos bölgelerinin ana üretim merkezleri haline geldiği belirtildi. Aynı metinde, 2025 hasadının sektör uzmanları tarafından “önemli bir dönüm noktası” olarak tanımlandığı kaydedildi. REKOR HASAT TEK BAŞINA ALAN ARTIŞIYLA AÇIKLANMADI Şili’de elde edilen yüksek verim yalnızca yeni dikim alanlarının devreye girmesiyle oluşmadı. Haberde, bahçe sağlığı yönetimindeki ilerleme, çevresel strese karşı daha dayanıklı üretim yapısı ve verimi destekleyen iklim koşullarının da sezon başarısında belirleyici rol oynadığı vurgulandı. Uzmanlar yeni sezon öncesinde ağaçlarda nişasta ve arginin düzeylerinin izlenmesini, güçlü sürgün ve düzenli verim açısından kritik başlıklardan biri olarak öne çıkardı. HASTALIK BASKISINA KARŞI BİYOLOJİK VE ÖNLEYİCİ MODEL Yeni dönemin merkezine klasik mücadele kadar biyolojik ve önleyici koruma programları yerleşti. Haberde, UPL’nin “Natural Plant Protection” başlığı altında Avrupa fındığında bakteriyel hastalıklar, külleme ve çevresel stres için hem doğal kökenli hem de sentez temelli çözümleri bir arada sunduğu aktarıldı. Özellikle Xanthomonas arboricola pv. corylina baskısına karşı yaprak dökümü öncesi ve ilkbahar sürgün döneminde dengeli bakır kullanımının öne çıktığı, NORDOX SUPER’in organik sertifikalı fungisit-bakterisit olarak uzun koruma süresi ve yağışla yıkanmaya karşı direnciyle dikkat çektiği belirtildi. Metin, ürünün mikronize yapısı nedeniyle uçak ve dron uygulamalarına da uygun olduğunu yazdı. KÜLLEME, BAKTERİ VE STRES YÖNETİMİ AYNI PROGRAMDA TOPLANDI Aynı haberde AMYLO-X’in Bacillus amyloliquefaciens D 747 temelli biyofungisit-bakterisit olarak ilkbaharda bakteriyel baskıya karşı kullanıldığı bilgisi yer aldı. VACCIPLANT’in ise laminarin içeriğiyle bitkinin savunma mekanizmasını hızlandıran bir direnç indükleyici olarak tanımlandığı, Xanthomonas arboricola pv. corylina ile külleme etmeni Phylactinia guttata için önleyici kullanım etiketi taşıdığı ifade edildi. Freire-Villarrica hattındaki ticari bahçede ve Universidad de la Frontera bağlantılı deneme sahasında elde edilen sonuçların, külleme kontrolünde istikrarlı etki gösterdiği kaydedildi. SICAKLIK VE SU STRESİNE KARŞI YENİ ÜRETİM HATTI Şili fındığında asıl mücadele başlıklarından biri de ilkbahar ve yaz dönemindeki sıcaklık ile su stresi oldu. PlanetNuts’taki metin, OPTIMAT adlı bitkisel kökenli biyostimülantın aminoasit ve biyoaktif içerikle güçlü antioksidan yanıt oluşturduğunu, terleme ve su kullanım verimliliği üzerinde etkili olduğunu aktardı. PILATUS’un ise yüzde 100 doğal bitkisel kökenli biyostimülant olarak kök kütlesini, emici kök tüylerini ve rizosfer mikrobiyal yaşamını desteklediği, özellikle hasat sonrası yaz dönemindeki ikinci kök gelişim atağında önem kazandığı belirtildi. Maule Bölgesi’ndeki Camarico ticari bahçesinden paylaşılan sonuçlar da bu yaklaşımın sahadaki etkisine örnek gösterildi. AKAR MÜCADELESİ VE REJENERATİF TARIM VURGUSU Haberde, BIOMITE isimli ürünün fındık akarı Tetranycopsis horridus için geliştirilen insektisit-akarisit çözümü olarak öne çıkarıldığı belirtildi. Dört bitkisel terpen türevi içeren formülasyonun farklı etki mekanizmalarıyla sürdürülebilir ve anti-direnç yaklaşımı sunduğu savunuldu. Metin ayrıca karbon tutulumu, su ayak izinin azaltılması, bitki savunmasının güçlendirilmesi ve biyokontrol mikroorganizmalarının üretim sistemine dahil edilmesini rejeneratif tarım anlayışının temel unsurları arasında sıraladı. GİRESUN İÇİN MESAJ AÇIK Şili’nin attığı bu adım, dünya fındığında yarışın yalnızca tonaj yarışı olmadığını gösterdi. Bahçesini koruyan, suyu verimli kullanan, kök yapısını güçlendiren ve hastalığı erkenden yöneten üretici öne çıkıyor. Giresun ve Karadeniz için asıl başlık da burada duruyor: dünya pazarı büyürken yalnızca geleneksel üretim refleksiyle ayakta kalmak zorlaşıyor; kaliteyi, verimi ve maliyet kontrolünü birlikte taşıyan yeni bir üretim modeli zorunluluk haline geliyor. KAYNAKÇA: Haber, PlanetNuts’ta 10 Nisan 2026 tarihli sayfada yayımlanan “Natural Plant Protection (NPP): Herramientas sustentables para potenciar el cultivo del avellano” başlıklı içerikten Türkçeye uyarlanarak hazırlandı. Sayfada içerik, gazeteci Camila Muñoz Silva künyesiyle yer alırken metin içinde yazının Patricio Cerda, UPL Crop Leader imzası taşıdığı ve ayrıca Mundoagro kaynak notuna dayandığı belirtildi.

Gıdanın Üçte Biri İsraf Ediliyor, 700 Milyon Kişi Yatağa Aç Giriyor! Haber

Gıdanın Üçte Biri İsraf Ediliyor, 700 Milyon Kişi Yatağa Aç Giriyor!

Dünyanın en kritik sorunları arasında yer alan gıda güvenliği ve tarımın dönüşümü, 16'ncı Boğaziçi Zirvesi'nde düzenlenen bir panelde detaylıca tartışıldı. Panelde, tarımda verimliliğin artırılmasının ve dijital dönüşümün zorunluluğu vurgulanarak, Türkiye'nin bu alanda öncülüğe soyunabileceğine dikkat çekildi. 16'ncı Boğaziçi Zirvesi kapsamında, Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Tonbul moderatörlüğünde gerçekleşen 'Bolluğun Ötesinde: Dayanıklı Bir Gelecek için Tarımı, İklimi ve Gıda Güvenliğini Yeniden Düşünmek' paneline, Cargill CEO'su Murat Tarakçıoğlu, Tiryaki Agro CEO'su Süleyman Tiryaki, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden Prof Dr. Ece Turhan, Eskişehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, ANT Systems CEO'su ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Can Yurdakul ve UPL Türkiye Ülke Müdürü, Orta Asya-Ortadoğu-Rusya-Belarus Bölge Başkanı M. Murat Yahyaoğlu katılım sağladı. Panelde tarım ve gıda üretimi ile su kaynaklarının yönetimi konularında sürdürülebilir çözümler ve yenilikler ele alındı. Katılımcılar, iklim değişikliği ve artan nüfusun getirdiği küresel gıda güvenliği ile su kaynaklarının yönetiminde yaşanan önemli zorluklar; acil çözüm arayışları ve tarım ile suyun geleceğine yön verecek stratejiler ve teknolojik yenilikleri değerlendirdi. DÜNYA ÜZERİNDE GIDANIN ÜÇTE BİRİ İSRAFA GİDİYOR, 700 MİLYON İNSAN GECEYİ AÇ GEÇİRİYOR Tarım ve gıda güvenliğinin artık sessiz sektörler olmanın ötesinde, küresel istikrar ve insanlığın geleceği için temel oluşturduğunu belirten Neslihan Tonbul, dünyadaki gıdanın üçte birinin israf edildiğini veya kaybedildiğini, buna rağmen 700 milyon kişinin aç yattığını ifade etti. Bu durumun yalnızca bir istatistik değil, çözüm gerektiren büyük bir kriz olduğunun altını çizen Tonbul, "İklim değişikliği bu tabloyu daha da karışık hale getiriyor. Değişen yağış modelleri, azalan verimlilik, uzun kuraklık dönemleri, ani sel baskınları ve Avrupa'daki rekor sıcaklıklar... Tüm bu unsurlar üretimi, tedariki ve yaşamı tehdit ediyor. Sorun sadece üretim yapmak değil; adil, akıllı ve sürdürülebilir üretim yapabilmek." değerlendirmesinde bulundu. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir olarak su kaynaklarını koruma ve tarımın geleceğini güvence altına alma amacıyla yeni modeller geliştirdiklerini ifade etti. Ünlüce, "Yerel üreticilere birlikte rejeneratif tarım uygulamaları, akıllı sulama sistemleri ve gıda atıklarının enerjiye dönüştürüldüğü döngüsel ekonomi modellerine destek veriyoruz. Gıda sadece toprak değil, bilimin, ekonominin, teknolojinin, diplomasinin ve etığın da bir meselesi." diye belirtti. İZLENEBİLİR TARIM SİSTEMLERİNİN YAYGINLAŞMASI Cargill Türkiye CEO'su Murat Tarakçıoğlu da dünyayı sorumlu, güvenli ve sürdürülebilir şekilde besleme sorumluluğunu üstlendiklerini belirterek, "Tarımda verimliliği artırmak, israfı önlemek ve karbon ayak izini azaltmak için teknoloji, veri ve çiftçiyi bir araya getiriyoruz. Toprak ve teknoloji arasında köprü kurarak, geleceğin tarımını bugünden planlıyoruz." dedi. Tiryaki Agro CEO'su Süleyman Tiryakioğlu ise tarımın geleceğinde sürdürülebilirlik, yenilikçilik ve dijital dönüşümün bir arada yürütülmesi gerektiğine vurgu yaptı. 50'den fazla ülkede üreticilerle çalıştıklarını belirten Tiryakioğlu, "Çiftçi desteklenmediği takdirde, ne inovasyonun ne de teknolojinin anlamı kalıyor. Tedarik zincirinin her aşamasında şeffaflık, izlenebilirlik ve verimlilik esastır. Bu nedenle izlenebilir tarım sistemlerini hızlı bir şekilde yaygınlaştırıyoruz." diye açıkladı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Ziraat Fakültesi'nden Prof. Dr. Ece Turhan, 'akademi ve özel sektörün tarımın geleceğinde nasıl bir rol oynaması gerektiği' sorusunu şu şekilde cevapladı: "Bilim tarımın merkezindedir. Üniversiteler artık yalnızca bilgi üreten değil; bu bilgiyi sahaya ulaştıran, çiftçilere ve sanayiye uygulayan kurumlar olmalıdır. İklim kriziyle mücadelede en büyük kozumuz veri tabanlı tarım ve yerel bilgi birikiminin birleşimi olacaktır. Gençleri tarıma çekmek ve geleceğin çiftçilerini eğitmek zorundayız." TÜRKİYE TARIMSAL YENİLİĞİN MERKEZİ HALİNE GELEBİLİR Tarım teknolojileri konusunda faaliyet gösteren ANT Systems'in CEO'su Can Yurdakul da tarımda dijital dönüşümün bir tercih değil, bir gereklilik olduğunu vurguladı. Yurdakul, teknoloji tarafında yaptıklarını şu sözlerle anlattı: "Sensörlerden toplanan verilerle toprağın nemi, bitkilerin sağlığı, hava durumu gibi durumları anlık olarak izliyoruz. Yapay zekâ destekli sistemlerle çiftçilere 'ne zaman, ne kadar sulama yapılmalı, hangi gübre kullanılmalı' gibi karar destek sistemleri sunuyoruz. Bu sadece verimliliği artırmakla kalmıyor, aynı zamanda doğayı da koruyor." UPL Türkiye Ülke Müdürü, Orta Asya-Ortadoğu-Rusya-Belarus Bölge Başkanı M. Murat Yahyaoğlu ise tarımın artık yerel bir mesele olmanın ötesinde, bölgesel ve küresel bir dayanışma alanına dönüştüğünü belirterek, "UPL olarak Orta Asya, Orta Doğu ve Avrupa arasında köprüler kuruyoruz. Amaç sadece daha fazla üretim yapmak değil; çiftçiyi bilgi ile güçlendirmek, sürdürülebilir üretimi yaygınlaştırmak. Türkiye, bu coğrafyada tarımsal yeniliğin merkezi olabilir." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.