Hava Durumu

#Rehabilitasyon

giresunsonhaber - Rehabilitasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rehabilitasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çocuk suçlulara yönelik cezalar da değişti! Haber

Çocuk suçlulara yönelik cezalar da değişti!

Çocuk Koruma Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan düzenleme Resmî Gazete’de yayımlandı. Yeni düzenlemeyle çocukların ateşli silaha erişmesine neden olanlara hapis cezası getirildi, 18 yaşından küçüklere bıçak satışına idari yaptırım uygulanacak. ANKARA (İGFA) - 7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 8 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilmesinin ardından Resmî Gazete’de yayımlandı. Düzenlemenin dikkat çeken maddelerinden biri, çocukların ateşli silahlara erişiminin önlenmesine yönelik yeni suç tipi oldu. Buna göre, ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden muhafaza ederek çocuğun silaha ulaşmasına neden olan kişi, başka bir suç oluşmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacak. 18 YAŞINDAN KÜÇÜKLERE BIÇAK SATIŞINA CEZA Kanunla, 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan bıçak ve diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin 18 yaşından küçüklere satılması, çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması yasaklandı. Yasağa uymayanlara 5 bin lira, bıçak veya aletlerin sayı ya da niteliğinin vahim olması halinde 10 bin lira idari para cezası uygulanacak. İşletici veya sorumlunun durumu yetkili makamlara bildirmemesi halinde ayrıca 5 bin lira ceza verilecek. Düzenleme internet ve mesafeli satışları da kapsayacak. Söz konusu hüküm 1 Aralık 2026’da yürürlüğe girecek. ÇOCUKLARIN AĞIR SUÇLARINDA CEZA HÜKÜMLERİ DEĞİŞİYOR Türk Ceza Kanunu’nun çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin hükümlerinde de değişikliğe gidildi. Buna göre çocuklar bakımından bazı hapis cezası süreleri artırılırken, 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış kişilerin kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işlemesi halinde; kastın ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş biçimi ve daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyet gibi kriterler dikkate alınarak çocuklara yönelik daha düşük ceza hükümlerinin uygulanmamasına imkân tanındı. 12-15 yaş grubunda ise ceza sorumluluğu bulunan çocuklar açısından daha ağır olan hükümlerin uygulanabilmesinin önü açıldı. ÇOCUKLAR İÇİN YENİ YÖNLENDİRME TEDBİRLERİ Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen düzenlemeyle, ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için yeni “yönlendirme tedbirleri” getirildi. Bu kapsamda çocuklara; spor kulüpleri, gençlik merkezleri ve kamu kurumlarında 20 ila 300 saat sosyal ve toplumsal hizmet, dijital risklerden korunma amacıyla belirli dijital cihaz ve mecralara yönelik denetim, kütüphane ve okuma faaliyetleri, çevre temizliği, ağaçlandırma ve bitki bakımı, tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve davranışsal bağımlılıklarla mücadeleye yönelik tedavi ve rehabilitasyon programları gibi tedbirler uygulanabilecek. ÇOCUK HÜKÜMLÜLERİN CEZAEVİ SİSTEMİ DE DEĞİŞİYOR Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumlarından çocuk eğitimevlerine ayrılmalarına ilişkin sistem yeniden düzenlendi. Kasıtlı suçlardan 3 yıl veya daha az, taksirli suçlardan ise 5 yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan çocukların cezaları doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilebilecek. Firar eden, tutuklanan veya belirli disiplin ihlallerinde bulunan çocuklar ise çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilebilecek. Ayrıca 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirilen bir gün, bazı suçlar bakımından iki gün olarak hesaplanacak. Ancak kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile suç örgütü kurma suçları bu uygulamanın dışında tutuldu. AİLELERE TAZYİK HAPSİ Düzenlemeyle çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı davranan anne, baba, vasi veya çocuğun bakım ve gözetiminden sorumlu kişiler hakkında da yaptırım getirildi. Buna göre, ihlalin niteliği ve ağırlığına göre 3 günden 10 güne kadar tazyik hapsi uygulanabilecek. Yeni düzenlemede ayrıca çocuklarla ilgili mevzuatta kullanılan “suça sürüklenen çocuk” ifadesi yerine ağırlıklı olarak “adli süreçteki çocuk” veya “hakkında adli süreç yürütülen çocuk” ifadeleri kullanılmaya başlandı. Kanunun, bıçak satışına ilişkin hüküm dışında kalan maddeleri Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi. İlgili kanunun detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

Hacamat Herkese Uygun Bir Tedavi Değil! Haber

Hacamat Herkese Uygun Bir Tedavi Değil!

Kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, travmalar ve kas yorgunluklarında sıklıkla tercih edilen hacamatın, her hasta grubu için uygun olmadığını belirten uzmanlar uyarılarda bulunuyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Asiye Gülsüm Kakı; hacamatın hangi durumlarda uygulandığı, kimlerin bu tedaviden kaçınması gerektiği, işlem öncesi ve sonrası dikkat edilmesi gereken hususlar ile uygulama alanlarının nasıl saptandığına dair önemli açıklamalarda bulundu. Hacamat en çok kas-iskelet problemleri, travma ve kas yorgunluklarında tercih ediliyor! Hacamatın çeşitli faydaları olduğunu kaydeden Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Kas spazmlarını azaltmakta, mikrodolaşımı hızlandırmakta ve fasya üzerinden oluşturduğu mikro travmalarla o bölgenin yenilenme sürecini desteklemektedir. Literatürdeki veriler ışığında, vücuttaki inflamasyon sırasında salınan medyatörlerin savunma mekanizmasını desteklediği görülmektedir.” şeklinde konuştu. Uygulamanın tercih edildiği alanlara değinen Dr. Kakı, “Literatürde özellikle kas-iskelet sistemi hastalıklarında, travma durumlarında ve kas yorgunluklarında kullanıldığına dair çok sayıda veri mevcuttur.” dedi. Hacamat tedavisinden önce hastanın sağlık durumu hekim tarafından değerlendirilmeli! Hacamatın her bünyeye uygun olmadığını vurgulayan Dr. Kakı, “Kanama bozukluğu olanlarda, uygulama yapılacak alanda enfeksiyon veya açık yara bulunanlarda, hemodinamisi bozuk hastalarda, ağır anemisi olanlarda, sepsis vakalarında ya da klinik tablosu uygun olmayanlarda ve vazovagal refleksle ciddi hipotansiyon geliştirebilecek hastalarda hacamat tedavisi uygulanmamalıdır.” uyarısını yaptı. Dr. Kakı, şunları ekledi: “Öncelikle hastanın mevcut sağlık durumunun uygunluğu bir hekim tarafından saptanmalı ve gerekli endikasyon verildikten sonra işleme geçilmelidir. Tedavi öncesinde hastanın aşırı aç veya tok olmamasına özen gösterilmeli, yeterli sıvı alımı sağlandığından emin olunmalıdır. Ayrıca işlem bölgesinde enfeksiyon olup olmadığı, hastanın viral bir enfeksiyon süreci geçirip geçirmediği ve genel tıbbi durumu titizlikle incelenmelidir. Kan sulandırıcı ilaç kullananlarda, ilgili uzman hekimle konsültasyon yapıldıktan ve uygun görülmesi durumunda ilaçlar kesilerek işlem gerçekleştirilmelidir. Bu karar tek başına değil, hastayı takip eden hekimle ortaklaşa alınmalıdır.” Hacamat sonrası ilk 24 saatte sauna, hamam ve banyodan uzak durulmalı! İşlem sonrası dikkat edilmesi gereken noktalara işaret eden Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Uygulamadan sonraki ilk 24 saat boyunca hacamat yapılan bölgede hafif kızarıklık ve ağrı görülmesi olağan bir durumdur.” dedi. Ateş veya akıntılı yara gibi beklenmedik şikâyetlerin oluşması durumunda vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğini belirten Dr. Kakı, “İlk 24 saat boyunca hamam, sauna veya banyo gibi ortamlardan kaçınılmalıdır. Bu süreçte bol sıvı tüketilmeli ve metabolik olarak yorucu, ağır işlerden uzak durulması önerilir.” açıklamasında bulundu. Hacamatın uygulanacağı bölge muayeneyle belirleniyor! Uygulama bölgeleri konusunda tek bir standart olmadığını belirten Dr. Kakı, “Buna rağmen genel olarak baş, boyun, sırt, omuz, bel ve diz çevresi gibi bölgeler tercih edilmektedir.” dedi. Dr. Kakı sözlerini şöyle noktaladı: “Hangi bölgeye işlem yapılacağına karar verirken; fizik muayenedeki spazm noktaları, ağrılı alanlar ve hastanın şikâyetlerine uygun noktalar dikkate alınır. Seans sayısı ve seanslar arasındaki süre ise kişinin yara iyileşme hızı, hastalığının seyri ve genel durumuna göre hekimi tarafından kişiye özel olarak planlanır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUN’DA BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE ÇOK YÖNLÜ ÇALIŞMA Haber

GİRESUN’DA BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE ÇOK YÖNLÜ ÇALIŞMA

GİRESUN’DA BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE ÇOK YÖNLÜ ÇALIŞMA Giresun Valiliği, bağımlılıkla mücadeleyi yalnızca güvenlik operasyonlarıyla sınırlamayan; eğitim, önleme, tedavi, rehabilitasyon ve kurumlar arası koordinasyonu birlikte ele alan bir çalışma yürütüyor. 23 Temmuz 2026’da Vali Yardımcısı Alpaslan Altınışık başkanlığında yapılan İl Koordinasyon Kurulu toplantısı da bu çabanın devamı oldu. Yılın ilk altı ayında gerçekleştirilen faaliyetler ile kamu çalışanları arasındaki sigara kullanımını ölçen araştırma Kurula sunuldu. Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu, il genelinde yürütülen çalışmaların değerlendirilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla Giresun Valiliğinde toplandı. Toplantıya, bağımlılıkla mücadelede görev ve sorumluluğu bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Kurulda önleme, koruma, tedavi, rehabilitasyon ve farkındalık hizmetleri birlikte ele alındı. Kurum temsilcileri kendi sorumluluk alanlarında yürüttükleri faaliyetler hakkında bilgi verirken, özellikle çocukların ve gençlerin bağımlılık riskinden korunmasına yönelik eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. Giresun İl Sağlık Müdürlüğünün açıklamasında, kurumların 2026’nın ilk altı ayında gerçekleştirdiği faaliyetlerin yanı sıra Giresun’daki kamu kurumlarında sigara kullanım sıklığını belirlemek amacıyla yapılan anket sonuçlarının da Kurula sunulduğu bildirildi. Bu araştırma, sorunun boyutunu tahminler yerine saha verileriyle değerlendirme yönünde önemli bir adım niteliği taşıyor. Anketin katılımcı sayısı, sigara kullanım oranı ve bırakma desteğine yönlendirilen personel sayısı gibi bulgularının açıklanması, çalışmanın değerini daha görünür hâle getirecektir. VALİLİK KOORDİNASYONU YIL BOYUNCA CANLI TUTUYOR Kurulun 22 Nisan 2026’daki ikinci toplantısı da Vali Mustafa Koç başkanlığında gerçekleştirilmiş; uyuşturucunun yanı sıra alkol, sigara ve teknoloji bağımlılığına karşı yürütülen çalışmalar değerlendirilmişti. Vali Koç, bağımlılıkla mücadelenin “arz” ve “talep” olmak üzere iki ana ayağı bulunduğunu, kolluk birimlerinin arzı önlemeye çalıştığını, talebi azaltma sorumluluğunun ise ailelerden sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir kesime ait olduğunu belirtmişti. Okul güvenliğinin gündemde tutulması ve farklı bağımlılık türlerinin aynı koordinasyon çatısı altında ele alınması, mücadelenin yalnızca suç ve ceza eksenine sıkıştırılmadığını gösteriyor. Koç, Giresun’un bağımlılıkla mücadelede diğer bölgelere göre iyi durumda olduğunu da ifade etmişti. Bu olumlu değerlendirmenin iller arası karşılaştırmalar, bağımlılık türlerine göre yaygınlık oranları ve yıllar içindeki değişim verileriyle desteklenmesi, elde edilen başarının daha sağlıklı değerlendirilmesini sağlayacaktır. EĞİTİMDEN MESLEK EDİNDİRMEYE UZANAN UYGULAMALAR Giresun’da kayıtlara geçen çalışmalar, Valiliğin koordinasyonunda güvenlik, sağlık, eğitim, gençlik ve sosyal destek alanlarının birlikte işletilmeye çalışıldığını gösteriyor: Uygulama Yürütülen çalışma Başarıyı gösterecek sonuç İlk altı aylık kurum faaliyetleri Sağlık, eğitim, güvenlik, gençlik ve sosyal hizmet kurumlarının çalışmaları Kurula sunuldu. Faaliyet ve yararlanıcı sayısı, önceki döneme göre değişim Kamu kurumlarında sigara anketi Kamu çalışanlarının sigara kullanım sıklığı araştırıldı. Katılımcı ve sigara kullanan kişi sayısı, bırakma desteğine yönlendirme Okullardaki koruyucu çalışmalar Çocuklar ve gençler için güvenlik, eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri yürütüldü. Ulaşılan öğrenci, veli ve öğretmen sayısı ile eğitim sonrası farkındalık düzeyi Gençlik ve Güvenli Gelecek eğitimi Üniversite öğrencilerine madde bağımlılığı, UYUMA uygulaması ve Narkotik Veri Analiz Sistemi anlatıldı. Katılım, kazanım ve yapılan yönlendirme sayısı Bağ Kur–Bağı Kopar projesi Bağımlılıkla mücadele birimi, aile eğitimleri, spor-sanat etkinlikleri ve meslek kursları planlandı. Yararlanıcı, kursu tamamlayan ve tedavi ya da istihdama yönlendirilen kişi sayısı Kolluk operasyonları Sokak satıcıları ve uyuşturucu suç yapılanmalarına yönelik soruşturmalar yürütüldü. Operasyon, şüpheli, tutuklama ve ele geçirilen madde miktarındaki dönemsel değişim Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesinde 22 Ekim 2025’te düzenlenen “Gençlik ve Güvenli Gelecek” eğitimi de önleyici çalışmaların örneklerinden biri oldu. Birinci sınıf ve üniversiteye yeni başlayan öğrencilere madde bağımlılığıyla birlikte UYUMA uygulaması ve Narkotik Veri Analiz Sistemi anlatıldı. Böylece gençlerin hem bağımlılık riskleri hem de ihbar ve mücadele mekanizmaları konusunda bilgilendirilmesi hedeflendi. BULANCAK’TA 747 BİN LİRALIK SOSYAL DESTEK PROJESİ Bulancak Kalkınma ve Gelişmeyi Destekleme Derneğinin hazırladığı “Bağ Kur–Bağı Kopar” projesi, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün 747 bin liralık desteğiyle 14 Temmuz 2025–30 Haziran 2026 tarihleri arasında yürütüldü. Projede Bulancak Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde Bağımlılıkla Mücadele Birimi kurulması; ilkokul ve ortaokul öğrencilerine psikoloji sohbetleri, ekoloji eğitimleri ve sabah sporları düzenlenmesi; gençler ile bağımlı bireylerin spor, sanat ve kültürel miras atölyelerine katılması; aile seminerleri ve meslek edindirme kursları verilmesi planlandı. Projenin yalnızca bağımlılığı önlemeye değil, risk altındaki bireyleri sosyal hayata ve üretime yeniden bağlamaya yönelmesi dikkat çekiyor. Ulaşılan öğrenci, aile ve bağımlı birey sayısı; meslek kurslarını tamamlayanlar ile tedavi, eğitim veya istihdama yönlendirilenlerin açıklanması, 747 bin liralık desteğin sahadaki karşılığını ortaya koyacaktır. UYUŞTURUCU ARZINA KARŞI SOMUT SONUÇLAR ALINDI Giresun’da 2026’nın ilk aylarında uyuşturucu arzına yönelik dikkat çeken operasyonlar gerçekleştirildi. İl Emniyet Müdürlüğünün 13–14 Ocak tarihlerinde Giresun merkez, Bulancak ve Espiye’de düzenlediği operasyonlarda uyuşturucu madde imal ve ticareti suçlamasıyla işlem yapılan 5 kişi tutuklandı. Şubat ayında ise yaklaşık beş ay süren teknik ve fiziki takibin ardından Giresun merkezli üç ilde geniş çaplı operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında 19 kişi hakkında uyuşturucu kullanmak, 50 kişi hakkında uyuşturucu ticareti yapmak suçlamasıyla işlem yapıldı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 29’u tutuklandı, 12’si adli kontrolle serbest bırakıldı. Aramalarda 2 kilo 510 gram bonzai, 160 gram esrar, 120 gram kokain, 40 gram metamfetamin, ayrıca bonzai, 3 bin 500 ecstasy ve bin 450 sentetik ecza hapı ele geçirildi. Bu operasyonlar, uyuşturucu arzına karşı yürütülen mücadelenin somut sonuçları arasında yer alıyor. Ancak kalıcı başarı yalnızca operasyon ve tutuklama sayısıyla değil; yeni kullanıcı sayısının, uyuşturucu kaynaklı acil servis başvurularının ve tekrar kullanımın azalması, tedaviye başvuru ve sosyal hayata dönüş oranlarının yükselmesiyle birlikte değerlendirilmelidir.

TRABZONSPOR KARŞISINDA AĞIR TABLO Haber

TRABZONSPOR KARŞISINDA AĞIR TABLO

GİRESUN SANAYİSPOR TRABZON'DA 10 GOL YİYEREK MAĞLUP OLDU Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi’nin 29. haftasında Prolift Giresun Sanayispor, Trabzonspor deplasmanından 10-0’lık ağır bir skorla ayrıldı. Kadir Özcan Tesisleri’nde gerçekleşen maçta ilk devreyi 4-0 önde kapatan Trabzonspor, ikinci yarıda bulduğu 6 gol dahayla farklı bir galibiyet elde etti. TRABZONSPOR İLK YARIDA ÜSTÜNLÜĞÜ ELİNE ALDI Prolift Giresun Sanayispor, Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi’nin 29. hafta mücadelesinde Trabzonspor’a konuk oldu. Trabzonspor Kadir Özcan Tesisleri’nde oynanan maçta ev sahibi ekip, başlangıçtan itibaren oyunun hakimiyetini kurdu. Giresun ekibi savunmada tutunmaya çalışsa da Trabzonspor ilk yarıda attığı gollerle soyunma odasına 4-0 önde girdi. İKİNCİ YARIDA FARK YALNIZCA ARTTI Trabzonspor, karşılaşmanın ikinci yarısında da hücumdaki baskısını sürdürdü. Bordo-mavili ekip, ikinci devrede 6 gol daha kaydederek skoru 10-0’a getirdi. Giresun Sanayispor, zorlu deplasmanda oyuna ağırlığını koymakta zorlanarak sahadan ağır bir yenilgiyle ayrıldı. Alınan bu sonuçla yeşil-beyazlı takım, ligin son periyoduna moralsiz bir başlangıç yaptı. GİRESUN SANAYİSPOR'DA İKİ KRİTİK EKSİK VARDI Giresun Sanayispor, Trabzonspor deplasmanına iki kilit oyuncusu olmadan çıktı. Nevcan Keleş, 28. hafta öncesinde yaşadığı ön çapraz bağ sakatlığı sebebiyle sezonun geri kalanında forma giyemeyecek. Oyuncunun tedavi ve rehabilitasyon süreci kulübün sağlık heyeti tarafından yürütülüyor. Nazlı Örnek ise Fenerbahçe ArsaVev maçında yaşadığı sakatlık nedeniyle Trabzonspor müsabakasında kadroda yer alamadı. Hava topu mücadelesinde rakibiyle çarpışan Nazlı Örnek’in burnunda kırık tespit edildi. Kulüpten yapılan açıklamada, iki oyuncunun sezonun sonundaki Trabzonspor ve Beşiktaş maçlarında görev alamayacağı belirtildi. GİRESUN SANAYİSPOR’UN İLK 11’İ Giresun Sanayispor’un Trabzonspor maçı için belirlediği ilk 11’de şu isimler yer aldı: Zerda, Esma, Yağmur, Rabia, Milovic, Berra, Vanesa, Gamze, İlayda, Nana, Neslihan Yeşil-beyazlılarda kaptanlık bandını Neslihan taktı. YEDEK KULÜBESİ VE TEKNİK SORUMLU Giresun Sanayispor’un yedeklerinde Melisa, Gözde, Hazal ve Asya şeklinde isimler bulunuyordu. Takımın teknik sorumluluğu ise Hilmi Bugüner tarafından üstlenildi. HAFTANIN MAÇLARI Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi’nin 29. hafta programı şu şekilde gerçekleşti: Tarih / Saat Maç 16 Mayıs 2026 / 13.00 Trabzonspor A.Ş. 10-0 Prolift Giresun Sanayispor 17 Mayıs 2026 Bornova Hitab Spor - Yüksekova Spor Kulübü 17 Mayıs 2026 Beylerbeyi Spor Kulübü - Sercan İnşaat Gaziantep ALG Spor 17 Mayıs 2026 / 13.00 1207 Antalyaspor Kadın Futbol Kulübü - Fatih Vatan Spor 17 Mayıs 2026 / 13.00 Beşiktaş JK Kadın Futbol Takımı - Şile Bilgidoğa Sportif Yatırım Hizmetleri A.Ş. 17 Mayıs 2026 / 13.00 Hakkarigücü Spor - Ankara Büyükşehir Belediyesi Fomget Spor Kulübü 17 Mayıs 2026 / 14.00 Amed Sportif Faaliyetler - Galatasaray Gain 19 Mayıs 2026 / 14.00 Fenerbahçe ArsaVev Kadın Futbol Takımı - Ünye Kadın Spor Kulübü SEZON FINALİ ÖNEM TAŞIYOR Giresun Sanayispor, Trabzonspor deplasmanındaki ağır yenilginin ardından rotasını sezonun son haftasına çevirdi. Nevcan Keleş ve Nazlı Örnek’in eksikliğiy la kadrosu daralan yeşil-beyazlılar, Beşiktaş karşısında daha mücadeleci bir futbol sergilemeyi amaçlayacak. Ligin son karşılaşması, Giresun temsilcisi için moral depolama ve toparlanma adına kritik önemde olacak.

ANNELER GÜNÜNDE ÖZEL BİREYLER VE AİLELERİ KAHVALTIDA BULUŞTU Haber

ANNELER GÜNÜNDE ÖZEL BİREYLER VE AİLELERİ KAHVALTIDA BULUŞTU

ANNELER GÜNÜNDE ÖZEL BİREYLER VE AİLELERİ KAHVALTIDA BULUŞTU Giresun’da Anneler Günü kapsamında özel bireyler ve ailelerine yönelik kahvaltı programı düzenlendi. Giresun Valisi Mustafa Koç ile eşi Neslihan Gül Koç’un katıldığı programda annelerin fedakârlığı ve aile dayanışmasının önemi öne çıktı. Giresun’da Anneler Günü dolayısıyla özel bireyler ve aileleri kahvaltı programında bir araya geldi. Giresun Valisi Mustafa Koç ve eşi Neslihan Gül Koç’un katılımıyla gerçekleştirilen programda, özel bireylerin aileleriyle birlikte sosyal yaşamın içinde daha görünür olması ve annelerin emeklerinin hatırlatılması amaçlandı. Programa Giresun Milletvekilleri Prof. Dr. Nazım Elmas, Ali Temür ve Ertuğrul Gazi Konal da katıldı. İl Emniyet Müdürü Ferhat Akbaş, Temmuz 2025’ten bu yana Giresun İl Jandarma Komutanı olarak görev yapan Kıdemli Albay Nihat Özkök ve İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Şahin de programda yer aldı. AİLELERLE YAKINDAN İLGİLENİLDİ Kahvaltı programında özel bireyler ve aileleriyle yakından ilgilenildi. Anneler Günü vesilesiyle düzenlenen buluşma, özel gereksinimli bireylerin aileleriyle birlikte desteklenmesi ve annelerin toplumsal hayattaki emeğinin görünür kılınması açısından anlamlı bir etkinlik oldu. Giresun’da özel gereksinimli bireylere yönelik sosyal destek çalışmaları Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile bağlı kuruluşlar üzerinden yürütülüyor. Keşap Engelsiz Yaşam, Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi Müdürlüğü’nün daha önce Giresun Kalesi Sosyal Tesisleri’nde düzenlediği kahvaltı programına kurum bünyesinde hizmet alan 48 özel gereksinimli birey ile personel katılmıştı. ANNELER GÜNÜNDE DAYANIŞMA VURGUSU Program, Anneler Günü’nde özel bireylerin aileleriyle birlikte kamusal dayanışma içinde desteklenmesi bakımından dikkat çekti. Giresun’da sosyal hizmet kuruluşları, özel gereksinimli bireylerin yaşam kalitesini artırmaya ve ailelerin sosyal hayata katılımını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Vali Mustafa Koç ve eşi Neslihan Gül Koç, daha önce de kadınlar, aileler, engelli bireyler ve sosyal destek başlıklarında çeşitli ziyaret ve programlara katılmıştı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında koruyucu aile, engelli bireye sahip aile ve şehit ailesi ziyaret edilmişti. Anneler Günü buluşması, özel bireyler ve ailelerinin yalnız olmadığını gösteren sosyal dayanışma programları arasında yer aldı.

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ? Haber

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ?

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ? 2,5 MİLYON TL CEZA TOPRAĞI TEMİZLEYECEK Mİ? ÜÇÜNCÜ İHLAL, AYNI DERE, AYNI SORU: TEHLİKE BİTTİ Mİ? Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyünde bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüten Alagöz Madencilik’e, Çatalağaç Deresi’ne atık su deşarjı nedeniyle 2 milyon 517 bin TL idari para cezası kesildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, aynı ihlalin daha önce iki kez yaşandığını, üçüncü tespitte cezanın 3 kat artırımlı uygulandığını açıkladı. Kirliliğe neden olan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri gerekli tedbirler alınıncaya kadar durduruldu. Ancak ihlalin tamamen önlenip önlenmediği, dereye, toprağa, yeraltı sularına ve tarım alanlarına ne karıştığı, bölgenin hangi takvimle ıslah edileceği kamuoyuna açıklanmadı. AYNI İHLAL ÜÇÜNCÜ KEZ TESPİT EDİLDİ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekipleri, Alagöz Madencilik’e ait maden sahasında yaptığı incelemede atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğini belirledi. Bakanlık, işletmeye daha önce de aynı ihlal nedeniyle iki kez para cezası uygulandığını açıkladı. Üçüncü tespitte yaptırım 3 kat artırımlı kesildi ve şirkete 2 milyon 517 bin TL idari para cezası uygulandı. Bu tablo, Çatalağaç Deresi’ndeki sorunun tek seferlik bir çevre ihlali olmadığını gösteriyor. Aynı ihlalin üçüncü kez tespit edilmesi, önceki cezaların kirliliği önlemeye yetip yetmediği sorusunu büyütüyor. CEZA KESİLDİ AMA İHLAL TAMAMEN ÖNLENDİ Mİ? Bakanlık, kirliliğe neden olan yeraltı galerisinin gerekli tedbirler alınıncaya kadar kapatıldığını duyurdu. Resmi açıklamada, yeraltı galerisinden kaynaklanan taban suyunun kontrol altına alınması, çökeltim sağlanarak deşarj edilmesi ve bu amaçla havuz yapılması gerektiği belirtildi. Bu düzenleme yapılıncaya kadar taban suyu deşarjı yapılan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri durduruldu. Ancak açıklamalarda dereye ulaşan kirletici akışın tamamen kesildiği, dere yatağındaki kirliliğin temizlendiği, yeraltı suyu riskinin ortadan kaldırıldığı, tarım alanları için analiz yapıldığı veya ıslah takviminin başlatıldığı yönünde açık bir bilgi yer almadı. Bu nedenle dosyada asıl soru cezanın kesilip kesilmediği değil; ihlalin tamamen önlenip önlenmediği, kirletici kaynağın kalıcı biçimde durdurulup durdurulmadığı ve Çatalağaç Deresi’nde geçmiş kirliliğin etkisinin giderilip giderilmediğidir. MADENİN TAMAMI DEĞİL, YERALTI GALERİSİ DURDURULDU Resmi açıklama, sahadaki tüm faaliyetin durdurulduğunu değil, taban suyu deşarjı yapılan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetlerinin durdurulduğunu gösteriyor. Bu ayrım, çevresel riskin devam edip etmediği açısından kritik önem taşıyor. Kısmi kapatma kararı, kirletici akışın kontrol altına alınması için atılmış bir idari adımdır. Ancak bu karar, geçmişte dereye ulaşan atık suyun dere yatağında, sedimentte, çevre toprağında veya yeraltı suyunda bıraktığı etkiyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. DEREYE, TOPRAĞA VE YERALTI SUYUNA NE KARIŞTI? Bakanlık açıklamasında, Alagöz Madencilik’e ait madenden çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiği bilgisi yer aldı. Ancak kamuoyuna açık açıklamalarda su, çamur, sediment, toprak veya yeraltı suyu numunelerinde hangi maddelerin tespit edildiğine ilişkin analiz sonucu paylaşılmadı. Bu nedenle “toprağa şu madde karıştı”, “yeraltı suyu şu ağır metalle kirlendi” veya “tarım alanları şu maddeyle etkilendi” şeklinde kesin hüküm kurulamaz. Fakat işletmenin bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüttüğü resmi açıklamada yer aldığı için bölgede ağır metal, asidik maden drenajı, sediment ve yeraltı suyu analizlerinin açıklanması çevre güvenliği açısından zorunlu hale geliyor. ANALİZİ AÇIKLANMASI GEREKEN BAŞLIKLAR Çatalağaç Deresi’nde çevresel riskin bittiğinin söylenebilmesi için yalnızca ceza kararı yeterli değildir. Kamuoyuna en az şu analiz başlıklarının açıklanması gerekir: Analiz alanı Açıklanması gereken değerler Dere suyu pH, iletkenlik, askıda katı madde, sülfat, ağır metal değerleri Dere çamuru ve sediment Bakır, kurşun, çinko, kadmiyum, arsenik, demir, mangan birikimi Tarım toprağı Ağır metal düzeyi, ürün güvenliği, sulama etkisi Yeraltı suyu İzleme kuyusu sonuçları, kirletici taşınımı, içme-kullanma suyu riski Ekosistem Dere canlılığı, bitki örtüsü, biyolojik çeşitlilik etkisi MADEN DRENAJI NEDEN RİSKLİ? Maden sahalarında suyun sülfürlü minerallerle temas etmesi, asidik maden drenajı riskini doğurabilir. Bilimsel kaynaklar, maden drenajının su ile sülfür içeren kayaçlar arasındaki kimyasal reaksiyonla oluşabildiğini; asidik akışın bakır ve kurşun gibi ağır metalleri yeraltı veya yüzey sularına taşıyabildiğini ortaya koyuyor. Asidik maden drenajı, ağır metallerce zengin ve yüksek asitli suyun oluşumu ile hareketi anlamına gelir. Bu tür akışlar yüzey suyu, yeraltı suyu, toprak ve ekosistem açısından risk oluşturabilir. Bu bilimsel çerçeve, Çatalağaç Deresi’nde hangi kirleticinin kesin olarak bulunduğunu göstermez. Ancak bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürütülen bir sahada su, sediment, toprak ve yeraltı suyu analizlerinin neden zorunlu olduğunu açık biçimde ortaya koyar. PARA CEZASI DEREYİ TEMİZLEMEZ 2 milyon 517 bin TL’lik idari para cezası, ihlale verilen yaptırımdır. Ancak para cezası dere yatağındaki çamuru, sedimentte biriken olası ağır metalleri, toprağa taşınmış kirleticileri veya yeraltı suyuna ulaşmış riski kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için yapılan harcamaların kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanacağı düzenlenir. Bu ilke, kamuoyunda “kirleten öder” ilkesi olarak bilinir. Bu nedenle Alagöz Madencilik’e kesilen ceza, dosyanın kapanması anlamına gelmez. Kirlenmenin kaynağının durdurulması, kirli suyun arıtılması, dere yatağının temizlenmesi, toprak ve su analizlerinin düzenli yapılması, sonuçların kamuoyuna açıklanması ve ekolojik zararın giderilmesi gerekir. BU BÖLGE NE KADAR SÜREDE ISLAH EDİLİR? Çatalağaç Deresi ve çevresindeki alanların ne kadar sürede ıslah edileceği, açıklanmayan analiz sonuçlarına bağlıdır. Kirlenme yalnızca yüzey suyuyla sınırlı kaldıysa iyileşme daha kısa sürede izlenebilir. Ancak kirleticiler dere çamuruna, sediment tabakasına, tarım toprağına veya yeraltı suyuna karıştıysa süreç aylar değil, yıllar alabilir. Etkilenen alan Olası süre Gereken işlem Yüzey suyu Günler-haftalar Deşarjın kesilmesi, arıtma, düzenli su analizi Dere yatağı ve sediment Aylar-yıllar Çamur ve sediment analizi, kontrollü temizlik, güvenli bertaraf Tarım toprağı Yıllar Ağır metal analizi, ürün güvenliği testi, toprak iyileştirme Yeraltı suyu Yıllar-on yıllar İzleme kuyuları, hidrojeolojik takip, uzun süreli arıtma Dere ekosistemi Yıllar Canlı yaşamı, bitki örtüsü ve biyoçeşitlilik izlemesi Islah süresi; kirletici yüküne, atık suyun içeriğine, dere debisine, sediment birikimine, toprağın etkilenme düzeyine, yeraltı suyu hareketine ve uygulanacak arıtma-temizlik yöntemine göre değişir. Bu nedenle bölgede çevresel riskin bittiği ancak resmi analizler, izleme raporları ve ıslah planı açıklandıktan sonra söylenebilir. ÇED OLUMLU KARARI SONRASI DENETİM SORUSU Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan maden ocakları ve maden atık depolama tesisi kapasite artışı projesi için ÇED sürecini yürüttü. İl Müdürlüğü, proje için nihai ÇED raporunun görüşe açıldığını duyurdu; daha sonra proje için “ÇED Olumlu” kararı verildiğini ilan etti. Aynı il müdürlüğünün denetim ekipleri, Doğankent Çatalağaç’ta Alagöz Madencilik’e ait sahadan atık suyun dereye deşarj edildiğini belirledi. Bu nedenle ÇED süreciyle birlikte yanıt bekleyen soru büyüyor: Çevre güvenliği ve denetim vurgusu yapılırken aynı ihlal üçüncü kez nasıl yaşandı? GİRESUN’UN MADEN HAFIZASINDA ŞEBİNKARAHİSAR VAR Giresun’da madencilik kaynaklı çevre riski daha önce Şebinkarahisar’da yaşanan atık barajı çökmesiyle gündeme gelmişti. TEMA Vakfı, Şebinkarahisar’daki maden atık barajı çökmesiyle oluşan kirliliğe ilişkin çalışmasını kamuoyuyla paylaştı. Vakıf, Şebinkarahisar örneği üzerinden maden atıklarının uzun vadeli etkilerine dikkat çekti. Bu örnek, Çatalağaç Deresi dosyası açısından kritik bir gerçeği hatırlatıyor: Madencilik kaynaklı kirlilikte ceza ve kapatma kararı tek başına yeterli değildir. Çevresel etkinin gerçek boyutu ancak uzun süreli numune takibi, şeffaf analiz süreci ve kamuoyuna açık ıslah programıyla ortaya çıkar. CEZA VAR, ANALİZ YOK; KAPATMA VAR, ISLAH TAKVİMİ YOK Bakanlık ceza kararını ve kısmi kapatmayı açıkladı. Ancak kamuoyuna açıklanan bilgilerde kirliliğin tamamen giderildiği, dere yatağının temizlendiği, tarım alanlarının güvenli olduğu, yeraltı suyunda risk kalmadığı veya bağımsız izleme süreci başlatıldığı yönünde bilgi bulunmuyor. Bu nedenle Çatalağaç Deresi dosyasında en kritik başlık, cezanın miktarı değil; kirliliğin kaynağı, yayılımı, etkisi, temizliği ve sorumluluğudur. YANIT BEKLEYEN SORULAR Çatalağaç Deresi dosyasında kamuoyunun yanıt beklediği sorular şunlardır: Ceza kesildikten sonra atık su deşarjı tamamen durduruldu mu? Kapatılan yeraltı galerisi dışında sahadaki üretim devam ediyor mu? Taban suyunu kontrol altına alacak havuz tamamlandı mı? Çatalağaç Deresi’nden su, çamur ve sediment numunesi alındı mı? Yeraltı suyu için izleme kuyusu açıldı mı? Tarım alanlarından toprak numunesi alındı mı? Bakır, kurşun, çinko, kadmiyum, arsenik ve sülfat değerleri kaç çıktı? Kirleticiler içme-kullanma suyu kaynaklarına veya tarım alanlarına ulaştı mı? Kirlenen dere yatağı için temizlik ve rehabilitasyon programı başlatıldı mı? Islah süreci için takvim, sorumlu kurum ve şirket yükümlülüğü belirlendi mi? ÇED olumlu kararı verilen kapasite artışı dosyası, üçüncü ihlal sonrası yeniden değerlendirilecek mi? GİRESUN’DA MADEN DOSYASI ARTIK DENETİM VE ONARIM DOSYASIDIR Alagöz Madencilik’e kesilen 2 milyon 517 bin TL ceza, Çatalağaç Deresi’nde yaşanan çevre kirliliğinin yalnızca idari yaptırım boyutunu gösteriyor. Asıl mesele, aynı ihlalin üçüncü kez yaşanması ve önceki cezaların kirliliği önlemeye yetmemesidir. Bölgede çevresel riskin bittiğinin söylenebilmesi için yalnızca ceza kararı yeterli değildir. Su, sediment, toprak ve yeraltı suyu analizleri, temizlik planı, ıslah takvimi, bağımsız denetim sonuçları ve şirketin üstlendiği çevresel sorumluluk kamuoyuna açıklanmalıdır. Çatalağaç Deresi için yanıt bekleyen soru artık yalnızca “ceza kesildi mi?” değildir. Asıl sorular şunlardır: İhlal tamamen önlendi mi, dereye ve toprağa ne karıştı, yeraltı suları etkilendi mi, tarım alanları güvenli mi, bu bölge kim tarafından ve hangi takvimle ıslah edilecek? KAYNAKÇA Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı: Giresun’da çevreyi kirleten madene kısmi kapatma ve 3 katı para cezası. ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü: Giresun’da çevreyi kirleten madene kısmi kapatma ve 3 katı para cezası. Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü: Alagöz Maden kapasite artışı ve ÇED süreci duyuruları. 2872 Sayılı Çevre Kanunu: Kirletenin çevresel zararın giderilmesine ilişkin sorumluluğu. USGS: Mine drainage ve asidik maden drenajı açıklamaları. EPA: Abandoned mine drainage ve ağır metal kirliliği açıklamaları. TEMA Vakfı: Şebinkarahisar maden atık barajı çökmesi ve uzun vadeli kirlilik değerlendirmesi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.