Hava Durumu

#Randıman

Giresun Sonhaber - Randıman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Randıman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FINDIKTA ÜRETİCİYE AĞIR DARBE: 165 TL/KG Haber

FINDIKTA ÜRETİCİYE AĞIR DARBE: 165 TL/KG

FINDIKTA ÜRETİCİYE AĞIR DARBE: 165 TL/KG Giresun'da 50 randıman fındık serbest piyasada 165 TL'ye kadar geriledi. TMO'nun 255 TL'lik alım fiyatıyla makas 90 TL'ye çıktı. Üretim maliyetini bile karşılayamayan fiyatlar, Karadeniz'in sarı altınında krizi derinleştiriyor. GİRESUN – 5 KASIM 2026 Giresun'da fındık üreticisinin bekleyişi yerini büyük bir ekonomik kaygıya bıraktı. Sezon başında yüksek fiyat umuduyla bahçesine giren üretici, bugün kilogramı 165 TL'ye kadar gerileyen serbest piyasa fiyatıyla karşı karşıya. Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 TL'lik alım fiyatı ile serbest piyasa arasındaki fark 90 TL'ye ulaştı. Gübre, ilaç, işçilik, hasat ve taşıma giderleri artarken ürün fiyatlarının gerilemesi, üreticinin kazancını eritiyor. Ortaya çıkan tablo, Giresun'un en önemli tarımsal ürününü yeniden tartışmanın merkezine taşıdı: Fındığı, üreticiyi ve Karadeniz'in sarı altınını kim koruyacak? 255 TL'LİK FINDIK 165 TL'YE GERİLEDİ! Tarım ve Orman Bakanlığının 6 Ağustos 2026'da duyurduğu TMO alım fiyatları, yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre Giresun kalite için 255 TL, Levant kalite için 250 TL olarak belirlendi. Alımlar 24 Ağustos'ta başladı. Ancak kamu alım fiyatı ile serbest piyasa arasındaki fark sezon ilerledikçe büyüdü. Giresun'da bugün bildirilen 165 TL'lik serbest piyasa fiyatı esas alındığında, TMO'nun Giresun kalite alım fiyatıyla aradaki fark yüzde 35,3'e ulaşıyor. Bu fark, bir ton fındıkta tam 90 bin TL ediyor. SEZON BAŞINDA UMUT, KASIM AYINDA HAYAL KIRIKLIĞI! 2026 fındık sezonunda fiyatlar üreticinin beklentilerini karşılayamadı. Eylül sonunda Giresun kalite fındık için serbest piyasada 190-200 TL bandında fiyatlar bildirilirken, 21 Ekim'de fiyatlar 170-175 TL seviyelerine geriledi. 23 Ekim'de Giresun merkezde 165-170 TL aralığı da yerel basına yansıdı. 5 Kasım itibarıyla bildirilen 165 TL'lik fiyat, piyasadaki düşük seyrin devam ettiğini gösteriyor. TMO'nun sezon başında açıkladığı alım fiyatı değişmezken, serbest piyasada üreticinin karşılaştığı rakamlar kamu alım fiyatının oldukça altında kaldı. FİSKOBİRLİK ÜRETİCİNİN YARASINA MERHEM OLABİLDİ Mİ? Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK), sezon başında üreticiye alternatif bir alım kanalı olarak piyasaya girdi. Eylül ayında yayımlanan fiyat bilgilerine göre Giresun kalite tombul fındıkta ortak üreticilere 210 TL, ortak olmayanlara 205 TL; Levant kalitede ise ortaklara 195 TL, ortak olmayanlara 185 TL alım fiyatı bildirildi. Randıman, coğrafi işaret ve nakliye destekleri de duyuruldu. Ancak bu fiyatlar da TMO'nun 255 TL'lik Giresun kalite alım fiyatının altında kaldı. FİSKOBİRLİK'in 5 Kasım itibarıyla geçerli güncel fiyat tarifesi ve sezon boyunca satın aldığı toplam fındık miktarı için ayrıca kurum teyidi gerekiyor. MALİYET 233 TL, SATIŞ 165 TL: ÜRETİCİ NASIL AYAKTA KALACAK? Fındık üreticisinin karşı karşıya bulunduğu en önemli sorunlardan biri de üretim maliyeti. Giresun Sonhaber'in 21 Ekim tarihli araştırmasında kullanılan örnek üretim hesabında kilogram maliyeti 233,33 TL olarak hesaplandı. Bugünkü 165 TL'lik serbest piyasa fiyatı bu maliyetle karşılaştırıldığında kilogram başına 68,33 TL açık oluşuyor. Bir ton fındıkta bu fark 68 bin 330 TL'ye ulaşıyor. Bu hesap, bütün üreticiler için geçerli kesin zarar tutarı değil. Bahçenin verimi, işçilik yöntemi, arazi yapısı ve girdi giderleri maliyeti değiştiriyor. Ancak rakamlar, özellikle düşük verim alınan ve ücretli işçilik kullanılan bahçelerde üretim ekonomisinin ne kadar zorlandığını ortaya koyuyor. TMO ALIM YAPIYOR, AMA FİYAT MAKASI KAPANMIYOR! TMO, 2026 sezonunda fındık alımlarını sürdürürken üreticilere ürün bedeli ödemeleri de gerçekleştiriyor. Kurumun son açıklamasına göre 8-14 Ekim tarihleri arasında teslim edilen fındıklar için 4 milyar 925 milyon TL üreticilerin banka hesaplarına aktarıldı. Buna karşın serbest piyasa fiyatının TMO seviyesinin çok altında kalması, kamu alımlarının piyasa üzerindeki etkisini yeniden gündeme getiriyor. Üreticinin ürününü neden daha düşük fiyatla serbest piyasaya sattığı; randevu ve teslim koşulları, nakit ihtiyacı, depolama imkânları ve ürün kabul şartları çerçevesinde araştırılması gereken temel konular arasında bulunuyor. FINDIK VAR, EMEK VAR; PEKİ KAZANÇ NEREDE? Giresun ekonomisinin temel dayanaklarından biri olan fındıkta üretici, bir yandan üretim giderleriyle diğer yandan piyasa fiyatlarıyla mücadele ediyor. Gübreleme, budama, hastalık ve zararlı mücadelesi, ot temizliği, hasat, kurutma ve nakliye gibi işlemler üreticinin yıl boyunca katlandığı giderleri oluşturuyor. Kahverengi kokarca tehdidi ve iklim koşullarına bağlı verim kayıpları da üretim riskini artırıyor. Fındık yalnızca hasat döneminde gelir sağlayan bir ürün değil. Bahçelerin bakımından ticarete, nakliyeden işçiliğe kadar geniş bir ekonomik faaliyeti ayakta tutuyor. Bu nedenle üreticinin gelir kaybı, bölgedeki diğer ekonomik faaliyetleri de etkileyebilecek bir sorun olarak öne çıkıyor. KARADENİZ'İN SARI ALTININI KİM KORUYACAK? Giresun'da bugün asıl tartışma yalnızca fındığın kilogram fiyatı değil, üreticinin emeğinin hangi mekanizmayla korunacağı. TMO'nun açıkladığı alım fiyatıyla serbest piyasa arasındaki 90 TL'lik fark, önemli soruları beraberinde getiriyor. Kamu alım fiyatı serbest piyasaya neden yeterince yansımıyor? FİSKOBİRLİK'in piyasa üzerindeki etkisi neden sınırlı kalıyor? Üretim maliyetleri yükselirken üreticinin gelirini koruyacak hangi önlemler uygulanacak? Küçük üreticinin finansman ve depolama sorunları nasıl çözülecek? Giresun fındığının kalitesini ve üreticinin kazancını birlikte koruyacak kalıcı bir piyasa düzeni kurulabilecek mi? Fındığın geleceği açısından bu soruların yanıtı yalnızca bir sezonun fiyatını değil, gelecek yıllardaki üretim kararlarını da etkileyecek. ÜRETİCİYİ KORUMAYAN BİR PİYASADA FINDIĞIN GELECEĞİ NE OLACAK? Giresun serbest piyasasında 50 randıman fındık için bildirilen 165 TL'lik fiyat, sezon başındaki beklentilerle bugünkü tablo arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor. TMO'nun 255 TL'lik alım fiyatı, FİSKOBİRLİK'in sezon içerisinde duyurulan fiyatları ve artan üretim maliyetleri birlikte değerlendirildiğinde, üreticinin satış kanalına bağlı olarak çok farklı gelirlerle karşı karşıya kaldığı görülüyor. Karadeniz'in sarı altını fındık, üreticisi emeğinin karşılığını alamadığı sürece gerçek değerine ulaşabilecek mi? KAYNAKLAR: Tarım ve Orman Bakanlığı 6 Ağustos 2026 TMO fiyat açıklaması; TMO ürün bedeli ödeme duyuruları; FİSKOBİRLİK alımlarına ilişkin 2026 yerel basın açıklamaları; Giresun Sonhaber 25 Ağustos, 30 Eylül ve 21 Ekim 2026 tarihli arşiv haberleri; 5 Kasım 2026 Giresun serbest piyasa fiyat bildirimi.

TÜRK FINDIĞINDA KALİTE ALARMI: ULUSLARARASI PİYASADAN FİYAT UYARISI Haber

TÜRK FINDIĞINDA KALİTE ALARMI: ULUSLARARASI PİYASADAN FİYAT UYARISI

TÜRK FINDIĞINDA KALİTE ALARMI: ULUSLARARASI PİYASADAN FİYAT UYARISI Uluslararası tarım ürünleri piyasasını izleyen Mundus Agri, Türkiye'de 2026 mahsulü fındıkta kalite sorunlarının yaygınlaştığını bildirdi. Yayına göre TMO ve Ferrero'nun yüksek miktarda ürünü kabul etmemesi, piyasada kaliteli hammadde teminine ilişkin endişeleri artırırken gelecek aylarda fiyat dalgalanmaları yaşanabileceği değerlendiriliyor. Uluslararası tarımsal emtia yayın kuruluşu Mundus Agri, 22 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı piyasa değerlendirmesinde Türk fındık sektörünün karşı karşıya bulunduğu kalite sorunlarını gündeme taşıdı. Ordu merkezli piyasa değerlendirmesinde, fındıkta kalite sorununun yaygın olduğu, alım fiyatlarında değişimler yaşandığı ve ihracat performansının beklentilerin altında kaldığı belirtildi. TMO VE FERRERO'NUN ALIMLARINDA KALİTE SORUNU Mundus Agri'nin haberine göre Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile uluslararası gıda şirketi Ferrero, kalite sorunları nedeniyle yüksek miktarda fındığı alım için kabul etmedi. Haberde, TMO'nun bazı kalite kriterlerini esnetmesine rağmen sezon sonunda gerçekleştirebileceği toplam alım miktarına ilişkin beklentilerin aşağı yönlü değiştiği ifade edildi. Başlangıçta 200 bin ile 250 bin ton arasında öngörülen alım miktarının, 150 bin ile 200 bin ton düzeyinde kalabileceği değerlendirildi. Ancak bu rakamlar gerçekleşmiş alım miktarları değil, uluslararası piyasa yayınında yer alan tahminlerdir. KALİTELİ FINDIKTA ARZ SORUNU YAŞANABİLİR Piyasa değerlendirmesinde dikkat çekilen bir diğer konu, kalite sorunlarının ticarete sunulan fındığın niteliği üzerindeki olası etkileri oldu. Kalite standartlarını karşılayan ürün miktarının sınırlanması halinde, özellikle sanayi ve ihracat için uygun hammadde temininde güçlükler yaşanabileceği değerlendiriliyor. Mundus Agri, bu durumun önümüzdeki aylarda fiyatlarda ani yükselişlere yol açabileceğine ilişkin piyasa beklentilerini aktardı. Bununla birlikte söz konusu değerlendirme, fiyatların kesin olarak yükseleceği anlamına gelmiyor. Fiyatların yönü; üreticilerin satış kararları, sanayi kuruluşlarının stokları, ihracat talebi ve piyasaya sunulan ürün miktarına bağlı olacak. GİRESUN FINDIĞI İÇİN KALİTE DAHA DA ÖNEM KAZANIYOR Uluslararası piyasalarda kalite konusunun öne çıkması, Giresunlu fındık üreticileri açısından da önem taşıyor. Ürünlerin sağlam iç oranı, randımanı, nem durumu ve diğer kalite özellikleri, satış fiyatı ile alıcıların kabul koşullarını doğrudan etkileyebiliyor. Kalite standartlarını karşılayan fındığa yönelik talebin artması, uygun nitelikte ürün bulunduran üreticiler için pazarlama avantajı oluşturabilir. Buna karşılık kalite sorunu yaşayan üreticilerin ürünlerini değerlendirmesi güçleşebilir. Ancak Giresun'daki üreticilerin ne kadarının bu durumdan etkilendiğini ortaya koyan güncel ve doğrulanmış il bazlı bir veri bulunmuyor. FINDIK PİYASASINDA GÖZLER YENİ ALIM VERİLERİNDE Mundus Agri'nin değerlendirmesi, 2026 fındık sezonunda yalnızca toplam üretim miktarının değil, ticarete uygun ürün miktarının da yakından izlenmesi gerektiğine işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde TMO'nun gerçekleşen alımları, özel sektörün hammadde talebi ve ihracat verileri, kalite sorunlarının piyasa üzerindeki etkisini daha somut biçimde ortaya koyacak. KAYNAKLAR Mundus Agri – Der AUDITOR, Hazelnuts: Quality Viewed as Widespread Problem, 22 Ekim 2026, saat 13.06. Orijinal haber. https://www.mundus-agri.eu/news/hazelnuts-quality-viewed-widespread-problem.n38256.html?utm_source=chatgpt.com Giresun Sonhaber, Fındıkta Üretici Makasta, 21 Ekim 2026. Giresun'daki fiyat ve maliyet koşullarına ilişkin önceki haber. Giresun Sonhaber, TMO Genel Müdürü Güldal Fındık Alım Merkezlerini Denetledi, 25 Ekim 2026. Randıman ve alım uygulamalarına ilişkin önceki haber.

TMO GENEL MÜDÜRÜ GÜLDAL FINDIK ALIM MERKEZLERİNİ DENETLEDİ Haber

TMO GENEL MÜDÜRÜ GÜLDAL FINDIK ALIM MERKEZLERİNİ DENETLEDİ

TMO GENEL MÜDÜRÜ GÜLDAL FINDIK ALIM MERKEZLERİNİ DENETLEDİ: RANDIMAN İDDİALARINA YANIT VERDİ Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, Sakarya ve Düzce'deki fındık alım merkezlerini ziyaret ederek üreticilerle görüştü. Pirahmetler'de 2 bin 200 tonu aşan alım miktarı, Kocaali'de kilogramı 265 liradan değerlendirilen fındık ve Yığılca'da farklı randıman oranlarına ilişkin iddialar ziyaretlerin öne çıkan başlıkları oldu. Toprak Mahsulleri Ofisinin 24 Ağustos 2026'da başlattığı fındık alım kampanyası devam ederken TMO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal, Sakarya ve Düzce'deki alım merkezlerinde incelemelerde bulundu. Güldal, numune alınmasından ürün analizine, fiyatlandırmadan depolamaya kadar alım sürecinin aşamalarını yerinde takip ederek üreticilerin talep ve önerilerini dinledi. PİRAHMETLER'DE 2 BİN 200 TONUN ÜZERİNDE FINDIK ALINDI Sakarya programına Pirahmetler Alım Merkezi'nden başlayan Güldal, kampanyanın başlangıcından itibaren merkezde 2 bin 200 tonun üzerinde fındık alımı gerçekleştirildiğini açıkladı. Numune alma, analiz ve depolama işlemlerini inceleyen Güldal, görevli personelden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyarete Erenler Ziraat Odası Başkanı Lütfü Akbıyık da katıldı. AKYAZI'DA ÜRETİCİLERİN TALEPLERİ DİNLENDİ Akyazı Alım Merkezi'nde üreticilerle buluşan Güldal, fındık teslimi ve alım sürecine ilişkin görüş ve beklentileri dinledi. Üreticinin emeğinin korunmasının TMO'nun öncelikleri arasında bulunduğunu belirtti. Güldal, “Bizim için her bir fındık tanesinde üreticimizin alın teri, emeği ve bir yıllık umudu var.” ifadelerini kullandı. Çiftçilerin emeklerinin karşılığını alabilmeleri için alım sürecinin bütün aşamalarında titizlikle çalışıldığını söyledi. Akyazı'daki programa Akyazı Ziraat Odası Başkanı Ali Şener Bayraktar da eşlik etti. SAKARYA'DA 14 ALIM NOKTASINDA 20 EKİP GÖREV YAPIYOR Sakarya Başmüdürlüğünü ziyaret eden Güldal, il genelinde 14 alım noktasında 20 ekiple yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Program kapsamında yapımı devam eden yeni hizmet binasını da inceleyen Güldal, inşaatın ilerleyişine ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Kurum hizmetlerinin etkin yürütülmesinde fiziki altyapının önemine dikkat çekti. KOCAALİ'DE ÇÜRÜK ORANI YÜZDE 0,57 ÇIKTI, FINDIK 265 LİRADAN DEĞERLENDİRİLDİ Kocaali Alım Merkezi'nde Aktaş köyünden üretici Aydın Kestane'nin fındığının analiz sürecine katılan Güldal, ürünün kalite sonuçlarını yerinde inceledi. Bahçe bakımı ve ilaçlama çalışmalarını düzenli yürüttüğü belirtilen Kestane'nin fındığında çürük oranı yüzde 0,57 olarak tespit edildi. Analiz sonucunda ürünün kilogram fiyatı 265 TL olarak hesaplandı. Güldal, bilinçli tarımsal uygulamaları nedeniyle üreticiye teşekkür ederek bahçe bakımından hasat sonrası işlemlere kadar gösterilen özenin ürün kalitesi açısından önemini vurguladı. Açıklanan 265 TL, söz konusu üreticinin analiz edilen ürününe ait fiyat olup bütün fındıklar için geçerli yeni bir genel alım fiyatı anlamına gelmiyor. KARASU'DA ÜRETİCİ ODAKLI ALIM POLİTİKASI VURGULANDI Karasu Alım Merkezi'nde çiftçilerle görüşen Güldal, TMO'nun üretimi ve üreticiyi destekleyen bir anlayışla faaliyet gösterdiğini belirtti. Kurumun alım politikalarının üreticilerin ihtiyaçları ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade eden Güldal, çiftçilerin ürünlerini daha kolay teslim edebilmesi amacıyla çok sayıda alım noktasının hizmete açıldığını hatırlattı. Üreticilerin görüş ve önerilerini dinleyen Güldal, sahadan gelen geri bildirimlerin hizmet kalitesinin geliştirilmesi bakımından önem taşıdığını kaydetti. HENDEK'TE ŞEFFAFLIK VE ZAMANINDA ÖDEME MESAJI Sakarya programının son durağı Hendek Alım Merkezi oldu. Ziyarette Güldal'a Sakarya Milletvekili Ali İnci, Hendek Belediye Başkanı İrfan Püsküllü, Hendek İlçe Başkanı Adem Öz ve Hendek Ziraat Odası Başkanı Hayri Dursun eşlik etti. Fındığın hem üreticiler hem de ülke ekonomisi açısından stratejik önem taşıdığını belirten Güldal, numune alma, analiz, fiyatlandırma ve depolama işlemlerinin şeffaflık, güven ve titizlik ilkeleri doğrultusunda yürütüldüğünü söyledi. Güldal, fındık bedellerinin taahhüt edilen süre içerisinde üreticilerin hesaplarına aktarıldığını belirterek güçlü altyapı ve uzman personelle hizmet verdiklerini ifade etti. DÜZCE MEKSA ALIM MERKEZİNDE ÜRETİCİLERLE BULUŞTU Sakarya ziyaretlerinin ardından Düzce'ye geçen Güldal, Meksa Alım Merkezi'ndeki faaliyetleri inceledi. Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun ve Düzce İl Başkanı Hasan Şengüloğlu'nun katıldığı buluşmada üreticiler, fındık alım sürecindeki deneyimlerini ve değerlendirmelerini paylaştı. Güldal, üreticilerin memnuniyetinin ve TMO'ya duydukları güvenin önemine dikkat çekerek çiftçilerin ihtiyaçlarına cevap veren hizmet anlayışının sürdürüleceğini belirtti. DÜZCE TARIM FUARINDA SEKTÖR TEMSİLCİLERİYLE GÖRÜŞTÜ Düzce programında Tarım Fuarı'nı da ziyaret eden Güldal, üreticiler ve sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Fuardaki stantları gezen Güldal, tarımsal üretimde kullanılan yeni teknolojiler ve sektördeki gelişmeler hakkında bilgi aldı. Tarım sektörünün farklı paydaşlarını buluşturan organizasyonların önemine işaret etti. YIĞILCA'DA RANDIMAN İDDİALARINA AÇIKLAMA Düzce programının devamında Yığılca Alım Merkezi'ni ziyaret eden Güldal, fındık alımlarında şeffaflık, güven, hakkaniyet ve üretici memnuniyetinin temel ilkeler olduğunu vurguladı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, Yığılca Belediye Başkanı Selami Savaş ve Yığılca Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Yıldırım'ın da katıldığı ziyarette basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Güldal, bazı yayın organlarında gündeme gelen aynı ürüne farklı alım noktalarında farklı randıman oranları verildiği yönündeki iddialara yanıt verdi. Güldal, haberlere konu edilen ürünlerin aynı olmadığını belirterek açıklamalarda adı geçen kişinin de bu durumu kabul ettiğini söyledi. TMO'ya duyulan üretici güveninin kendileri açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Güldal, bu güveni korumak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti. Söz konusu randıman tartışmasına ilişkin bu değerlendirmeler Güldal'ın açıklamalarını yansıtıyor. İddianın bağımsız inceleme sonucuyla kesin olarak çözümlendiğine ilişkin ayrıca bir belge paylaşılmadı. YIĞILCA'DA KAHVERENGİ KOKARCA VE ÇÜRÜK ORANI GÜNDEME GELDİ Yığılca'daki incelemelerde fındık üretiminde kaliteyi etkileyen çürük oranı ve kahverengi kokarca zararlısının yol açtığı zarar da ele alındı. TMO'nun açıklamasında, bilinçli ve doğru tarımsal uygulamalar sayesinde Yığılca'da çürük oranı ile kahverengi kokarcanın yol açtığı zararın ülke genelindeki seviyelere kıyasla düşük düzeylerde bulunduğu belirtildi. Bu değerlendirmeye ilişkin karşılaştırmalı sayısal veriler açıklamada yer almadı. YIĞILCA BELEDİYESİNE ZİYARET Güldal'ın Düzce programındaki son durağı Yığılca Belediyesi oldu. Belediye Başkanı Selami Savaş ile görüşen Güldal, TMO'nun ilçede yürüttüğü faaliyetleri değerlendirdi. Ziyaretlerin sonunda üreticilere, kurum çalışanlarına, ziraat odalarına ve çalışmalara destek veren yerel yöneticilere teşekkür ederek bereketli bir sezon temennisinde bulundu. GİRESUNLU FINDIK ÜRETİCİLERİ AÇISINDAN NE ANLAMA GELİYOR? TMO'nun Sakarya ve Düzce'deki incelemelerinde gündeme gelen randıman, çürük oranı, fiyatlandırma, ürün teslimi ve ödeme süreçleri, Giresunlu fındık üreticilerini de yakından ilgilendiriyor. Özellikle Kocaali'deki ürün analizinde kilogram fiyatının 265 TL olarak hesaplanması ve Yığılca'daki randıman iddialarına verilen yanıt, üreticilerin kalite değerlendirme süreçlerine ilişkin sorularını yeniden gündeme taşıyor. Ancak TMO'nun bu açıklamasında Giresun için yeni bir alım fiyatı, kota düzenlemesi veya ilave alım merkezi kararı bulunmuyor.

FINDIKTA ÜRETİCİ MAKASTA Haber

FINDIKTA ÜRETİCİ MAKASTA

36s FINDIKTA ÜRETİCİ MAKASTA: SATIŞ FİYATI MALİYETİ KARŞILAMIYOR! Serbest piyasada 175 TL, FİSKOBİRLİK’te 190 TL, TMO’da 255 TL! Giresun'da fındık üreticisi 2026 sezonunda da aradığını bulamadı. Kahverengi kokarca, değişen iklim koşulları, düşük verim ve artan maliyetler üreticinin kazancını eritti. Kilogram maliyetinin 233,33 TL'ye ulaştığı örnek üretim koşullarında serbest piyasadaki 175 TL'lik fiyat giderleri bile karşılamıyor. Alım kanalları arasındaki fark ise bir ton fındıkta 80 bin TL'ye çıkıyor. FINDIKTA FİYAT VAR, KAZANÇ YOK! Giresun'da 2026 fındık sezonu, üretimden pazarlamaya kadar yaşanan sorunlarla geride kalırken, fiyatlardaki gerileme üreticinin ekonomik sıkıntılarını daha da artırdı. 20 Ekim tarihli yerel piyasa haberlerinde Giresun merkezde alım fiyatlarının 170–175 TL bandına kadar gerilediği bildirildi. FİSKOBİRLİK'e ürün teslim etmek isteyen ortak üreticilerin 21 Ekim'de aktardığı Giresun kalite fiyatı ise 190 TL. TMO'nun 50 randıman Giresun kalite fındık için açıkladığı resmî fiyat 255 TL. Böylece bildirilen 175 TL'lik serbest piyasa alım fiyatıyla TMO arasında kilogram başına 80 TL, bir ton üründe 80 bin TL fark oluşuyor. Ancak kalite, randıman, ödeme ve teslim koşulları dikkate alınmadan bu farkın her üretici için aynı olacağı söylenemiyor. 100 KİLOGRAM FINDIKTA 5.833 TL GİDER AÇIĞI Giresun Sonhaber'in 19 Temmuz 2026 tarihinde yayımladığı maliyet araştırmasında, bütün bakım ve hasat işlerinin dışarıdan yaptırıldığı, dekardan 100 kilogram ürün alınan örnek bahçede kilogram başına doğrudan nakit maliyet 233,33 TL hesaplandı. Bu hesaba göre üretici, 100 kilogram fındığını 175 TL'den sattığında 17 bin 500 TL gelir elde ediyor. Buna karşılık 23 bin 333 TL'lik üretim giderinin 5 bin 833 TL'sini karşılayamıyor. Aynı ürün TMO'ya 255 TL'den satılabildiğinde ise doğrudan giderlerin ardından 2 bin 167 TL kalıyor. Üreticinin kendi emeği, arazi ve sermaye maliyetleri de düşünüldüğünde bu tutar net kâr anlamına gelmiyor. VERİM DÜŞÜYOR, MALİYET KATLANIYOR Giresun'da yaşlanan fındık bahçeleri, miras yoluyla parçalanan araziler ve yüksek eğimli alanlarda artan işçilik giderleri, üreticinin en önemli yapısal sorunları arasında bulunuyor. Aynı maliyet araştırmasında dekardan 80 kilogram verim alınması durumunda kilogram maliyeti 287,16 TL'ye yükseliyor. Düz ve mekanizasyona uygun arazilerle Giresun'un eğimli, küçük ve parçalı bahçelerinde üretim yapmanın maliyeti aynı değil. Buna rağmen alım fiyatları belirlenirken aynı kalite ve randımandaki ürünün üretildiği arazinin maliyet farklılığı doğrudan dikkate alınmıyor. Üstelik kahverengi kokarcayla mücadele, değişken iklim koşulları ve yaşlanan bahçelerin yenilenme ihtiyacı üreticinin üzerindeki ekonomik baskıyı artırıyor. FİYAT MAKASI NEDEN KAPANMIYOR? Fındıkta serbest piyasa, FİSKOBİRLİK ve TMO arasında oluşan fiyat farkı, üreticinin pazarlama gücünü yeniden tartışmaya açıyor. Üreticinin örgütlü gücünü temsil eden kooperatiflerin piyasa içindeki konumu, yerel alıcıların fiyat oluşumundaki rolü ve lisanslı depoculuk imkânlarının küçük üreticilere ne ölçüde ulaştığı önem kazanıyor. Fiyatların farklı olması tek başına hukuka aykırı bir durumun göstergesi değil. Ancak üreticinin aynı sezon içinde bu kadar farklı alım teklifleriyle karşılaşması, fiyat oluşumunun ve satış koşullarının daha şeffaf biçimde açıklanmasını gerekli kılıyor. ÜRETİCİ GELECEK YIL BAHÇESİNE HANGİ PARAYLA BAKACAK? Fındık üreticisi bugün iki yönlü ekonomik baskıyla karşı karşıya. Bir tarafta üretim maliyetiyle satış fiyatı arasındaki açık, diğer tarafta alım kanalları arasında büyüyen fiyat farkı bulunuyor. Üretici, fındığını satarak yalnızca geçmiş yılın masraflarını karşılamıyor. Gelecek yılın gübresini, ilacını, işçiliğini ve bahçe bakımını da bu gelirle finanse etmek zorunda. 2026 sezonunda ortaya çıkan tablo, fındıkta asıl sorunun yalnızca satış fiyatı olmadığını gösteriyor. Üretimin sürdürülebilirliği de giderek önem kazanıyor. Üretici bir yıllık emeğinin karşılığını alamaz, maliyetini karşılayamaz ve bahçesini yenileyemezse, gelecek yıl üretime nasıl devam edecek?

FINDIK ÜRETİCİSİNE İKİ ÖDEMEDE 2 MİLYAR 854 MİLYON TL Haber

FINDIK ÜRETİCİSİNE İKİ ÖDEMEDE 2 MİLYAR 854 MİLYON TL

FINDIK ÜRETİCİSİNE İKİ ÖDEMEDE 2 MİLYAR 854 MİLYON TL TMO, 27 Ağustos–2 Eylül 2026 tarihleri arasında teslim edilen fındıklar için 902 milyon TL, 3–9 Eylül teslimleri için ise 1 milyar 952 milyon TL ödeme yaptı. Böylece son iki ödeme diliminde fındık üreticilerinin hesaplarına aktarılan tutar 2 milyar 854 milyon TL’ye ulaştı. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 30 Eylül’de açıkladığı yeni ödeme, serbest piyasada fiyatların TMO seviyesinin belirgin biçimde altında kaldığı bir dönemde geldi. TMO’nun 2026/27 sezonu için 50 randıman Giresun kalite fındıkta açıkladığı alım fiyatı 255 TL/kg, Levant kalitede ise 250 TL/kg. TMO’nun gerçekleştirdiği son ödemeler, kamu alım sisteminin yalnız fiyat açıklamakla kalmadığını, teslim edilen ürünlerin bedellerinin üretici hesaplarına aktarılmaya devam ettiğini de ortaya koydu. FİSKOBİRLİK FİSKOBİRLİK’in 2026 sezonunda kooperatif ortakları için açıkladığı ilk alım fiyatı 50 randıman Giresun kalite fındıkta 210 TL/kg, Levant kalitede 195 TL/kg seviyesinde kaldı. Çeşitli ek ödemeler ve alışveriş çeki uygulaması bulunmasına rağmen baz fiyat karşılaştırmasında TMO, Giresun kalite fındıkta kilogram başına 50 TL daha yüksek fiyat uyguluyor. Bu nedenle sezonun mevcut fiyat tablosunda üreticinin önündeki kamu alım seçeneğinde TMO belirgin biçimde öne çıkıyor. SERBEST PİYASA 30 Eylül itibarıyla yayımlanan bölgesel piyasa verilerinde Giresun kalite fındık 190–200 TL, Levant kalite ise 185–190 TL bandında gösteriliyor. Buna karşılık TMO, aynı 50 randıman esasına göre Giresun kaliteyi 255 TL’den, Levant kaliteyi 250 TL’den alıyor; 50 randımanın üzerindeki ürünlere ayrıca randıman farkı ödüyor. Böylece Giresun’da dahi TMO ile serbest piyasa arasında ürüne göre kilogram başına yaklaşık 55–65 TL’ye varan fiyat farkı oluşuyor. Üreticinin 185–200 TL bandındaki piyasa fiyatıyla karşı karşıya kaldığı bu dönemde TMO’nun hem 255 TL’lik alım fiyatını koruması hem de teslim edilen ürünlerin bedelini açıklanan ödeme takvimiyle banka hesaplarına aktarması, kamu alımının piyasadaki önemini daha görünür hale getiriyor. TMO’nun 30 Eylül ödeme programında ayrıca hububat için 1 milyar 106 milyon TL, haşhaş kapsülü ve tohumu için 59 milyon TL, yeşil mercimek için 193 milyon TL olmak üzere fındık dahil toplam 3 milyar 310 milyon TL üretici hesaplarına yatırıldı.

FINDIKTA 902 MİLYON TL HESAPLARA YATTI Haber

FINDIKTA 902 MİLYON TL HESAPLARA YATTI

FINDIKTA 902 MİLYON TL HESAPLARA YATTI Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2026 ürünü fındık alımlarında yeni ödeme dilimini üreticilerin hesaplarına aktardı. 27 Ağustos-2 Eylül tarihleri arasında TMO’ya teslim edilen fındıkların karşılığı olarak 902 milyon TL ödeme gerçekleştirildi. Toprak Mahsulleri Ofisi, 2026 yılı ürün alım bedeli ödemelerinin devam ettiğini açıkladı. TMO’nun 23 Eylül’de duyurduğu ödeme programına göre, 27 Ağustos-2 Eylül tarihleri arasında teslim edilen fındık için 902 milyon TL, üreticilerin banka hesaplarına yatırıldı. TOPLAM ÖDEME 3 MİLYAR 592 MİLYON TL TMO’nun bugün gerçekleştirdiği ödeme yalnızca fındığı kapsamıyor. Aynı ödeme programında 27 Ağustos-2 Eylül tarihleri arasında teslim edilen hububat için 2 milyar 501 milyon TL, 2-8 Eylül arasında teslim edilen haşhaş kapsülü ve tohumu için 142 milyon TL, 31 Ağustos-2 Eylül arasında teslim edilen yeşil mercimek için ise 47 milyon TL ödeme yapıldı. Böylece üreticilerin hesaplarına aktarılan toplam tutar 3 milyar 592 milyon TL’ye ulaştı. GİRESUN KALİTE FINDIKTA FİYAT 255 TL Fındık üretiminin merkezlerinden Giresun’u doğrudan ilgilendiren ödeme, TMO’nun 24 Ağustos’ta başlattığı 2026/27 kabuklu fındık alım kampanyasının yeni ödeme dilimini oluşturuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sezon başında yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre Giresun kalite fındığın kilogram fiyatı 255 TL, levant kalite fındığın fiyatı ise 250 TL olarak belirlenmişti. Yüzde 50 randımanın üzerindeki her 1 randıman için Giresun kalite fındığa kilogram başına 5,10 TL ilave fiyat uygulanıyor. TMO’nun alım esaslarına göre ürün bedelleri, fındığın teslim edilmesini takip eden 21’inci günden itibaren üreticilerin banka hesaplarına aktarılıyor. Kurum, ödemesi gerçekleştirilen üreticilerin SMS ile bilgilendirildiğini ve ürün bedeli ödemelerinin periyodik olarak devam edeceğini bildirdi.

KİM VERDİ SİZE ÜRETİCİNİN ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI BELİRLEME YETKİSİNİ? Haber

KİM VERDİ SİZE ÜRETİCİNİN ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI BELİRLEME YETKİSİNİ?

KİM VERDİ SİZE ÜRETİCİNİN ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI BELİRLEME YETKİSİNİ? ÜRETİCİNİN YAŞAM KALİTESİNİ BELİRLEME YETKİSİNİ KİM VERDİ? TMO’NUN 255 TL’YE ALDIĞI FINDIĞIN BULUNDUĞU PİYASADA ÜRETİCİDEN 185 TL’YE FINDIK NASIL ALINIYOR? TMO, 2026 ürünü Giresun kalite fındığın kilogramına 255 TL, Levant kaliteye 250 TL fiyat açıklamış ve alıma başlamış durumda. Buna karşılık 17 Eylül 2026’da Karadeniz’in bazı üretim merkezlerinde piyasa fiyatları 185 TL seviyelerine kadar iniyor. Elbette kalite, randıman ve bölgesel farklılıklar hesaba katılmalı. Ancak kilogramda 60–70 liraya ulaşabilen bu uçurum karşısında artık yalnızca “serbest piyasa” denilip geçilebilir mi? Üreticiden alım yapan tüccarlar gerçekten birbirleriyle rekabet ediyor mu, yoksa fiyat rekabetini ortadan kaldıran doğrudan ya da dolaylı bir koordinasyon mu var? Rekabet Kurulu’nun geçmişte fındık alıcıları arasında bilgi değişimini soruşturmuş ve Düzce’de ihlal tespit etmiş olması nedeniyle bu soru bugün çok daha ciddi biçimde cevap bekliyor. (Tarım ve Orman Bakanlığı) TMO’nun 6 Ağustos 2026’da açıkladığı resmî fiyat ortada: Giresun kalite fındık 255 TL/kg. Levant kalite 250 TL/kg. Üstelik yüzde 50 randımanın üzerindeki ürün için ilave randıman bedeli de ödeniyor. TMO alımları 24 Ağustos’ta başladı. (Tarım ve Orman Bakanlığı) Peki aynı ülkenin, aynı sezonun, aynı tarım ürününde üreticinin karşısına neden 175, 180, 185, 190 liralık fiyatlar çıkıyor? 17 Eylül 2026 tarihli piyasa verilerinde Samsun merkezde tombul fındığın 185 TL, Levant kalitenin 180 TL; Ordu’da bazı kalite gruplarının yaklaşık 185 TL seviyelerinde olduğu bildiriliyor. Giresun’da fiyat daha yüksek olmakla birlikte yine TMO’nun resmî fiyatının altında seyrediyor. (Haberlisin) Burada kalite ve randıman farklarını yok sayarak “TMO’daki 255 liralık ürünün aynısı her yerde 185 liraya alınıyor” demek doğru olmaz. Ama bu teknik ayrıntı büyük soruyu ortadan kaldırmıyor: TMO’nun 250–255 TL’lik müdahale fiyatı varken Karadeniz’in geniş bir bölümünde piyasanın bunun onlarca lira altında oluşmasının ekonomik sebebi nedir? KİM VERDİ SİZE BU YETKİYİ? Fındığın fiyatı yalnızca bir ürünün fiyatı değildir. O fiyat; üreticinin çocuğunun eğitim masrafıdır, evine götüreceği ekmektir, gelecek yıl bahçesine yapacağı gübredir, işçinin ücretidir, kredi borcudur, elektrik faturasıdır, bir ailenin bir yıllık yaşam standardıdır. Kilogram başına üreticinin cebinden eksilen 10 lira, 20 lira, 50 lira yalnızca ticari bir rakam değildir. Ton başına on binlerce liradır. Binlerce üretici düşünüldüğünde milyarlarca liraya ulaşabilecek bir gelir transferinden söz ediyoruz. O nedenle üreticinin sorması gereken soru : Benim ürünümün gerçek değerini kim belirliyor? Devletin kurumu mu? Gerçekten rekabet eden serbest piyasa mı? Yoksa birkaç büyük alıcının etrafında şekillenen satın alma sistemi mi? SERBEST PİYASA DEDİĞİNİZ ŞEY GERÇEKTEN SERBEST Mİ? Serbest piyasa demek, üreticinin karşısına çıkan bütün alıcıların aynı veya birbirine çok yakın rakamları yazması değildir. Serbest piyasa, alıcıların da birbirleriyle rekabet etmesi demektir. Bir tüccar 185 TL veriyorsa, yanındaki tüccarın daha fazla mal toplayabilmek için 190 TL vermesi gerekir. Başka biri 195 TL vermelidir. Talep yükseldiğinde fiyat yukarı gitmelidir. Üreticinin malı için alıcılar yarışmalıdır. Ama bunun yerine; bir ilçede 185, yan ilçede 185, başka bir alım noktasında yine aynı rakam, ertesi sabah herkesin fiyatı aynı anda değişiyorsa... O zaman kamu otoritesinin şu soruyu sorması gerekir: Bu fiyatlar gerçekten birbirinden bağımsız ticari kararlarla mı belirleniyor? ÇÜNKÜ FINDIKTA BU ŞÜPHE DAHA ÖNCE DE DEVLETİN ÖNÜNE GELDİ Bu soru hayalî değildir. Rekabet Kurulu, fındık sektöründe alıcıların fiyat davranışlarını geçmişte bizzat soruşturdu. Düzce’de fındık alım-satımı yapan teşebbüsler hakkında yürütülen soruşturma, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi kapsamında gerçekleştirildi. Kurulun 15 Ağustos 2024 tarihli kararında sekiz teşebbüsle ilgili süreç uzlaşmayla sonuçlandı. Dosyanın temel konusu, fındık alım ve satımı yapan teşebbüslerin rekabete aykırı biçimde hareket edip etmedikleriydi. (Rekabet Kurumu) Daha sonra Giresun, Samsun ve Trabzon dahil başka üretim bölgelerinde de fındık alıcılarının fiyat ve iletişim ilişkileri Rekabet Kurumu’nun incelemelerine konu oldu. Samsun dosyasının resmî konusu dahi son derece açıktı: “Fındık alımı ve satımı ile iştigal eden teşebbüslerin aralarında anlaşarak fındık alım fiyatlarını belirlemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri iddiası.” (Rekabet Kurumu) Demek ki devletin ilgili kurumu da şunu kabul ediyor: Fındık alıcılarının üreticiden alış fiyatını birlikte belirlemesi ihtimali, rekabet hukukunun doğrudan konusudur. ÖYLEYSE 2026 SEZONU NEDEN YENİDEN MERCEK ALTINA ALINMASIN? Bugün yapılması gereken herhangi bir tüccarı peşinen suçlu ilan etmek değildir. Tam tersine. Gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Rekabet Kurumu Karadeniz’de aynı anda yerinde inceleme yapmalıdır. Giresun'a bakmalıdır. Ordu'ya bakmalıdır. Samsun'a bakmalıdır. Trabzon'a bakmalıdır. Düzce'ye, Sakarya'ya ve diğer üretim merkezlerine bakmalıdır. Manavların günlük fiyatlarını karşılaştırmalıdır. Telefon ve elektronik yazışmalar incelenmelidir. Fiyat listelerinin hangi saatlerde kimlerden geldiğine bakılmalıdır. Hangi manavın hangi büyük alıcıya fındık topladığı belirlenmelidir. Üreticiden alış fiyatını manavın kendisinin mi belirlediği, yoksa üst alıcı tarafından mı fiyat verildiği ortaya çıkarılmalıdır. MANAV KENDİ FİYATINI BELİRLEYEBİLİYOR MU? Asıl cevaplanması gereken sorulardan biri budur. Bir manav bugün üreticiye: “Ben bu fındığa 10 lira fazla veriyorum.” diyebiliyor mu? Yoksa daha yüksek fiyat verdiği anda malı teslim ettiği büyük alıcıdan zarar mı ediyor? Bir büyük firma onlarca manava sabah: “Bugünün alım fiyatı budur.” diyorsa bunun hukuki ve ekonomik yapısı nedir? Manav gerçekten bağımsız tüccar mı? Yoksa büyük alıcı adına çalışan fiilî bir satın alma noktası mı? Bağımsız ise neden kendi fiyatını belirleyemiyor? Bağımsız değilse üretici bunu biliyor mu? FİYAT LİSTESİNİ KİM HAZIRLIYOR? Karadeniz'de üreticinin karşısına çıkan fiyatların oluşum zinciri açıklanmalıdır. Büyük ihracatçı fiyat mı gönderiyor? Kırıcı mı belirliyor? Manav mı belirliyor? Ticaret borsası mı referans oluyor? Birbirlerinin fiyatları WhatsApp gruplarından mı takip ediliyor? Gelecek gün uygulanacak fiyatlar önceden konuşuluyor mu? Bunların hiçbirini dışarıdan bakarak kesin olarak söyleyemeyiz. Ama devlet araştırabilir. Rekabet Kurumu araştırabilir. Ve araştırmalıdır. DEVLET YOK MU? İşte meselenin en kritik noktası burasıdır. Devlet yalnızca TMO üzerinden fiyat açıklayıp kenara çekilemez. Çünkü TMO'nun kuruluş ve müdahale mantığının önemli nedenlerinden biri zaten üreticinin pazarlama ve finansman kaynaklı sorunlarını azaltmaktır. Bakanlığın 2026 fiyat açıklamasında da bu amaç açık biçimde ifade edilmiştir. (Tarım ve Orman Bakanlığı) O halde şu sorunun cevabı gerekir: Devlet 255 TL fiyat açıklıyorsa bu fiyat piyasada neden karşılık bulmuyor? TMO yeterince ürün alabiliyor mu? Üretici randevuya ulaşabiliyor mu? Alım noktaları yeterli mi? Ödeme süresi üreticiyi tüccara yöneltiyor mu? Üretici borçları nedeniyle fındığını hemen satmak zorunda mı? Tüccarın nakit gücü TMO'nun müdahale gücünün önüne mi geçiyor? Ve en önemlisi: Alıcılar arasında gerçek fiyat rekabeti var mı? 255 TL VARSA 185 TL NASIL VAR? Bu sorunun cevabı yalnızca: “Serbest piyasa.” olamaz. Çünkü serbest piyasa bir sihirli kelime değildir. Fiyat düşüyorsa bunun ekonomik gerekçesi ortaya konulmalıdır. Arz mı fazla? Rekolte mi beklentinin üzerinde? İhracat talebi mi düştü? Stok mu çok yüksek? Avrupa sanayisi alımı mı azalttı? Yoksa alıcı tarafındaki yoğunlaşma ve pazarlık gücü mü fiyatı aşağı çekiyor? Bütün bunlar rakamlarla açıklanmalıdır. Aksi takdirde “serbest piyasa” sözü, hiçbir şeyi açıklamayan bir bahaneye dönüşür. ALİVRE SATIŞLAR AÇIKLANMALI Sektörün bir başka tartışması da sezon öncesi yapılan alivre satışlardır. Alivre satış kendi başına suç değildir. İhracatçı gelecekte teslim edeceği ürünü önceden satabilir. Ancak ihracatçı Avrupa’ya örneğin belirli bir dolar fiyatından büyük miktarda mal bağladıysa hasat başladığında kendi kârlılığı açısından mümkün olan en düşük maliyetle fındık toplamak isteyecektir. Bu da ticari açıdan anlaşılabilir. Ama burada kırmızı çizgi bellidir: O düşük maliyet, rakip alıcılar arasında anlaşarak üretici fiyatını aşağı çekmek suretiyle sağlanamaz. Bu nedenle 2026 ürünü için yapılan sezon öncesi ihracat ve alivre sözleşmeleri konusunda sektörün daha şeffaf olması gerekir. Kaç ton satıldı? Hangi tarihte satıldı? Hangi fiyatlardan satıldı? Hangi teslim vadeleri verildi? Bugünkü iç piyasa fiyatı ile bu sözleşmeler arasında nasıl bir ekonomik ilişki var? FİSKOBİRLİK'E DE AYNI SORU Üreticinin kurduğu bir birlik olan FİSKOBİRLİK bakımından da mesele yalnızca “kaç liradan alıyor?” sorusu değildir. TMO üreticinin ürününe 250–255 TL bandında fiyat biçerken üretici birliği neden bunun belirgin biçimde altında kalıyor? Eğer FİSKOBİRLİK fındığı işleyebiliyor, mamul ürün üretebiliyor, katma değer yaratabiliyorsa bu katma değerin ne kadarı üreticiye dönüyor? 2026 ürünü için ön satış yapıldı mı? Alivre satış yapıldı mı? Yapıldıysa hangi miktarda ve hangi fiyatla? Yapılmadıysa üretici alım fiyatı hangi maliyet hesabıyla oluşturuldu? Üreticinin kurduğu birliğin bunları üreticiye açıklaması olağanüstü bir talep değildir. Tam tersine kurumsal şeffaflığın gereğidir. ÜRETİCİNİN SIRTINDAN FİYAT BELİRLEME DÖNEMİ BİTMELİ Kimse tüccar zarar etsin demiyor. Kimse ihracatçı kâr etmesin demiyor. Kimse sanayici kazanmasın demiyor. Ama aynı soru üretici için de sorulmalıdır: Üretici neden kazanmasın? Fındığı yetiştirirken riski üretici taşıyor. Donu üretici yaşıyor. Kuraklığı üretici yaşıyor. Kokarcayla üretici mücadele ediyor. Gübreyi, ilacı, işçiyi, patozu üretici ödüyor. Bir yıl boyunca bahçenin yükünü üretici taşıyor. Hasat günü geldiğinde ise fiyat üzerinde en az söz sahibi olan yine üretici oluyorsa burada sistemin yeniden sorgulanması gerekir. DEVLETİN GÖREVİ FİYATI TÜCCAR ADINA BELİRLEMEK DEĞİL, REKABETİ KORUMAKTIR Buradan “devlet bütün özel alım fiyatlarını belirlesin” sonucu çıkmaz. Ama devletin çok açık bir görevi vardır: Piyasanın gerçekten rekabetçi çalışmasını sağlamak. 4054 sayılı Kanun bunun için vardır. Rekabet Kurumu bunun için vardır. TMO üretici için piyasa alternatifi yaratmak amacıyla vardır. Ticaret borsaları şeffaf piyasa için vardır. Tarım Bakanlığı üretim politikasını yönetmek için vardır. Öyleyse bu kurumlar birlikte şu soruya cevap vermelidir: TMO'NUN 255 TL'YE ALIM YAPTIĞI BİR SEZONDA KARADENİZ'İN BAZI NOKTALARINDA FINDIK NEDEN 185 TL? Kalite mi? Randıman mı? Arz fazlalığı mı? Finansman baskısı mı? Stok politikası mı? İhracat sözleşmeleri mi? Alıcı gücü mü? Yoksa alıcılar arasında araştırılması gereken bir koordinasyon mu? Hangisiyse ortaya çıkarın. Çünkü bugün tartışılan yalnızca fındığın kilogram fiyatı değildir. Üreticinin alın terinin karşılığını kimin belirlediği tartışılıyor. Üreticinin bir yıllık emeğinin kaç para edeceğine kimin karar verdiği tartışılıyor. Üreticinin yaşam kalitesini birkaç alıcının piyasa gücünün belirleyip belirlemediği tartışılıyor. Ve artık Karadeniz üreticisinin sormaya hakkı vardır: KİM VERDİ SİZE BU YETKİYİ?DEVLET YOK MU?YASA YOK MU? Varsa, uygulanmasını istiyoruz. Suçlu ilan edilmesini değil; araştırılmasını istiyoruz. Söylentiyi değil; belgeyi istiyoruz. “Serbest piyasa” cümlesini değil; gerçek rekabeti istiyoruz.

TMO’DA YÜKSEK RANDIMANLI GİRESUN FINDIĞI 280 TL SINIRINI AŞIYOR Haber

TMO’DA YÜKSEK RANDIMANLI GİRESUN FINDIĞI 280 TL SINIRINI AŞIYOR

TMO’DA YÜKSEK RANDIMANLI GİRESUN FINDIĞI 280 TL SINIRINI AŞIYOR Toprak Mahsulleri Ofisinin 2026/2027 sezonu için Giresun kalite fındıkta açıkladığı 255 TL/Kg’lık alım fiyatı, ürünün randımanı yükseldikçe artıyor. Tirebolu’daki TMO alımlarında 52-55 randıman aralığında ürünler görülürken, resmî fiyatlandırma sistemi 55 randıman Giresun kalite fındığın fiyatını 280,50 TL/Kg’a kadar çıkarıyor. Tarım ve Orman Bakanlığının 2026/2027 sezonu için açıkladığı TMO alım fiyatlarında yüzde 50 sağlam iç fındık esas alınıyor. Buna göre Giresun kalite kabuklu fındığın kilogramı 255 TL, Levant kalite 250 TL, Sivri kalite ise 245 TL olarak belirlendi. Bakanlığın açıklamasına göre 50 randımanın üzerindeki her +1 randıman için Giresun kalitede kilogram başına 5,10 TL ilave fiyat uygulanıyor. RANDIMAN ARTTIKÇA FİYAT 5,10 TL YÜKSELİYOR Resmî fiyat ve randıman primi esas alındığında Giresun kalite fındığın kilogram fiyatı şöyle oluşuyor: Randıman Giresun Kalite Fiyatı 50 Randımana Göre Fark 50 255,00 TL/Kg — 51 260,10 TL/Kg +5,10 TL 52 265,20 TL/Kg +10,20 TL 53 270,30 TL/Kg +15,30 TL 54 275,40 TL/Kg +20,40 TL 55 280,50 TL/Kg +25,50 TL Bu tablo, 50 randıman ile 55 randıman arasındaki farkın kilogram başına 25,50 TL olduğunu ortaya koyuyor. Başka bir ifadeyle TMO’ya 1 ton 55 randıman Giresun kalite fındık teslim eden üreticinin brüt ürün bedeli, aynı miktardaki 50 randıman ürüne göre teorik olarak 25 bin 500 TL daha yüksek oluşuyor. TİREBOLU’DA 52-55 RANDIMAN ÜRÜNLER Tirebolu’daki TMO alım noktasından aktarılan saha bilgilerinde üreticilerin teslim ettiği bazı ürünlerin 52 ile 55 randıman arasında geldiği belirtiliyor. Bu aralık, resmî TMO hesabıyla Giresun kalite fındıkta yaklaşık 265,20 TL ile 280,50 TL/Kg arasında bir alım fiyatına karşılık geliyor. Dolayısıyla TMO’nun açıkladığı 255 TL, bütün Giresun kalite fındıkların sabit alım fiyatı değil; 50 randıman esas fiyatı niteliğinde. Ürünün randımanı yükseldikçe üreticinin kilogram başına aldığı bedel de artıyor. Burada 53,5 randıman için bazı saha haberlerinde verilen yaklaşık 275 TL rakamına dikkatle yaklaşmak gerekiyor. Bakanlığın açıkladığı +1 randıman başına 5,10 TL hesabı doğrusal olarak uygulandığında 53,5 randımanın karşılığı yaklaşık 272,85 TL/Kg oluyor. 275,40 TL ise 54 randımanın, 280,50 TL ise 55 randımanın matematiksel karşılığı. Bu nedenle haber açısından en sağlam karşılaştırma, TMO'nun resmî fiyat ve randıman primi üzerinden yapılan hesaplamadır. TMO ALIMLARI 24 AĞUSTOS’TA BAŞLADI TMO’nun 2026 ürünü kabuklu fındık alımları 24 Ağustos’ta başladı. Üreticilerin randevu sistemi üzerinden ürünlerini teslim ettiği süreçte randımanın yanı sıra ürünün TMO alım kriterlerini karşılaması da önem taşıyor. Bakanlık, özellikle yüksek rutubetin teslimatta sorun oluşturmaması için üreticilerin fındıklarını iyi kurutmaları konusunda uyarıda bulunmuştu.

KARAN "550 BİN TONUN ALTINDA YENİDEN HESAPLANMALI” Haber

KARAN "550 BİN TONUN ALTINDA YENİDEN HESAPLANMALI”

KARAN’DAN 2026 FINDIK REKOLTESİ İÇİN REVİZYON ÇAĞRISI: “550 BİN TONUN ALTINDA YENİDEN HESAPLANMALI” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 yılı için açıklanan yaklaşık 705 bin tonluk Türkiye fındık rekoltesinin sahadaki gerçek üretimi yansıtmadığını savunarak rakamın yeniden hesaplanmasını istedi. Karan, hasat sonrası ortaya çıkan ürün miktarı, randıman, boş fındık, hastalık ve zararlı etkisi ile fire oranlarının dikkate alınması halinde gerçek kabuklu fındık üretiminin 550 bin tonun altında kalabileceğini ileri sürdü. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 fındık sezonuna ilişkin yeni bir değerlendirme yaparak Türkiye fındık rekoltesinin yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. Karan, hasat ve pazarlama süreci ilerledikçe açıklanan rekolte rakamıyla üreticinin sahada gördüğü tablo arasındaki farkın daha belirgin hale geldiğini savundu. Açıklanan yaklaşık 705 bin tonluk Türkiye fındık rekoltesinin fiili üretim miktarını yansıtmadığı yönündeki saha gözlemlerinin güçlendiğini belirten Karan, rekoltenin masa başındaki tahminlerle değil hasat sonrası ortaya çıkan gerçek ürün miktarıyla yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “FINDIK ÇUVALA GİRMİYORSA RAKAM SAVUNULMAMALI” Karan, rekolte tespitinde bahçelerdeki gerçek durumun yeniden incelenmesini isterken özellikle randıman, boş fındık, hastalık ve zararlı etkisi, dökülme ile fire oranlarının hesaba katılması gerektiğini belirtti. Karan’ın değerlendirmesinde öne çıkan yaklaşım, açıklanan tahmini rekoltenin hasat sonrası oluşan fiili ürün miktarıyla karşılaştırılması oldu. Giresun Ziraat Odası Başkanı, mevcut rekolte rakamının sahadaki sonuçlarla örtüşmemesi halinde revize edilmesi gerektiğini savundu. “GERÇEK ÜRETİM 550 BİN TONUN ALTINDA OLABİLİR” Karan, kendi değerlendirmelerine göre Türkiye’nin 2026 yılı gerçek kabuklu fındık üretiminin 550 bin tonun altında yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. Bu rakamın resmi olarak açıklanmış yeni bir rekolte olmadığının altını çizmek gerekiyor. Söz konusu değerlendirme, Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’ın sahadan gelen verilere dayanarak ortaya koyduğu tahmini yansıtıyor. Karan’ın çağrısı, geçtiğimiz günlerde yaptığı ve üreticilerin bazı bölgelerde geçen yıla göre önemli verim kayıpları yaşadığını söylediği açıklamaların ardından geldi. Karan, 4 Eylül’de de bir üreticinin geçen yıl 6 ton olan ürününün bu yıl 3,5 tona düştüğünü örnek göstermişti. REKOLTE FİYATI DA DOĞRUDAN ETKİLİYOR Karan, rekolte tartışmasının yalnızca istatistiksel bir mesele olmadığını, açıklanan üretim miktarının piyasa fiyatları üzerinde doğrudan etkili olduğunu savundu. Yüksek rekolte beklentisinin piyasada fındığın bol olduğu algısını güçlendirebileceğini belirten Karan, bunun üreticinin elindeki ürünün değerinin düşmesine yol açabileceği görüşünü dile getirdi. Fındık piyasasında son haftalarda TMO alım fiyatları ile serbest piyasa arasında oluşan fark da üretici kesiminin gündemindeki başlıklardan biri olmaya devam ediyor. Karan daha önce yaptığı açıklamalarda da serbest piyasa fiyatlarının TMO seviyelerinin altında kalmasına tepki göstermişti. (Yorumla) BAKANLIK VE REKOLTE KOMİSYONLARINA ÇAĞRI Nurittin Karan, Tarım ve Orman Bakanlığı ile rekolte tespitinde görev alan kurum ve komisyonlara çağrıda bulunarak hasat sonrası verilerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Karan, bahçelerde kalan ürünün, çuvallara giren fındığın, depolardaki miktarın ve piyasaya giren ürün hacminin birlikte incelenmesi gerektiğini belirtti. Giresun Ziraat Odası Başkanı’nın çağrısının temelini ise şu görüş oluşturdu: 2026 rekoltesi, sezon başındaki tahminlerle değil hasat sonrasında ortaya çıkan fiili ürün miktarı üzerinden yeniden değerlendirilmelidir. Karan, üreticinin emeğinin gerçek üretim tablosunu yansıtmayan bir rekolte hesabından olumsuz etkilenmemesi gerektiğini belirterek rekolte rakamlarının gerektiğinde revize edilmesinden kaçınılmaması çağrısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.