Hava Durumu

#Planlama

giresunsonhaber - Planlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Planlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA İMAR DOSYASI Haber

GİRESUN’DA İMAR DOSYASI

GİRESUN’DA İMAR DOSYASI Gelecek vizyonu gerekirken gündem itirazlara, şerhlere ve meclis krizine sıkıştı Giresun’da belediyenin ilave ve revizyon imar planı dosyası, artık sıradan bir plan değişikliği tartışması olmaktan çıktı. Konu sadece yeni yapılaşma kararları, emsal hesabı ya da teknik pafta düzeni değil; kentin hangi anlayışla büyüyeceği, hangi kamu yararı ölçüsüyle yönetileceği ve önümüzdeki onlarca yıla nasıl hazırlanacağı meselesine dönüştü. Belediyenin kendi resmî belgeleri de bu iddiayı kağıt üzerinde de olsa taşıyordu aslında… Giresun Belediyesi’nin 2025-2029 Stratejik Planı’nda ilave ve revizyon imar planı çalışmalarına 2024 Mayıs’ında “kentin gelişimine katkı sağlamak” ve “fonksiyonel yaşam alanları oluşturmak” amacıyla başlandığı belirtiliyor. Kâğıt üzerindeki hedef açık: daha dirençli, daha düzenli, daha yaşanabilir bir Giresun. Ne var ki sahadaki tartışma, bu gelecek vizyonundan çok daha sert bir hatta aktı. Sürecin resmî başlangıç eşiği de net. Giresun Belediyesi’nin ilanına göre Belediye Meclisi, 9 Ocak 2026 tarihli 19 sayılı kararla Giresun Belediyesi ve mücavir alan sınırları içindeki 1/5000 ölçekli ilave ve revizyon nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon uygulama imar planını onayladı; plan da 16 Ocak 2026’da ilan edilerek askıya çıkarıldı. Belediyenin “İmar Plan Değişiklikleri” sayfasında da aynı karar ve plan paftalarının yayımlandığı görülüyor. Yani dosya, usulen meclis kararıyla alındı ve askı süreci işletildi; görünmez ya da kayıtsız bir işlem söz konusu değil. Ancak tam bu noktadan sonra dosya, teknik plan revizyonu olmaktan çıkıp yüksek gerilimli bir kent tartışmasına dönüştü. ASKI SONRASI GELEN İTİRAZ YÜKÜ, BU KIRILMANIN İLK GÜÇLÜ GÖSTERGESİ OLDU. Yerel basına göre revizyon planına 1100’ü aşan, bazı yayınlarda ise 1114’e ulaşan itiraz yapıldı. Aynı haberlerde belediye meclisinde dilekçe özetlerinin saatler süren oturumlarda okunduğu, ilk bölümde yüzlerce başvurunun ancak özetlenebildiği ve sürecin yoğunluğu nedeniyle teknik incelemelerin destek ekiplerle yürütüldüğü aktarıldı. Belediyenin erişilebilen açık belgelerinde bu sayıyı tek kalemde veren ayrı bir resmî sonuç özeti şu aşamada görünmese de birbirinden bağımsız yerel kaynakların aynı büyüklükte bir itiraz yüküne işaret etmesi dosyanın olağanüstü bir baskı yarattığını gösteriyor. İtirazların neden büyüdüğüne ilişkin en net veri ise doğrudan belediyenin kendi gündemine yansıdı. Mart ayı sürecinde meclis gündemine, eski plandan gelen “kazanılmış hakların korunup korunamayacağı” ve “teknik hataların düzeltilip düzeltilemeyeceği” başlıkları taşındı. Bu iki ifade tek başına çok şey anlatıyor. Çünkü dosyanın merkezinde yalnızca genel bir memnuniyetsizlik değil; doğrudan mülkiyet hakkı, önceki plandan doğan beklentiler, yeni planla doğabilecek hak kaybı, uygulama güvenliği ve teknik düzenleme sorunları bulunuyor. İmar hukukunda en sert uyuşmazlıkların çoğu zaten tam bu alanlardan doğuyor. Dolayısıyla Giresun’daki itirazların büyümesi, yalnızca siyasi değil, aynı zamanda doğrudan mülkiyet ve uygulama rejimiyle ilgili bir gerilim olduğunu gösteriyor. Yapılan eleştiriler ise tartışmanın birkaç emsal ve kat kararından ibaret olmadığını ortaya koydu. Yerel basına yansıyan tutanak ve değerlendirmelere göre karara karşı çıkan meclis üyelerinin şerhlerinde planın “kamu yararından ziyade bireysel talepleri öncelediği”, “nüfus projeksiyonlarının bilimsel temellere dayanmadığı” ve “artan yapı yoğunluğuna karşılık yeterli yeşil alan ve kamusal alan üretilmediği” yönündeki eleştiriler öne çıktı. Bu başlıklar önemlidir; çünkü burada artık sadece yapılaşma hakkı değil, kamu yararı, planlama esasları, nüfus kabulleri, donatı dengesi ve şehircilik ilkeleri tartışılıyor. Belediye belgelerinde bugün erişilebilen özetlerde bu şerhlerin tam metni kamuya açık biçimde görünmese de yerel basında aynı çerçevede aktarılan eleştiriler dosyanın teknik ve hukuki kırılganlık alanlarını işaret ediyor. SİYASİ VE MESLEKİ ÇEVRELERDEN GELEN ÇIKIŞLAR DA AYNI DOĞRULTUDA OLDU. Mimarlar Odası Giresun Şubesi, 16 Ocak 2026’da askıya çıkarılan planın kentin gerçek sorunlarına çözüm üretecek biçimde “daha şeffaf ve katılımcı bir süreçle yeniden ele alınması” gerektiğini açıkladı. MHP cephesinden yapılan açıklamalarda ise çizgi netti: “revizyona karşı değiliz, bu plan yeniden değerlendirilmeli.” Buna paralel olarak yerel basında, revizyon plana 11 resmî kurumun itiraz ettiği; bunlar arasında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, Orman İşletme Müdürlüğü, Millî Emlak Müdürlüğü ve bazı meslek odalarının bulunduğu aktarıldı. Bu kurum listesi şu aşamada belediyenin yayımladığı tek parça bir resmî listeyle doğrulanmış değil; bu nedenle haber değeri taşısa da kesinleşmiş kurum listesi gibi değil, yerel basına yansıyan tablo olarak okunmalı. Aynı kaynaklarda AK Parti, MHP ve bazı sivil toplum çevrelerinin de itiraz sunduğu bilgisi yer aldı. Bu tablo, dosyanın yalnızca bireysel maliklerin değil, kurumsal ve siyasi aktörlerin de müdahil olduğu geniş bir itiraz alanına dönüştüğünü gösteriyor. DOSYANIN SİYASİ AĞIRLIĞINI ARTIRAN İKİNCİ BÜYÜK KIRILMA İSE BELEDİYE MECLİSİNDEKİ İSTİFALAR OLDU. Yerel haberlere göre Ferhat Karademir, 26 Şubat 2026 tarihli dilekçeyle İmar Komisyonu üyeliğinden ayrıldı. İlyas Palak ise 3 Mart 2026 tarihli dilekçeyle hem İmar Komisyonu hem de Belediye Encümeni üyeliğinden istifa etti. Palak’ın kendi gerekçesi kamuoyuna doğrudan yansıdı: “Gördüğüm lüzum üzerine imar komisyon ve encümen üyeliklerinden istifa ettim, meclis üyesi olarak görevimi sürdüreceğim.” Aynı haberlerde Palak’ın revizyon imar planı ile ilgili toplantılara katılmayarak dikkat çektiği de belirtildi. Karademir yönünden ise kesin olarak söylenebilecek husus, İmar Komisyonu üyeliğinden istifa etmiş olmasıdır. Açık kaynaklarda Karademir’in adının başka adli süreçlerle birlikte anıldığı haberler yer alıyor; ancak istifanın doğrudan hangi nedenle verildiğine dair ayrıntılı bir kişisel resmî gerekçe kamuya açık biçimde açıklanmış değil. İSTİFALARIN ARDINDAN YAPILAN SEÇİMLER DE DOSYANIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ. Alınan bilgilere göre Salih Önal ve Onur Konar İmar Komisyonu’na seçildi; Onur Konar ayrıca encümen üyeliğine getirildi. Belediyenin 2025’te yayımladığı komisyon listesinde Salih Önal ve Onur Konar’ın Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri arasında yer aldığı görülüyor. Belediyenin mevcut “Komisyon Üyeleri” sayfası da aynı yapıyı gösteriyor; ancak aynı sayfada İmar Komisyonu için hâlâ eski listenin görünmesi, mart ayındaki değişikliğin resmî web sayfasına tam yansımadığını düşündürüyor. Bu da önemli bir ayrıntı: revizyon planı itirazlarının değerlendirileceği eşikte komisyon kompozisyonu değişti, ama belediyenin kamusal bilgi güncellemesi eş zamanlı ilerlemedi. Sonuçta planı hazırlayan irade ile planı itirazlar üzerinden yeniden tartacak komisyon dengesi aynı kalmadı. Dosyanın bundan sonraki yönünü belirleyecek çerçeve ise hukuken açık. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8/b maddesi uyarınca askı sürecinde yapılan itirazların belediye meclisi tarafından incelenip karara bağlanması gerekiyor. Yerel haberler de bu yükümlülüğe işaret ederek, yüksek sayıdaki başvurunun süre baskısı altında sonuçlandırılması gerektiğini hatırlatıyor. ANCAK BURADA BELİRLEYİCİ OLAN YALNIZCA KARAR VERİLMESİ DEĞİL, KARARIN NASIL GEREKÇELENDİRİLECEĞİ. Çünkü imar hukukunda asıl denetim, planın kamu yararı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları, teknik yeterlilik ve hak dengesi bakımından ne kadar savunulabilir olduğuna odaklanır. Bu nedenle Giresun Belediye Meclisi’nin ve İmar Komisyonu’nun önündeki görev, yalnızca çok sayıda itirazı karara bağlamak değil; aynı zamanda her kararın olası idari yargı denetimine dayanabilecek gerekçe bütünlüğünü kurmaktır. İmar kanununa göre “15 gün içinde karara bağlama” baskısı da dosyanın idari yükünü ayrıca artırıyor. Bütün bu tablonun içinde geri plana düşen ama aslında dosyanın merkezinde olması gereken başlık, KENTİN GELECEK VİZYONU. Giresun Belediyesi’nin kendi stratejik planının “afetlere dirençli, sürdürülebilir, yeşil dönüşümü benimsemiş” bir kent hedefi ortaya koyması gerektiği… Karadeniz kentlerinde planlama artık yalnızca parsel düzeni ve yapı yoğunluğu üzerinden okunamaz; aşırı yağış, heyelan, yüzey suyu yönetimi, kıyı baskısı, hava koridorları, gölgeleme, yeşil altyapı sürekliliği ve afet toplanma alanları gibi başlıkları da merkeze almak zorundadır. Giresun’daki revizyon planı tartışmasının ise büyük ölçüde emsal, hak kaybı, teknik hata ve meclis içi krizler etrafında sıkışması, dosyanın asıl gelecek eksenini geri plana itti. Veya zaten hiç ön plana alınmamıştı… Kenti yalnızca bağımsız bölüm, metrekare ve kısa vadeli yapılaşma mantığıyla okumak, uzun vadede şehir kimliğini, mahalle dokusunu ve ortak yaşam zeminini zayıflatır. Bugün ihtiyaç duyulan şey sadece itirazları teknik olarak sonuçlandırmak değil; kentin hangi çevresel eşikler gözetilerek, hangi kamusal önceliklerle ve hangi uzun vadeli vizyonla büyütüleceğini yeniden tarif etmektir. Sonuç olarak Giresun’daki revizyon imar planı, bir meclis kararıyla başlayıp rutin bir askı süreciyle kapanacak sıradan bir belediye işlemi olmaktan çıktı. Hazırlık aşamasında “kentin gelişimine katkı” ve “fonksiyonel yaşam alanları” söylemiyle başlayan dosya, askı sonrasında yüksek sayıda itiraz aldı; bu itirazlar meclis gündemini kilitledi, ardından şerhler, meslek örgütü eleştirileri, siyasi çıkışlar, istifalar ve yeni seçimler geldi. Bugün önümüzde iki temel soru var. İlki, belediye meclisi bu itirazları hangi gerekçelerle karara bağlayacak? İkincisi, Giresun gerçekten geleceğin iklim risklerini, afet baskılarını ve yaşam kalitesi beklentilerini taşıyacak bir planlama vizyonuna mı yönelecek, yoksa tartışma kısa vadeli yapılaşma ve hak çekişmeleri içinde mi kalacak? Dosyanın gerçek önemi artık tam burada yatıyor. . . Kaynakça: Giresun Belediyesi 2025-2029 Stratejik Planı; Giresun Belediyesi’nin 16 Ocak 2026 tarihli imar revizyon ilanı; Giresun Belediyesi 6 Şubat 2026 karar özeti; Giresun Belediyesi komisyon üyeleri ve 2025 komisyon dağılımı duyuruları; Giresun Gazete, Yeşilgiresun, Giresun Haberci’de yayımlanan Mart 2026 tarihli yerel haber ve açıklamalar

MYO ÖĞRENCİLERİNDEN GTSO’YA ZİYARET Haber

MYO ÖĞRENCİLERİNDEN GTSO’YA ZİYARET

MYO ÖĞRENCİLERİNDEN GTSO’YA ZİYARET Genel Sekreter Şükrü Cebeci, kariyer deneyimlerini paylaştı Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Şükrü Cebeci, Giresun Üniversitesi’ne bağlı Giresun Meslek Yüksekokulu Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Bölümü öğrencileriyle düzenlenen söyleşi programında bir araya geldi. Mesleki deneyimlerin paylaşıldığı programda öğrencilerin yoğun ilgisi ve aktif katılımı dikkat çekti. Söyleşide kariyer yolculuğunu ve Genel Sekreterlik görevine uzanan süreci anlatan Cebeci, sekreterlik ve yönetici asistanlığının yalnızca idari bir görev olmadığını, kurumların işleyişinde stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı. Genel Sekreterliğin koordinasyon, temsil ve kurumsal hafızayı yönetme sorumluluğu taşıdığını belirten Cebeci, disiplinli çalışma ve güçlü iletişimin önemine değindi. İyi bir yönetici asistanında bulunması gereken özellikleri; etkili iletişim, zaman yönetimi, planlama becerisi, gizlilik, güvenilirlik ve kriz anlarında soğukkanlılık olarak sıraladı. “Sekreterlik sadece telefonlara bakmak değildir; bir kurumun omurgasını oluşturan, yöneticinin en yakın çalışma arkadaşı olan profesyonel bir meslektir” ifadeleri öğrenciler tarafından ilgiyle karşılandı. Program boyunca öğrenciler, mesleğin geleceği, kariyer basamakları ve kurumsal yapılarda yükselme imkanları hakkında sorular yöneltti. Söyleşinin interaktif ortamda gerçekleşmesi, teorik bilgilerin sahadaki karşılığının birinci ağızdan aktarılması açısından önemli bir kazanım olarak değerlendirildi. Ders hocası Kamil Patan ise mesleki rol modellerle bir araya gelmenin öğrenciler için büyük önem taşıdığını belirterek, teorik çerçevenin uygulamadaki karşılığının görülmesinin vizyonu genişlettiğini ifade etti. Program, öğrencilerin teşekkürleri ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ Haber

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda, il ve ilçe müdürlüklerinde bitkisel üretim ve bitki sağlığı alanında görev yapan teknik personelin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme ve planlama toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılı çalışmaları mercek altına alınırken, 2026 yılına ilişkin uygulama takvimi ve hedefler netleştirildi. Toplantının açılışında konuşan İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, tarımsal üretimde verimlilik, sürdürülebilirlik ve kayıtlılığın artırılmasının öncelikli hedefler olduğunu vurguladı. Yılmaz, özellikle zararlı organizmalarla mücadele, planlı üretim modeli ve destekleme mekanizmalarının etkin uygulanmasının yeni dönemin temel başlıklarını oluşturduğunu ifade etti. Kahverengi Kokarca ile Mücadele Öncelikli Gündem Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri, son yıllarda Karadeniz tarımı açısından ciddi tehdit oluşturan kahverengi kokarca zararlısına karşı yürütülen mücadele çalışmaları oldu. İl genelinde yürütülen sürveyler, biyoteknik ve kimyasal mücadele yöntemleri ile saha eğitimleri değerlendirildi. 2026 yılı için uygulanacak eylem planında erken uyarı, üretici bilgilendirmesi ve entegre mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması öne çıktı. Bitkisel Üretimde Planlı Dönem Tarımsal Üretimin Planlanması Yönetmeliği çerçevesinde Giresun’da yürütülen bitkisel üretim planlaması da toplantının ana gündem maddeleri arasındaydı. İl bazlı ürün deseninin iklim, toprak yapısı ve pazar koşullarına göre şekillendirilmesi; arz fazlası ve fiyat dalgalanmalarının önüne geçilmesi açısından kritik görülüyor. Teknik personel, sahadaki uygulamalar ve üretici yönlendirmeleri hakkında bilgi paylaştı. Organik Tarım ve Kayıt Sistemleri Masada Organik tarım mevzuatı kapsamında il ve ilçe müdürlüklerinin görevleri, kapalı ortamda yürütülen Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi (KOBÜKS) uygulamaları ve TAKE Projesi kapsamındaki çalışmalar da ele alındı. Özellikle kontrollü üretim alanlarının artırılması ve kayıt dışılığın azaltılması yönünde atılacak adımlar değerlendirildi. Tohumculuk, Bitki Pasaportu ve Denetimler Tohumculuk mevzuatı kapsamında yürütülen yetkilendirme ve denetim faaliyetleri, 2025 yılı uygulamaları ışığında gözden geçirildi. Sertifikalı tohum kullanımının yaygınlaştırılması, sektörde faaliyet gösteren işletmelerin kayıt altına alınması ve bitki pasaportu uygulamalarının etkinleştirilmesi konularında teknik sunumlar yapıldı. Operatör kayıtlarının güncellenmesi ve izlenebilirliğin artırılması, 2026 hedefleri arasında yer aldı. ÇKS ve Desteklemelerde Güncel Durum Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerinin doğruluğu, destekleme başvurularında yaşanan sorunlar ve saha kontrolleri de toplantıda gündeme geldi. Üreticilerin desteklerden eksiksiz yararlanabilmesi için kayıtların güncel tutulmasının önemi vurgulandı. Bitki Koruma Ürünleri ve E-Reçete Takvimi Bitki Koruma Ürünlerinin toptan ve perakende satışı ile depolanmasına ilişkin mevzuat uygulamaları, denetimler ve yeni dönemde yürürlüğe girecek uygulama takvimi ayrıntılı biçimde ele alındı. BKÜ E-Reçete sistemi ve üretici kayıt defteri uygulamalarını içeren B-Reçete sisteminin sahadaki işleyişi, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri teknik personel tarafından paylaşıldı. Toplantı, soru-cevap bölümünün ardından yapılan genel değerlendirme ile sona erdi. Yetkililer, 2026 yılında daha planlı, kayıtlı ve sürdürülebilir bir bitkisel üretim yapısının oluşturulması için sahadaki teknik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Tarımın geleceği biraz da veri, planlama ve disiplin işi; doğa sürprizlerle dolu ama hazırlıklı olanın kaybı daha az oluyor.

Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları tükenmişlik yaşıyor! Haber

Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları tükenmişlik yaşıyor!

Türkiye’de sağlık ve sosyal hizmet sisteminin omurgasını oluşturan çalışanlar, artan iş yükü, personel eksikliği, belirsiz görev tanımları ve uzun süredir çözülemeyen yapısal sorunlar nedeniyle ciddi bir tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya. SAHİM-SEN, çalışanların yaşadığı sorunlara karşı sürdürülebilirlik açısından acil adımlar atılmasını istiyor. İSTANBUL (İGFA) - Sağlık kurumlarından sosyal hizmet birimlerine, hastanelerden çocuk evleri siteleri ve huzurevlerine kadar geniş bir alanda görev yapan emekçiler, ağır çalışma koşulları altında kamu hizmetini sürdürmeye çalışıyor. Uzayan çalışma saatleri, fazla mesailer, görev tanımı belirsizlikleri ve şiddet vakaları, çalışanları hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıpratıyor. SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, özellikle çocuk evleri ve huzurevlerinde personel eksikliği nedeniyle fazla mesainin artık rutin hale geldiğini vurguladı. Akarken, “Sağlık kadar sosyal hizmet alanında da çalışanlarımız sistemin görünmeyen yükünü taşıyor. Yetersiz kadrolarla uzun saatler çalışmak hem çalışanı hem de hizmet kalitesini zedeliyor” dedi. Sağlık Bakanlığı’nda görev tanımlarının yaklaşık beş yıldır güncellenemediğine dikkat çeken Akarken, bu durumun sahada karmaşaya yol açtığını belirtti. Görev tanımlarındaki belirsizliklerin hem çalışanı yıprattığını hem de hizmet aksaklıklarına neden olduğunu ifade eden Akarken, yardımcı hizmetler sınıfı personelin yıllardır hak ettiği sınıf değişikliği ve ek ödemelerin de beklediğini kaydetti. Artan iş yükü ve yetersiz istihdamın çalışanları tükenmişlik noktasına getirdiğini söyleyen Akarken, şiddet vakalarının da sorunu derinleştirdiğini belirterek, “Şiddetin önlenemediği, dinlenme hakkının korunmadığı, emeğin karşılığının verilmediği bir sistemde tükenmişlik kaçınılmazdır. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanı tükenirse sistem çöker.” dedi. Askeri hastanelerin yeniden açılmasının gündemde olduğunu hatırlatan Akarken, bu sürecin insan kaynağı ve özlük hakları boyutuyla ele alınması gerektiğini belirtti. Eski askeri tabip, astsubay ve sivil personelin iade-i itibarlarının sağlanmasının ve haklarının teslim edilmesinin artık ertelenmemesi gerektiğini söyledi. Akarken, sözlerini; "Devletimiz büyük, ordumuz şanlıdır. Ancak nitelikli sağlık ve sosyal hizmet; planlama, liyakat, net görev tanımları ve çalışanını koruyan politikalarla mümkündür. Yanlışlar bir an önce doğruya evrilmeli, yetkililer kalıcı ve kapsayıcı çözümler üretmelidir.” çağrısıyla noktaladı.

GİRESUNLU MÜHENDİSE ANKARA’DA STRATEJİK GÖREV Haber

GİRESUNLU MÜHENDİSE ANKARA’DA STRATEJİK GÖREV

GİRESUNLU MÜHENDİSE ANKARA’DA STRATEJİK GÖREV Ezgi Kutlu Aldağ, TEDAŞ Genel Müdürlüğü Özel Kalem Müdürü oldu Giresun’un yetiştirdiği nitelikli insan kaynağına bir başarı hikâyesi daha eklendi. Giresun Fen Lisesi mezunu Endüstri Mühendisi Ezgi Kutlu Aldağ, Türkiye’nin enerji altyapısında kritik bir rol üstlenen Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) Genel Müdürlüğü Özel Kalem Müdürü olarak görevlendirildi. Eğitimden Sanayiye, Sanayiden Kamu Yönetimine 2011 yılında Giresun Fen Lisesi’nden mezun olan Aldağ, lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde tamamladı. Üniversite eğitimi süresince üretim, kalite ve süreç yönetimi alanlarında uzmanlaşan Aldağ, Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşları Hyundai Assan ve Pirelli’de mühendislik stajları yaparak sahaya dayalı deneyim kazandı. Özel sektörde Kalite Mühendisi olarak görev alan Aldağ, bu süreçte verimlilik, standartlaşma, raporlama ve organizasyonel koordinasyon alanlarında önemli tecrübeler edindi. TEDAŞ’ta 9 Yıllık Kurumsal Birikim 2017 yılında TEDAŞ Genel Müdürlüğü bünyesine katılan Aldağ, yaklaşık 9 yıl boyunca farklı teknik ve idari görevlerde bulundu. Kurumun işleyişine, mevzuatına ve karar alma mekanizmalarına hâkimiyetiyle öne çıkan Aldağ, 2024 Eylül ayında Başmühendis unvanını aldı. Bu süreçte yalnızca teknik üretim alanlarında değil; kurum içi koordinasyon, planlama ve üst yönetime hazırlık süreçlerinde de aktif rol üstlendi. Özel Kalem Müdürlüğü Neden Kritik? TEDAŞ Genel Müdürlüğü Özel Kalem Müdürlüğü; Genel Müdürlük makamının idari ve kurumsal koordinasyonunu, Kurum içi ve kurumlar arası yazışma süreçlerini, Üst düzey toplantı, gündem ve protokol organizasyonlarını, Stratejik bilgi akışının düzenli ve sağlıklı biçimde yürütülmesini kapsayan yüksek sorumluluk gerektiren bir görev alanı olarak biliniyor. Ezgi Kutlu Aldağ’ın bu göreve atanması, TEDAŞ’ta kurumsal hafızaya dayalı liyakat anlayışının güçlendiği şeklinde yorumlanıyor. Giresun’dan Ankara’ya Uzanan Bir Başarı Aldağ’ın ataması, Ankara’daki Giresunlu bürokratlar arasında da memnuniyetle karşılandı. Eğitimde fırsat eşitliği, teknik donanım ve kamu hizmeti bilincinin birleştiği bu kariyer çizgisi, genç mühendisler için de örnek bir profil olarak değerlendiriliyor.

BİK Genel Müdürü Çay'dan bölge müdürleriyle ilk toplantı Haber

BİK Genel Müdürü Çay'dan bölge müdürleriyle ilk toplantı

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, çevrimiçi toplantıda üst yönetimle bir araya gelerek planlama ve raporlamanın önemini vurguladı. Çay, internet medyasının resmi ilan hakkı kazanmasıyla kurumun etki alanının genişlediğini belirtti. İSTANBUL (İGFA) - Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Kurum üst yönetimi ve Bölge Müdürleriyle çevrimiçi toplantıda bir araya geldi. Kurumun Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Genel Müdür Abdulkadir Çay, oldukça deneyimli bir ekiple bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İlk mesai gününde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran ile görüşme fırsatı bulduğunu kaydeden Çay, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda Türk basını adına Kurum olarak önemli hizmetler gerçekleştireceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu. İnternet medyasının resmî ilan yayımlama hakkı elde etmesiyle birlikte Basın İlan Kurumu’nun görev sahasının genişlediğini ve etkinliğinin arttığını belirten Çay, internet mecrasındaki fırsatlardan doğru şekilde yararlanacaklarını ifade etti. PLANLAMA VE HEDEFE GİTMEK ÖNCELİĞİMİZ Konuşmasında planlama ve raporlamanın önemine değinen Çay, Bölge Müdürlerinden geleceğe yönelik planlarını detaylı bir şekilde hazırlamalarını isteyerek, “Mutlaka ölçümlenebilir hedeflerimiz olmalı, bu hedeflerin eksiksiz bir şekilde gerçekleşmesi için doğru planlamayla yola çıkmalı ve başarıya ulaşmalıyız” dedi. Kurumun temsili ve ilişkilerin yönetilmesinde iletişimin ne denli önemli olduğunu hatırlatan Genel Müdür Çay, Bölge Müdürlerinden bu konuda azami gayret sarf etmelerini istedi. Bölge Müdürlükleriyle en yakın zamanda bir araya gelmek istediğini söyleyen Çay, basın sektörünün istek ve taleplerini yerinde dinleyeceklerini kaydetti. Toplantıda söz alan Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Delibaş ise Genel Müdürün önderliğinde Kurumu daha ileriye taşıma gayreti içerisinde olacaklarını vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.