Hava Durumu

#Pazarlama

giresunsonhaber - Pazarlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pazarlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA MAVİYEMİŞ ÜRETİMİ 270 DEKARA ULAŞTI Haber

GİRESUN’DA MAVİYEMİŞ ÜRETİMİ 270 DEKARA ULAŞTI

GİRESUN’DA MAVİYEMİŞ ÜRETİMİ 270 DEKARA ULAŞTI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, Bulancak’ın Eriklik köyünde maviyemiş üreticisi Refik Aslan’ın bahçesinde incelemelerde bulundu. Ziyarette üretim ve hasadın yanı sıra ürünün işlenmesi, pazarlanması ve Bulancak Kadın Kooperatifi aracılığıyla katma değerli ürüne dönüştürülmesi ele alındı. ERİKLİK KÖYÜNDE ÜRETİM SÜRECİ İNCELENDİ Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, Bulancak ilçesine bağlı Eriklik köyünde maviyemiş yetiştiriciliği yapan üretici Refik Aslan’ı ziyaret etti. Bahçede gerçekleştirilen incelemelerde; maviyemişin yetiştirilmesi, hasadı, değerlendirilmesi ve pazarlanmasına ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyarete Şube Müdürleri Arif Kahya ve Haydar Ünlü ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli de katıldı. KADIN KOOPERATİFİ İÇİN HİBE DESTEKLERİ GÖRÜŞÜLDÜ Ziyarette, maviyemişin yalnızca taze meyve olarak satılması yerine işlenerek ekonomik değerinin artırılması da gündeme geldi. Bu kapsamda Bulancak Kadın Kooperatifinde üretilebilecek reçel, marmelat, meyve suyu, kurutulmuş meyve ve benzeri ürünler için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanabilecek hibe destekleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Ürünün işlenmesi, paketlenmesi ve yerel bir marka altında pazarlanması; hem üretici gelirinin yükselmesi hem de kadın kooperatiflerinin üretim kapasitesinin geliştirilmesi açısından önem taşıyor. GİRESUN’DA ÜRETİM ALANI HIZLA GENİŞLEDİ Giresun’da maviyemiş yetiştiriciliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yaklaşık 12 yıldır devam ediyor. Kentte 2024 yılı itibarıyla 66 dekar alanda yıllık yaklaşık 33 ton ürün elde edildiği açıklanmıştı. Özellikle 2022 yılında başlatılan destek projesiyle üreticilere sertifikalı fidan dağıtılarak yeni bahçeler kuruldu. GİRESUN’DA MAVİYEMİŞ DESTEĞİNİN YILLARA GÖRE GELİŞİMİ Yıl Desteklenen üretici Kurulan yeni alan Dağıtılan fidan 2022 31 33 dekar 8 bin 330 2023 40 40 dekar 9 bin 900 2024 23 24 dekar 6 bin 2022-2024 toplamı 94 97 dekar 24 bin 230 Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün verilerine göre üç yıllık dönemde 94 üreticiye toplam 24 bin 230 sertifikalı maviyemiş fidanı dağıtıldı ve 97 dekarlık yeni bahçe kurulması sağlandı. Projenin sonraki aşamalarında dağıtılan toplam fidan sayısı 62 bin 80’e, Giresun’daki maviyemiş yetiştiricilik alanı ise 270 dekara ulaştı. Ancak yeni kurulan bahçelerin tamamı henüz tam verim çağına ulaşmadığı için 270 dekarlık alanın tamamını mevcut yıllık üretim miktarıyla doğrudan karşılaştırmak mümkün değil. TÜRKİYE’DE HANGİ İLLER ÖNE ÇIKIYOR? Türkiye’de maviyemiş üretimi farklı iklim ve yetiştirme tekniklerine göre Karadeniz, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde yoğunlaşıyor. Açıklanan il bazlı üretim verilerinde öne çıkan iller şöyle sıralandı: İl Üretim alanı Üretim miktarı Antalya 754 dekar 862 ton Bursa 2 bin 288 dekar 861 ton Kırklareli 175 dekar 341 ton Rize 351 dekar 205 ton Trabzon 220 dekar 97 ton Giresun 66 dekar Yaklaşık 33 ton Bu tablo, kamuoyuna açıklanan aynı dönemli il verileri ile Giresun için açıklanan 2024 üretim bilgisinin birlikte değerlendirilmesiyle oluşturuldu. Antalya üretim miktarı, Bursa üretim alanı, Kırklareli ise yüksek verimiyle dikkati çekiyor. Bursa’da üretim sonraki dönemde de büyüdü. Yalnızca İnegöl ilçesinde 2024 yılında 1.400 dekar alandan yaklaşık 980 ton maviyemiş elde edildiği bildirildi. Bu durum, hızla gelişen üretim yapısı nedeniyle il verilerinin yıllara göre önemli ölçüde değişebildiğini gösteriyor. MAVİYEMİŞ NEDİR? Maviyemiş; bilimsel olarak Vaccinium cinsi içerisinde yer alan, mavi-mor renkli ve küçük taneli bir üzümsü meyve türü. Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaban mersini, likapa, ligarba ve çalı çileği gibi adlarla da biliniyor. Ancak doğada kendiliğinden yetişen yerel türlerle ticari bahçelerde yetiştirilen kültür maviyemişleri arasında çeşit ve özellik bakımından farklılıklar bulunabiliyor. Maviyemiş; Taze meyve,Dondurulmuş ürün,Reçel ve marmelat,Meyve suyu,Kurutulmuş meyve,Pasta ve süt ürünleri,Kozmetik ve gıda sanayisi girdisi olarak değerlendirilebiliyor. ASİTLİ TOPRAKLARI VE YAĞIŞLI İKLİMİ SEVİYOR Maviyemiş yetiştiriciliğinde toprağın yapısı büyük önem taşıyor. Bitki, organik madde bakımından zengin ve asit karakterli topraklarda daha iyi gelişiyor. Kök bölgesinin nemli kalması gerekiyor ancak suyun birikmesi kök hastalıklarına yol açabiliyor. Bu nedenle drenajı iyi, su tutma kapasitesi yüksek ve asitli topraklar yetiştiricilik açısından avantaj sağlıyor. Giresun’un yağışlı iklimi, asitli toprak yapısı ve yüksek organik madde içeren arazileri, maviyemiş için uygun bir üretim ortamı oluşturuyor. Bakanlığın yatırım rehberinde de Karadeniz illeri, topraklı maviyemiş yetiştiriciliği açısından uygun bölgeler arasında gösteriliyor. EKONOMİYE KATKI Maviyemiş, küçük alanlardan ekonomik değer üretilebilmesi ve farklı ürünlere işlenebilmesi nedeniyle alternatif tarım ürünü olarak öne çıkıyor. Ürünün ekonomiye katkısı yalnızca taze meyve satışıyla sınırlı kalmıyor. Soğuk hava deposu, paketleme, dondurma, kurutma, reçel ve marmelat üretimi gibi alanlarda yeni bir üretim zinciri oluşturabiliyor. Özellikle kadın kooperatiflerinin sürece katılmasıyla; Yerel istihdamın artırılması,Küçük üreticinin pazara ulaşması,Ürünün raf ömrünün uzatılması,Tarımsal ürünün markalaştırılması,Kırsalda kadın emeğinin ekonomik değere dönüşmesi,Giresun’a özgü yeni ürünlerin geliştirilmesi mümkün hale gelebiliyor. Eriklik köyündeki ziyaret, Giresun’da büyüyen maviyemiş üretiminin yalnızca bahçe tesisiyle sınırlı kalmayacağını; işleme, kooperatifçilik ve pazarlama boyutuyla yeni bir kırsal kalkınma alanına dönüşebileceğini gösterdi.

OSORNO FINDIKTA KÜRESEL MERKEZ OLUYOR Haber

OSORNO FINDIKTA KÜRESEL MERKEZ OLUYOR

ŞİLİ'DE DÜNYANIN EN GÜNEY FINDIK İŞLEME TESİSİ AÇILDI Dünyanın güney Avrupa'da fındığı işleme tesisi Şili'nin Osorno'da açıldı. OSORNO FINDIKTA KÜRESEL MERKEZ OLUYOR Tesis, Los Lagos ve Los Ríos bölgelerinden gelen fındığı işleyecek. Kurutma, kırılma, kabuktan ayırma, seçme ve ihracata hazırlık aynı merkezde yapılıyor. Şili'nin Los Lagos Bölgesi'ne bağlı Osorno Avrupa'nın fındığı için dünyanın en güneydeki işleme tesisini faaliyete soktu Nefuen ve Grupo Hijuelas tarafından kurulan tesis, Los Lagos ve Los Ríos bölgelerinde üretilen fındığı kurutma, kalibre etme, kırma, kabuktan ayırma, seçme ve ihracata hazırlama süreçlerinden gerçekleştirilecek. GÜNEY ŞİLİ FINDIKTA SANAYİ HAMLESİ YAPTI Şili, Avrupa fınladığında üretimden işleme ve ihracata uzanan zinciri güçlendiren yeni bir yatırımı devreye aldı. Los Lagos Bölgesi'nin Osorno'da konuşabilen Las Quemas sektöründe faaliyet gösteren tesisi, Avrupa'nın fındığı alanda dünyanın en güneyindeki işleme sıcaklığı olarak kayıtlara geçti. Tesis, Nefuen ve Grupo Hijuelas'ın yatırımıyla faaliyete geçti. Açılışa ulusal ve yerel yönetimler, tarım sektörü temsilcileri, kuru meyve endüstrisinin aktörleri ve üretici çevreleri katıldı. Yeni tesis, Şili'nin Avrupa fındığında yalnızca üretici ülke değil; işleyen, sınıflandıran, katma değer oluşturan ve ihracata hazırlayan ülke olma hedefini güçlendirdi. FINDIK TEK MERKEZDE İŞLENECEK Osorno'daki tesis, Los Lagos ve Los Ríos bölgelerinde üretilen Avrupa fındığını işleyecek. Ürünler kabul edilecek, temizlenecek, yıkanacak, kurutulacak, kabuklu fındık serilenecek, ardından kırma ve kabuktan ayırma aşamalarından geçirilecek. Son aşamada iç fındık seçilecek, yeniden sınıflandırılacak ve yüksek standart isteyen sanayi pazarlarına ihracat için hazırlanacak. Tesis; alma, yıkama, kurutma, iklimlendirme, kırma, kabuktan ayırma, seçme ve ihracata hazırlık süreçlerini aynı hatta topluyor. KABUKLU FINDIKTAN KATMA DEĞERLİ İHRACATA GEÇİŞ Avrupa fındığında uluslararası pazarın talebi, ürün yalnızca kabuklu şekilde kapsamıyla sınırlı değildir. Sanayi alıcıları, özellikle çikolata, makarna, ezme, yağ, un, aroma ve seçeneklerin üretimi için iç fındıkta Kalibre, kalite, görünüm, sertifikasyon ve düzenli tedarik istiyor. Bu nedenle Osorno'daki yeni tesis, Şili'nin fındığının pazara daha profesyonel hazırlanmasını sağlayacak. Ürün artık bölgede işlenerek daha yüksek katma değerle ihracat zincirine giriyor. Tesisin temel hedefi, Güney Şili'de üretilen fındığı ham ürün sağlamakta olup sanayi pazarının kalitesini ihracata hazır ürüne dönüştürmektir. ŞİLİ 2035 HEDEFİNİ BÜYÜTÜYOR Grupo Hijuelas Başkanı Gaspar Goycoolea, Los Lagos Bölgesi'nde 12. yılda başarının elde edildiğini vurguladı. Goycoolea, Şili'nin bugün Güney Yarımküre'nin en büyük Avrupa fındığı büyüme gösterdiğini ve mevcut büyüme temposunun korunması halinde ülkede 2035'e doğru dünya hedefiyle güçlenebileceğini belirtti. Bu hedef, yalnızca dikim depolama, genetik, üretim, işleme, sertifikasyon, ticaret ve ihracat zincirinin aynı stratejisi içinde geliştirilebilir. Osorno'daki tesis, Şili'nin fındıkta küresel oyuncu olma hedefinin üretim ayağını sanayi ve nakliye hizmetleriyle birleştiren kritik yatırımlardan biri oldu. GRUPO HIJUELAS VE NEFUEN İŞLEME ZİNCİRİNE GİRDİ Tesis, Grupo Hijuelas ve Nefuen için yeni bir ticari aşamayı başlattı. Grup, daha önce doğrudan yer almadığı işleme ve pazarlama alanına bu yatırımla girdi. Nefuen ve Grupo Hijuelas, üretim zincirinde işleme ve pazarlama aşamasına daha güçlü bir biçimde girdi. Grupo Hijuelas CEO'su Juan Ignacio Goycoolea Sone, finansal şirket açısından özel bir anlam taşıdığını, çünkü grup ve Nefuen'in tedarik zincirinde daha önce doğrudan tamamlanmadan bir aşamaya geçtiğini belirtti. Bu adım, Avrupa fındığında üretimden nihai pazara kadar daha fazla değerde Şili'de kalmasını sağlayacak bir modelin parçası olarak öne çıktı. TEKNOLOJİ ŞİLİ, ALMANYA, HOLLANDA VE ABD BİLGİSİYLE KURULDU Yeni durumdaki durumda Şili, Almanya, Hollanda ve ABD'den gelen bilgi ile teknoloji rekoru kırdı. Açıklanan bilgilere göre tesis, Avrupa fındığında pazarın standardı, sunum, kalite ve sertifikasyon koşulları cevap verecek şekilde tasarlandı. Tesisin profesyonel hale getirip genişletilebilecek alanları olacak: Ürün kabul ve temizlik süreci daha kontrollü yürütülecek. Kurutma ve nem yönetimi daha standart hale gelecek. Kabuklu ayarı daha hassas şekilde yapılır. Kırma ve kabuktan ayırma işlemi daha hızlı ve verimli ilerleyecek. İç nakit seçimi, sonuçları ve ihracat hazırlığı sanayi alıcılarının beklentilerine göre yapılacak. Sertifikasyon, ambalaj, dağıtım ve ihracat pazarlarının taleplerine daha uygun hale gelecek. KAPASİTEDE BÜYÜK SIÇRAMA Tesisin yıllık olarak saklanması ile ilgili kamuya açık kaynaklarda net tonaj açıklanmadı. Ancak Nefuen ve Grupo Hijuelas'ın verilerinin karşılaştırmalı bilgileri, kapasitedeki sıçramayı ortaya koydu. Şili, Avrupa fındığında 2035'e doğru dünya odaklı hedefini teknoloji, işleme ve ihracat yapmakla birlikte başardı. Nefuen ve Grupo Hijuelas Direktörü Jorge Mohr, 2018'de şirketin ilk ihracatında 8 tonluk fındığın küçük bir makineyle yaklaşık bir bucuk ayda işlendiğini, yeni sıcaklıkta aynı miktarın tek vardiyada işleyebileceği aşamaya geldiğini açıkladı. Açıklanan bu veri, yalnızca yeni bir bina değildir; işleme hızı, verimlilik ve çalışma görünümü Güney Şili fındık bölümü için ciddi bir kapasite artışının geldiğini gösteriyor. NEFUEN'İN KÖKLERİ 2002'YE UZANIYOR Nefuen'in Avrupa'nın fındığı geçmişi 2002 yılına kadar uzanıyor. Mohr ailesi, o yıl bölgedeki ilk bahçeleri kurdu. Daha sonra uluslararası olarak birleşerek ABD'deki Oregon State Üniversitesi ile bağlantılı genetik çalışmalar ve Amerikan serisinin bölgeye uyarlanması üretimdeki gelişmelerde etkili oldu. Şirket, 2018'de Osorno'dan ilk ihracatını gerçekleştirdi. Bölgedeki Avrupa'nın fındığı üretim ve ihracat, sonraki yıllarda hızla büyüdü. TESİS KİME AİT? Kamuya açık kaynaklarda tesis, Nefuen ve Grupo Hijuelas ortaklığıyla hayata geçirilen bir yatırım olarak yer alıyor. Nefuen Trading Chile SpA'nın Avrupa'da işlenip ihraç edilmeyen şirket olduğu; Mohr ve Goycolea ailelerinin girişimiyle belirtiliyor. Nefuen ve Group'un yeni üretim, kurutma, kalibrasyon, çıkarma ve çeşit seçimi seçenekleri içeriyor ve Güney Şili'deki bu endüstrinin gelişmeleri güçleniyor. Grupo Hijuelas ise bitki üretimi, genetik, yönetim teknoloji ve üretim zinciri faaliyet faaliyetlerini bu yatırımla işleme ve pazarlama aşamasına taşıdı. GÜNEY ŞİLİ'DE FINDIK İÇİN YENİ MERKEZ Osorno'daki tesis, Güney Şili'nin fındık üreticisi bir alanla sınırlı kalmayacağını gösterdi. Los Lagos ve Los Ríos bölgelerinde büyüyen üretim, artık daha güçlü bir birleştirmeyle desteklenecek. Bu yatırım, Şili'nin fındığını dünya pazarında daha güçlü konumlandırırken, Türkiye ve özellikle Giresun açısından da dikkatle yetiştirilmesi gereken bir gelişme ortaya koyuyor. Küresel fiyat rekabeti artık yalnızca üretim miktarıyla değil; işleme kapasitesi, kalite standardı, sertifikasyon, katma değeri, marka gücü ve pazara hazır ürün sunabilme yeteneğiyle şekilleniyor. Şili'nin Osorno hamlesi, fındıkta yeni rekabet döneminin üretimden çok daha geniş bir sanayi ve ihracat stratejisiyle yürüdüğünü gösterdi. Kaynak: https://redagricola.com/inauguran-la-planta-de-procesamiento-de-avellano-mas-austral-del-mundo/?fbclid=IwY2xjawSRak9leHRuA2FlbQIxMQBzcnRjBmFwcF9pZBAyMjIwMzkxNzg4MjAwODkyAAEeW6uCD6Gx0A6akt7luZc953-5GaDhVdvWm8cVjRmX9R9Ldngx6Km_XJr2VZY_aem_edsrzCIlhRxx1ErRoArXRQ

KARADENİZ FIRTINASI GİRESUN’UN YERLİ ÜRETİM GÜCÜNÜ GÖSTERDİ Haber

KARADENİZ FIRTINASI GİRESUN’UN YERLİ ÜRETİM GÜCÜNÜ GÖSTERDİ

HOYDİ 28’DEN FINDIĞA KATMA DEĞER: KARADENİZ FIRTINASI GİRESUN’UN YERLİ ÜRETİM GÜCÜNÜ GÖSTERDİ Giresunlu girişimci Ayhan Akten’in markası Hoydi 28 Fındık, Giresun fındığını ham ürün olmaktan çıkarıp katma değerli ürünlere dönüştüren yerli üretim modeliyle dikkat çekiyor. Markanın “Karadeniz Fırtınası” ürünü, fındığın doğru işlendiğinde şehir ekonomisine, yerel markalaşmaya ve üreticinin emeğinin değer kazanmasına nasıl katkı sunabileceğini gösteren örneklerden biri oldu. GİRESUN FINDIĞINI MARKALI ÜRÜNE DÖNÜŞTÜREN YERLİ GİRİŞİM Giresun’un en güçlü tarımsal değeri olan fındık, uzun yıllardır bölge ekonomisinin ana omurgasını oluşturuyor. Ancak fındığın gerçek ekonomik karşılığı, yalnızca ham ürün olarak pazara sunulduğunda sınırlı kalıyor. Bu nedenle fındığın işlenmesi, paketlenmesi, markalaştırılması ve tüketiciye farklı ürün seçenekleriyle ulaştırılması Giresun için stratejik önem taşıyor. Ayhan Akten’in sahibi olduğu Hoydi 28 Fındık, bu anlayışla Giresun fındığını yalnızca iç fındık veya kabuklu fındık olarak değil; fındık ezmesi, fındıklı atıştırmalıklar, özel tatlılar, hediyelik ürünler ve yenilikçi lezzetlerle tüketiciye sunuyor. Marka, yerel üretimi şehir dışına taşıyan ve Giresun fındığını farklı pazarlarda görünür kılan çalışmalarıyla öne çıkıyor. KARADENİZ FIRTINASI YOĞUN İLGİ GÖRDÜ Hoydi 28’in dikkat çeken ürünlerinden biri olan Karadeniz Fırtınası, fındık ezmesiyle hazırlanan özel bir ürün olarak tüketiciyle buluştu. Ürün, sade içeriği, yoğun fındık tadı ve yerel kimliğiyle kısa sürede ilgi gördü. Daha önce yayınlanan bilgilere göre Karadeniz Fırtınası, unsuz, glutensiz, glikozsuz, katkısız ve yüzde yüz fındık ezmesiyle hazırlanan yapısıyla öne çıktı. Bu özellikleri, ürünü yalnızca klasik bir atıştırmalık olmaktan çıkararak doğal ve sağlıklı ürün arayan tüketicilerin de ilgisini çeken bir yerli üretim örneğine dönüştürdü. Ürüne yönelik talep kısa sürede arttı. Daha önce kamuoyuna yansıyan bilgiler, Karadeniz Fırtınası’nın farklı illerdeki satış noktalarına ulaştığını ve artan ilginin üretim kapasitesini büyüttüğünü gösterdi. FINDIĞA EMEK, MARKA VE KATMA DEĞER EKLENİYOR Giresun fındığının değerinde satılması için yalnızca rekolte ve piyasa fiyatı yeterli değil. Fındığın daha güçlü ekonomik değer oluşturabilmesi için ürün haline getirilmesi, marka kimliği kazanması ve tüketiciye güven veren bir ambalajla sunulması gerekiyor. Hoydi 28’in ortaya koyduğu model bu açıdan önem taşıyor. Fındık, bu üretim anlayışıyla yalnızca kilo hesabıyla satılan bir tarımsal ürün olmaktan çıkıyor; adı, hikâyesi, ambalajı, lezzeti ve yerel kimliği olan bir ürüne dönüşüyor. Fındık ezmesi, fındıklı kurabiye, yöresel tatlılar, hediyelik paketler ve özel ürünler, ham fındığın üzerine emek, üretim bilgisi, tasarım ve pazarlama gücü ekliyor. Bu da fındığın tüketiciye daha yüksek değerle ulaşmasını sağlıyor. ŞEHİR EKONOMİSİNE DOĞRUDAN KATKI Yerli markaların güçlenmesi, Giresun ekonomisi için yalnızca ticari bir başarı anlamına gelmiyor. Bu tür girişimler üretimden paketlemeye, satıştan dağıtıma, tanıtımdan istihdama kadar birçok alanda şehir ekonomisine hareket kazandırıyor. Hoydi 28’in ürün çeşitliliği ve satış ağı, Giresun fındığının şehir dışındaki tüketiciyle daha güçlü bağ kurmasını sağlıyor. Ürünlerin farklı illerde raflara girmesi, Giresun adının ve Giresun fındığının daha geniş pazarlarda tanınmasına katkı sunuyor. Bu süreçte kazanan yalnızca marka olmuyor. Fındığın işlenerek satılması, şehirde üretim kültürünü güçlendiriyor; yerel işletmelere örnek oluşturuyor; genç girişimcilere fındık üzerinden yeni iş modelleri kurulabileceğini gösteriyor. YERLİ MARKALARI SAHİPLENMEK GELECEK İÇİN ÖNEMLİ Bugünün ekonomisinde yalnızca üretmek yeterli değil. Üretilen ürünü işlemek, markalaştırmak, doğru anlatmak ve pazara güçlü şekilde sunmak gerekiyor. Yerli üretim gücü zayıf olan şehirlerin ve toplumların rekabet etmesi giderek zorlaşıyor. Giresun gibi fındıkla anılan bir şehirde asıl mesele, fındığın dünya çapında bilinen bir tarım ürünü olmasının ötesine geçmektir. Giresun fındığı, daha fazla yerli markayla, daha fazla işlenmiş ürünle ve daha güçlü pazarlama diliyle değer kazanmalıdır. Hoydi 28’in Karadeniz Fırtınası ürünü bu açıdan yalnızca yeni bir lezzet değil, yerli üretim adına doğru kurulmuş bir örnektir. Giresun fındığının kalitesini, şehir kimliğini ve üretim becerisini aynı üründe buluşturan bu yaklaşım, takdiri hak ediyor. GİRESUN FINDIĞI İÇİN DOĞRU YÖN: ÜRET, İŞLE, MARKALAŞTIR Giresun’un geleceğinde fındık yine belirleyici olacak. Ancak bu geleceği güçlü kılacak olan, fındığın sadece dalından toplanıp piyasaya verilmesi değil; işlenmesi, markalaştırılması ve katma değerli ürüne dönüştürülmesidir. Ayhan Akten ve Hoydi 28 Fındık’ın ortaya koyduğu çalışma, Giresun’da yerli markaların desteklenmesi gerektiğini bir kez daha gösterdi. Karadeniz Fırtınası gibi ürünler çoğaldıkça, fındığın değeri daha görünür hale gelecek; şehir ekonomisi daha güçlü bir üretim zemini kazanacak; Giresun’un adı yerli ve kaliteli ürünlerle daha geniş kitlelere ulaşacaktır. Giresun fındığına değer katan, yerli üretimi büyüten ve şehir ekonomisine katkı sunan bu girişim tebriki hak ediyor. https://www.hoydi28findik.com/

TARIM VE GIDA SEKTÖRÜNDE 5,3 MİLYAR DOLARLIK DÖNÜŞÜM HAMLESİ Haber

TARIM VE GIDA SEKTÖRÜNDE 5,3 MİLYAR DOLARLIK DÖNÜŞÜM HAMLESİ

TÜRKİYE TARIM VE GIDA SEKTÖRÜNDE 5,3 MİLYAR DOLARLIK DÖNÜŞÜM HAMLESİ Türkiye, tarım ve gıda sektöründe üretim, işleme, pazarlama ve istihdam zincirini güçlendirecek yeni finansman modelini devreye alıyor. Dünya Bankası kaynaklı proje kapsamında 10 yılda 5,3 milyar dolarlık finansman paketi planlandı; ilk 750 milyon dolar 2026 yılında girişimcilerin kullanımına açılacak. TARIMDA YATIRIMLAR DA PLANLAMA KAPSAMINA ALINIYOR Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi, tarımsal üretimin yalnızca tarlada değil, sanayi ve pazarlama aşamalarında da planlı biçimde değerlendirilmesini hedefliyor. Proje, çiftçilerin ürünlerini pazarlama sorunu yaşamadan doğru bölgelerde, uygun sanayi tesislerinde işlenebilecek bir yapıya kavuşturulmasını amaçlıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Programı’nda yaptığı açıklamada projenin bu yıl içinde başlatılacağını duyurdu. Yeni modelle tarım ve gıda alanında yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimi kolaylaştırılacak. YATIRIM TUTARININ YÜZDE 80’İNE KADAR DESTEK Proje kapsamında yatırım tutarının yüzde 80’ine kadar geri ödemeli finansman ve kredi garanti sistemi desteği sağlanacak. İşletmelere 24 ay geri ödemesiz, 7 yıla kadar vadeli ve proje büyüklüğüne bağlı olarak 10 milyon dolara kadar finansman imkânı sunulacak. Finansman desteği tarım ve gıda alanında yapılacak tesis inşaatı ile makine-ekipman yatırımlarında kullanılacak. Böylece ürünün üretimden sonra işlenmesi, depolanması, paketlenmesi ve pazara ulaştırılması süreçlerinde yeni kapasite oluşturulması hedefleniyor. 2026’DA İLK 750 MİLYON DOLAR KULLANIMA AÇILACAK Proje için 10 yıllık dönemde 5,3 milyar dolarlık finansman paketi planlandı. Bu paketin ilk 750 milyon dolarlık bölümü 2026 yılında girişimcilerin kullanımına açılacak. Kredi Garanti Fonu’nun da dahil olacağı mekanizmayla krediye erişimde güçlük yaşayan birincil üretim yapan çiftçiler için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturulacak. Bu adımla 400 bin çiftçinin ürünlerini pazarlayabileceği yeni kanallar açılması ve 250 bin kişiye yeni istihdam sağlanması hedefleniyor. KIRSAL REFAH VE İSTİHDAM AYNI PAKETTE ELE ALINACAK Yeni proje, kırsal kalkınmayı yalnızca destek ödemesi veya hibe modeliyle sınırlamıyor. Tarımsal ürünün değer zinciri içinde sanayiye bağlanması, üreticinin pazara erişimi, kırsalda yeni iş alanlarının oluşturulması ve gençler ile kadınların üretimde daha güçlü yer alması hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın mevcut Kırsal Kalkınma Yatırım Programı da hibe destekleri, tasarruflu sulama sistemleri, IPARD ve dezavantajlı alanlara yönelik destek başlıklarıyla kırsal kalkınma yapısının önemli parçaları arasında bulunuyor. Bakanlığın Kırsal Kalkınma Yatırım Programı sayfasında 2026 yılı destek programları ve güncel mevzuat başlıkları yayımlanıyor. GENÇLER, KADINLAR VE AİLE İŞLETMELERİNE ÖNCELİK 2026 yılı kırsal kalkınma desteklerinde gençler, kadınlar ve aile işletmeleri de ayrı bir öncelik başlığı olarak öne çıkıyor. Erdoğan, Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı’na ayrılan 10 milyar liralık bütçenin yüzde 20’sinin gençlere ve kadınlara, yüzde 30’unun aile işletmelerine tahsis edildiğini açıkladı. Program kapsamında 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde tutarın yüzde 50 ile yüzde 70’i arasında hibe desteği sağlanacak. Bu destek başlığı, yeni dönüşüm projesiyle birlikte değerlendirildiğinde kırsalda üretici tabanını güçlendiren, tarımsal sanayi yatırımlarını artıran ve üreticiyle işleme tesisleri arasında daha güçlü bağ kuran bir finansman zemini oluşturuyor. GIDA ARZ GÜVENLİĞİ VE ÜRETİM PLANLAMASI VURGUSU Tarım ve gıda sektöründeki yeni finansman adımı, gıda arz güvenliği ve üretim planlaması politikalarının devamı niteliğinde ele alınıyor. Erdoğan, tarımsal üretim planlamasında iki yılın geride kaldığını, yeni aşamada tarımsal yatırımların da planlama kapsamına alınacağını ifade etti. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da aynı programda tarımın stratejik önemine dikkat çekerek savaşlar, salgınlar, iklim değişikliği ve su krizlerinin ülkeler için üretim kabiliyetini en büyük güçlerden biri haline getirdiğini vurguladı. ÜRETİMDEN PAZARA UZANAN YENİ MODEL Proje, çiftçinin ürettiği ürünün değer kaybetmeden sanayiye ve pazara ulaşmasını hedefleyen geniş kapsamlı bir dönüşüm modeli sunuyor. Tesis inşaatı, makine-ekipman yatırımı, kredi garanti sistemi, uzun vadeli finansman ve pazarlama kanalları aynı yapı içinde ele alınacak. Bu modelle tarımsal üretimin yalnızca miktar olarak değil, işleme kapasitesi, katma değer, istihdam ve kırsal gelir açısından da büyütülmesi amaçlanıyor. Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi, 2026 yılında başlayacak ilk finansman dilimiyle tarım ve gıda yatırımlarında yeni bir dönemin kapısını açacak.

Doğru bilinen yanlışlar sofraları tehdit ediyor! Haber

Doğru bilinen yanlışlar sofraları tehdit ediyor!

Zeytin ve süt ürünlerinde "yeni nesil" bir döneme girildi. Olivtech Fuarı kapsamında bir araya gelen bilim insanları, gıda alanındaki bilgi kirliliğine karşı uyarılarda bulunarak; tüketicilere etiketleri doğru okumaları ve bilimsel verileri temel almaları tavsiyesinde bulundu. İzmir'de, sağlığın temeli süt ile barışın simgesi zeytin için önemli bir iş birliği gerçekleştirildi. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından organize edilen Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı; panelleri ve deneyim alanlarıyla akademisyenleri, sektör profesyonellerini ve ziyaretçileri buluşturdu. Gün boyu süren oturumlarda, başta süt ve zeytinyağı olmak üzere temel gıdalar; sürdürülebilirlik, kültürel miras ve bilimsel veriler ışığında incelenirken; tadım etkinlikleri, mutfak atölyeleri ve sergilerle katılımcılara kapsamlı bir fuar deneyimi yaşatıldı. DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR Gurme İzmir – Olivtech Fuarı Etkinlik Sahnesi’nde, “Tüketim – Deneyim – Algı” temasıyla gerçekleştirilen tadım etkinlikleri ve oturumlar yoğun ilgi gördü. “Sütü Nasıl Tüketiyoruz? Yeni Nesil Yaklaşımlar” isimli panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Karagözlü üstlendi. Panelde; Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedef Nehir El, Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, TÜSEDAD Yönetim Kurulu Üyesi ve TE-TA Teknik Tarım Genel Müdürü Sumer Tömek Bayındır ile Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykan Candemir konuşmacı olarak yer aldı. Süt ve süt ürünlerinin gıda sektöründeki stratejik önemine değinen Prof. Dr. Cem Karagözlü, “Beslenmede doğru bildiğimiz pek çok konunun yeniden değerlendirilmesi gereken bir süreçteyiz ve tüketici alışkanlıkları hızla değişiyor. Alanında uzman isimlerle birlikte, tüketicinin nereye evrildiğini ve doğru bilinen yanlışları ele alacağız” ifadelerini kullandı. Süt üretiminde sürdürülebilirlik ve kalitenin tesisi için üreticinin teknoloji ve doğru bilgiyle desteklenmesinin hayati olduğunu belirten Sumer Tömek Bayındır, “Süt sektörünün hak ettiği değerle buluşmaması üreticileri zorlayan temel bir sorun. Bu noktada kooperatifleşmenin güçlenmesi kritik; çünkü birlikte hareket eden üreticinin dayanıklılığı ve pazarlama gücü artacaktır. Doğru teknolojilerin entegrasyonuyla sektör daha güçlü, verimli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşacaktır” şeklinde konuştu. BİLİNÇLİ TÜKETİM VE DOĞRU ETİKET OKUMANIN ÖNEMİ Gıda tüketiminde bilinçli seçimlerin altını çizen Prof. Dr. Sedef Nehir El, ürün etiketlerini doğru okumanın önemine vurgu yaptı. Sedef Nehir El, “Tüketiciler tek bir değere odaklanmak yerine, ürünün genel besin profilini bir bütün olarak değerlendirmelidir. Bilimsel verilerin rehber alındığı doğru tüketim alışkanlıkları, hem birey hem de toplum sağlığı adına büyük önem taşımaktadır” dedi. Süt ve süt ürünleri alanındaki tüketici davranışlarının son yıllarda ciddi bir dönüşüm geçirdiğini ifade eden Prof. Dr. Aykan Candemir, pazarlamada artık teknoloji, marka değeri ve sürdürülebilirliğin bir arada ele alınması gerektiğini belirtti. Candemir, “Günümüzde süt ürünlerinde temel beklenti sadece tüketim değil; güven, fayda ve işlevselliktir. Üreticilerin rekabet gücünü artırmak için katma değer yaratan ve hikayesi olan sürdürülebilir ürünlere yönelmesi gerekiyor. Doğru strateji ve planlama ile bu alanda çok başarılı sonuçlar elde edilebilir” diyerek sektördeki fırsatlara dikkat çekti. “Gelenekten Geleceğe Zeytinyağının Sofralarımızdaki Değeri” başlıklı panelde ise zeytinyağının kültürel mirastan modern beslenme alışkanlıklarına uzanan süreci çok boyutlu olarak tartışıldı. İzmir Konak Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan’ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda; Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Doç. Dr. Levent Köstem, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Özgür Sarıbaş, Genç ve Naturel A.Ş. Kurucu Ortağı Prof. Dr. Seda Genç ile Endokrin, Metabolizma, Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer; üretim aşamaları, sağlık etkileri ve doğru tüketim yöntemleri üzerine değerlendirmeler sundu. Zeytinin tarihsel ve kültürel kıymetine değinen Prof. Dr. Küçükaltan, “Zeytin; bolluğun, bereketin, barışın ve medeniyetin sembolüdür. Ekonomik, kültürel ve sağlık açısından çok değerli olan zeytinyağını bu panelde tüm yönleriyle ele alacağız” şeklinde konuştu.

SENCER SOLAKOĞLU GİRESUN’DA TARIM GÜNDEMİYLE SAHAYA İNİYOR Haber

SENCER SOLAKOĞLU GİRESUN’DA TARIM GÜNDEMİYLE SAHAYA İNİYOR

SENCER SOLAKOĞLU GİRESUN’DA TARIM GÜNDEMİYLE SAHAYA İNİYOR Cumhuriyet Halk Partisi (Cumhuriyet Halk Partisi) Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, 27 Şubat 2026 Cuma günü Giresun’da tarım politikaları odağında bir dizi ziyaret ve toplantı gerçekleştirecek. CHP İl Başkanlığı tarafından paylaşılan programa göre Solakoğlu’nun Giresun temasları sabah saatlerinde başlayacak. Program kapsamında ilk olarak CHP Giresun İl Başkanlığı’nı ziyaret edecek olan Solakoğlu, il örgütüyle değerlendirme toplantısı yapacak. Giresun’da son yıllarda tarımsal üretimde yaşanan sorunlar kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor. Artan girdi maliyetleri, fındıkta istikrarsız fiyat oluşumu, rekolte tahminlerine yönelik güven sorunu ve pazarlama kanallarındaki yapısal dengesizlikler üreticilerin en temel sorunları arasında öne çıkıyor. Özellikle küçük ölçekli üreticiler, gübre, ilaç ve işçilik maliyetlerindeki artış nedeniyle ciddi gelir kaybı yaşadıklarını ifade ederken, tarımsal destekleme politikalarının yeterliliği ve zamanlaması da tartışma konusu olmaya devam ediyor. Bunun yanı sıra kırsalda nüfusun yaşlanması, gençlerin tarımdan uzaklaşması ve arazi parçalanması gibi yapısal sorunlar, Giresun tarımının sürdürülebilirliği açısından dikkat çekiyor. Program kapsamında Sencer Solakoğlu ve beraberindeki heyetin; üreticiler, muhtarlar ve fındık sanayi kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelerek sahadaki sorunlar, beklentiler ve çözüm önerileri üzerine görüş alışverişinde bulunması planlanıyor. Günün devamında Giresun Fındık Borsası, Giresun Ziraat Odası ile Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’na ziyaretler gerçekleştirilecek. Ziyaretlerde başta fındık olmak üzere bölgenin tarımsal üretim yapısı, piyasa koşulları ve üreticilerin karşılaştığı sorunların ele alınması öngörülüyor. Yetkililer, saha ziyaretleri sırasında elde edilecek tespitler ve paydaş görüşlerinin CHP’nin tarım ve orman politikalarına yönelik çalışmalara önemli katkı sunmasının hedeflendiğini belirtti. Sencer Solakoğlu’nun Giresun programının gün boyu sürmesi bekleniyor.

Ordu’da kaz yetiştiriciliği büyüyor Haber

Ordu’da kaz yetiştiriciliği büyüyor

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler'in tarım ve hayvancılıkta ürün çeşitliliğini artırma hedefi doğrultusunda hayata geçirilen projelerden biri olan kaz yetiştiriciliği hızla büyüme kaydediyor. ORDU (İGFA) - Çiftçilerin yetiştirdikleri kazları, diledikleri fiyatlarla piyasa sunarken; elinde kalan kazlar için ise Büyükşehir Belediyesi'nin 'alım garantisi' sistemi devreye giriyor. Bu kapsamda kazlar Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınıyor. Öte yandan, hemen satış yapmak istemeyen yetiştiriciler kazlarını Belediyenin Kanatlı Kesimhanesinde kestirip soğuk hava depolarında saklama imkânına sahip. KAZ YETİŞTİRİCİLERİ: “BÜYÜKŞEHRİN ALIM GARANTİSİ İLE PAZARLAMA SIKINTIMIZ KALMADI” Kazlar için Belediye ile yapılan anlaşma sonrası, 2025 yılının Nisan-Mayıs aylarında dağıtılan kaz civcivleri kesime ulaştı. Fatsa ve Ünye ilçelerinde Büyükşehir Belediyesi'nden destek alarak kaz yetiştiriciliğine başlayanlarda Yunus Yılmaz ve Ertuğrul Doğan, bu sürece başlamalarındaki kilit faktörün Belediyenin alım garantisi olduğunu vurguladı. “BAŞKAN GÜLER BİZE FIRSAT VE GÜVEN VERDİ” Kaz yetiştiricileri, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler'e desteklerinden ötürü teşekkür ederek şunları söyledi: "Kaz yetiştiriciliğine başlamamızdaki en önemli unsur, Büyükşehir Belediyesi'nin sağladığı civciv ve alım güvencesiydi. İlerleyen süreçte her türlü desteği aldık. Şimdi kazlarımızın kesimi ve saklanması aşamasındayız. Belediyeyi desteklerinden ötürü minnettarız, çalışmalarımızı daha da büyüterek sürdüreceğiz.”

Girişimcilere 2 milyon TL'ye kadar destek... KOSGEB 2026 programı için son başvuru 31 Ocak Haber

Girişimcilere 2 milyon TL'ye kadar destek... KOSGEB 2026 programı için son başvuru 31 Ocak

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, kendi işini kurmak ve büyütmek isteyen girişimciler için İş Geliştirme ve Kredi Finansman Destekleri çerçevesinde 2 milyon TL’ye kadar destek sağlanacağını duyurdu. Geri ödemeli destekler için birinci dönem başvurularının son tarihi olarak 31 Ocak 2026 belirtildi. ANKARA (İGFA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, girişimcileri finansal açıdan desteklemeye devam edecek yeni bir program açıkladı. KOSGEB Girişimci Destek Programı kapsamında, işini kurmak ve geliştirmek isteyenlere 2 milyon TL'ye kadar geri ödemeli destek sağlanacak. Kadın ve genç girişimciler ise Kredi Finansman Desteği ile 1 milyon TL’ye kadar işletme sermayesi edinebilecek. 2025 yılında İş Geliştirme Desteği çerçevesinde toplam 1.699 projeye 2 milyar 450 milyon TL destek sağlandığını belirten Bakan Kacır, “Bu destekler girişimcilerimizin işlerini büyüterek yeni iş imkanları oluşturmalarını sağlıyor. 2026 programımızla birlikte finansmana erişimi daha da kolaylaştıracağız” dedi. Bakan Kacır, “KOSGEB destekleriyle girişimcilerimizi bilgi ve sermaye ile daha güçlü hale getiriyoruz. Özellikle kadın ve genç girişimciler için sunduğumuz özel fırsatlarla Türkiye’nin yenilikçi ve sürdürülebilir büyümesine katkıda bulunacağız” ifadelerini kullandı. DESTEK DETAYLARI: İmalat, telekomünikasyon, bilgisayar programlama ve danışmanlık, bilişim altyapısı ve veri işleme, bilimsel araştırma ve geliştirme alanlarında yapılacak desteklerin ayrıntıları şöyle: İş Geliştirme Desteği kapsamında girişimcilere 1,5 milyon TL’ye kadar, %80 oranında geri ödemeli destek sunulacak. Kadın, genç, engelli, gazi veya birinci derece şehit yakını olan girişimciler için üst limit 150 bin TL artırılacak. Destek; personel, makine, teçhizat, yazılım, eğitim, danışmanlık, belgelendirme, test ve analiz, pazarlama, tasarım ve sınai mülkiyet hakları gibi maliyetleri kapsayacak. Kredi Finansman Desteği ile girişimciler 1 milyon TL’ye kadar işletme sermayesi desteği alabilecek; kredi maliyetinin %50’si KOSGEB tarafından geri ödemesiz karşılanacak ve maksimum vade 36 ay olacak. 31 Ocak 2026'ya kadar kabul edilecek başvurular sektör bazında kurullar tarafından değerlendirilecek ve ülke çapında ilk 500, il bazında ilk 3 proje destek almaya hak kazanacak. Geri ödemeli desteklerde faiz veya komisyon bulunmayacak, geri ödemeler 36 ay sonrasında başlayacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.