Hava Durumu

#Pazarlama

giresunsonhaber - Pazarlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pazarlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Girişimcilere 2 milyon TL'ye kadar destek... KOSGEB 2026 programı için son başvuru 31 Ocak Haber

Girişimcilere 2 milyon TL'ye kadar destek... KOSGEB 2026 programı için son başvuru 31 Ocak

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, kendi işini kurmak ve büyütmek isteyen girişimciler için İş Geliştirme ve Kredi Finansman Destekleri çerçevesinde 2 milyon TL’ye kadar destek sağlanacağını duyurdu. Geri ödemeli destekler için birinci dönem başvurularının son tarihi olarak 31 Ocak 2026 belirtildi. ANKARA (İGFA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, girişimcileri finansal açıdan desteklemeye devam edecek yeni bir program açıkladı. KOSGEB Girişimci Destek Programı kapsamında, işini kurmak ve geliştirmek isteyenlere 2 milyon TL'ye kadar geri ödemeli destek sağlanacak. Kadın ve genç girişimciler ise Kredi Finansman Desteği ile 1 milyon TL’ye kadar işletme sermayesi edinebilecek. 2025 yılında İş Geliştirme Desteği çerçevesinde toplam 1.699 projeye 2 milyar 450 milyon TL destek sağlandığını belirten Bakan Kacır, “Bu destekler girişimcilerimizin işlerini büyüterek yeni iş imkanları oluşturmalarını sağlıyor. 2026 programımızla birlikte finansmana erişimi daha da kolaylaştıracağız” dedi. Bakan Kacır, “KOSGEB destekleriyle girişimcilerimizi bilgi ve sermaye ile daha güçlü hale getiriyoruz. Özellikle kadın ve genç girişimciler için sunduğumuz özel fırsatlarla Türkiye’nin yenilikçi ve sürdürülebilir büyümesine katkıda bulunacağız” ifadelerini kullandı. DESTEK DETAYLARI: İmalat, telekomünikasyon, bilgisayar programlama ve danışmanlık, bilişim altyapısı ve veri işleme, bilimsel araştırma ve geliştirme alanlarında yapılacak desteklerin ayrıntıları şöyle: İş Geliştirme Desteği kapsamında girişimcilere 1,5 milyon TL’ye kadar, %80 oranında geri ödemeli destek sunulacak. Kadın, genç, engelli, gazi veya birinci derece şehit yakını olan girişimciler için üst limit 150 bin TL artırılacak. Destek; personel, makine, teçhizat, yazılım, eğitim, danışmanlık, belgelendirme, test ve analiz, pazarlama, tasarım ve sınai mülkiyet hakları gibi maliyetleri kapsayacak. Kredi Finansman Desteği ile girişimciler 1 milyon TL’ye kadar işletme sermayesi desteği alabilecek; kredi maliyetinin %50’si KOSGEB tarafından geri ödemesiz karşılanacak ve maksimum vade 36 ay olacak. 31 Ocak 2026'ya kadar kabul edilecek başvurular sektör bazında kurullar tarafından değerlendirilecek ve ülke çapında ilk 500, il bazında ilk 3 proje destek almaya hak kazanacak. Geri ödemeli desteklerde faiz veya komisyon bulunmayacak, geri ödemeler 36 ay sonrasında başlayacak.

2,6 MİLYAR DOLAR KAZANDIRAN ÜRÜN SAHİPSİZ Haber

2,6 MİLYAR DOLAR KAZANDIRAN ÜRÜN SAHİPSİZ

2,6 MİLYAR DOLAR KAZANDIRAN ÜRÜN SAHİPSİZ FINDIK TARIMI ALARM VERİYOR Türkiye’ye milyarlarca dolarlık döviz kazandıran, yüz binlerce ailenin geçim kaynağı olan fındık tarımı, 2025 yılında da çözümsüzlük, belirsizlik ve sahipsizlikle anıldı. Dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 65’ini tek başına karşılayan Türkiye’de, üretici her geçen yıl biraz daha üretimden kopma noktasına sürükleniyor. Bu tabloya dikkat çeken Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2025 fındık sezonunu değerlendirerek, gelinen noktanın artık yalnızca ekonomik değil, yapısal bir kriz hâline dönüştüğünü vurguladı. Karan, 2026 yılının ise sorunların çözüme kavuştuğu ve üreticinin kazançlı çıktığı bir yıl olması temennisinde bulundu. 2025 yılında fındığın sahipsiz bırakıldığını ifade eden Karan, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Dünyanın en kaliteli fındığı Türkiye’de, Türkiye’nin en kaliteli fındığı ise Giresun’da üretilmektedir. Fındık, 2024 yılında 2.6 milyar dolarlık ihracat geliriyle ülkemizin en yüksek gelir getiren tarım ürünü olmuştur. Ancak bu kadar özel ve değerli bir ürüne gerekli özen maalesef gösterilmemektedir. Fındık üretimi ve üreticisi 2025 yılında da sahipsiz kalmıştır. Özetle 2025 sezonu rekolte tartışmalarıyla başlamış, fiyat spekülasyonlarıyla sona ermiştir.” Stratejik Ürün, Plansız Yönetim Uzmanlara göre fındık; yalnızca bir tarım ürünü değil, kırsal istihdamdan ihracata, sanayiden gıda güvenliğine kadar birçok alanı doğrudan etkileyen stratejik bir ürün konumunda bulunuyor. Ancak plansız rekolte açıklamaları, geç ilan edilen alım fiyatları, yüksek girdi maliyetleri ve zayıflayan kooperatif yapısı, üreticiyi her yıl biraz daha savunmasız bırakıyor. Fındıkta yaşanan sorunların artık kronikleştiğine dikkat çeken Karan, 2026 yılına ilişkin beklentisini şu sözlerle dile getirdi: “2026 yılında inşallah ilimiz ve bölgemiz siyasetçileri fındıkta yaşanan ve artık kronikleşen sorunları gündemlerine alır ve çözüm yolları arar.” Üreticinin Önündeki 7 Temel Engel Başkan Karan, fındık tarımının sürdürülebilirliğini tehdit eden ve acil çözüm bekleyen sorunları şu başlıklar altında sıraladı: 1- Fiyat İstikrarsızlığı Serbest piyasadaki fiyat belirsizliği Tüccar–üretici arasındaki güç dengesizliği TMO’nun alım fiyatını geç ve yetersiz açıklaması 2- Girdi Maliyetlerinin Yüksekliği Gübre, mazot ve işçilik maliyetlerindeki artış Döviz kurunun üretim maliyetlerini doğrudan etkilemesi Küçük üreticinin kârlılığını tamamen yitirmesi 3- Düşük Verim ve Kalite Yaşlanan fındık bahçeleri Bilinçsiz bakım ve gübreleme Zararlılar ve hastalıklar (kahverengi kokarca, külleme) 4- İşçilik Sorunu Hasat döneminde işçi bulma zorluğu Yüksek yevmiyeler Mekanizasyon eksikliği 5- Pazarlama Sorunu Ürünün çoğunlukla yaş olarak satılması Katma değerli ürün üretiminin sınırlı olması Kooperatif yapılarının zayıflaması 6- Borçlanma ve Finansman Krediye bağımlı üretim modeli Hasat öncesi tüccara mecbur satış Artan faiz yükü 7- Arazi Yapısı Küçük ve parçalı bahçeler Ölçek ekonomisinin kurulamaması Modern tarım uygulamalarının hayata geçirilememesi Böyle Devam Edemez Fındık üreticisinin sorunlarının her yıl raporlandığını ancak çözüm üretilmediğini belirten sektör temsilcileri, mevcut tabloyla devam edilmesi hâlinde hem üretimde hem de ihracatta ciddi kayıpların kaçınılmaz olacağı uyarısında bulunuyor.

Ordu’da yumurta sektörü yeniden büyüyor Haber

Ordu’da yumurta sektörü yeniden büyüyor

Ordu’da uzun süre gerileme döneminden geçen yumurta sektörü, yeniden yükselişe geçiyor. ORDU (İGFA) - Ordu Yumurta Üreticileri Birliği Başkanı Celal Sezgi, 2014-2019 arasında 75 işletmeden 65’inin kapandığını, fakat günümüzde bu sayının 85 işletmeye çıktığını ifade etti. Aylık 35 milyon, yıllık 500 milyon lira gelir elde ediliyor. Yılda yaklaşık 50 milyon yumurta üretiyoruz. Amacımız bu rakamı 100 milyon adete çıkarmak” dedi. Önceden 5 milyon civarında olan yumurta üretimi, Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere sağladığı desteklerle 50 milyon civarına ulaştı. Bu gelişmeler hakkında konuşan Yumurta Üreticileri Birliği Başkanı Celal Sezgi, sektördeki toparlanmanın arkasındaki ana faktörün Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler olduğunu belirtti. “BAŞKANIMIZIN DESTEĞİ SEKTÖRÜ CANLANDIRDI” Başkan Güler’in kendilerine büyük destek sağladığını bildiren Yumurta Üreticileri Birliği Başkanı Celal Sezgi, sektördeki gelişimi değerlendirirken Güler’in sağladığı desteğin Türkiye genelinde bir eşi benzeri olmadığını vurguladı. Bir zamanlar bitme aşamasında olan bir sektörün, 2019’da Başkan Güler’in desteğiyle yeniden hayat bulduğunu ifade eden Sezgi, şöyle konuştu: “Yumurta üretimine 2014’te başladık. O dönemde pazar konusunda ciddi zorluklar yaşadık, organik yumurta sertifikamız yoktu ve üreticiler büyük zararlar gördü. Birçok işletme bu süreçte kapandı. 2019’a gelindiğinde Ordu’nun yumurta sektörü neredeyse tamamen bitmişti. Sayın Başkanımız görevine gelir gelmez bizim için çok önemli destekler sağladı. Yaklaşık 30 bin yarka dağıtıldı, yüzde 80 hibeli yem desteği sağlandı. Bu destekler, üreticilerin yavaş yavaş toparlanmasına ve geçmişteki zararlarını telafi etmelerine olanak tanıdı. Aynı zamanda yeni işletmeler kuruldu ve sektör yeniden büyümeye başladı.” “ORDU YUMURTASI ARTIK İHRACATTA” Başkan Güler’in pazarlama alanında da önemli adımlar attığını belirten Sezgi, Ordu’nun yumurtalarının zincir marketlerinde satışa sunularak Türkiye’nin dört bir yanına ulaştığını belirtti. Sezgi, “Bu süreçte yine Büyükşehir Belediye Başkanımızın desteğiyle ihracat gerçekleştirdik. Birleşik Arap Emirlikleri’ne oldukça fazla ürün gönderdik. Şu anda iç pazardaki talebi karşılamaya çalışıyoruz, talebi ancak karşılayabildiğimiz için ihracata fazla ürün gönderemiyoruz. Gelecekte projelerle daha da büyüyüp ihracatımızı artırmayı hedefliyoruz.” dedi. “BÜYÜKŞEHİR YATIRIMLARI İLE HEDEF 100 MİLYON YUMURTA” Büyükşehir Belediyesi’nin mevcut yatırımları sektöre daha fazla katkı sağlayacağını anlatan ve hedeflerinin yıllık 100 milyon yumurta üretimi olduğuna dikkat çeken Sezgi, sözlerini şöyle tamamladı: “Gelecekte de Büyükşehir Belediyemizin bu sektöre 50 milyonluk yatırımı söz konusu olacak. Fatsa ilçemizde 45 bin adet yarka üretim tesisi, günlük 25 bin yumurta üretim ve 70 günde bir 15 ton et kapasiteli entegre bir tesis inşa ediliyor. Sektör hedefine ulaşmak için hızla ilerliyor. Yıllık 45 milyon olan üretimimizi en kısa sürede 100 milyona çıkarmayı hedefliyoruz.”

Türk tarım ihracatını 50 milyar dolara taşıyacak kadrolar geliyor Haber

Türk tarım ihracatını 50 milyar dolara taşıyacak kadrolar geliyor

Türkiye, yıllık 36 milyar dolarlık tarım ürünü ihracatıyla gıda ihracatında 50 milyar dolara ulaşmak ve "dünyanın gıda ambarı" unvanını korumak adına gençleri tarıma entegre etmeye devam ediyor. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, "Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitimi" programını üçüncü kez düzenlediklerini, iklim ve ekonomik koşulların göz önünde bulundurularak tarımsal üretimi sürdürülebilir kılmayı ve bu süreçte yenilikçi gençleri tarıma dahil etmeyi hedeflediklerini belirtti. Türk tarım sektörünün her yıl 74 milyar dolar katkıda bulunduğunu vurgulayan Uçak, sektörün üretimden pazarlamaya, lojistikten eğitime kadar birçok sorunla karşılaştığını dile getirdi. "Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitimi'ni üçüncü kez uygulamaya koyuyoruz. Amacımız; girişimci gençlerin tarım sektörüne kazandırılması ve üretim sürdürülebilirliğinin teknoloji ile desteklenmesi. Tarımdaki yaş ortalaması 55'e yükseldi ve bu durum gençlerin kentlere göç etmesiyle sektörde risk yaratıyor. Ziraat ve Gıda Mühendisliği eğitimi alan 83 gencimiz, üretimden lojistiğe, AR-GE'den pazarlamaya kadar çeşitli konularda dört haftalık bir eğitim alacak. Eğitimlerimize katılanların sayısı 200'ü aştı. Türk tarımının 50 milyar dolar ihracat hedefine, genç ve vizyon sahibi kadrolarla ulaşacağımıza inanıyoruz. Ege Bölgesi'nden bu ihracata 10 milyar dolar katkı yapmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. İlk ders gıda sistemlerinde yeni yaklaşımlar ve beklentiler "Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitimi"nin ilk gününde Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet ALTINDİŞLİ, "Tarım ve Gıda Sistemlerinde Yeni Yaklaşımlar ve Beklentiler" başlıklı dersi gerçekleştirdi. Eğitimde organik ve konvansiyonel tarımda tüketici ve üretim sistemlerinin yeni ihtiyaçlarına nasıl cevap verebileceği, sürdürülebilirlik kriterlerinin nasıl sağlanacağı tartışıldı. Ecoland Institute Kurucu Ortağı Tolga Erkmen, "Hayallerin Geleceğe Dönüşümü" üzerinde durduğu eğitimiyle katıldı. Teknolojik, ekonomik ve sosyal alanlardaki değişimlere dair gençlere yeni bakış açıları sundu. Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Kızılırmak Esmer, "Biyobozunur Ambalajlar ve Atık Yönetimi" konusuna değinerek, gıda atıklarının azaltılmasına katkı sağlayacak olan ambalaj teknolojilerini gençlerle paylaştı. "Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitimi"nin ikinci gününde ise İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğba Tuğrul, "Tarım Ürünlerinde Markalaşma ve Dijital Pazarlama" dersini verdi. Sektörde rekabetçiliği artırmak için markalaşmanın önemini vurgularken, gençlere dijital kampanya tasarlama becerisi kazandırdı. Zirai Mücadele İlaçları Üreticileri Derneği (ZİMİD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Mehmet Kaya, "Pestisitler ve Gıda Güvenliği" üzerine sunum yaparak ülkemizde ve dünya çapında gıdayla ilgili güncel sorunlar, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği konularında bilgi verdi. "Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitimi"ne katılan genç mühendis adaylarına devlet desteklerini Ege İhracatçı Birlikleri Devlet Yardımları Departmanından uzman isimler aktardı. Sürdürülebilir Tarım Bilimsel AR-GE Kooperatifi Kurucusu Prof. Dr. Meltem Onay, "Tedarik Zincirinde Sürdürülebilirlik, Karbon & Su Ayak İzi Takibi, Blockchain ve İzlenebilirlik" eğitimi ile tarım ve gıda sektöründe çevresel ayak izinin azaltılmasının ve bunun sağlanmasının önemini vurguladı. Katılımcılar, 4 hafta boyunca teorik ve pratik derslerle birlikte şirket ziyaretleri, atölye çalışmaları gerçekleştirdikten sonra birer sunum yapacaklar. Programın sonunda ise bir sertifika takdim edilecek. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği'nin 2022'de ilk kez düzenlediği "Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitimi"ne 55 kişi katılmıştı, 2024'te bu eğitim programına 82 genç gıda ve tarım mühendisi adayı dahil olmuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.