Hava Durumu

#Parti Programı

giresunsonhaber - Parti Programı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Parti Programı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÖZEL: "ARTIK İKTİDAR ZAMANI GELDİ, ŞU ANDA İKTİDAR ZAMANI" Haber

ÖZEL: "ARTIK İKTİDAR ZAMANI GELDİ, ŞU ANDA İKTİDAR ZAMANI"

“BU KURULTAY, PARTİMİZİN MUHALEFETTEKİ SON KURULTAYIDIR; ARTIK İKTİDAR ZAMANI GELDİ, ŞU ANDA İKTİDAR ZAMANI” “MEYDANLAR ÖZGÜRLÜĞE AİTTİR, SOKAKLAR MÜCADELEMİZİN PARÇASIDIR, BU ÜLKE HEPİMİZİNDİR” “ADAYIMIZ EKREM İMAMOĞLU'DUR; PLANIMIZ A'DAN Z'YE KADAR BUDUR” “MÜESSES NİZAMA BOYUN EĞENLERE, KARANLIĞIN ÖNCÜSÜ OLANLARA VE PARTİNİN VERMEDİĞİ GÖREVİ DIŞARIDA ARAYANLARA YER YOK; BU PARTİ TEMİZLENECEKSE BU ANLAYIŞTAN TEMİZLENECEKTİR” “HİÇBİRİ İÇİN BİLE, ‘ŞU PARTİ KAPATILSIN, KAPATMIYORSA ANAYASA MAHKEMESİ KAPATILSIN’ DİYENLERİN DEMOKRATLIĞINI GÖZLEMLEMEYE DAVET EDİYORUM” “BU MÜCADELE, YENİNİN ESKİYE KARŞI MÜCADELESİDİR” “SİZE ACIYA GÖĞÜS GERMEYİ AMA TESLİM OLMAMAYI VADEDİYORUM; SİZE MÜCADELE, ONUR, CESARET VE İKTİDAR VADEDİYORUM” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 39’uncu Olağan 'Şimdi İktidar Zamanı' Kurultayı’nda seslendi : "Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “‘Birlikte köprüleri aştık, birlikte türküler söyledik. Zorlukları birlikte göğüsledik. Güzeli birlikte özledik. Bazen sesimiz kısık çıktı. Yine de hep türkü söyledik. Yolda tökezledik ama asla geri dönmedik. Kim demiş sustuk, kim demiş teslim olduk?’ İşte teslim olmayanlar burada. İşte direnenler burada. Merhaba dostlarım, merhaba, merhaba. Yine omuz omuza, yürek yüreğe aynı salondayız iki yıl sonra. Kara kışlar, dar yollardan geçtik iki yılda. Bize ömür biçenler oldu. ‘Dayanamazlar, dağılırlar’ dediler. ‘Vazgeçerler’ dediler. ‘Teslim olacaklar’ dediler. Ama yine buradayız, ayaktayız. ‘Bin kere budadılar körpe dallarımızı. Bin kere kırdılar. Yine çiçekteyiz işte, yine meyvedeyiz. Bin kere korkuya boğdular zamanı. Bin kez ölümlediler. Yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz.’ Hepiniz Cumhuriyet Halk Partisi’nin muhalefetteki son kurultayına hoş geldiniz” dedi. Özel, şunları ifade etti: “ATATÜRK’ÜN ÖNDERLERİ, CUMHURİYET’İN MÜDAFİLERİ BURADA” “Ülkemizin dört bir yanında baba ocağının ateşini tüttürenler burada. Sabahın erken saatlerinde kapıyı açanlar, çayı demleyenler, o kapıyı gün boyu açık tutanlar burada. Atatürk’ün önderleri, Cumhuriyet’in muhafızları burada. Tribünlerde yurdun dört bir yanından büyük bir coşkuya ortak olmak için gelenlere hoş geldiniz diyorum. Şeref verdiniz. Ayrıca kurultayımızı onurlandıran Türkiye’deki farklı siyasi partilerin temsilcilerini, onların şahıslarında değerli liderlerini, tüm üyelerini, salonumuzu onurlandıran değerli büyükelçilerimizi, diplomatları, Sosyalist Enternasyonal’den, Avrupa Sosyalist Partisi’nden ve dünyadaki dost partilerimizden buraya gelen tüm yoldaşlarımızı ayrı ayrı selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz.” “DEMOKRASİYİ GETİREN, SANDIĞI ÖNCE GETİREN PARTİYİZ” “Değerli yol arkadaşlarım, bugün kim olduğumuzu hatırlamak, unutanlara hatırlatma günüdür. Cumhuriyet Halk Partisi, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’nden, yani Kuva-i Milliye’den doğmuştur. İlk kurultayımız, 4 Eylül 1919 tarihli Sivas Kongresi’dir. İlk delegelerimiz, Sivas Kongresi’nin kahraman 41 delegesidir. Cumhuriyet Halk Partisi, önce kurtuluşu, sonra kuruluşu örgütleyen, Türkiye’ye eşit yurttaşlığı, temel insan haklarını getiren, ülkemizi çok partili demokrasi sistemine taşıyan; yani Türkiye’ye sandığı getiren partidir. 1970’lerde sosyal demokrasiyi iktidar yapan partidir. Bu parti yıllarca iktidar olmasa bile milletin gücünden başka bir güç tanımayan, başka bir güce inanmayan, demokrasi fikrinden bir milim sapmayan partidir. Gün olmuş partimiz ağır bedeller ödemiştir. 12 Eylül darbecileri tarafından kapatılmıştır. Mallarına el konulmuştur. Genel Başkanlarımız hapse atılmıştır. Ama bir ankakuşu gibi küllerinden doğmayı başarmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün yaktığı ateşi söndürmeye kimsenin gücü yetmemiştir, bundan sonra da yetmeyecektir. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’ye yön veren, Türkiye’nin kurucu iradesini temsil eden partidir. Bizde kurultay varsa ülkenin gündemi o kurultaydır. Her kurultay öncesi bir seçim havası, seçim coşkusu hakim olur. Kurultaylarımız hem partiyi hem ülkeyi değiştirme görevi ve sorumluluğu taşır. Sizler Sivas Kongresi’ndeki 41 delegenin bugünkü temsilcilerisiniz. Birileri ülkede sandığı kaldırmaya çalışırken, mahallelerden başlayarak, mahallelerimize koyduğumuz sandıklardan ilçeye, ilçe kongrelerinden ile, il kongrelerinden bu salona yönlendirilen ve omuz başlarında 2 milyon üyemizin, hem de 86 milyon vatandaşımızın yüklerini, sorumluluğunu taşıyorsunuz. Bu kurultayda vereceğiniz kararla partimizi iktidara taşıyacak kadroları belirlemeye geldiniz. Bunun için bu önemli günde buraya, bu görevi yapmaya büyük bir disiplinle, kararlılıkla gelen tüm delegelerimizin şahsında Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün ve tüm üyelerinin karşısında saygıyla eğiliyorum. Hoş geldiniz, iyi ki sizlerle yol arkadaşıyız, iyi ki birlikteyiz.” “MUCİZE GİBİ DÜŞÜNÜLEN YERLERİ KAZANDIK” “İki yıldır her gününüz birlikte mücadeleyle geçti, geçiyor. Bugün benim için de geçtiğimiz iki yılın hesabını sizlere, kurultayımıza verme günüdür. Bugün verdiğimiz sözleri tutabilmenin iç huzuruyla karşınızdayım. Tarihin o dönüm noktasında, o dönüm noktasındaki kurultayımızda mertçe yarıştık, mertçe rekabet ettik. Kurultayımızın ardında dört ayda ilk seçimlerimize hazırlandık. Kadınlara, gençlere ve bilime güvenerek yola çıktık. Dar vakte tam 106 yerel seçim mitingi sığdırdık. Örgütümüze güvendik, özgüvenli siyaset yaptık ve söz verdiğimiz gibi ilk seçimde partimizi 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi yaptık. Yüzde 25 olan oyumuzu 10 ay sonra ittifak olmadan yüzde 38’e çıkarttık. Milletimizin desteğiyle, ‘Alınmaz’ denilen yerleri, mucize gibi düşünülen ilçeleri, şehirleri kazandık. Kilis’i, Adıyaman’ı, Kütahya’yı, Afyon’u, Uşak’ı, Kastamonu’yu, canım Manisa’mı, Denizli’yi, Bursa’yı, Balıkesir’i kazandık. O gece 411 belediye başkanlığı ile nüfusun yüzde 85’ine hizmet etme imkanı yakaladık. Bunu tek başımıza biz değil, her biri birbirinden kıymetli adaylarımızla evet ama tek başımıza değil. Örgütümüzle ve milletimizle birlikte başardık. Yerel seçimlerden sonra da durmadık. İllerimizi dolaştık. 21 halk buluşması gerçekleştirdik. Yine partimizi sokaklara, meydanlara ısındırdık. Atanmayan öğretmenlerden işçilere, emeklilerden çiftçi buluşmalarına kadar dokuz ayrı tematik miting yaptık. Partimizin yurt dışındaki bağlarını güçlendirmek için çok emek verdik. Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcılığı görevini üstlendik. 11 ülkeye toplamda 20 ziyaret gerçekleştirdik.” “BİZE YOL GÖSTERENLERE TESLİM OLMADIK” “19 Mart’tan sonra darbeye karşı direniş aşamasına geçtik. 255 günde 72 eylemde toplam 11 milyon yurttaşımızla meydanlarda buluştuk. Ve iki yılda 62 ilde 208 kez meydanları doldurduk, meydanlardan taşarak çoğu zaman sokaklara taştık. Ankara’da kalmadık. Ankara merkezli siyaset yapmadık. Bize yol gösterenlere teslim olmadık. Millet merkezli siyaset yaptık, milleti de bu siyasete kattık. Baba ocağına katılımları artıracağımızın sözünü vermiştik. İki sene önce 1,2 milyon olan üye sayımızı tam 2 milyona ulaştırdık. Yeni döneme uygun bir tüzük ihtiyacını dile getirmiştik. Aylar süren çalışmalar sonucunda 81 il başkanımızın sahiplenmesiyle ve büyük emekleri ile uzlaşılarak yeni tüzüğümüzü yaptık, neredeyse oybirliği ile kabul ettik. Gençlerin ve kadınların önünü daha da açtık. Örgütümüzün ve üyelerimizin adaylıklarındaki söz hakkını güçlendirdik. Küçük kurultayımızı yeniden şekillendireceğimizi söylemiştik. Örgüt Temsilcileri Meclisimizi oluşturduk, katılımcılığı artırdık. Yeni bir programın sözünü vermiştik. Bir yıl boyunca emek emek dokunduğumuz programımızı hazırladık. Önce 81 ilde, sonra 923 ilçede, tekrar 81 ilde il danışma kurullarıyla, yerelde ilçeden, ilden başlayarak, sivil toplumla, sendikalarla, meslek örgütleriyle, kanaat önderleriyle çalışarak olgunlaşan raporları Ankara’ya ilettik. Dünyaya doğru perspektiften bakan harika bir ekibin çalışmasıyla başarılı, sosyal demokrat bir program, sosyal demokratları iktidara taşımış programları inceledik, onların bize uygun kısımlarından faydalandık. 600 akademisyenle, 600 örgüt temsilcisiyle, gençlik ve kadın kollarımızın dışında 250 genç arkadaşımızla hep birlikte çalışarak, gençlik kollarının, kadın kollarının içine sinen, parti dışındaki gençleri, kadınları da gören ve buluşturabilen bir çalışmayı tamamladık.” “HİKMET AĞABEY YAKINDA YİNE OTTOBÜSÜN ÜZERİNDE OLACAK” “4 - 9 Eylül’ü Genel Başkanlarımızın, Allah rahmet eylesin Altan Ağabey buradan hepimize gurur duyan, özlem dolu gözlerle bakıyor. Önceki kurultayda birlikteydik. Saraçhane’de otobüsün üstünde birlikteliğimiz vardı. Bu tüzüğü yaparken, örneğin delegelerden imza toplamak, ‘İmza toplandı, toplanmadı tartışmaları alıp başını gidecek, başkası aday olabilecek mi? Genel merkez ne kadarına hakim’ tartışmalarının partiyi gereksiz yere yıprattığı tespiti ile Altan ağabeyimizin önerisiyle Hikmet Başkanımızla, az önce telefonda görüştük. Çok yakında otobüsün üzerinde olacağını müjdeleyerek sevgili Hikmet Çetin’i selamlıyorum. Genel Başkanımız. Hiçbir zaman bizi yalnız bırakmayan Sayın Murat Karayalçın’la birlikte örneğin tüzüğün, ‘Mevcut Genel Başkan imza toplamaz, imza toplamaya gerek kalmadan aday olur. Ancak aday olmak isteyen yüzde 5 imzayla aday olabilir’ diyerek, bu sefer kullandığımızda ne kadar etkili olduğunu gördüğümüz tartışmaların önünü kesen, genel merkez önerisi ile tüzüğümüze ekledik. Ve o 4-9 Eylül Kuruluş Haftası fikriyle delegelerimizin bunu tüzüğe koymasıyla bu sene de 4 - 9 Eylül’ü, 4 Eylül Sivas Kongresinden, 9 Eylül, ülkemizin düşman işgalinden kurtulduğu sembolik güne ve partimizin yeniden kuruluş günü olarak 4 - 9 Eylül Kurtuluş Haftamıza coşkuyla kutladık. Ve içinde bir yıllık emeğin sonunda oluşturulan programızla birlikte tartıştık. Vaaz edilen her türlü provokasyona ve saldırıya sessiz kalmadık. Ancak yine de bu ülkeyi yönetecek kadroların da bu ülkeyi yönetecek programın da hazır olduğuna inançla milletimizin karşısında durduk. Şükürler olsun, son metne sizlerden gelen önerileri alarak son dokunuşlarla buraya getirdik. Burada yapılan tartışmaların ardından oybirliği ile Cumhuriyet Halk Partisi’nin 81 ilden seçilmiş, bin 200 delegesinin ve doğal delegelerinin oybirliği ile programımızı onayladık. Cumhuriyet Halk Partisi ‘Şimdi iktidar zamanı’ diyerek bu salondan ayrılmaya ve iktidara yürümeye hazırdır.” “HAYATIMIN EN BÜYÜK ONURU OLARAK KABUL EDİYORUM” “Verdiğimiz değişim sözünü, tüm bu adımları atarak gerçekleştirdik. Şimdi kadroları, tüzüğü, parti programı yenilenmiş, kendine güvenen bir parti olarak hep birlikte geleceğe yürüyoruz. Biz ilk seçimlerini kazanan, yenilgiyle tanışmamış bir ekibiz. Ve size bu kurultaydan geçen kurultayda olduğu gibi bir söz vererek ayrılmak ve bu sözü tutmayı kendim için, hayatımın en büyük onuru olarak kabul ediyorum. Geçen kurultay, bu salonda, bu kürsüde 1970’lerde rahmetli Ecevit’in yaptığı gibi, girdiği tüm seçimlerde partisini birinci çıkardığını, bizim de bunu başaracağımızı eğer başaramazsak bu görevde kalmayacağımızı söylemiştim. Bu sözü verdikten 4-5 ay sonra bu sözün ilk adımını atmak, ilk sınavda bu sözü yerine getirmek nasip oldu. Şimdi buradan, bu kurultaydan, 40’ncı kurultayımızda tarih önünde söz veriyorum. Bu kurultay partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40’ncı kurultay, iktidardaki ilk kurultayımız olacak. Artık iktidar zamanıdır. Şimdi iktidar zamanıdır. Artık iktidar zamanıdır. Şimdi iktidar zamanıdır. İktidara hazır mıyız? İktidara hazır mıyız? İktidara hazır mıyız? Şimdi iktidar zamanı. Gençlerin dediği gibi, ‘İktidar, iktidar, iktidar.’”

CHP Lideri Özgür Özel: “Çökmüş Sisteme Karşı Umudu Örgütlemek İçin Yola Çıktık” Haber

CHP Lideri Özgür Özel: “Çökmüş Sisteme Karşı Umudu Örgütlemek İçin Yola Çıktık”

“ÇÖKMÜŞ SİSTEME KARŞI UMUDU ÖRGÜTLEMEK İÇİN YOLA ÇIKTIK; BUNUN İÇİN DEMOKRASİYİ, HUKUKU KONUŞACAĞIZ” “ESAS ÇARE; KALKINMADA, DAHA ÇOK KAZANIP BU GELİRİ HAKÇA PAYLAŞMAKTA” “‘81 İLDEKİ KADINLARIN EMEĞİYLE ORTAYA ÇIKMIŞ BU ÇALIŞMA, KURULTAYIMIZDA DA MUTLAKA BULUNMALI’ DEDİM” “DEVLETİN MEMURUNA DA İŞÇİSİNE DE SAHİP ÇIKACAĞIZ” “CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NİN CESUR, KARARLI, DOĞRU ADIMLARIYLA YASAKSIZ TÜRKİYE, VİZESİZ AVRUPA MÜMKÜN” “BU SALONDAN BİR İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜ VE CUMHURİYET HALK PARTİSİ İKTİDARI İÇİN HÜKÜMET PROGRAMI ÇIKACAK” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 39’uncu Olağan ‘Şimdi İktidar Zamanı’ Kurultayının açılış konuşmasını yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Sayın Genel Başkanım, çok değerli milletvekillerimiz, yöneticilerimiz, delegelerimiz ve değerli konuklar bugün sabah saat 10.00’a çağrılı, 39’uncu Olağan Kurultayımız saat 10.00 itibariyle delegelerimizin tamamına yakının hazirun listesine imzalarını atmasıyla toplantı yeter sayısını tamamlamıştır. 39’uncu Olağan Kurultayımızı açıyorum. Hepiniz hoş geldiniz” dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 39. Olağan 'Şimdi İktidar Zamanı' Kurultayı'nda şunları söyledi: “OY BİRLİĞİ İLE ONAYLAMIŞTIK” “Değerli yol arkadaşlarım, partimizin vefakar ve cefakar neferleri bir kez daha hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum. 39’uncu Olağan Kurultayımıza hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bugün kurultayımızın ilk günü, cumartesi ve pazar günleri iki günlük, seçimli, siyasi tonu yüksek kurultaylarımızın yanı sıra uzun süre sonra ilk kez üzerinde uzun emekler verdiğimiz parti programımızı tartışacağımız, görüşeceğimiz, son şeklini verip hayata geçireceğimiz, oylamasını yapacağımız, ardından tüzüğümüzde son bir yıl içinde ortaya çıkan bir takım değişiklik ihtiyaçlarını gidereceğimiz, ardından da yarınki kurultay takvimimizi işletmek üzere bugünkü çalışmalarımızı tamamlayacağımız kurultayımızın ilk günündeyiz. Yarın 81 ilden, Türkiye’nin dört bir yanından buraya koşup gelecek Cumhuriyet Halk Partililerin takip edecekleri bu salonda bugün delegelerimizle ve davetlilerimizle birlikte program çalıştayımızı yapacağız. Bildiğiniz gibi iki yıl önce bu salonda Değişim Kurultayı’mızda bir takım sözler, vaatler ve önümüze bir çalışma takvimi koyulmuştu. O takvimin içinde hiç şüphe yok ki en önemli iki hedefimiz, tüzüğümüzü değiştirmek ve programımızı yenilemekti. Geçen sene 4-9 Eylül tarihleri arasında; 4 Eylül, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partimizin de ilk kongresi o günkü söylemle, ilk kurultayı olarak kabul ettiği Sivas Kongresi’nin toplandığı gün, 9 Eylül de hem düşman işgalinden Anadolu’yu kurtardığımız, düşmanı denize döktüğümüz hem de partimizin kuruluş yıldönümüne gelen haftayı kuruluş haftası olarak tanımlamıştık. Geçen sene bu kuruluş haftası boyunca çeşitli etkinlikler yapmış, tüzüğümüzü 81 il başkanımızın ve örgütümüzün sahiplendiği bir süreçle örgütün talepleri, çağın talepleri, Türkiye’nin önüne koymak istediğimiz örnek parti içi demokrasi hedeflerimiz, bizlerin ve parti içi demokrasiye dair söz söyleyen herkesin taleplerinin ortaklaştığı ve 10 ay öncesindeki kurultayımızda söz verdiğimiz gibi ortak akılla çalışıp, bir mutabakatla sonlandırmak istediğimiz tüzüğümüzü bu salonda toplanan delegelerimizin neredeyse oybirliğiyle, en tartışmalı maddesinde 32 karşı oya karşı bin 200’ün üzerinde oyla, maddelerinin çoğunu oybirliği ile onaylamış ve yürürlüğe koymuştuk. O tüzüğümüzde artık Cumhuriyet Halk Partisi’nin bundan sonra her yıl 4-9 Eylül arasındaki haftayı kuruluş haftası olarak kutlaması da resmiyet kazanmıştı.” “PARTİ PROGRAMI 81 İLDE TARTIŞILDI” “4-9 Eylül haftasında bu yıl için hedefimiz, program çalışmamızdı. Tabii ki program çalışması ne bir güne, ne bir haftaya sıkıştırılabilecek ya da partide birkaç kişinin oturup kaleme aldığı ve ardından oya sunduğu bir metin olamazdı. Elbette pek çok siyasi partide bunun şekil şartı tamamlamak için yürütülen bir süreç olduğunu biliyoruz. Ama bizde böyle olamazdı. Biz söz verdiğimiz gibi 81 ilde ilk il danışma kurullarını yapıp, bu çalışmaları il bazına taşıyarak, tanıtarak tartışmaya başladık. Ardından 923 ilçemizde ilçe danışma kurulları yapıldı. İlçe bazında partimize geçmişte emek verenler, katılım sağlamak isteyen tüm üyelerimiz. O ilçelerin meslek örgütleri, sivil toplum örgütleri, varsa sendikal örgütlenmelerinin davet edildiği, şehrin kanaat önderlerinin ziyaret edilerek fikirlerinin alındığı, ilçe danışma kurullarında tartışıldığı, raporlaştırıldığı bir süreci hep birlikte siz yaşadınız ve programımızdan beklentileri ilçe bazında tartışarak olgunlaştırdınız. Ardından ikinci il danışma kurulu toplantılarımız yapıldı. İlçelerden gelen öneriler, il danışma kurulu toplantılarında tartışıldı. Üzerinde mutabakata varılan maddeler olgunlaştırıldı, raporlar haline getirildi ve genel merkezimize yollandı. Bu çalışmalarla eş zamanlı olarak Sayın Genel Sekreterimizin, yardımcılarının ve görev dağılımı gereği gölge bakanlarımızın kendi alanlarında ve tüm Parti Meclisi üyelerimizin, milletvekillerimizden katkı koymak isteyen çok sayıda arkadaşımızın emekleriyle hem bu raporlar çalışıldı, hem dünyadaki örneklere bakan komisyonlarımız çalışmalarına devam ettiler. Bir yandan da bu kez genel merkezler düzeyinde, meslek örgütleri, sivil toplum örgütleri, sendikalarla gerekli temaslar kurularak olgunlaşmakta olan metin anlatıldı.” “BİR YANDAN DİRENDİK, BİR YANDAN GAYRETLE ÇALIŞTIK” “Bu süreci mart, nisan, mayıs aylarında olgunlaştırmayı düşünüyorduk. Malum 19 Mart sivil darbesi, hatta 19 Mart yargı darbesiyle birlikte bambaşka bir sürece girdik. O günden bugüne neler yaşadık, neler oluyor? Bunların hepsini yarınki konuşmam sırasında değerlendireceğim. Ama bugünü programla ilgili detayların, programla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyduğu perspektifin, Türkiye’nin önüne koyacağı yol haritasının önüne geçmemesi açısından konuşmamı bugün sadece programla ilgili kısımlarla sınırlı tutacağım. Siyasi polemiklere, siyasi değerlendirmelere ya da önümüzdeki süreçle ilgili hep birlikte kararlılığımızı ifade edeceğimiz söylemlerin tamamını yarına bırakıyorum. 19 Mart’tan beri gelen zorlu süreçle Türkiye’de hem siyaseti paralize etmek, felç etmek, Cumhuriyet Halk Partisi’ni felç etmek ve bunların tamamen Cumhuriyet Halk Partisi’nin pozitif gündemini terk etmesini sağlamak, Türkiye’nin sorunlarını bildiği ama nasıl çözeceğine yönelik sözlerinin duyulmasına engel olmak maksatlı o kötü girişim; bir yanda arkadaşlarımızı özgürlüklerinden mahrum bırakırken, eşlerinden, çocuklarından, ailelerinden ayırırken, onlara çok ağır, çok haksız bedeller ödetirken, bir yandan da Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara hazırlanmasının, iktidar yürüyüşünün ve bunun toplum tarafından kıymetlendirilmesinin önüne geçmeye çalıştığı da çok açıktı. Her şeye rağmen bir yandan direndik ama bir yandan büyük bir emekle, büyük bir gayretle çalışmaya devam ettik. Cumhuriyet Halk Partisi karşı kafede kayyım kapıda beklerken, içeride program çalışmalarını yapabilen, zaman zaman görev yapan genel başkan yardımcılarımızın, Parti Meclisi üyelerimizin ‘Partiye bir müdahale var mı?’ diye perdeyi aralayıp, dönüp ‘Dünyadaki sosyal demokrat programları Türkiye’ye en olumlu yönleriyle nasıl taşırız?’ çalışmasını birlikte yapabildikleri bir süreçti. Otobüsün üzerindeki konuşmanın öncesinde bir yandan ‘Ne konuşacağız?’ı not alırken, bir yandan programla ilgili verilmesi gereken bir - iki kritik kararı Genel Sekreterimizin telefonu ucunda yanıtladığım süreçleri dün gibi hatırlıyorum. O yüzden esas meselenin her şeyden kurtulmak için iktidar olmak, iktidar olmak için Türkiye’nin önüne Türkiye’nin sorunlarını çözecek hem kadroları, hem programı çıkarmak, bu programdan bir hükümet programı çıkarmak, o hükümet programının somut vaatlere evrilmesinin ve kamuoyunda ‘Evet, bizi bu program kurtarır, bu parti kurtarır, bu kadro kurtarır. 100 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkeyi bir kez daha kurtarır’ dedirtebilmenin esas yolunun bu çalışmalardan geçtiğini biliyorduk. O kararlılıkla da bugün sizlerle buradayız, sizlerle birlikteyiz.” “81 İLDEN KADINLAR DOKUDU, SARAÇHANEDE BİRLEŞTİ” “Çok kıymetli konuklarımız var, Dilek Kaya İmamoğlu başta olmak üzere. Eşleri cezaevinde olan, babaları cezaevinde olan, evlatları cezaevinde olan aileler de burada. Çünkü nihai kurtuluşun ilk adımının bu salondan atılacağını biliyoruz. Yarın Türkiye’nin dört bir yanından gelecek ve bu salondaki iktidar yürüyüşü coşkusuna katılacak olanların oturacağı yerlerde anlamlı görseller var. Şunu ifade edeyim, benim sol tarafımda salonda bir kırkyama çalışması var. Patchwork diye isimlendirilen kırkyama çalışması var. Bununla ilgili ilk fikir sevgili Muharrem Erkek’in eşi Özen kardeşimizden geldi. Dedi ki, ‘Biz Türkiye’deki 81 ildeki bütün kadınlar ilmek ilmek, emek emek bir şey yapıp, onu gelip Saraçhane’de birleştirmek istiyoruz.’ Karşıdaki Türkiye haritasının her bir ili, o ildeki kadın kolları başkanlarımızın liderliğiyle, kadın kollarımızın gayretiyle, o ildeki kadınların emeğiyle hazırlandı. Kadın Kolları Genel Başkanımızın, Sayın Dilek Kaya İmamoğlu’nun, Proje Koordinatörü Canan Çimen Hanımefendi’nin büyük gayretleriyle de Saraçhane’de bir araya getirildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tarihi Saraçhane’deki binasına, hep birlikte 19-26 Mart arasında kayyıma direndiğimiz, İstanbul’un iradesine sahip çıktığımız ve sonunda Ekrem İmamoğlu Silivri cezaevinde olmasına rağmen orayı bir atanmışa değil, yine ona vekâlet edecek Cumhuriyet Halk Partili bir seçilmişe emanet edene kadar mücadele ettiğimiz o binaya asıldı. O binadaki görüntü oradayken, arkadaşlarımız o binadaki 19-26 Mart direnişimizin, ki dışarıdaki fotoğraf sergisinde ilk geceki 110 bin kişiden 23 Mart akşamki 1 milyon 200 bin kişilik miting görüntülerine kadar o sergiyi de görebileceksiniz. O günlerin anısına benimle görüntülü görüşmek istediler. Biraz güçlüklerle yapabildiğimiz o görüşmede, karşımdaki bu görüntüyü Saraçhane’nin üzerinde görünce dedim ki, ‘81 ildeki kadınların emeğiyle ortaya çıkmış bu çalışma, ‘Önce adalet ve önce hürriyet’ diyen bu çalışma, ‘Şimdi iktidar zamanı’ diye yola çıkacağımız kurultayımızda da mutlaka bulunmalı’ diye. Şimdi yarın belki bu boyutuyla gösteremeyiz, bütün tribünü kaplıyor. Ama buna emek veren 81 ilin Cumhuriyet’e sahip çıkan, demokrasiye sahip çıkan, seçme seçilme hakkına ve seçtiklerine sahip çıkan, Cumhurbaşkanı adayımıza ve iktidar kadrolarımıza sahip çıkan kadınları yürekten alkışlıyoruz. Hepsinin emeklerine sağlık.” “GÜVENLİ YARINLARI NASIL KURACAĞIMIZI KONUŞACAĞIZ” “Sayın Genel Başkanım, değerli delegelerimiz. Bu salonda bugün ben birazdan aranıza katıldıktan sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokrasi ve adalet konusunda kurumların yıpratıldığı, kuralların esnetildiği, gevşetildiği, terk edildiği bir büyük çöküşe, bir yandan sokakta çetelerin dolaştığı, bir yandan insanların yarın evine ekmek götürüp götüremeyeceği kaygısını taşıdığı bir güvencesizlik ortamında, başta mahkemelerde, hukukta, sonra ekonomide sonra sosyal hayatta ve Türkiye’nin yarınlarında nasıl güvenli yarınları kurabiliriz, dirençli bir yurttaşı, güvenli yarınları ve kalkınan Türkiye’yi, güçlenen Türkiye’yi, kazanan Türkiye’yi nasıl sağlayabiliriz, nasıl taahhüt edebiliriz, bugün burada bunları çalışacaksınız. Bu çökmüş sisteme karşı umudu örgütlemek için yola çıktık. Bunun için demokrasiyi konuşacağız, hukuku konuşacağız. Demokrasinin önündeki en büyük engel olan seçim barajını konuşacağız. Sadece belli partilere yapılan Hazine yardımının nasıl siyasetin toplumsallaşmasının önünde engel olduğunu ve bunu nasıl aşacağımızı konuşacağız. Siyasetin finansmanını, Siyasi Ahlak Yasası’nı, GRECO kriterlerini de aşacak, Türkiye’de siyasetin hem finansmanını şeffaflaştıracak, hem yolsuzlukların önünü kesecek, hem de bundan sonra her türlü tartışmayı ve ikili hukuk uygulamalarının önüne geçecek bir çalışmayı burada olgunlaştıracaksınız.” “VERGİYİ TABANA, SİYASETİ TAVANA YAYDILAR” “Eşit yurttaşlık ilkesi ile inanç kimliklerinin nasıl korunacağını, herkesin kendini eşit yurttaş hissedeceği güvencelerin, Anayasa Mahkemesi’nin önemini, AİHM kararlarının anayasal bağlayıcılığını ve bunun bundan sonraki süreçte nasıl güvence altında olacağını konuşacaksınız. Bugün bu salondan artık hiçbir çocuğun annesinden babasından yoksulluk mirası devralmaması için, hiçbir çocuğun annesinden, babasından yoksulluk mirası devralmaması için, hiçbir çocuğun hayata kapatamayacağı kadar bir farkla geriden başlamaması için devletin üstüne düşenleri konuşacaksınız. Temel Vatandaşlık Geliri’ni konuşacaksınız. Birilerinin vergiyi tabana, siyaseti tavana yaymışken; verginin tavana, siyasetin tabana nasıl yayılabileceğini konuşacaksınız. Nitelikli eğitimin, hem sınıftaki eğitimin, hem okulun bahçesinden koridorlarına kadar nitelikli eğitimin önündeki eşitsizliğin, yoksulluğun yarattığı sorunların nasıl ortadan kaldırılacağını, o eğitimi veren ordunun bugün atanmayan öğretmenler de dahil olmak üzere sorunlarını ve Türkiye’nin bu konudaki yarınlarını, bu konudaki taahhütlerimizi konuşacaksınız. Kadını sosyal hayata katan, çocuğu erkenden doğru şekilde eğitime hazırlayan kamu kreşlerinin olmazsa olmazlığını, başta üniversite öğrencileri olmak üzere tüm toplum için ücretsiz barınma hakkını, asgari ücretin ortalama ya da temel bir ücret olmak yerine bir yıllık kıdemle hızla ondan uzaklaştırılan bir başlangıç maaşı olmasını, onun da belirlenirkenki komisyonun adil, şeffaf hakkaniyetli olup orada emekçinin sözünün nasıl olacağını, yıllarca emek vermiş alın teri, göz nuru akıtmış, elleri nasırlanmış emeklilerin şu anda uğradıkları büyük haksızlığın nasıl ortadan kalkacağını, devletin memuruna da işçisine de nasıl sahip çıkması gerektiğini siz konuşacak, siz somut önerileri tartışacak, parti programımıza derç edeceksiniz.” “NE SERMAYEYE, NE ÜRETİME DÜŞMANIZ” “12 Eylül darbesi siyasetin üstünden tanklarla geçerken esas ezilenin örgütlenme hakkı olduğunu, her dört işçiden üçü sendikalıyken bugün Türkiye’de gerçek anlamda grevli toplu sözleşmeli sendikal hakların kamu dışarı çıkarıldığında nasıl eser miktarda kaldığını, bunun önündeki engelleri kaldırmanın, hem emeği korumak, hem siyaseti güvence altına almak, hem de demokrasi güvence altına almak olduğunun bilinciyle örgütlenme hakkını ve sendikalaşmanın önündeki engelleri kaldırmanın örgütlü bir toplum, örgütlü bir emek yaratmanın yolunu, yöntemini konuşacaksınız. Elbette ki ne sermayeye ne üretmeye düşman, esas çarenin kalkınmada, daha çok kazanmada, sonra bu geliri hakça paylaşmakta olduğunun bilinciyle yeşil, mor, dijital, nitelikli istihdama yönelik dönüşümü ve bununla ilgili çağı yakalayan ve Türkiye’nin önüne koyması gereken hedefleri somutlayan çalışmaların son halini duyacak, bunun üzerinde tartışacaksınız. Tarımdaki ithalat bağımlılığından çiftçinin yalnızlaştırılmasına, ortalama 58’lere çıkmış çiftçi yaşına, her üç genç çiftçiden ikisinin asgari ücretle sanayide çalışmaya razı olduğu bu süreçte gerçek beka sorunun bu olduğunu konuşacaksınız. Ve dirençlilik denildiğinde sadece deprem değil, ama en önemlisi deprem, her türlü afete karşı dirençli olmayı ve bu konuda orman yangınlarından sellere, heyelanlara kadar tamamının aslında doğru planlama ve doğru tedbirlerin zamanında alınmaması ve önleyici çalışmaların önemini de afetin yönetimini de ihtiyaç olduğunda yaraların sarılmasındaki zafiyetleri de ortadan kaldıracak, gerçekten sorunu bilen ve çözmeye azmetmiş olan bir perspektifi hep birlikte tartışacaksınız.” “HEM BATI İTTİFAKI ÜYESİ, HEM DOĞUNUN PAYDAŞIYIZ” “Türkiye’nin dış politikasında eşlerin, kardeşlerin, çocukların muhatap alındığı ve burada muhatap kılındığı değil, Türkiye’nin hariciye geleneğini yeniden ayağa kaldırıldığı, o süreçte Türkiye’nin hem batı ittifakının bir üyesi hem de Rusya’nın komşusu, Çin’in gelecekteki en önemli paydaşlarından bir tanesi ve Orta Doğu’da orayı bataklık olarak gören değil, orayla doğru ilişkiler kuran ve kendindeki, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bölgedeki tüm ülkelerde artık yükselen ve selefi yaklaşımlardan çok bundan sonraki sürece yönelik olarak laikliğin, sekülerizmin yükselmek üzere olduğu Orta Doğu’ya nasıl örnek bir parti, Türkiye’nin nasıl örnek bir ülke, Orta Doğu’nun sömürülmek için gidilip de üzerinde planlar yapılan bir yer değil, barış içinde Türkiye ile Orta Doğu’nun, Balkanların, Kafkasların hep beraber güçlenebileceği ne kadar önemli komşuluklar olduğunu taahhüt eden dış politika perspektifimizi hep birlikte tartışacak, iktidarını sürdürmek için Türkiye’nin gelecek umudu nadir toprak elementlerinin nasıl güvence altına alınacağını da Karadeniz’deki, mavi vatandaki hidrokarbon yataklarını da Türkiye’nin bundan sonraki hem dış politikasını hem Avrupa’nın çok ihtiyaç duyduğu güvenlik kaygıları için en önemli müttefiki olabileceğini hem de Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyduğu cesur, kararlı ve doğru ilişkilerle ilerlediği Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefinde gençler için yasaksız bir Türkiye’nin, vizesiz Avrupa’nın nasıl mümkün olduğunu bu salonda sizler olgunlaştıracaksınız.” “SESİ DEĞİL, SÖZÜ YÜKSELTMENİN GÜNÜDÜR” “Bu salondan elbette bir program için beklenenden çok daha somut, ama ‘Sorunlar nasıl çözülecek?’ meselesine didik didik baktığında belki bir parça soyut kavramlar çıkacak. Ama bu salondan bir iktidar perspektifi, bir iktidar yürüyüşü ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarı için ortaya koyacağı bir hükümet programı ortaya çıkacak. Sonra bu programı burada bırakıp gitmeyeceksiniz. Bu programı zihninize, gönlünüze ve elinize alıp şehirlerinize gideceksiniz. Önce yöneticilerimizle, sonra 2 milyon üyemizle bir büyük ordu olarak; ev ev, sokak sokak, dükkan dükkan, işçi servisinde, iş yerlerinin önünde, köylerde ve evlerde, Türkiye’nin en önemli seçmen gruplarından birisi olan, evinde çalışmayan, aslında ev işçisi olarak evdeki emeğiyle Türkiye’nin yarını çocuklarını yetiştiren ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin ulaşmakta güçlük çektiği ev kadınlarının kapısını çalacak, onun çocuğunun kreşini de okul yemeğini de barınma hakkını da gelecek güvencesini de bir dünya vatandaşı olması umudunu da onlarla birlikte öreceksiniz. Bu salondan Türkiye’nin gelecek iktidarının kararlılığını, o konuda Cumhuriyet Halk Partisi’nin inancını, birkaç gün içerisinde somutlaştıracağı ve zenginleştireceği kadrolarını ve bu konudaki yürüyüşünün ordusunun ilk ama ilk harekete geçen takımını burada ağırlamaktan, bugün bu güçlü takımla, bu güçlü ekiple birlikte bunu her şeye rağmen oturup slogansız, tartışmanın sesinin değil, içinin güçlü olduğu bir süreci birlikte örmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Hepiniz hoş geldiniz, iyi ki geldiniz. İyi ki hafta içinde bir cuma günü, ‘Sabah 10’da’ dedik, sabah 10’da bin 300’ün üzerinde imza attınız, ‘Ben hazırım. Sorunları söylemeye değil, çözmeye kararlılık koymaya, çözümüne katkı koymak için bana 2 milyon üyemizin, mahalleden ilçeye, ilçeden ile, il kongresinden bu kurultaya beni yolladığı, sorumluluğumun farkındayım’ diyen her birinizi ve bu sürece bütün bir sene boyunca katkı koymuş, 600 akademisyenimizi, 600 örgüt özel temsilcimizi, parti dışından 250 genç arkadaşımızı, sendikaların temsilcilerini, meslek örgütü temsilcilerini, her birisini, bugün buraya cesaretle geldikleri ve delegelerimizle birlikte bu nitelikli tartışmaya eşlik ettikleri için teşekkür ediyorum. Önemli gündür. Bugün sesi değil, sözü yükseltmenin günüdür. Sözüne, sesine, her birine ayrı ayrı saygı duyduğum sizleri saygıyla selamlıyorum. Kolay gelsin. Hepiniz hoş geldiniz. İyi çalışmalar diliyorum.” DİVAN BAŞKANLIĞI’NA ÜNLÜCE SEÇİLDİ Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel’in konuşmasının ardından Kurultayın Divan Başkanlığı’na Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce seçildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.