Hava Durumu

#Pancar Çorbası

giresunsonhaber - Pancar Çorbası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pancar Çorbası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA 27. ISLIK DİLİ FESTİVALİ COŞKUSU BAŞLADI Haber

GİRESUN’DA 27. ISLIK DİLİ FESTİVALİ COŞKUSU BAŞLADI

GİRESUN’DA 27. ISLIK DİLİ FESTİVALİ COŞKUSU BAŞLADI UNESCO’nun Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Giresun’un dünyaca ünlü Islık Dili, 27. Islık Dili Festivali ile yeniden gündemin merkezine taşındı. Festivalin Giresun şehir merkezindeki tanıtım programında protokol üyeleri, öğrenciler, yöresel ekipler ve vatandaşlar Debboy’dan Atatürk Meydanı’na yürüdü. Islık Dili gösterileri, horon, yöresel lezzetler ve renkli görüntülerle başlayan festival coşkusu, 6 Eylül Pazar günü Çanakçı’nın Kuşköy köyündeki ana programla devam edecek. Giresun’un Çanakçı ilçesinde nesiller boyunca vadiden vadiye haberleşme yöntemi olarak kullanılan ve bugün kentin dünyaya açılan önemli kültürel değerlerinden biri haline gelen Islık Dili için düzenlenen festivalin 27’ncisi başladı. Çanakçı Kaymakamlığı koordinasyonunda 4-6 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen festivalin ilk büyük buluşması Giresun şehir merkezinde yapıldı. Gazi Caddesi Debboy mevkiinden başlayan geleneksel festival yürüyüşüne Giresun Valisi Mustafa Koç, milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür, siyasi parti ve teşkilat temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, dernek üyeleri, öğrenciler, yöresel ekipler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yürüyüş, Giresun Atatürk Meydanı’nda düzenlenen etkinliklerle devam etti. DEBBOY’DAN ATATÜRK MEYDANI’NA FESTİVAL YÜRÜYÜŞÜ Festivalin daha geniş kitlelere tanıtılması amacıyla bu yıl programın bir bölümü Giresun şehir merkezine taşındı. Protokol üyeleri ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilen yürüyüşte yöresel kıyafetler, halk oyunları ekipleri ve festivalin simgesi haline gelen Islık Dili ön plana çıktı. Giresun Valiliği de programın temel amacının UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras kapsamında yer alan Islık Dili’nin ve Giresun’un yöresel kültürünün tanıtılması, korunması ve yaşatılması olduğunu vurguladı. Atatürk Meydanı’nda devam eden programda katılımcılar Islık Dili ile konuşmanın nasıl gerçekleştirildiğini yakından görme fırsatı buldu. ISLIK DİLİ MEYDANDA YANKILANDI Festival programının en dikkat çekici bölümlerinden biri Islık Dili ile konuşma tanıtımı oldu. Çanakçı’nın sarp vadilerinde geçmişte insanların kilometrelerce uzaktan birbirleriyle haberleşmesini sağlayan bu geleneksel iletişim biçimi, Giresun şehir merkezinde gerçekleştirilen gösteriyle vatandaşlara tanıtıldı. Islık Dili’nin yalnızca belirli seslerin çıkarılmasından ibaret olmadığı, Türkçedeki kelime ve cümlelerin ıslık seslerine dönüştürülerek karşı tarafa aktarılabildiği gösterildi. Bu yönüyle festival, bir eğlence organizasyonunun ötesinde kaybolma riski taşıyan kültürel bir iletişim geleneğinin canlı biçimde tanıtıldığı bir kültür buluşmasına dönüştü. HORONLA KARADENİZ COŞKUSU Programda Karadeniz kültürünün vazgeçilmez unsurlarından horon da yer aldı. Yöresel ekiplerin gerçekleştirdiği gösteriler festival alanına renk katarken katılımcılar stantları gezerek festival kapsamında hazırlanan etkinlikleri takip etti. Milletvekili Nazım Elmas da programın ardından yaptığı değerlendirmede festivalin renkli görüntülere sahne olduğunu belirterek, halk oyunları gösterilerini izlediklerini, festival alanındaki stantları ziyaret ettiklerini ve vatandaşlarla bir araya geldiklerini ifade etti. Elmas, Islık Dili gibi kültürel değerlerin yaşatılmasının önemine dikkat çekerek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Milletvekili Ali Temür de Giresun’daki 27. Islık Dili Festivali tanıtım yürüyüşüne katıldığını açıkladı. PANCAR ÇORBASI VE MISIR EKMEĞİ İKRAM EDİLDİ Festivalde yalnızca Islık Dili değil, Giresun mutfağının geleneksel lezzetleri de tanıtıldı. Katılımcılara pancar çorbası ikram edilirken festival alanında Giresun’a özgü mısır ekmeği de yer aldı. Böylece programda Islık Dili, halk oyunları ve yöresel mutfak aynı çatı altında buluşturularak Giresun kültürünün farklı unsurları ziyaretçilere tanıtıldı. DÜNYANIN TANIĞI OLDUĞU GİRESUN MİRASI Islık Dili’nin uluslararası ölçekte tanınmasında en önemli gelişme 6 Aralık 2017’de yaşandı. Türkiye’nin başvurusu üzerine Islık Dili, UNESCO tarafından Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne alındı. UNESCO kararıyla birlikte Giresun’un Çanakçı ilçesi ve özellikle Kuşköy ile özdeşleşen iletişim kültürü dünya ölçeğinde tescil edilmiş oldu. Ancak “acil koruma” statüsü, Islık Dili’nin gelecek kuşaklara aktarılması konusunda önemli bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Cep telefonları ve modern iletişim araçlarının yaygınlaşması, köylerden kentlere göç ve günlük yaşam biçiminin değişmesiyle birlikte Islık Dili’nin kullanım alanı yıllar içerisinde daraldı. Bu nedenle festivalin temel hedeflerinden biri Islık Dili’ni yalnızca hatırlatmak değil, çocuklara ve gençlere öğretmek ve yaşayan bir kültür olarak geleceğe taşımak. VADİLERİN HABERLEŞME YÖNTEMİYDİ Islık Dili’nin ortaya çıkışında Doğu Karadeniz’in coğrafi şartları belirleyici oldu. Çanakçı ve çevresindeki derin vadiler, yüksek tepeler ve birbirinden uzak yerleşimlerde normal insan sesinin karşı yamaya ulaşması çoğu zaman mümkün değildi. Bölge halkı bu sorunu kelimeleri ıslığa dönüştürerek çözdü. Geçmişte Islık Dili; düğün ve cenaze haberlerinin verilmesinden imece çağrılarına, komşuların birbirlerine seslenmesinden hayvanların yönlendirilmesine kadar günlük hayatın birçok alanında kullanıldı. Telefonun bulunmadığı yıllarda vadinin bir ucundan diğerine gönderilen bir ıslık, kimi zaman insanların en hızlı haberleşme aracı oldu. FESTİVAL GELENEĞİ 1997’DEN BU YANA SÜRÜYOR Islık Dili’nin tanıtılması ve korunması amacıyla Kuşköy’de başlatılan festival geleneğinin geçmişi 1997 yılına kadar uzanıyor. Başlangıçta yerel ölçekte gerçekleştirilen organizasyon, yıllar içerisinde büyüyerek Giresun’un önemli kültür etkinliklerinden biri haline geldi. Festivalin vazgeçilmez etkinlikleri arasında Islık Dili ile konuşma ve mesaj aktarma yarışmaları bulunuyor. Geçmiş yıllarda yarışmacılar kendilerine verilen günlük konuşma cümlelerini ıslıkla başka bir kişiye aktararak Islık Dili’nin gerçek bir iletişim sistemi olarak nasıl çalıştığını ziyaretçilere gösterdi. SON ÜÇ YILDA GELENEK KESİNTİSİZ SÜRDÜ Festivalin 24’üncüsü 2023, 25’incisi 2024, 26’ncısı ise 2025 yılında gerçekleştirildi. 2023 yılındaki festivalde günlük hayatta kullanılan çeşitli cümlelerin Islık Dili’yle karşı tarafa aktarılması büyük ilgi gördü. 2024 ve 2025 organizasyonlarında da Islık Dili yarışmaları ve kültürel etkinlikler devam ederken özellikle geleneğin genç kuşaklara aktarılması yönündeki çağrılar ön plana çıktı. Bu yıl 27’ncisi gerçekleştirilen festivalle birlikte yaklaşık 30 yıllık organizasyon geleneği bir kez daha sürdürüldü. ŞİMDİ SIRA KUŞKÖY’DE Giresun şehir merkezindeki yürüyüş ve tanıtım etkinliklerinin ardından festivalin asıl buluşması 6 Eylül Pazar günü Çanakçı’nın Kuşköy köyünde gerçekleştirilecek. Açıklanan programa göre Kuşköy Festival Alanı’ndaki etkinlikler 10.00-18.00 saatleri arasında devam edecek. Festival programında Islık Dili gösterilerinin yanı sıra kültürel etkinlikler ve müzik programları yer alacak. Böylece 4 Eylül’de Giresun şehir merkezinde başlayan festival, Islık Dili’nin doğduğu ve bugün en güçlü biçimde yaşatıldığı vadilere taşınacak. GİRESUN’UN SESİ KUŞKÖY’DEN DÜNYAYA ULAŞACAK Giresun’da bugün gerçekleştirilen yürüyüş, yalnızca 27. festivalin başlangıcı olmadı. Program aynı zamanda UNESCO tarafından dünya kültür mirası olarak kabul edilen bir Giresun değerinin şehir merkezinden yeniden görünür hale getirilmesi anlamını taşıdı. Bir dönem Çanakçı’nın vadilerinde insanların birbirlerine haber ulaştırmak için kullandıkları ıslıklar, bugün Giresun’un kültürel kimliğini dünyaya anlatan en özgün değerlerden birine dönüşmüş durumda. Giresun merkezindeki renkli başlangıcın ardından gözler şimdi 6 Eylül Pazar günü Kuşköy’de yapılacak ana festival programına çevrildi. Islık Dili, bu kez doğduğu vadilerde yeniden yankılanacak.

42 Lezzet Noktası Ordu'nun En İddialı Reçetelerini Aynı Rotada Buluşturdu Haber

42 Lezzet Noktası Ordu'nun En İddialı Reçetelerini Aynı Rotada Buluşturdu

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Ordu Kültür Yolu Festivali, kentin zengin mutfak kültürünü gastronomi dünyasının ünlü isimleriyle buluşturdu. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından yürütülen “Lezzet Noktası” projesi kapsamında Ordu’ya gelen şefler, seçkiye giren işletmeleri tek tek gezdi, yöresel tatların peşine düştü ve ziyaretçiler için “Ordu’da ne yenir?” listesi hazırladı. Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Ordu Kültür Yolu Festivali, kentin zengin mutfak kültürünü gastronomi dünyasının ünlü isimleriyle buluşturdu. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından yürütülen “Lezzet Noktası” projesi kapsamında Ordu’ya gelen şefler, seçkiye giren işletmeleri tek tek gezdi, yöresel tatların peşine düştü ve ziyaretçiler için “Ordu’da ne yenir?” listesi hazırladı. Mutfağa giren, ustalarla buluşan ve yöresel lezzetleri yerinde tadan şefler; kullanılan malzemelerden geleneksel üretim yöntemlerine kadar Ordu mutfağını mercek altına aldı. Her şefin favorisi farklı olsa da ortak mesaj değişmedi: Ordu’ya geldiyseniz bu lezzetleri tatmadan dönmeyin! Ordu Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programına Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde yer alan şef Necati Yılmaz ev sahipliği yaparken, Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’ndeki şef Ömer Bozyap, şef Araz Aknam, televizyon programcısı ve yazar Elif Korkmazel ile gastronomi yazarı Talip Bayram da festivalin konukları arasında yer aldı. Gastronomi dünyasının tanınmış isimleri, Altınordu’dan Ünye’ye, Perşembe’den Fatsa’ya, Gülyalı’dan Gölköy ve Mesudiye’ye uzanan lezzet rotasında Ordu mutfağının izini sürdü. Balık restoranlarından pidecilere, esnaf lokantalarından köy mutfağı sunan işletmelere, pastanelerden yerel tatlı üreticilerine kadar farklı adresleri ziyaret eden isimler, kentin öne çıkan tatlarını yerinde deneyimledi. “Lezzet Noktası” seçkisiyle Ordu sofrasının öne çıkan adresleri belirlenirken, kentin zengin mutfak kültürü de tüm çeşitliliğiyle vitrine çıktı. NECATİ YILMAZ’DAN ORDU LİSTESİ: ORDU TOSTUNDAN KAVURMAYA UZANAN LEZZETLER Festivalin Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde yer alan ev sahibi şefi Necati Yılmaz, Ordu’ya ilk kez gelenlere karalahana çorbası, Ordu pidesi, Ordu tostu ve Akkuş’ta yetişen kuru fasulyeyi önerirken, balık sevenlerin levrek buğulama ya da benekli alabalığı, et sevenlerin kavurmayı tatması gerektiğini söyledi. Ordu’da doğup büyüyen bir şef olduğunu ve İstanbul’da yaşamasına rağmen festival daveti aldığında hemen geldiğini söyleyen Yılmaz, Ordu mutfağının dünyadaki sağlıklı beslenme trendinin göbeğinde yer aldığını belirterek, Lezzet Noktası projesinin Ordu’nun gastronomisine ve bu kültürün tanınmasına çok büyük bir desteği olacağını ifade etti. ARAZ AKNAM’IN FAVORİ ÜÇLÜSÜ: KURU FASULYE, TURŞU KAVURMASI, PİDE Konuk şef Araz Aknam, şehre gelenlerin ilk olarak kuru fasulye, turşu kavurması ve pideyi denemesini önerdi. Turşu kavurmasının başka yerlerde kolay ulaşılamayacak bir tat olduğuna dikkat çeken Aknam, bu üç lezzeti Ordu gezisinin vazgeçilmezleri arasında gösterdi. Yabani otların ve bitkilerin Ordu mutfağında bu ölçüde kullanılmasını kendileri için “bambaşka bir aydınlanma” olarak değerlendiren Aknam, Lezzet Noktaları’nın yerel halkın kendi ürünleri ve yemekleri konusunda bilinçlenmesine katkı sunduğunu söyledi. Aknam’a göre gastronomi kültürünü korumanın yolu, önce o kültüre sahip çıkmaktan geçiyor. DERİN BALIK’TA KURAL NET: DENİZDEN BUGÜN NE ÇIKTIYSA O Derin Balık işletme sahibi Burçin Doğan, restoranın 2007 yılında açıldığını, işletmenin balıkçılık geçmişinin ise 50 yılı aşan ve Ordu’nun en eski çiğ balık satış tezgahına uzanan bir birikime dayandığını anlattı. Günlük tazeliği işletmenin değişmez kuralı olarak tanımlayan Doğan, o gün denizden çıkan balıkları sunduklarını, ürünleri ertesi güne bırakmadıklarını ve dondurmadıklarını söyledi. Mekanın öne çıkan tabaklarını başta levrek buğulama, mezgit tava ve ızgara balıklar olarak sıraladı. Ordu sofrasında balığın ardından pideyi ve melocan, pancar çorbası ve mısır ekmeğini öneren Doğan, festival sayesinde kentin lezzetlerinin Türkiye genelinde daha fazla tanınacağına inandığını ifade etti. “TÜRKİYE’NİN EN GÜZEL SİMİDİ ‘ORDU SİMİDİ’” Şirin Tost işletme sahibi Ferdi Gürsu, Ordu tostunun lezzetinin ekmek ve sucukla ilgili olduğunu ifade ederken; iyi pişmiş ve pekmezli Ordu simidi için “Bana göre Türkiye’nin en güzel simidi” dedi. Ordu’nun doğallığı ve temiz havasının kentin mutfak kimliğini desteklediğini söyleyen Gürsu, Lezzet Noktası projesinin Ordu’nun yerel tatlarını Türkiye çapında tanıtması açısından olumlu bir çalışma olduğunu dile getirdi. ET VE SÜT ÜRÜNLERİ YÖREDEN TEMİN EDİLİYOR İspirli Pide’nin ikinci kuşak işletmecisi Burak Kaya, işletmenin babası Mehmet Kaya tarafından 1990 yılında kurulduğunu anlattı. Pide yapımında kullandıkları et ve süt ürünlerini çoğunlukla yöreden temin ettiklerini belirten Kaya; Ordu’ya gelecek ziyaretçilere pide ve pancar çorbası önerdi. Kaya, yenilebilir otların çeşitliliği sayesinde otlu yemekler, kayganalar ve yeşillik ağırlıklı çorbaların öne çıktığını, bu yapının vejetaryenler için de güçlü seçenekler sunduğunu ifade etti. Lezzet Noktası seçkisinde yer almanın işletmeyi hijyen ve kalite açısından daha görünür kıldığını belirten Kaya, projenin satışlara ve müşteri memnuniyetine katkı sağladığını dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CANİKLİ: “GİRESUN YÖRESEL LEZZETLERİNE SAHİP ÇIKMIYOR” Haber

CANİKLİ: “GİRESUN YÖRESEL LEZZETLERİNE SAHİP ÇIKMIYOR”

CANİKLİ: “GİRESUN YÖRESEL LEZZETLERİNE SAHİP ÇIKMIYOR” Giresun Aşçılar ve Pastacılar Derneği Başkanı Fırat Canikli, Giresun’un gastronomi turizminde güçlü bir potansiyele sahip olmasına rağmen yöresel ürünlerini koruma, tanıtma ve tescil ettirme konusunda geride kaldığını söyledi. Ordu Dağ Çileği Reçeli’nin coğrafi işaret almasını örnek gösteren Canikli, “Biz izliyoruz, diğer iller sahip çıkıyor. Giresun artık bir adım öne çıkmak zorunda” dedi. “YÖRESEL ÜRÜNLERİMİZE SAHİP ÇIKAMIYORUZ” Giresun Aşçılar ve Pastacılar Derneği Başkanı Fırat Canikli, Giresun’un yöresel lezzetleri, yerel ürünleri ve gastronomi turizmi konusunda daha güçlü bir yol haritasına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gastronomi turizminin yalnızca yemek sunumundan ibaret olmadığını vurgulayan Canikli, bu alanın temelinde yöresel ürünler, coğrafi işaretler, yerel mutfak kültürü ve sürdürülebilir tanıtım çalışmaları bulunduğunu belirtti. Canikli, “Ne yazık ki Giresun olarak yöresel ürünlerimize ve lezzetlerimize sahip çıkamıyoruz” sözleriyle kentteki eksikliğe dikkat çekti. ORDU’NUN COĞRAFİ İŞARET HAMLESİNİ ÖRNEK GÖSTERDİ Fırat Canikli, Ordu Dağ Çileği Reçeli’nin coğrafi işaretle tescillenmesini hatırlatarak, yöresel değerlerine sahip çıkan Ordu’yu tebrik etti. Canikli, çevre illerin kendi yöresel ürünlerini tescil ettirmek, tanıtmak ve gastronomi turizmine kazandırmak için aktif çalışma yürüttüğünü ifade etti. Giresun’un da sahip olduğu mutfak mirasıyla bu alanda güçlü biçimde yer alabileceğini belirten Canikli, kentin artık sloganların ötesine geçmesi gerektiğini söyledi. “ARTIK BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK ZORUNDAYIZ” “Fındığın Başkenti, Kiraz’ın Anavatanı” vurgusunun Giresun için önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Canikli, dünyada ve Türkiye’de turizm anlayışının doğa, kültür, tarih ve gastronomi ekseninde yeniden şekillendiğini söyledi. Canikli, Akdeniz, Ege, Güneydoğu ve İç Anadolu mutfaklarının turizmde güçlü markalara dönüştüğünü belirterek, Giresun’un da kendi mutfak değerleriyle aynı başarıyı yakalayabileceğini ifade etti. Canikli, “Akdeniz, Ege, Güneydoğu ve İç Anadolu mutfakları turizmde nasıl öne çıkıyorsa, Giresun da çıkabilir. Bunun yolu yöresel ürünlere sahip çıkmaktan geçiyor” dedi. “BİZ İZLİYORUZ, DİĞER İLLER SAHİP ÇIKIYOR” Giresun’un yıllardır kendi mutfak kültüründe yer alan birçok ürünü tescil ettirme ve tanıtma konusunda yeterince hızlı davranmadığını söyleyen Canikli, çevre illerin bu boşluğu değerlendirdiğini belirtti. Canikli, Giresun’un meşhur sade simidinin Rize’de, Sakarca Mıhlaması, Galdirik Kavurması, Melocan Kavurması, Fındıklı Burma Tatlısı, Pancar Çorbası, Karalahana Sarması ve Mantar Kavurması gibi birçok ürünün ise Ordu’da coğrafi işaret aldığını hatırlattı. Bölgenin ortak değerlerine sahip çıkan illeri eleştirmediklerini belirten Canikli, “Onlar gastronomi turizminden pay almak için üzerine düşeni yapıyor. Biz ise sadece izliyoruz” ifadelerini kullandı. “BİR KAZAN PANCAR ÇORBASI İLE GASTRONOMİ TURİZMİ OLMAZ” Canikli, Giresun’da zaman zaman düzenlenen sembolik etkinliklerin gastronomi turizmi açısından kalıcı sonuç üretmediğini söyledi. Yerel mutfağın tanıtımının planlı, kurumsal ve sürdürülebilir biçimde yürütülmesi gerektiğini belirten Canikli, yalnızca kısa süreli etkinliklerle gastronomi turizminde güçlü bir marka oluşturulamayacağını vurguladı. Canikli, “Hiç kimse kusura bakmasın; bir kazan pancar çorbası ile gastronomi turizmi olmaz. Gastronomi turizmi yerel ürünlere sahip çıkmak ve değer vermekle olur” dedi. GİRESUN MUTFAĞININ GÜÇLÜ POTANSİYELİ VAR Giresun mutfağı, Karadeniz’in ot kültürü, fındık üretimi, yayla yaşamı, deniz ürünleri, kiraz geçmişi ve kırsal üretim geleneğiyle güçlü bir gastronomi potansiyeli taşıyor. Pancar çorbası, karalahana sarması, sakarca, galdirik, melocan, fasulye diblesi, hamsili yemekler, fındıklı tatlılar, yöresel hamur işleri, mısır unu ağırlıklı lezzetler ve dağ ürünleri, kentin tanıtımında daha görünür hale getirilebilecek başlıklar arasında yer alıyor. Canikli, bu ürünlerin yalnızca ev mutfağında veya yerel hafızada kalmaması gerektiğini, tescil, tanıtım, festival, menü, restoran ve turizm rotalarıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. “GASTRONOMİ KÜÇÜK GÖRÜLECEK BİR ALAN DEĞİL” Giresun’un ulaşım, sanayi ve kalkınma gibi temel sorunları bulunduğunu hatırlatan Canikli, buna rağmen gastronominin kentin ekonomik ve turistik geleceği açısından küçük görülmemesi gerektiğini söyledi. Canikli, yöresel ürünlerin doğru tanıtılması halinde hem üreticiye hem esnafa hem de turizm sektörüne katkı sağlayabileceğini belirtti. Gastronomi turizminin kırsal kalkınma, kadın emeği, yerel üretim, restoran sektörü, konaklama, festival ekonomisi ve şehir markasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Canikli, Giresun’un bu alanda geç kalmadan ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi. KURUMLARA VE PAYDAŞLARA ÇAĞRI Fırat Canikli, Giresun’un yöresel lezzetlerini koruma ve gastronomi turizminde hak ettiği yeri alma konusunda tüm kurumlara çağrıda bulundu. Başta Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği, Giresun Valiliği, Giresun Belediyesi, Ticaret Borsası ve ilgili tüm paydaşların sorumluluk alması gerektiğini belirten Canikli, ortak çalışma kültürünün önemine dikkat çekti. Canikli, “Artık hep birlikte değerlerimize sahip çıkalım. Gastronomi turizminde çok geç kalmadan yerimizi alalım” dedi. GASTRONOMİDE KALICI YOL HARİTASI İHTİYACI Giresun’un yöresel ürünlerini koruması, coğrafi işaret süreçlerini hızlandırması, yerel mutfağı turizm rotalarına dahil etmesi ve gastronomi etkinliklerini sürdürülebilir hale getirmesi gerekiyor. Canikli’nin çıkışı, Giresun’da yıllardır konuşulan ancak kurumsal düzeyde yeterince güçlü adımlar atılamayan yöresel lezzetler konusunu yeniden gündeme taşıdı. Giresun’un mutfak mirasını koruyacak, yerel ürünlerini tescil ettirecek ve gastronomi turizminden daha fazla pay almasını sağlayacak ortak bir çalışma süreci, kentin turizm hedefleri açısından öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.

GİRESUN’UN YEŞİL LEZZETLERİ ATATÜRK MEYDANI’NDA BULUŞTU Haber

GİRESUN’UN YEŞİL LEZZETLERİ ATATÜRK MEYDANI’NDA BULUŞTU

GİRESUN’UN YEŞİL LEZZETLERİ ATATÜRK MEYDANI’NDA BULUŞTU Giresun’un yöresel mutfak kültürünü, doğal ürünlerini ve vejetaryen ağırlıklı lezzet mirasını tanıtmak amacıyla düzenlenen “Giresun’un Yeşil Lezzetleri Gastronomi Festivali”, dördüncü yılında Atatürk Meydanı’nda geniş katılımla gerçekleştirildi. Giresun Belediyesi’nin de paydaşları arasında yer aldığı festival, Debboy mevkisinden başlayan kortej yürüyüşünün ardından Atatürk Meydanı’nda başladı. Giresun’un doğadan beslenen mutfak kültürünü görünür kılan organizasyon, kentin gastronomi kimliğini Türkiye’ye ve dünyaya tanıtma hedefiyle hazırlandı. Festival; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Giresun Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Giresun Belediyesi, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Ticaret Borsası, Giresun Üniversitesi, GİRTAB, DOKA ve TÜRES’in içinde yer aldığı Giresun Turizm Tanıtma Platformu iş birliğiyle organize edildi. GİRESUN MUTFAĞININ YEŞİL KİMLİĞİ ÖNE ÇIKTI Dördüncü kez düzenlenen festival, Giresun’un yalnızca doğal güzellikleriyle değil, mutfak mirasıyla da güçlü bir tanıtım değerine sahip olduğunu ortaya koydu. Daha önceki organizasyonlarla oluşan festival geleneği, bu yıl da yöresel ürünleri, kadın emeğini, üretici kültürünü, yerel ekonomiyi ve gastronomi turizmini aynı zeminde buluşturdu. Giresun’un mutfak kültüründe önemli yer tutan fındık, pancar çorbası, pancar dolması, mısır ekmeği, merolcan, turşu kavurması, taflan kavurması, kiraz kavurması, galdirik kızartması, çalı çileği, ısırgan, kabak, reçel ve pekmez çeşitleri festival alanında ziyaretçilere sunuldu. ŞEFLER, YARIŞMALAR VE SÖYLEŞİLER FESTİVALE RENK KATTI Festival kapsamında ünlü şeflerin jüri üyeliğinde pancar temalı ödüllü yemek yarışması düzenlendi. Şefler eşliğinde yöresel yemek sunumları ve canlı mutfak gösterileri yapıldı. Haldun Domaç moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşilerde ise Giresun mutfağının üretim kültürü, doğal ürünleri ve gastronomi turizmindeki yeri ele alındı. KÖSE: “GİRESUN’UN YEŞİLİ SOFRASINDA DA SAKLI” Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, festivalin açılışında yaptığı konuşmada Giresun mutfağının doğayla kurduğu güçlü bağa dikkat çekti. Köse, Giresun’un yalnızca doğasıyla değil, sofrasıyla da yeşil bir şehir olduğunu belirterek, ısırgan otundan galdirik kavurmasına, taflan kavurmasından pancar çorbasına, mısır ekmeğinden pancar diblesine kadar yöresel lezzetlerin kentin kültürel mirasını taşıdığını vurguladı. Başkan Köse, kadınların, genç girişimcilerin, üreticilerin ve yöresel ürün emekçilerinin bu mirasın yaşatılmasında önemli rol üstlendiğini ifade ederek, festivalin Giresun’un tanıtımına ve yerel ekonomiye katkı sunduğunu söyledi. Festival programı, 7 Haziran Pazar günü ( yarın) Eynesil Ören Beldesi’nde düzenlenecek “Çay Hasat Şenliği” ile tamamlanacak. FESTİVALDE ÖNE ÇIKAN GİRESUN LEZZETLERİ Giresun mutfağı, Karadeniz’in ot ağırlıklı, mevsimsel, doğal ve saklama kültürüne dayalı yemek geleneğini güçlü biçimde yansıtır. Giresun Valiliği, yöresel mutfakta karalahana, ısırgan, pezik, madımak, kaldirik, sakarca, mendek ve merulcan gibi otların yaygın kullanıldığını belirtir. FINDIK Giresun fındığı, yalnızca tarımsal ürün değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin ana unsurlarından biridir. Festivalde fındığın yer alması, Giresun mutfağının tatlı, hamur işi, ezme, sos ve modern gastronomi uygulamalarında kullanabileceği güçlü bir yerel değer olduğunu gösterir. PANCAR ÇORBASI Giresun’da “pancar” adıyla anılan karalahana, çorba kültürünün temel malzemelerindendir. Geleneksel pancar çorbasında karalahana, mısır yarması, kuru fasulye ve mısır unu birlikte kullanılır; soğan ve yağla hazırlanan kavurma çorbaya lezzet verir. Bu yemek, Giresun mutfağının doyurucu ama sade yapısını gösterir. Tahıl, bakliyat ve yeşil yapraklı sebzenin aynı tencerede buluşması, yöredeki kırsal üretim düzeninin sofraya yansımasıdır. PANCAR DOLMASI Pancar dolması, karalahana yaprağının iç harçla sarılmasıyla hazırlanır. Giresun yemek tariflerinde pancar yapraklarının haşlandıktan sonra kıymalı ya da zeytinyağlı-pirinçli içle sarılabildiği, üzerine salçalı su eklenerek pişirildiği aktarılır. Bu yemek, Giresun mutfağında otun yalnızca haşlama ya da kavurma olarak değil, ana yemek formunda da güçlü yer tuttuğunu gösterir. MISIR EKMEĞİ Mısır ekmeği, Karadeniz mutfağının temel tamamlayıcı ürünlerinden biridir. Giresun sofralarında pancar çorbası, turşu kavurması, ot yemekleri ve yoğurtlu lezzetlerle birlikte düşünülür. Festivalde mısır ekmeğinin yer alması, yöresel yemeklerin yalnızca tek tek ürünler değil, birlikte kurulan bir sofra kültürü olduğunu gösterir. MEROLCAN / MEREVCEN Merolcan, Giresun’da diken ucu olarak da bilinen, doğadan toplanan yöresel otlardan biridir. Kültür Portalı’nda yer alan merevcen kavurması tarifinde, haşlanıp sıkılan merevcenlerin kavrulmuş soğanla birlikte birkaç dakika pişirildiği belirtilir. Bu yemek, Giresun mutfağının doğrudan doğadan beslenen yönünü temsil eder. Körpe otun kısa pişirme süresiyle hazırlanması, ürünün kendi tadını korumaya dayalı geleneksel mutfak yaklaşımını yansıtır. TURŞU KAVURMASI Turşu kavurması, Karadeniz’in saklama kültürünü sıcak yemeğe dönüştüren en belirgin örneklerden biridir. Tuzlama veya turşu olarak saklanan ürünler, tuzu alındıktan sonra soğan ve yağla kavrularak sofraya taşınır. Giresun yerel tariflerinde tuzlu ürünlerin bol suda bekletilerek tuzunun çıkarıldığı, ardından soğanla kavrulduğu görülür. Bu lezzet, Giresun mutfağında kış hazırlığının ve yoktan yemek çıkarma becerisinin güçlü bir göstergesidir. TAFLAN KAVURMASI Taflan tuzlusu kavurması, Giresun’un en özgün tatlarından biridir. Taflan, salamura/tuzlama yöntemiyle saklanır; ardından soğan ve yağla kavrularak tüketilir. Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kaynaklı tariflerde taflan, soğan, tereyağı, sıvı yağ ve tuz temel malzemeler arasında yer alır. Taflan kavurması, meyvenin tuzlama yoluyla yemeğe dönüşmesi bakımından Giresun mutfağının sıradan sebze yemeklerinin ötesine geçen yaratıcı karakterini gösterir. KİRAZ KAVURMASI Kiraz tuzlusu kavurması, Giresun mutfağının en dikkat çekici yemeklerinden biridir. Kültür Portalı’ndaki tarife göre kirazlar tuzla kavanozda saklanır; kavurma aşamasında çekirdekleri çıkarılır, tuzu alınır ve soğanla birlikte kavrulur. Bu yemek, tatlı bir meyvenin tuzlu ve sıcak yemek formuna dönüşmesiyle Giresun mutfağının özgünlüğünü gösterir. Festivalde kiraz kavurmasının yer alması, Giresun’un gastronomi tanıtımı açısından güçlü ve ayırt edici bir başlıktır. GALDİRİK KIZARTMASI Galdirik, Karadeniz’de farklı adlarla bilinen yabani otlardan biridir. Giresun mutfağında haşlama, kavurma veya kızartma biçiminde değerlendirilebilir. Bu ürünün festivalde yer alması, Giresun mutfağının yalnızca bilinen sebzelere değil, doğadan toplanan otlara dayalı geniş bir yemek repertuvarına sahip olduğunu gösterir. ÇALI ÇİLEĞİ Çalı çileği, Giresun’un doğal ürün çeşitliliğini temsil eden meyvelerden biridir. Taze tüketimin yanı sıra reçel, marmelat ve tatlılarda değerlendirilebilir. Festivalde çalı çileğinin yer alması, Giresun mutfağının yalnızca ana yemeklerle değil, doğal meyveler ve meyve işleme kültürüyle de tanıtıldığını gösterir. ISIRGAN Isırgan, Giresun ve Karadeniz mutfağında çorba, yemek ve ezme formunda değerlendirilen güçlü bir yöresel ottur. Giresun Valiliği’nin yöresel mutfak tanıtımında ısırgan, yemeklerde kullanılan temel otlar arasında yer alır. Isırganın festivalde öne çıkması, Giresun mutfağının sağlık, doğallık ve ot kültürü üzerinden kurduğu kimliği güçlendirir. KABAK Kabak, Giresun sofralarında hem yemek hem tatlı hem de börek/dolma türlerinde değerlendirilebilen esnek bir üründür. Festival bağlamında kabak, yöresel mutfağın sebze ağırlıklı ve sade pişirme anlayışını temsil eder. REÇEL VE PEKMEZ ÇEŞİTLERİ Reçel ve pekmez, Giresun’un doğal ürünlerini yıl boyunca saklama geleneğinin parçasıdır. Meyvenin, üzümün, dutun veya yörede yetişen farklı ürünlerin işlenerek uzun süre tüketilebilir hale getirilmesi, mutfak kültürünün yalnızca pişirme değil, üretme ve saklama bilgisine de dayandığını gösterir. KISA DEĞERLENDİRME Festivalde sunulan ürünler, Giresun mutfağının üç ana özelliğini öne çıkarıyor: Ot ve yeşil yapraklı sebze kültürü: Pancar, ısırgan, galdirik, merolcan.Saklama ve dönüştürme kültürü: Taflan tuzlusu, kiraz tuzlusu, turşu kavurması, reçel, pekmez.Yerel ekonomi ve kimlik değeri: Fındık, doğal ürünler, kadın emeği, yöresel üretim. Bu tablo, “Giresun’un Yeşil Lezzetleri” başlığının yalnızca festival adı olmadığını; kentin doğa, üretim, mutfak ve tanıtım kimliğini birlikte taşıyan güçlü bir gastronomi markası haline geldiğini gösteriyor.

KÜMBET DAĞ EVİ, FESTİVAL COŞKUSUNA SAHNE OLACAK Haber

KÜMBET DAĞ EVİ, FESTİVAL COŞKUSUNA SAHNE OLACAK

KÜMBET DAĞ EVİ, FESTİVAL COŞKUSUNA SAHNE OLACAK Giresun’un önemli kış turizmi merkezlerinden Kümbet Yaylası, 15 Şubat Pazar günü düzenlenecek Kümbet Dağ Evi 3. Kar Festivali ile müzik ve eğlence dolu bir güne hazırlanıyor. Karla kaplı doğası ve eşsiz yayla manzarasıyla dikkat çeken bölgede gerçekleştirilecek festival, hem konaklayan misafirleri hem de günübirlik ziyaretçileri bir araya getirecek. Kümbet Dağ Evi tarafından organize edilen etkinlikte Ceren Ece Öksüz, Gökçe Altun ve Onur Yılmaz sahne alacak. DJ Aydın Özdemir ise performansıyla festival alanındaki coşkuyu artıracak. Festival ateşi saat 12.00’de yakılacak, tulum ve kemençe eşliğinde başlayacak program gün boyu sürecek etkinliklerle saat 17.00’de sona erecek. Festival kapsamında yalnızca müzik değil, sanat ve doğa temalı etkinlikler de yer alacak. Outdoor Akademi öncülüğünde 14–15 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenecek program çerçevesinde Sevgililer Günü’ne özel atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. Taş boyama, seramik, mum yapımı, çini ve çeşitli el sanatları etkinlikleri katılımcılarla buluşacak. Ayrıca Yakamoz Pazar, el emeği ürünleriyle festival alanında ziyaretçileri ağırlayacak. Konaklayan misafirler için bungalov konaklama, açık büfe kahvaltı, akşam yemeği, canlı müzik programı, hamam, havuz ve sauna hizmetleri sunulacak. Ateş başı eğlencesi ve pancar çorbası ikramı da programa dahil olacak. Günübirlik katılımcılar ise 250 TL giriş ücretiyle festival alanına katılım sağlayabilecek; 10 yaş altı çocuklardan ücret alınmayacak. Festival alanında ayrıca köfte ekmek, sucuk ekmek, salep, kestane ve mısır gibi yiyecek stantları yer alacak. Off-road turu ve doğa gezileri gibi etkinlikler ise ekstra ücretli olarak gerçekleştirilecek. Çotanak Off Road ve GİDOSK Dağcılık topluluklarının da katılım sağlayacağı organizasyon, Kümbet’te kış turizmine hareketlilik kazandırmayı hedefliyor. Kış mevsiminin büyüleyici atmosferinde kar, sanat ve müziği bir arada yaşamak isteyenler için Kümbet Yaylası, hafta sonunda festival coşkusuna ev sahipliği yapacak.

Ordu’da eğlence dolu kış festivali Haber

Ordu’da eğlence dolu kış festivali

Ordu'nun 2 bin rakımlı Çambaşı Yaylası, beklenen Geleneksel Çambaşı Yaylası Kış Festivali ile bu yıl da yoğun ilgi görerek her yaştan katılımcıyı ağırladı ve canlı görüntülere sahne oldu. ORDU (İGFA) - Yaz mevsiminde turist çeken Ordu yaylaları, Başkan Dr. Mehmet Hilmi Güler'in "3 ay değil 12 ay" Ordu sloganıyla başlattığı girişimlerle kış aylarında da ziyaretçilerin gözde mekanı haline geldi. Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Kabadüz Belediyesi iş birliği ile organize edilen 21. Kış Festivali, Çambaşı Yaylası'nda renkli görüntülerle gerçekleştirildi. İki gün süren festivalde katılımcılar unutulmaz bir hafta sonu yaşadı. YAYLADA EĞLENCE ZİRVEDE Festival dolu dolu anılarla Çambaşı Yaylası Kayak Merkezi'nde başladı. İlk gününde kayak yarışları ve off-road yarışları yapılan festivalin ikinci günü yayla merkezinde devam etti. Kar güreşleri, çeşitli spor müsabakaları ve kızak yarışları ile heyecan dolu anların yaşandığı festivalde, Ordu Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası ve pek çok sanatçının sahne aldığı konserle katılımcılar keyifli anlar yaşadı. Festival boyunca ayrıca Ordu’nun özel lezzetlerinden pancar çorbası, patates ve turşu ikramı yapıldı. FESTİVALE KATILIMCILARDAN TAM NOT Katılımcılar festival boyunca eğlencenin tadına vardılar. Etkinliklerden memnun kalanlar, doğa harikası Çambaşı Yaylası'nda unutulmaz bir gün geçirdi. Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen festival için katkıda bulunan herkese teşekkür ettiler.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.