Hava Durumu

#Özgürlük

giresunsonhaber - Özgürlük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgürlük haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN HAYVAN HAKLARI PLATFORMU’NDAN MEYDANDA SERT ÇAĞRI Haber

GİRESUN HAYVAN HAKLARI PLATFORMU’NDAN MEYDANDA SERT ÇAĞRI

GİRESUN HAYVAN HAKLARI PLATFORMU’NDAN MEYDANDA SERT ÇAĞRI Giresun Hayvan Hakları Platformu, 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü’nde Atatürk Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasında sokak hayvanlarına yönelik toplama, kapatma ve kötü muamele uygulamalarına tepki gösterdi. Platform, “ KATLİAM YASASI GERİ ÇEKİLSİN.HAYVANLAR ÖZGÜRLEŞSİN.” çağrısıyla yasal düzenlemenin değiştirilmesini, barınakların rehabilitasyon merkezine dönüştürülmesini ve hayvan haklarının güvence altına alınmasını istedi. Giresun’da sokak hayvanları savunucuları 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü’nde Atatürk Meydanı’nda bir araya geldi. Giresun Hayvan Hakları Platformu, ülke genelinde yapılan eş zamanlı açıklamalara Giresun’dan katıldı ve kent merkezinde yetkililere acil çağrı yaptı. Platform adına dönüşümlü olarak Nihal Memiş Dizdar, Adnan Usta ve Hakan Dizdar konuştu. Açıklamada, 4 Nisan’ın kendileri için kutlama günü olmadığı vurgulandı. Meydanda okunan metinde, sokak hayvanlarının yaşam hakkına dönük ihlallerin büyüdüğü, toplama ve kapatma uygulamalarının derinleştiği, kötü muamele ve ölüm vakalarının vicdanları yaraladığı ifade edildi. Platformun açıklamasında en dikkat çeken cümlelerden biri şöyle oldu: “ Bizler sokak hayvanlarının yaşam hakkı savunucuları olarak, 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü'nü kutlamak yerine yas tutuyoruz.” Açıklamanın devamında, sokak hayvanlarının her geçen gün daha ağır bir tabloyla karşı karşıya kaldığı belirtildi ve “Çünkü sokak hayvanlarının hemen her gün sistematik olarak yok edilmesinin ya da barınaklara hapsedilerek korkunç koşullarda hayattan koparılmalarına tanıklık etmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.” denildi. Basın açıklamasında yalnızca tepki değil, somut talepler de sıralandı. Platform, mevcut yasal düzenlemenin geri çekilmesini istedi. Metinde bu talep, “ Kamuoyunda 'Katliam Yasası' olarak bilinen yasa derhal geri çekilmelidir.” cümlesiyle dile getirildi. Aynı açıklamada, hayvanların yaşam ve özgürlük hakkını temel alan yeni bir düzenleme yapılması çağrısı yapıldı. Platform, 5199 sayılı kanunun temel yaklaşımının korunmasını istedi. Açıklamada, “5199 sayılı kanunun 6.maddesinde yer alan, “kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat” ilkesi korunmalıdır.” ifadesine yer verildi. Hayvan haklarının anayasal güvence altına alınması talebi de meydandan açık biçimde dile getirildi. Giresun Hayvan Hakları Platformu, toplama ve kapatma uygulamalarının derhal durdurulmasını istedi. Açıklamada, “Toplamalar ve hapsetmeler derhal durdurulmalı, barınaklar, hayvan hastanesi ve rehabilitasyon merkezine dönüştürülmelidir.” denildi. Platform, mevcut barınakların tedavi merkezine dönüşene kadar her bölümün net biçimde izlenebildiği kamera sistemine geçilmesini de talep etti. Veteriner hizmetleri de açıklamanın önemli başlıkları arasında yer aldı. Platform, “ İcapçı veteriner hekim uygulaması tamamen kalkmalı, her il ve ilçede 7/24 çalışan veteriner hekim ve teknik personel sayısı artırılmalıdır.” çağrısı yaptı. Kırdan kente uzanan bir kısırlaştırma seferberliği başlatılması ve tüm il ile ilçelerde kısırlaştırma ile ilkyardım üniteleri kurulması da talepler arasında sıralandı. Hayvanların üretim ve satışına yönelik itiraz da metinde açık biçimde yer aldı. Platform, hayvanların “Pet” başlığı altında alınıp satılan bir nesneye dönüştürüldüğünü savundu. Açıklamada, “ “Pet” olarak kategorize edilerek bir ürün gibi alınıp satılabilen tüm hayvanların, üretim ve satışı yasaklanmalı, yasağa aykırı hareket ederek suç işleyenlere caydırıcı cezalar uygulanmalıdır.” denildi. Meydandaki açıklamada ihlallerin boyutuna ilişkin sayısal veriler de paylaşıldı. Platform sözcüleri, “Hayvan Hakları İzleme Komitesi'nin 2025 yılı raporuna göre yalnızca basına yansıyan vakalarda bile 3 milyon 939 bin 77 hayvanın yaşam hakkı ihlal edilmiş.” sözleriyle yaşanan tablonun ağırlığına dikkat çekti. Atatürk Meydanı’ndan yükselen mesaj net oldu. Giresun Hayvan Hakları Platformu, sokak hayvanları için toplama ve kapatma merkezli politikanın terk edilmesini, yaşam hakkını, tedaviyi, kısırlaştırmayı ve yerinde yaşatmayı esas alan yeni bir yaklaşımın benimsenmesini istedi. Açıklama, Giresun’da hayvan hakları mücadelesinin sokakta, meydanda ve kamuoyu önünde daha sert bir çizgiye taşındığını ortaya koydu.

GİRESUN’DA 12 MART PROGRAMI Haber

GİRESUN’DA 12 MART PROGRAMI

GİRESUN’DA 12 MART PROGRAMI: İSTİKLÂL MARŞI’NIN KABULÜ, KONFERANS VE ANMA MESAJLARIYLA KUTLANACAK Giresun’da 12 Mart İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü, konferans programı ve anlam yüklü mesajlarla karşılanacak. Giresun Üniversitesi’nde “Korkma Gençliğin Ruhu Burada” başlıklı konferans düzenlenecek, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse ise yayımladığı mesajda İstiklâl Marşı’nı “milletimizin ruhunu yansıtan bir destan” olarak tanımladı. GİRESUN’DA 12 MART’A ANLAMLI PROGRAM 12 Mart İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla Giresun’da çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Günün anlam ve önemine dikkat çeken programların merkezinde, milli şair Mehmet Akif Ersoy’un fikir dünyası, İstiklâl Marşı’nın tarihi değeri ve genç kuşaklara bırakılan milli bilinç mesajı yer alıyor. Bu kapsamda Giresun Üniversitesi’nde öğrencileri buluşturacak bir konferans programı hazırlanırken, kamu kurumları ve yerel yönetim cephesinden de 12 Mart’ın taşıdığı tarihi hafızaya vurgu yapan açıklamalar geldi. ÜNİVERSİTEDE “KORKMA GENÇLİĞİN RUHU BURADA” KONFERANSI Etkinlikler çerçevesinde, Giresun Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Dursun Şahin tarafından “Korkma Gençliğin Ruhu Burada” konulu konferans verilecek. Program, 12 Mart 2026 Perşembe günü saat 11.00’de Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek. Üniversite tarafından yapılan davette, konferansa tüm öğrencilerin katılımının beklendiği belirtildi. Programın, Mehmet Akif Ersoy’un düşünce dünyasını ve İstiklâl Marşı’nın genç nesiller açısından taşıdığı anlamı öne çıkaran bir içerikle düzenleneceği ifade edildi. BAŞKAN KÖSE’DEN 12 MART MESAJI Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse de 12 Mart İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü’nün 105. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Köse, 12 Mart’ın Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en güçlü sembollerinden biri olduğunu vurguladı. Mesajında, İstiklâl Marşı’nın yalnızca bir marş olmadığını belirten Köse, bu eserin milletin inancını, azmini, vatan sevgisini ve bağımsızlık kararlılığını yansıtan güçlü bir metin olduğunu ifade etti. Mehmet Akif Ersoy’un kaleminden çıkan İstiklâl Marşı’nın, zor şartlar altında verilen kurtuluş mücadelesinin ortak hafızası olduğuna dikkat çekti. “MİLLETİMİZİN RUHUNU YANSITAN BİR DESTAN” Başkan Köse, açıklamasında İstiklâl Marşı’nı “milletimizin ruhunu yansıtan bir destan” olarak nitelendirirken, Mehmet Akif Ersoy’un “Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın” sözünün de bağımsızlığın hangi büyük fedakârlıklarla kazanıldığını hatırlattığını kaydetti. Köse, mesajının sonunda başta Mehmet Akif Ersoy olmak üzere, vatanın bağımsızlığı uğruna mücadele eden tüm kahramanları rahmet, minnet ve saygıyla andı. 12 MART’IN ORTAK MESAJI: HAFIZA, MÜCADELE VE GENÇLİK Giresun’da düzenlenecek 12 Mart programı, yalnızca bir anma takvimi olarak değil; milli hafızanın diri tutulduğu, bağımsızlık iradesinin yeniden hatırlandığı ve gençliğe güçlü bir tarih bilinci aktarıldığı önemli bir gün olarak öne çıkıyor. Konferans programı ile resmi mesajların ortak noktasını ise aynı vurgu oluşturuyor: İstiklâl Marşı, bu milletin bağımsızlık karakterinin en güçlü ifadesi; Mehmet Akif Ersoy ise bu ruhu kelimelere dönüştüren en büyük isimlerden biri.

PARİS’TE 8 MART BULUŞMASI: Haber

PARİS’TE 8 MART BULUŞMASI:

PARİS’TE 8 MART BULUŞMASI: CHP PARİS BİRLİĞİ’NDEN DAYANIŞMA VE ÖRGÜTLENME MESAJI CHP Paris Birliği’nin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlediği etkinlikte, kadın hakları, eşitlik, dayanışma ve yurtdışı örgütlenmesi vurgusu öne çıktı. Programa CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş ile CHP Gaziantep Şehitkamil İlçe Başkanı Hurşit Yıldırım da katıldı. Etkinlikte yeni üyelere rozet takılırken, parti çalışmaları içinde emek veren isimlere plaket takdim edildi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin resmi yurtdışı yapılanmaları arasında yer alan CHP Paris Birliği, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Paris’te özel bir program düzenledi. Kadın emeği, eşit yurttaşlık, özgürlük ve demokratik dayanışma başlıklarının öne çıktığı buluşma, aynı zamanda partinin yurtdışındaki örgütlenme çalışmalarına da güçlü bir mesaj verdi. Etkinlikte konuşmaların odağında kadınların toplumsal yaşam içindeki yeri, eşitlik mücadelesi ve dayanışmanın önemi yer aldı. Programa katılan CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş ile CHP Gaziantep Şehitkamil İlçe Başkanı Hurşit Yıldırım, 8 Mart’ın yalnızca bir anma günü değil, kadın hakları mücadelesinin tarihsel ve siyasal anlamını hatırlatan önemli bir gün olduğuna dikkat çekti. Programda partinin yeni üyelerine rozetleri takıldı, uzun süredir emek veren partililere ise plaket verildi. Böylece etkinlik, yalnızca 8 Mart kapsamında gerçekleştirilen sembolik bir buluşma olmanın ötesine geçerek, CHP’nin Avrupa’daki örgütsel bağlarını güçlendiren bir organizasyon niteliği kazandı. Etkinliğe CHP Paris Birliği Başkanı Nazım Ergin, CHP Paris Birliği Kadın Kolu Başkanı Emel Koçaslan ve Paris Birliği 91. Bölge Sorumlusu Ramazan Özlü başta olmak üzere çok sayıda partili ve davetli katıldı. Program boyunca birlik, beraberlik ve ortak mücadele mesajları öne çıktı. Paris’teki 8 Mart buluşması, CHP’nin yurtdışındaki yapılanmasının yalnızca seçim dönemleriyle sınırlı olmadığını, kadın hakları, dayanışma ve örgütlü siyaset başlıklarında da aktif bir zemin oluşturmaya çalıştığını bir kez daha ortaya koydu. Etkinlik, diaspora içinde parti aidiyetini güçlendiren ve ortak mücadele fikrini canlı tutan önemli bir buluşma olarak kayda geçti.

8 MART’TA GÜÇLÜ MESAJ: “YAŞASIN KADINLARIN MÜCADELESİ” Haber

8 MART’TA GÜÇLÜ MESAJ: “YAŞASIN KADINLARIN MÜCADELESİ”

8 MART’TA GÜÇLÜ MESAJ: “YAŞASIN KADINLARIN MÜCADELESİ” 29 Ekim Kadınları Derneği Bulancak temsilcileri Fatma Özlem Sıbıç, Ayşegül Erdoğan, Yıldız Demirel, Hikmet Cindemir ve Nurcan Şahin adına yapılan açıklamada, 8 Mart’ın kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet taleplerini yükselttiği bir mücadele günü olduğu vurgulandı. Açıklamada, kadına yönelik şiddetin en ağır insan hakkı ihlallerinden biri olduğu belirtildi. Bulancak’ta 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yapılan basın açıklamasında, kadın hakları mücadelesinin tarihsel köklerine dikkat çekilirken, bugün de eşitlik, özgürlük, adalet ve laiklik taleplerinin güçlü biçimde savunulduğu mesajı verildi. 29 Ekim Kadınları Derneği Bulancak temsilcileri Fatma Özlem Sıbıç, Ayşegül Erdoğan, Yıldız Demirel, Hikmet Cindemir ve Nurcan Şahin adına yapılan açıklamada, kadınların tarih boyunca ağır bedeller ödeyerek kazandığı hakların korunmasının ve daha ileriye taşınmasının toplumsal bir sorumluluk olduğu ifade edildi. Açıklamada, kadın mücadelesinin simge dönüm noktalarından biri olarak 1857 yılında New York’ta eşit işe eşit ücret talebiyle direnen 129 kadın işçinin yaşamını yitirmesi hatırlatıldı. Bu olayın, dünya kadın hareketinin hafızasında önemli bir yer tuttuğu belirtilirken, kadınların hak arayışının yalnızca geçmişin değil, bugünün de temel mücadele alanlarından biri olduğu vurgulandı. Metinde, Alman sosyalist kadın hakları savunucusu Clara Zetkin’in 1910 yılında 8 Mart’ı Uluslararası Kadınlar Günü fikri olarak gündeme taşıdığı anımsatıldı. Bu tarihsel sürecin, yıllar sonra Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmesiyle uluslararası düzeyde resmiyet kazandığına işaret edildi. Açıklamada, Cumhuriyet’le birlikte kadınların çok önemli haklar elde ettiği, bu kazanımların kadınların kararlı mücadelesiyle daha ileri yasal güvencelere kavuştuğu kaydedildi. Kadına yönelik şiddetin en ağır insan hakkı ihlallerinden biri olduğu belirtilen metinde, bu sorunun toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin açık bir sonucu olduğu ifade edildi. “8 Mart; eşitlik, özgürlük ve adalet taleplerimizi dünyanın dört bir yanındaki kadınlarla omuz omuza, sınırları aşan bir dayanışmayla ve kararlılıkla haykırdığımız mücadele günüdür.” Açıklamada ayrıca, kadınların özgür ve eşit bireyler olarak var olabilmesinin temel güvencelerinden birinin laiklik olduğu vurgulandı. Laikliğin savunulmasının, kadın haklarının savunulmasının ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edilerek, kadın mücadelesinin yalnızca sosyal değil, aynı zamanda demokratik ve hukuksal bir zeminde ele alınması gerektiğinin altı çizildi. Atatürk’ün kadınların toplumsal yaşam ve vatan savunmasındaki yerine verdiği öneme de yer verilen açıklamada, “Yeryüzünde her şey kadının eseridir” sözü hatırlatıldı. Bu vurgu ile kadınların tarihsel ve toplumsal rolüne dikkat çekildi. Basın açıklaması, “Yaşasın 8 Mart” ve “Yaşasın kadınların mücadelesi” sözleriyle sona erdi.

“KADINLARIN YAŞAM HAKKI TARTIŞMA KONUSU DEĞİLDİR” Haber

“KADINLARIN YAŞAM HAKKI TARTIŞMA KONUSU DEĞİLDİR”

“KADINLARIN YAŞAM HAKKI TARTIŞMA KONUSU DEĞİLDİR” 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şube Başkanı Emine Şenel, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada; kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinin sürdüğünü vurguladı. Şenel, kadına yönelik şiddetin ve çalışma hayatındaki eşitsizliklerin sona ermesi için örgütlü mücadelenin büyütülmesi gerektiğini ifade etti. GİRESUN – 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şube Başkanı Emine Şenel, International Women's Day kapsamında yaptığı basın açıklamasında kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin tarihsel ve evrensel bir mücadele olduğuna dikkat çekti. Şenel, 8 Mart’ın dünyanın dört bir yanında kadınların hak ve özgürlük taleplerini birlikte yükselttiği bir mücadele günü olduğunu belirterek, kadınların dayanışmasının sınırları aşan bir güç taşıdığını ifade etti. Açıklamada, 1910 yılında Alman sosyalist düşünür Clara Zetkin’in önerisiyle başlayan kadınların uluslararası mücadele günü fikrinin, yıllar içinde küresel bir dayanışma gününe dönüştüğü hatırlatıldı. United Nations’ın 1977 yılında 8 Mart’ı resmen Dünya Kadınlar Günü olarak kabul etmesiyle bu günün uluslararası anlam kazandığı vurgulandı. “KADINLAR HÂLÂ EŞİTSİZLİKLERLE KARŞI KARŞIYA” Şenel, aradan geçen yıllara rağmen kadınların kamusal alanda ve çalışma hayatında hâlâ ciddi eşitsizliklerle karşılaştığını belirtti. Açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre kadınların iş gücüne katılım oranının erkeklerin oldukça gerisinde olduğu ifade edildi. Kadınların önemli bir bölümünün kayıt dışı ve güvencesiz işlerde çalıştığına dikkat çekilen açıklamada şu görüşlere yer verildi: Kadınlar aynı işi yaptıkları halde ücret eşitsizliğiyle karşı karşıya kalıyor. Yönetim ve karar alma mekanizmalarında kadın temsili sınırlı kalıyor. Çalışma hayatında ayrımcılık ve güvencesizlik yaygın biçimde sürüyor. “KADINA YÖNELİK ŞİDDET AĞIR BİR İNSAN HAKLARI İHLALİDİR” Basın açıklamasında kadına yönelik şiddetin Türkiye’de en ağır insan hakları ihlallerinden biri olmaya devam ettiği vurgulandı. Her yıl yüzlerce kadının erkekler tarafından öldürüldüğü, binlercesinin ise fiziksel, psikolojik, ekonomik ve dijital şiddete maruz kaldığı ifade edildi. Şenel, son dönemde yaşanan kadın cinayetlerinin toplum vicdanını derinden yaraladığını belirterek, kadınların yaşam hakkının yeterince korunamadığını gösteren bu olayların sorunun aciliyetini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. “Laiklik kadınların eşit yurttaşlığının güvencesidir” Açıklamada kadınların özgür ve eşit bireyler olarak var olabilmesinin en önemli güvencelerinden birinin laiklik olduğu vurgulandı. Laik ve demokratik hukuk devletinin kadınların eşit yurttaşlık haklarının teminatı olduğu ifade edilerek, kadınların bedeni, kimliği ve yaşam tarzı üzerinde hiçbir dini ya da ideolojik tahakkümün kabul edilemeyeceği dile getirildi. KADINLARIN TALEPLERİ Giresun 29 Ekim Kadınları Derneği’nin açıklamasında kadınların temel talepleri şu şekilde sıralandı: İşyerlerinde mobbing, ayrımcılık ve güvencesiz çalışmaya son verilmesi Eşit işe eşit ücret ilkesinin uygulanması Kadınların karar alma mekanizmalarında eşit temsil edilmesi Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve etkin koruma mekanizmalarının uygulanması “Bir kadının daha eksilmesine tahammülümüz yok” Şenel açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Kadınların yaşam hakkı tartışma konusu değildir; korunması devletin en temel görevidir. Bir kadının daha eksilmesine tahammülümüz yok. Şiddetsiz, eşit ve özgür bir yaşam istiyoruz.” Giresun’da kadınların eşit yurttaşlık, güvenceli çalışma ve şiddetsiz bir yaşam hakkı için mücadeleyi büyütmeye devam edeceklerini belirten Şenel, açıklamasını “Yaşasın 8 Mart, yaşasın kadınların örgütlü mücadelesi” sözleriyle tamamladı.

​​​​​​​ÇYDD GİRESUN ŞUBE BAŞKANI YILMAZ: "ATAMIZIN YOLUNDA EMİN ADIMLARLA YÜRÜYORUZ" Haber

​​​​​​​ÇYDD GİRESUN ŞUBE BAŞKANI YILMAZ: "ATAMIZIN YOLUNDA EMİN ADIMLARLA YÜRÜYORUZ"

ÇYDD GİRESUN ŞUBE BAŞKANI YILMAZ: "ATAMIZIN YOLUNDA EMİN ADIMLARLA YÜRÜYORUZ" GİRESUN – Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Giresun Şube Başkanı Havva Yılmaz, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle yaptığı basın açıklamasında kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği vurgusu yaptı. Yılmaz, Cumhuriyet kazanımlarının önemine değinerek, "Atamızın yolunda emin adımlarla yürüyoruz" dedi. "8 Mart Bir Kutlama Değil, Kararlı Bir Direnişin Sembolüdür" Başkan Havva Yılmaz, 8 Mart'ın tarihsel sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "8 Mart, 100 yılı aşkın süredir, tüm dünyada kadınların var olma ve haklarını savunma iradesini hatırlatan bir gün olarak anılmaktadır. Geçmişten bugüne eşitlik, özgürlük ve adalet için verilen kararlı bir direnişin sembolüdür. Bu tarih bir kutlama değil; yüzyıllardır süren hak arayışının, dayanışmanın ve dönüşüm iradesinin en güçlü tarihsel ifadesidir." Yılmaz, kadınların karşılaştığı engellerin sürdüğünü belirterek, "Kadınların yalnızca kadın oldukları için verdikleri bu hak mücadelesi hala erkek egemen sistemin yarattığı eşitsizliklerle karşı karşıyadır. Yaşamın her alanında kendini gösteren bu durum; eğitimde, çalışma hayatında ve hatta en temel insan haklarında kadınların önüne görünür ve görünmez engeller koymaya devam etmektedir." şeklinde konuştu. "Kadın Haklarını Savunmak Ortak Sorumluluktur" Toplumsal ilerlemenin kadınların her alanda eşit fırsaa “8 Mart, Kadınların Özgürlük Mücadelesinin Sembolüdür” Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Giresun Şube Başkanı Havva Yılmaz, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadın hakları mücadelesinin tarihsel önemine dikkat çekerek, “Atamızın yolunda emin adımlarla yürüyoruz” dedi. 8 Mart’ın Tarihsel Anlamına Vurgu ÇYDD Giresun Şube Başkanı Havva Yılmaz, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, 8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını, kadınların yüz yılı aşkın süredir sürdürdüğü hak arayışının ve eşitlik mücadelesinin simgesi olduğunu belirtti. Yılmaz, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: “8 Mart, 100 yılı aşkın süredir tüm dünyada kadınların var olma ve haklarını savunma iradesini hatırlatan bir gün olarak anılmaktadır. Bu tarih bir kutlama değil; eşitlik, özgürlük ve adalet için verilen kararlı direnişin tarihsel ifadesidir.” “Kadın Hakları Toplumsal Kalkınmanın Anahtarıdır” Kadın haklarının yalnızca bireysel bir hak arayışı olmadığını ifade eden Yılmaz, bunun aynı zamanda çağdaş ve adil bir toplumun kurulmasının temel şartı olduğunu vurguladı. Yılmaz’a göre bir ülkenin gerçek anlamda ilerleyebilmesi için kadınların; eğitimde çalışma hayatında bilim ve sanat alanlarında karar alma mekanizmalarında eşit fırsatlara sahip olması gerekiyor. Ancak tüm kazanımlara rağmen kadınların hâlâ cinsiyet temelli ayrımcılık, eşitsizlik ve şiddetle karşı karşıya kaldığını belirten Yılmaz, kadın haklarının güçlendirilmesinin demokratik bir hukuk devleti olmanın temel gereği olduğunu ifade etti. Kadına Yönelik Şiddete Dikkat Çekti Açıklamada kadına yönelik şiddet konusuna da değinen Yılmaz, kadın cinayetlerinin bireysel olaylar olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Yılmaz, şunları söyledi: Kadına yönelik şiddetin sona erdirilmesi ertelenemez bir sorumluluktur. Kadınların yaşam hakkı tam ve etkin biçimde korunmalıdır. Toplumsal cinsiyet eşitliği kamusal politikaların merkezinde yer almalıdır. Kadın cinayetlerinin köklerinin eşitsizlik ve ayrımcılık sorununda bulunduğunu vurgulayan Yılmaz, kadınların güven içinde yaşayabildiği bir toplum için mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti. “Eşitliğin Temeli Çağdaş Eğitimdir” ÇYDD’nin çalışmalarına da değinen Yılmaz, toplumsal cinsiyet eşitliğinin en güçlü dayanağının laik, bilimsel ve çağdaş eğitim olduğunu söyledi. Derneğin 1989 yılından bu yana 150 bini aşkın kız öğrencinin eğitimine destek verdiğini belirten Yılmaz, Cumhuriyet değerleri doğrultusunda kadınların eğitim yoluyla güçlenmesine katkı sağlamayı sürdürdüklerini dile getirdi. “Cumhuriyet Kadın Haklarının Teminatıdır” Yılmaz açıklamasında, Cumhuriyet’in kadınlara tanıdığı hakların Türkiye’nin toplumsal dönüşümünde önemli bir rol oynadığını vurguladı. Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan Cumhuriyet’in kadınlara erken dönemde seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere birçok temel hak tanıdığını hatırlatan Yılmaz, bu kazanımların bir aydınlanma devriminin parçası olduğunu ifade etti. “Cumhuriyet ile bize emanet edilen değerleri korumak ve geliştirmek en temel sorumluluğumuzdur” diyen Yılmaz, laik, demokratik ve eşitlikçi bir toplumsal düzen için mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. “Atamızın Yolunda Yürümeye Devam Edeceğiz” Açıklamasının sonunda Yılmaz, kadınların eşit haklara ve fırsatlara sahip olduğu bir Türkiye için çalışmaya devam edeceklerini ifade ederek şu mesajı verdi: “Dün olduğu gibi bugün de Cumhuriyetimizin kazanımlarından ve Atatürk devrimlerinden aldığımız güçle kadınların hak arayışında yanlarında duruyoruz. Atamızın yolunda emin adımlarla yürümeye devam edeceğiz.” tlara sahip olmasıyla mümkün olacağını ifade eden Yılmaz, "Kadın haklarını savunmak, yalnızca bireysel bir hak arayışı değil; adil, eşit ve çağdaş bir toplum inşa etmenin ortak sorumluluğudur." vurgusunu yaptı. Kadın cinayetlerinin köklerinin eşitsizlikte olduğunu söyleyen Başkan Yılmaz, "Kadın cinayetleri, bireysel olaylar değil; kökleri eşitsizlikte ve ayrımcılıkta olan ciddi bir toplumsal sorundur." dedi. Eğitim ve Cumhuriyet Vurgusu ÇYDD'nin 1989'dan bu yana 150 bini aşkın kız öğrenciye destek sunduğunu belirten Yılmaz, açıklamasını Cumhuriyet değerlerine atıfta bulunarak tamamladı: "Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve milli mücadele dönemi arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet, kadınların eşit yurttaşlık hakkını güvence altına alan köklü bir dönüşümün adıdır. Daha kuruluş yıllarında kadınlara seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere pek çok temel hakkı tanıyan Cumhuriyet, bu yönüyle bir aydınlanma ve eşitlik devrimidir. Kadınların toplumsal yaşamın öznesi olarak var olmasını esas alan bu miras, bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır." Yılmaz, laik ve demokratik toplumsal düzeni savunma kararlılığında olduklarını belirterek, "ÇYDD olarak, her kadının eşit haklara ve fırsatlara sahip olduğu bir Türkiye için çalışmaya, dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz." ifadeleriyle sözlerini noktaladı.

Makyaj yaşı 7–8'e düştü... Dijital içerikler çocukları etkiliyor Haber

Makyaj yaşı 7–8'e düştü... Dijital içerikler çocukları etkiliyor

Uzman Klinik Psikolog Meryem Karayaşar Ertan, çocukların küçük yaşlarda makyaj yapma eğilimlerinin giderek arttığına dikkat çekerek, dijital medyanın bu süreçte dış görünüşle ilgili kaygılara yol açabileceğini belirtti. İSTANBUL (İGFA) - Uzman Klinik Psikolog Meryem Karayaşar Ertan, son dönemlerde çocukların makyaj ve kozmetik ürünlere ilgisinin ciddi ölçüde yükseldiğini ifade etti. Alışveriş merkezleri, parklar ve okulların çevresinde 7-8 yaş aralığındaki çocukların kozmetik ürünlerine olan ilgisinin arttığını gözlemlediklerini söyleyen Ertan, bu durumun gelişim açısından dikkatli bir şekilde ele alınması gerektiğinin altını çizdi. Ertan, çocukların sosyal medya ve diğer dijital platformlarda gördükleri içeriklerin bu eğilimlerini pekiştirdiğini söyledi. "Benimle Hazırlan" tarzındaki videolarda makyajın normalleştirildiğini belirten Psikolog Meryem Ertan, “Bir çocuk fondöten uyguladığında, sadece yüzünü değil, aynı zamanda kendine güvenindeki eksiklikleri de kapattığını hissedebilir” şeklinde açıklamada bulundu. Bu durumu "erken yetişkinleşme" olarak adlandıran Ertan, mükemmel cilt ve estetik endişeleri gibi kavramlarla erken yaşta tanışmanın, çocukların hayal gücü, merak duygusu ve sağlıklı benlik gelişimleri üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini ifade etti. Çocukların kozmetik ürünlere olan ilgisinin sadece bir "merak" olarak görülmemesi gerektiğini belirten Ertan, ebeveynlere önemli bir tavsiyede bulunarak, “Çocuğunuz bir konuda heves ettiğinde sınırsızca müsaade etmek, ona tam anlamıyla özgürlük sağlamak değildir. Asıl önemli olan rehberlik edip, yaşına uygun sınırlandırmalar getirmektir.” şeklinde konuştu. Ertan, ailelerin dış görünüş odaklı mesajlar yerine koşulsuz kabul ve destek sunmalarının çocukların psikolojik dirençlerini artıracağının altını çizerek, sağlıklı yetişkinliğe ulaşmanın da çocukluk döneminin, yaşına uygun bir şekilde geçirilmesiyle mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.

BAŞKAN KÖSE'NİN 10 KASIM MESAJI Haber

BAŞKAN KÖSE'NİN 10 KASIM MESAJI

BAŞKAN KÖSE'NİN 10 KASIM MESAJI Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 87. yılı dolayısıyla bir anma mesajı yayınladı. Başkan Köse mesajında Atatürk’ün fikirlerinin ve Cumhuriyet değerlerinin her zaman yol gösterici olacağını vurguladı. “Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, ebediyete intikalinin yıl dönümünde saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz" diyen Başkan Köse şöyle devam etti: "Ulu Önderimizin "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" sözü Cumhuriyetimizin temellerinin ne kadar güçlü ve sarsılmaz olduğunu göstermektedir. Bizler, O’nun ‘En Büyük Eserim’ dediği Cumhuriyetimizi ilelebet yaşatmak ve O’nun ilke ve inkılaplarına sahip çıkmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Atatürk’ün gösterdiği hedefler doğrultusunda ilerlemenin, üretmenin ve birlik olmanın gayreti içindeyiz. 10 Kasım sadece bir yas günü değil, aynı zamanda Atatürk’ün mirasını anlama ve geleceğe taşıma günüdür. Atatürk’ün gösterdiği yolda, aklın ve bilimin ışığında, çağdaş, demokratik ve güçlü bir Türkiye için azimle çalışmayı sürdüreceğiz. Atatürk, sadece Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin lideri değil, aynı zamanda çağdaş Türkiye'nin temellerini atan büyük bir devlet adamıdır. Onun mirası, özgürlük, bağımsızlık ve egemenlik değerleri bize her zaman yol gösterici olmuştur. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm silah arkadaşlarını ve şehitlerimizi rahmetle anıyorum"

Bülent Ecevit vefatının 19. yılında İzmir Güzelbahçe’de anıldı Haber

Bülent Ecevit vefatının 19. yılında İzmir Güzelbahçe’de anıldı

Merhum Başbakan Bülent Ecevit, ölümünün 19. yılında Güzelbahçe’de kendi adını taşıyan parkta düzenlenen törenle hatırlandı. İZMİR (İGFA) - Güzelbahçe Belediyesi tarafından organize edilen anma etkinliği, Bülent Ecevit Parkı’ndaki heykel önünde yapıldı. Programa Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek, ilçenin yönetimi, eski belediye başkanı Mustafa İnce, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu başkanları, muhtarlar ve vatandaşlar katılım gösterdi. ‘BÜYÜK BİR DEVLET ADAMI’ Belediye Başkanı Mustafa Günay, Ecevit’in halkla bütünleşen siyasi anlayışını vurgulayarak şu açıklamalarda bulundu: “Bülent Ecevit; barışın, adaletin, emeğe değer vermenin ve hoşgörünün savunucusu oldu. Siyasette nezaketin önemini hatırlattı. Gücü olanlara karşı zayıfların, susturulmuşların, hakları ellerinden alınanların yanında yer aldı. Türkiye’ye, siyasetin sadece güç mücadelesi olmadığını; erdem, ahlak ve vicdan meselesi olduğunu gösterdi. Bugün onun adını taşıyan bu parkta, aynı inançla birlikteyiz. Cumhuriyetin değerlerine, demokrasiye, özgürlük ve sosyal adalete olan inancımızı yeniliyoruz. Güzelbahçe olarak, ülkesine büyük hizmetlerde bulunmuş bu değerli devlet adamını unutmuyoruz, unutturmuyoruz. Kendisine bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Burada bulunduğunuz için hepinize teşekkür ederim” ifadelerini kullandı. ‘Vatanına aşıktı’ Ecevit’in ne yapmaya çalıştığını daha olgun yaşlarda daha iyi anladıklarını belirten CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek; “Ecevit’in siyasi mücadelesinin yanında şair kimliğini ve topluma olan sevgisini öne çıkardı: Bülent Ecevit öncelikle şairdi ve dinlediğimiz birçok şarkının sözlerinin yazarıydı. Bunun ötesinde Ecevit, sadece Rahşan’a değil, yurduna ve milletine de aşıktı. Bülent Ecevit Cumhuriyet’e, Atatürk’e ve milletine sevdalıydı; şimdi burada heykelde olduğu gibi yan yanadırlar, ruhları huzur içinde olsun, saygı ve sevgiyle anıyoruz” dedi. Konuşmaların ardından, Ecevit’in anıtına karanfiller bırakıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.