Hava Durumu

#Özel Sektör

giresunsonhaber - Özel Sektör haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özel Sektör haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞENYÜREK: “ÜRETİCİYE GEÇİM DEĞİL, YOKSULLUK DAYATILIYOR” Haber

ŞENYÜREK: “ÜRETİCİYE GEÇİM DEĞİL, YOKSULLUK DAYATILIYOR”

ŞENYÜREK: “ÜRETİCİYE GEÇİM DEĞİL, YOKSULLUK DAYATILIYOR” CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, 2026 yılı için açıklanan yaş çay alım fiyatının üreticinin maliyetlerini karşılamaktan uzak olduğunu belirterek fiyatın yeniden belirlenmesini istedi. Şenyürek, kilogram başına en az 45 TL seviyesinde alım fiyatı açıklanması gerektiğini söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, 2026 yılı yaş çay alım fiyatına tepki gösterdi. Açıklanan fiyatın üreticinin artan maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını belirten Şenyürek, “Üreticiye geçim değil, yoksulluk dayatılıyor” dedi. Çayın yalnızca Rize’nin değil, Giresun’da da binlerce ailenin temel geçim kaynakları arasında yer aldığını vurgulayan Şenyürek, kentte yaklaşık 15 bin kayıtlı çay üreticisi bulunduğunu ifade etti. Şenyürek, Eynesil başta olmak üzere Tirebolu, Görele, Çanakçı, Güce ve Espiye ilçelerinde çay tarımının önemli bir ekonomik faaliyet olduğunu belirtti. Giresun’da yaklaşık 16 bin 578 dekarlık alanda çay üretimi yapıldığını, yıllık yaş çay üretiminin ise 26 bin tonu aştığını kaydeden Şenyürek, açıklanan fiyatın bölgedeki binlerce aileyi doğrudan ilgilendirdiğini söyledi. “MALİYETİN 31 TL’YE DAYANDIĞI BİR ORTAMDA 35 TL YETERLİ GÖSTERİLEMEZ” Yaş çay fiyatının yalnızca ekonomik bir karar olarak görülemeyeceğini belirten Şenyürek, üreticinin gübre, işçilik, nakliye ve günlük yaşam giderlerinde büyük artışlarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Şenyürek, “Bugün gübreden işçiliğe, nakliyeden günlük yaşam giderlerine kadar her kalemde ciddi artış yaşanırken, üreticiye verilen fiyat adeta ‘yoksullaşmaya devam edin’ demektir. Maliyetin 31 TL’ye dayandığı bir ortamda 35 TL’lik alım fiyatını yeterli göstermek, üreticinin aklıyla alay etmektir” ifadelerini kullandı. “ÜRETİCİ ÖZEL SEKTÖR KARŞISINDA SAVUNMASIZ BIRAKILIYOR” Şenyürek, üreticinin yalnızca düşük fiyat nedeniyle değil, ÇAYKUR’un kota uygulaması nedeniyle de mağduriyet yaşadığını belirtti. Kota sisteminin üreticiyi özel sektör karşısında zayıf bıraktığını söyleyen Şenyürek, üreticinin ürününü ÇAYKUR’a yeterli miktarda teslim edemediği için özel sektörün düşük fiyat ve geç ödeme baskısıyla karşılaştığını ifade etti. Şenyürek, “Üretici, kotaya takıldığı için çayını ÇAYKUR’a yeterli miktarda teslim edememekte; bu nedenle özel sektörün düşük fiyat ve geç ödeme dayatmasıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bugün birçok üretici, borçla yaptığı üretimin bedelini ancak 9 aya varan sürelerin sonunda alabilmektedir. Bu kabul edilemez bir mağduriyettir” dedi. Çayın Karadeniz insanı için yalnızca bir tarım ürünü olmadığını vurgulayan Şenyürek, açıklanan fiyatın üreticiyi korumadığını, özel sektör karşısında daha savunmasız hale getirdiğini kaydetti. “ÇAY ÜRETİCİSİNİN EMEĞİ DEĞERSİZLEŞTİRİLİYOR” Şenyürek, kamuoyunda “taban fiyat” algısı oluşturulmaya çalışıldığını belirterek açıklanan rakamın yalnızca ÇAYKUR’un alım fiyatı olduğunu söyledi. Özel sektörün bu fiyatın altında alım yapabildiğine dikkat çeken Şenyürek, üreticiyi koruyacak yasal düzenlemenin eksikliğine işaret etti. Şenyürek, “Özel sektör bugün bunun altında alım yapabilmektedir. Çünkü üreticiyi gerçekten koruyacak bir Çay Kanunu hala çıkarılmış değildir. Çay üreticisinin emeği göz göre göre değersizleştirilmektedir” ifadelerini kullandı. “ÇAYKUR İŞÇİLERİNİN KADRO TALEBİ GÖRMEZDEN GELİNEMEZ” Çay üretiminin yalnızca üreticilerle sınırlı olmadığını belirten Şenyürek, ÇAYKUR bünyesinde çalışan geçici işçilerin de yıllardır güvencesiz çalışma koşullarıyla karşı karşıya bırakıldığını söyledi. Şenyürek, “ÇAYKUR’da çalışan geçici işçilerimizin kadro beklentisi yıllardır çözümsüz bırakılmıştır. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in de açıkça ifade ettiği gibi, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında ÇAYKUR emekçilerinin kadro sorunu çözülecek, alın teriyle çalışan hiçbir emekçi güvencesizliğe mahkum edilmeyecektir” dedi. “YAŞ ÇAY FİYATI YENİDEN BELİRLENMELİ” Yaş çay alım fiyatının günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Şenyürek, kilogram başına en az 45 TL seviyesinde fiyat açıklanmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Şenyürek, üreticiyi koruyacak Çay Kanunu’nun acilen çıkarılması, özel sektörün düşük fiyat dayatmasının önlenmesi, ÇAYKUR’un kota uygulamasının üreticiyi mağdur etmeyecek şekilde yeniden düzenlenmesi, destekleme priminin yeniden uygulanması ve çay üreticisinin emeğinin korunması gerektiğini belirtti. CHP’nin Karadeniz’de çay üreticisinin emeğini savunmaya devam edeceğini söyleyen Şenyürek, “Üreticinin sesi olmaya devam edeceğiz” dedi.

VALİ KOÇ’TAN GTSO’YA EKONOMİ MESAİSİ Haber

VALİ KOÇ’TAN GTSO’YA EKONOMİ MESAİSİ

VALİ KOÇ’TAN GTSO’YA EKONOMİ MESAİSİ Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nda iş dünyasıyla bir araya geldi. Ziyarette ilin ekonomik potansiyeli, yatırım başlıkları, üretim kapasitesi ve kalkınma hedefleri masaya yatırılırken, görüşmenin merkezine kamu-özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi yerleşti. Giresun’da ekonomi gündemi bu kez Ticaret ve Sanayi Odası’nda kurulan masada konuşuldu. Giresun Valisi Mustafa Koç’un GTSO’ya gerçekleştirdiği ziyaret, yalnızca bir nezaket teması olarak değil; ilin üretim gücü, yatırım iklimi ve kalkınma rotasının yeniden değerlendirildiği önemli bir temas olarak öne çıktı. Resmi kayıtlara göre Vali Koç, iş dünyasının temsilcileriyle istişare zemininde buluşurken, Giresun’un ticari ve ekonomik potansiyelini ileri taşıyacak adımların ortak akıl çerçevesinde ele alınmasına vurgu yaptı. Vali Koç’u, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Şükrü Ataün, Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu ve yönetim kurulu üyeleri karşıladı. Görüşmede Oda yönetiminin, ilin mevcut ekonomik görünümüne, yatırım alanlarına ve iş dünyasının beklentilerine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler sunduğu bildirildi. Ziyaretin çerçevesi, sahadan gelen taleplerin doğrudan kamu yönetimine aktarılması bakımından dikkat çekti. Görüşmenin ana eksenini, Giresun’da üretimin güçlendirilmesi, istihdamın artırılması, ihracat kapasitesinin büyütülmesi ve yatırım ortamının daha güçlü hale getirilmesi oluşturdu. Bu başlıklar, GTSO’nun son dönemde yaptığı açıklamalarla da örtüşüyor. Oda yönetimi daha önce de devam eden organize sanayi bölgesi yatırımları, finansman maliyetleri, nitelikli iş gücü ihtiyacı ve sanayi altyapısının büyütülmesi gibi konuları ilin kalkınması açısından kritik başlıklar arasında göstermişti. Vali Mustafa Koç’un kamuoyuna yansıyan mesajında, “istişareye dayalı, karşılıklı güven ve ortak aklı önceleyen” bir anlayışla çalışmanın önemine işaret etmesi, bu ziyaretin yönünü de net biçimde ortaya koydu. Valilik açıklamasında, Giresun’un ekonomik potansiyelinin daha ileri taşınması için yapıcı her adımın uyum ve iş birliği içinde değerlendirilmesinin önemsendiği kayda geçti. Bu yaklaşım, il yönetimi ile iş dünyası arasında daha düzenli ve sonuç odaklı bir temas zemininin kurulacağına işaret ediyor. GTSO cephesinde son aylarda öne çıkan değerlendirmeler de bu temasın neden önemli olduğunu gösteriyor. Oda kayıtlarında; yeni organize sanayi bölgeleri, üretim alanlarının genişlemesi, sanayi yatırımlarının hızlanması ve orta-uzun vadeli istihdam hedefleri, Giresun ekonomisinin öncelikli gündemleri arasında sıralanıyor. Bu nedenle Vali Koç’un Oda yönetimiyle yaptığı görüşme, yalnızca mevcut tabloyu dinleme ziyareti değil; yatırım, üretim ve istihdam başlıklarında yeni bir eşgüdüm arayışının işareti olarak okunuyor. Giresun, ekonomik büyüme başlığında kamu ile özel sektörün daha yakın çalıştığı bir döneme girmek istiyor. İş dünyasının beklentilerinin doğrudan karar verici makamlara aktarılması ve buna karşılık kamu tarafının “koordinasyon” ve “iş birliği” vurgusunu yükseltmesi, ilin kalkınma gündeminde yeni bir temas hattı kurulduğunu gösteriyor. Ziyaret bu yönüyle, Giresun’da ekonomik başlıkların daha sık ve daha somut biçimde konuşulacağı bir dönemin habercisi niteliği taşıyor.

FINDIK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ  DÖNER SERMAYE, ÜRETİM VE SATIŞ YETKİLERİ GENİŞLETİLDİ Haber

FINDIK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ DÖNER SERMAYE, ÜRETİM VE SATIŞ YETKİLERİ GENİŞLETİLDİ

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ FINDIK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK DÖNER SERMAYE, ÜRETİM VE SATIŞ YETKİLERİ GENİŞLETİLDİ Bu Resmî Gazete ile yapılan şey: GÜFAM’ı pasif/akademik bir merkez olmaktan çıkarıp, döner sermaye kapsamında üretim yapan, ürün satan, hizmet sunan, kamu–üniversite–sektör iş birliklerine açık daha işlevsel bir yapıya dönüştürmektir. Resmî Gazete’nin 22 Aralık 2025 tarihli ve 33115 sayılı nüshasında yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle, Giresun Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Fındık Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin (GÜFAM) görev, yetki ve yönetim yapısında önemli düzenlemelere gidildi. Yapılan değişikliklerle birlikte merkez, yalnızca akademik araştırmalar yürüten bir yapı olmaktan çıkarılarak; üretim yapan, ürün satan ve kamu kurumlarıyla hizmet iş birlikleri kurabilen daha aktif bir uygulama merkezine dönüştürüldü. MERKEZİN TANIMI NETLEŞTİRİLDİ Yönetmelikte yapılan ilk değişiklikle, merkez kısaltması ve tanımı açık biçimde düzenlenerek “GÜFAM” ifadesi resmî metne işlendi. Böylece merkezin kurumsal kimliği yönetmelik düzeyinde netleştirilmiş oldu. Döner sermaye kapsamında satış ve hizmet yolu açıldı Yönetmelikteki en dikkat çekici düzenlemelerden biri, merkezin döner sermaye mevzuatı kapsamında üretim ve satış yapabilmesinin önünün açılması oldu. Buna göre GÜFAM; MERKEZ BÜNYESİNDE ÜRETİLEN TARIMSAL VE GIDA ÜRÜNLERİNİ SATABİLECEK, KAMU KURUM VE KURULUŞLARIYLA İŞ BİRLİĞİ YAPARAK TESİSLERİNDE HİZMET SUNABİLECEK. Bu düzenleme, merkezin üniversite–sektör–kamu iş birliği açısından daha etkin bir rol üstlenmesini hedefliyor. Merkez Müdürü ve yardımcılarının görev süresi yeniden düzenlendi Merkez Müdürü’nün, üniversitenin ilgili alanlarda çalışan öğretim elemanları arasından Rektör tarafından üç yıllığına görevlendirilmesi hükme bağlandı. Süresi biten müdürlerin yeniden görevlendirilebilmesi de mümkün kılındı. Ayrıca en fazla iki müdür yardımcısı görevlendirilebilecek; müdürün altı aydan fazla vekâletle görevden uzak kalması halinde ise yeni müdür ataması yapılacak. Yönetim Kurulu en fazla 6 kişiden oluşacak YÖNETMELİK DEĞİŞİKLİĞİYLE YÖNETİM KURULU’NUN YAPISI DA YENİDEN BELİRLENDİ. Buna göre kurul; Merkez Müdürü, Müdür yardımcıları, Merkezin faaliyet alanlarıyla ilgili öğretim elemanları arasından seçilecek üç üye olmak üzere en fazla altı kişiden oluşacak. ÜRETİM, TESİS VE ÜCRET BELİRLEME YETKİLERİ GENİŞLETİLDİ Yeni düzenlemelerle Yönetim Kurulu; Merkez faaliyetlerinin etkin yürütülmesi amacıyla tesisler oluşturabilecek, Üretim ve hizmet ücretlerine ilişkin önerileri döner sermaye mevzuatı kapsamında belirleyerek Üniversite Yönetim Kurulu’na sunabilecek. Bu yetkiler, merkezin uygulamaya dönük kapasitesini artırmayı amaçlıyor. DANIŞMA KURULU DAHA KAPSAYICI HALE GETİRİLDİ Danışma Kurulu’nun yapısı genişletilerek; üniversitelerin yanı sıra kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarından temsilcilerin de kurula dâhil edilmesine imkân tanındı. Kurul, yılda en az bir kez toplanarak merkezin çalışmalarını değerlendirecek. Harcama yetkilisi Merkez Müdürü oldu Yönetmelikte açıkça belirtilerek, merkezin harcama yetkilisinin Merkez Müdürü olduğu hüküm altına alındı. Bu düzenleme, mali sorumluluk ve yetki açısından netlik sağladı. Boşluk durumlarında 2547 sayılı Kanun uygulanacak Yeni eklenen maddeyle, yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve ilgili mevzuatın uygulanacağı belirtildi.

MEB'den 'yapay zeka etik kurulu' yönergesi Haber

MEB'den 'yapay zeka etik kurulu' yönergesi

Yapay zekâ projelerinin Milli Eğitim Bakanlığı'nda etik bir çerçevede sürdürülmesini sağlamak amacıyla hazırlanan "Yapay Zekâ Uygulamaları Etik Kurulu Yönergesi" artık yürürlükte. ANKARA (İGFA) - Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi'nin bir parçası olarak oluşturulan "Eğitimde Yapay Zekâ Politika Belgesi ve Eylem Planı (2025-2029)", dijital dönüşüm sürecinin yönlendirilmesi adına önemli belgelerden biri olarak 17 Haziran 2025 tarihi itibariyle uygulanmaya başladı. Bakanlık bünyesindeki yapay zekâ projelerinin etik yönden değerlendirilmesi için "Yapay Zekâ Uygulamaları Etik Kurulu" oluşturulmasına karar verildi. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından koordine edilen çalışmalarla hazırlanan "Millî Eğitim Bakanlığı Yapay Zekâ Uygulamaları Etik Kurulu Yönergesi" yürürlüğe kondu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi web sitesindeki bilgiye göre, Etik Kurulu Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı liderliğinde ve Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürünün doğal üyeliğinde toplam 11 kişiden oluşacak. Kurulda, ilgili genel müdürlüklerin temsilcilerinin yanı sıra kamu kuruluşları, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplumdan üç üye daha bulunacak. Üst Kurul, "Eğitimde Yapay Zekâ Uygulamaları Etik Kılavuzu"nu geliştirecek, uygulamaları takip edecek; il, ilçe ve okul düzeyinde kurulacak kurullar ise etik uyum ve rehberlik görevlerini üstlenecek. Eğitim kurumlarındaki yapay zekâ uygulamalarında öğretmenlerin "Etik Beyan Formu" doldurmaları zorunlu olacak. Bu süreçte kişisel verilerin korunması, gizlilik ve güvenlik ilkelerine tam olarak uyulacak ve öğrencilere etik, güvenli ve sorumlu yapay zekâ kullanımı garanti edilecek.

Güler Sabancı: Filantropinin para birimi güvendir Haber

Güler Sabancı: Filantropinin para birimi güvendir

Cenevre'de düzenlenen Geneva Science and Diplomacy Anticipation (GESDA) Zirvesi'nde konuşma yapan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, hayırseverliğin geleceği, güven ve hesap verebilirliğin önemi, ayrıca sürdürülebilir toplumsal dönüşümde iş birliğinin zorunluluğunu vurguladı. İSTANBUL (İGFA) - Bilim ile diplomasiyi bir araya getirmeyi hedefleyerek küresel problemlere gelecekte yönelik çözümler sunmayı amaçlayan Geneva Science and Diplomacy Anticipation (GESDA) Zirvesi, bu yıl Cenevre'de gerçekleştirildi. Teknolojik ilerlemelerle ortaya çıkan artan eşitsizlikleri işaret eden Sabancı, hayırseverliğin artık yalnızca iyilik yapma amacı taşımadığını, sistemler üzerinde dönüşüm gerçekleştirmeyi ifade ettiğini ve bilim ile birlikte önemli bir rol oynadığını belirtti. "İnsanlık için gerçekten zorlu bir dönemden geçiyoruz. Artan eşitsizlikler karşısında, GESDA gibi bir platformda meseleleri birlikte tartışmak oldukça önemli, çünkü büyük sorunları tek bir kurum veya tek bir metodla çözebilmemiz mümkün değil. Perspektifimizi ve çözüm yaratma yollarımızı yenilememiz gerekiyor. Bu süreçleri yeniden keşfetmeli, tartışmalı, tasarlamalı ve değerlendirmeliyiz." “GERÇEK GÜVEN, İYİ NİYETİN ÖTESİNE GEÇMEKLE BAŞLAR” Sabancı konuşmasında, "Güven ve meşruiyet, bağışçılığın esaslarıdır. Ben buna ‘filantropinin para birimi güvendir’ diyorum. Toplumsal gelişme; güvenin temellerinin atılması, şeffaflık ve belirgin bir amaca sahip olmakla başlar. Eğitim de güvenin ve sürdürülebilir gelişmenin temellini oluşturur. 25 yıl önce kurulan Sabancı Üniversitesi, birlikte yaratma ve öğrenme kültürünün en somut örneklerinden biridir. Şu an itibarıyla Sabancı Üniversitesi, ülkemizin araştırma alanındaki en iyi kurumları arasındadır.” diye konuştu. Sabancı, büyük problemleri çözüme kavuşturmada kamu, özel sektör ve sivil toplumun ortaklaşa hareket etmesinin kritik olduğunu belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.