Hava Durumu

#Özbekistan

Giresun Sonhaber - Özbekistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özbekistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

REKTÖR YILMAZ CAN’A ÖZBEKİSTAN’DAN FAHRİ PROFESÖRLÜK! Haber

REKTÖR YILMAZ CAN’A ÖZBEKİSTAN’DAN FAHRİ PROFESÖRLÜK!

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ YILMAZ CAN’A ÖZBEKİSTAN’DAN FAHRİ PROFESÖRLÜK! Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can, Özbekistan'ın Semerkant şehrinde düzenlenen uluslararası bilimsel sempozyumda fahri profesörlük payesiyle onurlandırıldı. Yedi ülkeden akademisyenlerin katıldığı, 67 bilimsel bildirinin sunulduğu organizasyonda Giresun Üniversitesi ile Semerkant Devlet Pedagoji Üniversitesi arasındaki akademik iş birliğinin genişletilmesi kararlaştırıldı. YEDİ ÜLKEDEN BİLİM İNSANLARI SEMERKANT'TA BULUŞTU Giresun Üniversitesi ile Semerkant Devlet Pedagoji Üniversitesi ortaklığında, 4–6 Kasım 2026 tarihlerinde “Uluslararası Türk Halklarının Ortak Medeniyet Mirası: Dil, Tarih ve Eğitim Sempozyumu (TURKTES 2026)” gerçekleştirildi. Türkiye, Özbekistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan'dan bilim insanlarının katıldığı organizasyonda, yüz yüze ve çevrim içi toplam 12 oturumda 67 bilimsel bildiri sunuldu. Türk dünyasının ortak tarihi, dili, edebiyatı ve eğitim birikiminin yanı sıra öğretmen yetiştirme, dijital eğitim ve yapay zekâ konuları ele alındı. Türk Tarih Kurumu, TİKA ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının paydaşları arasında bulunduğu sempozyuma Giresun Üniversitesinden Rektör Prof. Dr. Yılmaz Can, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güven Özdem ve çok sayıda akademisyen katıldı. REKTÖR YILMAZ CAN’A ULUSLARARASI AKADEMİK ONUR Sempozyum kapsamında Prof. Dr. Yılmaz Can'a, Türkiye ile Özbekistan arasındaki akademik ilişkilerin geliştirilmesine sunduğu katkılar nedeniyle Semerkant Devlet Pedagoji Üniversitesi tarafından fahri profesörlük payesi verildi. Açılışta konuşan Rektör Can, üniversiteler arasındaki bilimsel ilişkilerin ülkeler arasındaki bağları güçlendirdiğine dikkat çekerek, “Ülkeler arasındaki ilişkilerde en etkili ve dönüştürücü güçlerden biri de hiç şüphesiz ki entelektüel ve bilimsel diplomasidir.” ifadelerini kullandı. Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Güven Özdem ise Semerkant'ın Türk-İslam bilim tarihindeki önemini vurgulayarak ortak medeniyet mirasının bilimsel araştırmalarla korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirtti. GİRESUN İLE SEMERKANT ARASINDA YENİ AKADEMİK İŞ BİRLİKLERİ Yaklaşık bir yıl önce iki üniversite arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında gerçekleştirilen sempozyumda, öğrenci ve öğretim elemanı hareketliliğinin artırılması, ortak araştırma projelerinin yürütülmesi, bilimsel yayın faaliyetlerinin desteklenmesi ve uluslararası akademik etkinliklerin düzenli olarak gerçekleştirilmesi konusunda iş birliğinin geliştirilmesi kararlaştırıldı. Giresun Üniversitesi ve Semerkant Devlet Pedagoji Üniversitesi, özellikle genç araştırmacılara yönelik çalışmaların çeşitlendirilmesi, müfredat ve öğretim yöntemlerinde deneyim paylaşılması ve Türk dünyasının ortak tarihî ve kültürel mirasına yönelik araştırmaların desteklenmesi üzerinde durdu. KAYNAK: Giresun Üniversitesi Rektörlüğü — Kurumsal Haber Duyurusu

Türk turistin ilgisi premium turlara kayıyor... Japonya ve Güney Kore'ye talep arttı Haber

Türk turistin ilgisi premium turlara kayıyor... Japonya ve Güney Kore'ye talep arttı

Yurt dışı seyahatlerinde tüketiciler artık yalnızca tur fiyatına değil, sunulan hizmetlerin kapsamına ve toplam maliyete odaklanıyor. Konaklama, ulaşım, rehberlik ve çevre gezilerini tek pakette birleştiren premium tur programları bu nedenle daha fazla ilgi görüyor. İSTANBUL (İGFA) - Sektör temsilcilerinden Mehmet Kamçı, premium yaklaşımının yalnızca otel standardıyla ölçülmediğini belirterek, seyahatin uçtan uca planlanmasının ve nitelikli bir deneyim sunulmasının esas olduğunu söyledi. Kamçı, misafirlere yalnızca bir tur değil, baştan sona konforla örülmüş bir yaşam deneyimi sunduklarını ifade etti. Kamçı, rotaların oluşturulmasından otel ve araç seçimine, şehirlerde geçirilecek süreden rehber atamalarına kadar tüm kararların deneyim ve geri bildirimlere göre alındığını belirtti. Amaçlarının, turu satın alırken görülen fiyatın seyahatin gerçek ve toplam maliyeti olması olduğunu kaydetti. Premium turların ilk bakışta standart ürünlerden daha pahalı görünse de, ekstra turlar, giriş ücretleri ve şehir vergileri gibi kalemler eklendiğinde toplam farkın azaldığına dikkat çekildi. JAPONYA VE GÜNEY KORE’YE TALEP ARTTI 2026 yılında Coral Travel’ın premium ürünlerinde İspanya-Endülüs, Bernina Treni ile İsviçre Alpleri, İskandinavya, İtalya, Bali, Singapur, Japonya, Güney Kore, Güney Afrika, Tayland, ABD ve Özbekistan gibi rotalar öne çıktı. Türk turistlerin klasik Avrupa destinasyonlarına ilgisini korurken deneyim odaklı noktalara da yöneldiği belirtildi. Özellikle Japonya’ya talep yüzde 70, Güney Kore’ye talep yüzde 50 arttı. Azerbaycan, diğer Türk cumhuriyetleri ve Gürcistan gibi yakın coğrafyalar da ürün çeşitliliğini destekleyen destinasyonlar arasında yer aldı. DİZİ VE FİLMLER DE SEYAHAT TERCİHİNİ ETKİLİYOR Premium seyahatin yükselen eğilimlerinden biri de “set-jetting” oldu. Film ve dizilerde görülen lokasyonlardan ilhamla seyahat planlamayı ifade eden bu trendin özellikle Z ve Y kuşağında güçlü olduğu belirtildi. 18 ülkede 24 bin yetişkinle yapılan bir araştırmaya göre, Z ve Y kuşağı seyahatseverlerin yüzde 81’i tatil planlarını film ve televizyon yapımlarında gördükleri lokasyonlara göre oluşturuyor. Küresel ölçekte ise seyahatseverlerin yüzde 53’ü ekranlardan ilham alan seyahatlere ilgisinin son bir yılda arttığını ifade edildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 393 bin 829’a yükseldi Haber

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 393 bin 829’a yükseldi

2025 yılında Türkiye’ye göç edenlerin sayısı yüzde 25,2 artarak 393 bin 829’a yükseldi. Aynı dönemde Türkiye’den yurt dışına göç edenlerin sayısı ise yüzde 5 azalarak 403 bin 216 oldu. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2025 Uluslararası Göç İstatistiklerine göre, yurt dışından Türkiye’ye göç edenlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklular oluşturdu. TÜRKİYE'DEN YURT DIŞINA 403 BİN 216 KİŞİ GÖÇ ETTİ Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5 azalarak 403 bin 216 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklular oluşturdu. EN FAZLA 20-24 VE 25-29 YAŞ GRUBUNDAKİ NÜFUS GÖÇ ETTİ Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin yaş grubu incelendiğinde, en fazla göç edenlerin yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi. Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu izledi. YURT DIŞINDAN EN FAZLA GÖÇ ALAN VE YURT DIŞINA EN FAZLA GÖÇ VEREN İL İSTANBUL OLDU Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti. Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul'un en fazla göç veren il olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 İzmir izledi. TÜRKİYE'YE GELEN YABANCI NÜFUSUN YÜZDE 23,4'ÜNÜ TÜRKMENİSTAN VATANDAŞLARI OLUŞTURDU Türkiye'ye 2025 yılında gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Türkmenistan'ı yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları izledi. Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Irak'ı yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları takip etti.

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ Haber

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ Gıda güvenliği, halk sağlığı ve çevresel riskler aynı anda büyüyor. Uzmanlar, insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığını birlikte izleyen Tek Sağlık gözetiminin erken uyarı ve hızlı müdahale için kritik hale geldiğini vurguluyor. Güney ve Güneydoğu Asya’da yaşanan kuş gribi salgını, sağlık tehditlerinin artık tek bir alanla sınırlı kalmadığını bir kez daha ortaya koydu. İnsanlarda görülen vaka sayısı sınırlı kaldı ancak salgın, gıda güvenliği, geçim kaynakları ve halk sağlığı üzerinde büyüyen risklerin erken teşhis edilmeden kontrol altına alınamayacağını gösterdi. Bugün birçok kriz sessiz başlıyor. Hayvan hastalıkları, bitki zararlıları, zoonotik enfeksiyonlar ve çevresel bozulmalar, daha büyük tehditlerin ilk işaretlerini veriyor. Buna rağmen müdahale çoğu zaman insanlar hastalandıktan ya da gıda tedarik zinciri aksadıktan sonra başlıyor. Bu tablo, mevcut gözetim sistemlerinin geç kaldığını gösteriyor. Dar izleme modeli riski büyütüyor Mevcut gözetim uygulamalarının önemli bölümü insan hastalıklarının tespiti ya da çiftlik düzeyindeki kayıplarla sınırlı kalıyor. Bu yaklaşım, hayvan, bitki ve çevre alanlarından gelen erken uyarı sinyallerini kaçırıyor. Sonuçta sistem, tehdidi önleyen değil, büyüdükten sonra karşılamaya çalışan reaktif bir yapıya dönüşüyor. Tek Sağlık modeli ortak risk haritası çıkarıyor Tek Sağlık yaklaşımı, insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığını tek bir çerçevede ele alıyor. Bu model, birbirinden kopuk veri toplama yöntemleri yerine sektörler arası bilgi paylaşımını esas alan entegre sistemler kurulmasını öngörüyor. Böylece risk, tek bir noktada patlak vermeden önce daha geniş bir çerçevede izlenebiliyor. Sahadaki uygulamalar bu yaklaşımın sonuç verdiğini gösteriyor. Tayland’da hayvan ısırığı bildirimleri için geliştirilen ortak mobil uygulama, kuduz vakalarının hızlı tespitini sağladı. Kamboçya’da insan ve hayvan laboratuvarlarının birbirine bağlanmasıyla leptospiroz ve kuş gribi gibi patojenlerde erken müdahale kapasitesi güçlendi. Ruanda’da ise çevresel veriler üzerinden yürütülen erken uyarı sistemi sayesinde Rift Vadisi humması salgını sınırlı alanda tutuldu. Asıl sorun koordinasyon ve altyapı eksikliği Tek Sağlık gözetiminin önünde ciddi yapısal engeller bulunuyor. Veterinerlik hizmetlerinin yetersiz finansmanı, çevresel izlemedeki düzensizlik, veri paylaşımını zorlaştıran bürokratik ve teknolojik bariyerler, erken teşhisi zayıflatıyor. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde dijital altyapı eksikliği sorunu büyütüyor. Ancak daha varlıklı ülkelerde de kurumsal parçalanma ve yasal kısıtlar benzer sonuçlar doğuruyor. FAO, WHO, WOAH ve UNEP iş birliğiyle geliştirilen çalışmalar, ülkelerde entegre gözetim sistemlerinin kurulmasını hedefliyor. Sierra Leone’de hayvan hastalıkları raporlamasının dijitalleştirilmesi, Özbekistan’da mobil veteriner saha verilerinin sisteme alınması ve Pakistan ile Nepal’de laboratuvar uyumu ile il düzeyi gözetim ağlarının güçlendirilmesi, bu dönüşümün somut örnekleri arasında yer alıyor. Krizden sonra değil, krizden önce müdahale Tek Sağlık gözetimi yalnızca salgınları izlemek için değil, gıda sistemlerini korumak, ekosistem bozulmasını takip etmek, üretim kayıplarını önlemek ve geçim kaynaklarını güvence altına almak için de öne çıkıyor. Erken teşhis, geç müdahalenin yüksek maliyetini düşürüyor; kamu sağlığı ile tarımsal üretim arasındaki bağı görünür hale getiriyor. Önümüzdeki dönemde küresel sağlık ve gıda güvenliği tehditlerinin büyük bölümü insan, hayvan, bitki ve çevre kesişiminde ortaya çıkacak. Bu nedenle uzmanlar, teknoloji kadar siyasi irade, ortaklık ve sürekli yatırım çağrısı yapıyor. Erken teşhis artık yalnızca sağlık politikası değil, doğrudan bir güvenlik ve sürdürülebilirlik meselesi olarak görülüyor.

Bal Isıtma Ceketi 16. Türkiye Arıcılık Fuarı’nda Sergilendi Haber

Bal Isıtma Ceketi 16. Türkiye Arıcılık Fuarı’nda Sergilendi

Macaristan'ın İhracatı Özendirme Ajansı HEPA Türkiye'nin desteğiyle CAADEX–SİMECS iş birliği sonucu geliştirilen bal ısıtma ceketi, 16. Türkiye Arıcılık Fuarı'nda tanıtıldı. Türkiye arıcılık sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan 16. Türkiye Arıcılık Fuarı, 16–18 Ocak 2026 tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde, SİMECS Group’un ana sponsorluğunda gerçekleştirildi ve yoğun katılım sağlandı. Arı sağlığı, bal ve arı ürünleri teknolojileri, modern kovan sistemleri ve profesyonel arıcılık ekipmanları gibi konular ağırlıklı olup, Azerbaycan, Özbekistan, Sırbistan, Bulgaristan, Kosova, Bosna-Hersek ve Lübnan’dan uluslararası ziyaretçileri ağırlayarak güçlü iş birlikleri ve etkileşimleri güçlendirdi. Arıcılıkta Daha İyi Verim ve Kalite Sağlayan Teknoloji Macaristan merkezli CAADEX firmasının, Türkiye dahil olmak üzere 8 ülkede faaliyet gösteren distribütörü SİMECS Group ile birlikte geliştirdiği bal ısıtma ceketi, SİMECS standında sektör profesyonellerinin ilgisine sunuldu. Balda kristalleşme ve donmanın sebep olduğu kalite ve verim kayıplarını engellemeye yönelik bu yenilikçi teknoloji; sürdürülebilir üretim, enerji tasarrufu ve ürün kalitesinin korunması açısından ilgi çekti. Türk ve Macar İş Birliğiyle Ar-Ge Vizyonu HEPA Türkiye, etkinlik boyunca SİMECS standında yer alarak ürünün tanıtımı ve iletişim stratejisine katkıda bulundu. HEPA Türkiye’nin sektörel bilgi birikimi ve uluslararası iş birliklerini geliştirme çabası, Türk–Macar ortaklığının Ar-Ge ve yenilikçilik perspektifini ön plana çıkardı. Bu katılım, tarım ve gıda teknolojilerinde yenilikçi çözümlerin doğru ortaklarla buluşturulması ve uluslararası iş ilişkilerinin ilerletilmesi adına önemli bir fırsat oluşturdu. HEPA Türkiye, gelecekte de tarım, hayvancılık ve gıda teknoloji alanlarında katma değer yaratan projeleri desteklemeye, uluslararası firmalar ile Türkiye pazarı arasında köprü kurmaya devam edecektir. Agroexpo 2026'da Macaristan'ın Güçlü Temsiliyeti HEPA Türkiye, 3-7 Şubat 2026 tarihlerinde İzmir’de düzenlenecek olan 21. Agroexpo Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na Macaristan Pavyonu ile katılım göstereceğini açıkladı. Toplamda 8 Macar firması tarafından temsil edilecek olan ülkede; tarım ve hayvancılık sektörüne yönelik yüksek teknoloji çözümleri, yenilikçi üretim yöntemleri, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı uygulamalar sergilenecek. Agroofeed, Dronefiller, Humikal, Hupro, Livestocker, Myrazonit, Tolnagro ve Weedeye gibi firmaların katkılarıyla Macaristan Pavyonu, iki ülke arasında ticari ve teknolojik iş birliğini güçlendirmeyi amaçlarken, sektör profesyonellerine gelecek tarım konsepti hakkında ilham verecek bir vizyon sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.