Hava Durumu

#Otçu Göçü

giresunsonhaber - Otçu Göçü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otçu Göçü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇEPNİLERİN ASIRLIK YOLLARI DİJİTAL HAFIZAYA ALINDI: GİRESUN’DA TARİHİN İZİNDE “OTÇU GÖÇÜ” Haber

ÇEPNİLERİN ASIRLIK YOLLARI DİJİTAL HAFIZAYA ALINDI: GİRESUN’DA TARİHİN İZİNDE “OTÇU GÖÇÜ”

ÇEPNİLERİN ASIRLIK YOLLARI DİJİTAL HAFIZAYA ALINDI: GİRESUN’DA TARİHİN İZİNDE “OTÇU GÖÇÜ” Giresun’da Çepni kültürünün yüzyıllardır taşıdığı yaylacılık mirasının izleri yeniden ortaya çıkarılıyor. Giresun Doğa Sporları Kulübünün 2022’de başlattığı çalışmayla eski otçu göçü yollarından 7 güzergâh GPS ile haritalandırılarak doğa yürüyüşü parkurlarına dönüştürüldü. Espiye’deki Düdül Yaylası yolunda gerçekleştirilen son yürüyüşte yaklaşık 80 doğasever, geçmişte yaylaya ulaşmak için kullanılan 12 kilometrelik tarihî güzergâhta atalarının izini takip etti. YAYLA YOLU ARTIK GPS KAYITLARINDA GİDOSK’un 2022 yılında başlattığı çalışma, sıradan bir doğa yürüyüşü parkuru oluşturmanın ötesinde Giresun’un kaybolma riski taşıyan kültürel güzergâhlarını kayıt altına almayı amaçlıyor. Arazi çalışmaları sonucunda eski yayla ve otçu göçü yollarından 7 ayrı güzergâhın GPS kayıtları çıkarıldı, haritalandırıldı ve işaretlendi. Bu rotalardan biri de Espiye’nin Seydiköy ve Ericek köyleri arasından Düdül Yaylası’na uzanan yol oldu. Yaklaşık 80 kişinin katıldığı yürüyüşte 12 kilometrelik parkur geçildi. Güzergâhın bazı bölümlerinde yaklaşık bir asırlık taş döşeme patikaların halen izlenebildiği belirtiliyor. BUGÜN SPOR İÇİN YÜRÜNEN YOLLARDA BİR ZAMANLAR HAYAT TAŞINIYORDU Bugün sırt çantalarıyla doğa yürüyüşüne çıkanların geçtiği güzergâhlar, geçmişte bambaşka bir hayatın parçasıydı. Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz’un verdiği bilgiye göre yöre insanı bu yolları yayladaki hayvanlarına ulaşmak, yiyecek ve ihtiyaçlarını taşımak için kullanıyordu. İnsanlar dik ve taşlı patikaları yükleriyle aşarak yaylaya çıkıyordu. Bu nedenle proje yalnızca eski bir yolun yerini belirlemiyor; Giresun’un dağ ile sahil arasında şekillenen eski yaşam düzeninin fiziksel izlerini de görünür hale getiriyor. KEMENÇE VE HORON TARİHÎ YOLA EŞLİK ETTİ Düdül Yaylası güzergâhındaki yürüyüşte kültürel boyut da öne çıktı. Katılımcılar molalarda kemençe eşliğinde horon oynarken, etkinlik dronla görüntülendi. İstanbul’dan etkinlik için Giresun’a gelen katılımcıların da bulunduğu yürüyüşte, geçmişte ağır yüklerle aşılan yollar bu kez kültürel mirası tanımak amacıyla geçildi. GİDOSK Başkanı Ahmet Kılıç, çalışmaların amacını geçmişte yayla ve otçu göçü için kullanılan patikaları günümüz şartlarında doğa yürüyüşü parkurlarına dönüştürmek olarak açıklarken, belirlenen güzergâhların gelecek nesillere aktarılmasını önemsediklerini söyledi. Dijitalleştirilen rotaların ilerleyen süreçte kitapçıklarla kalıcı kültür mirasına dönüştürülmesi planlanıyor. PEKİ ÇEPNİLER KİMDİR? GİRESUN TARİHİNDE NEDEN BU KADAR ÖNEMLİLER? Otçu göçü yollarının Çepni kültürüyle ilişkilendirilmesi, Giresun açısından yalnızca folklorik bir tanımlama değil. Çepniler, Doğu Karadeniz'in ve özellikle Giresun çevresinin Orta Çağ'daki Türk yerleşim tarihinde belirgin bir yere sahip Oğuz topluluklarından biri. OĞUZLARIN ÇEPNİ BOYU Çepni adına en eski temel kaynaklardan biri, 11. yüzyılda Kâşgarlı Mahmud'un Oğuz boylarını sıraladığı eseridir. Kâşgarlı'nın listesinde Çepni adı ve boya ait damga yer alır. Reşîdüddin ise 14. yüzyıl başlarında Çepnileri Oğuzların Üçok kolu içerisinde gösterir. Faruk Sümer'in TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki kapsamlı çalışmasına göre Reşîdüddin, “Çepni” adını savaşçılıkla ilişkili bir anlamla açıklamaktadır. Bu bilgiler önemli; çünkü Çepnilerin Karadeniz'deki varlığı yalnızca sözlü kültüre değil, Orta Çağ kaynaklarına kadar uzanan tarihî kayıtlara dayanıyor. 1277: KARADENİZ TARİHİNDE KRİTİK TARİH Çepnilerin Karadeniz'deki siyasi ve askerî varlığının açık biçimde görüldüğü tarihlerden biri 1277. Kaynaklara göre Sinop çevresinde kalabalık bir Çepni topluluğu bulunuyordu. Aynı yıl Trabzon Rum İmparatorluğu'nun Sinop'a yönelik saldırısı Çepniler tarafından engellendi. Ardından Çepni topluluklarının Canik olarak anılan Samsun-Giresun hattındaki ilerleyişleri belirginleşti. TDV İslâm Ansiklopedisi, Samsun-Giresun arasındaki bölgenin fethinde Çepnilerin büyük rol oynadığını kaydediyor. GİRESUN’UN TÜRKLEŞMESİNDE ÇEPNİLERİN ROLÜ Giresun açısından asıl kritik bölüm burada başlıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının Giresun tarihine ilişkin kayıtlarında, bölgenin Türkleşmesinde etkili olan Hacı Emir ve oğullarının Çepni Türkmenleriyle bağlantısı vurgulanıyor. TDV İslâm Ansiklopedisi de Bayramlu yöresindeki Hacı Emîrli Beyliği ile Çepniler arasındaki güçlü tarihsel ilişkiye işaret ediyor. Akademik çalışmalar, 14. yüzyıl başlarında Giresun sahillerine yönelen Türkmen faaliyetlerini daha ayrıntılı biçimde ele alıyor. Tarihçi Feridun Emecen'in çalışmasında, Çepni gruplarının başındaki Kuşdoğan Bey'in Giresun'a yönelik ilk Türk askerî hareketlerinde önemli bir lider olduğu; Canik'ten Giresun'un Aksu Vadisi'ne kadar uzanan bir nüfuz alanıyla ilişkilendirilebildiği belirtiliyor. Ancak Kuşdoğan'ın Hacıemiroğulları'nın doğrudan atası olduğuna ilişkin kesin kanıt bulunmadığı da özellikle vurgulanıyor. Bu ayrım önemli: Giresun'un Türk yerleşim tarihinde Çepni etkisi güçlü biçimde belgelenmiş olsa da tarihî şahıslar arasındaki bazı soy ve siyasi bağlantılar konusunda akademik tartışmalar devam ediyor. 1396-1397: GİRESUN’UN FETHİ Çepni tarihinin Giresun bakımından önemli dönüm noktalarından biri de 14. yüzyılın sonlarıdır. TDV İslâm Ansiklopedisi'nde Giresun'un 1396-1397 yıllarında Hacı Emir oğlu Süleyman Bey tarafından fethedildiği, bu gelişmenin ardından Çepnilerin Trabzon yönüne ilerlediği aktarılıyor. 1405 yılına gelindiğinde Trabzon-Erzincan yolunun da Çepnilerin kontrolünde olduğu belirtiliyor. Fatih Sultan Mehmed'in 1461'de Trabzon'u fethetmek üzere bölgeye geldiği dönemde ise Trabzon'un güney ve batı kesimlerinde yoğun bir Çepni nüfusunun bulunduğu tarihî kaynaklara yansımış durumda. BİR DÖNEM BÖLGENİN ADI BİLE “VİLÂYET-İ ÇEPNİ”YDİ Çepnilerin Giresun'daki ağırlığını gösteren en çarpıcı tarihî kayıtlardan biri Osmanlı dönemindeki idarî/coğrafi adlandırma. Yavuz Sultan Selim döneminde Çepnilerin özellikle Giresun-Kürtün-Vakfıkebir hattında yoğun biçimde yaşadığı ve bölgenin batı kesiminin kaynaklarda “Vilâyet-i Çepni” adıyla anıldığı belirtiliyor. Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün verdiği bilgilere göre Çepni ili olarak anılan saha Giresun merkez ile Keşap ve Dereli çevresini de kapsıyordu. Dolayısıyla “Çepni” Giresun tarihinde yalnızca bir boy adı değil; bir dönem coğrafyayı tanımlayacak ölçüde güçlü bir tarihsel kimlik. TAHRİR DEFTERLERİ DE OĞUZ İZLERİNİ GÖSTERİYOR 2026'da yayımlanan ve 15-16. yüzyıl Osmanlı tahrir defterlerini inceleyen akademik bir araştırma, Ordu-Giresun hattındaki Oğuz mirasının Çepnilerle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Araştırmada Çepnilerin yanı sıra Alayuntlu, Avşar, Bayındır, Döğer, Eymür, İğdir, Karkın, Kayı, Kınık, Yıva ve Yüreğir gibi Oğuz boylarının adlarını taşıyan yerleşim izleri tespit edildi. Çalışmada Oğuz boy adlarıyla ilişkili 17 köy, 1 mezra, 1 cemaat ve 1 bölük adına ulaşıldığı bildiriliyor. Bu kayıtlar, Ordu-Giresun coğrafyasının Türkleşmesinin tek bir göç hareketinden değil, farklı Türkmen topluluklarının uzun bir tarihsel süreç içerisindeki yerleşimlerinden oluştuğunu gösteriyor. OTÇU GÖÇÜ YOLLARI NEDEN ÖNEMLİ? Bugün GPS cihazıyla kaydedilen Düdül Yaylası'ndaki taş döşeme patikalar bu tarihsel tablonun çok daha yakın dönemlere ulaşan kültürel katmanlarından biri. Bir tarafta Orta Çağ kaynaklarında adı geçen Çepniler, Giresun'un fethi, Vilâyet-i Çepni ve Osmanlı tahrir kayıtları; diğer tarafta ise yüzyıllar boyunca dağ ile yayla arasında kullanılan patikalar, hayvancılık, kemençe, horon ve otçu göçü geleneği bulunuyor. GİDOSK'un yaptığı çalışma bu nedenle sadece “7 yürüyüş rotası oluşturmak” olarak okunmamalı. Projenin haber değeri, eski yolların koordinatlarının çıkarılmasıyla Giresun'un somut olmayan kültürel mirasının fiziksel mekânla yeniden ilişkilendirilmesinde yatıyor. Bir zamanlar insanların sırtlarında yük, önlerinde hayvanlarıyla yürüdüğü yollar bugün GPS kayıtlarına giriyor. Taş döşeme patikalar artık yalnızca geçmişe ait bir hatıra değil; işaretlenmiş rotaları, dijital koordinatları ve hazırlanması planlanan kitapçıklarıyla gelecek kuşaklara bırakılabilecek bir kültür güzergâhına dönüşüyor.

ESPİYE’DE OTÇU GÖÇÜ GELENEĞİ DÜDÜL YAYLASI’NDA YENİDEN YAŞATILACAK Haber

ESPİYE’DE OTÇU GÖÇÜ GELENEĞİ DÜDÜL YAYLASI’NDA YENİDEN YAŞATILACAK

ESPİYE’DE OTÇU GÖÇÜ GELENEĞİ DÜDÜL YAYLASI’NDA YENİDEN YAŞATILACAK Bursa Giresun Espiyeliler Derneği, geçmişten günümüze uzanan Otçu Göçü geleneğini yeniden canlandırmak amacıyla Espiye Düdül Yaylası’na özel bir doğa yürüyüşü düzenleyecek. Yaklaşık 10 kilometrelik parkurda katılımcılar, geçmişte yaylalara ulaşım için kullanılan eski taş döşeme yolları takip edecek. Etkinliğin ana amacı yalnızca doğa yürüyüşü yapmak değil; eski göç yollarını yeniden keşfetmek, yayla kültürünü yerinde tanımak ve bölgenin kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olan Otçu Göçü geleneğini yaşatmak olacak. Orta zorluk seviyesinde planlanan güzergâhın önemli bölümleri, geçmişte yaylacılar tarafından kullanılan taş döşeme yollardan oluşacak. Yürüyüş boyunca doğa, yayla yaşamı ve geleneksel göç kültürünün izleri birlikte takip edilecek. Organizasyona Espiye Kaymakamlığı ile bölgedeki muhtarların da destek vermesi planlanıyor. Katılımcılara yapılacak ikramlarla Otçu Göçü geleneğinin sosyal ve kültürel yönünün de yaşatılması hedefleniyor. Buluşma noktası Giresun Meydanı, hareket saati ise 07.30 olarak açıklandı. Yaklaşık 10 kilometrelik parkura katılacak doğaseverlerin mevsim şartlarına uygun kıyafet ve ekipman kullanmaları istendi. Katılımcılara sırt çantası, en az 1,5 litre su, yedek kıyafet, matara, atıştırmalık, şapka, güneş gözlüğü ve güneş koruyucu bulundurmaları tavsiye edildi. Özel sağlık durumu bulunanların etkinlik öncesinde teknik ekibe bilgi vermeleri gerektiği, hava ve arazi şartlarına göre parkurda değişiklik yapılabileceği de duyuruldu. Etkinliğe katılmak isteyenlerin kayıtlarını belirlenen son tarihe kadar tamamlamaları gerekiyor. Organizasyon yetkilileri, katılım iptallerinin de etkinlik tarihinden en geç iki gün önce bildirilmesini istedi. Detaylı bilgi ve kayıt için 0506 277 70 97 ve 0505 305 83 85 numaraları paylaşıldı.

KÜMBET YAYLASI’NDA 32. FESTİVAL COŞKUSU Haber

KÜMBET YAYLASI’NDA 32. FESTİVAL COŞKUSU

KÜMBET YAYLASI’NDA 32. FESTİVAL COŞKUSU Giresun’un Dereli ilçesinde düzenlenen 32. Uluslararası Dereli Kümbet Kültür ve Sanat Festivali, Kümbet Yaylası’nın Aymaç mevkiinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Şenlik ateşinin yakılmasıyla başlayan festivalde konserler, halk oyunları ve çeşitli etkinliklerle coşku gün boyunca sürdü. Dereli’nin en önemli kültür ve turizm organizasyonlarından biri olan Uluslararası Dereli Kümbet Kültür ve Sanat Festivali, 8-9 Ağustos tarihlerinde bölge halkını, gurbetçileri ve ziyaretçileri Kümbet Yaylası’nda buluşturdu. Bu yıl 32’ncisi düzenlenen festivalin gerçekleştirildiği Aymaç mevkii, sabah saatlerinden itibaren çok sayıda ziyaretçiyi ağırladı. Festival alanını dolduran vatandaşlar, yaylanın doğal güzellikleri eşliğinde düzenlenen etkinliklere katıldı. ŞENLİK ATEŞİYLE BAŞLADI Festivalin 8 Ağustos Cumartesi günü gerçekleştirilen ilk bölümünde açılış programının ardından geleneksel şenlik ateşi yakıldı. Ateşin çevresinde bir araya gelen vatandaşlar, müzikler eşliğinde festival coşkusuna ortak oldu. Akşam programı havai fişek gösterisi ve mahallî sanatçıların konserleriyle devam etti. Festival alanındaki hareketlilik gece boyunca sürerken Kümbet Yaylası, renkli görüntülere sahne oldu. AYMAÇ’TA YOĞUN KATILIM Festivalin ikinci günü olan 9 Ağustos Pazar günü etkinlikler sabah saatlerinde başladı. Kümbet Yaylası’na gelen vatandaşlar, festival alanında düzenlenen konserleri ve halk oyunları gösterilerini takip etti. Programda festivalin kültürel önemi ve Dereli’nin tanıtımına sağladığı katkılar üzerine konuşmalar gerçekleştirildi. Müzik ve halk oyunlarıyla devam eden etkinliklerde ziyaretçiler festival coşkusunu gün boyunca yaşadı. Aymaç mevkiindeki geniş festival alanında oluşan kalabalık, Kümbet Kültür ve Sanat Festivali’ne gösterilen ilgiyi bir kez daha ortaya koydu. ŞENLİKOĞLU: BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ PEKİŞTİRDİ Dereli Belediye Başkanı Zeki Şenlikoğlu da festival kapsamında düzenlenen programa katılarak vatandaşlarla bir araya geldi. Festivalin Dereli’nin tanıtımına önemli katkı sunduğunu belirten Şenlikoğlu, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Festivalimizin coşkusu ve ilçemize kattığı değerler üzerine bir konuşma gerçekleştirdik. Doğasıyla ve kültürüyle eşsiz Dereli’mizin tanıtımına büyük katkı sağlayan bu şölenin, birlik ve beraberliğimizi daha da pekiştirmesini temenni ediyorum.” Şenlikoğlu, organizasyonun hazırlanmasında görev alan belediye personeline ve emeği geçen herkese teşekkür etti. KÜMBET’İN DOĞASI VE KÜLTÜRÜ BULUŞTU Festival boyunca Kümbet Yaylası’nın doğal güzellikleri ile bölgenin kültürel değerleri bir arada yaşatıldı. Farklı yaş gruplarından ziyaretçilerin katıldığı etkinlikler, hem bölge halkının buluşmasına hem de Kümbet’in turizm potansiyelinin tanıtılmasına katkı sundu. Giresun şehir merkezine yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan ve ortalama 1640 metre rakıma sahip Kümbet Yaylası, festival dolayısıyla en hareketli günlerinden birini yaşadı. KÖKLÜ GELENEK YAŞATILIYOR Kümbet Kültür ve Sanat Festivali’nin kültürel geçmişi, Giresun’un geleneksel yaylacılık yaşamı içerisinde oluşan Otçu Göçü ve Otçular Şenlikleri geleneğine dayanıyor. Yaylaya çıkan vatandaşların belirli dönemlerde bir araya gelerek düzenlediği mahallî eğlenceler, horonlar, kemençe dinletileri ve toplu buluşmalar zaman içerisinde geniş katılımlı bir festivale dönüştü. Modern festival formatında ilk kez 1989 yılında gerçekleştirildiği belirtilen organizasyon; Kümbet Yaylası’nın tanıtılması, yayla turizminin geliştirilmesi ve bölgenin kültürel değerlerinin gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla düzenleniyor. Pandemi ve Dereli’de yaşanan sel afetinin ardından bazı yıllarda ara verilen festival, bu yıl 32’nci kez gerçekleştirildi. İki gün süren etkinlikler, kapanış programıyla tamamlandı.

KÜMBET’TE 32. FESTİVAL 8-9 AĞUSTOS’TA Haber

KÜMBET’TE 32. FESTİVAL 8-9 AĞUSTOS’TA

KÜMBET’TE 32. FESTİVAL 8-9 AĞUSTOS’TA Giresun’un Dereli ilçesinde düzenlenen Uluslararası Dereli Kümbet Kültür ve Sanat Festivali, bu yıl 32’nci kez gerçekleştirilecek. Kümbet Yaylası’nın Aymaç mevkisindeki iki günlük programda şenlik ateşi, halk oyunları gösterileri ve konserler yer alacak. 32. Uluslararası Dereli Kümbet Kültür ve Sanat Festivali, 8-9 Ağustos 2026 tarihlerinde Kümbet Yaylası’nda düzenlenecek. Dereli Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilecek festivalin davetiyesinde, vatandaşlar “Karadeniz’in incisi, doğal turizmin başkenti” ifadeleriyle Kümbet’e davet edildi. Organizasyonun her iki günü de Kümbet Yaylası’nın Aymaç mevkisinde gerçekleştirilecek. İLK GÜN ŞENLİK ATEŞİ YAKILACAK Festivalin ilk gün programı 8 Ağustos Cumartesi günü saat 20.00’de yapılacak açılışla başlayacak. Saat 20.30’da şenlik ateşi yakılacak, saat 21.00’de havai fişek gösterisi gerçekleştirilecek. Program, saat 21.20’de mahalli sanatçıların vereceği konserle devam edecek ve saat 23.30’da sona erecek. İKİNCİ GÜN KONSERLER VE HALK OYUNLARI VAR Festivalin ikinci günü olan 9 Ağustos Pazar günü program saat 10.00’da başlayacak. Saat 10.10’da mahalli sanatçı sahne alacak. Saat 10.50’de festivalle ilgili konuşmalar yapılacak, saat 11.20’de halk oyunları gösterisi sunulacak. Sanatçı konserleri saat 12.00’de başlayacak. Festival, saat 15.30’daki kapanış programıyla tamamlanacak. Paylaşılan programda sahne alacak sanatçıların isimlerine ilişkin ayrıntılı bir listeye yer verilmedi. KÖKLERİ OTÇULAR ŞENLİKLERİNE DAYANIYOR Kümbet’teki festivalin kültürel kökleri, Giresun’un geleneksel yaylacılık hayatı içerisinde oluşan Otçu Göçü ve Otçular Şenlikleri geleneğine dayanıyor. Kümbet Yaylası üzerine yapılan akademik çalışmalarda, yaylanın çevredeki yerleşimler açısından bir pazar merkezi olduğu, yaz döneminde cuma günleri kurulan pazara Giresun merkez ve ilçelerinden satıcıların geldiği belirtiliyor. Temmuz ayının ilk haftasında düzenlenen toplu buluşmaların ise halk arasında “Otçular Şenlikleri” olarak adlandırıldığı aktarılıyor. Zaman içerisinde mahallî eğlenceler, horonlar, kemençe dinletileri, halk oyunları ve yayla buluşmaları daha geniş katılımlı bir organizasyona dönüştü. Kamuya açık tanıtım kaynaklarında, Kümbet Şenliği’nin modern festival formatında ilk kez 1989 yılında düzenlendiği bilgisi yer alıyor. Festivalin düzenlenmesindeki temel amaç; Kümbet Yaylası ile çevresinin tanıtılması, yayla turizminin geliştirilmesi ve bölgenin kültürel değerlerinin yaşatılması olarak açıklanıyor. FESTİVALE ZAMAN ZAMAN ARA VERİLDİ Her yıl kesintisiz gerçekleştirilemeyen festivalin 29’uncusu 2019 yılında yapıldı. Pandemi ve Dereli’de yaşanan sel afetinin ardından organizasyona iki yıl ara verildi. Festival 2022 yılında 30’uncu kez düzenlendi. 2023 yılında yeniden ara verilen organizasyon, 2024 yılında 31’inci kez Aymaç mevkisinde gerçekleştirildi. Bu yıl düzenlenecek organizasyonla birlikte Kümbet Kültür ve Sanat Festivali 32’nci kez bölge halkını, gurbetçileri ve ziyaretçileri bir araya getirecek. GİRESUN’A YAKLAŞIK 60 KİLOMETRE Dereli ilçesi sınırları içerisinde bulunan Kümbet Turizm Merkezi, Giresun şehir merkezine yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Ortalama 1640 metre rakıma sahip Kümbet Yaylası; Kümbet yerleşimi, çevredeki yaylalar ve festivalin gerçekleştirildiği Aymaç mevkiinden oluşuyor

ŞENYÜREK AĞAÇBAŞI’NDA: KEMENÇE, HORON VE DAYANIŞMA AYNI YAYLADA BULUŞTU Haber

ŞENYÜREK AĞAÇBAŞI’NDA: KEMENÇE, HORON VE DAYANIŞMA AYNI YAYLADA BULUŞTU

ŞENYÜREK AĞAÇBAŞI’NDA: KEMENÇE, HORON VE DAYANIŞMA AYNI YAYLADA BULUŞTU CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, Güce’nin Ağaçbaşı Yaylası’nda 18-19 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenen Giran Yolu Ağaçbaşı Yaylası Kültür ve Otçu Göçü Festivali’ne katıldı. İki güne yayılan buluşmada kemençe ezgileri, horon halkaları ve yöre sanatçılarının programı, tarım takvimi içinden doğan köklü otçu göçü geleneğini yeniden yaylaya taşıdı. Güce’nin tarihî yayla güzergâhlarından Giran Yolu ile Ağaçbaşı Yaylası, hafta sonunda bölgenin en eski mevsimlik hareketlerinden biri olan otçu göçü etrafında kurulan kültür buluşmasına ev sahipliği yaptı. CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek de şenliğe katılarak yurttaşlarla bir araya geldi; horon ve kemençe eşliğinde yaşatılan geleneğin taşıdığı dayanışma kültürüne dikkat çekti. Şenyürek, şenliğin ardından yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Kemençenin sesi, horonun coşkusu ve yaylalarımızın eşsiz güzelliğiyle kültürümüzü ve dayanışma ruhumuzu yaşatan bu anlamlı şenliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese, bizleri içtenlikle karşılayan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum.” İKİ GÜNLÜK PROGRAMDA KEMENÇE, TÜRKÜ VE HORON VARDI Festival afişine göre program, 18 Temmuz Cumartesi ve 19 Temmuz Pazar günleri Ağaçbaşı Yaylası’nda gerçekleştirildi. Programın sunuculuğunu Erdal Avcı üstlendi. Cumartesi programında Hakan Köntek, Emre Sarıcı, Ünal Turan, Ali Alim, Erdoğan Erol, Güzel Esma, Kuşçu Hasan, Hicabi Şenlikoğlu, Kemal Şenpınar, Recep Çevik, Mustafa Emin Bayram, Ünsal Yıldız, Burhan Yıldız ve Orkestra Umut Kara’nın isimleri yer aldı. Pazar programı için Sinan Sami, Alim Koca, Samet Ok, Ömer Aktaş, Ali Osman Kargın, Sinan Hancı, Mustafa Emin Bayram ve Orkestra Umut Kara duyuruldu. İki güne yayılan sahne programı, şenliğin günümüzde aldığı biçimi de gösterdi. Tarihî göç yolculuğu; kemençe, türkü, horon ve hemşehri buluşmasıyla geniş kapsamlı bir kültür festivaline dönüşürken Ağaçbaşı Yaylası farklı kuşakları aynı alanda buluşturdu. OTÇU GÖÇÜ TARIM TAKVİMİNDEN DOĞDU Otçu göçü yalnızca yaylada düzenlenen bir eğlencenin adı değil; kıyı köyleri, tarım alanları ve yüksek yaylalar arasında kurulan eski yaşam düzeninin parçası. Doğu Karadeniz Kültür Envanteri’ne göre aileler haziran ayından itibaren yaylaya çıkarken köydeki tarla ve bahçe işleriyle ilgilenmek üzere bazı aile bireyleri geride kalıyordu. Mısır tarlalarının bakımı tamamlanıp fındık hasadı başlamadan önce köyde kalanlar da toplu biçimde yaylaya çıkıyor, daha önce yaylaya yerleşenlerle buluşuyordu. Bu ikinci ve toplu çıkış; “ot göçü”, “otçu göçü” ve “otçu haftası” adlarıyla anıldı. Geleneğin temmuz ayına yerleşmesinin nedeni de tarımsal üretim takvimiydi. Yaylaya ulaşan kafileler karşılanıyor, çalışmaya ara veriliyor; müzik, oyun ve toplu eğlenceyle göç bir şenliğe dönüşüyordu. Giresun’daki yayla şenliklerinin bugün de çoğunlukla temmuz ve ağustos aylarında yapılması bu tarihsel takvimin izlerini taşıyor. Doğu Karadeniz Kültür Envanteri AĞAÇBAŞI’NDAKİ RESMÎ KAYIT 2019’A UZANIYOR Ağaçbaşı’ndaki etkinliğin ulaşılabilen resmî dijital kayıtlarından biri 2019 yılına ait. Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Kültür Portalı, 12-13 Temmuz 2019 tarihli “Güce Ağaçbaşı Yaylası Otçu Göçü” programını ulusal nitelikte bir kültür ve sanat festivali olarak kaydetti. Güce Belediyesi tarafından düzenlenen programın adresi Ağaçbaşı Yaylası Festival Alanı olarak gösterilirken etkinliğin, tarihî yayla göçü güzergâhındaki yaklaşık 50 kilometrelik yolun yürünerek Ağaçbaşı Yaylası’na çıkılması üzerine kurulduğu belirtildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Kültür Portalı Bu kayıt, 2019’u geleneğin başlangıç tarihi yapmıyor. Otçu göçü çok daha eski yaylacılık ve üretim düzeninden doğuyor. 2019 kaydı ise Ağaçbaşı güzergâhındaki uygulamanın kurumsal bir festival programına dönüştüğünü gösteren ulaşılabilir resmî belge niteliği taşıyor. TARİHÎ YOL, GELENEĞİN HAFIZASINI TAŞIYOR Otçu göçünün kültürel değeri yalnızca varış noktasında kurulan horon halkasında değil, yolun kendisinde de saklı. Giresun’da 2024 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle yürütülen başka bir yaşatma çalışmasında tarihî yayla güzergâhlarındaki patikalar, taş döşemeler ve konaklama noktaları incelendi. Katılımcılar, Çepni kültüründe önemli yere sahip olan göç rotasını yürüdü. Çalışma, eski yayla yollarının yalnızca ulaşım hattı değil, kuşaklar arasında aktarılan toplumsal hafızanın da parçası olduğunu ortaya koydu. Anadolu Ajansı’nın aktardığı çalışma Ağaçbaşı buluşmasının önemi de burada belirginleşiyor. Festival; kıyı ile yayla arasındaki eski üretim ilişkisini, tarım takvimini, toplu yolculuğu, kemençeyi, horonu ve imece kültürünü aynı zeminde buluşturuyor. Şenliğin günümüzdeki konser ağırlıklı biçimi geniş katılım sağlarken tarihî Giran Yolu’nun, otçu göçünün neden yapıldığının ve yaylaya toplu çıkış geleneğinin program içinde görünür tutulması, kültürel mirasın yalnızca eğlenceye indirgenmeden gelecek kuşaklara aktarılması açısından önem taşıyor.

BURSA GİRESUN FEDERASYONU TANITIM PROĞRAMI DÜZENLEDİ Haber

BURSA GİRESUN FEDERASYONU TANITIM PROĞRAMI DÜZENLEDİ

BURSA GİRESUN FEDERASYONU TANITIM PROĞRAMI DÜZENLEDİ Bursa Giresun Federasyonunun Giresun’da “tanışma ve kaynaşma” amacıyla düzenlediği program, 45 dernek, 600 delege ve 27 bin 600 üyeye ulaşan örgütlü yapının büyüklüğünü ortaya koydu. Giresun’a yatırım hedefi dile getirildi; bu hedefi hayata geçirecek proje, protokol, takvim ve çalışma mekanizması ise ortaya konulmadı. Bursa Giresun Federasyonu, 18 Temmuz 2026’da Giresun Belediyesi Plajlar Bölgesi’ndeki Yetimoğulları Restoran’da tanıtım ve kahvaltı programı düzenledi. Federasyon Başkanı Üzeyir Aktaş’ın ev sahipliğindeki buluşmanın amacı, Bursa’da yaşayan Giresunlularla memleketleri arasındaki bağları güçlendirmek, tanışmayı ve kaynaşmayı sağlamak olarak açıklandı. Programa Federasyon Başkan Vekili Fatih Akdoğan ile başkan yardımcıları Naim Yıldız, Çetin Çolak, Kemal Olgun, Fatih Yılmaz, Şahin Turan ve Orhan Aydın da katıldı. ÜÇ PARTİ TEMSİL EDİLDİ, DAVET ÖLÇÜTÜ AÇIKLANMADI Kahvaltıya AK Parti Giresun milletvekilleri Ali Temür ve Nazım Elmas, MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Yavuzkemal Belde Belediye Başkanı Adem Önal, MHP İl Başkanı Salih Akgün ve İYİ Parti İl Başkanı İnan Taşgöz katıldı. Orman Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Özkaya, İl Kültür ve Turizm Müdürü Erdem Kılavuz, İŞKUR İl Müdürü Mustafa Sarı, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, iş insanları, basın mensupları ve çok sayıda davetli de programda yer aldı. AK Parti, MHP ve İYİ Parti temsilcilerinin bulunduğu listede CHP’nin il yönetimi, Giresun’un CHP’li milletvekili ve programın düzenlendiği kentte görev yapan CHP’li Giresun Belediye Başkanı yer almadı. Federasyonun Nisan 2026’daki olağan genel kuruluna AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse ve Anahtar Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı Fatih Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu farklı siyasi çevrelerden isimlerin katılmış olması, daha geniş bir temsil tablosunun mümkün olduğunu gösteriyor. 45 DERNEK VE 27 BİN 600 ÜYELİK BÜYÜK GÜÇ Federasyon Başkanı Üzeyir Aktaş, Bursa’da yaklaşık 200 bin Giresunlunun yaşadığını; federasyon bünyesinde 45 dernek, 600 delege ve 27 bin 600 üye bulunduğunu açıkladı. Bu büyüklük, Bursa ile Giresun arasında yalnızca kültürel değil, ekonomik bir köprü kurabilecek güçlü bir insan kaynağına işaret ediyor. Aktaş, yakın gelecekte Marmara Bölgesi’nin en kapsamlı Giresun Tanıtım Günlerini düzenlemeyi planladıklarını belirterek Giresun’un kültürünü ve tarihî mirasını gelecek kuşaklara aktarmayı hedeflediklerini söyledi. Federasyonun her yıl Otçu Göçü geleneği kapsamında festival ve şenlikler düzenlediğini anlatan Aktaş, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Ankara’nın Haymana ve Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçelerindeki Giresun şehitliklerinde anma programları yaptıklarını kaydetti. Federasyonun 3-5 Temmuz 2026’da düzenlediği 29. Otçu Göçü Yayla Festivali de kültürel organizasyon kapasitesinin ulaştığı ölçeği gösterdi. 29. Otçu Göçü Yayla Festivali Aktaş, Topal Osman Ağa öncülüğünde kurulan gönüllü alayların Kurtuluş Savaşı’ndaki mücadelesini genç kuşaklara aktarmayı tarihî bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti. BURSA-GİRESUN YATIRIM MASASI KURULMALI Federasyonun 200 bin kişilik hemşehri ağı; Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, ilçe ticaret odaları, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı, belediyeler ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odasıyla aynı masada buluşturulabilir. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı hâlihazırda yatırım potansiyeli yüksek sektörleri belirleme, yatırım ortamını tanıtma ve yatırımcılara süreç boyunca destek verme görevi yürütüyor. Giresun’daki yatırım arazilerinin elektronik envanteri de yatırımcıların önüne somut seçenekler koyabilecek hazır bir araç niteliğinde. İlk adımda Bursa’daki Giresunlu iş insanlarının sektör, yatırım kapasitesi ve ilgi alanlarını gösteren bir envanter hazırlanmalı. Ardından fındık ve gıda işleme, turizm, makine, tekstil, lojistik, e-ticaret ve katma değerli üretim alanlarında Giresun’daki yatırım projeleriyle Bursalı firmalar eşleştirilmeli. Planlanan Giresun Tanıtım Günleri yalnızca kültürel gösterilerin ve yöresel ürün stantlarının yer aldığı bir etkinlikle sınırlı kalmamalı. Programın içine yatırım sunumları, işletmeden işletmeye görüşmeler, satın alma heyetleri, girişimci buluşmaları ve turizm acenteleriyle paket tur anlaşmaları eklenmeli. Programda konuşan milletvekilleri Ali Temür, Nazım Elmas ve Ertuğrul Gazi Konal, Giresun’un kültürel, tarihî ve turistik değerlerinin tanıtımına destek veren ve kente yatırımı teşvik eden sivil toplum kuruluşlarının yanında olacaklarını belirtti. Yavuzkemal Belediye Başkanı Adem Önal, MHP İl Başkanı Salih Akgün ve İYİ Parti İl Başkanı İnan Taşgöz de Federasyon Başkanı Üzeyir Aktaş’a ev sahipliği için teşekkür etti. Kahvaltı programı plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Bundan sonraki aşamada gözler, açıklanan büyük hedeflerin projeye, yatırıma, istihdama ve iki şehir arasında kalıcı ekonomik iş birliğine dönüşüp dönüşmeyeceğinde olacak

KARAOVACIK’TA 27. OTÇUGÖÇÜ COŞKUSU Haber

KARAOVACIK’TA 27. OTÇUGÖÇÜ COŞKUSU

KARAOVACIK’TA 27. OTÇUGÖÇÜ COŞKUSU Espiye’nin geleneksel kültür buluşmalarından Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, 11-12 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirildi. İki gün süren şenlikte yöresel sanatçılar sahne alırken, vatandaşlar müzik, horon ve yayla kültürü etrafında buluştu. Programa CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in de aralarında bulunduğu siyasi parti ve belediye temsilcileri katıldı. Espiye Belediyesi tarafından düzenlenen 27. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, Karaovacık Yaylası Şenlik Alanı’nda yapıldı. Doğayla iç içe gerçekleştirilen organizasyon, farklı ilçe ve köylerden gelen vatandaşları aynı yayla kültürü etrafında bir araya getirdi. Otçugöçü geleneği, türküler, kemençe ezgileri ve horonlarla yeniden yaşatıldı. İKİ GÜN BOYUNCA SANATÇILAR SAHNE ALDI 11-12 Temmuz tarihlerinde düzenlenen şenlikte çok sayıda sanatçı ve yerel isim sahneye çıktı. Program afişinde; Hüseyin Bıçak, Hakan Köntek, Özgür Karaduman, Burhan Yıldız, Züleyda Kovancı, Uçan Kemençeci, Erdoğan Erol, Ünal Turan, Köksal Yetkin, Ömer Aktaş, İbrahim Er, Kemal Şenpınar, Hayati Daştan, Emre Yılmaz, Umut Kara, Ali Alim, Güzel Esma, Ali Türkmen, Ahmet Özdemir, Kuşçu Hasan, Kadir Şahin, Mehmet Hancı ve Seyfettin Gönder yer aldı. Sanatçıların seslendirdiği türküler ve yöresel ezgiler eşliğinde şenlik alanında horon halkaları kuruldu. Vatandaşlar, iki gün boyunca hem eğlendi hem de bölgenin yayla kültürüne ortak oldu. CHP HEYETİ DE ŞENLİĞE KATILDI Şenliğe; CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, Merkez İlçe Başkanı Olcay Küçük, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, Espiye İlçe Başkanı İbrahim Akgün ve Soğukpınar Belediye Başkanı Mustafa Eyice ile il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri katıldı. Heyet, şenlik alanında vatandaşlarla bir araya gelerek etkinliklere eşlik etti. Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, şenliğin ardından yaptığı paylaşımda, yüzyıllardır yaşatılan yayla kültürünün dayanışmayı ve hemşehrilik bağlarını güçlendirdiğine dikkat çekti. Gezmiş, başta Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere ile Soğukpınar Belediye Başkanı Mustafa Eyice olmak üzere şenliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti. KARADERE’DEN BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, şenlik öncesinde yaptığı davette, Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği’nin doğa, kültür ve hemşehrilik ruhunu bir araya getirdiğini belirtti. Karadere, organizasyonun birlik ve beraberliği pekiştirdiğini, bölgenin kültürel değerlerinin yaşatılmasına katkı sunduğunu ifade ederek vatandaşları Karaovacık Yaylası’na davet etmişti. YAYLA KÜLTÜRÜ NESİLDEN NESLE TAŞINIYOR Geçmişte köylerden yaylalara yapılan mevsimlik göçün önemli parçalarından biri olan otçu göçü, bugün şenlikler aracılığıyla kültürel bir buluşmaya dönüşmüş durumda. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği de müzik, horon, dayanışma ve hemşehrilik bağlarını aynı alanda buluşturarak bu geleneğin yeni kuşaklara aktarılmasına katkı sağladı. İki gün süren 27. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, sanatçıların sahne programları ve vatandaşların yoğun katılımıyla tamamlandı.

KARABULDUK’TAN ERKÖY’E UZANAN KÜLTÜR YOLCULUĞU Haber

KARABULDUK’TAN ERKÖY’E UZANAN KÜLTÜR YOLCULUĞU

KARABULDUK’TAN ERKÖY’E UZANAN KÜLTÜR YOLCULUĞU Keşap Karabulduk Köyü ve çevre yaylalarının geleneksel mirası, Erköy ev sahipliğinde düzenlenen 4. Otçu Göçü Festivali ile yaşatıldı. Festivalde yayla kültürü, horon, müzik, birlik ve beraberlik mesajlarıyla gelecek kuşaklara taşındı. YAYLA GELENEĞİ ERKÖY’DE BULUŞTU Giresun’un köklü yayla kültürlerinden biri olan Otçu Göçü geleneği, bu yıl da geniş katılımla yaşatıldı. Karabulduk Köyü ve Çevre Yaylaları Koruma ve Güzelleştirme Derneği organizasyonunda, Erköy ev sahipliğinde düzenlenen Geleneksel 4. Otçu Göçü Festivali, köy halkını, gurbetten gelen hemşehrileri ve yayla kültürüne gönül veren vatandaşları bir araya getirdi. Festival, yalnızca bir yayla buluşması olarak değil; geçmişten bugüne taşınan kültürel mirasın yeniden hatırlatıldığı, yaşatıldığı ve gelecek nesillere aktarılmaya çalışıldığı anlamlı bir organizasyon olarak öne çıktı. “YALNIZCA YAYLAYA ÇIKMAK DEĞİL” Etkinlikte verilen mesajlarda, Otçu Göçü’nün sadece yaylaya çıkmaktan ibaret olmadığı vurgulandı. Bu kadim geleneğin; atalarımızdan kalan mirası yaşatmak, köy ve yayla bağını güçlendirmek, kültüre, dile, müziğe, komşuluk ilişkilerine ve köklü değerlere sahip çıkmak anlamı taşıdığı ifade edildi. Karabulduk ve çevre yaylalarının ortak hafızasında önemli bir yere sahip olan Otçu Göçü, geçmişte üretimin, hayvancılığın, imecenin ve yayla yaşamının doğal bir parçasıydı. Bugün ise bu gelenek, festival havasında düzenlenen kültürel buluşmalarla canlı tutuluyor. HORON, MÜZİK VE YÖRESEL RENKLER Festival boyunca yöre halkı, Karadeniz kültürünün vazgeçilmez unsurlarıyla bir araya geldi. Horonlar oynandı, türküler söylendi, yöresel değerler sahneye taşındı. Katılımcılar hem doğayla iç içe vakit geçirdi hem de köy ve yayla kültürünün birleştirici ruhunu yaşadı. Etkinlikte, özellikle genç kuşakların bu kültürle buluşturulması dikkat çekti. Böylece Otçu Göçü geleneğinin sadece geçmişin bir hatırası olarak kalmaması, yaşayan bir kültür olarak geleceğe taşınması amaçlandı. BİRLİK VE BERABERLİK MESAJI Organizasyonda emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür edilirken, birlik ve beraberlik vurgusu yapıldı. Festivalin, Karabulduk Köyü ve çevre yaylaları arasında dayanışmayı güçlendirdiği, hemşehrilik bağlarını pekiştirdiği ve ortak kültürel değerleri görünür kıldığı belirtildi. Verilen mesajlarda, kardeşliğin güçlü, birlik ve beraberliğin daim, bereketin bol olması temennisinde bulunuldu. GELENEK GELECEĞE TAŞINIYOR Erköy ev sahipliğinde gerçekleştirilen Geleneksel 4. Otçu Göçü Festivali, Giresun’un yayla kültürünün hâlâ güçlü biçimde yaşatıldığını bir kez daha gösterdi. Karabulduk’tan çevre yaylalara uzanan bu kültür yolculuğu, geçmişle gelecek arasında kurulan anlamlı bir bağ oldu. Festival, Giresun’da köy, yayla ve gurbet kültürünün ortak belleğini yaşatan; insanları aynı değerler etrafında buluşturan önemli bir kültür etkinliği olarak hafızalarda yerini aldı.

KARABULDUK’TAN KARAOVACIK’A: GİRESUN’DA YAYLA KÜLTÜRÜ PEŞ PEŞE SAHNEDE Haber

KARABULDUK’TAN KARAOVACIK’A: GİRESUN’DA YAYLA KÜLTÜRÜ PEŞ PEŞE SAHNEDE

KARABULDUK’TAN KARAOVACIK’A: GİRESUN’DA YAYLA KÜLTÜRÜ PEŞ PEŞE SAHNEDE Giresun’da yayla kültürünün en köklü miraslarından biri olan otçu göçü geleneği, bu yıl iki ayrı organizasyonla gündeme geldi. Biri Karabulduk-Erköy hattında, diğeri Espiye Karaovacık Yaylası’nda yapılacak etkinlikler; aynı kültürel hafızadan beslenmesine rağmen tarih, rota, düzenleyen kurum ve organizasyon yapısı bakımından birbirinden ayrılıyor. Karabulduk Köyü ve Çevre Yaylaları Koruma ve Güzelleştirme Derneği tarafından düzenlenen 4. Geleneksel Otçu Göçü Festivali, 4-5 Temmuz tarihlerinde Erköy ev sahipliğinde yapılırken; Espiye Belediyesi tarafından organize edilen 27. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği ise 11-12 Temmuz’da Karaovacık Yaylası’nda gerçekleştirilecek. Giresun’da aynı gelenek, bu yıl iki ayrı coğrafyada yaşatılacak. Bir tarafta Karabulduk’tan Erköy Kırboğazı’na uzanan köy-yayla hafızası, diğer tarafta 27 yıllık Karaovacık Yaylası buluşması var. İki etkinlik de otçu göçü kültürünü yaşatmayı hedefliyor; ancak her biri kendi bölgesinin tarihini, aidiyetini ve yayla yolculuğunu temsil ediyor. AYNI GELENEK, FARKLI COĞRAFYA Otçu göçü, Karadeniz’in yaylacılık kültüründe yalnızca bir şenlik adı değil; köyden yaylaya uzanan mevsimlik yaşamın, üretimin, imecenin, hayvancılığın ve hemşehrilik bağlarının ortak hafızasıdır. Bu nedenle Giresun’un farklı bölgelerinde aynı gelenek, farklı adlarla ve farklı tarihlerde yaşatılabiliyor. Karabulduk-Erköy hattındaki etkinlik daha çok köy, dernek ve çevre yaylalar merkezli bir kültür buluşması olarak öne çıkarken; Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, Espiye Belediyesi öncülüğünde 27 yıldır sürdürülen daha geniş ölçekli bir yayla organizasyonu kimliği taşıyor. KARABULDUK-ERKÖY HATTINDA 4. BULUŞMA Karabulduk Köyü ve Çevre Yaylaları Koruma ve Güzelleştirme Derneği tarafından düzenlenen Geleneksel Otçu Göçü Festivali, bu yıl dördüncü kez gerçekleştiriliyor. Afişte yer alan bilgilere göre etkinlik, 4 Temmuz 2026’da Erköy Kırboğazı’nda otçu göçü kampının kurulmasıyla başladı. Programın ikinci gününde ise 5 Temmuz 2026 saat 09.00’da Karabulduk’tan hareket edilerek festival programı sürdürüldü. Programın saat 10.00’da başlaması planlandı. Organizasyon, Dernek Başkanı Selahattin Toslu imzasıyla duyuruldu. Davette, Karabulduk Köyü ve çevre yaylalarının kültürel mirasını yaşatmak amacıyla düzenlenen festivale katılımdan onur duyulacağı belirtildi. KÖYDEN YAYLAYA UZANAN HAFIZA Karabulduk-Erköy Otçu Göçü Festivali, yalnızca sahne etkinliği ya da eğlence programı olarak görülmüyor. Bu organizasyon, köy yaşamı ile yayla kültürü arasındaki bağı diri tutan yerel bir hafıza çalışması niteliği taşıyor. Geçmişte otçu göçü; hayvanların yaylaya çıkarılması, otlakların değerlendirilmesi, ailelerin yaz döneminde yayla yaşamına geçmesi ve köy-yayla düzeninin başlaması anlamına geliyordu. Bugün ise aynı gelenek, festival ve kültür buluşmalarıyla yeniden görünür hale getiriliyor. Karabulduk ve çevre yaylaları açısından bu etkinlik; gurbetten memlekete dönüşü, köy aidiyetini, komşuluk bağlarını ve kuşaklar arası kültürel aktarımı temsil ediyor. KARAOVACIK’TA 27 YILLIK GELENEK Giresun’da otçu göçü kültürünün bir diğer önemli adresi ise Karaovacık Yaylası. Espiye Belediyesi tarafından düzenlenen 27. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, 11-12 Temmuz 2026 tarihlerinde yapılacak. Belediye tarafından yapılan duyuruda, şenliğin doğa, kültür, gelenek ve hemşehrilik ruhunu bir araya getireceği vurgulandı. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, Karabulduk-Erköy organizasyonuna göre daha eski ve daha kurumsal bir geçmişe sahip. Bu yıl 27’ncisi yapılacak şenlik, Espiye ve Karaovacık Yaylası çevresinde yayla kültürünün en görünür organizasyonlarından biri olarak dikkat çekiyor. SILA, GURBET VE YAYLA AYNI SOFRADA BULUŞUYOR Karaovacık Şenliği’nin en güçlü yönlerinden biri, sıla ile gurbeti aynı yayla atmosferinde buluşturması. Yaz aylarında memleketine dönen Giresunlular, yayla şenliklerinde hem akrabalarıyla hem de hemşehrileriyle bir araya geliyor. Horon, yöresel müzik, geleneksel kıyafetler, yayla havası ve toplu buluşmalar; bu şenlikleri yalnızca eğlence değil, aynı zamanda kültürel devamlılık alanı haline getiriyor. Karaovacık Yaylası’nda yapılacak 27. şenlik de bu yönüyle Espiye’nin yayla kültürünü yaşatan en önemli organizasyonlarından biri olarak görülüyor. NEDEN FARKLI TARİHLERDE YAPILIYOR? İki etkinliğin farklı tarihlerde yapılması, ilk bakışta karışıklık yaratabiliyor. Ancak bu durum, otçu göçü geleneğinin tek bir kuruma ya da tek bir yaylaya ait olmamasından kaynaklanıyor. Karabulduk-Erköy organizasyonu, Karabulduk Köyü ve çevre yaylalarının kendi kültürel hattına göre planlanıyor. Karaovacık Şenliği ise Espiye Belediyesi’nin geleneksel takvimi ve Karaovacık Yaylası merkezli organizasyon yapısı üzerinden yürütülüyor. Bu nedenle iki etkinlik birbirinin alternatifi değil; aynı kültürel mirasın iki ayrı bölgede yaşatılan farklı kolları olarak değerlendiriliyor. ROTALAR DA ORGANİZASYONUN KİMLİĞİNİ GÖSTERİYOR Karabulduk-Erköy hattındaki festivalde hareket ve kamp karakteri öne çıkıyor. Programda Erköy Kırboğazı’nda kamp kurulması, ardından Karabulduk’tan hareket edilmesi dikkat çekiyor. Bu yönüyle organizasyon, köy-yayla arasındaki geleneksel geçişi sembolik olarak yaşatıyor. Karaovacık Şenliği’nde ise merkez, doğrudan Karaovacık Yaylası. Burada belediye organizasyonlu, daha geniş katılımlı, sahne ve yayla buluşması ağırlıklı bir program yapısı öne çıkıyor. HARİTA İLE ANLATILMASI GEREKEN İKİ AYRI HAT Haberin görsel anlatımında iki ayrı harita kutusu kullanılabilir. İlk haritada Karabulduk – Erköy Kırboğazı hattı işaretlenmeli. Bu haritada Karabulduk hareket noktası, Erköy ev sahipliği ve Kırboğazı kamp alanı ayrı ayrı gösterilebilir. İkinci haritada ise Espiye – Karaovacık Yaylası hattı öne çıkarılmalı. Burada Espiye ilçe merkezi ile Karaovacık Yaylası şenlik alanı arasındaki bağlantı gösterilebilir. Bu iki harita, okurun iki etkinliğin aynı gelenekten beslendiğini ama farklı coğrafi hatlara sahip olduğunu daha kolay anlamasını sağlar. KÜLTÜRÜN PARÇALANMASI DEĞİL, YEREL SAHİPLENMENİN GÖSTERGESİ Aynı adla ya da benzer adlarla farklı bölgelerde otçu göçü etkinliklerinin yapılması, bir dağınıklık değil; aksine yerel sahiplenmenin göstergesi olarak okunmalı. Karabulduk-Erköy festivali, Karabulduk ve çevre yaylalarının kendi köy-yayla hafızasını yaşatıyor. Karaovacık Şenliği ise Espiye ve Karaovacık Yaylası merkezli 27 yıllık bir geleneği sürdürüyor. İki organizasyonun da ortak hedefi aynı: yayla kültürünü yaşatmak, hemşehrilik bağlarını güçlendirmek ve otçu göçü geleneğini gelecek kuşaklara aktarmak. GİRESUN’DA YAYLA KÜLTÜRÜ FARKLI KOLLARDAN YAŞATILIYOR Giresun’da bu yıl peş peşe yapılacak otçu göçü organizasyonları, yayla kültürünün kent genelinde hâlâ güçlü bir karşılığı olduğunu gösteriyor. Karabulduk-Erköy hattındaki 4. Geleneksel Otçu Göçü Festivali daha yerel, köy ve dernek merkezli bir kimlik taşırken; Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği 27 yıllık geçmişiyle daha kurumsal ve geniş katılımlı bir organizasyon olarak öne çıkıyor. Farklı tarihlerde, farklı rotalarda ve farklı kurumlar tarafından düzenlenseler de iki etkinlik de Giresun’un ortak kültür hafızasına hizmet ediyor. YOLLAR FARKLI, GELENEK AYNI Giresun’da otçu göçü bu yıl iki ayrı rota üzerinden yeniden sahneye çıkıyor. Bir yanda Karabulduk’tan Erköy Kırboğazı’na uzanan köy-yayla hafızası, diğer yanda Karaovacık Yaylası’nda 27 yıldır sürdürülen büyük buluşma var. Yollar farklı, takvim farklı, organizasyonlar farklı; ancak yaşatılmak istenen değer aynı: yaylaya çıkan insanın doğayla, kültürle, hemşehrilikle ve geçmişiyle kurduğu bağ.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.