Hava Durumu

#Ortak Bildiri

giresunsonhaber - Ortak Bildiri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortak Bildiri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DAL-ÇIK TARTIŞMASI BÜYÜYOR: Haber

DAL-ÇIK TARTIŞMASI BÜYÜYOR:

DAL-ÇIK TARTIŞMASI BÜYÜYOR: GİRESUN TRAFİĞİ Mİ RAHATLAYACAK, KENT DENİZDEN Mİ KOPACAK? Giresun Mimarlar Odası ile Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı Projesi üzerinden kentte büyüyen ulaşım, şehircilik ve kamu kaynağı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Ortak bildiride, yeniden ihale edildiği belirtilen Dal-Çık Projesi’nin zemin, altyapı, trafik, kent silueti ve yatırım önceliği bakımından kamuoyuna açık biçimde anlatılması istendi. ORTAK BİLDİRİDE DAL-ÇIK İÇİN ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI Giresun Mimarlar Odası Başkanı Merve Türk ve yönetim kurulu üyeleri, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu’nu ziyaret etti. Görüşmede Giresun Güney Çevre Yolu ile Giresun Şehiriçi Geçişi Dal-Çık Projesi ele alındı. Toplantının ardından iki kurum ortak bildiri yayımladı. Ortak bildiride şu ifadeler yer aldı: “Yeniden ihale edildiği duyurulan Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı (Dal-Çık) Projesi hakkında kamuoyunda ciddi soru işaretleri ve kaygılar bulunmaktadır. Projenin uygulama aşamasında altyapı ve zemin koşulları nedeniyle mevcut tasarımının değişerek köprülü kavşağa dönüşüp dönüşmeyeceği, yol kotlarının ne ölçüde yükseleceği ve çalışmaların kent siluetine etkilerinin ne olacağı konularında açıklık sağlanmalıdır. Günlük yaklaşık 40 bin aracın kullandığı güzergâhta yapım sürecinde trafik akışının nasıl yönetileceği, 400 iş günü olarak belirtilen sürenin gerçekçi olup olmadığı ve olası gecikmelerin kent yaşamına etkileri kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Yaklaşık 1,35 milyar TL tutarındaki yatırımın Giresun’un trafik sorununa ne ölçüde kalıcı çözüm üreteceği en önemli sorudur. Kentin geçici düzenlemeler yerine uzun vadeli ve bütüncül ulaşım çözümlerine ihtiyacı vardır. Bu kapsamda, söz konusu ödeneğin Giresun Çevre Yolu Aksu–Batlama Hattı’na aktarılması değerlendirilmelidir. Giresun halkının merak ettiği konularda ilgili kurumların şeffaf ve detaylı bilgilendirme yapması beklenmektedir.” Bu açıklama, Giresun’da uzun süredir devam eden ulaşım tartışmasını yalnızca bir kavşak düzenlemesinin dışına taşıdı. Dal-Çık Projesi artık şehir içi trafik kadar, kentin denizle ilişkisi, zemin güvenliği, yağmur suyu yönetimi, yatırım önceliği ve Güney Çevre Yolu’nun geleceği üzerinden de tartışılıyor. KAVŞAK PROJESİ NEDEN TARTIŞILIYOR? Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı, sahil yolu üzerindeki trafik yoğunluğunu azaltmak, şehir merkezi ve liman bağlantısını düzenlemek amacıyla gündeme alınan bir ulaşım yatırımı olarak öne çıkıyor. Kamu tarafı, mevcut kavşakta araç kuyruklarının ve trafik sıkışıklığının arttığını, bu nedenle farklı seviyeli kavşak düzenlemesinin şehir içi geçişi rahatlatacağını savunuyor. Ancak Mimarlar Odası ve GTSO’nun ortak çıkışı, projenin yalnızca araç trafiği üzerinden değerlendirilmesini eksik buluyor. İki kurum, kavşağın kent dokusu, kıyı kullanımı, yaya erişimi, zemin yapısı ve uzun vadeli ulaşım planıyla birlikte ele alınmasını istiyor. Bu noktada tartışmanın ana ekseni değişiyor. Mesele sadece “kavşak yapılsın mı, yapılmasın mı?” sorusuna sıkışmıyor. Giresun’un sınırlı sahil bandında yeni bir betonarme ulaşım yapısının kente ne kazandıracağı ve ne kaybettireceği daha geniş bir şehircilik meselesi haline geliyor. MİMARLAR ODASI NEDEN DAL-ÇIK PROJESİNE MESAFELİ? Mimarlar Odası’nın projeye yönelik itirazlarında birkaç temel başlık öne çıkıyor. İlk başlık, Giresun’un denizle ilişkisinin daha da zayıflaması. Sahil yolu nedeniyle kent ile kıyı arasındaki bağ zaten büyük ölçüde kesilmiş durumda. Farklı seviyeli yeni bir kavşak yapısının, özellikle yol kotlarının yükselmesi halinde, şehir merkezi ile deniz arasında yeni bir görsel ve fiziksel bariyer oluşturabileceği değerlendiriliyor. İkinci başlık, zemin ve altyapı koşulları. Projenin uygulama aşamasında mevcut tasarımının değişip değişmeyeceği, dal-çık olarak planlanan yapının zemin veya altyapı sorunları nedeniyle köprülü kavşağa dönüşüp dönüşmeyeceği açıklık bekleyen konular arasında yer alıyor. Yol kotlarının yükselmesi durumunda kent siluetinin, sahil algısının ve çevredeki yapı düzeninin nasıl etkileneceği de kamuoyunun yanıt aradığı başlıklardan biri. Üçüncü başlık, yapım sürecindeki trafik yönetimi. Günlük yaklaşık 40 bin aracın kullandığı bir hatta 400 iş günü sürecek inşaatın nasıl yürütüleceği, alternatif güzergâhların nasıl belirleneceği, ağır vasıta trafiğinin nereden verileceği ve gecikme halinde kent merkezinde nasıl bir tablo oluşacağı netleşmiş değil. Dördüncü başlık ise yatırım önceliği. Mimarlar Odası ve GTSO, yaklaşık 1,35 milyar TL’lik kaynağın noktasal bir kavşak yerine Giresun Çevre Yolu Aksu–Batlama Hattı için değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. GTSO’NUN ÇİZGİSİ: KALICI ÇÖZÜM GÜNEY ÇEVRE YOLU Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın bu dosyadaki temel yaklaşımı, kentin trafik sorununun kalıcı biçimde çözülmesi için Güney Çevre Yolu’nun öncelikli yatırım haline getirilmesi gerektiği yönünde. GTSO, daha önce de Giresun’un sahil yoluna sıkışan ulaşım düzeninin şehir içi trafiği, transit geçişi, liman bağlantısını ve kent merkezine girişleri aynı hat üzerinde topladığını vurgulamıştı. Bu tablo, özellikle yaz aylarında artan araç yoğunluğu ve ağır vasıta trafiğiyle daha da belirginleşiyor. Odanın yaklaşımına göre dal-çık projesi, mevcut sıkışıklığın bir bölümünü azaltabilir; ancak transit yük şehir dışına alınmadığı sürece Giresun’un ana trafik problemi çözülemez. Bu nedenle Güney Çevre Yolu’nun, özellikle Aksu–Batlama hattından başlayacak şekilde etaplandırılması ve yatırım programına alınması isteniyor. BU PROJEYİ NEDEN YAPIYOR? Kamu otoritesinin dal-çık projesindeki gerekçesi, mevcut trafik yoğunluğuna hızlı ve uygulanabilir bir çözüm üretmek. Giresun Limanı, sahil yolu, şehir merkezi girişleri ve transit geçiş aynı noktada birleştiği için Liman Kavşağı uzun süredir trafik baskısı altında bulunuyor. Devlet açısından bakıldığında farklı seviyeli kavşak, sinyalizasyon kaynaklı beklemeleri azaltacak, araç akışını hızlandıracak, liman bağlantısını daha düzenli hale getirecek ve şehir içi geçişte rahatlama sağlayacak bir mühendislik çözümü olarak görülüyor. Bu yaklaşım, kısa ve orta vadeli trafik ihtiyacına cevap veriyor. Ancak kamuoyundaki soru, projenin yalnızca bugünkü sıkışıklığı mı azaltacağı, yoksa Giresun’un uzun vadeli ulaşım sorununu da çözüp çözemeyeceği üzerinde yoğunlaşıyor. BİLİMSEL TARTIŞMA NASIL YAPILMALI? Dal-çık projesi üzerinden yürüyen tartışmanın sağlıklı zemine oturması için kurum açıklamaları tek başına yeterli değil. Projenin bilimsel olarak tartışılabilmesi için teknik raporların, trafik analizlerinin ve alternatif çözüm karşılaştırmalarının kamuoyuna açık biçimde paylaşılması gerekiyor. Bu kapsamda öncelikle trafik etütleri ortaya konulmalı. Günlük araç sayısı, pik saat yoğunluğu, yaz-kış farkı, ağır vasıta oranı, liman kaynaklı trafik yükü ve projenin tamamlanmasından sonra araç akışının hangi noktalara yöneleceği net biçimde açıklanmalı. İkinci olarak mikro trafik simülasyonu yapılmalı. Dal-çık kavşağı Liman bölgesini rahatlatırken, trafiğin bir sonraki kavşakta, şehir merkezi girişlerinde veya sahil hattının başka bir noktasında yeni bir sıkışmaya neden olup olmayacağı gösterilmeli. Üçüncü olarak zemin ve su yönetimi raporları paylaşılmalı. Yeraltı suyu, dolgu alanı, oturma riski, yağmur suyu tahliyesi, dere bağlantıları ve taşkın kapasitesi yalnızca inşaat mühendisliği açısından değil, kent güvenliği bakımından da değerlendirilmelidir. Dördüncü olarak alternatifler karşılaştırılmalı. Dal-çık, köprülü kavşak, hemzemin düzenleme, trafik sinyalizasyonu iyileştirmesi, sahil yolu bağlantı revizyonu ve Güney Çevre Yolu’nun Aksu–Batlama etabı maliyet, süre, trafik etkisi, çevresel sonuç ve kent estetiği bakımından aynı tabloda değerlendirilmelidir. Bilimsel olan, projeyi peşinen reddetmek ya da peşinen savunmak değil; verileri, riskleri, maliyetleri ve alternatifleri kamuoyunun denetimine açmaktır. MİMARLARIN KENTLEŞME SORUMLULUĞU DA MASADA Dal-çık projesine kent estetiği, sahil bütünlüğü ve şehircilik ilkeleri üzerinden itiraz eden Mimarlar Odası’nın bugünkü tavrı mesleki bir pozisyon olarak görülebilir. Ancak Giresun’un bugünkü yapılaşma tablosu da bu tartışmanın dışında bırakılamaz. Giresun, tarihsel dokusu, kıyı kenti kimliği ve eski yerleşim hafızasıyla farklı bir mimari karaktere sahipken, yıllar içinde betonarme apartmanlaşma, yüksek yoğunluklu yapı düzeni, cephe estetiğinden uzak bina blokları, daralan sokaklar ve zayıflayan kamusal alanlarla başka bir çehreye büründü. Bu dönüşümün sorumluluğu yalnızca mimarlara yüklenemez. Belediyeler, imar planları, siyasi kararlar, arsa sahipleri, müteahhitler, ruhsat süreçleri, denetim mekanizmaları ve rant baskısı bu tablonun ortak parçalarıdır. Ancak proje üreten, kent estetiği konusunda söz söyleyen, yapılaşma kalitesinde mesleki sorumluluk taşıyan mimarlık çevrelerinin de Giresun’un geçmişten kopan yapılaşma sürecindeki payını ve etkisiz kaldığı dönemleri tartışması gerekir. Bugün dal-çık projesine “kent denizden koparılmasın” diyerek karşı çıkan bir meslek örgütünün, geçmiş yıllarda Giresun’un mahalle dokusu, sokak ölçeği, tarihi yapıları ve mimari kimliği korunurken ne kadar etkili olduğunu da kamuoyu sorgulama hakkına sahiptir. Bu sorgulama, dal-çık itirazını geçersiz kılmaz; ancak şehircilik tartışmasını daha tutarlı, daha kapsamlı ve daha samimi bir zemine taşır. GİRESUN’UN İHTİYACI AÇIK BİR ULAŞIM VE KENTLEŞME KARARI Giresun’da dal-çık tartışması artık bir kavşak projesinin sınırlarını aştı. Bu dosya, kentin ulaşım geleceği, sahil bandı kullanımı, kamu kaynağının önceliği, Güney Çevre Yolu beklentisi ve geçmişten bugüne biriken şehircilik sorunlarıyla birlikte ele alınmak zorunda. Kamu otoritesi mevcut trafik sıkışıklığını azaltmak için dal-çık projesini savunuyor. Mimarlar Odası ve GTSO ise bu yatırımın kalıcı çözüm üretip üretmeyeceğinin, kent siluetine nasıl etki edeceğinin ve aynı kaynağın Güney Çevre Yolu’na yönlendirilmesinin daha doğru olup olmayacağının açıklanmasını istiyor. Giresun halkının beklediği cevap, kurumlar arası polemik değil; teknik verilerle, açık raporlarla ve uygulanabilir takvimle ortaya konulmuş net bir ulaşım kararıdır. Dal-çık yapılacaksa, projenin zemin, su, trafik, siluet ve şantiye yönetimi açısından nasıl güvence altına alındığı açıklanmalıdır. Kaynak Güney Çevre Yolu’na aktarılacaksa, bunun etapları, maliyeti ve takvimi kamuoyuna duyurulmalıdır. Giresun’un önünde duran tercih, yalnızca bugünkü kavşağın değil, kentin gelecek 50 yılını belirleyecek ulaşım ve şehircilik tercihidir.

GİRESUN’DA ORTAK BİLDİRİ: DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM Haber

GİRESUN’DA ORTAK BİLDİRİ: DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM

GİRESUN’DA ORTAK BİLDİRİ: DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM Giresun’da iş dünyası, esnaf ve üretici kesimini temsil eden kurumlar, madencilik faaliyetlerine karşı ortak basın bildirisi yayımladı. Metin, su kaynakları, orman varlığı, tarım alanları ve insan sağlığı için açık uyarı yaptı; kontrolsüz madenciliğe karşı ortak tutum ortaya koydu. GİRESUN – Giresun’da iş dünyası, esnaf ve üretici kesimini temsil eden kurumlar, “Doğamızı ve Suyumuzu Koruyalım” başlıklı ortak basın bildirisi yayımladı. Ortak açıklama, bölgede artan madencilik faaliyetlerinin doğal yaşam, su kaynakları ve tarımsal üretim üzerindeki risklerine dikkat çekti. Ortak bildiride, Giresun ile Karadeniz Bölgesi’nin orman varlığı, su kaynakları ve tarımsal üretim gücüyle ülkenin en önemli doğal ve ekonomik değerleri arasında yer aldığı vurgulandı. Metin, son dönemde bölgede artan madencilik faaliyetlerinin, özellikle Giresun genelinde geniş alanları kapsayan ruhsatlandırmaların, doğal yaşamı, tarım alanlarını ve su kaynaklarını ciddi biçimde tehdit ettiğini ortaya koydu. ORTAK MESAJ: KONTROLSÜZ MADENCİLİĞE HAYIR Ortak görselde “DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM” başlığı ile “KONTROLSÜZ MADENCİLİĞE HAYIR!” mesajı öne çıkarıldı. Görselde Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Ticaret Borsası, Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile TZOB logosu yer aldı. Açıklama, madenciliğin ülke ekonomisine katkısını bütünüyle reddetmedi. Buna karşın, bu faaliyetlerin insan sağlığı, çevre ve bölgenin geleceği göz ardı edilerek yürütülmesine karşı net bir duruş aldı. DÖRT BAŞLIKTA RİSK UYARISI Bildiride, kontrolsüz ve yeterli denetimden uzak madencilik faaliyetlerinin doğurabileceği başlıca riskler tek tek sıralandı. Metne göre bu süreç, orman alanlarının azalmasına, yer altı ve içme suyu kaynaklarının zarar görmesine, tarım arazilerinin verimsizleşmesine ve heyelanla birlikte çevresel risklerin artmasına yol açabilecek nitelik taşıyor. Açıklamada ayrıca ağır metaller, toz ve olası kimyasal kullanımına bağlı kirliliğin uzun vadede hem insan sağlığını hem de bölge ekonomisinin temel dayanakları arasında yer alan tarım ve üretimi tehdit edeceği vurgulandı. ŞEFFAFLIK VE BAĞIMSIZ DENETİM VURGUSU Ortak metin, çevresel etkileri yeterince değerlendirilmemiş, şeffaflığı sağlanmamış ve bağımsız denetimden geçmemiş hiçbir madencilik faaliyetinin bölgede uygulanmasını doğru bulmadığını açık biçimde ilan etti. Bildiride, ekonomik kalkınma ile çevresel sürdürülebilirliğin birlikte yürütülmesi gerektiği ifade edildi. Giresun iş dünyası, üreticileri ve esnafını temsil eden kurumlar, kalkınma hedefi ile doğanın korunmasını karşı karşıya getiren anlayışa karşı ortak tavır aldı. SU, FINDIK VE YAŞAM ALANLARI İÇİN ÇAĞRI Metin, yetkili kurumları doğal dengeyi bozmayan, su kaynaklarını güvence altına alan, fındık tarımı ve üretimini koruyan, bölge halkının sağlığını önceleyen politikaları hayata geçirmeye davet etti. Ortak açıklama, “Giresun’un doğası, tarımı ve yaşam alanları geri dönülemez risklerle karşı karşıyadır” uyarısıyla dikkat çekti. Bildiri, tüm paydaşlara duyarlılık ve ortak akılla hareket etme çağrısıyla sona erdi. ORTAK GÖRSELDE ÖNE ÇIKAN CÜMLELER Doğal dengeyi bozmayan, su kaynaklarını güvence altına alan, fındık tarımı ve üretimini koruyan, bölge halkının sağlığını önceliklendiren politikaların hayata geçirilmesi istendi. Giresun’un doğası, tarımı ve yaşam alanları için geri dönülmez risk uyarısı yapıldı. Tüm paydaşlara ortak akıl ve duyarlılık çağrısı yöneltildi. https://giresuntso.org.tr/dogamizi-ve-suyumuzu-koruyalim/

Papa 14. Leo’dan İznik’e tarihi ziyaret... 1700 yıl sonra yeniden hac yolu Haber

Papa 14. Leo’dan İznik’e tarihi ziyaret... 1700 yıl sonra yeniden hac yolu

Vatikan Basın Ofisi, Papa 14. Leo'nun Lübnan ve Türkiye'ye yapacağı ilk resmi ziyaretinin 27 Kasım-2 Aralık tarihleri arasında gerçekleşeceğini belirtti. Ziyaretin en dikkat çeken anlarından biri, Hristiyanlık tarihinde önemli bir yere sahip olan İznik ilçesini kapsıyor. Papa, İznik Konsili'nin 1700. yılı münasebetiyle Türkiye'de hac amacıyla bulunacak. BURSA (İGFA) - Vatikan, Papa XIV. Leo'nun 27 Kasım - 2 Aralık tarihleri arasında Türkiye ve Lübnan'ı kapsayacak ilk uluslararası gezisini duyurdu. "Barış, kardeşlik ve diyalog" temasına sahip olacak bu ziyaret, aynı zamanda Papa'nın göreve gelmesinden sonraki ilk uluslararası seyahat niteliğinde. L'osservatore Romano gazetesine göre "Antik İznik'ten Beyrut Limanı'na" başlıklı haberde, Papa 14. Leo'nun Ankara, İstanbul, İznik, Beyrut, Annaya, Harissa ve Bkerké ziyaretiyle dolu bir tur gerçekleştireceği belirtiliyor. Türkiye programının en anlamlı durağında, Bursa'da İznik Konsili yıldönümünde dua edecek. PAPA 14. LEO’NUN TÜRKİYE VE LÜBNAN ZİYARETİ “BARIŞ VE KARDEŞLİK” TEMASINI TAŞIYOR Papa 14. Leo, 28 Kasım Cuma günü saat 14.15'te helikopterle İznik'e giderek burada antik kent olarak bilinen ve tarihteki ilk Hristiyan Konsili'nin düzenlendiği yerde dua edecek. Bu ekümenik tören, Aziz Neophytos Bazilika'sı kalıntıları arasında olacak ve İznik Konsili'nin 1700. yıldönümü kutlamalarının öne çıkan etkinliklerinden biri olacak. Papa'nın burada yapacağı konuşmada barış ve birlik mesajı vermesi bekleniyor. İznik'teki durak, hem Bursa'nın tarihine ve kültürüne olan dikkati öne çıkarıyor hem de dinler arası diyalog adına sembolik önem taşıyor. Papa XIV. Leo'nun bu ziyareti, Vatikan'ın Türkiye'deki Katolik topluluğu ve Hristiyan dünyası ile ilişkilerinde yeni bir aşamanın başlangıcını simgeliyor. Papa, İznik'teki tören sonrasında akşam saatlerinde İstanbul’a gelerek Apostolik Heyet'te piskoposlarla özel bir görüşme yapacak. 29 Kasım Cumartesi günü ise Papa, Sultanahmet Camii'ni gezecek, ardından Mor Efrem Süryani Ortodoks Kilisesi'nde Hristiyan kiliseleri ve cemaatlerinin temsilcileri ile buluşacak. Gün boyu Fener Rum Patrikhanesi'ndeki Aziz Yorgo Kilisesi'nde Doksoloji törenine katılacak ve burada bir selamlama konuşması yapacak. Papa 14. Leo, aynı gün 15.50’de Patrikhane Sarayı'nda Patrik I. Bartholomeos ile görüşerek bir Ortak Bildiri imzalayacak. Ziyaretin Türkiye kısmı, Volkswagen Arena'da düzenlenecek bir ayinle sona erecek. 30 Kasım Pazar günü sabah saatlerinde Papa, Ermeni Apostolik Katedrali'nde dua edecek ve ardından St. George Patriklik Kilisesi’nde İlahi Ayine katılacak. Sonrasında ise Lübnan'a geçiş yaparak Beyrut, Annaya ve Harissa'daki temaslarını sürdürecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.