Hava Durumu

#Ortak Açıklama

giresunsonhaber - Ortak Açıklama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortak Açıklama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP ÖRGÜTÜNDEN NET MESAJ: ÖNCE KURULTAY, SONRA İKTİDAR Haber

CHP ÖRGÜTÜNDEN NET MESAJ: ÖNCE KURULTAY, SONRA İKTİDAR

CHP ÖRGÜTÜNDEN NET MESAJ: ÖNCE KURULTAY, SONRA İKTİDAR 74 İL BAŞKANINDAN KURULTAY ÇAĞRISI CHP’DE YOL HARİTASI: KURULTAYLA ÇIKIŞ, İKTİDARLA HEDEF CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek ve CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM’de düzenlenen CHP Grup Toplantısı’na katıldı. Genel Başkan Özgür Özel’in gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu toplantının ardından 74 il başkanı, kurultay sürecinin netleşmesi ve iktidar yürüyüşünün sürdürülmesi çağrısı yaptı. ŞENYÜREK VE GEZMİŞ TBMM’DEKİ GRUP TOPLANTISINA KATILDI Cumhuriyet Halk Partisi’nde kurultay tartışmaları ve partiye yönelik yargı süreci üzerinden büyüyen siyasi gerilim, TBMM’deki grup toplantısında örgüt iradesi vurgusuyla ele alındı. CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek ve CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM CHP Grup Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantının ardından CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, 74 il başkanı tarafından yayımlanan ortak basın açıklamasına imza attı. KRİZİN YANITI KURULTAY VE ÖRGÜT İRADESİ OLDU CHP il başkanları, parti içi tartışmaların mahkeme sürecine sıkışmaması ve gerilimin sokaklara taşınmaması için kurultay zemininin işletilmesi gerektiğini vurguladı. “Türkiye’nin kaybedecek vakti yok: Önce Kurultay, Sonra İktidar” başlığıyla yayımlanan ortak açıklamada, CHP’nin kurultay geleneği, örgüt iradesi ve iktidar hedefi öne çıkarıldı. Açıklamada, CHP’nin iç tartışma görüntüsüne sürüklenmek istenen süreci kurumsal hafızası, üyeleri, delegeleri ve örgüt iradesiyle aşacağı mesajı verildi. 74 İL BAŞKANINDAN ORTAK AÇIKLAMA CHP il başkanlarının ortak açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Türkiye’nin kaybedecek vakti yok: Önce Kurultay, Sonra İktidar. Atamızın emaneti, Cumhuriyetin kurucusu partimiz, AKP iktidarının siyasi çıkarları uğruna demokrasi tarihimizde hiç görülmemiş şekilde felç edilmeye çalışılıyor. Partimiz atlattığı büyük badirelerde bu gibi dönemlerde ne yapacağını kurumsal hafızasına kazımıştır. CHP kurulduğu günden yana kongreler ve kurultaylar partisidir. İktidar tarafından kurgulanmış gerilimin mahkeme salonlarından sokaklara taşmasını engellemenin yolu, meşru rekabet arenası olan kurultayımızın toplanmasıdır. Tarihimiz boyunca olduğu gibi, tüm oyunları bozmak için kendi öz gücümüze, üyelerimizin ve delegelerimizin iradesine dönmek zorundayız. Çünkü mesele partimizin iç meselesi değildir. Partimizde bir ikilik, çekişme ve kavga yoktur. Mesele memleketimizdir, milletimizin iradesidir. Partimizin kurultayının yapılacağı tarih 25 Temmuz 2026’dan önce olmalıdır ve bir an önce ilan edilmelidir. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ şiarımızla açık biçimde ilan ediyoruz; Cumhuriyet Halk Partisi’nde egemenlik kayıtsız şartsız örgütündür. Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Adayımız ise milletimizin oylarıyla seçilen Ekrem İmamoğlu’dur. Üyelerimizin, seçmenlerimizin ve ceberrut iktidara karşı birleşen halkımızın partimizden beklentisi bir an önce iktidar yürüyüşüne devam etmesidir. 81 ilde örgütlerimiz kurultaya da iktidara da hazırdır. 2 milyon üyemizin iradesi; CHP’yi bu cendereden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü tüm gücüyle sürdürecek kudrete sahiptir. Halkın dediği olur.” KURULTAY TARİHİ İÇİN 25 TEMMUZ 2026 VURGUSU Ortak açıklamada, CHP kurultayının 25 Temmuz 2026’dan önce yapılması gerektiği açık biçimde ifade edildi. İl başkanları, kurultay tarihinin bir an önce ilan edilmesini istedi. Bu çağrı, parti içindeki tartışmaların uzatılmadan örgüt iradesiyle çözüme kavuşturulması ve CHP’nin siyasi enerjisinin yeniden iktidar hedefine yöneltilmesi mesajı taşıdı. “CHP’DE EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ ÖRGÜTÜNDÜR” Açıklamada en güçlü vurgu, örgüt iradesi üzerinden yapıldı. İl başkanları, CHP’de karar mekanizmasının üyeler ve delegeler üzerinden işlemesi gerektiğini belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi’nde egemenlik kayıtsız şartsız örgütündür” ifadesini kullandı. Bu mesajla CHP örgütleri, krizin mahkeme salonları ve parti içi gerilim algısıyla değil, kurultay iradesiyle aşılması gerektiğini ortaya koydu. GİRESUN ÖRGÜTÜ ORTAK AÇIKLAMAYA İMZA ATTI CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek’in ortak açıklamaya imza atması, Giresun örgütünün de kurultay ve iktidar yürüyüşü çağrısına destek verdiğini gösterdi. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in TBMM’deki grup toplantısına katılımı ise Giresun’un hem Meclis grubundaki hem de örgüt düzeyindeki siyasi hatta yer aldığını ortaya koydu. CHP’de il başkanlarının açıklamasıyla verilen mesaj, parti içi tartışmaların kurultay zemininde çözülmesi, örgüt iradesinin güçlendirilmesi ve iktidar yürüyüşünün kesintiye uğratılmaması oldu.

CHP’NİN 81 İL BAŞKANINDAN ORTAK AÇIKLAMA Haber

CHP’NİN 81 İL BAŞKANINDAN ORTAK AÇIKLAMA

CHP’NİN 81 İL BAŞKANINDAN ORTAK AÇIKLAMA CHP’nin 81 il başkanı, partinin kurumsal kimliğine, seçilmiş organlarına ve Genel Başkan Özgür Özel’in liderliğine sahip çıktıklarını belirten ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, CHP’nin iktidar yürüyüşünün siyasi mühendislik girişimleriyle durdurulamayacağı vurgulandı. 81 İL BAŞKANINDAN PARTİ YÖNETİMİNE DESTEK Cumhuriyet Halk Partisi’nin 81 il başkanı, ortak açıklamayla CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, partinin seçilmiş organlarına ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’na destek verdi. Açıklamada, CHP’nin meşruiyetini millet iradesinden, gücünü ise 81 il örgütünden aldığı belirtilerek, parti içi yönetim süreçlerinin kurultay iradesiyle belirlendiği ifade edildi. “PARTİMİZİN HUKUKUNA SAHİP ÇIKACAĞIZ” CHP’nin 81 il başkanının ortak açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş 81 il başkanı olarak, partimizin kurumsal kimliğine, seçilmiş organlarına, hukukuna ve Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde sürdürülen adalet ve demokrasi mücadelesine, sonuna kadar en güçlü biçimde sahip çıktığımızı bir kez daha ilan ediyoruz. Kökleri Kuvayı Milliye mücadelesine dayanan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran Partimiz, meşruiyetini millet iradesinden, gücünü 81 il örgütünden alır. Partimizde Genel Başkanımızın ve yönetim organlarının nasıl seçileceği bellidir. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, kurultayımızın iradesiyle 4 kez Genel Başkanımız olarak seçilmiştir. Sayın Ekrem İmamoğlu da üyelerimizin ve toplamda 15,5 milyon vatandaşımızın oyuyla Cumhurbaşkanı Adayımız olmuştur. Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanı Adayımız, ülkemizde kurumları ve kuralları çürüten, toplumsal meşruiyetini kaybeden ve baskıyla ayakta kalmaya çalışan despot bir iktidarın karşısında tarihi bir direnişle, Partimizi halkımızın umudu haline getirmiştir. Bu mücadele, Partimizi 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi yapmıştır. Bugün tüm kamuoyu araştırmalarında Partimiz Türkiye’nin birinci partisidir. Ve iktidar değişimi artık bir takvim meselesidir. Vakti gelmiş bir değişimin önünde kimse duramaz. Tam bu aşamada görüyoruz ki; 19 Mart Darbesi ile Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarımıza yönelen hukuksuz saldırılar, bugün de Partimizin kurumsal kimliğini ve Genel Başkanımızı hedef almaktadır. Partimiz, 19 Mart Darbecileri ile kurultayımızın hür iradesine aykırı olarak ‘butlan’ arzusu taşıyanların oluşturduğu yeni ittifakın saldırıları altındadır. Herkes bilmelidir ki; Partimizin iktidar yürüyüşü hiçbir siyasi mühendislik girişimiyle ve hiçbir dış müdahaleyle yolundan döndürülemez. Örgütümüzün, delegelerimizin ve milletimizin vermediği hiçbir yetki, iktidar güdümündeki mahkemelerden ve bizatihi Adalet ve Kalkınma Partisi’nden umulamaz ve kullanılamaz. Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri oynanan tüm oyunları görmektedir ve buna asla teslim olmayacaktır. Sandığın iradesine de partimizin hukukuna da Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e de sonuna kadar sahip çıkacağız. Bugün daha güçlüyüz ve bu saldırılardan daha da güçlenerek çıkacağız.” CHP ÖRGÜTLERİNDEN “TESLİM OLMAYACAĞIZ” MESAJI Ortak açıklamada, CHP örgütlerinin süreci yakından takip ettiği belirtilerek, “oynanan tüm oyunlara” karşı partinin kurumsal hukukunun ve sandık iradesinin savunulacağı ifade edildi. CHP’nin 81 il başkanı, açıklamanın sonunda partinin bu süreçten güçlenerek çıkacağını vurguladı.

BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN 3 MAYIS ÇAĞRISI: GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR Haber

BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN 3 MAYIS ÇAĞRISI: GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR

BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN 3 MAYIS ÇAĞRISI: GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR Yedi basın meslek örgütü, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde gazetecilerin cezaevinden çıkarılması, gazetecilik faaliyetlerini suç sayan uygulamaların sonlandırılması ve basın özgürlüğünü sınırlayan yasal düzenlemelerin kaldırılması çağrısı yaptı. Avrupa Gazeteciler Birliği Türkiye Temsilciliği, DİSK Basın-İş Sendikası, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti, KESK Haber-Sen ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla ortak açıklama yaptı. Ortak açıklama, 3 Mayıs 2026’da Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin resmi internet sitesinde “Özgür Basın olmadan Demokrasi olmaz” başlığıyla yayımlandı. bianet, açıklamayı aynı gün saat 13.00’te “Gazetecilik suç değildir, cezaevinde gazeteci olmaz” başlığıyla haberleştirdi. T24 ise açıklamayı saat 14.56’da “Gazetecilerin özgür olmadığı ülkede toplum da özgür değildir” başlığıyla okurlarına aktardı. AÇIKLAMAYI DİREN YURTSEVER OKUDU Basın meslek örgütleri, Ankara Mülkiyeliler Birliği’nde bir araya geldi. Ortak açıklamayı gazeteci ve DİSK Basın-İş Disiplin Kurulu Üyesi Diren Yurtsever okudu. Meslek örgütleri, Türkiye’nin basın ve ifade özgürlüğü alanında ağır bir tabloyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Açıklamada, “Basın özgürlüğü endeksinde dört basamak daha gerileyen ülkemiz 180 ülke içerisinde 163’üncü sıraya inmiştir” ifadeleri kullanıldı. Sınır Tanımayan Gazeteciler’in 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye 180 ülke arasında 163’üncü sırada yer aldı. RSF, Türkiye’de “dezenformasyon”, “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “devlet kurumlarını aşağılama” suçlamalarının gazeteciliği baskılamak ve medya çalışanlarını hapsetmek için kullanıldığını bildirdi. “3 MAYIS DERİN BİR KRİZİN SEMBOLÜNE DÖNÜŞTÜ” Basın meslek örgütleri, 3 Mayıs’ın Türkiye’de basın özgürlüğü açısından krizin görünür hale geldiği bir gün olduğunu vurguladı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “3 Mayıs, basın özgürlüğü açısından derin bir krizin sembolüne dönüşmüş durumdadır. Gazetecilik faaliyetleri giderek daha fazla kriminalize edilmekte; haber yapmak, gerçekleri açığa çıkarmak ve kamuoyunu bilgilendirmek suç unsuru gibi gösterilmektedir.” Meslek örgütleri, cezaevlerinde tutulan gazetecilerin basın üzerindeki baskının en somut göstergelerinden biri olduğunu belirtti. “HALKIN HABER ALMA HAKKINA MÜDAHALE” Ortak açıklamada, gazetecilerin yaptıkları haberler, yazılar, sosyal medya paylaşımları ve kamuoyunu bilgilendirme faaliyetleri nedeniyle tutuklu ya da hükümlü olarak cezaevlerinde bulunduğu ifade edildi. Açıklamada şu cümleler öne çıktı: “Aylarca, hatta yıllarca süren tutukluluklar; iddianamesiz dosyalar; gizli tanık beyanlarına dayanan yargılamalar ve mesleki faaliyetlerin ‘suç’ kapsamına alınması, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.” “Cezaevindeki gazeteciler yalnızca özgürlüklerinden değil, mesleklerini icra etme haklarından da mahrum bırakılmaktadır. Bu durum, doğrudan halkın haber alma hakkına müdahale anlamı taşımaktadır.” “GAZETECİLER SUSTURULDUĞUNDA TOPLUM GERÇEKLERDEN KOPARILIR” Basın meslek örgütleri, gazetecilerin cezaevinde tutulmasının yalnızca gazetecilere yönelik bir hak ihlali olmadığını, toplumun haber alma hakkını da hedef aldığını bildirdi. Açıklamada, “Gazetecilerin cezaevinde olması, toplumun gerçeklerden koparılması anlamına gelir” ifadeleri kullanıldı. Meslek örgütleri, gazetecilerin susturulmasının işçi direnişlerinin, emekçilerin hak arayışlarının, kadınların, gençlerin ve ezilenlerin sesinin görünmez hale gelmesine yol açtığını belirtti. GAZETECİLER İŞSİZLİK, GÜVENCESİZLİK VE BASKI ALTINDA Ortak açıklamada, Türkiye’de fikir işçilerinin ekonomik ve siyasal kuşatma altında olduğu vurgulandı. Meslek örgütleri, medya sahipliğinin tekelleşmesi, kamu kaynaklarının iktidara yakın medya organlarına aktarılması ve bağımsız gazeteciliğin sistematik biçimde zayıflatılmasının oto-sansürü yaygınlaştırdığını belirtti. Açıklamada, “Gazeteciler işsizlik, güvencesizlik ve baskı üçgeninde mesleklerini sürdürmeye zorlanmaktadır” ifadeleri yer aldı. Genç gazetecilerin meslekten uzaklaşmasının temel nedenleri arasında anti-demokratik uygulamalar ve güvencesiz çalışma koşulları gösterildi. DÖRT TEMEL TALEP AÇIKLANDI Basın meslek örgütleri, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde dört temel talep sıraladı: “Cezaevlerinde tutulan tüm gazeteciler derhal serbest bırakılmalıdır.” “Gazetecilik faaliyetlerini suç sayan tüm uygulamalara son verilmelidir.” “Basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan yasal düzenlemeler kaldırılmalıdır.” “Gazeteciler için güvenceli çalışma koşulları sağlanmalı, sendikal hakların önündeki engeller kaldırılmalıdır.” “ÖZGÜR BASIN OLMADAN DEMOKRASİ OLMAZ” Meslek örgütleri, açıklamayı basın özgürlüğünün demokrasi için vazgeçilmez olduğu vurgusuyla tamamladı. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Gazetecilik suç değildir. Cezaevinde gazeteci olmaz. Gerçeğin peşinde koşmak, halkın haber alma hakkını savunmak suç değil, kamusal bir sorumluluktur.” “Özgür basın olmadan demokrasi olmaz. Gazetecilerin özgür olmadığı bir ülkede, toplum da özgür değildir.” Basın meslek örgütleri, cezaevindeki gazetecilerle dayanışma içinde olduklarını bildirdi ve gerçeği savunmaktan vazgeçmeyen gazetecileri selamladı. AÇIKLAMADA İMZASI BULUNAN MESLEK ÖRGÜTLERİ Ortak açıklamada Avrupa Gazeteciler Birliği Türkiye Temsilciliği, DİSK Basın-İş Sendikası, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti, KESK Haber-Sen ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği’nin imzası yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.