Hava Durumu

#Ordu

giresunsonhaber - Ordu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ordu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ordu Şehir Hastanesi’nde otopark kapasitesi 4 bin araca çıkarılıyor Haber

Ordu Şehir Hastanesi’nde otopark kapasitesi 4 bin araca çıkarılıyor

Ordu Büyükşehir Belediyesi, Şehir Hastanesi'ni ziyaret eden vatandaşların ulaşım konforunu artırmak ve yaşanabilecek park sorunlarının önüne geçmek amacıyla otopark kapasitesini genişletme çalışmalarını sürdürüyor. ORDU (İGFA) - Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler tarafından duyurulan proje kapsamında, hastanenin 2 bin araçlık mevcut otopark kapasitesi 4 bine çıkarılıyor. Çalışmaların mümkün olan en kısa sürede tamamlanması planlanıyor. ULAŞIM VE OTOPARK İÇİN BÜYÜKŞEHİR DESTEĞİ Ordu’nun sağlık alanındaki en büyük yatırımları arasında yer alan Şehir Hastanesi; modern yapısı, yüksek teknolojik imkanları ve geniş kapasitesiyle geçtiğimiz ay hizmete girdi. Şehrin sağlık hizmetleri standartlarına önemli katkılar sunması beklenen hastanede, vatandaşların hizmetlere erişimini kolaylaştırmak adına altyapı ve ulaşım projeleri devam ediyor. Şehir Hastanesi'nin açılış aşamasında altyapı, üstyapı ve ulaşım alanlarında destek sağlayan Ordu Büyükşehir Belediyesi, Başkan Güler’in yönetiminde, hastaneye gelenlerin park problemi yaşamaması için çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. KISA SÜRE İÇERİSİNDE HİZMETE HAZIR HALE GELECEK Yakın bir tarihte tamamlanarak kullanıma açılacak otopark alanındaki çalışmalar dahilinde; kazı dolgu, alt temel, menfez, yağmur suyu hatları ve perde duvar işlemleri gerçekleştiriliyor. Bu doğrultuda, mevcut 2 bin araçlık kapasitenin 4 bine yükseltilmesine yönelik yürütülen çalışmalarla, hastaneye başvuran hasta ve hasta yakınlarının park ihtiyacının çok daha rahat bir şekilde karşılanması hedefleniyor.

KAMİL SÖNMEZ İÇİN GİRESUN’DA VEFA GECESİ Haber

KAMİL SÖNMEZ İÇİN GİRESUN’DA VEFA GECESİ

KAMİL SÖNMEZ İÇİN GİRESUN’DA VEFA GECESİ Karadeniz türkülerinin unutulmaz yorumcularından Kamil Sönmez, Giresun’da düzenlenecek özel bir programla anılacak. Sanatçı Temel Reis’in organize ettiği gecede Sönmez’in türküleri seslendirilecek, sanat yaşamından anılar ve Karadeniz’e özgü fıkralar paylaşılacak. 16 Ekim 2026 Cuma günü saat 19.00’da Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek program halka açık ve ücretsiz olacak. Karadeniz müziğinin güçlü seslerinden, tiyatro ve sinema oyuncusu Kamil Sönmez için Giresun’da vefa gecesi düzenleniyor. Giresun Belediyesi’nin desteğiyle gerçekleştirilecek programı, Karadenizli sanatçı Temel Reis organize ediyor. Gecede Kamil Sönmez’in hafızalara kazınan türküleri yeniden seslendirilirken, sanatçının nüktedan kişiliği, sanat yaşamı ve Karadeniz kültürüne bıraktığı iz de anlatılacak. Program 16 Ekim 2026 Cuma günü saat 19.00’da Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi’nde başlayacak. Etkinliğe katılım ücretsiz olacak. TEMEL REİS: “KARADENİZ MÜZİĞİNİN KUTUP YILDIZIYDI” Kamil Sönmez ile aynı sahneyi paylaşan Temel Reis, gecenin bir vefa borcunun ifadesi olduğunu belirterek usta sanatçının Karadeniz müziğinde ayrı bir yere sahip olduğunu söyledi. Temel Reis, “Kamil ağabeyle aynı sahneyi paylaştık. O Karadeniz müziğinin kutup yıldızıydı. Aynı zamanda sinema ve filmlerde bölgemizi en iyi temsil eden yüzlerden biri oldu” dedi. Sönmez’in yalnızca güçlü sesiyle değil, sahne kişiliği ve Karadeniz insanını temsil eden üslubuyla da geniş kitlelerin sevgisini kazandığını dile getiren Temel Reis, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kamil Sönmez’i anlatmaya kelimeler yetmez. 20 Aralık 2012’de aramızdan ayrıldığında 65 yaşındaydı. Çok üretkendi. Karadeniz müziğinin genele yayılmasında Erkan Ocaklı ile birlikte onun büyük etkisi olmuştur. Bundan üç yıl önce mezarını anıt mezar olarak düzenledik. Aile her zaman benim yanımda oldu. Anıt mezar yapalım dediğimde tamam dediler. Şimdi de 16 Ekim 2026 Cuma günü onu kendi türküleriyle anacağız. Giresun Belediyesi’ne bu anlamlı organizasyona verdiği destek için teşekkür ediyorum.” Temel Reis, anma gecesinde Kamil Sönmez’in repertuvarından eserler seslendirecek. Program bazı duyurularda “ölüm yıldönümüne özel” olarak tanımlansa da Kamil Sönmez 20 Aralık 2012’de hayatını kaybetti. Bu nedenle 16 Ekim’de yapılacak etkinlik, takvim olarak ölüm yıldönümünden önce gerçekleştirilen bir vefa ve anma gecesi niteliği taşıyor. KAMİL SÖNMEZ KİMDİR? Kamil Sönmez, 1947 yılında Ordu’nun Perşembe ilçesinde dünyaya geldi. Eğitimine Perşembe’de başlayan Sönmez’in sanat yaşamının şekillenmesinde ise Giresun’un önemli bir yeri oldu. Eğitimine Giresun Öğretmen Okulu’nda devam eden Sönmez, daha sonra Ankara Devlet Konservatuvarı Opera-Şan Bölümü’nde öğrenim gördü. 1968 yılında Avni Dilligil Tiyatrosu’nda profesyonel oyunculuğa başlayan sanatçı, Ankara Sahnesi ve Ankara Kardeş Oyuncular Tiyatrosu’nda da çeşitli rollerde yer aldı. Müzik alanında halk türküleri sınavını kazanarak TRT Radyosu’na giren Sönmez, özellikle Karadeniz türkülerini kendine özgü güçlü sesi ve yorumuyla Türkiye’nin farklı bölgelerindeki dinleyicilere ulaştıran isimlerden biri oldu. GİRESUN’LA BAĞI YALNIZCA ANMA GECESİNDEN İBARET DEĞİL Kamil Sönmez’in Giresun’da anılması, sanatçının kentle gençlik yıllarına uzanan bağı nedeniyle ayrıca anlam taşıyor. Sönmez’in Giresun Öğretmen Okulu’nda eğitim görmesi, Giresun’u sanatçının yaşam öyküsündeki önemli şehirlerden biri haline getiriyor. Bunun yanında Sönmez’in repertuvarında Giresun yöresine ait türküler de bulunuyor. Sanatçının yorumladığı eserlerden biri olan “Giresun’un İçinde”, Giresun halk müziğinin bilinen ağıtlarından biri. Eserin TRT repertuvar numarası 3618. Kaynak kişileri Ali Osman Özyakupoğlu ve Mustafa Küçük, derleyen ve notaya alan ise Azize Gürses. Dolayısıyla “Giresun’un İçinde”, Kamil Sönmez’in bestesi değil; Sönmez’in güçlü yorumuyla seslendirdiği bir Giresun yöresi halk türküsü. “YAYLANIN SOĞUK SUYU” DA GİRESUN TÜRKÜSÜ Kamil Sönmez’in repertuvarında yer alan ve Karadeniz müziğiyle özdeşleşen önemli eserlerden “Yaylanın Soğuk Suyu” da Giresun’a ait. Türkü, Giresun’un Görele ilçesi Çavuşlu yöresinden derlenmiş bir halk ezgisi. TRT repertuvarında 164 numarayla kayıtlı eserin kaynak kişisi Ömer Akpınar, derleyen ve notaya alan isim ise Türk halk müziğinin önemli ustalarından Nida Tüfekçi. Bu nedenle “Yaylanın Soğuk Suyu” da Kamil Sönmez’in bestelediği bir eser değil; sanatçının yorumlayarak geniş kitlelere taşıdığı Giresun/Görele türküsü. İLK PLAĞINDA “HEKİMOĞLU” VE “İNCE MEMED” Kamil Sönmez’in müzik kariyerindeki önemli dönüm noktalarından biri, ilk 45’lik plağı oldu. Sönmez bu plağı Zülfü Livaneli’nin yapımcılığında hazırladı. Plağın bir yüzünde “Hekimoğlu”, diğer yüzünde ise “İnce Memed” yer aldı. “Hekimoğlu”, Ordu’nun Fatsa yöresine ait ünlü halk ağıtlarından biri. TRT repertuvarında 110 numarayla kayıtlı eserde repertuvar kitabında kaynak kişi Kadir İnanır, derleyen ve notaya alan ise Ümit Tokcan olarak gösteriliyor. Kaynak kişi bilgisine ilişkin eski nota kayıtlarında bazı farklılıklar bulunmakla birlikte eser, Ordu/Fatsa halk kültürüyle özdeşleşmiş durumda. “İnce Memed” ise farklı bir yapıya sahip. Anadolu Ajansı’nın Kamil Sönmez biyografisinde eser, Zülfü Livaneli’nin Çukurova’dan derlediği sözleri besteleyerek oluşturduğu çalışma olarak belirtiliyor. Sönmez, eseri ilk plağında yorumladı. “ÇİFT JANDARMA” ARTVİN-ŞAVŞAT YÖRESİNDEN Kamil Sönmez’in “Merhaba” adlı uzunçalarında yorumladığı eserlerden biri de “Çift Jandarma” oldu. “Çift Jandarma Geliyor” olarak da bilinen eser Artvin-Şavşat yöresine ait anonim bir halk türküsü. Eser, Şavşat yöresindeki halk kültüründe Şavşat Barı ile de ilişkilendiriliyor. Türkünün hikâyesinde birbirini seven iki gencin yaşadıkları ve jandarmaların gelişi anlatılıyor. TRT repertuvarını aktaran kayıtlarda eser 2999 numarayla yer alıyor. Derleyen Muazzez Türing, notaya alan Salih Turhan. Kaynak kişi bilgisinde arşivler arasında farklılık bulunuyor; bazı kayıtlarda “Yöre Ekibi”, bazı ikincil arşivlerde ise Düriye Keskin adı geçiyor. Bu nedenle eseri belirli bir besteciye aitmiş gibi göstermek yerine Artvin-Şavşat yöresine ait anonim halk türküsü olarak tanımlamak en doğru ifade. “MAÇKA’DA BULUŞALIM”IN ASIL REPERTUVAR ADI “DİVANE ÂŞIK GİBİ” Kamil Sönmez’in yorumları arasında yer alan **“Maçka’da Buluşalım”**ın repertuvar geçmişinde de önemli bir ayrıntı bulunuyor. Eser, TRT Türk Halk Müziği repertuvarında “Divane Âşık Gibi” adıyla kayıtlı. Türkünün sonunda yer alan “Sen yağmur ol ben bulut, Maçka’da buluşalım” bölümü nedeniyle eser, dinleyiciler arasında “Maçka’da Buluşalım” adıyla da tanındı. Trabzon’un Maçka yöresine ait türkünün TRT repertuvar numarası 2598. Kaynak kişisi Hasan Tunç, derleyen Cemile Cevher, notaya alan ise Ahmet Yamacı. Dolayısıyla “Maçka’da Buluşalım” da Kamil Sönmez’e ait bir beste değil; onun yorumladığı Trabzon/Maçka yöresi halk türkülerinden biri. TÜRKÜLERİN KÜNYESİ Haberde adı geçen eserlerin doğru künyeleri şöyle özetlenebilir: Eser Yöre / Eser bilgisi Kaynak – Derleyen Giresun’un İçinde Giresun – TRT No: 3618 Ali Osman Özyakupoğlu, Mustafa Küçük / Azize Gürses Yaylanın Soğuk Suyu Giresun-Görele-Çavuşlu – TRT No: 164 Ömer Akpınar / Nida Tüfekçi Hekimoğlu Ordu-Fatsa – TRT No: 110 TRT kitabında Kadir İnanır / Ümit Tokcan İnce Memed Çukurova’dan derlenen sözler Beste: Zülfü Livaneli Çift Jandarma Artvin-Şavşat – anonim – TRT No: 2999 Derleyen: Muazzez Türing / Notaya alan: Salih Turhan Maçka’da Buluşalım – Divane Âşık Gibi Trabzon-Maçka – TRT No: 2598 Hasan Tunç / Cemile Cevher / Nota: Ahmet Yamacı Bu eserlerde Kamil Sönmez’in temel rolü bestecilikten çok yorumculuk. Sönmez, farklı Karadeniz yörelerinin halk müziği mirasını kendine özgü üslubuyla Türkiye çapında tanıtan sanatçılar arasında yer aldı. SAHNEDEKİ NÜKTEDAN KİŞİLİĞİYLE DE TANINDI Kamil Sönmez’i farklılaştıran özelliklerden biri yalnızca güçlü sesi değildi. Karadeniz insanının mizahını, anlatım biçimini ve nüktedanlığını sahneye taşıyan Sönmez; türküler arasında anlattığı hikâyeler, fıkralar ve kendine özgü konuşma biçimiyle de geniş bir izleyici kitlesinin sevgisini kazandı. Bu nedenle 16 Ekim’deki Giresun buluşmasında yalnızca türkülerinin değil, Sönmez’in fıkralarının ve hatıralarının da anlatılacak olması gecenin içeriği açısından ayrı bir anlam taşıyor. TİYATRODAN SİNEMAYA UZANAN SANAT YAŞAMI Kamil Sönmez, müzik çalışmalarının yanında tiyatro, sinema ve televizyon dünyasında da uzun yıllar yer aldı. 1979’dan itibaren “Düşman”, “Eşek Şakası”, “Deli Kan” gibi yapımlarda rol aldı. Daha sonraki yıllarda “Bizim Mahalle”, “Tirvana”, “Kınalı Kar”, “Kumsaldaki İzler”, “Ölümsüz Aşk”, “Sensiz Olmuyor”, “Sev Kardeşim”, “Karagümrük Yanıyor”, “Amerikalılar Karadeniz’de 2” ve “Aşkım Aşkım” gibi yapımlarla televizyon ve sinema izleyicisinin karşısına çıktı. Sönmez, 2009 yılında Mahsun Kırmızıgül’ün yönettiği “Güneşi Gördüm” filminde de rol aldı. 1998’DE DEVLET SANATÇISI OLDU Sönmez, 1993 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Türk Halk Müziği Korosu’nda solist olarak görev yapmaya başladı. Karadeniz türkülerinin yorumlanması ve geniş kitlelere ulaştırılmasına yaptığı katkılar nedeniyle 1998 yılında “Devlet Sanatçısı” unvanına layık görüldü. Müzik, tiyatro ve sinemayı aynı sanat yaşamı içinde buluşturan Sönmez, özellikle Karadeniz insanının sesini, mizahını ve kültürünü ulusal ölçekte temsil eden sanatçılar arasında yer aldı. 20 ARALIK 2012’DE HAYATINI KAYBETTİ Kamil Sönmez, geçirdiği ağır beyin kanamasının ardından İstanbul’da tedavi altına alındı. Usta sanatçı 20 Aralık 2012’de 65 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi, memleketi Ordu’nun Perşembe ilçesine götürülerek Kozağzı Mahallesi’ndeki aile kabristanlığına defnedildi. Aradan geçen yıllara rağmen Kamil Sönmez’in sesi, yorumladığı türküler ve Karadeniz’e özgü sahne kişiliği yaşamaya devam ediyor. Giresun’da gerçekleştirilecek vefa gecesi de Sönmez’in hem Karadeniz müziğine bıraktığı mirası hem de Giresun Öğretmen Okulu yıllarından Giresun türkülerine uzanan şehirle bağını yeniden hatırlatacak. Kamil Sönmez Vefa Gecesi, 16 Ekim 2026 Cuma günü saat 19.00’da Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Program halka açık ve ücretsiz olacak. . KAYNAKLAR TAKA Medya ve TAKA Gazetesi – 16 Ekim 2026 Giresun Kamil Sönmez Vefa Gecesi, Temel Reis’in açıklamaları, program yeri ve saati. TAKAMEDYA.COM Anadolu Ajansı – Kamil Sönmez’in biyografisi; Giresun Öğretmen Okulu, Ankara Devlet Konservatuvarı, ilk plağı, repertuvarı, TRT, Devlet Sanatçısı unvanı, oyunculuk kariyeri ve ölüm bilgileri. Anadolu Ajansı Millî Eğitim Bakanlığı/EBA ve repertuvar kayıtları – “Giresun’un İçinde”; kaynak kişiler Ali Osman Özyakupoğlu-Mustafa Küçük, derleyen ve notaya alan Azize Gürses. EBA Kitap Türk halk müziği repertuvar kayıtları – “Yaylanın Soğuk Suyu”; Giresun/Görele, Ömer Akpınar, Nida Tüfekçi, repertuvar no 164. notaarsivleri.com Repertükül – “Hekimoğlu”; Ordu/Fatsa, repertuvar no 110, kaynak ve derleme kayıtları. Repertükül Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı ile repertuvar kaynakları – “Çift Jandarma/Şavşat Barı”nın Artvin-Şavşat kültüründeki yeri ve repertuvar bilgileri. Kültür Portali Türk halk müziği repertuvar kayıtları – “Divane Âşık Gibi/Maçka’da Buluşalım”; Trabzon-Maçka, Hasan Tunç, Cemile Cevher, Ahmet Yamacı, repertuvar no 2598. Defteriniz Kamil Sönmez’in “Giresun’un İçinde” yorumuna ilişkin arşiv kaydı. youtube.com

GİRESUN’UN ÜÇ TEMSİLCİSİ AYNI GRUPTA Haber

GİRESUN’UN ÜÇ TEMSİLCİSİ AYNI GRUPTA

GİRESUN’UN ÜÇ TEMSİLCİSİ AYNI GRUPTA Giresunspor, 1926 Bulancakspor ve Keşapspor, 2026-2027 sezonu Profesyonelliğe Geçiş Ligi’nde 2. Grup’ta mücadele edecek. 11 takımın yer aldığı grupta üç temsilcimiz birbirine rakip olacak. Türkiye Futbol Federasyonu, Profesyonelliğe Geçiş Ligi’nin yeni sezonda 12 grupta oynanacağını açıkladı. Giresun’un üç temsilcisinin bulunduğu 2. Grup’ta Amasya, Bayburt, Ordu, Samsun ve Tokat ekipleri de yer alıyor. Ligde sezon, 17-18 Ekim 2026 tarihlerinde başlayacak. FİKSTÜR 5 EKİM’DE ÇEKİLECEK Fikstür çekimi ve bilgilendirme toplantısı, 5 Ekim 2026 Pazartesi günü saat 14.00’te TFF Riva Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri Orhan Saka Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek. Üç Giresun temsilcisinin karşılaşma takvimi de fikstür çekimiyle belli olacak. 2. GRUP’TA YER ALAN TAKIMLAR İl Takım Amasya Merzifonspor Bayburt Bayburtspor Giresun 1926 Bulancakspor Giresun Giresunspor Giresun Keşap Spor Kulübü Ordu Aybastıspor Ordu Ulubey Belediyespor Samsun Ladik Belediyespor Samsun Tekkeköy Spor Samsun Çarşambaspor Tokat Turhal 60 Futbol Spor Kulübü İLK MAÇLAR 17-18 EKİM’DE 2026-2027 sezonu Profesyonelliğe Geçiş Ligi’nde ilk müsabakalar 17-18 Ekim 2026 tarihlerinde oynanacak. Böylece genç futbolcuların profesyonel futbola geçiş sürecinde önemli bir basamak oluşturan ligde yeni sezonun startı ekim ayında verilmiş olacak.

Ordu’da kaybolan balıkçının cansız bedeni denizde bulundu Haber

Ordu’da kaybolan balıkçının cansız bedeni denizde bulundu

Ordu'nun Altınordu ilçesinde balık tutmak için denize açılan 65 yaşındaki Ö.A.’nın cansız bedeni, Ordu Büyükşehir Belediyesi Su Altı Arama Kurtarma ekipleri tarafından bulundu. ORDU (İGFA) - Ordu’nun Altınordu ilçesinde balık tutmak için denize açılan 65 yaşındaki Ö.A.’dan bir süre haber alınamaması üzerine başlatılan arama çalışmalarında acı habere ulaşıldı. Balıkçının cansız bedeni, Ordu Büyükşehir Belediyesi Su Altı Arama Kurtarma ekipleri tarafından bulundu. Edinilen bilgilere göre olay, dün akşam saatlerinde Altınordu Bozukkake mevkiinde meydana geldi. Balık tutmak amacıyla teknesiyle denize açılan Ö.A.’dan uzun süre haber alamayan ailesi durumu ekiplere bildirdi. İhbar üzerine ekipler hem karadan hem de denizden arama çalışması başlattı. Arama çalışmalarının sürdüğü sırada 65 yaşındaki balıkçının teknesi, içi boş şekilde kıyıya vurdu. Bunun üzerine denizdeki arama çalışmaları yoğunlaştırıldı. Yürütülen çalışmalar sonucunda Ö.A., Ordu Büyükşehir Belediyesi Su Altı Arama Kurtarma ekipleri tarafından Perşembe ilçesi Çerli Mahallesi açıklarında deniz yüzeyinde hareketsiz halde bulundu. Ordu Büyükşehir Belediyesi Su Altı Arama Kurtarma ekiplerince denizden çıkarılan vatandaşın hayatını kaybettiği belirlendi. Ö.A.’nın cansız bedeni, dalgıçlar tarafından Kumbaşı Limanı’na çıkarılarak sağlık ve emniyet ekiplerine teslim edildi.

BÖLÜK’TEN FINDIKTA DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR: “ARTIK PAZARDA RAKİBİMİZ VAR” Haber

BÖLÜK’TEN FINDIKTA DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR: “ARTIK PAZARDA RAKİBİMİZ VAR”

BÖLÜK’TEN FINDIKTA DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR: “ARTIK PAZARDA RAKİBİMİZ VAR” Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük, Altaş TV’de yayımlanan gazeteci Murat Gürsoy’un hazırlayıp sunduğu “Murat Gürsoy’la Karadeniz Ekonomi” programına konuk oldu. Giresun Ticaret Borsası’nın 100. yılı dolayısıyla Borsa yerleşkesinde gerçekleştirilen programda Bölük; kurumun 100 yıllık geçmişinden lisanslı depoculuğa, Gıda Test ve Analiz Merkezi’nden dijital tescile, kahverengi kokarcadan fındıkta verim ve üretim maliyetlerine, ihracattan dünya pazarındaki rekabete kadar çok sayıda başlıkta açıklamalarda bulundu. Bölük, yeni dönemde Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığına yeniden aday olduğunu da açıkladı. Gazeteci Murat Gürsoy’un sorularını yanıtlayan Bölük, programın başında Giresun Ticaret Borsası’nın geçmişine ilişkin bilgi verdi. Borsanın 1 Ağustos 1926 tarihinde resmî olarak kurulduğunu ve ilk başkanının İsmail Aykutoğlu olduğunu belirten Bölük, bugüne kadar kurumda 28 başkanın görev yaptığını söyledi. Görev yapan yönetim ve meclis üyelerinin Borsanın bugün ulaştığı noktada emeği bulunduğunu ifade etti. “100 YILIN SONUNDA ÖRNEK BORSALARDAN BİRİ HALİNE GETİRDİK” Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nın mevcut yerleşkesinin bulunduğu yaklaşık 40 dönümlük arazinin 2001 yılında satın alındığını, imar düzenlemesinin ardından yaklaşık 30 dönümlük alan üzerinde Avrupa Birliği projesi kapsamında lisanslı depo ve idari bina yatırımlarının gerçekleştirildiğini anlattı. Yerleşkenin 2017 yılında hizmete açıldığını belirten Bölük, lisanslı deponun da aynı tarihten itibaren faaliyet gösterdiğini söyledi. Borsanın geldiği noktaya ilişkin Bölük, “Amacımız Giresun Ticaret Borsası’nı 100 yılın sonunda Türkiye’deki örnek borsalardan biri haline getirmekti; getirdik, başardık. Bundan sonrası daha da ileri götürmek” ifadelerini kullandı. GATAM’DA RUHSAT SÜRECİ DEVAM EDİYOR Bölük, Gıda Test ve Analiz Merkezi’nin oluşturulma sürecine ilişkin de bilgi verdi. Merkezin 2018 yılında başlayan çalışmaların ardından kurulduğunu, 2024 yılının mart ayında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla açılışının gerçekleştirildiğini söyledi. Merkezin faaliyet gösterebilmesi için akreditasyon ve izin süreçlerinin bulunduğunu belirten Bölük, 2025 yılında akreditasyon sürecinin tamamlandığını, ardından Tarım ve Orman Bakanlığı nezdindeki işlemlerin başlatıldığını ifade etti. Çalışma ruhsatının alınmasına yönelik sürecin devam ettiğini söyleyen Bölük, izinlerin tamamlanmasının ardından merkezin bölgedeki gıda ürünlerine yönelik analiz gerçekleştiren bir merkez olarak hizmet vereceğini belirtti. Bölük, GATAM’ın cihaz ve ekipmanlarıyla birlikte maliyetinin yaklaşık 2,5 milyon avro olduğunu söyledi. “ÜRETİCİYİ LİSANSLI DEPOYA ALIŞTIRAMADIK” Lisanslı depoculuk sistemini ayrıntılarıyla anlatan Bölük, Giresun’daki tesisin yaklaşık 15-16 bin tona kadar ürün kapasitesine ulaşabildiğini söyledi. Lisanslı deponun esas amacının üreticinin fındığını teslim ederek elektronik ürün senedi karşılığında depolaması veya daha sonra satışını gerçekleştirmesi olduğunu anlatan Bölük, spot borsa sistemiyle üreticinin ürününün analiz edilerek satışa çıkarılabileceğini de belirtti. Üreticilerin lisanslı depoculuğa yönelmesi amacıyla köylere, muhtarlıklara ve kahvehanelere kadar giderek sistemi anlattıklarını ifade eden Bölük, kira ve nakliye desteğinin yanı sıra ürün karşılığında finansmana erişim imkânları konusunda bilgilendirmeler yaptıklarını söyledi. Bölük buna rağmen, “Maalesef üreticiyi buraya alıştıramadık” dedi. Lisanslı depoya getirilecek ürünün belirli nem, kırık ve çürük oranları gibi standartları karşılaması gerektiğini belirten Bölük, üreticilerin daha kolay satış yöntemlerini tercih ettiğini söyledi. “LİSANSLI DEPOYU KAPATMAK İSTEMİYORUZ” Üreticinin yeterli miktarda ürün getirmemesi üzerine lisanslı deponun faaliyetini sürdürebilmesi için sanayi kuruluşları, fabrikacılar ve fındık ticareti yapan işletmelere de depolama imkânı sağladıklarını belirten Bölük, pandemi dönemi dışında tesisin kendi kendisini yönetebilen ve zarar etmeyen bir yapıya getirildiğini söyledi. Türkiye’de Giresun’dan önce Ünye ve Düzce’de lisanslı depoculuğun denendiğini ancak bu tesislerin kapandığını ifade eden Bölük, Giresun’daki tesisin kapanmasını istemediklerini belirtti. Bölük, “Şayet biz burayı atıl hale getirip kapatırsak kimse lisanslı depo yapmaz, kötü örnek olur” dedi. Gerektiğinde GİFLİDAŞ’ın zararının Borsa tarafından karşılandığını ifade eden Bölük, amaçlarının lisanslı depoculuğu ayakta tutmak ve yaygınlaşmasına katkı sağlamak olduğunu söyledi. TESCİL İŞLEMLERİNDE DİJİTAL DÖNEM Giresun Ticaret Borsası’nın teknolojik dönüşüm çalışmalarına da değinen Bölük, Türkiye’de iki borsada uzaktan erişimle tescil işlemi yapıldığını, Giresun Ticaret Borsası’nın üçüncü olmak amacıyla yazılım geliştirdiğini anlattı. Bölük, üyelerin işyerlerinden tescil işlemlerini yapabilmelerinin hedeflendiğini belirterek, sistem sayesinde Eynesil, Görele ve Tirebolu gibi ilçelerden üyelerin tescil işlemi için Giresun merkeze gelmek zorunda kalmayacağını söyledi. “RANDIMANLI ALIŞVERİŞE DÖNDÜK” Fındık ticaretinde randıman sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bölük, geçmişte Giresun’da 50 randıman esasına göre yaygın bir ticaret yapılmadığını söyledi. Yaklaşık sekiz yıldır kabuklu kuruyemiş ticaretinin randımansız yapılmaması gerektiğini anlattıklarını belirten Bölük, Giresun dışındaki üretim bölgelerinde fındığın randıman üzerinden alınıp satıldığını ifade etti. Gelinen noktayı, “Allah’a şükür yüzde 80’ini başardık. Şimdi randımanlı alışverişe döndük. Giresun’u da artık fındık piyasasına entegre ettik” sözleriyle değerlendirdi. KOKARCA, KURUTMA VE FINDIK KABUĞU İÇİN AR-GE Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nın üreticilere yönelik çalışmalarından da söz etti. Kahverengi kokarcanın bölgeye geleceğinin gündeme gelmesi üzerine 2018 yılında 100 adet feromon tuzağı satın alarak tarım teşkilatına verdiklerini söyledi. Fındığın kurutulmasına yönelik Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekli seyyar kurutma sistemi üzerinde Ar-Ge çalışması yaptıklarını belirten Bölük, sistemin teknik sorunlarının bulunduğunu ifade etti. Fındık kabuğundan aktif karbon elde edilmesi konusunda da araştırma yaptıklarını söyleyen Bölük, aktif karbon üretmeyi başardıklarını ancak maliyetin yüksek olması nedeniyle projeyi sürdüremediklerini anlattı. Fındığın yan ürünlerinden yakıt elde edilmesi dahil farklı çalışmalar üzerinde durduklarını belirten Bölük, “Biz bir tüccar kuruluşuyuz ama ürün yoksa tüccar da yok. Her şeyden önce ürün lazım. Biz ürünün peşindeyiz, üreticinin verimini artırma peşindeyiz” dedi. “KATMA DEĞERLİ ÜRÜN SATMA MECBURİYETİMİZ VAR” Giresun ekonomisi ve ihracata ilişkin soruları da yanıtlayan Bölük, kentin temel ihracat ürününün fındık olduğunu söyledi. Fındığı dünyanın çok sayıda ülkesine ulaştıran ihracatçıların sektör açısından önemine değinen Bölük, ürünün satılamadığı dönemlerde yaşanan sıkıntıların geçen sezon görüldüğünü ifade etti. Büyük firmaların yanı sıra küçük ve orta ölçekli işletmelerin de gelişmesi gerektiğini belirten Bölük, asıl hedefin fındığın daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülerek ihraç edilmesi olduğunu söyledi. “Az olsun ama katma değerli ürün satalım” diyen Bölük, Avrupa ve ABD’deki market raflarında Türk markalarının daha fazla görülmesi gerektiğini belirtti. Bölük, “Biz hep dışarıya gittiğimizde fındığı bir İtalyan markasıyla, bir İsviçre markasıyla, bir Alman markasıyla tüketmek zorunda kalmayalım. Bu tüketimi Türk markalarıyla sağlayalım diye çabalıyoruz” dedi. “GİRESUN’DA KOKARCA İLE MÜCADELEYİ BAŞARAMADIK” Kahverengi kokarcanın 2026 ürünü üzerindeki etkisini de değerlendiren Bölük, özellikle düşük rakımlı bölgelerde ciddi zarar oluştuğunu söyledi. Bölük, “300 metrenin altında kokarcanın en az yüzde 50 zararı var ve çok ciddi ürün kaybımız var. Uğurlu fındık çok, çürük fındık fazla. Maalesef Giresun’da biz kahverengi kokarca ile ilgili mücadeleyi başaramadık” ifadelerini kullandı. Ordu’daki mücadele çalışmalarına dikkat çeken Bölük, Giresun’daki ilgili kurumların Ordu, Terme ve Çarşamba’da uygulanan yöntemleri incelemesi gerektiğini söyledi. “Onlar nasıl yaptıysa biz de yapacağız” diyen Bölük, il ve ilçe tarım müdürlükleriyle bu konuda çalışma yapılmasının gerekli olduğunu ifade etti. Yapıştırılan metin GİRESUN VE ORDU İÇİN ÖZEL DESTEK ÖNERİSİ Giresun ve Ordu’daki fındık üretim koşullarının diğer üretim bölgelerinden farklı olduğunu belirten Bölük, özellikle eğimli arazi yapısının üretim ve toplama maliyetlerini yükselttiğini söyledi. Samsun, Düzce ve Sakarya gibi bölgelerde düz araziler ve makineli tarım imkânlarının üreticiye avantaj sağladığını ifade eden Bölük, Giresun ve Ordu’da ise düşük verim ve yüksek toplama maliyetinin üreticiyi zorladığını belirtti. Bu nedenle bölgeye özel bir destekleme modelinin değerlendirilebileceğini söyleyen Bölük, üretim maliyetiyle piyasa fiyatı arasındaki farkın belirli bir geçiş döneminde destekleme yoluyla karşılanabileceğini ifade etti. “ANA ÇÖZÜM 80 KİLOYU 160 KİLOYA ÇIKARMAK” Bölük, desteklemenin tek başına kalıcı çözüm olmadığını belirterek asıl çözümün verimlilikte olduğunu söyledi. “Ana çözüm, biz dönümdeki 80 kiloyu 160 kiloya çıkarmak zorundayız” diyen Bölük, Giresun’da yaklaşık 121 bin hektar fındık alanı bulunduğunu ve ortalama 80-100 bin ton arasında üretim gerçekleştirildiğini ifade etti. Bölük, “Oysa 120-121 bin hektarda minimum 180-200 bin ton arasında fındık üretmemiz gerekir” dedi. Yapıştırılan metin Arazi parçalanmasının önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Bölük, 5-10 dönümlük küçük arazilerin bulunduğunu, üreticilerin önemli bölümünün gurbette veya şehir merkezlerinde yaşadığını söyledi. Fındıktan doğrudan geçimini sağlayan üretici oranının azaldığını savunan Bölük, birçok kişinin fındığı ek gelir olarak değerlendirdiğini belirterek mevcut üretim yapısının verimlilik sorununu büyüttüğünü ifade etti. “ÜRETİCİ BU FİYATLARLA PARA KAZANAMAZ” Fındık fiyatlarını da değerlendiren Bölük, üreticinin mevcut koşullardaki sıkıntısına dikkat çekti. “Üretici yüzde 100 haklı. Bu fiyatlarla para kazanamaz. Zarar eder” diyen Bölük, fiyatların oluşmasına yol açan nedenlerin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin geçmişte dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 75’ini gerçekleştirdiğini belirten Bölük, bugün bu oranın kendi değerlendirmesine göre yüzde 50 seviyelerine gerilediğini ifade etti. Türkiye dışındaki ülkelerin üretimlerini artırmasının uluslararası alıcılar açısından alternatif oluşturduğunu belirten Bölük, diğer ülkelerde üretim maliyetlerinin daha düşük olduğunu ve alıcıların öncelikle daha düşük fiyatlı pazarlara yöneldiğini söyledi. Programın gerçekleştirildiği dönemde sezonun ilk üç haftalık ihracatının yaklaşık 10 bin ton olduğunu belirten Bölük, “Bu ihracat rakamıyla fındık satılmıyor demektir. Biz fındığın fiyatından yurt içinde rahatsızız, şikâyetçiyiz. Bu üreticiyi memnun etmiyor ama biz bu fındığı bile satamıyoruz” dedi. Yapıştırılan metin “TÜRKİYE ARTIK FINDIĞIN ESKİSİ GİBİ SAHİBİ DEĞİL” Bölük, önümüzdeki yıllarda fındıkta uluslararası rekabetin daha da artacağı görüşünü dile getirdi. Şili’deki üretim alanlarının genişletilmesine yönelik projeksiyonlara değinen Bölük, ülkedeki dikili alanın 2034 yılında 100 bin hektara çıkarılmasının planlandığını söyledi. Şili’nin yanı sıra Sırbistan, Kuzey Makedonya, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerde de fındık üretiminin yaygınlaştığını belirten Bölük, “Dünya fındık üretme yarışında” ifadelerini kullandı. Bölük, Türkiye’nin dünya pazarındaki konumunu ise şu sözlerle değerlendirdi: “Bizim anlamamız gereken artık dünyada Türkiye fındığın eskisi gibi sahibi değil. Artık Türkiye’nin rakibi var. Dünyada rakibi var. Rakip ülkeler var ve hâlâ dikmeye devam ediyorlar.” Bölük sözlerini, “Biz eskiden fındığın patronuyduk. Biz ne dersek o oluyordu. Ama şimdi patron biz değiliz. Artık pazarda rakibimiz var” ifadeleriyle sürdürdü. REKABET İNCELEMESİ: “DENETİMDEN RAHATSIZ DEĞİLİZ” Programda fındık piyasasına ilişkin gerçekleştirilen kamu denetimleri ve incelemeler de gündeme geldi. Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nın denetlenmesinin olağan olduğunu belirterek, “Biz denetimden rahatsız değiliz. Burası bir devlet. Devletler denetler. Denetlenmemek yanlış zaten” dedi. Ticaret borsaları ve ticaret-sanayi odalarının Ticaret Bakanlığı’nın denetimindeki kuruluşlar olduğunu belirten Bölük, Borsanın daha önce de müfettiş denetiminden geçtiğini söyledi. Son incelemenin ise şirketlerin fındık fiyatları konusunda ortak hareket edip etmediğinin araştırılmasına yönelik olduğunu ifade etti. “FINDIK PİYASASINDA REKABET AŞIRI” Bölük, Türkiye’de yaklaşık 1 milyon 700 bin tonluk fındık kırma kapasitesi bulunduğunu, buna karşılık ürün miktarının yaklaşık 700 bin ton seviyesinde olduğunu söyledi. İhracatçıların işleme kapasitesinin de mevcut ürün miktarının üzerinde olduğunu belirten Bölük, firmaların kapasitelerini kullanabilmek amacıyla ürün alımında rekabet ettiğini ifade etti. “Fındık piyasası dünyanın en acımasız rekabetinin olduğu bir piyasadır” diyen Bölük, yalnız Türkiye içindeki firmalar arasında değil, uluslararası pazarda da ciddi bir rekabet bulunduğunu söyledi. “FİYATI ARZ VE TALEP DENGELER” Fındık fiyatlarının düşük oluşmasının tacirler, ihracatçılar, tüccarlar, manavlar veya fabrikacılardan kaynaklandığı görüşüne katılmadığını belirten Bölük, serbest piyasadaki fiyatın arz ve talebe göre oluştuğunu söyledi. “Alım ve satım fiyatı serbest piyasada alınıp satılıyorsa bir ürünü arz ve talep dengeler” diyen Bölük, talebin olmadığı ortamda ürün alımının da yavaşladığını ifade etti. Geçen sezon ürünün az olduğu yönündeki beklentinin fiyatları 350 lira seviyelerine kadar taşıdığını, ancak bu fiyatlardan yeterli satış gerçekleştirilememesi üzerine fiyatların gerilediğini söyledi. Bölük, geçen sezondan yeni sezona yaklaşık 150 bin ton fındık devredildiğini belirterek, köylerde hâlâ eski mahsul bulunduğunu ifade etti. Üreticilerin bir bölümünün 300-350 lira beklentisi nedeniyle ürününü satmadığını, daha sonra fiyatların gerilemesiyle bu ürünlerin yeni sezona kaldığını söyledi. 180 LİRALIK FINDIK RAFTA NEDEN 1.000 LİRAYA ÇIKIYOR? Gazeteci Murat Gürsoy’un, üreticiden yaklaşık 180 liraya alınan fındığın market rafında 1.000 liraya kadar ulaşmasına ilişkin sorusunu da yanıtlayan Bölük, kabuklu fındık ile tüketiciye sunulan işlenmiş iç fındığın doğrudan karşılaştırılmaması gerektiğini söyledi. Fındığın üreticiden çıktıktan sonra manav, fabrika, sanayici, toptancı ve perakende aşamalarından geçtiğini belirten Bölük, her aşamada işleme ve maliyet unsurlarının oluştuğunu ifade etti. Randıman nedeniyle kabuklu ürünün tamamının iç fındığa dönüşmediğini, ardından kavurma ve diğer işlemlerde nem ve fire kaybı yaşandığını anlatan Bölük; ambalaj, nakliye ve diğer maliyetlerin de fiyatın üzerine eklendiğini söyledi. Bölük, “180 liraya aldığınız fındığın zaten randıman bazındaki maliyeti 400 lira” değerlendirmesinde bulundu. Kavrulmuş fındığın işlemeci veya sanayiciden toptancıya çıkış fiyatının ortalama 650 lira civarında olduğunu belirten Bölük, işlenmiş ürünün yaklaşık 600-650 lira seviyesinde piyasaya sunulduğunu söyledi. Bölük, bundan sonraki perakende aşamasında oluşan fiyat konusunda ise, “Ondan sonrasının rafa kadar niye o kadar arttığını tabii kamuoyu diğer ürünlerde, sebze meyvede de aynı şeyi konuşuyor” değerlendirmesinde bulundu. HAMZA BÖLÜK YENİDEN ADAY Programın son bölümünde gazeteci Murat Gürsoy, Hamza Bölük’ün Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığı için yeniden adaylığını açıklamasını da gündeme getirdi. Bölük, yaklaşık sekiz yıldır Borsada görev yaptığını belirterek ilk döneminde bir süre mevcut Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş ile birlikte çalıştığını, ardından yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlendiğini anlattı. Bölük, “Bu dönemde de yine yol arkadaşlarımın ve üyelerimizin desteğiyle beraber yeniden aday olmaya karar verdik ve adaylık sürecimizi açıkladık” dedi. “100 YILLIK MİRASI DAHA İLERİ TAŞIMAK İSTİYORUZ” Yeni döneme ilişkin hedeflerini anlatan Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nı mevcut noktadan daha ileri taşımak istediklerini söyledi. Teknolojiye uyum sağlayan, üyelerine daha modern hizmet sunan bir Borsa hedeflediklerini belirten Bölük, Giresun kalite fındığının ve genel olarak fındık sektörünün sorunlarını kamuoyu ve devlet kurumları nezdinde gündeme getirmeye devam edeceklerini ifade etti. Borsaların temel görevlerinden birinin tescil olduğunu ancak Giresun Ticaret Borsası’nın bunun dışında da kendisine görevler yüklediğini belirten Bölük; lisanslı depo, ileri teknoloji laboratuvarı, uzaktan erişimli tescil ve üyelere yönelik bilgilendirme çalışmalarını örnek gösterdi. Üyelere randıman makinesi desteği verdiklerini ve bu desteği sürdürdüklerini belirten Bölük, daha önce dağıtılan nem ölçüm cihazlarının yeniden değerlendirildiğini söyledi. Ortak bir fındık yazılım programı geliştirmeye çalıştıklarını da açıklayan Bölük, amaçlarının üyelerin ticaretlerini daha modern yöntemlerle yönetmesi, kâr-zarar hesaplarını daha kolay yapabilmesi ve sektör içindeki iletişimin güçlendirilmesi olduğunu ifade etti. Üreticilere kahverengi kokarcayla mücadeleden fidan desteğine kadar farklı alanlarda destek vermeye devam edeceklerini belirten Bölük, programdaki mesajlarını şu sözlerle tamamladı: “Fındık yoksa biz yokuz. Fındık yoksa ticaret yok. Fındık yoksa tüccar yok. O yüzden en değerlisi bizim için üreticiler. Onların her zaman yanında olmaya çalışacağız.” KAYNAK: PROGRAM: Murat Gürsoy’la Karadeniz Ekonomi SUNAN: Gazeteci Murat Gürsoy YAYIN: Altaş TV KONUK: Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük ÇEKİM YERİ: Giresun Ticaret Borsası yerleşkesi KAYNAK: Altaş TV – Murat Gürsoy’la Karadeniz Ekonomi / Hamza Bölük röportajı

Karadeniz’in çocukları iklim zirvesi için Ordu’da buluştu Haber

Karadeniz’in çocukları iklim zirvesi için Ordu’da buluştu

COP31 Karadeniz İklim Zirvesi ile “Mavi Gelecek İçin Çocuklar, Küçük Adımlar ve Büyük Dalgalar” Projesi çerçevesinde, Karadeniz'in çeşitli şehirlerinden gelen çocuk temsilciler Ordu'da buluştu. ORDU (İGFA) - Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin illerini temsil eden çocuklar, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler'in katılımıyla Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda bir araya geldi. Düzenlenen toplantıda; çocukların bakış açısıyla iklim krizi, denizlerin muhafazası, deniz kirliliği, mikroplastikler ve Karadeniz’in biyolojik zenginliği konuşulurken, çocukların çevre sorunlarına dair sunduğu görüş ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. BAŞKAN GÜLER: “TEMEL HEDEFİMİZ DENİZLERİMİZİ KİRLETMEMEK” Program kapsamında çocuklara seslenen Başkan Güler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı görevinde olduğu dönemde çevre, iklim değişikliği, yenilenebilir enerji ve hava kirliliğiyle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalara değindi. Başkan Güler, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “COP31 oldukça büyük ve kritik bir hareket. İnsanlığın ortak problemi olan çevre kirliliği burada ele alınıyor. Karadeniz’in gençleri olarak sizler de burada temsilciler olarak yer alıyorsunuz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığım döneminde yenilenebilir enerji yasasını hayata geçirdik. Rüzgâr, güneş ve jeotermal gibi kaynaklardan elektrik üretimi sağlıyoruz. Bakanlığımız döneminde ayrıca Kyoto Protokolü’nü imzaladık ve İstanbul’daki hava kirliliği sorununu çözüme kavuşturduk.” Söz konusu tecrübelerini Ordu’da da uygulamaya devam ettiklerini kaydeden Başkan Güler, çevrenin korunmasının gelecek nesiller için hayati önem taşıdığını vurgulayarak şöyle devam etti: “Hali hazırda atık yönetimi ve yağmur suyu kontrolü çalışmaları yürütüyoruz. Suyun yönetimi çok kritiktir. Ayrıca Ordu’da aktif karbon üretimi gerçekleştiriyoruz; dünyada su temizliği için aktif karbon kullanılmaktadır. Ordu genelinde yaklaşık 70 gölet inşa ettik ve dalga enerjisinden elektrik üretimini deniyoruz. Ancak tüm bunlardan önce asıl önceliğimiz denizlerimizi kirletmemektir. Karadeniz’den tüm dünyaya bir selam gönderelim. COP31 elçileri olarak mesajlarımızı iletelim: Denizlerimizi kirletmeyelim. Çünkü bu ekosistemi sizlere teslim edeceğiz.” “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BİZ ÇOCUKLAR İÇİN SADECE BİR ÇEVRE MESELESİ DEĞİL” Etkinlikte çocuklar adına söz alan Çocuk Hakları Türkiye Koordinatörü Rukiye Rümeysa YeniYıldız, iklim değişikliğinin çocukların yaşam hakkı ve gelecekleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Yeniyıldız, konuşmasında şunları söyledi: “Bugün bu küresel gündeme Karadeniz çocuklarının sesiyle katkı sunmak istiyoruz. Zira iklim değişikliği biz çocuklar için sadece çevresel bir konu değil; sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımızı, temiz suya erişimimizi, güvenli yaşam alanlarımızı, doğayla olan bağımızı ve gelecek kuşakların haklarını doğrudan etkileyen bir durumdur. Bu sebeple bugün Karadeniz illerinden gelen çocuk temsilcilerimiz, kendi şehirleri ve bölgeleri özelinde farklı iklim başlıklarını değerlendirecekler.” Program, çocukların daha temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir Karadeniz için paylaştıkları ortak mesajlarla noktalandı.

KARAN’DAN FINDIKTA SERT ÇIKIŞ: “ÜRETİCİYİ BORSAYLA DEĞİL, TEKELLE MÜCADELEYLE KORUYUN!” Haber

KARAN’DAN FINDIKTA SERT ÇIKIŞ: “ÜRETİCİYİ BORSAYLA DEĞİL, TEKELLE MÜCADELEYLE KORUYUN!”

KARAN’DAN FINDIKTA SERT ÇIKIŞ: “ÜRETİCİYİ BORSAYLA DEĞİL, TEKELLE MÜCADELEYLE KORUYUN!” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, Ticaret Bakanlığı’nın Ordu ve Giresun’daki ticaret borsalarına yönelik incelemesinin ardından dikkatleri fındık piyasasındaki alıcı yapısına çevirdi. Karan, büyük ölçekli firmaların kabuklu fındık alımlarının, piyasa paylarının ve alım politikalarının incelenmesini isteyerek Ticaret Bakanlığı ile Rekabet Kurumu’na çağrıda bulundu. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık piyasasındaki rekabet yapısına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Karan’ın değerlendirmelerinin merkezinde, üreticinin karşı karşıya bulunduğunu savunduğu alıcı yoğunlaşması ve pazarlık gücü sorunu yer aldı. Karan'ın açıklamasındaki “tekel” ve piyasa gücüne ilişkin ifadeler Karan'ın görüş ve iddialarıdır. Rekabet Kurumu'nun geçmiş kararlarında ise “kabuklu fındık alım pazarı”nın ayrı bir ilgili ürün pazarı olarak ele alındığı ve Giresun Ziraat Odası Başkanı Karan'ın görüşlerine de yer verildiği görülüyor. “ASIL MESELE REKABETİN GERÇEKTEN SAĞLANIP SAĞLANAMADIĞIDIR” Karan, Ticaret Bakanlığı'nın piyasa denetimlerini önemsediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Ticaret Bakanlığı’nın piyasa denetimlerini elbette önemsiyoruz. Ancak fındık üreticisinin bugün karşı karşıya olduğu temel sorun, yalnızca borsaların veya piyasanın denetlenmesi değildir. Asıl mesele, fındık ticaretinde rekabetin gerçekten sağlanıp sağlanamadığıdır.” “ÜRETİCİ BİRKAÇ BÜYÜK ALICININ OLUŞTURDUĞU ŞARTLARDA SATMAK ZORUNDA KALIYOR” Karan, üreticinin üretim sürecindeki maliyetleri üstlendiğini, ancak hasat sonrasında pazarlık gücünün zayıfladığını savundu: “Üreticimiz yıllarca emek veriyor, bahçesinin bütün masraflarını karşılıyor. Hasat zamanı geldiğinde ise ürününü birkaç büyük alıcının oluşturduğu piyasa şartlarında satmak zorunda kalıyor.” TİCARET BAKANLIĞI’NA ÇAĞRI: “BÜYÜK FİRMALARIN ALIM POLİTİKALARINI DENETLEYİN” Giresun Ziraat Odası Başkanı, çağrısını doğrudan Ticaret Bakanlığı'na yöneltti: “Buradan Ticaret Bakanlığı’na açıkça çağrıda bulunuyorum: Borsaları denetlemek kadar, hatta ondan daha önemli olarak, fındık piyasasında belirleyici konuma gelen büyük firmaların alım politikalarını denetleyin! Özellikle kabuklu fındık ticaretinde piyasa gücünün tek elde veya sınırlı sayıda alıcıda yoğunlaşmasının üretici fiyatına etkisi bütün yönleriyle araştırılmalıdır.” Rekabet Kurumu kayıtlarında geçmişte fındık sektörüne ilişkin incelemeler yapıldığı ve “kabuklu fındık alım pazarı”nın ayrıca değerlendirildiği görülüyor. Karan da geçmiş yıllarda Rekabet Kurumu'nu fındık piyasasındaki yoğunlaşmayı incelemeye çağırmıştı. “ÜRETİCİNİN ÖZGÜRCE SATABİLECEĞİ BİR PİYASA İSTİYORUZ” Karan, taleplerinin belirli bir firmanın hedef alınmasından ziyade rekabetçi piyasa koşullarının sağlanması olduğunu belirterek açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bizim talebimiz çok açık: Üreticinin ürününü özgürce satabileceği, çok sayıda alıcının rekabet ettiği ve fiyatın gerçek arz-talep şartlarında oluştuğu bir piyasa istiyoruz. Eğer bir firmanın piyasa gücü üreticinin pazarlık gücünü ortadan kaldırıyorsa, bunun adı sadece ticaret değildir; bunun ekonomik sonuçları mutlaka incelenmelidir.” “KABUKLU FINDIK TİCARETİNDE YENİ BİR DÜZENLEME GEREKİYOR” Karan, büyük ölçekli alıcıların piyasadaki faaliyetlerinin daha şeffaf şekilde takip edilmesini de istedi: “Yetkililerden, özellikle büyük ölçekli firmaların kabuklu fındık alımlarına ilişkin miktar, piyasa payı, depolama kapasitesi ve alım politikalarının şeffaf biçimde izlenmesini talep ediyoruz. Üreticinin alternatifi olmadığı bir piyasa, gerçek anlamda rekabetçi piyasa değildir.” “ÜRETİCİNİN HAKKI BİRİLERİNİN BELİRLEDİĞİ FİYATA RAZI OLMAK DEĞİLDİR” Karan, fiyat oluşumunda şeffaflık ve rekabet vurgusunu öne çıkararak: “Fındık üreticisinin hakkı, birilerinin belirlediği fiyata razı olmak değildir. Üretici fiyatı; şeffaflık, rekabet ve gerçek arz-talep şartları içerisinde oluşmalıdır.” ifadelerini kullandı. “FINDIĞI TARLADAN FABRİKAYA KADAR İNCELEYİN” Karan'ın çağrısının adresinde Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu başta olmak üzere ilgili kamu kurumları bulunuyor: “Ticaret Bakanlığı'na, Rekabet Kurumu'na ve ilgili bütün kurumlara çağrımızdır: Fındık piyasasını sadece borsadan izlemeyin. Fındığın tarladan fabrikaya kadar olan bütün ticaret zincirini inceleyin. Üreticinin alın terinin karşılığını koruyacak düzenlemeler yapılmadan, yalnızca piyasanın görünen kısmına yönelik denetimler fındık sorununu çözmez.” Karan'ın fındık piyasasındaki fiyat oluşumu ve rekabet konusunda yaptığı bu çıkış ilk değil. GiresunSonHaber, 31 Ağustos 2026'da Karan'ın TMO'nun 255 TL'lik alım fiyatı ile yaklaşık 190 TL seviyesindeki serbest piyasa fiyatı arasındaki farkın incelenmesi yönündeki çağrısını haberleştirmişti. Bu açıklamada ise önceki çağrıdan farklı olarak büyük alıcıların piyasa payı, depolama kapasitesi, alım miktarı ve alım politikalarının izlenmesi ile kabuklu fındık ticaretine yönelik yeni düzenleme talebi öne çıkıyor. “FINDIK ÜRETİCİSİ YALNIZ DEĞİLDİR” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Biz Ziraat Odaları olarak üreticimizin hakkını savunmaya devam edeceğiz. Fındık üreticisi yalnız değildir. Fındıkta rekabet istiyoruz. Şeffaf piyasa istiyoruz. Üreticinin güçlü olduğu bir fındık piyasası istiyoruz.”

GİRESUN’DA SİNEMA BİLETLERİ 2 GÜN 90 TL Haber

GİRESUN’DA SİNEMA BİLETLERİ 2 GÜN 90 TL

GİRESUN’DA SİNEMA BİLETLERİ 2 GÜN 90 TL Türkiye Sinema Festivali bu yıl Giresun’u da kapsıyor. 26-27 Eylül 2026 tarihlerinde Giresun’daki katılımcı sinemalarda festival kapsamındaki filmler 90 TL’den izlenebilecek. Türkiye genelinde ise festival 75 ilde, yaklaşık 1.500 salonda gerçekleştirilecek ve 17 yerli-yabancı film seyirciyle buluşacak. Giresunlu sinemaseverleri yakından ilgilendiren Türkiye Sinema Festivali için geri sayım başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün destekleriyle, Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği (SİSAY) tarafından düzenlenen festival 26-27 Eylül tarihlerinde ikinci kez gerçekleştirilecek. GİRESUN’DA İKİ SİNEMA FESTİVAL KAPSAMINDA Yayımlanan katılımcı bilgilerine göre Giresun merkezde iki sinema festival kapsamında yer alıyor: Giresun Cinemas – Sabah Center AVM Çıtlakkale Mahallesi, İnönü Caddesi, Sabah Center Carrefour Kat 1. G City Cityplex Sinema – G City AVM Fevzi Çakmak Mahallesi, Orhan Yılmaz Caddesi, G City AVM. SİSAY'ın salon kayıtlarında da Giresun için Sabah Center AVM'deki Cinemas ile G City AVM'deki sinema yer alıyor. Güncel sinema kayıtları her iki salonun Giresun Merkez'de faaliyet gösterdiğini doğruluyor. 26-27 EYLÜL’DE BİLETLER 90 TL Festivalin resmi bilgilendirmesine göre katılımcı sinemalarda festival kapsamındaki bilet fiyatı 90 TL olacak. Uygulama 26 Eylül Cumartesi ve 27 Eylül Pazar olmak üzere iki gün sürecek. Böylece Giresun'daki katılımcı salonlarda festival kapsamında film izlemek isteyenler iki gün boyunca 90 TL'lik bilet uygulamasından yararlanabilecek. 75 İLDE 17 FİLM, YAKLAŞIK 1.500 SALON Festival yalnızca Giresun'la sınırlı değil. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından açıklanan bilgilere göre organizasyon bu yıl 75 ilde yaklaşık 1.500 salona ulaşacak. Festival programında 17 yerli ve yabancı film bulunuyor. Geçen yıl ilk kez gerçekleştirilen organizasyona 780 binden fazla seyircinin katıldığı, festivalin ikinci yılında kapsamının genişletildiği açıklandı. BİLETLER SATIŞA ÇIKTI Bakan Ersoy'un 21 Eylül'deki açıklamasına göre festival biletleri bugünden itibaren satışa sunuldu. Festivalin resmi sitesi de bilet almak isteyen kullanıcıları film ve lokasyon seçiminin ardından ilgili satış platformuna yönlendiriyor. Giresun'daki salonların 27 Eylül tarihli güncel seans programları da yayımlanmaya başladı. Sabah Center'daki Giresun Cinemas için farklı filmlere ait seanslar sistemde yer alıyor. ORDU DA FESTİVALDE Komşu Ordu da festival programında bulunuyor. Bölgedeki yayımlanmış katılımcı listesine göre Ordu Cinevizyon Sinemaları – Novada AVM organizasyona katılıyor. Böylece Giresun ve Ordu'daki sinemaseverler 26-27 Eylül'deki festivalden yararlanabilecek. Türkiye Sinema Festivali'nin amacı sinema salonlarına ilgiyi artırmak ve sinema kültürünü desteklemek olarak açıklanırken, Giresunlu izleyiciler açısından festivalin en dikkat çekici tarafını iki gün boyunca uygulanacak 90 TL'lik bilet fiyatı oluşturuyor.

Ordu’da tropikal meyveler seralarda yetişiyor Haber

Ordu’da tropikal meyveler seralarda yetişiyor

Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin Gülyalı’da kurduğu seralarda mango, muz, ejder meyvesi ve kahve gibi 20 farklı tropikal ürün yetiştiriliyor. ORDU (İGFA) - Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından Gülyalı ilçesinde birkaç yıl önce deneme üretimleri amacıyla kurulan serada 20 farklı tropikal meyve üretiliyor. Bu üretimle Karadeniz ikliminde tropikal ürünlerin yetiştirilebilirliğinin ortaya konulması ve üreticilere alternatif ürün seçenekleri sunulması hedefleniyor. BAŞKAN GÜLER: “YENİ SEKTÖRLER OLUŞTURUYORUZ” Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, serada yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek üretim hakkında bilgi aldı. Tropik bitki seraları ile yapılabilirliği göstermek istediklerini belirten Başkan Güler, fındık ve kivinin yanı sıra yeni ürünlerin de bölge tarımına kazandırılmasıyla çiftçilere ve yerel ekonomiye yeni fırsatlar oluşturulacağını söyledi. Ordu’nun topraklarının çok zengin olduğuna vurgu yapan Başkan Güler, şöyle konuştu: “Ordu’da tarım ve hayvancılığa önem veriyoruz. Seramızda tamamen tropik bölgelerin ürünlerini yetiştiriyoruz. İklim değişikliği dolayısıyla tedbir alarak deneme çalışmaları yapıyoruz. Burada mango, muz, çarkıfelek, ejder meyvesi yetiştiriyoruz. Kahve denemesi yapıyoruz. Bunları yaparak ekonomimize katkıda bulunmak istiyoruz. Burası tüm okullarımıza, ziraat ile uğraşanlara açık. Gelip görmelerini tavsiye ediyorum. Bizde destek olup bu ürünleri üretmelerine katkı sağlayabiliriz. Fındığın yanı sıra tarım ve hayvancılığın birçok alanında üretim yapabiliriz. Bu çalışmalarla birlikte yeni sektörler oluşturuyoruz. Ordu’nun toprakları çok zengin, insanı çok çalışkan, biz de bu çalışmalarla onlara ön ayak olmak istiyoruz.” 20 ÇEŞİT ÜRÜN YETİŞTİRİLİYOR Gülyalı ilçesi Turnasuyu Mahallesi'nde kurulan serada üretimi yapılan ürünler ise şu şekilde: mango, avokado, muz, kumkuat, yıldız meyvesi, tamarillo, black sapote, (Çikolata meyvesi), kahve, ejder meyvesi, kaymak ağacı (feijoa), mayer limon, pawpaw, ananas, beyaz çikolata meyvesi (white sapote),naşi armudu, Surinam kirazı, longan, jack fruit, gül elması ve passiflora.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.