Hava Durumu

#Nin

giresunsonhaber - Nin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ADD’DEN OSMAN AĞA’NIN ANIT MEZARI’NA ANLAMLI ZİYARET Haber

ADD’DEN OSMAN AĞA’NIN ANIT MEZARI’NA ANLAMLI ZİYARET

ADD’DEN OSMAN AĞA’NIN ANIT MEZARI’NA ANLAMLI ZİYARET Atatürkçü Düşünce Derneği heyeti, Giresun Kalesi’nde bulunan Osman Ağa’nın Anıt Mezarı’nı ziyaret etti. Ziyarette, Osman Ağa ile Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan’ın öncülüğünde teşkil edilen 42. ve 47. Giresun Gönüllü Alaylarının Sakarya’dan Büyük Taarruz’a uzanan mücadelesi, gösterdikleri kahramanlık ve Giresun’un Millî Mücadele’de ödediği ağır bedel anlatıldı. Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Saymanı Ecz. Basri Gürsoy’un konuğu olarak Giresun’a gelen Afyonkarahisar ADD Başkanı Veli Cengiz ile tarih uzmanı Prof. Dr. Ahmet Altıntaş, kentte gerçekleştirdikleri temasların ardından Millî Mücadele’nin önemli isimlerinden Osman Ağa’nın Giresun Kalesi’ndeki Anıt Mezarı’nı ziyaret etti. Ziyarete Giresun Belediye Başkan Vekili Erkan Hacak, Giresun Kent Konseyi Başkanı İsmail Cem Feridunoğlu, ADD Bulancak Şube Başkanı Dursun Köse ve beraberindeki heyet de katıldı. Anıt mezarda dualar okunmasının ardından açıklama yapan Prof. Dr. Ahmet Altıntaş, 42. ve 47. Giresun Gönüllü Alaylarının Millî Mücadele’nin en çetin cephelerinde görev üstlendiğini belirterek Giresunlu gönüllülerin Sakarya Meydan Muharebesi ile Büyük Taarruz’un kazanılmasına önemli katkılar sunduğunu söyledi. GİRESUN’UN MİLLÎ MÜCADELE’DEKİ FEDAKÂRLIĞI ANLATILDI Prof. Dr. Altıntaş, Mondros Mütarekesi’nin ardından Karadeniz’de ortaya çıkan güvenlik sorunları ve silahlı çete faaliyetleri karşısında Giresun’da güçlü bir yerel direniş teşkilatının oluşturulduğunu söyledi. Giresunlu gönüllülerin yalnızca kendi şehirlerini ve Karadeniz kıyılarını savunmakla kalmadığını belirten Altıntaş, düzenli ordunun ihtiyaç duyduğu en kritik dönemde Anadolu’nun içlerine hareket ederek cephe savaşlarına katıldıklarını ifade etti. Altıntaş, Giresun’da başlayan teşkilatlanmanın 1921 yılında iki önemli askerî birlik halinde şekillendiğini hatırlatarak, 42. Giresun Gönüllü Alayı’nın Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan, 47. Giresun Gönüllü Alayı’nın ise Osman Ağa komutasında mücadele ettiğini vurguladı. 42. ALAY HÜSEYİN AVNİ ALPARSLAN, 47. ALAY OSMAN AĞA KOMUTASINDAYDI Giresun Gönüllü Alaylarının kuruluşu, cephedeki görevleri ve komuta yapıları hakkında bilgi veren Altıntaş, iki birliğin aynı amaç doğrultusunda fakat ayrı komutanlar yönetiminde mücadele ettiğini söyledi. Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan’ın komutasındaki 42. Alay ile Osman Ağa’nın komutasındaki 47. Alay, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en şiddetli günlerinde Mangal Dağı ve çevresindeki savunma hattında yan yana savaştı. Giresunlu gönüllüler, yeterli silah ve teçhizata sahip olmamalarına rağmen düzenli ordu birlikleriyle birlikte cepheye sürüldü. Karadeniz’in köy ve ilçelerinden yola çıkan yüzlerce gönüllü, ailelerini ve memleketlerini geride bırakarak vatanın bağımsızlığı için dönüşü olmayan bir yolculuğa çıktı. SAKARYA’DA İKİ GİRESUN ALAYI OMUZ OMUZA SAVAŞTI Giresun Gönüllü Alayı, 25 Ağustos 1921’de Mangal Dağı bölgesinde savaşa girdi. 47. Alay da bir taburunu Sakarya Nehri hattında bırakarak iki taburuyla bölgeye ulaştı ve 42. Alay ile birlikte çarpışmalara katıldı. Günlerce devam eden muharebelerde iki alay da ağır kayıplar verdi. Subay ve asker mevcudu büyük ölçüde azalan 42. Alay’ın hücum taburunda yalnızca iki subayın kaldığı, alay komutanlığının bir yedek teğmene kadar düştüğü askerî kayıtlara yansıdı. Giresunlu gönüllülerin Sakarya’da gösterdiği direniş, yalnızca bir cephe başarısı değil, Millî Mücadele’nin topyekûn savunma anlayışının en çarpıcı örneklerinden biri oldu. HÜSEYİN AVNİ ALPARSLAN CEPHEDE ŞEHİT DÜŞTÜ Tirebolu’da 1876 yılında dünyaya gelen Hüseyin Avni Alparslan, Harp Okulundan mezun olduktan sonra Makedonya’dan Kafkas Cephesi’ne kadar farklı bölgelerde görev yaptı. Balkan Harbi’ne ve Birinci Dünya Savaşı’na katıldı; Millî Mücadele yıllarında ise Giresun Askerlik Şubesi Başkanı ve kaymakam vekili olarak bölgedeki savunma teşkilatının kurulmasında önemli sorumluluklar üstlendi. Giresun Gönüllü Alayı’nın başında Sakarya Meydan Muharebesi’ne katılan Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan, Gökgöz sırtlarında devam eden çatışmalarda ağır yaralandı. Haymana Hastanesi’ne kaldırılan Alparslan, gerçekleştirilen müdahaleye rağmen 30 Ağustos 1921’de, 45 yaşında şehit oldu. Alparslan yalnızca bir asker değil, aynı zamanda düşünce ve kalem insanıydı. “Alparslan” mahlasıyla Albayrak, Yeni Giresun ve Gedikkaya gazeteleri ile Türk Yurdu dergisinde Türk dili, tarihi, kültürü ve etnografyası üzerine yazılar kaleme aldı. Cephede silahıyla, cephe gerisinde ise düşünceleri ve yazılarıyla Millî Mücadele’ye hizmet etti. Altıntaş, Hüseyin Avni Alparslan’ın Giresun’un Millî Mücadele hafızasında ayrı bir yere sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: “Giresun’un Millî Mücadele kahramanlarından Şehit Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan’ı da gururla anıyoruz. Gönüllü alayların teşkilatlanmasında, cephelere sevk edilmesinde ve savaş meydanlarında büyük sorumluluk üstlendi. Osman Ağa ile birlikte yürüttüğü mücadele ve bağımsızlık uğruna gösterdiği fedakârlık, onu Giresun tarihinin unutulmaz isimlerinden biri haline getirdi.” OSMAN AĞA’NIN GÖNÜLLÜLERİ MANGAL DAĞI’NDAN AFYON’A UZANDI Osman Ağa ise Giresun ve çevresinde Millî Mücadele’nin yerel teşkilatlanmasına öncülük eden isimler arasında yer aldı. Mustafa Kemal Paşa ile gerçekleştirilen görüşmelerin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Muhafız Birliği’nin ilk çekirdeği Giresunlu gönüllülerden oluşturuldu. Osman Ağa’nın komuta ettiği 47. Giresun Gönüllü Alayı, Sakarya Meydan Muharebesi’nde Mangal Dağı çevresindeki çarpışmalara katıldı. Sakarya’daki mücadelenin ardından yeniden takviye edilen alay, 1922 yılında gerçekleştirilen Büyük Taarruz’da da önemli görevler üstlendi. Alay, Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesi sınırlarında bulunan Kabaçkıran, Dedesivrisi ve Evliya Tepesi mevkilerindeki düşman mevzilerine karşı taarruza geçti. 26 Ağustos 1922 gecesi başlayan ve yaklaşık 36 saat süren çarpışmaların ardından Dedesivrisi’ndeki mevziler ele geçirildi. Bu muharebelerde 14 Giresunlu gönüllü şehit düştü. Silah arkadaşları, şehitleri aynı bölgeye defnettikten sonra ilerleyen birliklere katılarak mücadelelerini sürdürdü. İSCEHİSAR’DAKİ ŞEHİTLİK 14 GİRESUNLU GÖNÜLLÜNÜN HATIRASINI YAŞATIYOR Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesine bağlı Doğanlar köyünde bulunan Giresunlular Şehitliği, 47. Giresun Gönüllü Alayı’nın Büyük Taarruz sırasında şehit düşen 14 mensubunun hatırasını yaşatıyor. Muharebeye katılan Giresunlu gazi Ahmet Halis Asal’ın yıllar sonra bölgeye giderek silah arkadaşlarının mezarlarını ziyaret etmesi, şehitliğin oluşturulmasına giden süreci başlattı. Asal’ın girişimleri, dönemin yetkilileri ve bölge halkının desteğiyle alan 1967 yılında şehitlik haline getirildi. Prof. Dr. Altıntaş, Giresunluların Afyonkarahisar halkının gönlünde özel bir yere sahip olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesinde bulunan Giresunlular Şehitliği, Büyük Taarruz’da şehit düşen Giresunlu gönüllülerin aziz hatırasını yaşatıyor. Giresunluların Afyonkarahisarlılar için ayrı bir yeri vardır. Sizlere Afyonkarahisar Valimiz Dr. Naci Aktaş’ın ve halkımızın selamlarını getirdik. Bizleri kahramanlar diyarı Giresun’da ağırlayan ADD Genel Saymanı Basri Gürsoy’a teşekkür ediyoruz.” OSMAN AĞA’NIN MEZARI ATATÜRK’ÜN TALİMATIYLA ANIT MEZARA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ 1923 yılında hayatını kaybeden Osman Ağa’nın cenazesi ilk olarak Giresun Kalesi’nde Kurban Dede’nin mezarının yanına defnedildi. Mustafa Kemal Paşa’nın 1925 yılında verdiği talimat üzerine naaşı, kalede bugün bulunduğu noktaya nakledildi ve adına anıt mezar yaptırıldı. Bu yönüyle Giresun Kalesi’ndeki anıt mezar yalnızca Osman Ağa’nın kabri değil; Sakarya’da, Haymana’da, Afyonkarahisar’da ve Anadolu’nun farklı cephelerinde hayatını kaybeden Giresunlu gönüllülerin ortak hatırasını temsil eden önemli bir tarihî mekân haline geldi. Prof. Dr. Ahmet Altıntaş konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesindeki Giresunlular Şehitliği, Ankara’nın Haymana ilçesindeki şehitlikler ve Giresun Kalesi’ndeki Osman Ağa Anıt Mezarı, Giresun halkının bağımsızlık uğruna gösterdiği büyük fedakârlığın yaşayan hafızasıdır. Bu tarihî mirası korumak, gelecek kuşaklara doğru bilgilerle aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” Ziyaret, Osman Ağa, Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan ve Millî Mücadele’de şehit düşen Giresunlu gönüllüler için edilen duaların ardından sona erdi.

ADD’DEN OSMAN AĞA’NIN ANIT MEZARI’NA ANLAMLI ZİYARET Haber

ADD’DEN OSMAN AĞA’NIN ANIT MEZARI’NA ANLAMLI ZİYARET

ADD’DEN OSMAN AĞA’NIN ANIT MEZARI’NA ANLAMLI ZİYARET Atatürkçü Düşünce Derneği heyeti, Giresun Kalesi’nde bulunan Osman Ağa’nın Anıt Mezarı’nı ziyaret etti. Ziyarette, Osman Ağa ile Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan’ın öncülüğünde teşkil edilen 42. ve 47. Giresun Gönüllü Alaylarının Sakarya’dan Büyük Taarruz’a uzanan mücadelesi, gösterdikleri kahramanlık ve Giresun’un Millî Mücadele’de ödediği ağır bedel anlatıldı. Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Saymanı Ecz. Basri Gürsoy’un konuğu olarak Giresun’a gelen Afyonkarahisar ADD Başkanı Veli Cengiz ile tarih uzmanı Prof. Dr. Ahmet Altıntaş, kentte gerçekleştirdikleri temasların ardından Millî Mücadele’nin önemli isimlerinden Osman Ağa’nın Giresun Kalesi’ndeki Anıt Mezarı’nı ziyaret etti. Ziyarete Giresun Belediye Başkan Vekili Erkan Hacak, Giresun Kent Konseyi Başkanı İsmail Cem Feridunoğlu, ADD Bulancak Şube Başkanı Dursun Köse ve beraberindeki heyet de katıldı. Anıt mezarda dualar okunmasının ardından açıklama yapan Prof. Dr. Ahmet Altıntaş, 42. ve 47. Giresun Gönüllü Alaylarının Millî Mücadele’nin en çetin cephelerinde görev üstlendiğini belirterek Giresunlu gönüllülerin Sakarya Meydan Muharebesi ile Büyük Taarruz’un kazanılmasına önemli katkılar sunduğunu söyledi. GİRESUN’UN MİLLÎ MÜCADELE’DEKİ FEDAKÂRLIĞI ANLATILDI Prof. Dr. Altıntaş, Mondros Mütarekesi’nin ardından Karadeniz’de ortaya çıkan güvenlik sorunları ve silahlı çete faaliyetleri karşısında Giresun’da güçlü bir yerel direniş teşkilatının oluşturulduğunu söyledi. Giresunlu gönüllülerin yalnızca kendi şehirlerini ve Karadeniz kıyılarını savunmakla kalmadığını belirten Altıntaş, düzenli ordunun ihtiyaç duyduğu en kritik dönemde Anadolu’nun içlerine hareket ederek cephe savaşlarına katıldıklarını ifade etti. Altıntaş, Giresun’da başlayan teşkilatlanmanın 1921 yılında iki önemli askerî birlik halinde şekillendiğini hatırlatarak, 42. Giresun Gönüllü Alayı’nın Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan, 47. Giresun Gönüllü Alayı’nın ise Osman Ağa komutasında mücadele ettiğini vurguladı. 42. ALAY HÜSEYİN AVNİ ALPARSLAN, 47. ALAY OSMAN AĞA KOMUTASINDAYDI Giresun Gönüllü Alaylarının kuruluşu, cephedeki görevleri ve komuta yapıları hakkında bilgi veren Altıntaş, iki birliğin aynı amaç doğrultusunda fakat ayrı komutanlar yönetiminde mücadele ettiğini söyledi. Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan’ın komutasındaki 42. Alay ile Osman Ağa’nın komutasındaki 47. Alay, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en şiddetli günlerinde Mangal Dağı ve çevresindeki savunma hattında yan yana savaştı. Giresunlu gönüllüler, yeterli silah ve teçhizata sahip olmamalarına rağmen düzenli ordu birlikleriyle birlikte cepheye sürüldü. Karadeniz’in köy ve ilçelerinden yola çıkan yüzlerce gönüllü, ailelerini ve memleketlerini geride bırakarak vatanın bağımsızlığı için dönüşü olmayan bir yolculuğa çıktı. SAKARYA’DA İKİ GİRESUN ALAYI OMUZ OMUZA SAVAŞTI Giresun Gönüllü Alayı, 25 Ağustos 1921’de Mangal Dağı bölgesinde savaşa girdi. 47. Alay da bir taburunu Sakarya Nehri hattında bırakarak iki taburuyla bölgeye ulaştı ve 42. Alay ile birlikte çarpışmalara katıldı. Günlerce devam eden muharebelerde iki alay da ağır kayıplar verdi. Subay ve asker mevcudu büyük ölçüde azalan 42. Alay’ın hücum taburunda yalnızca iki subayın kaldığı, alay komutanlığının bir yedek teğmene kadar düştüğü askerî kayıtlara yansıdı. Giresunlu gönüllülerin Sakarya’da gösterdiği direniş, yalnızca bir cephe başarısı değil, Millî Mücadele’nin topyekûn savunma anlayışının en çarpıcı örneklerinden biri oldu. HÜSEYİN AVNİ ALPARSLAN CEPHEDE ŞEHİT DÜŞTÜ Tirebolu’da 1876 yılında dünyaya gelen Hüseyin Avni Alparslan, Harp Okulundan mezun olduktan sonra Makedonya’dan Kafkas Cephesi’ne kadar farklı bölgelerde görev yaptı. Balkan Harbi’ne ve Birinci Dünya Savaşı’na katıldı; Millî Mücadele yıllarında ise Giresun Askerlik Şubesi Başkanı ve kaymakam vekili olarak bölgedeki savunma teşkilatının kurulmasında önemli sorumluluklar üstlendi. Giresun Gönüllü Alayı’nın başında Sakarya Meydan Muharebesi’ne katılan Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan, Gökgöz sırtlarında devam eden çatışmalarda ağır yaralandı. Haymana Hastanesi’ne kaldırılan Alparslan, gerçekleştirilen müdahaleye rağmen 30 Ağustos 1921’de, 45 yaşında şehit oldu. Alparslan yalnızca bir asker değil, aynı zamanda düşünce ve kalem insanıydı. “Alparslan” mahlasıyla Albayrak, Yeni Giresun ve Gedikkaya gazeteleri ile Türk Yurdu dergisinde Türk dili, tarihi, kültürü ve etnografyası üzerine yazılar kaleme aldı. Cephede silahıyla, cephe gerisinde ise düşünceleri ve yazılarıyla Millî Mücadele’ye hizmet etti. Altıntaş, Hüseyin Avni Alparslan’ın Giresun’un Millî Mücadele hafızasında ayrı bir yere sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: “Giresun’un Millî Mücadele kahramanlarından Şehit Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan’ı da gururla anıyoruz. Gönüllü alayların teşkilatlanmasında, cephelere sevk edilmesinde ve savaş meydanlarında büyük sorumluluk üstlendi. Osman Ağa ile birlikte yürüttüğü mücadele ve bağımsızlık uğruna gösterdiği fedakârlık, onu Giresun tarihinin unutulmaz isimlerinden biri haline getirdi.” OSMAN AĞA’NIN GÖNÜLLÜLERİ MANGAL DAĞI’NDAN AFYON’A UZANDI Osman Ağa ise Giresun ve çevresinde Millî Mücadele’nin yerel teşkilatlanmasına öncülük eden isimler arasında yer aldı. Mustafa Kemal Paşa ile gerçekleştirilen görüşmelerin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Muhafız Birliği’nin ilk çekirdeği Giresunlu gönüllülerden oluşturuldu. Osman Ağa’nın komuta ettiği 47. Giresun Gönüllü Alayı, Sakarya Meydan Muharebesi’nde Mangal Dağı çevresindeki çarpışmalara katıldı. Sakarya’daki mücadelenin ardından yeniden takviye edilen alay, 1922 yılında gerçekleştirilen Büyük Taarruz’da da önemli görevler üstlendi. Alay, Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesi sınırlarında bulunan Kabaçkıran, Dedesivrisi ve Evliya Tepesi mevkilerindeki düşman mevzilerine karşı taarruza geçti. 26 Ağustos 1922 gecesi başlayan ve yaklaşık 36 saat süren çarpışmaların ardından Dedesivrisi’ndeki mevziler ele geçirildi. Bu muharebelerde 14 Giresunlu gönüllü şehit düştü. Silah arkadaşları, şehitleri aynı bölgeye defnettikten sonra ilerleyen birliklere katılarak mücadelelerini sürdürdü. İSCEHİSAR’DAKİ ŞEHİTLİK 14 GİRESUNLU GÖNÜLLÜNÜN HATIRASINI YAŞATIYOR Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesine bağlı Doğanlar köyünde bulunan Giresunlular Şehitliği, 47. Giresun Gönüllü Alayı’nın Büyük Taarruz sırasında şehit düşen 14 mensubunun hatırasını yaşatıyor. Muharebeye katılan Giresunlu gazi Ahmet Halis Asal’ın yıllar sonra bölgeye giderek silah arkadaşlarının mezarlarını ziyaret etmesi, şehitliğin oluşturulmasına giden süreci başlattı. Asal’ın girişimleri, dönemin yetkilileri ve bölge halkının desteğiyle alan 1967 yılında şehitlik haline getirildi. Prof. Dr. Altıntaş, Giresunluların Afyonkarahisar halkının gönlünde özel bir yere sahip olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesinde bulunan Giresunlular Şehitliği, Büyük Taarruz’da şehit düşen Giresunlu gönüllülerin aziz hatırasını yaşatıyor. Giresunluların Afyonkarahisarlılar için ayrı bir yeri vardır. Sizlere Afyonkarahisar Valimiz Dr. Naci Aktaş’ın ve halkımızın selamlarını getirdik. Bizleri kahramanlar diyarı Giresun’da ağırlayan ADD Genel Saymanı Basri Gürsoy’a teşekkür ediyoruz.” OSMAN AĞA’NIN MEZARI ATATÜRK’ÜN TALİMATIYLA ANIT MEZARA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ 1923 yılında hayatını kaybeden Osman Ağa’nın cenazesi ilk olarak Giresun Kalesi’nde Kurban Dede’nin mezarının yanına defnedildi. Mustafa Kemal Paşa’nın 1925 yılında verdiği talimat üzerine naaşı, kalede bugün bulunduğu noktaya nakledildi ve adına anıt mezar yaptırıldı. Bu yönüyle Giresun Kalesi’ndeki anıt mezar yalnızca Osman Ağa’nın kabri değil; Sakarya’da, Haymana’da, Afyonkarahisar’da ve Anadolu’nun farklı cephelerinde hayatını kaybeden Giresunlu gönüllülerin ortak hatırasını temsil eden önemli bir tarihî mekân haline geldi. Prof. Dr. Ahmet Altıntaş konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesindeki Giresunlular Şehitliği, Ankara’nın Haymana ilçesindeki şehitlikler ve Giresun Kalesi’ndeki Osman Ağa Anıt Mezarı, Giresun halkının bağımsızlık uğruna gösterdiği büyük fedakârlığın yaşayan hafızasıdır. Bu tarihî mirası korumak, gelecek kuşaklara doğru bilgilerle aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” Ziyaret, Osman Ağa, Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan ve Millî Mücadele’de şehit düşen Giresunlu gönüllüler için edilen duaların ardından sona erdi.

SGK BORÇLARINDA 72 AYA KADAR TAKSİT Haber

SGK BORÇLARINDA 72 AYA KADAR TAKSİT

SGK BORÇLARINDA 72 AYA KADAR TAKSİT GİRESUN'DA YÜKSEK TUTARLI BAŞVURULAR ARTIK DAHA HIZLI SONUÇLANACAK Sosyal Güvenlik Kurumu borçlarının tecil ve taksitlendirilmesinde kapsam genişletildi. Azami tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarılırken, teminatsız tecil limiti 250 bin liradan 10 milyon liraya yükseltildi. 31 Ağustos 2026'ya kadar yapılacak başvurularda yıllık tecil faizinin yüzde 39 yerine yüzde 29 uygulanacağı açıklandı. Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürü Mustafa Karakaya ise yeni düzenlemeyle kentte yüksek tutarlı tecil dosyalarının sonuçlandırılmasının da hızlanacağını bildirdi. Sosyal Güvenlik Kurumuna vadesi geçmiş borcu bulunan işveren ve işletmeleri yakından ilgilendiren tecil uygulamasında önemli değişikliklere gidildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile SGK tarafından hayata geçirilen düzenlemeler, ödeme güçlüğü yaşayan borçlulara daha uzun vadede ödeme imkânı getirirken, belirli süre içerisinde başvuranlar için tecil faizinde de önemli indirim sağlıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın 20 Haziran 2026 tarihinde yaptığı resmî açıklamaya göre, daha önce en fazla 36 ay olan SGK borçlarının tecil süresi 72 aya kadar çıkarıldı. Teminat aranmaksızın tecil edilebilecek tutarın üst sınırı da 250 bin liradan 10 milyon liraya yükseltildi. BAKAN IŞIKHAN: İŞLETMELERİN FİNANSMAN YÜKÜNÜ AZALTIYORUZ Bakan Işıkhan, düzenlemenin işverenlerden gelen talepler doğrultusunda hazırlandığını belirterek, amaçlarının işletmelerin mali yükünü azaltmak, istihdamı korumak ve ekonomik faaliyetlerin devamlılığına katkı sağlamak olduğunu açıkladı. Yeni sistem yalnızca bundan sonra yapılacak tecil başvurularını kapsamıyor. Bakanlığın açıklamasına göre halen tecil ve taksitlendirme kapsamında borcu bulunan işverenlere de mevcut borçlarını daha uzun vadelerle yeniden düzenleyebilme imkânı getirildi. Düzenlemenin en dikkat çekici başlıklarından biri ise faiz oranında yapılan geçici indirim oldu. 31 AĞUSTOS'A KADAR BAŞVURANA YÜZDE 29 TECİL FAİZİ SGK'nın resmî bilgilendirmesinde, 19 Haziran 2026 tarihli düzenleme kapsamında 31 Ağustos 2026'ya kadar başvuru yapılması şartıyla yıllık sabit yüzde 29 tecil faizi uygulanacağı duyuruldu. Kurum ayrıca bu imkândan yararlanmak isteyenlerin belirtilen tarihe kadar başvurularını yapmaları ve ilk taksit tutarını ödemeleri gerektiğini hatırlattı. Bakan Işıkhan da daha önce yüzde 39 olan yıllık tecil faizinin, 31 Ağustos'a kadar yapılacak başvurularda yüzde 29'a indirileceğini açıklamıştı. Buna göre söz konusu süre, düzenlemeden daha avantajlı şartlarda yararlanmak isteyen borçlular açısından kritik önem taşıyor. TEMİNATSIZ TECİL SINIRI 40 KAT ARTIRILDI Düzenlemenin iş dünyası açısından önemli değişikliklerinden biri de teminat sınırında gerçekleşti. Daha önce 250 bin TL olan teminatsız tecil limiti 10 milyon TL'ye yükseltildi. Böylece belirlenen şartları taşıyan daha yüksek tutarlı SGK borçlarında, 10 milyon liraya kadar teminat zorunluluğu olmadan tecil imkânının önü açıldı. Bu değişiklik özellikle finansman sıkıntısı yaşayan ancak faaliyetlerini sürdürmek isteyen işletmeler açısından önemli bir kolaylık olarak değerlendiriliyor. GİRESUN'DA YÜKSEK TUTARLI DOSYALAR İÇİN YENİ DÖNEM Düzenlemenin Giresun'daki uygulamasına ilişkin ayrıntıları ise Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürü Mustafa Karakaya açıkladı. Karakaya'nın verdiği bilgiye göre, Giresun'da daha önce 13 milyon TL ile sınırlı olan tecil onay yetkisi, 31 Ağustos 2026 tarihine kadar geçici olarak kaldırıldı. Bu uygulamayla daha önce yüksek tutarlı olması nedeniyle SGK Genel Müdürlüğüne gönderilerek merkezden değerlendirilmesi gereken bazı tecil taleplerinin, gerekli şartların sağlanması halinde Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından doğrudan sonuçlandırılabilmesinin önü açıldı. Karakaya, düzenlemenin başvuru süreçlerini kısaltacağını ve özellikle yüksek tutarlı dosyalarda işlemlerin Giresun'da daha hızlı tamamlanmasına imkân sağlayacağını bildirdi. 72 AYA KADAR ÖDEME PLANI OLUŞTURULABİLECEK Yeni düzenleme, SGK borçlarının otomatik olarak 72 eşit taksite bölünmesi anlamına gelmiyor. 72 ay, uygulanabilecek azami tecil süresini ifade ediyor. Borçlunun mali durumu, ödeme kapasitesi ve tecil için öngörülen şartlar değerlendirilerek uygun ödeme planı oluşturuluyor. Karakaya da yaptığı açıklamada, borcun tek seferde ödenmesinde güçlük yaşanması halinde borçlunun mali durumunun dikkate alınacağını belirterek, uygun şartlarda oluşturulacak ödeme planlarıyla işletmelerin faaliyetlerini sürdürmesinin ve kamu alacağının düzenli biçimde tahsil edilmesinin amaçlandığını ifade etti. Bakanlığın açıklaması da uygulamanın işletmelerin nakit akışını rahatlatmak ve finansman maliyetlerini düşürmek amacı taşıdığını ortaya koyuyor. MEVCUT TECİLLİ BORÇLARA DA YENİ İMKÂN Yeni sistemin önemli ayrıntılarından biri, daha önce SGK ile tecil ve taksitlendirme anlaşması yapmış borçluların da tamamen kapsam dışında bırakılmaması. Bakan Işıkhan'ın açıklamasına göre mevcut tecilli borçların daha uzun vadelerle yeniden düzenlenmesine olanak sağlanırken, şartları karşılayan mevcut tecil dosyalarının yüzde 29'luk faiz avantajından yararlanabilmesinin de önü açıldı. Dolayısıyla düzenleme yalnızca yeni SGK borçları veya ilk kez başvuracak işletmeler açısından değil, halihazırda tecil kapsamında ödeme yapan bazı borçlular açısından da önem taşıyor. CEBRİ TAKİP DURUYOR, SATIŞ İŞLEMİ YAPILMIYOR Giresun SGK İl Müdürü Mustafa Karakaya, tecil uygulamasının hukuki sonuçlarına ilişkin de bilgi verdi. Karakaya'nın açıklamasına göre, tecil şartlarına uyulmaya devam edildiği sürece borca ilişkin cebri takip işlemleri duruyor ve cebri satış işlemleri gerçekleştirilmiyor. Böylece ödeme planına uygun hareket eden borçlunun üzerindeki icra baskısının azaltılması hedefleniyor. Araçlar konusunda da önemli bir uygulama bulunuyor. Karakaya, ilk taksidin süresinde ve eksiksiz ödenmesi halinde araçların üzerindeki yakalama şerhlerinin kaldırılabileceğini, buna karşılık araç üzerindeki haczin devam ettiğini bildirdi. BORÇ SİLİNMİYOR, ÖDEME SÜRESİ YENİDEN DÜZENLENİYOR Yeni uygulamanın bir SGK borç affı veya borcun silinmesi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Tecil, borcun ortadan kaldırılması yerine belirli şartlarla ödeme zamanının ertelenmesi ve borcun taksitler halinde tahsil edilmesine yönelik bir mekanizma niteliği taşıyor. Karakaya da açıklamasında bu noktaya özellikle dikkat çekerek tecil uygulamasının borcun silinmesi anlamına gelmediğini, rehin ve diğer teminatların ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde korunmaya devam ettiğini belirtti. Bu nedenle borçluların yalnızca “72 ay taksit” ifadesine bakarak hareket etmek yerine kendi borçlarının kapsamını, uygulanacak ödeme planını, faiz tutarını ve teminat şartlarını SGK'dan öğrenmeleri önem taşıyor. İŞVEREN, ESNAF VE VATANDAŞLARA ÇAĞRI Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürü Mustafa Karakaya, tecil ve taksitlendirme imkânından yararlanmak isteyen işverenleri, esnafı ve ilgili vatandaşları Giresun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ve Sosyal Güvenlik Merkezlerine başvurmaya davet etti. Karakaya, yeni düzenlemelerin hem işverenler hem de vatandaşlar açısından önemli katkılar sağlayacağına inandıklarını belirterek Giresun SGK'nın başvuru sahiplerine gerekli bilgilendirme ve yönlendirmeyi yapacağını ifade etti. 31 AĞUSTOS İKİ AÇIDAN ÖNEMLİ Yeni düzenlemede 31 Ağustos 2026 tarihi, Giresun açısından iki ayrı nedenle öne çıkıyor. Birincisi, SGK'nın resmî duyurusuna göre yıllık yüzde 29 tecil faizi avantajından yararlanmak isteyenler için başvuru ve ilk taksit açısından bu tarih belirleyici. İkincisi ise Giresun SGK İl Müdürü Mustafa Karakaya'nın açıklamasına göre, yüksek tutarlı tecil taleplerinin İl Müdürlüğünde sonuçlandırılmasına yönelik geçici yetki düzenlemesinin de 31 Ağustos'a kadar uygulanacak olması. Bu nedenle SGK'ya vadesi geçmiş borcu bulunan ve tecil şartlarını taşıyabileceğini düşünen işveren ve diğer borçlular açısından başvurunun son günlere bırakılmaması önem taşıyor. 36 AYDAN 72 AYA, 250 BİN TL'DEN 10 MİLYON TL'YE Yeni uygulamanın en dikkat çekici tarafı rakamlardaki değişim oldu. Azami tecil süresi 36 aydan 72 aya, teminatsız tecil limiti ise 250 bin liradan 10 milyon liraya çıkarıldı. 31 Ağustos'a kadar yapılacak başvurular için yıllık tecil faizi de yüzde 39'dan yüzde 29'a indirildi. Giresun'daki geçici yetki düzenlemesi de buna eklendiğinde, yeni sistem özellikle yüksek tutarlı SGK borcu bulunan işletmeler açısından hem daha uzun ödeme süresi hem de işlemlerin yerelde daha hızlı sonuçlandırılabilmesi bakımından önemli bir değişiklik anlamına geliyor.

CHP’Lİ GEZMİŞ: “BU BÜYÜK ÇINARI HİÇBİR MASA BAŞI HESABINA TESLİM ETMEYECEĞİZ” Haber

CHP’Lİ GEZMİŞ: “BU BÜYÜK ÇINARI HİÇBİR MASA BAŞI HESABINA TESLİM ETMEYECEĞİZ”

CHP’Lİ GEZMİŞ: “BU BÜYÜK ÇINARI HİÇBİR MASA BAŞI HESABINA TESLİM ETMEYECEĞİZ” CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in öncülüğünde on binlerle birlikte Atatürk’ün huzurunda olduklarını belirterek, Cumhuriyet’i kuran partiye, demokrasiye ve halk egemenliğine sahip çıkma kararlılığını vurguladı. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in öncülüğünde gerçekleştirilen Anıtkabir buluşmasına ilişkin değerlendirmede bulundu. Gezmiş, on binlerle birlikte Atatürk’ün huzurunda olduklarını belirterek, Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel sorumluluğuna dikkat çekti. CHP’nin savaş meydanlarından doğan Cumhuriyet iradesinin siyasi mirasını taşıdığını vurgulayan Gezmiş, partiye ve halkın egemenliğine yönelik hiçbir masa başı hesabına izin vermeyeceklerini ifade etti. “ON BİNLERLE BİRLİKTE ATA’MIZIN HUZURUNDAYDIK” Gezmiş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde, on binlerle birlikte Ata’mızın huzurundaydık. Cumhuriyet’i kuran iradeye, demokrasiye ve halkın egemenliğine sahip çıkma kararlılığımızı bir kez daha haykırdık. Savaş meydanlarında kurulan, her türlü baskıya rağmen dimdik ayakta kalan bu büyük çınarı hiçbir masa başı hesabına teslim etmeyeceğiz. Atamızın izinde, Cumhuriyet’in ışığında yürümeye; adaletin, özgürlüğün ve aydınlık yarınların mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz.” CHP’YE VE HALK EGEMENLİĞİNE SAHİP ÇIKMA MESAJI Gezmiş’in açıklamasında, CHP’nin Cumhuriyet’in kurucu iradesiyle taşıdığı tarihsel bağ öne çıktı. Açıklamada, demokrasi, adalet, özgürlük ve halk egemenliği vurgusu yapılırken, partiye yönelik siyasi hesaplara karşı kararlı duruş mesajı verildi.

PLANETNUTS FINDIK GÜNÜ İÇİN YENİ BULUŞMA HAZIRLIĞI BAŞLADI Haber

PLANETNUTS FINDIK GÜNÜ İÇİN YENİ BULUŞMA HAZIRLIĞI BAŞLADI

PLANETNUTS FINDIK GÜNÜ İÇİN YENİ BULUŞMA HAZIRLIĞI BAŞLADI Şili’de Avrupa fındığı üreticilerini, danışmanları, araştırmacıları, ihracatçıları ve tarım teknolojisi firmalarını buluşturan PlanetNuts Day de Avellanos için yeni toplantı takvimi açılıyor. Casa Laura, Los Ángeles’te yapılacak buluşmada rezervasyon süreci 13 Ağustos’ta başlayacak; konuşmacı ve katılımcı listesi ayrıca açıklanacak. ŞİLİ’DE FINDIK SEKTÖRÜNÜN TEKNİK BULUŞMASI PlanetNuts, Avrupa fındığı üreticilerine yönelik yeni PlanetNuts Day de Avellanos buluşması için hazırlık başlattı. Etkinliğin adresi Casa Laura, Los Ángeles olacak. Rezervasyonlar 13 Ağustos’tan itibaren alınacak. Toplantı; üreticiler, teknik danışmanlar, araştırmacılar, tarım işletmeleri, tedarikçiler ve sektör temsilcileri için bilgi paylaşımı, deneyim aktarımı, yeni bağlantılar ve sektörel değerlendirme zemini oluşturacak. PlanetNuts, Şili’de badem, ceviz, kestane ve Avrupa fındığı alanlarında üretici, çiftçi ve tarım işletmelerine güncel, teknik ve iş birliğine dayalı içerik ulaştıran bir platform olarak çalışıyor. Platformun güncel akışında yeni fındık üreticileri buluşması da öne çıkarıldı. BU YILKİ TOPLANTIDA PROGRAM HENÜZ NETLEŞMEDİ Yeni toplantının kesin tarihi, saat akışı, konuşmacı listesi, teknik oturum başlıkları ve stant katılımcıları henüz açıklanmadı. Şu aşamada netleşen bilgiler etkinliğin Casa Laura, Los Ángeles’te yapılacağı, rezervasyonların 13 Ağustos’ta başlayacağı ve toplantının Avrupa fındığı üreticilerine yönelik özel bir sektör günü olarak kurgulandığı yönünde. Geçmiş PlanetNuts toplantıları, bu yılki buluşmanın yalnızca tanıtım amaçlı bir etkinlik olmayacağını gösteriyor. Önceki yıllarda programlar; verim, bitki besleme, hormon yönetimi, hasat başarısı, hastalıklarla mücadele, sürdürülebilir üretim, teknoloji kullanımı ve küresel pazar başlıklarında yoğunlaştı. Bu nedenle yeni toplantının da üretim tekniği, pazar fırsatları, iklim baskısı, sürdürülebilirlik ve sektör içi iş birliği ekseninde şekillenmesi güçlü bir ihtimal taşıyor. 2025’TE ANA GÜNDEM KÜRESEL PAZAR VE VERİM OLDU PlanetNuts Day de Avellanos’un 2025 buluşması 5 Haziran 2025’te Casa Laura, Los Ángeles’te yapıldı. Etkinlik, üreticiler, danışmanlar, ihracatçılar, fidanlık temsilcileri ve Avrupa fındığı üretimiyle bağlantılı profesyonelleri aynı çatı altında topladı. 2025 programının ana başlığı “Avellanos en expansión: Oportunidades y desafíos en el mercado global” oldu. Bu toplantıda José Pablo Correa, fındıkta hormon yönetimi ve stratejilerini; Gabriel Aguilar, hasat başarısını olumlu etkileyen faktörleri ve bu sonucu korumaya dönük uygulamaları; Antonio Gaete ise yüksek verim için gerekli besin maddelerinin yerine konulmasını anlattı. Programın teknik masa bölümünde Nicolás Manterola ve Ernesto Moya da yer aldı. 2025 toplantısı, PlanetNuts’un fındık gününü klasik bir seminerin ötesine taşıdı. Teknik sunumların yanında tedarikçi firmalar, teknoloji sağlayıcıları, tarım girdisi şirketleri ve araştırma kuruluşları için etkileşim alanı açıldı. Centro Fruticultura Sur da etkinliğe stantla katıldı; kurum temsilcileri Avrupa fındığı üzerine yürütülen araştırma hatlarını üreticilere aktardı. 2024’TE TOPRAK SAĞLIĞI, MİKORİZA VE HASTALIKLAR ÖNE ÇIKTI PlanetNuts Day de Avellanos’un 2024 toplantısı 23 Mayıs 2024’te Los Ángeles’teki La Casona’da düzenlendi. O yılın ana teması “Avellanos en Ascenso: Planificación para Buenos Rendimientos” oldu. Programda Antonio Blas Gaete Covarrubias, Nicolás Manterola Swett, Daina Grinbergs ve Paula Aguilera konuşmacı olarak yer aldı. 2024 buluşması, Avrupa fındığı üretiminde teknik altyapıya odaklandı. Toprak biyolojisi, sürdürülebilirlik, mikoriza uygulamaları, kış dinlenme dönemi yönetimi, in vitro teknoloji ve fındıkta odun hastalıkları toplantının ana başlıkları arasında yer aldı. Program, üreticilerin günlük saha yönetiminde kullanabileceği teknik bilgiye yoğunlaştı. Bu çizgi, PlanetNuts’un fındık günlerinde üreticiye doğrudan uygulanabilir bilgi sunmayı hedeflediğini ortaya koyuyor. 2024’te daha çok üretim tekniği ve hastalık yönetimi; 2025’te ise pazar fırsatları, verim, besleme ve hasat başarısı öne çıktı. Yeni toplantının bu iki hattı birleştiren daha geniş bir içerikle hazırlanması bekleniyor. Yıl Yer Ana tema Öne çıkan içerik 2024 Los Ángeles, Biobío / La Casona “Avellanos en Ascenso: Planificación para Buenos Rendimientos” Toprak biyolojisi, mikoriza, sürdürülebilirlik, kış dönemi yönetimi, in vitro teknoloji, odun hastalıkları 2025 Casa Laura, Los Ángeles, Biobío “Avellanos en expansión: Oportunidades y desafíos en el mercado global” Hormon yönetimi, hasat başarısını etkileyen faktörler, yüksek verim için besleme, teknik masa, tedarikçi ve araştırma stantları 2026 sektör gündemi Talca / Maule 4. Día Nacional del Avellano Europeo İklim değişikliği, dünya pazarı, Türkiye deneyimi, sürdürülebilirlik, çeşit, hastalık yönetimi, ticaret ve teknolojik yenilikler ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA SAHNESİNE ÇIKTI PlanetNuts’un yeni fındık buluşması, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin hızla büyüdüğü bir döneme denk geliyor. Şili, 2025’te 100 bin tonu aşan hasatla İtalya’yı geride bırakarak Türkiye’nin ardından dünyanın ikinci büyük fındık üreticisi konumuna yükseldi. Ülkede fındık dikim alanı son beş yılda 25 bin hektardan fazla arttı; üretimdeki büyüme ihracat rakamlarına da yansıdı. Ferrero’nun Şili’deki yatırımları da sektörün ağırlığını artırıyor. Şirket, Şili’de Avrupa fındığı operasyonunu genişletmek için 94 milyon dolarlık yatırım açıkladı. Yatırım; sanayi kapasitesi, lojistik altyapı ve La Araucanía bölgesinde yeni işleme kapasitesi üzerinden Şili’nin küresel fındık tedarik zincirindeki rolünü güçlendiriyor. AgriChile’nin 2025 yıllık üretici toplantısına 700’den fazla üretici katıldı. Linares ve Temuco’daki buluşmalarda sezon değerlendirmesi, dünya arz-talep görünümü, kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve rejeneratif tarım başlıkları işlendi. Bu tablo, Şili’de Avrupa fındığının artık dar bir üretici grubunun konusu olmaktan çıkıp geniş bir tarımsal dönüşüm alanına dönüştüğünü gösteriyor. TÜRKİYE DENEYİMİ ŞİLİ İÇİN REFERANS BAŞLIK OLDU Şili fındık sektöründe Türkiye deneyimi giderek daha görünür hale geliyor. Mart 2026’da Talca’da düzenlenen 4. Día Nacional del Avellano Europeo toplantısı, Şili, Avrupa ve Türkiye’den uzmanları bir araya getirdi. Programda iklim değişikliği, ticaret, sürdürülebilirlik, hastalık yönetimi, teknoloji ve uluslararası pazar başlıkları işlendi. Bu toplantıda Şemsettin Kulaç, Türkiye’de anaç araştırmaları ve kullanımını; Muzaffer Taviloglu, Türkiye’nin dünyanın en büyük fındık üreticisi olarak ticari deneyimini ve Şili’nin büyüme potansiyelini değerlendirdi. Programda Andrés Reyes, Ernesto Moya Elizondo, Luca Giordani, Jorge Mohr Fuchslocher, Umut Küçük ve Hamza Bölük gibi isimler de yer aldı. Türkiye başlığı, Şili açısından yalnızca teknik bir karşılaştırma değil; küresel pazarın yönünü anlamak için de kritik önem taşıyor. Türkiye’nin üretim tecrübesi, Şili’nin büyüyen fındık alanları, yeni yatırımlar ve tedarik zinciri hedefleriyle birlikte değerlendiriliyor. KATILIMCI PROFİLİ GENİŞLEYECEK Bu yılki toplantının konuşmacı listesi açıklanmadığı için isim yazmak doğru olmaz. Ancak önceki PlanetNuts fındık günleri, katılımcı profilini net biçimde ortaya koyuyor. Etkinliklerde üreticiler, danışmanlar, ihracatçılar, fidanlık temsilcileri, akademisyenler, araştırmacılar, tarım teknolojisi firmaları, agroinsan sağlayıcıları, işleme ve hizmet şirketleri ile tarım işletmeleri yer aldı. Yeni buluşma, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin geldiği aşamada kritik bir platform işlevi görecek. Üretici tarafı verim, kalite, iklim, hastalık ve maliyet baskılarını masaya taşıyacak. Uzmanlar ve şirketler ise besleme, sulama, mekanizasyon, bitki sağlığı, işleme teknolojisi, pazarlama ve sürdürülebilirlik alanlarında çözüm önerilerini paylaşacak. SEKTÖRÜN ANA SORUSU: BÜYÜME NASIL YÖNETİLECEK? Şili’de Avrupa fındığı için artık ana mesele yalnızca üretim artışı değil. Ülkenin önünde verimli büyüme, sürdürülebilir bahçe yönetimi, hastalık kontrolü, kuraklık ve iklim riskleri, kaliteli hasat, işleme kapasitesi, üretici örgütlenmesi ve küresel pazarda kalıcı konum alma başlıkları bulunuyor. PlanetNuts Fındık Günü bu nedenle üretici toplantısından daha geniş bir anlam taşıyor. Casa Laura’daki buluşma, Şili’nin büyüyen Avrupa fındığı sektöründe bilgi paylaşımını, saha deneyimini, teknoloji kullanımını ve ticari bağlantıları aynı masada toplamayı hedefliyor. Rezervasyon sürecinin 13 Ağustos’ta başlamasıyla birlikte etkinliğin resmi programı, konuşmacıları ve katılımcı yapısı sektör tarafından yakından izlenecek. KAYNAKÇA PlanetNuts kurumsal bilgi, 2024 ve 2025 PlanetNuts Day de Avellanos içerikleri, Centro Fruticultura Sur etkinlik değerlendirmesi, 2026 Día Nacional del Avellano Europeo programı, AgriChile yıllık üretici toplantısı, Ferrero yatırım açıklaması ve Şili fındık sektörü verileri esas alınmıştır

CHP lideri Özel “Sarışın Bir Kurt” sergisini gezdi Haber

CHP lideri Özel “Sarışın Bir Kurt” sergisini gezdi

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, küratörlüğünü Fahri Özdemir’in üstlendiği ve büyük ilgi gören “Sarışın Bir Kurt: Mustafa Kemal Atatürk” sergisi, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ağırladı. MANİSA (İGFA) - Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1907’den 1938’e uzanan liderlik sürecini kronolojik bir anlatımla sergileyen çalışma, orijinal fotoğraflar, döneme ait gazete ve dergiler, özel yazışmalar ve çok sayıda tarihi dokümanı bir araya getiriyor. Anadolu Ajansı’nın kuruluşundan İzmir’in kurtuluşuna kadar pek çok kritik ana şahitlik eden belgeler, ziyaretçilere adeta o günleri yeniden yaşatıyor. Sergiyi, küratör Fahri Özdemir’in anlatımıyla gezen CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, CHP Manisa Milletvekilleri ve ilçe belediye başkanları eşlik etti. Sergiyi inceledikten sonra duygularını ifade eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’da böylesine değerli bir koleksiyonun sergilenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Koleksiyoner Fahri Özdemir’e, Manisa’ya olan özel ilgisi ve bu kıymetli arşivi vatandaşlarla buluşturduğu için teşekkürlerini ileten Özel, serginin tarihi derinliğine vurgu yaptı. Küratör Fahri Özdemir ise Manisa halkının sergiye gösterdiği yoğun ilgiden büyük mutluluk duyduğunu belirterek, “Manisa olunca kıramadık, sergiyi açtık. İlginin bu kadar yüksek olması beni çok mutlu etti” ifadelerini kullandı.

KAYIHAN PALA’DAN 14 MART’TA SERT ÇIKIŞ: “HEKİMİN İLK TALEBİ CAN GÜVENLİĞİ OLMAMALI” Haber

KAYIHAN PALA’DAN 14 MART’TA SERT ÇIKIŞ: “HEKİMİN İLK TALEBİ CAN GÜVENLİĞİ OLMAMALI”

KAYIHAN PALA’DAN 14 MART’TA SERT ÇIKIŞ: “HEKİMİN İLK TALEBİ CAN GÜVENLİĞİ OLMAMALI” CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı Kayıhan Pala, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada sağlıkta şiddet, tıp eğitimi, çalışma koşulları ve hekim göçü başlıklarında mevcut sağlık sistemini sert sözlerle eleştirdi. Pala, hekimlerin en temel talebinin can güvenliği haline gelmesini, Türkiye’de sağlık düzeninin içine sürüklendiği tablonun en çarpıcı göstergelerinden biri olarak değerlendirdi. Ankara’da yapılan basın toplantısında konuşan Pala, 14 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü değil, aynı zamanda Türkiye’de modern tıp eğitiminin ve sağlık alanındaki tarihsel mücadelenin sembolü olduğunu vurguladı. Ancak Pala’ya göre bugün sağlık çalışanlarının karşı karşıya olduğu tablo, kutlamadan çok alarm verici sorunların büyüdüğü bir döneme işaret ediyor. Şiddet, sağlık sisteminin merkezindeki yaraya dönüştü Pala’nın açıklamasında en güçlü vurgu sağlıkta şiddet başlığında öne çıktı. Hekimlerin “Ne istiyorsunuz?” sorusuna ilk sırada “can güvenliği” yanıtını vermesinin kabul edilemez olduğunu belirten Pala, bunun olağan bir çalışma hayatı değil, ağır bir sistem bozukluğu anlamına geldiğini söyledi. Meclis komisyonlarında ve çeşitli raporlarda sağlıkta şiddeti önlemeye dönük çok sayıda öneri ortaya konmasına rağmen bu adımların büyük ölçüde uygulanmadığını savunan Pala, yaşananların artık münferit değil yapısal bir kriz olduğunu dile getirdi. Tıp eğitiminde sayı büyüdü, nitelik tartışması derinleşti CHP’li Pala, sağlık alanındaki sıkışmanın yalnızca çalışma yaşamıyla sınırlı olmadığını, tıp eğitiminde de ciddi bir kalite sorunu yaşandığını ifade etti. Sayıları hızla artan tıp fakülteleri arasında eğitim standardının korunamadığını belirten Pala, hem temel tıp eğitiminde hem de uzmanlık eğitiminde planlama ve nitelik sorunlarının ağırlaştığını söyledi. Sağlık politikalarında nicelik artışının başarı gibi sunulduğunu, ancak niteliğin geri plana itilmesinin ülkenin gelecekteki hekimlik kapasitesini zayıflattığını kaydetti. Çalışma koşulları ve özlük hakları tartışmanın odağında Basın toplantısında hekimlerin ve sağlık çalışanlarının çalışma düzenine ilişkin eleştiriler de dikkat çekti. Pala, kamu ile özel sektör arasında özlük hakları bakımından büyüyen farklara işaret ederken, tıp fakülteleri ile şehir hastaneleri arasındaki yapısal ayrışmanın da akademik sağlık sistemini yıprattığını savundu. Üniversite hastanelerinin hem insan kaynağı hem de ekonomik kaynak bakımından geriye düştüğünü ifade eden Pala, bunun yalnızca bugünü değil, Türkiye’nin sağlık alanındaki uzun vadeli birikimini de tehdit ettiğini söyledi. Hastaya ayrılan süre azalıyor, memnuniyetsizlik büyüyor Pala’nın değerlendirmesine göre sağlık sistemindeki tıkanmanın bir başka sonucu da hekim ile hasta arasındaki ilişkinin zayıflaması oldu. Tanı ve tedavi süreçlerinde yeterli sürenin ayrılamadığını belirten Pala, zaman baskısı altında çalışan hekimlerin mesleki tatmininin düştüğünü, hastaların da nitelikli sağlık hizmetine erişimde memnuniyetsizlik yaşadığını söyledi. Bazı branşların geçmişte yoğun ilgi görmesine rağmen bugün giderek daha az tercih edilmesini de sistemin içerden verdiği alarm olarak yorumladı. CHP’den sağlık politikalarında değişim iddiası Pala, açıklamasının sonunda CHP’nin sağlık alanında farklı bir model önerdiğini vurgulayarak, iktidar değişiminde 14 Martların gerçek anlamda bayram olarak kutlanabileceğini savundu. Bu ifade, yalnızca sembolik bir temenni değil; sağlıkta şiddetin önlendiği, hekimlerin çalışma güvencesinin sağlandığı, tıp eğitiminin niteliğinin yükseltildiği ve sağlık hizmetinin ticari baskıdan arındırıldığı yeni bir düzen vaadi olarak öne çıktı. 14 Mart mesajı, sağlık alanındaki krizi yeniden gündeme taşıdı 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle yapılan bu açıklama, yıllardır sağlık emekçilerinin dile getirdiği temel sorunları bir kez daha kamuoyunun önüne taşıdı. Kayıhan Pala’nın sözleri, sağlık sisteminde biriken yapısal sorunların yalnızca meslek örgütlerinin değil, siyasetin de daha sert biçimde tartışacağı başlıklardan biri haline geldiğini gösterdi. 14 Mart’ın simgesel ağırlığı bu yıl kutlamadan çok, sağlık sisteminin içinde bulunduğu gerilimi görünür kılan bir siyasal mesajla öne çıktı.

CHP GİRESUN ÖRGÜTÜ İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU Haber

CHP GİRESUN ÖRGÜTÜ İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU

CHP GİRESUN ÖRGÜTÜ İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU CHP Giresun İl Başkanlığı’nın düzenlediği iftar programında parti örgütü, milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe başkanları ve uzun yıllardır partiye emek veren isimler aynı sofrada bir araya geldi. Program, teşkilat içinde birlik ve dayanışma mesajının öne çıktığı buluşmalardan biri oldu. Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen iftar programı, CHP Giresun örgütünü geniş katılımla aynı masa etrafında buluşturdu. CHP Giresun İl Kadın Kolları tarafından paylaşılan bilgilere göre, İl Başkanlığı’nın organizasyonuyla gerçekleşen programda parti yöneticileri, yerel yöneticiler ve davetliler bir araya geldi. İftar programının konukları arasında Ordu Milletvekili Seyit Torun, Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, belediye başkanları, ilçe başkanları, ilçe yöneticileri ve partide uzun yıllardır görev alan isimler yer aldı. Katılımın genişliği, programın yalnızca bir iftar buluşması değil, aynı zamanda örgütsel dayanışma tablosu olarak değerlendirilmesine neden oldu. Parti örgütünü aynı sofrada buluşturan programda, hem ramazan ayının paylaşma iklimi hem de siyasi birliktelik vurgusu öne çıktı. Özellikle farklı kademelerde görev yapan isimlerin aynı ortamda yer alması, CHP teşkilatında ortak hareket ve dayanışma mesajı olarak yorumlandı. CHP Giresun İl Kadın Kolları paylaşımında, partiye yıllardır emek veren yol arkadaşlarının da iftar sofrasında yer aldığına dikkat çekildi. Bu vurgu, programın sadece bugünün siyasi kadrolarını değil, geçmişten bugüne teşkilat hafızasını taşıyan isimleri de kapsayan bir buluşma niteliği taşıdığını ortaya koydu. Karadeniz siyasetinde bölgesel temas açısından da dikkat çeken programda, Ordu’dan gelen siyasi konukların varlığı, komşu il örgütleri arasındaki diyaloğun sahaya yansıması olarak öne çıktı. İftar sofrası, bu yönüyle sadece sosyal bir buluşma değil, aynı zamanda parti içi koordinasyonu ve moral zemini güçlendiren bir organizasyon olarak kayda geçti. Programda ayrıca merkez ve ilçelerde görev yapan en genç üyelere, parti çalışmalarına sundukları katkılar nedeniyle şilt takdim edildi. Buluşmanın en dikkat çeken başlıklarından biri ise genç üyelere yönelik vefa mesajı oldu. Edinilen bilgiye göre, merkez ve ilçelerde yer alan en genç üyelere, parti çalışmalarında ortaya koydukları emek ve hizmetler nedeniyle şilt verildi.

Ordu’da kaz yetiştiriciliği büyüyor Haber

Ordu’da kaz yetiştiriciliği büyüyor

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler'in tarım ve hayvancılıkta ürün çeşitliliğini artırma hedefi doğrultusunda hayata geçirilen projelerden biri olan kaz yetiştiriciliği hızla büyüme kaydediyor. ORDU (İGFA) - Çiftçilerin yetiştirdikleri kazları, diledikleri fiyatlarla piyasa sunarken; elinde kalan kazlar için ise Büyükşehir Belediyesi'nin 'alım garantisi' sistemi devreye giriyor. Bu kapsamda kazlar Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınıyor. Öte yandan, hemen satış yapmak istemeyen yetiştiriciler kazlarını Belediyenin Kanatlı Kesimhanesinde kestirip soğuk hava depolarında saklama imkânına sahip. KAZ YETİŞTİRİCİLERİ: “BÜYÜKŞEHRİN ALIM GARANTİSİ İLE PAZARLAMA SIKINTIMIZ KALMADI” Kazlar için Belediye ile yapılan anlaşma sonrası, 2025 yılının Nisan-Mayıs aylarında dağıtılan kaz civcivleri kesime ulaştı. Fatsa ve Ünye ilçelerinde Büyükşehir Belediyesi'nden destek alarak kaz yetiştiriciliğine başlayanlarda Yunus Yılmaz ve Ertuğrul Doğan, bu sürece başlamalarındaki kilit faktörün Belediyenin alım garantisi olduğunu vurguladı. “BAŞKAN GÜLER BİZE FIRSAT VE GÜVEN VERDİ” Kaz yetiştiricileri, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler'e desteklerinden ötürü teşekkür ederek şunları söyledi: "Kaz yetiştiriciliğine başlamamızdaki en önemli unsur, Büyükşehir Belediyesi'nin sağladığı civciv ve alım güvencesiydi. İlerleyen süreçte her türlü desteği aldık. Şimdi kazlarımızın kesimi ve saklanması aşamasındayız. Belediyeyi desteklerinden ötürü minnettarız, çalışmalarımızı daha da büyüterek sürdüreceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.