Hava Durumu

#Nazım Elmas

giresunsonhaber - Nazım Elmas haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nazım Elmas haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN DAL-ÇIK PROJESİNDE BAŞLANGIÇ BU AY SONUNDA Haber

GİRESUN DAL-ÇIK PROJESİNDE BAŞLANGIÇ BU AY SONUNDA

GİRESUN DAL-ÇIK PROJESİNDE BAŞLANGIÇ BU AY SONUNDA Giresun’da kent trafiğini rahatlatması hedeflenen Dal-Çık Projesi’nde başlangıç için nisan ayı sonu işaret edildi. AK Parti Giresun Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas, 24 Mart’ta yaptığı açıklamada projenin bu ay sonunda başlayacağını duyurdu. Giresun’da yıllardır gündemde yer alan Dal-Çık Projesi’nde gözler nisan ayının son günlerine çevrildi. Kent içi trafik yükünü azaltması ve sahil yolu bağlantısına kalıcı çözüm üretmesi amaçlanan projede, kamuoyuna açıklanan son takvim bu ay sonunu gösterdi. AK Parti Giresun Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas, 24 Mart’ta Facebook hesabından yaptığı paylaşımda Giresun Dal-Çık Projesi’nin nisan ayı sonunda başlayacağını açıkladı. Elmas, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz ile Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen’le yapılan görüşmenin ardından proje takviminin bu yönde netleştiğini ifade etti. TRAFİK YÜKÜNÜ AZALTACAK PROJEDE TAKVİM NİSAN SONU Dal-Çık Projesi, Giresun şehir trafiğinde uzun süredir tartışılan başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Özellikle sahil yolu bağlantısında yaşanan yoğunluk, kent merkezindeki araç akışı ve geçiş süreleri nedeniyle projeye yönelik beklenti son dönemde daha da arttı. Elmas’ın açıklamasında da bu beklentiye doğrudan vurgu yapıldı. Projenin başlamasıyla birlikte şehir trafiğinin önemli ölçüde rahatlayacağı belirtildi. Bu nedenle nisan ayı sonu için verilen başlangıç tarihi, kentte ulaşım gündeminin en dikkat çeken gelişmelerinden biri haline geldi. ALTYAPI HAZIRLIKLARI VE TAŞKIN ÖNLEMİ AYNI PLANLAMADA ELE ALINDI Açıklamada yalnızca yol projesi değil, proje öncesi altyapı hazırlıkları da öne çıktı. Özellikle Yenimahalle bölgesinde planlanan tersip bendi çalışmaları ile olası su baskınları ve taşkın riskine karşı önlem alınmasının hedeflendiği belirtildi. Nazım Elmas, Dal-Çık Projesi’nin yapım sürecinde ve sonrasında oluşabilecek su taşkınlarını önlemeye yönelik altyapı planlamasında da son aşamaya gelindiğini duyurdu. Bu çerçevede Tabaklar Deresi üzerinde kapsamlı çalışma yürütüldüğü, Yenimahalle mevkiinde tersip bendi yapılmasının planlandığı ifade edildi. Bu hattaki çalışmanın iki yönlü işlev görmesi hedefleniyor. İlk aşamada inşaat sürecinde yaşanabilecek su baskınlarının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Uzun vadede ise bölgenin taşkın riski bakımından daha güvenli hale getirilmesi planlanıyor. PROJE SADECE ULAŞIM DEĞİL, ALTYAPI DOSYASI OLARAK DA ELE ALINIYOR Paylaşılan bilgilere bakıldığında Dal-Çık Projesi, yalnızca bir ulaşım yatırımı olarak değil, eş zamanlı altyapı düzenlemeleriyle birlikte yürütülen daha geniş kapsamlı bir çalışma olarak değerlendiriliyor. Özellikle dere yatağı, yağış yükü ve taşkın ihtimali gibi başlıkların proje takvimine dahil edilmesi, sahada sadece yol yapımının değil koruyucu altyapı adımlarının da planlandığını gösteriyor. Bu durum, projeye ilişkin kamuoyundaki beklentiyi daha da artırıyor. Çünkü kentte ulaşım rahatlaması kadar, çalışma sürecinin çevresel ve teknik riskler bakımından nasıl yönetileceği de yakından izleniyor. GÖZLER BU AYIN SON GÜNLERİNDE 24 Mart’ta yapılan açıklamada verilen takvim dikkate alındığında, Giresun Dal-Çık Projesi’nin bu ay içinde başlaması bekleniyor. Nisan ayının sonuna yaklaşıldıkça, sahadaki fiili başlangıç adımı ve uygulama süreci kent kamuoyunda daha yakından takip edilecek. Dal-Çık Projesi’nin başlaması halinde Giresun’da hem şehir içi trafik düzeni hem de sahil yolu bağlantısında yeni bir dönemin kapısı açılmış olacak. KAYNAK: AK Parti Giresun Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas’ın 24 Mart tarihli Facebook açıklaması.

GİRESUN’UN İÇME SUYU PROJESİNDE KÖSE'DEN TEŞEKKÜR Haber

GİRESUN’UN İÇME SUYU PROJESİNDE KÖSE'DEN TEŞEKKÜR

GİRESUN’UN İÇME SUYU PROJESİNDE İLK ETAP İMZASI ATILDI Tarım ve Orman Bakanlığı, Aksu Regülatörü’nden Giresun merkeze ve çevre yerleşimlere su taşıyacak ilk etap sözleşmesinin imzalandığını açıkladı. 1 milyar 570 milyon liralık ilk etapta 41 bin 460 metrelik ham su isale hattı yapılacak, yıllık 31,5 milyon metreküp içme suyu sağlanacak. Dosyanın geçmişinde Aytekin Şenlikoğlu dönemindeki ihale, saha incelemesi ve kamulaştırma adımları; Fuat Köse döneminde ise belediyeler arası ortak mutabakat, yatırım programı ve ilk etap sözleşmesi öne çıktı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Giresun’un içme suyu ihtiyacını karşılayacak stratejik projenin ilk etap inşaat sözleşmesinin imzalandığını duyurdu. Bakanlık açıklamasında, Aksu Deresi kaynaklı suyun il merkezi ve çevre yerleşimlere ulaştırılacağı, ilk etapta 41 bin 460 metre uzunluğunda ve 1200 milimetre çapında ham su isale hattı inşa edileceği bildirildi. Yatırım bedeli 1,57 milyar lira olarak açıklandı. Bakanlığın paylaştığı bilgi görseli de hattın çerçevesini netleştirdi. Görselde güzergâh, Aksu Regülatörü’nden başlayıp Giresun yönüne uzanan “Giresun İçme Suyu 1. Kısım (Hamsu) İsale Hattı” olarak gösterildi. Aynı görselde yıllık 31,5 milyon metreküp içme suyu sağlanacağı, proje kapsamında regülatör ve sanat yapılarının da yer aldığı bilgisi paylaşıldı. Fuat Köse, sözleşmenin imzalanmasının ardından yaptığı açıklamada yeni bir aşamaya geçildiğini belirtti. Köse, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya, AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür’e ve emeği geçenlere teşekkür etti. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Giresun’un su altyapısında büyük bir dönüşüm yaşanacağını, belediyenin yüksek enerji maliyetinin de düşeceğini söyledi. TEMÜR: 5,4 MİLYARLIK DEV PROJE HAYATA GEÇİYOR AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür de yaptığı paylaşımda, Giresun’un 5,4 milyar liralık dev içme suyu projesinin hayata geçtiğini açıkladı. Temür, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmayla Giresun’un içme suyu problemini kalıcı olarak çözüme kavuşturmayı hedeflediklerini belirtti. Temür’ün verdiği bilgiye göre proje, 2025 yılı yatırım programına dahil edildi. Toplam 5,4 milyar lira maliyetle planlanan yatırımın, Giresun’un önümüzdeki 100 yıllık içme suyu ihtiyacını karşılayacak kapasitede hazırlandığı ifade edildi. Proje kapsamında Dereli-İkisu mevkiinden temin edilecek su kaynağıyla başta Giresun merkez olmak üzere Dereli, Keşap ve Bulancak ilçeleri ile bu ilçelere bağlı köylerin uzun yıllar boyunca sağlıklı, kesintisiz ve yeterli içme suyuna kavuşmasının hedeflendiği belirtildi. Ali Temür, toplam 85 kilometrelik isale hattının ilk etapta 40 kilometrelik bölümünün 2,3 milyar liralık ihaleye çıktığını ve çalışmaların kısa sürede sahada başlayacak olmasının memnuniyet verici olduğunu kaydetti. Temür ayrıca, projenin şehre kazandırılmasında destek veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel’e, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya ve DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta’ya teşekkür etti. NAZIM ELMAS, DEV İÇME SUYU YATIRIMI İÇİN ERDOĞAN VE YUMAKLI’YA TEŞEKKÜR ETTİ AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, Giresun’a kazandırılacak dev içme suyu projesinin hayata geçme aşamasına gelmesi üzerine teşekkür mesajı yayımladı. Elmas, projeye verilen güçlü siyasi destek nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya şükranlarını sundu. Nazım Elmas, bu yatırımın Giresun’un uzun yıllara yayılan içme suyu ihtiyacına kalıcı çözüm üretme hedefi taşıdığını vurguladı. Projenin yalnızca bugünün değil, kentin geleceğinin de altyapısını güçlendirecek stratejik bir adım olduğunu belirten Elmas, sürecin sonuç aşamasına ulaşmasının şehir adına önemli bir kazanım olduğunu ifade etti. Elmas’ın açıklaması, içme suyu projesinin Ankara ayağında verilen siyasi desteğin altını çizen yeni bir değerlendirme olarak öne çıktı. Giresun’un en temel altyapı başlıklarından biri olan içme suyu meselesinde yatırım sürecinin başlaması, kent adına uzun süredir beklenen önemli bir gelişme olarak kayda geçti. BAŞKAN KÖSE, TARIM VE ORMAN BAKANI İBRAHİM YUMAKLI İLE MİLLETVEKİLİ ALİ TEMÜR’E TEŞEKKÜR ETTİ Giresun’un uzun yıllar su sorununu çözmesi hedeflenen İkisu Su Projesi’nde ilk etap inşaat sözleşmesi imzalandı. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, projenin hayata geçirilmesine verdiği destek nedeniyle Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür’e teşekkür etti. Köse, yaptığı açıklamada, projenin tamamlanmasıyla birlikte Giresun’un su altyapısında büyük bir dönüşüm yaşanacağını belirtti. Başkan Köse, ‘Giresun’umuz için hayati öneme sahip içme suyu projemizde artık yeni bir aşamaya geçmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı’nın talimatlarıyla, DSİ ve Giresun Belediyemiz arasında imzalanan protokol kapsamında; Aksu Deresi’nden il merkezimize ve üç ilçemize yıllık 31,5 milyon metreküp içme suyu sağlayacak projemizin ilk etap inşaat sözleşmesi imzalandı. 1 milyar 570 milyon TL yatırım bedeliyle hayata geçirilecek ve 41 bin 460 metre uzunluğunda olacak isale hattı sayesinde Giresun’umuza güçlü ve sürdürülebilir bir su arzı kazandırıyoruz. Giresun’umuz için her platformda çalışmaya, her kapıyı çalmaya, tüm imkânları seferber etmeye devam edeceğiz. Bu önemli projenin hayata geçirilmesinde büyük destekleri olan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya, Giresun Milletvekilimiz Ali Temür’e ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Şehrimize ve hemşehrilerimize hayırlı olsun’ dedi. “BELEDİYEMİZ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ TASARRUF OLACAK” Köse, projenin tamamlanmasıyla birlikte Giresun Belediyesi’nin bugün itibarıyla bütçeye yük olan 15 milyon liralık elektrik enerjisi ödemesinden de kurtulacağını söyledi.” PROJENİN GEÇMİŞİ Bu dosya bugünkü imzayla başlamadı. Giresun Belediyesi’nin 2025-2029 Stratejik Planı, içme suyu ve atık su projelerinin teknik hazırlık sürecinin 2013’te başlatıldığını, projelendirme aşamasının 2019’a kadar tamamlandığını ve içme suyu ayağının daha sonra DSİ’ye devredildiğini ortaya koyuyor. Başka bir ifadeyle, bugün sahaya inen işin teknik zemini yıllar önce kuruldu. Önceki Belediye Başkanı Aytekin Şenlikoğlu döneminde proje birkaç önemli eşik geçti. Mart 2020’de “Giresun İçme Suyu Arıtma Tesisi” proje ihalesinin sonuçlandığı açıklandı. Aynı süreçte DSİ Ankara Genel Müdürlüğü, DSİ Trabzon Bölge Müdürlüğü ve yüklenici firma temsilcileri Giresun’da saha incelemesi yaptı. O dönemde yapılan açıklamalarda projenin Giresun Merkez, Dereli, Duroğlu ve Keşap’ı kapsayacağı, terfili sistem yükünü azaltacağı ve belediyenin elektrik giderini düşüreceği vurgulandı. Kasım 2022’de dosyada acele kamulaştırma kararı çıktı. Bu adım, projenin yalnızca teknik hazırlık aşamasında kalmadığını, güzergâh ve uygulama sahasında da idari sürecin ilerlediğini gösterdi. Aynı dönemde kamuoyuna yapılan açıklamalarda projenin İkisu bölgesinden besleneceği ve uzun vadeli içme suyu ihtiyacını karşılayacağı ifade edildi. Fuat Köse döneminde dosya yeni bir siyasi ve idari hız kazandı. 3 Ekim 2024’te Giresun, Bulancak, Keşap, Dereli ve Duroğlu belediye başkanları aynı masada toplandı ve DSİ tarafından yürütülen proje için ortak hareket kararı alındı. Bu toplantı, dosyanın bölgesel ölçekte sahiplenildiğini gösteren dönüm noktalarından biri oldu. 17 Ocak 2025’te proje, DSİ Genel Müdürlüğü tarafından 2025 yılı yatırım programına alındı. Belediye açıklamasında bu adımın Giresun, Bulancak, Dereli, Keşap, Duroğlu ve bağlı köylerin 100 yıllık içme suyu ihtiyacını karşılayacak proje için kritik eşik olduğu belirtildi. Aynı açıklamada toplam proje maliyeti 4 milyar 600 milyon lira olarak duyuruldu. Nisan 2026’daki ilk etap sözleşmesi ise bu büyük yatırımın başlangıç ayağını oluşturdu. İLK ETAPTA NE YAPILACAK? Aksu Regülatörü’nden Giresun yönüne uzanan 41 bin 460 metrelik ham su isale hattı yapılacak. Boru çapı 1200 milimetre olacak. Hedef, yılda 31,5 milyon metreküp içme suyu sağlamak. Yatırım bedeli 1,57 milyar lira. Toplam proje neyi kapsıyor? Belediye ve yerel basına yansıyan teknik çerçeveye göre büyük projede regülatör, arıtma tesisi, uzun isale hatları, depolar ve terfi yapıları bulunuyor. İlk etap bugünkü imzayla sahaya inen başlangıç bölümü oldu. ZAMAN ÇİZELGESİ 2013 – İçme suyu ve atık su projelerinin teknik hazırlık süreci başlatıldı. 2019 – Projelendirme aşaması tamamlandı, içme suyu ayağı DSİ’ye devredildi. Mart 2020 – Aytekin Şenlikoğlu döneminde proje ihalesinin sonuçlandığı açıklandı, DSİ ve firma ekipleri saha incelemesine başladı. Kasım 2022 – Güzergâh için acele kamulaştırma kararı duyuruldu. 3 Ekim 2024 – Fuat Köse döneminde bölge belediye başkanları proje için ortak toplantı yaptı. 17 Ocak 2025 – Proje 2025 yılı yatırım programına alındı; toplam maliyet 4,6 milyar lira olarak açıklandı. 10 Nisan 2026 – İlk etap sözleşmesi imzalandı; 41 bin 460 metrelik ilk kısım için 1,57 milyar liralık yapım süreci başlatıldı. Bu kronoloji, dosyanın tek bir dönemin değil, yıllara yayılan hazırlık, takip ve imza süreçlerinin sonucu olduğunu gösteriyor. Aytekin Şenlikoğlu döneminde ihale, saha incelemesi ve kamulaştırma adımları atıldı; Fuat Köse döneminde belediyeler arası ortak mutabakat kuruldu, proje yatırım programına alındı ve ilk etap sözleşmesi imzalandı. Giresun’un uzun yıllardır konuştuğu su meselesinde artık tartışma değil, fiili yapım safhası başladı.

NAZIM ELMAS: “​​​​​​​ACI HATIRALAR HAFIZALARDADIR” Haber

NAZIM ELMAS: “​​​​​​​ACI HATIRALAR HAFIZALARDADIR”

NAZIM ELMAS: “ÖNCE BİLİMSELLİK VE İNSAN” AK Parti Giresun Milletvekili ve Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Nazım Elmas, maden tartışmaları üzerine 12 maddelik bir değerlendirme yayımladı. Elmas, insan sağlığı, çevre güvenliği, devlet denetimi ve stratejik maden politikası başlıklarında kapsamlı mesaj verdi. AK Parti Giresun Milletvekili ve Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Nazım Elmas, maden gündemine ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Elmas, kamuoyunda yaşanan bilgi karmaşasına işaret ederek değerlendirmesini “Önce Bilimsellik ve İnsan” vurgusuyla duyurdu. Elmas, paylaşımına şu sözlerle başladı: “‘Tema’nın seksenbeşi Küstürdü kocayla eşi...’ dedi bir vatandaşımız. Gündem yoğun, bilgiler eksik. Her yandan bir ses kafalar karışık. Bilgi kirliliği insanın nerede duracağını gölgeliyor. ‘Önce Bilimsellik ve İnsan’ diyor maddelere geçiyorum.” Prof. Dr. Nazım Elmas, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “1.Hiçbir menfaat ve faaliyet insan sağlığından daha önemli değildir.” “2.Yaşadığımız çevre bize emanettir. Kaybettiğimiz şeylerin değerini elden gidince hatırlamak geç kalınmış bir eylemdir.” “3.Ülkemizde uygulamalar ve işlemler önceki on yıllardan daha düzenli ve hassastır. Yasalar, yönetmelikler ve yönergeler tüm belirsizlikleri gidermek içindir ve gerektiğinde güncellenir.” “4.Her talebin muhatabı, her olumsuzluğun şikayet mercii bulunmaktadır.” “5.Maden arama ve işletme işlemleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı başta olmak üzere, devletin ilgili kurumlarının işbirliği, denetimi ve takibi ile olmaktadır. Bu konudaki sağlıklı bilgiler istatistikler, kurumlarda mevcuttur. Bilimselliği tartışmalı verilerin başka amaçlar için kullanıldığı bilinmektedir.” “6.Teknolojinin sağladığı tüm imkanlar ile özellikle halkın sağlığını, güvenliğini, huzurunu bozacak durumlara devletimizin müdahele kabiliyeti artmıştır. Yasadışılığı önlemek, suistimallere engel olmak bugün daha kolaydır.” “7.Milletimizin kültür seviyesi artmış, birçok alanda bilinçlenmiş, duyarlılıkları çoğalmış, ülke ve millet menfaatini önceleyen bir seviyeye ulaşmıştır. Toplumsal tepkileri bu hassasiyetinden neşet etmektedir. Sivil toplumun samimi endişeleri de bu kapsamdadır. Buna rağmen her alanda ayrıntılı bilgi sahibi olamayacağı için kimi zaman yanıltılabilmektedir.” “8.Maden arama ve işletme işlemleri, ayrı ayrı mevzuata tabidir. Arama ruhsatı ile işletme ruhsatının kapsamları ve ilgili kurumları bir değildir. Madeni çıkarmak için halkın mağdur olmayacağı ortamı ve şartları sağlamak devletin görevidir. Çevre ve insan sağlığı için tehdit ve risk unsurunu gözeterek işletme ruhsatı verilebilir. Çoğu yerde bu güvenceler bulunamadığı için işletme ruhsatı verilmez. Maden aranan sahaların en fazla yüzde beşinin ruhsat şartlarını taşıdığı görülmüş ve işletme ruhsatı alabilmiştir.” “9.Bazı madenler bir milli güvenlik sorunudur. Stratejik öneme sahiptir. Aranıp bulunması Ülkede varlığı, bulunmuş olması bile güven verir. İthal edilerek temin edilen ülkelere karşı o haliyle bile pazarlık şansını artırır.” “10.İnsan sağlığını koruyarak, çevre duyarlılığını yaşatarak yeraltı zenginliklerimizi milletin istifadesine sunup ekonomiye kazandırma hedefi varılması zor bir hedef değildir. Dünyada bunu başaran ülkeler vardır. Bizim medeniyetimiz bu konulara daha hassas olduğuna göre bu başarımızı ve tecrübemizi geliştirebiliriz.” “11.Devletine güvenen insanımız kaybetmemiştir. İnsanımızı tahrik edip iyi niyetini gizli emellerine alet etmek isteyenlerin bıraktığı acı hatıralar hafızalardadır...” “12.Dünyadaki çatışmaların sebepleri arasında geleceğin teknolojilerinin hammaddesi madenlerin de olduğunu biliyoruz. Milli teknoloji hammaddesi ve bağımsızlık unsuru olan madenlerimizle ilgili hedefler siyaset üstüdür. Maden zenginliği ile de caydırıcılığımızı artırarak büyük ve güçlü Türkiye’yi kurma yolundaki yürüyüşümüzü, önce insanımızı ve çevreyi korumaya devam ederek sürdüreceğiz.” Elmas, açıklamasında maden arama ve işletme süreçlerinin birbirinden ayrı hukuki çerçevelere sahip olduğunu, nihai ölçünün insan sağlığı ile çevre güvenliği olduğunu vurguladı. Açıklamada stratejik madenlerin milli güvenlik ve bağımsızlık boyutu da öne çıkarıldı. Açıklamanın en dikat çekici kısmını 11nci madde oluşturdu. Elmas bu maddede doğrudan bir kişi, parti, çevreci grup, platform ya da örgüt adı vermedi. Hangi çevrenin “tahrik” yaptığı, kimin “iyi niyeti” başka amaçlara yönlendirdiği ve “gizli emeller” ifadesiyle hangi siyasi ya da toplumsal hattın kastedildiği açık biçimde söylenmedi. Bu nedenle 11. madde, somut muhatabı netleştirilmiş bir suçlama değil, geniş alana bırakılmış siyasi bir mesaj niteliği taşıyor. Kaynak: AK Parti Giresun Milletvekili ve Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Nazım Elmas’ın sosyal medya paylaşımı.

DERELİ’DE MADEN GERİLİMİ Haber

DERELİ’DE MADEN GERİLİMİ

DERELİ’DE MADEN GERİLİMİ Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, bugün yaptığı açıklamada Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız, Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin zirve hattında başlatılan sondaj çalışmalarına sert tepki gösterdi. Resmî kayıtlarda tartışmalı saha, Gencer Maden İşletmeleri A.Ş. adına yürüyen IV. Grup çinko-bakır projesi olarak yer alıyor. Dosyada “ÇED Gerekli Değildir” kararı, süren dava ve su kaynakları üzerindeki olası etkiler tartışmanın merkezinde bulunuyor. Dereli’de maden gerilimi, Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk’ün bugün yaptığı sert açıklamayla yeniden yükseldi. Türk, Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız, Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin üst kesimlerinde başlatılan maden sondaj çalışmalarının daha ilk aşamada doğada gözle görülür tahribat yarattığını söyledi. Bölgedeki müdahalenin yalnızca bir sondaj faaliyeti olarak görülemeyeceğini vurgulayan Türk, su kaynaklarının, orman dokusunun, tarımsal üretim alanlarının ve yaşam alanlarının tehdit altında bulunduğunu savundu. Açıklamasında Giresun milletvekillerine doğrudan seslenen Türk, “Şirketin mi, halkın mı yanındasınız?” sözleriyle sert tepki gösterdi; seçim dönemlerinde sahada görünen siyasetçilerin bugün Dereli’de yükselen itiraza sessiz kalmaması gerektiğini belirtti. Türk, özel mülkiyete müdahale iddiaları, yerleşim alanlarına yakınlık, su havzaları üzerindeki risk ve çevre hakkı başlıklarında yetkilileri uyardı; 31 Mart Salı günü görüleceğini belirttiği dava öncesinde yargının bölge halkının sesine kulak vermesi çağrısı yaptı. RESMÎ DOSYADA HANGİ MADEN VAR? Tartışmanın merkezindeki saha, kamu kayıtlarında belirsiz bir “arama alanı” olarak değil, çinko-bakır dosyası olarak görünüyor. TBMM’ye sunulan 16 Mayıs 2025 tarihli yazılı soru önergesinde proje, Gencer Maden İşletmeleri A.Ş.’ye ait 183.085 metrekarelik alanda IV. Grup Çinko-Bakır Yeraltı Madeni olarak tanımlandı. Giresun İli 2024 Çevre Durum Raporu kamuya açık durumda; yerel basına yansıyan rapor özetinde aynı Dereli kaydı “Jeoloji Haritalama” başlığı altında 18,3 hektarlık ÇED alanı, cevher için kırma-eleme sonrası satış ve sahada zenginleştirme tesisi kurulmayacağı notlarıyla aktarıldı. İZİN ZİNCİRİ NEYİ GÖSTERİYOR? Dosyanın çevre süreci, Gencer Maden’in 13 Aralık 2021’de Giresun Valiliğine yaptığı başvuruyla başladı. TBMM’ye verilen 2022 tarihli resmî cevapta, Dereli Kaymakamlığı, Dereli Belediye Başkanlığı, DSİ 22. Bölge Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, AFAD, İl Özel İdaresi, İl Tarım ve Orman, İl Sağlık ve ilgili diğer kurumların görüşlerinin istendiği belirtildi. Aynı cevap, “ÇED Gerekli Değildir” kararının projenin başlaması için gerekli tek koşul olmadığını açıkça vurguladı. MAPEG’in resmî SSS sayfasında da, IV. Grup madenlerde detay arama döneminin dört yıl olduğu ve işletme izni düzenlenmeden üretim ile satış faaliyeti yapılamayacağı yazıyor. TBMM’ye verilen 2025 tarihli resmî cevapta ise Giresun Valiliğinin 19 Ekim 2022 tarihli ve E-2022178 sayılı “ÇED Gerekli Değildir” kararı anıldı; aynı belgede, kararın iptali istemiyle açılan davanın Giresun İdare Mahkemesinde 2025/123 esas numarasıyla sürdüğü ve proje çevresindeki su kaynaklarına olası etkileri değerlendirmek üzere hidrojeolojik rapor hazırlandığı belirtildi. VEKİLLER DOSYADA NE YAPTI? Elvan Işık Gezmiş: CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Dereli dosyasını en görünür biçimde Meclis gündemine taşıyan isim oldu. Gezmiş, 28 Kasım 2024’te Genel Kurul’da yaptığı konuşmada Giresun’un yüzde 85’inin maden arama sahası olarak ruhsatlandırıldığını söyledi; Dereli’de Yeşiltepe, Meşeliyatak, Eğrianbar, Yıldız köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerini tek tek anarak bölgedeki maden baskısını kürsüden gündeme taşıdı. Ardından 26 Aralık 2024’te Giresun ilindeki madencilik faaliyetlerine ilişkin yazılı soru önergesi verdi. Dereli’deki Gencer Maden dosyası da 16 Mayıs 2025 tarihli ayrı bir yazılı soru önergesiyle doğrudan TBMM kayıtlarına geçti. Ertuğrul Gazi Konal: MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Dereli’deki madencilik tartışmasına kamuoyuna açık tepki veren isimler arasında yer aldı. 4 Şubat 2025 tarihli haber kaydına göre Konal, Dereli ilçesinde halka, doğaya ve su kaynaklarına rağmen faaliyete geçirilmek istenen madencilik çalışmalarına karşı olduğunu açıkladı. Nazım Elmas: AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, TBMM kayıtlarında Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı olarak yer alıyor. Erişilebilen açık kamu kayıtlarında, Dereli’deki Gencer Maden çinko-bakır dosyasına doğrudan bağlanan, Meclis tutanağına veya yazılı soru önergesine yansımış ayrı bir girişim bu taramada belirginleşmedi. Ali Temür: AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, TBMM resmî sayfasında Türkiye-Afganistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve KİT Komisyonu üyesi olarak yer alıyor. Erişilebilen açık kamu kayıtlarında, Dereli’deki Gencer Maden dosyasına özel, doğrudan ve ayrı bir Meclis müdahalesi ya da kamuoyuna açık ayrıntılı çıkışı bu taramada belirginleşmedi. BİLİMSEL RİSKLER HANGİ BAŞLIKLARDA TOPLANIYOR? Çinko-bakır gibi sülfürlü cevherlerle ilişkili projelerde en ağır ve en hassas başlık sudur. Bu tür sahalarda cevherin ya da sülfürlü kayaçların hava ve suyla teması, uzun vadede asidik drenaj riskini gündeme getirir. Bu süreçte oluşan asidik yapı, kayaç içindeki metalleri çözerek akışa katabilir. Sonuçta bakır, çinko ve benzeri metaller yüzey sularına, dere yataklarına ve yeraltı su sistemlerine taşınabilir. Bu risk yalnızca maden işletmesinin kendisiyle sınırlı değildir; sondaj alanları, yol yarmaları, açık kaya yüzeyleri, kazı malzemesi ve uygun yönetilmeyen atık alanları da benzer bir kimyasal sürecin başlangıç noktası haline gelebilir. EPA, asit maden drenajında ortaya çıkan akışkanların yüksek toksisite taşıyabildiğini; USGS ise pyrit gibi sülfürlü minerallerin hava ve suyla tepkimeye girerek sülfürik asit oluşturduğunu ve bunun metalleri yüzey ve yeraltı suyuna taşıyabildiğini belirtiyor. Su başlığının ikinci boyutu miktar ve akış rejimidir. Madencilik faaliyetleri, özellikle eğimli arazilerde yapılan kazılar ve drenaj müdahaleleriyle birlikte doğal su dolaşımını değiştirebilir. Yüzeydeki küçük dere yatakları, kaynak suları, çeşmeler ve yeraltı beslenme hatları bu süreçten etkilenebilir. Yeraltı su seviyesinde düşüş, bazı kaynakların debisinde azalma, suyun doğal akış yönünde değişim ya da mevsimsel rejimde bozulma ihtimali bu yüzden dikkate alınmak zorundadır. IFC’nin madencilik rehberi, su kullanımı, yüzey ve yeraltı suyu azalması ile fırtına suyu akışının düzenli izleme ve yönetim gerektirdiğini açıkça vurguluyor. İkinci büyük risk, eğimli ve ormanlık arazide açılan yolların doğurduğu sediment, erozyon ve heyelan yüküdür. Maden sahasına ulaşmak için açılan her yeni yol, yalnızca bir ulaşım hattı değil; aynı zamanda toprağın doğal dengesine yapılmış doğrudan bir müdahaledir. Yol açımı sırasında bitki örtüsünün kaldırılması, şevlerin kesilmesi, toprağın gevşetilmesi ve drenaj rejiminin değiştirilmesi, yoğun yağış alan bölgelerde sediment taşınımını hızlandırır. Bunun sonucu olarak dere yataklarına daha fazla ince malzeme taşınır, su bulanıklığı artar, ekosistem baskı altına girer ve aşağı kotlardaki tarım alanları ile su alma noktaları etkilenebilir. EPA, ormanlık alanlarda yol yapımı ve yol kullanımını, orman arazilerindeki yayılı kirliliğin başlıca kaynağı olarak tanımlıyor ve toplam sedimentin çok büyük bölümünün bu yolla taşınabildiğini belirtiyor. Orman dokusuna müdahale de başlı başına ayrı bir bilimsel risk alanıdır. Ağaç örtüsü yalnızca görsel bir doğal varlık değildir; toprağı tutan, yüzey akışını dengeleyen, suyu filtreleyen ve mikroiklimi koruyan temel bir ekolojik kalkandır. Bu örtü zayıfladığında hem toprak kaybı artar hem de suyun havza içindeki davranışı değişir. Arıcılık, hayvancılık ve küçük ölçekli kırsal üretim de bu değişimden dolaylı ya da doğrudan etkilenebilir. EPA, akarsu kenarı bitki örtüsünün kaldırılmasının su kalitesi ve sucul yaşam üzerinde olumsuz sonuçlar yaratabildiğini belirtiyor. Bir başka önemli başlık toz, gürültü ve titreşimdir. Sondaj, kazı, yol yapımı, araç hareketliliği ve malzeme taşınması; özellikle yakın yerleşim alanlarında hava kalitesi ve yaşam konforu üzerinde doğrudan baskı yaratabilir. Kuru dönemlerde yol kaynaklı toz, tarım alanlarına, bitki örtüsüne, su yüzeylerine ve yerleşim alanlarına taşınabilir. Gürültü ve titreşim ise yalnızca insan yaşamını değil, kırsal üretimi ve yaban hayatını da etkileyebilir. IFC madencilik rehberi ile Dünya Bankası çevre-sağlık-güvenlik çerçevesi, bu başlıkların düzenli ölçüm ve yönetim gerektirdiğini açıkça ortaya koyuyor. Faaliyet ilerlediği takdirde atık yönetimi başlığı da daha kritik hale gelir. Sondaj çamurları, kazı artıkları, pasa malzemesi, yağ ve yakıt kalıntıları, uygunsuz depolama veya sızdırmazlık eksikliği halinde toprağa ve suya karışabilir. Özellikle yağışlı bölgelerde yüzey akışı bu tür kirleticileri çok daha hızlı biçimde yayabilir. Bu yüzden yalnızca cevherin çıkarılması değil, çalışma sırasında ortaya çıkan her türlü yan malzemenin nasıl depolandığı, nasıl taşındığı ve nasıl bertaraf edildiği de bilimsel denetimin konusu olmalıdır. EPA ve USGS kaynakları, asidik ve metal yüklü drenajın içme suyu, sucul yaşam ve toprak üzerinde birleşik etkiler yaratabildiğini vurguluyor. SAĞLIK VE EKOLOJİK ETKİLER Bakır ve çinko gibi metallerin çevreye kontrolsüz biçimde taşınması halinde risk yalnızca su kalitesiyle sınırlı kalmaz; insan sağlığı, tarımsal üretim ve ekosistem üzerinde de baskı oluşabilir. Bu noktada sağlık etkilerini “kesin gerçekleşmiş sonuç” gibi değil, maruziyet halinde görülebilecek riskler olarak kurmak gerekir. Bakır için sindirim sistemi, karaciğer, böbrek ve nörolojik sistem hassas hedefler arasında sayılırken; çinko için özellikle yoğun duman ve partikül maruziyetinde solunum yolu etkileri ile kısa süreli zehirlenme tabloları öne çıkıyor. ATSDR’nin güncel bakır toksikoloji özeti, gastrointestinal sistem, karaciğer, böbrek ve nörolojik sistemi hassas hedefler arasında sayıyor. Bakır maruziyetinde özellikle sindirim sistemi yakınmaları dikkat çekebilir. Bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal gibi belirtiler akut tabloda görülebilen başlıca yakınmalar arasında yer alır. Daha yüksek ya da daha uzun süreli maruziyetlerde karaciğer ve böbrek etkileri de önem kazanır. Ağır olgularda karaciğer etkilenmesine bağlı sarılık gibi klinik bulgular değerlendirme konusu olabilir. Bu nedenle “sarılık” ifadesi, doğrudan olmuş bir sonuç gibi değil, yüksek düzey metal maruziyetinde görülebilecek ağır bulgular arasında kullanılmalıdır. Çinko tarafında ise özellikle duman ve ince partikül maruziyeti önemlidir. Yoğun çinko oksit dumanına akut maruziyet, “metal dumanı ateşi” olarak bilinen tabloya yol açabilir. Bu tabloda baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik, kırgınlık, öksürük, boğaz irritasyonu ve ateş benzeri yakınmalar görülebilir. Bu nedenle kısa süreli zehirlenme belirtileri örneklenirken baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik ve solunum yolu irritasyonu gibi bulgular görülebilir. Solunum sistemi bakımından dilin daha da dikkatli kurulması gerekir. “KOAH yapar” demek fazla kesin ve doğrudan bir hüküm olur. Daha doğru ifade, metal partikülü, asidik aerosol, toz ve kimyasal irritan maruziyetinin mevcut solunum hastalıklarını ağırlaştırabileceği, hassas kişilerde nefes darlığı, öksürük, bronş irritasyonu ve akciğer stresini artırabileceği yönündedir. NIOSH’un sülfürik asit rehberi, sülfürik asidin göz, deri, burun, boğaz ve solunum yolu için aşındırıcı olduğunu; ciddi maruziyetlerde bronşit, akciğer ödemi ve amfizem benzeri ağır solunum etkileriyle ilişkili olabileceğini belirtiyor. Çevresel etkiler tarafında ise bakır ve çinko yükü hava, su ve toprak kalitesi üzerinde zincirleme baskı yaratabilir. Asidik drenaj oluştuğunda metal çözünmesi artar; bu metaller dere yataklarına, yüzey sularına, yeraltı sularına ve zamanla toprağa taşınabilir. Sonuçta sucul yaşam zarar görebilir, tarım toprağında kirlenme riski oluşabilir ve ekosistem bütünlüğü zedelenebilir. USGS, mine drainage ile kirlenmiş içme suyu, sucul bitki ve hayvanların büyüme-üreme döngüsünde bozulma ve altyapı üzerinde aşındırıcı etki risklerini açıkça sıralıyor. “Yeşil görünüm” ya da su renginde değişim gibi ifadeler de dikkatli kullanılmalıdır. Metal yüklü akışlarda zaman zaman yeşilimsi, mavimsi ya da pas tonlarında renk değişimleri görülebilir; ancak bu tür görsel değişimler tek başına kirliliğin kesin kanıtı sayılmaz. USGS, mine drainage süreçlerinde kırmızı, turuncu ya da sarı çökeltilerin oluşabildiğini; renk değişiminin kimyasal süreçlerle bağlantılı olabileceğini, ancak teknik değerlendirmenin analizle yapılması gerektiğini gösteriyor. Bu nedenle en doğru form, “renk değişimi kirlilik göstergesi olabilir, kesin tespit analizle yapılır” cümlesi olacaktır. Bu dosyada “sülfürik asit yağmurları” ifadesi yerine “sülfürlü kayaçların su ve oksijenle teması sonucu gelişebilen asidik drenaj ve metal taşınımı” demek daha doğrudur. Çünkü Dereli dosyasında eldeki bilimsel çerçeve, klasik atmosferik asit yağışından çok, madenle ilişkili asidik su ve metal çözünmesi mekanizmasına işaret ediyor. SONUÇ VE BİLİMSEL ÖNERİLER Dereli dosyasında bundan sonraki aşama, açıklamaların ötesine geçen, ölçülebilir ve denetlenebilir bir teknik inceleme süreci olmalıdır. Proje Tanıtım Dosyası, hidrojeolojik rapor, kurum görüşleri, ruhsat bilgileri ve varsa işletme izni kamuoyuna tam olarak açılmalıdır. Dosyada güven zemini ancak belge şeffaflığıyla kurulabilir. Bağımsız hidrojeolojik izleme programı kurulmalıdır. Dere, kaynak, çeşme, içme suyu hattı ve olası özel su alma noktalarında mevsimsel veri toplanmalı; su seviyesi, debi, pH, iletkenlik, askıda katı madde ve metal parametreleri düzenli yayımlanmalıdır. IFC rehberi, madencilik öncesi temel verinin ve düzenli örneklemenin kritik olduğunu gösteriyor. Asit maden drenajı ve metal liçi potansiyeli laboratuvar düzeyinde test edilmelidir. Cevher, yan kayaç, yol yarması ve sondaj atıkları için asit üretme potansiyeli ile metal çözünmesi analiz edilmeden “risk yoktur” denilemez. Yol açımı ve şev müdahaleleri için ayrı bir erozyon-sediment planı hazırlanmalıdır. Sediment havuzları, kontrollü drenaj, şev koruma ve yüzey stabilizasyonu zorunlu hale getirilmelidir; çünkü en erken çevresel yük çoğu zaman doğrudan cevherden değil, yoldan gelir. Toz, gürültü ve titreşim için saha bazlı anlık kontrol sistemi kurulmalıdır. Yol sulama, hız düşürme, malzeme taşıma noktalarında bastırma önlemleri ve hassas yerleşim yakınlarında düzenli ölçüm yapılmalıdır. IFC rehberi, bu başlıkların sürekli izlenmesini öneriyor. Ekolojik etki envanteri hazırlanmalıdır. Orman dokusu, arıcılık alanları, mera kullanımı, yaban hayatı geçişleri ve hassas habitatlar bağımsız uzmanlarca haritalanmalıdır. Tartışma yalnızca cevher değeriyle değil, kaybedilebilecek ekolojik ve kırsal üretim değeriyle birlikte değerlendirilmelidir. Kapatma ve faaliyet sonrası izleme planı daha bugünden hazırlanmalıdır. Risk esaslı kapatma senaryosu, şev güvenliği, su kalitesi ve olası kirletici salımı bakımından proje başlangıcında tanımlanmalıdır. Milletvekilleri, ilgili kurumlar, meslek odaları ve köy temsilcilerinden oluşan teknik ortak masa kurulmalıdır. Bu masa, siyasal polemik için değil; su verisi, izin zinciri, mülkiyet sınırı ve çevresel ölçümlerin düzenli paylaşımı için çalışmalıdır. Dosyada gerilimi düşürecek olan şey slogan değil, bağımsız doğrulama ve açık veridir.

GİRESUN DAL-ÇIK DOSYASINDA TAKVİM YENİDEN YAZILDI Haber

GİRESUN DAL-ÇIK DOSYASINDA TAKVİM YENİDEN YAZILDI

GİRESUN DAL-ÇIK DOSYASINDA TAKVİM YENİDEN YAZILDI Giresun’un sahil geçişini rahatlatması beklenen proje için bu kez nisan sonu tarihi verildi. AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, sosyal medya paylaşımında Dal-Çık Projesi’nin nisan ayı sonunda başlayacağını açıkladı. Ancak aynı işin resmi dosyasında 2023’te iş yeri teslimi, 2024’te temel atma ve 7 Ocak 2025 bitiş tarihi yer alıyor. Giresun’da kamuoyunun “dal-çık” diye bildiği iş, resmi kayıtlarda “Karadeniz Sahil Yolu, Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı” adıyla geçiyor. İhale kaydında proje, km:3+400-5+000 arasında toprak işleri, sanat yapıları, köprü işleri ve üstyapı işleri olarak tanımlandı. İhale süreci 2023’te yürütüldü. RESMİ ADI DOSYADA, YENİ TARİH PAYLAŞIMDA Nazım Elmas’ın 24 Mart tarihli paylaşımında, TBMM’de Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz ile Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen’le görüşme yapıldığı, bu görüşmenin ardından Giresun Dal-Çık Projesi için nisan ayı sonunun işaret edildiği belirtildi. Aynı paylaşımda Yenimahalle’de tersip bendi ve Tabaklar Deresi hattındaki taşkın önleme hazırlıkları da öne çıkarıldı. DOSYADA 2023 BAŞLANGICI, 2025 BİTİŞİ VAR Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın TBMM’ye gönderdiği resmi yanıtta, Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı için 15 Eylül 2023’te iş yeri teslimi yapıldığı, imalatta yeraltı ve deniz sularına dayanıklı sistemler kullanılacağı ve sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 7 Ocak 2025 olduğu açıkça yazıldı. Bu kayıt, dosyada projenin çok daha önce sahaya indirilmiş göründüğünü ortaya koyuyor. 2024’TE TEMEL ATILDI Resmi açıklamalar yalnızca proje dosyasıyla sınırlı değil. Giresun Valiliği’nin 8 Mart 2024 tarihli duyurusunda Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı Temel Atma Töreninin gerçekleştirildiği bildirildi. Aynı gün Anadolu Ajansı da Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun temel atma törenine katıldığını haberleştirdi. Valilik açıklamasında ve törendeki konuşmalarda proje, Giresun sahil geçişini rahatlatacak ana müdahalelerden biri olarak tanımlandı. Resmi metinlerde kavşağın şehir merkezi ile liman bağlantısını hızlandırmasının ve Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki yükü hafifletmesinin hedeflendiği vurgulandı. TAKVİM NEDEN YİNE DEĞİŞTİ? Dosyanın en dikkat çekici tarafı, farklı tarihler arasındaki açık çelişki oldu. 2024 Kasımında yerel basında yayımlanan açıklamalarda Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun projeye 2025 içinde başlanacağını söylediği aktarıldı. Buna karşın resmi yanıtta 2023 iş yeri teslimi ve 2025 başı bitiş tarihi yer aldı; şimdi ise 2026 Mart sonunda yeni bir başlangıç tarihi duyuruldu. Bu tablo, Giresun’daki tartışmanın artık “proje yapılacak mı?” sorusunu aştığını gösteriyor. Asıl mesele, resmi kayıtlardaki takvim ile siyasi açıklamalardaki takvimin neden birbirini tutmadığı ve nisan sonu için verilen yeni tarihin sahada gerçekten karşılık bulup bulmayacağı. Eldeki resmi belgeler, projenin yeni bir vaat değil; ihalesi yapılmış, iş yeri teslimi yapılmış ve temel atma töreni düzenlenmiş bir dosya olduğunu gösteriyor. KAYNAKÇA Nazım Elmas’ın 24 Mart 2026 tarihli sosyal medya paylaşımı; Giresun Valiliği’nin 8 Mart 2024 tarihli temel atma duyurusu; Anadolu Ajansı’nın 8 Mart 2024 tarihli haberi; TBMM’ye sunulan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı resmi yanıtı; 2023 ihale kayıtları ve yerel basında yayımlanan 2024 tarihli takvim haberleri.

AK PARTİ’DE BAYRAM MESAİSİ İLÇELERE YAYILDI Haber

AK PARTİ’DE BAYRAM MESAİSİ İLÇELERE YAYILDI

AK PARTİ’DE BAYRAM MESAİSİ İLÇELERE YAYILDI Giresun’da AK Parti teşkilatının bayram programı, il merkezinden ilçelere uzanan yoğun saha trafiğine dönüştü. Milletvekilleri Prof. Dr. Nazım Elmas ile Ali Temür, il ve ilçe teşkilatlarının düzenlediği bayramlaşma programlarında partililer, yerel yöneticiler, muhtarlar, esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. AK Parti Giresun teşkilatında bayram, yalnızca klasik bir kutlama takvimi olarak değil, doğrudan sahaya taşınan geniş katılımlı bir teşkilat buluşması olarak yaşandı. Giresun İl Başkanlığı’nda başlayan bayramlaşma programları, kısa sürede ilçelere yayıldı. Parti yönetimi, milletvekilleri ve teşkilat kademeleri, bayram günlerinde ilçe ilçe süren ziyaretlerle sahadaki görünürlüğünü artırdı. İL BAŞKANLIĞINDAN İLÇELERE UZANAN PROGRAM Bayramlaşma trafiğinin merkezinde AK Parti Giresun İl Başkanlığı yer aldı. İl başkanlığındaki programda teşkilat mensupları bir araya gelirken, birlik, beraberlik ve ortak hedef vurgusu öne çıktı. Bu merkez buluşmanın ardından programlar, Giresun’un farklı ilçelerinde sürdürüldü. Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas’ın bayram mesaisi Görele, Çanakçı, Eynesil, Dereli, Bulancak, Piraziz ve Doğankent hattında şekillendi. Ali Temür ise Espiye, Güce, Dereli, Bulancak, Doğankent ve il başkanlığı programlarında yer alarak bayram ziyaretlerinin ikinci ana hattını oluşturdu. Böylece AK Parti’nin bayram trafiği, il merkeziyle sınırlı kalmadan geniş bir coğrafyaya yayıldı. ELMAS, TEŞKİLAT VE YEREL KADROLARLA BULUŞTU Nazım Elmas, Görele’de İl Başkan Yardımcısı Emrullah Çakırmelikoğlu ile birlikte teşkilat mensuplarıyla bayramlaştı. Programda İlçe Başkanı Sedat Şengün, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tolga Erener, muhtarlar, dernek başkanları ve partililer de yer aldı. Çanakçı’da ise ilçe teşkilatı ve esnafla yapılan buluşma, bayramlaşmanın saha ayağını öne çıkardı. Eynesil ziyaretinde Elmas, yine Çakırmelikoğlu ile birlikte İlçe Başkanı Karaman Halil Köse, Ören Belediye Başkanı Soner Erkan, muhtarlar ve teşkilat üyeleriyle bir araya geldi. Piraziz’de Belediye Başkanı M. Esat Ayyıldız ve İlçe Başkanı Ünal Aşık’ın da katıldığı programda parti teşkilatının yerel düzeydeki birlik görüntüsü dikkat çekti. Doğankent’te ise ilçe teşkilatı mensupları ve vatandaşlarla bayram coşkusu paylaşıldı. DERELİ VE BULANCAK’TA ORTAK FOTOĞRAF Bayram programlarının en dikkat çeken duraklarından biri Dereli oldu. Burada AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür, Kadın Kolları Başkanı Fatmanur Çakır Öztürk, Gençlik Kolları Başkanı Halil İbrahim Karaca, Dereli Belediye Başkanı Zeki Şenlikoğlu, İlçe Başkanı Abdullah Önal ve teşkilat mensupları aynı programda buluştu. Dereli’de verilen kare, parti teşkilatının farklı kademelerini aynı çatı altında toplayan güçlü bir görüntü ortaya koydu. Bulancak’taki bayramlaşma programı da benzer biçimde geniş katılımla gerçekleşti. İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, milletvekilleri, kadın ve gençlik kolları yöneticileri ile ilçe teşkilatı mensupları aynı programda yer aldı. İlçe Başkanı Ömer Dik ve partililerin ev sahipliğinde yapılan buluşmada, teşkilat içi dayanışma vurgusu öne çıktı. ALİ TEMÜR’DEN İLÇE BAŞKANLIKLARINA YOĞUN TEMAS Ali Temür’ün programı da AK Parti’nin ilçe odaklı saha mesaisini belirgin biçimde güçlendirdi. Espiye İlçe Başkanlığı’nda teşkilat mensuplarıyla bayramlaşan Temür, bayramların birlik ve kardeşlik duygularını pekiştiren özel zamanlar olduğuna dikkat çekti. Güce’de de ilçe teşkilatıyla yapılan buluşmada, parti kadrolarının fedakârlığı ve teşkilat ruhu ön plana çıkarıldı. Temür, Dereli ve Bulancak programlarında Nazım Elmas ve diğer teşkilat yöneticileriyle birlikte sahaya çıktı. Doğankent’te ise teşkilat mensupları ve vatandaşlarla aynı ortamda bayramlaşarak ilçe hattındaki temasını sürdürdü. İl başkanlığındaki merkez programda da yer alan Temür, teşkilatın her kademesiyle aynı zeminde buluşan isimlerden biri oldu. BAYRAMLAŞMADAN ÖTE, TEŞKİLAT GÖVDE GÖSTERİSİ Programların bütününe bakıldığında ortaya çıkan tablo, sıradan bir bayramlaşmanın ötesine geçti. AK Parti, Giresun’da bayramı aynı zamanda teşkilat yapısını sahada tahkim eden bir organizasyon olarak kullandı. İl başkanlığı, milletvekilleri, kadın ve gençlik kolları ile ilçe başkanlıklarının aynı eksende hareket etmesi, parti içinde koordineli bir saha görüntüsü verdi. İlçelerde yapılan ziyaretler, yalnızca parti kadrolarını değil; belediye temsilcilerini, muhtarları, dernek başkanlarını, esnafı ve vatandaşları da içine alan daha geniş bir siyasi-sosyal temas hattı oluşturdu. Bu yönüyle bayram programı, AK Parti’nin Giresun’daki ilçe omurgasını görünür kılan bir saha mesaisine dönüştü. ORTAK MESAJ: BİRLİK, TEMAS, SAHA Bayram sürecinde verilen ortak mesaj net oldu. AK Parti, Giresun’da il merkeziyle yetinmeyen, ilçelere yayılan ve tabanla doğrudan temas kuran bir bayram programı yürüttü. Prof. Dr. Nazım Elmas ile Ali Temür’ün sahada yer aldığı buluşmalar, parti teşkilatının bayram boyunca ilçe ilçe organize edildiğini ve sahadaki siyasi refleksini diri tuttuğunu gösterdi.

MUHTARLARLA BÖLGE MASASI: TALEPLER VE İHTİYAÇLAR GÜNDEME GELDİ Haber

MUHTARLARLA BÖLGE MASASI: TALEPLER VE İHTİYAÇLAR GÜNDEME GELDİ

MUHTARLARLA BÖLGE MASASI: TALEPLER VE İHTİYAÇLAR GÜNDEME GELDİ AK Parti Giresun Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas, ilçe belediye başkanları, kaymakamlar, parti yöneticileri ve teşkilat mensuplarıyla birlikte muhtarlarla bir araya geldi. Toplantıda bölgenin ihtiyaçları, yerel talepler ve hizmet başlıkları masaya yatırıldı. Nazım Elmas’ın paylaşımına göre buluşmaya Çamoluk Kaymakamı Abdul Aziz Demirtaş, Çamoluk Belediye Başkanı Ergün Bakırhan, İlçe Başkanı Davut Çukuryurt, Şebinkarahisar Belediye Başkanı Ömer Şentürk, Alucra Belediye Başkanı Faruk Demirağ, Alucra İlçe Başkanı Mahmut Gündüz, önceki dönem Espiye Belediye Başkanı Mustafa Karadere ile teşkilat mensupları katıldı. Görüşmede muhtarlarla istişare yapılarak bölgenin öncelikli ihtiyaç ve taleplerinin değerlendirmeye alındığı belirtildi. Toplantının ana eksenini, yerel yönetimlerin sahadaki en önemli temas noktalarından biri olan muhtarlarla yürütülen istişare oluşturdu. Bölgede devam eden hizmetlerin, beklentilerin ve yerel düzeyde öne çıkan başlıkların ele alındığı buluşmada, ortak akıl ve koordinasyon vurgusu yapıldı. Milletvekili Nazım Elmas, muhtarlarla yapılan görüşmenin ardından birlik, beraberlik ve ortak akılla hizmet üretmeye devam edeceklerini ifade etti. Buluşma, yerel yönetimlerle saha temsilcileri arasındaki temasın sürdürülmesi açısından dikkat çeken bir toplantı olarak kayda geçti.

VALİLİKTE BAYRAMLAŞMA: GİRESUN’DA ARİFE GÜNÜNDE BİRLİK MESAJI Haber

VALİLİKTE BAYRAMLAŞMA: GİRESUN’DA ARİFE GÜNÜNDE BİRLİK MESAJI

VALİLİKTE BAYRAMLAŞMA: GİRESUN’DA ARİFE GÜNÜNDE BİRLİK MESAJI Giresun’da Ramazan Bayramı dolayısıyla düzenlenen geleneksel bayramlaşma programı, Arife günü Valilik Makam Katı’nda geniş katılımla gerçekleştirildi. Giresun Valiliği koordinesinde yapılan programda, il protokolü, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, valilik personeli ile vatandaşlar bir araya gelerek bayramlaştı. Programda birlik, beraberlik ve dayanışma vurgusu öne çıktı. Giresun Valisi Mustafa Koç’un ev sahipliğinde düzenlenen bayramlaşmaya, Giresun Milletvekilleri Prof. Dr. Nazım Elmas, Ertuğrul Gazi Konal ve Ali Temür ile Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin yanı sıra il protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. Valilik makam katında gerçekleşen buluşmada, kentte ortak aidiyet duygusunun ve bayram ikliminin güçlendirilmesi mesajı verildi. Vali Mustafa Koç, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı kutlama mesajında da birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışma duygularını öne çıkardı. Koç, bayramların gönülleri birleştiren, kırgınlıkları geride bırakan ve toplumsal bağları kuvvetlendiren özel günler olduğunu vurgularken, Giresunluların huzurlu, sağlıklı ve esenlik içinde bir bayram geçirmesi temennisinde bulundu. Mesajında memleket hasretiyle yola çıkan ve bayram için Giresun’a gelen vatandaşlara da seslenen Koç, dönüş yoluna çıkacak hemşehrilerine güvenli yolculuk dileğinde bulundu. Bayramı görev başında geçiren güvenlik güçleri, sağlık çalışanları ve emekçilere teşekkür eden Koç, şehit aileleri ile gazileri de özel olarak anarak Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerle kutladı. Arife gününde gerçekleştirilen bayramlaşma programı ile yayımlanan kutlama mesajı, Giresun’da yalnızca resmi protokol düzeyinde değil, toplumsal zeminde de birlik ve dayanışma çağrısının öne çıktığı bir bayram tablosu ortaya koydu.

ÇANAKKALE RUHU GİRESUN’DA SAHNEYE TAŞINDI Haber

ÇANAKKALE RUHU GİRESUN’DA SAHNEYE TAŞINDI

ÇANAKKALE RUHU GİRESUN’DA SAHNEYE TAŞINDI 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi’nde düzenlenen anma programında, Çanakkale ruhu bir kez daha yaşatıldı. Törende duygu yüklü tiyatro gösterisi sahnelenirken, çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri protokol üyeleri tarafından verildi. Giresun’da 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü kapsamında anlamlı bir anma programı düzenlendi. Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Giresun Valisi Mustafa Koç ile Giresun Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas da katıldı. Törende, Çanakkale Zaferi’nin millet hafızasındaki yeri ve şehitlerin fedakârlığı bir kez daha vurgulandı. Program, öğrenciler tarafından sahnelenen tiyatro gösterisiyle başladı. Milli mücadele dönemini ve “Çanakkale geçilmez” şiarını konu alan gösteri, salonda duygu dolu anlara sahne oldu. Anma programının devamında, günün anlam ve önemine binaen düzenlenen çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Başarılı öğrencilere ödüller, Vali Mustafa Koç, Milletvekili Nazım Elmas ve protokol üyeleri tarafından verildi. Giresun’da düzenlenen program, hem Çanakkale ruhunun yeni nesillere aktarılması hem de 18 Mart’ın taşıdığı tarihî anlamın güçlü biçimde hatırlatılması açısından dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.