Hava Durumu

#Mutlak Butlan

giresunsonhaber - Mutlak Butlan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mutlak Butlan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BAŞARIR GİRESUN’DAN SESLENDİ: “İL BAŞKANLARIMIZIN VE ÖRGÜTLERİMİZİN YANINDAYIZ” Haber

BAŞARIR GİRESUN’DAN SESLENDİ: “İL BAŞKANLARIMIZIN VE ÖRGÜTLERİMİZİN YANINDAYIZ”

BAŞARIR GİRESUN’DAN SESLENDİ: “İL BAŞKANLARIMIZIN VE ÖRGÜTLERİMİZİN YANINDAYIZ” CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Giresun’da örgütle buluştu, pazarda esnafı dinledi, Millet Bahçesi’nde yurttaşlara seslendi. Ekonomi, hukuk, CHP’deki mutlak butlan tartışmaları ve örgüt iradesi üzerinden iktidara ve parti içi sürece sert mesajlar verdi. CHP Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Giresun programı kapsamında partililer, esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek’in koordinasyonunda gerçekleştirilen programda Başarır, hem Giresun’un yerel sorunlarına hem de Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başarır, Giresun Tarihi Millet Bahçesi’nde düzenlenen halk buluşmasında yaptığı konuşmada, iktidarın ekonomi politikalarını, hukuk uygulamalarını ve CHP’de yaşanan mutlak butlan sürecini eleştirdi. CHP örgütlerinin iradesine müdahale edildiğini savunan Başarır, “Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı tebligatla olunmaz, mahkeme salonlarından çıkmaz; Ankara Atatürk Spor Salonu’ndan çıkar” dedi. Program kapsamında Başarır’a; CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Giresun Belediye Başkanvekili Erkan Hacak, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri, İl Genel Meclisi üyeleri, kadın ve gençlik kolları yöneticileri ile partililer eşlik etti. İLK DURAK CHP İL BAŞKANLIĞI OLDU Ali Mahir Başarır’ın Giresun’daki ilk durağı CHP Giresun İl Başkanlığı oldu. Parti binasında gerçekleştirilen örgüt buluşmasında Başarır, CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, ilçe başkanları ve partililerle bir araya geldi. Toplantıda Giresun’daki saha çalışmaları, yerel gündem, ülke siyaseti ve gün boyu sürdürülecek programın kapsamı değerlendirildi. CHP örgütünün geniş katılım gösterdiği buluşmada, partinin Giresun’da sahadaki temaslarını daha güçlü biçimde sürdüreceği mesajı verildi. Program öncesinde CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek tarafından yapılan çağrıda, buluşmanın yalnızca parti içi bir ziyaret olmadığı, aynı zamanda vatandaşlarla doğrudan temas kurulacak kapsamlı bir saha çalışması olduğu vurgulanmıştı. Şenyürek’in davetinde şu ifadeler yer almıştı: “CHP Mersin Milletvekilimiz Ali Mahir Başarır’ın katılımıyla Giresun’da hem örgütümüzle hem esnafımızla hem de halkımızla bir araya geleceğiz. Giresun merkezde ve Tirebolu’da gerçekleştireceğimiz programlarımıza tüm hemşehrilerimizi davet ediyoruz. Halkın sesini dinlemek, sorunları yerinde konuşmak ve dayanışmayı büyütmek için tüm vatandaşlarımızı buluşmalarımıza bekliyoruz.” CUMARTESİ PAZARI’NDA ESNAF VE VATANDAŞLARI DİNLEDİ İl Başkanlığı’ndaki örgüt buluşmasının ardından CHP heyeti, Yeniyol mevkiindeki Cumartesi Pazarı’na geçti. Başarır, Şenyürek, Gezmiş, ilçe başkanları ve partililer, pazar esnafını ziyaret ederek vatandaşlarla görüştü. Pazar ziyaretinde ekonomik koşullar, alım gücündeki düşüş, pazar fiyatları, esnafın artan maliyetleri ve yurttaşların günlük yaşamda karşılaştığı sıkıntılar gündeme geldi. CHP heyeti, esnaf ve vatandaşların taleplerini dinleyerek not aldı. Görüşmelerde özellikle girdi maliyetleri, ürün fiyatları, satışlardaki düşüş ve vatandaşın pazardaki alım gücü üzerinde duruldu. CHP heyeti, sahada alınan notların hem yerel hem de genel siyaset gündeminde değerlendirileceğini ifade etti. ATAPARK VE MİLLET BAHÇESİ’NDE HALKLA BULUŞTU Cumartesi Pazarı ziyaretinin ardından CHP heyeti Atapark’ta vatandaşlarla bir araya geldi. Burada da halkla doğrudan temas kuran Başarır ve beraberindeki heyet, yurttaşların talep, öneri ve beklentilerini dinledi. Giresun merkezdeki programın en geniş katılımlı bölümü ise Giresun Tarihi Millet Bahçesi’nde gerçekleştirildi. CHP Giresun İl Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, ilçe başkanları ve partililerin Millet Bahçesi’nde vatandaşlarla bir araya geldiği bildirildi. Millet Bahçesi buluşmasında ekonomik koşullar, hayat pahalılığı, emeklilerin geçim sorunu, esnafın maliyet baskısı, yerel sorunlar, hukuk ve demokrasi başlıkları öne çıktı. “GİRESUN’A GELDİĞİMDE KENDİMİ EVİMDE GİBİ HİSSEDİYORUM” Millet Bahçesi’nde vatandaşlara seslenen Ali Mahir Başarır, Giresun’la aile bağları bulunduğunu belirterek Tirebolu ve Giresun’un damadı olmaktan gurur duyduğunu söyledi. Başarır, Karadeniz programının kendisi açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade ederek, “İki kızımın yarısı Giresunlu. Buraya geldiğimde kendimi evimde gibi hissediyorum” dedi. Türkiye’nin zor bir süreçten geçtiğini ancak mücadele ve umut duygusunu koruduklarını belirten Başarır, CHP’deki değişim sürecinin örgütün iradesiyle gerçekleştiğini savundu. Başarır, CHP’nin 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Türkiye’nin birinci partisi olmasının ardından hedef alındığını ileri sürerek, “Bizim suçumuz 31 Mart’ta 24 yıl sonra birinci parti olmamız, AKP’yi yenmemizdir. Bunun hazmedilemediğini görüyoruz” ifadelerini kullandı. “EMEKLİ MAAŞIYLA 20 GÜN GEÇİNEMİYOR” Konuşmasında ekonomiye geniş yer ayıran Başarır, milyonlarca yurttaşın geçim sıkıntısı yaşadığını belirtti. İktidarın temel sorunlara çözüm üretmek yerine muhalefeti hedef aldığını savunan Başarır, açlık sınırı ve emekli maaşları üzerinden iktidara tepki gösterdi. Başarır, “Açlık sınırı 36 bin liraya ulaştı, en düşük emekli aylığı ise 23 bin 550 lira. Bundan utanmayan, sıkılmayan bir iktidar var. Utanın bir parça, utanın. Sanki bu ülkenin sorunu muhalefetmiş gibi, muhalefet partisine darbe yapıyorsunuz. Bir sokağa çıkın, insanlarla, emeklilerle konuşun. Emekli maaşıyla 20 gün geçinemiyor. Pazara gidemiyor, evladına el açmak zorunda kalıyor” dedi. Milyonlarca yurttaşın icra dosyaları, barınma sorunu ve tahliye davalarıyla mücadele ettiğini ifade eden Başarır, iktidarın bu sorunlara çözüm üretmediğini ileri sürdü. Başarır, “Barınma sorununu çözemiyorlar ama Türkiye’nin birinci partisine darbe yapmayı biliyorlar. Hiçbir darbeye, hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz. Millet ve yurttaşlarımız arkamızda olduğu sürece yolumuzda yürümeye devam edeceğiz” diye konuştu. “MECLİS YOKSA SOKAK VAR” TBMM’de disipline sevk edilmesi nedeniyle bir süredir kürsüde konuşamadığını belirten Başarır, siyasi mücadelesini meydanlarda ve halkın içinde sürdüreceğini söyledi. Başarır, “Meclis yoksa sokak var. Ben meydanlarda, sokakta, milletle konuşurum. Emekliyi, işçiyi, haksızlığı, adaleti konuşmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı. CHP’nin yeni dönemde daha fazla halkın içinde olacağını belirten Başarır, büyük mitinglerin yanı sıra mahalle mahalle, belde belde ve köy köy çalışmalar yürütüleceğini kaydetti. Başarır, “Bir bank, bir sandalye, bir tabure ve bir mikrofon bize yeter. Ama en önemlisi yürektir. O yürek de bu örgütte vardır” dedi. MUTLAK BUTLAN TARTIŞMASINA SERT TEPKİ Başarır, konuşmasında CHP’de yaşanan mutlak butlan sürecine de değindi. Sürecin parti örgütlerinin iradesine yönelik bir müdahale olduğunu savunan Başarır, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da seslendi. Başarır, “Maalesef bir butlan kararı çıktı. 13 yıl gönül verdiğimiz birisi ve birkaç arkadaşı, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olduğunu sanıyor. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı tebligatla olunmaz. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı mahkeme salonlarından çıkmaz; Ankara Atatürk Spor Salonu’ndan çıkar. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı saraydan medet ummaz, milletten medet umar” dedi. Kılıçdaroğlu’nun yaşananların zamanla unutulacağını düşündüğünü öne süren Başarır, şöyle devam etti: “Kemal Bey, 13 yıl unutulur mu? Son seçimlerde partiyi birinci yapan Sayın Özgür Özel’in emeği unutulur mu? Bize gönül veren milyonların gözyaşları unutulur mu? Unutulmaz Kemal Bey. Yol yakınken evine dön. Bu millete, bu partiye ve yol arkadaşlarına daha fazla kötülük yapma.” “İL BAŞKANLARIMIZIN VE ÖRGÜTLERİMİZİN YANINDAYIZ” CHP’de görevden alınan il başkanlarıyla ilgili de konuşan Başarır, Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek ve görevden uzaklaştırılan diğer il başkanlarının yanında olduklarını söyledi. Başarır, “Benim il başkanlarımı değil, bizim il başkanlarımızı görevden alıyorlar. Ancak bu örgütler seçimi kazanmak için yeniden illerine, sokaklarına ve halkın arasına çıkacaktır” ifadelerini kullandı. CHP’nin seçilmiş genel başkanı, parti meclisi, kurultay delegeleri, üyeleri ve örgütleriyle bir bütün olduğunu belirten Başarır, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceğini örgüt belirler, üyeler belirler, delegeler belirler” dedi. “BURADA TEK GÜÇ VAR, ÖRGÜT VAR” Partinin ikiye bölüneceği yönündeki tartışmalara da yanıt veren Başarır, CHP içinde belirleyici gücün örgüt iradesi olduğunu savundu. Başarır, “Parti ikiye nasıl bölünür? İki ayrı güç olduğunda bölünür. Burada tek güç var; biz varız. Bölünecek hiçbir şey yok. Muradımız; partimizle, evimizle, yuvamızla, altı okla ve örgütlerimizle birlikte seçime girmektir” diye konuştu. “Devleti ve sarayı arkama aldım, partiyi size vermem” anlayışının kabul edilemeyeceğini belirten Başarır, yaşanan sürecin bir bölünme değil, birleşme ve bütünleşme mücadelesi olduğunu savundu. Başarır, “Bu bir kaçış değil, bu bir bölünme değil. Bu; ezilenleri, adalet arayanları, tutuklanan sanatçıları, siyasetçileri, belediye başkanlarını ve gençleri kurtarmak için bir birleşme, bütünleşmedir” dedi. DENİZ GÖKTAŞ’IN TUTUKLANMASINA TEPKİ Başarır, konuşmasında komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına da değindi. İfade özgürlüğü ve adalet vurgusu yapan Başarır, hukukun siyasi iktidarın tercihlerine göre işletildiğini ileri sürdü. Sanatçıların, gençlerin, siyasetçilerin ve belediye başkanlarının baskı altında tutulduğunu savunan Başarır, adalet talebinin herkes için geçerli olması gerektiğini belirtti. “AÇLIĞA VE SEFALETE MAHKUM DEĞİLİZ” Konuşmasının sonunda yurttaşlara mücadele çağrısı yapan Başarır, Türkiye’nin yoksulluğa ve adaletsizliğe mahkum olmadığını söyledi. Başarır, “Biz açlığa, sefalete, 23 bin 550 liraya, kiramızı ödeyemeyecek hale gelmeye, icra mahkemelerine ve salonlarına mahkum değiliz. Atanmış Kemal Kılıçdaroğlu’na da Tayyip Erdoğan’a da mahkum değiliz. Bize inanın, bize güvenin, bizimle beraber yürümeye devam edin. Her şey çok güzel olacak” ifadelerini kullandı. TİREBOLU’DA ÖRGÜT VE HALK BULUŞMASI Giresun merkezdeki programların ardından Başarır ve beraberindeki CHP heyeti Tirebolu’ya geçti. CHP Tirebolu İlçe Başkanlığı önünde partililerle buluşan Başarır, burada da kısa bir konuşma yaptı. Tirebolu programı kapsamında ilçe örgütüyle bir araya gelen heyet, daha sonra ilçe merkezinde esnafı ve vatandaşları ziyaret ederek sorunlarını dinledi. CHP heyetinin Giresun programı; İl Başkanlığı’ndaki örgüt buluşması, Cumartesi Pazarı ziyareti, Atapark ve Millet Bahçesi halk buluşmaları ile Tirebolu’daki temasları kapsayan geniş bir saha çalışması olarak tamamlandı. GİRESUN’DA HEM YEREL HEM ULUSAL GÜNDEM KONUŞULDU Ali Mahir Başarır’ın Giresun ziyareti, yalnızca yerel saha programı olarak değil, CHP’de son dönemde yaşanan hukuki ve siyasi tartışmaların gölgesinde yapılan dikkat çekici bir siyasi temas olarak da öne çıktı. Giresun’daki temaslarda bir yandan hayat pahalılığı, pazar fiyatları, esnafın maliyetleri, emeklilerin geçim sıkıntısı ve vatandaşın alım gücü konuşulurken; diğer yandan CHP’deki mutlak butlan süreci, il başkanlıkları tartışması, hukuk, demokrasi ve örgüt iradesi başlıkları gündeme geldi. CHP Giresun İl Başkanlığı’nın çağrısı ve gün içindeki saha çalışmaları, programın örgüt toplantısıyla sınırlı kalmadığını; esnaf, vatandaş ve halk buluşmalarını kapsayan geniş bir temas programı olarak yürütüldüğünü gösterdi. Program boyunca verilen mesajlarda, halkın sorunlarını yerinde dinleme, talepleri sahadan alma, örgüt iradesini savunma ve CHP’nin siyasetini doğrudan vatandaşla temas üzerinden güçlendirme vurgusu öne çıktı.

BUTLANCILARIN ÖRGÜT OPERASYONU: SEÇİLMİŞ İL BAŞKANLARI HEDEFTE Haber

BUTLANCILARIN ÖRGÜT OPERASYONU: SEÇİLMİŞ İL BAŞKANLARI HEDEFTE

BUTLANCILARIN ÖRGÜT OPERASYONU: SEÇİLMİŞ İL BAŞKANLARI HEDEFTE CHP’de “mutlak butlan” tartışmasıyla başlayan süreç, seçilmiş il başkanlarına yönelik yeni bir tasfiye dalgasına dönüştü. MYK toplantısının ardından 26 il başkanlığı ve bazı ilçe örgütleri görevden alınırken, 7 il başkanı hakkında da kesin ihraç istemiyle disiplin süreci başlatıldı. Parti kulislerinden yansıyan bilgilere göre Giresun’da ise operasyonun beklenen karşılığı bulmadığı, birçok isme il başkanlığı teklif edilmesine rağmen hiçbir ismin bu görevi kabul etmediği öğrenildi. Böylece Giresun’da örgüt iradesini hedef alan hamlenin boşa düştüğü, seçilmiş yapıya karşı yürütülen girişimin sahada karşılık bulmadığı değerlendiriliyor. SANDIKLA GELENLER, MERKEZ KARARIYLA TASFİYE EDİLDİ CHP MYK sonrası yapılan açıklamada 26 il başkanının görevden alındığı, 7 il başkanının ise kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildiği bildirildi. Sözcü’nün aktardığına göre görevden alınan il ve örgütler arasında Ağrı İl Örgütü ve Merkez İlçe Örgütü, Aksaray, Amasya, Batman, Bilecik, Bolu, Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Düzce ve Akçakoca Örgütü, Eskişehir, Hakkari, Iğdır, Kars, Kırıkkale, Manisa, Mardin, Muğla, Muş, Niğde ve merkez ilçe, Nevşehir, Osmaniye ve merkez ilçe, Samsun, Sivas, Tunceli ve Sinop yer aldı. Bu tablo, sıradan bir görev değişikliği değil; delege iradesiyle seçilmiş il başkanlarının merkezden alınan kararla görevden uzaklaştırılması anlamına geliyor. CHP gibi kongre kültürü ve örgüt geleneği güçlü bir partide il başkanlığı, yalnızca bir makam değil; üyelerin, delegelerin ve yerel örgütlerin sandıkta ortaya koyduğu iradenin sonucudur. 7 İL BAŞKANI İÇİN İHRAÇ İSTEMİ Aynı açıklamada Denizli, Muğla, Eskişehir, Sinop, Kars, Mardin ve Tunceli il başkanlarının da kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildiği duyuruldu. Bu karar, sürecin yalnızca görevden alma düzeyinde kalmadığını, seçilmiş il başkanları üzerinde disiplin baskısıyla genişletildiğini gösterdi. GİRESUN’DA OPERASYON TUTMADI Parti kulislerinden edinilen bilgilere göre Giresun’da butlan yönetiminin il başkanlığı için yeni isim arayışına girdiği, ancak teklif götürülen isimlerin görevi kabul etmediği öğrenildi. Giresun örgütünde seçilmiş iradeye karşı yürütülen bu hamlenin karşılık bulmadığı, örgüt tabanında “atanmış yönetim” anlayışına mesafe konulduğu ifade ediliyor. Bu gelişme, Giresun açısından ayrı bir siyasi not olarak kayda geçti. Çünkü operasyonun en kritik aşaması, yalnızca mevcut il başkanını hedef almak değil; yerine siyasi meşruiyet taşıyacak bir isim bulabilmekti. Ancak edinilen bilgilere göre bu arayış sonuçsuz kaldı. Böylece Giresun’da butlancıların hamlesi, daha başlamadan meşruiyet krizine takıldı. İL BAŞKANLARININ İSİMLERİ KAYNAKLARDA NASIL GEÇİYOR? Sözcü haberinde görevden alınan 26 il başkanı için ağırlıklı olarak il adları verilmiş, isimler tek tek sıralanmamıştır. Ancak CHP’nin resmi il başkanları sayfasında bazı iller için şu isimler yer almaktadır: Ağrı’da Ali Bayram, Aksaray’da Bilal Özdemir, Amasya’da İlker Küp, Batman’da Adnan Yaşar, Bilecik’te Ali Özdemir, Bolu’da Tahsin Mert Karagöz, Çanakkale’de Levent Gürbüz, Denizli’de Ali Osman Horzum, Diyarbakır’da Mehmet Berk, Düzce’de Özcan Dağıstanlı, Eskişehir’de Talat Yalaz, Hakkari’de Suzan Çakırbeyli, Iğdır’da Nizamettin Ada, Kars’ta Onur Uludaşdemir, Kırıkkale’de Onur Yüksel Bozdağ, Manisa’da İlksen Özalper, Mardin’de Azad Kılınçaslan, Muğla’da Nail Kızıl, Muş’ta Mehmet Şerif Sönmez, Nevşehir’de Bülent Yumuş, Niğde’de Bünyamin Kıvrakdal, Osmaniye’de Mutlu Yavuzer, Samsun’da Mehmet Özdağ, Sinop’ta Aykut Cem Yalçınkaya, Sivas’ta Yılmaz Coşkun ve Tunceli’de Berkay Gündoğan görülmektedir. Ancak bu resmi listenin görevden alma kararları sonrasında güncellenmiş olabileceği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle isimler haber metninde “CHP’nin resmi sayfasında görünen isimler” kaydıyla kullanılmalı; “görevden alınan eski başkanların kesin listesi” olarak sunulmamalıdır. DELEGE İRADESİNE KARŞI MERKEZ MÜHENDİSLİĞİ İl başkanları, parti örgütünün sıradan memurları değildir. Her il başkanının arkasında mahalle delegeleri, ilçe kongreleri, il kongreleri ve yerel örgüt emeği vardır. Bu nedenle seçilmiş il başkanlarının toplu şekilde görevden alınması, yalnızca kişilere yönelik bir işlem değil; örgütün seçme hakkına yönelik doğrudan bir müdahaledir. CHP’de bugün tartışılan mesele kimin görevden alındığından daha büyüktür. Asıl mesele, örgütün seçtiği yöneticilerin merkez kararıyla yok sayılıp sayılamayacağıdır. Eğer parti içi demokrasi, kongre sandığından değil de merkezde kurulan siyasal denklemlerden ibaret hâle gelirse, geriye örgüt değil yalnızca tabela kalır. BUTLAN YÖNETİMİNİN MEŞRUİYET KRİZİ DERİNLEŞİYOR Habertürk’ün daha önce aktardığı süreçte Gaziantep, Adana, Malatya, Ankara ve İzmir’de görevden alma kararları alınmış; Erzurum, Bursa, Bitlis, Mardin, İstanbul ve Batman’da ise disiplin süreçleri işletilmişti. Aynı haberde Özgür Özel’in, seçilmiş il başkanlarının arkasında olduklarını belirttiği ve kararları “hukuksuz” olarak nitelendirdiği aktarılmıştı. Bu nedenle son karar, tekil bir işlem değil; haftalara yayılan örgüt operasyonunun yeni halkasıdır. Önce bazı büyükşehirler, ardından yeni dalga ile 26 il… Ortaya çıkan tablo, parti içi muhalefeti disiplin yoluyla bastırma ve seçilmiş örgüt yapısını merkezden yeniden dizayn etme girişimi olarak okunuyor. TARİHE DÜŞÜLEN NOT CHP’de 30 Haziran 2026 tarihi, sıradan bir MYK kararı olarak değil; seçilmiş il başkanlarının merkez kararıyla hedef alındığı gün olarak kayda geçti. Sandıkla gelen il başkanlarının masa başı kararlarla tasfiye edilmesi, parti içi demokrasinin en ağır sınavlarından biri olarak hafızalara kazındı. Giresun’da ise bu sürecin ayrı bir anlamı oldu. Kulis bilgilerine göre il başkanlığı tekliflerinin kabul görmemesi, örgüt tabanında butlan yönetimine yönelik mesafenin açık göstergesi olarak değerlendirildi. Bu tablo, Giresun’da seçilmiş iradeye karşı yürütülen operasyonun siyasi zemin bulamadığını ortaya koydu. ÖRGÜTÜN ÜZERİNE BASAN, PARTİNİN ZEMİNİNİ KAYBEDER Bir siyasi partide örgüt iradesi yok sayılırsa, geriye yalnızca bina, mühür ve tabela kalır. CHP’nin tarihsel iddiası, üyeye, delegeye ve kongreye dayanan örgüt gücüdür. Bugün seçilmiş il başkanlarını hedef alan kararlar, yalnızca kişisel görev değişiklikleri değil; partinin demokrasi iddiasına vurulmuş ağır bir darbedir. Butlancıların Giresun’da karşılık bulamaması ise bu sürecin en dikkat çekici başlıklarından biri oldu. Çünkü örgütün kabul etmediği hiçbir atama, kağıt üzerinde yazılı olsa bile siyasi meşruiyet üretemez. Parti Sözcümüz Müslim Sarı, basın toplantısı düzenliyor. https://t.co/AwPhd4xXX9 . http://— CHP ???????? (@herkesicinCHP) June 30, 2026 6 İLDE YENİ GÖREVLENDİRME Görevden almaların ardından 6 ilde yeni il başkanları görevlendirildi. Buna göre; Batman İl Başkanlığına Yılmaz Özkanat, Çanakkale İl Başkanlığına Koray Akkılıç, Mardin İl Başkanlığına Mahmut Duyan, Osmaniye İl Başkanlığına Rıza Tekerek, Niğde İl Başkanlığına Tevfik Caymaz ve Tunceli İl Başkanlığına Kemal Özcan getirildi.

KILIÇDAROĞLU RÖPORTAJI CHP’DEKİ KRİZİ BÜYÜTTÜ: Haber

KILIÇDAROĞLU RÖPORTAJI CHP’DEKİ KRİZİ BÜYÜTTÜ:

KILIÇDAROĞLU RÖPORTAJI CHP’DEKİ KRİZİ BÜYÜTTÜ: SORULAR CEVAPLANDI, TARTIŞMA DAHA DA SERTLEŞTİ Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de yaptığı özel röportaj, CHP’de mutlak butlan kararıyla başlayan krizi yatıştırmak yerine yeni tartışma başlıkları açtı. Kılıçdaroğlu, görevi kabul etmesini “kayyımı önleme” gerekçesiyle savundu; ancak belediye operasyonları, yargının siyasallaşması, masumiyet karinesi ve parti içi “arınma” söylemi konusunda verdiği yanıtlar muhalefet tabanındaki soru işaretlerini büyüttü. “ARINMA” SÖYLEMİ KRİZİN MERKEZİNE YERLEŞTİ CHP’de mahkeme kararıyla yeniden genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, röportaj boyunca en güçlü vurgusunu “arınma” kavramı üzerinden yaptı. Kılıçdaroğlu, CHP’nin “ahlaki üstünlüğünü” koruması gerektiğini söyledi, parti içinde para, çıkar ve rüşvet iddialarına karışanların barındırılamayacağını savundu. Ancak bu söylem, röportajın en tartışmalı alanlarından biri haline geldi. Kılıçdaroğlu, parti içinde kirli ilişkiler bulunduğunu öne sürerken isim vermekten kaçındı. “Rüşvetçi belediye başkanları”, “para pul işine girenler” ve “kirli ilişkiler” ifadeleriyle geniş bir çerçeve çizdi; fakat bu iddiaların kimleri kapsadığı, hangi kesinleşmiş belgelere dayandığı ve masumiyet karinesinin nasıl korunacağı sorularına net bir sınır koymadı. Bu durum, CHP’li belediye başkanları ve parti yöneticileri hakkında toplu bir töhmet algısı doğurdu. Kılıçdaroğlu’nun isim vermeden yaptığı ağır suçlamalar, hukuki netlikten çok siyasi gerilimi besleyen bir dil olarak öne çıktı. YARGI SİYASALLAŞTI DEDİ, YOLSUZLUK DOSYALARINI AYRI TUTTU Röportajın en belirgin çelişkilerinden biri yargı değerlendirmesinde ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu, Türkiye’de yargının bağımsız olmadığını, Can Atalay, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala gibi dosyalarda siyasi kararlar verildiğini söyledi. Buna karşılık CHP’li belediyelere yönelik yolsuzluk dosyalarında iddianamelerin ve itirafçı beyanlarının dikkate alınması gerektiğini savundu. Bu ayrım, röportajın en sert sorgulanan noktalarından biri oldu. Gazeteciler, aynı yargı düzeninin CHP’li belediyelere yönelik dosyaları da siyasi amaçla kullanıp kullanamayacağını sordu. Kılıçdaroğlu, yargının siyasallaştığını kabul etmesine rağmen yolsuzluk iddialarının tümüyle siyasi operasyon sayılmasına karşı çıktı. Bu yaklaşım, CHP tabanındaki ana itirazı güçlendirdi. Çünkü Kılıçdaroğlu bir yandan iktidarın yargı üzerindeki etkisini kabul etti, diğer yandan CHP’li isimlere yöneltilen bazı iddiaları parti içi arınmanın gerekçesi haline getirdi. MASUMİYET KARİNESİ TARTIŞMASI AÇIKTA KALDI Röportajda Kılıçdaroğlu’na en doğrudan yöneltilen sorulardan biri masumiyet karinesi oldu. Gazeteciler, hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan belediye başkanları ve parti yöneticileri için “kirli”, “rüşvetçi” ya da “arınması gereken” gibi ifadelerin nasıl kullanılabileceğini sordu. Kılıçdaroğlu, kimseyi suçlu ilan etmediğini, “sorunlu belediye başkanı” ile “suçlu belediye başkanı” arasında fark bulunduğunu söyledi. Ancak röportajın genelinde kullandığı sert ifadeler bu ayrımı zayıflattı. Hukuki kesinlik oluşmadan “aklanın gelin” yaklaşımı, parti içi disiplin sürecinin yargı kararının önüne geçirilip geçirilmediği tartışmasını beraberinde getirdi. Bu başlık, röportajın ardından Kılıçdaroğlu’na yönelen eleştirilerin ana eksenlerinden biri haline geldi. GENEL MERKEZ GÖRÜNTÜLERİ İÇİN SORUMLULUĞU KABUL ETMEDİ CHP Genel Merkezi’nde polisin zorla içeri girdiği, biber gazı ve arbede görüntülerinin yaşandığı süreç de röportajın en kritik bölümlerinden biri oldu. Kılıçdaroğlu, görüntülerin vicdanını sızlattığını söyledi; ancak kendisini sorumlu tutmadı. Kılıçdaroğlu, polisin zorla girmesini istemediğini, kararın tebliği için icra işlemi yapılmasının beklendiğini savundu. Buna karşılık gazeteciler, avukatı Celal Çelik’in Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne yazdığı “parti genel merkezinin tarafımıza teslimi” içerikli başvuruyu hatırlattı. Kılıçdaroğlu, bu başvurunun polis müdahalesi anlamına gelmediğini söyledi. Ancak bu yanıt, kamuoyunda oluşan “Kılıçdaroğlu’nun görevi kabul etmesi bu görüntülerin yolunu açtı” eleştirisini tamamen ortadan kaldırmadı. “KAYYIMI ÖNLEDİM” SAVUNMASI İKNA KRİZİNİ AŞAMADI Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararını kabul etmeseydi CHP’ye kayyım atanacağını savundu. Bu nedenle görevi üstlenmesini partiye dışarıdan müdahaleyi engelleyen bir adım olarak anlattı. Ancak röportajda bu savunma da sorgulandı. Kılıçdaroğlu’na “Kayyım gelse ne yapardı da siz yapmıyorsunuz?” sorusu yöneltildi. Kılıçdaroğlu, kendisinin parti tüzüğü, Parti Meclisi, MYK ve disiplin kurulu çerçevesinde hareket ettiğini, dışarıdan atanacak bir kayyımın ise bu yapıları devre dışı bırakabileceğini söyledi. Buna rağmen CHP seçmeninin önemli bir bölümünde oluşan “siyasi irade mahkeme kararıyla değiştirildi” algısı röportajla giderilemedi. Kılıçdaroğlu’nun kayyım savunması, hukuki bir gerekçe olarak sunuldu; fakat siyasi meşruiyet tartışmasını kapatmaya yetmedi. İKTİDARLA İŞBİRLİĞİ SORUSUNA NET RET, BUTLAN KARARINA TEMKİNLİ YANIT Kılıçdaroğlu, Erdoğan’la ya da iktidarla gizli bir işbirliği yaptığı iddiasını kesin dille reddetti. Erdoğan’ı en sert eleştiren siyasetçilerden biri olduğunu belirtti, iktidarla perde arkasında herhangi bir anlaşma yürütmediğini söyledi. Ancak butlan kararının iktidarın yargıya müdahalesiyle alınıp alınmadığı sorusunda daha temkinli konuştu. Kararın siyasi sonuçları olduğunu kabul etti; fakat iktidarın doğrudan müdahalesi olup olmadığını bilmediğini söyledi. Bu yanıt, röportajın eleştirel okumalarında önemli bir yer tuttu. Kılıçdaroğlu, geçmişte Akın Gürlek ve siyasi yargı kararları konusunda sert ifadeler kullanırken, kendi lehine sonuç doğuran mutlak butlan kararında aynı kesinlikte bir siyasi müdahale değerlendirmesi yapmadı. GAZETECİLERİN ISRARLI SORULARI RÖPORTAJIN SEYRİNİ BELİRLEDİ Röportajın dikkat çeken yönlerinden biri, gazetecilerin Kılıçdaroğlu’nun yanıtlarını sık sık takip sorularıyla zorlaması oldu. Barış Terkoğlu, Aslı Kurtuluş Mutlu ve program moderasyonu, belediye operasyonları, kurultay davası, iddianameler, fezlekeler, masumiyet karinesi ve Genel Merkez’de yaşananlar konusunda Kılıçdaroğlu’na defalarca aynı eksende sorular yöneltti. Kılıçdaroğlu ise bazı sorularda yanıtı parti içi ahlaki üstünlük tartışmasına çekti. Bu tercih, röportajın haber değerini artırırken aynı zamanda kamuoyunda yeni bir tartışma alanı oluşturdu. CHP’DE KRİZ YATIŞMADI, SİYASİ HAT DAHA DA SERTLEŞTİ Röportaj, Kılıçdaroğlu’nun kendi pozisyonunu savunduğu kapsamlı bir açıklama niteliği taşıdı. Ancak verilen yanıtlar, CHP içindeki ayrışmayı sonlandıracak bir zemin oluşturmadı. Kılıçdaroğlu’nun “arınma” vurgusu, parti içi hesaplaşma mesajı olarak öne çıktı. Belediyelere yönelik dosyalarda yargının siyasal niteliğiyle yolsuzluk iddiaları arasında kurduğu ayrım ise muhalefet tabanındaki güven tartışmasını daha da derinleştirdi. CHP’de mutlak butlan kararıyla başlayan süreç, bu röportajın ardından yalnızca hukuki bir tartışma olmaktan çıktı; parti kimliği, siyasi meşruiyet, seçmen iradesi, yargı güveni ve muhalefetin iktidar karşısındaki ortak hattı üzerinden daha geniş bir krize dönüştü.

CHP’DE KAYYUM YÖNETİMİNDEN ÖRGÜT TASFİYESİ Haber

CHP’DE KAYYUM YÖNETİMİNDEN ÖRGÜT TASFİYESİ

CHP’DE KAYYUM YÖNETİMİNDEN ÖRGÜT TASFİYESİ MAHKEME KARARIYLA GELEN YÖNETİM CHP’DE ÖRGÜTLERİ DAĞITMAYA BAŞLADI CHP’de mahkeme kararıyla göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi, parti örgütlerinde geniş kapsamlı disiplin, fesih ve atama sürecini başlattı. Parti Sözcüsü Müslim Sarı, 6 mevcut ve eski il başkanının tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini, aralarında Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Gaziantep ve Malatya’nın da bulunduğu çok sayıda il yönetiminin feshedildiğini açıkladı. Olağanüstü kurultay için Genel Merkez’e sunulan imzalar incelemeye alınırken, yönetim kendi olağan kurultay takvimi için 6 kişilik komisyon kurdu. KAYYUM TARTIŞMASI TEŞKİLAT OPERASYONUNA DÖNÜŞTÜ CHP’de mahkeme kararıyla başlayan yönetim krizi, parti örgütlerine yönelik kapsamlı bir tasfiye sürecine dönüştü. Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu, il başkanları, eski il başkanları, il yönetimleri, ilçe örgütleri ve Kadın Kolları Genel Başkanlığı’nı kapsayan bir dizi karar aldı. CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Genel Merkez’de düzenlediği basın toplantısında, 6 ismin tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini, birçok il yönetiminin feshedildiğini ve yerlerine yeni görevlendirmeler yapıldığını açıkladı. CHP’nin resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamada MYK toplantısının Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında yapıldığı, kararların “mutlak butlan davası” ve “partinin kurumsal kimliğini zedeleyici tutum ve davranışlar” gerekçesiyle alındığı belirtildi. (CHP) 6 İSİM TEDBİRLİ OLARAK DİSİPLİNE SEVK EDİLDİ Sarı, mahkeme süreciyle ilişkilendirilen 3 mevcut il başkanı ile 3 eski il başkanı hakkında disiplin süreci başlatıldığını açıkladı. Sarı, kararı şu ifadeyle duyurdu: “3’ü mevcut il başkanı, 3’ü önceki dönem il başkanı 6 arkadaşımızı tedbirli bir biçimde Yüksek Disiplin Kuruluna MYK kararıyla sevk etmiş bulunuyoruz.” (CHP) Disipline sevk edilen mevcut il başkanları Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş, Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya oldu. Eski il başkanları arasında ise önceki dönem Mardin İl Başkanı Mehmet Kılıçarslan, önceki dönem İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve önceki dönem Batman İl Başkanı Hüseyin Yaşar yer aldı. Sarı, bu isimlerin “mutlak butlan davası süreci içinde yer alan iddianamelerde bulunması” ve “mutlak butlan krizinin bir parçası olması” gerekçesiyle disipline sevk edildiğini söyledi. (CHP) CHP’DE KAYYUM DÖNEMİ: DİSİPLİN, FESİH, ATAMA ERZURUM, BURSA VE BİTLİS’TE İL YÖNETİMLERİ FESHEDİLDİ MYK, disiplin sürecine alınan üç mevcut il başkanının yönetimlerini de görevden aldı. Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş, yönetimiyle birlikte feshedildi; yerine Mahmut Edebali il başkanı olarak atandı. Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve yönetimi de feshedildi. Sarı, Yeşiltaş için “bu sürecin mutlak butlan sürecinin başlamasına kendi dilekçesiyle biraz neden olan” ifadesini kullandı. Bursa İl Başkanlığı’na Turgut Özkan getirildi. Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya ve yönetimi de fesih kararının kapsamına alındı. Bitlis için yeni il başkanı ataması yapılmadı; Sarı, il başkanlığıyla ilgili değerlendirmenin sürdüğünü açıkladı. (CHP) ANKARA, İZMİR, ADANA, GAZİANTEP VE MALATYA’DA İKİNCİ DALGA CHP yönetimi, “mutlak butlan davasından bağımsız” olarak tanımladığı ikinci bir görevden alma dalgasını da devreye soktu. Sarı, bu kararların “partinin kurumsal kimliğini zedeleyici tutum ve davranışlar” gerekçesiyle alındığını söyledi. Sarı’nın açıklamasındaki ifade şöyle oldu: “Partinin kurumsal kimliğini zedeleyici tutum ve davranışlardan dolayı görevden aldığımız ve yönetimlerini fes ettiğimiz il başkanlarımız: Gaziantep il başkanımız Vakkas Acar, Adana il başkanımız Anıl Tamburoğlu, Malatya il başkanımız Barış Yıldız, Ankara il başkanvekilimiz Yüksel Işık, İzmir il başkanımız Çağatay Güç.” (CHP) Bu kapsamda Gaziantep İl Başkanı Vakkas Acar’ın yerine Hasan Nesanır, Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu’nun yerine Orhan Bayram, Malatya İl Başkanı Barış Yıldız’ın yerine Hakan Satılmış, Ankara İl Başkanvekili Yüksel Işık’ın yerine Fahri Yıldırım, İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün yerine Utku Gümrükçü atandı. (CHP) KURULTAY İMZALARINA KARŞI TASFİYE HAMLESİ KADIN KOLLARI’NA DA MÜDAHALE EDİLDİ MYK kararları parti örgütlerinin ana kademesiyle sınırlı kalmadı. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya ve yönetimi de feshedildi. Kadın Kolları Genel Başkanlığı’na Ayten Gülsever atandı. Bu adım, mahkeme kararıyla oluşan yönetimin yalnızca il örgütlerinde değil, partinin yan örgütlerinde de kontrolü yeniden kurmaya başladığını gösterdi. Sarı, değişikliği basın toplantısında doğrudan duyurdu. (CHP) KAYSERİ’DE ÜÇ İLÇEYE ATAMA CHP yönetimi, Kayseri’de boş bulunan üç ilçe başkanlığı için de atama yaptı. Melikgazi İlçe Başkanlığı’na Ergün Canbulat, Talas İlçe Başkanlığı’na Hasan Çetin, Kocasinan İlçe Başkanlığı’na Neşe Nasırlıoğlu Aslan getirildi. (CHP) Böylece kararlar; il başkanlıkları, il yönetimleri, ilçe örgütleri ve Kadın Kolları Genel Başkanlığı’nı içine alan geniş bir örgüt operasyonuna dönüştü. KURULTAY İMZALARI İNCELEMEYE ALINDI CHP’deki tasfiye dalgası, olağanüstü kurultay için toplanan imzaların Genel Merkez’e sunulduğu süreçle aynı dönemde geldi. Sarı, kurultay delegelerinin imza vermesini “demokratik hak” olarak tanımladı ancak imzaların şekil ve içerik açısından inceleneceğini açıkladı. Sarı, imza sürecine ilişkin şu açıklamayı yaptı: “CHP’nin olağanüstü kurultay yapmak üzere imzalarını vermiş olan kurultay delegelerimizin bunun en demokratik haklarını kullandıklarını belirtmek isteriz. Demokratik haklarıdır arkadaşlar.” (CHP) İlk değerlendirmede yaklaşık 830 imza bulunduğunu belirten Sarı, tedbirli disipline sevk edilen 9 kişinin düşülmesi ve bir kişinin imzasını geri çekmesiyle Genel Merkez’e bırakılan kurultay delegesi imzasının 820 olduğunu açıkladı. (CHP) İMZALARDA “ŞEKİL VE İÇERİK” DENETİMİ CHP yönetimi, olağanüstü kurultay talebini doğrudan kabul etmek yerine imzaları değerlendirme sürecine aldı. Sarı, bu sürecin hem teknik hem de siyasi değerlendirme içereceğini şu sözlerle anlattı: “Bu imzalarla ilgili şekil ve içerik açısından bir değerlendirme yapılacak ve kamuoyuyla paylaşılacak.” (CHP) Bu açıklama, olağanüstü kurultay isteyen delegelerle mahkeme kararıyla göreve gelen yönetim arasındaki mücadelenin imzaların geçerliliği üzerinden devam edeceğini gösterdi. KILIÇDAROĞLU YÖNETİMİ KENDİ KURULTAY KOMİSYONUNU KURDU Olağanüstü kurultay imzalarının incelemeye alınmasıyla aynı açıklamada, olağan kurultay için 6 kişilik hazırlık komisyonu kurulduğu duyuruldu. Komisyona MYK üyeleri Orhan Sarıbal, Yıldırım Kaya, Adnan Demirci, Nevaf Bilek, Hasan Efe Uyar ve Deniz Demir görevlendirildi. Sarı, komisyonun görevini şu sözlerle açıkladı: “MYK üyelerimiz Orhan Sarıbal, Yıldırım Kaya, Adnan Demirci, Nevaf Bilek, Hasan Efe Uyar ve Deniz Demir olağan kurultay hazırlık komisyonunda görev alacaklar, en kısa sürede çalışmalarını tamamlayıp özellikle olağan kurultayla ilgili bir takvimi Cumhuriyet Halk Partisi’nin önüne koyacaklar.” (CHP) Bu karar, olağanüstü kurultay talebi karşısında Genel Merkez’in kendi kontrolünde bir olağan kurultay takvimi hazırlamaya yöneldiğini ortaya koydu. İSTANBUL’A ATAMA YAPILMADI Eski İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in disipline sevk edilmesine rağmen İstanbul için yeni bir atama yapılmadı. Sarı, İstanbul’daki mahkeme tedbirine dikkat çekti ve bu karar kalkmadan il başkanlığına atama yapılamayacağını söyledi. Sarı, İstanbul için şu açıklamayı yaptı: “Çünkü İstanbul ilinde bir tedbir var. Yani bir mahkeme kararı var. Dolayısıyla bu mahkeme kararı ortadan kaldırılmadığı sürece İstanbul iline ilişkin bir atama yapmamız söz konusu değil.” (CHP) İstanbul başlığı, CHP’deki hukuki ve siyasi krizin en kritik dosyalarından biri olarak ayrı tutuldu. ÜYELİKLER VE DİSİPLİN SÜRECİ YARGITAY’A BİLDİRİLDİ Sarı, tedbirli disipline sevk edilen isimlerle ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazıldığını, işlemin teknik prosedür olarak yürütüldüğünü söyledi. CHP Sözcüsü, disiplin süreci tamamlanmadan partiyle ilişiğin kesildiği anlamına gelen bir irade bulunmadığını savundu. Sarı, süreci şöyle anlattı: “Tedbir kararıyla disipline sevk edilen arkadaşlarımızla ilgili biz bir yazı yazıyoruz Yargıtay’a, Cumhuriyet Başsavcılığı’na. O yazı çerçevesinde de savcılık gerekli işlem yapıyor.” (CHP) Bu açıklama, disiplin kararlarının yalnızca parti içi işlem olarak kalmadığını, resmi kayıt süreçlerine de taşındığını gösterdi. GENEL MERKEZ’DE PERSONEL TASFİYESİ DE GÜNDEMDE Basın toplantısında CHP Genel Merkezi’nde yaşanan işten çıkarma süreci de gündeme geldi. Sarı, 21 Mayıs itibarıyla Genel Merkez’de 179 kişinin çalıştığını, daha önce 38 kişinin görev süresinin sona erdiğini, son olarak da yaklaşık 20 kişiyle ilgili tasarrufta bulunulduğunu açıkladı. Sarı, personel sürecini “yeniden yapılanma” ve “ihtiyaç fazlası” gerekçeleriyle açıkladı. Cumhurbaşkanlığı seçim ofisinin kapatılması, emeklilik durumu, yeniden yapılandırma ve sosyal medya paylaşımlarına ilişkin değerlendirmelerin bu süreçte etkili olduğunu söyledi. (CHP) CHP’DE KRİZ ARTIK ÜÇ CEPHEDE CHP’de mahkeme kararıyla açılan kriz artık üç ayrı hatta ilerliyor. Birinci hatta mahkeme kararıyla göreve gelen Kılıçdaroğlu yönetimi bulunuyor. İkinci hatta olağanüstü kurultay isteyen delegeler ve örgütler yer alıyor. Üçüncü hatta ise MYK eliyle yürütülen disiplin, fesih, atama ve yeniden yapılanma süreci büyüyor. Resmi açıklamada yer alan disiplin sevkleri, il yönetimi fesihleri, Kadın Kolları değişikliği, Kayseri ilçe atamaları, kurultay imzalarının incelemeye alınması ve olağan kurultay için komisyon kurulması, CHP’deki kavganın artık yalnızca genel başkanlık tartışması olmadığını gösterdi. CHP’de mahkeme kararıyla göreve gelen yönetim, parti örgütlerini kendi çizgisine göre yeniden şekillendirirken; olağanüstü kurultay isteyen kanat, parti iradesinin yeniden sandıkta belirlenmesini talep ediyor. Disiplin ve fesih kararlarının kurultay imzalarıyla aynı döneme denk gelmesi, parti içi mücadelenin önümüzdeki günlerde daha sert bir hatta ilerleyeceğini gösteriyor. Parti Sözcümüz Müslim Sarı, Genel Merkezimizde basın toplantısı düzenliyor. https://t.co/U5qMdlgzL6 — CHP ???????? (@herkesicinCHP) June 17, 2026

CHP GİRESUN’DAN KURULTAY İRADESİNE TAM DESTEK Haber

CHP GİRESUN’DAN KURULTAY İRADESİNE TAM DESTEK

CHP GİRESUN’DAN KURULTAY İRADESİNE TAM DESTEK CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, ilk kongre sürecinden bu yana Özgür Özel’in yanında açık tavır alan ve parti içindeki değişim hareketini destekleyen il başkanları arasında yer aldı. CHP’de olağanüstü kurultay için toplanan imzaların Genel Merkez’e teslim edilmesiyle süreç yeni bir aşamaya taşınırken, Giresun örgütü de kurultay iradesinin arkasında durdu. Cumhuriyet Halk Partisi’nde olağanüstü kurultay talebiyle yürütülen süreç, Ankara’da imzaların Genel Merkez’e teslim edilmesiyle kritik bir eşiği geçti. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, kurultay talebiyle toplanan 900’den fazla imzayı Genel Merkez binasında teslim etti. Bu adım, parti içindeki kurultay tartışmalarını yalnızca hukuki bir başlık olmaktan çıkararak örgüt iradesi, siyasal meşruiyet ve iktidar yürüyüşü ekseninde daha geniş bir gündeme taşıdı. Giresun’da ise CHP İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek’in tavrı, sürecin yerel ayağında öne çıktı. Şenyürek, ilk kongre sürecinden bu yana Özgür Özel’in yanında açık pozisyon alan, değişim hareketini destekleyen ve bu çizgiyi Giresun örgütüyle birlikte taşıyan il başkanları arasında yer aldı. Giresun örgütünün olağanüstü kurultay çağrısına verdiği destek, bu nedenle son gelişmelere verilen tek günlük bir yanıt değil; CHP’de değişim, örgüt iradesi ve parti içi demokrasinin korunması yönündeki siyasi çizginin devamı oldu. DEĞİŞİM HAREKETİNDEN KURULTAY ÇAĞRISINA UZANAN SÜREÇ CHP’de 2023 seçimlerinin ardından başlayan değişim tartışmaları, partinin yönetim anlayışı, örgüt yapısı ve iktidar hedefi üzerinden geniş bir siyasi yenilenme talebine dönüştü. Özgür Özel’in genel başkan seçilmesiyle sonuçlanan kurultay süreci, bu değişim talebinin parti içinde karşılık bulduğunu gösterdi. Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek de bu süreçte tavrını erken dönemde netleştiren isimler arasında yer aldı. Şenyürek’in Özgür Özel’den yana ortaya koyduğu açık destek, Giresun örgütünün değişim hareketiyle kurduğu bağı güçlendirdi. Bu çizgi, daha sonraki kurultay tartışmalarında da Giresun’un tutumunu belirleyen ana siyasi zemin oldu. CHP Giresun İl Başkanlığı’nın bugün olağanüstü kurultay iradesine sahip çıkan tavrı, parti yönetiminin mahkeme süreçleriyle değil, örgütün ve delegelerin kararıyla şekillenmesi gerektiği yönündeki yaklaşımı öne çıkardı. İMZALAR GENEL MERKEZ’E TESLİM EDİLDİ CHP’de olağanüstü kurultay için başlatılan imza süreci, Ankara’da yapılan teslimle yeni bir safhaya geçti. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, kurultay talebiyle toplanan imzaları Genel Merkez’e teslim etti. Çok sayıda il başkanı ve kurultay delegesinin destek verdiği süreç, parti içindeki tartışmayı doğrudan kurultay zeminine taşıdı. İmza teslimi, CHP’nin kendi iç hukukunu ve örgüt iradesini işletme kararlılığının siyasi göstergesi olarak değerlendirildi. Kurultay çağrısı, yalnızca genel merkez düzeyinde alınan bir karar değil; il örgütleri, delegeler, belediye başkanları ve parti tabanının geniş desteğiyle şekillenen bir irade beyanına dönüştü. Giresun İl Başkanlığı da bu aşamada kurultay çağrısının yanında yer aldı. Giresun’daki kurultay delegelerinin tamamının olağanüstü kurultay talebine imza vermesi, ilin süreçteki konumunu daha görünür hale getirdi. GİRESUN’DA TÜM DELEGELERDEN KURULTAY DESTEĞİ Giresun’da CHP’nin kurultay delegeleri olağanüstü kurultay çağrısına eksiksiz destek verdi. İl örgütü, ilçe örgütleri, belediye başkanları, mevcut ve önceki dönem milletvekillerinin sürece verdiği destekle birlikte Giresun, kurultay iradesinin en güçlü yansıdığı iller arasında yer aldı. Bu tablo, Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek’in ilk kongreden bu yana sürdürdüğü değişim çizgisiyle uyumlu bir siyasi sonuç ortaya çıkardı. Giresun örgütü, CHP’de karar mekanizmasının mahkeme tartışmaları veya dış müdahale iddiaları üzerinden değil, delegelerin ve örgütün iradesiyle işlemesi gerektiğini savundu. Şenyürek’in imza sürecindeki tutumu, Giresun örgütünün Ankara’daki kurultay çağrısıyla aynı hatta durduğunu gösterdi. İl Başkanlığı, bu süreci parti içi demokrasi ve iktidar hedefi açısından kritik bir eşik olarak gördü. MUTLAK BUTLAN TARTIŞMASI KRİZİ DERİNLEŞTİRDİ CHP’de kurultay sürecine ilişkin açılan davalar ve “mutlak butlan” tartışmaları, parti içi gündemi yargı eksenli bir krize taşıdı. Tartışma, yalnızca CHP’nin geçmiş kurultayının hukuki durumuyla sınırlı kalmadı; genel başkanlık makamı, kurultay delegelerinin iradesi ve seçilmiş organların meşruiyeti de bu sürecin parçası haline geldi. CHP Giresun İl Başkanlığı, bu noktada tavrını örgüt iradesinden yana koydu. İl Başkanlığı’nın açıklamasında, partinin geleceğine kapalı kapılar ardında veya mahkeme koridorlarında karar verilemeyeceği vurgusu öne çıktı. Giresun örgütü, CHP’yi kimin yöneteceğine üyelerin, örgütün ve kurultay delegelerinin karar vereceğini belirtti. Bu yaklaşım, Giresun’un kurultay sürecine verdiği desteği yalnızca parti içi rekabetin bir parçası olmaktan çıkararak demokratik meşruiyet tartışmasının merkezine yerleştirdi. “MİLLETİN İRADESİNE DE PARTİMİZİN İRADESİNE DE SAHİP ÇIKIYORUZ” CHP Giresun İl Başkanlığı, kurultay çağrısını “Milletin iradesine de partimizin iradesine de sahip çıkıyoruz” mesajıyla duyurdu. Açıklamada, CHP’nin iktidar yürüyüşünün siyasi yargı kararlarıyla durdurulmak istendiği, örgüt iradesinin mahkeme süreçleriyle teslim alınamayacağı belirtildi. İl Başkanlığı, olağanüstü kurultay talebini yalnızca delegelerin teknik başvurusu olarak değil, parti iradesinin korunmasına yönelik demokratik bir refleks olarak değerlendirdi. Giresun örgütü, CHP’ye yönelik müdahale tartışmalarının yalnızca parti içi bir mesele olmadığını, sandık iradesi ve seçme-seçilme hakkı açısından da kritik sonuçlar doğurduğunu vurguladı. CHP Giresun’un açıklamasında, partinin tarih boyunca antidemokratik müdahaleleri örgütünden ve milletten aldığı güçle aştığı ifade edildi. İl Başkanlığı, aynı kararlılığın bugün de kurultay iradesine sahip çıkılarak sürdürüldüğünü belirtti. ÖZGÜR ÖZEL ÇİZGİSİ GİRESUN’DA ERKEN KARŞILIK BULDU Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek’in siyasi pozisyonu, CHP’deki değişim sürecinin yerel örgütlerde nasıl karşılık bulduğunu gösteren önemli başlıklardan biri oldu. Şenyürek, ilk kongreden bu yana Özgür Özel’den yana açık tavır alarak değişim hareketini destekledi. Bu tavır, Giresun örgütünün bugünkü kurultay çağrısına verdiği desteğin arka planını da oluşturdu. Giresun’da ortaya çıkan imza desteği, Özgür Özel liderliğinde şekillenen yeni CHP çizgisinin yerel örgütte güçlü karşılık bulduğunu ortaya koydu. CHP Giresun İl Başkanlığı, Genel Başkan Özgür Özel’in kurultay iradesiyle seçildiğini, parti yönetiminin de ancak kurultay iradesiyle değişebileceğini savundu. Bu nedenle olağanüstü kurultay çağrısı, Giresun açısından hem mevcut iradeye sahip çıkma hem de parti içi tartışmayı demokratik zemine taşıma adımı olarak öne çıktı. EKREM İMAMOĞLU VURGUSU VE İKTİDAR HEDEFİ CHP Giresun İl Başkanlığı’nın açıklamasında Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik vurgu da dikkat çekti. İl Başkanlığı, İmamoğlu’nun milyonlarca yurttaşın katıldığı süreçle belirlendiğini hatırlatarak, CHP’nin yalnızca genel başkanlık tartışması üzerinden değil, iktidar hedefi üzerinden de baskı altına alınmak istendiğini ifade etti. Giresun örgütü, Özgür Özel’in genel başkanlığı ve Ekrem İmamoğlu’nun adaylık iradesini aynı demokratik meşruiyet çizgisinin parçaları olarak değerlendirdi. Bu nedenle kurultay çağrısı, CHP’nin iktidar yürüyüşünü güçlendirecek örgütsel bütünlüğün korunması başlığıyla birlikte ele alındı. İl Başkanlığı, CHP’nin yol haritasının milletin iradesi, örgütün gücü ve kurultay delegelerinin kararıyla şekilleneceğini belirtti. GİRESUN’DAN ANKARA’YA GÜÇLÜ SİYASİ MESAJ CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek’in imza sürecine verdiği destek, Giresun’un Ankara’daki kurultay iradesiyle birlikte hareket ettiğini gösterdi. İlk kongreden bu yana değişim hareketinin yanında duran Şenyürek, olağanüstü kurultay çağrısında da aynı siyasi hattı sürdürdü. Giresun örgütünün tüm delegeleriyle kurultay çağrısına destek vermesi, CHP içinde örgüt iradesinin güçlü biçimde sahiplenildiğini ortaya koydu. Bu destek, il başkanlığı düzeyinde açıklanan siyasi tavırla birleşerek Giresun’u kurultay sürecinde dikkat çeken illerden biri haline getirdi. CHP Giresun İl Başkanlığı, sürecin sonunda partinin kararını kendi örgütüyle, kendi delegeleriyle ve kendi kurultay geleneğiyle vereceğini vurguladı. Giresun’dan verilen mesaj, CHP’de tartışmanın adresinin mahkeme salonları değil kurultay salonu olduğu yönünde şekillendi. KURULTAY ÇAĞRISIYLA İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜ BİRLEŞTİ CHP Giresun İl Başkanlığı, olağanüstü kurultay çağrısını parti içi bir hesaplaşma başlığına sıkıştırmadan, iktidar yürüyüşünün devamı olarak ele aldı. İl Başkanlığı, CHP’nin kendi iç demokrasisini güçlendirmeden Türkiye’ye demokrasi vaadini taşıyamayacağı yaklaşımıyla kurultay iradesine destek verdi. Giresun örgütü, Özgür Özel liderliğinde başlayan değişim sürecinin kurultay iradesiyle güçlenmesi gerektiğini savundu. Bu nedenle olağanüstü kurultay çağrısı, hem parti içindeki hukuki ve siyasi tartışmalara yanıt hem de CHP’nin iktidar hedefini diri tutan örgütsel hamle olarak değerlendirildi. CHP Giresun İl Başkanlığı’nın mesajı, “Önce kurultay, sonra iktidar” çizgisinde toplandı. Giresun örgütü, partinin iradesine sahip çıkmanın millet iradesine sahip çıkmakla aynı demokratik zeminde buluştuğunu belirterek kurultay sürecindeki tavrını net biçimde ortaya koydu.

EMİNE ŞENEL: “HUKUK HERKES İÇİNDİR” Haber

EMİNE ŞENEL: “HUKUK HERKES İÇİNDİR”

29 EKİM KADINLARI DERNEĞİNDEN MUTLAK BUTLAN KARARINA TEPKİ EMİNE ŞENEL: “HUKUK HERKES İÇİNDİR” “HALKIN SİYASAL İRADESİNİN YERİNE MAHKEME KARARI GEÇİRİLEMEZ” 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şube Başkanı Emine Şenel, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin mutlak butlan kararına tepki gösterdi. Şenel, “Siyasal partilerin yönetimi adliye mahkemelerinin kararlarıyla değil, ancak üyelerinin ve halkın özgür iradesiyle belirlenebilir” dedi. 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şube Başkanı Emine Şenel, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verdiği mutlak butlan kararına sert tepki gösterdi. Şenel, kararın yalnızca bir siyasi partiye yönelik hukuki işlem olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Hukuk, herkes içindir” mesajı verdi. “BU KARAR YALNIZCA BİR SİYASAL PARTİYE YÖNELİK HUKUKİ BİR KARAR DEĞİLDİR” Emine Şenel, kararın demokrasi, seçme ve seçilme hakkı ile yurttaş iradesi bakımından daha geniş sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Şenel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verdiği mutlak butlan kararı, yalnızca bir siyasal partiye yönelik hukuki bir karar değildir.” “SİYASAL PARTİLER DEMOKRATİK REJİMİN VAZGEÇİLMEZ UNSURLARIDIR” Siyasi partilerin halk iradesinin örgütlü biçimde siyasal yaşama yansımasının temel araçları olduğunu belirten Şenel, parti içi işleyişe yapılacak müdahalelerin yalnızca o partinin üyelerini ilgilendirmediğini söyledi. Şenel, “Siyasal partiler, demokratik rejimin vazgeçilmez unsurlarıdır. Halkın iradesinin örgütlü biçimde siyasal yaşama yansımasının temel araçlarıdır” dedi. Partilerin kurultay süreçlerine yapılacak müdahalelerin doğrudan demokrasiyi hedef aldığını belirten Şenel, “Bu nedenle siyasal partilerin iç işleyişine, yönetimlerine ve kurultay süreçlerine yapılacak her müdahale, yalnızca o partinin üyelerini değil, doğrudan doğruya demokrasiyi, seçme ve seçilme hakkını ve yurttaş iradesini ilgilendirir” ifadelerini kullandı. “SEÇİM SÜREÇLERİNDE KESİN KARAR YETKİSİ YSK’YA AİTTİR” Şenel, Anayasa’nın 79. maddesine dikkat çekerek seçimlerin Yüksek Seçim Kurulu’nun yönetim ve denetimi altında yapıldığını hatırlattı. “Anayasa’nın 79. maddesi açık ve kesindir” diyen Şenel, “Seçimler, Yüksek Seçim Kurulu’nun yönetim ve denetimi altında yapılır. Seçim süreçlerine ilişkin itirazları inceleme ve kesin karara bağlama yetkisi YSK’ya aittir. YSK kararları kesindir” açıklamasını yaptı. Şenel, siyasi partilerin kapatılması sürecine ilişkin anayasal çerçeveyi de hatırlatarak, “Siyasal partilerin kapatılması ise ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından karara bağlanabilir” dedi. “ADLİ YARGI PARTİ YÖNETİMLERİNİ YENİDEN ŞEKİLLENDİREMEZ” Emine Şenel, asliye hukuk mahkemeleri ve adli yargı mercilerinin siyasi partilerin demokratik işleyişini belirleme yetkisine sahip olmadığını vurguladı. Şenel, “Asliye Hukuk Mahkemeleri ve adli yargı mercileri, siyasal partilerin demokratik işleyişini belirleme, kurultay iradesini ortadan kaldırma ya da parti yönetimlerini yargı kararlarıyla yeniden şekillendirme yetkisine sahip değildir” ifadelerini kullandı. Siyasi partilerin dernekler ve özel hukuk tüzel kişileriyle aynı çerçevede değerlendirilemeyeceğini belirten Şenel, “Bu mahkemelerin görev alanı, Medeni Kanun çerçevesinde kurulmuş dernekler ve özel hukuk tüzel kişileriyle sınırlıdır. Siyasal partiler ise anayasal güvence altında bulunan, demokratik rejimin kurucu unsurlarıdır” dedi. “KARAR AÇIK BİR ANAYASA İHLALİ NİTELİĞİNDEDİR” Şenel, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin kararını anayasal çerçeve bakımından eleştirdi. Kararın açık bir anayasa ihlali niteliği taşıdığını belirten Şenel, “Bu bağlamda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin kararı, açık bir anayasa ihlali niteliğindedir” ifadelerini kullandı. “HALKIN SİYASAL İRADESİNİN YERİNE MAHKEME KARARI GEÇİRİLEMEZ” Şenel, siyasi partilerin yönetiminin mahkeme kararlarıyla değil, üyelerin ve halkın iradesiyle belirlenebileceğini vurguladı. Şenel, “Siyasal partilerin yönetimi adliye mahkemelerinin kararlarıyla değil, ancak üyelerinin ve halkın özgür iradesiyle belirlenebilir. Hiçbir mahkeme kararı, halkın siyasal iradesinin yerine geçirilemez” dedi. “DEMOKRATİK REJİME VE HUKUK DEVLETİNE SAHİP ÇIKMAK TARİHSEL SORUMLULUKTUR” Emine Şenel, kararın etkisinin yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi ile sınırlı olmadığını belirtti. Şenel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu karar, yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil; bütün siyasal partileri, sivil toplum kuruluşlarını ve yurttaşların örgütlenme özgürlüğünü yok saymaktadır. Demokratik rejime, hukuk devletine ve yurttaş iradesine sahip çıkmak bugün, yöneten ve yönetilen hepimizin tarihsel sorumluluğudur.”

Ümit Özdağ: Türkiye’de mutlak butlan kadar mutlak yoksulluk da var Haber

Ümit Özdağ: Türkiye’de mutlak butlan kadar mutlak yoksulluk da var

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, düzenlediği toplantıda ekonomik krizi, yoksulluğu ve tarım politikalarını eleştirdi. Sığınmacıların gönderileceğini belirten Özdağ; yargı kararları, terörle mücadele ve uyuşturucuyla savaş konularında açıklamalarda bulundu. ANKARA (İGFA) - Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak ekonomik sorunlar, yargı kararları, terörle mücadele ve sığınmacı politikaları hakkında açıklamalarda bulundu. Özdağ, 21 Mayıs’ta alınan “mutlak butlan” kararını eleştirerek bunun Türkiye’de demokrasiye ve hukuk devletine yönelik bir müdahale olduğunu savundu. İktidarın bu tartışmalar üzerinden ekonomik sorunları geri plana itmeye çalıştığını öne süren Özdağ, “Türkiye’de sadece mutlak butlan değil, aynı zamanda mutlak yoksulluk da söz konusu. İktidar, siyaseti manipüle ederek yoksulluğu gizlemeye çalışıyor” dedi. Ekonomik göstergelere dikkat çeken Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Türk-İş verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 35 bin 174 lira, yoksulluk sınırının ise 114 bin 576 lira olduğunu belirtti. Asgari ücret ve emekli maaşlarının bu seviyelerin çok altında kaldığını ifade eden Özdağ, vatandaşların geçim sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Hükümetin uyguladığı ekonomi politikalarını da eleştiren Özdağ, bütçe harcamalarında yatırımların geri planda kaldığını savunarak, ilk dört ayda faiz ödemelerinin yatırım harcamalarının 7,5 katına ulaştığını öne sürdü. Merkez Bankası rezervlerinde yaşanan düşüşe de değinen Özdağ, siyasi gelişmelerin ekonomiye olumsuz yansıdığını iddia etti. Tarım politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı hububat alım fiyatlarının enflasyonun altında kaldığını savundu. Türkiye’nin buğday üretiminde yıllardır aynı seviyede kaldığını belirten Özdağ, tarım sektörünün desteklenmesi gerektiğini söyledi. Zafer Partisi’nin ekonomi programına da değinen Özdağ, Devlet Planlama Teşkilatı’nın yeniden kurulacağını ve planlı serbest piyasa ekonomisine geçileceğini ifade etti. Tarım, sanayi ve üretim odaklı kalkınma modeliyle Türkiye’nin yeniden refah seviyesini yükseltebileceğini savundu. Sığınmacı politikalarına ilişkin görüşlerini de paylaşan Özdağ, Zafer Partisi’nin iktidara gelmesi halinde sınır güvenliğinin güçlendirileceğini ve düzensiz göçmenlerin uluslararası hukuk çerçevesinde ülkelerine gönderileceğini söyledi. Uyuşturucu kullanımındaki artışa da dikkat çeken Özdağ, bağımlılıkla mücadelede daha sert ve kapsamlı politikalar uygulanması gerektiğini belirtti. Uyuşturucu ve sanal kumar bağımlılığının toplumsal bir tehdit haline geldiğini ifade eden Özdağ, bu alanlarda zorunlu tedavi uygulamalarının gündeme alınması gerektiğini dile getirdi. Basın toplantısında terörle mücadele ve çözüm süreci tartışmalarına da değinen Özdağ, PKK ile yürütüldüğünü öne sürdüğü görüşmeleri eleştirerek, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’a yönelik bazı açıklamalara tepki gösterdi. CHP'de yaşanan gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özdağ, parti içindeki tartışmaların ötesinde demokrasi ve hukuk devleti açısından dış müdahale boyutu bulunduğunu savundu. Zafer Partisi’nin herhangi bir siyasi grubun değil, devletin ve demokrasinin yanında olduğunu söyledi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına da yanıt veren Ümit Özdağ, Zafer Partisi’nin siyasi tutumunu bağımsız şekilde belirlediğini ifade ederek, partisinin Cumhuriyet’in temel değerlerini savunmaya devam edeceğini kaydetti.

MUTLAK BUTLAN SONRASI CHP'DE İLK GRUP TOPLANTISI... 'HAİN KEMAL' SLOGANLARI YÜKSELDİ! Haber

MUTLAK BUTLAN SONRASI CHP'DE İLK GRUP TOPLANTISI... 'HAİN KEMAL' SLOGANLARI YÜKSELDİ!

CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, mutlak butlan sonrası TBMM'de ilk grup toplantısını kalabalık bir partili grupla gerçekleştirdi. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun itirazına rağmen toplanan CHP Grup Toplantısı’nda “Başkan Özgür” ve “Hain Kemal” sloganları atıldı. Özel, partideki ayrışmaya ve Kılıçdaroğlu tarafına ağır eleştirilerde bulundu. ANKARA (İGFA) - CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'deki grup toplantısında partililere seslendi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun itirazlarına rağmen TBMM’de toplanan CHP Grup Toplantısı’nda Özgür Özel, CHP Grup Başkanı sıfatıyla kürsüye çıktı. Toplantı öncesinde ve sırasında “Başkan Özgür” sloganlarının yanı sıra salonda “Hain Kemal” sloganları da yükseldi. Mutlak butlan sonrası ilk grup toplantısını yapan Özgür Özel, öfkenin değil, umudun sesini yükselteceklerini ifade ederek, "Kumpasa karşı direnmeye devam ediyoruz. Dostu, düşmanı ayırmakta ustalaştık. Yolumuzda yürüyoruz" dedi. Özel, konuşmasında parti içindeki bölünmeye, 5 Kasım Kurultayı ve 31 Mart yerel seçim sonuçlarına değinerek sert ifadeler kullandı. “Karşımızda 5 Kasım kurultayını hazmedemeyenlerle 31 Mart yerel seçimini hazmedemeyenlerin, yani mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı vardır" diyen Özgür Özel, Genel Merkez'deki duruma da tepki göstererek, “Bir tarafta butlan kararıyla bizlerin polis zoruyla dışarıya atıldığı baba ocağımız, bir tarafta burada Gazi’nin diğer büyük eserinin çatısı altında partisine ve ülkesine sahip çıkmaya çalışanlar” dedi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Atakan Sönmez’e sert tepki gösteren Özel, “Bu partinin bir evladı değil… TGRT’den maaş alan, partimizle uğraşan birisi” ifadelerini kullandı. Bazı isimleri tek tek hedef alan Özel, partideki “içeridekiler” ve “dışarıdakiler” ayrımını vurguladı. “Biz o yürüyüşle eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış bir kara düzeni ve o kara düzenle iş birliği yapanları arkamızda bırakarak iktidar yürüyüşüne başladık” diyen Özel, "Hiç heveslenilmesi. Erdoğan'ı mutlaka yenecek adayımız var" diye konuştu. Partimizin grup toplantısını gerçekleştiriyoruz. https://t.co/3KhAX5FetF — Özgür Özel (@eczozgurozel) June 2, 2026

GİRESUN’DAN ÖZGÜR ÖZEL’E TAM DESTEK Haber

GİRESUN’DAN ÖZGÜR ÖZEL’E TAM DESTEK

GİRESUN’DAN ÖZGÜR ÖZEL’E TAM DESTEK 38. KURULTAY DELEGELERİNDEN EKSİKSİZ İMZA CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verilen “mutlak butlan” kararının ardından başlatılan olağanüstü kurultay sürecine Giresun’dan güçlü destek geldi. Daha önce il yönetimi, tüm ilçe örgütleri, belediye başkanları, mevcut ve önceki dönem milletvekilleriyle birlikte kurultay çağrısında bulunan Giresun örgütü, bu kez 38. Olağan Kurultay delegelerinin tamamının imzasıyla Genel Başkan Özgür Özel ve yönetiminin yanında olduğunu ortaya koydu. AÇIKLAMADA KURULTAY İRADESİ VURGULANDI CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verilen “mutlak butlan” kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık koltuğuna oturmasının ardından partide olağanüstü kurultay süreci başladı. CHP’nin delege iradesini yeniden ortaya koymak amacıyla başlattığı imza kampanyasına Giresun’dan eksiksiz destek verildi. Açıklamada, “1 Haziran 2026 sabahı erken saatlerde başlayan imza sürecinde, Giresun’un 38. Olağan Kurultay delegelerinin tamamı olağanüstü kurultay çağrısına imza verdi” ifadeleri kullanıldı. GİRESUN, EN NET DESTEK VEREN İLLERDEN BİRİ OLDU Sürecin ilk anından itibaren Özgür Özel ve mevcut yönetime güçlü destek veren Giresun örgütü, Türkiye’de bu konuda en net tavır alan illerden biri olarak öne çıktı. Daha önce Giresun il yönetimi, tüm ilçe örgütleri ve belediye başkanları ortak bir irade ortaya koyarak olağanüstü kurultay çağrısında bulunmuş, mevcut ve önceki dönem milletvekilleri de bu çağrıya destek vermişti. CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, başından itibaren yaptığı açıklamalarda 38. Olağan Kurultay iradesine, Genel Başkan Özgür Özel’e ve seçilmiş parti yönetimine sahip çıkılması gerektiğini vurguladı. Kurultay delegelerinin eksiksiz imzası, Giresun’un bu yöndeki tavrını daha da güçlendirdi. KURULTAY DELEGELERİNDEN TAM İMZA Giresun’un 38. Olağan Kurultay delegeleri olan CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Bulancak İlçe Başkanı Yakup Karakaya, Espiye İlçe Başkanı İbrahim Akgün, Eynesil İlçe Başkanı Erhan Cebeci, önceki dönem Piraziz Belediye Başkanı Hüseyin Görgülüoğlu, önceki dönem Merkez İlçe Başkanı Av. Murat Bektaş, önceki dönem Tirebolu İlçe Başkanı Fatma İyice ve önceki dönem Kadın Kolları İl Başkanı Ayça Kozluca, olağanüstü kurultay çağrısına eksiksiz imza verdi. Giresun delegasyonunun bu tavrı, mahkeme kararları üzerinden parti iradesinin tartışmaya açılmasına karşı sandık, kurultay ve delege iradesine sahip çıkma mesajı olarak öne çıktı. CHP Giresun İl Örgütü; mevcut ve önceki dönem milletvekilleri, ilçe başkanları, belediye başkanları, parti yöneticileri ve kurultay delegeleriyle birlikte 38. Olağan Kurultay iradesine, Genel Başkan Özgür Özel’e ve seçilmiş parti yönetimine güçlü biçimde sahip çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.