Hava Durumu

#Mutfak Kültürü

giresunsonhaber - Mutfak Kültürü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mutfak Kültürü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trabzon mutfağı UNESCO yolunda Haber

Trabzon mutfağı UNESCO yolunda

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, şehrin UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı 2027 Gastronomi Şehri adaylık sürecinin resmen başladığını duyurdu. Trabzon mutfağının sahip olduğu zenginliğe ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarına olan katkısına vurgu yapan Başkan Genç, kentin gastronomi mirasını dünya çapında tanıtma konusundaki kararlılıklarını dile getirerek, "Trabzon mutfağı ömrü uzatır" ifadesini kullandı. TRABZON (İGFA) - Trabzon’un UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı 2027 Gastronomi Şehri ünvanı alması amacıyla Trabzon Büyükşehir Belediyesi koordinesinde kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Süreçle ilgili kamuoyunu bilgilendirmek adına bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Trabzon’un değerli gastronomi mirasının uluslararası ve ulusal düzeyde tanıtılması, kentin bu alandaki potansiyelinin ön plana çıkarılması için planlanan UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı adaylık sürecinin detaylandırıldığı toplantıya; Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Başkan Danışmanı Mustafa Yaylalı, Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Selim, adaylık sürecini yönetecek olan Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu, Bilim Kurulu Genel Sekreteri Doç. Dr. Mehmet Akif Şen, Yönetim ve İletişim Danışmanı Dr. Muhammed Attila Sevim, Proje Asistanı Büşra Kadir, Ulusal Basın ve Medya Danışmanı Füsun Özer, UNESCO Küresel Şehirler İletişim Danışmanı Genco Demirer ve DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar katılım sağladı. TRABZON HAK EDİYOR Trabzon’un gastronomik, kültürel ve tarihi birikimiyle 'Gastronomi Şehri' ünvanını fazlasıyla hak ettiğini vurgulayan Başkan Genç, “Trabzon’umuzun UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı bünyesinde Gastronomi Şehri ünvanı için adaylık sürecini başlatıyoruz. Şehirler, bir medeniyetin en belirgin göstergeleridir. Kentlerin kimliği, tarihi, kültürü ve barındırdığı değerler, o medeniyetin en güçlü yansımalarıdır. Trabzon, bu bakımdan oldukça özel ve güçlü bir konumdadır. Yaklaşık dört bin yıllık geçmişiyle pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış köklü bir şehirden bahsediyoruz. Fatih Sultan Mehmet Han’ın fethettiği, Yavuz Sultan Selim Han’ın 22 yıl şehzadelik yaptığı, Kanuni Sultan Süleyman’ın yetiştiği ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün üç kez ziyaret ettiği bir şehirdir burası. Trabzon; doğasıyla, yeşiliyle, mavisiyle, insanıyla ve kültürüyle çok güçlü bir şehir kimliğine sahiptir” şeklinde konuştu. HAZIRLIK SÜRECİNİ BAŞLATIYORUZ Trabzon’un küresel marka değerini yükseltecek projelere öncelik verdiklerini belirten Başkan Genç, “Bugün sizlerle paylaştığımız UNESCO Gastronomi Şehri hedefi, bu vizyonun temel parçalarından biridir. Trabzon, sadece doğal ve tarihi güzellikleriyle değil, özgün mutfak kültürüyle de Türkiye’nin önde gelen gastronomi merkezlerinden biridir. Coğrafi işaret tescili almış ürünlerimizin büyük bir kısmı gastronomi alanındadır. Bunun yanı sıra kuşaktan kuşağa aktarılan yüzlerce yıllık tariflerimiz ve zengin bir mutfak kültürümüz mevcuttur. Tüm bu değerlerin dünya ölçeğinde karşılık bulması amacıyla UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri başvurusu için profesyonel hazırlıklarımıza başlıyoruz. Bu ünvanı aldığımızda Trabzon’un uluslararası bilinirliği artacak, gastronomi turizminde marka bir kent haline gelecek ve dünya şehirleri arasında daha görünür olacaktır” dedi. ASIRLARDIR DEVAM EDEN GÜÇLÜ BİR MİRAS Trabzon’un UNESCO Gastronomi Şehri hedefinin arkasında çok güçlü tarihi belgelerin olduğunu kaydeden Başkan Genç, “Hedefimizi destekleyen çok kıymetli tarihi kaynaklar var. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Trabzon mutfağına geniş yer verilmiş; hamsili pilaktan meyvelerin çeşitliliğine kadar mutfak kültürümüz detaylandırılmıştır. Osmanlı salnamelerinde Tonya tereyağına özel olarak değinilmiş, bölgedeki ürünlerin kalitesi vurgulanmıştır. Tüm bunlar, Trabzon’un gastronomi kültürünün yeni olmadığını, asırlardır süregelen güçlü bir miras olduğunu kanıtlamaktadır. Kentin yüksek rakımlı yapısı, yayla kültürü, iklimi, üretim modelleri ve yaşam biçimi mutfağımızı şekillendiren temel unsurlar olmuştur. Vakfıkebir ekmeğinden Akçaabat köftesine, Tonya tereyağından Hamsiköy sütlacına kadar pek çok ürünümüz bu birikimin günümüzdeki en önemli temsilcileridir” ifadelerini kullandı. BİN 282 FARKLI YEME İÇME İŞLETMESİNE SAHİBİZ UNESCO Gastronomi Şehri adaylığı için hazırlanan başvuru dosyasının, bilimsel çalışmalarla desteklenen tarihi ve kültürel veriler üzerine kurulduğunu belirten Başkan Genç, “Tüm bu verileri bilimsel temellere dayandırarak güçlü bir başvuru dosyası oluşturuyoruz. Trabzon’un bir diğer avantajı ise köklü gastronomi işletmeleridir. Bugün şehrimize gelen misafirler, yaklaşık bin 282 farklı yeme içme işletmesinde Trabzon mutfağını tatma imkanı bulmaktadır. Geleneksel pişirme yöntemlerini yaşatan esnafımız, kuşaklar boyu aktarılan işletmecilik anlayışımız ve elli yılı aşan restoranlarımız başvurumuzun en güçlü yanlarındandır. Arzumuz, Trabzon mutfağının sadece lezzetiyle değil; hikayesi, tarihi, üretim kültürü ve sürdürülebilirliğiyle dünyada hak ettiği konuma gelmesidir. Bu yolda üniversitelerimiz, kamu kurumlarımız, sektör temsilcilerimiz, meslek odalarımız ve değerli basınımızla ortak hareket edeceğiz. İnanıyorum ki Trabzon, sahip olduğu gastronomik, kültürel ve tarihi zenginliklerle UNESCO Gastronomi Şehri ünvanını fazlasıyla hak etmektedir. Bu süreçteki destekleriniz ve katkılarınız bizim için çok değerlidir” diyerek sözlerini tamamladı.

CANİKLİ: “GİRESUN YÖRESEL LEZZETLERİNE SAHİP ÇIKMIYOR” Haber

CANİKLİ: “GİRESUN YÖRESEL LEZZETLERİNE SAHİP ÇIKMIYOR”

CANİKLİ: “GİRESUN YÖRESEL LEZZETLERİNE SAHİP ÇIKMIYOR” Giresun Aşçılar ve Pastacılar Derneği Başkanı Fırat Canikli, Giresun’un gastronomi turizminde güçlü bir potansiyele sahip olmasına rağmen yöresel ürünlerini koruma, tanıtma ve tescil ettirme konusunda geride kaldığını söyledi. Ordu Dağ Çileği Reçeli’nin coğrafi işaret almasını örnek gösteren Canikli, “Biz izliyoruz, diğer iller sahip çıkıyor. Giresun artık bir adım öne çıkmak zorunda” dedi. “YÖRESEL ÜRÜNLERİMİZE SAHİP ÇIKAMIYORUZ” Giresun Aşçılar ve Pastacılar Derneği Başkanı Fırat Canikli, Giresun’un yöresel lezzetleri, yerel ürünleri ve gastronomi turizmi konusunda daha güçlü bir yol haritasına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gastronomi turizminin yalnızca yemek sunumundan ibaret olmadığını vurgulayan Canikli, bu alanın temelinde yöresel ürünler, coğrafi işaretler, yerel mutfak kültürü ve sürdürülebilir tanıtım çalışmaları bulunduğunu belirtti. Canikli, “Ne yazık ki Giresun olarak yöresel ürünlerimize ve lezzetlerimize sahip çıkamıyoruz” sözleriyle kentteki eksikliğe dikkat çekti. ORDU’NUN COĞRAFİ İŞARET HAMLESİNİ ÖRNEK GÖSTERDİ Fırat Canikli, Ordu Dağ Çileği Reçeli’nin coğrafi işaretle tescillenmesini hatırlatarak, yöresel değerlerine sahip çıkan Ordu’yu tebrik etti. Canikli, çevre illerin kendi yöresel ürünlerini tescil ettirmek, tanıtmak ve gastronomi turizmine kazandırmak için aktif çalışma yürüttüğünü ifade etti. Giresun’un da sahip olduğu mutfak mirasıyla bu alanda güçlü biçimde yer alabileceğini belirten Canikli, kentin artık sloganların ötesine geçmesi gerektiğini söyledi. “ARTIK BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK ZORUNDAYIZ” “Fındığın Başkenti, Kiraz’ın Anavatanı” vurgusunun Giresun için önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Canikli, dünyada ve Türkiye’de turizm anlayışının doğa, kültür, tarih ve gastronomi ekseninde yeniden şekillendiğini söyledi. Canikli, Akdeniz, Ege, Güneydoğu ve İç Anadolu mutfaklarının turizmde güçlü markalara dönüştüğünü belirterek, Giresun’un da kendi mutfak değerleriyle aynı başarıyı yakalayabileceğini ifade etti. Canikli, “Akdeniz, Ege, Güneydoğu ve İç Anadolu mutfakları turizmde nasıl öne çıkıyorsa, Giresun da çıkabilir. Bunun yolu yöresel ürünlere sahip çıkmaktan geçiyor” dedi. “BİZ İZLİYORUZ, DİĞER İLLER SAHİP ÇIKIYOR” Giresun’un yıllardır kendi mutfak kültüründe yer alan birçok ürünü tescil ettirme ve tanıtma konusunda yeterince hızlı davranmadığını söyleyen Canikli, çevre illerin bu boşluğu değerlendirdiğini belirtti. Canikli, Giresun’un meşhur sade simidinin Rize’de, Sakarca Mıhlaması, Galdirik Kavurması, Melocan Kavurması, Fındıklı Burma Tatlısı, Pancar Çorbası, Karalahana Sarması ve Mantar Kavurması gibi birçok ürünün ise Ordu’da coğrafi işaret aldığını hatırlattı. Bölgenin ortak değerlerine sahip çıkan illeri eleştirmediklerini belirten Canikli, “Onlar gastronomi turizminden pay almak için üzerine düşeni yapıyor. Biz ise sadece izliyoruz” ifadelerini kullandı. “BİR KAZAN PANCAR ÇORBASI İLE GASTRONOMİ TURİZMİ OLMAZ” Canikli, Giresun’da zaman zaman düzenlenen sembolik etkinliklerin gastronomi turizmi açısından kalıcı sonuç üretmediğini söyledi. Yerel mutfağın tanıtımının planlı, kurumsal ve sürdürülebilir biçimde yürütülmesi gerektiğini belirten Canikli, yalnızca kısa süreli etkinliklerle gastronomi turizminde güçlü bir marka oluşturulamayacağını vurguladı. Canikli, “Hiç kimse kusura bakmasın; bir kazan pancar çorbası ile gastronomi turizmi olmaz. Gastronomi turizmi yerel ürünlere sahip çıkmak ve değer vermekle olur” dedi. GİRESUN MUTFAĞININ GÜÇLÜ POTANSİYELİ VAR Giresun mutfağı, Karadeniz’in ot kültürü, fındık üretimi, yayla yaşamı, deniz ürünleri, kiraz geçmişi ve kırsal üretim geleneğiyle güçlü bir gastronomi potansiyeli taşıyor. Pancar çorbası, karalahana sarması, sakarca, galdirik, melocan, fasulye diblesi, hamsili yemekler, fındıklı tatlılar, yöresel hamur işleri, mısır unu ağırlıklı lezzetler ve dağ ürünleri, kentin tanıtımında daha görünür hale getirilebilecek başlıklar arasında yer alıyor. Canikli, bu ürünlerin yalnızca ev mutfağında veya yerel hafızada kalmaması gerektiğini, tescil, tanıtım, festival, menü, restoran ve turizm rotalarıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. “GASTRONOMİ KÜÇÜK GÖRÜLECEK BİR ALAN DEĞİL” Giresun’un ulaşım, sanayi ve kalkınma gibi temel sorunları bulunduğunu hatırlatan Canikli, buna rağmen gastronominin kentin ekonomik ve turistik geleceği açısından küçük görülmemesi gerektiğini söyledi. Canikli, yöresel ürünlerin doğru tanıtılması halinde hem üreticiye hem esnafa hem de turizm sektörüne katkı sağlayabileceğini belirtti. Gastronomi turizminin kırsal kalkınma, kadın emeği, yerel üretim, restoran sektörü, konaklama, festival ekonomisi ve şehir markasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Canikli, Giresun’un bu alanda geç kalmadan ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi. KURUMLARA VE PAYDAŞLARA ÇAĞRI Fırat Canikli, Giresun’un yöresel lezzetlerini koruma ve gastronomi turizminde hak ettiği yeri alma konusunda tüm kurumlara çağrıda bulundu. Başta Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği, Giresun Valiliği, Giresun Belediyesi, Ticaret Borsası ve ilgili tüm paydaşların sorumluluk alması gerektiğini belirten Canikli, ortak çalışma kültürünün önemine dikkat çekti. Canikli, “Artık hep birlikte değerlerimize sahip çıkalım. Gastronomi turizminde çok geç kalmadan yerimizi alalım” dedi. GASTRONOMİDE KALICI YOL HARİTASI İHTİYACI Giresun’un yöresel ürünlerini koruması, coğrafi işaret süreçlerini hızlandırması, yerel mutfağı turizm rotalarına dahil etmesi ve gastronomi etkinliklerini sürdürülebilir hale getirmesi gerekiyor. Canikli’nin çıkışı, Giresun’da yıllardır konuşulan ancak kurumsal düzeyde yeterince güçlü adımlar atılamayan yöresel lezzetler konusunu yeniden gündeme taşıdı. Giresun’un mutfak mirasını koruyacak, yerel ürünlerini tescil ettirecek ve gastronomi turizminden daha fazla pay almasını sağlayacak ortak bir çalışma süreci, kentin turizm hedefleri açısından öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.