Hava Durumu

#Mülkiyet

giresunsonhaber - Mülkiyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mülkiyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TAPU ÖZEL TEŞEBBÜSTE, ÜNİVERSİTE HÂLÂ ESKİ DOSYANIN PEŞİNDE Haber

TAPU ÖZEL TEŞEBBÜSTE, ÜNİVERSİTE HÂLÂ ESKİ DOSYANIN PEŞİNDE

TAPU ÖZEL TEŞEBBÜSTE, ÜNİVERSİTE HÂLÂ ESKİ DOSYANIN PEŞİNDE FİSKOBİRLİK’in Güre’deki 7,5 dönümlük arsasında satış ve tapu devri süreci tamamlandı. Tapunun özel teşebbüse geçtiği belirtilirken, Giresun Üniversitesi’nin alanı geri kazanmak istiyorsa yeni maliklerle resmi görüşme yürütmesi gerekiyor. GİRESUN — FİSKOBİRLİK’in Güre Mahallesi’nde, Giresun Üniversitesi yerleşkesinin karşısında bulunan 7,5 dönümlük arsasıyla ilgili tartışma, satış ve tapu devrinin ardından yeni bir aşamaya taşındı. Üniversitenin kampüs bütünlüğü, sahil bağlantısı ve gelişim alanı açısından kritik gördüğü taşınmazın yaklaşık bir yıl önce özel teşebbüs tapulu arsası olmuşken, Giresun Üniversitesi “dostlar alışverişte görsün “ misali dosyanın hâlâ eski mülkiyet tartışması üzerinden yürütülmesinden nasıl bir elde edilmek istendiği bilinmiyor. Arsanın geçmişinde FİSKOBİRLİK’in satış kararı, üniversitenin gelişim alanı talebi, belediye meclisi gündemi, ret kararı, idari dava süreci, 2026 yılı revizyon imar planı tartışmaları ve sahada başlayan fiziki çalışma bulunuyor. Ancak satıştan sonra tapunun özel teşebbüse geçmesi, dosyanın bugünkü muhatabını değiştirdi. Bu aşamadan sonra üniversitenin alanı geri kazanmak için yalnızca FİSKOBİRLİK üzerinden değil, taşınmazın güncel sahipleri üzerinden resmi ve hukuki süreç yürütmesi gerekiyor. TAPU DEVRİ DOSYANIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ FİSKOBİRLİK arsasıyla ilgili tartışmanın ilk aşamasında ana konu, üretici birliğine ait taşınmazın satılıp satılmayacağı, satışın hangi bedelle yapılacağı ve alanın üniversiteye kazandırılıp kazandırılmayacağıydı. Ancak tapu devri tamamlandıysa, hukuki zemin artık farklı bir noktadadır. Bugün ortada FİSKOBİRLİK’in elinde tuttuğu bir taşınmazdan çok, özel teşebbüs adına tapuya geçmiş bir mülkiyet bulunmaktadır. Bu nedenle üniversitenin alanı kampüs bütünlüğü için zorunlu görmesi halinde izlemesi gereken yol, yeni maliklerle satın alma, takas, uzlaşmalı devir veya kamu yararı gerekçesine dayalı yasal seçenekleri değerlendirmektir. Özel mülkiyete geçmiş bir taşınmaz için eski malik üzerinden yürütülen tartışma, alanın bugünkü tapu durumunu değiştirmiyor. Üniversite bu arsayı hâlâ stratejik bir ihtiyaç olarak görüyorsa, süreci güncel mülkiyet gerçeği üzerinden kurmak zorundadır. 2011’DE PLANLANDI, 2025’TE YENİDEN MECLİSE GELDİ FİSKOBİRLİK’in Güre’deki 1717 ada 1 parseliyle ilgili tartışmanın geçmişi 2025’te başlamadı. Giresun Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği’nin 25 Nisan 2025 tarihli açıklamasında, söz konusu parselin 2011 yılında “Üniversite Gelişim Alanı” olarak planlandığı ve Giresun Belediyesi tarafından yapılan imar planı değişikliğiyle imara kapatıldığı bilgisi yer aldı. 2011 yılı, Giresun Belediyesi’nde Kerim Aksu dönemine denk geliyor. Bu nedenle dosyanın ilk kritik eşiği, alanın belediye planlarında üniversite gelişim alanı olarak değerlendirildiği bu dönemdir. Ancak açık kaynaklarda bu plan değişikliğine ilişkin meclis karar numarası ve karar metni henüz yer almıyor. Bu bilgi, Giresun Belediyesi’nin 2011 yılı imar planı değişikliği arşivinden çıkarılmalıdır. Aradan geçen yıllara rağmen alanın üniversiteye kazandırılamaması, bugün tartışmanın merkezindeki en önemli başlıklardan biri haline geldi. Parsel planlarda üniversite gelişim alanı olarak görülmesine rağmen satın alma, takas, kamulaştırma veya uzlaşmalı devir sürecinin tamamlanamaması, üniversite yönetimlerinin yıllara yayılan karar alma eksikliğini gündeme taşıdı. 2020 SENATO KARARI BELEDİYEYE SUNULDU, İŞLEM TESİS EDİLMEDİ Giresun Belediye Meclisi’nin 2 Temmuz 2025 tarihli karar özetinde, üniversitenin daha önce de bu alan için karar aldığı açık biçimde yer aldı. Karar No: 245’te, Giresun Üniversitesi’nin 2020-180/3 sayılı Senato Kararı’nın belediyeye önceden sunulduğu, ancak herhangi bir işlem tesis edilmediği belirtildi. Aynı kararda, üniversitenin 2025-423/1 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile Güre Mahallesi’nde bulunan taşınmazların, yerleşke bütünlüğünün sağlanması ve fiziki alan ihtiyacının karşılanması amacıyla “Üniversite Gelişim Sahası”na alınmasına karar verdiği kayda geçti. Bu kayıt, üniversitenin alanı yıllardır gündeminde tuttuğunu; buna rağmen mülkiyetin üniversiteye geçirilmesi konusunda sonuç doğuran bir adım atılamadığını gösterdi. 22 NİSAN VE 2 HAZİRAN 2025’TE BELEDİYEYE RESMİ YAZI GÖNDERİLDİ Giresun Üniversitesi Rektörlüğü Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı, 22 Nisan 2025 tarih ve 82535 sayılı yazı ile 2 Haziran 2025 tarih ve 91487 sayılı yazıyla belediyeye başvurdu. Üniversite, FİSKOBİRLİK EFİT A.Ş.’ye ait 1717 ada 1 parsel ile 1719 ada 178, 182, 186, 187, 188 ve 189 numaralı parsellerin üniversite eğitim alanı içine alınmasını istedi. Giresun Belediye Meclisi, 2 Temmuz 2025’te bu talebi İmar Komisyonu’na havale etti. Karar, Fuat Köse’nin belediye başkanlığı döneminde alındı. 8 TEMMUZ 2025’TE TALEP REDDEDİLDİ Giresun Belediye Meclisi, 8 Temmuz 2025’te üniversitenin FİSKOBİRLİK EFİT A.Ş.’ye ait parsellerin Giresun Üniversitesi gelişim sahası içine alınması talebini oy çokluğuyla reddetti. Oylamada CHP grubu ret, AK Parti grubu kabul oyu kullandı. Bu karar, üniversitenin yıllardır çözemediği gelişim alanı meselesinde ikinci büyük kırılma noktası oldu. Alanın 2011’de üniversite gelişim alanı olarak planlandığı belirtilmesine, 2020’de Senato kararı alınmasına ve 2025’te iki ayrı resmi yazıyla belediyeye başvurulmasına rağmen taşınmazın üniversite mülkiyetine geçirilememesi, dosyanın yalnızca FİSKOBİRLİK satışıyla açıklanamayacağını ortaya koydu. 2022 MAHKEME VE BELEDİYE KARARI İMAR TARTIŞMASINI SINIRLADI Giresun Üniversitesi açıklamasında, Ordu 1. İdare Mahkemesi’nin 9 Şubat 2022 tarihli kararında alanın konut veya farklı fonksiyonlara dönüştürülmesinin kamu yararına uygun olmadığına hükmettiği belirtildi. Aynı açıklamada, Giresun Belediye Meclisi’nin 2022 yılında oy birliğiyle kabul ettiği imar planı değişikliği kararına atıf yapılarak parselin mevcut durumda konut veya ticari tesis alanı olarak değerlendirilemeyeceği, yalnızca “İdari Hizmet Alanı / FİSKOBİRLİK Genel Müdürlük Hizmet Binası” olarak kullanılabileceği savunuldu. Bu bilgi, 2026’da yeniden büyüyen imar tartışmasının hukuki arka planını güçlendirdi. Ancak 2022 belediye kararının karar numarası ve tam metni de resmi arşivden ayrıca çıkarılmalıdır. 2026’DA EMSAL VE YÜKSEKLİK TARTIŞMASI BAŞLADI Giresun Belediye Meclisi’nin 4 Nisan 2026 tarihli ve 755 sayılı kararında, Güre Mahallesi 1589 ada 6 parsel ve 1717 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazların bulunduğu alanda emsal ve yükseklik değerlerinin kamu yararı açısından yeniden değerlendirilmesi talebi oy çokluğuyla kabul edildi. Bu karar, tapu devri, dava süreci ve üniversitenin gelişim alanı talebine ek olarak dosyanın imar boyutunu da büyüttü. Alanın yapılaşma koşulları, yalnızca mülkiyet tartışması değil, kentin sahil hattı, üniversite yerleşkesi ve kamu yararı dengesi açısından da yeni bir başlık haline geldi. ÜNİVERSİTE YILLARCA ALAMADI, ŞİMDİ DAVA İLE TELAFİ ARIYOR Resmi kayıtlar ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde tablo netleşiyor. Alanın 2011’de üniversite gelişim alanı olarak planlandığı belirtiliyor. Üniversitenin 2020 tarihli Senato Kararı belediyeye sunuluyor, ancak işlem tesis edilmiyor. 2025’te üniversite iki ayrı yazıyla yeniden başvuruyor. Belediye 2 Temmuz 2025’te dosyayı İmar Komisyonu’na havale ediyor, 8 Temmuz 2025’te talep reddediliyor. 2026’da ise aynı alan emsal ve yükseklik tartışmasıyla yeniden belediye gündemine geliyor. Bu zincir, üniversitenin yıllar içinde alanı satın alma, takas, kamulaştırma veya uzlaşmalı devir yoluyla kendi mülkiyetine geçiremediğini gösteriyor. Bugün açılan dava, bu gecikmiş sürecin ardından gelen hukuki hamle olarak görülüyor. Ancak tapu özel teşebbüse geçtiyse, üniversitenin yalnızca geçmiş plan kararlarına dayanması yeterli olmayacaktır. Alan üniversite için hâlâ zorunlu görülüyorsa, yeni maliklerle resmi görüşme yapılmalı, satın alma veya takas seçeneği açık biçimde masaya konulmalıdır. DAVA ESKİ KARAR ÜZERİNDEN YÜRÜYOR Belediye meclisinin 8 Temmuz 2025 tarihli ret kararının ardından Giresun Üniversitesi dosyayı idari yargıya taşıdı. Üniversite, FİSKOBİRLİK arazisinin yeniden üniversite gelişim alanına alınması talebinin reddedilmesine karşı Ordu İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Davanın dikkat çeken yönü, doğrudan satış işleminin iptalinden çok, belediyenin üniversite gelişim alanı talebini reddetmesi üzerine kurulmuş olmasıdır. Bu nedenle yargı süreci, arsanın bugünkü tapu durumundan bağımsız değerlendirilemez. Tapu özel teşebbüse geçtiyse, davanın sonucu kadar güncel maliklerle yürütülecek temas da belirleyici hale gelir. Üniversitenin dava yoluyla eski plan kararlarını tartışması mümkündür. Ancak özel mülkiyete geçmiş bir alanın yeniden üniversiteye kazandırılması için yalnızca geçmiş kararların iptali yeterli olmayabilir. Bu noktada yeni maliklerle yapılacak resmi görüşmeler, satın alma veya takas ihtimali ve kamu yararı gerekçesine dayalı yasal süreçler dosyanın merkezine alınmalıdır. YENİ MALİKLERLE GÖRÜŞME YAPILDI MI? Arsanın yaklaşık bir yıl önce özel teşebbüs adına tapuya geçtiği belirtilirken, üniversitenin yeni sahiplerle resmi bir görüşme yürütüp yürütmediği kamuoyunun yanıt beklediği başlıkların başında geliyor. Üniversite bu alanı kampüs bütünlüğü için vazgeçilmez görüyorsa, yeni maliklere resmi teklif sunup sunmadığını açıklamalıdır. Satın alma, takas, uzlaşmalı devir veya kamusal ihtiyaç gerekçesiyle başka bir yol izlenip izlenmediği netleşmedi. 2026’DA İMAR TARTIŞMASI YENİDEN BÜYÜDÜ Dosya 2026 yılında revizyon imar planı süreciyle yeniden gündeme geldi. Giresun Belediyesi’nin 4 Nisan 2026 tarihli ve 755 sayılı kararında, Güre Mahallesi 1589 ada 6 parsel ile 1717 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazların bulunduğu alanda emsal ve yükseklik değerlerinin kamu yararı açısından yeniden değerlendirilmesi talebi oy çokluğuyla kabul edildi. Bu karar, arsanın yalnızca satış ve mülkiyet yönüyle değil, yapılaşma koşulları bakımından da yeni bir tartışmanın içine girdiğini gösterdi. Aynı süreçte alanın konut, ticaret veya karma kullanım yönünde değerlendirilip değerlendirilmeyeceği sorusu kamuoyunda öne çıktı. Üniversite kaynaklı açıklamalarda ise 1717 ada 1 parselin mevcut durumda konut ya da ticari tesis alanı olarak değerlendirilemeyeceği, yalnızca “İdari Hizmet Alanı / FİSKOBİRLİK Genel Müdürlük Hizmet Binası” fonksiyonuyla kullanılabileceği savunuldu. ÜNİVERSİTENİN YOL HARİTASI NETLEŞMELİ Giresun Üniversitesi bu alanı gerçekten kampüs bütünlüğü için zorunlu görüyorsa, bundan sonraki süreci eski tartışmanın içinde değil, güncel mülkiyet ve imar gerçekliği üzerinden yürütmelidir. FİSKOBİRLİK satışı yaptıysa, tapu özel teşebbüse geçtiyse ve sahada çalışma başladıysa, üniversitenin alanı geri kazanmak için yeni maliklerle masaya oturması gerekir. Güre’deki arsa artık yalnızca FİSKOBİRLİK’in geçmiş satış dosyası değildir. Tapu, imar, ruhsat, dava ve üniversitenin yeni maliklerle temas kurup kurmadığı aynı dosyada birleşmiştir. Kent kamuoyu, bu aşamada eski tartışmaların tekrarını değil, güncel mülkiyet durumuna uygun açık ve sonuç alıcı bir yol haritası beklemektedir.

İMAR İTİRAZLARI MASADA: GİRESUN BELEDİYE MECLİSİ OLAĞANÜSTÜ TOPLANDI Haber

İMAR İTİRAZLARI MASADA: GİRESUN BELEDİYE MECLİSİ OLAĞANÜSTÜ TOPLANDI

İMAR İTİRAZLARI MASADA: GİRESUN BELEDİYE MECLİSİ OLAĞANÜSTÜ TOPLANDI Giresun Belediye Meclisi, revizyon ve ilave imar planlarına yapılan itirazları görüşmek için olağanüstü toplandı. Belediye Başkanı Fuat Köse’nin başkanlık ettiği toplantıda tek gündem maddesi imar itirazları oldu. Ancak toplantı sonunda hangi itirazların kabul edildiği, hangilerinin reddedildiği kamuoyuna açıklanmadı. Giresun’da imar dosyası yeniden meclis masasına geldi. Giresun Belediye Meclisi, revizyon ve ilave imar planlarına yapılan itirazları görüşmek üzere 26 Mart 2026 Perşembe günü saat 10.00’da olağanüstü toplandı. Giresun Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda yapılan oturuma Belediye Başkanı Fuat Köse başkanlık etti. Toplantıda tek gündem maddesi yer aldı. Belediye meclisi, “Revizyon ve İlave İmar Planlarına yapılan itirazlara ilişkin İmar Komisyonu Raporu”nu görüştü. Olağanüstü toplantı bu başlıkla sınırlı yürütüldü. GÜNDEM TEK MADDEYE KİLİTLENDİ Belediye Başkanlığı’nın meclis üyelerine yaptığı çağrıda yalnızca bir dosya yer aldı. O dosya da doğrudan imar planlarına yapılan itirazlarla ilgiliydi. Bu tablo, şehirde tartışma yaratan plan başlıklarının belediye yönetiminin önündeki en kritik başlıklardan biri olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Toplantının hukuki dayanağını 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 20. maddesi ile Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliği’nin 6. maddesinin 7. paragrafı oluşturdu. Bu hüküm, belediye başkanına acil durumlarda meclisi olağanüstü toplantıya çağırma yetkisi veriyor. Aynı hüküm, olağanüstü toplantıda çağrıyı gerektiren konu dışında başka bir başlığın görüşülmesini de yasaklıyor. Giresun Belediyesi’nin paylaşımı, toplantının yapıldığını ve Belediye Başkanı Fuat Köse’nin oturuma başkanlık ettiğini doğruladı. Ancak kamuoyunun asıl beklediği bölüm şu an kapalı kaldı. Hangi itirazların haklı bulunduğu, hangi maddelerin reddedildiği, hangi alanlarda plan değişikliğine gidilip gidilmediği ile ilgili kamuoyuna bilgi verilmedi.

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME Haber

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME AK Parti’nin TBMM’ye sunduğu 29 maddelik yasa teklifi; tarım arazilerinin korunmasından orman kadastrosuna, şeker pancarı üretiminden alkollü içki reklamlarına kadar birçok alanda yeni kurallar getiriyor. Teklifte, 80 bin davanın önüne geçileceği ve kamunun 516 milyar liralık olası yükten korunacağı vurgulandı. AK Parti, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu başta olmak üzere bazı kanunlarda değişiklik öngören 29 maddelik yasa teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Teklif, tarımsal üretim, mülkiyet ihtilafları, çevre politikaları, enerji yatırımları ve reklam sınırlamaları gibi geniş bir alanı kapsıyor. Teklifin ayrıntılarını açıklayan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenlemenin özellikle orman kadastrosu ile tapu mülkiyetinden kaynaklanan uzun yıllara dayalı sorunları çözmeyi amaçladığını söyledi. Güler, bu alandaki mülkiyet karmaşasının sona erdirileceğini belirterek, “Orman ve tapu kadastrosu gibi farklı uygulamalar nedeniyle on yıllardır süregelen mülkiyet karmaşasına son vererek; mülkiyeti nizalı olan ve bugüne kadar davaya konu olmayan taşınmazların tapularını geçerli kabul ediyor veya vatandaşa iade ediyoruz. Bu taşınmaz alanlarından az olmamak üzere ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğümüze saha tahsisi yapıyoruz. Bugüne kadar davaya konu olan taşınmazlar sahiplerine ise aldıkları tazminat bedellerini rayici üzerinden ödemeleri kaydıyla taşınmazlarını iade ediyoruz” dedi. Teklifin en dikkat çeken başlıklarından biri de yargıya ilişkin düzenleme oldu. Abdullah Güler, halen süren ve açılması öngörülen çok sayıda davanın bu düzenlemeyle engelleneceğini savunarak, “Böylece devletimizi; tazminat bedelleri, birikmiş faizler ve yargılama giderleriyle birlikte tam 516 Milyar TL gibi devasa bir mali yükten kurtarıyoruz. Hem vatandaşımızın tapu güvenliğini sağlıyor hem de kamu kaynaklarımızın yarım trilyon lirasını koruma altına alıyoruz” ifadelerini kullandı. Teklife göre, tarımsal amaçlı olanlar dışındaki kooperatiflerin tarım arazisi edinmesi yasaklanacak. Ayrıca izin alınmadan tarım arazileri üzerine yapılan yapılara elektrik, su ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinin götürülmesi engellenecek. Düzenlemeye aykırı işlem yapan kurumlara her bir abone için 100 bin lira idari para cezası uygulanacak. Abonelik iptal edilmediği sürece bu ceza her ay yinelenecek. Abdullah Güler, tarım arazilerine ilişkin düzenlemeyi şu sözlerle savundu: “Gıda güvenliğimizin sarsılmaz kalesi, milli servetimiz ve gelecek nesillerimize bırakacağımız en kıymetli mirasımız hiç şüphesiz toprağımızdır. Bizim temel önceliğimiz, vatan toprağının her bir karışının üretimde kalması, bereketinin korunması ve ekilebilir alanlarımızın amaç dışı kullanımının önüne geçilmesidir. Özellikle son yıllarda "hobi bahçesi" adı altında, kooperatif çatısı kullanılarak tarım arazilerimizin hukuka aykırı şekilde küçültülmesi ve üretimden koparılması, tarımsal geleceğimiz için ciddi bir risk oluşturmaktadır. Vatandaşlarımızın doğa ile iç içe olma isteğini anlıyoruz; ancak bu ihtiyacın, gıda arz güvenliğimizi tehlikeye atacak ve verimli topraklarımızı betonlaştıracak bir yapıya dönüşmesine izin veremeyiz. Bu doğrultuda, tarımsal amaçlı olanlar dışındaki kooperatiflerin tarım arazisi edinmesini yasaklıyor; üretim disiplinimizi ve planlamamızı tahkim ediyoruz. İzin alınmadan tarım arazilerine inşa edilen yapılara elektrik, su ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinin götürülmesini engelliyoruz. Bu yasağı ihlal eden kurumlara, her bir abone için 100 bin TL idari para cezası öngörüyoruz. Abonelik iptal edilmediği sürece bu cezayı her ay tekrarlayarak suiistimallerin önüne geçiyoruz. Bu düzenleme ile hem toprağımızın kıymetini biliyor hem de vatandaşlarımızı yasal dayanağı olmayan süreçlerin mağduru olmaktan koruyoruz.” Teklifte çevre ve iklim başlığı altında da yeni bir dönem öngörülüyor. Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda “Karbon Yutak Ormanları” kurulmasının önü açılıyor. Orman Genel Müdürlüğü’ne bu alanın kurulması ve işletilmesi konusunda yetki verilmesi planlanıyor. Güler, düzenlemenin ekonomik boyutuna da dikkat çekerek, “ Sera gazı tutum kapasitemizi artıracak ‘Karbon Yutak Ormanları’nın kurulması ve işletilmesi için Orman Genel Müdürlüğü'ne tam yetki veriyoruz. Bu düzenleme ile sadece çevremizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda sanayicimizin uluslararası piyasada "karbon vergisi" yükleri altında ezilmesinin önüne geçecek yerli karbon kredisi altyapısını inşa ediyoruz. Üretimde Disiplin ve Gıda Arz Güvenliğini tesis ediyoruz” dedi. Tarım ve hayvancılık alanındaki değişiklikler de teklifin öne çıkan maddeleri arasında yer aldı. Buna göre şeker pancarında sözleşmesiz ekim yasaklanacak. Yerli tütün kullanım zorunluluğuna uymayan firmalara yönelik cezalar artırılacak. Hayvancılıkta ise belgesiz nakledilen hayvanların doğrudan kesime sevk edilmesi uygulamasına son verilmesi ve uygun olanların kayıt altına alınması hedefleniyor. Güler, “Şeker pancarında sözleşmesiz ekimi yasaklayarak hem arz güvenliğimizi koruyor hem de çiftçimizin emeğini garanti altına alıyoruz. Yerli tütün kullanım zorunluluğuna uymayan firmalara yönelik cezaları güncel tütün bedellerine göre artırarak caydırıcılığı yeniden sağlıyoruz. Hayvancılıkta ise belgesiz nakledilen hayvanların doğrudan kesime gönderilerek heba edilmesine son veriyor; şartları uygunsa kayıt altına alarak vatandaşımızın mağduriyetini gideriyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Düzenleme, su yapıları ve enerji yatırımlarını da kapsıyor. Baraj ve sulama kanallarının çevresinde can ve mal güvenliğine yönelik önlemlerin alınmasında belediye ve ilgili idarelere sorumluluk yükleniyor. Ayrıca Devlet Su İşleri’nin stratejik hidroelektrik üretim tesisi kurma yetkisinin 2040 yılına kadar uzatılması öngörülüyor. Güler, “Diğer yandan DSİ’nin stratejik hidroelektrik üretim tesisi inşa etme yetkisini 2040 yılına kadar uzatarak ülkemizin enerji arz güvenliğini ve geleceğini güvence altına alıyoruz” dedi. Teklifte Atatürk Orman Çiftliği’ne yönelik özel düzenlemeler de bulunuyor. Buna göre çiftlik adına kayıtlı taşınmazların bina ve arazi vergileri yönünden muafiyetinde birlik sağlanacak, geçmişte tahakkuk ettirilmiş vergilerin tahsilinden vazgeçilecek. Arazilerin parçalı yapısından doğan hukuki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanıyor. Güler, bu başlıkta, “Ülkemizin en kıymetli varlıklarından olan Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin korunması, geleceğe aktarılması ve asli misyonunun devam ettirilmesi için özel bir düzenleme getiriyoruz. Çiftlik adına tescilli bütün gayrimenkullerin bina ve arazi vergileri yönüyle muafiyetinde birlik sağlıyoruz. Geçmişte tahakkuk ettirilmiş vergilerin tahsilinden vazgeçerek, arazilerin parçalı yapısından kaynaklanan hukuki belirsizliklere son veriyor ve bu milli mirasımızın üzerindeki mali yükü tamamen kaldırıyoruz” ifadelerini kullandı. Teklifin dikkat çeken bir diğer ayağını ise alkollü içkilere ilişkin reklam ve tanıtım sınırlamaları oluşturdu. Buna göre alkollü içki üreticilerinin isim, marka, amblem veya logolarını kullanarak herhangi bir etkinliğe destek vermesine ya da gizli reklam yapmasına izin verilmeyecek. 22.00 ile 06.00 saatleri arasındaki satış yasağının ihlalinde ceza yetkisi mülki amirlere devredilecek. İş yerlerinin vitrinlerinde bağımlılığı teşvik edici yazı, işaret ve görsellerin kaldırılması da hükme bağlanacak. Abdullah Güler, bu düzenlemeyi şu sözlerle anlattı: “Gençlerimizin marka aşinalığından faydalanarak düşük alkollü içki markalarının yüksek alkollü içkilerde kullanılması gibi satın almayı teşvik edici sinsi uygulamaları yasaklıyoruz. 22:00 ile 06:00 saatleri arasındaki alkol satış yasağı ihlallerinde ceza yetkisini mülki amirlere devrederek denetimi yerinde ve süratle sağlıyoruz. Vatandaşımızı ve evlatlarımızı alkol bağımlılığına teşvik eden her türlü işaret, yazı ve görselin iş yerlerinin vitrinlerinden dahi temizlenmesini hükme bağlıyoruz”

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR: Haber

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR:

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR: “800 MİLYON FAİZ BAŞARI MI, BU KURUM KİMİN?” FİSKOBİRLİK’in hafta sonu gerçekleştirilen Mali Genel Kurulu, Giresun kamuoyunda derin bir kırılmaya yol açtı. Genel kurul sonrası yapılan açıklamalar, kurumun yönetim anlayışına, mali tablosuna ve kullanılan dile yönelik sert eleştirileri beraberinde getirdi. Eleştirilerin merkezinde ise FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar’ın kürsüdeki üslubu ve “kurum benim” algısı yaratan söylemleri yer aldı. ZİRAAT ODASI BAŞKANI KARAN: “800 MİLYON FAİZ ÖDEMEK BAŞARI MI?” Tepkilerin en serti Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’dan geldi. Karan, genel kurulu “Dağ fare doğurdu” sözleriyle özetlerken, yapılan sunumların üreticiye dair somut hiçbir çözüm içermediğini söyledi. Karan, kürsüde anlatılanları şu sözlerle eleştirdi: “Birliğin başkanı kürsüye çıkıp adeta Rapunzel masalı anlatarak delegeyi ve protokolü oyaladı. Üreticinin yarını, kurumun kurtuluşu hakkında tek bir cümle kuramadı.” Kurumun mali tablosuna dikkat çeken Karan, en çok tartışma yaratan faiz rakamına sert çıktı: “Borç değil, sadece faiz… Tam 800 milyon lira! Bunu başarı gibi pazarlamaya kalkıyor, asıl garabet ise buna inanıp alkış tutanlarda.” FİSKOBİRLİK mülklerinin satışına ilişkin kullanılan dili “arsızlık” olarak nitelendiren Karan, Giresun protokolüne açık çağrıda bulundu: “Mal benim malım, satarım” anlayışının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Karan, FİSKOBİRLİK hesaplarının mutlaka incelenmesi gerektiğini ifade etti. MHP’DEN İMAR VE RANT SORGUSU: “İMARA KAPALI ARSA NASIL MİLYONLARCA LİRA ETTİ?” Genel kurul sonrası eleştiriler yalnızca mali tabloyla sınırlı kalmadı. Milliyetçi Hareket Partisi Giresun İl Başkanı Salih Akgün, FİSKOBİRLİK arazisinin satış süreci ve imar revizyonu planları üzerinden çok sert sorular yöneltti. Akgün, yaklaşık 7 dönümlük imara kapalı bir arazinin yüksek bedellerle el değiştirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek şunları sordu: “İmara kapalı bir araziye milyonlarca lirayı kim, hangi güvenceyle verdi?” İmar planı sürecinde bazı parseller lehine ayrıcalıklar yaratıldığını savunan Akgün, “emsal kaybı” yaşandığını ve bunun hukuk ile eşitlik ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi. Akgün, MHP olarak imara değil, “kişiye özel” düzenlemelere karşı olduklarını vurguladı. İYİ PARTİ: “FİSKOBİRLİK DEĞİL, ‘LÜTFİBİRLİK’ OLMUŞ!” Tepki gösteren bir diğer siyasi parti ise İYİ Parti oldu. İl Başkanı İnan Taşgöz, FİSKOBİRLİK’in kamuoyunda artık “Lütfibirlik” olarak anıldığını söyledi. Taşgöz, Bayraktar’ın “Benim malıma ortak mısın?” sözlerine sert yanıt verdi: “Hayırdır Lütfi Bayraktar, kuruma çöktün de bizim mi haberimiz yok? Bu kurumu sen kurmadın, tapusunu üstüne geçirmedin. Herkes haddini bilecek!” Giresun Üniversitesi’ne yönelik sözlere sessiz kalındığını belirten Taşgöz, iktidar milletvekillerini eleştirerek, yapılan saygısızlığın şahıslara değil, Giresun’un kurumsal kimliğine yönelik olduğunu vurguladı. Taşgöz, 800 milyon lira faiz açıklamasını ise açık bir “itiraf” olarak değerlendirdi. ANAHTAR PARTİ: “FİSKOBİRLİK KİMSENİN ŞAHSİ MÜLKÜ DEĞİLDİR” Eleştirilerin son halkası Anahtar Parti Giresun İl Başkanı Aslan Tatar’dan geldi. Tatar, kullanılan dilin ne milletvekilliği sıfatıyla ne de devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını söyledi. Tatar, FİSKOBİRLİK’in Karadenizli üreticinin ortak değeri olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “FİSKOBİRLİK; herhangi bir şahsın, grubun ya da siyasi gücün malı değildir.” Kurumun ekonomik gerçeklerinin alkış ve hamasetle örtülmeye çalışıldığını belirten Tatar, duruşlarını üç net başlıkla özetledi: Mülkiyet, Üslup ve Yönetim. ORTAK NOKTA: ŞEFFAFLIK, HESAP VERİLEBİLİRLİK VE KURUMSAL SAYGI Ziraat Odası’ndan başlayıp MHP, İYİ Parti ve Anahtar Parti’ye uzanan açıklamalar, farklı siyasi çizgilerden gelse de ortak bir noktada buluşuyor: FİSKOBİRLİK’in şahıs diliyle değil, şeffaflık, liyakat ve ortak akılla yönetilmesi gerektiği vurgulanıyor. Giresun kamuoyu açısından artık tartışma şu soruda düğümleniyor: 800 milyon lira faiz ödemek başarı mı, yoksa bu tablonun hesabı kimden sorulacak?

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN AK PARTİLİ YILMAZ’A YANIT Haber

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN AK PARTİLİ YILMAZ’A YANIT

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN AK PARTİLİ YILMAZ’A YANIT: “CHP’Lİ BELEDİYELER POLEMİK DEĞİL; ŞEFFAFLIK, HESAP VEREBİLİRLİK VE HALKÇI HİZMET ÜRETİR” Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz’ın Giresun Belediyesi’ne yönelik eleştirilerine yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Şenyürek, açıklamasında AK Partili Yılmaz’ın değerlendirmelerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin göreve geldiği günden bu yana tüm zorluklara rağmen halkçı, şeffaf ve kamu yararını önceleyen bir anlayışla çalıştığını vurguladı. “Algı siyaseti, yıllardır yapılamayanların bugün anlatılmasıdır” Yılmaz’ın belediyeyi “algı siyaseti” yapmakla suçlamasının gündem değiştirme çabası olduğunu ifade eden Şenyürek, şu değerlendirmede bulundu: “Giresun halkı algı siyasetinin ne olduğunu çok iyi bilmektedir. Ülkenin dört bir yanında derin yoksulluğun büyüdüğü, gelir adaletsizliğinin her geçen gün daha da derinleştiği, hukukun üstünlüğüne dair kaygıların arttığı bir tabloda; vatandaş geçim derdiyle boğuşurken yıllardır çözülemeyen sorunları bugün ‘proje’ başlığı altında anlatmak inandırıcı değildir. Henüz ihalesi bile yapılmamış işleri yapılmış gibi sunmak algı siyasetinin ta kendisidir. Üstelik merkezi idare tarafından Giresun’a defalarca sözü verilip bir türlü hayata geçirilmeyen yatırımlar ortadayken, sorumluluğu başkalarına yüklemeye çalışmak kamuoyunu yanıltma ve gündem değiştirme çabasından başka bir anlam taşımamaktadır.” “Hazır olmayan alanı proje diye sunmak kamuoyunu yanıltmaktır” Otopark projeleri üzerinden yapılan eleştirilerin gerçeklikten uzak olduğunu belirten Şenyürek, somut bir örnek üzerinden şu ifadeleri kullandı: “Mülkiyet sorunu çözülmemiş, hukuki ve teknik süreçleri tamamlanmamış bir alanı ‘hazır otopark projesi’ olarak anlatmak, kamuoyunu yanıltmaktır. Belediyecilik, kâğıt üzerindeki taslakları değil; mülkiyeti, finansmanı ve uygulanabilirliği netleşmiş projeleri hayata geçirmeyi gerektirir. Nitekim önceki AK Partili belediye başkanlığı dönemlerinde kamuoyuna 3 bin 600 araçlık otopark sözü verilmiş olmasına rağmen, bu vaatler bırakın hayata geçirilmesini, bir araçlık dahi yeni otopark alanı üretilmeden geride bırakılmıştır. Bugün bu eleştiriler, yıllarca yerine getirilmeyen sözlerin oluşturduğu sorumluluğun üzerini örtme çabasından ibarettir.” “Belediyemiz borçla, enkazla ve kısıtlı imkânlarla devralındı” Giresun Belediyesi’nin önceki AK Partili yönetimden ciddi bir borç yükü, plansızlık ve yapısal sorunlarla devralındığını hatırlatan Şenyürek, buna rağmen bahane üretmeden temel hizmetlerin aksatılmadan sürdürüldüğünü vurguladı: “Belediyemiz, ekonomik krizin, yüksek enflasyonun ve merkezi idarenin belediyeler üzerindeki mali baskısının ortasında hizmet üretmektedir. Belediyemiz, tüm çalışanlarının emeğini korumayı temel ilke olarak görmektedir.” “İmar revizyonu gizli değil, kentin geleceği içindir” İmar revizyonu sürecine yönelik eleştirilerin de gerçek dışı olduğunu belirten Şenyürek, sürecin teknik, hukuki ve bilimsel esaslara göre yürütüldüğünü ifade ederek, “İmar revizyonu kişiye özel değil; Giresun’un geleceğini planlamak için yapılmaktadır. Amaç, nefes alan, yeşil alanları artan, sosyal donatıları güçlenen bir kent oluşturmaktır. Süreç paydaşlarla istişare içinde yürütülmekte, kamuoyundan hiçbir şey gizlenmemektedir” dedi. “Usulsüzlük iddialarında yargı neden harekete geçmiyor?” AK Parti İl Başkanı Yılmaz’ın geçmişe dönük bazı iddiaları gündeme getirmesine de dikkat çeken Şenyürek, şu ifadeleri kullandı: “Sayın Yılmaz’ın atıf yaptığı ve ‘yargıya taşınsın’ şeklinde ifade ettiği usulsüzlüklerle ilgili hukuki işlemler belediyemiz tarafından başlatıldı. Ancak aradan geçen yaklaşık 1,5 yıla rağmen yargı tek adım atmadı. Biz de merak ediyoruz, yargı neden harekete geçmiyor? Bu usulsüzlüklerin aydınlatılması için Keşap örneğinde olduğu gibi, önceki dönem belediye başkanlarının bir gün partilerinden ayrılmasının mı beklendiğini merak ediyoruz.” “CHP’li belediyeler polemik değil, şeffaflık üretir” Şenyürek açıklamasını, “CHP’li belediyeler polemik değil; şeffaflık, hesap verebilirlik ve halkçı hizmet üretir. Giresun halkı kimlerin laf, kimlerin iş ürettiğini çok iyi bilmektedir. Biz geçmişe takılı kalmadan, Giresun’un geleceğini inşa etmeye devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.