Hava Durumu

#Mülkiyet

giresunsonhaber - Mülkiyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mülkiyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İMAR İTİRAZLARI MASADA: GİRESUN BELEDİYE MECLİSİ OLAĞANÜSTÜ TOPLANDI Haber

İMAR İTİRAZLARI MASADA: GİRESUN BELEDİYE MECLİSİ OLAĞANÜSTÜ TOPLANDI

İMAR İTİRAZLARI MASADA: GİRESUN BELEDİYE MECLİSİ OLAĞANÜSTÜ TOPLANDI Giresun Belediye Meclisi, revizyon ve ilave imar planlarına yapılan itirazları görüşmek için olağanüstü toplandı. Belediye Başkanı Fuat Köse’nin başkanlık ettiği toplantıda tek gündem maddesi imar itirazları oldu. Ancak toplantı sonunda hangi itirazların kabul edildiği, hangilerinin reddedildiği kamuoyuna açıklanmadı. Giresun’da imar dosyası yeniden meclis masasına geldi. Giresun Belediye Meclisi, revizyon ve ilave imar planlarına yapılan itirazları görüşmek üzere 26 Mart 2026 Perşembe günü saat 10.00’da olağanüstü toplandı. Giresun Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda yapılan oturuma Belediye Başkanı Fuat Köse başkanlık etti. Toplantıda tek gündem maddesi yer aldı. Belediye meclisi, “Revizyon ve İlave İmar Planlarına yapılan itirazlara ilişkin İmar Komisyonu Raporu”nu görüştü. Olağanüstü toplantı bu başlıkla sınırlı yürütüldü. GÜNDEM TEK MADDEYE KİLİTLENDİ Belediye Başkanlığı’nın meclis üyelerine yaptığı çağrıda yalnızca bir dosya yer aldı. O dosya da doğrudan imar planlarına yapılan itirazlarla ilgiliydi. Bu tablo, şehirde tartışma yaratan plan başlıklarının belediye yönetiminin önündeki en kritik başlıklardan biri olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Toplantının hukuki dayanağını 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 20. maddesi ile Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliği’nin 6. maddesinin 7. paragrafı oluşturdu. Bu hüküm, belediye başkanına acil durumlarda meclisi olağanüstü toplantıya çağırma yetkisi veriyor. Aynı hüküm, olağanüstü toplantıda çağrıyı gerektiren konu dışında başka bir başlığın görüşülmesini de yasaklıyor. Giresun Belediyesi’nin paylaşımı, toplantının yapıldığını ve Belediye Başkanı Fuat Köse’nin oturuma başkanlık ettiğini doğruladı. Ancak kamuoyunun asıl beklediği bölüm şu an kapalı kaldı. Hangi itirazların haklı bulunduğu, hangi maddelerin reddedildiği, hangi alanlarda plan değişikliğine gidilip gidilmediği ile ilgili kamuoyuna bilgi verilmedi.

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME Haber

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME AK Parti’nin TBMM’ye sunduğu 29 maddelik yasa teklifi; tarım arazilerinin korunmasından orman kadastrosuna, şeker pancarı üretiminden alkollü içki reklamlarına kadar birçok alanda yeni kurallar getiriyor. Teklifte, 80 bin davanın önüne geçileceği ve kamunun 516 milyar liralık olası yükten korunacağı vurgulandı. AK Parti, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu başta olmak üzere bazı kanunlarda değişiklik öngören 29 maddelik yasa teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Teklif, tarımsal üretim, mülkiyet ihtilafları, çevre politikaları, enerji yatırımları ve reklam sınırlamaları gibi geniş bir alanı kapsıyor. Teklifin ayrıntılarını açıklayan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenlemenin özellikle orman kadastrosu ile tapu mülkiyetinden kaynaklanan uzun yıllara dayalı sorunları çözmeyi amaçladığını söyledi. Güler, bu alandaki mülkiyet karmaşasının sona erdirileceğini belirterek, “Orman ve tapu kadastrosu gibi farklı uygulamalar nedeniyle on yıllardır süregelen mülkiyet karmaşasına son vererek; mülkiyeti nizalı olan ve bugüne kadar davaya konu olmayan taşınmazların tapularını geçerli kabul ediyor veya vatandaşa iade ediyoruz. Bu taşınmaz alanlarından az olmamak üzere ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğümüze saha tahsisi yapıyoruz. Bugüne kadar davaya konu olan taşınmazlar sahiplerine ise aldıkları tazminat bedellerini rayici üzerinden ödemeleri kaydıyla taşınmazlarını iade ediyoruz” dedi. Teklifin en dikkat çeken başlıklarından biri de yargıya ilişkin düzenleme oldu. Abdullah Güler, halen süren ve açılması öngörülen çok sayıda davanın bu düzenlemeyle engelleneceğini savunarak, “Böylece devletimizi; tazminat bedelleri, birikmiş faizler ve yargılama giderleriyle birlikte tam 516 Milyar TL gibi devasa bir mali yükten kurtarıyoruz. Hem vatandaşımızın tapu güvenliğini sağlıyor hem de kamu kaynaklarımızın yarım trilyon lirasını koruma altına alıyoruz” ifadelerini kullandı. Teklife göre, tarımsal amaçlı olanlar dışındaki kooperatiflerin tarım arazisi edinmesi yasaklanacak. Ayrıca izin alınmadan tarım arazileri üzerine yapılan yapılara elektrik, su ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinin götürülmesi engellenecek. Düzenlemeye aykırı işlem yapan kurumlara her bir abone için 100 bin lira idari para cezası uygulanacak. Abonelik iptal edilmediği sürece bu ceza her ay yinelenecek. Abdullah Güler, tarım arazilerine ilişkin düzenlemeyi şu sözlerle savundu: “Gıda güvenliğimizin sarsılmaz kalesi, milli servetimiz ve gelecek nesillerimize bırakacağımız en kıymetli mirasımız hiç şüphesiz toprağımızdır. Bizim temel önceliğimiz, vatan toprağının her bir karışının üretimde kalması, bereketinin korunması ve ekilebilir alanlarımızın amaç dışı kullanımının önüne geçilmesidir. Özellikle son yıllarda "hobi bahçesi" adı altında, kooperatif çatısı kullanılarak tarım arazilerimizin hukuka aykırı şekilde küçültülmesi ve üretimden koparılması, tarımsal geleceğimiz için ciddi bir risk oluşturmaktadır. Vatandaşlarımızın doğa ile iç içe olma isteğini anlıyoruz; ancak bu ihtiyacın, gıda arz güvenliğimizi tehlikeye atacak ve verimli topraklarımızı betonlaştıracak bir yapıya dönüşmesine izin veremeyiz. Bu doğrultuda, tarımsal amaçlı olanlar dışındaki kooperatiflerin tarım arazisi edinmesini yasaklıyor; üretim disiplinimizi ve planlamamızı tahkim ediyoruz. İzin alınmadan tarım arazilerine inşa edilen yapılara elektrik, su ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinin götürülmesini engelliyoruz. Bu yasağı ihlal eden kurumlara, her bir abone için 100 bin TL idari para cezası öngörüyoruz. Abonelik iptal edilmediği sürece bu cezayı her ay tekrarlayarak suiistimallerin önüne geçiyoruz. Bu düzenleme ile hem toprağımızın kıymetini biliyor hem de vatandaşlarımızı yasal dayanağı olmayan süreçlerin mağduru olmaktan koruyoruz.” Teklifte çevre ve iklim başlığı altında da yeni bir dönem öngörülüyor. Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda “Karbon Yutak Ormanları” kurulmasının önü açılıyor. Orman Genel Müdürlüğü’ne bu alanın kurulması ve işletilmesi konusunda yetki verilmesi planlanıyor. Güler, düzenlemenin ekonomik boyutuna da dikkat çekerek, “ Sera gazı tutum kapasitemizi artıracak ‘Karbon Yutak Ormanları’nın kurulması ve işletilmesi için Orman Genel Müdürlüğü'ne tam yetki veriyoruz. Bu düzenleme ile sadece çevremizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda sanayicimizin uluslararası piyasada "karbon vergisi" yükleri altında ezilmesinin önüne geçecek yerli karbon kredisi altyapısını inşa ediyoruz. Üretimde Disiplin ve Gıda Arz Güvenliğini tesis ediyoruz” dedi. Tarım ve hayvancılık alanındaki değişiklikler de teklifin öne çıkan maddeleri arasında yer aldı. Buna göre şeker pancarında sözleşmesiz ekim yasaklanacak. Yerli tütün kullanım zorunluluğuna uymayan firmalara yönelik cezalar artırılacak. Hayvancılıkta ise belgesiz nakledilen hayvanların doğrudan kesime sevk edilmesi uygulamasına son verilmesi ve uygun olanların kayıt altına alınması hedefleniyor. Güler, “Şeker pancarında sözleşmesiz ekimi yasaklayarak hem arz güvenliğimizi koruyor hem de çiftçimizin emeğini garanti altına alıyoruz. Yerli tütün kullanım zorunluluğuna uymayan firmalara yönelik cezaları güncel tütün bedellerine göre artırarak caydırıcılığı yeniden sağlıyoruz. Hayvancılıkta ise belgesiz nakledilen hayvanların doğrudan kesime gönderilerek heba edilmesine son veriyor; şartları uygunsa kayıt altına alarak vatandaşımızın mağduriyetini gideriyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Düzenleme, su yapıları ve enerji yatırımlarını da kapsıyor. Baraj ve sulama kanallarının çevresinde can ve mal güvenliğine yönelik önlemlerin alınmasında belediye ve ilgili idarelere sorumluluk yükleniyor. Ayrıca Devlet Su İşleri’nin stratejik hidroelektrik üretim tesisi kurma yetkisinin 2040 yılına kadar uzatılması öngörülüyor. Güler, “Diğer yandan DSİ’nin stratejik hidroelektrik üretim tesisi inşa etme yetkisini 2040 yılına kadar uzatarak ülkemizin enerji arz güvenliğini ve geleceğini güvence altına alıyoruz” dedi. Teklifte Atatürk Orman Çiftliği’ne yönelik özel düzenlemeler de bulunuyor. Buna göre çiftlik adına kayıtlı taşınmazların bina ve arazi vergileri yönünden muafiyetinde birlik sağlanacak, geçmişte tahakkuk ettirilmiş vergilerin tahsilinden vazgeçilecek. Arazilerin parçalı yapısından doğan hukuki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanıyor. Güler, bu başlıkta, “Ülkemizin en kıymetli varlıklarından olan Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin korunması, geleceğe aktarılması ve asli misyonunun devam ettirilmesi için özel bir düzenleme getiriyoruz. Çiftlik adına tescilli bütün gayrimenkullerin bina ve arazi vergileri yönüyle muafiyetinde birlik sağlıyoruz. Geçmişte tahakkuk ettirilmiş vergilerin tahsilinden vazgeçerek, arazilerin parçalı yapısından kaynaklanan hukuki belirsizliklere son veriyor ve bu milli mirasımızın üzerindeki mali yükü tamamen kaldırıyoruz” ifadelerini kullandı. Teklifin dikkat çeken bir diğer ayağını ise alkollü içkilere ilişkin reklam ve tanıtım sınırlamaları oluşturdu. Buna göre alkollü içki üreticilerinin isim, marka, amblem veya logolarını kullanarak herhangi bir etkinliğe destek vermesine ya da gizli reklam yapmasına izin verilmeyecek. 22.00 ile 06.00 saatleri arasındaki satış yasağının ihlalinde ceza yetkisi mülki amirlere devredilecek. İş yerlerinin vitrinlerinde bağımlılığı teşvik edici yazı, işaret ve görsellerin kaldırılması da hükme bağlanacak. Abdullah Güler, bu düzenlemeyi şu sözlerle anlattı: “Gençlerimizin marka aşinalığından faydalanarak düşük alkollü içki markalarının yüksek alkollü içkilerde kullanılması gibi satın almayı teşvik edici sinsi uygulamaları yasaklıyoruz. 22:00 ile 06:00 saatleri arasındaki alkol satış yasağı ihlallerinde ceza yetkisini mülki amirlere devrederek denetimi yerinde ve süratle sağlıyoruz. Vatandaşımızı ve evlatlarımızı alkol bağımlılığına teşvik eden her türlü işaret, yazı ve görselin iş yerlerinin vitrinlerinden dahi temizlenmesini hükme bağlıyoruz”

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR: Haber

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR:

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR: “800 MİLYON FAİZ BAŞARI MI, BU KURUM KİMİN?” FİSKOBİRLİK’in hafta sonu gerçekleştirilen Mali Genel Kurulu, Giresun kamuoyunda derin bir kırılmaya yol açtı. Genel kurul sonrası yapılan açıklamalar, kurumun yönetim anlayışına, mali tablosuna ve kullanılan dile yönelik sert eleştirileri beraberinde getirdi. Eleştirilerin merkezinde ise FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar’ın kürsüdeki üslubu ve “kurum benim” algısı yaratan söylemleri yer aldı. ZİRAAT ODASI BAŞKANI KARAN: “800 MİLYON FAİZ ÖDEMEK BAŞARI MI?” Tepkilerin en serti Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’dan geldi. Karan, genel kurulu “Dağ fare doğurdu” sözleriyle özetlerken, yapılan sunumların üreticiye dair somut hiçbir çözüm içermediğini söyledi. Karan, kürsüde anlatılanları şu sözlerle eleştirdi: “Birliğin başkanı kürsüye çıkıp adeta Rapunzel masalı anlatarak delegeyi ve protokolü oyaladı. Üreticinin yarını, kurumun kurtuluşu hakkında tek bir cümle kuramadı.” Kurumun mali tablosuna dikkat çeken Karan, en çok tartışma yaratan faiz rakamına sert çıktı: “Borç değil, sadece faiz… Tam 800 milyon lira! Bunu başarı gibi pazarlamaya kalkıyor, asıl garabet ise buna inanıp alkış tutanlarda.” FİSKOBİRLİK mülklerinin satışına ilişkin kullanılan dili “arsızlık” olarak nitelendiren Karan, Giresun protokolüne açık çağrıda bulundu: “Mal benim malım, satarım” anlayışının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Karan, FİSKOBİRLİK hesaplarının mutlaka incelenmesi gerektiğini ifade etti. MHP’DEN İMAR VE RANT SORGUSU: “İMARA KAPALI ARSA NASIL MİLYONLARCA LİRA ETTİ?” Genel kurul sonrası eleştiriler yalnızca mali tabloyla sınırlı kalmadı. Milliyetçi Hareket Partisi Giresun İl Başkanı Salih Akgün, FİSKOBİRLİK arazisinin satış süreci ve imar revizyonu planları üzerinden çok sert sorular yöneltti. Akgün, yaklaşık 7 dönümlük imara kapalı bir arazinin yüksek bedellerle el değiştirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek şunları sordu: “İmara kapalı bir araziye milyonlarca lirayı kim, hangi güvenceyle verdi?” İmar planı sürecinde bazı parseller lehine ayrıcalıklar yaratıldığını savunan Akgün, “emsal kaybı” yaşandığını ve bunun hukuk ile eşitlik ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi. Akgün, MHP olarak imara değil, “kişiye özel” düzenlemelere karşı olduklarını vurguladı. İYİ PARTİ: “FİSKOBİRLİK DEĞİL, ‘LÜTFİBİRLİK’ OLMUŞ!” Tepki gösteren bir diğer siyasi parti ise İYİ Parti oldu. İl Başkanı İnan Taşgöz, FİSKOBİRLİK’in kamuoyunda artık “Lütfibirlik” olarak anıldığını söyledi. Taşgöz, Bayraktar’ın “Benim malıma ortak mısın?” sözlerine sert yanıt verdi: “Hayırdır Lütfi Bayraktar, kuruma çöktün de bizim mi haberimiz yok? Bu kurumu sen kurmadın, tapusunu üstüne geçirmedin. Herkes haddini bilecek!” Giresun Üniversitesi’ne yönelik sözlere sessiz kalındığını belirten Taşgöz, iktidar milletvekillerini eleştirerek, yapılan saygısızlığın şahıslara değil, Giresun’un kurumsal kimliğine yönelik olduğunu vurguladı. Taşgöz, 800 milyon lira faiz açıklamasını ise açık bir “itiraf” olarak değerlendirdi. ANAHTAR PARTİ: “FİSKOBİRLİK KİMSENİN ŞAHSİ MÜLKÜ DEĞİLDİR” Eleştirilerin son halkası Anahtar Parti Giresun İl Başkanı Aslan Tatar’dan geldi. Tatar, kullanılan dilin ne milletvekilliği sıfatıyla ne de devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını söyledi. Tatar, FİSKOBİRLİK’in Karadenizli üreticinin ortak değeri olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “FİSKOBİRLİK; herhangi bir şahsın, grubun ya da siyasi gücün malı değildir.” Kurumun ekonomik gerçeklerinin alkış ve hamasetle örtülmeye çalışıldığını belirten Tatar, duruşlarını üç net başlıkla özetledi: Mülkiyet, Üslup ve Yönetim. ORTAK NOKTA: ŞEFFAFLIK, HESAP VERİLEBİLİRLİK VE KURUMSAL SAYGI Ziraat Odası’ndan başlayıp MHP, İYİ Parti ve Anahtar Parti’ye uzanan açıklamalar, farklı siyasi çizgilerden gelse de ortak bir noktada buluşuyor: FİSKOBİRLİK’in şahıs diliyle değil, şeffaflık, liyakat ve ortak akılla yönetilmesi gerektiği vurgulanıyor. Giresun kamuoyu açısından artık tartışma şu soruda düğümleniyor: 800 milyon lira faiz ödemek başarı mı, yoksa bu tablonun hesabı kimden sorulacak?

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN AK PARTİLİ YILMAZ’A YANIT Haber

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN AK PARTİLİ YILMAZ’A YANIT

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN AK PARTİLİ YILMAZ’A YANIT: “CHP’Lİ BELEDİYELER POLEMİK DEĞİL; ŞEFFAFLIK, HESAP VEREBİLİRLİK VE HALKÇI HİZMET ÜRETİR” Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz’ın Giresun Belediyesi’ne yönelik eleştirilerine yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Şenyürek, açıklamasında AK Partili Yılmaz’ın değerlendirmelerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin göreve geldiği günden bu yana tüm zorluklara rağmen halkçı, şeffaf ve kamu yararını önceleyen bir anlayışla çalıştığını vurguladı. “Algı siyaseti, yıllardır yapılamayanların bugün anlatılmasıdır” Yılmaz’ın belediyeyi “algı siyaseti” yapmakla suçlamasının gündem değiştirme çabası olduğunu ifade eden Şenyürek, şu değerlendirmede bulundu: “Giresun halkı algı siyasetinin ne olduğunu çok iyi bilmektedir. Ülkenin dört bir yanında derin yoksulluğun büyüdüğü, gelir adaletsizliğinin her geçen gün daha da derinleştiği, hukukun üstünlüğüne dair kaygıların arttığı bir tabloda; vatandaş geçim derdiyle boğuşurken yıllardır çözülemeyen sorunları bugün ‘proje’ başlığı altında anlatmak inandırıcı değildir. Henüz ihalesi bile yapılmamış işleri yapılmış gibi sunmak algı siyasetinin ta kendisidir. Üstelik merkezi idare tarafından Giresun’a defalarca sözü verilip bir türlü hayata geçirilmeyen yatırımlar ortadayken, sorumluluğu başkalarına yüklemeye çalışmak kamuoyunu yanıltma ve gündem değiştirme çabasından başka bir anlam taşımamaktadır.” “Hazır olmayan alanı proje diye sunmak kamuoyunu yanıltmaktır” Otopark projeleri üzerinden yapılan eleştirilerin gerçeklikten uzak olduğunu belirten Şenyürek, somut bir örnek üzerinden şu ifadeleri kullandı: “Mülkiyet sorunu çözülmemiş, hukuki ve teknik süreçleri tamamlanmamış bir alanı ‘hazır otopark projesi’ olarak anlatmak, kamuoyunu yanıltmaktır. Belediyecilik, kâğıt üzerindeki taslakları değil; mülkiyeti, finansmanı ve uygulanabilirliği netleşmiş projeleri hayata geçirmeyi gerektirir. Nitekim önceki AK Partili belediye başkanlığı dönemlerinde kamuoyuna 3 bin 600 araçlık otopark sözü verilmiş olmasına rağmen, bu vaatler bırakın hayata geçirilmesini, bir araçlık dahi yeni otopark alanı üretilmeden geride bırakılmıştır. Bugün bu eleştiriler, yıllarca yerine getirilmeyen sözlerin oluşturduğu sorumluluğun üzerini örtme çabasından ibarettir.” “Belediyemiz borçla, enkazla ve kısıtlı imkânlarla devralındı” Giresun Belediyesi’nin önceki AK Partili yönetimden ciddi bir borç yükü, plansızlık ve yapısal sorunlarla devralındığını hatırlatan Şenyürek, buna rağmen bahane üretmeden temel hizmetlerin aksatılmadan sürdürüldüğünü vurguladı: “Belediyemiz, ekonomik krizin, yüksek enflasyonun ve merkezi idarenin belediyeler üzerindeki mali baskısının ortasında hizmet üretmektedir. Belediyemiz, tüm çalışanlarının emeğini korumayı temel ilke olarak görmektedir.” “İmar revizyonu gizli değil, kentin geleceği içindir” İmar revizyonu sürecine yönelik eleştirilerin de gerçek dışı olduğunu belirten Şenyürek, sürecin teknik, hukuki ve bilimsel esaslara göre yürütüldüğünü ifade ederek, “İmar revizyonu kişiye özel değil; Giresun’un geleceğini planlamak için yapılmaktadır. Amaç, nefes alan, yeşil alanları artan, sosyal donatıları güçlenen bir kent oluşturmaktır. Süreç paydaşlarla istişare içinde yürütülmekte, kamuoyundan hiçbir şey gizlenmemektedir” dedi. “Usulsüzlük iddialarında yargı neden harekete geçmiyor?” AK Parti İl Başkanı Yılmaz’ın geçmişe dönük bazı iddiaları gündeme getirmesine de dikkat çeken Şenyürek, şu ifadeleri kullandı: “Sayın Yılmaz’ın atıf yaptığı ve ‘yargıya taşınsın’ şeklinde ifade ettiği usulsüzlüklerle ilgili hukuki işlemler belediyemiz tarafından başlatıldı. Ancak aradan geçen yaklaşık 1,5 yıla rağmen yargı tek adım atmadı. Biz de merak ediyoruz, yargı neden harekete geçmiyor? Bu usulsüzlüklerin aydınlatılması için Keşap örneğinde olduğu gibi, önceki dönem belediye başkanlarının bir gün partilerinden ayrılmasının mı beklendiğini merak ediyoruz.” “CHP’li belediyeler polemik değil, şeffaflık üretir” Şenyürek açıklamasını, “CHP’li belediyeler polemik değil; şeffaflık, hesap verebilirlik ve halkçı hizmet üretir. Giresun halkı kimlerin laf, kimlerin iş ürettiğini çok iyi bilmektedir. Biz geçmişe takılı kalmadan, Giresun’un geleceğini inşa etmeye devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.