Hava Durumu

#Müdahale

giresunsonhaber - Müdahale haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müdahale haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MEDYA DAYANIŞMA GRUBU BASIN AÇIKLAMASI Haber

MEDYA DAYANIŞMA GRUBU BASIN AÇIKLAMASI

MEDYA DAYANIŞMA GRUBU BASIN AÇIKLAMASI Medya Dayanışma Grubu, Halk TV’ye kayyım atanması ve yayınlarının durdurulmasına ilişkin ortak basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, basın özgürlüğü ve toplumun haber alma hakkına ilişkin anayasal güvencelere dikkat çekilerek kayyım uygulamasına son verilmesi çağrısında bulunuldu. Basın Konseyi, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve diğer basın meslek örgütlerinin yer aldığı Medya Dayanışma Grubu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Halk TV’ye kayyım atanması basın özgürlüğüne müdahaledir. Türkiye, medya özgürlüğü açısından son derece kaygı verici bir güne uyandı. Halk TV’ye kayyım atanması ve kanalın yayınlarının durdurulması, bir medya kuruluşunun yönetimine müdahalenin ötesinde, gazetecilerin çalışma özgürlüğünü ve toplumun haber alma hakkını etkileyen ağır bir uygulamadır. Bir medya kurumunun sahiplik yapısı veya şirket ilişkileriyle ilgili iddialar, hukukun güvenceleri içinde, şeffaf ve adil bir yargı süreciyle incelenmelidir. Ancak bu iddialar, haber kuruluşunun yönetimini devralmaya ve yayın faaliyetini durdurmaya gerekçe yapılamaz. Soruşturma yürütülmesi ile bir medya kuruluşunun editoryal bağımsızlığını ortadan kaldırmak birbirinden ayrı konulardır. Anayasa’nın 29. maddesi, süreli veya süresiz yayınların önceden izne ya da mali teminata bağlanamayacağını; haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyen veya zorlaştıran şartlar konulamayacağını hükme bağlar. Anayasa’nın 30. maddesi de kanuna uygun şekilde kurulmuş basın işletmelerinin matbaa ve basın araçlarının suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt edilmesini veya işletilmekten alıkonulmasını yasaklar. Bu hükümler, basın kuruluşlarının faaliyetlerini sürdürebilmesinin anayasal güvence altında olduğunu ortaya koymaktadır. Halk TV’ye yönelik müdahalenin hukuki dayanağı ve bu güvencelerle ilişkisi kamuoyuna açıklanmalıdır. Halkın bilgilenme hakkı, demokrasinin sağlıklı işleyişi için yaşamsal önemdedir. Bu hak; medya kuruluşlarının bağımsızlığı, gazetecilerin güven içinde çalışabilmesi ve kamuoyunu ilgilendiren olayların serbestçe haberleştirilebilmesiyle korunur. Bir kanalın yönetimine müdahale edilmesi ve yayınlarının durdurulması, bu güvenceleri zayıflatır. Medya Dayanışma Grubu olarak Halk TV çalışanlarıyla ve baskı altındaki tüm meslektaşlarımızla dayanışma içindeyiz. Kayyım uygulamasına son verilmesini, kanalın yayın özgürlüğünün güvence altına alınmasını ve medya kuruluşlarına ilişkin iddiaların editoryal bağımsızlığı ortadan kaldırmayacak hukuki süreçlerle ele alınmasını talep ediyoruz. Kamuoyunu basın özgürlüğünü, çoğulcu medyayı ve halkın haber alma hakkını savunmaya çağırıyoruz. Basına yönelik her müdahale, toplumun gerçeklere erişimini de daraltır.” Ortak açıklamada adı bulunan meslek örgütleri: Basın Konseyi, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Diplomasi Muhabirleri Derneği, DİSK Basın-İş, Ekonomi Muhabirleri Derneği, Haber-Sen, Gazeteciler Cemiyeti, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Parlamento Muhabirleri Derneği, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği ve Türkiye Gazeteciler Sendikası.

4 MİLYON 52 BİN 500 TL ZARAR TESPİT EDİLDİ Haber

4 MİLYON 52 BİN 500 TL ZARAR TESPİT EDİLDİ

GİRESUN’DA SAĞANAĞIN BİLANÇOSU: 4 MİLYON 52 BİN 500 TL ZARAR TESPİT EDİLDİ Giresun Valiliği, kent genelinde etkili olan kuvvetli yağışların ardından yürütülen müdahale ve iyileştirme çalışmalarının bilançosunu açıkladı. 112 Acil Çağrı Merkezi ve AFAD hattına ulaşan 22 ihbarın tamamına müdahale edilirken, Defterdarlık ekiplerinin değerlendirdiği 19 başvuruda 7 konut, 11 iş yeri ve 1 araç için toplam 4 milyon 52 bin 500 TL maddi zarar tespit edildi. Sahada 8 kurumdan 385 personel ve 152 araç görev yaptı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün uyarılarının ardından Giresun genelinde etkili olan kuvvetli yağışlarla ilgili son durum Giresun Valiliği tarafından kamuoyuna açıklandı. Valilik, müdahale çalışmalarının tamamlandığını, yağıştan etkilenen bölgelerde iyileştirme çalışmalarının ise devam ettiğini bildirdi. 22 İHBARIN TAMAMINA MÜDAHALE EDİLDİ Valiliğin açıkladığı verilere göre yağış süresince 112 Acil Çağrı Merkezi ve AFAD hattına toplam 22 ihbar ulaştı. Ekipler gelen ihbarların tamamına müdahale etti. Kuvvetli yağış özellikle bazı noktalarda heyelanlara neden oldu. Giresun-Trabzon Karayolu'nun Çavuşlu mevkisi ile Görele-Eynesil arasındaki kesimlerinde meydana gelen heyelanlara müdahale edildi ve yollar kısa sürede yeniden trafiğe açıldı. Valilik, son durum itibarıyla Giresun genelinde kapalı köy yolu veya iletişim kesintisi bulunmadığını açıkladı. ESPİYE SANAYİ SİTESİ'NDE SU TAHLİYESİ TAMAMLANDI Yağışın etkili olduğu önemli noktalardan biri Espiye Sanayi Sitesi oldu. Valiliğin açıklamasına göre, sanayi sitesindeki su tahliyesi tamamlandı ve zarar tespit çalışmaları yürütüldü. Böylece gün içerisinde Espiye başta olmak üzere farklı noktalardan gelen su baskını ve heyelan haberlerinin ardından, yağışın ortaya çıkardığı tabloya ilişkin resmî rakamlar da açıklanmış oldu. 19 BAŞVURUDA 4 MİLYON 52 BİN 500 TL ZARAR Defterdarlık ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında toplam 19 başvuru değerlendirildi. Valiliğin yayımladığı bilgilere göre zarar tespitinin kapsamı: 7 konut11 iş yeri1 araç olarak açıklandı. Bu başvurular kapsamında tespit edilen toplam maddi zarar ise 4 milyon 52 bin 500 TL olarak duyuruldu. Valiliğin infografiğinde zarar rakamı “Espiye Sanayi Sitesi ve Zarar Tespiti” başlığı altında verildi. Açıklamada 4 milyon 52 bin 500 TL dışında Giresun genelinin tamamını kapsayan ayrıca bir nihai maddi zarar toplamı açıklanmadı. 385 PERSONEL VE 152 ARAÇ SAHADAYDI Kuvvetli yağışın etkili olduğu süreçte kurumlar geniş çaplı bir müdahale organizasyonu oluşturdu. Giresun Valiliğinin verilerine göre 8 farklı kurumdan 385 personel ve 152 araç sahada teyakkuz halinde görev yaptı. Ekipler; gelen ihbarlara müdahale edilmesi, heyelanların temizlenmesi, yolların yeniden ulaşıma açılması, su tahliyesi ve yağışın ardından oluşan hasarın belirlenmesi için çalışmalar yürüttü. EN FAZLA YAĞIŞ GÖRELE KUŞÇULU'YA DÜŞTÜ Valilik, kuvvetli yağış sırasında en yüksek değerlerin kaydedildiği bölgeleri de açıkladı. Listenin ilk sırasında Görele'nin Kuşçulu bölgesi yer aldı. Kuşçulu'da metrekareye 96,81 kilogram yağış düştü. Bunu 89,5 kg/m² ile Doğankent, 84 kg/m² ile Tirebolu, 75,12 kg/m² ile Güce ve 72,6 kg/m² ile Çanakçı izledi. Açıklanan beş ölçüm noktasının tamamında metrekareye 70 kilogramın üzerinde yağış kaydedilirken, Kuşçulu'daki miktar 100 kilogram sınırına yaklaştı. AFAD MERKEZLERİNDE ÇALIŞMALAR SAAT 17.00'DE TAMAMLANDI Yağışların etkisini kaybetmesinin ardından İl AFAD Merkezi ve Görele İlçe AFAD Merkezi'ndeki çalışmalar saat 17.00 itibarıyla sona erdi. Valilik, müdahale çalışmalarının tamamlandığını ancak iyileştirme çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Son açıklamayla birlikte kuvvetli yağışın resmî bilançosu da netleşti: 22 ihbarın tamamına müdahale edildi; 19 zarar başvurusu değerlendirildi; 7 konut, 11 iş yeri ve 1 araç için 4 milyon 52 bin 500 TL maddi zarar tespit edildi. Sahada 8 kurumdan 385 personel ve 152 araç görev yaptı.

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ Haber

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ Gıda güvenliği, halk sağlığı ve çevresel riskler aynı anda büyüyor. Uzmanlar, insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığını birlikte izleyen Tek Sağlık gözetiminin erken uyarı ve hızlı müdahale için kritik hale geldiğini vurguluyor. Güney ve Güneydoğu Asya’da yaşanan kuş gribi salgını, sağlık tehditlerinin artık tek bir alanla sınırlı kalmadığını bir kez daha ortaya koydu. İnsanlarda görülen vaka sayısı sınırlı kaldı ancak salgın, gıda güvenliği, geçim kaynakları ve halk sağlığı üzerinde büyüyen risklerin erken teşhis edilmeden kontrol altına alınamayacağını gösterdi. Bugün birçok kriz sessiz başlıyor. Hayvan hastalıkları, bitki zararlıları, zoonotik enfeksiyonlar ve çevresel bozulmalar, daha büyük tehditlerin ilk işaretlerini veriyor. Buna rağmen müdahale çoğu zaman insanlar hastalandıktan ya da gıda tedarik zinciri aksadıktan sonra başlıyor. Bu tablo, mevcut gözetim sistemlerinin geç kaldığını gösteriyor. Dar izleme modeli riski büyütüyor Mevcut gözetim uygulamalarının önemli bölümü insan hastalıklarının tespiti ya da çiftlik düzeyindeki kayıplarla sınırlı kalıyor. Bu yaklaşım, hayvan, bitki ve çevre alanlarından gelen erken uyarı sinyallerini kaçırıyor. Sonuçta sistem, tehdidi önleyen değil, büyüdükten sonra karşılamaya çalışan reaktif bir yapıya dönüşüyor. Tek Sağlık modeli ortak risk haritası çıkarıyor Tek Sağlık yaklaşımı, insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığını tek bir çerçevede ele alıyor. Bu model, birbirinden kopuk veri toplama yöntemleri yerine sektörler arası bilgi paylaşımını esas alan entegre sistemler kurulmasını öngörüyor. Böylece risk, tek bir noktada patlak vermeden önce daha geniş bir çerçevede izlenebiliyor. Sahadaki uygulamalar bu yaklaşımın sonuç verdiğini gösteriyor. Tayland’da hayvan ısırığı bildirimleri için geliştirilen ortak mobil uygulama, kuduz vakalarının hızlı tespitini sağladı. Kamboçya’da insan ve hayvan laboratuvarlarının birbirine bağlanmasıyla leptospiroz ve kuş gribi gibi patojenlerde erken müdahale kapasitesi güçlendi. Ruanda’da ise çevresel veriler üzerinden yürütülen erken uyarı sistemi sayesinde Rift Vadisi humması salgını sınırlı alanda tutuldu. Asıl sorun koordinasyon ve altyapı eksikliği Tek Sağlık gözetiminin önünde ciddi yapısal engeller bulunuyor. Veterinerlik hizmetlerinin yetersiz finansmanı, çevresel izlemedeki düzensizlik, veri paylaşımını zorlaştıran bürokratik ve teknolojik bariyerler, erken teşhisi zayıflatıyor. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde dijital altyapı eksikliği sorunu büyütüyor. Ancak daha varlıklı ülkelerde de kurumsal parçalanma ve yasal kısıtlar benzer sonuçlar doğuruyor. FAO, WHO, WOAH ve UNEP iş birliğiyle geliştirilen çalışmalar, ülkelerde entegre gözetim sistemlerinin kurulmasını hedefliyor. Sierra Leone’de hayvan hastalıkları raporlamasının dijitalleştirilmesi, Özbekistan’da mobil veteriner saha verilerinin sisteme alınması ve Pakistan ile Nepal’de laboratuvar uyumu ile il düzeyi gözetim ağlarının güçlendirilmesi, bu dönüşümün somut örnekleri arasında yer alıyor. Krizden sonra değil, krizden önce müdahale Tek Sağlık gözetimi yalnızca salgınları izlemek için değil, gıda sistemlerini korumak, ekosistem bozulmasını takip etmek, üretim kayıplarını önlemek ve geçim kaynaklarını güvence altına almak için de öne çıkıyor. Erken teşhis, geç müdahalenin yüksek maliyetini düşürüyor; kamu sağlığı ile tarımsal üretim arasındaki bağı görünür hale getiriyor. Önümüzdeki dönemde küresel sağlık ve gıda güvenliği tehditlerinin büyük bölümü insan, hayvan, bitki ve çevre kesişiminde ortaya çıkacak. Bu nedenle uzmanlar, teknoloji kadar siyasi irade, ortaklık ve sürekli yatırım çağrısı yapıyor. Erken teşhis artık yalnızca sağlık politikası değil, doğrudan bir güvenlik ve sürdürülebilirlik meselesi olarak görülüyor.

TBMM’DE FINDIK ALARMI: ÜRETİCİ KİLODA 110 LİRA KAYBETTİ Haber

TBMM’DE FINDIK ALARMI: ÜRETİCİ KİLODA 110 LİRA KAYBETTİ

TBMM’DE FINDIK ALARMI: ÜRETİCİ KİLODA 110 LİRA KAYBETTİ CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde fındıkta yaşanan sert fiyat düşüşünü gündeme taşıdı. 350 liraya kadar çıkan fındık fiyatının 240 liraya gerilediğini vurgulayan Gezmiş, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin taban fiyatı en az 300 lira olarak güncellemesini istedi. TBMM’DE GİRESUN FINDIĞI İÇİN ACİL ÇAĞRI Karadeniz’in ve Giresun’un temel geçim kaynaklarından biri olan fındıkta yaşanan fiyat kaybı Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Meclis’te yaptığı konuşmada fındık üreticisinin ağır kayıp yaşadığını söyledi. Gezmiş, kısa süre önce 350 liraya kadar yükselen fındık fiyatının 5 Şubat 2026 itibarıyla 240 liraya düştüğünü belirtti. Bu düşüşle birlikte üreticinin kilogram başına 110 lira kayba uğradığını ifade eden Gezmiş, piyasadaki dengesizliğin üreticiyi doğrudan vurduğunu dile getirdi. “ÜRETİCİ YABANCI SERMAYEYE VE ARACILARA TESLİM EDİLEMEZ” Fındık piyasasında yaşanan dalgalanmanın kabul edilemez olduğunu söyleyen Gezmiş, üreticinin yabancı sermaye ve aracıların insafına bırakılamayacağını vurguladı. Hasat öncesi yapılan satışların piyasayı bozduğunu belirten Gezmiş, devletin piyasaya daha güçlü müdahale etmesi gerektiğini savundu. TMO’YA TABAN FİYAT ÇAĞRISI Toprak Mahsulleri Ofisi’ne açık çağrı yapan Gezmiş, fındıkta taban fiyatın en az 300 lira olarak yeniden belirlenmesini istedi. Üreticinin korunmasının zorunlu olduğunu ifade eden Gezmiş, fındığın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını, bölgenin ekonomik ve sosyal yaşamı açısından stratejik değer taşıdığını söyledi. “FINDIK EMEKTİR, ALIN TERİDİR” Konuşmasında fındığın Karadeniz insanı için taşıdığı anlamı da hatırlatan Gezmiş, “Fındık emektir, yerli sermayedir, alın teridir” mesajı verdi. Fındığın hak ettiği değeri bulması gerektiğini belirten Gezmiş, üreticinin daha fazla kayıp yaşamaması için acil önlem alınmasını istedi.

Bolu Belediye Başkanı ve yardımcısı tutuklandı! Haber

Bolu Belediye Başkanı ve yardımcısı tutuklandı!

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. CHP’li isimler karara sert tepki gösterdi. BOLU (İGFA) - Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, “irtikap” suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde Tanju Özcan ile birlikte gözaltına alınan 13 kişi sabah saatlerinde adliyeye sevk edilmişti. Savcılık ifadelerinin ardından Başkan Özcan’ın yanı sıra Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can ve Ali Sarıyıldız hakkında da tutuklama talebinde bulunuldu. Mahkeme, Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Başkan Yardımcısı Süleyman Can tutuklanmasına karar verirken, 11 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Kararın ardından CHP’li isimlerden art arda açıklamalar geldi. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, öğrencilere burs verilmesi ve ihtiyaç sahiplerine yardım edilmesinin suç olarak gösterilmesini eleştirerek, belediyelerin hedef alındığını savundu. https://twitter.com/veliagbaba/status/2028566270489051187 Milletvekili Ağbaba, somut delil bulunmadığını öne sürerek tutuklama kararının kabul edilemez olduğunu söyledi. CHP Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır ise söz konusu karar ardondan Bolu Adliyesi önünde yaptığı açıklamada, kararın yerel demokrasiye müdahale anlamı taşıdığını ileri sürdü. Başarır, Türkiye’de yargı eliyle belediyelere yönelik müdahalelerin sürdüğünü savunarak, halk iradesine sahip çıkılması çağrısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.