Hava Durumu

#Mesleki Eğitim

Giresun Sonhaber - Mesleki Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mesleki Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BULANCAK'TA SOSYAL TESİS VE MESCİT İÇİN PROTOKOL İMZALANDI Haber

BULANCAK'TA SOSYAL TESİS VE MESCİT İÇİN PROTOKOL İMZALANDI

BULANCAK'TA SOSYAL TESİS VE MESCİT İÇİN PROTOKOL İMZALANDI Giresun'un Bulancak ilçesinde, Mesleki Eğitim Merkezi yerleşkesine sosyal tesis ve mescit yapılması için protokol imzalandı. Sanayi Mahallesi'nde 396 metrekarelik alanda hayata geçirilmesi planlanan projenin 24 ay içerisinde tamamlanarak Millî Eğitim Bakanlığına devredilmesi öngörülüyor. Giresun'un Bulancak ilçesinde, sanayi bölgesindeki mesleki eğitim faaliyetlerine yönelik sosyal tesis ve mescit projesi için protokol imza töreni düzenlendi. Giresun Valisi Mustafa Koç'un katılımıyla 3 Kasım 2026 Salı günü Valilik Kütüphane Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen törende, Bulancak Sanayi Mahallesi'nde bulunan Bulancak Mesleki Eğitim Merkezi yerleşkesine yapılması planlanan tesisin protokolü imzalandı. 396 METREKARELİK ALANDA İNŞA EDİLECEK Giresun Valiliğinin açıklamasına göre sosyal tesis ve mescit, S.S. Bulancak Sanayi İşletme Kooperatifinin katkılarıyla inşa edilecek. Toplam 396 metrekarelik alanda gerçekleştirilecek projenin 24 ay içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Tesisin yapımı tamamlandıktan sonra Millî Eğitim Bakanlığına devredilmesi öngörülüyor. PROTOKOL TÖRENİNE İL VE İLÇE YÖNETİCİLERİ KATILDI Giresun Valisi Mustafa Koç'un katıldığı protokol töreninde Bulancak Kaymakamı Ömer Faruk Tuncer, İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz ve ilgili kurumların temsilcileri hazır bulundu. Protokolle, Bulancak Mesleki Eğitim Merkezi yerleşkesinde sosyal tesis ve mescit yapılmasına yönelik süreç resmiyet kazandı.

FINDIKTA VERİM İÇİN YENİ ADIM: BAKIM TEKNİSYENLERİ YETİŞTİRİLİYOR Haber

FINDIKTA VERİM İÇİN YENİ ADIM: BAKIM TEKNİSYENLERİ YETİŞTİRİLİYOR

GİRESUN'DA FINDIKTA VERİM İÇİN YENİ ADIM: BAKIM TEKNİSYENLERİ YETİŞTİRİLİYOR Giresun’da fındık üretiminde verim ve kaliteyi artırmak, bahçe bakımında nitelikli personel yetiştirmek amacıyla yeni bir eğitim programı başlatıldı. Valilik koordinasyonunda yürütülen projede katılımcılar, modern fındık yetiştiriciliğinden toprak sağlığına, gübrelemeden hastalık ve zararlılarla mücadeleye kadar birçok alanda eğitim alıyor. Giresun Valiliği koordinasyonunda, Fındık Araştırma Enstitüsü iş birliği ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) desteğiyle yürütülen “Sürdürülebilir Tarım İçin Fındık Bakım Teknisyeni Yetiştirilmesi Projesi” kapsamında eğitimler başladı. Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) çerçevesinde hayata geçirilen projenin eğitim faaliyetleri, Giresun Fındık Araştırma Enstitüsünde yoğun katılımla gerçekleştiriliyor. FINDIK BAHÇELERİNİN BAKIMI VE YÖNETİMİ ÖĞRETİLİYOR Program kapsamında katılımcılara fındık bahçelerinin bakımı ve yönetimi, modern sulama sistemleri, toprak sağlığı, doğru gübreleme yöntemleri, hastalık ve zararlılarla mücadele ile sürdürülebilir tarım uygulamaları konusunda teorik eğitimler veriliyor. Eğitimlerle, fındık üretiminde bilimsel yöntemlerin uygulanması ve bahçe bakımını gerçekleştirecek nitelikli personelin yetiştirilmesi amaçlanıyor. 20–22 EKİM'DE BAHÇELERDE UYGULAMALI EĞİTİM Teorik eğitimin ardından katılımcılar, 20–22 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenecek uygulamalı eğitimlere katılacak. Fındık bahçelerinde gerçekleştirilecek uygulamalarla katılımcıların edindikleri teorik bilgileri sahada kullanmaları ve mesleki becerilerini geliştirmeleri hedefleniyor. HEDEF: VERİMLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR FINDIK ÜRETİMİ Giresun Valiliği tarafından yapılan açıklamada, projenin temel amacının fındık üretiminde nitelikli bakım personeli yetiştirilmesine, verim ve ürün kalitesinin artırılmasına ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasına katkı sağlamak olduğu belirtildi. Valilik, eğitim programına destek veren kurumlara ve katılımcılara teşekkür etti. Proje, Giresun'un temel tarımsal ürünü olan fındıkta bahçe bakımının daha bilinçli ve teknik yöntemlerle yürütülmesine yönelik mesleki eğitim çalışmaları arasında yer alıyor.

MEB’den mesleğe erken yönlendirme hamlesi... Öğrencilere meslek testi Haber

MEB’den mesleğe erken yönlendirme hamlesi... Öğrencilere meslek testi

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini erken yaşta keşfederek uygun meslek alanlarına yönlendirilmesi amacıyla mesleğe yöneltme testlerini uygulamaya aldı. MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdür Yardımcısı Murat Nedirli, yeni dönemde zanaat atölyeleri, sektör içi okullar ve farklı kurs modelleriyle mesleki eğitimin güçlendirileceğini açıkladı. ANKARA (İGFA) - Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini erken yaşta belirleyerek mesleki eğitime daha bilinçli şekilde yönlendirilmesi amacıyla yeni uygulamaları hayata geçiriyor. İLKE Vakfı Eğitim Politikaları Araştırma Merkezi (EPAM) tarafından İstanbul Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen VI. İstanbul Eğitim Konferansı’nda konuşan MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdür Yardımcısı Murat Nedirli, mesleki eğitimde yürütülen çalışmaları anlattı. “Eğitim ve İstihdamda Uyum Arayışı” temasıyla düzenlenen konferansta Nedirli, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini erken dönemde tanımalarına yardımcı olmak amacıyla mesleğe yöneltme testlerinin uygulamaya konulduğunu belirtti ÇOCUKLAR MESLEKLERLE ERKEN YAŞTA TANIŞACAK Nedirli, mesleki yönlendirme kapsamında zanaat atölyelerinin de hayata geçirildiğini belirterek, çocukların erken yaşlarda farklı meslek alanlarını deneyimleyerek tanımalarının hedeflendiğini söyledi. Mesleki eğitim kapsamında 16 alanda 170 kurs modülünün uygulandığını aktaran Nedirli, fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla sektör içi okullar ve sektöre entegre okul modellerinin de geliştirildiğini kaydetti. Nedirli, dijitalleşme, yapay zekâ, veri analitiği ve yeşil dönüşümün mesleklerin içeriğini değiştirdiğine dikkat çekerek, öğrencilerin yalnızca bugünün değil, geleceğin mesleklerine de hazırlanmasının hedeflendiğini ifade etti. “MESLEK ORTAOKULLARI DEĞERLENDİRİLMELİ” Konferansta mesleki eğitimin ortaokul kademesinden itibaren ele alınması da gündeme geldi. MEB Bakan Yardımcısı Cihad Demirli, bireylerin yetenek ve eğilimlerine göre yönlendirilmesi ihtiyacının arttığını belirterek, meslek ortaokulu modellerinin bilinçli yönlendirme açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Demirli, eğitim ile üretim, sanayi ve ticaret dünyası arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin, lise sonrası istihdamı destekleyecek politikalar açısından önem taşıdığını ifade etti. Konferansın kapanış panelinde konuşan Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar ise mesleki ve teknik eğitimin ortaokul kademesinde başlatılmasında geç kalındığını savundu. Acar, öğrencilerin el becerilerinin geliştirilmesi için erken yaşta uygulamalı eğitimle buluşturulması gerektiğini belirtti. Panelde akademisyenler Prof. Dr. Nurullah Gür ve Prof. Dr. Bekir Sıddık Gür de mesleki eğitimin güçlendirilmesi, özel sektörün sürece daha fazla dahil edilmesi ve eğitim ile sanayi arasındaki bağın geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

GİRESUNLU GENÇLER TEKNOFEST’TE TÜRKİYE ŞAMPİYONU Haber

GİRESUNLU GENÇLER TEKNOFEST’TE TÜRKİYE ŞAMPİYONU

GİRESUNLU GENÇLER TEKNOFEST’TE TÜRKİYE ŞAMPİYONU Giresun Gençlik Merkezi bünyesinde çalışmalarını sürdüren OG Mühendisleri takımı, TEKNOFEST 2026 Mesleki Yetenek Yarışması’nın Orta Gerilim Teknolojileri Kategorisi’nde 90,35 puanla Türkiye birinciliğini elde etti. Emre Canbay, Mert Kuru ve danışman Melikşah Enis Özkaya’dan oluşan ekip, Giresun’a teknoloji ve mesleki yeterlilik alanında Türkiye şampiyonluğu kazandırdı. GİRESUN’DAN DİYARBAKIR’A UZANAN ŞAMPİYONLUK Giresun Gençlik Merkezi bünyesinde hazırlanan OG Mühendisleri takımında takım kaptanı Emre Canbay, takım üyesi Mert Kuru ve danışman Melikşah Enis Özkaya yer aldı. Takım, Diyarbakır’daki Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen TEKNOFEST 2026 Mesleki Yetenek Yarışması finalinde, Orta Gerilim Teknolojileri Kategorisi’nde yarıştı ve 90,35 puanla Türkiye şampiyonluğuna ulaştı. TEKNOFEST’in resmî takvimine göre Mesleki Yetenek Yarışması final etabı 18–20 Eylül 2026 tarihlerinde Diyarbakır’da gerçekleştirildi. TEKNİK BİLGİ VE SAHA BECERİSİYLE GELEN BİRİNCİLİK TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması; elektrik, enerji, otomasyon, üretim ve elektronik gibi alanlarda katılımcıların teknik bilgi ve uygulama becerilerini gerçek çalışma koşullarına yakın görevlerle ölçüyor. Giresun ekibinin şampiyon olduğu Orta Gerilim Teknolojileri Kategorisi’nde enerji altyapılarında güvenli çalışma, arıza tespiti ve manevra süreçlerine yönelik mesleki yetkinlikler değerlendiriliyor. Yarışma genelinde teknik bilgiyle birlikte el becerisi, problem çözme ve takım çalışması da değerlendirme kapsamında bulunuyor. GİRESUN’A TEKNOLOJİ ALANINDA GURUR VEREN BAŞARI Türkiye’nin farklı illerinden gençlerin ve teknik ekiplerin katıldığı organizasyondan birincilikle dönen OG Mühendisleri’nin başarısı, Giresun adına önemli bir teknoloji ve mesleki eğitim başarısı olarak kayıtlara geçti. Giresun’u Türkiye şampiyonluğuna taşıyan Emre Canbay’ı, Mert Kuru’yu, danışman Melikşah Enis Özkaya’yı ve çalışmalarına imkân sağlayan Giresun Gençlik Merkezi’ni kutluyoruz. Takımın şampiyonluk ödülünün, Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün açıklamasına göre 30 Eylül–4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında takdim edilmesi bekleniyor.

TEV Mesleki Ortaöğretim Bursu  Başvuruları Başladı Haber

TEV Mesleki Ortaöğretim Bursu  Başvuruları Başladı

Türk Eğitim Vakfı’nın meslek liselerinde öğrenim gören öğrencilere sunduğu Mesleki Ortaöğretim Bursu için yeni dönem başvuruları 1 Eylül’de başladı. 2026–2027 eğitim öğretim yılı burs başvuruları, 8 Ekim 2026 tarihine kadar çevrim içi olarak gerçekleştirilebilecek. Burs programı kapsamında öğrencilere lise eğitimi boyunca aylık 3.500 TL destek sağlanacak. 1967’den bu yana eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek için çalışan Türk Eğitim Vakfı (TEV), mesleki eğitim alan gençlerin eğitim yolculuklarına destek olmayı sürdürüyor. Mesleki ve teknik alanların yanı sıra sağlık, spor ve güzel sanatlar alanlarında eğitim gören lise öğrencilerine sunulan TEV Mesleki Ortaöğretim Bursu’nun yeni dönem başvuruları 1 Eylül–8 Ekim 2026 tarihleri arasında alınacak. Mesleki Ortaöğretim Bursu kapsamında 2026–2027 eğitim-öğretim yılında Türkiye genelinde yaklaşık 4.000 ortaöğretim öğrencisine aylık 3.500 TL karşılıksız burs desteği sağlanacak. Lise eğitimi boyunca devam edecek burs desteğiyle öğrencilerin eğitim giderlerine katkı sağlanması ve öğrenim hayatlarını daha güçlü koşullarda sürdürmeleri amaçlanıyor. Mesleki eğitim alan gençlere çok yönlü destek TEV, Mesleki Ortaöğretim Bursu ile öğrencilerin eğitimlerine devam etmelerine ve gelecek hedeflerine güvenle ilerlemelerine katkı sunuyor. Mesleki eğitim alan gençlerin eğitim yolculuklarını sürdürebilmelerine ve kendilerini geliştirmelerine katkı sunmayı önemseyen vakıf, bu alandaki burs olanaklarını daha fazla öğrenciyle buluşturmayı hedefliyor. TEV bursiyerleri, burs desteğinin yanı sıra kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sunan çeşitli etkinliklerden de yararlanabiliyor. Eğitim programları, mesleki kurum ziyaretleri ve kültür gezileri sayesinde öğrenciler farklı deneyimler kazanırken eğitim gördükleri alanları daha yakından tanıma fırsatı buluyor. Başvurular 1 Eylül’de Başladı TEV’in sunduğu burslar ve başvuru koşulları hakkında ayrıntılı bilgiye www.tev.org.tr adresinden ulaşılabilir. TEV Mesleki Ortaöğretim Bursu başvuruları ise 1 Eylül–8 Ekim 2026 tarihleri arasında burs.obigenc.com adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUN TSO’DAN KADEMELİ ÜCRET ÇAĞRISI Haber

GİRESUN TSO’DAN KADEMELİ ÜCRET ÇAĞRISI

GİRESUN TSO’DAN KADEMELİ ÜCRET ÇAĞRISI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, kalkınmada öncelikli illerde istihdamı artırmak, mesleki eğitimi güçlendirmek ve nitelikli iş gücü yetişmesini desteklemek için usta, kalfa ve çırak ayrımına dayalı kademeli ücret sisteminin devlet tarafından uygulamaya alınması gerektiğini söyledi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, üretim ve sanayi sektörlerinde nitelikli eleman ihtiyacının giderek arttığını belirterek, mevcut ücret yapısının mesleki deneyim, yeterlilik ve üretime katkı farklarını yeterince karşılamadığını vurguladı. Çakırmelikoğlu, kalkınmada öncelikli illerde istihdamı artıracak, gençleri mesleki eğitime yönlendirecek ve iş gücü piyasasında daha dengeli bir yapı oluşturacak yeni bir ücret modeline ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. “KADEMELİ ÜCRET UYGULAMASI DEVREYE ALINMALIDIR” Hasan Çakırmelikoğlu, usta, kalfa ve çırak ayrımına dayalı ücret sisteminin hem çalışan hem de işveren açısından daha gerçekçi bir yapı oluşturacağını belirtti. Çakırmelikoğlu, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Kalkınmada öncelikli illerimizin ekonomik gelişimine katkı sunacak, istihdamı teşvik edecek ve mesleki eğitimi özendirecek kapsamlı bir kademeli ücret uygulaması devletimiz tarafından devreye alınmalıdır. Usta, kalfa ve çırak statülerine göre belirlenecek ücret sistemi, iş gücü piyasasında denge oluşturacak ve nitelikli eleman yetişmesine katkı sağlayacaktır.” “MESLEKİ YETERLİLİK ÜCRETE YANSIMALIDIR” Çakırmelikoğlu, özellikle üretim ve sanayi sektörlerinde deneyim ile mesleki yeterliliğin ücretlendirme sistemine yansımasının zorunlu hale geldiğini belirtti. Çakırmelikoğlu, açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi: “Mevcut ücret politikaları, iş gücü piyasasındaki farklılıkları yeterince gözetmemektedir. Üretim ve sanayi sektörlerinde deneyim, mesleki yeterlilik ve üretime katkı ücretlendirme sisteminde karşılık bulmalıdır. Bu yapı, çalışan açısından mesleki gelişimi teşvik ederken, işveren açısından da nitelikli iş gücüne ulaşmayı kolaylaştıracaktır.” “GENÇLERİN MESLEK EDİNMESİ TEŞVİK EDİLMELİDİR” Kademeli ücret modelinin gençlerin meslek edinme sürecini güçlendireceğini ifade eden Çakırmelikoğlu, sistemin yalnızca ücret düzenlemesi olarak değil, aynı zamanda mesleki eğitim ve bölgesel kalkınma politikası olarak ele alınması gerektiğini kaydetti. Çakırmelikoğlu, şunları söyledi: “Kademeli ücret modeli, gençlerin meslek edinmesini teşvik edecek, nitelikli eleman yetişmesini destekleyecek ve kalkınmada öncelikli illerde üretim kapasitesinin artmasına katkı sunacaktır. Bu yöndeki çalışmaların bakanlıklar düzeyinde ele alınması, sanayi ve üretim sektörleri açısından büyük önem taşımaktadır.” ÖNERİ ŞEHİR FARKINA DEĞİL MESLEKİ STATÜYE DAYANIYOR Giresun TSO’nun gündeme taşıdığı model, İstanbul, Bursa ya da Giresun gibi iller arasında doğrudan farklı asgari ücret uygulanmasını değil; usta, kalfa ve çırak ayrımına dayalı mesleki statü sisteminin ücret politikasına yansıtılmasını öne çıkarıyor. Bu çerçevede ücret farkının şehirden değil, çalışanın mesleki yeterliliğinden, deneyiminden, belge düzeyinden ve üretime katkısından kaynaklanması hedefleniyor. Modelin sosyal adalet dengesini koruyabilmesi için çıraklık geçici ve eğitim bağlantılı bir kademe olarak ele alınırken, kalfalık ve ustalık daha yüksek gelir basamaklarıyla desteklenmelidir. DÜNYA ÖRNEKLERİNDE KADEMELİ ÜCRET NASIL UYGULANIYOR? Dünyadaki örnekler, kademeli ücret sisteminin tek tip işlemediğini gösteriyor. Bazı ülkelerde çırak, genç çalışan ve yetişkin çalışan için ayrı ücret basamakları bulunurken, bazı ülkelerde mesleki eğitim yılı, sektör, yaş ve çalışma statüsü ücretin belirlenmesinde etkili oluyor. Her ülkede “usta” için ayrı bir yasal taban ücret bulunmadığından, karşılaştırmada çırak ücreti ile yetişkin çalışan ya da genel asgari ücret düzeyi birlikte değerlendiriliyor. İNGİLTERE’DE ÇIRAK ÜCRETİ YETİŞKİN ÜCRETİNDEN AYRI İngiltere’de asgari ücret sistemi, yetişkin çalışanlar ve çıraklar için farklı basamaklar üzerinden uygulanıyor. 1 Nisan 2026 itibarıyla çıraklar için saatlik ücret 8 sterlin, 21 yaş ve üzeri çalışanlar için saatlik ulusal yaşam ücreti 12,71 sterlin olarak belirlendi. 25 Haziran 2026 tarihli yaklaşık 1 sterlin = 61,33 TL kuru üzerinden yapılan hesaplamaya göre, İngiltere’de çırak ücretinin saatlik karşılığı yaklaşık 491 TL, yetişkin çalışan ücretinin saatlik karşılığı ise yaklaşık 780 TL seviyesinde bulunuyor. Haftalık 37,5 saatlik çalışma esas alındığında çırak için aylık karşılık yaklaşık 79 bin 700 TL, yetişkin çalışan için ise yaklaşık 126 bin 700 TL düzeyine ulaşıyor. İngiltere’de yıllık tüketici enflasyonu Mayıs 2026 itibarıyla yüzde 2,8 seviyesinde bulunuyor. Bu tablo, çırak ücretinin yetişkin çalışan ücretinden düşük tutulduğunu, ancak sistemin çıraklığı kalıcı düşük ücret alanı değil, eğitim bağlantılı geçiş basamağı olarak düzenlediğini gösteriyor. ALMANYA’DA ÇIRAK ÜCRETİ EĞİTİM YILINA GÖRE ARTIYOR Almanya’da mesleki eğitim sistemi içinde çıraklara yapılan ödeme eğitim yılına göre kademeli biçimde yükseliyor. 2026 yılı için çıraklıkta aylık asgari eğitim ödemesi birinci yılda 724 avro, ikinci yılda 854 avro, üçüncü yılda 977 avro, dördüncü yılda ise 1.014 avro olarak uygulanıyor. 25 Haziran 2026 tarihli yaklaşık 1 avro = 52,81 TL kuru üzerinden yapılan hesaplamaya göre, Almanya’da çıraklık ödemesi birinci yıl için yaklaşık 38 bin 200 TL, ikinci yıl için 45 bin 100 TL, üçüncü yıl için 51 bin 600 TL, dördüncü yıl için ise 53 bin 500 TL seviyesine karşılık geliyor. Almanya’da genel yasal asgari ücret 2026 yılında saatlik 13,90 avro düzeyinde bulunuyor. Tam zamanlı çalışma karşılığı aylık brüt asgari ücret yaklaşık 2.343 avro olarak hesaplandığında, bunun TL karşılığı yaklaşık 123 bin 700 TL seviyesine ulaşıyor. Almanya’da yıllık enflasyon Mayıs 2026 itibarıyla yüzde 2,6 olarak açıklandı. Almanya modeli, çıraklık ücretinin sabit ve düşük bir seviyede bırakılmadığını; eğitim yılı ilerledikçe ücretin de yükseldiğini gösteriyor. AVUSTRALYA’DA ÜCRETİ SEKTÖR, MESLEK VE EĞİTİM STATÜSÜ BELİRLİYOR Avustralya’da ücret sistemi yalnızca tek bir genel asgari ücret rakamına bağlı işlemiyor. Çırak ve stajyer ücretleri, çalışanın bağlı olduğu mesleğe, eğitim sözleşmesine, yaşına, eğitim yılına ve sektörel düzenlemeye göre değişiyor. 1 Temmuz 2026 itibarıyla Avustralya’da ulusal asgari ücret saatlik 26,44 Avustralya doları, haftalık 1.004,90 Avustralya doları olarak belirlendi. 25 Haziran 2026 tarihli yaklaşık 1 Avustralya doları = 32,09 TL kuru üzerinden hesaplandığında, saatlik genel asgari ücret yaklaşık 848 TL, haftalık ücret ise yaklaşık 32 bin 200 TL seviyesine denk geliyor. Avustralya’da çırak ücretleri tek bir ulusal rakamla değil, meslek ve sektöre göre belirlendiği için doğrudan “tek çırak maaşı” bulunmuyor. Ancak bazı sektörlerde ilk yıl çırak ücretlerinin saatlik yaklaşık 16 Avustralya doları seviyesine kadar inebildiği görülüyor. Bu tutar TL karşılığıyla saatlik yaklaşık 513 TL, haftalık 38 saatlik çalışma esas alındığında yaklaşık 19 bin 500 TL seviyesine karşılık geliyor. Avustralya’da yıllık tüketici enflasyonu Mayıs 2026 itibarıyla yüzde 4,0 düzeyinde bulunuyor. Bu model, ücret kademesinin yalnızca yaşa ya da genel asgari ücrete göre değil; meslek, eğitim yılı, sektör ve sınıflandırma üzerinden belirlendiğini ortaya koyuyor. JAPONYA’DA ÜCRET BÖLGEYE GÖRE DEĞİŞİYOR Japonya’da asgari ücret, ülke genelinde tek rakam olarak değil, bölgelere göre belirleniyor. 2025-2026 dönemi için Japonya’da ulusal ağırlıklı ortalama saatlik asgari ücret 1.118 yen seviyesine yükselirken, Tokyo’da saatlik asgari ücret 1.226 yen, Kanagawa’da ise 1.225 yen düzeyine çıktı. 25 Haziran 2026 tarihli yaklaşık 1 yen = 0,2875 TL kuru üzerinden yapılan hesaplamaya göre, Japonya’da ulusal ortalama saatlik asgari ücret yaklaşık 321 TL, Tokyo’daki saatlik asgari ücret ise yaklaşık 352 TL seviyesine denk geliyor. Aylık 173 saatlik çalışma esas alındığında Tokyo’daki taban ücretin TL karşılığı yaklaşık 61 bin TL düzeyine ulaşıyor. Japonya’da Mayıs 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yaklaşık yüzde 1,4 seviyesinde bulunuyor. Japonya örneği, Giresun TSO’nun önerdiği mesleki statüye dayalı modelden farklı olarak bölgesel asgari ücret yapısını öne çıkarıyor. Bu nedenle Japonya modeli, şehirler ve bölgeler arasında ücret farklılaşmasına örnek oluştururken; İngiltere, Almanya ve Avustralya örnekleri mesleki statüye dayalı kademeli ücret tartışmasına daha yakın duruyor. KADEMELİ ÜCRET UCUZ İŞÇİLİĞE DÖNÜŞMEMELİ Dünya örnekleri, kademeli ücret sisteminin sosyal adalet dengesini koruyabilmesi için çıraklık kademesinin kalıcı düşük ücret alanına dönüşmemesi gerektiğini gösteriyor. Çıraklık mesleğe giriş ve eğitim dönemi olarak tanımlanmalı; çalışan mesleki eğitimde ilerledikçe daha yüksek ücret basamağına geçebilmelidir. Kalfa ve usta statüleri ise asgari ücret düzeyine sıkışmamalı; deneyim, belge, üretim sorumluluğu ve mesleki yeterlilik daha yüksek gelir basamaklarıyla karşılık bulmalıdır. Giresun TSO’nun gündeme taşıdığı model, bu yönüyle yalnızca ücret tartışması değil; mesleki eğitim, nitelikli iş gücü, üretim kapasitesi ve bölgesel kalkınma açısından da yeni bir düzenleme ihtiyacını gündeme getiriyor.

GİRESUN’DA MESLEKİ EĞİTİM PROTOKOLÜ:  Haber

GİRESUN’DA MESLEKİ EĞİTİM PROTOKOLÜ: 

GİRESUN’DA MESLEKİ EĞİTİM PROTOKOLÜ: Giresun Ticaret ve Sanayi Odası ile Giresun İl Milli Eğitim Müdürlüğü, kentte mesleki eğitimin geliştirilmesi ve meslek liseleri ile iş dünyası arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla protokol imzaladı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası hizmet binasında düzenlenen imza törenine Giresun İl Milli Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, Giresun’daki meslek liselerinin müdürleri, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu ve oda yönetim kurulu üyeleri katıldı. MESLEK LİSELERİ İÇİN YENİ İŞ BİRLİĞİ Törende, Giresun’da eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüren meslek liselerinin mevcut durumu ele alındı. Öğrencilerin mesleki gelişimlerini destekleyecek projeler, iş dünyasıyla kurulacak temaslar, uygulamalı eğitim olanakları ve ortak etkinlikler konusunda değerlendirmeler yapıldı. Protokolün, meslek liselerinde eğitim gören öğrencilerin iş dünyasıyla daha yakın temas kurmasını, uygulamalı eğitim imkanlarının geliştirilmesini ve okul-işletme iş birliğinin daha düzenli hale getirilmesini hedeflediği belirtildi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, mesleki eğitimin iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Çakırmelikoğlu, gençlerin kariyer hedeflerine katkı sağlayacak projelerde İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte çalışmaya hazır olduklarını belirterek, “Gençlerimizin hedeflerine katkı sağlayacak projelerde birlikte yol yürümekten mutluluk duyarız. Mesleki eğitim, günümüzde iş dünyası için elzem bir konumdadır” dedi. UYGULAMA TAKVİMİ VE KAPSAM NETLEŞMELİ İmzalanan protokol kapsamında meslek liseleri öğrencilerinin iş dünyasıyla daha yakın temas kurması, uygulamalı eğitim imkanlarının artırılması ve çeşitli ortak faaliyetlerin hayata geçirilmesi planlanıyor. Ancak protokolün sahadaki karşılığını belirleyecek asıl başlıklar henüz kamuoyuna ayrıntılı biçimde açıklanmadı. Protokolün hangi meslek liselerini ve hangi bölümleri kapsayacağı, programa kaç öğrencinin dahil edileceği, öğrencilerin işletmelerde haftanın hangi günleri bulunacağı, SGK bildirimlerinin okul tarafından mı yoksa işletme tarafından mı yapılacağı netlik kazanmalı. Öğrencilerin sosyal güvenlik kayıtlarının emeklilik başlangıcı sayılıp sayılmayacağı ya da yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı kapsamıyla mı sınırlı olacağı da aileler açısından açık biçimde duyurulması gereken konular arasında yer alıyor. İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin kim tarafından verileceği, işletmelerin hangi kriterlere göre seçileceği, denetimin hangi kurumlar tarafından yürütüleceği, öğrencilere ücret, yol veya yemek desteği sağlanıp sağlanmayacağı da protokolün güvenilir ve sürdürülebilir biçimde uygulanması açısından yanıt bekleyen başlıklar arasında bulunuyor. MEVZUAT AÇISINDAN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN BAŞLIKLAR Giresun’da meslek liseleri ile iş dünyası arasında kurulacak iş birliğinin sağlıklı yürütülebilmesi için protokolün yalnızca eğitim hedefleriyle sınırlı kalmaması gerekiyor. Öğrencilerin sosyal güvenlik, iş sağlığı ve güvenliği, çalışma düzeni, denetim ve hukuki sorumluluk bakımından açık hükümlerle korunması gerekiyor. Bu kapsamda uygulamada dikkat edilmesi gereken başlıklar şöyle sıralanıyor: Öğrencilerin statüsü açık yazılmalı: Programa katılacak öğrencilerin “stajyer”, “işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenci”, “çırak” veya “aday çırak” statülerinden hangisi kapsamında değerlendirileceği netleştirilmeli. Öğrencinin statüsü belirsiz bırakılırsa SGK, ücret, sorumluluk, denetim ve iş kazası süreçlerinde sorun yaşanabilir. SGK bildirimleri belirsiz bırakılmamalı: Öğrencilerin sosyal güvenlik kayıtlarının kim tarafından yapılacağı, prim bildirimlerinin hangi kurum üzerinden yürütüleceği ve hangi sigorta kollarının uygulanacağı protokolde açıkça gösterilmeli. Okul, işletme ve ilgili kurumlar arasında sorumluluk paylaşımı yazılı hale getirilmeli. Emeklilik başlangıcı konusu doğru anlatılmalı: Mesleki eğitim veya staj kapsamında yapılan sigorta kayıtlarının emeklilik başlangıcı sayılıp sayılmadığı öğrenciler ve aileleri açısından en kritik başlıklardan biri. Bu konuda yanlış beklenti oluşturulmamalı; öğrencilerin hangi sigorta kolları kapsamında güvenceye alındığı açık biçimde duyurulmalı. İş sağlığı ve güvenliği eğitimi zorunlu başlık olmalı: Öğrenciler işletmeye başlamadan önce işyerinin riskleri, kullanılacak ekipmanlar, acil durum kuralları, kişisel koruyucu donanım, iş kazası bildirimi ve güvenli çalışma yöntemleri konusunda eğitim almalı. Eğitim yalnızca imza formuyla sınırlı kalmamalı; öğrencinin fiilen bilgilendirildiği ve uygulamayı anladığı takip edilmeli. İşletmelerin uygunluğu önceden denetlenmeli: Öğrencilerin yönlendirileceği işletmeler yalnızca sektör ihtiyacına göre seçilmemeli. İşletmenin iş güvenliği altyapısı, çalışma ortamı, risk sınıfı, ekipman güvenliği, öğrenciye rehberlik edecek personel durumu ve eğitim verebilecek kapasitesi önceden incelenmeli. Çalışma günleri ve saatleri eğitim takvimine uygun belirlenmeli: Öğrencilerin hangi dönemlerde, haftanın hangi günlerinde ve kaç saat işletmede bulunacağı açık takvime bağlanmalı. İşletmelerde geçirilen süre, öğrencinin örgün eğitimini aksatmamalı; çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel, ahlaki ve sosyal gelişimini olumsuz etkilememeli. Çocuk ve genç işçi hükümleri dikkate alınmalı: Öğrencilerin yaş durumu, çalıştırılabilecekleri işler, çalışma süreleri, ara dinlenmeleri ve yasaklı işler bakımından çocuk ve genç işçilerin korunmasına ilişkin hükümler dikkate alınmalı. Mesleki eğitim adı altında öğrencilerin üretim baskısı altına alınması, eğitim dışı işlerde çalıştırılması veya ucuz iş gücü gibi görülmesi kabul edilemez. Eğitim takibi kayıt altına alınmalı: Öğrencinin işletmede hangi işi öğrendiği, hangi eğitimleri aldığı, hangi becerileri kazandığı ve hangi günlerde işletmede bulunduğu düzenli formlarla takip edilmeli. Okul, işletme ve oda arasında yalnızca protokol değil, izleme ve raporlama sistemi de kurulmalı. Koordinatör öğretmen takibi güçlendirilmeli: Meslek lisesi öğrencilerinin işletmelerde geçirdiği süre, okuldan kopuk bir uygulama gibi yürütülmemeli. Koordinatör öğretmenlerin düzenli kontrol yapması, öğrencinin eğitim sürecini izlemesi, işletmedeki görevlerin müfredatla uyumlu olup olmadığını değerlendirmesi gerekiyor. İş kazası ve meslek hastalığı süreçleri netleştirilmeli: Öğrencinin işletmede bulunduğu sırada yaşayabileceği iş kazası veya meslek hastalığı şüphesinde bildirim, sağlık hizmetine erişim, tutanak, veli bilgilendirmesi, okulun sorumluluğu ve işletmenin yükümlülüğü önceden belirlenmeli. İş Kanunu ve çalışma ilişkileri yönünden sınırlar korunmalı: Öğrencilerin işletmedeki varlığı eğitim amacı taşımalı. Öğrenci, işyerinin normal personel açığını kapatan, sürekli üretim yükü verilen veya denetimsiz çalıştırılan kişi konumuna düşürülmemeli. Eğitim ile fiili çalışma arasındaki sınır açık biçimde korunmalı. Borçlar Kanunu bakımından gözetme borcu unutulmamalı: İşverenin işyerinde kişiliği, sağlığı ve güvenliği koruma yükümlülüğü, mesleki eğitim gören öğrenciler açısından da önem taşıyor. Öğrenciler güvenli, saygılı, denetlenebilir ve koruyucu bir işyeri ortamında bulunmalı; psikolojik baskı, kötü muamele, ayrımcılık, taciz ve benzeri risklere karşı açık koruma mekanizması kurulmalı. Ücret, yemek, yol ve sosyal destekler açıklanmalı: Öğrencilere ödeme yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa bunun hangi mevzuat kapsamında hesaplanacağı, yemek ve ulaşım desteğinin sağlanıp sağlanmayacağı, devamsızlık ve izin süreçlerinin nasıl işleyeceği önceden duyurulmalı. Veliler bilgilendirilmeli ve yazılı süreçler tamamlanmalı: Öğrencilerin hangi işletmede, hangi saatlerde, hangi işlerde ve hangi güvenlik koşulları altında eğitim alacağı velilere açık biçimde bildirilmeli. Özellikle yaşı küçük öğrencilerde veli bilgilendirmesi, onay ve takip süreçleri eksiksiz yürütülmeli. Denetim mekanizması kurulmalı: İl Milli Eğitim Müdürlüğü, okul yönetimleri, koordinatör öğretmenler, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası ve ilgili işletmeler arasında düzenli denetim sistemi oluşturulmalı. Denetim yalnızca imza ve yoklama kontrolüyle sınırlı kalmamalı; öğrencinin gerçekten mesleki eğitim alıp almadığı, güvenli ortamda bulunup bulunmadığı ve işletmenin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği sahada izlenmeli. Şikayet ve bildirim kanalı oluşturulmalı: Öğrenciler, veliler ve öğretmenler için ulaşılabilir bir başvuru ve bildirim mekanizması kurulmalı. Öğrencinin işyerinde güvenlik riski, eğitim dışı çalıştırılma, kötü muamele veya hak kaybı yaşaması halinde kime, nasıl ve hangi sürede başvuracağı önceden belirlenmeli. Protokol kamuoyuna açık ve ölçülebilir hale getirilmeli: Kaç öğrencinin programa alınacağı, hangi sektörlerin dahil edileceği, hangi meslek liselerinin kapsama gireceği, uygulamanın hangi tarihte başlayacağı, başarı ölçütünün ne olacağı ve yıl sonunda nasıl raporlanacağı açıklanmalı. Mesleki eğitim protokolü, yalnızca iyi niyet beyanı değil; öğrencinin hakkını, güvenliğini ve mesleki kazanımını koruyan somut bir uygulama planı olarak yürütülmeli. Giresun’da imzalanan protokol, mesleki eğitimin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak görülüyor Meslek liseleri ile iş dünyası arasında kurulacak bağ, öğrenciyi üretim baskısına değil, güvenli ve nitelikli mesleki gelişime taşımalı. SGK kayıtları, iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, çalışma takvimi, işletme denetimleri, veli bilgilendirmesi ve eğitim takibi açık biçimde planlandığında protokol, Giresun’da mesleki eğitim için güçlü ve örnek bir modele dönüşebilir.

Mesleki eğitimde sektör iş birliği güçleniyor Haber

Mesleki eğitimde sektör iş birliği güçleniyor

MEB tarafından düzenlenen 'Üretim ve Planlama Kursu', 1-5 Haziran 2026'da Bursa İnegöl'de Çilek Mobilya ev sahipliğinde tamamlandı. 12 ilden gelen mobilya öğretmenleri, sektörle iş birliği kapsamında üretim süreçlerini yerinde inceledi. BURSA (İGFA) - MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 2026 Yılı Hizmet İçi Eğitim Planı kapsamında gerçekleştirilen “Üretim ve Planlama Kursu”, 1-5 Haziran 2026 tarihleri arasında Bursa'nın İnegöl ilçesinde faaliyet gösteren Çilek Mobilya A.Ş. ev sahipliğinde tamamlandı. Mesleki ve teknik eğitimde sektör-okul iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan programa Türkiye’nin 12 farklı ilinden mobilya ve iç mekân tasarımı alanında görev yapan öğretmenler katıldı. Mersin, Çanakkale, Ankara, Ordu, Konya, Şanlıurfa, Rize, Diyarbakır, Kahramanmaraş, Yozgat, Ağrı ve Kastamonu’dan gelen öğretmenler, beş gün boyunca üretim ve planlama süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Kursun açılış törenine İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, İnegöl Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Aydın, İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yavuz Uğurdağ, İnegöl Mobilyacılar Odası Başkanı Yasin Altuntepe, Bursa İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Bülent Altıntaş, İnegöl İlçe Millî Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin, Çilek Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Çilek ile eğitim yöneticileri ve öğretmenler katıldı. Açılışta yapılan konuşmalarda, mesleki eğitimin niteliğinin artırılmasında sektör iş birliklerinin kritik öneme sahip olduğu vurgulanırken, öğretmenlerin güncel üretim süreçlerini işletmelerde doğrudan gözlemlemelerinin öğrencilere aktarılacak bilgi ve becerilere önemli katkı sağlayacağı ifade edildi. Program kapsamında katılımcılara üretim planlama, Satış ve Operasyon Planlama (S&OP), talep tahmin süreçleri, malzeme akışı yönetimi, üretim takip sistemleri ve üretim planlama uygulamaları hakkında kapsamlı eğitimler verildi. Ayrıca üretim hatlarında gerçekleştirilen saha incelemeleriyle üretim süreçleri yerinde gözlemlendi. Eğitimin ilerleyen bölümlerinde yalın üretim yaklaşımı, verimlilik uygulamaları ve süreç iyileştirme teknikleri ele alındı. Öğretmenler, yalın üretim prensiplerinin mobilya sektöründeki uygulamalarını sektör uzmanlarından dinleme imkânı buldu. Ürün geliştirme ve kalite yönetimi konularının işlendiği oturumlarda ise ürün geliştirme süreçleri, kalite kontrol uygulamaları ve kalite yönetim sistemleri detaylı şekilde incelendi. Programın son gününde lojistik operasyonları, sürdürülebilirlik uygulamaları ve dijital dönüşüm süreçleri değerlendirilerek sektörün geleceğine yönelik güncel yaklaşımlar paylaşıldı. Çilek Mobilya uzmanları tarafından verilen eğitimlerde katılımcılar, teorik bilgilerin yanı sıra üretim süreçlerini yerinde gözlemleyerek uygulamaya dönük deneyim kazandı. Eğitim sonunda düzenlenen değerlendirme oturumlarında öğretmenler, edindikleri bilgi ve tecrübeleri görev yaptıkları okullarda öğrencilerle paylaşacaklarını belirtti. İnegöl Sektörel Mükemmeliyet Merkezi koordinasyonunda yürütülen program, mesleki eğitim ile sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve öğretmenlerin güncel üretim teknolojileriyle buluşturulması açısından önemli bir örnek olarak değerlendirildi. Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen öğretmenlerin aynı eğitim ortamında buluşarak bilgi ve deneyim paylaşımında bulunduğu programın çıktılarının, binlerce öğrenciye ulaşarak mesleki eğitimin niteliğinin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

BULANCAK’TA MESLEKİ EĞİTİM ŞENLİĞİ GENÇLERİN ÜRETİM BECERİLERİNİ ÖNE ÇIKARDI Haber

BULANCAK’TA MESLEKİ EĞİTİM ŞENLİĞİ GENÇLERİN ÜRETİM BECERİLERİNİ ÖNE ÇIKARDI

BULANCAK’TA MESLEKİ EĞİTİM ŞENLİĞİ GENÇLERİN ÜRETİM BECERİLERİNİ ÖNE ÇIKARDI Millî Eğitim Bakanlığı’nın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda yürütülen “Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik” programı Bulancak’ta öğrencilerin üretim, teknoloji, mesleki beceri, el emeği ve kültürel çalışmalarını sergilediği geniş katılımlı bir etkinlikle gerçekleştirildi. Bulancak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi BATEM Salonu’ndaki programa ilçe protokolü, eğitim yöneticileri ve siyasi parti temsilcileri katıldı. GENÇLERİN ÜRETİM BECERİLERİ SERGİLENDİ Bulancak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi BATEM Salonu, “Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik” programı kapsamında Mesleki Eğitim Şenliği’ne ev sahipliği yaptı. Programda öğrenciler; teknoloji, mesleki eğitim, el becerileri, kültürel çalışmalar ve farklı alanlardaki projelerini ziyaretçilere tanıttı. Öğrencilerin yıl boyunca öğretmenleri rehberliğinde hazırladığı çalışmalar, katılımcılardan beğeni topladı. PROTOKOL VE TEMSİLCİLER STANTLARI GEZDİ Programa Bulancak Kaymakamı Ömer Faruk Tuncer ve eşi Çiğdem Tuncer, Bulancak Belediye Başkan Yardımcısı Merve Yılmaz Göksu, Giresun İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Evren Özdemir, İlçe Millî Eğitim Müdürü Şenel Bulut, AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz ve İl Kadın Kolları Başkanı Fatmanur Çakır Öztürk katıldı. Katılımcılar, öğrencilerin hazırladığı stantları gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Öğrencilerin üretim süreçleri, projeleri ve uygulamalı mesleki eğitim kapsamında ortaya koyduğu ürünler ilgiyle incelendi. MESLEKİ EĞİTİM ÜRETİMLE BULUŞTU Etkinlik, mesleki ve teknik eğitimin yalnızca sınıf ve atölye ortamında kalmadığını; üretim, tasarım, uygulama, sosyal sorumluluk ve toplumsal katkı alanlarıyla doğrudan buluştuğunu gösterdi. Öğrenciler, stantlarda ürünlerini sergilemenin yanı sıra çalışma süreçlerini, proje fikirlerini ve mesleki kazanımlarını da anlattı. Program, gençlerin iletişim, sunum, ekip çalışması ve problem çözme becerilerini de görünür kıldı. BAKANLIK PROGRAMI MESLEKİ EĞİTİMİN TOPLUMLA BAĞINI GÜÇLENDİRİYOR Millî Eğitim Bakanlığı, “Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik” etkinliklerini Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin erdem-değer-eylem yaklaşımı doğrultusunda yürütüyor. Program, mesleki ve teknik eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin üretim süreçlerine katılmasını, yeteneklerini keşfetmesini ve becerilerini toplumla paylaşmasını amaçlıyor. “Herkesin Bir Mesleği Olmalı” anlayışıyla yürütülen çalışmalar; üretim, bakım, onarım, tasarım, hizmet, sosyal sorumluluk ve kültürel faaliyetler üzerinden öğrencilerin mesleki gelişimini destekliyor. BULANCAK’TA MESLEKİ EĞİTİME GÜÇLÜ VURGU Bulancak’ta düzenlenen program, ilçedeki mesleki ve teknik eğitimin üretime dönük yönünü öne çıkardı. Öğrencilerin farklı alanlarda hazırladığı projeler, meslek liselerinin nitelikli insan kaynağı yetiştirme, üretim kültürünü geliştirme ve yerel kalkınmaya katkı sağlama potansiyelini ortaya koydu. Programda öğretmenlerin rehberliği, öğrencilerin emeği ve okulun uygulamalı eğitim altyapısı dikkat çekti. Gençlerin azmi, üretkenliği ve mesleki başarıları etkinliğin ana odağını oluşturdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.