Hava Durumu

#Menşe Değeri

giresunsonhaber - Menşe Değeri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Menşe Değeri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FINDIKTA 300 TL BİR SLOGAN DEĞİL, ÜRETİMİN DEVAM EŞİĞİ Haber

FINDIKTA 300 TL BİR SLOGAN DEĞİL, ÜRETİMİN DEVAM EŞİĞİ

FINDIKTA 300 TL BİR SLOGAN DEĞİL, ÜRETİMİN DEVAM EŞİĞİ 2026 mahsulü için TMO’nun açıklayacağı fiyat beklenirken üretim maliyeti, alivre satış, döviz kuru ve ihracat verileri aynı noktayı işaret ediyor. Giresun’da 80 kilogram verim alınan bir dönüm bahçede kilogram maliyeti 287,16 TL’ye çıkarken, piyasada konuşulan 6,25 dolarlık alivre fiyatın güncel kur karşılığı 295 TL’ye dayanıyor. Bu tablo, 50 randıman Giresun kalite fındıkta 300 TL’nin yüksek bir talep değil, üreticiyi ancak ayakta tutabilecek müdahale eşiği olduğunu gösteriyor. Giresun’da hasat yaklaşırken gözler Toprak Mahsulleri Ofisinin 2026 mahsulü için açıklayacağı kabuklu fındık alım fiyatına çevrildi. Ancak fiyat tartışması yalnızca “TMO kaç lira açıklayacak?” sorusuna sıkıştırılamayacak kadar geniş bir ekonomik tablo ortaya koyuyor. Giresun Sonhaber’in bugüne kadar yayımladığı fındık yazıları ile son maliyet, işçilik, rekolte ve piyasa dosyaları birlikte değerlendirildiğinde; üretim maliyeti, Giresun’un düşük dekar verimi, ihracatın döviz değeri, alivre satışlar, kalite farkı ve üreticinin finansman ihtiyacı aynı sonuca ulaşıyor: 2026 mahsulü 50 randıman Giresun kalite kabuklu fındık için TMO müdahale alım fiyatı kilogram başına 300 TL’nin altında kalmamalı. 6,25 DOLARLIK ALİVRE SATIŞIN KARŞILIĞI 295 TL’YE DAYANDI Piyasada 2026 ürünü kabuklu fındık için kilogram başına 6,25 dolar düzeyinde alivre satışlardan söz ediliyor. TCMB’nin 20 Temmuz 2026 için açıkladığı 47,0938 TL’lik dolar alış kuru esas alındığında 6,25 dolar 294,34 TL’ye, 47,1787 TL’lik satış kuruyla ise 294,87 TL’ye karşılık geliyor. Başka bir ifadeyle, 300 TL talebi bugün konuşulan alivre satışın Türk lirası karşılığından yalnızca 5–6 lira daha yüksek. Üstelik bu hesapta Giresun kalite fındığın ayrı aroma, randıman, işlenebilirlik ve menşe değeri için ek bir kalite primi bulunmuyor. Alivre satış; ihracatçının ürün daha dalındayken gelecekte teslim edilmek üzere yabancı alıcıyla yaptığı sözleşmeyi ifade ediyor. Üreticinin henüz satış fiyatını bilmediği bir dönemde ihracat bağlantısının döviz üzerinden kurulması, yeni sezon fiyatının hangi ekonomik alan içinde şekillendiğini göstermesi bakımından önem taşıyor. İHRACATTA MİKTAR YÜZDE 38,7 AZALDI, KİLOGRAM DEĞERİ YÜZDE 59 ARTTI Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin 3 Temmuz 2026 tarihli bültenine göre Türkiye, 1 Eylül 2025–30 Haziran 2026 döneminde 169 bin 480 ton iç fındık ihraç ederek 2 milyar 216 milyon 121 bin 203 dolar gelir sağladı. Bir önceki sezonun aynı döneminde 276 bin 374 ton ihracat karşılığında 2 milyar 268 milyon 655 bin 648 dolar gelir elde edilmişti. Buna göre ihraç edilen miktar yüzde 38,7 azalırken toplam gelir yalnızca yüzde 2,3 geriledi. Bu iki verinin birlikte okunması, iç fındığın ortalama ihracat değerinin kilogram başına 8,21 dolardan 13,08 dolara yükseldiğini gösteriyor. Artış yaklaşık yüzde 59,3. 50 randımanda bir kilogram iç fındık için teorik olarak iki kilogram kabuklu fındık gerekiyor. Kabuklu fındıkta konuşulan 6,25 dolarlık alivre fiyat bu nedenle iç fındıkta 12,50 dolarlık ham madde karşılığı oluşturuyor. İhracat ortalamasının 13,08 dolar olması, alivre rakamının piyasa dışı olmadığını; 300 TL’lik kabuklu fiyatın da döviz ve ihracat değerinden kopmadığını ortaya koyuyor. İhracat ortalaması bütün kalite, kalibre ve işlenmiş ürünleri kapsadığı için doğrudan üretici fiyatı olarak okunamaz. Ancak miktardaki sert düşüşe rağmen kilogram başına döviz gelirinin güçlü biçimde artması, sektörün ödeme kapasitesini ve fındığın uluslararası değerini gösteren önemli bir ölçüdür. GİRESUN’UN VERİMİ 80 KİLOYA YAKIN, MALİYET 287,16 TL Tarım ve Orman Bakanlığının 2025 Giresun Tarımsal Yatırım Rehberinde ilde 1 milyon 177 bin 729 dekar alanda 92 bin 402 ton fındık üretildiği belirtiliyor. Bu iki rakam Giresun’da dekar başına yaklaşık 78,46 kilogram verime karşılık geliyor. Giresun Sonhaber’in 2026 yılı bakım, hasat, işçilik, patoz, kurutma, taşıma ve diğer doğrudan giderleri kalem kalem hesapladığı maliyet dosyasında, dönümden 80 kilogram ürün alınan bahçede kilogram maliyeti 287,16 TL’ye çıkıyor. Giresun’un resmî verim ortalaması da bu 80 kilogramlık senaryoya çok yakın. Üretici fındığını 300 TL’den satabildiğinde, 80 kilogram ürünün toplam geliri 24 bin TL oluyor. Aynı senaryodaki doğrudan nakit maliyet yaklaşık 22 bin 973 TL. Bir dönüm bahçede üreticinin elinde yalnızca 1.027 TL brüt fark kalıyor. Bu farkın içinde üreticinin bir yıllık emeği, kullandığı sermayenin karşılığı, üretim riski, bahçenin yenilenme ihtiyacı ve gelecek sezonun başlangıç giderleri bulunuyor. Dolayısıyla 300 TL, düşük verimli Giresun bahçesinde yüksek kâr değil; başa baş noktasının hemen üzerinde kalabilme imkânı veriyor. 100 KİLOGRAMLIK BAHÇEDE BİLE MALİYET 233,33 TL Aynı maliyet çalışmasında dönümden 100 kilogram kuru kabuklu fındık alındığında toplam doğrudan gider 23 bin 333 TL, kilogram maliyeti 233,33 TL olarak hesaplandı. Verim 160 kilograma çıktığında maliyet 168,84 TL’ye gerilerken, 80 kilograma düştüğünde 287,16 TL’ye yükseldi. Bu tablo fındıkta tek ve değişmez bir kilogram maliyeti bulunmadığını açık biçimde gösteriyor. Budama, gübreleme, ilaçlama, ot biçme ve bahçe hazırlığı gibi giderlerin önemli bölümü ürün azaldığında ortadan kalkmıyor. Verim düştükçe aynı sabit gider daha az ürüne bölünüyor ve kilogram maliyeti hızla yükseliyor. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı TEPGE’nin Temmuz 2026 raporunda da fındık üretici fiyatının yılın ilk beş aylık ortalaması 223,05 TL olarak verildi. Bu ortalama, 100 kilogram verim esas alınarak hesaplanan 233,33 TL’lik maliyetin dahi altında kalıyor. RESMÎ YEVMİYEYLE YAPILAN HESAP BİLE ALT SINIRA DAYANDI Üstelik 233,33 TL ve 287,16 TL’lik maliyetler, Giresun Valiliğinin 2026 için açıkladığı yemek işverene ait 1.101 TL’lik tavsiye yevmiyesi esas alınarak oluşturuldu. Geçen sezon Giresun’da fiilî yevmiye yemek işverene aitken 1.750 TL’ye, yemek işçiye aitken 1.950 TL’ye kadar çıktı. Ordu’da 2026 hasadı için yemek işçiye ait günlük ücret 1.750 TL olarak belirlendi. Giresun’da hasat başladığında işçilik fiyatı resmî tavsiye rakamının üzerine çıkarsa kilogram maliyeti de bugün yapılan hesabın üzerinde oluşacak. Bu nedenle 300 TL’lik fiyatın içinde sanıldığı kadar geniş bir üretici kârı bulunmuyor. Düşük verim ve piyasa yevmiyesi birleştiğinde, 300 TL bazı bahçelerde yalnızca maliyeti karşılayabilecek; bazı bahçelerde ise maliyetin altında dahi kalabilecek bir seviyeye dönüşebilir. GEÇEN SEZONUN 200 LİRASI BUGÜN ÜRETİCİYİ KORUYAMAZ TMO, 5 Ağustos 2025’te 50 randıman esasına göre Giresun kalite kabuklu fındık için 200 TL, Levant kalite için 195 TL alım fiyatı açıklamıştı. İki kalite arasındaki fark yalnızca 5 TL’de kalmıştı. Aradan geçen dönemde gübre, ilaç, akaryakıt, bahçe temizliği, budama, işçilik, taşıma, kurutma, çuval, depolama ve finansman giderleri arttı. Bu nedenle geçen sezonun 200 lirasını yalnızca nominal bir artışla güncellemek, üreticinin gerçek maliyetini karşılamaya yetmez. 300 TL, geçen yılın fiyatına rastgele eklenmiş 100 lira değildir. Bugünkü alivre satışın kur karşılığı, ihracat birim değeri, Giresun’un dekar verimi ve sahadaki doğrudan maliyet birlikte hesaplandığında ortaya çıkan ekonomik eşiktir. GİRESUN KALİTEYE BEŞ LİRALIK FARK YETMEZ Giresun kalite fındık, Levant kaliteyle aynı fiyat kalıbına sıkıştırılamaz. Giresun Tombul Fındığı, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından menşe adıyla tescilli; Avrupa Birliği nezdinde de Korunmuş Menşe Adı statüsüne sahip bir üründür. Avrupa Komisyonu ürünü “premium fındık” olarak tanımlıyor. Bu koruma yalnızca ürünün adını değil, yetiştiği coğrafya ile niteliği arasındaki güçlü bağı da kabul ediyor. Giresun’un eğimli ve parçalı bahçelerinde, makine kullanımının sınırlı olduğu koşullarda yoğun insan emeğiyle yetiştirilen ürünün maliyeti; düz, geniş ve mekanizasyona uygun bahçelerdeki üretimle aynı değil. Fiyatlandırmada randıman, sağlam iç oranı, kalibre, aroma, yağ yapısı, işlenebilirlik, menşe değeri ve bölgesel üretim maliyeti birlikte ölçülmeli. Giresun kalite için birkaç liralık sembolik fark değil, ölçülebilir ve ayrı bir kalite primi uygulanmalı. REKOLTE TAHMİNİ FİYATI BASTIRMA ARACINA DÖNÜŞMEMELİ 2026 sezonu için mart ayında açıklanan ilk tahmin 829 bin 239 tondu. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı TEPGE’nin Temmuz raporunda ise TÜİK’in birinci tahminine göre 2026 üretimi 715 bin ton olarak yer aldı. İki rakam arasında 114 bin tonu aşan fark bulunuyor. Bu değişim, karanfil sayımına dayalı erken tahminlerin kesin üretim miktarı gibi kullanılamayacağını gösteriyor. Rekolte; tek başına kaç ton ürün beklendiğini değil, ürünün hangi bölgede, hangi verimle, hangi arazi koşulunda ve hangi maliyetle yetiştiğini de anlatmalı. Yüksek bir toplam rekolte tahmini, Giresun’un yamaç bahçelerindeki düşük verimi ve yüksek birim maliyeti ortadan kaldırmıyor. Türkiye’nin toplam üretimi üzerinden kurulan tek fiyat düzeni, bölgesel maliyet ile kalite farkını görünmez hâle getiriyor. TMO FİYATI SERBEST PİYASAYA YASAK DEĞİL, KAMUNUN MÜDAHALE EŞİĞİDİR TMO’nun açıklayacağı fiyat, özel alıcıların uymak zorunda olduğu yasal bir asgari fiyat değil; ürününü düşük bedelle satmak zorunda kalan üreticiye kamu tarafından sunulan alım güvencesidir. Bu nedenle fiyatın 300 TL olarak açıklanması tek başına yeterli olmayacak. TMO’nun kaç ton ürün alacağı, hangi alım noktalarını açacağı, randevu sisteminin nasıl işleyeceği, randıman ölçümünün nasıl denetleneceği ve ürün bedelinin kaç günde ödeneceği de aynı anda ilan edilmeli. Sınırlı miktarda alım yapan ve üreticiyi uzun süre bekleten bir kamu fiyatı piyasa üzerinde güçlü bir çıpa oluşturamaz. Etkin müdahale için yeterli bütçe, yaygın alım ağı, şeffaf eksperlik ve kısa ödeme süresi gerekiyor. FİSKOBİRLİK FİYAT AÇIKLAMAKLA YETİNEMEZ FİSKOBİRLİK’in üretici lehine yeniden piyasa kurucu bir rol üstlenmesi için yalnızca fiyat listesi yayımlaması yeterli değil. Açıklanan fiyatın kaç tonluk alımla destekleneceği, üreticinin ürününü nereye teslim edeceği ve parasını ne zaman alacağı açıklanmalı. Fındık piyasasının geçmişi, üreticiyi koruyan kurumların zayıfladığı dönemlerde fiyatın büyük alıcılar ve finansman gücünü elinde tutan kesimler tarafından daha kolay yönlendirildiğini gösteriyor. FİSKOBİRLİK; stok yönetebilen, gerektiğinde ürünü işleyerek mamul hâlde satabilen, lisanslı depoculukla çalışan ve üreticiye finansman sağlayan güçlü bir kooperatif yapısına kavuşmadıkça tabeladaki fiyatın etkisi sınırlı kalacak. ÜRETİCİ HASATTA SATMAYA MECBUR BIRAKILMAMALI Fındık fiyatını yalnızca rekolte, ihracat ve döviz belirlemiyor. Üreticinin ürünü hangi tarihte ve hangi zorunluluk altında piyasaya indirdiği de fiyatın yönünü değiştiriyor. İşçi ücretini, gübre ve ilaç borcunu, taşıma ve patoz giderini ödemek zorunda kalan küçük üretici, ürününü hasadın hemen ardından satmaya mecbur kaldığında alıcının pazarlık gücü artıyor. Kısa sürede yüksek miktarda ürünün piyasaya inmesi fiyat üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor. Bu baskının azaltılması için düşük faizli hasat finansmanı, ürün karşılığı kredi, güvenilir emanet sistemi ve lisanslı depoculuk yaygınlaştırılmalı. Üreticinin bekleme gücü olmadan açıklanan yüksek fiyatın önemli bölümü kâğıt üzerinde kalabilir. 300 TL’NİN ALTI GİRESUN FINDIĞININ GELECEĞİNİ DARALTIR Türkiye dünya fındık üretiminde liderliğini koruyor ancak Şili, ABD, İtalya ve Azerbaycan gibi üretici ülkelerin büyümesi rekabeti artırıyor. Bu yeni dönemde Türkiye’nin gücü yalnızca tonajdan değil; Giresun kalite gibi üstün nitelikli ürünleri ayrı fiyatlandırmasından, işlemesinden ve kendi markasıyla dünya pazarına sunmasından gelecek. Kalite farkı üreticinin gelirine yansıtılmazsa bahçe bakımı geriler, yaşlı bahçelerin yenilenmesi ertelenir, verim düşer ve genç nüfus üretimden uzaklaşır. Giresun kalite fındık korunmak isteniyorsa ürünün adı kadar üreticisinin geliri de korunmalı. Üretim maliyeti, Giresun’un düşük dekar verimi, 6,25 dolarlık alivre satışın 295 TL’ye yaklaşan kur karşılığı, kilogram başına 13,08 dolara yükselen ihracat değeri ve coğrafi işaretli ürünün kalite farkı birlikte değerlendirildiğinde 300 TL abartılı bir fiyat değil. TMO, 2026 mahsulü 50 randıman Giresun kalite kabuklu fındık için kilogram başına en az 300 TL müdahale alım fiyatı açıklamalı; bu fiyatı yeterli alım kapasitesi, kısa ödeme takvimi ve şeffaf randıman sistemiyle desteklemeli. 300 TL, üreticiyi zenginleştirecek fiyat değil; Giresun’da fındık üretiminin gelecek yıllarda da devam edebilme eşiğidir. Kaynak: Giresun Sonhaber / Özel Haber

FINDIKTA SEZON ÖNCESİ TOPLANTI Haber

FINDIKTA SEZON ÖNCESİ TOPLANTI

ELMAS FINDIK TOPLANTISINI DUYURDU: ÜRETİCİNİN BEKLEDİĞİ BAŞLIKLAR MASADA AKP Giresun Milletvekili Nazım Elmas, Fındık Çalışma Grubu üyesi milletvekilleriyle birlikte Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığında yapılan toplantıya katıldı. Toplantıda yeni hasat sezonu hazırlıkları, üretim sürecinde alınacak tedbirler, piyasa beklentileri ve üreticinin emeğinin karşılığını almasına yönelik başlıklar ele alındı. Giresun’dan AKP milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür’ün toplantıda yer aldığı açıklanırken, AKP Sakarya Milletvekili ve FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar’ın da fındık bölgesi milletvekilleriyle yapılan toplantılara katıldığı kamuoyuna yansıdı. FINDIKTA SEZON ÖNCESİ TOPLANTI Fındıkta yeni hasat sezonu öncesi hazırlıklar, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığında yapılan Fındık Çalışma Grubu toplantısında değerlendirildi. Toplantıya fındık üreten illerin milletvekilleri katılırken, Giresun’dan AKP milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür de görüşmede yer aldı. Toplantının ana gündemini yeni hasat sezonuna yönelik hazırlıklar, üretim sürecinde alınması gereken tedbirler, piyasa beklentileri, verim ve kalite başlıkları ile üreticinin emeğinin karşılığını almasına dönük değerlendirmeler oluşturdu. AKP Giresun Milletvekili Nazım Elmas, toplantı sonrası yaptığı açıklamada üreticinin alın terini koruyacak çalışmaların ele alındığını belirtti. Elmas, fındıkta verim ve kaliteyi artıracak adımlar üzerinde istişarelerde bulunulduğunu, sezon öncesi yol haritasının değerlendirildiğini ifade etti. ELMAS: ÜRETİCİMİZİN ALIN TERİNİ KORUYACAK ÇALIŞMALARI ELE ALDIK Nazım Elmas, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığındaki toplantıya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Fındık Çalışma Grubu üyesi milletvekillerimizle birlikte, Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı başkanlığında bir araya geldik. Toplantımızda; fındıkta yeni hasat sezonuna yönelik hazırlıklar, üretim sürecinde alınması gereken tedbirler, piyasa beklentileri ve üreticilerimizin emeğinin karşılığını alabilmesine yönelik hususlar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Üreticimizin alın terini koruyacak, fındıkta verim ve kaliteyi artıracak çalışmalar üzerine istişarelerde bulunarak sezon öncesi yol haritasını ele aldık. Ülkemiz ve tüm fındık üreticilerimiz için hayırlı ve bereketli bir sezon olmasını temenni ediyorum.” GİRESUN’DAN ELMAS VE TEMÜR KATILDI Toplantıya Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlık etti. Giresun’dan AKP milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür’ün de toplantıda yer aldığı bilgisi yerel basına yansıdı. Kamuya açık haberlerde toplantıların tüm katılımcı listesi her defasında isim isim paylaşılmıyor. Bu nedenle toplantıya katılan diğer milletvekilleri için açıklamalarda çoğunlukla “Fındık Çalışma Grubu üyesi milletvekilleri”, “fındık üreten illerin milletvekilleri” veya “bölge milletvekilleri” ifadeleri kullanılıyor. Önceki toplantılara ilişkin kamuya yansıyan bilgilerde Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın başkanlığındaki görüşmelere AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, AKP Sakarya Milletvekili ve FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, Düzce milletvekilleri Ayşe Keşir ve Ercan Öztürk ile fındık üreten illerin milletvekillerinin katıldığı görüldü. LÜTFİ BAYRAKTAR DA FINDIK DOSYASININ MERKEZİNDE Fındık dosyasında öne çıkan isimlerden biri de AKP Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar. Bayraktar, yalnızca Sakarya Milletvekili kimliğiyle değil, uzun yıllardır FİSKOBİRLİK Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmesi nedeniyle de fındık politikalarının en önemli siyasi ve kurumsal aktörleri arasında yer alıyor. Bayraktar’ın fındık bölgesi milletvekilleriyle Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığında yapılan toplantılara katıldığına ilişkin açıklamalar kamuoyuna yansıdı. Bu durum, FİSKOBİRLİK’in fındık politikalarındaki yerinin toplantı başlıkları içinde daha açık biçimde değerlendirilmesi gerektiğini de gösterdi. Fındık üreticisi açısından Bayraktar’ın toplantılardaki varlığı veya FİSKOBİRLİK’in hangi düzeyde temsil edildiği yalnızca protokol bilgisi değildir. Bu konu, üreticinin örgütlü gücünün, kooperatif yapısının, piyasa dengeleme kapasitesinin ve Giresun kalite fındığın değer politikasının masaya nasıl taşındığıyla doğrudan bağlantılıdır. DİĞER KATILIMCILAR VE BÖLGE MİLLETVEKİLLERİ Fındık Çalışma Grubu toplantılarına ilişkin önceki haberlerde AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’nın koordinasyon ve katılım bilgisi öne çıktı. Düzce’den Ayşe Keşir ve Ercan Öztürk’ün açıklamalarında ise üretici beklentileri, rekolte, maliyet, fiyat istikrarı ve verimlilik başlıklarının toplantılarda ele alındığı belirtildi. Fındık üretimi yapılan illerin milletvekillerinden oluşan çalışma yapısı, Giresun, Ordu, Trabzon, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Samsun ve bölgedeki diğer fındık üretim merkezlerini ilgilendiren sorunları siyasi düzeyde gündeme taşıyor. Ancak üretici açısından toplantıya hangi milletvekillerinin katıldığı kadar, bu isimlerin toplantıya hangi verilerle hazırlandığı, sahadan hangi üretici taleplerini taşıdığı, FİSKOBİRLİK, ziraat odaları, kooperatifler ve yerel üretici temsilcileriyle nasıl temas kurduğu da önem taşıyor. FİSKOBİRLİK’İN MASADAKİ ROLÜ DAHA AÇIK GÖRÜLMELİ Fındıkta üreticinin pazarlık gücü, yalnızca sezon öncesi fiyat beklentisiyle sınırlı bir konu değil. FİSKOBİRLİK’in piyasa dengeleme kapasitesi, kooperatif yapısı, üreticiyle doğrudan bağı ve tarihsel rolü, fındık politikasının merkezinde değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor. Bu nedenle Fındık Çalışma Grubu’nun yeni sezon öncesi toplantılarında FİSKOBİRLİK’in hangi düzeyde temsil edildiği, görüşlerinin nasıl alındığı ve üretici lehine hangi önerileri masaya taşıdığı açık biçimde paylaşılmalıdır. FİSKOBİRLİK’in yalnızca geçmişte adı geçen bir kurum olarak değil; üretici lehine piyasa dengesi kurabilecek, kaliteye dayalı fiyat politikasını destekleyebilecek, Giresun kalite fındığın değerini koruyabilecek ve kooperatif gücünü yeniden sahaya taşıyabilecek etkin bir aktör olarak değerlendirilmesi gerekiyor. FINDIK ÇALIŞMA GRUBU 2019’DAN BU YANA GÜNDEMDE Fındık Çalışma Grubu, kamuoyuna 2019 yılında fındık üretimi yapılan illerin milletvekillerinden oluşan bir siyasi çalışma yapısı olarak yansıdı. Grubun amacı, üreticinin talep ve beklentilerini değerlendirmek, fındık politikalarına ilişkin başlıkları siyasi düzeyde takip etmek ve sezon öncesi oluşan sorunları Tarım ve Orman Bakanlığına taşımak olarak açıklandı. Fındık Çalışma Grubu’nun farklı yıllarda sezon öncesi toplantılar yaptığı biliniyor. Ancak grubun yılda kaç kez toplandığı, toplantı takviminin nasıl belirlendiği, gündemin hangi verilerle hazırlandığı, toplantılara hangi kurumların düzenli davet edildiği ve alınan kararların nasıl izlendiği konusunda kamuoyuna açık, düzenli ve denetlenebilir bir takvim bulunmuyor. Bu durum, üreticinin en çok yanıt beklediği başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Fındık üreticisi, toplantıların yalnızca sezon öncesi açıklamalarla sınırlı kalmamasını; üretim maliyeti, destek modeli, TMO alım politikası, FİSKOBİRLİK’in piyasa rolü, kahverengi kokarca mücadelesi, don zararı, verim düşüklüğü ve Giresun kalite fındığın ayrı değerlendirilmesi gibi başlıklarda somut kararlar üretilmesini bekliyor. ÖNCEKİ TOPLANTILARDA KAHVERENGİ KOKARCA, REKOLTE VE ÜRETİCİ TALEPLERİ GÖRÜŞÜLDÜ Fındık Çalışma Grubu’nun önceki toplantılarında üretici talepleri, verimlilik, kalite, kahverengi kokarca zararlısıyla mücadele, beklenen rekolte, üretim maliyetleri, fiyat istikrarı ve sezon öncesi piyasa beklentileri gündeme geldi. 2024 yılında yapılan toplantılarda fındık üreten illerin milletvekilleri Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığında bir araya geldi. Bu toplantılarda üreticilerden gelen talepler, beklenen rekolte, fiyat istikrarı, üretim maliyetleri ve verimlilik başlıkları değerlendirildi. Nazım Elmas’ın önceki açıklamalarında da üreticilerden gelen talep ve önerilerin ele alındığı, fındıkta verimliliği ve kaliteyi artırmaya yönelik çalışmaların görüşüldüğü, kahverengi kokarca zararlısına karşı mücadelenin sürdürüldüğü belirtildi. Fındıkta son dönemde yalnızca fiyat değil; zararlı baskısı, iklim riski, don hasarı, üretim maliyetleri, işçilik giderleri ve kalite kaybı da üreticinin gelirini doğrudan etkileyen ana sorunlar arasında yer alıyor. UZMAN KURUL DEĞİL, SİYASİ ÇALIŞMA GRUBU Kamuya açık bilgiler, Fındık Çalışma Grubu’nun tarım ekonomistleri, ziraat mühendisleri, kooperatif uzmanları, ihracat temsilcileri veya akademisyenlerden oluşan bağımsız bir uzman kurul değil; fındık üreten illerin milletvekillerinden oluşan siyasi bir çalışma grubu olduğunu gösteriyor. Bu nedenle grubun uzman danışmanlardan düzenli rapor alıp almadığı, her sezon öncesi maliyet hesabı, rekolte beklentisi, zarar tespiti, kalite sınıflandırması ve fiyat politikası konusunda hangi teknik verilerle hareket ettiği kamuoyuna açıklanmalıdır. Fındık gibi Türkiye’nin stratejik tarım ürünlerinden biri olan bir alanda siyasi takip önemlidir; ancak üretici lehine kalıcı sonuç alınabilmesi için bu siyasi takibin sahadan gelen veri, uzman raporu, üretici örgütleriyle düzenli temas ve sonuçları açıklanan bir çalışma düzeniyle desteklenmesi gerekir. GİRESUN KALİTE FINDIK İÇİN AYRI POLİTİKA BEKLENİYOR Giresun kalite fındığı, yalnızca Türkiye fındık üretiminin bir parçası olarak değil; aroması, menşe değeri, işlenme kabiliyeti, geleneksel üretim kültürü ve coğrafi niteliğiyle ayrı değerlendirilmesi gereken stratejik bir ürün olarak öne çıkıyor. Bu nedenle fındık toplantılarında Giresun kalite fındık için ayrı bir başlık açılması gerekiyor. Giresun’da fındık büyük ölçüde eğimli ve parçalı arazilerde, yamaç bahçelerinde, yoğun insan emeğine dayalı ve yüksek maliyetli bir üretim modeliyle yetiştiriliyor. Ova karakteri taşıyan bölgelerde ise makineleşmeye daha uygun koşullar, bakım ve hasat süreçlerinde maliyet avantajı oluşturabiliyor. Yamaçta elle üretilen, daha düşük dekar verimiyle elde edilen, işçilik maliyeti yüksek Giresun kalite fındığı ile ova bölgelerinde daha kolay işlenebilen üretimin aynı fiyat mantığı içinde değerlendirilmesi, üretim gerçeğini ve kalite farkını görünmez hale getiriyor. Fındıkta fiyatın yalnızca sezonluk arz, piyasa dengesi ve ortalama randıman üzerinden değil; arazi yapısı, üretim maliyeti, işçilik yükü, dekar başına verim, aroma, kalite ve menşe değeri üzerinden de şekillenmesi gerekiyor. TÜRKİYE KENDİ FINDIK STANDARDINI KURMALI Fındıkta sürdürülebilirlik başlığı, yalnızca dış alıcıların ve küresel şirketlerin belirlediği uygulama takvimine bırakılamayacak kadar stratejik bir konudur. Türkiye’nin fındık politikası, küresel şirketlerin sürdürülebilirlik programlarına uyum sağlayan pasif üretici ülke çizgisine sıkışmamalıdır. Türkiye kendi sürdürülebilirlik kurumlarını, kendi kalite standardını, kendi izlenebilirlik sistemini ve kendi üretici merkezli denetim modelini kurmalıdır. Bu süreçte kamu kurumları, üniversiteler, ziraat odaları, üretici örgütleri, kooperatifler, FİSKOBİRLİK, yerel yönetimler, ihracatçı birlikleri ve sürdürülebilirlik alanında çalışan ulusal kuruluşlar aynı hedef etrafında bir araya gelmelidir. Giresun kalite fındığının menşe değeri, aroma üstünlüğü, yamaç üretimi, düşük dekar verimi, yüksek emek maliyeti ve sosyal üretim yapısı Türkiye’nin kendi sürdürülebilirlik standardının merkezine yerleştirilmelidir. DESTEK VE SİGORTA MODELİ YENİDEN KURULMALI Fındık üreticisinin karşı karşıya olduğu maliyet yapısı, eski destek modelleriyle açıklanamayacak kadar ağırlaştı. İşçilik, gübre, ilaç, bakım ve taşıma giderleri artarken; bahçelerin yaşlanması, verim düşüklüğü, kahverengi kokarca zararlısı ve iklim değişikliğine bağlı don, aşırı yağış, kuraklık ve hastalık baskısı üretim riskini büyütüyor. Bu tablo karşısında yalnızca arazi varlığına dayalı destek anlayışı, üretimi ve kaliteyi güçlendirmekte yetersiz kalıyor. Fındıkta yeni destek modeli, üretim yapan, bahçesine bakan, ürününü kayıtlı sisteme sokan, kaliteyi yükselten, zararlılarla mücadele eden ve ekonomiye gerçek ürün kazandıran üreticiyi önceleyen bir yapıya dönüştürülmelidir. Zirai sigorta sistemi de fındığın yeni risklerine göre yeniden düzenlenmelidir. Don, aşırı yağış, kuraklık, fırtına, dolu, hastalık ve kahverengi kokarca gibi zararlıların oluşturduğu gelir kaybı; yalnızca ürün miktarı üzerinden değil, kalite kaybı ve randıman düşüşü üzerinden de değerlendirilmelidir. TOPLANTIDAN BEKLENEN: AÇIK, ÖLÇÜLEBİLİR VE ÜRETİCİ LEHİNE SONUÇ Fındık Çalışma Grubu toplantısı, yeni sezon öncesi üreticinin beklentilerinin Bakanlık düzeyinde ele alınması açısından önem taşıyor. Ancak üreticinin beklediği karşılık, toplantı sonrası yapılan genel açıklamaların ötesine geçen somut sonuçlardır. Fındık üreticisi, Fındık Çalışma Grubu’nun ne sıklıkla toplandığını, toplantılara kimlerin katıldığını, FİSKOBİRLİK ve üretici örgütleriyle hangi tarihlerde görüşüldüğünü, uzman raporu alınıp alınmadığını, maliyet hesabının nasıl yapıldığını, Giresun kalite fındığın ayrı değerinin nasıl korunacağını ve bugüne kadar alınan kararların üreticiye ne kazandırdığını bilmek istiyor. Yeni hasat sezonu öncesinde yapılacak fındık politikası; açık katılımcı listesi, sahadan toplanmış veri, üretici örgütlerinin doğrudan temsili, uzman raporları, yayımlanmış sonuç bildirgesi ve uygulamaya dönüşen kararlarla güç kazanabilir. Fındıkta üreticinin emeğini koruyacak yol; yalnızca temenni açıklamalarıyla değil, üreticiyi bahçede tutan, Giresun kalite fındığı ayrı değer olarak gören, FİSKOBİRLİK ve kooperatifleri yeniden güçlendiren, destek ve sigorta sistemini yeni risklere göre düzenleyen, Türkiye’nin kendi sürdürülebilirlik standardını kuran bütünlüklü bir ulusal fındık politikasıyla açılabilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.