Hava Durumu

#Manipülasyon

giresunsonhaber - Manipülasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Manipülasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tasfiyedeki o fonlarla ilgili ilk ara ödemeler 30 Ekim’de başlıyor Haber

Tasfiyedeki o fonlarla ilgili ilk ara ödemeler 30 Ekim’de başlıyor

Fon Koordinasyon Kurulu toplantısında, tasfiye sürecindeki yatırım fonlarına ilişkin son gelişmeler paylaşıldı. Bugüne kadar 71 bin 899 hesaba toplam 68 milyar liralık ödeme yapılırken, ilk ara ödemelerin 30 Ekim 2026 Cuma günü başlaması öngörülüyor. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen 8. Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda, tasfiye sürecindeki yatırım fonlarına yönelik çalışmalar ve yatırımcılara yapılacak ödemeler ele alındı. Toplantıya Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan toplantının detaylarına göre, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarında sürecin adil, şeffaf ve etkin yürütülmesi amacıyla hazırlanan 7596 sayılı Kanunun 27 Ekim 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği anımsatılarak, SPK'nın da aynı tarihte aldığı kararla tasfiye ve ödeme süreçlerine ilişkin usul ve esasları belirlendiğinin altı çizildi. 68 MİLYAR LİRALIK ÖDEME YAPILDI Hedef Portföy Yönetim Şirketi A.Ş. tarafından kurulan fonların tasfiye sürecinde önemli ilerleme kaydedildi. Toplam 31 fondan 27’sinin tasfiye işlemleri 23 Ekim 2026 itibarıyla büyük ölçüde tamamlandı. Bu kapsamda 26 bin 152 hesaba toplam 27,2 milyar lira ödeme yapıldı. Kalan dört fonun tasfiye çalışmalarının ise devam ettiği bildirildi. Genel süreçte tasfiye aşamasındaki fon sayısı 131’den 38’e gerilerken, bugüne kadar 71 bin 899 hesaba toplam 68 milyar lira tutarında ayni ve nakdi ödeme gerçekleştirildi. İLK ARA ÖDEMELER İÇİN TARİH 30 EKİM 7596 sayılı Kanun ve SPK’nın ilgili kararı doğrultusunda, olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonlarda ilk ara ödemelerin 30 Ekim 2026 Cuma günü başlaması öngörülüyor. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) nezdinde oluşturulan hesaplara yönelik iadelerin sürdüğü belirtilirken, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından da fon soruşturması kapsamındaki şirketler, manipülasyon şüphesi bulunan kişiler ve şüpheli işlemler ile fonların gerçek faydalanıcılarına ilişkin yurt dışı bağlantılı çalışmaların titizlikle yürütüldüğü kaydedildi. Öte yandan İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre toplantıda, yatırım fonlarında benzer sorunların yeniden yaşanmaması için yapısal düzenlemeler içeren bir kanun teklifi taslağı üzerinde teknik hazırlıkların hızlandırılması kararlaştırıldığı da kaydedildi. Sektör paydaşlarıyla yapılacak istişareler sonrasında olgunlaştırılacak taslağın TBMM'nin değerlendirmesine sunulmasının planlandığı belirtildi. Sekizinci Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında gerçekleştirilmiştir. Toplantıya Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bu bakanlıklarımızın ilgili kurum ve kuruluşları katılmıştır. Önceki Fon Koordinasyon Kurulu kararlarına istinaden, Sermaye Piyasası Kurulunca tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarında tasfiye sürecinin adil, şeffaf ve etkin şekilde yürütülmesi ve ödemelerin hukuki güvenceye kavuşturulmasını sağlayacak 22.10.2026 tarihli ve 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, 27.10.2026 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 7596 sayılı Kanun kapsamında, Sermaye Piyasası Kurulunun 27.10.2026 tarihli ve 76/1903 sayılı Kararı ile tasfiye ve ödemelere ilişkin usul ve esaslar da belirlenmiştir. SPK’nın 15.10.2026 tarihli Kararı ile tasfiye ödemelerine başlanan Hedef Portföy Yönetim Şirketi A.Ş.’nin kurucusu olduğu fonların tasfiye işlemleri ile ilgili olarak; 31 fonun 27’sinin tasfiye işlemleri 23.10.2026 itibarıyla büyük ölçüde tamamlanmıştır. Bu kapsamda, toplam 26.152 adet hesaba 27,2 milyar TL ödenmiştir. Söz konusu grubun kalan 4 fonunun tasfiyesine ilişkin çalışmalar devam etmektedir. Böylece, başından bu yana; tasfiye sürecinde olan fonların sayısı 131’den 38’e düşmüş, 71.899 hesaba toplam 68 milyar TL tutarında ayni ve nakdi tasfiye ödemesi yapılmıştır. TMSF nezdinde oluşturulan hesaplara iadeler devam etmektedir. MASAK, fon soruşturmasına konu şirketler, manipülasyon şüphesi bulunan kişiler ve gerçekleştirilen şüpheli işlemlerin ve fonların gerçek faydalanıcıları hakkında yurt dışı bağlantılı çalışmalarını titizlikle sürdürmektedir. TBMM’de kabul edilen 7596 sayılı Kanun ve ilgili SPK usul ve esas Kararı ile süreçleri netleşen olağanüstü tasfiye kapsamında bulunan fonlarla ilgili olarak, ilk ara ödemelerin 30 Ekim 2026 Cuma günü başlaması öngörülmektedir. Diğer yandan, bir daha benzer sorunların yaşanmaması adına yapısal adımları içerecek Kanun Teklif taslağı konusunda teknik hazırlıklar hızlandırılacaktır. Sektör paydaşları ile istişare edilerek olgunlaştırılacak taslak, Meclisimizin takdirine sunulacaktır. — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) October 28, 2026

Cevdet Yılmaz'dan 'fon' bilgilendirmesi... Tasfiyelerde Hazine kaynakları kullanılmayacak Haber

Cevdet Yılmaz'dan 'fon' bilgilendirmesi... Tasfiyelerde Hazine kaynakları kullanılmayacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, tasfiye sürecindeki 131 fonun toplam fonların yüzde 4,6’sını oluşturduğunu belirterek, “Piyasalarda sistemik risk yok” dedi. Yılmaz, küçük yatırımcılara ve para piyasası fonlarına öncelik verileceğini kaydetti. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda Fon Koordinasyon Kurulu çalışmalarına ilişkin hükümet adına bilgi verdi. Yılmaz, tasfiye halindeki fonlara ilişkin sürecin şeffaf, adil ve hızlı biçimde yürütüldüğünü vurguladı. Yılmaz, 131 fonun tasfiye sürecinde olduğunu belirterek, bu fonların toplam fon sayısının yüzde 4,6’sını, toplam portföy değerinin ise yüzde 7,7’sini oluşturduğunu söyledi. “Diğer bir ifadeyle sorun, fon piyasasının sınırlı bir alanında yaşanmıştır” diyen Yılmaz, finansal sistemde sistemik risk bulunmadığını ifade etti. “HAZİNE KAYNAĞI KULLANILMAYACAK” Tasfiye sürecinde yatırımcıların haklarının öncelikle ilgili fonların kendi kaynaklarıyla karşılanacağını belirten Yılmaz, Hazine kaynaklarının kullanılmayacağını söyledi. Olağanüstü tasfiye şartlarına tabi fonlarda ise 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılmasının planlandığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, küçük yatırımcılara ve para piyasası fonlarına öncelik verileceğini de belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın süreci yakından takip ettiğini söyleyen Yılmaz, sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vereceğini vurguladı. Spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlayanlara karşı gerekli adımların atıldığını ifade eden Yılmaz, adli ve idari süreçlerin titizlikle sürdürüldüğünü dile getirdi. Yılmaz, yatırımcıları korurken aceleci ve eksik bilgiye dayalı değerlendirmelerden kaçınılması gerektiğini belirterek, bunun aksi halde suça karışmayan fonlara ve yatırımcılara zarar verebileceğini söyledi. DDK VE KURUMLAR SAHADA Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre, süreçte Devlet Denetleme Kurulu da devreye girdi ve sahada 10 müfettiş görev yapıyor. Ayrıca SPK, BDDK, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve diğer kurumlar koordineli şekilde çalışıyor. Tasfiye edilen fonlarla ilgili olarak; bazı kişi ve şirketlere borsa yasağı getirildiği, bazı lisansların iptal edildiği, çok sayıda kişi hakkında tutuklama ile yurt dışı çıkış yasağı ve malvarlığına el koyma kararları alındığı kaydedildi. Yılmaz, tasfiyesi öngörülen 131 fonda toplam 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunduğunu aktardı. Olağan tasfiye kapsamındaki bazı fonlarda ödemelerin bu hafta içinde yapılacağını bildirdi. Olağanüstü tasfiye kapsamında ise ara ödemelerin, MKK verileri esas alınarak ve en fazla 1 milyon lira olmak üzere yapılacağını söyledi. Kanun teklifinin Meclis’te kabul edilmesi halinde ödemelerin Ekim ayı içinde başlayabileceği ifade edildi. “PİYASALARIMIZDA SİSTEMİK RİSK YOK” Konuşmasının sonunda sermaye piyasalarına ilişkin genel değerlendirmede bulunan Yılmaz, Türkiye’nin finansal sisteminin güçlü olduğunu belirtti. “Piyasalarımızda sistemik bir risk yoktur” diyen Cevdet Yılmaz, sermaye piyasalarını daha güvenilir ve derin bir yapıya kavuşturmak için çalışmaların süreceğini söyledi.

SPK’dan yatırım fonlarına ilişkin rehber açıklaması Haber

SPK’dan yatırım fonlarına ilişkin rehber açıklaması

Sermaye Piyasası Kurulu, fonlar üzerinden oluşabilecek sistemik riskleri önlemeye yönelik düzenlemelerin titizlikle hazırlandığını açıkladı. ANKARA (İGFA) - Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 28 Ağustos 2026 tarihinde kamuya açıklanan Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber kapsamında yapılan kapsamlı değişikliklerin hazırlık sürecine ilişkin açıklama yaptı. SPK’nın açıklamasında, 2025 yılı son çeyreğinde bazı yatırım fonlarının, özellikle serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları aracılığıyla, fiili dolaşım oranı düşük paylarda ekonomik gerçeklik ve şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine yol açtığının gözlemlendiği belirtildi. FİNANSAL İSTİKRAR KOMİTESİ GÜNDEMİNE TAŞINDI Açıklamaya göre, söz konusu gelişmeler 2 Aralık 2025’te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplanan Finansal İstikrar Komitesi’nde ele alındı. Komite, SPK tarafından alınabilecek makroihtiyati tedbirler konusunda tavsiye kararı verdi. Bu kararın ardından, 3 Aralık 2025’te SPK bünyesinde bir çalışma grubu oluşturularak hazırlıklara başlandı. İlk adım olarak, 18 Aralık 2025’te nitelikli yatırımcı olma şartındaki finansal varlık alt sınırı 1 milyon liradan 10 milyon liraya çıkarıldı. KURUM VE SEKTÖR GÖRÜŞLERİ ALINDI SPK, rehber taslağı için Borsa İstanbul, Takasbank, MKK, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği ve ilgili kurumların görüşlerinin alındığını, sektör temsilcileriyle toplantılar yapıldığını bildirdi. Açıklamada, TEFAS’ın işleyişine ilişkin değişiklik taleplerinin de değerlendirildiği, bu kapsamda takas yapısına ilişkin ortak bir çalışma yürütüldüğü ifade edildi. SPK, TEFAS Uygulama Esasları’nın 17 Haziran 2026’da onaylandığını, 20 Temmuz 2026’da ise Takasbank tarafından uygulamaya alındığını hatırlattı. Ayrıca, yatırım fonu portföylerine dahil edilen borsada işlem gören gayrimenkul yatırım fonu ve/veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarının, borsa fiyatı yerine net aktif değer ile değerlenmesine ilişkin uygulamanın da 31 Temmuz 2026 sonrasında yürürlüğe girdiği belirtildi. Bu düzenleme ile bazı fonların değerinin fiktif biçimde hesaplanmasının önüne geçildiği vurgulandı. AMAÇ: MANİPÜLASYON VE SİSTEMİK RİSKİ ÖNLEMEK SPK, rehberin özellikle para piyasası fonları ile hisse senedi serbest fonlar üzerinden ilişkili taraflar arasında teminatsız borçlanma ve borsada olağandışı fiyat hareketleri yoluyla oluşabilecek sistemik riskin finansal istikrara etkisini önlemek amacıyla hayata geçirildiğini açıkladı. Düzenlemenin, yatırımcı tasarrufunu korumaya, güveni sağlamaya, fonlar üzerinden manipülasyon imkanını sınırlandırmaya ve şeffaflığı artırmaya yönelik olduğu kaydedildi. SPK, rehbere uyum için geçiş süreleri tanındığını, uygulamanın ardından gelişmelerin ise hem fon yönetim şirketleri bazında hem de sektör genelinde yakından izleneceğini bildirdi.

Beyin sisi ve dijital bağımlılık artıyor! Haber

Beyin sisi ve dijital bağımlılık artıyor!

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sosyal medya ve kısa videoların özellikle çocuklarda dikkat dağınıklığı ile 'beyin sisi'ne yol açabildiğini belirtti. Dijital bağımlılığa karşı kaliteli zaman ve alternatif etkinlikler öneren Tarhan, beyin sağlığına dikkat çekti. İSTANBUL (İGFA) - Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital çağın beyin üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, sosyal medya ve kısa video akışlarının özellikle çocuklar ve gençlerde dikkat dağınıklığına ve “beyin sisi”ne yol açabildiğini söyledi. Tarhan, akıllı telefonlar, sosyal medya ve yapay zekânın günlük yaşamın ayrılmaz parçaları haline geldiğini, ancak bu yoğun dijital maruziyetin zihinsel performansı olumsuz etkileyebildiğini belirtti. “SÜREKLİ YENİ UYARANLAR BEYNİ YORUYOR” Tarhan, dijital ortamda uzun süre sosyal medya akışında gezinmenin ya da kısa videolar izlemenin beyni sürekli yeni uyaranlarla karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Bu durumun zamanla dikkat dağınıklığına, odaklanma güçlüğüne ve zihinsel bulanıklığa neden olabildiğini söyledi. Özellikle çocuklar ve gençlerde bu tablonun daha sık görüldüğünü belirten Tarhan, bazı ülkelerin sosyal medya kullanımına yaş sınırlaması getirerek dijital maruziyeti azaltmaya çalıştığını hatırlattı. DİJİTAL BAĞIMLILIĞIN NEDENİ ÖDÜL SİSTEMİ Dijital bağımlılığın güçlü olmasının nedenlerinden birinin beynin ödül sistemi olduğunu vurgulayan Tarhan, oyunlar ve sosyal medyanın kısa aralıklarla ödül hissi oluşturduğunu, bunun da kişiyi ekrana bağladığını kaydetti. Ekran kullanımını azaltmak için yalnızca yasak koymanın yeterli olmadığını söyleyen Tarhan, çocuklara spor, sanat, oyun ve sosyal etkinlikler gibi alternatif alanlar sunulması gerektiğini ifade etti. ÇOCUKLARI KORUMANIN YOLU: KALİTELİ ZAMAN Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a göre çocukları dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumanın en etkili yolunun onlarla birlikte kaliteli zaman geçirmek olduğunu belirterek, birlikte oyun oynamak, yürüyüş yapmak, kitap okumak ve sohbet etmenin aile bağlarını güçlendirdiğini ifade ederek, yemek sırasında telefon kullanılmaması gibi basit kuralların da iletişimi artırdığını söyledi. Özellikle 6 yaş altı çocukların ekranla ebeveyn eşliğinde tanıştırılması gerektiğini vurguladı. Toplumda sıkça dile getirilen “insan beyninin sadece yüzde 10’unu kullanıyor” görüşünün bilimsel olmadığını belirten Tarhan, beyin görüntüleme çalışmalarının basit görevlerde bile birçok bölgenin aynı anda çalıştığını gösterdiğini söyledi. Prof. Dr. Tarhan, beynin canlı tutulması için farklı deneyimlere açık olmanın, yeni hobiler edinmenin, farklı yollar kullanmanın ve merak duygusunu korumanın önemli olduğunu ifade etti. Duyguların kalpte oluştuğu yönündeki yaygın inanışın aksine, duyguların merkezinin beyin olduğunu aktaran Tarhan, dış dünyadan gelen bilgilerin önce beyinde değerlendirildiğini, ardından duygusal deneyime dönüştüğünü anlattı. Mutluluk, haz, güven ve odaklanma gibi hislerin beynin ürettiği kimyasallarla ilişkili olduğunu söyleyen Tarhan, kalbin ise bu duyguların bedendeki yansımalarının hissedildiği organlardan biri olduğunu ifade etti. YAPAY ZEKÂ YARDIMCI OLMALI, KARAR VERİCİ DEĞİL Yapay zekânın hayatı kolaylaştırdığını ancak insanın yerini alamayacağını vurgulayan Tarhan, teknolojinin bilgiye hızlı erişim sağlasa da uzun vadede düşünme ve problem çözme becerilerini tembelleştirebileceğini dile getirdi. İnsan beyninin empati, sosyal ilişki ve bilinç gibi özelliklerle yapay zekâdan ayrıldığını belirten Tarhan, yapay zekânın sağlık, eğitim ve bilimde fayda sağlayacağını ancak etik kurallar olmazsa yanlış yönlendirme ve manipülasyon riskleri doğurabileceğini söyledi. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, beyin sağlığının çocukluktan itibaren korunması gerektiğini, kaliteli uykunun beyin hücrelerinin korunması açısından kritik önemde olduğunu ifade etti. Omega-3 bakımından zengin balık ve ceviz gibi besinlerin beyin sağlığını desteklediğini belirten Tarhan, anlamlı sosyal ilişkilerin hem ruh sağlığını hem de bilişsel işlevleri koruduğunu söyledi.

Yapay zekâ çağında iletişimcinin rolü değişiyor Haber

Yapay zekâ çağında iletişimcinin rolü değişiyor

Yapay zekâ çağında iletişim sektöründeki dönüşümü, eğitim süreçlerinin geleceğini ve öğrencilerin bu yeni döneme nasıl hazırlandığını değerlendiren İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, geleceğin iletişim mezunlarının algoritmaları yönetebilen, yapay zekâyı anlamlandıran ve dijital güven tesis eden profesyoneller olacağını vurguladı. İSTANBUL (İGFA) - Yapay zekâ teknolojileri iletişim sektöründeki iş modellerini yeniden yapılandırırken, iletişim eğitimi de bu değişime entegre olacak şekilde güncelleniyor. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zekâ çağının iletişim alanında getirdiği değişimleri ve öğrencilerin yarının mesleklerine nasıl hazırlandığını analiz etti. Günümüzde teknolojik ilerlemelerin iletişimi daha erişilebilir kıldığını ancak anlam üretimi ve ortak paydada buluşma süreçlerini zorlaştırdığını belirten Atalay, “Şu an tam anlamıyla bir iletişim çağının içerisindeyiz. İletişim teknolojileri, akıllı telefonlar ve sosyal ağlar sayesinde herkesin her an ulaşılabilir olduğu hiper bağlantılı bir dönemden geçiyoruz. Bu ortamda iletişim becerileri konusunda donanımlı olmak, hem özel hem de profesyonel yaşamda ciddi bir fark yaratıyor” dedi. “YAPAY ZEKÂ İNSANI ANALİZ EDEBİLİR AMA HİSSEDEMEZ” Yapay zekânın içerik üretim hızını artırdığını ancak insan yaratıcılığının önemini azaltmadığını kaydeden Prof. Dr. Atalay, gelecekte insan ve yapay zekânın iş birliği içinde çalışacağı bir modelin ön plana çıkacağını belirtti. Yapay zekâ araçlarının saniyeler içerisinde pek çok alternatif sunabildiğine dikkat çeken Atalay, “İşte bu noktada insanın yaratıcı ve duygusal kapasitesi devreye giriyor. Yapay zekâ insanı analiz etme yetisine sahip olsa da insan gibi hissedemez. Bir fikrin toplumsal bir karşılık bulup bulmayacağını, insanların kalbine dokunup dokunmayacağını belirleyen temel unsur hâlâ insan deneyimidir” ifadelerini kullandı. Atalay, yapay zekâ ile içerik üretiminin yaygınlaşmasıyla bilgi kirliliğinin ve yapay içeriklerin artacağını vurgulayarak, “İnsanlar sahiciliği daha çok arayacak. Gerçek bir deneyimden, samimi bir duygudan ve insan dokunuşundan beslenen içerikler çok daha değerli hale gelecek” diye konuştu. İLETİŞİM EĞİTİMİNDE YAPAY ZEKÂ DÖNEMİ İletişim eğitimini yapay zekâ merkezli dönüşüme göre yeniden yapılandırdıklarını ifade eden Atalay, öğrencilere yapay zekâyı bir rakip olarak değil, destekleyici bir araç olarak konumlandırmayı öğrettiklerini söyledi. “Öğrencilerimize yapay zekânın iletişimcinin rakibi değil, aksine akıllı bir asistanı olduğunu anlatıyoruz” diyen Atalay, fakülte müfredatında yapay zekâ derslerinin zorunlu hale getirildiğini bildirdi. Atalay, öğrencilerin sadece bu araçları kullanmayı değil, aynı zamanda üretilen içerikleri analiz etmeyi, doğrulamayı ve etik çerçeveyi korumayı da öğrendiğini belirtti. Fakültede bölümlere özel yapay zekâ odaklı derslerin yürütüldüğünü kaydeden Atalay; gazetecilikte yapay zekâ, görsel iletişim tasarımında üretken yapay zekâ, reklamcılıkta yapay zekâ uygulamaları, halkla ilişkilerde yapay zekâ, radyo televizyon ve sinemada yapay zekâ destekli film yapımı gibi derslerle öğrencileri geleceğe hazırladıklarını ifade etti. Yapay zekânın beraberinde deepfake, dezenformasyon ve algoritmik manipülasyon risklerini de getirdiğine değinen Prof. Dr. Atalay, iletişim profesyonellerinin yeni yetkinlikler kazanması gerektiğini söyledi. Veri ve algoritma okuryazarlığının kritik önem kazandığını belirten Atalay, “Algoritmaların işleyişini, dijital içeriklerin arka planındaki mekanizmaları ve manipülasyon tekniklerini kavramak artık iletişimciler için temel bir gereklilik haline geldi” dedi. Geleceğin iletişimcilerinin doğrulama araçlarına hakim, dijital itibar yönetimi yapabilen ve yapay zekâ kaynaklı krizleri yönetebilen isimler olacağını ifade eden Atalay; telif hakları, veri gizliliği ve etik değerlerin eğitimlerinin merkezinde yer aldığını vurguladı. GAZETECİLİKTEN REKLAMA TÜM ALANLAR DÖNÜŞÜYOR Yapay zekânın gazetecilikten reklamcılığa ve halkla ilişkilere kadar tüm iletişim disiplinlerinde meslek tanımlarını değiştirdiğini vurgulayan Atalay, gazetecinin rolünün haber yazımından ziyade doğrulama ve anlamlandırmaya evrildiğini belirtti. Atalay, “Rutin haber üretim sürecini artık yapay zekâ yürütebiliyor. Gazetecinin yeni misyonu dezenformasyonu süzmek, derinlemesine analizler yapmak, veri gazeteciliği yürütmek ve verinin ardındaki insan hikâyesini gün yüzüne çıkarmak olacaktır” dedi. Reklamcılık alanında da yapay zekânın çok sayıda alternatif üretebildiğini belirten Atalay, reklamcının temel görevinin artık yalnızca içerik üretmek değil, doğru stratejiyi kurgulamak ve yaratıcı süreci yönetmek olacağını ifade etti.

KARAN’DAN İKTİDAR MİLLETVEKİLLERİNE FINDIK FİYATI TEPKİSİ: “ÜRETİCİNİN EMEĞİNE SAHİP ÇIKIN” Haber

KARAN’DAN İKTİDAR MİLLETVEKİLLERİNE FINDIK FİYATI TEPKİSİ: “ÜRETİCİNİN EMEĞİNE SAHİP ÇIKIN”

KARAN’DAN İKTİDAR MİLLETVEKİLLERİNE FINDIK FİYATI TEPKİSİ: “ÜRETİCİNİN EMEĞİNE SAHİP ÇIKIN” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, yeni sezon öncesinde fındık fiyatını 4,5–5 dolar bandında telaffuz eden iktidar milletvekillerine tepki gösterdi. Bu açıklamaların piyasayı yönlendirmeye dönük olduğunu savunan Karan, maliyetin 200 liranın üzerine çıktığını belirterek fiyatın üretim maliyeti ve refah payı esas alınarak belirlenmesini istedi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, hasat öncesinde yeniden alevlenen fındık fiyatı ve rekolte tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. İktidara mensup bazı bölge milletvekillerinin fiyat konusunda yaptığı değerlendirmeleri “manipülasyon niteliğinde” olarak nitelendiren Karan, bu söylemleri şaşkınlıkla izlediklerini söyledi. Karan, milletvekillerini geçmiş yılların rakamları üzerinden değerlendirme yapmak yerine günün üretim maliyetlerine ve ekonomik şartlarına bakmaya çağırdı. KAYNAK VE HAMARAT’IN AÇIKLAMALARINA TEPKİ AK Parti Ordu Milletvekilleri İbrahim Ufuk Kaynak ile Mustafa Hamarat’ın fındık fiyatına ilişkin sözlerini eleştiren Karan, söz konusu değerlendirmelerin üreticilerin tepki gösterdiği mevcut fiyat seviyelerini savunur nitelikte olduğunu ileri sürdü. Yüksek girdi maliyetleri, ekonomik koşullar ve Türk lirasının enflasyon karşısındaki değer kaybı ortadayken fındık fiyatının 4,5–5 dolar bandında konuşulmasını “akıl dışı” olarak değerlendiren Karan, 2002–2026 dönemindeki enflasyon verilerinin doğru analiz edilmesi gerektiğini vurguladı. “MALİYETİN ALTINDAKİ FİYAT ÜRETİMİ SEKTEYE UĞRATIR” Popülist söylemlerin üreticiye zarar verdiğini savunan Karan, bu durumdan yalnızca üretici üzerinden gelir sağlayan kesimlerin yararlandığını söyledi. Üreticinin, maliyetin üzerine refah payı eklenerek belirlenecek bir taban fiyat beklediğini hatırlatan Karan; milletvekillerinin dile getirdiği rakamın kabul edilemez olduğunu ve üretim maliyetinin altında kaldığını belirtti. Böyle bir fiyat politikasının üreticiyi fındıktan koparacağını, sürdürülebilir üretimi de sekteye uğratacağını ifade etti. Karan, iktidar milletvekillerine şu sözlerle seslendi: “Maliyeti 200 TL’nin üzerinde olan bir ürüne reva görülen bu fiyatı kabul etmiyoruz. Fındık üreticisinin oyuyla seçilen sayın bölge milletvekillerine sesleniyoruz: Üreticinin yanında olun, emeğine sahip çıkın. Hasada sayılı günler kala, fındık bahçelerini şenlendirecek bir taban fiyat için mesai harcayın; tekelcilere ve fındık ağababalarına alan açmayın.” “810 BİN TONLUK HAYALİ REKOLTE DİKKATE ALINMAMALI” Türkiye’nin 2026 yılı tahmini fındık rekoltesini belirlemeye yönelik çalışmalarda sona gelindiğini bildiren Karan, bazı kesimlerin aylar öncesinden açıkladığı 810 bin tonluk tahminin dikkate alınmaması gerektiğini söyledi. Bu rakamı “masa başında belirlenmiş hayali rekolte” olarak nitelendiren Karan, yasak olmasına rağmen sezon öncesinde bu tür açıklamaların yapıldığını savundu. RESMÎ REKOLTE İÇİN BAKANLIĞI İŞARET ETTİ Piyasa açısından Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanacak resmî rekoltenin esas alınması gerektiğini belirten Karan, sezon öncesinde piyasayı yönlendirmek amacıyla gerçek dışı rekolte açıklayanlara yaptırım uygulanması çağrısında bulundu.

ÖZEL “FINDIK ÜRETİCİSİNİ AYAĞA KALDIRACAĞIZ” Haber

ÖZEL “FINDIK ÜRETİCİSİNİ AYAĞA KALDIRACAĞIZ”

ÖZEL “FINDIK ÜRETİCİSİNİ AYAĞA KALDIRACAĞIZ” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ordu’da gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingine fındıkla ilgili açıklamalarda bulundu.. Ordu'da konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, “FINDIK ÜRETİCİSİNİ AYAĞA KALDIRACAĞIZ” dedi. Özel, şunları söyledi: " ‘Bu yıl rekolte yüksek olacak’ dediler, fındığın fiyatını önce bir aşağıya doğru asıldılar. Fındık bahçelerini don vurdu, güneş yaktı, kokarca bastı. Maalesef bilhassa Ordu’da rekolte çok düşük kaldı. Böyle olunca bir miktar fiyatlar yukarıya doğru gidiyordu ki bu güya adı dünya devi boyu devrilsin. Fındıkta tekel olan firma çıktı açıklama yaptı. Kendi yapmıyor da Avrupa’nın en saygın basın yayın kuruluşlarından bir tanesine yalan haber sızdırıyor. ‘Efendim bu sene Türkiye’den fındık almayacağız.’ Böyle olunca piyasada bir manipülasyon, bir panik. Fındık fiyatları aşağıya doğru gelmeye başladı. Ben bunlara en sert tepkiyi göstereceğimizi söyledim ve Rekabet Kurumu’nu göreve davet ettik. 50 olmalıydı ama arada 30 bin ton alım zorunluluğu getirmişler. En az 50 bin - 75 bin ton olması gerekir ama Rekabet Kurumu duruma baktı, bunlar da alım yapacaklarının taahhüdünü verdiler. Buradan öyle dünya devi tanımam. Bu fındıkta bir tane dünya devi var; Ordu, Giresun, Karadeniz. Öyle bugün fındık üreticisini ezmeye kalkarsan bunu bu sene yaparsın. Belki ömrün vefa ederse seneye de yaparsın. Sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümetinin başına gelecek kişi öyle sonuncusu gibi çiftçiye, fındık üreticisine ‘Al ananı da git’ diyen biri değil, tam tersine ‘Çiftçi milletin efendisidir’ diyen biri olacak." “FINDIK ÜRETİCİSİNİ AYAĞA KALDIRACAĞIZ” AK Parti’nin kara düzeninde bir tekel şirketi, işçisi haline getirmeye çalışıyor bütün fındık üreticilerini. FİSKOBİRLİK’i ayağa kaldırmamız lazım. Toprak Mahsulleri Ofisi ile iş birliği içinde üreticiyi kollayan bir düzen kurmak lazım. Bu fındığı öyle bahçeden satmak değil, ya da iç fındık olarak satmak değil. Bu dünya devir denen ne yapıyorsa onu belli bir noktaya kadar bizim yapmamız, çikolata üreticilerine ara mamul olarak ya da dünya piyasasına son mamul olarak bizim satmamız lazım. Şimdi FİSKOBİRLİK’i ayağa kaldırmadan, Toprak Mahsulleri Ofisi ile birlikte çalışmadan öyle ham ürünü değil, son ürünü satacak planlamaları yapmadan biz 10 dolar kazanıyoruz, öbürü 20 dolar kazanıyor. En sonuncu 50 dolar kazanıyor. Biz bu işten çırak çıkıyoruz. Size söz veriyorum; fındık Ordu’da sadece fındık üreticisinin değil, bütün Ordu’nun ekonomisidir. Size söz veriyoruz, fındık üreticisini de Ordu’yu da ayağa kaldıracağız iktidarımızda.” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ordu’da bir fındık fabrikasını ziyaret ederek kadın çalışanlarla bir araya geldi. Ziyaretin ardından CHP lideri Özel, Fabrika sahibinden de üretime dair bilgi aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.