Hava Durumu

#Mahkeme Kararı

giresunsonhaber - Mahkeme Kararı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mahkeme Kararı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇAVUŞLU’DA ÇÖP KRİZİ: Haber

ÇAVUŞLU’DA ÇÖP KRİZİ:

ÇAVUŞLU’DA ÇÖP KRİZİ: CEZA, KAPATMA VE YILLARA YAYILAN HUKUK MÜCADELESİ Görele’nin Çavuşlu beldesindeki Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin faaliyetlerinin durdurulması, Giresun’un yıllardır tartışılan çöp sorununu yeniden gündemin ilk sırasına taşıdı. CHP Görele İlçe Başkanlığı ile Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, 2022 yılında alınan “alternatif tesis” kararının neden hâlâ hayata geçirilmediğini sorarken, resmî kayıtlar Çavuşlu’daki tesisin kuruluşundan bugüne ÇED iptalleri, kapasite tartışmaları, kapatma kararları ve çevre şikâyetleriyle geçen uzun bir sürece işaret ediyor. CHP Görele İlçe Başkanlığı ve Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu’nun açıklamalarına göre, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 3 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen denetimin ardından faaliyet durduruldu. Tesisin mühürlendiği gelişmesi 13 Ağustos’ta yerel basına da yansıdı. CHP: “BU TESİS NASIL BU KADAR YIL ÇALIŞTIRILABİLDİ?” CHP Görele İlçe Başkanlığı, 18 Ağustos tarihli açıklamasında tesisin kapatılmasını yıllardır sürdürülen hukuki mücadelenin sonucu olarak değerlendirdi. İlçe Başkanlığı, mahkeme kararları, çevreyle ilgili tespitler ve son idari yaptırıma işaret ederek şu soruyu gündeme taşıdı: “Bu kadar mahkeme kararı, bu kadar tespit, bu kadar ceza varken bu tesis nasıl 16 yıl boyunca çalıştırılabilmiştir?” CHP ayrıca tesisin kapatılmasının ardından belediyelerin çöp toplama hizmetlerinde yaşanan sorunun Çavuşlu halkına yöneltilmesini eleştirerek, çözümün yeniden Çavuşlu’ya çöp taşımak değil, çevre mevzuatına uygun yeni bir sistem kurmak olduğunu savundu. HAMZAOĞLU: “FATURAYI ÇAVUŞLU HALKINA KESEMEZSİNİZ” Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu da tesisin faaliyetlerinin durdurulmasının ardından yaptığı açıklamada benzer bir çağrı yaptı. Hamzaoğlu, tesisin kapatılmasını Çavuşlu halkının yıllardır sürdürdüğü hukuk mücadelesiyle ilişkilendirirken, esas tartışılması gereken konunun “tesis neden kapatıldı?” değil, mahkeme ve çevre süreçlerine rağmen neden bu noktaya kadar gelindiği olduğunu söyledi. Hamzaoğlu, “Giresun’un çöp sorununun çözümü Çavuşlu’nun kirliliğe katlanması olamaz” diyerek yeni ve çevre mevzuatına uygun bir tesis kurulmasını istedi. Başkan Hamzaoğlu, Giresun İdare Mahkemesi’nin 2024/782 Esas, 2025/946 Karar sayılı dosyada 25 Aralık 2025 tarihinde verdiği karara da dikkat çekti. Hamzaoğlu’nun aktardığına göre mahkeme, tesisin mevcut koşullarda işletilmesinin çevre ve insan sağlığı açısından oluşturduğu riskleri değerlendirerek çevre izin ve lisans işleminin iptaline karar verdi. “GİZLİ BYPASS HATTI” İDDİASI DA SORUŞTURMA DOSYASINDA Hamzaoğlu’nun açıklamasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de devam eden savcılık soruşturmasına ilişkin oldu. Belediye Başkanı, 26 Şubat 2026 tarihinde yapılan incelemede, arıtma sistemini devre dışı bırakarak çöp sızıntı sularının Yalakoda Deresi yönüne tahliye edilmesine olanak sağlayan bir “bypass hattı” tespit edildiğini ve bu tespitin soruşturma dosyasına girdiğini söyledi. Bu husus devam eden adli sürece ilişkin olduğundan, kesinleşmiş bir mahkûmiyet veya nihai yargı kararı olarak değil, Hamzaoğlu’nun soruşturma dosyasına ilişkin açıklaması olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Tesiste atık su ve denize deşarj iddiaları yeni de değil. 2021 yılında da arıtılmamış atık suların denize verildiği iddiası üzerine Görele Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı kamuoyuna yansımıştı. TESİSİN HİKÂYESİ 2008’E KADAR UZANIYOR Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin geçmişine ilişkin resmî belgeler, tartışmanın yalnızca son birkaç yılda ortaya çıkmadığını gösteriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kayıtlarında, 2008 yılında yapılan çalışmalar sırasında alternatif alanların değerlendirildiği ve Çavuşlu Taşocağı mevkisinin katı atık tesisi için planlandığı belirtiliyor. Projeye ilişkin ilk önemli ÇED kararı 8 Kasım 2010 tarihinde, günlük 280,9 ton kapasite üzerinden verildi. Bu karar yargıya taşındı ve iptal edildi. Daha sonra yeni bir ÇED süreci yürütülerek 17 Nisan 2012 tarihinde yeniden “ÇED Olumlu” kararı verildi. TBMM’ye sunulan Bakanlık yanıtındaki kayıtlara göre tesisin inşaatına 2012 yılında başlandı; soru önergesinde tesisin Kasım 2015’te katı atık kabul etmeye başladığı belirtiliyor. Ancak 2012 tarihli ÇED kararının da mahkeme tarafından iptal edilmesi üzerine tesisin faaliyeti Şubat 2016’da durduruldu. Bu nedenle kamuoyundaki “tesis 16 yıldır kesintisiz işletiliyor” ifadesi teknik olarak tam karşılık bulmuyor. Daha doğru tanımlama, Çavuşlu’daki katı atık tesisi projesinin ve hukuki tartışmalarının yaklaşık 16 yıllık bir döneme yayılmış olduğudur. 2017’DE 98 TON/GÜN KAPASİTEYLE YENİDEN DEVREYE GİRDİ Önceki mahkeme kararlarının ardından proje alanı ve kapasitesi değiştirildi. Giresun Valiliğinin resmî açıklamasına göre tesis, 9,11 hektarlık alan ve günlük 98 ton kapasite üzerinden 10 Nisan 2017 tarihli “ÇED Gerekli Değildir” kararıyla yeniden faaliyete alındı. Tesiste; II. sınıf düzenli depolama alanı,mekanik ayrıştırma sistemi,sızıntı suyu toplama ve arıtma sistemi,membran biyoreaktör sistemi,depo gazı toplama altyapısıve metan gazından elektrik üretimine yönelik sistem bulunuyordu. 2020’DE KAPASİTE ARTIŞI YENİDEN YARGIYA TAŞINDI Giresun sahil bandındaki belediyelerden gelen atık miktarının artması üzerine kapasite yükseltilmek istendi. 17 Eylül 2020’de kapasite artışı için yeni bir ÇED Olumlu kararı verildi. Ancak bu karar da Ordu 2. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Danıştay’ın sonraki süreçte mahkeme kararını onadığı resmî çevre kayıtlarına yansıdı. Aynı dönemde tesisin işletilmesi ve depo gazından elektrik üretilmesi işi ihale edildi. Valilik kayıtlarına göre sözleşme 14 Temmuz 2020’de imzalandı ve saha 24 Temmuz 2020’de yüklenici firmaya teslim edildi. KAPASİTE 361 TON/GÜNE KADAR ÇIKARILMAK İSTENDİ Sonraki ÇED süreçlerinde tesisin planlanan kapasitesi 361 ton/gün seviyesine kadar çıktı. 2023 yılında verilen yeni ÇED kararıyla tesisin yeniden atık kabulüne başladığı açıklanırken, dönemin haber ve çevre kayıtlarında projenin 361 ton/gün kapasite üzerinden ele alındığı görülüyor. Bu süreç de yeni davalara konu oldu. Dolayısıyla Çavuşlu’daki tartışmanın merkezinde yalnızca tesisin varlığı değil; ne kadar atık kabul edeceği, atığın ayrıştırılıp ayrıştırılmadığı, sızıntı suyunun nasıl yönetildiği ve tesis kapasitesinin çevresel taşıma sınırlarını aşıp aşmadığı soruları bulunuyor. GİRESUN’UN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜN ÇÖPÜ ÇAVUŞLU’YA GELİYORDU Çavuşlu tesisi yalnızca Görele’nin veya yakın çevresinin çöpünü alan yerel bir tesis değil. Çevre Bakanlığının TBMM’ye verdiği 2021 tarihli yanıtta Giresun İli Katı-Sıvı Atık ve İçme Suları Birliği bünyesinde Merkez, Bulancak, Keşap, Espiye, Tirebolu, Görele, Piraziz, Çanakçı, Eynesil, Dereli, Doğankent, Yağlıdere ve Güce belediyelerinin yanı sıra Çavuşlu, Duroğlu ve Kovanlık belde belediyeleri ile İl Özel İdaresinin yer aldığı belirtilmişti. Anadolu Ajansı’na 2018’de yapılan açıklamada da tesise il genelindeki 17 belediyeden atık getirildiği ifade edilmişti. 2023’te tesisin yeniden açılmasına ilişkin açıklamalarda da Giresun’daki 17 ilçe ve belde belediyesi ile İl Özel İdaresinin atıklarının Çavuşlu sisteminde bertaraf edildiği belirtilmişti. Bu nedenle tesisin devreden çıkması yalnızca Çavuşlu’yu değil, Giresun’un geniş bir bölümünün atık toplama ve bertaraf zincirini doğrudan etkiliyor. 2022’DE ALTERNATİF TESİS KARARI ALINMIŞTI Bugünkü tartışmada en kritik başlıklardan biri ise 3 Ekim 2022 tarihli resmî karar. Dönemin Giresun Valisi Enver Ünlü başkanlığında, Katı Atık Birliği üyesi belediye başkanları, ilgili kurumlar ve Çavuşlu muhtarlarının katıldığı toplantıda 19 maddelik bir prensip kararı alındı. Kararların 2’nci maddesinde açık şekilde, mevcut tesis çalışmasını sürdürürken yeni ve alternatif bir katı atık bertaraf tesisi için alan belirlenmesi ve bu alanın Bakanlık mevzuatı kapsamında değerlendirmeye sunulması kararlaştırıldı. Aynı karar paketinde; tesis girişindeki atık yükünün azaltılması, mekanik ayrıştırma ünitesinin tam kapasite çalıştırılması, atık su hattının iyileştirilmesi, düzenli numune alınması, tesisin ortak bir heyet tarafından denetlenmesi, kokuya karşı önlem alınması ve tesis alanının kullanım ömrü sonunda rehabilite edilmesi de karara bağlandı. Aradan yaklaşık dört yıl geçmiş olmasına rağmen kamuoyuna açıklanmış, tamamlanarak hizmete alınmış yeni bir alternatif bertaraf tesisi bulunmaması bugün hem CHP’nin hem de Çavuşlu Belediye Başkanı’nın eleştirilerinin temelini oluşturuyor. HAMZAOĞLU 2025’TE DE UYARMIŞTI Üstelik Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu’nun bu yöndeki uyarıları son kapatma kararından önce de gündeme gelmişti. Hamzaoğlu, 17 Nisan 2025’te Katı-Sıvı Atık ve İçme Suları Birliği toplantısının ardından yaptığı açıklamada belediyelerin çöpleri yeterince ayrıştırmadan topladığını, bunun tesisin kapasitesinin hızla dolmasına yol açtığını savunmuş ve sorunun kısa sürede daha ciddi bir çevre problemine dönüşebileceği uyarısında bulunmuştu. 2024 yılında ise mevcut depolama sahasına 6 bin 680 metrekarelik ek lot alanı için uygulama projesi hazırlanmasına yönelik ihale süreci başlatılmıştı. Bu da mevcut sistemde kapasite baskısının yeni alan arayışını gündemde tuttuğunu gösteriyordu. CHP: “ÇAVUŞLU’YA YÜKLEYELİM DÖNEMİ BİTTİ” CHP Görele İlçe Başkanlığı ise tesisin kapanmasının ardından ortaya çıkan çöp toplama sorunlarının Çavuşlu halkına karşı bir baskı aracına dönüştürülmemesi gerektiğini savundu. Açıklamada, “Çavuşlu’ya yükleyelim dönemi bitmiştir” denilerek üç talep sıralandı: Mahkeme kararlarının eksiksiz uygulanması, 2022 yılında alınan alternatif tesis kararının hayata geçirilmesi ve kamu kurumlarının çözüm üretirken çevre ve insan sağlığını öncelemesi istendi. ASIL SORU: GİRESUN’UN ÇÖPÜ BUNDAN SONRA NEREYE GİDECEK? Çavuşlu tesisinin devreden çıkmasıyla Giresun açısından artık yalnızca geçmişin hesabı değil, geleceğin atık yönetimi de masada. Kent genelinde toplanan yüzlerce ton evsel atığın her gün düzenli biçimde taşınması, ayrıştırılması ve çevre mevzuatına uygun bir tesiste bertaraf edilmesi gerekiyor. Çavuşlu’nun kapatılması, yıllardır tek bir ana bertaraf noktasına bağımlı biçimde yürüyen sistemin kırılganlığını da ortaya çıkardı. 2022 yılında resmen kararlaştırılan alternatif tesisin nerede kurulacağı, hangi kapasitede planlanacağı, ileri ayrıştırma ve geri dönüşüm oranının ne olacağı, yeni tesis hizmete girinceye kadar Giresun’un atıklarının hangi lisanslı tesislere gönderileceği ve bunun belediyelere getireceği taşıma maliyetinin ne olacağı artık cevap bekleyen temel sorular. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu ile CHP Görele İlçe Başkanlığı’nın ortaklaştığı nokta ise net: Çöp sorununun çözümü, Çavuşlu’daki mevcut çevre ve hukuk tartışmalarını görmezden gelerek eski sisteme dönmek değil; Giresun’un tamamını kapsayacak sürdürülebilir, modern ve hukuka uygun yeni bir atık yönetim modelini hayata geçirmek.

FORUM AVM İÇİN KRİTİK SÜREÇ BAŞLADI Haber

FORUM AVM İÇİN KRİTİK SÜREÇ BAŞLADI

FORUM AVM İÇİN KRİTİK SÜREÇ BAŞLADI Giresun’da yıllardır tartışmaların odağında bulunan FİSKOBİRLİK entegre tesisleri önündeki arazi için planlanan Forum AVM projesi kamuoyuna açıklandı. Çotanak Yatırım A.Ş. tarafından duyurulan projede 3 kat kapalı otopark, 12 bin metrekare kiralanabilir alan ve en az 400 kişilik istihdam hedefi öne çıktı. Mahkemenin “üniversite alanı” kararına ilişkin hükmünün ardından gözler yeniden Güre’deki kritik araziye çevrilirken, yatırımcı grup projenin mevcut imar durumunu değiştirmediğini savundu. Giresun’da ekonomik yatırım beklentisi ile kamu yararı ve şehir planlaması tartışmasını aynı başlıkta buluşturan Forum AVM projesinde kritik süreç resmen başladı. Çotanak Yatırım A.Ş., FİSKOBİRLİK entegre tesisleri önünde yer alan ve uzun süredir kent gündeminde bulunan arazi için hazırlanan alışveriş merkezi projesini kamuoyuna duyurdu. Açıklanan proje, yalnızca bir AVM yatırımı olarak değil; Giresun’un ekonomik geleceği, istihdam olanakları, şehircilik politikası ve kamusal alan tartışmaları açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. GİRESUN’UN GÖZÜ BU ARAZİDE FİSKOBİRLİK entegre tesisleri önündeki arazi, uzun yıllardır Giresun’da hem ekonomik hem de kamusal yönüyle tartışılan alanların başında geliyor. Kentin merkezi konumlarından birinde yer alan bölge, geçmişte üniversite gelişim alanı tartışmalarıyla gündeme gelmiş, son olarak Forum AVM projesinin açıklanmasıyla yeniden kamuoyunun odağına yerleşmişti. Giresun İdare Mahkemesi’nin 2012 tarihli “üniversite alanı” kararına ilişkin hükmünün ardından, alana yönelik tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Mahkeme kararı sonrası kamuoyunda “arazinin geleceği ne olacak?” sorusu yeniden gündeme gelirken, yatırımcı grup projeye ilişkin açıklama yaparak sürecin kendi açısından devam ettiğini ortaya koydu. 3 KAT KAPALI OTOPARK, 12 BİN METREKARE KİRALANABİLİR ALAN Çotanak Yatırım A.Ş. tarafından açıklanan bilgilere göre Forum AVM projesinde 3 kat kapalı otopark ve 12 bin metrekare kiralanabilir alan planlanıyor. Projenin ticari alan, mağaza kullanımı, sosyal yaşam, hizmet sektörü ve yeme-içme alanlarını kapsayacak şekilde tasarlandığı belirtiliyor. Bu yönüyle proje, Giresun’da yalnızca alışveriş yapılacak bir merkez değil; kent içi sosyal hareketliliği artıracak, perakende sektörünü büyütecek ve hizmet alanında yeni bir çekim noktası oluşturacak yatırım olarak sunuluyor. 400 KİŞİLİK İSTİHDAM HEDEFİ Forum AVM projesinin en dikkat çeken başlıklarından biri ise istihdam hedefi oldu. Yatırımcı grup, projenin hayata geçmesi halinde en az 400 kişiye istihdam sağlanmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu rakam, Giresun gibi genç nüfusun iş olanakları konusunda beklenti içinde olduğu bir kentte önemli bir ekonomik vaat olarak öne çıkıyor. AVM’nin faaliyete geçmesiyle birlikte yalnızca mağaza personeli değil; güvenlik, temizlik, teknik servis, lojistik, kafe-restoran, yönetim, bakım ve tedarik alanlarında da yeni iş kapılarının açılabileceği değerlendiriliyor. YATIRIMCI CEPHEDEN NET MESAJ: “MEVCUT İMAR DURUMUNU DEĞİŞTİRMİYOR” Mahkeme kararı sonrası kamuoyunda yükselen tartışmalara karşı yatırımcı grup, projenin mevcut imar durumunu değiştirmediğini savundu. Yatırımcı cephesine göre gündeme gelen karar, geçmişteki planlama sürecine ilişkin hukuki bir değerlendirme niteliği taşıyor ve bugün açıklanan projenin mevcut sürecini doğrudan ortadan kaldıran bir sonuç üretmiyor. Bu açıklama, projenin hem hukuki hem de idari yönünün önümüzdeki dönemde daha fazla tartışılacağını gösteriyor. Çünkü alanın geçmişi, yalnızca ticari yatırım başlığıyla değil; üniversite, kamu yararı, kent planlaması ve şehir kimliği açısından da geniş bir zeminde değerlendiriliyor. YATIRIM MI, KAMU YARARI MI? Forum AVM projesi, Giresun’da iki güçlü yaklaşımı karşı karşıya getirdi. Bir tarafta kente yeni yatırım, istihdam, ticari canlılık ve sosyal yaşam alanı kazandırılacağı beklentisi bulunuyor. Diğer tarafta ise kamu yararı, üniversite alanı ihtiyacı, kent merkezindeki planlama tercihleri ve mevcut esnaf üzerindeki olası etkiler tartışılıyor. Bu nedenle proje, sıradan bir alışveriş merkezi yatırımı olmaktan çıkarak Giresun’un gelecek vizyonuna ilişkin daha büyük bir sorunun parçası haline geldi: Giresun büyürken öncelik yatırım mı olacak, kamusal ihtiyaç mı; yoksa ikisini dengeleyecek yeni bir şehircilik aklı mı kurulacak? ŞEHİR EKONOMİSİ İÇİN YENİ BİR ÇEKİM MERKEZİ İDDİASI Yatırımcı grup, Forum AVM’nin Giresun ekonomisine ciddi katkı sağlayacağını belirtiyor. Projenin hayata geçmesiyle birlikte kentte perakende hareketliliğinin artması, farklı markaların Giresun’a gelmesi, gençlerin sosyal yaşam alanlarının genişlemesi ve şehir merkezinde yeni bir ticari yoğunluk oluşması bekleniyor. Ancak bu beklentinin yanında, şehir merkezindeki trafik yükü, otopark ihtiyacı, mevcut yerel esnafın rekabet gücü, kıyı-kent ilişkisi ve arazinin geçmişteki kamusal kullanım tartışmaları da yanıt bekleyen başlıklar arasında yer alıyor. KRİTİK SÜREÇ ŞİMDİ BAŞLIYOR Forum AVM projesinin açıklanmasıyla birlikte gözler artık sürecin bundan sonraki aşamalarına çevrildi. Mimari proje, ruhsat süreci, hukuki başlıklar, imar değerlendirmeleri ve yatırım takvimi önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddeleri olacak. Giresun kamuoyu ise bu süreci yalnızca bir yatırım projesi olarak değil, kentin geleceğine yön verecek bir tercih olarak izliyor. Sonuç olarak Forum AVM projesi, Giresun’da aynı anda iki duyguyu büyüttü: ekonomik yatırım umudu ve kamu yararı hassasiyeti. Şimdi bütün dikkatler, Güre’deki o kritik arazide atılacak yeni adımlara çevrilmiş durumda.

TİREBOLU 42 ÇAY İÇİN İFLAS VE TASFİYE SÜRECİ BAŞLADI Haber

TİREBOLU 42 ÇAY İÇİN İFLAS VE TASFİYE SÜRECİ BAŞLADI

TİREBOLU 42 ÇAY İÇİN İFLAS VE TASFİYE SÜRECİ BAŞLADI Giresun’un çay hafızasında özel bir yere sahip olan Tirebolu 42 Çay Gıda Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında iflas kararı verildi. Tirebolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararıyla şirket için tasfiye süreci başlatılırken, alacaklılar için başvuru ve toplantı takvimi de belirlendi. GİRESUN’UN TANINAN ÇAY MARKASI İÇİN MAHKEME KARARI Karadeniz’in ve Giresun’un bilinen çay markalarından Tirebolu 42 Çay Gıda Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. için iflas süreci resmen başladı. Tirebolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 14 Mayıs 2026 tarihli kararıyla şirketin iflasına hükmetti. Mahkemenin 2025/296 Esas ve 2026/172 Karar sayılı dosyası kapsamında verilen kararın ardından Tirebolu İcra Dairesi tarafından adi tasfiye süreci başlatıldı. Şirketin mali sıkıntılarını aşamaması, bölgenin yerel marka hafızasında önemli bir karşılığı bulunan Tirebolu 42 Çay’ı yargı ve tasfiye sürecine taşıdı. ALACAKLILAR İÇİN BİR AYLIK BAŞVURU SÜRESİ Tasfiye süreciyle birlikte şirketten alacağı bulunan kişi ve kurumlar için yasal başvuru takvimi de netleşti. Alacaklıların, şirket malları üzerinde hak iddia edenlerin, şirkete borcu bulunanların ve müflis şirkete ait malı elinde bulunduranların ilan tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili iflas dairesine bildirimde bulunması gerekiyor. Bu süreçte alacaklıların taleplerini belgeye dayalı şekilde sunması, tasfiye işlemlerinin sağlıklı yürütülmesi açısından önem taşıyor. İLK ALACAKLILAR TOPLANTISI 30 TEMMUZ’DA İflas sürecinde ilk alacaklılar toplantısının 30 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 14.00’te Tirebolu İcra Dairesi’nde yapılacağı bildirildi. Toplantıda tasfiye sürecinin işleyişi, alacaklıların talepleri ve yasal sürecin sonraki aşamalarına ilişkin değerlendirmelerin yapılması bekleniyor. Şirketle ilgili bundan sonraki hukuki işlemler, iflas ve tasfiye hükümleri çerçevesinde yürütülecek. MARKANIN ADI 42. ALAY’DAN GELİYORDU Tirebolu 42 Çay, yalnızca ticari bir marka olarak değil, Giresun’un tarihsel hafızasına gönderme yapan ismiyle de biliniyordu. Marka, adını Tirebolulu Hüseyin Avni Alparslan’ın kurduğu 42. Alay’dan alıyordu. Giresun gönüllülerinin Kurtuluş Savaşı yıllarında verdiği mücadeleyi simgeleyen bu ad, markanın yerel kimliğinin temel unsurlarından biri haline gelmişti. Tirebolu doğumlu Hüseyin Avni Alparslan, Giresun 42’nci Gönüllü Alay Komutanı olarak anılırken, bölgenin milli mücadele hafızasında önemli bir yer tutuyor. GİRESUN’DA YEREL MARKA HAFIZASININ BİR PARÇASIYDI Tirebolu 42 Çay, yıllar içinde Giresun’un çay üretimi, Karadeniz kültürü ve yerel marka kimliğiyle birlikte anılan ürünlerden biri oldu. Markanın Tirebolu ve Giresun adıyla özdeşleşmesi, onu yalnızca raflarda yer alan bir çay ürünü olmaktan çıkararak bölgesel hafızanın bir parçası haline getirdi. Bu nedenle şirket hakkında başlayan iflas ve tasfiye süreci, yalnızca bir ticari şirketin mali sonu olarak değil, Giresun’un yerel markalaşma hikâyesi açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. 1905 VURGUSUYLA ANILAN KÖKLÜ BİR HİKÂYE Tirebolu 42 Çay, kamuoyunda geçmişi 1905 yılına uzanan köklü bir çay markası olarak biliniyordu. Markanın tarihsel anlatısında Giresun’un çay kültürü, Tirebolu’nun üretim geleneği ve 42. Alay’ın milli mücadele hafızası birlikte öne çıkıyordu. Bu yönüyle Tirebolu 42, yalnızca tüketiciye ulaşan bir gıda ürünü değil, Giresun’un yerel değerlerini, tarihini ve Karadeniz çay kültürünü taşıyan bir marka kimliğiyle tanınıyordu. BÖLGE EKONOMİSİ AÇISINDAN DİKKAT ÇEKEN GELİŞME Şirket için başlayan iflas süreci, Giresun’da yerel üretici markaların karşı karşıya kaldığı ekonomik zorlukları da yeniden gündeme getirdi. Yerel markaların üretim, pazarlama, finansman, dağıtım ve ulusal pazarda rekabet başlıklarında yaşadığı güçlükler, özellikle gıda ve tarım ürünleri alanında daha görünür hale geliyor. Tirebolu 42 Çay’ın tasfiye süreci, Giresun’un çay, fındık ve diğer yöresel ürünlerinde markalaşma kapasitesinin korunması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. TİCARİ SÜREÇ YASAL TAKVİMLE İLERLEYECEK Tirebolu 42 Çay Gıda Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. için bundan sonraki süreç, Tirebolu İcra Dairesi üzerinden yürütülecek tasfiye işlemleriyle devam edecek. Alacaklıların başvuruları, şirket varlıkları üzerindeki hak iddiaları ve tasfiye kapsamındaki işlemler yasal takvime göre değerlendirilecek. Giresun’un yerel marka hafızasında özel bir yere sahip olan Tirebolu 42 Çay’ın iflas süreci, hem bölge ekonomisi hem de yerel üretim kültürü açısından yakından izlenecek.

CHP’DE KAYYUM YÖNETİMİNDEN ÖRGÜT TASFİYESİ Haber

CHP’DE KAYYUM YÖNETİMİNDEN ÖRGÜT TASFİYESİ

CHP’DE KAYYUM YÖNETİMİNDEN ÖRGÜT TASFİYESİ MAHKEME KARARIYLA GELEN YÖNETİM CHP’DE ÖRGÜTLERİ DAĞITMAYA BAŞLADI CHP’de mahkeme kararıyla göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi, parti örgütlerinde geniş kapsamlı disiplin, fesih ve atama sürecini başlattı. Parti Sözcüsü Müslim Sarı, 6 mevcut ve eski il başkanının tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini, aralarında Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Gaziantep ve Malatya’nın da bulunduğu çok sayıda il yönetiminin feshedildiğini açıkladı. Olağanüstü kurultay için Genel Merkez’e sunulan imzalar incelemeye alınırken, yönetim kendi olağan kurultay takvimi için 6 kişilik komisyon kurdu. KAYYUM TARTIŞMASI TEŞKİLAT OPERASYONUNA DÖNÜŞTÜ CHP’de mahkeme kararıyla başlayan yönetim krizi, parti örgütlerine yönelik kapsamlı bir tasfiye sürecine dönüştü. Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu, il başkanları, eski il başkanları, il yönetimleri, ilçe örgütleri ve Kadın Kolları Genel Başkanlığı’nı kapsayan bir dizi karar aldı. CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Genel Merkez’de düzenlediği basın toplantısında, 6 ismin tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini, birçok il yönetiminin feshedildiğini ve yerlerine yeni görevlendirmeler yapıldığını açıkladı. CHP’nin resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamada MYK toplantısının Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında yapıldığı, kararların “mutlak butlan davası” ve “partinin kurumsal kimliğini zedeleyici tutum ve davranışlar” gerekçesiyle alındığı belirtildi. (CHP) 6 İSİM TEDBİRLİ OLARAK DİSİPLİNE SEVK EDİLDİ Sarı, mahkeme süreciyle ilişkilendirilen 3 mevcut il başkanı ile 3 eski il başkanı hakkında disiplin süreci başlatıldığını açıkladı. Sarı, kararı şu ifadeyle duyurdu: “3’ü mevcut il başkanı, 3’ü önceki dönem il başkanı 6 arkadaşımızı tedbirli bir biçimde Yüksek Disiplin Kuruluna MYK kararıyla sevk etmiş bulunuyoruz.” (CHP) Disipline sevk edilen mevcut il başkanları Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş, Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya oldu. Eski il başkanları arasında ise önceki dönem Mardin İl Başkanı Mehmet Kılıçarslan, önceki dönem İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve önceki dönem Batman İl Başkanı Hüseyin Yaşar yer aldı. Sarı, bu isimlerin “mutlak butlan davası süreci içinde yer alan iddianamelerde bulunması” ve “mutlak butlan krizinin bir parçası olması” gerekçesiyle disipline sevk edildiğini söyledi. (CHP) CHP’DE KAYYUM DÖNEMİ: DİSİPLİN, FESİH, ATAMA ERZURUM, BURSA VE BİTLİS’TE İL YÖNETİMLERİ FESHEDİLDİ MYK, disiplin sürecine alınan üç mevcut il başkanının yönetimlerini de görevden aldı. Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş, yönetimiyle birlikte feshedildi; yerine Mahmut Edebali il başkanı olarak atandı. Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve yönetimi de feshedildi. Sarı, Yeşiltaş için “bu sürecin mutlak butlan sürecinin başlamasına kendi dilekçesiyle biraz neden olan” ifadesini kullandı. Bursa İl Başkanlığı’na Turgut Özkan getirildi. Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya ve yönetimi de fesih kararının kapsamına alındı. Bitlis için yeni il başkanı ataması yapılmadı; Sarı, il başkanlığıyla ilgili değerlendirmenin sürdüğünü açıkladı. (CHP) ANKARA, İZMİR, ADANA, GAZİANTEP VE MALATYA’DA İKİNCİ DALGA CHP yönetimi, “mutlak butlan davasından bağımsız” olarak tanımladığı ikinci bir görevden alma dalgasını da devreye soktu. Sarı, bu kararların “partinin kurumsal kimliğini zedeleyici tutum ve davranışlar” gerekçesiyle alındığını söyledi. Sarı’nın açıklamasındaki ifade şöyle oldu: “Partinin kurumsal kimliğini zedeleyici tutum ve davranışlardan dolayı görevden aldığımız ve yönetimlerini fes ettiğimiz il başkanlarımız: Gaziantep il başkanımız Vakkas Acar, Adana il başkanımız Anıl Tamburoğlu, Malatya il başkanımız Barış Yıldız, Ankara il başkanvekilimiz Yüksel Işık, İzmir il başkanımız Çağatay Güç.” (CHP) Bu kapsamda Gaziantep İl Başkanı Vakkas Acar’ın yerine Hasan Nesanır, Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu’nun yerine Orhan Bayram, Malatya İl Başkanı Barış Yıldız’ın yerine Hakan Satılmış, Ankara İl Başkanvekili Yüksel Işık’ın yerine Fahri Yıldırım, İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün yerine Utku Gümrükçü atandı. (CHP) KURULTAY İMZALARINA KARŞI TASFİYE HAMLESİ KADIN KOLLARI’NA DA MÜDAHALE EDİLDİ MYK kararları parti örgütlerinin ana kademesiyle sınırlı kalmadı. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya ve yönetimi de feshedildi. Kadın Kolları Genel Başkanlığı’na Ayten Gülsever atandı. Bu adım, mahkeme kararıyla oluşan yönetimin yalnızca il örgütlerinde değil, partinin yan örgütlerinde de kontrolü yeniden kurmaya başladığını gösterdi. Sarı, değişikliği basın toplantısında doğrudan duyurdu. (CHP) KAYSERİ’DE ÜÇ İLÇEYE ATAMA CHP yönetimi, Kayseri’de boş bulunan üç ilçe başkanlığı için de atama yaptı. Melikgazi İlçe Başkanlığı’na Ergün Canbulat, Talas İlçe Başkanlığı’na Hasan Çetin, Kocasinan İlçe Başkanlığı’na Neşe Nasırlıoğlu Aslan getirildi. (CHP) Böylece kararlar; il başkanlıkları, il yönetimleri, ilçe örgütleri ve Kadın Kolları Genel Başkanlığı’nı içine alan geniş bir örgüt operasyonuna dönüştü. KURULTAY İMZALARI İNCELEMEYE ALINDI CHP’deki tasfiye dalgası, olağanüstü kurultay için toplanan imzaların Genel Merkez’e sunulduğu süreçle aynı dönemde geldi. Sarı, kurultay delegelerinin imza vermesini “demokratik hak” olarak tanımladı ancak imzaların şekil ve içerik açısından inceleneceğini açıkladı. Sarı, imza sürecine ilişkin şu açıklamayı yaptı: “CHP’nin olağanüstü kurultay yapmak üzere imzalarını vermiş olan kurultay delegelerimizin bunun en demokratik haklarını kullandıklarını belirtmek isteriz. Demokratik haklarıdır arkadaşlar.” (CHP) İlk değerlendirmede yaklaşık 830 imza bulunduğunu belirten Sarı, tedbirli disipline sevk edilen 9 kişinin düşülmesi ve bir kişinin imzasını geri çekmesiyle Genel Merkez’e bırakılan kurultay delegesi imzasının 820 olduğunu açıkladı. (CHP) İMZALARDA “ŞEKİL VE İÇERİK” DENETİMİ CHP yönetimi, olağanüstü kurultay talebini doğrudan kabul etmek yerine imzaları değerlendirme sürecine aldı. Sarı, bu sürecin hem teknik hem de siyasi değerlendirme içereceğini şu sözlerle anlattı: “Bu imzalarla ilgili şekil ve içerik açısından bir değerlendirme yapılacak ve kamuoyuyla paylaşılacak.” (CHP) Bu açıklama, olağanüstü kurultay isteyen delegelerle mahkeme kararıyla göreve gelen yönetim arasındaki mücadelenin imzaların geçerliliği üzerinden devam edeceğini gösterdi. KILIÇDAROĞLU YÖNETİMİ KENDİ KURULTAY KOMİSYONUNU KURDU Olağanüstü kurultay imzalarının incelemeye alınmasıyla aynı açıklamada, olağan kurultay için 6 kişilik hazırlık komisyonu kurulduğu duyuruldu. Komisyona MYK üyeleri Orhan Sarıbal, Yıldırım Kaya, Adnan Demirci, Nevaf Bilek, Hasan Efe Uyar ve Deniz Demir görevlendirildi. Sarı, komisyonun görevini şu sözlerle açıkladı: “MYK üyelerimiz Orhan Sarıbal, Yıldırım Kaya, Adnan Demirci, Nevaf Bilek, Hasan Efe Uyar ve Deniz Demir olağan kurultay hazırlık komisyonunda görev alacaklar, en kısa sürede çalışmalarını tamamlayıp özellikle olağan kurultayla ilgili bir takvimi Cumhuriyet Halk Partisi’nin önüne koyacaklar.” (CHP) Bu karar, olağanüstü kurultay talebi karşısında Genel Merkez’in kendi kontrolünde bir olağan kurultay takvimi hazırlamaya yöneldiğini ortaya koydu. İSTANBUL’A ATAMA YAPILMADI Eski İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in disipline sevk edilmesine rağmen İstanbul için yeni bir atama yapılmadı. Sarı, İstanbul’daki mahkeme tedbirine dikkat çekti ve bu karar kalkmadan il başkanlığına atama yapılamayacağını söyledi. Sarı, İstanbul için şu açıklamayı yaptı: “Çünkü İstanbul ilinde bir tedbir var. Yani bir mahkeme kararı var. Dolayısıyla bu mahkeme kararı ortadan kaldırılmadığı sürece İstanbul iline ilişkin bir atama yapmamız söz konusu değil.” (CHP) İstanbul başlığı, CHP’deki hukuki ve siyasi krizin en kritik dosyalarından biri olarak ayrı tutuldu. ÜYELİKLER VE DİSİPLİN SÜRECİ YARGITAY’A BİLDİRİLDİ Sarı, tedbirli disipline sevk edilen isimlerle ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazıldığını, işlemin teknik prosedür olarak yürütüldüğünü söyledi. CHP Sözcüsü, disiplin süreci tamamlanmadan partiyle ilişiğin kesildiği anlamına gelen bir irade bulunmadığını savundu. Sarı, süreci şöyle anlattı: “Tedbir kararıyla disipline sevk edilen arkadaşlarımızla ilgili biz bir yazı yazıyoruz Yargıtay’a, Cumhuriyet Başsavcılığı’na. O yazı çerçevesinde de savcılık gerekli işlem yapıyor.” (CHP) Bu açıklama, disiplin kararlarının yalnızca parti içi işlem olarak kalmadığını, resmi kayıt süreçlerine de taşındığını gösterdi. GENEL MERKEZ’DE PERSONEL TASFİYESİ DE GÜNDEMDE Basın toplantısında CHP Genel Merkezi’nde yaşanan işten çıkarma süreci de gündeme geldi. Sarı, 21 Mayıs itibarıyla Genel Merkez’de 179 kişinin çalıştığını, daha önce 38 kişinin görev süresinin sona erdiğini, son olarak da yaklaşık 20 kişiyle ilgili tasarrufta bulunulduğunu açıkladı. Sarı, personel sürecini “yeniden yapılanma” ve “ihtiyaç fazlası” gerekçeleriyle açıkladı. Cumhurbaşkanlığı seçim ofisinin kapatılması, emeklilik durumu, yeniden yapılandırma ve sosyal medya paylaşımlarına ilişkin değerlendirmelerin bu süreçte etkili olduğunu söyledi. (CHP) CHP’DE KRİZ ARTIK ÜÇ CEPHEDE CHP’de mahkeme kararıyla açılan kriz artık üç ayrı hatta ilerliyor. Birinci hatta mahkeme kararıyla göreve gelen Kılıçdaroğlu yönetimi bulunuyor. İkinci hatta olağanüstü kurultay isteyen delegeler ve örgütler yer alıyor. Üçüncü hatta ise MYK eliyle yürütülen disiplin, fesih, atama ve yeniden yapılanma süreci büyüyor. Resmi açıklamada yer alan disiplin sevkleri, il yönetimi fesihleri, Kadın Kolları değişikliği, Kayseri ilçe atamaları, kurultay imzalarının incelemeye alınması ve olağan kurultay için komisyon kurulması, CHP’deki kavganın artık yalnızca genel başkanlık tartışması olmadığını gösterdi. CHP’de mahkeme kararıyla göreve gelen yönetim, parti örgütlerini kendi çizgisine göre yeniden şekillendirirken; olağanüstü kurultay isteyen kanat, parti iradesinin yeniden sandıkta belirlenmesini talep ediyor. Disiplin ve fesih kararlarının kurultay imzalarıyla aynı döneme denk gelmesi, parti içi mücadelenin önümüzdeki günlerde daha sert bir hatta ilerleyeceğini gösteriyor. Parti Sözcümüz Müslim Sarı, Genel Merkezimizde basın toplantısı düzenliyor. https://t.co/U5qMdlgzL6 — CHP ???????? (@herkesicinCHP) June 17, 2026

Kaymakam Selin Sarı Kurucu Belde Belediye Başkanı Olarak Göreve Başladı Haber

Kaymakam Selin Sarı Kurucu Belde Belediye Başkanı Olarak Göreve Başladı

Karabulduk’ta Yeni Dönem: Kaymakam Selin Sarı Kurucu Belde Belediye Başkanı Olarak Göreve Başladı Giresun’un Keşap ilçesine bağlı Karabulduk’ta belde statüsünün yeniden kazanılmasıyla birlikte yeni bir yönetim süreci resmen başladı. Mahkeme kararının ardından İçişleri Bakanlığı ve Giresun Valiliği tarafından yapılan görevlendirme ile Keşap Kaymakamı Selin Sarı, “Karabulduk Kurucu Belde Belediye Başkanı” olarak atandı. Görevlendirme, 14.11.2025 tarihinde (Dün ) Keşap Kaymakamlığı’nın resmi internet sitesi üzerinden duyurularak kamuoyuna açıklandı. Açıklamada Selin Sarı’nın Karabulduklu vatandaşlarla bir araya geldiği, talepleri dinlediği ve ilgili kurumlara iletilmek üzere değerlendirmelerde bulunduğu bildirildi. Kaymakamlık açıklamasında, “Beldemizin hayırlı olmasını diliyoruz” ifadeleri yer aldı. Mahkeme Kararı Belde Statüsünün Yolunu Açtı Karabulduk’un yeniden belde olmasına ilişkin süreç, vatandaşların başvurusu üzerine açılan dava sonucunda hız kazandı. Ankara 15. İdare Mahkemesi’nde görülen dava kapsamında verilen karar, Karabulduk’un yeniden belde statüsü kazanmasının önünü açtı. Yerel basında geniş yer bulan bu karar, Giresun’daki benzer nitelikteki diğer yerleşimler için de emsal olarak değerlendiriliyor. Kurucu Başkanlık Görevi: Geçiş Sürecinin Yönetimi Kaymakam Selin Sarı’nın “kurucu belediye başkanı” olarak görevlendirilmesi, belde statüsüne geçiş sürecinin sağlıklı, düzenli ve hukuka uygun şekilde yürütülmesini amaçlıyor. Bu geçici yönetim modeli çerçevesinde altyapı, belediye teşkilatlanması, birimlerin oluşturulması, personel ihtiyacı, bütçe ve ilk stratejik planlama adımlarının Kaymakam Sarı’nın koordinasyonunda yürütülmesi bekleniyor. Toplantıya katılan Karabulduklu vatandaşların bölgede uzun yıllardır bekledikleri belediye hizmetlerinin yeniden başlaması yönündeki taleplerini dile getirdikleri, özellikle yol, su, imar düzeni ve yerel hizmetlerin öncelikler arasında yer aldığı aktarıldı. Karabulduk’ta Umutlu Bekleyiş Bölge halkı, kaymakamlık tarafından yapılan bu görevlendirmenin ardından yıllardır bekledikleri yerel yönetim yapısına yeniden kavuşmuş olmanın memnuniyetini yaşıyor. Kurucu başkanlık döneminin ardından yasal süreç tamamlandığında beldede seçim yapılması öngörülüyor. Göreve başlayan Kurucu Belde Belediye Başkanı Selin Sarı’nın önümüzdeki günlerde kurumlarla daha kapsamlı toplantılar yapacağı, Karabulduk’un yeni dönem yol haritasını belirleyeceği ifade ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.