Hava Durumu

#Lütfi Bayraktar

giresunsonhaber - Lütfi Bayraktar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lütfi Bayraktar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR: Haber

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR:

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR: “800 MİLYON FAİZ BAŞARI MI, BU KURUM KİMİN?” FİSKOBİRLİK’in hafta sonu gerçekleştirilen Mali Genel Kurulu, Giresun kamuoyunda derin bir kırılmaya yol açtı. Genel kurul sonrası yapılan açıklamalar, kurumun yönetim anlayışına, mali tablosuna ve kullanılan dile yönelik sert eleştirileri beraberinde getirdi. Eleştirilerin merkezinde ise FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar’ın kürsüdeki üslubu ve “kurum benim” algısı yaratan söylemleri yer aldı. ZİRAAT ODASI BAŞKANI KARAN: “800 MİLYON FAİZ ÖDEMEK BAŞARI MI?” Tepkilerin en serti Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’dan geldi. Karan, genel kurulu “Dağ fare doğurdu” sözleriyle özetlerken, yapılan sunumların üreticiye dair somut hiçbir çözüm içermediğini söyledi. Karan, kürsüde anlatılanları şu sözlerle eleştirdi: “Birliğin başkanı kürsüye çıkıp adeta Rapunzel masalı anlatarak delegeyi ve protokolü oyaladı. Üreticinin yarını, kurumun kurtuluşu hakkında tek bir cümle kuramadı.” Kurumun mali tablosuna dikkat çeken Karan, en çok tartışma yaratan faiz rakamına sert çıktı: “Borç değil, sadece faiz… Tam 800 milyon lira! Bunu başarı gibi pazarlamaya kalkıyor, asıl garabet ise buna inanıp alkış tutanlarda.” FİSKOBİRLİK mülklerinin satışına ilişkin kullanılan dili “arsızlık” olarak nitelendiren Karan, Giresun protokolüne açık çağrıda bulundu: “Mal benim malım, satarım” anlayışının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Karan, FİSKOBİRLİK hesaplarının mutlaka incelenmesi gerektiğini ifade etti. MHP’DEN İMAR VE RANT SORGUSU: “İMARA KAPALI ARSA NASIL MİLYONLARCA LİRA ETTİ?” Genel kurul sonrası eleştiriler yalnızca mali tabloyla sınırlı kalmadı. Milliyetçi Hareket Partisi Giresun İl Başkanı Salih Akgün, FİSKOBİRLİK arazisinin satış süreci ve imar revizyonu planları üzerinden çok sert sorular yöneltti. Akgün, yaklaşık 7 dönümlük imara kapalı bir arazinin yüksek bedellerle el değiştirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek şunları sordu: “İmara kapalı bir araziye milyonlarca lirayı kim, hangi güvenceyle verdi?” İmar planı sürecinde bazı parseller lehine ayrıcalıklar yaratıldığını savunan Akgün, “emsal kaybı” yaşandığını ve bunun hukuk ile eşitlik ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi. Akgün, MHP olarak imara değil, “kişiye özel” düzenlemelere karşı olduklarını vurguladı. İYİ PARTİ: “FİSKOBİRLİK DEĞİL, ‘LÜTFİBİRLİK’ OLMUŞ!” Tepki gösteren bir diğer siyasi parti ise İYİ Parti oldu. İl Başkanı İnan Taşgöz, FİSKOBİRLİK’in kamuoyunda artık “Lütfibirlik” olarak anıldığını söyledi. Taşgöz, Bayraktar’ın “Benim malıma ortak mısın?” sözlerine sert yanıt verdi: “Hayırdır Lütfi Bayraktar, kuruma çöktün de bizim mi haberimiz yok? Bu kurumu sen kurmadın, tapusunu üstüne geçirmedin. Herkes haddini bilecek!” Giresun Üniversitesi’ne yönelik sözlere sessiz kalındığını belirten Taşgöz, iktidar milletvekillerini eleştirerek, yapılan saygısızlığın şahıslara değil, Giresun’un kurumsal kimliğine yönelik olduğunu vurguladı. Taşgöz, 800 milyon lira faiz açıklamasını ise açık bir “itiraf” olarak değerlendirdi. ANAHTAR PARTİ: “FİSKOBİRLİK KİMSENİN ŞAHSİ MÜLKÜ DEĞİLDİR” Eleştirilerin son halkası Anahtar Parti Giresun İl Başkanı Aslan Tatar’dan geldi. Tatar, kullanılan dilin ne milletvekilliği sıfatıyla ne de devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını söyledi. Tatar, FİSKOBİRLİK’in Karadenizli üreticinin ortak değeri olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “FİSKOBİRLİK; herhangi bir şahsın, grubun ya da siyasi gücün malı değildir.” Kurumun ekonomik gerçeklerinin alkış ve hamasetle örtülmeye çalışıldığını belirten Tatar, duruşlarını üç net başlıkla özetledi: Mülkiyet, Üslup ve Yönetim. ORTAK NOKTA: ŞEFFAFLIK, HESAP VERİLEBİLİRLİK VE KURUMSAL SAYGI Ziraat Odası’ndan başlayıp MHP, İYİ Parti ve Anahtar Parti’ye uzanan açıklamalar, farklı siyasi çizgilerden gelse de ortak bir noktada buluşuyor: FİSKOBİRLİK’in şahıs diliyle değil, şeffaflık, liyakat ve ortak akılla yönetilmesi gerektiği vurgulanıyor. Giresun kamuoyu açısından artık tartışma şu soruda düğümleniyor: 800 milyon lira faiz ödemek başarı mı, yoksa bu tablonun hesabı kimden sorulacak?

FİSKOBİRLİK’TE MALİ GENEL KURUL YAPILDI Haber

FİSKOBİRLİK’TE MALİ GENEL KURUL YAPILDI

FİSKOBİRLİK’TE MALİ GENEL KURUL YAPILDI, BORÇ, FAİZ VE İPOTEK TABLOSU YANIT BEKLİYOR Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) 87. Olağan Mali Genel Kurulu EFİT Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Genel kurulda 2024-2025 faaliyet dönemine ilişkin mali tablolar, yönetim faaliyetleri ve bağımsız denetim raporları delegelerin onayına sunuldu. Genel kurulda konuşan AK Parti Sakarya Milletvekili ve FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, son dönemde kamuoyunda ve yerel basında gündeme getirilen eleştirilere sert yanıtlar verdi. Ancak mali genel kurulda sunulan faaliyet raporu ile bağımsız denetçi raporu birlikte okunduğunda, kurumun mali yapısına ilişkin ciddi soru işaretlerinin devam ettiği görülüyor. BORÇ NEREDEN GELİYOR? Bağımsız denetçi raporuna göre FİSKOBİRLİK’in banka borçları son bir yıl içerisinde hızlı biçimde artış gösterdi. Kısa vadeli banka kredileri 1 milyar TL sınırını aşarken, uzun vadeli borçlar da yüksek seviyesini koruyor. Bu tablo, Birliğin faaliyetlerini büyük ölçüde banka kredileriyle çevirdiğini ortaya koyuyor. Finansal veriler, borçlanmanın yeni yatırımlardan değil; işletme sermayesi açığını kapatmak ve mevcut yükümlülükleri çevirmek amacıyla yapıldığını gösteriyor. Bu durum, borcun kendi kendini besleyen bir yapıya dönüştüğüne işaret ediyor. FAİZ YÜKÜ FAALİYET KÂRINI SİLİP SÜPÜRÜYOR Denetim raporunda yer alan rakamlara göre, FİSKOBİRLİK’in finansman giderleri faaliyet kârını aşmış durumda. Başka bir ifadeyle, Birlik üretim ve ticari faaliyetlerinden kâr üretse bile, bu kâr faiz giderleriyle tamamen ortadan kalkıyor. Ekonomistler ve mali müşavirler açısından bu tablo, “faaliyet kârı var ama işletme zararda” anlamına geliyor. Kurumun ayakta kalması, üretimden değil finansman manevralarından sağlanıyor. KÂR VAR DENİYOR, AMA KAYNAĞI ÜRETİM DEĞİL Faaliyet raporunda net dönem kârı açıklandı. Ancak bağımsız denetçi raporunun dipnotları incelendiğinde, bu kârın esas faaliyetlerden değil, büyük ölçüde arsa ve gayrimenkul satışlarından elde edilen olağandışı gelirlerden kaynaklandığı görülüyor. Mali müşavirler açısından bu durum “sürdürülebilir kârlılık” değil, varlık satarak bilanço makyajı olarak değerlendiriliyor. Varlık satışıyla elde edilen gelir bir defalıktır; ancak borç ve faiz kalıcıdır. 2,4 MİLYAR TL’LİK İPOTEK: VARLIKLAR BANKALARA REHİNLİ Bağımsız denetçi raporunun en dikkat çekici başlıklarından biri de ipotekler. Rapora göre FİSKOBİRLİK ve bağlı ortaklıkların taşınmazları üzerinde yaklaşık 2,4 milyar TL tutarında banka ipoteği bulunuyor. Bu tablo, Birliğin sahip olduğu varlıkların önemli bir bölümünün fiilen bankalara teminat olarak verilmiş olduğunu gösteriyor. Mali çevrelere göre bu durum, gelecekte yeni finansman bulmayı zorlaştırdığı gibi, yeni arsa satışlarını da zorunlu hale getiren bir baskı oluşturuyor. ZARAR NASIL OLUŞUYOR? Denetim verileri, FİSKOBİRLİK’in olağan faaliyetleri sonucunda zarar ürettiğini, net kârın ise olağandışı gelirlerle sağlandığını ortaya koyuyor. Yani zarar, üretimde değil; finansman maliyetlerinde oluşuyor. Bu yapı devam ettiği sürece, kurumun her yıl yeni borçlanmaya ve yeni varlık satışlarına ihtiyaç duyması kaçınılmaz hale geliyor. MALİ GENEL KURUL YAPILDI, SORULAR YERİNDE DURUYOR Mali genel kurulda tablolar delegelerin onayına sunuldu. Ancak faaliyet raporu ile bağımsız denetçi raporunun birlikte okunması, FİSKOBİRLİK’in karşı karşıya olduğu mali risklerin ortadan kalkmadığını, aksine yapısal hale geldiğini gösteriyor. Değerlendirmelerine göre; borç-faiz-ipotek-arsa satışı döngüsü kırılmadığı sürece, bu tablo yalnızca ertelenmiş bir kriz anlamına geliyor.

CHP’Lİ ŞENYÜREK: “FİSKOBİRLİK BORÇLA, FAİZLE VE ARSA SATARAK YÖNETİLEMEZ” Haber

CHP’Lİ ŞENYÜREK: “FİSKOBİRLİK BORÇLA, FAİZLE VE ARSA SATARAK YÖNETİLEMEZ”

CHP’Lİ ŞENYÜREK: “FİSKOBİRLİK BORÇLA, FAİZLE VE ARSA SATARAK YÖNETİLEMEZ” Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, FİSKOBİRLİK’in hafta sonu yapılacak mali genel kurulu öncesinde önemli açıklamalarda bulundu. Kurumun ağır bir borç sarmalına sürüklendiğini belirten Şenyürek, FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar’ı görevi bırakmaya davet etti. Şenyürek, açıklanan mali kârın üretimden değil, yıllar içinde üreticinin emeğiyle edinilmiş taşınmazların satışından kaynaklandığını vurgulayarak, bunun bir başarı değil, iflasın ötelenmesi anlamına geldiğini söyledi. Şenyürek, FİSKOBİRLİK yönetiminin kendi hazırladığı 2024–2025 Faaliyet Raporu ile bağımsız denetçi raporlarının, kurumun gerçek mali tablosunu bütün açıklığıyla ortaya koyduğunu ifade etti. “1,6 MİLYAR TL’Yİ AŞAN BORÇ VAR, ÖDEME PLANI YOK” FİSKOBİRLİK’in borç yükünün alarm verdiğini dile getiren Şenyürek, kısa vadeli banka borçlarının bir yıl içinde 623 milyon TL’den 1 milyar 154 milyon TL’ye yükseldiğini, bir yıldan uzun vadeli kredi yükünün ise yüzde 81 artarak 457 milyon TL’ye ulaştığını belirtti. Kısa sürede ödenmesi gereken banka borcunun toplamda 1,6 milyar TL’yi aştığına dikkat çeken Şenyürek, faaliyet raporunda bu borcun hangi planla ve nasıl ödeneceğine dair somut bir yol haritası bulunmadığını söyledi. Şenyürek, yıllardır olduğu gibi yine tek çıkış yolu olarak gayrimenkul satışlarının işaret edildiğini ifade etti. “SADECE FAİZE 835 MİLYON TL ÖDENDİ” Finansman giderlerinin FİSKOBİRLİK’in mali yapısını çökerttiğini vurgulayan Şenyürek, 2024–2025 iş yılında banka faizleri için 835 milyon TL ödendiğini, bu tutarın tasarı bütçede öngörülen rakamın yüzde 39 üzerinde gerçekleştiğini kaydetti. Faiz yükünün operasyonel faaliyetlerle karşılanabilmesi için FİSKOBİRLİK’in yaklaşık 8,4 milyar TL’lik satış hacmine ulaşması gerektiğini belirten Şenyürek, gerçekleşen satışların ise 2,3 milyar TL’nin bile altında kaldığını söyledi. Bu tablonun, kurumun üretimle değil borçla ve yeni borçlarla ayakta tutulmaya çalışıldığını gösterdiğini ifade etti. “KÂR VAR DENİYOR AMA ÜRETİMDEN DEĞİL” Faaliyet raporunda açıklanan 13,7 milyon TL’lik kârın üretimden kaynaklanmadığını dile getiren Şenyürek, ortak içi ve ortak dışı operasyonel faaliyetlerin zarar ettiğini, kâr gibi görünen rakamın ise arsa ve gayrimenkul satışlarından elde edilen olağan dışı gelirlerden oluştuğunu belirtti. Özellikle Entegre Tesis önündeki arsa satışının mali tabloları geçici olarak rahatlattığını ifade eden Şenyürek, bu yöntemin kurumu uzun vadede daha kırılgan ve sürdürülemez bir yapıya sürüklediğini söyledi. “2,4 MİLYAR TL’LİK İPOTEK VAR” Bağımsız denetçi raporuna da dikkat çeken Şenyürek, banka borçlarına karşılık FİSKOBİRLİK’in taşınmazları üzerinde 2 milyar 422 milyon TL tutarında ipotek bulunduğunu belirtti. Şenyürek, bu durumun kurum varlıklarının fiilen bankalara rehinli olduğunu gösterdiğini ifade etti. “BELKOS–ŞÜKREDEN GIDA’NIN KONKORDATO SÜRECİNDE KURUMUN ZARARI VAR MI?” Şenyürek, FİSKOBİRLİK’e bağlı EFİT A.Ş. üzerinden “Belkos” markasıyla bilinen Şükreden Gıda ile kurulan özel markalı üretim ilişkisine dair kamuoyuna yansıyan konkordato iddialarına da değinerek, FİSKOBİRLİK yönetimini kamuoyu önünde açıklama yapmaya çağırdı. FİSKOBİRLİK’in binlerce üreticinin alın terini yöneten, kamusal sorumluluğu yüksek bir kurum olduğunu vurgulayan Şenyürek, konkordato sürecinin kurum açısından bir zarar doğurup doğurmadığının ya da doğurma riski bulunup bulunmadığının şeffaf biçimde açıklanması gerektiğini söyledi. “YATIRIM VAR DENİYOR AMA BÜTÇEDE KARŞILIĞI SIFIR” Bulancak Organize Sanayi Bölgesi’nde 17 milyon dolarlık yatırım yapılacağı yönündeki haberlere de değinen Şenyürek, faaliyet raporunda ve 2025–2026 tasarı bütçesinde “yapılmakta olan yatırımlar” kaleminin sıfır göründüğünü belirtti. Şenyürek, yatırım söylemi ile bütçe verileri arasındaki bu çelişkinin, Entegre Tesis arazisinin satışına yönelik kamuoyu direncini azaltmaya dönük bir algı çalışması şüphesini güçlendirdiğini ifade etti. “YÜZDE 10 MESELESİ HUKUKİ ZEMİNDE AYDINLATILMALIDIR” CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel’in gündeme taşıdığı iddialara da değinen Şenyürek, Bayraktar’ın “maaş almıyorum” beyanıyla çeliştiğini belirttiği 6 milyon 505 bin TL’lik huzur hakkı ödemesine dikkat çekti. Şenyürek, kamuoyu önünde yapılan açıklamalar ile faaliyet raporundaki veriler arasındaki çelişkinin mutlaka açıklanması gerektiğini söyledi. Adıgüzel’in kamuoyuna yansıyan “Yüzde 10 Lütfi” iddiasını da hatırlatan Şenyürek, iddiaların doğru olması halinde meselenin kötü yönetimin çok ötesine geçtiğini, yanlış olması halinde ise susmak yerine açık, şeffaf ve hukuki zeminde kamuoyunun aydınlatılması gerektiğini dile getirdi. “ÜRETİCİYLE BAĞ KOPMUŞ DURUMDA” Şenyürek, FİSKOBİRLİK’in üreticiyle bağının ciddi biçimde zayıfladığını belirterek, 88 bin kayıtlı ortağa rağmen fındık teslim eden ortak sayısının 5 bin 768 olduğunu söyledi. 2024 yılında Türkiye genelinde 650 bin ton olarak açıklanan fındık rekoltesine karşın, FİSKOBİRLİK’in alımının 11 bin 627 tonla binde 17 seviyesinde kaldığını ifade etti. “BU TABLOYLA DEVAM EDİLEMEZ” Açıklamasının sonunda hafta sonu yapılacak Mali Genel Kurul öncesinde FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar’ı görevi bırakmaya davet ettiklerini belirten Şenyürek, kurumun kimsenin kişisel mülkü olmadığını vurguladı. Şenyürek, FİSKOBİRLİK’in yüzbinlerce üreticinin emeği olduğunu belirterek, CHP olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.

BAYRAKTAR: FINDIKTA 300 TL KÖTÜ RAKAM DEĞİL Haber

BAYRAKTAR: FINDIKTA 300 TL KÖTÜ RAKAM DEĞİL

BAYRAKTAR: FINDIKTA 300 TL KÖTÜ RAKAM DEĞİL Sakarya Milletvekili ve FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, '300 lira kötü bir rakam değil ancak üreticimizin daha yüksek bir beklentisi olabilir' dedi. FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı ve AK Parti Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar, fındıkta rekolte düşüşü, fiyat tartışmaları, ihracat seyri ve Türkiye’nin küresel pazar liderliğini koruma stratejilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bayraktar, “Doğru bilgi üreticinin lehinedir. Fındık bizim için hayati bir meseledir. Türkiye bu liderliği kaybetmemeli” dedi. Bayraktar, Ekotürk TV yayınına katıldı. Bayraktar’ın söylediklerini rahat okunması için soru-cevap biçiminde hazırladık. TÜRKİYE HÂLÂ DÜNYANIN EN GÜÇLÜ FINDIK ÜRETİCİSİ Soru: Türkiye, üretimin %65’ine, ticaretin %80’ine sahipti. Hâlâ bu gücü koruyor muyuz? Bayraktar: Türkiye’nin fındık üretimindeki gücü devam ediyor. Fakat 2007’de dünya üretimindeki payımız %72 idi, bugün %60’lara geriledi. Ticaretteki payımız ise hâlâ %80’lerde. Yani dünya fındık piyasasını yönlendirebilecek ölçüde etki sahibiyiz. Ama üretim payındaki düşüşü göz ardı etmemeliyiz. BU YIL REKOLTE EN AZ %60 DÜŞTÜ Soru: Bu yıl rekolte neden düştü? Fiyat artışını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bayraktar: Bu yıl çok özel bir yıl. Zirai don, kuraklık ve kokarca zararlıları rekolteyi neredeyse %60 oranında azalttı. Doğal olarak ürün az olduğunda fiyat yükseliyor. Geçen yıl TMO’nun 130 TL açıkladığı fiyat bu yıl 200 TL oldu ama piyasa 340 TL’yi gördü, şu anda 300 TL civarında. Geçmiş yıllarla kıyaslayınca üretici açısından iyi bir fiyat olduğunu söyleyebilirim. GİRESUN KALİTE FİYATI 300,50 TL’YE TEKABÜL EDİYOR Soru: Giresun kalite fındığın 297 TL olarak açıklanan fiyatını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bayraktar: Giresun tombul fındığının coğrafi işaret hakkı FİSKOBİRLİK’te. Belgesi olan üreticilere +3 TL prim veriyoruz. Dolayısıyla fiyat 300,50 TL’ye denk geliyor. Beklentiler daha yüksek olabilir ama dünya fiyatlarıyla kıyaslayınca kötü bir fiyat değil. HER ÜLKEDE AZALMA VAR AMA EN ÇOK TÜRKİYE ETKİLENDİ Soru: Rakip ülkelerde durum nasıl? İtalya, ABD, Azerbaycan, Gürcistan gibi üreticilerde tablo nedir? Bayraktar: Bu yıl sadece Türkiye değil, tüm dünyada fındık üretiminde düşüş yaşandı. Ama en büyük üretici biz olduğumuz için en çok etkilenen ülke de biz olduk. Dünyada arz–talep dengesi bozulduğu için fiyatlar hızla yükseldi. “Zirai don + kuraklık + kokarca” birlikte etkisini ilk kez bu kadar güçlü gösterdi. INC’NİN 609 BİN TON TAHMİNİ BU YIL MÜMKÜN DEĞİL Soru: INC’nin (Uluslararası Kabuklu Kuruyemiş Birliği) 2025–2026 rekolte tahmini 609 bin tondu. Gerçekçi buluyor musunuz? Bayraktar: Asla mümkün değil. Muhtemelen o tahmin yapılırken don ve kuraklığın etkisi tam görülmemişti. Türkiye’nin geçen yılki rekoltesi 700 bin tondu ama bu yıl sanayicilerin tahmini bile 420 bin tona kadar geriledi. Gerçeği söylemek üreticinin lehinedir. Spekülasyon en çok üreticiye zarar verir. İHRACAT DÜŞTÜ AMA SEZON SONUNDA ELİMİZDE FINDIK KALMAYACAK Soru: İlk iki ayda ihracat 351–352 milyon dolar. Nasıl değerlendiriyorsunuz? Bayraktar: Geçmiş yıllara göre düşük. Büyük alıcılar, Türkiye’de fiyat hızlı yükseldiği için önce daha ucuz olan başka ülkelere yöneldi. Ama onların ürünleri zaten sezon boyu yetmez. Sonuçta yine Türkiye’ye dönecekler. Bu yıl elimizdeki fındığın tamamı satılır. BİZDEKİ FINDIK KALİTESİNİN ALTERNATİFİ YOK AMA… Soru: Peki Türkiye’deki kaliteyi başka ülkelerde bulabiliyorlar mı? Bayraktar: Bizim kalite eşsiz ama fiyat farkı alıcıları geçici olarak başka ülkelere yönlendirebilir. Bu fiyat üretici için yüksek değildir, yanlış anlaşılmasın. Ancak üretimdeki liderliği korumak için dünya pazarına uygun fiyat politikaları da önemli. %70 ÜRETİM PAYINDAN %60’A DÜŞTÜK, BUNA ÖNLEM ALMALIYIZ Soru: Türkiye’nin üretim payındaki düşüş nasıl durdurulabilir? Bayraktar: Bu mesele sadece hükümetin değil; üretici örgütlerinin, sanayicinin, STK’ların ve siyasetin ortak meselesidir. Fındık üretilen bölgelerde başka ürün alternatifi yok. Bu yüzden fındık Türkiye için hayati bir ürün. Liderliği kaybetmemek için uzun vadeli plan yapılmalı. İTALYA’NIN YAPTIĞI GİBİ FINDIĞI SANAYİDE DAHA ÇOK KULLANMALIYIZ Soru: Fındığı daha katma değerli ürünlere dönüştürme konusunda Türkiye yeterince ilerledi mi? Bayraktar: İtalya bu konuda güçlü. Çikolata, krema, pasta sanayii ve işlenmiş ürünlerde çok başarılılar. Türkiye’nin de bu alana daha fazla yönelmesi şart. Ham fındık satmak yerine işlenmiş ürün satmak daha yüksek gelir sağlar. Biz de FİSKOBİRLİK olarak bu konuda ciddi çalışmalar yürütüyoruz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.