Hava Durumu

#Lojistik

giresunsonhaber - Lojistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

650 binden fazla satıcıyı ilgilendiren düzenleme... E-ticarette yeni dönem Haber

650 binden fazla satıcıyı ilgilendiren düzenleme... E-ticarette yeni dönem

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı; veri taşınabilirliğinden iade ve teslimat işlemlerine, marka haklarından sosyal dayanışma projelerine kadar pek çok alanda yeni düzenlemeler getiriyor. İSTANBUL (İGFA) - Ticaret Bakanlığı'nın üzerinde çalıştığı yeni yönetmelik taslağı, 650 binden fazla e-ticaret satıcısını doğrudan etkileyecek değişiklikler içeriyor. Hazırlanan taslak ile pazaryerleri, işletmeler ve tüketiciler arasındaki sorumluluk sınırlarının netleştirilmesi ve sektördeki rekabet ortamının geliştirilmesi hedefleniyor. VERİLER BAŞKA PAZARYERİNE TAŞINABİLECEK Düzenlemenin en dikkat çeken maddelerinden birini veri taşınabilirliği oluşturuyor. Taslağa göre orta, büyük ve çok büyük ölçekli pazaryerlerinin, işletmelerin talebi üzerine belirli verilerin başka bir platforma ücretsiz olarak aktarılmasını sağlayacak teknik altyapıyı kurması öngörülüyor. Bu çerçevede; ürün açıklamaları ve görsellerinin yanı sıra satış ve iade kayıtları, müşteri soru-cevapları, değerlendirmeler ve performans puanları gibi verilerin taşınabilmesi planlanıyor. ETBİS 2025 verileri, pazaryerlerinde faaliyet gösteren işletmelerin yüzde 79'unun satışlarını tek bir platform üzerinden gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, satıcıların tek bir platforma olan bağımlılığının azaltılması ve farklı satış kanallarına erişimlerinin kolaylaştırılması amaçlanıyor. “İŞLETMENİN VERİSİ TİCARİ VARLIĞININ PARÇASI” TOBB E-Ticaret Meclisi Üyesi ve ideasoft CEO'su Sinan Akdal, veri taşınabilirliğinin rekabet gücü açısından kritik bir hamle olduğunu belirtti. E-ticaretin büyüme hızıyla birlikte güveni ve rekabeti destekleyen kuralların önem kazandığını ifade eden Akdal, iade ve teslimat süreçlerindeki sorumlulukların belirginleşmesinin hem işletmeleri hem de tüketicileri koruma altına alacağını söyledi. Pazaryerlerindeki işletmelerin büyük bir kısmının tek bir kanala bağlı olduğuna işaret eden Akdal; ürün içerikleri, müşteri değerlendirmeleri ve satış geçmişi gibi verilerin farklı platformlara aktarılabilmesinin, satıcıların pazarlık gücünü artıracağını ve e-ticaret ekosistemini daha sağlıklı hale getireceğini vurguladı. Taslak metinde ayrıca; kayıp ve hasar gibi durumlarda işletme, pazaryeri ve lojistik firmalarının sorumluluklarının sözleşmelerde şeffaf bir şekilde yer alması hedefleniyor. Pazaryerinin lojistik süreçlere aracılık ettiği senaryolarda tazmin mekanizmalarının da netleşmesi planlanıyor. Böylece tüketicilerin teslimat ve iade süreçlerinde karşılaştığı sorunlarda, hangi tarafın hangi aşamadan sorumlu olduğu daha net bir şekilde belirlenecek. Yeni düzenleme ile işletmelere ait tescilli markaların, ekonomik bütünlüğü bulunmayan başka şirketler tarafından arama motoru reklamlarında izinsiz kullanılmasına yönelik sınırlamalar getirilmesi öngörülüyor. İhlalin devam etmesi durumunda, Ticaret Bakanlığı'nın ilgili arama motorundan reklamın kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini talep edebilmesi öngörülüyor. SOSYAL DAYANIŞMA KAMPANYALARINA DESTEK Taslakta ayrıca deprem, yangın ve sel gibi afet durumları ile dezavantajlı grupları kapsayan sosyal dayanışma kampanyalarına dair maddeler yer alıyor. Bakanlığın uygun gördüğü bu kapsamdaki indirim ve tanıtım harcamalarının, reklam bütçesinin yüzde 5'ine kadar olan kısmının bütçe hesaplamaları dışında tutulabilmesi planlanıyor.

FINDIKTA YENİ DÖNEMİN YOL HARİTASINI MASAYA YATIRDI Haber

FINDIKTA YENİ DÖNEMİN YOL HARİTASINI MASAYA YATIRDI

FINDIKTA YENİ DÖNEMİN YOL HARİTASINI MASAYA YATIRDI PLANETNUTS DAY AVELLANOS 2026, 200’Ü AŞKIN SEKTÖR TEMSİLCİSİNİ BULUŞTURDU Şili’nin dünya fındık pazarındaki hızlı yükselişinin ardından üretim, verimlilik, hastalık yönetimi, kalite, teknoloji ve ihracatın geleceği Los Ángeles’te tartışıldı. 200’ü aşkın üretici, danışman, araştırmacı, yatırımcı ve şirket temsilcisinin katıldığı PlanetNuts Day Avellanos 2026’da, büyüyen üretimin daha profesyonel, sağlıklı ve rekabetçi bir yapıyla yönetilmesi gerektiği öne çıktı. Şili’nin Avrupa fındığındaki büyümesini teknik ve ticari yönleriyle ele alan PlanetNuts Day Avellanos 2026, 13 Ağustos Perşembe günü Biobío Bölgesi’ndeki Los Ángeles kentinde gerçekleştirildi. Casa Laura’da düzenlenen toplantıya 200’ü aşkın üretici, danışman, araştırmacı, uzman, yatırımcı, sanayi temsilcisi ve tarımsal çözüm sağlayıcısı katıldı. PlanetNuts, etkinliğin ardından yaptığı açıklamada toplantıyı bilgi paylaşımı, deneyim aktarımı ve sektörün temel sorunları ile fırsatlarının değerlendirilmesi bakımından önemli bir buluşma olarak nitelendirdi. Organizasyon, toplantının Şili’de Avrupa fındığı yetiştiriciliğinin gelişimini güçlendiren bir öğrenme ve iş birliği platformu oluşturduğunu bildirdi. PlanetNuts’ın toplantı sonrası açıklaması BÜYÜYEN ÜRETİMİN NASIL YÖNETİLECEĞİ TARTIŞILDI Toplantının ana eksenini, Şili’de hızla genişleyen Avrupa fındığı üretiminin verimlilik, bitki sağlığı, kalite ve sanayi kapasitesiyle birlikte büyütülmesi oluşturdu. Şili’de çok sayıda genç fındık bahçesinin henüz tam verime ulaşmamış olması, önümüzdeki yıllarda üretim miktarının daha da artacağına işaret ediyor. Bu büyüme aynı zamanda daha fazla teknik danışmanlık, hastalık takibi, mekanizasyon, depolama, işleme ve ihracat kapasitesi gerektiriyor. Etkinlik öncesinde PlanetNuts Genel Müdürü José Pablo Correa, Avrupa fındığının artık Şili için gelişmekte olan bir ürün olmaktan çıktığını ve ülkenin güneyindeki meyveciliğin temel ürünlerinden birine dönüştüğünü açıklamıştı. Correa, bundan sonraki dönemin daha fazla teknoloji, güçlü bitki sağlığı ve profesyonel bahçe yönetimi gerektirdiğini belirtmişti. Reporte Agrícola’nın etkinlik değerlendirmesi Toplantıda ortaya çıkan genel çerçeve de bu değerlendirmeyi destekledi: Şili fındık sektörünün önündeki temel mesele artık yalnızca yeni alanların dikime açılması değil, büyüyen üretimin sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıyla yönetilmesi. GABRIEL AGUILAR SAHADAKİ ÜRETİM SORUNLARINI ELE ALDI Avrupa fındığı danışmanı Gabriel Aguilar, toplantının ana konuşmacıları arasında yer aldı. Aguilar’ın değerlendirmeleri; bahçe yönetimi, bitkinin dengeli gelişimi, verimlilik, iklim koşulları ve üreticilerin sahada karşılaştığı teknik sorunlar üzerinde yoğunlaştı. Aguilar’ın daha önce yayımlanan teknik çalışmalarında, Şili’de fındık bahçelerinin yalnızca hastalık etmenleri nedeniyle değil; kök gelişimi, yetersiz veya dengesiz besleme, sulama sorunları, düşük sıcaklıklar ve bahçedeki genel fizyolojik zayıflık nedeniyle de zarar görebildiği belirtiliyor. Özellikle Xanthomonas arboricola pv. corylina kaynaklı bakteriyel hastalıkların, zayıf ve dengesiz gelişen bahçelerde daha ağır sonuçlara yol açabildiğine dikkat çekiliyor. Aguilar’a göre hastalık görüldüğünde yalnızca kimyasal mücadeleye yönelmek yerine hastalığın gelişmesine imkân veren kök, toprak, besleme ve sulama sorunları da araştırılmalı. Gabriel Aguilar’ın Avrupa fındığında bakteriyel hastalıklara ilişkin değerlendirmesi Bu yaklaşımın toplantıya yansıyan temel çözüm önerisi; bahçelerin düzenli izlenmesi, toprak ve yaprak analizlerinin yapılması, sulama ve besleme programlarının bahçenin gerçek ihtiyacına göre düzenlenmesi ve koruyucu uygulamaların iklim koşullarına göre planlanması oldu. SCocco: BÜYÜME, TEKNİK VE LOJİSTİK ALTYAPIYLA DESTEKLENMELİ AgriChile Genel Müdürü Camilo Scocco, Şili fındık sektörünün bugünkü durumunu, gelişme potansiyelini ve uluslararası rekabetteki geleceğini değerlendirdi. Scocco’nun sunumu, Şili’nin üretim miktarını artırırken rekabet gücünü nasıl koruyacağı sorusuna odaklandı. Sektörün önünde büyümeyi durdurmayı gerektirecek bir pazar sorunu bulunmadığı; ancak artan üretimin araştırma, verimlilik, kalite, depolama ve işleme yatırımlarıyla desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Scocco daha önce yaptığı değerlendirmede Şili’nin uygun iklim koşulları, farklı bölgelere uyum sağlayabilen üretim yapısı, yeni çeşitler ve araştırma çalışmaları sayesinde uzun vadede 300 bin tona yaklaşabilecek bir üretim potansiyeline sahip olduğunu belirtmişti. Bu rakam resmî bir üretim hedefi değil, teknik ve sanayi altyapısının geliştirilmesi halinde ulaşılabilecek uzun vadeli bir sektör senaryosu olarak değerlendiriliyor. Scocco’nun büyümeye ilişkin yaklaşımında şu başlıklar öne çıkıyor: Yeni bahçeler açılırken mevcut bahçelerde verim yükseltilmeli.Şili koşullarına uygun çeşit ve üretim teknikleri geliştirilerek yerel araştırmalar artırılmalı.Sulama, bitki besleme, hastalık ve zararlı yönetimi bilimsel verilerle yürütülmeli.Karbon ayak izi ve sürdürülebilirlik ölçülebilir hale getirilmeli.Hasat döneminde oluşacak yoğun ürün akışına karşı ara depolama ve işleme kapasitesi güçlendirilmeli. AgriChile’ın değerlendirmelerine göre önümüzdeki dönemdeki en önemli risklerden biri, kısa hasat döneminde çok yüksek miktarda ürünün alım ve işleme noktalarına ulaşması olacak. Ürünün uygun koşullarda bekletilememesi kalite kaybı ve lojistik yığılma riski yaratabilecek. Scocco’nun Şili fındığının büyüme potansiyeline ilişkin açıklaması HASTALIKLA MÜCADELEDE TEDAVİDEN ÖNCE KORUMA Concepción Üniversitesi akademisyenlerinden fitopatolog Dr. Ernesto Moya Elizondo, “Avrupa fındığında hastalık yönetimi stratejileri” başlıklı sunumuyla toplantıya katıldı. Sunumun ana çerçevesini, fındık bahçelerinde verim ve ağaç ömrünü etkileyen hastalıkların erken belirlenmesi, hastalığa neden olan koşulların izlenmesi ve koruyucu mücadele programlarının oluşturulması meydana getirdi. Odun hastalıklarında budama yaraları, don çatlakları, ölü dallar ve hastalıklı bitki artıklarının önemli enfeksiyon kaynakları oluşturduğu belirtiliyor. Özellikle yağışlı ve nemli dönemlerde korunmayan budama yaraları mantari etmenlerin ağaca girişini kolaylaştırabiliyor. Moya’nın önerdiği mücadele yaklaşımı şu uygulamalara dayanıyor: Budama kesiklerinin aynı gün koruyucu ürünlerle kapatılması,Yağış beklenen dönemlerde budama yapılmaması,Hastalıklı ve kurumuş dalların bahçeden çıkarılması,Budama artıklarının bahçe içerisinde bırakılmaması,Ağaçların düzenli olarak kanser, kuruma ve renk değişikliği belirtileri bakımından kontrol edilmesi,Hastalık etmeninin laboratuvar analizleriyle belirlenmesi,Kimyasal ve biyolojik mücadele araçlarının birlikte değerlendirilmesi. PlanetNuts’ın sunum öncesi yayımladığı teknik içerikte Moya’nın, hastalığın görülmesinden sonra yapılan müdahaleler yerine düzenli izleme, bahçe hijyeni ve koruyucu uygulamalardan oluşan bir program önerdiği belirtilmişti. Ernesto Moya’nın hastalık yönetimi sunumunun teknik çerçevesi INIA QUILAMAPU ARAŞTIRMAYI ÜRETİCİYLE BULUŞTURDU Şili Tarımsal Araştırmalar Enstitüsüne bağlı INIA Quilamapu, toplantıya Meyve Fitopatolojisi Laboratuvarı ile katıldı. Kurumun standında, Avrupa fındığını etkileyen odun hastalıkları, hastalıklı bitki örneklerinin laboratuvar ortamında incelenmesi ve biyolojik mücadele araştırmaları hakkında bilgi verildi. INIA tarafından daha önce incelenen 330 hastalıklı örnekte Chondrostereum purpureum yüzde 20 oranıyla en sık tespit edilen ve yüksek hastalık oluşturma gücüne sahip etmenlerden biri olmuştu. Kurum, odun mantarlarına karşı “Trunkguard” adı verilen biyolojik bir inokulant geliştirilmesi üzerinde de çalışıyor. Toplantıdaki INIA katılımı, hastalık yönetiminde üretici gözlemi ile laboratuvar teşhisinin birlikte yürütülmesi gerektiğini ortaya koydu. Belirtiye bakılarak yapılan genel uygulamalar yerine hastalık etmeninin belirlenmesi ve mücadele programının teşhise göre hazırlanması öne çıktı. ÜRETİCİLER BAŞARILARI KADAR SORUNLARINI DA PAYLAŞTI Ana sunumların ardından İşbirlikçi Teknik Masa gerçekleştirildi. Masaya Gabriel Aguilar, Camilo Scocco, Ernesto Moya ve José Pablo Correa ile üreticilerin katılması planlanmıştı. Üreticilerin farklı bahçelerde elde ettikleri sonuçları, uyguladıkları yönetim stratejilerini ve karşılaştıkları üretim sorunlarını uzmanlarla tartışmaları toplantının en önemli bölümlerinden birini oluşturdu. Bahçelerin bulunduğu bölge, toprak yapısı, yağış, sıcaklık, çeşit, sulama ve hastalık baskısı birbirinden farklı olduğu için tek bir üretim reçetesinin bütün bahçelerde aynı sonucu vermeyeceği vurgulandı. Çözümün, üretici deneyimi ile bilimsel analizlerin ve teknik danışmanlığın birlikte değerlendirilmesinde olduğu belirtildi. Organizasyonun farklı tarihlerde yayımladığı tanıtım materyallerinden birinde organik tarım uzmanı Antonio Gaete de panelistler arasında gösterilmişti. Daha sonraki panel duyurusunda ise Gabriel Aguilar, Camilo Scocco, Ernesto Moya ve José Pablo Correa’nın isimleri açıklanmıştı. Toplantı sonrasında yayımlanan ilk sonuç paylaşımında konuşmacı bazında nihai katılım listesi verilmedi. LOJİSTİK ŞİRKETLERİ İHRACATTA KALİTE UYARISI YAPTI Toplantıya katılan OnBoard Logistics, etkinlik sonrasındaki değerlendirmesinde Şili kuru yemiş sektörünün uluslararası ticarette önemli fırsatlara sahip olduğunu belirtti. Şirket, ürünün bahçeden çıkışından hedef pazara ulaşmasına kadar geçen süreçte lojistiğin ürün değerini koruyan temel unsurlardan biri olduğunu vurguladı. Bu değerlendirme, toplantıda büyüyen üretimin yalnızca bahçede değil, hasat sonrası zincirde de yönetilmesi gerektiğine yönelik görüşleri destekledi. OnBoard Logistics’in toplantı sonrası paylaşımı İspanya kökenli TAVAN Latam da etkinlikte yer aldığını açıklayarak toplantının üretici, danışman, uzman ve şirketleri Los Ángeles’te buluşturduğunu bildirdi. TAVAN Latam’ın etkinlik paylaşımı Bu paylaşımlar, Şili’nin fındıkta yalnızca üretim miktarına değil; ürünün kalitesini ihracat noktasına kadar koruyacak laboratuvar, depolama, sınıflandırma ve lojistik sistemlerine de ağırlık verdiğini gösteriyor. TEKNOLOJİ VE TEDARİK ZİNCİRİ AYNI ALANDA BULUŞTU Toplantının destekçi ve katılımcı şirketleri; bitki besleme, sulama, biyolojik mücadele, toprak sağlığı, fidan üretimi, laboratuvar analizi, tarım makineleri, işleme, sınıflandırma ve paketleme teknolojilerini tanıttı. Etkinlik için açıklanan destekçi ağı içerisinde Tattersall Agroinsumos, Iansa Nutrición Vegetal, Rovensa Next, Certa, IDM Bioburn Tech, QualityLab, Anagra, Point, Sumitomo Chemical, UNITEC, UPL, Neogreen, Grapro Sur, Vivero Castaño Austral, Aminochem, Agroimec, Fertiamérica–FertiGlobal, TriNuts, Fitotecnología, Pack-Man, Vitrofarm, Biomasoil, Nitro Brake–Vals AgroSolutions, Netafim–Gross, TAVAN Latam ve PROUTDOOR yer aldı. INIA Quilamapu ise sponsor değil, bilimsel ve kurumsal katılımcı olarak toplantıda bulundu. Bu geniş katılım, Şili’nin fındık üretimini fidandan ihracata kadar bütün bir teknik zincir içerisinde geliştirmeye çalıştığını ortaya koydu. TOPLANTIDAN BAĞLAYICI KARAR DEĞİL, ORTAK ÇALIŞMA GÜNDEMİ ÇIKTI Toplantıda öne çıkan ortak gündem şöyle şekillendi: Üretim alanı artarken bahçe verimliliğinin yükseltilmesi, Genç bahçelerin profesyonel yönetim sistemlerine geçirilmesi, Hastalıklarla koruyucu ve bilimsel mücadele yürütülmesi, Yerel araştırma ve laboratuvar kapasitesinin güçlendirilmesi, Sulama ve bitki beslemede ölçüme dayalı uygulamalara geçilmesi, Hasat, ara depolama ve işleme altyapısının büyütülmesi, Ürün kalitesinin bahçeden ihracat pazarına kadar korunması, Üretici, araştırmacı, sanayi ve teknoloji şirketleri arasındaki bilgi paylaşımının artırılması. ŞİLİ 120 BİN TONU AŞAN ÜRETİMİ YÖNETMEYE HAZIRLANIYOR PlanetNuts’ın sektör verilerine göre Şili, 2025/26 sezonunda yaklaşık 120 bin 700 ton kabuklu fındık üreterek Türkiye’nin ardından ikinci sıraya yükseldi. Ülkedeki sektör tahmini yaklaşık 70 bin hektarlık dikim alanına işaret ederken, bu alanın 2030’a kadar 80 bin hektarı geçebileceği öngörülüyor. Resmî alan verileri ile sektör tahminleri arasında veri yılı ve yeni dikimlerin kayıt durumu nedeniyle farklılık bulunuyor. Şili’nin en önemli avantajları; yüksek mekanizasyon imkânı, büyük ve düz üretim alanları, sanayiyle yapılan uzun vadeli sözleşmeler ve Kuzey Yarımküre’nin tersine işleyen hasat takvimi olarak gösteriliyor. Böylece Şili, Türkiye ve İtalya’da yeni ürün bulunmayan dönemlerde dünya sanayisine fındık sunabiliyor. Şili fındığının büyümesine ilişkin sektör analizi TÜRKİYE VE GİRESUN İÇİN TOPLANTININ VERDİĞİ MESAJ Şili’nin yükselişi Türkiye’nin dünya fındığındaki liderliğini kısa vadede ortadan kaldıracak bir gelişme değil. Ancak büyük sanayi kuruluşlarının farklı dönemlerde ve farklı ülkelerden ürün temin edebilmesi, Türkiye’nin pazardaki tek merkez olma gücünü azaltıyor. Los Ángeles’teki toplantı, küresel fındık rekabetinin yalnızca üretim miktarı ve sezon başında açıklanan fiyat üzerinden şekillenmediğini bir kez daha gösterdi. Verimlilik, sağlıklı fidan, hastalık teşhisi, sulama, bitki besleme, mekanizasyon, depolama, laboratuvar analizi, kalite sınıflandırması, izlenebilirlik ve ihracat lojistiği aynı sektör politikasının parçaları haline geliyor. Giresun kalite fındığının aroma, yağ yapısı ve coğrafi kimlik bakımından sahip olduğu üstünlük önemli bir avantaj olmaya devam ediyor. Ancak bu üstünlüğün korunması; yaşlanan bahçelerin yenilenmesi, hastalıklarla bilimsel mücadele, eğimli araziye uygun mekanizasyon, doğru kurutma ve depolama, parselden ürüne izlenebilirlik ve kaliteli ürüne ayrı fiyat uygulanmasıyla mümkün olacak. PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın ortaya koyduğu temel sonuç açık: Şili, fındıkta yalnızca daha fazla üretmeye değil, büyüyen üretimi bilim, teknoloji, sanayi ve ihracat altyapısıyla yönetmeye hazırlanıyor. Dünya pazarındaki yeni rekabet de üretim miktarının yanında kaliteyi koruyan, üreticisini teknik bilgiyle destekleyen ve ürünü pazara güvenli şekilde ulaştıran ülkeler arasında şekilleniyor.

GİRESUN’DA ORTAK LOBİ ÇAĞRISI: Haber

GİRESUN’DA ORTAK LOBİ ÇAĞRISI:

GİRESUN’DA ORTAK LOBİ ÇAĞRISI: ÖNCELİK GÜNEY ÇEVRE YOLU Giresun’un farklı kesimlerini temsil eden isimler, şehrin büyük ve stratejik yatırımlardan daha fazla pay alabilmesi için ortak hareket etme çağrısında bulundu. Hazırlanan yatırım gündeminin ilk sırasına, 49 kilometrelik Giresun Güney Çevre Yolu’nun Batlama ile Aksu arasındaki 8 kilometrelik etabı yerleştirildi. Giresun’un geleceğini yakından ilgilendiren ulaşım, sanayi, sağlık, turizm ve kültür yatırımları için ortak bir şehir iradesi oluşturulması gündeme geldi. Kentin farklı kesimlerini temsil eden isimlerin bir araya geldiği buluşmada, Giresun’un öncelikli projelerinin tek bir dosyada toplanması ve Ankara’da daha güçlü biçimde takip edilmesi gerektiği belirtildi. Toplantının ardından yapılan değerlendirmede, Giresun’da devam eden ve tamamlanan yatırımlar bulunduğu ancak kentin ekonomik, sosyal ve turistik potansiyelini harekete geçirecek büyük ölçekli projelerde daha etkili bir takip sürecine ihtiyaç duyulduğu kaydedildi. İLK HEDEF BATLAMA-AKSU ETABI Giresun’un yatırım gündeminin ilk sırasına Güney Çevre Yolu Projesi yerleştirildi. Toplam uzunluğu 49 kilometre olarak açıklanan projenin başlangıç aşamasında Batlama ile Aksu arasındaki 8 kilometrelik bölümün hayata geçirilmesi istendi. Bu etabın tamamlanmasının şehir merkezindeki trafik yükünün azaltılması, doğu-batı ulaşımının rahatlatılması ve Giresun’un yeni yerleşim alanlarıyla bağlantısının güçlendirilmesi açısından önemli olduğu vurgulandı. Şehir içi trafiğe kalıcı bir çözüm oluşturulması amacıyla merkez belediye sınırları içerisinde bir tanjant yolunun projelendirilmesi de öncelikli ulaşım talepleri arasına alındı. KARA YOLU VE DEMİR YOLU PROJELERİ TAKİP EDİLECEK Güney Çevre Yolu’nun yanı sıra Tirebolu-Torul Bölünmüş Yol Projesi’nin gerçekleştirilmesi, Dereli-Şebinkarahisar yolunun iyileştirilmesi ve Pınarlar Tüneli Projesi’nin yatırım programında güçlü biçimde takip edilmesi istendi. Erzincan-Gümüşhane-Tirebolu Demiryolu Projesi’nin de Giresun’un ulaşım ve lojistik geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi. Demiryolu bağlantısının liman, sanayi bölgeleri ve iç kesimlerle bütünleşmesi durumunda Giresun’un ticaret kapasitesine önemli katkı sağlayabileceği ifade edildi. Giresun Küçük Sanayi Sitesi’nin altyapısının yenilenmesi ve bölgenin Organize Sanayi Bölgesi ile bağlantısını sağlayacak alternatif bir yol ağının oluşturulması da ulaşım dosyasına eklendi. ANKARA’DA GÜÇLÜ BİR GİRESUN LOBİSİ Açıklamada, Giresun’un yatırım taleplerinin kişi ve kurumların ayrı ayrı yürüttüğü girişimlerle sınırlı kalmaması gerektiği belirtildi. Siyasi partiler, milletvekilleri, belediyeler, meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri, muhtarlar, esnaf, sanayiciler ve üniversitenin ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi istendi. Oluşturulacak yapının herhangi bir siyasi partinin veya grubun çalışması olarak görülmemesi gerektiği vurgulanarak, Giresun’un bütününü temsil eden güçlü bir lobiye ihtiyaç duyulduğu bildirildi. Şehrin öncelikli projelerinin ortak bir dosyada toplanması, her yatırım için somut bir takvim hazırlanması ve çalışmaların Ankara’da düzenli olarak takip edilmesi önerildi. ÜÇ SANAYİ BÖLGESİ İÇİN HIZLANDIRMA TALEBİ Giresun’da yatırım aşamasında bulunan üç sanayi bölgesinin bir an önce faaliyete geçirilmesi talep edildi. Sanayi alanlarının tamamlanmasıyla üretimin, istihdamın ve ihracat kapasitesinin artırılabileceği kaydedildi. Tarım, turizm, sanayi, lojistik ve üniversite potansiyelinin birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiği belirtilerek, bu alanların birbirini destekleyeceği bütüncül bir kalkınma modelinin oluşturulması istendi. Giresun’un en önemli tarımsal ürünü olan fındığın yalnızca ham madde olarak ihraç edilmesinin yeterli olmadığına dikkat çekildi. Fındığın işlenmesi, markalaştırılması ve yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi için yeni yatırımların desteklenmesi gerektiği ifade edildi. SAĞLIK VE TURİZM YATIRIMLARI GÜÇLENDİRİLMELİ Komşu şehirlerde yükselen şehir hastaneleri ve genişleyen sağlık altyapıları hatırlatılarak, Giresun’un sağlık yatırımlarında da bölgesel ihtiyaçları karşılayacak kapasiteye ulaştırılması istendi. Mevcut sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin yanı sıra nitelikli sağlık yatırımlarının planlanması, uzmanlık alanlarının genişletilmesi ve hastaların çevre illere sevk edilmesini azaltacak bir sağlık altyapısının oluşturulması gerektiği bildirildi. Turizmin yalnızca yaz aylarıyla sınırlı kalmaması için Eğribel Kayak Merkezi Projesi’nin yatırım programına alınması talep edildi. Şehrin doğal ve kültürel değerlerinin dört mevsim turizme kazandırılmasının yerel ekonomiye yeni gelir alanları oluşturabileceği belirtildi. KENT MÜZESİ, FINDIK MÜZESİ VE İSTİKLAL MADALYASI Giresun’un tarihini, kültürünü ve toplumsal hafızasını gelecek kuşaklara aktaracak bir Kent Müzesi kurulması önerildi. Fındığın şehir ekonomisi ve kültüründeki yerini anlatacak Fındık Müzesi de ortak yatırım talepleri arasında gösterildi. Kurtuluş Savaşı’nda Giresun gönüllü alaylarının verdiği mücadelenin resmî olarak karşılık bulması amacıyla Giresun’a İstiklal Madalyası verilmesine yönelik talebin Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşınması ve sonuçlandırılması istendi. “GİRESUN’UN KAYBEDECEK ZAMANI YOK” Toplantıda ortaya konulan başlıkların yalnızca yeni yatırım taleplerinden oluşmadığı; şehrin ulaşımını, üretimini, istihdamını, turizmini, sağlık hizmetlerini ve gelecekteki gelişim yönünü doğrudan ilgilendirdiği vurgulandı. Siyasi görüş farklılıklarının Giresun’un ortak meselelerinin önüne geçmemesi gerektiği belirtilerek, bütün kurum ve kesimlere ortak hareket etme çağrısı yapıldı. Açıklama, “Giresun’un artık kaybedecek zamanı yok. Giresun için birlik, ortak akıl ve ortak mücadele zamanı” mesajıyla tamamlandı.

GEMİNBELİ TÜNELİ KIŞ ÖNCESİ AÇILACAK: 13 YILLIK BEKLEYİŞTE 4 EYLÜL HEDEFİ Haber

GEMİNBELİ TÜNELİ KIŞ ÖNCESİ AÇILACAK: 13 YILLIK BEKLEYİŞTE 4 EYLÜL HEDEFİ

GEMİNBELİ TÜNELİ KIŞ ÖNCESİ AÇILACAK: 13 YILLIK BEKLEYİŞTE 4 EYLÜL HEDEFİ Şebinkarahisar–Sivas kara yolunun en kritik geçişlerinden biri olan Geminbeli Tüneli için yeni açılış takvimi açıklandı. 2013 yılında ihale edilen ve ilk planlamada 1.275 günde tamamlanması öngörülen projenin 4 Eylül 2026’ya yetiştirilmesi, bu tarih aşılsa bile kış mevsimi başlamadan trafiğe açılması hedefleniyor. (Bayburt Grup) Sivas’ın Zara ve Suşehri ilçeleri arasındaki Geminbeli Geçidi’nde yapımı süren tünelde yaklaşık 13 yıllık bekleyişin ardından son aşamaya gelindi. Karayolları 16. Bölge Müdürü Yusuf Yaşar Öcal, tünel ve bağlantı yollarındaki çalışmaların hızla sürdürüldüğünü belirterek, “İnşallah aksamadan 4 Eylül tarihinde tüneli yetiştireceğiz. Yoğun bir şekilde takip ediyor ve çalışmaları izliyoruz. Kış sezonu öncesi kesin olarak açılacak” dedi. (Erzurum Gazetesi) SÜREÇ 2013’TE BAŞLADI, İLK TAKVİM YILLAR ÖNCE DOLDU Projenin hazırlık sürecinde firmaların ön yeterlilik tekliflerinin 6 Mart 2013’te alınması planlandı. Zara–Geminbeli–Suşehri yolunun tünel ve bağlantı yollarını kapsayan kesiminin ihale tarihi ise yüklenici kayıtlarında 10 Haziran 2013 olarak yer aldı. İlk planlamaya göre işin yer tesliminden sonra 1.275 gün içinde tamamlanması gerekiyordu. (Bayburt Grup) Ancak proje öngörülen sürede tamamlanamadı. Yapımı yaklaşık 13 yıldır devam eden tünel için farklı dönemlerde çok sayıda bitiş ve açılış tarihi açıklandı. Karayolları yetkilileri, 2025 hedefinin de bazı aksaklıklar nedeniyle tutmadığını, eksik imalatların tamamlanmasının ardından projenin 2026 yılında hizmete alınacağını duyurdu. Son açıklamayla birlikte 4 Eylül 2026, tünel için verilen yeni hedef tarih oldu. (İHA) Geminbeli Tüneli’nin yapım süreci, bugüne kadar sekiz farklı ulaştırma bakanının görev dönemine yayıldı. Proje için açıklanan tarihler defalarca değişirken, son takvimin tünel için verilen yedinci açılış tarihi olduğu belirtildi. (İHA) İKİ TÜPÜN TOPLAM UZUNLUĞU 8,6 KİLOMETRE Geminbeli Tüneli, her biri yaklaşık 4 bin 280 metre uzunluğunda iki ayrı tüpten oluşuyor. Sol tüpün 4 bin 279, sağ tüpün ise 4 bin 288 metre olduğu projede toplam tünel uzunluğu 8 bin 567 metreye, yani yaklaşık 8,6 kilometreye ulaşıyor. Tünel ve bağlantı yollarını kapsayan proje kesimi ise yaklaşık 9 kilometre uzunluğunda bulunuyor. (Günlük Taahhüt Haber) Tünelin elektrik ve elektromekanik sistemlerinde önemli ilerleme sağlanırken; üstyapı, yol kaplaması ve bağlantı yollarındaki eksik imalatların tamamlanmasına yönelik çalışmalar sürüyor. Karayolları yetkilileri, çalışmaların hızlandırıldığını ve yılın ikinci yarısında trafiğin açılmasının planlandığını açıkladı. (DHA | Demirören Haber Ajansı) 2015’TE 297 MİLYON TL, SON AÇIKLAMADA 3,7 MİLYAR TL Karayolları 16. Bölge Müdürlüğü, 2015 yılında projenin bedelini 297 milyon TL olarak açıklamıştı. O tarihte tünelde yaklaşık yüzde 50 fiziki gerçekleşme sağlandığı ve 148 milyon TL harcama yapıldığı bildirilmişti. (Anadolu Ajansı) 2025 yılında kamuoyuna yansıyan son açıklamalarda ise Geminbeli Tüneli’nin yaklaşık maliyeti 3 milyar 700 milyon TL olarak duyuruldu. İki rakam farklı yılların fiyatları ve süreç içinde güncellenen imalat kalemleri üzerinden açıklandığı için doğrudan aynı maliyet hesabı olarak değerlendirilmese de projenin yıllar içinde ulaştığı yatırım büyüklüğünü ortaya koyuyor. (DHA | Demirören Haber Ajansı) 2 BİN 10 RAKIMLI GEÇİT TÜNELLE AŞILACAK Geminbeli Geçidi, yaklaşık 2 bin 10 metrelik rakımı, keskin virajları, yoğun kar yağışı, tipi ve buzlanma riski nedeniyle özellikle kış aylarında sürücüler için zorlu bir güzergâh oluşturuyor. Tünelin hizmete girmesiyle yüksek rakımlı ve virajlı geçişin büyük bölümü devre dışı kalacak. (Anadolu Ajansı) Proje tamamlandığında yol kotu ortalamasının yaklaşık 1.800 metreye düşmesi ve böylece kış koşullarından kaynaklanan ulaşım sorunlarının önemli ölçüde azalması bekleniyor. Çift tüplü yapı sayesinde trafik iki ayrı yönde daha güvenli biçimde işleyecek; özellikle ağır vasıtaların eğimli ve virajlı yolda karşılaştığı güçlükler azalacak. (Anadolu Ajansı) 45 DAKİKALIK GEÇİŞ 20 DAKİKAYA İNECEK Projenin ilk hesaplamalarına göre Suşehri ile Zara arasındaki Geminbeli geçişinin yaklaşık 45 dakikadan 20 dakikaya düşmesi öngörülüyor. Böylece sürücüler yaklaşık 25 dakika zaman kazanacak. (Anadolu Ajansı) Daha kısa ve kesintisiz güzergâh sayesinde yakıt tüketimi ile araç işletme giderlerinin azalması, kış aylarında yaşanan zaman kayıplarının önüne geçilmesi ve yolculuk konforunun yükselmesi bekleniyor. (DHA | Demirören Haber Ajansı) ŞEBİNKARAHİSAR’IN SİVAS BAĞLANTISI GÜÇLENECEK Geminbeli Tüneli yalnızca Zara ile Suşehri arasındaki ulaşımı kolaylaştırmayacak. Şebinkarahisar ve çevre ilçelerin Sivas üzerinden İç Anadolu’ya bağlantısında da daha güvenli, hızlı ve kesintisiz bir güzergâh oluşturacak. Proje, Karadeniz’i Sivas üzerinden İç Anadolu ve Akdeniz’e bağlayan ulaşım koridorunun önemli halkalarından biri olacak. (Anadolu Ajansı) Tünelin hizmete girmesiyle bölgedeki ticaret, lojistik ve turizm hareketliliğinin güçlenmesi; sağlık, eğitim ve günlük ihtiyaçlar için gerçekleştirilen yolculukların kolaylaşması bekleniyor. (DHA | Demirören Haber Ajansı) GÖZLER 4 EYLÜL’E ÇEVRİLDİ Yaklaşık 13 yıldır tamamlanması beklenen Geminbeli Tüneli için açıklanan son hedef 4 Eylül 2026. Karayolları 16. Bölge Müdürlüğü, çalışmaların bu tarihe yetiştirilmesi için yoğun biçimde sürdürüldüğünü, olası bir gecikme halinde ise tünelin kış sezonu başlamadan trafiğe açılacağını bildirdi. (Erzurum Gazetesi)

BURSA GİRESUN FEDERASYONU TANITIM PROĞRAMI DÜZENLEDİ Haber

BURSA GİRESUN FEDERASYONU TANITIM PROĞRAMI DÜZENLEDİ

BURSA GİRESUN FEDERASYONU TANITIM PROĞRAMI DÜZENLEDİ Bursa Giresun Federasyonunun Giresun’da “tanışma ve kaynaşma” amacıyla düzenlediği program, 45 dernek, 600 delege ve 27 bin 600 üyeye ulaşan örgütlü yapının büyüklüğünü ortaya koydu. Giresun’a yatırım hedefi dile getirildi; bu hedefi hayata geçirecek proje, protokol, takvim ve çalışma mekanizması ise ortaya konulmadı. Bursa Giresun Federasyonu, 18 Temmuz 2026’da Giresun Belediyesi Plajlar Bölgesi’ndeki Yetimoğulları Restoran’da tanıtım ve kahvaltı programı düzenledi. Federasyon Başkanı Üzeyir Aktaş’ın ev sahipliğindeki buluşmanın amacı, Bursa’da yaşayan Giresunlularla memleketleri arasındaki bağları güçlendirmek, tanışmayı ve kaynaşmayı sağlamak olarak açıklandı. Programa Federasyon Başkan Vekili Fatih Akdoğan ile başkan yardımcıları Naim Yıldız, Çetin Çolak, Kemal Olgun, Fatih Yılmaz, Şahin Turan ve Orhan Aydın da katıldı. ÜÇ PARTİ TEMSİL EDİLDİ, DAVET ÖLÇÜTÜ AÇIKLANMADI Kahvaltıya AK Parti Giresun milletvekilleri Ali Temür ve Nazım Elmas, MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Yavuzkemal Belde Belediye Başkanı Adem Önal, MHP İl Başkanı Salih Akgün ve İYİ Parti İl Başkanı İnan Taşgöz katıldı. Orman Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Özkaya, İl Kültür ve Turizm Müdürü Erdem Kılavuz, İŞKUR İl Müdürü Mustafa Sarı, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, iş insanları, basın mensupları ve çok sayıda davetli de programda yer aldı. AK Parti, MHP ve İYİ Parti temsilcilerinin bulunduğu listede CHP’nin il yönetimi, Giresun’un CHP’li milletvekili ve programın düzenlendiği kentte görev yapan CHP’li Giresun Belediye Başkanı yer almadı. Federasyonun Nisan 2026’daki olağan genel kuruluna AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse ve Anahtar Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı Fatih Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu farklı siyasi çevrelerden isimlerin katılmış olması, daha geniş bir temsil tablosunun mümkün olduğunu gösteriyor. 45 DERNEK VE 27 BİN 600 ÜYELİK BÜYÜK GÜÇ Federasyon Başkanı Üzeyir Aktaş, Bursa’da yaklaşık 200 bin Giresunlunun yaşadığını; federasyon bünyesinde 45 dernek, 600 delege ve 27 bin 600 üye bulunduğunu açıkladı. Bu büyüklük, Bursa ile Giresun arasında yalnızca kültürel değil, ekonomik bir köprü kurabilecek güçlü bir insan kaynağına işaret ediyor. Aktaş, yakın gelecekte Marmara Bölgesi’nin en kapsamlı Giresun Tanıtım Günlerini düzenlemeyi planladıklarını belirterek Giresun’un kültürünü ve tarihî mirasını gelecek kuşaklara aktarmayı hedeflediklerini söyledi. Federasyonun her yıl Otçu Göçü geleneği kapsamında festival ve şenlikler düzenlediğini anlatan Aktaş, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Ankara’nın Haymana ve Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçelerindeki Giresun şehitliklerinde anma programları yaptıklarını kaydetti. Federasyonun 3-5 Temmuz 2026’da düzenlediği 29. Otçu Göçü Yayla Festivali de kültürel organizasyon kapasitesinin ulaştığı ölçeği gösterdi. 29. Otçu Göçü Yayla Festivali Aktaş, Topal Osman Ağa öncülüğünde kurulan gönüllü alayların Kurtuluş Savaşı’ndaki mücadelesini genç kuşaklara aktarmayı tarihî bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti. BURSA-GİRESUN YATIRIM MASASI KURULMALI Federasyonun 200 bin kişilik hemşehri ağı; Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, ilçe ticaret odaları, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı, belediyeler ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odasıyla aynı masada buluşturulabilir. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı hâlihazırda yatırım potansiyeli yüksek sektörleri belirleme, yatırım ortamını tanıtma ve yatırımcılara süreç boyunca destek verme görevi yürütüyor. Giresun’daki yatırım arazilerinin elektronik envanteri de yatırımcıların önüne somut seçenekler koyabilecek hazır bir araç niteliğinde. İlk adımda Bursa’daki Giresunlu iş insanlarının sektör, yatırım kapasitesi ve ilgi alanlarını gösteren bir envanter hazırlanmalı. Ardından fındık ve gıda işleme, turizm, makine, tekstil, lojistik, e-ticaret ve katma değerli üretim alanlarında Giresun’daki yatırım projeleriyle Bursalı firmalar eşleştirilmeli. Planlanan Giresun Tanıtım Günleri yalnızca kültürel gösterilerin ve yöresel ürün stantlarının yer aldığı bir etkinlikle sınırlı kalmamalı. Programın içine yatırım sunumları, işletmeden işletmeye görüşmeler, satın alma heyetleri, girişimci buluşmaları ve turizm acenteleriyle paket tur anlaşmaları eklenmeli. Programda konuşan milletvekilleri Ali Temür, Nazım Elmas ve Ertuğrul Gazi Konal, Giresun’un kültürel, tarihî ve turistik değerlerinin tanıtımına destek veren ve kente yatırımı teşvik eden sivil toplum kuruluşlarının yanında olacaklarını belirtti. Yavuzkemal Belediye Başkanı Adem Önal, MHP İl Başkanı Salih Akgün ve İYİ Parti İl Başkanı İnan Taşgöz de Federasyon Başkanı Üzeyir Aktaş’a ev sahipliği için teşekkür etti. Kahvaltı programı plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Bundan sonraki aşamada gözler, açıklanan büyük hedeflerin projeye, yatırıma, istihdama ve iki şehir arasında kalıcı ekonomik iş birliğine dönüşüp dönüşmeyeceğinde olacak

GAZETECİ HASAN SEYİS’TEN GİRESUN GÜNEY ÇEVRE YOLU İÇİN ALTERNATİF GÜZERGAH ÖNERİSİ Haber

GAZETECİ HASAN SEYİS’TEN GİRESUN GÜNEY ÇEVRE YOLU İÇİN ALTERNATİF GÜZERGAH ÖNERİSİ

GAZETECİ HASAN SEYİS’TEN GİRESUN GÜNEY ÇEVRE YOLU İÇİN ALTERNATİF GÜZERGAH ÖNERİSİ 49,2 kilometrelik resmi proje koridoruna karşı, yaklaşık 29 kilometrelik tünel ağırlıklı alternatifin teknik olarak incelenmesi isteniyor Giresun’da yaklaşık 20 yıldır gündemde olan ancak yapım aşamasına geçemeyen Güney Çevre Yolu tartışmalarına gazeteci Hasan Seyis’ten alternatif bir güzergah önerisi geldi. Seyis, mevcut resmi proje koridorunun uzunluğu, çevresel süreçleri ve yapım zorlukları dikkate alınarak; Aksu, Batlama ve Pazarsuyu vadileri üzerinden şehir bağlantıları kuran, dağlık kesimleri ise çift tüplü tünellerle geçen daha kısa bir alternatif hattın teknik olarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın TBMM’ye verdiği yanıta göre Giresun Güney Çevre Yolu projesinin toplam uzunluğu 49,2 kilometre olarak planlandı. Bu güzergahın Ordu’nun Gülyalı ilçesi yönünden başlayarak Keşap Yolağzı bölgesinde Karadeniz Sahil Yolu’na bağlanması öngörülüyor. Ancak söz konusu projenin ÇED Olumlu kararının Ordu İdare Mahkemesi kararıyla iptal edilmesi, Giresun Güney Çevre Yolu sürecinde yeni bir değerlendirme ihtiyacını da beraberinde getirdi. Hasan Seyis’in gündeme getirdiği alternatif öneri ise resmi uygulama projesi niteliği taşımıyor. Önerilen hattın yaklaşık 29 kilometre uzunluğunda olduğu ifade edilirken, kesin uzunluk, tünel boyları, viyadük açıklıkları, kavşak noktaları ve maliyet hesabının ancak ayrıntılı teknik etütlerle belirlenebileceği vurgulanıyor. “20 YILDA KAÇ ÇEVRE YOLU YAPILIRDI?” Giresun’un yıllardır çevre yolu beklediğine dikkat çeken Hasan Seyis, geçen sürede projenin sürekli konuşulduğunu ancak somut yapım aşamasına taşınamadığını söyledi. Seyis, gecikmeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Yirmi yıldan beri kaç tane çevre yolu yapılırdı? Tabiri caizse artık kep düştü, kel göründü. Diğer iller çevre yollarını yaptılar, trafik sorunlarını çözdüler. Giresun için neden yapılmadığını artık sormak gerekir.” Giresun’da şehir içi araçlarla doğu-batı yönündeki transit trafiğin aynı sahil yolunu kullanması, özellikle Aksu, şehir merkezi, Batlama, Bulancak ve Piraziz yönünde yoğunluğu artırıyor. Seyis’e göre çevre yolunun hayata geçirilmesi, yalnızca kent merkezindeki trafik baskısını azaltmayacak; ilçeler, sanayi bölgeleri, ticaret alanları ve lojistik hareketlilik açısından da önemli katkı sağlayabilecek. 49,2 KİLOMETRELİK RESMİ KORİDORA KARŞI DAHA KISA ALTERNATİF Giresun Güney Çevre Yolu için kamuoyuna yansıyan resmi proje koridorunda hattın Gülyalı yönünden başlayarak Keşap Yolağzı bölgesinde Karadeniz Sahil Yolu’na bağlanması ve toplam uzunluğun yaklaşık 49,2 kilometreye ulaşması öngörülüyor. Hasan Seyis ise uzun ve viyadük ağırlıklı olduğunu değerlendirdiği bu güzergah yerine, şehir trafiğini daha kısa mesafede çevreleyecek, vadilerden şehir bağlantıları kuracak ve dağlık kesimlerde tünellerle ilerleyecek alternatif hattın yeniden teknik incelemeye alınmasını öneriyor. Seyis’in önerdiği güzergah anlayışında, sahil şeridinden belirli bir mesafede ilerleyen çevre yolu; Aksu, Batlama ve Pazarsuyu vadilerinde yüzeye çıkarak şehir ve ilçe bağlantıları kuruyor. Vadiler arasındaki dağlık kesimlerin ise çift tüplü tünellerle geçilmesi öngörülüyor. Önerinin temelini, vadilerin kavşak ve bağlantı alanı; vadiler arasındaki dağlık sırtların ise tünel koridoru olarak kullanılması oluşturuyor. AKIN ÇORAP BÖLGESİNDEN AKSU VADİSİ’NE TÜNEL GEÇİŞİ Seyis’in güzergah önerisine göre alternatif hattın doğu kesiminde ilk tünel girişinin Akın Çorap bölgesine ulaşılmadan önce oluşturulması değerlendiriliyor. Bu kesimin çift tüplü tünel olarak planlanması ve dağlık alanın geçilerek Aksu Vadisi / Etbaşoğlu bölgesi civarında yüzeye çıkması öneriliyor. Aksu’da oluşturulacak bağlantı sayesinde çevre yolundan Giresun’un doğu mahallelerine, şehir merkezine ve mevcut Karadeniz Sahil Yolu’na kontrollü giriş-çıkış sağlanabileceği değerlendiriliyor. Bu noktanın, çevre yolunun şehirle doğrudan temas kuracağı önemli bağlantı alanlarından biri olabileceği belirtiliyor. AKSU’DAN BATLAMA SANAYİSİ ÜST KESİMLERİNE Alternatif güzergahın ikinci bölümünde Aksu Vadisi’nden yeniden tünele girilerek Batlama Sanayi Sitesi’nin üst kesimlerine ulaşılması öneriliyor. Bu bağlantıyla hem Giresun şehir merkezinin batısındaki trafik yükünün azaltılması hem de sanayi bölgesine daha doğrudan ulaşım imkanı oluşturulması hedefleniyor. Batlama bağlantısının, Bulancak yönünden gelen araçlar ile Giresun şehir merkezine girmeden doğu yönüne devam edecek transit araçların ayrıştırılmasında önemli bir dağıtım noktası olabileceği değerlendiriliyor. Ancak bu bölümde kesin tünel çıkış noktası, kavşak yeri ve bağlantı yollarının konumu için ayrıntılı arazi, kot, kamulaştırma ve trafik etüdü yapılması gerekiyor. BATLAMA’DAN PAZARSUYU VADİSİ’NE YENİ TÜNEL KORİDORU Seyis’in önerisinde Batlama bölgesinin ardından yeni bir çift tüplü tünel kesimi daha yer alıyor. Bu bölümün Batlama ile Pazarsuyu arasındaki dağlık kuşağı geçerek Pazarsuyu Vadisi’nde yüzeye çıkması öneriliyor. Pazarsuyu Vadisi, Bulancak, Piraziz ve Gülyalı-Ordu yönüyle bağlantı kurulabilecek önemli noktalardan biri olarak değerlendiriliyor. Bu bölgedeki bağlantının doğru tasarlanması halinde, çevre yolunun yalnızca transit geçiş hattı olmaktan çıkarak ilçeler arası ulaşımı da destekleyen bir koridora dönüşebileceği ifade ediliyor. PAZARSUYU’NDAN GÜLYALI VE ORDU BAĞLANTISINA Alternatif güzergahın batı kesiminde, Pazarsuyu Vadisi’nden itibaren Gülyalı-Ordu yönüne bağlantı kurulması öneriliyor. Bu bağlantıyla Ordu yönünden gelen araçların Piraziz, Bulancak ve Giresun şehir merkezindeki yoğun kavşaklara girmeden çevre yoluna aktarılması hedefleniyor. Böyle bir sistemin hayata geçirilmesi durumunda, doğu-batı yönündeki transit trafiğin şehir merkezinden ayrılması ve Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki baskının azaltılması mümkün olabilecek. Ancak bu bağlantının mevcut Ordu Çevre Yolu, D010 Karadeniz Sahil Yolu ve Gülyalı çevresindeki ulaşım ağıyla nasıl bütünleşeceği teknik projelendirme aşamasında netleştirilmeli. AKSU, BATLAMA VE PAZARSUYU’NA KÖPRÜLÜ KAVŞAK ÖNERİSİ Hasan Seyis’in alternatif güzergah önerisinin öne çıkan bölümlerinden birini, üç ana vadide kurulması öngörülen şehir bağlantıları oluşturuyor. Buna göre: Aksu Vadisi’nde, Giresun’un doğu kesimleri ve şehir merkeziyle bağlantı,Batlama Vadisi’nde, sanayi bölgesi, merkez ve Bulancak yönüyle bağlantı,Pazarsuyu Vadisi’nde ise Bulancak, Piraziz ve Gülyalı-Ordu yönleriyle bağlantı kurulması öneriliyor. Seyis, bu geçişlerde çevre yolunun ana akışını durdurmayacak şekilde farklı seviyeli, köprülerle bütünleşen kavşak sistemlerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Çevre yolunun transit niteliği dikkate alındığında, bağlantıların hem şehir ulaşımını desteklemesi hem de ana yol üzerindeki trafik akışını kesintiye uğratmaması önem taşıyor. TÜNELLER SIRTLARDA, VİYADÜKLER VADİLERDE Giresun’un topoğrafik yapısı, kıyıdan iç kesimlere doğru kısa mesafede hızla yükseliyor. Bu durum yüzeyden kesintisiz bir çevre yolu geçirilmesini zorlaştırırken, tünel ve viyadüklerden oluşan güzergah seçeneklerini öne çıkarıyor. Seyis’in önerisinde dağlık kesimlerin tünellerle, dere yatakları ve vadi geçişlerinin ise viyadük, köprü ya da köprülü kavşaklarla aşılması öngörülüyor. Genel güzergah anlayışına göre: Gülyalı-Ordu bağlantısı ile Pazarsuyu arasındaki yükseltiler tünel ya da yarma-dolgu geçişleriyle,Pazarsuyu geçişi köprü, viyadük veya köprülü kavşakla,Pazarsuyu ile Batlama arasındaki sırtlar tünellerle,Batlama geçişi viyadük veya farklı seviyeli kavşakla,Batlama ile Aksu arasındaki yükseltiler tünellerle,Aksu geçişi ise köprülü kavşak ve bağlantı yollarıyla değerlendirilebilecek. Bu yapı, projenin teknik olarak incelenmeye değer olduğunu gösterse de; tünel uzunlukları, zemin yapısı, fay/heyelan riski, dere taşkın alanları ve kamulaştırma ihtiyacı netleşmeden uygulanabilirlik konusunda kesin hüküm kurulamaz. TEKNİK ETÜT YAPILMADAN KESİN PROJE OLARAK GÖRÜLMEMELİ Hasan Seyis’in ortaya koyduğu çalışma, bugün için Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmış uygulama projesi niteliğinde değil. Bu nedenle önerinin hayata geçirilebilirliğinin belirlenmesi için güzergah üzerinde ayrıntılı teknik inceleme yapılması gerekiyor. Bu kapsamda: sayısal arazi modeli hazırlanması,kot ve eğim analizlerinin yapılması,jeolojik ve jeoteknik sondajların tamamlanması,tünel uzunluklarının hesaplanması,viyadük açıklıklarının belirlenmesi,heyelan ve taşkın risklerinin incelenmesi,çevresel etkilerin değerlendirilmesi,trafik modellemesi yapılması,şehir ve ilçe bağlantılarının kapasitesinin hesaplanması,kamulaştırma ihtiyacının belirlenmesi,yaklaşık maliyet ve yapım süresi analizinin çıkarılması gerekiyor. Ancak önerilen vadiler ve tünel koridorları, Giresun’un coğrafi yapısı dikkate alındığında mühendislik açısından incelenmeye değer bir alternatif ortaya koyuyor. İKİ GÜZERGAH AYNI HARİTADA KARŞILAŞTIRILDI Hazırlanan konsept harita çalışmasında, mevcut 49,2 kilometrelik resmi proje koridoru ile Hasan Seyis’in yaklaşık 29 kilometrelik alternatif güzergah önerisi aynı topografik zemin üzerinde ayrı çizgilerle gösterildi. Haritada resmi proje koridoru Gülyalı-Ordu bağlantısından başlayarak Keşap Yolağzı / D010 Karadeniz Sahil Yolu bağlantısına uzanan hat olarak işaretlendi. Alternatif öneri ise Aksu, Batlama ve Pazarsuyu vadileri üzerinden ilerleyen, vadilerde bağlantı noktaları oluşturan ve dağlık kesimlerde tünel kesimleri öngören ayrı bir koridor olarak gösterildi. Haritadaki tünel, viyadük ve kavşak noktalarının kesin mühendislik yerleri olmadığı; önerinin güzergah mantığını anlatmak amacıyla hazırlanmış konsept işaretler olduğu özellikle vurgulandı. ÇEVRE YOLU İLÇELERİN EKONOMİSİNİ DE ETKİLEYEBİLİR Seyis, çevre yolunun yalnızca Giresun şehir merkezinin trafik sorununu azaltacak bir yatırım olarak görülmemesi gerektiğini ifade ediyor. Aksu, Batlama ve Pazarsuyu’nda kurulacak bağlantıların: sanayi bölgelerine ulaşımı kolaylaştırabileceği,Bulancak ve Piraziz’in Giresun’la bağlantısını güçlendirebileceği,Gülyalı-Ordu yönünden gelen trafiği daha düzenli aktarabileceği,ticaret ve lojistik hareketliliği artırabileceği,şehir merkezindeki trafik baskısını azaltabileceği,doğu-batı yönündeki seyahat sürelerini kısaltabileceği değerlendiriliyor. Ekonomik katkının sağlanabilmesi için çevre yolunun kentten tamamen kopuk bir transit hat şeklinde değil, doğru noktalarda şehir ve ilçelerle bağlantı kuran bir ulaşım koridoru olarak tasarlanması gerektiği belirtiliyor. SEYİS: “BU ALTERNATİF YENİDEN MASAYA YATIRILMALI” Hasan Seyis, yıllardır tartışılan Giresun Güney Çevre Yolu sürecinde daha kısa ve tünel ağırlıklı alternatifin ilgili kurumlar tarafından teknik olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Seyis’in çağrısı şöyle: “49 kilometrelik viyadük ağırlıklı proje üzerinde yıllarca beklemek yerine, daha kısa ve tünel ağırlıklı alternatif güzergah yeniden gözden geçirilmelidir. İlgili birimler güzergahı sahada incelemeli, gerekli etütleri tamamlamalı ve Giresun’un yıllardır beklediği çevre yolu için somut adım atmalıdır.” Seyis, çevre yolunun Giresun için ertelenmemesi gereken bir ulaşım yatırımı olduğunu belirterek, alternatif güzergahın mevcut resmi proje koridoruyla maliyet, süre, çevresel etki ve trafik katkısı bakımından karşılaştırılması gerektiğini ifade etti.

BAKAN KACIR’A DAL-ÇIK ANLATILDI, SAMSUN-SARP DA GÜNDEME GELDİ Mİ? Haber

BAKAN KACIR’A DAL-ÇIK ANLATILDI, SAMSUN-SARP DA GÜNDEME GELDİ Mİ?

BAKAN KACIR’A DAL-ÇIK ANLATILDI, SAMSUN-SARP DA GÜNDEME GELDİ Mİ? Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu’nun, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile yaptığı görüşmede Dal-Çık projesine ilişkin teknik değerlendirmeleri aktardığı açıklandı. Görüşmenin ardından, Giresun’un ulaşım ve lojistik geleceği açısından kritik görülen Samsun-Sarp Demir Yolu Projesi’nin de aynı görüşmede gündeme gelip gelmediği sorusu öne çıktı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile gerçekleştirdiği görüşmede Giresun Merkez Liman Kavşağı bölgesinde planlanan Dal-Çık projesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. TSO tarafından yapılan açıklamada, projenin kent silueti, kot farkı, dere yatakları ve yağmur suyu drenaj sistemi açısından oluşturabileceği risklerin Bakan Kacır’a aktarıldığı belirtildi. Açıklamada ayrıca Bakan Kacır’ın projenin teknik açıdan yeniden değerlendirilmesi yönünde talimat verdiği ifade edildi. SAMSUN-SARP BAŞLIĞI DA MASAYA TAŞINDI MI? Dal-Çık projesine ilişkin görüşme önemli bulunurken, aynı temas sırasında Samsun-Sarp Demir Yolu Projesi’nin gündeme gelip gelmediğine ilişkin herhangi bir bilgi paylaşılmadı. Son günlerde Giresun’un Samsun-Sarp Demir Yolu güzergâhı dışında kalabileceği yönündeki iddialar kent gündeminde tartışılıyor. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş de bu iddiaları Meclis’e taşıyarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına projenin güncel durumunu, Giresun’un güzergâhtaki yerini ve kent merkezi ile ilçelere hizmet verecek bağlantıların planlanıp planlanmadığını sordu. GİRESUN’UN LOJİSTİK GELECEĞİ AÇISINDAN KRİTİK Samsun-Sarp Demir Yolu Projesi, Giresun’un limanı, ihracat kapasitesi, sanayi üretimi, fındık ekonomisi, turizm hareketliliği ve iç bölge bağlantıları açısından stratejik önem taşıyor. Bu nedenle TSO Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu’nun Bakan Kacır ile yaptığı görüşmede demir yolu başlığını da gündeme getirip getirmediği merak ediliyor. Giresun’un şehir içi ulaşımına ilişkin Dal-Çık projesi kadar, kentin uzun vadeli ticaret ve lojistik geleceğini ilgilendiren Samsun-Sarp Demir Yolu Projesi de kritik başlıklar arasında yer alıyor. Görüşmede bu konunun açılıp açılmadığı, Giresun’un güzergâh planlamasındaki yeri, liman bağlantısı ve lojistik ihtiyaçlarının Bakanlık düzeyinde dile getirilip getirilmediği, önümüzdeki süreçte yanıt bekleyen başlıklar arasında bulunuyor.

GİRESUN LİMANI 6 AYDA 1 MİLYON TON BARAJINI AŞTI Haber

GİRESUN LİMANI 6 AYDA 1 MİLYON TON BARAJINI AŞTI

GİRESUN LİMANI 6 AYDA 1 MİLYON TON BARAJINI AŞTI Giresun Liman Başkanlığı’nın Haziran 2026 faaliyet raporu, limandaki yük trafiğinde yılın en hareketli ayını ortaya koydu. Haziran ayında limana 14 yük gemisi gelirken, 141 bin 75 ton yük boşaltıldı, 75 bin 76 ton yük yüklendi. Böylece Giresun Limanı’nda sadece Haziran ayında toplam 216 bin 151 tonluk yük hareketi gerçekleşti. HAZİRAN, YILIN EN YOĞUN AYI OLDU Giresun Liman Başkanlığı’nın yayımladığı Haziran 2026 Aylık Faaliyet Raporu’na göre, limanda ticari hareketlilik yılın ilk yarısında dikkat çeken bir seviyeye ulaştı. Haziran ayında limana 14 yük gemisi geldi. Bu gemilerle birlikte limanda 141 bin 75 ton yük boşaltılırken, 75 bin 76 ton yük yüklendi. Toplam yük hareketi ise 216 bin 151 ton olarak kayıtlara geçti. Bu rakam, Giresun Limanı’nın 2026 yılının ilk 6 ayındaki en yüksek aylık yük hacmi oldu. İLK 5 AYDA 806 BİN TONLUK HAREKET VARDI Giresun Limanı, 2026 yılının ilk 5 ayında da güçlü bir yük trafiği oluşturmuştu. Ocak-Mayıs döneminde limanda toplam 806 bin 493 ton yük hareketi gerçekleşti. Bu dönemde 398 bin 337 ton yükleme, 408 bin 156 ton boşaltma yapıldı. Haziran ayındaki 216 bin 151 tonluk hareketin eklenmesiyle birlikte Giresun Limanı’nın 2026 yılının ilk yarısındaki toplam yük hacmi 1 milyon 22 bin 644 tona ulaştı. GİRESUN LİMANI 2026 İLK 6 AY YÜK TABLOSU Ay Yükleme Boşaltma Toplam Yük Hareketi Ocak 54.174 ton 111.564 ton 165.738 ton Şubat 79.088 ton 66.414 ton 145.502 ton Mart 84.840 ton 96.023 ton 180.863 ton Nisan 74.102 ton 59.348 ton 133.450 ton Mayıs 106.133 ton 74.807 ton 180.940 ton İlk 5 Ay Toplamı 398.337 ton 408.156 ton 806.493 ton Haziran 75.076 ton 141.075 ton 216.151 ton İlk 6 Ay Toplamı 473.413 ton 549.231 ton 1.022.644 ton NE KAZANDIK? RESMİ TABLODA NET GÖRÜNENLER Haziran raporunda doğrudan parasal karşılığı yer alan en net kalem, idari yaptırım kararları oldu. Liman Başkanlığı tarafından Haziran ayında 13 idari yaptırım kararı uygulanırken, bu kararların toplam tutarı 415 bin 656 TL olarak açıklandı. Ancak limanın asıl ekonomik karşılığı yalnızca ceza ya da idari gelir kalemiyle sınırlı değil. Yükleme, boşaltma, konteyner, kılavuzluk ve römorkaj işlemleri; liman hizmetleri, taşımacılık, lojistik ve ticaret trafiği açısından doğrudan iş hacmi oluşturdu. Kalem Haziran 2026 Verisi Net Anlamı Limana gelen yük gemisi 14 adet Ticari gemi trafiği Boşaltılan yük 141.075 ton Giresun’a gelen yük Yüklenen yük 75.076 ton Giresun’dan çıkan yük Toplam yük hareketi 216.151 ton Aylık ticari yük hacmi Boşaltılan konteyner 409 adet Gelen konteyner trafiği Yüklenen konteyner 193 adet Giden konteyner trafiği Toplam konteyner işlemi 602 adet Konteyner bazlı işlem hacmi Kılavuzluk işlemi 32 adet Gemi manevra hizmeti Römorkaj işlemi 29 adet Liman yanaşma/ayrılma desteği İdari yaptırım kararı 13 adet Mevzuata aykırı işlemlere uygulanan karar İdari yaptırım tutarı 415.656 TL Raporda görünen doğrudan parasal karşılık KONTEYNERDE 602 İŞLEM YAPILDI Haziran ayında limanda konteyner trafiği de sürdü. Rapora göre, 409 konteyner boşaltıldı, 193 konteyner yüklendi. Böylece Haziran ayında toplam 602 konteynerlik işlem gerçekleşti. Bu veri, Giresun Limanı’nın yalnızca dökme veya genel yükte değil, konteyner hareketliliğinde de aktif çalıştığını gösterdi. DENİZ TRAFİĞİNDE KILAVUZLUK VE RÖMORKAJ ÖNE ÇIKTI Haziran ayında limanda 32 kılavuzluk işlemi ve 29 römorkaj işlemi yapıldı. Bu işlemler, gemilerin limana güvenli yanaşması, ayrılması ve manevra süreçlerinin yürütülmesi açısından önem taşıyor. Raporda ayrıca 14 liman çıkış belgesi, 2 yazılı izin belgesi, 2 sıcak çalışma izni ve 2 tehlikeli yük denetimi yer aldı. 13 AYRI İDARİ YAPTIRIM UYGULANDI Haziran raporunda dikkat çeken kalemlerden biri de idari yaptırımlar oldu. Liman denetimlerinde mevzuata aykırılık tespit edilen işlemler için 13 ayrı idari yaptırım kararı alındı. Bu kararların toplam parasal karşılığı 415 bin 656 TL olarak kayıtlara geçti. Bu kalem, raporda doğrudan para tutarıyla açıklanan en somut gelir/ceza başlığı oldu. GEMİADAMI İŞLEMLERİNDE YOĞUNLUK SÜRDÜ Gemi İnsanları Servisi verilerine göre Giresun Liman Başkanlığı sorumluluk alanında 2 bin 376 gemiadamı ve 20 balıkadam bulunuyor. Haziran ayında 203 STCW sertifika işlemi, 40 gemiadamı yeterlik işlemi, 39 gemiadamı cüzdan işlemi, 20 amatör denizci belgesi işlemi ve 24 kısa mesafe telsiz işlemi yapıldı. BAĞLAMA KÜTÜĞÜNDE 720 ÖZEL TEKNE KAYITLI Rapora göre Giresun Liman Başkanlığı bağlama kütüğüne kayıtlı 720 özel tekne, 241 balık avlama gemisi ve 31 diğer gemi bulunuyor. Milli Gemi Siciline kayıtlı gemi sayısı ise 113 olarak açıklandı. Haziran ayında bağlama kütüğünde 5 ilk kayıt, 2 nakil, 7 satış ve 40 ruhsatname düzenleme işlemi yapıldı. GİRESUN LİMANI İLK YARIDA GÜÇLÜ BİR TRAFİK OLUŞTURDU 2026 yılının ilk 5 ayında 806 bin 493 ton yük hareketine ulaşan Giresun Limanı, Haziran ayında gelen 216 bin 151 tonluk ek hareketle birlikte yılın ilk yarısında 1 milyon ton barajını aştı. Bu tablo, Giresun Limanı’nın yılın ilk yarısında bölgesel ticaret, lojistik ve deniz taşımacılığı açısından aktif bir merkez olarak çalıştığını ortaya koydu. https://www.giresun.gov.tr/2026100-giresun-liman-baskanligi-aylik-faaliyet-raporu-haziran---2026

GEZMİŞ’TEN SAMSUN-SARP DEMİR YOLU İÇİN  ÖNERGE Haber

GEZMİŞ’TEN SAMSUN-SARP DEMİR YOLU İÇİN ÖNERGE

GEZMİŞ’TEN SAMSUN-SARP DEMİR YOLU İÇİN ÖNERGE CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nde Giresun’un güzergâh dışında bırakılabileceği iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Gezmiş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’ndan projenin güncel aşamasını, güzergâh planlamasında Giresun’un yerini ve kent merkezi ile ilçelere hizmet verecek bağlantıların öngörülüp öngörülmediğini açıklamasını istedi. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Karadeniz’in en önemli ulaşım yatırımlarından biri olarak gösterilen Samsun-Sarp Demiryolu Projesi için yeni bir yazılı soru önergesi verdi. Gezmiş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle hazırladığı önergede, son dönemde kamuoyuna yansıyan güzergâh iddialarını Meclis denetimine taşıdı. Giresun’un proje dışında bırakılabileceği yönündeki iddialar, önergenin ana gündemini oluşturdu. GİRESUN’UN PROJE DIŞINDA KALMA İHTİMALİ MECLİS GÜNDEMİNDE Gezmiş, verdiği önergede Giresun’un Karadeniz’in üretim, turizm ve ticaret merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Kentin böylesine stratejik bir ulaşım yatırımının dışında bırakılacağı yönündeki iddiaların Giresun kamuoyunda ciddi endişe yarattığını belirtti. Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin yalnızca bir ulaşım hattı olarak değil, Karadeniz’in ekonomik kalkınmasını, lojistik gücünü ve bölgesel bağlantılarını doğrudan etkileyecek bir yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gezmiş, proje sürecine ilişkin kamuoyunun açık ve şeffaf biçimde bilgilendirilmesini istedi. Gezmiş’in önergesi, Giresun’un demir yolu hattındaki yerinin belirsiz bırakılmaması, kent merkezi ve ilçelerin projeyle nasıl ilişkilendirileceğinin açıklanması ve güzergâh planlamasının teknik kararların ötesinde bölgesel kalkınma etkisiyle ele alınması talebini öne çıkardı. BAKANLIĞA GÜZERGÂH, ETÜT VE BAĞLANTI SORULARI Gezmiş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına yönelttiği sorularda ilk olarak Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin güncel durumunun açıklanmasını istedi. Etüt, fizibilite ve proje çalışmalarının hangi aşamada bulunduğu, Bakanlığın yanıtlaması beklenen başlıkların başında yer aldı. Milletvekili Gezmiş, Bakanlık tarafından belirlenen ya da değerlendirilen güzergâhlarda Giresun’un bulunup bulunmadığını da sordu. Kamuoyuna yansıyan “Giresun güzergâh dışında kalacak” iddialarının doğru olup olmadığına ilişkin resmi açıklama talep etti. Önergede ayrıca Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin mevcut planlamasında Giresun merkez ve ilçelerine hizmet verecek herhangi bir hat, istasyon ya da bağlantı noktası öngörülüp öngörülmediği de gündeme getirildi. Bu üç başlık, projenin Giresun açısından yalnızca harita üzerinde geçiş meselesi olmadığını; kent merkezi, ilçeler, liman bağlantısı, üretim alanları, turizm merkezleri ve iç bölge erişimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. GÜZERGÂH KARARI GİRESUN’UN EKONOMİK GELECEĞİNİ ETKİLEYECEK Samsun-Sarp Demiryolu Projesi, Karadeniz kıyı hattında ulaşımı güçlendirmesi, limanları demir yolu ağıyla buluşturması, yük ve yolcu taşımacılığında yeni bir kapasite oluşturması bakımından bölgesel ölçekte kritik bir yatırım olarak görülüyor. Giresun’un bu hattaki konumu ise kent ekonomisi açısından doğrudan belirleyici nitelik taşıyor. Giresun Limanı, fındık başta olmak üzere üretim ve ihracat kapasitesi, sahil ticareti, turizm potansiyeli ve iç bölgelere açılan bağlantı ihtiyacı, demir yolu güzergâhının kent için stratejik önemini artırıyor. Bu nedenle güzergâh planlamasında Giresun’un dışarıda bırakılması ya da kent merkezi ve ilçelerin güçlü bağlantı noktalarıyla projeye dahil edilmemesi, yalnızca ulaşım tercihi değil, Giresun’un uzun vadeli kalkınma yönünü etkileyecek bir karar olarak değerlendiriliyor. GEZMİŞ: GİRESUN’UN KONUMU NETLEŞTİRİLMELİ Gezmiş’in yeni önergesi, Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nde Giresun’un konumunun Bakanlık tarafından açık biçimde ortaya konulmasını hedefliyor. Projede etüt ve fizibilite çalışmalarının hangi aşamada olduğu, Giresun’un güzergâhta yer alıp almadığı ve kent merkezi ile ilçelere hizmet verecek bağlantıların planlanıp planlanmadığı, Meclis yoluyla resmi yanıt bekleyen temel başlıklar hâline geldi. Giresun kamuoyu açısından Bakanlığın vereceği yanıt, yalnızca projenin teknik ilerleme durumunu değil, kentin demir yolu ağına nasıl dahil edileceğini de gösterecek. GEZMİŞ SÜRECİ DAHA ÖNCE DE MECLİSE TAŞIMIŞTI Elvan Işık Gezmiş, Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’ni daha önce de yazılı soru önergesiyle Meclis gündemine taşımıştı. 24 Kasım 2023 tarihli 7/6628 esas sayılı önergesinde, Karadeniz Bölgesi’nde karayolu dışında ulaşım ağı eksikliğinin bölge illeri ve ülke ekonomisi açısından kayıplara yol açtığını belirtmişti. Gezmiş’in önceki önergesinde Samsun-Sarp Demiryolu Projesi, Samsun’dan Sarp’a uzanacak, Doğu Karadeniz illerinin ulaşımına, ekonomik kalkınmasına ve turizm potansiyeline katkı sağlayacak büyük bir yatırım olarak tanımlanmıştı. Söz konusu önergede planlanan hattın Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin’i kapsayan 513 kilometrelik güzergâhla Karadeniz’in doğusuna ulaşacağı belirtilmiş; Tirebolu’nun iç bölge bağlantısı da Giresun açısından kritik başlık olarak gündeme getirilmişti. Gezmiş, önceki önergesinde Tirebolu’nun Erzincan bağlantılı demir yolu hattından çıkarılmasının Giresun için büyük kayıp yaratacağını vurgulamıştı. BAKANLIK 2024’TE ETÜT PROJE YANITI VERDİ Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Gezmiş’in 7/6628 esas sayılı önergesine 18 Ocak 2024 tarihinde yanıt verdi. Bakanlık, Karadeniz Sahil Demiryolu Projesi olarak anılan Samsun-Hopa-Sarp hattının etüt proje ve mühendislik hizmetleri işinin 2024 yılı Yatırım Programı’na teklif edildiğini bildirdi. Bakanlık yanıtında, projenin yatırım programına alınmasının ardından ihale hazırlık çalışmalarına başlanacağı belirtildi. Yanıtta Giresun merkez, ilçeler, Tirebolu bağlantısı, istasyon planlaması ve güzergâh tercihleri konusunda ayrı bir açıklama yer almadı. Gezmiş’in yeni önergesi, bu eksik kalan başlıkları doğrudan Giresun’un güzergâh üzerindeki yeri, bağlantı noktaları ve proje planlamasındaki konumu üzerinden yeniden gündeme taşıdı. 2024’TE DE SOMUT ADIM SORULMUŞTU Gezmiş, Bakanlığın 2024’te verdiği yanıtın ardından Karadeniz Sahil Demiryolu Projesi’ni ikinci kez Meclis gündemine aldı. 31 Temmuz 2024 tarihli 7/14719 esas sayılı önergesinde, etüt proje işlerinin yatırım programına teklif edildiği açıklamasına rağmen projede somut adım atılıp atılmadığını sordu. Bu önergeyle Karadeniz Sahil Demiryolu Projesi’nin 2024 Yatırım Programı’na alınıp alınmadığı, ihale sürecinin hangi aşamada bulunduğu ve hizmete açılış için öngörülen bir takvim olup olmadığı gündeme getirildi. Yeni önergeyle birlikte Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nde tartışma artık yalnızca yatırım programı ve ihale süreciyle sınırlı kalmadı. Giresun’un güzergâhta yer alıp almayacağı, kent merkezi ve ilçelere hizmet verecek hat, istasyon ya da bağlantı noktalarının planlanıp planlanmadığı, projenin Giresun açısından en kritik başlığı hâline geldi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.