Hava Durumu

#Lojistik

giresunsonhaber - Lojistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GEZMİŞ’TEN SAMSUN-SARP DEMİR YOLU İÇİN  ÖNERGE Haber

GEZMİŞ’TEN SAMSUN-SARP DEMİR YOLU İÇİN ÖNERGE

GEZMİŞ’TEN SAMSUN-SARP DEMİR YOLU İÇİN ÖNERGE CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nde Giresun’un güzergâh dışında bırakılabileceği iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Gezmiş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’ndan projenin güncel aşamasını, güzergâh planlamasında Giresun’un yerini ve kent merkezi ile ilçelere hizmet verecek bağlantıların öngörülüp öngörülmediğini açıklamasını istedi. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Karadeniz’in en önemli ulaşım yatırımlarından biri olarak gösterilen Samsun-Sarp Demiryolu Projesi için yeni bir yazılı soru önergesi verdi. Gezmiş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle hazırladığı önergede, son dönemde kamuoyuna yansıyan güzergâh iddialarını Meclis denetimine taşıdı. Giresun’un proje dışında bırakılabileceği yönündeki iddialar, önergenin ana gündemini oluşturdu. GİRESUN’UN PROJE DIŞINDA KALMA İHTİMALİ MECLİS GÜNDEMİNDE Gezmiş, verdiği önergede Giresun’un Karadeniz’in üretim, turizm ve ticaret merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Kentin böylesine stratejik bir ulaşım yatırımının dışında bırakılacağı yönündeki iddiaların Giresun kamuoyunda ciddi endişe yarattığını belirtti. Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin yalnızca bir ulaşım hattı olarak değil, Karadeniz’in ekonomik kalkınmasını, lojistik gücünü ve bölgesel bağlantılarını doğrudan etkileyecek bir yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gezmiş, proje sürecine ilişkin kamuoyunun açık ve şeffaf biçimde bilgilendirilmesini istedi. Gezmiş’in önergesi, Giresun’un demir yolu hattındaki yerinin belirsiz bırakılmaması, kent merkezi ve ilçelerin projeyle nasıl ilişkilendirileceğinin açıklanması ve güzergâh planlamasının teknik kararların ötesinde bölgesel kalkınma etkisiyle ele alınması talebini öne çıkardı. BAKANLIĞA GÜZERGÂH, ETÜT VE BAĞLANTI SORULARI Gezmiş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına yönelttiği sorularda ilk olarak Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin güncel durumunun açıklanmasını istedi. Etüt, fizibilite ve proje çalışmalarının hangi aşamada bulunduğu, Bakanlığın yanıtlaması beklenen başlıkların başında yer aldı. Milletvekili Gezmiş, Bakanlık tarafından belirlenen ya da değerlendirilen güzergâhlarda Giresun’un bulunup bulunmadığını da sordu. Kamuoyuna yansıyan “Giresun güzergâh dışında kalacak” iddialarının doğru olup olmadığına ilişkin resmi açıklama talep etti. Önergede ayrıca Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin mevcut planlamasında Giresun merkez ve ilçelerine hizmet verecek herhangi bir hat, istasyon ya da bağlantı noktası öngörülüp öngörülmediği de gündeme getirildi. Bu üç başlık, projenin Giresun açısından yalnızca harita üzerinde geçiş meselesi olmadığını; kent merkezi, ilçeler, liman bağlantısı, üretim alanları, turizm merkezleri ve iç bölge erişimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. GÜZERGÂH KARARI GİRESUN’UN EKONOMİK GELECEĞİNİ ETKİLEYECEK Samsun-Sarp Demiryolu Projesi, Karadeniz kıyı hattında ulaşımı güçlendirmesi, limanları demir yolu ağıyla buluşturması, yük ve yolcu taşımacılığında yeni bir kapasite oluşturması bakımından bölgesel ölçekte kritik bir yatırım olarak görülüyor. Giresun’un bu hattaki konumu ise kent ekonomisi açısından doğrudan belirleyici nitelik taşıyor. Giresun Limanı, fındık başta olmak üzere üretim ve ihracat kapasitesi, sahil ticareti, turizm potansiyeli ve iç bölgelere açılan bağlantı ihtiyacı, demir yolu güzergâhının kent için stratejik önemini artırıyor. Bu nedenle güzergâh planlamasında Giresun’un dışarıda bırakılması ya da kent merkezi ve ilçelerin güçlü bağlantı noktalarıyla projeye dahil edilmemesi, yalnızca ulaşım tercihi değil, Giresun’un uzun vadeli kalkınma yönünü etkileyecek bir karar olarak değerlendiriliyor. GEZMİŞ: GİRESUN’UN KONUMU NETLEŞTİRİLMELİ Gezmiş’in yeni önergesi, Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nde Giresun’un konumunun Bakanlık tarafından açık biçimde ortaya konulmasını hedefliyor. Projede etüt ve fizibilite çalışmalarının hangi aşamada olduğu, Giresun’un güzergâhta yer alıp almadığı ve kent merkezi ile ilçelere hizmet verecek bağlantıların planlanıp planlanmadığı, Meclis yoluyla resmi yanıt bekleyen temel başlıklar hâline geldi. Giresun kamuoyu açısından Bakanlığın vereceği yanıt, yalnızca projenin teknik ilerleme durumunu değil, kentin demir yolu ağına nasıl dahil edileceğini de gösterecek. GEZMİŞ SÜRECİ DAHA ÖNCE DE MECLİSE TAŞIMIŞTI Elvan Işık Gezmiş, Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’ni daha önce de yazılı soru önergesiyle Meclis gündemine taşımıştı. 24 Kasım 2023 tarihli 7/6628 esas sayılı önergesinde, Karadeniz Bölgesi’nde karayolu dışında ulaşım ağı eksikliğinin bölge illeri ve ülke ekonomisi açısından kayıplara yol açtığını belirtmişti. Gezmiş’in önceki önergesinde Samsun-Sarp Demiryolu Projesi, Samsun’dan Sarp’a uzanacak, Doğu Karadeniz illerinin ulaşımına, ekonomik kalkınmasına ve turizm potansiyeline katkı sağlayacak büyük bir yatırım olarak tanımlanmıştı. Söz konusu önergede planlanan hattın Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin’i kapsayan 513 kilometrelik güzergâhla Karadeniz’in doğusuna ulaşacağı belirtilmiş; Tirebolu’nun iç bölge bağlantısı da Giresun açısından kritik başlık olarak gündeme getirilmişti. Gezmiş, önceki önergesinde Tirebolu’nun Erzincan bağlantılı demir yolu hattından çıkarılmasının Giresun için büyük kayıp yaratacağını vurgulamıştı. BAKANLIK 2024’TE ETÜT PROJE YANITI VERDİ Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Gezmiş’in 7/6628 esas sayılı önergesine 18 Ocak 2024 tarihinde yanıt verdi. Bakanlık, Karadeniz Sahil Demiryolu Projesi olarak anılan Samsun-Hopa-Sarp hattının etüt proje ve mühendislik hizmetleri işinin 2024 yılı Yatırım Programı’na teklif edildiğini bildirdi. Bakanlık yanıtında, projenin yatırım programına alınmasının ardından ihale hazırlık çalışmalarına başlanacağı belirtildi. Yanıtta Giresun merkez, ilçeler, Tirebolu bağlantısı, istasyon planlaması ve güzergâh tercihleri konusunda ayrı bir açıklama yer almadı. Gezmiş’in yeni önergesi, bu eksik kalan başlıkları doğrudan Giresun’un güzergâh üzerindeki yeri, bağlantı noktaları ve proje planlamasındaki konumu üzerinden yeniden gündeme taşıdı. 2024’TE DE SOMUT ADIM SORULMUŞTU Gezmiş, Bakanlığın 2024’te verdiği yanıtın ardından Karadeniz Sahil Demiryolu Projesi’ni ikinci kez Meclis gündemine aldı. 31 Temmuz 2024 tarihli 7/14719 esas sayılı önergesinde, etüt proje işlerinin yatırım programına teklif edildiği açıklamasına rağmen projede somut adım atılıp atılmadığını sordu. Bu önergeyle Karadeniz Sahil Demiryolu Projesi’nin 2024 Yatırım Programı’na alınıp alınmadığı, ihale sürecinin hangi aşamada bulunduğu ve hizmete açılış için öngörülen bir takvim olup olmadığı gündeme getirildi. Yeni önergeyle birlikte Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nde tartışma artık yalnızca yatırım programı ve ihale süreciyle sınırlı kalmadı. Giresun’un güzergâhta yer alıp almayacağı, kent merkezi ve ilçelere hizmet verecek hat, istasyon ya da bağlantı noktalarının planlanıp planlanmadığı, projenin Giresun açısından en kritik başlığı hâline geldi.

FERRERO’DAN ŞİLİ FINDIĞINA 94 MİLYON DOLARLIK STRATEJİK YATIRIM Haber

FERRERO’DAN ŞİLİ FINDIĞINA 94 MİLYON DOLARLIK STRATEJİK YATIRIM

FERRERO’DAN ŞİLİ FINDIĞINA 94 MİLYON DOLARLIK STRATEJİK YATIRIM Ferrero, Şili’de Avrupa fındığına dayalı tedarik zincirini büyütmek için 94 milyon dolarlık yeni yatırım planını devreye alıyor. AgriChile üzerinden yürütülecek yatırım, yeni işleme kapasitesi, lojistik genişleme ve güney bölgelerde üretim altyapısının güçlendirilmesiyle Şili’yi küresel fındık pazarında daha belirgin bir tedarik merkezi haline getirecek. KÜRESEL ÇİKOLATA SANAYİSİNİN FINDIK ARAYIŞI ŞİLİ’Yİ ÖNE ÇIKARDI İtalyan gıda grubu Ferrero, Şili’deki fındık operasyonlarını büyütmek için 94 milyon dolarlık yeni yatırım planladı. Yatırım, şirketin ülkedeki iştiraki AgriChile üzerinden yürütülecek ve Avrupa fındığı üretiminden işleme kapasitesine kadar uzanan zinciri daha güçlü hale getirecek. Bu hamle, yalnızca yeni bir tesis yatırımı değil; küresel çikolata ve şekerleme sanayisinin fındık tedarikinde güvenli, izlenebilir ve ölçeklenebilir üretim bölgelerine yöneldiğini gösteren ekonomik bir karar niteliği taşıyor. Nutella, Ferrero Rocher ve Kinder Bueno gibi markaların hammadde ihtiyacı, fındıkta sürdürülebilir tedarik ve kalite standartlarını daha kritik hale getiriyor. Ferrero’nun Şili’ye dönük yeni yatırımı, bu nedenle tarımsal üretimden sanayiye, lojistikten ihracata kadar geniş bir ekonomik alanı doğrudan etkiliyor. ŞİLİ, FINDIKTA ALTERNATİF TEDARİK ÜSSÜNE DÖNÜŞTÜ Şili’de Avrupa fındığı üretiminin hikâyesi 1990’ların başında başladı. Ferrero, o dönemde Güney Yarımküre’de Avrupa fındığı üretim denemelerine yöneldi. Ürün, Şili tarımında başlangıçta sınırlı bir alana sahipti; ancak ülkenin orta-güney kuşağındaki iklim koşulları, Avrupa fındığının hızlı biçimde yayılmasına imkân sağladı. Bugün gelinen noktada Şili, Avrupa fındığında yalnızca üretim yapan bir ülke değil; uluslararası gıda sanayisinin tedarik zincirinde ağırlığı artan bir aktör konumuna yükseldi. Ferrero’nun ülkedeki toplam yatırımı 330 milyon doların üzerine çıktı. Şirket, 800’den fazla Şilili üreticiyle üretim ilişkisini sürdürüyor. Bu tablo, Şili fındığının tarımsal bir ürün olmanın ötesine geçtiğini gösteriyor. Ürün, ülkenin güney bölgelerinde üretici gelirini, sanayi yatırımını, ihracatı, lojistik ihtiyacını ve tarımsal teknolojiyi aynı anda büyüten stratejik bir sektöre dönüşüyor. EKİM ALANI 50 BİN HEKTARI AŞTI Şili’de Avrupa fındığı dikim alanı son on yılda güçlü bir artış gösterdi. Ülkede fındık alanları kısa sürede 10 bin hektarın altındaki seviyelerden 50 bin hektarın üzerine çıktı. Büyüme özellikle La Araucanía, Los Ríos ve Los Lagos gibi güney bölgelerinde hızlandı. Bu genişleme, klasik tarımsal üretim deseninde de değişim yarattı. Geleneksel ürünlerde maliyet, su, kârlılık ve pazar baskısı artarken Avrupa fındığı, üreticiler için uzun vadeli ve sanayi bağlantılı bir alternatif haline geldi. Fındık üretimindeki büyüme yalnızca bahçe kurulumuyla sınırlı kalmadı. Fidanlık, bitki genetiği, mekanizasyon, kurutma, depolama, işleme teknolojileri ve kalite kontrol süreçlerinde de yeni yatırım alanları oluştu. CUNCO’DA YENİ İŞLEME TESİSİ KURULACAK Ferrero’nun yatırım planındaki en kritik başlıklardan biri, La Araucanía Bölgesi’ne bağlı Cunco’da kurulacak üçüncü işleme tesisi olacak. Yeni tesis için yaklaşık 45 milyon dolarlık kaynak ayrılıyor. Cunco yatırımı, üretimin hızla büyüdüğü güney bölgelere sanayi kapasitesini yaklaştıracak. Bu adım, hasat sonrası süreçlerde taşıma yükünü azaltacak, lojistik akışı hızlandıracak ve üreticinin ürünü daha kısa sürede işleme zincirine ulaştırmasını kolaylaştıracak. Yatırım planı yalnızca yeni tesisle sınırlı değil. Maule ve Ñuble’deki mevcut tesislerde iyileştirmeler yapılacak. Ulusal üretimdeki artışa yanıt verecek yeni lojistik kapasite de devreye alınacak. Bu yönüyle yatırım, tarla ile fabrika arasındaki mesafeyi azaltan, üretici-sanayi bağını güçlendiren ve ihracat zincirini daha rekabetçi hale getiren bir ekonomik hamle olarak öne çıkıyor. 600 MİLYON DOLARLIK İHRACAT HACMİ Ferrero, Şili limanlarından dünya pazarlarına yıllık yaklaşık 600 milyon dolarlık fındık ihracatı gerçekleştiriyor. Bu hacim, Şili’nin Avrupa fındığında ulaştığı ekonomik ölçeği ortaya koyuyor. Fındık artık Şili için yalnızca tarımsal çeşitlendirme ürünü değil; katma değerli gıda sanayisinin hammadde tedarikinde ülkeye uluslararası pozisyon kazandıran bir ihracat kalemi haline geldi. Şili’nin avantajı yalnızca üretim alanı büyüklüğünden kaynaklanmıyor. İzlenebilirlik, kalite standardı, profesyonel bahçe yönetimi, teknik destek, üretici-sanayi ilişkisi ve güney bölgelerdeki iklim uygunluğu, ülkenin rekabet gücünü artırıyor. FERRERO’NUN HAMLESİ TÜRKİYE İÇİN DE DİKKAT ÇEKİCİ Ferrero’nun Şili’ye dönük yatırımı, dünya fındık piyasasını yakından ilgilendiriyor. Küresel çikolata sanayisinin büyük alıcıları, fındık tedarikinde coğrafi çeşitlilik arıyor. Bu çeşitlilik, arz güvenliği, fiyat istikrarı ve kalite standardı bakımından şirketler için stratejik önem taşıyor. Türkiye, dünya fındık piyasasının ana üretici ülkesi olarak belirleyici konumunu koruyor. Ancak Şili’deki hızlı büyüme, büyük sanayi alıcılarının alternatif tedarik bölgelerini güçlendirme eğilimini açık biçimde gösteriyor. Bu gelişme, Türkiye açısından da önemli bir mesaj içeriyor. Fındıkta yalnızca üretim miktarı değil; kalite standardı, izlenebilirlik, kurutma-depolama altyapısı, üretici örgütlenmesi, sanayi entegrasyonu ve sürdürülebilirlik kriterleri giderek daha fazla belirleyici hale geliyor. FINDIKTA REKABET ÜRETİMDEN SANAYİYE TAŞINIYOR Şili örneği, fındıkta küresel rekabetin artık yalnızca bahçede kazanılmadığını gösteriyor. Rekabet; dikim alanı, verim, kalite, hasat sonrası yönetim, işleme kapasitesi, lojistik, ihracat bağlantısı ve büyük alıcılarla kurulan uzun vadeli ilişkiler üzerinden şekilleniyor. Ferrero’nun 94 milyon dolarlık yatırımı, Şili’nin fındıkta geldiği noktayı daha ileri taşıyacak. Yeni tesis, güney bölgelerde büyüyen üretime sanayi karşılığı oluşturacak. Mevcut tesislerdeki iyileştirmeler ve lojistik kapasite artışı, ihracat zincirini güçlendirecek. Şili, Avrupa fındığını tarımsal dönüşümün merkezine yerleştirerek kısa sürede küresel gıda sanayisinin dikkatini çeken bir model oluşturdu. Ferrero’nun yeni yatırımı, bu modelin artık deneme aşamasını geçtiğini ve kalıcı bir tedarik stratejisine dönüştüğünü gösteriyor. FINDIKTA YENİ DÖNEMİN ANAHTARI: KALİTE, İZLENEBİLİRLİK VE KAPASİTE Fındık piyasasında önümüzdeki dönemi belirleyecek temel başlıklar netleşiyor. Büyük alıcılar daha güvenilir tedarik, daha sıkı kalite kontrolü, daha güçlü işleme altyapısı ve sürdürülebilir üretim istiyor. Şili’nin büyümesi bu eğilimin somut karşılığı oldu. Ferrero’nun yeni yatırım planı, Avrupa fındığını ülkenin stratejik tarımsal ürünlerinden biri haline getirirken, küresel fındık piyasasında rekabetin çıtasını da yükseltiyor. Fındıkta ekonomik güç, yalnızca bahçedeki üretimden değil; ürünü dünya markalarının tedarik zincirine güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir biçimde taşıyabilen bütünleşik yapıdan doğuyor. Şili’nin yükselişi, bu yeni dönemin en dikkat çekici örneklerinden biri haline geldi. https://planetnuts.cl/ferrero-refuerza-su-apuesta-por-chile-y-consolida-al-avellano-europeo-como-cultivo-estrategico/

E-TİCARET EĞİTİMİ ORDU’DA YAPILACAK Haber

E-TİCARET EĞİTİMİ ORDU’DA YAPILACAK

E-TİCARET EĞİTİMİ ORDU’DA YAPILACAK Giresun, Gümüşhane ve Amasya’dan katılımcılar için ücretsiz ulaşım desteği sağlanacak programda, e-ticarete başlamak veya mevcut işini dijital pazara taşımak isteyen girişimcilere kapsamlı eğitim verilecek. Ticaret Bakanlığı öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği iş birliğiyle yürütülen “E-Ticareti Güçlendirme Projesi”, 23 Haziran 2026’da Ordu’da girişimcilerle buluşacak. Eğitim programı, Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek. GİRESUN’DAN KATILIMCILAR DA PROGRAMA DAHİL EDİLECEK Program, Ordu merkezli bölgesel eğitim ayağı olarak planlandı. Eğitim sayfasında Ordu programının kapsadığı iller Ordu, Giresun, Gümüşhane ve Amasya olarak yer alıyor. Giresun, Gümüşhane ve Amasya’dan katılım sağlayacak kişiler için ücretsiz ulaşım imkânı sunulacak. Eğitime katılmak isteyenlerin kayıt işlemlerini www.eticaretturkiye.com adresi üzerinden yapması gerekiyor. KOBİ’LER VE GİRİŞİMCİLER DİJİTAL TİCARETE HAZIRLANACAK E-Ticareti Güçlendirme Projesi, esnafı, KOBİ’leri ve girişimcileri dijital ticaretin sunduğu fırsatlarla buluşturmayı hedefliyor. Ticaret Bakanlığı, projenin e-ticaret alanında bilgi ve yetkinlikleri artırmayı, esnaf ve KOBİ’lerin dijital dönüşümünü hızlandırmayı, kadın ve genç girişimcileri e-ticaret ekosistemine daha güçlü şekilde dahil etmeyi amaçladığını bildirdi. Proje, Türkiye genelinde 11 merkez il ve 30 ilin katılımıyla yürütülüyor. E-Ticaret Türkiye sitesinde projenin binlerce girişimciye ücretsiz e-ticaret eğitimi sunacağı, eğitimlerin bölgesel programlar halinde düzenleneceği belirtiliyor. EĞİTİM BAŞLIKLARI BELLİ OLDU Programda katılımcılara e-ticaretin temel alanlarında eğitim verilecek. Eğitim modülleri arasında e-ticaret ekosistemi ve mevzuat, pazar yerlerine giriş ve satışa başlama, tüketici hakları ve şikâyet yönetimi, e-ticarette altyapı, lojistik, dijital varlık ve dijital reklam yönetimi, ödeme sistemleri ve güvenlik başlıkları bulunuyor. Bu başlıklarla katılımcıların ürün listeleme, kampanya takibi, mikro ihracat, mesafeli satış süreçleri, iade ve cayma hakkı, kargo ve depo yönetimi, SEO, sosyal medya, influencer iş birlikleri, KVKK ve güvenli ödeme yöntemleri gibi alanlarda bilgi edinmesi hedefleniyor. ORDU PROGRAMININ AKIŞI HENÜZ YAYIMLANMADI Ordu eğitim sayfasında program tarihi 23 Haziran 2026 olarak yer alıyor. Eğitim programı bölümünde ise Ordu merkezi için ayrıntılı akışın henüz yayımlanmadığı bilgisi bulunuyor. Sayfada program ve tarih değişiklikleri için sitenin takip edilmesi isteniyor. EĞİTİMİ TAMAMLAYANLARA ÖDÜL FIRSATI Proje kapsamında eğitim programını başarıyla tamamlayan ve e-ticaret alanında faaliyet göstermeyi hedefleyen girişimciler için ödül uygulaması da yer alıyor. Eğitim sonunda yapılacak sınav ve değerlendirme sonuçlarına göre birinciye 75 bin TL, ikinciye 50 bin TL, üçüncüye 25 bin TL ödül verilecek. KAYITLAR İNTERNET ÜZERİNDEN ALINIYOR Eğitime katılmak isteyen girişimciler, KOBİ temsilcileri ve e-ticaret alanında kendini geliştirmek isteyen katılımcılar kayıtlarını www.eticaretturkiye.com adresinden yapabilecek. Site üzerinden eğitimlere katılabilmek için form doldurulması gerekiyor.

ÜRETİM VE İSTİHDAM İÇİN KRİTİK EŞİK AŞILDI Haber

ÜRETİM VE İSTİHDAM İÇİN KRİTİK EŞİK AŞILDI

ŞEBİNKARAHİSAR KARMA OSB’DE ÜRETİM VE İSTİHDAM İÇİN KRİTİK EŞİK AŞILDI Giresun Valisi Mustafa Koç, Şebinkarahisar Karma Organize Sanayi Bölgesi sahasında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Giresun’un 5. OSB’si olarak planlanan proje; kuruluş onayı, tüzel kişilik, yatırım programı, imar süreci ve sanayi parselleriyle ilçenin üretim, yatırım ve istihdam hedeflerinde yeni dönemin ana başlığı oldu. Giresun Valisi Mustafa Koç, Şebinkarahisar Karma Organize Sanayi Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu. İlçenin ekonomik kalkınmasını güçlendirmek, üretim altyapısını genişletmek ve yeni istihdam alanları oluşturmak amacıyla hayata geçirilen projede, resmi süreçlerin önemli bölümü tamamlandı. Şebinkarahisar Karma OSB, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 16 Mayıs 2025’te onaylanan kuruluş protokolüyle 411 sicil numarası aldı ve tüzel kişilik kazandı. Proje, Giresun’un 5. organize sanayi bölgesi olarak bölgesel kalkınma hedefinin merkezine yerleşti. 74,4 HEKTARLIK ALANDA SANAYİ PARSELLERİ OLUŞTURULDU Proje kapsamında mera vasfındaki 74,4 hektarlık taşınmazın ifraz işlemleri tamamlandı ve alan sanayi parseli haline getirildi. İmar planına esas hâlihazır harita ile zemin etüt çalışmaları bitirildi, resmi imar süreci başlatıldı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, imar planı sürecinin tamamlanmasının ardından 75 hektarlık alanda 71 sanayi parselinin yatırımcılarla buluşacağını belirtti. Çakırmelikoğlu, bu adımın üretim kapasitesini artıracağını, yeni istihdam alanları oluşturacağını ve Giresun’un iç kesimlerinde ekonomik hareketliliği güçlendireceğini vurguladı. 2026 YATIRIM PROGRAMI İLE ALTYAPI SÜRECİ GÜÇLENDİ Şebinkarahisar Karma OSB, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü tarafından 2026 Yılı Yatırım Programı’na “Yeni Proje” olarak dahil edildi. Bu karar, altyapı ve planlama çalışmalarının yatırım sürecine dönüşmesi açısından kritik bir aşama oluşturdu. OSB’nin tamamlanmasıyla birlikte Şebinkarahisar’da yatırımcılar için modern sanayi altyapısı oluşturulacak. İlçede üretim kapasitesinin artırılması, genç nüfus için yeni iş alanlarının açılması ve yerel girişimcilerin sanayi yatırımlarına yönelmesi hedefleniyor. D-865 BAĞLANTISI LOJİSTİK GÜCÜ ARTIRACAK Bölgenin ulaşım ve lojistik kapasitesini artıracak D-865 Karayolu bağlantısı için güzergâh belirleme ve projelendirme çalışmaları sürüyor. Bu bağlantı, OSB’nin yatırımcılar açısından erişilebilirliğini güçlendirecek ve üretim alanının bölge pazarlarıyla entegrasyonunu kolaylaştıracak. Şebinkarahisar Karma OSB’nin kara yolu bağlantısıyla desteklenmesi, yalnızca sanayi parsellerinin hazırlanmasıyla sınırlı kalmayan bir kalkınma modeli ortaya koyuyor. Proje; ulaşım, altyapı, yatırım, üretim ve istihdam başlıklarını aynı zeminde buluşturuyor. VALİLİK VE YEREL KURUMLAR SÜRECİ YAKINDAN TAKİP EDİYOR Şebinkarahisar Karma OSB’nin ilk müteşebbis heyet toplantısı, önceki dönemde Giresun Valiliği’nde gerçekleştirilmiş ve kuruluş sürecine ilişkin kararlar alınmıştı. Toplantıya Şebinkarahisar Belediye Başkanı Ömer Şentürk ile ilgili kurum temsilcileri katılmıştı. Vali Mustafa Koç’un saha incelemesi, projenin yeni dönem takibinin Valilik düzeyinde sürdüğünü gösterdi. Mustafa Koç, 20 Ocak 2026 itibarıyla Giresun Valisi olarak görevine başladı. GİRESUN’UN İÇ KESİMLERİ İÇİN SANAYİ HAMLESİ Şebinkarahisar Karma OSB, Giresun’un sahil hattı dışında kalan iç kesimlerinde üretim ve istihdam merkezli kalkınma hedefinin en önemli projeleri arasında yer aldı. Proje tamamlandığında Şebinkarahisar’ın göç veren yapıdan üretim ve yatırım çeken bir merkez haline gelmesi hedefleniyor. Süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, Giresun milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür ile ilgili bürokratların katkıları için teşekkür mesajları yayımlandı. Şebinkarahisar Karma OSB’de kuruluş, tüzel kişilik, yatırım programı, imar ve parsel hazırlığı aşamalarının ardından gözler altyapı, ihale ve yatırımcı süreçlerine çevrildi. Proje, Giresun’un sanayi kapasitesini büyütecek, ilçenin ekonomik geleceğini üretim temelli bir hatta taşıyacak.

En Zengin 100 Türk Listesi Açıklandı Haber

En Zengin 100 Türk Listesi Açıklandı

Türkiye’nin en zengin 100 ismi Forbes Türkiye’nin nisan sayısı kapağında! Bu yıl FORBES 100 listesine 10 yeni isim katılırken 56 kişinin servetini büyütmesi 2026’nın en dikkat çekici gelişmelerinden oldu. Bir başka dikkat çekici gelişme ise listenin zirvesine, servetinin tamamını Türkiye dışında yaratan Chobani’nin kurucusu Hamdi Ulukaya’nın yerleşmesi. Bu yıl FORBES 100’ün toplam serveti 149,7 milyar dolar. Listede 10 yeni isim ve sekiz yeni dolar milyarderi yer alıyor. Turgay Ciner’in milyarderler ligine dönüşü de dahil edildiğinde yeni milyarder sayısı dokuza çıkıyor. FORBES 100’e ilk kez girenler arasında en dikkat çekici isimlerden biri, halka açık Katılımevim’in büyük hissedarı Serdar Turhan. Bir diğeri ise Do&Co’nun CEO’su ve büyük hissedarı Attila Doğudan. Servetleri azalarak listeden düşenler ve bu yılın sıralaması kapsamlı bir haber çalışmasıyla Forbes Türkiye’nin nisan sayısında yer alıyor. Forbes Türkiye’nin nisan sayısında halka arza hazırlanan Esas Gayrimenkul’ün yönetim koltuğunda oturan Kazım Köseoğlu 1,5 milyar euro’luk portföyünü ve yakın dönemde gündemlerinde olan lojistik ve veri merkezleri yatırımlarını anlatıyor. Markafoni ile Türkiye’de e-ticaretin erken dönemine damga vuran Sina Afra ise yapay zeka dalgasının ilk oyuncularından biri olma kararını açıklıyor. Forbes Türkiye nisan ayında sağlık ekonomisinin de nabzını tutuyor. Uzun yaşamın şifrelerinin güncel sağlık mimarisiyle ele alındığı dosya haber çalışması yeni akımlarla birlikte yol haritalarını içeriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu 9. aktivasyonda Haber

Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu 9. aktivasyonda

Türk Deniz Kuvvetleri komutasındaki Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu, 24 Mart-4 Nisan 2026 tarihleri arasında 9’uncu aktivasyonunu gerçekleştiriyor. Eğitimler, deniz mayınlarına karşı keşif ve gözetleme, lojistik malzeme transferi ve ileri manevra eğitimi gibi çeşitli faaliyetleri kapsıyor. ANKARA (İGFA) - Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri (MCM BLACK SEA) Görev Grubu'nun 9. aktivasyonunu başlattı. 24 Mart-4 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen aktivasyon, bölgedeki deniz güvenliğini pekiştirmek amacıyla önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Bu eğitimlere Türkiye'nin yanı sıra, Romanya ve Bulgaristan Deniz Kuvvetleri de katılıyor. Türkiye’nin TCG Ütğm. Arif Ekmekçi ve TCG Ayvalık gemileri, Romanya Deniz Kuvvetlerine ait ROS Ion Ghiculescu ve Bulgaristan Deniz Kuvvetlerine ait BGS Priboy gemileriyle birlikte deniz mayınlarına karşı keşif ve gözetleme faaliyetleri yürütüyor. Ayrıca, denizde lojistik malzeme transferi eğitimi ve birliklerin harekât kabiliyetlerini artırmaya yönelik ileri manevra eğitimleri de başarıyla icra ediliyor. Milli Savunma Bakanlığı, bu eğitimlerin, Türk ve dost ülkelerin deniz güvenliğini artırmak ve Karadeniz bölgesinde işbirliğini pekiştirmek adına büyük önem taşıdığını vurguladı. Eğitimlerin, katılımcı ülkelerin birliklerinin harekât kabiliyetlerini geliştirmeyi ve deniz mayınlarına karşı etkin mücadele yöntemlerini paylaşmayı hedeflediği belirtildi.

SERT ÇÖZÜLME: 50 RANDIMAN TOMBUL FINDIK 257 TL Haber

SERT ÇÖZÜLME: 50 RANDIMAN TOMBUL FINDIK 257 TL

FİSKOBİRLİK’TE SERT ÇÖZÜLME: 50 RANDIMAN TOMBUL FINDIK 257 LİRAYA İNDİ 23 Mart 2026 tarihli FİSKOBİRLİK fiyat tablosunda 50 randıman Giresun kalite tombul fındık 257 TL/kg olarak yer aldı. Bu rakam, 8 Ocak 2026’daki 307 liranın 50 lira, 19 Ocak’taki 292 liranın 35 lira altında. Eylül 2025’te görülen 347 liralık zirveye göre kayıp 90 liraya, oran olarak da yaklaşık yüzde 26’ya ulaştı. Fındıkta artık konuşulan yalnızca düşen rakam değil; düşüşün hangi iklimde üretildiği ve bu baskının kimin sırtına yıkıldığıdır. MART TABLOSU: YÜKSELİŞ HİKÂYESİ DAĞILDI Sezonun başında 22 Ağustos 2025’te 230 liradan açılan FİSKOBİRLİK fiyatı, 23 Eylül 2025’te 347 liraya kadar tırmanmıştı. Aynı kronolojiye göre fiyat aralıkta 270 liraya kadar indi, ocakta kısa süreli tepki verdi, 19 Ocak’ta 292 lira olarak açıklandı. Kullanıcı tarafından paylaşılan 23 Mart 2026 tarihli son tabloda ise 50 randıman yeniden 257 liraya çekildi. Bu çizgi, piyasanın yalnızca yavaşlamadığını, 2025 sonbaharında oluşan yüksek primin önemli bölümünü geri verdiğini gösteriyor. TMO TABANI AYAKTA, AMA ÜRETİCİ LEHİNE OLUŞAN ÜST BAND ERİDİ Toprak Mahsulleri Ofisi, 2025-2026 sezonu için Giresun kalite kabuklu fındık alım fiyatını 200 TL/kg olarak açıkladı. Teknik olarak 257 lira bu tabanın üstünde. Ancak bugünkü tabloyu “tabanın üstünde kaldı” diye okumak eksik olur. Çünkü piyasa, bir dönem 200 liralık resmî tabanın çok üstünde üretici lehine güçlü bir beklenti üretmiş, sonra o beklentiyi taşıyamamıştır. Mart sonunda görülen 257 lira, tabanın korunduğunu ama üretici lehine kurulan yüksek fiyat havasının çözüldüğünü gösteriyor. REKOLTE RAKAMI, ÜRÜN DAHA DALDAYKEN FİYATIN ÜSTÜNE BİNDİ Bu düşüşün en sert başlıklarından biri, 2026-2027 sezonu için açıklanan 829 bin 239 tonluk ilk rekolte tahminidir. Giresun Son Haber’in haberine göre bu ilk tahmin çiçek sayımına dayanıyor; haberde ayrıca üretici tarafında maliyet, kalite ve arazi farklılıklarının yeterince hesaba katılmadığı, bu tür erken yüksek tahminlerin fiyat üzerinde baskı yaratabileceği kaygısına yer veriliyor. Kısacası yeni sezonun pazarlık dili, ürün daha daldayken kurulmaya başladı. 2025’TE AZ ÜRÜN FİYATI YUKARI İTTİ, 2026’DA YENİ MAHSUL BEKLENTİSİ FREN OLDU Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Konseyi’nin 2025 görünümünde, Türkiye’de kuraklığın verim, dane büyüklüğü ve kalite üzerinde baskı yarattığı; piyasada 2025 mahsulü için 450 bin ile 550 bin ton arasında geniş bir belirsizlik yaşandığı belirtilmişti. 2025 sonbaharındaki sert sıçramanın arkasında da bu arz daralması vardı. Ancak 2026’ya girilirken denklem tersine döndü: yüksek fiyatın sürüklediği piyasa, bu kez zayıflayan talep ve güçlü yeni mahsul beklentisiyle karşı karşıya kaldı. ŞİLİ DOSYASI: REKABET ARTIK SADECE FİYATTA DEĞİL, TAKVİMDE KURULUYOR Şili’nin Maule bölgesinde 26 Mart 2026’da düzenlenecek 4. Ulusal Avrupa Fındığı Günü için 500’ün üzerinde üretici, danışman, şirket temsilcisi ve sektör profesyonelinin bir araya geleceği, programın üretimden ticarete, iklimden küresel rekabete uzanan geniş bir içerikle kurgulandığı bildirildi. Aynı dosyada sponsor ağının sulama, bitki koruma, makine, lojistik ve teknoloji şirketleriyle büyüdüğü; Şili’de fındığın yalnızca tarımsal bir ürün değil, sanayi-ekosistemi haline geldiği vurgulanıyor. Haberde ayrıca Balsu’nun Şili’de 2017’den beri yatırım yaptığı, Maule’de 160 hektarlık alanda yaklaşık 70 bin fındık ağacına ulaştığı bilgisi yer alıyor. Bu tablo, rekabetin artık yalnızca bahçede değil, yatırım ve tedarik zinciri düzeyinde kurulduğunu gösteriyor. KUZEY-GÜNEY HATTI KURULUYOR, ÜRETİCİDE KAYGI BÜYÜYOR Ferrero da fındıkta yıl boyunca taze ve kaliteli tedarik sağlamak için hem kuzey hem güney yarımkürede üretim içinde olduklarını, ana kaynak ülkeler arasında Türkiye, İtalya, Şili ve ABD’nin bulunduğunu açıkça söylüyor. Aynı sayfada Şili, Arjantin, Gürcistan ve Sırbistan’da agrifarm yapıları kurulduğu da belirtiliyor. Bu veriler birlikte okunduğunda ortaya çıkan sonuç şudur: küresel alıcılar artık tek ülkeye yaslanan bir fındık düzeni değil, mevsime yayılmış çok merkezli bir tedarik sistemi kuruyor. “Kışın bir ülkede, yazın başka bir ülkede üretim planlanıyor; yerli üretici oyunun dışına mı itiliyor?” sorusu üretici cephesinde tam da bu nedenle büyüyor. Bunun son cümlesi bir yorumdur; ancak iki yarımküreye yayılan üretim modeli ve Şili’deki yatırım/organizasyon hattı bu kaygının boş olmadığını düşündürüyor. ASIL DÜŞÜŞ, SADECE RAKAMDA DEĞİL PAZARLIK GÜCÜNDE Bugün 257 lira yalnızca tabeladaki son sayı değildir. Bu rakam, bir yandan yüksek rekolte beklentisinin fiyatı erkenden bastırdığını, öte yandan dünya fındığında üretim ve tedarikin farklı coğrafyalara yayıldığını gösteren bir işarettir. Türkiye hâlâ ana üretim merkezi olabilir; ancak yeni denklemde tek belirleyici merkez olma avantajı aşınmaktadır. Fiyatın geri çekilmesi kadar ağır olan da budur. 23 Mart 2026’daki 257 TL/kg fiyat, sıradan bir güncelleme değil, bir çözülme işaretidir. Eylül 2025’te zirve yapan piyasa mart sonunda sert biçimde aşağı gelmiş; üretici lehine kurulan yüksek primli hava dağılmıştır. Bu düşüş hikâyesi yalnızca arz-talep cümlesiyle açıklanamaz. Masada aynı anda üç baskı vardır: erken rekolte dili, zayıflayan fiyatlama gücü ve Şili başta olmak üzere mevsime yayılmış yeni küresel tedarik hatları. Üretici açısından soru artık şudur: Fındıkta yalnızca fiyat mı düşüyor, yoksa fiyatı belirleme gücü de mi el değiştiriyor? Mevcut tablo, ikinci sorunun giderek daha yüksek sesle sorulacağını gösteriyor. . Kaynakça Giresun Son Haber, “FİSKOBİRLİK 19 Ocak’ta Yeniden Fiyat Açıkladı.” Giresun Son Haber, “2026-2027 İlk Tahmini Fındık Rekoltesi Açıklandı: 829 Bin 239 Ton.” Giresun Son Haber, “Şili’de Fındık Günü Büyüyor: Türk Fındığı İçin Yeni Rekabet Hattı.” Tarım ve Orman Bakanlığı, “2025-2026 Sezonu Kabuklu Fındık Alım Fiyatları Belirlendi.” Ferrero Group, “Our aim to source hazelnuts sustainably.”

TİREBOLU VE GİRESUN AKSI LİSTE DIŞI KALDI! Haber

TİREBOLU VE GİRESUN AKSI LİSTE DIŞI KALDI!

DEMİR YOLU PROJESİNDE KRİTİK GELİŞME: TİREBOLU VE GİRESUN AKSI LİSTE DIŞI KALDI! ANKARA / GİRESUN — Türkiye’nin kuzey-güney demir yolu hedefini güçlendireceği iddiasıyla kamuoyuna sunulan Erzincan-Trabzon Demiryolu projesi, bölgede geniş yankı uyandırdı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun açıklamalarına göre hat, Samsun-Sarp koridoru ile entegre edilerek ülkeyi uluslararası demir yolu ağlarına bağlayacaktı. Ancak detaylar netleştikçe Tirebolu ve Giresun aksının programdan dışarıda bırakılması, başta bölge milletvekilleri ve sivil toplum kesimleri olmak üzere geniş bir kesimde hayal kırıklığı yarattı. “KUZEY-GÜNEY EKSENİ” VURGUSU, GÜZERGÂH TARTIŞMASIYLA GÖLGELENDİ Bakan Uraloğlu, projenin Karadeniz’i iç hinterlanda bağlayacağını ve Türkiye’yi Orta Koridor ile Bir Kuşak Bir Yol stratejilerine entegre edeceğini savundu. Bakanlık tarafından yapılan ilk duyurularda, hattın Erzincan’dan başlayıp Trabzon’a ulaşacağı belirtilirken, güzergâhın Tirebolu hattı üzerinden ilerlemediği görüldü. Uraloğlu, projenin hem yük hem yolcu taşımacılığını geliştireceğini, bölgedeki ekonomik aktiviteyi canlandıracağını ifade etse de, sahada beklentiler bu açıklamalarla örtüşmedi. TBMM’DE RESMİ TARTIŞMA: SORU ÖNERGESİ SUNULDU CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, TBMM Başkanlığı’na verdiği yazılı soru önergesinde proje hakkında kapsamlı açıklama talep etti. Suiçmez’in önergesinde, yapılan planlamanın neden sadece Trabzon aksı üzerinden ilerlediği, Erzincan-Gümüşhane-Tirebolu güzergâhının neden değerlendirilmediği açıkça soruldu. Ayrıca yatırım programına dahil edilip edilmediği, takvim ve somut proje detayları da Bakanlığa soruldu. Bu soru önergesi, projenin yalnızca bir “beyan” değil, TBMM denetimine tabi bir planlama süreci içinde ilerlediğini gösteriyor. RESMİ YATIRIM PROGRAMINDA GÜZERGÂH BELİRSİZ 15 Ocak 2026 tarihli 33138 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı Kararı ile demiryolu yatırımlarına yer verildi. Ancak metinde proje adı listelenmiş olsa bile, güzergâhın detayları veya ilgili hatların coğrafi olarak hangi il/ilçeleri kapsayacağı açık şekilde belirtilmiyor. Program yalnızca etüt/avan proje çalışmaları için teklif edilen yatırımlar arasında yer alıyor; yatırım ödeneği ve kesin güzergâh kararı henüz netleşmiş değil. BÖLGE TEMSİLCİLERİNDEN SERT TEPKİLER Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Giresun ve Tirebolu’nun projenin dışında bırakılmasına sert tepki gösterdi. Konal, “Bölgemiz için en ekonomik ve teknik açıdan avantajlı güzergâh olan Tirebolu hattı göz ardı edilmiştir. Bu durum, Giresun’un uluslararası lojistik ağdan kopmasına neden olacaktır” dedi. Yerel ekonomi çevreleri ise Tirebolu’nun derin deniz limanı, maden üretimi ve iç bölge ticaret ağıyla birlikte demiryolu hattının ekonomik fizibilitesini güçlü kılan bir merkez olduğunu belirtiyor. Karadeniz lojistik uzmanları, Erzincan-Gümüşhane-Tirebolu hattının mevcut topografya bakımından daha az maliyetli, eğimi düşük ve teknik olarak daha avantajlı olduğunu belirtiyor. Ancak Trabzon aksının tercih edilmesinin yüksek maliyetli viyadük ve köprü yapımını gerektirdiği ve bu durumun yatırım maliyetini artırdığı vurgulanıyor. Bu kapsamda uzmanlar, güzergâh seçiminin “siyasi” ve “merkezi planlama öncelikleri” ile ilişkili olabileceği yönünde değerlendirmelerde bulunuyor. GİRESUN’A NE ANLAMA GELİYOR? Giresun ve çevre iller için demiryolu yatırımı, uluslararası ticaret koridorlarına erişim, iç bölge üretim ve ihracat potansiyelinin arttırılması açısından kritik önemde görülüyor. Özellikle Tirebolu Limanı’nın demir yolu bağlantısı üzerinden lojistik merkezine dönüştürülmesi bölge aktörlerinin yıllardır dillendirdiği bir hedef. Ancak mevcut proje taslağı, bu beklentiyi karşılamaktan uzak görünüyor. Giresun’un projede açıkça yer almayışı, hem yerel ekonomi için fırsat maliyetini artırıyor hem de bölge aktörlerinin uzun süredir sürdürdüğü lobicilik faaliyetlerinde yeni bir kırılma yaratıyor. BEKLENTİLER ile GERÇEK ARASINDA KÖPRÜ Bugün itibarıyla projenin temel aşaması; • Resmî yatırım programına teklif edilme, • TBMM’de denetim ve soru önergesi süreçleri, • Bakanlık açıklamalarının kamuoyuna duyurulması şeklinde ilerliyor. Ancak; • Kesin güzergâh kararı, • Yatırım ödeneğinin tahsisi, • Uygulama takvimi ve ihale süreci henüz netleşmiş değil. Bu belirsizlik ortamında Giresun, ekonomik entegrasyon ve uluslararası lojistik fırsatlar açısından kritik bir kavşakta bulunuyor. Bölge kamuoyunda, projenin nihai güzergâhı belirlenirken Giresun ve Tirebolu hattının yeniden değerlendirilmesi yönünde güçlü bir beklenti dile getiriliyor. Siyasi temsilciler, bölge milletvekilleri ve farklı illerde yaşayan Karadenizli iş insanları ile sivil toplum çevrelerinin de bu süreçte daha aktif rol üstlenmesi gerektiği ifade ediliyor. Yerel aktörler, gündemin günlük ve geçici konular yerine bölgenin uzun vadeli kalkınmasını etkileyecek stratejik ulaştırma yatırımlarına yönelmesi gerekiyor. Giresun’un projeye dahil edilmesi için Ankara nezdinde yürütülecek temaslar, teknik raporların güçlendirilmesi ve ortak bölgesel duruşun sergilenmesi, önümüzdeki dönemin belirleyici unsurları arasında görülüyor. Projenin nihai şeklini alması; TBMM denetimi, bakanlık tarafından somut yatırım onayı ve yerel paydaşlarla eşgüdümlü planlama sürecine bağlı olacak. Kaynaklar • 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı Kararı — Resmî Gazete, 15.01.2026 (Karar No: 10868) • TBMM Yazılı Soru Önergesi — CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez • Bakan Uraloğlu açıklamaları (basın haberleri) • TBMM Genel Kurulu konuşması — Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal

Türkiye kruvaziyer limancılığında yeni nefes Haber

Türkiye kruvaziyer limancılığında yeni nefes

Türkiye'nin kruvaziyer liman işletmeciliği, dünya turizmindeki değişim dalgalarını yakalayarak geçtiğimiz yıllarda dikkat çeken bir gelişme gösterdi. İstanbul Valiliği'nin paylaştığı verilere göre, 2025 yılının ilk 8 ayında 168 kruvaziyer gemisi İstanbul'a demir attı. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye kruvaziyer turizminde 2025 yılında çarpıcı bir büyüme elde etti. İstanbul Valiliği'nin verdiği bilgiler ışığında, yılın ilk 8 ayında yalnızca İstanbul limanları üzerinden 410 bin 577 yolcu ağırlandı. Bu artış, Türkiye'nin kruvaziyer liman işletmeciliğinde bölgesel bir merkez haline geldiğinin altını çiziyor. 2025 yılının ilk 8 ayında İstanbul'a yanaşan kruvaziyer gemi sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,6 artış gösterdi. Yolcu sayısındaki artış yüzde 111,8, transit yolcu sayısındaki artış ise yüzde 31,8 olurken, toplamda yüzde 53,1'lik bir büyüme yaşandı. TÜRKİYE, KRUVAZİYER LİMANCILIĞINDA BÖLGEDE ÖNE ÇIKTI Türkiye'nin kruvaziyer liman işletmeciliğinde geldiği seviyeyi değerlendiren Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, "Türkiye kruvaziyer turizminin yeni merkezi olmaya aday. İstanbul, Kuşadası, Bodrum ve Çeşme gibi limanlarımız, Akdeniz ve Karadeniz güzergahında artık önemli duraklardan biri. Bu durum sadece turizm açısından değil; lojistik, liman yönetimi ve kamu-özel iş birliği ile elde edilen sürdürülebilir bir başarının ürünü. İlerleyen dönemlerde kruvaziyer limanlarının özelleştirilmesi ve yönetim modellerinde yeni yatırımların artmasını bekliyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.