Hava Durumu

#Lojistik

giresunsonhaber - Lojistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

En Zengin 100 Türk Listesi Açıklandı Haber

En Zengin 100 Türk Listesi Açıklandı

Türkiye’nin en zengin 100 ismi Forbes Türkiye’nin nisan sayısı kapağında! Bu yıl FORBES 100 listesine 10 yeni isim katılırken 56 kişinin servetini büyütmesi 2026’nın en dikkat çekici gelişmelerinden oldu. Bir başka dikkat çekici gelişme ise listenin zirvesine, servetinin tamamını Türkiye dışında yaratan Chobani’nin kurucusu Hamdi Ulukaya’nın yerleşmesi. Bu yıl FORBES 100’ün toplam serveti 149,7 milyar dolar. Listede 10 yeni isim ve sekiz yeni dolar milyarderi yer alıyor. Turgay Ciner’in milyarderler ligine dönüşü de dahil edildiğinde yeni milyarder sayısı dokuza çıkıyor. FORBES 100’e ilk kez girenler arasında en dikkat çekici isimlerden biri, halka açık Katılımevim’in büyük hissedarı Serdar Turhan. Bir diğeri ise Do&Co’nun CEO’su ve büyük hissedarı Attila Doğudan. Servetleri azalarak listeden düşenler ve bu yılın sıralaması kapsamlı bir haber çalışmasıyla Forbes Türkiye’nin nisan sayısında yer alıyor. Forbes Türkiye’nin nisan sayısında halka arza hazırlanan Esas Gayrimenkul’ün yönetim koltuğunda oturan Kazım Köseoğlu 1,5 milyar euro’luk portföyünü ve yakın dönemde gündemlerinde olan lojistik ve veri merkezleri yatırımlarını anlatıyor. Markafoni ile Türkiye’de e-ticaretin erken dönemine damga vuran Sina Afra ise yapay zeka dalgasının ilk oyuncularından biri olma kararını açıklıyor. Forbes Türkiye nisan ayında sağlık ekonomisinin de nabzını tutuyor. Uzun yaşamın şifrelerinin güncel sağlık mimarisiyle ele alındığı dosya haber çalışması yeni akımlarla birlikte yol haritalarını içeriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu 9. aktivasyonda Haber

Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu 9. aktivasyonda

Türk Deniz Kuvvetleri komutasındaki Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu, 24 Mart-4 Nisan 2026 tarihleri arasında 9’uncu aktivasyonunu gerçekleştiriyor. Eğitimler, deniz mayınlarına karşı keşif ve gözetleme, lojistik malzeme transferi ve ileri manevra eğitimi gibi çeşitli faaliyetleri kapsıyor. ANKARA (İGFA) - Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri (MCM BLACK SEA) Görev Grubu'nun 9. aktivasyonunu başlattı. 24 Mart-4 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen aktivasyon, bölgedeki deniz güvenliğini pekiştirmek amacıyla önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Bu eğitimlere Türkiye'nin yanı sıra, Romanya ve Bulgaristan Deniz Kuvvetleri de katılıyor. Türkiye’nin TCG Ütğm. Arif Ekmekçi ve TCG Ayvalık gemileri, Romanya Deniz Kuvvetlerine ait ROS Ion Ghiculescu ve Bulgaristan Deniz Kuvvetlerine ait BGS Priboy gemileriyle birlikte deniz mayınlarına karşı keşif ve gözetleme faaliyetleri yürütüyor. Ayrıca, denizde lojistik malzeme transferi eğitimi ve birliklerin harekât kabiliyetlerini artırmaya yönelik ileri manevra eğitimleri de başarıyla icra ediliyor. Milli Savunma Bakanlığı, bu eğitimlerin, Türk ve dost ülkelerin deniz güvenliğini artırmak ve Karadeniz bölgesinde işbirliğini pekiştirmek adına büyük önem taşıdığını vurguladı. Eğitimlerin, katılımcı ülkelerin birliklerinin harekât kabiliyetlerini geliştirmeyi ve deniz mayınlarına karşı etkin mücadele yöntemlerini paylaşmayı hedeflediği belirtildi.

SERT ÇÖZÜLME: 50 RANDIMAN TOMBUL FINDIK 257 TL Haber

SERT ÇÖZÜLME: 50 RANDIMAN TOMBUL FINDIK 257 TL

FİSKOBİRLİK’TE SERT ÇÖZÜLME: 50 RANDIMAN TOMBUL FINDIK 257 LİRAYA İNDİ 23 Mart 2026 tarihli FİSKOBİRLİK fiyat tablosunda 50 randıman Giresun kalite tombul fındık 257 TL/kg olarak yer aldı. Bu rakam, 8 Ocak 2026’daki 307 liranın 50 lira, 19 Ocak’taki 292 liranın 35 lira altında. Eylül 2025’te görülen 347 liralık zirveye göre kayıp 90 liraya, oran olarak da yaklaşık yüzde 26’ya ulaştı. Fındıkta artık konuşulan yalnızca düşen rakam değil; düşüşün hangi iklimde üretildiği ve bu baskının kimin sırtına yıkıldığıdır. MART TABLOSU: YÜKSELİŞ HİKÂYESİ DAĞILDI Sezonun başında 22 Ağustos 2025’te 230 liradan açılan FİSKOBİRLİK fiyatı, 23 Eylül 2025’te 347 liraya kadar tırmanmıştı. Aynı kronolojiye göre fiyat aralıkta 270 liraya kadar indi, ocakta kısa süreli tepki verdi, 19 Ocak’ta 292 lira olarak açıklandı. Kullanıcı tarafından paylaşılan 23 Mart 2026 tarihli son tabloda ise 50 randıman yeniden 257 liraya çekildi. Bu çizgi, piyasanın yalnızca yavaşlamadığını, 2025 sonbaharında oluşan yüksek primin önemli bölümünü geri verdiğini gösteriyor. TMO TABANI AYAKTA, AMA ÜRETİCİ LEHİNE OLUŞAN ÜST BAND ERİDİ Toprak Mahsulleri Ofisi, 2025-2026 sezonu için Giresun kalite kabuklu fındık alım fiyatını 200 TL/kg olarak açıkladı. Teknik olarak 257 lira bu tabanın üstünde. Ancak bugünkü tabloyu “tabanın üstünde kaldı” diye okumak eksik olur. Çünkü piyasa, bir dönem 200 liralık resmî tabanın çok üstünde üretici lehine güçlü bir beklenti üretmiş, sonra o beklentiyi taşıyamamıştır. Mart sonunda görülen 257 lira, tabanın korunduğunu ama üretici lehine kurulan yüksek fiyat havasının çözüldüğünü gösteriyor. REKOLTE RAKAMI, ÜRÜN DAHA DALDAYKEN FİYATIN ÜSTÜNE BİNDİ Bu düşüşün en sert başlıklarından biri, 2026-2027 sezonu için açıklanan 829 bin 239 tonluk ilk rekolte tahminidir. Giresun Son Haber’in haberine göre bu ilk tahmin çiçek sayımına dayanıyor; haberde ayrıca üretici tarafında maliyet, kalite ve arazi farklılıklarının yeterince hesaba katılmadığı, bu tür erken yüksek tahminlerin fiyat üzerinde baskı yaratabileceği kaygısına yer veriliyor. Kısacası yeni sezonun pazarlık dili, ürün daha daldayken kurulmaya başladı. 2025’TE AZ ÜRÜN FİYATI YUKARI İTTİ, 2026’DA YENİ MAHSUL BEKLENTİSİ FREN OLDU Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Konseyi’nin 2025 görünümünde, Türkiye’de kuraklığın verim, dane büyüklüğü ve kalite üzerinde baskı yarattığı; piyasada 2025 mahsulü için 450 bin ile 550 bin ton arasında geniş bir belirsizlik yaşandığı belirtilmişti. 2025 sonbaharındaki sert sıçramanın arkasında da bu arz daralması vardı. Ancak 2026’ya girilirken denklem tersine döndü: yüksek fiyatın sürüklediği piyasa, bu kez zayıflayan talep ve güçlü yeni mahsul beklentisiyle karşı karşıya kaldı. ŞİLİ DOSYASI: REKABET ARTIK SADECE FİYATTA DEĞİL, TAKVİMDE KURULUYOR Şili’nin Maule bölgesinde 26 Mart 2026’da düzenlenecek 4. Ulusal Avrupa Fındığı Günü için 500’ün üzerinde üretici, danışman, şirket temsilcisi ve sektör profesyonelinin bir araya geleceği, programın üretimden ticarete, iklimden küresel rekabete uzanan geniş bir içerikle kurgulandığı bildirildi. Aynı dosyada sponsor ağının sulama, bitki koruma, makine, lojistik ve teknoloji şirketleriyle büyüdüğü; Şili’de fındığın yalnızca tarımsal bir ürün değil, sanayi-ekosistemi haline geldiği vurgulanıyor. Haberde ayrıca Balsu’nun Şili’de 2017’den beri yatırım yaptığı, Maule’de 160 hektarlık alanda yaklaşık 70 bin fındık ağacına ulaştığı bilgisi yer alıyor. Bu tablo, rekabetin artık yalnızca bahçede değil, yatırım ve tedarik zinciri düzeyinde kurulduğunu gösteriyor. KUZEY-GÜNEY HATTI KURULUYOR, ÜRETİCİDE KAYGI BÜYÜYOR Ferrero da fındıkta yıl boyunca taze ve kaliteli tedarik sağlamak için hem kuzey hem güney yarımkürede üretim içinde olduklarını, ana kaynak ülkeler arasında Türkiye, İtalya, Şili ve ABD’nin bulunduğunu açıkça söylüyor. Aynı sayfada Şili, Arjantin, Gürcistan ve Sırbistan’da agrifarm yapıları kurulduğu da belirtiliyor. Bu veriler birlikte okunduğunda ortaya çıkan sonuç şudur: küresel alıcılar artık tek ülkeye yaslanan bir fındık düzeni değil, mevsime yayılmış çok merkezli bir tedarik sistemi kuruyor. “Kışın bir ülkede, yazın başka bir ülkede üretim planlanıyor; yerli üretici oyunun dışına mı itiliyor?” sorusu üretici cephesinde tam da bu nedenle büyüyor. Bunun son cümlesi bir yorumdur; ancak iki yarımküreye yayılan üretim modeli ve Şili’deki yatırım/organizasyon hattı bu kaygının boş olmadığını düşündürüyor. ASIL DÜŞÜŞ, SADECE RAKAMDA DEĞİL PAZARLIK GÜCÜNDE Bugün 257 lira yalnızca tabeladaki son sayı değildir. Bu rakam, bir yandan yüksek rekolte beklentisinin fiyatı erkenden bastırdığını, öte yandan dünya fındığında üretim ve tedarikin farklı coğrafyalara yayıldığını gösteren bir işarettir. Türkiye hâlâ ana üretim merkezi olabilir; ancak yeni denklemde tek belirleyici merkez olma avantajı aşınmaktadır. Fiyatın geri çekilmesi kadar ağır olan da budur. 23 Mart 2026’daki 257 TL/kg fiyat, sıradan bir güncelleme değil, bir çözülme işaretidir. Eylül 2025’te zirve yapan piyasa mart sonunda sert biçimde aşağı gelmiş; üretici lehine kurulan yüksek primli hava dağılmıştır. Bu düşüş hikâyesi yalnızca arz-talep cümlesiyle açıklanamaz. Masada aynı anda üç baskı vardır: erken rekolte dili, zayıflayan fiyatlama gücü ve Şili başta olmak üzere mevsime yayılmış yeni küresel tedarik hatları. Üretici açısından soru artık şudur: Fındıkta yalnızca fiyat mı düşüyor, yoksa fiyatı belirleme gücü de mi el değiştiriyor? Mevcut tablo, ikinci sorunun giderek daha yüksek sesle sorulacağını gösteriyor. . Kaynakça Giresun Son Haber, “FİSKOBİRLİK 19 Ocak’ta Yeniden Fiyat Açıkladı.” Giresun Son Haber, “2026-2027 İlk Tahmini Fındık Rekoltesi Açıklandı: 829 Bin 239 Ton.” Giresun Son Haber, “Şili’de Fındık Günü Büyüyor: Türk Fındığı İçin Yeni Rekabet Hattı.” Tarım ve Orman Bakanlığı, “2025-2026 Sezonu Kabuklu Fındık Alım Fiyatları Belirlendi.” Ferrero Group, “Our aim to source hazelnuts sustainably.”

TİREBOLU VE GİRESUN AKSI LİSTE DIŞI KALDI! Haber

TİREBOLU VE GİRESUN AKSI LİSTE DIŞI KALDI!

DEMİR YOLU PROJESİNDE KRİTİK GELİŞME: TİREBOLU VE GİRESUN AKSI LİSTE DIŞI KALDI! ANKARA / GİRESUN — Türkiye’nin kuzey-güney demir yolu hedefini güçlendireceği iddiasıyla kamuoyuna sunulan Erzincan-Trabzon Demiryolu projesi, bölgede geniş yankı uyandırdı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun açıklamalarına göre hat, Samsun-Sarp koridoru ile entegre edilerek ülkeyi uluslararası demir yolu ağlarına bağlayacaktı. Ancak detaylar netleştikçe Tirebolu ve Giresun aksının programdan dışarıda bırakılması, başta bölge milletvekilleri ve sivil toplum kesimleri olmak üzere geniş bir kesimde hayal kırıklığı yarattı. “KUZEY-GÜNEY EKSENİ” VURGUSU, GÜZERGÂH TARTIŞMASIYLA GÖLGELENDİ Bakan Uraloğlu, projenin Karadeniz’i iç hinterlanda bağlayacağını ve Türkiye’yi Orta Koridor ile Bir Kuşak Bir Yol stratejilerine entegre edeceğini savundu. Bakanlık tarafından yapılan ilk duyurularda, hattın Erzincan’dan başlayıp Trabzon’a ulaşacağı belirtilirken, güzergâhın Tirebolu hattı üzerinden ilerlemediği görüldü. Uraloğlu, projenin hem yük hem yolcu taşımacılığını geliştireceğini, bölgedeki ekonomik aktiviteyi canlandıracağını ifade etse de, sahada beklentiler bu açıklamalarla örtüşmedi. TBMM’DE RESMİ TARTIŞMA: SORU ÖNERGESİ SUNULDU CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, TBMM Başkanlığı’na verdiği yazılı soru önergesinde proje hakkında kapsamlı açıklama talep etti. Suiçmez’in önergesinde, yapılan planlamanın neden sadece Trabzon aksı üzerinden ilerlediği, Erzincan-Gümüşhane-Tirebolu güzergâhının neden değerlendirilmediği açıkça soruldu. Ayrıca yatırım programına dahil edilip edilmediği, takvim ve somut proje detayları da Bakanlığa soruldu. Bu soru önergesi, projenin yalnızca bir “beyan” değil, TBMM denetimine tabi bir planlama süreci içinde ilerlediğini gösteriyor. RESMİ YATIRIM PROGRAMINDA GÜZERGÂH BELİRSİZ 15 Ocak 2026 tarihli 33138 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı Kararı ile demiryolu yatırımlarına yer verildi. Ancak metinde proje adı listelenmiş olsa bile, güzergâhın detayları veya ilgili hatların coğrafi olarak hangi il/ilçeleri kapsayacağı açık şekilde belirtilmiyor. Program yalnızca etüt/avan proje çalışmaları için teklif edilen yatırımlar arasında yer alıyor; yatırım ödeneği ve kesin güzergâh kararı henüz netleşmiş değil. BÖLGE TEMSİLCİLERİNDEN SERT TEPKİLER Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Giresun ve Tirebolu’nun projenin dışında bırakılmasına sert tepki gösterdi. Konal, “Bölgemiz için en ekonomik ve teknik açıdan avantajlı güzergâh olan Tirebolu hattı göz ardı edilmiştir. Bu durum, Giresun’un uluslararası lojistik ağdan kopmasına neden olacaktır” dedi. Yerel ekonomi çevreleri ise Tirebolu’nun derin deniz limanı, maden üretimi ve iç bölge ticaret ağıyla birlikte demiryolu hattının ekonomik fizibilitesini güçlü kılan bir merkez olduğunu belirtiyor. Karadeniz lojistik uzmanları, Erzincan-Gümüşhane-Tirebolu hattının mevcut topografya bakımından daha az maliyetli, eğimi düşük ve teknik olarak daha avantajlı olduğunu belirtiyor. Ancak Trabzon aksının tercih edilmesinin yüksek maliyetli viyadük ve köprü yapımını gerektirdiği ve bu durumun yatırım maliyetini artırdığı vurgulanıyor. Bu kapsamda uzmanlar, güzergâh seçiminin “siyasi” ve “merkezi planlama öncelikleri” ile ilişkili olabileceği yönünde değerlendirmelerde bulunuyor. GİRESUN’A NE ANLAMA GELİYOR? Giresun ve çevre iller için demiryolu yatırımı, uluslararası ticaret koridorlarına erişim, iç bölge üretim ve ihracat potansiyelinin arttırılması açısından kritik önemde görülüyor. Özellikle Tirebolu Limanı’nın demir yolu bağlantısı üzerinden lojistik merkezine dönüştürülmesi bölge aktörlerinin yıllardır dillendirdiği bir hedef. Ancak mevcut proje taslağı, bu beklentiyi karşılamaktan uzak görünüyor. Giresun’un projede açıkça yer almayışı, hem yerel ekonomi için fırsat maliyetini artırıyor hem de bölge aktörlerinin uzun süredir sürdürdüğü lobicilik faaliyetlerinde yeni bir kırılma yaratıyor. BEKLENTİLER ile GERÇEK ARASINDA KÖPRÜ Bugün itibarıyla projenin temel aşaması; • Resmî yatırım programına teklif edilme, • TBMM’de denetim ve soru önergesi süreçleri, • Bakanlık açıklamalarının kamuoyuna duyurulması şeklinde ilerliyor. Ancak; • Kesin güzergâh kararı, • Yatırım ödeneğinin tahsisi, • Uygulama takvimi ve ihale süreci henüz netleşmiş değil. Bu belirsizlik ortamında Giresun, ekonomik entegrasyon ve uluslararası lojistik fırsatlar açısından kritik bir kavşakta bulunuyor. Bölge kamuoyunda, projenin nihai güzergâhı belirlenirken Giresun ve Tirebolu hattının yeniden değerlendirilmesi yönünde güçlü bir beklenti dile getiriliyor. Siyasi temsilciler, bölge milletvekilleri ve farklı illerde yaşayan Karadenizli iş insanları ile sivil toplum çevrelerinin de bu süreçte daha aktif rol üstlenmesi gerektiği ifade ediliyor. Yerel aktörler, gündemin günlük ve geçici konular yerine bölgenin uzun vadeli kalkınmasını etkileyecek stratejik ulaştırma yatırımlarına yönelmesi gerekiyor. Giresun’un projeye dahil edilmesi için Ankara nezdinde yürütülecek temaslar, teknik raporların güçlendirilmesi ve ortak bölgesel duruşun sergilenmesi, önümüzdeki dönemin belirleyici unsurları arasında görülüyor. Projenin nihai şeklini alması; TBMM denetimi, bakanlık tarafından somut yatırım onayı ve yerel paydaşlarla eşgüdümlü planlama sürecine bağlı olacak. Kaynaklar • 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı Kararı — Resmî Gazete, 15.01.2026 (Karar No: 10868) • TBMM Yazılı Soru Önergesi — CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez • Bakan Uraloğlu açıklamaları (basın haberleri) • TBMM Genel Kurulu konuşması — Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal

Türkiye kruvaziyer limancılığında yeni nefes Haber

Türkiye kruvaziyer limancılığında yeni nefes

Türkiye'nin kruvaziyer liman işletmeciliği, dünya turizmindeki değişim dalgalarını yakalayarak geçtiğimiz yıllarda dikkat çeken bir gelişme gösterdi. İstanbul Valiliği'nin paylaştığı verilere göre, 2025 yılının ilk 8 ayında 168 kruvaziyer gemisi İstanbul'a demir attı. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye kruvaziyer turizminde 2025 yılında çarpıcı bir büyüme elde etti. İstanbul Valiliği'nin verdiği bilgiler ışığında, yılın ilk 8 ayında yalnızca İstanbul limanları üzerinden 410 bin 577 yolcu ağırlandı. Bu artış, Türkiye'nin kruvaziyer liman işletmeciliğinde bölgesel bir merkez haline geldiğinin altını çiziyor. 2025 yılının ilk 8 ayında İstanbul'a yanaşan kruvaziyer gemi sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,6 artış gösterdi. Yolcu sayısındaki artış yüzde 111,8, transit yolcu sayısındaki artış ise yüzde 31,8 olurken, toplamda yüzde 53,1'lik bir büyüme yaşandı. TÜRKİYE, KRUVAZİYER LİMANCILIĞINDA BÖLGEDE ÖNE ÇIKTI Türkiye'nin kruvaziyer liman işletmeciliğinde geldiği seviyeyi değerlendiren Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, "Türkiye kruvaziyer turizminin yeni merkezi olmaya aday. İstanbul, Kuşadası, Bodrum ve Çeşme gibi limanlarımız, Akdeniz ve Karadeniz güzergahında artık önemli duraklardan biri. Bu durum sadece turizm açısından değil; lojistik, liman yönetimi ve kamu-özel iş birliği ile elde edilen sürdürülebilir bir başarının ürünü. İlerleyen dönemlerde kruvaziyer limanlarının özelleştirilmesi ve yönetim modellerinde yeni yatırımların artmasını bekliyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.