Hava Durumu

#Liman

giresunsonhaber - Liman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Liman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI Haber

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI FINDIK SEZONUNU TÖRENLE KARŞILAMA GELENEĞİNİN KAYITLARI 112 YIL ÖNCESİNE UZANIYOR Espiye’nin Taflancık köyünde düzenlenen “Fındık Hasat Töreni”, üreticiler ile tarım kuruluşlarını yeni sezon öncesinde bir araya getirdi. Bugün bahçede temsili hasatla gerçekleştirilen etkinliklerin tarihsel karşılığını oluşturan “Fındık Bayramı” ve “ilk fındık sevk merasimlerine” ilişkin Giresun’daki ulaşılabilen kayıtlar 1914 yılına kadar uzanıyor. Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Taflancık köyünde, 2026 yılı fındık hasat sezonu dolayısıyla “Fındık Hasat Töreni” gerçekleştirildi. Espiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Espiye Ziraat Odası Başkanlığı ve Taflancık Köyü Muhtarlığı tarafından ortaklaşa düzenlenen tören, 7 Ağustos 2026 tarihinde üreticiler ile ilçe protokolünü bir araya getirdi. Etkinlikte fındığın Espiye ve bölge ekonomisindeki önemine dikkat çekilirken, üreticilere bol ve bereketli bir hasat dönemi dileğinde bulunuldu. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasında, “Değerli üreticilerimize bereketli bir hasat sezonu diliyoruz” ifadelerine yer verildi. Taflancık köyündeki törene ilişkin açıklama, İl Müdürlüğünün duyurusunun ardından kamuoyuna yansıdı. FINDIK HASAT TÖRENİ NEDİR? Fındık hasat törenleri; hasat döneminin başlaması dolayısıyla üreticileri, tarım kuruluşlarını, ziraat odalarını, yerel yöneticileri ve sektör temsilcilerini bir araya getiren sezon açılışı niteliğindeki etkinlikler olarak düzenleniyor. Programlarda genellikle bereket duası yapılıyor, temsili olarak ilk fındıklar toplanıyor ve üreticilere doğru hasat, ürün kalitesi, iş güvenliği, mevsimlik tarım işçileri ile açıklanan hasat takvimine uyulması konularında mesajlar veriliyor. Geçmiş ve günümüzdeki uygulamalar incelendiğinde, törenlerin tek merkezden ve değişmeyen bir programla yürütülmediği görülüyor. Organizasyonlar; valilikler, tarım ve orman müdürlükleri, belediyeler, ziraat odaları, ticaret borsaları ve köy muhtarlıklarının iş birliğiyle farklı yerlerde gerçekleştiriliyor. Bu nedenle “Fındık Hasat Töreni”, resmî hasat tarihini belirleyen idari bir toplantıdan çok, sezonun başlangıcını duyuran ve üreticiyle dayanışmayı amaçlayan sembolik bir buluşma niteliği taşıyor. TÖREN, AÇIKLANAN TAKVİMDEN BİR GÜN ÖNCE YAPILDI Giresun’da 2026 yılı için açıklanan fındık hasat takvimine göre sahil kesiminde 8 Ağustos, orta kesimde 15 Ağustos, yüksek kesimlerde ise 22 Ağustos’tan itibaren hasada başlanacak. Taflancık köyündeki törenin sahil kesimi için açıklanan tarihten bir gün önce, 7 Ağustos’ta gerçekleştirilmesi de programın teknik bir hasat izninden ziyade sezon öncesi sembolik başlangıç niteliğinde olduğunu gösteriyor. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, erken veya geç hasadın ürünün verimini ve randımanını olumsuz etkileyebileceğini belirterek üreticilerden açıklanan tarihlere uygun hareket etmelerini istedi. Giresun’un 2026 yılı rakıma dayalı hasat takvimi 8, 15 ve 22 Ağustos olarak duyuruldu. HASAT TARİHLERİ NEDEN DEĞİŞİYOR? Giresun’daki fındık bahçeleri rakımlarına göre sahil, orta ve yüksek kesim olmak üzere üç grupta değerlendiriliyor. Fındığın olgunlaşma zamanı; rakım, sıcaklık, yağış, bahçenin konumu ve yetiştirilen çeşide bağlı olarak değiştiği için bütün üreticiler aynı gün bahçeye girmiyor. Hasada başlanabilmesi için dalda bulunan fındığın nem oranının yüzde 30’un altına düşmesi, sert kabuğun büyük ölçüde kızarması, iç fındığın kabuktan kolay ayrılması ve olgunlaşan meyvelerin dallar sallandığında dökülmesi gibi teknik ölçütler dikkate alınıyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, olgunlaşmadan toplanan fındıkta kalite ve randıman kaybı yaşanabileceğini, ürünün muhafaza süresinin kısalabileceğini ve erken hasadın üretici açısından ekonomik kayba yol açabileceğini bildiriyor. Müdürlüğün teknik açıklamasında doğru hasat olgunluğunun ölçütleri ayrıntılı şekilde sıralanıyor. GİRESUN’DA 80 BİNE YAKIN ÜRETİCİNİN GEÇİM KAYNAĞI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2026 yılında açıkladığı verilere göre kentte yaklaşık 120 bin hektarlık alanda 80 bine yakın üretici fındık tarımı yapıyor. İldeki tarım alanlarının yaklaşık yüzde 76’sını fındık bahçeleri oluşturuyor. 2026 yılı rekolte tespit çalışmaları, sahil, orta ve yüksek kesimleri temsil eden 13 ilçedeki 130 bahçede 12 kişilik komisyon tarafından yürütüldü. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, rekolte çalışmalarına ilişkin verileri 14 Temmuz 2026 tarihinde açıkladı. Espiye Kaymakamlığının tarım sayfasındaki kurumsal bilgilere göre ise ilçe ekonomisi büyük ölçüde fındığa dayanıyor. İlçede 8 bin 596 hektarlık alanda fındık yetiştirildiği, yaklaşık 5 bin 150 ailenin üretimle ilgilendiği ve tarıma elverişli arazilerin yüzde 80’inde fındık bulunduğu belirtiliyor. Söz konusu sayfanın güncelleme tarihi açıklanmadığı için bu rakamların güncel üretici kaydı olarak değil, ilçenin tarımsal yapısını gösteren kurumsal bilgiler olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Espiye Kaymakamlığının tarım sayfasında ilçedeki fındık üretimine ilişkin ayrıntılar yer alıyor. FINDIK BAYRAMININ TARİHSEL YOLCULUĞUOSMANLI’DAN CUMHURİYET’E UZANAN BİR GİRESUN GELENEĞİ Bugünkü “Fındık Hasat Töreni” organizasyonlarının tarihsel karşılığını, Osmanlı’nın son dönemleri ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında düzenlenen “Fındık Bayramı” ve “ilk fındık sevk merasimleri” oluşturuyor. Ancak eski törenlerle günümüzdeki etkinlikler arasında önemli bir fark bulunuyor. Günümüzdeki programlar genellikle fındık bahçesinde temsili hasat yapılmasıyla gerçekleştirilirken, geçmişteki törenlerin merkezinde yılın ilk mahsulünün limandan dış ülkelere gönderilmesi yer alıyordu. O dönemde fındığın ilk ihraç edildiği gün, yalnızca ticari bir sevkiyat olarak görülmüyor; üretici, tüccar, kamu yöneticileri ve kent halkının katıldığı büyük bir kutlamaya dönüştürülüyordu. GİRESUN’DAKİ İLK SOMUT KAYIT 1914 YILINA AİT Giresun’da fındık sezonunun törenle karşılanmasına ilişkin ulaşılabilen en eski somut kayıtlardan biri 1914 yılına ait. Akademik araştırmalarda yer verilen bilgilere göre ilk fındık sevk merasimi, 14 Ağustos 1914 tarihinde Feridunzade Hacı Hasan Efendi ve Ticaret Odasının ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Törenin anlatıldığı dönemin kayıtlarında uygulamadan “öteden beri” sürdürülen güzel bir gelenek olarak söz edilmesi, fındık sevk merasimlerinin 1914’ten önce de gerçekleştirildiğine işaret ediyor. Ancak eldeki belgeler bu uygulamanın ilk kez hangi yıl başlatıldığını kesin olarak ortaya koymuyor. Bu nedenle 1914 tarihi, geleneğin başlangıcı olarak değil, bugün için ulaşılabilen en eski somut örneklerden biri olarak kabul ediliyor. Doç. Dr. Muzaffer Başkaya’nın yerel basın ve arşiv belgelerine dayanan araştırması, törenlerin Cumhuriyet öncesine uzandığını ortaya koyuyor. CUMHURİYET İLAN EDİLMEDEN ÖNCE TRABZON’DA DA YAPILDI Fındık Bayramı’nın 29 Ekim 1923’ten önce gerçekleştirildiğini gösteren bir başka kayıt ise Trabzon’a ait. İstikbal gazetesinin 10 Ağustos 1923 tarihli nüshasında yer alan habere göre yeni mahsul fındığın ilk partisi Gülcemal Vapuru’na törenle yüklendi. Fındığı vapura taşıyan kayıklar defne dalları ve bayraklarla süslendi. Gülcemal Vapuru’nun baş ve kıç direklerine bayraklar asıldı; kayıklardan havai fişekler atılırken vapurdan selamlama düdükleri çalındı. Törende yeni mahsulün ve yapılacak ihracatın bereketli olması temennisinde bulunuldu. Dönemin gazete haberinde merasimden eski bir gelenek olarak söz edilmesi, uygulamanın 1923’ten daha önceye uzandığını destekleyen bir başka kayıt oldu. 1926’DA GİRESUN BAYRAKLARLA DONATILDI Cumhuriyet’in ilanından sonraki en ayrıntılı Fındık Bayramı kayıtlarından biri 27 Ağustos 1926 tarihine ait. Cumhuriyet gazetesinin 8 Eylül 1926 tarihli nüshasında yayımlanan habere göre Giresun Ticaret Odası, törenden bir gün önce davetiyeler hazırladı. Tören sabahı kentin çeşitli noktaları bayraklarla donatıldı. Saat 10.00’da dönemin Giresun Valisi Rami Bey ile davetliler Ticaret Odasında bir araya geldi. Ardından farklı ticarethanelere ait, bayraklarla süslenmiş fındık çuvalları hamalların sırtlarında limana doğru taşındı. Tüccarlar, kamu kurumlarının yöneticileri, memurlar, fındıkçı esnafı ve çok sayıda vatandaş iskelede toplandı. Yeni mahsulün bereketli olması için dualar edildi ve kurbanlar kesildi. Fındık çuvalları daha sonra kayıklara yerleştirilerek Cumhuriyet Vapuru’na götürüldü. Bayraklarla donatılan vapurun düdük çalarak yeni mahsulü selamladığı, davetlilerin de vapurun yemek salonunda verilen programa katıldığı kayıtlara geçti. 1926 yılındaki törenin ayrıntıları, dönemin Cumhuriyet gazetesi kayıtlarından aktarıldı. 1928’DE “MİLLÎ BAYRAM” BENZETMESİ YAPILDI 1928 yılında yayımlanan bir gazete haberinde, yılın ilk mahsulünün Avrupa pazarlarına gönderilmesi sırasında yapılan törenin daha önceki yıllardan beri sürdürüldüğü belirtildi. Dönemin basını, ilk sevkiyat gününün kentte taşıdığı önemi anlatmak amacıyla kutlamayı “millî bir bayram” benzetmesiyle aktardı. Ancak bu ifade, Fındık Bayramı’nın kanunla kabul edilmiş resmî veya millî bir bayram olduğu anlamına gelmiyor. Tören, Giresun’un ekonomik ve toplumsal hayatında büyük önem taşıyan yerel bir kutlama niteliğindeydi. Fındık sezonunun iyi geçmesi doğrudan üreticinin, tüccarın, esnafın ve kent ekonomisinin geleceğini etkilediği için ilk ihracat günü şehir genelinde büyük heyecan oluşturuyordu. 1930’DA İLK MAHSUL ANKARA VAPURU’NA YÜKLENDİ 21 Ağustos 1930 tarihli Yeşilgiresun gazetesinde, ilk fındık mahsulünün Ankara Vapuru’na özel bir törenle yükleneceği ilan edildi. Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yapılan duyuruda kentteki bütün tüccarlar törene davet edildi. Takip eden gazete nüshasında ise yeni sezon mahsulünün Ankara Vapuru ile ihraç edildiği ve törenin geniş katılımla gerçekleştirildiği bildirildi. Bu kayıtlar, Fındık Bayramı’nın Cumhuriyet’in ilk yıllarında yalnızca üreticiye yönelik bir etkinlik olmadığını; Ticaret ve Sanayi Odasının öncülüğünde kamu yöneticilerini, tüccarları, esnafı ve halkı buluşturan kent çapında bir organizasyon olduğunu gösteriyor. 1930 yılındaki törenin duyuru ve haberleri Yeşilgiresun gazetesinin arşiv kayıtlarında yer alıyor. 1939’DA BANDO, İSTİKLAL MARŞI VE ÖDÜL TÖRENİ Arşivlerde ayrıntıları bulunan en kapsamlı Fındık Bayramlarından biri 18 Ağustos 1939 tarihinde Giresun’da gerçekleştirildi. Törenden bir gün önce yerel basın aracılığıyla halka duyuru yapıldı. Kırmızı ipek çuvallara doldurulan fındıklar; kurdeleler, çiçekler ve sırmalarla süslendi. Fındık çuvalları, önünde şehir bandosu bulunduğu hâlde otomobillerle Giresun’un bayraklarla donatılmış sokaklarında dolaştırıldı. Ticaret Odasının önünde binlerce vatandaşın katıldığı bir program düzenlendi. İyi ürün yetiştirdiği belirlenen sekiz üreticiye ödül verildi. İstiklal Marşı’nın ardından konuşmalar yapıldı ve hatıra fotoğrafları çekildi. Daha sonra oluşturulan kortej, halkın tezahüratları eşliğinde iskeleye hareket etti. Limanda dualar edildi, kurbanlar kesildi ve rengârenk süslenen ilk fındık çuvalları vapura yüklendi. Akgün gazetesinin 17 ve 24 Ağustos 1939 tarihli nüshalarında aktarılan tören, fındığın o yıllarda Giresun ekonomisinin yanı sıra sosyal ve kültürel hayatındaki yerini de ortaya koydu. 1939 yılındaki törenin ayrıntıları akademik araştırmada dönemin Akgün gazetesi kayıtlarına dayanılarak aktarıldı. ESKİ FINDIK BAYRAMLARI NASIL YAPILIYORDU? Tarihsel belgeler ve akademik araştırmalar bir arada değerlendirildiğinde eski Fındık Bayramlarının genel programı şu aşamalardan oluşuyordu: Ticaret Odası tarafından günler öncesinden hazırlık yapılıyor, davetiyeler dağıtılıyor ve kent halkı törene çağrılıyordu. İlk ihraç edilecek fındıklar özel çuvallara dolduruluyor; çuvallar ipek kumaş, kurdele, çiçek ve bayraklarla süsleniyordu. Süslenen çuvallar hamalların sırtlarında, el arabalarında veya otomobillerle şehir merkezinden limana taşınıyordu. Bazı yıllarda korteje şehir bandosu eşlik ediyor, sokaklar bayraklarla donatılıyordu. Limanda yöneticiler, tüccarlar ve sektör temsilcileri konuşmalar yapıyor; İstiklal Marşı çalınıyor, dualar ediliyor ve kurbanlar kesiliyordu. Başarılı üreticilerin ödüllendirildiği programlar da düzenleniyordu. Fındık çuvalları önce kayıklara veya mavnalara, ardından açıkta bekleyen vapurlara yükleniyordu. Gemiler düdük çalarak, kayıklar ise bayraklar ve havai fişekler eşliğinde yeni mahsulü selamlıyordu. Bazı törenlerin sonunda tüccarlar tarafından davetlilere yemek veya çeşitli ikramlar sunuluyordu. TÖRENLER ORDU VE TRABZON’DA DA YAPILIYORDU Fındık Bayramı yalnızca Giresun’da gerçekleştirilen bir etkinlik değildi. Fındık üretimi ve ihracatının yoğun olduğu Ordu ve Trabzon’da da ilk mahsulün piyasaya ve dış pazarlara çıkarıldığı gün benzer törenler düzenleniyordu. Trabzon’da 1923, 1934, 1935 ve 1939 yıllarında gerçekleştirilen kutlamalara ilişkin kayıtlar bulunuyor. Törenlerde süslenen fındık çuvalları motorlarla vapurlara taşınıyor, bando ve fişekler eşliğinde ilk ihracat gerçekleştiriliyordu. Ordu’da da fındığın ilk kez piyasaya çıkarıldığı gün kutlama programları düzenleniyor; konuşmaların ardından süslenmiş ilk mahsul çuvalları gemilere yükleniyordu. Bu örnekler, Fındık Bayramı’nın yalnızca bir kent geleneği değil, Doğu Karadeniz’in başlıca fındık üretim ve ihracat merkezlerinde görülen bölgesel bir uygulama olduğunu ortaya koyuyor. ULAŞIM VE İHRACAT YÖNTEMLERİ DEĞİŞİNCE UNUTULDU Eski Fındık Bayramlarının merkezinde liman ve deniz yoluyla yapılan ilk ihracat bulunuyordu. Karayolu ulaşımının gelişmesi, ürünün limanlardan küçük kayık ve mavnalarla vapurlara taşınması uygulamasının sona ermesi ve ihracat yöntemlerinin değişmesiyle törenlerin dayandığı geleneksel yapı da zaman içerisinde ortadan kalktı. BETAM tarafından yayımlanan ve sözlü tarih görüşmelerini de içeren araştırmada, Fındık Bayramı’nın 1930–1960 yılları arasında Giresun’un tamamının katıldığı büyük bir etkinlik olarak toplumsal hafızada yer aldığı belirtiliyor. Araştırmada; ipek kumaşla kaplanan fındık çuvallarının kurdelelerle süslendiği, mühürlendiği, limana getirildiği, konuşmalar ve millî marşın ardından gemilere yüklendiği aktarılıyor. Ancak çalışmada da belirtildiği üzere bu gelenek günümüzde büyük ölçüde arşivlerde, eski gazete sayfalarında ve sözlü tarih anlatılarında varlığını sürdürüyor. Giresun’un kırsal hafızasına ilişkin araştırmada Fındık Bayramı’na ayrı bir bölüm ayrıldı. 1996’DA TİREBOLU’DA FINDIK FESTİVALİ DÜZENLENDİ Fındıkla ilgili kutlamaların modern dönemde yeniden farklı isim ve formatlarda ortaya çıktığı görülüyor. Giresun Ticaret Borsasının tarihçesine göre 6–7 Eylül 1996 tarihlerinde Tirebolu’da Birinci Fındık Festivali düzenlendi. Bu organizasyon, eski liman merkezli Fındık Bayramlarının birebir devamı olmamakla birlikte, fındığın üretim, ticaret ve kültürel değerini toplumsal etkinliklerle yaşatma anlayışının modern örneklerinden biri oldu. Giresun Ticaret Borsası, 1996 yılındaki Tirebolu Fındık Festivali’ne kurumsal tarihçesinde yer veriyor. 2019’DA ORHANİYE KÖYÜNDE RESMÎ AÇILIŞ YAPILDI Giresun’da 6 Ağustos 2019 tarihinde Merkez Orhaniye köyünde “Fındık Hasadına Başlama Töreni” düzenlendi. Dönemin Giresun Valisi Harun Sarıfakıoğulları ile Milletvekili Kadir Aydın, yörede “gıdık” olarak adlandırılan fındık sepetlerini bellerine bağlayarak temsili hasat yaptı. Törene FİSKOBİRLİK, Giresun Ziraat Odası ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yöneticileri ile çiftçiler katıldı. Programda üreticilere bereketli sezon dileklerinin yanı sıra mevsimlik tarım işçileri ve çocuk işçiliği konusunda da mesajlar verildi. 2019 yılındaki tören Giresun Valiliğinin resmî arşivinde yer alıyor. 2022’DE BELEDİYE İLK KEZ HASAT ŞENLİĞİ DÜZENLEDİ Giresun Belediyesi, 4 Ağustos 2022 tarihinde Teyyaredüzü Mahallesi’nde “Fındık Hasat Şenliği” düzenledi. Temsili hasadın yanı sıra fındık toplama yarışması, resim sergisi, kemençe, horon ve yöresel ürün ikramlarının gerçekleştirildiği programda dönemin Belediye Başkanı Aytekin Şenlikoğlu, belediye tarafından ilk kez bu adla bir hasat şenliği düzenlendiğini açıkladı. Bu açıklama, Giresun’daki fındık kutlamalarının ilk kez 2022’de başladığı anlamına gelmiyor. Şenlik, belediyenin kendi kurumsal organizasyonu açısından ilk olma özelliği taşıyordu. Giresun Belediyesi, 2023 yılında da Kavaklar Mahallesi’nin Karadağ mevkisindeki bir fındık bahçesinde benzer bir şenlik gerçekleştirdi. Katılımcılar kemençe ve yöresel türküler eşliğinde bahçeye girerek temsili hasat yaptı. ESPİYE’DE 2025 VE 2026’DA ART ARDA ETKİNLİK YAPILDI Espiye’de ulaşılabilen basın kayıtlarına göre 7 Ağustos 2025 tarihinde Kadere Mahallesi’nde fındık hasadı etkinliği düzenlendi. Espiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İlçe Ziraat Odasının düzenlediği programda bereket duası yapıldı ve dönemin Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz üreticilerle birlikte fındık topladı. 2025 yılındaki Espiye etkinliğinin Kadere Mahallesi’nde gerçekleştirildiği basına yansıdı. 7 Ağustos 2026 tarihinde Taflancık köyünde gerçekleştirilen tören ise Espiye’de art arda ikinci yıl hasat etkinliği yapıldığını gösteriyor. Ancak 2026 yılı açıklamasında organizasyonun kaçıncısının düzenlendiği veya bundan sonra her yıl aynı köyde gerçekleştirileceği yönünde bilgi bulunmuyor. Bu nedenle Taflancık’taki etkinliği şimdilik “geleneksel” ya da “her yıl düzenlenen” bir tören olarak nitelendirmek doğru olmayacaktır. ESKİ GELENEĞİN MODERN YORUMU Tarihsel Fındık Bayramları ile günümüzde düzenlenen hasat törenleri aynı kurumsal organizasyonun kesintisiz devamı değil. Buna karşılık her iki uygulamanın da üreticiyi, kamu yöneticilerini, ticaret çevrelerini ve halkı fındık sezonunun başlangıcında bir araya getirmesi bakımından ortak bir kültürel temele sahip olduğu görülüyor. Geçmişte yılın ilk fındığı süslenen çuvallarla limandan vapurlara yüklenirken, bugün katılımcılar bahçeye girerek temsili hasat yapıyor. Değişmeyen unsur ise fındığın Giresun ekonomisi ve toplumsal yaşamı açısından taşıdığı önem ile yeni sezonun bereketli geçmesi yönündeki ortak temenni olarak öne çıkıyor.

TİREBOLU’DA DENİZ KİRLİLİĞİ VE MEZGİT ALARMI Haber

TİREBOLU’DA DENİZ KİRLİLİĞİ VE MEZGİT ALARMI

TİREBOLU'DA DENİZ KİRLİLİĞİ VE MEZGİT ALARMİ Tirebolu'da önceki gün düzenlenen seminerde deniz yasağı, mezgit stoklarındaki baskı, kıyı ve limanın korunması ile balıkçılığın geleceği ele alındı. Toplantıda tarihin önemi, Karadeniz ekosistemindeki bozulma ve uzun vadeli koruma ihtiyacı öne çıktı. Tirebolu Su Ürünleri Kooperatifi ile Yerel Eylem Grubu iş birliğiyle Tirebolu'daki Gaffaro Otel'de önceki gün düzenlenen “Deniz Kirliliği, Mezgitin Geleceği” konulu seminer, bölgesel coşkunun karşı karşıya olduğu riskleri destekleniyordu. Seminerlere katılan ülkelerin temsilcileri, kooperatif üyeleri ve davetliler katıldı. Seminerin açıklamasında konuşan Giresun İl Tarım Kontrol Şube Müdürü Erkan Tarık Akdemir, balıkçılık sektöründe ihracatın taşıdığı ekonomik değerlere dikkat çekti. Akdemir, Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu'na sunulacak sektör açısından sağlanan katkıların önemine işaret etti. MEZGİTİN YAŞAM ALANI DARALIYOR Seminerin ana raporlaması Prof. Dr. Hamdi Öğüt, entegre balık hastalıklarının Karadeniz'de mezgit balığının yaşam sürecinde aşamalı olarak yok olduğunu belirtti. Öğüt, özellikle kıyı şeritleri ile limanın korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Öğüt, deniz kirliliğinin ve son dönemde artan denizanasının ekosistemin ciddi biçimde bozulduğunu ifade etti. Bu sürecin kısa vadeli müdahalelerle aşılamayacağını belirten Öğüt, kalıcı sonuç için uzun vadeli ve kararlı çalışma yapılması dile getirildi. BAKTERİ, PARAZİT VE TARIM İLACI UYARISI Mezgit balıkları üzerinde yapılan incelemelerde türünün doğasında bulunmaması gereken bakteri ve parazitlere rastlandığını söyleyen Öğüt, deniz ekosistemindeki bozulmanın artık daha iyi göründüğünü ve geldiğini söyledi. Tarım ilaçlarının da denizde taşınarak ekosisteme zarar vererek tedavi eden Öğüt, bu tablonun mezgit için ciddi bir tehdit oluştuğunu kaydetti. Seminerde, deniz kirliliğinin yalnızca çevrenin hakimiyeti olmadığı, doğrudan üretim, avcılık, kıyı ekonomileri ve gelecek nesillerin gıda ürünlerinin sunulacağı bir mesele olduğu vurgulandı. KIYI VE LİMANLAR İÇİN KORUMA ÇAĞRISI Toplantıda öne çıkan başlıklardan biri de kıyı alanları ile liman bölgelerinin korunması oldu. Katılımcıların başta olmak üzere Karadeniz'in önemli türlerinin yaşamını sürdürebilmesi için kıyısal baskının azaltılması, kontrol edilmesinin denetlenmesi ve deniz habitatlarının korunması dile getirildi. Seminer, balıkçılığın geleceğinin yalnızca av miktarıyla değil, denizin sağlığıyla belirlendiğini bir kez daha ortaya koydu. Tirebolu'daki buluşmada verilen ortak mesaj netti: Deniz korunmadan korunamayacak, mezgit korunmadan da Karadeniz balıkçılığı taşınamayacak.

GİRESUN’UN İL YOLUNU BELEDİYE AÇTI, HALK TAŞIDI, MECLİS TAMAMLADI Haber

GİRESUN’UN İL YOLUNU BELEDİYE AÇTI, HALK TAŞIDI, MECLİS TAMAMLADI

GİRESUN’UN İL YOLUNU BELEDİYE AÇTI, HALK TAŞIDI, MECLİS TAMAMLADI Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, kentin il statüsüne kavuşmasının 105. yıl dönümünü kutladı. Bu yıldönümü, 4 Aralık 1920’de kabul edilen ve 4 Nisan 1921’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Giresun Müstakil Livası Teşkiline Dair Kanun”un yıldönümüne dayanıyor. Kentin bugünkü il kimliği, belediyenin girişimi, yerel eşrafın desteği ve Ankara’daki yasama süreciyle kuruldu. Giresun, 105 yıl önce yalnız bir idari karar almadı; kendi kaderini tayin eden bir şehir refleksi ortaya koydu. Kent, Trabzon sancağına bağlı bir kaza statüsünden çıktı, önce müstakil liva oldu, ardından 1924 Anayasası’yla vilayet adını aldı. Bu dönüşümün merkezinde belediye vardı. Telgrafı belediye çekti, mali yük için taahhüt belediyeden geldi, siyasi iradeyi yerel öncüler taşıdı. ANKARA’YA GİDEN DOSYA BELEDİYEDEN ÇIKTI Giresun’un illeşme sürecindeki en kritik eşik 30 Ekim 1920’de aşıldı. TBMM Başkanlığı’na çekilen telgrafta dönemin Giresun Belediye Reisi Feridunzade Osman Ağa, Ticaret Odası Reisi Hacı Ali Ağazade Kaşif Efendi ve kentin ileri gelenleri, müstakil liva talebini doğrudan Ankara’ya taşıdı. Aynı telgrafta, yeni idari yapının iki yıllık masrafının belediyenin gelir fazlasından karşılanabileceği de açıkça bildirildi. Bu taahhüt, Giresun’un yalnız talepte bulunan değil, yük üstlenen bir kent olduğunu gösterdi. Vekiller Heyeti 22 Kasım 1920’de isteği uygun buldu, tasarı 25 Kasım’da Meclis’e sunuldu. 4 NİSAN 1921’DE HUKUKİ KAPI AÇILDI Kanun metni, merkezi Giresun olmak üzere Tirebolu ve Görele kazalarıyla Karahisar-ı Şarki sancağına bağlı Kırık nahiyesinin birleştirilmesiyle Giresun müstakil livasının kurulduğunu yazdı. Kanun 4 Nisan 1921 tarihli Resmî Ceride’de yayımlandı ve yürürlüğe girdi. 1924 Anayasası’nın 89. maddesiyle liva adı vilayete dönüştü; böylece Giresun’un bugünkü il statüsü anayasal adını da kazanmış oldu. BU ŞEHİR İL OLURKEN SADECE SİYASET DEĞİL, TOPLUM DA ÇALIŞTI Giresun’un il oluşu yalnız bir yasa maddesiyle açıklanmıyor. Millî Mücadele yıllarında Giresun Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin topladığı kaynaklar yeni idari yapının kurulmasına, öğretmen maaşlarına, jandarma taburu ve mektep giderlerine, çarşı, pazar ve iskele düzenlemeleri için belediyeye aktarıldı. Bu tablo, illeşme sürecinin belediye, cemiyet, esnaf ve halkın ortak emeğiyle örüldüğünü ortaya koyuyor. İL OLURKEN BELEDİYE BAŞKANI KİMDİ? İKİ İSİM ÖNE ÇIKIYOR Resmî belediye kayıtları Feridunzade Osman Ağa’yı 1919-1920, Hasan Vehbi Efendi’yi ise 1920-1930 dönemi belediye başkanları arasında gösteriyor. Buna karşılık 30 Ekim 1920 tarihli telgrafta belediye reisi olarak Osman Ağa’nın imzası yer alıyor; Giresun Valiliği de Osman Ağa’nın Kasım 1920’de “Müdafaa-i Milliye Başkanı ve Belediye Başkanı” sıfatıyla Ankara’ya gittiğini kaydediyor. Bu nedenle tarihsel tablo net biçimde şunu gösteriyor: İl oluş sürecinin siyasi ve belediyecilik öncülüğünü Osman Ağa üstlendi; kanunun yürürlüğe girdiği dönemin belediye idaresinde ise Hasan Vehbi Efendi ismi resmî listelerde yer aldı. GİRESUN, İL OLMADAN ÖNCE DE BELEDİYEYDİ Giresun’un kurumsal birikimi, il kararından da eskiye gidiyor. Giresun Belediyesi’nin stratejik planında, belediye teşkilatının 1869 Trabzon Salnamesi’nden anlaşıldığı belirtiliyor. Kentin fındık ticareti, liman hareketliliği ve iç bölgelere açılan ulaşım hattı, belediyeyi erken kurumsallaştırdı; 1921’deki illeşme hamlesi de bu altyapının üzerine oturdu. KÖSE’DEN 105. YIL MESAJI Başkan Fuat Köse, 105. yıl mesajında Giresun’un il oluşunu “tarihimizi aydınlatan bir dönüm noktası” olarak tanımladı ve kentin geçmişinden aldığı güçle geleceğe yürüyeceğini vurguladı. Köse’nin mesajı, 105. yıl kutlamasını yalnız bir takvim hatırlatması olmaktan çıkarıp kentin idari hafızasına dönük bir sahiplenme çağrısına dönüştürdü. 30 Ekim 1920: Giresun’un müstakil liva talebini içeren telgraf TBMM Başkanlığı’na çekildi. 22 Kasım 1920: Vekiller Heyeti talebi uygun buldu. 25 Kasım 1920: Kanun tasarısı TBMM’ye sunuldu. 4 Aralık 1920: “Giresun Müstakil Livası Teşkiline Dair Kanun” kabul edildi. 4 Nisan 1921: Kanun yayımlandı ve yürürlüğe girdi. 1924: Liva adı anayasal olarak vilayete dönüştü.

ALİ KARA’NIN BASIN ÇIKIŞI TARTIŞMAYI GESOB’UN KARNESİNE ÇEKTİ Haber

ALİ KARA’NIN BASIN ÇIKIŞI TARTIŞMAYI GESOB’UN KARNESİNE ÇEKTİ

ALİ KARA’NIN BASIN ÇIKIŞI TARTIŞMAYI GESOB’UN KARNESİNE ÇEKTİ GESOB Başkanı Ali Kara’nın yerel basını hedef alan sözleri Giresun’da yeni bir tartışma başlattı. Giresun Gazeteciler Derneği Başkanı Bekir Bayram, yerel basının kentin sorunlarını yıllardır gündemde tuttuğunu söyledi ve “yerel basına magazin yaftası yakıştırmak şık olmamıştır” çıkışı yaptı. Kamuya açık kayıtlarda Ali Kara’nın adı en az 2006’dan beri GESOB Başkanı olarak geçiyor; 2022’de de 6. kez seçildiği yayımlandı. Tartışma şimdi şu soruda düğümleniyor: Yaklaşık yirmi yıla dayanan bu uzun başkanlık dönemi Giresun esnafına ne kazandırdı? Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Ali Kara, Giresun Bakkallar Manavlar Kasaplar Lokantacılar Bayiler Esnaf Odası’nın seçimli genel kurulunda yerel basını hedef aldı. Salonda basın mensuplarının bulunmamasına tepki gösteren Kara, Giresun basınının kentin sorunlarına yeterince yer vermediğini savundu; yerel basına “magazin haberciliği” yakıştırması yaptı ve “Nerede bunlar yahu?” sözleriyle çıkıştı. Bu sözler kısa sürede kent gündemine oturdu. Bu çıkışa ilk sert yanıtlardan biri Giresun Gazeteciler Derneği cephesinden geldi. Dernek Başkanı Bekir Bayram, yerel basının Giresun’un sorunlarını yıllardır gündeme taşıdığını, zor koşullarda görev yaptığını ve kentin gözü kulağı olduğunu vurguladı. Bayram, ekonomik olarak zor günler geçiren yerel basına destek verilmesi gerekirken hedef alınmasının doğru olmadığını söyledi; “yerel basına magazin yaftası yakıştırmak şık olmamıştır” diyerek Ali Kara’nın sözlerine açık tepki gösterdi. Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, resmi tanımında üyelerinin ticari ve teknik gelişimine katkı sunan, ekonomik ve sosyal hakları için mücadele eden bir yapı olarak yer alıyor. Giresun Belediyesi’nin 2025-2029 Stratejik Planı’nda da GESOB’a kayıtlı 32 oda ve 15 bin 806 üye bilgisi bulunuyor. EN AZ 19,5 YILLIK KOLTUK Ali Kara 6 Eylül 2006 tarihli haberlerde GESOB Başkanı olarak geçiyor. 8 Mayıs 2022’de ise 6. kez başkan seçildiği yazıldı. Bu iki kayıt birlikte okunduğunda, Kara’nın GESOB koltuğunda en az 19 yıl 6 aydır bulunduğu ortaya çıkıyor. Altı dönemlik bu tablo, sıradan bir temsil süresinden değil, kurumsal yapının neredeyse bir kuşağa yayılan aynı yönetim çizgisinden söz edildiğini gösteriyor. PEKİ GESOB’UN HESABINA NE YAZILIYOR? Açık kaynaklarda Ali Kara döneminde öne çıkan başlıklar var. Giresun için çevre yolu, lojistik merkez, liman-demiryolu bağlantısı, turizm ve ticaret altyapısı gibi proje çağrıları yapıldı. Esnafa yönelik kredi, banka kampanyası, indirim protokolü ve çeşitli destek açıklamaları da kamuoyuna yansıdı. Şehir trafiği ve esnaf finansmanı konusunda da zaman zaman çıkışlar geldi. Ancak bu tabloya yakından bakıldığında ağır basan unsur, tamamlanmış ve ölçülmüş kurumsal başarıdan çok açıklama, çağrı, protokol ve temenni başlıkları oluyor. Yaklaşık yirmi yıllık yönetim döneminin sonunda Giresun esnafının hayatını kalıcı biçimde değiştiren, etkisi rakamlarla ortaya konmuş, düzenli olarak kamuoyuna sunulmuş güçlü bir başarı bilançosu aynı açıklıkla görünmüyor.

İHRACATTA FINDIK VE GIDA ÜRÜNLERİ ÖNE ÇIKTI Haber

İHRACATTA FINDIK VE GIDA ÜRÜNLERİ ÖNE ÇIKTI

GİRESUN GÜMRÜĞÜ’NDE ŞUBAT HAREKETLİLİĞİ İHRACATTA FINDIK VE GIDA ÜRÜNLERİ ÖNE ÇIKTI Giresun Gümrük Müdürlüğü’nün Şubat 2026 işlem hacmi verileri kamuoyuna açıklandı. Giresun Valiliği’nin yayımladığı resmi duyuruya göre 1-28 Şubat 2026 tarihleri arasında kentte 28,5 milyon dolarlık ithalat, 97,2 milyon dolarlık ihracat gerçekleşti. Aynı dönemde 63,6 milyon kilogram ithalat, 60,2 milyon kilogram ihracat yapılırken, 23,4 milyon TL vergi tahsil edildi. Şubat ayı verilerine göre ithalat tarafında fındık ve mamulleri (geri gelen eşya), ayçiçeği tohumu yağı ve küspesi, aspir, soya fasulyesi, organik mısır, buğday gluteni, arpa, adi buğday, tekstil ürünleri, LPG, 6 mm float cam ve tekerlekli sandalye hibesi yer aldı. İhracatta ise fındık ve fındık mamulleri, aspir yağı, ayçiçeği tohumu yağı, siyah çay, organik kırık mısır, soya fasulyesi küspesi, nohut unu, ayçekirdeği içi, tekstil ürünleri, kumanya, kedi kumu (bentonit), laminat yer kaplamaları, meyveli gazozlar ve topak halinde odun döküntü-atıkları öne çıktı. Giresun Limanı’nın dökme yük, genel kargo, konteyner ve bazı özel yük türlerini elleçleyebilen yapısı dikkate alındığında, açıklanan ürün listesi limanın mevcut yük profiliyle uyumlu bir tablo ortaya koyuyor. Resmi liman kaynakları ve sektör verileri, Giresun Limanı’nda dökme yük ve genel kargonun önemli yer tuttuğunu gösteriyor. Açıklanan tablo, Giresun dış ticaretinde fındık ve tarımsal ürünlerin ağırlığını koruduğunu, buna ek olarak gıda sanayi, yem, yapı malzemesi ve genel ticari ürünlerin de liman hattında işlem gördüğünü ortaya koydu. Resmi duyuruda herhangi bir kaza, çevresel olay, yaptırım ya da dava bilgisi yer almadı. Bu nedenle veriler, kentteki gümrük ve liman hattında olağan ticari hareketliliğin sürdüğünü gösteren aylık ekonomik tablo niteliği taşıyor. Kutu Bilgi Şubat 2026 Giresun Gümrüğü Özeti İthalat: 28.500.276,55 dolar İhracat: 97.204.032,67 dolar İthalat miktarı: 63.669.377 kg İhracat miktarı: 60.273.939 kg Tahsil edilen vergi: 23.464.311,65 TL

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.