Hava Durumu

#Kuzey Amerika

giresunsonhaber - Kuzey Amerika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuzey Amerika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ferrero Grubu 2024/2025 Mali Yılı için konsolide bilançosunu açıkladı Haber

Ferrero Grubu 2024/2025 Mali Yılı için konsolide bilançosunu açıkladı

Ferrero Grubu, cirosunu yüzde 4,6 artırarak 19,3 milyar avroya ulaştırdı ve büyüme eğilimini sürdürdü. Yenilikler, portföy genişletme ve satın alma stratejisi, 2024/25 yılında da başarıların devam etmesini sağladı. Gelecekteki büyümenin altyapısı, 2024/25 yılında yaklaşık 1,1 milyar avroluk sermaye yatırımı artışı ve Eylül 2025'te tamamlanan WK Kellogg Co. satın alımıyla daha da güçlendirildi [1]. PRNewswire / LÜKSEMBURG (İGFA) - Ferrero Grubu, holding şirketi Ferrero International S.A. aracılığıyla, 31 Ağustos 2025'te sona eren 2024/2025 mali yılına ilişkin konsolide bilançosunu açıkladı [2]. Grup, bir önceki yıla göre yüzde 4,6 artışla yılı 19,3 milyar avroluk konsolide ciroyla tamamladı. Bu büyüme, Ferrero Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Giovanni Ferrero'nun ortaya koyduğu ve Ferrero Grubu CEO'su Lapo Civiletti'nin yürüttüğü uzun vadeli stratejik vizyonun başarısıyla gerçekleşti. Ferrero 36 üretim tesisi ile küresel varlığını korurken, 31 Ağustos 2025 itibariyle mali yılı dünya genelinde 48.697 kişilik insan kaynağıyla tamamladı. Ferrero Grubu CFO'su Daniel Martinez Carretero, sonuçları şöyle değerlendirdi: "Ferrero olarak 80. yıl dönümümüzü kutlarken, tüm çalışanlarımızın bağlılığı sayesinde, sevilen ürünlerimiz ve markalarımızla, dünyanın her yerindeki insanlara mutluluk vermeye devam ediyoruz. Portföy yeniliği, yeni kategorilere ve pazarlara genişlemeye yönelik büyüme stratejimiz sonuç vermeye devam ediyor. 2024/2025 yılında yapılan sermaye yatırımı artışı ve son dönemde gerçekleştirdiğimiz satın almalar, geleceğe olan inancımızı ve uzun vadeli yatırım yapma kabiliyetimizi yansıtıyor. İnovasyon ve yerel pazarlara hizmet verme kapasitemizi daha da geliştiriyoruz." Grup, hedefe yönelik kategori genişletme ve stratejik marka inovasyonu yoluyla, portföyünü geliştirmeye devam etti. 2024/2025 yıllarında şu gelişmeler öne çıktı: Artan tüketici talebini karşılamak amacıyla, Nutella Plant-based (Bitki bazlı) ürünü piyasaya sürüldü. Nutella, Nutella Crepes ve Nutella Donut gibi dondurulmuş unlu mamuller yelpazesiyle yeni kategorilere genişledi. Kuzey Amerika'da sevilen üç yerel şekerleme markası, portföyünü genişletti: Butterfinger®, BabyRuth® ve 100 Grand®. Yeni şekersiz, iki aromalı Tic Tac Two ürünü piyasaya sürüldü. Ferrero, ABD'nin lider gofret protein bar markası Power Crunch'ı bünyesine katarak yüksek proteinli atıştırmalık pazarına giriş yaptı. Ferrero Grubu, portföyünün büyümesini ve coğrafi varlığının genişlemesini desteklemek amacıyla, kilit pazarlardaki kapasitesini güçlendirmeye devam ediyor. Öne çıkan gelişmeler şunlar oldu: Kuzey Amerika'da operasyonları kapsamında Grup, Kanada'nın Ontario eyaletindeki Brantford tesisinin kapasitesini artıracağını duyurdu. Bu gelişmeyle hem 500 kişiye yeni istihdam sağlanacak hem de Nutella Biscuits üretimi ilk kez Avrupa dışına taşınmış olacak. Grup ayrıca Illinois Bloomington'da yaklaşık 15 bin metrekarelik üretim kapasitesine sahip yeni Kinder Bueno tesisinin açılışını gerçekleştirerek, 200 yeni istihdam sağladı. Grup Avrupa'da, gelecekteki talebi karşılamak amacıyla Fransa'nın kuzeyinde, dünyanın en büyük Nutella üretim tesisi olan Villers-Écalles fabrikasında, üretim kapasitesini artırdı. Şirket, 2024/25 yılında WK Kellogg Co'nun ABD, Kanada ve Karayipler'deki ikonik kahvaltılık tahıl gevreği portföyünün üretimi, pazarlaması ve dağıtımını da içeren WK Kellogg Co'nun satın alımının gerçekleşeceğini duyurdu.[3] Satın alma işleminin bir parçası olarak Ferrero, 3.000 yeni çalışanı bünyesine kattı, böylelikle Ferrero'nun dünya genelindeki toplam çalışan sayısı 50 binin üzerine çıktı. FERRERO GRUBU HAKKINDA Ferrero Grubu, Nutella®, Kinder®, Ferrero Rocher® ve Tic Tac® gibi ikonik markalarıyla bilinen, tatlı ambalajlı gıdalarda küresel bir liderdir. 1946'da İtalya'nın Alba kentinde kurulan Ferrero, 50.00 çalışanı ve 170'ten fazla ülkedeki operasyonlarıyla, aile grubu olarak 80. yılını kutluyor. Şirket, güçlü mirasını ve kaliteye bağlılığını, dondurma, bisküvi ve unlu mamuller, kahvaltılık gevrekler ve iyi yaşam odaklı ürünler dahil olmak üzere, tüm marka ve kategorilerde sürekli inovasyonla birleştiriyor. Uzun vadeli bir vizyonla yönetilen Ferrero, mükemmellik ve özen değerlerine bağlı kalırken, ortaya çıkan segmentlerdeki varlığını güçlendirerek sürdürülebilir ve sorumlu büyümeye odaklanıyor. [1] Bugün paylaşılan finansal rakamlar, WK Kellogg Co.'nun rakamlarını içermemektedir. Anlaşma, 2025/2026 mali yılı içinde, Eylül 2025 tarihinde tamamlanmıştır. [2] 1 Eylül 2024'ten 31 Ağustos 2025'e kadar. [3] Bugün paylaşılan finansal rakamlar, WK Kellogg Co.'nun rakamlarını içermemektedir. Anlaşma, 2025/2026 mali yılı içinde, Eylül 2025 tarihinde tamamlanmıştır.

Küresel Ölçekte Ticari İflasların 2026 Yılında Yüzde 2,8 Artması Bekleniyor Haber

Küresel Ölçekte Ticari İflasların 2026 Yılında Yüzde 2,8 Artması Bekleniyor

Coface 2026 İflas Riski ve Sektörel Görünüm değerlendirmesine göre 2026 yılında küresel ticari iflasların yüzde 2,8 artması bekleniyor. Coface Kuzeybatı Avrupa Ekonomisti Jonathan Steenberg’e göre bu artış kalıcı bir toparlanmaya değil, geçici bir duraklamaya işaret ediyor. İşletme kredilerinde yalnızca 25 baz puanlık olası bir faiz artışı ise küresel iflas artışını yeniden yüzde 4–5 bandına taşıyabilecek kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Ticari alacak sigortası ve ticari risk yönetimi alanında dünyada ve Türkiye’de lider konumda bulunan Coface, 2026 yılına ilişkin iflas görünümünde kalıcı bir toparlanmadan çok temkinli ve kırılgan bir dengeye işaret etti. Coface’in Kuzeybatı Avrupa (Birleşik Krallık ve İrlanda, Benelüks ve Nordik ülkeler) Ekonomisti Jonathan Steenberg’in değerlendirmelerine göre, 2026 yılında küresel ölçekte ticari iflasların yüzde 2,8 artması bekleniyor ancak bu tablo gerçek bir toparlanmadan çok geçici bir duraklamaya işaret ediyor. Steenberg’in değerlendirmelerine göre; Fransa ve Birleşik Krallık’ta iflas artışı yüzde 2 seviyesinde gerçekleşirken, ABD’de gümrük vergileri gibi son politika adımlarından etkilenen sektörlerin etkisiyle bu oran yüzde 4’e ulaşabilir. Almanya’da kamu teşviklerine rağmen özel sektör faaliyetlerindeki zayıflık nedeniyle artışın yüzde 1 ile sınırlı kalması öngörülürken, aktif şirket sayısındaki düşüşün etkisiyle İtalya’da yüzde 2 oranında artış, güçlenen makroekonomik ivmenin desteğiyle İspanya’da ise yüzde 3 oranında gerileme bekleniyor. “2026’da iflaslar azalmayacak, sadece artış hızı yavaşlayacak” 2026’nın bir iyileşme yılından ziyade, geçici bir nefes alma dönemi olacağını vurgulayan Coface’in Kuzeybatı Avrupa Ekonomisti Jonathan Steenberg, iflas sayısının düşmeyeceğini, sadece artış hızının duracağını, faizlerin beklenenden daha yavaş gevşemesi halinde ise bu istikrarın hızla ortadan kalkacağını belirtti. Üç yıl süren güçlü artışların ardından, 2026’nın bir sakinleşme dönemi olmasının beklendiğini söyleyen Jonathan Steenberg, şöyle devam etti: “İflaslar artmaya devam edecek, ancak daha yavaş bir hızda; bunu faiz oranları ve kredi koşullarındaki kademeli gevşeme destekleyecek. Ancak bu istikrar kırılganlığını koruyor, borç seviyeleri yüksek kalmaya devam ediyor, kâr marjları baskı altında ve en fazla risk altındaki sektörler gerilim belirtileri göstermeyi sürdürüyor” dedi. “Avrupa’da istikrar finansman maliyetlerine bağlı” Avrupa’da 2026 görünümünün ülkeden ülkeye farklılık gösterse de ortak noktada finansman maliyetlerine yüksek bağımlılık taşıdığını vurgulayan Jonathan Steenberg, Almanya’da iflasların yüzde 1 artmasının, Fransa ve Birleşik Krallık’ta bu oranın yüzde 2 seviyesinde kalmasının beklendiğini, İspanya’nın ise daha güçlü makroekonomik ivme sayesinde yüzde 3’lük bir gerilemeden faydalanacağını belirtti. İtalya’da yüzde 2’lik düşüşün ağırlıklı olarak usul reformlarının yarattığı istatistiksel etkilerden kaynaklandığını ifade eden Jonathan Steenberg, Hollanda’da beklenen yüzde 4’lük artışın pandemi öncesi seviyelere kademeli bir dönüşü yansıttığını söyledi. Kıtanın kredi maliyetine son derece duyarlı olmaya devam ettiğini vurgulayan Steenberg, 2026’daki gidişatın büyük ölçüde finansman koşulları tarafından belirleneceğini belirterek şöyle devam etti: “Bu tablo, Avrupa’nın kredi maliyetlerine ne kadar hassas olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Finansman koşullarındaki en küçük değişim bile ülkeler ve sektörler arasındaki dengeleri kısa sürede yeniden şekillendirebilecek bir etkiye sahip.” “Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’te tek bir tablo yok: İflas eğilimleri ayrışıyor” Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’te 2026 görünümünün yüzeyde bir rahatlama hissi yaratsa da bölgesel dinamiklerin belirgin biçimde ayrıştığını ifade eden Jonathan Steenberg, ABD’de iflasların yüzde 4 artmasının yavaşlayan ekonomi ve yükselen gümrük tarifelerinin şirketler üzerindeki baskısını yansıttığını, Kanada’da ise uzun süren büyüme döngüsünün ardından yüzde 5’lik bir gerilemeyle daha belirgin bir düşüş sürecine girileceğini belirtti. Asya-Pasifik tarafında Japonya’nın yüzde 7’lik artışla kalıcı biçimde yüksek seyreden faiz oranları ve kırılgan sektörlerin etkisini hissetmeye devam edeceğini, Avustralya’nın ise pandemi sonrası güçlü normalleşmenin ardından yüzde 0,5 ile daha yatay bir seyir izlemesinin beklendiğini söyleyen Steenberg, bu tabloyu şöyle değerlendirdi: “Bu dinamikler, 2026 yılında iflasların seyrinin küresel bir trendden çok, yerel şoklar tarafından belirleneceğini açıkça ortaya koyuyor. Parasal, sektörel ya da düzenleyici nitelikteki her gelişme, ülkelerin risk görünümünü farklı yönlerde şekillendirmeye devam edecek.” “25 baz puanlık bir artış, tüm dengeleri tersine çevirebilir” 2026 için öngörülen görece istikrarın, faiz oranlarında kesintisiz bir gevşemeye bağlı olduğunu vurgulayan Coface Kuzeybatı Avrupa Ekonomisti Jonathan Steenberg, şirketlerin uzun süredir devam eden yüksek borçluluk nedeniyle kredi maliyetlerine son derece hassas hale geldiğine dikkat çekti. Steenberg, borçlanma faizlerinde yalnızca 25 baz puanlık olası bir artışın küresel iflas oranlarını yeniden yüzde 4–5 bandına taşıyabilecek kritik bir eşik olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu tablo, 2026 yılında iflasların seyrinin büyümeden çok parasal uyumun hızına bağlı olacağını açıkça gösteriyor. Finansman maliyeti, gelecek yılın gerçek belirleyicisi olacak ve en küçük faiz hareketi bile küresel dengeleri hızla değiştirebilecek bir dinamiğe sahip olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.