Hava Durumu

#Kuş Gribi

giresunsonhaber - Kuş Gribi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuş Gribi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ Haber

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ Gıda güvenliği, halk sağlığı ve çevresel riskler aynı anda büyüyor. Uzmanlar, insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığını birlikte izleyen Tek Sağlık gözetiminin erken uyarı ve hızlı müdahale için kritik hale geldiğini vurguluyor. Güney ve Güneydoğu Asya’da yaşanan kuş gribi salgını, sağlık tehditlerinin artık tek bir alanla sınırlı kalmadığını bir kez daha ortaya koydu. İnsanlarda görülen vaka sayısı sınırlı kaldı ancak salgın, gıda güvenliği, geçim kaynakları ve halk sağlığı üzerinde büyüyen risklerin erken teşhis edilmeden kontrol altına alınamayacağını gösterdi. Bugün birçok kriz sessiz başlıyor. Hayvan hastalıkları, bitki zararlıları, zoonotik enfeksiyonlar ve çevresel bozulmalar, daha büyük tehditlerin ilk işaretlerini veriyor. Buna rağmen müdahale çoğu zaman insanlar hastalandıktan ya da gıda tedarik zinciri aksadıktan sonra başlıyor. Bu tablo, mevcut gözetim sistemlerinin geç kaldığını gösteriyor. Dar izleme modeli riski büyütüyor Mevcut gözetim uygulamalarının önemli bölümü insan hastalıklarının tespiti ya da çiftlik düzeyindeki kayıplarla sınırlı kalıyor. Bu yaklaşım, hayvan, bitki ve çevre alanlarından gelen erken uyarı sinyallerini kaçırıyor. Sonuçta sistem, tehdidi önleyen değil, büyüdükten sonra karşılamaya çalışan reaktif bir yapıya dönüşüyor. Tek Sağlık modeli ortak risk haritası çıkarıyor Tek Sağlık yaklaşımı, insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığını tek bir çerçevede ele alıyor. Bu model, birbirinden kopuk veri toplama yöntemleri yerine sektörler arası bilgi paylaşımını esas alan entegre sistemler kurulmasını öngörüyor. Böylece risk, tek bir noktada patlak vermeden önce daha geniş bir çerçevede izlenebiliyor. Sahadaki uygulamalar bu yaklaşımın sonuç verdiğini gösteriyor. Tayland’da hayvan ısırığı bildirimleri için geliştirilen ortak mobil uygulama, kuduz vakalarının hızlı tespitini sağladı. Kamboçya’da insan ve hayvan laboratuvarlarının birbirine bağlanmasıyla leptospiroz ve kuş gribi gibi patojenlerde erken müdahale kapasitesi güçlendi. Ruanda’da ise çevresel veriler üzerinden yürütülen erken uyarı sistemi sayesinde Rift Vadisi humması salgını sınırlı alanda tutuldu. Asıl sorun koordinasyon ve altyapı eksikliği Tek Sağlık gözetiminin önünde ciddi yapısal engeller bulunuyor. Veterinerlik hizmetlerinin yetersiz finansmanı, çevresel izlemedeki düzensizlik, veri paylaşımını zorlaştıran bürokratik ve teknolojik bariyerler, erken teşhisi zayıflatıyor. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde dijital altyapı eksikliği sorunu büyütüyor. Ancak daha varlıklı ülkelerde de kurumsal parçalanma ve yasal kısıtlar benzer sonuçlar doğuruyor. FAO, WHO, WOAH ve UNEP iş birliğiyle geliştirilen çalışmalar, ülkelerde entegre gözetim sistemlerinin kurulmasını hedefliyor. Sierra Leone’de hayvan hastalıkları raporlamasının dijitalleştirilmesi, Özbekistan’da mobil veteriner saha verilerinin sisteme alınması ve Pakistan ile Nepal’de laboratuvar uyumu ile il düzeyi gözetim ağlarının güçlendirilmesi, bu dönüşümün somut örnekleri arasında yer alıyor. Krizden sonra değil, krizden önce müdahale Tek Sağlık gözetimi yalnızca salgınları izlemek için değil, gıda sistemlerini korumak, ekosistem bozulmasını takip etmek, üretim kayıplarını önlemek ve geçim kaynaklarını güvence altına almak için de öne çıkıyor. Erken teşhis, geç müdahalenin yüksek maliyetini düşürüyor; kamu sağlığı ile tarımsal üretim arasındaki bağı görünür hale getiriyor. Önümüzdeki dönemde küresel sağlık ve gıda güvenliği tehditlerinin büyük bölümü insan, hayvan, bitki ve çevre kesişiminde ortaya çıkacak. Bu nedenle uzmanlar, teknoloji kadar siyasi irade, ortaklık ve sürekli yatırım çağrısı yapıyor. Erken teşhis artık yalnızca sağlık politikası değil, doğrudan bir güvenlik ve sürdürülebilirlik meselesi olarak görülüyor.

Üretim 11 aydır düşüyor... Vatandaş yumurtaya ulaşamıyor! Haber

Üretim 11 aydır düşüyor... Vatandaş yumurtaya ulaşamıyor!

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye'de yumurta üretiminin son 11 aydır aralıksız olarak düştüğüne dikkati çekerek, fiyat artışlarının vatandaşların en temel gıdaya erişimini zorlaştırdığına vurgu yaptı. ANKARA (İGFA) - CHP Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye'de yumurta üretiminde eşi benzeri görülmemiş bir kriz yaşandığını ifade etti. Ün, hem arz düşüşü hem de fiyatlardaki keskin artış nedeniyle sektörün büyük bir sıkıntı içinde olduğunu belirtti. "YUMURTA ÜRETİMİ 11 AYDIR SÜREKLİ AZALIYOR" Ün, kuş gribi salgınları ve sektörün kökleşmiş sorunlarının üretimi ciddi biçimde düşürdüğünü belirterek, "Geçen yıl sonbaharda meydana gelen kuş gribi ardından yumurta tavuğu sayısı 114 milyondan 109 milyona geriledi. 2018'de 124 milyon olan kapasitemiz sürekli azalmakta. Buna rağmen ABD'ye yumurta ihracatına izin verilmesi iç piyasalardaki arz eksikliğini büyüttü. İhracat yasağı geç de olsa uygulandı ancak üretim kaybı 11 aydır devam ediyor." dedi. Türkiye'nin aylık yumurta üretiminin yaklaşık 1,7 milyar adet olduğunu hatırlatan Ün, son 11 ayda yaşanan toplam kaybın yine 1,7 milyar adede eşdeğer olduğunu belirtti. Ün, "Bu kayıp, yaklaşık 6 milyon ilkokul öğrencisinin bir eğitim yılı boyunca her sabah bir yumurta yiyememesi anlamına geliyor" açıklamasını yaptı. Üretimdeki düşüşün fiyatlara ciddi şekilde yansıdığını belirten Ediz Ün, "Ekim ayında yumurta fiyatları aylık yüzde 6,5; yıllık yüzde 53 arttı. Bir koli yumurta 180–240 lira arasında satılıyor. Üç kişilik bir ailenin yalnızca yumurtaya ayırması gereken bütçe aylık 540-720 lira. Asgari ücretli, emekli, dar gelirli bu durumu nasıl aşacak?” diye sordu. Üretici ve tüketicinin aynı anda zorlandığını vurgulayan Ün, kış aylarının maliyet artışlarını daha da hızlandıracağına işaret ederek, "Bu tablo, 23 yıldır yanlış politikalarla hayvancılığı çökerten AKP iktidarının eseridir. Plansızlık ve öngörüsüzlük nedeniyle Türkiye temel gıdaya dahi ulaşamaz duruma geldi. Krizin aşılması ancak üretimi artıran ve maliyetleri azaltan geniş kapsamlı bir reformla mümkün olacak. Bilime dayalı, üreticiyi destekleyen, yapısal reform temelli bir tarım politikasıyla hem üretimi artırabilir hem de tüketiciyi koruyabiliriz. Türkiye'nin yeniden güçlü ve sürdürülebilir bir tarım politikasına ihtiyacı var" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.