Hava Durumu

#Kurultay

giresunsonhaber - Kurultay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurultay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MERCEDES GÖSTERİSİ CHP’DE GERÇEK, ALGI VE SİYASİ HESAPLAŞMA TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ Haber

MERCEDES GÖSTERİSİ CHP’DE GERÇEK, ALGI VE SİYASİ HESAPLAŞMA TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ

MERCEDES GÖSTERİSİ CHP’DE GERÇEK, ALGI VE SİYASİ HESAPLAŞMA TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ CHP Genel Merkezi önüne çekilen iki Mercedes üzerinden yapılan siyasi gösteri, Özgür Özel yönetimini hedef alan yeni bir tartışma başlattı. Ancak araçlarla ilgili ortaya çıkan bilgiler, ağır ithamların somut belgeyle desteklenmeden kamuoyuna taşındığını gösterdi. CHP’de kurultay ve yönetim tartışmaları sürerken, Genel Merkez önüne çekilen iki Mercedes araç üzerinden yeni bir siyasi kriz yaşandı. Araçların üzerine “HARAM PARAYLA ALINMIŞTIR” notu bırakıldı; plakalarına Aziz İhsan Aktaş ve tutuklu Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın adları yazıldı. Barış Yarkadaş, sosyal medya paylaşımında araçlardan birinin Aziz İhsan Aktaş’ın parasıyla alındığını, diğerinin ise Özkan Yalım tarafından yüksek bedelle dizayn ettirildiğini ileri sürdü. Bu iddia, CHP içindeki yönetim kavgasında Özgür Özel’i hedef alan ağır bir siyasi suçlama olarak dolaşıma sokuldu. Ancak daha sonra ortaya çıkan bilgiler ve yapılan açıklamalar, sergilenen araçların Aziz İhsan Aktaş veya Özkan Yalım ile doğrudan bağlantısını kanıtlamadı. Araçların CHP envanterindeki otomobiller arasından seçildiği, gösterinin doğrudan mülkiyet veya finansman ilişkisine değil, sembolik bir siyasi mesaja dayandığı belirtildi. AĞIR İDDİA, SOMUT BELGEYLE DESTEKLENMEDİ Siyasi tartışmalarda eleştiri meşrudur. Kamu kaynakları, belediye harcamaları, parti araçları, ihale ilişkileri ve siyasi finansman iddiaları elbette sorgulanmalıdır. Ana muhalefet partisinin genel başkanı dahil olmak üzere hiçbir siyasetçi denetimden muaf değildir. Ancak burada kritik nokta, iddianın ağırlığı ile ortaya konulan belgenin seviyesi arasındaki büyük farktır. Bir araca “haram parayla alınmıştır” notu bırakmak, yalnızca siyasi eleştiri değildir. Bu ifade, yolsuzluk, usulsüz finansman ve suç gelirine dayalı siyasi avantaj iması taşır. Böyle bir ithamın kamuoyuna sunulabilmesi için güçlü, açık ve doğrulanabilir belge gerekir. Bu olayda ise araçların üzerine yazılan isimlerle araçların alımı, finansmanı veya kullanımı arasında doğrudan ve kesin bir bağ ortaya konulamadı. Bu nedenle tartışma, Özgür Özel yönetiminin hesap vermesi gereken alanlardan çıkarak, iddiayı ortaya atanların yöntemine ve güvenilirliğine döndü. ÖZGÜR ÖZEL’İ ELEŞTİRMEK BAŞKA, BELGESİZ BAĞ KURMAK BAŞKA Özgür Özel yönetimi, CHP’li belediyeler, araç tahsisleri, ihale iddiaları ve parti kaynaklarının kullanımı konusunda açık, denetlenebilir ve tatmin edici yanıtlar vermek zorundadır. CHP, iktidarı kamu harcamaları ve yolsuzluk iddiaları üzerinden eleştirirken kendi içindeki benzer başlıklarda da aynı açıklık standardını göstermek zorundadır. Fakat bu zorunluluk, kanıtlanmamış iddiaların gerçekmiş gibi sunulmasını meşru hale getirmez. Özgür Özel’i eleştirmek için CHP envanterindeki araçları doğrudan Aziz İhsan Aktaş veya Özkan Yalım bağlantılıymış gibi göstermek, eleştirinin sınırını aşar. Bu yöntem, siyasi muhalefeti güçlendirmez; tam tersine gerçek iddiaların da ciddiyetini zayıflatır. Siyasette en tehlikeli alanlardan biri budur: Gerçekten araştırılması gereken dosyalar, abartılı ve belgesiz gösterilerle sulandırılır. Kamuoyu, asıl sorulması gereken sorulardan uzaklaşır; tartışma belge zemininden kopup cephe savaşına dönüşür. HUKUKİ AÇIDAN SORUNLU BİR SİYASİ TEŞHİR Bu olay yalnızca parti içi polemik olarak görülemez. Araçların üzerine belirli kişilerin adlarını yazmak, “haram para” ifadesiyle kamuya açık biçimde teşhir etmek ve bunu sosyal medya üzerinden yaymak, hukuki açıdan da ciddi sonuçlar doğurabilecek bir eylemdir. Bu tür iddialar, kişilik hakları, masumiyet karinesi, itibarın korunması ve suç isnadı bakımından dikkatle değerlendirilmek zorundadır. Bir kişinin ya da kurumun yolsuzlukla, suç geliriyle veya usulsüz finansmanla ilişkilendirilebilmesi için kesinleşmiş yargı kararı ya da güçlü belge gerekir. Siyasi eleştiri hakkı geniştir; fakat bu hak sınırsız değildir. Eleştiri, olguya dayanmak zorundadır. Somut dayanak olmadan yapılan ağır ithamlar, ifade özgürlüğü kapsamında korunması güç olan bir alana girer. Bu nedenle Mercedes gösterisi, yalnızca siyasi etik açısından değil, hukuki sorumluluk açısından da tartışmalı bir örnek oluşturdu. SİYASİ HESAPLAŞMA GERÇEĞİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ Mercedes gösterisi, CHP’deki liderlik kavgasının ne kadar sertleştiğini gösterdi. Ancak olayın asıl önemi, kullanılan yöntemdedir. Özgür Özel yönetimi eleştirilebilir. Belediyelerle ilgili iddialar araştırılabilir. Araç tahsisleri ve parti harcamaları sorgulanabilir. Fakat bütün bunlar belgeyle, açık kayıtla ve hukuki zeminde yapılmalıdır. Kanıtlanmamış bir ilişkiyi gerçekmiş gibi sunmak, siyasi eleştiri değil, algı operasyonudur. Böyle bir yöntem, hedef aldığı kişiyi zayıflatmak yerine iddia sahibinin güvenilirliğini tartışmaya açar. CHP’de bugün asıl mesele yalnızca kimin genel başkan olacağı değildir. Asıl mesele, parti içi iktidar mücadelesinde gerçeğin korunup korunmayacağıdır. Gerçek kaybolursa, siyasi mücadele yalnızca gürültüye dönüşür.

Özgür Özel’den 'erken seçim' ve 'kurultay' mesajı Haber

Özgür Özel’den 'erken seçim' ve 'kurultay' mesajı

CHP'de mutlak butlan kararı sonrasında polis ablukasında partiden ekibiyle birlikte çıkarak TBMM'de çalışmalarını sürdüren Özgür Özel, bayramı memleketi Manisa'da geçiriyor. Özel, Kurban Bayramı’nın ilk gününde yaptığı açıklamada erken seçim çağrısını yinelerken, Kemal Kılıçdaroğlu’na da “Kurultayın yolu açık” sözleriyle seslendi. MANİSA (İGFA) - CHP'nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, Kurban Bayramı’nın ilk gününde bayram namazını Manisa Hatuniye Camii’nde kıldı. Namaz sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. CHP teşkilatlarının ortak talebinin seçim olduğunu ifade eden Özgür Özel, “Bizim partimizde bir an önce seçimin yapılmasını istiyoruz. 81 il başkanımız, bütün üyelerimiz herkes seçim diyor” dedi. Parti içi tartışmalara ilişkin de konuşan Özgür Özel, CHP'nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik dikkat çeken ifadeler kullandı. Özel, “Kılıçdaroğlu’nun seçimle gelmediği bir partiyi yönetmeye kalkmayacağını ümit ediyoruz” diyerek kurultay sürecine işaret etti. Kurultaya gitmenin yolunun açık olduğunu belirten Özel, genel başkanın doğrudan üyelerin oyuyla belirlenmesini önerdi. Özgür Özel, “2 milyon üyemizin kararıyla belirlensin genel başkan. Ben hangi delegeyle girmek istiyorsa seçime hazırım. Bu Türkiye’ye çok iyi örnek olur, bütün tartışmalar da biter” ifadelerini kullandı. Bu arada açıklamalar sonrasında önce aile büyüklerinin yanı sıra, vefat eden; Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi, CHP Manisa İl Başkanı eczacı Mete Erdem ile MHP İl Başkanı eczacı Cemil Çöllü ve eczacı Neşe Gülersoy’un kabirlerini ziyaret ederek karanfil bıraktı. CHP'li Özel, garnizon ve polis şehitliğini de ziyaret etti.

CHP’DE KURULTAY KARARI SONRASI YENİ HUKUKİ SÜREÇ Haber

CHP’DE KURULTAY KARARI SONRASI YENİ HUKUKİ SÜREÇ

CHP’DE KURULTAY KARARI SONRASI YENİ HUKUKİ SÜREÇ CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kurultay sürecine ilişkin mahkeme kararının ardından partinin YSK ve Yargıtay nezdinde hukuki girişimlerini sürdüreceğini açıkladı. Özel, kararın yalnızca CHP içi bir tartışma olmadığını, siyasi partiler hukuku ve seçim güvenliği açısından geniş sonuçlar doğurabileceğini söyledi. CHP GENEL MERKEZİ’NDE KRİTİK TOPLANTI CHP’de kurultay sürecine ilişkin verilen “mutlak butlan” kararı, parti yönetiminde yeni bir hukuki ve siyasi süreci başlattı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara’daki CHP Genel Merkezi’nde yaptığı açıklamada, partinin karara karşı yasal itiraz yollarını kullanacağını bildirdi. Özel, kararın ardından CHP’nin ilk hukuki adımını attığını, sürecin Yüksek Seçim Kurulu ve Yargıtay boyutuyla takip edileceğini ifade etti. Halk TV’nin haberinde, CHP’nin YSK’ya başvuru hazırlığında olduğu ve Yargıtay’dan tedbir kararının kaldırılmasını beklediği aktarıldı. “KURULTAY İRADESİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ” Özgür Özel, açıklamasında CHP kurultaylarının parti üyeleri, delegeler ve seçim süreçleriyle oluşan demokratik iradeyi temsil ettiğini vurguladı. Özel, mahkeme kararının yalnızca mevcut parti yönetimini değil, siyasi partilerin kongre ve kurultay güvenliğini de ilgilendirdiğini belirtti. CHP lideri, YSK’nın daha önce kongre süreçlerine ilişkin aldığı kararların ve verdiği mazbataların korunması gerektiğini savundu. Özel, parti yönetiminin hukuki itirazlarla birlikte genel merkezde süreci takip edeceğini açıkladı. YSK VE YARGITAY BAŞVURUSU GÜNDEMDE CHP yönetimi, kararın ardından iki ayrı hukuki başlığı öne çıkardı. İlk başlık, tedbir kararının kaldırılması için Yargıtay nezdinde yürütülecek süreç oldu. İkinci başlık ise YSK’nın siyasi parti kongreleri ve seçim süreçlerine ilişkin yetki alanı kapsamında yapacağı değerlendirme olarak öne çıktı. Özel, YSK’ya yapılacak başvuruyla kongre iradesinin korunmasını isteyeceklerini ifade etti. Parti yönetimi, kararın seçim hukuku açısından doğuracağı sonuçların yalnızca CHP ile sınırlı kalmayacağını savunuyor. KARAR SİYASETTE GENİŞ YANKI UYANDIRDI Kurultay kararının ardından CHP’de yönetim tartışması yeniden gündeme gelirken, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun adı da sürecin merkezine yerleşti. Türkiye Gazetesi, mahkeme kararının 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultay öncesindeki parti yönetimine dönüş sonucunu doğurduğunu yazdı. Financial Times ise kararın Türkiye’de ana muhalefet partisi açısından kritik bir dönemeç oluşturduğunu ve piyasalarda da dalgalanma yarattığını bildirdi. GENEL MERKEZDE NÖBET MESAJI Özgür Özel, CHP Genel Merkezi’nden ayrılmayacaklarını ve parti iradesine sahip çıkacaklarını söyledi. Özel, genel başkanlık makamının delegelerin iradesiyle oluştuğunu belirterek, bu iradenin yalnızca demokratik yollarla değişebileceğini dile getirdi. CHP yönetimi, kararın ardından süreci hem hukuki hem de siyasi düzlemde sürdürecek. Parti, YSK ve Yargıtay başvurularından çıkacak sonucu beklerken, genel merkezde olağanüstü çalışma düzenine geçti.

CHP kurultay davasında çarpıcı karar! O kurultay 'mutlak butlan' sayıldı, yönetim için tedbir kararı Haber

CHP kurultay davasında çarpıcı karar! O kurultay 'mutlak butlan' sayıldı, yönetim için tedbir kararı

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin kararına göre, CHP’nin 4–5 Kasım 2023’teki kurultayı geçersiz sayılarak partinin eski yönetimine dönüş ve yeni yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırılması hükmedildi. Karar temyize açık. ANKARA (İGFA) - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin verdiği belirtilen kararda, CHP’nin 4–5 Kasım 2023’te gerçekleştirdiği 38. Olağan Kurultay’ın “mutlak butlan” nedeniyle geçersiz olduğu tespit edildi. Karara göre, kurultayın yapıldığı tarihten itibaren alınan tüm kararların hükümsüz sayılmasına hükmedilirken, kurultay öncesi döneme dönülmesi gerektiği ifade edildi. Bu kapsamda, partinin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki parti organlarının görevlerini sürdürmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca, mevcut yönetimin başında bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve beraberindeki Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği aktarıldı. Kararda, 2023 kurultayının “mutlak butlan” ile sakatlanmış sayılması nedeniyle, bu tarihten sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultayların da geçersiz olduğu ifade edildi. Bu kapsamda CHP İstanbul İl Kongresi’nin de iptal edildiği bildirildi. Mahkemenin kararında ayrıca, tedbiren eski yönetimin karar kesinleşene kadar göreve iade edilmesi gerektiği, kararın Yüksek Seçim Kurulu ve ilgili seçim mercilerine gönderileceği yer aldı. BAKAN GÜRLEK: ELBETTE BU KARARIN TEMYİZ YOLU AÇIKTIR Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP’ye yönelik verilen mutlak butlan kararı hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, yaptığı açıklamada, verilen kararın vatandaşların demokrasiye olan güvenini pekiştiren bir karar olduğunu ifade ederek, "Hukuk devleti, iddiaları ciddiyetle ele alıp delilleriyle değerlendiren devlettir. Hangi parti söz konusu olursa olsun delegenin ve üyenin iradesinin menfaat, baskı ya da yönlendirmeyle sakatlanması kabul edilemez" diye konuştu. https://twitter.com/abakingurlek/status/2057488030513160697 "Elbette bu kararın temyiz yolu açıktır" diyen Bakan Gürlek, "Herkesin bu karara saygı göstermesi büyük önem taşıyacaktır. Bizim için temel ilke, irade milletindir, delegenindir, üyelerindir. Bu iradeye gölge düşüren her unsurun karşısında hukuk devleti dimdik durur" dedi. ÖZGÜR ÖZEL: ACIYA KATLANMAYI AMA TESLİM OLMAMAYI VADEDİYORUM Söz konusu karar ardından CHP'den tedbiren uzaklaştırılmasına karar verilen Özgür Özel ise, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım dikkat çekti. https://twitter.com/eczozgurozel/status/2057494200564801986 "Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum" diyen Özel, "Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum. Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!" sözlerinin yer aldığı videosunu paylaştı.

CHP KURULTAYI İÇİN MUTLAK BUTLAN KARARI Haber

CHP KURULTAYI İÇİN MUTLAK BUTLAN KARARI

CHP KURULTAYI İÇİN MUTLAK BUTLAN KARARI Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultayı ile sonrasında yapılan kurultayların iptaline karar verdi. Kararla birlikte Özgür Özel ve mevcut parti yönetimi görevden uzaklaştırılırken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığa devam etmesinin önü açıldı. MAHKEME KURULTAYI İPTAL ETTİ CHP’de 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan ve Özgür Özel’in genel başkan seçildiği 38. Olağan Kurultay’a ilişkin dava, parti yönetiminde kritik bir kırılmaya yol açtı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, kurultay sürecine ilişkin davada “mutlak butlan” kararı verdi. Kararda, 4-5 Kasım 2023 tarihli CHP 38. Olağan Kurultayı ile bu tarihten sonra yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların iptal edildiği belirtildi. ÖZEL VE MEVCUT YÖNETİM GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI Kararın ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile mevcut Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri görevden uzaklaştırıldı. Mahkeme kararıyla, kurultay öncesinde görevde bulunan Kemal Kılıçdaroğlu ve önceki parti kurullarının göreve dönmesi kararlaştırıldı. DAVA LÜTFÜ SAVAŞ VE BAZI DELEGELERİN BAŞVURUSUYLA AÇILDI Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı delegeler, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın mutlak butlanla geçersiz sayılması için yargıya başvurmuştu. Başvuruda, Özgür Özel’in genel başkan seçildiği kurultayın iptali, mevcut parti yönetiminin görevden uzaklaştırılması ve kurultay öncesindeki yönetimin göreve iadesi talep edilmişti. CHP’DEN GENEL MERKEZ ÇAĞRISI Kararın ardından CHP yönetimi, parti üyeleri ve örgüte Genel Merkez’e gelme çağrısı yaptı. CHP’deki karar, parti içi yönetim sürecini doğrudan etkilerken, kararın siyasi ve hukuki sonuçlarının önümüzdeki süreçte yeni tartışmalara yol açması bekleniyor

ÖZGÜR ÖZEL, ‘ÜÇ FİDAN’I ANMA TÖRENİNE KATILDI Haber

ÖZGÜR ÖZEL, ‘ÜÇ FİDAN’I ANMA TÖRENİNE KATILDI

ÖZGÜR ÖZEL, ‘ÜÇ FİDAN’I ANMA TÖRENİNE KATILDI Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 54’üncü yılında Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda düzenlenen anma törenine katıldı. Özel, “Kendisinden sonraki tüm kuşaklara ilham veren ve önderlik eden 3 önderin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz” dedi. KARŞIYAKA MEZARLIĞI’NDA ANMA TÖRENİ Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda düzenlenen anma törenine katıldı. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilişlerinin 54’üncü yılında mezarları başında anıldı. Törende konuşan Özel, 6 Mayıs’ın Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en acı kararlarından birinin uygulandığı gün olduğunu belirtti. Özel, konuşmasında, “Herkese merhaba. Bugün bir kez daha Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en acı veren ve en çok yürekleri dağlayan kararlarından bir tanesinin uygulandığı, 6 Mayıs’ın 54’ncü yıldönümünde Deniz Gezmiş’in, Hüseyin İnan’ın ve Yusuf Aslan’ın huzurlarındayız” dedi. “VERDİKLERİ MÜCADELEYİ SAYGIYLA ANIYORUZ” Özgür Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın 68 kuşağının simge isimleri olduğunu vurguladı. Özel, üç ismin sonraki kuşaklara ilham verdiğini belirterek şunları söyledi: “68 kuşağının ki kendinden sonraki tüm kuşaklara ilham veren, enerji veren ve halen daha önderlik eden bu kuşağın üç önderinin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Onları 1968’de yaptıkları, Samsun’dan Ankara’ya tam bağımsız Türkiye için Atatürk’e saygı yürüyüşüyle hatırlıyor ve anıyoruz. Onları birileri karşısında secde ederken, 6. Filo’ya ‘Defol’ diyen, onu denize döken duruşlarıyla anıyoruz. Bugünlerde ki birileri Trump’ın ve İsrail’in yanında, Filistin’e yapılanlara sessiz kalırken, Sumud Filosu’na sahip çıkmak gerekirken Sumud Filosu’nu kınayan bildirilerin altında İsrail ve Amerika ile buluşurken ya da ABD’nin Türkiye’deki büyükelçisi bu topraklarda ‘Tam bağımsızlık’ diyerek kendi ayaklarının altındaki sehpayı tekmelemiş, Deniz Gezmiş’lerin topraklarında ‘Bu ülkeye, buralara demokrasi fazla, buralarda tek adam, güçlü tek adamlar olmalı, biz Amerika güçlü tek adamları tercih ediyoruz’ diyen Barrack’ın karşısına ODTÜ’ye o günlerde girmeye çalışan Amerikan Büyükelçisi’nin Denizler nasıl karşısında durdularsa o şekilde durmak gereken bugünlerde onların verdiği mücadeleyi bir kez daha saygı ile anıyoruz.” “TARİHTEN HUSUMET DEĞİL DERS ÇIKARIYORUZ” Özel, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan hakkında verilen idam kararlarının Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihindeki en utanç verici kararlardan biri olduğunu söyledi. CHP iktidarında bu kararların yok hükmüne getirilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde karar alınacağını belirten Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “İktidara az kaldı. Türkiye’nin bütün demokratları Meclis’te çoğunluğu sağlayacaklar. Meclis’te çoğunluğu olanların 1960 darbesinden sonra ki idamlardan özür dilediği, Meclis’in iadeyi itibar yaptığı süreçte biz doğru yerde durduk. O idamlara karşı çıktık. ‘Bizden üç, onlardan üç’ diyerek, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamına kalkan eller, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin aldığı ve halen geçerli olan en utanç verici karardır. İktidarımızda en öncelikli işlerimizden bir tanesi bu idam kararlarını yok hükmüne getirecek, tarih önünde onlardan özür dileyecek ve Deniz Gezmiş’in, Hüseyin İnan’ın, Yusuf Aslan’ın hatıraları önünde saygıyla eğilecek bir kararı Türkiye Büyük Millet Meclisi mutlaka alacaktır. Tarihten husumet değil ders çıkarıyoruz. Bundan sonraki süreçte burada bulunan herkesin ve Türkiye'deki herkesin sık sık dile getirdiği gibi kurtuluşun tek başımıza olmayacağını, hep beraber olmamız gerektiğini, Türkiye’yi kurtarmak, emperyalistlerin emellerine alet olmayacak tam bağımsız bir Türkiye’yi yeniden inşa edebilmek için yan yana duruyoruz. Omuz omuza duruyoruz. Ben bir kez daha hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Bir tüketim günü olarak değil ama bu üç evladın, bu ülke uğrunda evlatlarını kaybetmiş bütün annelerin ve bu üç evladın annesinin de aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.” ÜÇ FİDAN MEZARLARI BAŞINDA ANILDI Karşıyaka Mezarlığı’ndaki anma programında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın hatırası anıldı. Özgür Özel, konuşmasında üç ismin tam bağımsız Türkiye mücadelesindeki yerini vurguladı ve idam kararlarının tarihsel sorumluluğuna dikkat çekti.

İYİ Parti'de yeni dönem ilk GİK yapıldı... Yeni kadroda görevler belli oldu Haber

İYİ Parti'de yeni dönem ilk GİK yapıldı... Yeni kadroda görevler belli oldu

İYİ Parti, 4. Olağan Kurultay sonrası ilk Genel İdare Kurulu toplantısını gerçekleştirdi ve yeni yönetim kadrosunu belirledi. Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, önemli bir görev ile Kamu Çalışanları ve Sendikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı oldu. ANKARA (İGFA) - İYİ Parti, 4. Olağan Kurultay sonrası ilk Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda, Başkanlık Divanı ve yeni yönetim kadrosu belirlendi. İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, Kamu Çalışanları ve Kamu Sendikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilirken, yeni dönemde, partinin çeşitli alanlardan sorumlu genel başkan yardımcıları da belli oldu. Toplantıyı yöneten Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, yeni görev dağılımının partinin çalışkan ve deneyimli isimlerini bir araya getirdiğini ifade etti. 24 kişilik Başkanlık Divanı’ndaki görev dağılımı ise şöyle: Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Enver Yılmaz Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Yasin Öztürk Genel Sekreter: Osman Ertürk Özel Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Turan Yaldır Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Hüseyin Raşit Yılmaz Sivil Toplum Kuruluşlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Alper Akdoğan Düşünce Kuruluşlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Yasemin Bilgel Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Burhanettin Kocamaz AR-GE ve Parti İçi Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Prof. Dr. Volkan Yılmaz Yan Kuruluşlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Fatih Koca Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Hakan Şeref Olgun Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Ahmet Kamil Erozan Milli Güvenlik ve Göç Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Cenk Özatıcı Türk Dünyası ve Yurtdışı Türklerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Ayyüce Türkeş Taş Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Ahmet Eşref Fakıbaba Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Burak Dalgın Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Erhan Usta Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Şenol Sunat Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Prof. Dr. İpek Sayan Özkal Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Kevser Ofluoğlu Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Kadir Ulusoy Kurumsal İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Şükrü Kuleyin Kamu Çalışanları ve Kamu Sendikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Yüksel Selçuk Türkoğlu Parti Sözcüsü ve Parlamento ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Buğra Kavuncu Toplantı ile İYİ Parti, yeni dönemde görev dağılımını netleştirerek çalışmalarına hız kazandırmayı hedefliyor

ÖZEL: "ARTIK İKTİDAR ZAMANI GELDİ, ŞU ANDA İKTİDAR ZAMANI" Haber

ÖZEL: "ARTIK İKTİDAR ZAMANI GELDİ, ŞU ANDA İKTİDAR ZAMANI"

“BU KURULTAY, PARTİMİZİN MUHALEFETTEKİ SON KURULTAYIDIR; ARTIK İKTİDAR ZAMANI GELDİ, ŞU ANDA İKTİDAR ZAMANI” “MEYDANLAR ÖZGÜRLÜĞE AİTTİR, SOKAKLAR MÜCADELEMİZİN PARÇASIDIR, BU ÜLKE HEPİMİZİNDİR” “ADAYIMIZ EKREM İMAMOĞLU'DUR; PLANIMIZ A'DAN Z'YE KADAR BUDUR” “MÜESSES NİZAMA BOYUN EĞENLERE, KARANLIĞIN ÖNCÜSÜ OLANLARA VE PARTİNİN VERMEDİĞİ GÖREVİ DIŞARIDA ARAYANLARA YER YOK; BU PARTİ TEMİZLENECEKSE BU ANLAYIŞTAN TEMİZLENECEKTİR” “HİÇBİRİ İÇİN BİLE, ‘ŞU PARTİ KAPATILSIN, KAPATMIYORSA ANAYASA MAHKEMESİ KAPATILSIN’ DİYENLERİN DEMOKRATLIĞINI GÖZLEMLEMEYE DAVET EDİYORUM” “BU MÜCADELE, YENİNİN ESKİYE KARŞI MÜCADELESİDİR” “SİZE ACIYA GÖĞÜS GERMEYİ AMA TESLİM OLMAMAYI VADEDİYORUM; SİZE MÜCADELE, ONUR, CESARET VE İKTİDAR VADEDİYORUM” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 39’uncu Olağan 'Şimdi İktidar Zamanı' Kurultayı’nda seslendi : "Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “‘Birlikte köprüleri aştık, birlikte türküler söyledik. Zorlukları birlikte göğüsledik. Güzeli birlikte özledik. Bazen sesimiz kısık çıktı. Yine de hep türkü söyledik. Yolda tökezledik ama asla geri dönmedik. Kim demiş sustuk, kim demiş teslim olduk?’ İşte teslim olmayanlar burada. İşte direnenler burada. Merhaba dostlarım, merhaba, merhaba. Yine omuz omuza, yürek yüreğe aynı salondayız iki yıl sonra. Kara kışlar, dar yollardan geçtik iki yılda. Bize ömür biçenler oldu. ‘Dayanamazlar, dağılırlar’ dediler. ‘Vazgeçerler’ dediler. ‘Teslim olacaklar’ dediler. Ama yine buradayız, ayaktayız. ‘Bin kere budadılar körpe dallarımızı. Bin kere kırdılar. Yine çiçekteyiz işte, yine meyvedeyiz. Bin kere korkuya boğdular zamanı. Bin kez ölümlediler. Yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz.’ Hepiniz Cumhuriyet Halk Partisi’nin muhalefetteki son kurultayına hoş geldiniz” dedi. Özel, şunları ifade etti: “ATATÜRK’ÜN ÖNDERLERİ, CUMHURİYET’İN MÜDAFİLERİ BURADA” “Ülkemizin dört bir yanında baba ocağının ateşini tüttürenler burada. Sabahın erken saatlerinde kapıyı açanlar, çayı demleyenler, o kapıyı gün boyu açık tutanlar burada. Atatürk’ün önderleri, Cumhuriyet’in muhafızları burada. Tribünlerde yurdun dört bir yanından büyük bir coşkuya ortak olmak için gelenlere hoş geldiniz diyorum. Şeref verdiniz. Ayrıca kurultayımızı onurlandıran Türkiye’deki farklı siyasi partilerin temsilcilerini, onların şahıslarında değerli liderlerini, tüm üyelerini, salonumuzu onurlandıran değerli büyükelçilerimizi, diplomatları, Sosyalist Enternasyonal’den, Avrupa Sosyalist Partisi’nden ve dünyadaki dost partilerimizden buraya gelen tüm yoldaşlarımızı ayrı ayrı selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz.” “DEMOKRASİYİ GETİREN, SANDIĞI ÖNCE GETİREN PARTİYİZ” “Değerli yol arkadaşlarım, bugün kim olduğumuzu hatırlamak, unutanlara hatırlatma günüdür. Cumhuriyet Halk Partisi, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’nden, yani Kuva-i Milliye’den doğmuştur. İlk kurultayımız, 4 Eylül 1919 tarihli Sivas Kongresi’dir. İlk delegelerimiz, Sivas Kongresi’nin kahraman 41 delegesidir. Cumhuriyet Halk Partisi, önce kurtuluşu, sonra kuruluşu örgütleyen, Türkiye’ye eşit yurttaşlığı, temel insan haklarını getiren, ülkemizi çok partili demokrasi sistemine taşıyan; yani Türkiye’ye sandığı getiren partidir. 1970’lerde sosyal demokrasiyi iktidar yapan partidir. Bu parti yıllarca iktidar olmasa bile milletin gücünden başka bir güç tanımayan, başka bir güce inanmayan, demokrasi fikrinden bir milim sapmayan partidir. Gün olmuş partimiz ağır bedeller ödemiştir. 12 Eylül darbecileri tarafından kapatılmıştır. Mallarına el konulmuştur. Genel Başkanlarımız hapse atılmıştır. Ama bir ankakuşu gibi küllerinden doğmayı başarmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün yaktığı ateşi söndürmeye kimsenin gücü yetmemiştir, bundan sonra da yetmeyecektir. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’ye yön veren, Türkiye’nin kurucu iradesini temsil eden partidir. Bizde kurultay varsa ülkenin gündemi o kurultaydır. Her kurultay öncesi bir seçim havası, seçim coşkusu hakim olur. Kurultaylarımız hem partiyi hem ülkeyi değiştirme görevi ve sorumluluğu taşır. Sizler Sivas Kongresi’ndeki 41 delegenin bugünkü temsilcilerisiniz. Birileri ülkede sandığı kaldırmaya çalışırken, mahallelerden başlayarak, mahallelerimize koyduğumuz sandıklardan ilçeye, ilçe kongrelerinden ile, il kongrelerinden bu salona yönlendirilen ve omuz başlarında 2 milyon üyemizin, hem de 86 milyon vatandaşımızın yüklerini, sorumluluğunu taşıyorsunuz. Bu kurultayda vereceğiniz kararla partimizi iktidara taşıyacak kadroları belirlemeye geldiniz. Bunun için bu önemli günde buraya, bu görevi yapmaya büyük bir disiplinle, kararlılıkla gelen tüm delegelerimizin şahsında Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün ve tüm üyelerinin karşısında saygıyla eğiliyorum. Hoş geldiniz, iyi ki sizlerle yol arkadaşıyız, iyi ki birlikteyiz.” “MUCİZE GİBİ DÜŞÜNÜLEN YERLERİ KAZANDIK” “İki yıldır her gününüz birlikte mücadeleyle geçti, geçiyor. Bugün benim için de geçtiğimiz iki yılın hesabını sizlere, kurultayımıza verme günüdür. Bugün verdiğimiz sözleri tutabilmenin iç huzuruyla karşınızdayım. Tarihin o dönüm noktasında, o dönüm noktasındaki kurultayımızda mertçe yarıştık, mertçe rekabet ettik. Kurultayımızın ardında dört ayda ilk seçimlerimize hazırlandık. Kadınlara, gençlere ve bilime güvenerek yola çıktık. Dar vakte tam 106 yerel seçim mitingi sığdırdık. Örgütümüze güvendik, özgüvenli siyaset yaptık ve söz verdiğimiz gibi ilk seçimde partimizi 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi yaptık. Yüzde 25 olan oyumuzu 10 ay sonra ittifak olmadan yüzde 38’e çıkarttık. Milletimizin desteğiyle, ‘Alınmaz’ denilen yerleri, mucize gibi düşünülen ilçeleri, şehirleri kazandık. Kilis’i, Adıyaman’ı, Kütahya’yı, Afyon’u, Uşak’ı, Kastamonu’yu, canım Manisa’mı, Denizli’yi, Bursa’yı, Balıkesir’i kazandık. O gece 411 belediye başkanlığı ile nüfusun yüzde 85’ine hizmet etme imkanı yakaladık. Bunu tek başımıza biz değil, her biri birbirinden kıymetli adaylarımızla evet ama tek başımıza değil. Örgütümüzle ve milletimizle birlikte başardık. Yerel seçimlerden sonra da durmadık. İllerimizi dolaştık. 21 halk buluşması gerçekleştirdik. Yine partimizi sokaklara, meydanlara ısındırdık. Atanmayan öğretmenlerden işçilere, emeklilerden çiftçi buluşmalarına kadar dokuz ayrı tematik miting yaptık. Partimizin yurt dışındaki bağlarını güçlendirmek için çok emek verdik. Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcılığı görevini üstlendik. 11 ülkeye toplamda 20 ziyaret gerçekleştirdik.” “BİZE YOL GÖSTERENLERE TESLİM OLMADIK” “19 Mart’tan sonra darbeye karşı direniş aşamasına geçtik. 255 günde 72 eylemde toplam 11 milyon yurttaşımızla meydanlarda buluştuk. Ve iki yılda 62 ilde 208 kez meydanları doldurduk, meydanlardan taşarak çoğu zaman sokaklara taştık. Ankara’da kalmadık. Ankara merkezli siyaset yapmadık. Bize yol gösterenlere teslim olmadık. Millet merkezli siyaset yaptık, milleti de bu siyasete kattık. Baba ocağına katılımları artıracağımızın sözünü vermiştik. İki sene önce 1,2 milyon olan üye sayımızı tam 2 milyona ulaştırdık. Yeni döneme uygun bir tüzük ihtiyacını dile getirmiştik. Aylar süren çalışmalar sonucunda 81 il başkanımızın sahiplenmesiyle ve büyük emekleri ile uzlaşılarak yeni tüzüğümüzü yaptık, neredeyse oybirliği ile kabul ettik. Gençlerin ve kadınların önünü daha da açtık. Örgütümüzün ve üyelerimizin adaylıklarındaki söz hakkını güçlendirdik. Küçük kurultayımızı yeniden şekillendireceğimizi söylemiştik. Örgüt Temsilcileri Meclisimizi oluşturduk, katılımcılığı artırdık. Yeni bir programın sözünü vermiştik. Bir yıl boyunca emek emek dokunduğumuz programımızı hazırladık. Önce 81 ilde, sonra 923 ilçede, tekrar 81 ilde il danışma kurullarıyla, yerelde ilçeden, ilden başlayarak, sivil toplumla, sendikalarla, meslek örgütleriyle, kanaat önderleriyle çalışarak olgunlaşan raporları Ankara’ya ilettik. Dünyaya doğru perspektiften bakan harika bir ekibin çalışmasıyla başarılı, sosyal demokrat bir program, sosyal demokratları iktidara taşımış programları inceledik, onların bize uygun kısımlarından faydalandık. 600 akademisyenle, 600 örgüt temsilcisiyle, gençlik ve kadın kollarımızın dışında 250 genç arkadaşımızla hep birlikte çalışarak, gençlik kollarının, kadın kollarının içine sinen, parti dışındaki gençleri, kadınları da gören ve buluşturabilen bir çalışmayı tamamladık.” “HİKMET AĞABEY YAKINDA YİNE OTTOBÜSÜN ÜZERİNDE OLACAK” “4 - 9 Eylül’ü Genel Başkanlarımızın, Allah rahmet eylesin Altan Ağabey buradan hepimize gurur duyan, özlem dolu gözlerle bakıyor. Önceki kurultayda birlikteydik. Saraçhane’de otobüsün üstünde birlikteliğimiz vardı. Bu tüzüğü yaparken, örneğin delegelerden imza toplamak, ‘İmza toplandı, toplanmadı tartışmaları alıp başını gidecek, başkası aday olabilecek mi? Genel merkez ne kadarına hakim’ tartışmalarının partiyi gereksiz yere yıprattığı tespiti ile Altan ağabeyimizin önerisiyle Hikmet Başkanımızla, az önce telefonda görüştük. Çok yakında otobüsün üzerinde olacağını müjdeleyerek sevgili Hikmet Çetin’i selamlıyorum. Genel Başkanımız. Hiçbir zaman bizi yalnız bırakmayan Sayın Murat Karayalçın’la birlikte örneğin tüzüğün, ‘Mevcut Genel Başkan imza toplamaz, imza toplamaya gerek kalmadan aday olur. Ancak aday olmak isteyen yüzde 5 imzayla aday olabilir’ diyerek, bu sefer kullandığımızda ne kadar etkili olduğunu gördüğümüz tartışmaların önünü kesen, genel merkez önerisi ile tüzüğümüze ekledik. Ve o 4-9 Eylül Kuruluş Haftası fikriyle delegelerimizin bunu tüzüğe koymasıyla bu sene de 4 - 9 Eylül’ü, 4 Eylül Sivas Kongresinden, 9 Eylül, ülkemizin düşman işgalinden kurtulduğu sembolik güne ve partimizin yeniden kuruluş günü olarak 4 - 9 Eylül Kurtuluş Haftamıza coşkuyla kutladık. Ve içinde bir yıllık emeğin sonunda oluşturulan programızla birlikte tartıştık. Vaaz edilen her türlü provokasyona ve saldırıya sessiz kalmadık. Ancak yine de bu ülkeyi yönetecek kadroların da bu ülkeyi yönetecek programın da hazır olduğuna inançla milletimizin karşısında durduk. Şükürler olsun, son metne sizlerden gelen önerileri alarak son dokunuşlarla buraya getirdik. Burada yapılan tartışmaların ardından oybirliği ile Cumhuriyet Halk Partisi’nin 81 ilden seçilmiş, bin 200 delegesinin ve doğal delegelerinin oybirliği ile programımızı onayladık. Cumhuriyet Halk Partisi ‘Şimdi iktidar zamanı’ diyerek bu salondan ayrılmaya ve iktidara yürümeye hazırdır.” “HAYATIMIN EN BÜYÜK ONURU OLARAK KABUL EDİYORUM” “Verdiğimiz değişim sözünü, tüm bu adımları atarak gerçekleştirdik. Şimdi kadroları, tüzüğü, parti programı yenilenmiş, kendine güvenen bir parti olarak hep birlikte geleceğe yürüyoruz. Biz ilk seçimlerini kazanan, yenilgiyle tanışmamış bir ekibiz. Ve size bu kurultaydan geçen kurultayda olduğu gibi bir söz vererek ayrılmak ve bu sözü tutmayı kendim için, hayatımın en büyük onuru olarak kabul ediyorum. Geçen kurultay, bu salonda, bu kürsüde 1970’lerde rahmetli Ecevit’in yaptığı gibi, girdiği tüm seçimlerde partisini birinci çıkardığını, bizim de bunu başaracağımızı eğer başaramazsak bu görevde kalmayacağımızı söylemiştim. Bu sözü verdikten 4-5 ay sonra bu sözün ilk adımını atmak, ilk sınavda bu sözü yerine getirmek nasip oldu. Şimdi buradan, bu kurultaydan, 40’ncı kurultayımızda tarih önünde söz veriyorum. Bu kurultay partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40’ncı kurultay, iktidardaki ilk kurultayımız olacak. Artık iktidar zamanıdır. Şimdi iktidar zamanıdır. Artık iktidar zamanıdır. Şimdi iktidar zamanıdır. İktidara hazır mıyız? İktidara hazır mıyız? İktidara hazır mıyız? Şimdi iktidar zamanı. Gençlerin dediği gibi, ‘İktidar, iktidar, iktidar.’”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.