Hava Durumu

#Kurultay

giresunsonhaber - Kurultay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurultay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EJDEROĞLU: “CHP KADIN ÖRGÜTÜ ATANMIŞ YÖNETİMLERE TESLİM EDİLEMEZ” Haber

EJDEROĞLU: “CHP KADIN ÖRGÜTÜ ATANMIŞ YÖNETİMLERE TESLİM EDİLEMEZ”

EJDEROĞLU: “CHP KADIN ÖRGÜTÜ ATANMIŞ YÖNETİMLERE TESLİM EDİLEMEZ” CHP Giresun İl Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Ejderoğlu, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya ve Merkez Yönetim Kurulu üyelerine destek açıklaması yaptı. Ejderoğlu, kadın örgütünün gücünü sandıktan, emekten ve kurultay delegelerinin iradesinden aldığını belirterek, “Örgüt iradesini yok sayan hiçbir atanmış yönetimi tanımıyoruz” mesajı verdi. CHP KADIN KOLLARINDAN SERT TEPKİ Cumhuriyet Halk Partisi’nde kadın kolları yönetimi üzerinden başlayan tartışmalar, il kadın kolları başkanlarının açıklamalarıyla yeni bir boyut kazandı. CHP Giresun İl Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Ejderoğlu, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya ve Merkez Yönetim Kurulu üyelerine destek verdi. Ejderoğlu, kadın örgütünün seçilmiş iradesine yönelik her müdahaleyi reddettiklerini belirterek, CHP kadın örgütünün mahkeme koridorlarından ya da siyasi hesaplardan değil, sandıktan ve örgüt emeğinden güç aldığını vurguladı. “ASU KAYA KADIN ÖRGÜTÜNÜN SEÇİLMİŞ GENEL BAŞKANIDIR” Ejderoğlu, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya’nın kurultay delegelerinin iradesiyle seçildiğini hatırlatarak, seçilmiş yönetimin görevden alınmış gibi gösterilmesini kabul etmediklerini ifade etti. Kadın örgütünün iradesinin yok sayılamayacağını belirten Ejderoğlu, “Bizim Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, Kadın Kolları Genel Başkanımız ise örgütün büyük desteğiyle sandıktan çıkan Sayın Asu Kaya’dır” dedi. Ejderoğlu, kadın kolları örgütünün CHP’nin mücadele tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, seçilmiş kadroların yerine atama anlayışının geçirilmesine karşı duracaklarını söyledi. “BUTLAN YÖNETİMİNİ TANIMIYORUZ” Ayşegül Ejderoğlu, açıklamasında “butlan yönetimi” tartışmalarına da sert sözlerle karşılık verdi. Ejderoğlu, hukuki tartışmaların arkasına sığınılarak CHP kadın örgütünün iradesinin gasp edilmeye çalışıldığını savundu. Kadın kollarının seçilmiş yönetiminin yok sayılmasını “örgüt iradesine müdahale” olarak nitelendiren Ejderoğlu, atanmış yapıları meşru kabul etmediklerini belirtti. Ejderoğlu, “Cumhuriyet Halk Partisi kadın örgütü, gücünü saray yargısının sipariş kararlarından değil; sandıktan, emekten ve kurultay delegelerinin hür iradesinden alır. Örgüt iradesini yok sayan hiçbir atanmış yönetimi tanımıyoruz” ifadelerini kullandı. “KADINLARIN EMEĞİ YARGI OYUNLARIYLA GASP EDİLEMEZ” CHP Giresun İl Kadın Kolları Başkanı Ejderoğlu, kadın örgütünün yıllardır sahada emek verdiğini, mahalle mahalle, sokak sokak örgütlü mücadele yürüttüğünü söyledi. Ejderoğlu, seçim sandığından çıkamayan hiçbir yapının kadınların alın terine el koyamayacağını belirterek, kadın örgütünün emeğine sahip çıkacaklarını dile getirdi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 102 yıllık mücadele tarihinde kadınların özel bir yeri bulunduğunu vurgulayan Ejderoğlu, seçilmiş kadın iradesini yok sayan girişimlerin parti tarihinde kabul görmeyeceğini ifade etti. “KAYYUM ZİHNİYETİNE GEÇİT VERMEYECEĞİZ” Ejderoğlu, kadın örgütünün iradesine yönelik müdahaleleri kayyum zihniyetiyle eş tuttu. CHP’nin kadın örgütünü atanmış kadrolara teslim etmeyeceklerini belirten Ejderoğlu, “Biz bu partiyi saray yargısına teslim etmedik, atanmış yönetimlere de teslim etmeyeceğiz” dedi. Ejderoğlu, CHP kadın kolları il başkanları olarak biat kültürünü reddettiklerini, örgütün seçilmiş yönetiminin yanında durmaya devam edeceklerini söyledi. “KARŞILARINDA ÇELİKTEN BİR KADIN İRADESİ BULACAKLAR” Ayşegül Ejderoğlu, açıklamasının sonunda CHP kadın örgütünün baskı, yıldırma ve dayatma girişimleri karşısında geri adım atmayacağını vurguladı. Kadınların örgütlü mücadelesinin daha da güçleneceğini belirten Ejderoğlu, “Örgüt iradesine darbe vurarak bizi yıldırabileceğini, sesimizi kısabileceğini sananlar bilsin ki; sokak sokak, meydan meydan büyüyen bu inanç daha da güçlenecek. Karşımızda hangi dayatma olursa olsun, her zaman çelikten bir kadın iradesi bulacaklar” ifadelerini kullandı. “BUGÜN DÜNDEN DAHA KARARLIYIZ” CHP Giresun İl Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Ejderoğlu, açıklamasını birlik ve mücadele vurgusuyla tamamladı. Ejderoğlu, CHP kadın örgütünün Asu Kaya’nın yanında olduğunu belirterek, seçilmiş iradenin korunması için mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Ejderoğlu, “Bugün dünden daha güçlüyüz, bugün dünden daha kararlıyız. Cumhuriyet Halk Partisi kadın örgütü, seçilmiş iradesine ve mücadelesine sahip çıkmaya devam edecektir” dedi.

EMİNE ŞENEL: “HUKUK HERKES İÇİNDİR” Haber

EMİNE ŞENEL: “HUKUK HERKES İÇİNDİR”

29 EKİM KADINLARI DERNEĞİNDEN MUTLAK BUTLAN KARARINA TEPKİ EMİNE ŞENEL: “HUKUK HERKES İÇİNDİR” “HALKIN SİYASAL İRADESİNİN YERİNE MAHKEME KARARI GEÇİRİLEMEZ” 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şube Başkanı Emine Şenel, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin mutlak butlan kararına tepki gösterdi. Şenel, “Siyasal partilerin yönetimi adliye mahkemelerinin kararlarıyla değil, ancak üyelerinin ve halkın özgür iradesiyle belirlenebilir” dedi. 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şube Başkanı Emine Şenel, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verdiği mutlak butlan kararına sert tepki gösterdi. Şenel, kararın yalnızca bir siyasi partiye yönelik hukuki işlem olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Hukuk, herkes içindir” mesajı verdi. “BU KARAR YALNIZCA BİR SİYASAL PARTİYE YÖNELİK HUKUKİ BİR KARAR DEĞİLDİR” Emine Şenel, kararın demokrasi, seçme ve seçilme hakkı ile yurttaş iradesi bakımından daha geniş sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Şenel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verdiği mutlak butlan kararı, yalnızca bir siyasal partiye yönelik hukuki bir karar değildir.” “SİYASAL PARTİLER DEMOKRATİK REJİMİN VAZGEÇİLMEZ UNSURLARIDIR” Siyasi partilerin halk iradesinin örgütlü biçimde siyasal yaşama yansımasının temel araçları olduğunu belirten Şenel, parti içi işleyişe yapılacak müdahalelerin yalnızca o partinin üyelerini ilgilendirmediğini söyledi. Şenel, “Siyasal partiler, demokratik rejimin vazgeçilmez unsurlarıdır. Halkın iradesinin örgütlü biçimde siyasal yaşama yansımasının temel araçlarıdır” dedi. Partilerin kurultay süreçlerine yapılacak müdahalelerin doğrudan demokrasiyi hedef aldığını belirten Şenel, “Bu nedenle siyasal partilerin iç işleyişine, yönetimlerine ve kurultay süreçlerine yapılacak her müdahale, yalnızca o partinin üyelerini değil, doğrudan doğruya demokrasiyi, seçme ve seçilme hakkını ve yurttaş iradesini ilgilendirir” ifadelerini kullandı. “SEÇİM SÜREÇLERİNDE KESİN KARAR YETKİSİ YSK’YA AİTTİR” Şenel, Anayasa’nın 79. maddesine dikkat çekerek seçimlerin Yüksek Seçim Kurulu’nun yönetim ve denetimi altında yapıldığını hatırlattı. “Anayasa’nın 79. maddesi açık ve kesindir” diyen Şenel, “Seçimler, Yüksek Seçim Kurulu’nun yönetim ve denetimi altında yapılır. Seçim süreçlerine ilişkin itirazları inceleme ve kesin karara bağlama yetkisi YSK’ya aittir. YSK kararları kesindir” açıklamasını yaptı. Şenel, siyasi partilerin kapatılması sürecine ilişkin anayasal çerçeveyi de hatırlatarak, “Siyasal partilerin kapatılması ise ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından karara bağlanabilir” dedi. “ADLİ YARGI PARTİ YÖNETİMLERİNİ YENİDEN ŞEKİLLENDİREMEZ” Emine Şenel, asliye hukuk mahkemeleri ve adli yargı mercilerinin siyasi partilerin demokratik işleyişini belirleme yetkisine sahip olmadığını vurguladı. Şenel, “Asliye Hukuk Mahkemeleri ve adli yargı mercileri, siyasal partilerin demokratik işleyişini belirleme, kurultay iradesini ortadan kaldırma ya da parti yönetimlerini yargı kararlarıyla yeniden şekillendirme yetkisine sahip değildir” ifadelerini kullandı. Siyasi partilerin dernekler ve özel hukuk tüzel kişileriyle aynı çerçevede değerlendirilemeyeceğini belirten Şenel, “Bu mahkemelerin görev alanı, Medeni Kanun çerçevesinde kurulmuş dernekler ve özel hukuk tüzel kişileriyle sınırlıdır. Siyasal partiler ise anayasal güvence altında bulunan, demokratik rejimin kurucu unsurlarıdır” dedi. “KARAR AÇIK BİR ANAYASA İHLALİ NİTELİĞİNDEDİR” Şenel, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin kararını anayasal çerçeve bakımından eleştirdi. Kararın açık bir anayasa ihlali niteliği taşıdığını belirten Şenel, “Bu bağlamda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin kararı, açık bir anayasa ihlali niteliğindedir” ifadelerini kullandı. “HALKIN SİYASAL İRADESİNİN YERİNE MAHKEME KARARI GEÇİRİLEMEZ” Şenel, siyasi partilerin yönetiminin mahkeme kararlarıyla değil, üyelerin ve halkın iradesiyle belirlenebileceğini vurguladı. Şenel, “Siyasal partilerin yönetimi adliye mahkemelerinin kararlarıyla değil, ancak üyelerinin ve halkın özgür iradesiyle belirlenebilir. Hiçbir mahkeme kararı, halkın siyasal iradesinin yerine geçirilemez” dedi. “DEMOKRATİK REJİME VE HUKUK DEVLETİNE SAHİP ÇIKMAK TARİHSEL SORUMLULUKTUR” Emine Şenel, kararın etkisinin yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi ile sınırlı olmadığını belirtti. Şenel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu karar, yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil; bütün siyasal partileri, sivil toplum kuruluşlarını ve yurttaşların örgütlenme özgürlüğünü yok saymaktadır. Demokratik rejime, hukuk devletine ve yurttaş iradesine sahip çıkmak bugün, yöneten ve yönetilen hepimizin tarihsel sorumluluğudur.”

CHP ÖRGÜTÜNDEN NET MESAJ: ÖNCE KURULTAY, SONRA İKTİDAR Haber

CHP ÖRGÜTÜNDEN NET MESAJ: ÖNCE KURULTAY, SONRA İKTİDAR

CHP ÖRGÜTÜNDEN NET MESAJ: ÖNCE KURULTAY, SONRA İKTİDAR 74 İL BAŞKANINDAN KURULTAY ÇAĞRISI CHP’DE YOL HARİTASI: KURULTAYLA ÇIKIŞ, İKTİDARLA HEDEF CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek ve CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM’de düzenlenen CHP Grup Toplantısı’na katıldı. Genel Başkan Özgür Özel’in gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu toplantının ardından 74 il başkanı, kurultay sürecinin netleşmesi ve iktidar yürüyüşünün sürdürülmesi çağrısı yaptı. ŞENYÜREK VE GEZMİŞ TBMM’DEKİ GRUP TOPLANTISINA KATILDI Cumhuriyet Halk Partisi’nde kurultay tartışmaları ve partiye yönelik yargı süreci üzerinden büyüyen siyasi gerilim, TBMM’deki grup toplantısında örgüt iradesi vurgusuyla ele alındı. CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek ve CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM CHP Grup Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantının ardından CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, 74 il başkanı tarafından yayımlanan ortak basın açıklamasına imza attı. KRİZİN YANITI KURULTAY VE ÖRGÜT İRADESİ OLDU CHP il başkanları, parti içi tartışmaların mahkeme sürecine sıkışmaması ve gerilimin sokaklara taşınmaması için kurultay zemininin işletilmesi gerektiğini vurguladı. “Türkiye’nin kaybedecek vakti yok: Önce Kurultay, Sonra İktidar” başlığıyla yayımlanan ortak açıklamada, CHP’nin kurultay geleneği, örgüt iradesi ve iktidar hedefi öne çıkarıldı. Açıklamada, CHP’nin iç tartışma görüntüsüne sürüklenmek istenen süreci kurumsal hafızası, üyeleri, delegeleri ve örgüt iradesiyle aşacağı mesajı verildi. 74 İL BAŞKANINDAN ORTAK AÇIKLAMA CHP il başkanlarının ortak açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Türkiye’nin kaybedecek vakti yok: Önce Kurultay, Sonra İktidar. Atamızın emaneti, Cumhuriyetin kurucusu partimiz, AKP iktidarının siyasi çıkarları uğruna demokrasi tarihimizde hiç görülmemiş şekilde felç edilmeye çalışılıyor. Partimiz atlattığı büyük badirelerde bu gibi dönemlerde ne yapacağını kurumsal hafızasına kazımıştır. CHP kurulduğu günden yana kongreler ve kurultaylar partisidir. İktidar tarafından kurgulanmış gerilimin mahkeme salonlarından sokaklara taşmasını engellemenin yolu, meşru rekabet arenası olan kurultayımızın toplanmasıdır. Tarihimiz boyunca olduğu gibi, tüm oyunları bozmak için kendi öz gücümüze, üyelerimizin ve delegelerimizin iradesine dönmek zorundayız. Çünkü mesele partimizin iç meselesi değildir. Partimizde bir ikilik, çekişme ve kavga yoktur. Mesele memleketimizdir, milletimizin iradesidir. Partimizin kurultayının yapılacağı tarih 25 Temmuz 2026’dan önce olmalıdır ve bir an önce ilan edilmelidir. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ şiarımızla açık biçimde ilan ediyoruz; Cumhuriyet Halk Partisi’nde egemenlik kayıtsız şartsız örgütündür. Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Adayımız ise milletimizin oylarıyla seçilen Ekrem İmamoğlu’dur. Üyelerimizin, seçmenlerimizin ve ceberrut iktidara karşı birleşen halkımızın partimizden beklentisi bir an önce iktidar yürüyüşüne devam etmesidir. 81 ilde örgütlerimiz kurultaya da iktidara da hazırdır. 2 milyon üyemizin iradesi; CHP’yi bu cendereden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü tüm gücüyle sürdürecek kudrete sahiptir. Halkın dediği olur.” KURULTAY TARİHİ İÇİN 25 TEMMUZ 2026 VURGUSU Ortak açıklamada, CHP kurultayının 25 Temmuz 2026’dan önce yapılması gerektiği açık biçimde ifade edildi. İl başkanları, kurultay tarihinin bir an önce ilan edilmesini istedi. Bu çağrı, parti içindeki tartışmaların uzatılmadan örgüt iradesiyle çözüme kavuşturulması ve CHP’nin siyasi enerjisinin yeniden iktidar hedefine yöneltilmesi mesajı taşıdı. “CHP’DE EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ ÖRGÜTÜNDÜR” Açıklamada en güçlü vurgu, örgüt iradesi üzerinden yapıldı. İl başkanları, CHP’de karar mekanizmasının üyeler ve delegeler üzerinden işlemesi gerektiğini belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi’nde egemenlik kayıtsız şartsız örgütündür” ifadesini kullandı. Bu mesajla CHP örgütleri, krizin mahkeme salonları ve parti içi gerilim algısıyla değil, kurultay iradesiyle aşılması gerektiğini ortaya koydu. GİRESUN ÖRGÜTÜ ORTAK AÇIKLAMAYA İMZA ATTI CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek’in ortak açıklamaya imza atması, Giresun örgütünün de kurultay ve iktidar yürüyüşü çağrısına destek verdiğini gösterdi. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in TBMM’deki grup toplantısına katılımı ise Giresun’un hem Meclis grubundaki hem de örgüt düzeyindeki siyasi hatta yer aldığını ortaya koydu. CHP’de il başkanlarının açıklamasıyla verilen mesaj, parti içi tartışmaların kurultay zemininde çözülmesi, örgüt iradesinin güçlendirilmesi ve iktidar yürüyüşünün kesintiye uğratılmaması oldu.

MERCEDES GÖSTERİSİ CHP’DE GERÇEK, ALGI VE SİYASİ HESAPLAŞMA TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ Haber

MERCEDES GÖSTERİSİ CHP’DE GERÇEK, ALGI VE SİYASİ HESAPLAŞMA TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ

MERCEDES GÖSTERİSİ CHP’DE GERÇEK, ALGI VE SİYASİ HESAPLAŞMA TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ CHP Genel Merkezi önüne çekilen iki Mercedes üzerinden yapılan siyasi gösteri, Özgür Özel yönetimini hedef alan yeni bir tartışma başlattı. Ancak araçlarla ilgili ortaya çıkan bilgiler, ağır ithamların somut belgeyle desteklenmeden kamuoyuna taşındığını gösterdi. CHP’de kurultay ve yönetim tartışmaları sürerken, Genel Merkez önüne çekilen iki Mercedes araç üzerinden yeni bir siyasi kriz yaşandı. Araçların üzerine “HARAM PARAYLA ALINMIŞTIR” notu bırakıldı; plakalarına Aziz İhsan Aktaş ve tutuklu Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın adları yazıldı. Barış Yarkadaş, sosyal medya paylaşımında araçlardan birinin Aziz İhsan Aktaş’ın parasıyla alındığını, diğerinin ise Özkan Yalım tarafından yüksek bedelle dizayn ettirildiğini ileri sürdü. Bu iddia, CHP içindeki yönetim kavgasında Özgür Özel’i hedef alan ağır bir siyasi suçlama olarak dolaşıma sokuldu. Ancak daha sonra ortaya çıkan bilgiler ve yapılan açıklamalar, sergilenen araçların Aziz İhsan Aktaş veya Özkan Yalım ile doğrudan bağlantısını kanıtlamadı. Araçların CHP envanterindeki otomobiller arasından seçildiği, gösterinin doğrudan mülkiyet veya finansman ilişkisine değil, sembolik bir siyasi mesaja dayandığı belirtildi. AĞIR İDDİA, SOMUT BELGEYLE DESTEKLENMEDİ Siyasi tartışmalarda eleştiri meşrudur. Kamu kaynakları, belediye harcamaları, parti araçları, ihale ilişkileri ve siyasi finansman iddiaları elbette sorgulanmalıdır. Ana muhalefet partisinin genel başkanı dahil olmak üzere hiçbir siyasetçi denetimden muaf değildir. Ancak burada kritik nokta, iddianın ağırlığı ile ortaya konulan belgenin seviyesi arasındaki büyük farktır. Bir araca “haram parayla alınmıştır” notu bırakmak, yalnızca siyasi eleştiri değildir. Bu ifade, yolsuzluk, usulsüz finansman ve suç gelirine dayalı siyasi avantaj iması taşır. Böyle bir ithamın kamuoyuna sunulabilmesi için güçlü, açık ve doğrulanabilir belge gerekir. Bu olayda ise araçların üzerine yazılan isimlerle araçların alımı, finansmanı veya kullanımı arasında doğrudan ve kesin bir bağ ortaya konulamadı. Bu nedenle tartışma, Özgür Özel yönetiminin hesap vermesi gereken alanlardan çıkarak, iddiayı ortaya atanların yöntemine ve güvenilirliğine döndü. ÖZGÜR ÖZEL’İ ELEŞTİRMEK BAŞKA, BELGESİZ BAĞ KURMAK BAŞKA Özgür Özel yönetimi, CHP’li belediyeler, araç tahsisleri, ihale iddiaları ve parti kaynaklarının kullanımı konusunda açık, denetlenebilir ve tatmin edici yanıtlar vermek zorundadır. CHP, iktidarı kamu harcamaları ve yolsuzluk iddiaları üzerinden eleştirirken kendi içindeki benzer başlıklarda da aynı açıklık standardını göstermek zorundadır. Fakat bu zorunluluk, kanıtlanmamış iddiaların gerçekmiş gibi sunulmasını meşru hale getirmez. Özgür Özel’i eleştirmek için CHP envanterindeki araçları doğrudan Aziz İhsan Aktaş veya Özkan Yalım bağlantılıymış gibi göstermek, eleştirinin sınırını aşar. Bu yöntem, siyasi muhalefeti güçlendirmez; tam tersine gerçek iddiaların da ciddiyetini zayıflatır. Siyasette en tehlikeli alanlardan biri budur: Gerçekten araştırılması gereken dosyalar, abartılı ve belgesiz gösterilerle sulandırılır. Kamuoyu, asıl sorulması gereken sorulardan uzaklaşır; tartışma belge zemininden kopup cephe savaşına dönüşür. HUKUKİ AÇIDAN SORUNLU BİR SİYASİ TEŞHİR Bu olay yalnızca parti içi polemik olarak görülemez. Araçların üzerine belirli kişilerin adlarını yazmak, “haram para” ifadesiyle kamuya açık biçimde teşhir etmek ve bunu sosyal medya üzerinden yaymak, hukuki açıdan da ciddi sonuçlar doğurabilecek bir eylemdir. Bu tür iddialar, kişilik hakları, masumiyet karinesi, itibarın korunması ve suç isnadı bakımından dikkatle değerlendirilmek zorundadır. Bir kişinin ya da kurumun yolsuzlukla, suç geliriyle veya usulsüz finansmanla ilişkilendirilebilmesi için kesinleşmiş yargı kararı ya da güçlü belge gerekir. Siyasi eleştiri hakkı geniştir; fakat bu hak sınırsız değildir. Eleştiri, olguya dayanmak zorundadır. Somut dayanak olmadan yapılan ağır ithamlar, ifade özgürlüğü kapsamında korunması güç olan bir alana girer. Bu nedenle Mercedes gösterisi, yalnızca siyasi etik açısından değil, hukuki sorumluluk açısından da tartışmalı bir örnek oluşturdu. SİYASİ HESAPLAŞMA GERÇEĞİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ Mercedes gösterisi, CHP’deki liderlik kavgasının ne kadar sertleştiğini gösterdi. Ancak olayın asıl önemi, kullanılan yöntemdedir. Özgür Özel yönetimi eleştirilebilir. Belediyelerle ilgili iddialar araştırılabilir. Araç tahsisleri ve parti harcamaları sorgulanabilir. Fakat bütün bunlar belgeyle, açık kayıtla ve hukuki zeminde yapılmalıdır. Kanıtlanmamış bir ilişkiyi gerçekmiş gibi sunmak, siyasi eleştiri değil, algı operasyonudur. Böyle bir yöntem, hedef aldığı kişiyi zayıflatmak yerine iddia sahibinin güvenilirliğini tartışmaya açar. CHP’de bugün asıl mesele yalnızca kimin genel başkan olacağı değildir. Asıl mesele, parti içi iktidar mücadelesinde gerçeğin korunup korunmayacağıdır. Gerçek kaybolursa, siyasi mücadele yalnızca gürültüye dönüşür.

Özgür Özel’den 'erken seçim' ve 'kurultay' mesajı Haber

Özgür Özel’den 'erken seçim' ve 'kurultay' mesajı

CHP'de mutlak butlan kararı sonrasında polis ablukasında partiden ekibiyle birlikte çıkarak TBMM'de çalışmalarını sürdüren Özgür Özel, bayramı memleketi Manisa'da geçiriyor. Özel, Kurban Bayramı’nın ilk gününde yaptığı açıklamada erken seçim çağrısını yinelerken, Kemal Kılıçdaroğlu’na da “Kurultayın yolu açık” sözleriyle seslendi. MANİSA (İGFA) - CHP'nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, Kurban Bayramı’nın ilk gününde bayram namazını Manisa Hatuniye Camii’nde kıldı. Namaz sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. CHP teşkilatlarının ortak talebinin seçim olduğunu ifade eden Özgür Özel, “Bizim partimizde bir an önce seçimin yapılmasını istiyoruz. 81 il başkanımız, bütün üyelerimiz herkes seçim diyor” dedi. Parti içi tartışmalara ilişkin de konuşan Özgür Özel, CHP'nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik dikkat çeken ifadeler kullandı. Özel, “Kılıçdaroğlu’nun seçimle gelmediği bir partiyi yönetmeye kalkmayacağını ümit ediyoruz” diyerek kurultay sürecine işaret etti. Kurultaya gitmenin yolunun açık olduğunu belirten Özel, genel başkanın doğrudan üyelerin oyuyla belirlenmesini önerdi. Özgür Özel, “2 milyon üyemizin kararıyla belirlensin genel başkan. Ben hangi delegeyle girmek istiyorsa seçime hazırım. Bu Türkiye’ye çok iyi örnek olur, bütün tartışmalar da biter” ifadelerini kullandı. Bu arada açıklamalar sonrasında önce aile büyüklerinin yanı sıra, vefat eden; Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi, CHP Manisa İl Başkanı eczacı Mete Erdem ile MHP İl Başkanı eczacı Cemil Çöllü ve eczacı Neşe Gülersoy’un kabirlerini ziyaret ederek karanfil bıraktı. CHP'li Özel, garnizon ve polis şehitliğini de ziyaret etti.

CHP’DE KURULTAY KARARI SONRASI YENİ HUKUKİ SÜREÇ Haber

CHP’DE KURULTAY KARARI SONRASI YENİ HUKUKİ SÜREÇ

CHP’DE KURULTAY KARARI SONRASI YENİ HUKUKİ SÜREÇ CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kurultay sürecine ilişkin mahkeme kararının ardından partinin YSK ve Yargıtay nezdinde hukuki girişimlerini sürdüreceğini açıkladı. Özel, kararın yalnızca CHP içi bir tartışma olmadığını, siyasi partiler hukuku ve seçim güvenliği açısından geniş sonuçlar doğurabileceğini söyledi. CHP GENEL MERKEZİ’NDE KRİTİK TOPLANTI CHP’de kurultay sürecine ilişkin verilen “mutlak butlan” kararı, parti yönetiminde yeni bir hukuki ve siyasi süreci başlattı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara’daki CHP Genel Merkezi’nde yaptığı açıklamada, partinin karara karşı yasal itiraz yollarını kullanacağını bildirdi. Özel, kararın ardından CHP’nin ilk hukuki adımını attığını, sürecin Yüksek Seçim Kurulu ve Yargıtay boyutuyla takip edileceğini ifade etti. Halk TV’nin haberinde, CHP’nin YSK’ya başvuru hazırlığında olduğu ve Yargıtay’dan tedbir kararının kaldırılmasını beklediği aktarıldı. “KURULTAY İRADESİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ” Özgür Özel, açıklamasında CHP kurultaylarının parti üyeleri, delegeler ve seçim süreçleriyle oluşan demokratik iradeyi temsil ettiğini vurguladı. Özel, mahkeme kararının yalnızca mevcut parti yönetimini değil, siyasi partilerin kongre ve kurultay güvenliğini de ilgilendirdiğini belirtti. CHP lideri, YSK’nın daha önce kongre süreçlerine ilişkin aldığı kararların ve verdiği mazbataların korunması gerektiğini savundu. Özel, parti yönetiminin hukuki itirazlarla birlikte genel merkezde süreci takip edeceğini açıkladı. YSK VE YARGITAY BAŞVURUSU GÜNDEMDE CHP yönetimi, kararın ardından iki ayrı hukuki başlığı öne çıkardı. İlk başlık, tedbir kararının kaldırılması için Yargıtay nezdinde yürütülecek süreç oldu. İkinci başlık ise YSK’nın siyasi parti kongreleri ve seçim süreçlerine ilişkin yetki alanı kapsamında yapacağı değerlendirme olarak öne çıktı. Özel, YSK’ya yapılacak başvuruyla kongre iradesinin korunmasını isteyeceklerini ifade etti. Parti yönetimi, kararın seçim hukuku açısından doğuracağı sonuçların yalnızca CHP ile sınırlı kalmayacağını savunuyor. KARAR SİYASETTE GENİŞ YANKI UYANDIRDI Kurultay kararının ardından CHP’de yönetim tartışması yeniden gündeme gelirken, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun adı da sürecin merkezine yerleşti. Türkiye Gazetesi, mahkeme kararının 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultay öncesindeki parti yönetimine dönüş sonucunu doğurduğunu yazdı. Financial Times ise kararın Türkiye’de ana muhalefet partisi açısından kritik bir dönemeç oluşturduğunu ve piyasalarda da dalgalanma yarattığını bildirdi. GENEL MERKEZDE NÖBET MESAJI Özgür Özel, CHP Genel Merkezi’nden ayrılmayacaklarını ve parti iradesine sahip çıkacaklarını söyledi. Özel, genel başkanlık makamının delegelerin iradesiyle oluştuğunu belirterek, bu iradenin yalnızca demokratik yollarla değişebileceğini dile getirdi. CHP yönetimi, kararın ardından süreci hem hukuki hem de siyasi düzlemde sürdürecek. Parti, YSK ve Yargıtay başvurularından çıkacak sonucu beklerken, genel merkezde olağanüstü çalışma düzenine geçti.

CHP kurultay davasında çarpıcı karar! O kurultay 'mutlak butlan' sayıldı, yönetim için tedbir kararı Haber

CHP kurultay davasında çarpıcı karar! O kurultay 'mutlak butlan' sayıldı, yönetim için tedbir kararı

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin kararına göre, CHP’nin 4–5 Kasım 2023’teki kurultayı geçersiz sayılarak partinin eski yönetimine dönüş ve yeni yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırılması hükmedildi. Karar temyize açık. ANKARA (İGFA) - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin verdiği belirtilen kararda, CHP’nin 4–5 Kasım 2023’te gerçekleştirdiği 38. Olağan Kurultay’ın “mutlak butlan” nedeniyle geçersiz olduğu tespit edildi. Karara göre, kurultayın yapıldığı tarihten itibaren alınan tüm kararların hükümsüz sayılmasına hükmedilirken, kurultay öncesi döneme dönülmesi gerektiği ifade edildi. Bu kapsamda, partinin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki parti organlarının görevlerini sürdürmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca, mevcut yönetimin başında bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve beraberindeki Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği aktarıldı. Kararda, 2023 kurultayının “mutlak butlan” ile sakatlanmış sayılması nedeniyle, bu tarihten sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultayların da geçersiz olduğu ifade edildi. Bu kapsamda CHP İstanbul İl Kongresi’nin de iptal edildiği bildirildi. Mahkemenin kararında ayrıca, tedbiren eski yönetimin karar kesinleşene kadar göreve iade edilmesi gerektiği, kararın Yüksek Seçim Kurulu ve ilgili seçim mercilerine gönderileceği yer aldı. BAKAN GÜRLEK: ELBETTE BU KARARIN TEMYİZ YOLU AÇIKTIR Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP’ye yönelik verilen mutlak butlan kararı hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, yaptığı açıklamada, verilen kararın vatandaşların demokrasiye olan güvenini pekiştiren bir karar olduğunu ifade ederek, "Hukuk devleti, iddiaları ciddiyetle ele alıp delilleriyle değerlendiren devlettir. Hangi parti söz konusu olursa olsun delegenin ve üyenin iradesinin menfaat, baskı ya da yönlendirmeyle sakatlanması kabul edilemez" diye konuştu. https://twitter.com/abakingurlek/status/2057488030513160697 "Elbette bu kararın temyiz yolu açıktır" diyen Bakan Gürlek, "Herkesin bu karara saygı göstermesi büyük önem taşıyacaktır. Bizim için temel ilke, irade milletindir, delegenindir, üyelerindir. Bu iradeye gölge düşüren her unsurun karşısında hukuk devleti dimdik durur" dedi. ÖZGÜR ÖZEL: ACIYA KATLANMAYI AMA TESLİM OLMAMAYI VADEDİYORUM Söz konusu karar ardından CHP'den tedbiren uzaklaştırılmasına karar verilen Özgür Özel ise, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım dikkat çekti. https://twitter.com/eczozgurozel/status/2057494200564801986 "Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum" diyen Özel, "Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum. Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!" sözlerinin yer aldığı videosunu paylaştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.