Hava Durumu

#Kurtuluş Savaşı

giresunsonhaber - Kurtuluş Savaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurtuluş Savaşı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

IŞIK’TAN ÖRGÜTE MÜCADELE ÇAĞRISI Haber

IŞIK’TAN ÖRGÜTE MÜCADELE ÇAĞRISI

IŞIK’TAN ÖRGÜTE MÜCADELE ÇAĞRISI CHP Kadıköy Gençlik Kolları Başkanı Av. Erdener Doğan Işık, CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı’nda 13 Haziran 2026’da yapılan toplantıda partinin tarihsel geleneğine, örgüt iradesine ve siyasi mücadele hattına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı’nda 13 Haziran 2026’da yapılan toplantıda söz alan CHP Kadıköy Gençlik Kolları Başkanı Av. Erdener Doğan Işık, Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinden geçtiği süreci, partinin tarihsel kimliği ve örgütlü mücadele geleneği üzerinden değerlendirdi. Işık, konuşmasında Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekerek, gençlerin gelecek kaygısı, emekçilerin geçim sıkıntısı ve toplumun geniş kesimlerinin yaşadığı sorunların siyasetin temel gündemi olması gerektiğini söyledi. CHP’nin ana muhalefet partisi olarak halkın sorunlarına odaklanması gerektiğini belirten Işık, partiye ilişkin yargı tartışmalarının siyasi enerjiyi farklı bir alana çektiğini ifade etti. CHP’NİN TARİHSEL GELENEĞİNE VURGU YAPTI Av. Erdener Doğan Işık, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yalnızca bugünün siyasi aktörü olmadığını, Kurtuluş Savaşı’ndan Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan köklü bir siyasal geleneği temsil ettiğini belirtti. Işık, CHP’nin Kuvayı Milliye ve Müdafaa-i Hukuk hareketinden doğan tarihsel mirasa sahip olduğunu ifade ederek, bu geleneğin halkın kendi kaderine sahip çıkma iradesiyle şekillendiğini söyledi. Işık, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyetimizin kurucu siyasi geleneğini temsil eder. Bu gelenek, Kurtuluş Savaşı’nı veren Kuvayı Milliye geleneğidir. Mustafa Kemal önderliğinde, işgale karşı Anadolu’nun dört bir yanında örgütlenen halkın hareketidir.” CHP’nin kuruluş çizgisinin örgütlü halk mücadelesiyle bağlantılı olduğunu dile getiren Işık, partinin tarihsel sorumluluğunun bugünkü siyasi tartışmalar içinde daha da önem kazandığını vurguladı. “MESELE PARTİNİN TABELASINDA DEĞİL, MÜCADELE GELENEĞİNDEDİR” Konuşmasında CHP’nin kurumsal kimliği kadar, bu kimliği taşıyan mücadele birikimine de dikkat çeken Işık, partinin tarihsel çizgisinin örgüt iradesiyle ayakta kaldığını söyledi. Işık, “Yani mesele partimizin tabelasında değil, bizlerin tarihsel olarak bayrağını taşıdığı mücadele geleneğindedir” sözleriyle örgütün tarihsel sorumluluğuna işaret etti. Partinin içinden geçtiği süreci yalnızca hukuki bir tartışma olarak görmediğini belirten Işık, mevcut siyasi atmosferde CHP örgütünün birlik içinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti. YARGI SÜRECİNE SİYASİ DEĞERLENDİRME Av. Erdener Doğan Işık, konuşmasında CHP’ye yönelik yargı süreci ve parti içi tartışmalar üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Işık, bu sürecin muhalefetin geleceği açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini savundu. Hukuki tartışmaların siyasi etkilerine dikkat çeken Işık, CHP örgütünün bu dönemde yalnızca bekleyen değil, aktif biçimde mücadele eden bir çizgide durması gerektiğini söyledi. Işık, konuşmasında, CHP’nin tarihsel geleneğinin bir mahkeme kararıyla ortadan kaldırılamayacağını belirterek, örgütlü siyasi mücadelenin önemini vurguladı. ÖRGÜTE BİRLİK VE DAYANIŞMA MESAJI Işık, CHP örgütüne birlik, dayanışma ve mücadele çağrısı yaptı. Partinin tarihsel birikiminin yalnızca merkez binalarla, tabelalarla ya da kurumsal yapılarla sınırlı olmadığını belirten Işık, CHP’nin esas gücünün örgütlü mücadele geleneğinden geldiğini ifade etti. Konuşmasında Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun “Ya bir yol bulacağız, ya da bir yol yapacağız” sözünü de hatırlatan Işık, siyasi mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi. Işık, CHP örgütünün mevcut süreçte tarihsel sorumluluğunun bilinciyle hareket etmesi gerektiğini belirterek, partinin mücadele çizgisine sahip çıkılması çağrısında bulundu. MÜCADELE VURGUSUYLA TAMAMLADI CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı’ndaki toplantıda yaptığı konuşmada Av. Erdener Doğan Işık, partinin geçmişten bugüne taşıdığı siyasal mirasın korunması gerektiğini vurguladı. Işık’ın konuşmasında, CHP’nin Kuvayı Milliye’den Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan tarihsel çizgisi, örgütlü mücadele iradesi ve güncel siyasi sürece karşı birlik içinde hareket etme çağrısı öne çıktı. Toplantıda verilen mesajlar, CHP örgütünün yalnızca mevcut tartışmalara değil, partinin tarihsel kimliğine ve gelecekteki siyasi hattına da sahip çıkması gerektiği vurgusuyla tamamlandı.

GEZMİŞ, GİRESUN’UN TARİHÎ TALEBİNİ TBMM’YE TAŞIDI Haber

GEZMİŞ, GİRESUN’UN TARİHÎ TALEBİNİ TBMM’YE TAŞIDI

GİRESUN’UN İSTİKLAL MADALYASI TALEBİ TBMM KÜRSÜSÜNE TAŞINDI CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı gündem dışı konuşmada Giresun’un Millî Mücadele’deki yerini anlattı. Gezmiş, dedesine ait İstiklal Madalyası ile çıktığı kürsüde, kente İstiklal Madalyası verilmesi için Meclis’e çağrı yaptı. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı gündem dışı konuşmada Giresun’un Millî Mücadele’deki yerini anlattı. Gezmiş, dedesine ait İstiklal Madalyası ile çıktığı kürsüde, “Yiğit Giresun iline hak ettiği İstiklal Madalyası, Millî Mücadele ruhuna yakışır şekilde resmî olarak teslim edilmelidir” dedi. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, 9 Haziran 2026 Salı günü TBMM Genel Kurulu’nda Giresun’un İstiklal Madalyası talebini gündeme taşıdı. Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında açılan 99’uncu birleşimde gündem dışı söz alan Gezmiş, Kurtuluş Savaşı’nda Giresun’un verdiği mücadeleyi, gönüllü alayları, cephelerde şehit düşen Giresun uşaklarını ve kentin uzun yıllardır bekleyen tarihî talebini Meclis kürsüsünden anlattı. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda Giresun’un Kurtuluş Savaşı’ndaki gönüllü alaylarını, şehitlerini ve tarihî fedakârlığını anlatarak kente İstiklal Madalyası verilmesini istedi. Gezmiş, konuşmasına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurucu iradesine ve millî egemenlik vurgusuna dikkat çekerek başladı. Giresun’un Kurtuluş Savaşı’nda yalnızca asker gönderen bir şehir olmadığını, gönüllü alaylarıyla cephe hattında doğrudan yer aldığını belirten Gezmiş, kentin bu mücadelesinin resmî olarak İstiklal Madalyası ile tescillenmesi gerektiğini söyledi. GİRESUN’UN MİLLÎ MÜCADELEDEKİ YERİ MECLİS’TE ANLATILDI Gezmiş, Giresun’un Kurtuluş Savaşı yıllarında nüfusuna oranla verdiği şehit sayısı, cephedeki gönüllü birlikleri ve halkın sağladığı destekle Millî Mücadele tarihinde özel bir yere sahip olduğunu vurguladı. Giresun uşaklarının Mangal Dağı’nda, Afyon’da, Dumlupınar’da ve Sakarya’da destan yazdığını belirten Gezmiş, İğneli Pembe Hatunlar başta olmak üzere cephe gerisinde ve cephede mücadele eden kahramanları da andı. Mondros Mütarekesi’nin ardından işgallere karşı Giresun’da hızlı bir örgütlenme başladığını hatırlatan Gezmiş, Aralık 1918’de Milis Komutan Osman Ağa liderliğinde Sahil Muhafaza Teşkilatı’nın, Şubat 1919’da ise Müdâfaa-i Memleket Komitesi’nin kurulduğunu ifade etti. İzmir’in işgaline karşı Giresun’da büyük bir miting düzenlendiğini, İngiltere, İtalya ve İstanbul Hükûmetine protesto telgrafları gönderildiğini dile getirdi. GİRESUN GÖNÜLLÜ ALAYLARI MİLLÎ MÜCADELE’NİN EN AĞIR CEPHELERİNDE SAVAŞTI Giresun’un İstiklal Madalyası talebinin merkezinde, Millî Mücadele yıllarında kurulan gönüllü alayların cephede üstlendiği görev bulunuyor. Giresun’da işgale karşı başlayan yerel savunma örgütlenmesi, kısa sürede yalnızca bölge güvenliğiyle sınırlı kalmadı; Anadolu’daki bağımsızlık mücadelesinin düzenli askerî yapısına katılan gönüllü birliklere dönüştü. Giresun gönüllülerinden oluşan birlikler, önce Karadeniz’de güvenlik ve direniş hattının güçlendirilmesinde görev aldı. Pontusçu çetelerin faaliyetlerine karşı yürütülen mücadele, kıyı hattının savunulması ve Millî Mücadele’ye insan gücü sağlanması bu sürecin ilk aşamasını oluşturdu. Ardından Giresunlu gönüllüler, Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz başta olmak üzere savaşın kaderini belirleyen cephelere sevk edildi. Tarihsel kaynaklarda Giresun gönüllüleri denildiğinde özellikle 42’nci, 44’üncü ve 47’nci alaylar öne çıkıyor. 42’nci Alay, Tirebolulu Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan’ın adıyla; 47’nci Alay ise Osman Ağa’nın komutasındaki gönüllülerle anılıyor. Son yıllarda yapılan akademik çalışmalar, Giresun’un Millî Mücadele’deki askerî katkısının yalnızca iki alayla sınırlı tutulamayacağını, 44’üncü Giresun Alayı’nın da bu tarihsel bütünlük içinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Gezmiş, Giresun’un Millî Mücadele’de yalnızca cepheye asker gönderen bir şehir değil, gönüllü alaylarıyla savaşın en ağır yükünü omuzlayan tarihî bir merkez olduğunu vurguladı. 42’NCİ ALAY SAKARYA’DA AĞIR BEDEL ÖDEDİ 42’nci Giresun Gönüllü Alayı, Millî Mücadele’nin en kritik cephelerinden biri olan Sakarya’da ağır kayıplar verdi. Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan komutasındaki alay, Ankara’nın savunulmasında hayati öneme sahip hatlarda savaştı. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında Giresun’dan cepheye giden çok sayıda gönüllü şehit oldu. Bu alay, yalnızca askerî bir birlik olarak değil, Giresun’un vatan savunmasına verdiği toplu cevabın sembollerinden biri olarak hafızaya yerleşti. Giresun’un farklı ilçelerinden gelen gençlerin aynı sancak altında cepheye yürümesi, kentin Millî Mücadele’ye katılımını kişisel kahramanlıkların ötesine taşıdı; şehir ölçeğinde örgütlenen bir fedakârlık tablosu ortaya çıkardı. 47’NCİ ALAY OSMAN AĞA KOMUTASINDA CEPHEYE ÇIKTI 47’nci Giresun Gönüllü Alayı, Osman Ağa komutasında Millî Mücadele’nin önemli birlikleri arasında yer aldı. Osman Ağa’nın öncülüğünde oluşturulan gönüllü yapı, Karadeniz’deki direniş hattından Ankara’nın güvenliğine, iç isyanların bastırılmasından cephe savaşlarına kadar farklı alanlarda görev üstlendi. Giresun uşaklarının Atatürk’ün muhafız alayı olarak anılması da bu tarihsel sürecin önemli başlıklarından biri oldu. Bu görev, Giresun gönüllülerinin yalnızca cephede değil, Millî Mücadele’nin merkezinde ve kurucu iradenin güvenliğinde de yer aldığını gösterdi. 47’nci Alay’ın cephedeki varlığı, Giresun’un Millî Mücadele’ye sunduğu insan gücünün ve örgütlenme kapasitesinin açık göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. 44’ÜNCÜ ALAY GİRESUN’UN MÜCADELE HAFIZASINDA YENİDEN ÖNE ÇIKIYOR Giresun’un gönüllü alaylarıyla ilgili çalışmalarda uzun süre 42’nci ve 47’nci alaylar daha fazla bilinirken, son araştırmalar 44’üncü Giresun Alayı’nın da Millî Mücadele içindeki yerini daha görünür hale getirdi. Arşiv belgelerine dayanan çalışmalar, Giresun gönüllü alaylarının üçlü bir yapı içinde ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bu bilgi, Giresun’un İstiklal Madalyası talebini daha geniş bir tarihsel zemine oturtuyor. Çünkü kent yalnızca belirli bir cepheye asker gönderen değil, farklı birliklerle Millî Mücadele’nin birçok aşamasına katılan bir şehir olarak öne çıkıyor. 42’nci, 44’üncü ve 47’nci alayların birlikte değerlendirilmesi, Giresun’un savaş yıllarındaki fedakârlığını daha bütünlüklü biçimde ortaya koyuyor. “GİRESUN, DOĞU KARADENİZ’DE DİRENİŞİN ÖNCÜSÜ OLDU” Gezmiş, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışıyla başlayan örgütlenme sürecinde Giresun’un Doğu Karadeniz’de direnişin öncü merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulduğunda Giresunluların Mustafa Kemal Paşa’ya telgraf çekerek millî hükûmetin hizmetine girdiklerini bildirdiğini belirten Gezmiş, Giresun uşaklarının Atatürk’ün muhafız alayı olarak da tarihî bir görev üstlendiğini hatırlattı. Bu vurguyla Giresun’un Millî Mücadele’deki rolünü yalnızca cephedeki savaşlarla sınırlamayan Gezmiş, kentin Ankara’daki millî iradeye verdiği erken desteği de Meclis gündemine taşıdı. GÖNÜLLÜ ALAYLARIN SİLAH VE TEÇHİZATI GİRESUN HALKI TARAFINDAN KARŞILANDI Gezmiş, Giresun’un Kurtuluş Savaşı’na tamamı gönüllülerden oluşan üç alayla katıldığını belirtti. Osman Ağa komutasındaki 47’nci Alay ile Tirebolulu Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan komutasındaki gönüllü birliklerin Sakarya’da ve Büyük Taarruz’da en ön saflarda savaştığını söyledi. Giresun halkının yalnızca cepheye insan gücü göndermediğini, gönüllü alayların silah ve teçhizatını da kendi imkânlarıyla karşıladığını dile getiren Gezmiş, bu fedakârlığın kentin İstiklal Madalyası talebinin en güçlü dayanaklarından biri olduğunu vurguladı. Hüseyin Avni Alparslan dâhil Giresun’dan yola çıkan gönüllülerin büyük bölümünün genç yaşta şehit olduğunu belirten Gezmiş, bu mücadelenin Giresun’un toplumsal hafızasında kuşaktan kuşağa aktarılan bir vefa meselesi haline geldiğini ifade etti. ŞEHİTLERİN İSİMLERİ TBMM KÜRSÜSÜNDEN OKUNDU Gezmiş, konuşmasında dedeleri Mustafa Koser ve Hasan Onbaşı’yı da andı. Dedesine ait İstiklal Madalyası ile kürsüye çıkan Gezmiş, Haymana’da, Afyonkarahisar’da ve Giresun şehitliklerinde yatan kahramanların adlarını Meclis tutanaklarına geçirdi. Keskinoğullarından Vehbi, Dalmanoğullarından Ahmet, Hocaoğullarından Mustafa, Velioğullarından Temel oğlu Ahmet, Sarıbayraktaroğlularından Numan ve Resuloğullarından Abdullah’ın adlarını anan Gezmiş, Piraziz’den Keşap’a, Bulancak’tan Görele’ye, Espiye’den Eynesil’e, Tirebolu’dan Dereli’ye, Alucra’dan Şebinkarahisar’a, Güce’den Yağlıdere’ye ve Çamoluk’a kadar Giresun’un dört bir yanından cepheye giden şehitleri hatırlattı. Gezmiş’in konuşmasında öne çıkan en güçlü vurgu, Giresun’un Millî Mücadele’ye yalnızca yerel bir destek vermediği, vatan savunmasının en zorlu cephelerinde doğrudan bedel ödediği oldu. “GİRESUN’A HAKKI OLAN İSTİKLAL MADALYASI VERİLMELİDİR” Gezmiş, Giresun’a İstiklal Madalyası verilmesi için hazırladığı kanun teklifini hatırlatarak Meclis’e açık çağrı yaptı. “Yiğit Giresun iline hak ettiği İstiklal Madalyası, Millî Mücadele ruhuna yakışır şekilde resmî olarak teslim edilmelidir” diyen Gezmiş, bu talebin yalnızca bir siyasi öneri değil, tarihî adalet ve vefa meselesi olduğunu söyledi. Gezmiş, Giresun’un İstiklal Madalyası talebi için Türkiye’nin ve dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Giresunluların yüz binlerce imza topladığını belirtti. Tüm siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını ve Giresun kamuoyunu bu konuda tek yürek olmaya davet etti. KANUN TEKLİFİ İÇİŞLERİ KOMİSYONUNDA Giresun’a İstiklal Madalyası verilmesini öngören kanun teklifi, TBMM kayıtlarında “Giresun İline İstiklal Madalyası Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi” başlığıyla yer alıyor. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in ilk imza sahibi olduğu teklif, 3 Ekim 2025’te TBMM Başkanlığına sunuldu. Teklifin özetinde, Millî Mücadele dönemindeki faaliyetleri sebebiyle Giresun iline İstiklal Madalyası verilmesinin amaçlandığı ifade ediliyor. Teklif, İçişleri Komisyonunda bulunuyor. Teklif metninde Giresun’un Mondros Mütarekesi sonrasında başlayan işgallere karşı erken dönemde örgütlendiği, Osman Ağa liderliğinde Sahil Muhafaza Teşkilatı’nın kurulduğu, Müdâfaa-i Memleket Komitesi’nin Millî Mücadele sürecinde önemli görev üstlendiği ve Giresun’un işgale karşı direnişte öne çıkan kentlerden biri olduğu belirtiliyor. DAHA ÖNCEKİ HABERLERDE DE AYNI TALEP ÖNE ÇIKMIŞTI Giresun’un İstiklal Madalyası talebi, daha önce de yerel ve ulusal basında geniş yer buldu. Ekim 2025’te yayımlanan haberlerde Gezmiş’in TBMM’ye kanun teklifi sunduğu, Giresun’un 42., 44. ve 47. gönüllü alaylarla Millî Mücadele’ye katıldığı, bu alayların silah ve teçhizatının Giresun halkı tarafından karşılandığı aktarıldı. Haberlerde, Afyon’daki Giresunlular Şehitliği’nin kentin Millî Mücadele’de ödediği bedelin somut göstergelerinden biri olduğu vurgulandı. Giresun’un kendi il sınırları dışında şehitliği bulunan şehirlerden biri olması, talebin tarihî dayanakları arasında gösterildi. Gezmiş, önceki açıklamalarında da Giresun’un gönüllü alaylarıyla bağımsızlık mücadelesine katıldığını, her haneden bir şehit verdiğini ve bu fedakârlığın İstiklal Madalyası ile taçlandırılması gerektiğini dile getirmişti. GİRESUN’UN TALEBİ MECLİS KARARI BEKLİYOR TBMM kürsüsünde yapılan son konuşmayla birlikte Giresun’un İstiklal Madalyası talebi yeniden Meclis gündemine taşındı. Gezmiş’in konuşması, kentin Millî Mücadele hafızasını, gönüllü alayların cephedeki rolünü, şehitlerin hatırasını ve Giresun kamuoyunun uzun süredir sürdürdüğü ortak talebi aynı başlık altında topladı. Giresun’un İstiklal Madalyası talebi, artık yalnızca yerel bir beklenti olarak değil, TBMM’de kanun teklifi bulunan ve komisyon süreci devam eden tarihî bir karar başlığı olarak Meclis iradesinin önünde duruyor.

GİRESUN’UN TANITIMI HALK TV’DE 3 SAATLİK CANLI YAYIN Haber

GİRESUN’UN TANITIMI HALK TV’DE 3 SAATLİK CANLI YAYIN

GİRESUN’UN TANITIMI HALK TV’DE 3 SAATLİK CANLI YAYIN Gazeteci Serhan Asker’in Halk TV ekranlarında sunduğu “Görkemli Hatıralar” programı, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin davetiyle Cumhuriyet Parkı Ayvasıl Restoran’dan canlı yayınlandı. Yaklaşık 3 saat süren programda Giresun’un Milli Mücadele’deki yeri, doğal güzellikleri, kültürel değerleri, yöresel lezzetleri ve turizm potansiyeli Türkiye’ye tanıtıldı. GÖRKEMLİ HATIRALAR GİRESUN’DAN YAYINLANDI Halk TV’de yayınlanan “Serhan Asker ile Görkemli Hatıralar” programı, bu hafta Giresun’dan ekranlara geldi. Gazeteci Serhan Asker’in canlı olarak sunduğu program, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin davetiyle Cumhuriyet Parkı Ayvasıl Restoran’da gerçekleştirildi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı coşusunun da yaşandığı programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Ellerinde Türk bayraklarıyla yayın alanını dolduran Giresunlular, canlı yayına renk kattı. Program, Giresun’a özgü halk oyunları gösterisiyle başladı. Yaklaşık 3 saat süren canlı yayında Giresun’un tarihi, kültürü, doğası, mutfağı ve Milli Mücadele’deki yeri geniş biçimde ele alındı. FUAT KÖSE GİRESUN’UN DEĞERLERİNİ ANLATTI Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, canlı yayında Giresun’un kurtuluş mücadelesindeki kahramanlıklarını, doğal güzelliklerini, tarihi birikimini, kültürel zenginliğini ve yöresel lezzetlerini anlattı. Başkan Köse, Giresun Adası, Giresun Kalesi, yaylalar, yeşil doğa, fındık, kiraz ve yöresel yemeklerin kentin turizm potansiyelini güçlendirdiğini vurguladı. Köse, Uluslararası Giresun Aksu Festivali başta olmak üzere kültür ve sanat etkinliklerinin de Giresun’un tanıtımına önemli katkı sunduğunu belirtti. Köse, Giresun’un yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihi kimliği, kültürel belleği, yöresel mutfağı ve misafirperverliğiyle de Türkiye’nin dikkat çeken şehirlerinden biri olduğunu ifade etti. SERHAN ASKER’DEN GİRESUN’A ÖVGÜ Programın sunucusu gazeteci Serhan Asker, yayın boyunca Giresun’un tarihinden, kurtuluş mücadelesindeki rolünden, doğasından, yerel lezzetlerinden ve kültüründen övgüyle söz etti. Asker, Giresun’un Karadeniz’in güçlü kültürel mirasına sahip şehirlerinden biri olduğunu vurguladı. Programda kentin tarihi kimliği, doğayla iç içe yapısı ve yöresel değerleri ulusal ekrana taşındı. SELDA BAĞCAN VE SERENAD BAĞCAN PROGRAMDA YER ALDI Türk Halk Müziği ve protest müziğin güçlü isimlerinden Selda Bağcan, sanatçı yeğeni Serenad Bağcan ile birlikte programa katıldı. Konser programı için Giresun’da bulunan Selda Bağcan, kentte bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Bağcan, programda hem kendi repertuvarından eserler hem de Giresun türküleri seslendirdi. Sanatçıların performansı, canlı yayına kültür ve sanat boyutu kazandırdı. GİRESUN’UN İSTİKLAL MADALYASI HAKKI VURGULANDI Canlı yayında Giresun’un İstiklal Madalyası’nı hak ettiği görüşü de gündeme geldi. Başkan Fuat Köse ve program konukları, Giresun’un Milli Mücadele’de verdiği katkının tarihsel karşılığının teslim edilmesi gerektiğini belirtti. Giresunlu gönüllü alayların cephedeki fedakârlıkları, Topal Osman Ağa’nın mücadelesi ve kentin bağımsızlık sürecindeki rolü, İstiklal Madalyası talebinin temel dayanakları arasında gösterildi. ELVAN IŞIK GEZMİŞ DE PROGRAMA KATILDI Cumhuriyet Halk Partisi Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş de programda söz aldı. Gezmiş, Giresun’un ulusal ekranda tanıtılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve kentin güzelliklerini anlattı. Gezmiş, Giresun’un tarihi, kültürel ve doğal değerleriyle Türkiye’nin özel şehirlerinden biri olduğunu vurguladı. VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI MESAJ VERİLDİ Programda Giresun’daki vahşi madenciliğe karşı çıkan sivil toplum kuruluşu temsilcileri de yer aldı. Pankartlarıyla programa katılan STK temsilcilerine söz hakkı verildi. Temsilciler, Giresun’un doğasının korunması gerektiğini vurgulayarak madencilik faaliyetlerinin çevresel etkilerine dikkat çekti. Yayında, kentin doğal varlıklarının gelecek kuşaklara aktarılması gerektiği mesajı öne çıktı. KADIN TEMİZLİK İŞÇİLERİNE TEŞEKKÜR Giresun Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’nde saha temizlik görevlisi olarak görev yapan iki kadın işçi de programda sahneye alındı. Başkan Fuat Köse, sahada görev yapan kadın işçilere özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Programda belediye emekçilerinin kent yaşamındaki katkısı da görünür kılındı. GİRESUN’UN DOĞASI, KÜLTÜRÜ VE MUTFAĞI TANITILDI Yayın boyunca Giresun’un yeşil doğası, yaylaları, denizi, adası, kalesi, fındığı, kirazı ve yöresel yemekleri tanıtıldı. Katılımcılar hem tarihi bir yolculuğa çıktı hem de Giresun mutfağının özgün tatlarını deneyimledi. Program, kentin turizm potansiyelini, kültürel çeşitliliğini ve Karadeniz’e özgü yaşam zenginliğini ulusal ölçekte görünür hale getirdi. VATANDAŞLARDAN BAŞKAN KÖSE VE EKİBİNE TEŞEKKÜR Yoğun ilgi gören canlı yayın, yurt içi ve yurt dışındaki Giresunluları ekran başına topladı. Vatandaşlar, Giresun’un tanıtımına büyük katkı sunan organizasyon nedeniyle Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse ve ekibine teşekkür etti. Halk TV ekranlarında 3 saat boyunca canlı yayınlanan program, Giresun’un 19 Mayıs coşkusunu, tarihsel mirasını, kültürel değerlerini, doğal güzelliklerini ve turizm potansiyelini Türkiye’ye taşıdı.

ULUSAL EGEMENLİK, LAİK EĞİTİM VE ÇOCUKLARIN GÜVENLİĞİ VURGUSU Haber

ULUSAL EGEMENLİK, LAİK EĞİTİM VE ÇOCUKLARIN GÜVENLİĞİ VURGUSU

29 EKİM KADINLARI DERNEĞİ GİRESUN ŞUBESİ’NDEN 23 NİSAN MESAJI: ULUSAL EGEMENLİK, LAİK EĞİTİM VE ÇOCUKLARIN GÜVENLİĞİ VURGUSU 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şubesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı basın açıklamasında, son dönemde yaşanan şiddet olaylarında yaşamını yitiren eğitim emekçileri ile çocukları andı. Açıklamada, ulusal egemenliğin anlamına dikkat çekildi; laik, bilimsel ve güvenli eğitim çağrısı yapıldı. EĞİTİM EMEKÇİLERİ VE ÇOCUKLAR İÇİN ANMA, 23 NİSAN İÇİN KARARLILIK 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şubesi, Yönetim Kurulu Başkanı Emine Şenel adına yayımlanan 23 Nisan açıklamasında, bayramın bu yıl büyük bir üzüntü gölgesinde karşılandığını belirtti. Açıklamada, Siverek ve Maraş’ta yaşanan şiddet olaylarında çocukların ve eğitim emekçilerinin hayatını kaybettiği vurgulandı. Dernek, yaşanan acılara rağmen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın kutlanmaya devam edileceğini bildirdi. EĞİTİMDEKİ SORUNLAR VE İKTİDARA ELEŞTİRİ Açıklamada, eğitim alanındaki sorunların uzun süredir eğitim emekçileri, sendikalar ve sivil toplum örgütleri tarafından dile getirildiği belirtildi. Buna karşın bu uyarıların dikkate alınmadığı ifade edildi. Metinde, öğretmenlerin kendi içinde “başöğretmen” ve “uzman öğretmen” gibi sıfatlarla ayrıştırıldığı, eğitimin laiklikten ve bilimsellikten uzaklaştırıldığı görüşüne yer verildi. Dernek, bu sürece karşı Atatürk ilke ve devrimlerini, Kurtuluş Savaşı’nı, kuruluş felsefesini ve ulusal bayramların anlamını yeniden anlatma sorumluluğu bulunduğunu vurguladı. 23 NİSAN’IN TARİHSEL ANLAMI HATIRLATILDI Basın açıklamasında 23 Nisan’ın, ulusal egemenliğin ilan edildiği ve ülke yönetiminin tek kişinin iradesinden çıkarılarak milletin iradesine verildiği gün olduğu belirtildi. Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nin kurulmasının, işgale karşı yürütülen bağımsızlık mücadelesinin en büyük adımlarından biri olduğu ifade edildi. Açıklamada, bu tarihin çocuklara armağan edilmesinin özel bir anlam taşıdığı vurgulandı. Çocukların geleceğin kurucuları olduğu belirtilirken, 23 Nisan’ın yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda tarihsel bilinç ve toplumsal sorumluluk günü olduğu kaydedildi. “BAYRAMLAR ÇOCUKLARA DOĞRU ANLATILMALI” Dernek, kimi çevrelerin bayramların kutlanmasını tartışmaya açan yaklaşımına da karşı çıktı. Açıklamada, yapılması gerekenin bayramları engellemek değil, bu günlerin neden bayram olduğunun çocuklara doğru aktarılması olduğu belirtildi. Metinde, ulusal bayramların toplumu bir arada tutan ortak değerleri görünür kıldığı, yurttaşlık bilincini güçlendirdiği ve tarihsel hafızayı canlı tuttuğu ifade edildi. GÜVENLİ, ÖZGÜR VE BİLİMSEL OKUL VURGUSU Açıklamada, okulların çocuklar için korkulacak yerler olmaması gerektiği vurgulandı. Çocukların kendilerini özgür ve güvenli hissettiği, bilimi, yaşamı ve geleceği kurabildiği eğitim ortamlarının oluşturulması istendi. Dernek, çocukların şiddetten uzak, dayanışma içinde, neşe ve bilinçle bayram kutlayabildiği bir eğitim ve toplumsal ortam çağrısı yaptı. Çocukların geleceği için 23 Nisan’a sahip çıkmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğu belirtildi. CUMHURİYET VE ULUSAL EGEMENLİK MESAJI 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şubesi, açıklamasının sonunda halkın 1920’lerde emperyalist müdahaleyi ve saltanat iradesini reddederek kendi gücüyle bağımsızlığa ulaştığını hatırlattı. Aynı güven ve inançla Cumhuriyet’i, ulusal egemenliği ve laik hukuk devletini daha ileriye taşıma sorumluluğunun sürdüğü vurgulandı. Açıklama, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hepimize kutlu olsun” mesajıyla tamamlandı.

TOPAL OSMAN AĞA, ÖLÜMÜNÜN 103. YILINDA GRÜ’DE PANELLE ANILDI Haber

TOPAL OSMAN AĞA, ÖLÜMÜNÜN 103. YILINDA GRÜ’DE PANELLE ANILDI

TOPAL OSMAN AĞA, ÖLÜMÜNÜN 103. YILINDA GRÜ’DE PANELLE ANILDI Giresun Üniversitesi’nde düzenlenen panelde, Milli Mücadele’nin önemli isimlerinden Topal Osman Ağa’nın askeri, sosyal ve siyasi yönleri ele alındı. Güre Yerleşkesi’ndeki programda, Osman Ağa’nın Karadeniz’deki direniş ruhuna etkisi ve kurduğu alayların Kurtuluş Savaşı’ndaki rolü değerlendirildi. Milli Mücadele kahramanı Topal Osman Ağa, ölümünün 103. yılında Giresun Üniversitesi’nde düzenlenen panelle anıldı. Giresun Üniversitesi Tarih Topluluğu tarafından hazırlanan “Topal Osman Ağa” başlıklı program, 3 Nisan 2026 Cuma günü Güre Yerleşkesi Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programa Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can, Giresun Milletvekili Ali Temür, Belediye Başkan Vekili Erkan Hacak, Vali Yardımcıları Alpaslan Altınışık ve Mehmet Fatih Yakınoğlu, rektör yardımcıları, belediye temsilcileri, akademisyenler, kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve öğrenciler katıldı. TARİHSEL MİRASI MASAYA YATIRILDI Panelin moderatörlüğünü Giresun Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sezai Balcı yaptı. Panelde araştırmacı Ayhan Yüksel, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Veysel Usta ve Başkent Üniversitesi’nden Emekli Kurmay Albay Dr. Öğr. Üyesi Levent Ünal konuşmacı olarak yer aldı. Konuşmacılar, Topal Osman Ağa’nın hayatını, Milli Mücadele dönemindeki faaliyetlerini ve Doğu Karadeniz’de şekillenen direniş hattındaki rolünü farklı yönleriyle değerlendirdi. Panelde, Osman Ağa’nın yalnızca askeri kimliğiyle değil, bölgedeki sosyal ve siyasi etkileriyle de ele alınması gerektiği vurgulandı. KARADENİZ’DEKİ DİRENİŞ RUHUNA VURGU Programda, Topal Osman Ağa’nın Kurtuluş Savaşı öncesinde ve savaş yıllarında Karadeniz Bölgesi’nde oluşan direniş ruhuna yaptığı katkı üzerinde duruldu. Panelistler, Osman Ağa’nın yürüttüğü faaliyetlerin tarihsel bağlam içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti; dönemin ağır şartları ve bölgesel tehditlerine dikkat çekti. Topal Osman Ağa’nın öncülüğünde kurulan 42, 44 ve 47. alayların da panelin öne çıkan başlıkları arasında yer aldığı belirtildi. Bu birliklerin Kurtuluş Savaşı’nda üstlendiği görevlerin, Osman Ağa’nın teşkilatçı yönünü ve mücadele hattındaki etkisini ortaya koyduğu ifade edildi. PROGRAM PLAKET TAKDİMİYLE SONA ERDİ Giresun’un yerel tarihine ışık tutan panel, soru-cevap bölümünün ardından günün anısına hazırlanan teşekkür plaketlerinin katılımcılara takdim edilmesiyle sona erdi.

KÖSE: OSMAN AĞA GİRESUN’UN GURURUDUR Haber

KÖSE: OSMAN AĞA GİRESUN’UN GURURUDUR

KÖSE: OSMAN AĞA GİRESUN’UN GURURUDUR Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Osman Ağa’nın ölümünün 103. yılında yayımladığı mesajda, Milli Mücadele kahramanının Giresun’un hafızasında ve Cumhuriyet tarihinde özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Köse, Osman Ağa ve gönüllü alayların ortaya koyduğu mücadelenin bugün de yol gösterdiğini vurguladı. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Milli Mücadele Kahramanı, 47. Giresun Gönüllü Alayı ve Atatürk’ün Muhafız Alayı Komutanı, Giresun Belediye Başkanı merhum Osman Ağa’nın vefatının 103. yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı. Köse, Osman Ağa’nın vatan sevgisi, cesareti ve fedakârlığıyla bağımsızlık mücadelesinde önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirtti. Osman Ağa’nın Giresun’un adını tarih sayfalarına taşıyan isimlerden biri olduğunu söyleyen Köse, onun kararlılığı ve mücadele ruhunun bugün de ilham verdiğini ifade etti. Başkan Köse, Giresun’un var olma mücadelesine iki gönüllü alay gönderdiğini hatırlatarak, 42. ve 47. Gönüllü Alayların cephede büyük fedakârlıkla savaştığını kaydetti. Cumhuriyet’in ağır bedellerle kurulduğunu vurgulayan Köse, bu toprakların kolay kazanılmadığını dile getirdi. Osman Ağa ve silah arkadaşlarının Kurtuluş Savaşı boyunca cepheden cepheye koştuğunu belirten Köse, işgal yaşamayan ve bu nedenle kurtuluş günü bulunmayan bir şehirde, Osman Ağa’nın oturduğu makamda belediye başkanlığı yapmanın kendisi için büyük gurur ve onur olduğunu söyledi. Köse, Osman Ağa’nın yalnızca Giresun için değil, Türkiye’nin yakın tarihi için de güçlü bir simge olduğunu ifade etti. Osman Ağa’nın 20. yüzyılın ilk çeyreğine damga vuran cesur bir kahraman olduğunu belirten Köse, onun adının Giresun sınırlarını aşan bir değer taşıdığını kaydetti. Mesajında gönüllü alayların kuruluşuna da dikkat çeken Köse, Osman Ağa’yı özel kılan en önemli yönlerden birinin Giresun Gönüllü Alaylarının oluşumuna öncülük etmesi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün muhafız komutanlığını üstlenmesi olduğunu söyledi. Giresunluların Milli Mücadele yıllarında cephelere akın ettiğini belirten Köse, bu şehrin insanlarının ülkenin birliği ve Cumhuriyet için her zaman mücadele etmeye hazır olduğunu vurguladı. Köse, mesajını Osman Ağa’yı ve tüm şehitleri saygı, rahmet ve şükranla andığını belirterek tamamladı.

OSMAN AĞA 2 NİSAN’DA GİRESUN’DA ANILACAK Haber

OSMAN AĞA 2 NİSAN’DA GİRESUN’DA ANILACAK

OSMAN AĞA 2 NİSAN’DA GİRESUN’DA ANILACAK Milli Mücadele’nin simge isimlerinden Osman Ağa ile şehitler için 2 Nisan Perşembe günü meydan, kale ve üniversitede tören düzenlenecek. Program, anıta çelenk sunumundan anıt mezardaki duaya, akşam konserinden ertesi gün yapılacak panele kadar üç ayrı başlıkta ilerleyecek. Kurtuluş Savaşı’nın kahraman isimlerinden, Atatürk’ün Muhafız Birliği Komutanı Milis Piyade Yarbay ve 47. Giresun Gönüllü Alayı Komutanı Osman Ağa ile Milli Mücadele şehitleri, 2 Nisan 2026 Perşembe günü Giresun’da anılacak. Giresun’da gün boyu sürecek anma programı Osmanağa Meydanı, Giresun Kalesi ve Giresun Üniversitesi olmak üzere üç ayrı noktada gerçekleştirilecek. Törenler, sabah saatlerinde meydanda başlayacak, kalede devam edecek, akşam ise konser programıyla sürecek. Törenler Osmanağa Meydanı’nda başlayacak Anma programının ilk bölümü 2 Nisan Perşembe günü saat 10.00’da Osmanağa Meydanı’nda yapılacak. Programda saygı duruşu, İstiklal Marşı ve anıta çelenk sunumu yer alacak. Tören, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse ile Tarihçi Dr. Levent Ünal’ın konuşmalarıyla devam edecek. Saat 11.00’de ise Giresun Kalesi’nde bulunan Osman Ağa Anıt Mezarı önünde Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dua yapılacak. Akşam konser, ertesi gün panel Anma programının akşam bölümünde saat 20.00’de Vahit Sütlaş Sahnesi’nde Giresun Şehit Aileleri Dayanışma Derneği tarafından Türk Müziği konseri düzenlenecek. Program 3 Nisan Cuma günü de devam edecek. Giresun Üniversitesi Ömer Halisdemir Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek panel saat 14.00’te başlayacak. “Milli Mücadelede Gazi Milis Yarbay Osmanağa ve Giresun Uşakları” başlıklı panelde Prof. Dr. Sezai Balcı, Dr. Levent Ünal ve Araştırmacı Yazar Veysel Usta konuşmacı olarak yer alacak.

Bir destandır Çanakkale! Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümü Haber

Bir destandır Çanakkale! Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümü

18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünde; Çanakkale’de tüm imkansızlıklara rağmen vatan için canları pahasına savaşan Mustafa Kemal Atatürk ve askerlerini saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz... BURSA (İGFA) - Kocaman bir dünya savaşının sadece bir cephesi olsa da, Çanakkale hem kazanan hem de kaybeden için pahalıya mal oldu. Atatürk ve askerleri tarihe altın harflerle geçen zafere imza attığı, tarihin akışını değiştiren destan yazılırken tüm dünyaya haykırdı: ÇANAKKALE GEÇİLMEZ! ÇANAKKALE SAVAŞININ TARİHİ VE ÖNEMİ Çanakkale Savaşı, batılı ülkelerin oluşturduğu itilafa karşı Osmanlı Devleti’nin savunmada olduğu bir savaşın adıdır. Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Savaşında bütün bir millet olarak destan yazdığı savaştır. 3 Kasım 1914 yılı-18 Mart 1915 yılı tarihleri arasında deniz savaşları olarak yapılmış, 25 Nisan 1915-9 Ocak 1916 tarihleri arasında ise Gelibolu yarımadasında kara savaşları olarak yapılmıştır. İtilaf devletleri, bu savaşta Çanakkale Boğazını ve İstanbul’u ele geçirmeyi amaçlamışlardır. Eğer Çanakkale Boğazı’nın İtilaf Devletleri’ne geçmiş olsaydı Rusya’ya her türlü desteği kolaylıkla sağlayabileceklerdi. Bunun için ilk olarak Çanakkale Boğazı’na 1915 yılı Şubat ayında saldırılar başlamıştı. 18 Mart 1915 tarihinde ise en güçlü saldırı yapılmıştır. Bu saldırılara karşı Osmanlı Ordusu’nun savaş stratejisi olarak boğaza döşediği mayınlar ile düşman donanmasında ağır kayıplar vermesini sağlamıştır. Donanma için büyük öneme sahil olan Nusret Mayın Gemisi’nin batırılması ile itilaf Devletleri birlikleri bozguna uğratılmış ve deniz saldırısından vazgeçmek zorunda bırakılmışlardır. 25 Nisan 1915’te Gelibolu Yarımadası’nda kara çıkartması yaparak saldırıya devam etmişlerdir. Ancak Osmanlı ordusu ile birlikte Türk milletinin büyük mücadelesi sonucunda büyük bir mağlubiyete düşmüşlerdir. Toplamda üç defa kara çıkartması yapan itilaf devletleri üçüncü yenilgi sonrasında 1916 yılı Aralık ayında Gelibolu Yarımadası’ndan çekilmek zorunda kalmışlardır. Zorlu bir savaş olan Çanakkale Savaşı, Türk tarihinde destan olarak nitelendirilir. Güçlü bir donanmaya sahip olan itilaf devletlerine karşı daha zayıf bir ordu ile çok büyük bir zafer elde edildiğinden Türk milletinin kazandığı zafer olarak tarihe geçmiştir. ÇANAKKALE SAVAŞI SONUÇLARI İtilaf Devletleri donanmaları 18 Mart 1915’te Osmanlı ordusu tarafından bozguna uğratılmıştır ve Çanakkale Savaşı’nın deniz savaşı bölümü sona ermiştir. Gelibolu Yarımadası’na yapılan kara çıkartmaları yine Osmanlı ordusunun büyük çabası ile bertaraf edilmiştir. İtilaf birlikleri 19-20 Anafartalar ve Arıburnu’ndan, 9 Ocak 1916’da da Seddülbahir’den çekilmesiyle büyük yenilgiye uğramıştır. Dünya Savaşı’nın gidişatı değişmiştir. Bu savaş Batı ülkelerinin beklentilerinin tersine gelişmelerle sonuçlanmıştır. Çarlık Rusya’nın çöküşünü hızlandırmıştır. Bu savaşın sonucunda İngiltere’de yönetim değişikliği olmuştur. Türk tarihine büyük bir destan olarak yazılmış ve Anadolu toprakları ve Boğazların Türkler hâkimiyetinde kalmasını sağlamıştır. MİNNETLE ANIYORUZ Vatanını korumak için cesaret ve kahramanlıkla savaşan Mehmetçik, tüm dünyaya “Çanakkale Geçilmez” sözünü haykırdı. Bir ulusun kaderini değiştiren Çanakkale’deki kahramanlık destanı, tarihe altın harflerle yazılan bir şeref abidesi oldu, Kurtuluş Savaşı’nın kıvılcımını ateşledi. Unutulmamalı ki; her karış toprağı şehit kanıyla ıslanan bu topraklar kolay kazanılmadı ve kaybedilmeyecek. Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Çanakkale’yi geçilmez kılan tüm kahramanlarımızı minnetle anıyoruz. Fotoğraf Kaynağı: - 100. Yılında Fotoğraflarla Çanakkale, TBMM Yayınları, 2015 - Kültür ve Turizm Bakanlığı, www.ktb.gov.tr https://youtu.be/AAlkG2g8xPk

GİRESUN’DA 12 MART RUHU Haber

GİRESUN’DA 12 MART RUHU

GİRESUN’DA 12 MART RUHU: İSTİKLAL MARŞI’NIN 105. YILI TÖRENLE KUTLANDI Giresun’da, İstiklal Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilişinin 105. yılı dolayısıyla düzenlenen programda, milli mücadele ruhu bir kez daha sahneye taşındı. Ödül törenlerinden oratoryoya, şiirlerden canlandırmalara uzanan etkinlikte, Mehmet Akif Ersoy’un fikir mirası ile bağımsızlık iradesi aynı çatı altında buluştu. Giresun’da 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü, geniş katılımlı bir programla idrak edildi. Giresun Valiliği koordinesinde düzenlenen tören, 12 Mart 2026 Perşembe günü saat 10.30’da Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Program, yalnızca bir anma günü takvimi olarak değil, milli hafızayı tazeleyen ve genç kuşaklara bağımsızlık bilincini aktaran güçlü bir toplumsal buluşma olarak öne çıktı. Törene Giresun Valisi Mustafa Koç ve eşi Neslihan Gül Koç, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Cumhuriyet Başsavcı Vekili Altuğ Candemir, il protokolü, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Katılım tablosu, programın yalnızca resmi bir merasim değil; kentin farklı kesimlerini aynı anlam etrafında bir araya getiren ortak bir anma zemini olduğunu gösterdi. Program, saygı duruşu ve Müzik Öğretmeni Serpil Dede yönetiminde İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından aziz şehitlerin hatırasına Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Böylece törenin açılışında hem milli hem manevi vurgu birlikte kuruldu; İstiklal Marşı’nın yalnızca bir şiir değil, milletin varoluş iradesini taşıyan tarihsel bir metin olduğu mesajı programın ilk dakikalarından itibaren hissettirildi. Törenin dikkat çeken bölümlerinden biri, okullar arası “İstiklal Marşı’nı Güzel Okuma Yarışması”nda dereceye giren öğrenciler için düzenlenen ödül töreni oldu. İlkokul kategorisinde dereceye giren öğrencilere ödüllerini Vali Mustafa Koç, ortaokul kategorisinde dereceye girenlere Belediye Başkanı Fuat Köse, lise kategorisinde başarı elde eden öğrencilere ise Cumhuriyet Başsavcı Vekili Altuğ Candemir takdim etti. Bu bölüm, milli değerlerin yalnızca anılmadığını, aynı zamanda çocuklar ve gençler üzerinden yaşatılmaya çalışıldığını ortaya koydu. Ödül töreninin ardından sahne bu kez tarihsel hafızaya bırakıldı. “Çanakkale Şehitlerine” şiiri eşliğinde Kurtuluş Savaşı yıllarını konu alan canlandırmalar izleyiciyle buluştu. Mehmet Akif Ersoy’un şiirlerinden bestelenen eserlerin seslendirildiği bölüm ise programın duygu yükünü artırdı. Etkinlik boyunca verilen temel mesaj açıktı: İstiklal Marşı, yalnızca geçmişin hatırası değil; bugün de milletin ortak vicdanını, ortak direncini ve ortak istiklal fikrini taşıyan güçlü bir metin olmayı sürdürüyor. Programın finalinde sahnelenen “Korkma! Gençliğin Ruhu Burada” temalı oratoryo ve sahne gösterisi, salonda en fazla dikkat çeken bölümlerden biri oldu. Gençliğe, milli bilinç ve tarih şuuru üzerinden seslenen bu bölüm, anma programını klasik tören formatının ötesine taşıdı. Gösteri, Mehmet Akif’in dizelerinde karşılığını bulan bağımsızlık ruhunun yeni nesiller tarafından nasıl içselleştirildiğini sahne diliyle görünür hale getirdi. Aynı başlığın Giresun Üniversitesi bünyesindeki etkinlik duyurularında da yer alması, 12 Mart haftasında kent genelinde ortak bir tema etrafında kültürel ve eğitimsel bir hat kurulduğunu gösterdi. Tören, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi. Ancak programdan geriye yalnızca fotoğraf kareleri değil; İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılında Giresun’da bir kez daha görünür hale gelen milli mücadele hafızası kaldı. Resmi kayıtlara göre etkinlikte, Mehmet Akif Ersoy’un aziz hatırasının yad edildiği ve İstiklal Marşı’nın taşıdığı bağımsızlık ruhunun yeniden güçlü biçimde vurgulandığı özellikle öne çıkarıld

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.